Yerel Haberler
Isparta
Isparta’da öğrencilere 5 bin adet balık ekmek dağıtıldı 06 Mayıs 2026 Çarşamba - 16:57:04 Isparta Eğirdir Su Ürünleri Fakültesince düzenlenen 5. Balık Ekmek Şenliği’nde yaklaşık 5 bin balık ekmek dağıtılırken, öğrenciler horon ve oyun havaları eşliğinde doyasıya eğlendi. Etkinlikte konuşan Eğirdir Su Ürünleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Şengül Bilgin, ikram edilen balıkların Eğirdir’de yetiştirilen alabalıklar olduğunu belirtti. Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Eğirdir Su Ürünleri Fakültesi tarafından bu yıl 5’incisi düzenlenen Balık Ekmek Şenliği, üniversite öğrencilerinden yoğun ilgi gördü. Ders aralarında etkinlik alanına gelen öğrenciler, balık ekmek yiyerek hem karınlarını doyurdu hem de horon ve oyun havaları eşliğinde eğlendi. Renkli görüntülere sahne olan etkinlikte öğrencilerin neşeli anları dikkat çekti. Etkinlikte yaklaşık 5 bin balık ekmek dağıtılırken, ikram edilen balıkların Eğirdir ilçesinden temin edilen alabalık olduğu öğrenildi. Saat 12.30’da Eğirdir Su Ürünleri Fakültesi önünde başlayan şenlik, öğrencilerin yoğun katılımıyla gün boyu devam etti. "Balık sağlıktır, balık lezzettir, lütfen balık tüketiniz" Eğirdir Su Ürünleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Şengül Bilgin, şenliğin bu yıl 5’incisini düzenlediklerini belirterek, "Fakülte olarak her yıl bu etkinliği gerçekleştirmeye çalışıyoruz. Çünkü balığın çok sağlıklı bir gıda olduğunu biliyoruz. Hem öğrencilerimize hem de çevremize sürekli şunu söylüyoruz; balık sağlıktır, balık lezzettir, lütfen balık tüketiniz. En az haftada bir kez, hatta bazı uzmanlara göre haftada iki kez tüketilmesini öneriyoruz. Bunun nedeni, balığın en sağlıklı protein kaynaklarından biri olmasıdır" şeklinde konuştu. "Bugün burada yaklaşık 5 bine yakın balık ekmek dağıtılıyor" Türkiye’de su ürünleri yetiştiriciliği ve işleme sektörünün oldukça iyi bir konumda olduğunu belirten Bilgin, "Avrupa Birliği ülkelerine ve Uzak Doğu başta olmak üzere birçok ülkeye başarılı şekilde ihracat gerçekleştiriyoruz. Bu başarıda su ürünleri mühendislerinin katkısı oldukça büyük. Sektörümüz Türkiye’de her geçen gün daha da gelişiyor. Bu tür etkinlikleri artırmak istiyoruz. Bugün burada yaklaşık 5 bine yakın balık ekmek dağıtılıyor. Bu etkinlikler birlik ve beraberlik açısından da çok önemli. Son olarak şunu söylemek istiyorum; lütfen balık tüketelim. En az haftada bir kez balık yiyelim. Çünkü balık lezzettir, balık sağlıktır" ifadelerini kullandı. Isparta’da üretilen balıklar dağıtıldı Bugün dağıtılan balığın Isparta’da yetiştirilen gökkuşağı alabalığı olduğunu söyleyen Bilgin, "Balıklarımızı ekmek arasına koyarak çeşitli malzemelerle birlikte ikram ediyoruz. Öğrencilerimiz bundan oldukça memnun. Hangi balık olursa olsun, güvenilir olduğu sürece tüketilmesini öneriyorum" dedi. "Eğirdir’in balıklarını getirmişler, oldukça lezzetli" Şenliğe katılan öğrencilerden İpek Akmandor, "Ben Boluluyum ama Ankara’da yaşıyorum. Çok eğlenceli bir ortam var. Balık yedik, çok beğendik. Eğirdir’in balıklarını getirmişler, oldukça lezzetli. Bu tür etkinlikler bizim için önemli. Sosyalleşmemizi sağlıyor, yakınlaşma ortamı oluşturuyor. Özellikle sınavlardan önce motivasyon oluyor. Daha fazla yapılmasını isteriz. Üniversite hayatının daha etkinlik dolu olması güzel olur" ifadelerini kullandı.
