Yerel Haberler
Iğdır
08 Nisan 2026 Çarşamba - 20:53 Iğdır FK - Ankara Keçiörengücü maçının ardından Trendyol 1. Lig’in 34. haftasında oynanan Iğdır FK ile Ankara Keçiörengücü maçının ardından iki takımın teknik sorumluları açıklamalarda bulundu. Trendyol 1. Lig’in 34. haftasında Iğdır FK, sahasında Ankara Keçiörengücü’ne 1-0 mağlup oldu. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan Iğdır Futbol Kulübü Yardımcı Antrenörü Ömer Faruk Karaman bireysel hatalar yaptıklarını belirterek, "Rakibimizin nasıl bir oyun oynayacağını ofansif ve defansif anlamda biliyorduk. Buna rağmen ilk yarıda iyi bir performans sergiledik. Sadece yaptığımız bireysel hatalardan dolayı rakibin yakaladığı pozisyonlar oldu. Nitekim ikinci yarının başında talihsiz, beklenmedik bir gol yedik. Ne olursa olsun, oyunun son 25-30 dakikasında skoru en azından 1-1’e getirip lehimize çevirebilirdik. Oyun buna uygundu" dedi. "50 dakika oyunda kalması dikkat çekici" 90 dakika süren karşılaşmada topun yalnızca 50 dakika oyunda kalmasının dikkat çekici olduğunu söyleyen Karaman, "Fakat maçın bitişinden sonra, maçtan ziyade konuşmamız gereken başka bir konu var. Hakemlerimize çok değer veriyoruz. Dünya Kupası’na katılacak bir ülke olarak, ülke futbolu adına kendimizi geliştirip ileri taşıyoruz. Ancak 90 dakika oynanan bir maçta topun sadece 50 dakika oyunda kalması dikkat çekici. Bugün 9 oyuncu değişikliği yapıldı ama top yine sadece 50 dakika oyunda kaldı. Top oynamak isteyen bir takım var, yerden kalkmayan bir rakip var. Bunun ayırt edilip oyunun ona göre yönetilmesi gerekiyordu. Rakip takım kalecisinin 70. dakikada uyarılıp bir kez bile sarı kart görmemesi ve oyunun bu şekilde devam etmesi düşündürücü. Rakibin sürekli yere yatmaları var ve buna rağmen uzatma süresinin sadece 4 dakika verilmesi, ilk yarıda da 2-3 dakika eklenmesi topun oyunda kalma süresiyle örtüşmüyor" diye konuştu. Talihsiz bir mağlubiyet aldıklarını söyleyen Karaman, " Topu oynamaya çalışan bir takım var ve bunun korunması gerekiyordu. Nitekim talihsiz bir mağlubiyet aldık. En kötü ihtimalle skoru 1-1’e getirip buradan beraberlikle ayrılmamız gerekiyordu. Hatta oyunu 1-1’e getirdikten sonra maçı çevirebilirdik de. Ancak maalesef yeterli olmadı. Rakibimizi tebrik ediyoruz" açıklamasında bulundu. Koşukavak: "Maça iyi hazırlandık" Ankara Keçiörengücü Teknik Direktörü Yalçın Koşukavak maça iyi hazırlandıklarını söyleyerek, "Biz maça iyi hazırlandık. Iğdır FK zor bir rakip; bu ligin üzerinde oyuncu kalitesine sahip isimleri var ve her an problem çıkarabilirler. Buna rağmen çok iyi savunduk. İlk yarıda, özellikle 23. dakikaya kadar maç 2-0’a gelebilirdi. Hem Eze hem de Junior Fernandes ile net pozisyonlardan faydalanamadık. O pozisyonları değerlendirebilseydik, maçı erken koparıp ikinci yarıyı daha rahat oynayabilirdik. Ancak bu fırsatları kaçırınca, özellikle deplasmanda bu kadar net pozisyonu bir daha bulmak zorlaşıyor. İlk yarının 0-0 bitmesiyle bir avantaj kaybettik. İkinci yarıda da iyi savunduk, topa iyi sahip olduk. Oyunun tüm bölümlerini ciddi bir şekilde oynadık ve çok önemli bir galibiyet elde ettik. Oyuncularımı tebrik ediyorum. İnşallah play-off’a kalmak için kalan maçlarda da aynı özveriyle devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
