Yerel Haberler
Isparta
26 Şubat 2026 Perşembe - 11:09 Isparta’da hatimle teravihe yoğun akın: 15 camide her gece bir cüz okunuyor Isparta’da Ramazan ayında imamların her gece bir cüz okuduğu ve ortalama 90 dakika süren hatimli teravihler vatandaşlarca yoğun ilgi görüyor. Hatimle teravih hakkında bilgi veren imam Suat Sarıca, "Hatimle teravih, Ramazan ayında Kur’an’ı baştan sona cemaatle birlikte aynı huşu içinde dinleme ve tamamlama fırsatı sunuyor. Cemaatin bu katılımı bizleri de çok mutlu ediyor" dedi. Isparta’da Ramazan ayı, bu yıl da hatimle kılınan teravih namazlarıyla ayrı bir manevi derinlik kazanıyor. Kent genelinde 15 farklı camide uygulanan hatimle teravih namazlarında, imamlar her gece bir cüz Kur’an-ı Kerim okuyarak 29 günün sonunda cemaatle birlikte hatim indiriyor. Normal teravih namazlarına göre daha uzun süren ve ortalama 90 dakika devam eden hatimli teravihlere özellikle gençlerin ve ailelerin ilgisinin arttığı gözlemleniyor. Vatandaşlar, Kur’an-ı Kerim’i baştan sona dinleme imkânı buldukları bu namazların Ramazan’ın ruhunu daha güçlü hissettirdiğini ifade ediyor. Beş asırdır ibadete açık tarihi miras Bu camiler arasında, Üzüm Pazarı civarında bulunan ve Isparta’nın en eski ibadethanelerinden biri olan tarihi Firdevs Bey Camii de yer alıyor. Kanuni Sultan Süleyman döneminde, 1561 yılında Firdevs Paşa tarafından Mimar Sinan üslubunda yaptırılan cami, tek kubbeli yapısı ve beş kubbeli son cemaat yeriyle dikkat çekiyor. 1565 tarihli vakfiyesi bulunan ve kaynaklarda adı geçen eser, Mimar Sinan yapıları arasında değerlendiriliyor. Asırlardır ibadete açık olan camide hatimle teravih kılınması, cemaate hem tarihi hem de manevi bir atmosfer sunuyor. Namazın ardından cami avlularında çay ve salep ikramı yapılırken, cemaat hem ibadetini tamamlamanın huzurunu yaşıyor hem de Ramazan’ın birlik ve beraberlik ruhunu paylaşıyor. "Ramazan’ın manevi iklimini hatimle yaşıyoruz" Mimar Sinan Camii’nde hatimle teravih namazı kıldıklarını belirten Müstahattin Can Selçuk, Ramazan ayının tüm İslam alemine hayırlar getirmesini temenni ederek, "Mübarek Ramazan ayındayız. Ramazan ayımız tüm Müslümanlara, tüm İslam alemine mübarek olsun. Şu anda Isparta Mimar Sinan Camii’nde hatimli teravih namazı kılıyoruz. Rabbim kabul eylesin. Kadir Gecesi’ne ve Ramazan Bayramı’na ulaşmayı nasip eylesin" dedi. "29 günde hatim coşkusu cemaatle birlikte tamamlanıyor" Müftülüğün açıkladığı 15 camide hatimle teravih namazı kılındığını bildiğini ifade eden Selçuk, "Hatimli teravihte her gün bir cüz okunuyor. 