06 Mayıs 2026 Çarşamba - 16:45 Isparta’da öğrencilere 5 bin balık ekmek dağıtıldı Isparta Eğirdir Su Ürünleri Fakültesi tarafından düzenlenen 5. Balık Ekmek Şenliği’nde yaklaşık 5 bin balık ekmek dağıtılırken, öğrenciler horon ve oyun havaları eşliğinde doyasıya eğlendi. Etkinlikte konuşan Eğirdir Su Ürünleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Şengül Bilgin, ikram edilen balıkların Eğirdir’de yetiştirilen alabalık olduğunu belirtti. Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Eğirdir Su Ürünleri Fakültesi tarafından bu yıl 5’incisi düzenlenen Balık Ekmek Şenliği, üniversite öğrencilerinden yoğun ilgi gördü. Ders aralarında etkinlik alanına gelen öğrenciler, balık ekmek yiyerek hem karınlarını doyurdu hem de horon ve oyun havaları eşliğinde eğlendi. Renkli görüntülere sahne olan etkinlikte öğrencilerin neşeli anları dikkat çekti. Etkinlik kapsamında yaklaşık 5 bin balık ekmek dağıtılırken, ikram edilen balıkların Eğirdir ilçesinden temin edilen alabalık olduğu öğrenildi. Saat 12.30’da Eğirdir Su Ürünleri Fakültesi önünde başlayan şenlik, öğrencilerin yoğun katılımıyla gün boyu devam etti. "Balık sağlıktır, balık lezzettir. Lütfen balık tüketiniz" Eğirdir Su Ürünleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Şengül Bilgin, bu yıl balık ekmek şenliğimizin beşincisini düzenlediklerini belirterek " Fakülte olarak her yıl bu etkinliği gerçekleştirmeye çalışıyoruz. Çünkü balığın çok sağlıklı bir gıda olduğunu biliyoruz. Hem öğrencilerimize hem de çevremize sürekli şunu söylüyoruz: Balık sağlıktır, balık lezzettir. Lütfen balık tüketiniz. En az haftada bir kez, hatta bazı uzmanlara göre haftada iki kez tüketilmesini öneriyoruz. Bunun nedeni, balığın en sağlıklı protein kaynaklarından biri olmasıdır" şeklinde konuştu. "Bugün burada yaklaşık 5 bine yakın balık ekmek dağıtılıyor" Türkiye’de su ürünleri yetiştiriciliği ve işleme sektörü oldukça iyi bir konumda olduğunu belirten Bilgin, "Avrupa Birliği ülkelerine ve Uzak Doğu başta olmak üzere birçok ülkeye başarılı şekilde ihracat gerçekleştiriyoruz. Bu başarıda su ürünleri mühendislerinin katkısı oldukça büyük. Sektörümüz Türkiye’de her geçen gün daha da gelişiyor. Bu tür etkinlikleri artırmak istiyoruz. Bugün burada yaklaşık 5 bine yakın balık ekmek dağıtılıyor. Bu etkinlikler birlik ve beraberlik açısından da çok önemli. Son olarak şunu söylemek istiyorum: Lütfen balık tüketelim. En az haftada bir kez balık yiyelim. Çünkü balık lezzettir, balık sağlıktır" ifadelerini kullandı. Isparta’da üretilen balıklar dağıtıldı Bugün dağıtılan balığın, Isparta’da yetiştirilen gökkuşağı alabalığı olduğunu söyleyen Bilgin, "Balıklarımızı ekmek arasına koyarak çeşitli malzemelerle birlikte ikram ediyoruz. Öğrencilerimiz bundan oldukça memnun. Hangi balık olursa olsun, güvenilir olduğu sürece tüketilmesini öneriyorum" dedi. "Eğirdir’in balıklarını getirmişler, oldukça lezzetli" Şenliğe katılan öğrenci İpek Akmandor, "Ben Boluluyum ama Ankara’da yaşıyorum. Çok eğlenceli bir ortam var. Balık yedik, çok beğendik. Eğirdir’in balıklarını getirmişler, oldukça lezzetli. Bu tür etkinlikler bizim için önemli. Sosyalleşmemizi sağlıyor, yakınlaşma ortamı oluşturuyor. Özellikle sınavlardan önce motivasyon oluyor. Daha fazla yapılmasını isteriz. Üniversite hayatının daha etkinlik dolu olması güzel olur" ifadelerini kullandı. (FGY-