07 Nisan 2026 Salı - 14:22 Iğdır’da kırsalda 2026 ekin sezonu başladı Doğu Anadolu’nun önemli tarım merkezlerinden Iğdır’da, kış mevsiminin ardından ekin sezonu başladı. Ağrı Dağı eteklerindeki köylerde kar örtüsünün kalkmasıyla birlikte arpa ve buğday ekimine başlanırken, bu yıl hububat üretiminde yüzde 33 artış bekleniyor. Doğu Anadolu’nun önemli tarım merkezlerinden Iğdır’da 2026 yılı ekin sezonu başladı. Uzun ve sert geçen kış mevsiminin ardından havaların ısınması ve karların erimesiyle birlikte çiftçiler yeniden tarlalarına dönerek üretim hazırlıklarını tamamladı. Özellikle Ağrı Dağı eteklerindeki köylerde kar örtüsünün kalkmasıyla birlikte arpa ve buğday ekimi hız kazandı. İl genelinde hem ovada hem de dağlık alanlarda üretim faaliyetleri sürerken, üreticiler bereketli bir sezon geçirmeyi umut ediyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan İl Tarım ve Orman Müdürü Ahmet Tingiş, baharın gelişiyle birlikte tarımsal faaliyetlerin yoğunlaştığını belirtti. Tingiş, "Iğdır ilimizde baharın gelmesiyle birlikte özellikle dağlık alanlarımızda arpa üretimi devam ediyor. Ovamızda diğer birinci ürünlerin üretimi sürerken, sonbaharda ekilen buğdayların gelişimi de devam ediyor. Bununla birlikte ot ilaçlaması, ot mücadelesi ve ilkbahar gübreleme çalışmaları da aralıksız sürdürülüyor." dedi. Iğdır genelinde yaklaşık 90 bin dekar alanda buğday ve hububat üretimi yapıldığını ifade eden Tingiş, bu yıl yaklaşık 60 bin ton buğday rekoltesi beklendiğini söyledi. Arpa üretimine de değinen Tingiş, 30 bin dekar alanda ekim yapıldığını ve yaklaşık 8 bin 500 ton ürün beklediklerini kaydetti. İklim şartlarının şu ana kadar olumlu seyrettiğini vurgulayan Tingiş, özellikle dağ köylerinde baharlık arpa ekimlerinin nisan ayı sonuna kadar devam edeceğini ifade etti. Üreticilere çağrıda bulunan Tingiş, herhangi bir sorunla karşılaşmaları halinde ilgili kurumlara başvurmalarını istedi. Geçtiğimiz yıl yaşanan kuraklık nedeniyle üreticilerin mısır üretimine yöneldiğini hatırlatan Tingiş, 2026 yılı verilerine göre hububat üretiminde, özellikle buğdayda yüzde 33 oranında artış gözlemlendiğini belirtti. Yoğun yağışların etkisiyle nadasa bırakılan arazilerin de yeniden üretime kazandırıldığını dile getiren Tingiş, "Verimli geçen kış dönemi sayesinde topraklarımız ekime uygun hale geldi. Üreticilerimiz bu alanları tekrar ekmeye başladı. Yağışların devam etmesi halinde nisan sonu ve mayıs ayında oldukça iyi bir verim bekliyoruz" diye konuştu.