29 gün boyunca birer cüz okunarak Kur’an-ı Kerim tamamlanıyor. Son cüz de imamlarımız tarafından son rekatta tamamlanıyor. Cemaat olarak hep birlikte hatim indiriyoruz" diye konuştu. Hafızlara da teşekkür eden Selçuk, "Kur’an-ı Kerim 600 sayfa ve baştan sona okunuyor. Hafızlarımıza emekleri için çok teşekkür ediyoruz. Yüreklerine, dillerine sağlık. Ben dört yıldır hatimli teravih namazına katılıyorum. Daha önce katılmamıştım ancak son dört yıldır düzenli olarak geliyorum. Rabbim kabul eylesin" ifadelerini kullandı. Isparta’da 465 yıllık tarihi camide hatimle teravih coşkusu Mimar Sinan Camii’nde uzman imam hatip olarak görev yapan Suat Sarıca, caminin tarihini şu sözlerle anlattı: "Camimizin adı Mimar Sinan Camii olmakla birlikte bir diğer adı da Firdevs Bey Camii’dir. Tarihçesine baktığımızda Osmanlı döneminde, Kanuni Sultan Süleyman zamanında, dönemin Isparta Valisi Firdevs Bey tarafından Mimar Sinan üslubuyla yaptırılmıştır. Camimizin dört tarafında ikişer pencere, kubbe bölümünde ise sekiz pencere bulunarak doğal aydınlatma sağlanmaktadır. Mimar Sinan eserleri arasında zikredilen camimiz, 4 Ekim 1914 tarihinde meydana gelen depremde küçük hasarlarla ayakta kalmış, birçok bina yıkılırken büyük zarar görmemiştir. 1921 yılında yapılan tadilat ve tamiratla hasarlar giderilmiş ve 465 yıldır ibadete açık şekilde hizmet vermeye devam etmektedir." Tarihi miras ve mimari özellikleri Camide uygulanan özel ibadet programlarına değinen Sarıca, "2023 yılında Isparta’da ilk kez burada Enderun usulü teravih namazı kılınmıştır. 2024 yılında ise hem Enderun usulü hem de hatimle teravih uygulaması birlikte gerçekleştirilmiştir. Bu yıl da hatimle teravih namazı camimizde devam etmektedir. Ayrıca mübarek gün ve gecelerde sakal-ı şerif ziyaretleri ile öğle namazı sonrası ziyaretler gerçekleştirilmektedir" diye konuştu. Hatimle teravihin manevi anlamı Hatim uygulamasını açıklayan Sarıca, "Hatim, Kur’an-ı Kerim’in baştan sona okunması ve dinlenmesi anlamına gelir. Ramazan ayı Kur’an ayıdır. 29 ya da 30 gün boyunca her gün bir cüz okunarak Kur’an’ın tamamı hatmedilir. Hatim mukabele ile yapıldığı gibi teravih namazında da okunarak hatimle teravih icra edilir. Hatimle teravih her camide uygulanmamaktadır. Uygulanmayan camilerde ise cemaatin ezberleyebileceği kısa sureler ve farklı ayetlerle namaz kıldırılmaktadır. Önemli olan hem hatimli hem de hatimsiz, Peygamber Efendimiz’in (S.A.S.) kıldığı gibi usulüne uygun ve huşu içinde ibadetin yerine getirilmesidir" ifadelerini kullandı. Sarıca son olarak, "Ramazan’da esas olan yalnızca hatim değil, ibadetin ruhunu hissederek namazı huşu içinde kılmaktır. Cemaat açısından sakin ve manevi atmosferin yoğun olduğu bir ortamda ibadet etmek büyük önem taşımaktadır" dedi. Hatimle teravih namazlarının Ramazan ayı boyunca devam edeceği bildirildi.