05 Mayıs 2026 Salı - 17:37 Isparta’da yaylada mahsur kalan çobanlar 30 saat sonra kurtarıldı Isparta’nın Yalvaç ilçesine bağlı Yarıkkaya köyünde, yaklaşık 650 küçükbaş hayvanla yaylaya çıkan 2 çoban, yoğun kar ve tipiyle birlikte meydana gelen toprak kayması nedeniyle mahsur kaldı. Çobanlar ve sürü, köylüler ile ekiplerin yardımıyla bulundukları yerden yaklaşık 30 saat sonra kurtarıldı. 9 küçükbaş hayvanın telef olduğunu belirten çoban, "Tipi sırasında koyunlarımızı avluya kapattık. Biz de arkadaşımla birlikte çadıra girdik. Dışarı çıkamadık ve sabaha kadar ateş yaktık. Soğukta çay içerek ateş başında sabahladık" dedi. Olay, sabah saatlerinde Yarıkkaya köyü sınırlarında bulunan Sultan Dağları yaylasında meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, sürülerini otlatmak için yaylaya çıkan çobanlar Bilal Akpınar ve Ömer Şahin, yaklaşık 650 küçükbaş hayvanla birlikte yoğun kar yağışı ve tipi nedeniyle bulundukları yerde mahsur kaldı. Isparta Damızlık Koyun, Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Hüseyin Sarıdaş’ın ihbarı üzerine bölgeye AFAD ve İl Özel İdaresi ekipleri sevk edildi. Ekiplerin yaptığı incelemelerde, çobanların ve koyunların geçtiği güzergâhta zemin yapısının zayıfladığı, yağışların da etkisiyle yaklaşık 300 metrelik alanda meydana gelen toprak kayması sonucu yolun çöktüğü ve bu nedenle yaylaya ulaşımın sağlanamadığı ve bu yüzden geri dönemedikleri belirlendi. Bunun üzerine Yarıkkaya köyünden 3 traktörle yola çıkan 15 kişilik köy halkı ve bölgede bulunan ekipler, zorlu arazi şartlarına rağmen mahsur kalan çobanlara ve hayvanlara ulaşarak saman ve yiyecek ulaştırdı. Ancak yolun kapalı olması nedeniyle küçükbaş hayvanların yayladan indirilemediği öğrenildi. Sağlık durumlarının iyi olduğu belirtilen çobanların, yol yapılana kadar sürülerini bırakmamak için bölgede kalmaya devam ettiği bildirildi. Bugün sabah saatlerinde başlatılan çalışmalar sonucu, akşam saatlerine kadar süren çabanın ardından yol onarıldı çobanlar ve sürü bulundukları yerden yaklaşık 30 saat sonra kurtarılarak güvenli şekilde köylerine ulaştırıldı. Köy halkından bir vatandaş, "Çok şükür Yarıkkaya köyünde mahsur kalan çobanlarımızı ve sürümüzü, köylülerimizin ve devletimizin gayretiyle sağ salim kurtardık. Emeği geçen, yorulan ve çaba gösteren tüm köylülerimize ve ekiplerimize Allah razı olsun" dedi. "Ateş başında sabahladık" Yaylada mahsur kalan ve geceyi kar altında geçiren Bilal Akpınarlı, "Tipi sırasında koyunlarımızı avluya kapattık. Biz de arkadaşımla birlikte çadıra girdik. Dışarı çıkamadık ve sabaha kadar ateş yaktık. Soğukta çay içerek ateş başında sabahladık. Yaklaşık 9 hayvanımızı kaybettik" dedi.
