Yerel Haberler
Isparta
Eğirdir Gölü kıyısında bulunan kemiklerin hayvana ait olduğu değerlendiriliyor
10 Şubat 2026 Salı - 09:45 Eğirdir Gölü kıyısında bulunan kemiklerin hayvana ait olduğu değerlendiriliyor Isparta’nın Eğirdir ilçesinde göl suyunun çekilmesiyle ortaya çıkan ve insana ait olduğu öne sürülen kemik parçalarıyla ilgili Müze Müdürlüğü ekipleri inceleme yaptı. İlk değerlendirmede kemiklerin insana değil, hayvana ait olduğu değerlendirildi. Türkiye’nin dördüncü büyük gölü olan ve içme suyu rezervleri açısından büyük önem taşıyan Eğirdir Gölü’nde, son yıllarda etkisini artıran kuraklık nedeniyle su seviyesi önemli ölçüde düştü. Suyun çekilmesiyle daha önce göl altında kalan bazı alanlar gün yüzüne çıkarken kıyı kesiminde insana ait olduğu öne sürülen kemik parçaları ile kırık küp ve farklı yapıda taşların bulunduğu yönünde iddialar üzerine Isparta Müze Müdürlüğü ekipleri inceleme başlattı. Seydim Mahallesi’nde göl kenarına gelen uzman ekipçe yapılan incelemede söz konusu kemiklerin ilk belirlemelere göre hayvana ait olduğu değerlendirildi. Müze yetkilileri, kesin ve resmi sonucun gerçekleştirilecek detaylı analizlerin ardından önümüzdeki günlerde kamuoyuyla paylaşılacağını ifade etti. 46 yıllık balıkçı hayatında ilk kez gördü Buluntuları fark eden ve Eğirdir’de yaklaşık 46 yıldır balıkçılıkla uğraşan 66 yaşındaki Çetin Ünsal, geçtiğimiz hafta gezi amacıyla Seydim Mahallesi Kuş Kayası mevkiine gittiğini belirterek burada kemik parçaları ile kırık küpler gördüğünü söyledi. Hayatı boyunca göl kıyısında yaşadığını ifade eden Ünsal, böyle bir durumla ilk kez karşılaştığını dile getirdi. Gölün geçmişte çok daha derin olduğunu vurgulayan Ünsal, "Benim yaşım 66. İlk defa gölün bu kadar çekildiğini görüyorum. Eskiden buralar gölün en derin yerleriydi. Bu alanlarda ağ atıp balık tutardım" dedi. Bölgede alışılmışın dışında taşlarla da karşılaştığını anlatan Ünsal, "Kahverengi, normalden daha ağır ve farklı yapıda kayalar var. Bunların da yetkili birimler tarafından incelenmesini istiyorum" diye konuştu. "O günden bugüne göl hiç bu kadar çekilmedi" 1974 yılında da gölde çekilme yaşandığını hatırlatan Ünsal, o dönemde bu seviyenin görülmediğini belirterek, "1974 yılında göl çekilmişti. O zaman 14-15 yaşlarındaki arkadaşlarımız kıyılarda bakır kaplar, kazanlar, leğenler, ibrikler bulup hurdacılara satıyordu. Ama o günden bugüne kadar göl hiç bu kadar çekilmemişti" ifadelerini kullandı. Ünsal, suyun kıyıdan yaklaşık 250 ila 300 metre kadar geri çekildiğini belirterek, hem kemiklerin hem de diğer materyallerin uzman ekiplerce incelenmesi gerektiğini vurguladı.