26 Şubat 2026 Perşembe - 10:55 Isparta’da hatimle teravihe yoğun akın: 15 camide her gece bir cüz okunuyor Isparta’da Ramazan ayı boyunca 15 camide hatimle teravih namazı kılınıyor. İmamların her gece bir cüz okuduğu ve ortalama 90 dakika süren namazlara vatandaşlar yoğun ilgi gösteriyor. Ramazan ayının son teravih namazında ise Kur’an-ı Kerim cemaatle birlikte hatim edilmiş oluyor. Hatimle teravih hakkında bilgi veren imam Suat Sarıca "Hatimle teravih, Ramazan ayında Kur’an’ı baştan sona cemaatle birlikte aynı huşu içinde dinleme ve tamamlama fırsatı sunuyor. Cemaatin bu katılımı bizleri de çok mutlu ediyor" dedi. Isparta’da Ramazan ayı, bu yıl da hatimle kılınan teravih namazlarıyla ayrı bir manevi derinlik kazanıyor. Kent genelinde 15 farklı camide uygulanan hatimle teravih namazlarında, imamlar her gece bir cüz Kur’an-ı Kerim okuyarak 29 günün sonunda cemaatle birlikte hatim indiriyor. Normal teravih namazlarına göre daha uzun süren ve ortalama 90 dakika devam eden hatimli teravihlere özellikle gençlerin ve ailelerin ilgisinin arttığı gözlemleniyor. Vatandaşlar, Kur’an-ı Kerim’i baştan sona dinleme imkânı buldukları bu namazların Ramazan’ın ruhunu daha güçlü hissettirdiğini ifade ediyor. Beş asırdır ibadete açık tarihi miras Bu camiler arasında, Üzüm Pazarı civarında bulunan ve Isparta’nın en eski ibadethanelerinden biri olan tarihi Firdevs Bey Camii de yer alıyor. Kanuni Sultan Süleyman döneminde, 1561 yılında Firdevs Paşa tarafından Mimar Sinan üslubunda yaptırılan cami, tek kubbeli yapısı ve beş kubbeli son cemaat yeriyle dikkat çekiyor. 1565 tarihli vakfiyesi bulunan ve kaynaklarda adı geçen eser, Mimar Sinan yapıları arasında değerlendiriliyor. Asırlardır ibadete açık olan camide hatimle teravih kılınması, cemaate hem tarihi hem de manevi bir atmosfer sunuyor. Namazın ardından cami avlularında çay ve salep ikramı yapılırken, cemaat hem ibadetini tamamlamanın huzurunu yaşıyor hem de Ramazan’ın birlik ve beraberlik ruhunu paylaşıyor. "Ramazan’ın manevi iklimini hatimle yaşıyoruz" Isparta’da hatimle teravih namazına katılan Müstahattin Can Selçuk, Ramazan ayının tüm İslam alemine hayırlar getirmesini temenni ederek, hatimli teravihin manevi atmosferini anlattı. Mimar Sinan Camii’nde hatimle teravih namazı kıldıklarını belirten Müstahattin Can Selçuk, "Mübarek Ramazan ayındayız. Ramazan ayımız tüm Müslümanlara, tüm İslam alemine mübarek olsun. Şu anda Isparta Mimar Sinan Camii’nde hatimli teravih namazı kılıyoruz. Rabbim kabul eylesin. Kadir Gecesi’ne ve Ramazan Bayramı’na ulaşmayı nasip eylesin" dedi. "29 günde hatim coşkusu cemaatle birlikte tamamlanıyor" Müftülüğün açıkladığı 15 camide hatimle teravih namazı kılındığını bildiğini ifade eden Selçuk, "Hatimli teravihte her gün bir cüz okunuyor. 29 gün boyunca birer cüz okunarak Kur’an-ı Kerim tamamlanıyor. Son cüz de imamlarımız tarafından son rekatta tamamlanıyor. Cemaat olarak hep birlikte hatim indiriyoruz" diye konuştu. Hafızlara da teşekkür eden Selçuk, "Kur’an-ı Kerim 600 sayfa ve baştan sona okunuyor. Hafızlarımıza emekleri için çok teşekkür ediyoruz. Yüreklerine, dillerine sağlık. Ben dört yıldır hatimli teravih namazına katılıyorum. Daha önce katılmamıştım ancak son dört yıldır düzenli olarak geliyorum. Rabbim kabul eylesin" ifadelerini kullandı. Isparta’da 465 yıllık tarihi camide hatimle teravih coşkusu Mimar Sinan Camii’nde uzman imam hatip olarak görev yapan Suat Sarıca, caminin tarihini "Camimizin adı Mimar Sinan Camii olmakla birlikte bir diğer adı da Firdevs Bey Camii’dir. Tarihçesine baktığımızda Osmanlı döneminde, Kanuni Sultan Süleyman zamanında, dönemin Isparta Valisi Firdevs Bey tarafından Mimar Sinan üslubuyla yaptırılmıştır. Camimizin dört tarafında ikişer pencere, kubbe bölümünde ise sekiz pencere bulunarak doğal aydınlatma sağlanmaktadır. Mimar Sinan eserleri arasında zikredilen camimiz, 4 Ekim 1914 tarihinde meydana gelen depremde küçük hasarlarla ayakta kalmış, birçok bina yıkılırken büyük zarar görmemiştir. 