Iğdır’da Hocalı Katliamı’nda hayatını kaybedenler anıldı
26 Şubat 2026 Perşembe - 18:53 Iğdır’da Hocalı Katliamı’nda hayatını kaybedenler anıldı Iğdır’da, 26 Şubat 1992’de Azerbaycan’ın Hocalı kentinde yaşanan ve yüzlerce sivilin hayatını kaybettiği Hocalı Katliamı’nın 34. yıl dönümünde anma programı düzenlendi. 26 Şubat 1992 gecesi, Dağlık Karabağ bölgesinde yer alan Hocalı kentinde yaşanan saldırılarda kadın, çocuk ve yaşlılar dahil yüzlerce Azerbaycan Türkü hayatını kaybetti. Resmi kaynaklara göre saldırılarda 613 sivil yaşamını yitirirken, onlarca kişi yaralandı ve yüzlerce kişi esir alındı. Katliamda aynı aileden çok sayıda kişi hayatını kaybederken, çocuklar yetim ve öksüz kaldı. Iğdır Üniversitesi Karaağaç Kampüsü’nde gerçekleştirilen anma program, saygı duruşu ve Türkiye ile Azerbaycan milli marşlarının okunmasıyla başladı, katliamda hayatını kaydendeler dualarla anıldı. Iğdır-Azerbaycan Dil, Tarih ve Kültür Birliği Derneği başkanı Ziya Zakir Acar yaptığı konuşmada, "Bu yalnızca bir anma programı değil hafızayı diri tutma, adalet talebini yükseltme ve insanlık vicdanına seslenme günüdür. 1992 yılının o dondurucu Şubat gecesinde kadınlar, çocuklar ve yaşlılar, yani silahsız siviller hedef alındı. Uluslararası raporlara da yansıdığı üzere yüzlerce masum insan hayatını kaybetti, yüzlercesi yaralandı, esir alındı ya da kayboldu. Bu olay yalnızca bir savaş trajedisi değil sivillere yönelmiş sistematik şiddet nedeniyle insanlık hukukunun ve vicdanının ağır bir yarası olarak kayıtlara geçti" dedi. Iğdır Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Vekili Prof. Dr. Uğur Şimşek ise, "Soykırımın tüm dünya tarafından, özellikle Hocalı Soykırımı’nın bütün dünyaca tanınmasını sağlamalıyız ve bunun için çalışmalıyız. Bu yollardan biri de her yıl bu tür etkinliklerde bir araya gelmektir. Evet, Azerbaycan 1992’deki Azerbaycan değil; ben gittim gördüm. Kafkasların parlayan yıldızı olan bu ülke çok güzel, önü çok açık ve mükemmel bir geleceğe sahip" dedi. Azerbaycan Kars Başkonsolosu Zamin Aliyev, acıların ilk günkü gibi taze olduğunu dile getirerek, "Ve inanın bana, bugün bölgemizde süren barış sürecinin temelini, Azerbaycan’ın Karabağ zaferi oluşturuyor. Tüm bu başarılar, şehitlerimiz ve gazilerimizin canı pahasına elde edilmiştir. Bugün biz Azerbaycan ile Türkiye’yi zaten birbirinden ayırmıyoruz. Azerbaycan halkı, Hocalı faciasını asla unutmayacaktır. Hocalı Soykırımı sırasında katledilen soydaşlarımızın kıymetli hatırasını ve yaşanan trajediyi, üzerinden 34 yıl geçmesine rağmen bir kez daha derin bir hüzünle anıyoruz" diye konuştu. Programa Iğdır Valisi M. Fırat Taşolar, İl Jandarma Alay Komutanı Tuğgeneral Zafer Özden, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Uğur Şimşek ve Prof. Dr. Haktan Sevinç, Azerbaycan Kars Başkonsolosu Zamin Aliyev, il protokol üyeleri ve çok sayıda vatandaş katıldı.
Iğdır Üniversitesi, APAIE Hong Kong 2026’da yerini aldı
25 Şubat 2026 Çarşamba - 12:57 Iğdır Üniversitesi, APAIE Hong Kong 2026’da yerini aldı Iğdır Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ekrem Gürel, Hong Kong’ta Asya-Pasifik Uluslararası Eğitim Birliği’nin (Asia-Pacific Association for International Education-APAIE) en prestijli etkinliği olan 19. APAIE 2026 Konferansı ve Fuarı’nda Iğdır Üniversitesini temsil etti. Her yıl yaklaşık 70 ülkeden 3 bine yakın üniversite yöneticisi, akademisyen ve yükseköğretim profesyonelini bir araya getiren fuarda Rektör Gürel, Iğdır Üniversitesinin uluslararasılaşma misyonu doğrultusunda stratejik temaslarda bulundu. Assam Down Town Üniversitesi ile Akademik İş Birliği Fuar kapsamında Hindistan’ın önde gelen yükseköğretim kurumlarından Assam Down Town Üniversitesi ile Iğdır Üniversitesi arasında "Memorandum of Understanding on Academic Cooperation (MoU)" ve Erasmus anlaşması imzalandı. Rektör