Sülük tedavisi eğitimine yurt dışından yoğun ilgi
15 Ağustos 2024 Perşembe - 18:15 Sülük tedavisi eğitimine yurt dışından yoğun ilgi Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi (ISUBÜ) çerçevesinde yapılan Uygulamalı Tıbbi Sülük Yetiştiriciliği" eğitimine yurt dışından yoğun ilgi gösterildi. Eğitime Özbekistan’dan katılan Farukh Umarov “Sülükler ile ilgili çalışan bilimsel insanlar Türkiye’de. Türkiye’de bu konuda yapılan çalışmalar çok güçlü ve biz bu sebeple buraya geldik” dedi. Isparta’da ISUBÜ bünyesinde faaliyet gösteren Sürekli Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezinde gerçekleştirilen "Uygulamalı Tıbbi Sülük Yetiştiriciliği" eğitimi verildi. Türkiye’nin 32 ilinden 120 kursiyerin katılım sağladığı eğitime uluslararası ülkelerden yoğun ilgi gösterildi. Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Eğirdir Su ürünleri fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Ceylan 2022 yılında başlatmış oldukları “Uygulamaları Tıbbi Sülük Yetiştiriciliği Eğitiminin” sekizinci kez düzenlediklerini belirterek “Bu eğitimler neticesinde toplamda 35 farklı şehirden şu ana kadar toplam 120 tane kursiyerimiz tıbbi bir sülük yetiştiriciliği kursuna katılıp sertifikalandırıldı. Bunlardan bazıları ruhsatlı sülük çiftliklerini kurdular bazıları ise kurma aşamasında ve bu eğitime has olarak artık eğitimler uluslararası camiada ilgi görmeye başladı. Bu eğitim süresince Özbekistan Andijan Devlet Üniversitesi ve Semerkant Devlet Üniversitesi öğretim üyelerinden beş tane akademisyen kurslarımıza katılmak suretiyle Özbekistan’da sülük yetiştiriciliği bilimsel temellerini atıp burada bir ticari sinerjinin oluşturulması noktasında ziyarette bulundular” dedi. “Eğitimler uluslararası camiada ilgi görmeye başladı” Eğitim çerçevesi içerisinde ele alınan konulara değinen Doç. Dr. Ceylan “Tıbbi sülük yetiştiriciliğinde karşılaşılan sorunların tamamını uygulamalı bir şekilde kursiyerlerimize gösteriyoruz. Mezbahaneden kan alıyoruz kanı sülüklere servis ediyoruz. Sülükleri beslendikten sonra boylarına göre ayırıp bunları ait oldukları yerlerine iade ediyoruz. Sülükler çeşit hastalıklardan muzdarip olabiliyorlar. Bu hastalıkların tedavi edilmesi noktasına dikkat etmemiz gereken noktalardan bahsediyoruz. Üretimde kullanılan anaç sülüklerin çiftleşmesi ve bunlardan yumurta kesesi dediğimiz kokonlardan yavru çıkışı gibi üretimde karşılaşılacak tüm aşamaları uygulamalı bir şekilde yerine getiriyoruz” şeklinde konuştu. “Sülük tedavisine karşı inanılmaz derecede bir ilgi var” Sülük tedavisinin 2014 yılında Sağlık Bakanlığı’nın çıkartmış olduğu geleneksel ve tamamlayıcı tıp uygulamaları yönetmelik kapsamında yasal bir çerçeve kazandığını söyleyen Ceylan 2014 yılında 2 tane ruhsatlı sülük çiftliğinin 2024 yılında 14’e yükseldiğini belirtti. Sülük tedavisine yoğun ilginin olduğunu söyleyen Ceylan “Sülük tedavisine karşı inanılmaz derecede bir ilgi var. Bu da ister istemez yönetmeliğin de doğadan olmayan ve sadece tıbbi sülük çiftlikten üretilen sülüklerin kullanmaya ruhsat vermesinden dolayı yetiştiriciliğe artan bir vergi var. Bu ilginin doğru bir şekilde karşılanması ve olumlu bir sonuç alınması noktasında üniversitemiz 2022 yılında genel talepler doğrultusunda eğitim programını başlattı. Yılda iki ya da üç defa talebe göre eğitim açıyoruz. Eğitim neticesinde kursiyerlerimiz nitelikli ve bir tıbbi sülük yetiştiriciliği almak suretiyle bu alandaki talebi steril sülük üretmek kaydıyla karşılamış oluyor. Sülüklerin Sağlık Bakanlığının ruhsat verdiği hastane ve kliniklerde pazarlanmak suretiyle ekonomik bir sağlamış oluyoruz” şeklinde konuştu. “Türkiye’de bu konuda yapılan çalışmalar çok güçlü” Uygulamalı Tıbbi Sülük Yetiştiriciliği eğitimine Özbekistan’dan gelen Semerkant Devlet Üniversitesi Öğretim Üyesi Farukh Umarov ise Özbekistan Andijan Devlet Üniversitesi ve Semerkant Devlet Üniversitesi işbirliği içerisinde sülükler hakkında proje geliştirdiklerini söyleyerek eğitim almak için Isparta’ya geldiğini belirtti. Umarov konuşmasının devamında “Projenin amacı sülük yetiştiriciliği ama uygulama konusunda bizim bilgimiz az. Sülük yetiştiriciliğiyle ilgili yeni metotlara ihtiyaç vardı ve biz bu metotları buradan aldık. Burada çok yeni bilgiler edindik. Bu bilgilerle projeyi güçlendirmek istiyoruz. Sülükler ile ilgili çalışan bilimsel insanlar Türkiye’de. Türkiye’de bu konuda yapılan çalışmalar çok güçlü ve biz bu sebeple buraya geldik” açıklamalarında bulundu. Gerçekleştirilen eğitim kursiyerlerin sertifika almasının ardından sona erdi.