1921 yılında yapılan tadilat ve tamiratla hasarlar giderilmiş ve 465 yıldır ibadete açık şekilde hizmet vermeye devam etmektedir" sözleriyle anlattı. Tarihi miras ve mimari özellikleri Camide uygulanan özel ibadet programlarına değinen Sarıca, "2023 yılında Isparta’da ilk kez burada Enderun usulü teravih namazı kılınmıştır. 2024 yılında ise hem Enderun usulü hem de hatimle teravih uygulaması birlikte gerçekleştirilmiştir. Bu yıl da hatimle teravih namazı camimizde devam etmektedir. Ayrıca mübarek gün ve gecelerde sakal-ı şerif ziyaretleri ile öğle namazı sonrası ziyaretler gerçekleştirilmektedir" diye konuştu. Hatimle teravihin manevi anlamı Hatim uygulamasını açıklayan Sarıca, "Hatim, Kur’an-ı Kerim’in baştan sona okunması ve dinlenmesi anlamına gelir. Ramazan ayı Kur’an ayıdır. 29 ya da 30 gün boyunca her gün bir cüz okunarak Kur’an’ın tamamı hatmedilir. Hatim mukabele ile yapıldığı gibi teravih namazında da okunarak hatimle teravih icra edilir. Hatimle teravih her camide uygulanmamaktadır. Uygulanmayan camilerde ise cemaatin ezberleyebileceği kısa sureler ve farklı ayetlerle namaz kıldırılmaktadır. Önemli olan hem hatimli hem de hatimsiz, Peygamber Efendimiz’in (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kıldığı gibi usulüne uygun ve huşu içinde ibadetin yerine getirilmesidir" ifadelerini kullandı. Huşu ve ibadet bilinci Sarıca son olarak, "Ramazan’da esas olan yalnızca hatim değil, ibadetin ruhunu hissederek namazı huşu içinde kılmaktır. Cemaat açısından sakin ve manevi atmosferin yoğun olduğu bir ortamda ibadet etmek büyük önem taşımaktadır" dedi. Hatimle teravih namazlarının Ramazan ayı boyunca devam edeceği bildirildi.
Goalball sporu ile hayatları değişen görme engelli kardeşler aynı anda üniversite hayaline ulaştı
28 Eylül 2025 Pazar - 11:51 Goalball sporu ile hayatları değişen görme engelli kardeşler aynı anda üniversite hayaline ulaştı Pandemi döneminde İzmir’den memleketleri Isparta Yalvaç’a taşınan doğuştan görme engelli Fikriye ve Kerem Gezgin kardeşler, beden eğitimi öğretmenlerinin yönlendirmesiyle sporda başarı elde ederek üniversiteye adım attı. Bu yıl ilk kez farklı şehirlerde eğitim görecek olan kardeşler, engelli çocukları olan ailelere ortak bir mesaj vererek, "Aileler, çocuklarının her zaman arkasında dursun" dedi. İzmir Bornova’daki Aşık Veysel Görme Engelliler Okulu’nda eğitim gören Fikriye ve Kerem Gezgin kardeşler, pandemi döneminde aileleriyle birlikte Isparta’nın Yalvaç ilçesine taşındı. Burada Atatürk Anadolu Lisesi’ni tamamlayan kardeşler, beden eğitimi öğretmenleri Yusuf Ali Çelik ile tanıştı ve goalball sporuna daha profesyonel şekilde yöneldi. Doğuştan yüzde 93 görme engelli olan 18 yaşındaki Kerem, İzmir Seferihisar’daki 9 Eylül Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Rekreasyon bölümünü kazandı. Yüzde 94 görme engelli olan 19 yaşındaki Fikriye ise Afyon Kocatepe Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Rekreasyon bölümünü kazandı. Bugüne kadar hiç ayrılmamış olan iki kardeş, üniversite eğitimi nedeniyle bu yıl ilk kez ayrı şehirlerde eğitim görecek. "Ortaokuldan beri goalball ile ilgileniyorum" Goalball serüvenini anlatan Fikriye Gezgin, "İlk Aşık Veysel Görme Engelliler Okulu’nda okudum, İzmir Bornova’da bulunan. Daha sonra pandemi vesilesiyle Isparta Yalvaç’a, kendi memleketimize taşındık. Burada Atatürk Anadolu Lisesi’ni bitirdim. Oradaki beden öğretmenim sayesinde Yusuf Ali hocamla tanıştım. Önceden de goalball ile ilgileniyordum, ortaokuldan beri ilgileniyorum. Daha sonra Yusuf Ali hocamla bu etkinliğimize, sporumuza devam ettik. Bizim elimizden tuttu sağ olsun, çeşitli aktivitelere katıldık. Her sene şehirlerarası olan turnuvalara katılıyorum, katılmaya devam ediyorum. 