Prof. Dr. Ekrem Gürel ile Assam Down Town Üniversitesi Uluslararası Ofis Başkanı Prof. Dr. Mrinmoy Basak tarafından imzalanan protokol çerçevesinde; akademik ve idari personel değişimi, lisans ve lisansüstü öğrenci hareketliliği, ortak araştırma projeleri, ders verme faaliyetleri, sempozyum ve bilimsel etkinlikler düzenlenmesi gibi pek çok alanda iş birliğinin önü açıldı. Bu anlaşma, Iğdır Üniversitesi’nin uluslararası akademik ağını genişletme hedefi açısından önemli bir kilometre taşı oldu. Hong Kong Başkonsolosu Kerim Sercan Evcin ile Görüşme Rektör Prof. Dr. Ekrem Gürel, konferans süresince Türkiye’nin Hong Kong Başkonsolosu Kerim Sercan Evcin ile de bir araya geldi. Görüşmede, Iğdır Üniversitesi’nin uluslararası akademik iş birliklerinin güçlendirilmesi ve bilimsel çalışmaların desteklenmesine yönelik değerlendirmelerde bulunuldu. Küresel Yükseköğretimde Daha Güçlü Bir Iğdır Üniversitesi 23–27 Şubat 2026 tarihleri arasında Hong Kong’da düzenlenen konferansa ilişkin değerlendirmelerde bulunan Rektör Gürel, organizasyonun dünyanın en büyük ve en saygın uluslararası yükseköğretim etkinliklerinden biri olduğunu vurguladı. Iğdır Üniversitesi’nin küresel görünürlüğünü artırmak adına fuarın önemli imkanlar sunduğuna dikkat çeken Rektör Gürel, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Fuarda uluslararası akademik iş birliklerimizi güçlendirmeyi, öğrenci ve akademisyen hareketliliğini artırmayı, çift diploma, ortak program ve araştırma projelerine yönelik yeni iş birlikleri geliştirmeyi hedefliyoruz. Ayrıca küresel yükseköğretimdeki güncel gelişmeleri yakından takip etmekten de büyük memnuniyet duyuyoruz."
Iğdır’da ramazan pidesi kuyruğu
24 Şubat 2026 Salı - 16:52 Iğdır’da ramazan pidesi kuyruğu Iğdır’da Ramazan ayının başlamasıyla birlikte fırınların önünde uzun pide kuyrukları oluştu. Vatandaşlar, iftar sofralarının vazgeçilmezi olan sıcak Ramazan pidesini alabilmek için fırınlara akın etti. On bir ayın sultanı Ramazan’ın gelişiyle birlikte Iğdır’da fırıncıların yoğun mesaisi sabahın erken saatlerinde başladı. Türkiye’de ilk iftarın yapıldığı il olan Iğdır’da, iftar saatine doğru fırın önlerindeki kalabalık gözle görülür şekilde arttı. İftar vakti yaklaştıkça pide almak isteyen vatandaşlar metrelerce kuyruk oluşturdu. Fırın çalışanları ise artan talebe yetişebilmek için aralıksız üretim yaptı. Sıcak pideyi sofralarına götürmek isteyen vatandaşlar, dakikalarca sıra bekledi. Iğdır’da fırın işletmecisi, Sedat Ekelik, Ramazan ayı boyunca süren yoğun mesailerini ve Ramazan pidesinin özelliklerini anlattı. Sabah saat 09.00’da mesaiye başladıklarını belirten fırıncı, "Sabah 9’da hamur yapımına başlıyoruz. Akşam ezanına kadar aralıksız şekilde hamur yoğurup pide pişiriyoruz. Vatandaşlar pidelerini sıcak alabilsin diye sürekli üretim yapıyoruz" dedi. Ramazan pidesinin diğer pidelerden farklı olduğunu vurgulayan Ekelik, "Ramazan pidesinin hamuru daha yumuşak olur. Kıvamını tutturmaya özen gösteriyoruz. Daha güzel ve şekilli çıkıyor, tadı da farklı. Sonuçta Ramazan’a özel bir pide. Vatandaşlar özellikle bu ayı ve bu pideyi bekliyor" ifadelerini kullandı. İftar saatine doğru yoğunluğun arttığını dile getiren Ekelik, "Herkes sıcak pide almak istediği için kuyruklar oluşuyor. Özellikle iftara bir saat kala büyük bir yoğunluk yaşanıyor. Amacımız, ezan okunduğunda kimsenin burada kalmaması. Herkes sıcak pidesini alıp evine yetişsin istiyoruz" diye konuştu. Çeşitli pide çeşitleri ürettiklerini de belirten Ekelik, "Susamlı, yumurtalı gibi farklı pideler yapıyoruz. Ancak vatandaşlarımızdan isteğimiz, ihtiyaçları kadar almaları. Fazla alındığında israf oluyor. Bazen bir kişi 5-10 pide alabiliyor ama buna gerek yok. Ramazan ayında israf olmamasına dikkat edelim" dedi. Fırıncı, Ramazan ayı boyunca sıcak pide üretimine devam edeceklerini sözlerine ekledi.