Ispartalı Fatma’yı 16 bıçak darbesiyle öldüren eşinin emniyet ifadesi kan dondurdu
09 Şubat 2026 Pazartesi - 10:15 Ispartalı Fatma’yı 16 bıçak darbesiyle öldüren eşinin emniyet ifadesi kan dondurdu Van’ın Çaldıran ilçesinde 28 yaşındaki eşini darp ederek 16 bıçak darbesiyle öldüren sanığın emniyette verdiği ifadeler kan dondurdu. Tutuklanma sürecinde eşini başka biriyle yazışırken yakaladığını öne süren sanık, "Bu olayların ardından eşim bana, ‘Kendimi öldürürsem cehenneme giderim. Bunu ben yapamıyorum, sen yap, beni öldür’ dedi. Bunun üzerine önce ellerimle boğmaya çalıştım. Daha sonra bana gösterdiği bıçağı alarak boyun ve boğaz bölgesine birkaç kez sapladım" sözleriyle yaşananları anlattı. Sanık, mahkemede ise bu ifadelerini hatırlamadığını söyledi. Bunun üzerine mahkeme duruşmayı ileri bir tarihe erteledi. Olay, 26 Aralık 2024 günü saat 17.30 sıralarında Van’ın Çaldıran ilçesindeki bir aile apartmanında meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, Isparta’nın Yalvaç ilçesinden Van’a gelin giden 28 yaşındaki Fatma Çakırbeyli ile eşi Reşat Çakırbeyli arasında henüz nedeni belirlenemeyen bir anlaşmazlık çıktı. Fatma Çakırbeyli, uzun süre darbedildikten sonra 2’si boyun bölgesine olmak üzere toplam 16 bıçak darbesiyle hayatını kaybetti. Cinayet sırasında çiftin iki çocuğunun apartmanın alt katında bulunduğu öğrenildi. Olayın ardından polis ekipleri apartmandaki güvenlik kameralarını incelemeye aldı. Gözaltına alınan Reşat Çakırbeyli, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. 28 yaşındaki iki çocuk annesi Fatma Çakırbeyli’nin cenazesi ise 2 Ocak 2025 tarihinde memleketi Isparta’nın Yalvaç ilçesine bağlı Yukarıkaşıkara köyünde toprağa verildi. 5 Şubat’ta Erciş Ağır Ceza Hâkimliği’nde SEGBİS aracılığıyla ilk kez hâkim karşısına çıkan sanığın, yakalandığı gün kolluk kuvvetlerine verdiği ifadeler kan dondururken, duruşmada bu beyanlarını hatırlamadığını söylemesi dikkat çekti. Mahkeme heyeti, ifadeler arasındaki çelişkiler nedeniyle duruşmayı ileri bir tarihe erteledi. Duruşmaya Yalvaç Adliyesi’nde katılan aile ise sanığın en ağır şekilde yargılanması için yetkililerden adalet çağrısında bulundu. "Eşimin başka biriyle mesajlaştığını yakaladım" Sanık Reşat Çakırbeyli, mahkemede verdiği ifadesinde, "Fatma Çakırbeyli ile 10 senedir dinî nikahlı evliydim. Bu evliliğimizden Efraim ve Bünyamin isminde iki çocuğumuz var. Olaydan bir ay önce Fatma’nın gizlice sosyal medya kullandığını yakaladım. Bir erkekle yazışıyordu. Mesajlarda birbirlerine aşk sözleri yazmışlardı. ‘Ucunda ölüm varsa sana geleceğim, seni bırakmam’ şeklinde mesajlar vardı. Fatma’ya sordum ama kim olduğunu söylemedi" dedi. Bir süre sonra oğlundan, eşinin bir öğretmene hediye verdiğini duyduğunu belirten sanık, "Fatma’ya bu kişinin kim olduğunu sordum. ‘Kimse duymasın, konuyu kapatalım’ dedi. Oğlumun okulundan bir öğretmen olduğunu söyledi. Ben de kimseyle konuşmamasını istedim ve konuyu kapattım" ifadelerini