5 yıldır gidiyorum şehirlere" dedi. "Üniversiteyi kazandım, şimdi sıra destek olmakta" Goalball ile İzmir’de tanıştığını söyleyen Kerem Gezgin ise, "İzmir Aşık Veysel İlkokulu-Ortaokulu Görme Engelliler Okulu’nda beden öğretmenim vesile oldu, beni goalball ile tanıştırdı. Ondan sonra pandemi vesilesiyle Isparta Yalvaç’a, memleketimize taşınmak zorunda kaldık. Burada da Atatürk Anadolu Lisesi’nde okudum. Aynı zamanda Yusuf Ali Çelik hocamla tanıştım. Bana goalballde o da önayak oldu, yardımcı oldu. Daha sonrasında liseyi bitirdim. Bana, ’üniversite sınavına gir’ dedi, girdim çıktım, sonucum da iyi geldi. Ondan sonra ’Beden öğretmenliği sınavı var’ dedi. Bize onu çalıştırdı, hazırladı bizi. Daha sonrasında girdik çıktık, onu da geçtik. Üniversiteyi kazandım. Kazandığım yer İzmir 9 Eylül Spor Fakültesi. Biz de üniversiteyi bitirince Yusuf Ali Çelik hocam gibi görme engelli arkadaşlarımıza önayak olmaya çalışacağız" ifadelerini kullandı. "Toplum görme engellileri yeterince tanımıyor" Toplumsal farkındalığın önemine değinen Kerem Gezgin, "Bence toplum görme engellileri fazla tanımıyor, beni de üzen tarafı bu. Görme engellilerin bence spora erişebilmesi için ilk önce ailelerinin destek çıkması lazım. Ve sonrasında Yusuf Ali Çelik hocam gibi binlerce olması lazım" ifadelerini kullandı. "Aileler çocuklarının arkasında dursun" Kardeşiyle birbirlerine destek olduklarını aktaran Fikriye Gezgin, "Ailemiz bizim arkamızda durdular, yardımcı oldular, daha sonra bizi asıl finale hazırlayan Yusuf Ali Çelik hocamız sağ olsun. Bize bu yolda en çok mutlu eden, motive eden önce ailemizin arkamızda durması, daha sonra biz yorulsak da bıksak da vazgeçsek de Yusuf Ali hocamız bize hep destek çıktı, yardımcı oldu. Biz yorulsak bile, sıkılsak bile bizim için gece gündüz çalıştı, emek harcadı, bize yardımcı oldu. Bu da bizi motive etti ve onun sayesinde bu yerlere geldik" diye konuştu. "Çocuğunuzun yeteneği neyse ona destek çıkın, sakın onu engeliyle yargılamayın" Görme engelli çocukları olan ailelere seslenen Fikriye Gezgin, "Çocuğunuzun yeteneği neyse ona destek çıkın, sakın onu engeliyle yargılamayın. Arkasında durun, yanlış da yapsa, doğru da yapsa hep arkasında olun, ona destek çıkın, elinden tutun. Ona ait okullara yollayın, kaynaştırma okullarına zorlamayın. Bu, çocuklarımızı çok yıpratan bir durum ve biz çocuklarımızı zorladıkça çocuklarımız iyice kendilerini önemsiz hissediyorlar, kendilerini içe kapatıyorlar" dedi. "Engelli öğrencileri dışlamayın" Öğretmenlere çağrı yapan Fikriye Gezgin, "Eğer sınıfta bir öğrenci bile engelli ise onu dışlamayın, onun ihtiyaçlarını karşılamaya çalışın. Ve diğer arkadaşlarınıza da bunu söyleyin. Onun yanında olmasa bile söyleyin, dile getirin. Engelli kardeşlerimizi küçümsemeyelim, destek olalım, arkasında duralım. Okullardaki beden öğretmenlerimiz, sizler de bu sporu herhangi bir görme engelli ya da başka bir engeli olan kardeşlerimize sporu gösterebilirsiniz, anlatabilirsiniz, turnuvalara hazırlayabilirsiniz. Bu, onun için çok mutlu ve sevinç dolu bir şey olur, sizi unutmaz asla" ifadelerine yer verdi. Kerem ve Fikriye Gezgin, süreçte kendilerine destek olan ailelerine ve Isparta Yalvaç Gençlik Spor Merkezi’nde görev yapan Yusuf Ali Çelik’e teşekkür etti.