Yazısöğüt köyünde doğal gaz problemi çözüldü
14 Ağustos 2024 Çarşamba - 13:47 Yazısöğüt köyünde doğal gaz problemi çözüldü Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, Yazısöğüt köyünde imar problemi dolayısıyla doğal gaz alamayan yaklaşık 10 konutun problemini çözerek, o evleri de doğal gazla buluşturdu. Başkan Başdeğirmen, “Türkiye’de ilk kez köylere doğal gaz veren şehir olarak biz öne çıkıyoruz” dedi. Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, Yazısöğüt köyü sakinlerinden Yunus Özler’in evine davet üzerine misafir oldu. Ziyarette belediye başkan yardımcıları ve Torosgaz İl Müdürü Mehmet Şanlı da yer aldı. Gazeteci Yunus Özler ve Yukarı Mahalle’de ikamet eden vatandaşlar, evlerine doğal gaz bağlanmasından dolayı duydukları memnuniyetlerini dile getirdiler. Yunus Özler, geçen yıl köylerine doğal gaz geldiğini ancak evlerinin bulunduğu bölgede yaşanan imar problemi dolayısıyla doğal gaz alamadıklarını söyledi. Özler, “Doğal gaz problemi çözüldü. 15-20 gün önce evlerimize doğal gaz kutuları monte edildi” dedi. Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, doğal gazın gelmesinden dolayı özellikle kadınların çok memnun olduğunu ifade ederek, “Kadınlarımızın memnuniyetinden biz de çok memnunuz. Doğal gazın en çok faydasını gören kadınlarımız. Sobayı genelde onlar yakıyor. Mutfak soğuk, oda sıcak. Her yere soba kurulamıyor. Doğal gazla her oda ısınıyor. Sabah kova doldurup, boşaltmak zor işler. Ayrıca soba zehirlenmelerinden korkumuz oluyordu. Çevre ve hava kirliliği meydana geliyordu. Şu anda Türkiye’de en temiz havalardan bir tanesi bizim şehrimizde. Bu da bizim yaşam kalitemizi yükseltiyor. Doğal gazın çok faydaları var. O da bizim belediye başkanı olarak yaptığımız çalışmaların neticesi olması bizleri de memnun ediyor. Sayın Cumhurbaşkanımız bu konuda çok hassas, bizleri destekliyor. Türkiye’de ilk kez köylere doğal gaz veren şehir olarak biz öne çıkıyoruz. Bu da bizi mutlu ediyor. Sayın Cumhurbaşkanımızın bu konudaki destekleriyle biz de devletimizin imkanını devletimizin insanına harcıyoruz. Yaşam kalitesini artırmak için vazifemiz olan bu güzelliği yapıyoruz. İnşallah sevdiklerimizle, birlik ve beraberlik içerisinde uzun yıllar bu güzelliği yaşayalım. Güle güle kullanın” şeklinde konuştu.