kullandı. "Bana bunları söyleyince kendimi kaybettim" Olay günü eve gittiğini anlatan sanık, "Yukarı çıktım, Fatma kapıyı açtı, morali bozuktu. Bana ‘Sen beni kamerayla mı engelleyeceksin, bu kamerayı sökeceksin’ dedi. Ben de sökmeyeceğimi söyledim. Bana ‘Sen adam mısın, sen o öğretmenin tırnağı olamazsın, onun bana verdiği ilginin yarısını sende görmedim’ dedi. Bu sözleri duyunca kendimi kaybettim" dedi. Mutfakta olduklarını belirten sanık, "Çocuklar evde değildi. Fatma bana bıçağı gösterdi ama neden gösterdiğini bilmiyorum. Bıçağı nasıl aldığımı hatırlamıyorum. 16 kez bıçaklandığını söylüyorlar, iki tanesi ölümcülmüş, nasıl olduğunu bilmiyorum. O an kendimi kaybettim" diye konuştu. "Önce boğdum sonra bıçakladım" Sanığa, soruşturma aşamasında verdiği ve eşinin ölmek istediğini söylediğine dair beyanı hatırlatıldı. Sanık, emniyetteki ifadesinde, "Eşim bana ‘Kendimi öldürürsem cehenneme giderim, bunu ben yapamıyorum, sen yap beni öldür’ dedi. Bunun üzerine önce ellerimle boğmaya çalıştım, sonra bana gösterdiği bıçağı alarak boyun ve boğaz bölgesine birkaç kez sapladım" demişti. Ancak sanık, ilk duruşmada hâkim karşısında bu sözlerini hatırlamadığını belirtti. Mahkeme heyeti, sanığın emniyet, savcılık ve mahkemedeki ifadeleri arasında çelişkiler bulunduğunu tutanağa geçirdi. Kuzeni konuştu iddialar dikkat çekti Mahkeme sonrasında konuşan Fatma Çakırbeyli’nin kuzeni Mevlüt Çelik, "Bugün kuzenimin davasına katıldık. Karşı tarafın avukatları, yaşadığı toplum yapısı nedeniyle sanığa çok fazla yüklenilmemesi gerektiğini savundu. Olayın bir anlık sinirle gerçekleştiğini söylüyorlar ama bu kesinlikle bir anlık öfke değildi. Sanığın koğuş arkadaşı da bazı şeyleri kendi ağzıyla itiraf etti. Ayrıca daha önceden sanığın abisinin ‘namusunu temizle, bu işi bitir’ dediğini duyduk" dedi. Kardeşi tepki gösterdi planlı olduğunu savundu Mahkeme sonrası konuşan merhum Fatma Çakırbeyli’nin kardeşi Tolga Şapçı, "Ablam 13 ay önce katledildi ve bugün duruşmadaydım. Sanığın ve avukatlarının yalanlarını dinledim. Bu şahıs işine geleni hatırlıyor, işine gelmeyeni hatırlamıyor. Ablamı 16 kez bıçakladığını hatırlamıyor ama ablamın kendisini aldattığını ve abisinin ‘namusunu temizle’ dediğini hatırlıyor. Yalanları o kadar ortada ki kendi avukatı bile ağzından kaçırdı, ablam için ‘evet katledildi’ dedi. Koğuş arkadaşının söylediğine göre de her şeyi anlatmış, hatta kendisine ‘namusunu temizle’ denildiğini ifade etmiş. Olayın bir anlık öfkeyle gerçekleştiğini söylüyorlar ancak ben buna inanmıyorum. Bu cinayetin planlı olduğunu düşünüyorum" ifadelerini kullandı. Duruşma, eksik hususların giderilmesi amacıyla ileri bir tarihe ertelenirken, sanığın tutukluluk durumunun belirli aralıklarla dosya üzerinden değerlendirileceği bildirildi. Davanın bir sonraki duruşması 14 Mayıs 2026 saat 11.00’e bırakılırken, mahkeme sanığın tutukluluk halinin devamına karar verdi. Aile ise mahkemenin ardından kızlarının mezarını ziyaret etti.