Goalball sporu ile hayatları değişen görme engelli kardeşler aynı anda üniversite hayaline ulaştı
28 Eylül 2025 Pazar - 11:40 Goalball sporu ile hayatları değişen görme engelli kardeşler aynı anda üniversite hayaline ulaştı Pandemi döneminde İzmir’den memleketleri Isparta Yalvaç’a taşınan doğuştan görme engelli olan Fikriye ve Kerem Gezgin kardeşler, beden eğitimi öğretmenlerinin yönlendirmesiyle sporda başarı elde ederek üniversiteye adım attı. Bu yıl ilk kez farklı şehirlerde eğitim görecek olan kardeşler, engelli çocukları olan ailelere ortak bir mesaj vererek, "Aileler, çocuklarının her zaman arkasında dursun" dedi. İzmir Bornova’daki Aşık Veysel Görme Engelliler Okulu’nda eğitim gören Fikriye ve Kerem Gezgin kardeşler, pandemi döneminde aileleriyle birlikte Isparta’nın Yalvaç ilçesine taşındı. Burada Atatürk Anadolu Lisesi’ni tamamlayan kardeşler, beden eğitimi öğretmenleri Yusuf Ali Çelik ile tanıştı ve Goalball sporuna daha profesyonel şekilde yöneldi. Doğuştan yüzde 93 görme engelli olan 18 yaşındaki Kerem, İzmir Seferihisar’daki 9 Eylül Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Rekreasyon bölümünü kazandı. Yüzde 94 görme engelli olan 19 yaşındaki Fikriye ise Afyon Kocatepe Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Rekreasyon bölümünü kazandı. Bugüne kadar hiç ayrılmamış olan iki kardeş, üniversite eğitimi nedeniyle bu yıl ilk kez ayrı şehirlerde eğitim görecek. "Ortaokuldan beri Goalball ile ilgileniyorum" Goalball serüvenini anlatan Fikriye Gezgin, "İlk Aşık Veysel Görme Engelliler Okulu’nda okudum, İzmir Bornova’da bulunan. Daha sonra pandemi vesilesiyle Isparta Yalvaç, kendi memleketimize taşındık. Daha sonra burada Atatürk Anadolu Lisesi’ni bitirdim. Oradaki beden öğretmenim sayesinde Yusuf Ali hocamla tanıştım. Önceden de Goalball ile ilgileniyordum, ortaokuldan beri ilgileniyorum. Daha sonra Yusuf Ali hocamla bu etkinliğimize, sporumuza devam ettik. Bizim elimizden tuttu sağ olsun, çeşitli aktivitelere katıldık. Her sene şehirlerarası olan turnuvalara katılıyorum, katılmaya devam ediyorum. 5 yıldır gidiyorum şehirlere" dedi. "Üniversiteyi kazandım, şimdi sıra destek olmakta" Goalball ile İzmir’de tanıştığını söyleyen Kerem Gezgin, "İzmir Aşık Veysel İlkokulu-Ortaokulu Görme Engelliler Okulu’nda beden öğretmenim vesile oldu, bana Goalball ile tanıştırdı. Ondan sonra pandemi vesilesiyle Isparta Yalvaç’a, memleketimize taşınmak zorunda kaldık. Burada da Atatürk Anadolu Lisesi’nde okudum. Aynı zamanda Yusuf Ali Çelik hocamla tanıştım. Bana Goalball’de o da önayak oldu, yardımcı oldu. Daha sonrasında liseyi bitirdim. Dedi, bana ‘Üniversite sınavına gir’ dedi, girdim