22 temsilcilik ve 200’ü aşkın aşiretin oluşturduğu federasyondan MEB’e destek açıklaması
23 Şubat 2026 Pazartesi - 10:32 22 temsilcilik ve 200’ü aşkın aşiretin oluşturduğu federasyondan MEB’e destek açıklaması 22 temsilcilik ve 200’ü aşkın aşiretin oluşturduğu Anadolu Aşiretler Federasyonu, okullarda manevi değerlere yönelik etkinlikler nedeniyle Milli Eğitim Bakanlığı’na destek verdi; gençlerin ahlaklı yetişmesinin toplumsal gelecek için hayati olduğunu vurguladı. Millî Eğitim Bakanlığı, 81 il valiliğine gönderdiği yazıyla okullarda Ramazan ayı boyunca uygulanacak etkinlikleri duyurdu. "Maarifin Kalbinde Ramazan" temasıyla planlanan sosyal ve kültürel faaliyetlerin, öğrencilerin paylaşma, dayanışma ve birlik gibi toplumsal ve manevi değerleri öğrenmesini amaçladığı belirtildi. Bakanlık, etkinliklerin gönüllülük esasına göre yürütüleceğini ve "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli" çerçevesinde sosyal ve duygusal becerileri desteklediğini açıkladı. Bazı okullarda kültürel şenlikler, söyleşi programları ve gönüllü iftar sofraları gibi uygulamalar yapılacağı bildirildi. Ancak genelgeye çeşitli çevrelerden eleştiriler geldi. Eğitim sendikaları ve laiklik savunucuları, okullarda dini içerikli etkinliklerin devletin tarafsız eğitim anlayışıyla çeliştiğini savundu. Bazı akademisyen ve yazarlar, etkinliklerin ideolojik yönlendirme riskini taşıdığı görüşünü dile getirdi. Bakan Yusuf Tekin, eleştirilere yanıt olarak etkinliklerin gönüllülük esasına göre düzenleneceğini ve toplumsal değerleri güçlendirmeye yönelik olduğunu vurguladı. Tekin ayrıca bazı eleştiri metinlerindeki ifadeleri hakaret sayarak yargıya taşıyacağını açıkladı. Bunun üzerine Anadolu Aşiretler Federasyonu MEB’e destek açıklaması yaptı. Federasyon adına konuşan Anadolu Aşiretler Federasyonu başkanı Ferhat Armağan; " Ülkemizde 22 temsilcilik ve 200’ü aşkın köklü aşiretin oluşturduğu bir federasyonuz. Birkaç gündür ülkemizi maalesef meşgul eden, gündemini değiştiren ve kalb-i küllî ile vicdan-ı umumî dediğimiz bizi ciddi manada üzen hadiseler görüyoruz. Bununla ilgili konuşmak istiyoruz. Öncelikle Millî Eğitim Bakanımızı tebrik ediyorum. Gerçekten gençlerimizin yetişmesi ve ahlaklı bireyler olarak topluma kazandırılması çok önemlidir. Dolayısıyla bu hamlenin çok daha önceden yapılması elzemdi. Ancak şimdi yapılmış olması da güzel; buna da seviniyoruz. "Çekirdekten yetişme" diye bir tabir vardır." ’Epstein davası ve ahlaki çöküş örneği’ "İnsanın manevi değerleri olmadığı zaman, insanlık mertebesinden hayvaniyetten daha aşağı bir seviyeye düşebildiğini hepimiz gördük. Yeryüzünü ve insanları meşgul eden Epstein davasını da yakından takip ettik. İnsanlıktan çok daha aşağı bir mertebeye düşen bu davada, eğer insan kendisini manevi değerlerden uzak bırakırsa neler olabileceğini gördük. Davada ilim adamları yok muydu? Vardı. Sanatçılar yok muydu? Vardı. Devlet başkanları ve devletleri yönetenler yok muydu? Onlar da vardı. Maalesef tüm insanlığa şu anda görüyoruz ki bu tür olaylar, manevi değerlerden uzaklaşmanın sonuçlarıdır. Zulmeden siyonist bir yapının bu işin içinde olduğunu da biliyoruz." ’Gençliğin ahlaki eğitimi ve kültürel değerlerin korunması’ "Biz Müslümanların ve