Böcek Müzesi 30 bin örnekle bilime katkı sunuyor, çocukların korkularını yeniyor
08 Şubat 2026 Pazar - 10:58 Böcek Müzesi 30 bin örnekle bilime katkı sunuyor, çocukların korkularını yeniyor Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölümü bünyesinde faaliyet gösteren Böcek Müzesi, yaklaşık 30 bin örnekle bilimsel çalışmalara katkı sağlarken özellikle çocuklarda yaygın olan böcek korkusunun aşılmasına da destek oluyor. Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi (ISUBÜ) Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölümü bünyesinde bulunan Böcek Müzesi, sahip olduğu zengin koleksiyonla dikkat çekiyor. Yaklaşık 30 bin böcek örneğinin yer aldığı müze, hem bilimsel araştırmalara katkı sunuyor hem de ziyaretçilerine biyolojik çeşitliliği yakından tanıma imkânı sağlıyor. Özellikle anaokulu ve ilköğretim çağındaki çocuklar tarafından yoğun ilgi gören müze, entomofobi olarak bilinen böcek korkusunun yenilmesinde önemli bir rol üstleniyor. Böcek biliminin, insanlığın hayatta kalma, pratik bilgi üretme ve bilimin ışığında kültürel çalışmalar yapma gibi temel uğraşlarının tamamıyla yakından ilişkili olduğu vurgulanırken; böceklerin insan kültüründe edebiyattan sanata, tarihten dine, halk sağlığından besin kaynağına kadar pek çok alanda önemli bir yere sahip olduğu ifade ediliyor. Bu yönüyle böcekler, insan kültürünün vazgeçilmez unsurları arasında yer alıyor. Bitki Koruma Bölümü Böcek Müzesi, yalnızca bilim ve eğitim alanında değil, aynı zamanda tarih içinde yapılan bir yolculuğun biyolojik çeşitlilik penceresi olarak da öne çıkıyor. 26 Kasım 2002 yılında kurulan müzede, 11 takıma bağlı yaklaşık 100 familyaya ait bin 200’den fazla teşhisli tür bulunuyor. Toplam örnek sayısının 20 binin üzerinde olduğu müze, sadece üniversite için değil, Isparta kenti açısından da önemli bir prestij yapısı olarak değerlendiriliyor. ISUBÜ Bitki Koruma Bölümü Böcek Müzesi, 2005 yılında Türkiye’den "Uluslararası Böcek ve Akar Koleksiyonları" listesine giren ikinci böcek müzesi olma unvanını kazanırken, uluslararası merkezler tarafından "Entomological Museum of Isparta, Turkey (EMIT)" adıyla tanınıyor. Böcek Koleksiyonu 23 yıldır bilimsel standartlarda korunuyor Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölüm Başkanı Prof. Dr. Sibel Yorulmaz, aynı zamanda Böcek Koleksiyonu sorumlusu olarak görev yaptığını belirterek, koleksiyonun temellerinin 2002 yılında atıldığını söyledi. Yorulmaz, "2005 yılında uluslararası böcek ve akar koleksiyonu standartlarına uygun şekilde kapsama alındık. 2010 yılından itibaren ise koleksiyonumuz ziyarete açıldı ve o tarihten bu yana aktif olarak ziyaretçilerini ağırlıyor" dedi. Ziyaretçilerin yüzde 80’i anaokulu ve ilköğretim çağındaki çocuklar Böcek Koleksiyonu’nun özellikle çocuklardan yoğun ilgi gördüğünü ifade eden Prof. Dr. Yorulmaz, 2025 yılında toplam ziyaretçi sayısının bin 200’e ulaştığını belirtti. Ziyaretçilerin yaklaşık yüzde 80’inin anaokulu ve ilköğretim çağındaki çocuklardan oluştuğunu kaydeden Yorulmaz, "Amacımız biyolojik çeşitliliğin doğadaki önemini, canlıların ekosistemdeki rolünü ve korunması gerektiğini özellikle küçük yaşlarda anlatabilmek. Üniversitemizin toplumsal katkı misyonu kapsamında koleksiyonumuz önemli bir görev üstleniyor" diye konuştu. Hedef entomofobiyi yenmek ve biyolojik farkındalık oluşturmak Son yıllarda entomofobi olarak bilinen böcek korkusunun yaygınlaştığını dile getiren Prof. Dr. Yorulmaz, küçük yaşta böceklerle tanışmanın bu korkunun aşılmasında etkili olduğunu ifade etti. Yorulmaz, "Doğada yaklaşık 3 milyon tür ile canlılar arasında en fazla tür sayısına sahip olan böceklerin tanıtılması temel hedeflerimiz arasında yer alıyor. Koleksiyonumuzda 11 takıma bağlı yaklaşık 100 familyaya ait böcek bulunuyor. Bunların yaklaşık bin 200’ü tür düzeyinde teşhis edilmiş durumda ve toplamda yaklaşık 30 bin böcek örneği sergileniyor. Isparta özelinde ise nesli tehlike altında olan Apollo kelebeği büyük önem taşıyor" dedi.