çıktım, sonucum da iyi geldi. Ondan sonra ‘Beden öğretmenliği sınavı var’ dedi. Bize onu çalıştırdı, hazırladı bizi. Daha sonrasında girdik çıktık, onu da geçtik. Üniversiteyi kazandım. Kazandığım yer İzmir 9 Eylül Spor Fakültesi. Biz de üniversiteyi bitirince Yusuf Ali Çelik hocam gibi görme engelli arkadaşlarımıza önayak olmaya çalışacağız" ifadelerini kullandı. "Toplum görme engellileri yeterince tanımıyor" Toplumsal farkındalığın önemine değinen Kerem Gezgin, "Bence toplum görme engellileri fazla tanımıyor, beni de üzen tarafı bu. Görme engellilerin bence spora erişebilmesi için önayak ilk önce aileleri, destek çıkması lazım. Ve sonrasında Yusuf Ali Çelik hocam gibi binlerce olması lazım" ifadelerini kullandı. "Aileler çocuklarının arkasında dursun" Kardeşi ile birbirlerine destek olduklarını aktaran Fikriye Gezgin, "Ailemiz bizim arkamızda durdular, yardımcı oldular, daha sonra bizi asıl finale hazırlayan Yusuf Ali Çelik hocamız sağ olsun. Bize bu yolda en çok mutlu eden, motive eden önce ailemizin arkamızda durması, daha sonra biz yorulsak da bıksak da vazgeçsek de Yusuf Ali hocamız bize hep destek çıktı, yardımcı oldu. Biz yorulsak bile, sıkılsak bile bizim için gece gündüz çalıştı, emek harcadı, bize yardımcı oldu. Bu da bizi motive etti ve onun sayesinde bu yerlere geldik" diye konuştu. "Çocuğunuzun yeteneği neyse ona destek çıkın, sakın onu engeliyle yargılamayın" Görme engelli çocukları olan ailelere seslenen Fikriye Gezgin, "Çocuğunuzun yeteneği neyse ona destek çıkın, sakın onu engeliyle yargılamayın. Arkasında durun, yanlış da yapsa, doğru da yapsa hep arkasında olun, ona destek çıkın, elinden tutun. Ona ait okullara yollayın, kaynaştırma okullarına zorlamayın. Bu, çocuklarımızı çok yıpratan bir durum ve biz çocuklarımızı zorladıkça çocuklarımız iyice kendilerini önemsiz hissediyorlar, kendilerini içe kapatıyorlar" dedi. "Engelli öğrencileri dışlamayın" Öğretmenlere çağrı yapan Fikriye Gezgin, "Eğer sınıfta bir öğrenci bile engelli ise onu dışlamayın, onun ihtiyaçlarını karşılamaya çalışın. Ve diğer arkadaşlarınıza da bunu söyleyin. Onun yanında olmasa bile söyleyin, dile getirin. Engelli kardeşlerimizi küçümsemeyelim, destek olalım, arkasında duralım. Okullardaki beden öğretmenlerimiz, sizler de bu sporu herhangi bir görme engelli ya da başka bir engeli olan kardeşlerimize sporu gösterebilirsiniz, anlatabilirsiniz, turnuvalara hazırlayabilirsiniz. Bu, onun için çok mutlu ve sevinç dolu bir şey olur, sizi unutmaz asla" ifadelerini kullandı. Kerem ve Fikriye Gezgin, süreçte kendilerine destek olan ailelerine ve Isparta Yalvaç Gençlik Spor Merkezi’nde görev yapan Yusuf Ali Çelik’e teşekkür etti.