gençlerimizin ahlaklı yetişmesi; topluma ve devlete sadık, erdemli bireyler olması çok önemlidir. Bunun eksikliğinin acısını geçmişte fazlasıyla yaşadık. Gerçekten neredeyse bir asır boyunca gençliğimizin ahlaktan ve manevi değerlerden uzak kalmasının sıkıntısını ciddi şekilde tecrübe ettik. Dolayısıyla Millî Eğitim Bakanımızı tebrik ediyoruz. Ayrıca, bu ülkenin birlik ve beraberliğini istemeyen ve gençlerimizin ahlaklı yetişmesini istemeyen bazı çevreleri de görüyoruz. Onları iyi tanıyoruz, iyi biliyoruz. Hiçbir zaman bu ülkede taş üstüne taş koymayan, Türkiye’nin hayırlı işlerinde hiçbir katkısı olmayan insanlar olduklarını da gördük. Bütün toplum da bunları yakından biliyor. Bir örnek vermek isterim: Hiçbir zaman bize ait olmayan, millî ve yerli bir gelenek olmayan yılbaşı kutlamaları; gerçek Hristiyanlıkta da, Yahudilikte de ve diğer semavi dinlerde de olmayan bir göreneğe dayanıyor. Buna rağmen, sanki bizim kültürümüzün bir parçasıymış gibi sunuluyor ve o günde, Müslümanlara bu gelenek dolayısıyla zorla bir tutum veya iştah empoze ediliyormuş gibi algı oluşturuluyor. Bu durum da bizi derinden üzüyor." dedi.
Iğdır FK - Esenler Erokspor maçının ardından
21 Şubat 2026 Cumartesi - 17:28 Iğdır FK - Esenler Erokspor maçının ardından Trendyol 1. Lig’in 27. haftasında oynanan Iğdır Futbol Kulübü-Esenler Erokspor maçının ardından teknik direktörler açıklamalarda bulundu. Trendyol 1. Lig’in 27. haftasında Esenler Erokspor, deplasmanda Iğdır FK’yi 3-0 mağlup etti. Müsabakanın ardından düzenlenen basın toplantısında Iğdır FK Teknik Direktörü Kenan Koçak, değerlendirmelerde bulundu. Koçak, "Oyunlar oynanmadan galip gelinmez. Özellikle mücadele edilmeden hiçbir şey olmaz, onun için futbolda geçmişte yoktur. Bugün vardır, bugün buradayız ve bu lig için ne gerekiyorsa, mücadele anlamında, hırs anlamında onu sahaya uygulamamız lazım" dedi. "Erokspor haklı bir galibiyet aldı" Tribünlere özür borçlu olduklarını belirten Koçak, "Taraftarlardan özür dilemek lazım, buraya gelen seyircilerden özür dilemek lazım. Görüntü, oynanan futbol hiç de boş değil, kabul edilir değil. Ben de birkaç haftadır buradayım. Sonuçta her maçla her günle daha da yakın birbirimizi tanıma imkanımız oluyor. Söylediğimi tekrarlıyorum, kötü gün olabilir, performans kötü olabilir, herkes gününde olmayabilir. Rakip belki daha da iyi olabilir o gününde ama mücadele etmenin, ikili mücadeleyi arayıp kazanmayı istemenin, hırsın, birlik beraberliğin bahanesi olmaz. O yüzden Erokspor haklı bir galibiyet aldı, tebrik ediyorum. Biz de bu maçtan gerçekten çıkaracak çok derslerimiz var" şeklinde konuştu. Özköylü: "Gerçekten hepsi büyük bir özveri gösteriyor" Esenler Erokspor Teknik Direktörü Osman Özköylü ise, "Maç öncesi plan anladığımız, düşündüğümüz her şeyi, çok fazla antrenman yapamadık ama en azından analiz toplantılarında oyuncularımıza anlatmaya çalıştık. Ne istediğimizi, rakibin etkili olan oyuncularını, neler yapmak istediklerini çok ayrıntılı bir şekilde oyuncularımıza anlattık. Onlar da bugün biz sahada neyin olmasını istiyorsak harfiyen yapmak için ellerinden gelen çabayı gösterdiler. Kolay değil. 