Isparta Belediyesi, pazar alanı çatılarına GES kuruyor
08 Şubat 2026 Pazar - 10:19 Isparta Belediyesi, pazar alanı çatılarına GES kuruyor Isparta Belediyesi tarafından Davraz Mahallesi Kapalı Pazar Alanının çatısına 1.2 MW’lik güneş enerjisi santrali (GES) kuruluyor. Çalışmaları yerinde inceleyen Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, belediyenin güneş enerji santrallerinden yıllık 250 milyon lira gelir elde ettiğini, bunun da şehrin geleceğine önemli bir yatırım olduğunu vurguladı. Isparta Belediyesi, yenilebilir enerji alanında geleceğin yatırımı olarak görülen Güneş Enerjisi Santrallerine (GES) büyük yatırımlar yapmaya devam ediyor. Senirce ovasının tepelerindeki atıl arazilere güneş enerjisi santrallerinin kurulmasının ardından belediyenin hizmet binaları, tesisleri ve mahallelere kazandırdığı kapalı pazar alanlarının çatılarına da güneş enerjisi santralleri kuruluyor. Böylelikle güneşten elektrik üretilerek, önemli bir gelir elde ediliyor. Isparta Belediyesi, Senirce ovalarının tepelerinin yanı sıra ISBAŞ Bimsblok Fabrikası, Mehmet Tönge Kapalı Pazar Alanı, Akkent Kapalı Pazar Alanı, Binbirevler Kapalı Pazar Alanı, Bezirgan Sufrası, Emre Spor Kompleksi, Kirazlıtepe, Kirazlıdere Sosyal Tesisleri ve Park ve Bahçeler Müdürlüğü hizmet binasının çatısına güneş enerjisi santralleri kurulmuştu. Şimdi de Davraz Mahallesi Kapalı Pazar Alanının çatısına 1.2 MW’lik GES kuruluyor. Böylelikle Isparta Belediyesi’nin güneşten elektrik üretimi 20 MW’ye çıkıyor. Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, Davraz Kapalı Pazar Alanının çatısında devam eden GES çalışmalarını yerinde inceledi, yüklenici firma yetkililerinden bilgi aldı. Başkan Başdeğirmen: "20 MW gücüne ulaşıyoruz" İncelemelerinin ardından açıklamalarda bulunan Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, 2022 yılının şubat ayında yoğun kar yağışında Davraz Kapalı Pazar Alanının çöktüğünü ve pazar alanını yeniden yaptıklarını dile getirdi. Kapalı Pazar Alanının çatısını GES için uygun yaptıklarını belirten Başkan Başdeğirmen, "Isparta Belediyemizin önemli yatırımlarından birisi olan güneş enerjisi santrallerinde artışlar devam ediyor. Geçtiğimiz yıla kadar 16 MW GES’i tamamlamıştık. Daha sonra Kirazlıdere Sosyal Tesislerinde, Mehmet Tönge, Akkent ve Binbirevler Kapalı Pazar Alanlarında, Bezirgan Sufrası çatısında kurduğumuz GES’i şimdi de Davraz Kapalı Pazar Alanı üzerinde 1.2 MW olarak yapıyoruz. Böylelikle 20 MW gücüne ulaşmaktayız. Isparta’mıza önemli kazançlar sağlamaya çalışıyoruz. Bu yatırımın sadece maliyeti var. Bunun parasını amorti ettikten sonra en az 45 yıl sadece bakımları yapılarak, Rabbimiz güneşi verdiği sürece belediyemize gelir getirecektir. Yıllık 250 milyon lira civarında