Elma diyarı Eğirdir’de hasat başladı, kuraklık rekolteyi vurdu
27 Eylül 2025 Cumartesi - 11:58 Elma diyarı Eğirdir’de hasat başladı, kuraklık rekolteyi vurdu Türkiye’nin önemli elma üretim merkezlerinden biri olan Isparta Eğirdir’de hasat sezonu başladı. Üreticiler, don ve kuraklık nedeniyle bu yıl verimde ciddi düşüş yaşandığını belirtirken, elma bahçelerinde hummalı çalışma sürüyor. Elma üreticisi Hasan Polat, bu sezon verim ve kalite açısından durumun iç açıcı olmadığını belirterek, "Susuzluktan dolayı yaklaşık yüzde 80 oranında kayıp yaşadık" dedi. Türkiye’de yetiştirilen her 4 elmadan birinin üretildiği Isparta’da Eylül ayı ile birlikte bahçelerde hareketlilik arttı. Özellikle Eğirdir, Gelendost, Gönen ve Atabey ilçelerinde yoğun olarak yapılan elma yetiştiriciliği, bu yıl kuraklık ve sulama problemleriyle sekteye uğradı. 2023 yılı Ağustos ayında coğrafi işaret tescili alan Isparta elması, aroma, tat ve kalite açısından ülke genelinde önemli bir konuma sahip. Ancak iklimsel olumsuzluklar, üreticilerin hem verim hem de kalite açısından zor bir sezon geçirmesine yol açtı. "Rekoltede yüzde 80’e varan kayıp var" Elma üreticisi Hasan Polat, hasadın başladığını ancak verim ve kalite açısından durumun iç açıcı olmadığını belirterek, "4 gündür Golden cinsi elmalarımızla hasada başladık. Ancak Starking türünde yeterli renklenme ve kalite oluşmadığı için biraz daha bekliyoruz. Golden hasadımız sürüyor fakat genel olarak ciddi bir verim kaybı söz konusu. Suyun yetersizliği üretimi doğrudan etkiledi. Rekoltemiz bu yıl iyiydi aslında, ama susuzluktan dolayı yaklaşık yüzde 80 oranında kayıp yaşıyoruz" dedi. "Bu sezon emeklerinin karşılığını almaları mümkün değil" Polat, özellikle Eğirdir Gölü’ndeki kuraklık nedeniyle sulama konusunda büyük sıkıntılar yaşandığını vurgulayarak, "Suya ulaşabilen üreticiler daha avantajlı durumda. Suyu olmayan üreticiler ise genellikle meyve suyu sanayisine gönderilecek düşük kaliteli elma üretmek zorunda kaldı. Müstahsil zor durumda, emeklerinin karşılığını almaları mümkün değil" ifadelerini kullandı. İşçi sıkıntısı bu yıl yaşanmadı Hasat döneminde en çok yaşanan sorunlardan biri olan işçi bulma sıkıntısının bu yıl olmadığını dile getiren Polat, "Bu sezon işçi bulma konusunda sorun yaşamadık. Boğazova gibi bölgelerde üretim düşük olduğu için işçilik rahat geçti. Ancak elmanın bol olduğu Aksu ve Yılanlı gibi yüksek rakımlı bölgelerde hasat henüz başlamadı. Oralarda 10-15 gün içinde yoğunluk yaşanabilir" diye konuştu. İşçilerin günlük yevmiyelerinin ise bin ile bin 200 TL arasında değiştiği belirtildi. Soğuk hava depolarına gönderiliyor Toplanan elmalar, Eğirdir’de bulunan soğuk hava depolarına taşınıyor. Burada muhafaza edilen elmalar hem iç pazarda hem de yurt dışı ihracatında değerlendiriliyor. Polat, elma hasadının Ekim ortalarına kadar devam edeceğini ve bu süreçte üreticilerin meyvelerini pazara hazırlamayı sürdüreceğini ifade etti. Elma bahçelerinde yoğun tempoyla çalışan tarım işçileri ise sezonun tüm üreticilere ve çalışanlara hayırlı ve bereketli geçmesini temenni etti.