8 günde 3. maç oynuyoruz ve neredeyse yüzde 80 yüzde 90 aynı oyuncu grubuyla oynuyoruz. Gerçekten hepsi büyük bir özveri gösteriyor. Giren, çıkan, sahadaki var olan herkes bu takıma katkı yapmak için elinden geleni yapıyor" ifadelerini kullandı. "Önemli olan kazanmaktı, bugün kazandık" Takımın her geçen gün geliştiğini söyleyen Özköylü, iyi oyun ve iyi sonuçların kendilerini daha güçlü bir ekip haline getirdiğini belirterek, şunları söyledi: "Her geçen gün oyunlarla beraber iyi oyunlar, iyi skorlar, aldığımız iyi sonuçlar bizi çok daha güçlü bir takım haline getiriyor. Kendi içinde çok güçlü bir takım olmaya başladık. Bu da bizim için hedeflediğimiz noktada bizi o hedefimize ulaştıracak en önemli etkenlerden diye düşünüyorum. Çocuklar gerçekten çok özverili, çok iyi niyetli, hepsi sahada başarılı olmak için, harcadıkları emeğin karşılığını alabilmek için büyük bir efor sarf ediyorlar. Çok şükür Rabbim de nasip ediyor. Hepsini ayrı ayrı kutluyorum. Hepsine maşallah diyorum. Bugün gerçekten neredeyse Iğdır takımına bir iki tane haricinde tehlikeli pozisyon vermedik desem doğrudur. Oyunu çok iyi kontrol ettik, çok iyi kapattık. İkinci yarı özellikle maçın skorunu çok farklı hale getirebilirdik. Önemli olan kazanmaktı, bugün kazandık, çok mutluyuz. Bütün oyuncularıma, hepsine ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Iğdır futbol kulübüne de bundan sonraki süreçte maçlarında başarılar."
Iğdır’da ilkokulda veli krizi: 26 aile çocuklarını okula göndermek istemiyor
20 Şubat 2026 Cuma - 15:27 Iğdır’da ilkokulda veli krizi: 26 aile çocuklarını okula göndermek istemiyor Iğdır’da bir ilkokulda sınıfa sonradan alınan öğrenci nedeniyle yaşandığı iddia edilen sorunlar üzerine 26 veli tepki gösterdi. Olayla ilgili idari ve hukuki sürecin sürdüğü bildirildi. Iğdır’da Hüsnü Özyiğen İlkokulu’nda 26 öğrencinin velisi, sınıfa sonradan alınan bir öğrenci nedeniyle çocuklarını okula göndermek istemediklerini açıkladı. Veliler, başka bir sınıfta sorun yaşadığı öne sürülen öğrencinin kendi sınıflarına alınmasının ardından şiddet içerikli davranışlar sergilendiğini, sık sık kavga çıktığını ve bazı öğrencilerin tehdit edildiğini iddia etti. Çocuklarının psikolojik olarak olumsuz etkilendiğini belirten veliler, durumu okul yönetimi ile Iğdır İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne ilettiklerini ancak kalıcı bir çözüm sağlanamadığını savundu. Aynı öğrencinin velisinin izinsiz şekilde sınıfa girerek öğrencilere tehditte bulunduğu iddiası da gündeme geldi. Okulda güvenlik amacıyla personel görevlendirildiği öğrenildi. Veliler adına konuşan Serpil Biçer, "26 velinin adına konuşuyorum. Halihazırda sorunlu bir öğrenciydi. Daha önce bulunduğu sınıfta da çocuklara tehdit, teneffüslerde sıkıştırma ve öğretmene müdahale gibi olaylar yaşandı. Ardından bu öğrenci bizim sınıfımıza geldi ve aynı sorunları biz de yaşamaya başladık. Çocuklarımız tehdit altında kalıyor, korkuyorlar. Gün içerisinde sürekli bizi arayıp ’gelin bizi alın’ diyorlar. Ya gidip sakinleştiriyoruz ya da almak zorunda kalıyoruz. Veliyle sağlıklı bir iletişim kuramıyoruz. Sadece bir kez muhatap olduk; onda da ’ses kaydı aldım’ diyerek bize bağırdı. Kimseyi dinlemiyor, anlamıyor. Bu nedenle kendisiyle iletişim kuramıyoruz. Dilekçelerimizi yazdık, okula verdik ve gerekli tüm yerlere şikayetlerimizi ilettik. 