Kazada hayatını kaybeden çocuk toprağa verildi
13 Ağustos 2024 Salı - 16:23 Kazada hayatını kaybeden çocuk toprağa verildi Isparta’nın Eğirdir ilçesinde kamyonet ile motosikletin çarpışması sonucu meydana gelen traik kazasında hayatını kaybeden Zühtü Taha Gürfidan son yolculuğuna uğurlandı. Isparta’nın Eğirdir İlçesine bağlı Kovada Karayolu Balkırı köyü mevkiinde dün öğlen saatlerinde meydana kazada hayatını kaybeden Zühtü Taha Gürfidan (14) için bugün Eğirdir ilçesinde bulunan Hızırbey Camii’nde cenaze töreni düzenlendi. Prof. Dr. Turan Yazgan Anadolu Lisesi 9’ncu sınıf öğrencisi olan çocuğun cenaze törenine yakınları ve çok sayıda vatandaş katıldı. Cenaze namazında Zühtü Taha Gürfidan’ın babası Oktay Gürfidan yakınlarının desteğiyle güçlükle ayakta durabildi. Cenaze namazı sonrası Gürfidan’ın cenazesi Kervansaray mezarlığına defnedildi. Kaza, dün saat 13.30 sıralarında Kovada Karayolu Balkırı köyü mevkiinde meydana gelmişti. S.Ş. idaresindeki 32 EZ 008 plakalı kamyon ile karşı şeritten gelen ve virajı dönemeyen 32 ADM 808 plakalı motosiklet çarpıştı. Çarpışmanın etkisiyle motosiklette bulunan Zühtü Taha Gürfidan (14) ve Yiğit Yaşar Gökmen (14) düşerek bariyerlere savruldu. Kazayı gören vatandaşların ihbarı üzerine bölgeye jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. Olay yerine gelen sağlık ekipleri, Zühtü Taha Gürfidan’ın hayatını kaybettiğini belirledi. Ağır yaralı olan Yiğit Yaşar Gökmen ise, ilk müdahalesinin ardından ambulansla Eğirdir Kemik Eklem Hastalıkları Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi’ne kaldırıldı. Gökmen, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Kaza anı güvelik kamerasına yansıdı Kazaya ilişkin güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı. Görüntülerde Kovada Karayolu üzerinde seyir halinde olan kamyonetle karşı yönden süratli gelen motosikletin çarpıştığı anlar yer aldı. Kazada hayatını kaybeden Yiğit Yaşar Gökmen’in ise dün toprağa verildiği öğrenildi.
Bozulan aracını baraja doğru ittirerek çalıştırmak isterken ölümden döndü
13 Ağustos 2024 Salı - 13:59 Bozulan aracını baraja doğru ittirerek çalıştırmak isterken ölümden döndü Isparta’nın Yalvaç ilçesinde aracı baraja düşen Zülkefil Yalvaçlı olay günü yaşadıklarını anlattı. Aracının suya ilerlediği esnada içerisinde olduğunu söyleyen Yalvaçlı, "Kurtulmak için mücadele ettim. Kendimi araçtan dışarı atarak kurtuldum" dedi. Olay, Isparta’nın Yalvaç ilçesinde bulunan Mısırlı Barajı’nda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, baraja balık tutmak için gelen Zülkefil Yalvaçlı (77) 32 YD 393 plakalı hafif ticari aracının el frenini çekmeyi unuttu. Aracının baraja doğru ilerlediğini gören sahibi durumu 112 Acil Çağrı Merkezine bildirdi. İhbarla birlikte bölgeye sağlık, jandarma ve Isparta Belediyesi Su Altı Arama Kurtarma Timi ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Kısa süre sonra gözden kaybolan araç ekiplerin gerçekleştirdiği çalışmalar sonucu kıyıdan 30 metre ileride ve 22 metre derinlikte bulundu. Halatlarla bağlanan araç vinç yardımıyla barajdan çıkarıldı. "Kurtulmak için mücadele ettim, kendimi araçtan dışarı attım" Olay sonrası yaşadıklarını anlatan araç sahibi Zülkefil Yalvaçlı baraja balık tutmak için gittiğini ve iki gün boyunca orada konakladığını söyledi. Dönüş hazırlığı yaptığı esnada aküsünün bittiğini belirten Yalvaçlı, "Bende balık tutma hastalığı var. Dönüşümde aracım çalışmayınca vurdurmak istedim ve yönünü baraja doğru çevirdim. Araba bir anda hızlandı. Beraber suya doğru ilerledik ben o sırada bir şekilde kurtulmak için mücadele ettim. Kendimi araçtan dışarı atarak kurtuldum. Aracın içerisinde olan bütün eşyalarım gitti. Sonrasında kendi imkanlarımla köye döndüm. İki, üç gün boyunca dalgıç aradık. Dalgıç arkadaşımız geldi arabayı kurtardılar" dedi. "Gelen mala gelsin" Zülkefil Yalvaçlı’nın akrabası olan Ömer Yalvaçlı ise aracı çıkarmak için iki gün çözüm yolu aradıklarını belirterek, "Kuzenimi iki gün boyunca aradım ulaşamadım. Olay sonrası Mısırlı köyüne giderek çevredeki vatandaşlara durumu anlatıyor. Orada bulunan arkadaşlarım beni aradı ve ben de köye gittim. Aracı suyun içerisinde göremedik. İki gün boyunca dalgıç aradık. Sağ olsunlar Isparta Belediyesini aradık çok çabuk gelerek hemen müdahale ettiler. Dalgıç geldiği zaman arabanın 22 metre derinlikte olduğunu söyledi. O sırada biz de vinç çağırdık. Isparta Belediyesi itfaiye ekipleri ve arama kurtarma ekipleri çok uğraştı, çok ilgilendiler. Allah onlardan razı olsun. Aracımızı kurtarıcıya atana kadar yardım ettiler. Aracı tamirciye bıraktık. Şu anda her şeyine bakılıyor. Bundan sonraki sürecini takip edeceğiz. Çok şükür amcamın oğlu Zülkefil Yalvaçlı’nın canı sağ. Gelen mala gelsin. Sevincimiz bu şekilde" diye konuştu.