güneş enerjisi santrallerinden karşılıksız, masrafsız gelirimiz var. Otogar çatısına da 1.3 MW GES kuracağız. Orası da bittikten sonra 21 MW GES’i olan bir belediye olacağız. Bu bizim için çok değerli. İl belediyeleri arasında baktığınızda böyle bir gücü bulmak mümkün değil. Çok şükür ki bu bize nasip oldu ve şehrimize güneş enerjisi santrallerini kazandırdık. Isparta, Türkiye’de güneşi en dik konumdan alan illerden bir tanesi ve en verimli şekle sahip. Bunun da istifadesini belediye olarak Isparta’mıza kazandırıyoruz. Buradan gelen gelirler de çocuklarımıza ve geleceğimize çok güzel yatırım olarak geri dönüyor. Davraz ve otogarın çatısı için ihaleyi alan firma yetkilileriyle beraberiz. Kendilerine emeklerinden dolayı teşekkür ederim. Çok hızlı ve son teknolojik ürünlerle çalışıyorlar. Emeği geçenlere ve firma yetkililerimize çok teşekkür ediyorum" ifadelerinde bulundu.
Başkan Başdeğirmen: "ISAK artık INSARAG standartlarında dünyayla aynı seviyede"
06 Şubat 2026 Cuma - 17:29 Başkan Başdeğirmen: "ISAK artık INSARAG standartlarında dünyayla aynı seviyede" Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, 6 Şubat Kahramanmaraş ve Hatay depremlerinin 3. yıl dönümünde bölgede görev alan ve hayatlara dokunan Isparta Belediyesi Arama Kurtarma (ISAK) ekibiyle bir araya geldi. Başkan Başdeğirmen, depremin ardından ISAK ekibinin gerekli eğitimleri başarıyla tamamlayarak INSARAG standartlarında ‘Kentsel Arama ve Kurtarma Orta Ekip Akreditasyon Belgesi’ aldığını söyledi. Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, 6 Şubat 2023 tarihinde tüm Türkiye’yi derinden sarsan Kahramanmaraş ve Hatay merkezli 11 ilde yaşanan depremlerin yıl dönümünde bölgede arama kurtarma faaliyetlerine katılan Isparta Belediyesi Arama Kurtarma (ISAK) ekibiyle bir araya geldi. Hasgören: "ISAK, başkanımızın vizyonuyla kuruldu" Isparta Belediyesi Meclis Salonu’ndaki buluşmada ilk söz alan ISAK Birim sorumlusu Güngör Hasgören, ISAK’ın çalışmalarıyla ilgili Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen’e bilgi verdi. Hasgören, "ISAK, Belediye Başkanımız Şükrü Başdeğirmen’in vizyonu sayesinde kuruldu ve kendisinin sonsuz destekleri sayesinde büyüyüp bugünkü haline ulaştı. Başkanımızın bu başarıdaki payı asla garipsenemez. Bunun için başkanımıza teşekkür ederim. 2021’de ISAK kurulduğunda 18 kişiydi, bugün 60 kişilik büyük bir aileyiz. Sürekli eğitim alıyoruz. Yüksekten, kuyudan kurtarma, enkazda çalışma eğitimlerine katılıyoruz. Eğitimler ve tatbikatlarla kendimizi geliştirdik. Son olarak ekibimize bir arama kurtarma köpeği kazandırdık. Bir üst seviyeye gelmek için elimizden gelen tüm gayreti göstermeye çalışıyoruz" dedi. "Bu belge bir güvendir" ISAK’ın INSARAG standartlarında ‘Kentsel Arama