26 veli olarak talebimiz net: Okul değişikliği ya da sınıf değişikliği yapılsın. Bizden memnun değilse farklı bir çözüm üretilsin. Okul açıldığından beri huzur yok, sağlıklı bir eğitim ortamı yok" dedi. Diğer veliler de tepki göstererek, "Öğretmenimizi dinliyoruz ancak çocuklarımız tehdit ediliyor. Bir velinin sınıfa girip öğrencileri tehdit edebilecek konumda olması kabul edilemez. ’Benim oğlum ağa, paşa, kimse dokunamaz’ şeklinde ifadeler kullanılıyor. Bu durum çocuklarımızın okula gelmekten korkmasına neden oluyor" dedi. Yetkililerle görüşüldüğü halde bir çözüm üretilmediğini savunan veliler, "Hepsiyle görüştük. Müdürümüz o sözde toplantıda bize dedi ki ’Veliyi ben içeri almayacağım.’ Dün biz buradaydık. Gene veli okuldan çıktı. Veli okulun içeresine kadar gidiyor çocuklarımızı tehdit ediyor. Yani kendi çocuğuyla alakalı çocuklarımıza tehditler savuruyor" dedi. Öte yandan, Eğitim Bir-Sen Iğdır Şubesi Başkanı Erkan Çiğdem, aynı velinin öğretmenlerin bulunduğu ortamda izinsiz ses kaydı aldığını ve konunun yargıya taşındığını açıkladı. Çiğdem, eğitim ortamlarında huzur ve güvenliğin korunmasının önemine dikkat çekerek, " Bugün öğretmenimizin talebi üzerine buradayız. Öğretmenimizin bize anlattığı kısmı sizlerle paylaşmak istiyorum. Bir veli, sınıfa girerek ya da öğretmenle öğrencisi hakkında yapılan genel bir görüşme sırasında, öğretmenimizin konuşmasını izni olmadan ses kaydına almış. Öğretmenimiz, yanılmıyorsam salı akşamı, bu veli hakkında emniyete ve savcılığa suç duyurusunda bulundu. Kendi ifadesine göre, bilgisi ve izni dışında sesi kaydedilmiş; ayrıca bu kaydın diğer velilerle paylaşılacağı ve kendisinin şikayet edileceği söylenerek şantaj unsuru olarak kullanıldığı belirtilmiştir. Bu veliyle ilgili olarak birkaç ay önce de burada bir basın açıklaması yapmıştık. Söz konusu öğrenci daha önce öğretmenimiz Meltem hanımın sınıfındaydı. Veli, Meltem hanımın sınıfına girerek kendisini tehdit etmiş ve kamu görevini yerine getirmesine engel olmuştu. Bunun üzerine Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulunulmuş, tehdit nedeniyle öğretmene yönelik veliye bir aylık uzaklaştırma kararı verilmişti. Bu süreçte velinin dilekçesiyle öğrencinin sınıfı değiştirilmişti. Ancak sınıf değişmiş olsa da sorun bitmedi. Bugün gelinen noktada, farklı bir öğretmenimizin sınıfında benzer bir süreç yaşanıyor. Sürecin kökten çözümü için öğrencinin rehabilite edilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Velilerin iddia ettiği gibi bir şiddet ya da akran zorbalığı söz konusuysa, bunun rehberlik servisi ve rehber öğretmenler tarafından detaylı şekilde incelenmesi gerekir. Eğer öğrenci Rehberlik ve Araştırma Merkezi’ne yönlendirilmesi gerektiği halde bu engelleniyorsa ya da varsa bir rahatsızlığının tedavisi yaptırılmıyorsa, bu durum ayrıca değerlendirilmelidir. Bu noktada Aile ve Sosyal Politikalar Müdürlüğü’nün devreye girmesi gerektiğini düşünüyoruz. Bildiğimiz kadarıyla okul müdürlüğü; öğrenci velisiyle, rehber öğretmenle ve sınıf öğretmeniyle yapılan tüm çalışmaları Aile ve Sosyal Politikalar Müdürlüğü’ne iletti. Ancak şu ana kadar istenilen ya da somut bir sonuca ulaşılamadı. Süreci yakından takip etmeye devam ediyoruz" dedi.