El frenini çekmeyi unuttuğu araçla ölümün kıyısından döndü, o anları anlattı
13 Ağustos 2024 Salı - 13:47 El frenini çekmeyi unuttuğu araçla ölümün kıyısından döndü, o anları anlattı Isparta’nın Yalvaç ilçesinde aracı baraja düşen Zülkefil Yalvaçlı olay günü yaşadıklarını anlattı. Aracının suya ilerlediği esnada aracın içerisinde olduğunu söyleyen Yalvaçlı “Kurtulmak için mücadele ettim. Kendimi araçtan dışarı atarak kurtuldum” dedi. Olay, Isparta’nın Yalvaç İlçesinde bulunan Mısırlı Barajında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, baraja balık tutmak için gelen Zülkefil Yalvaçlı 32 YD 393 plakalı hafif ticari aracının el frenini çekmeyi unuttu. Aracının baraja doğru ilerlediğini gören sahibi durumu 112 Acil Çağrı Merkezine bildirdi. İhbarla birlikte bölgeye sağlık, jandarma ve Isparta Belediyesi Su Altı Arama Kurtarma Timi ve İtfaiye ekipleri sevk edildi. Kısa süre sonra gözden kaybolan araç ekiplerin gerçekleştirdiği çalışmalar sonucu kıyıdan 30 metre ileride ve 22 metre derinlikte bulundu. Halatlarla bağlanan araç vinç yardımıyla barajdan çıkarıldı. “Kurtulmak için mücadele ettim, kendimi araçtan dışarı attım” Olay sonrası yaşadıklarını anlatan araç sahibi Zülkefil Yalvaçlı baraja balık tutmak için gittiğini ve iki gün boyunca orada konakladığını söyledi. Dönüş hazırlığı yaptığı esnada aküsünün bittiğini belirten Yalvaçlı “Ben de balık tutma hastalığı var. Dönüşümde aracım çalışmayınca vurdurmak istedim ve yönünü baraja doğru çevirdim. Araba biranda hızlandı. Beraber suya doğru ilerledik ben o sırada mucize bir şekilde kurtulmak için mücadele ettim. Kendimi araçtan dışarı atarak kurtuldum. Aracın içerisinde olan bütün eşyalarım gitti. Sonrasında kendi imkanlarımla köye döndüm. Dalgıç arkadaşımız geldi arabayı kurtardılar” dedi. Zülkefil Yalvaçlı’nın akrabası olan Ömer Yalvaçlı ise aracı çıkarmak için iki gün çözüm yolu aradıklarını belirterek “ Kuzenimi iki gün boyunca aradım ulaşamadım. Olay sonrası Mısırlı Köyüne giderek çevredeki vatandaşlara durumu anlatıyor. Orada bulunan arkadaşlarım beni aradı ve ben de köye gittim. Aracı suyun içerisinde göremedik. İki gün boyunca dalgıç aradık. Sağolsunlar Isparta Belediyesini aradık onlar gelerek hemen müdahale ettiler. Dalgıç geldiği zaman arabanın 22 metre derinlikte olduğunu söyledi. O sırada biz de vinç çağırdık. Isparta Belediyesi İtfaiye ekipleri ve Arama Kurtarma ekipleri çok uğraştı, çok ilgilendiler.Aracımızı kurtarıcıya atana kadar yardım ettiler. Aracı tamirciye bıraktık. Çok şükür amcamın oğlu Zülkefil Yalvaçlı’nın canı sağ. Gelen mala gelsin. Sevincimiz bu şekilde” diye konuştu. (SO-