ve Kurtarma Orta Ekip Akreditasyon Belgesi’ aldığını belirten Güngör Hasgören, "Bu belge afetlerde insanlar için bir güven ve dünyadaki diğer seçkin ekiplerle aynı standartlarda çalıştığımızın tescilidir" şeklinde konuştu. Gülderen: "Ekibimiz sıkı bir şekilde çalışmaya devam ediyor" İtfaiye Müdürü Halil Gülderen de Başkan Başdeğirmen’in verdiği talimatla ISAK’ın 2021 yılında kurulduğunu, o günden bu yana ekibin sıkı bir şekilde eğitim aldığını söyledi. Gülderen, "Arkadaşlarımıza katımlarından ve çalışmalarından dolayı çok teşekkür ediyorum" dedi. Başkan Başdeğirmen: "Yurt dışında da görevlendirilebilecek kapasiteye ulaştınız" Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, ISAK’da görev alan personele teşekkür ederek, yaptıkları görevin öneminden bahsetti. Afet ve diğer olaylarda insanların zor durumunda kaldıklarını söyleyen Başkan Başdeğirmen, "6 Şubat depreminde Kahramanmaraş ve Hatay bölgesinde sizlerle birçok emekler verdik. Çok çalıştığınız Kahramanmaraş bölgesinde Isparta Belediyesi’nin arama kurtarma birimi olarak öne çıkan bir ekip oldunuz. Çalışmalarınızla birçok insanın hayatına dokundunuz. Hem hayatını kaybetmiş kişileri bulmakta hem de zor durumda olan yaşayan kişileri kurtarmakta büyük katkılarınız oldu. Diğer ekiplerde olmayan cihaz ve eğitimlerimiz var. Akredite belgenizi size hatır için vermediler. Aldığınız eğitimler ve cihazları gördükten sonra bu belge verildi. Akredite olmak kolay değil. Artık ISAK, yurt dışında da görevlendirilebilecek bir kapasiteye ulaştı. Yurt dışında bir afet olduğunda herkes oraya gidemiyor. Görevlendirmeler AFAD Başkanlığı tarafından yapılıyor. Onlar da cihazları ve eğitimleri olan ekipleri görevlendiriyor" dedi. "Arama kurtarma köpeğimiz var" ISAK’ın arama kurtarma köpeğine ihtiyacı olduğunu ve bunu aldıklarını dile getiren Başkan Başdeğirmen, "Köpeğimiz kokuya hassas bir köpek. Arama kurtarma faaliyetlerinde istifade edebileceğiz. İsmini ‘Asil’ koyduk. Çok sevimli bir köpek. Niyazi arkadaşımız köpeği eğitiyor. Ekibimizi eksiklikleri tamamlayarak ön sıralara çıkarmaya çalışıyoruz. Rabbim bize zor, acılı afetler göstermesin. Hepinize gayretli çalışmalarınızdan dolayı teşekkür ediyorum. Rabbim bizleri korusun. Emeklerinize sağlık" ifadelerine yer verdi. Yıkık binadan 72 saat sonra kurtardıkları Gülten hanım duvar saatini hediye etti Konuşmaların sonunda ISAK ekibi INSARAG standartlarında aldığı ‘Kentsel Arama ve Kurtarma Orta Ekip Akreditasyon Belgesi’ni Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen’e takdim etti. Ekip ayrıca Başkan Başdeğirmen’e Kahramanmaraş’ta 12 Şubat Mahallesi’ndeki 10 dairelik Erciyes Apartmanı’ndan 72 saat sonra kurtardıkları Gülten hanımın hatıra olarak verdiği duvar saatini takdim etti.