Yerel Haberler
İstanbul
26 Mart 2026 Perşembe - 10:10 Akbank sendikasyon kredisini 1 milyar doları aşan taleple yeniledi Akbank sendikasyon kredisini 1 milyar ABD dolarını aşan rekor taleple yenilediğini duyurdu. Akbank; Nisan 2026’da vadesi gelen sendikasyon kredisini, 1 yıl, 2 yıl ve 3 yıl olmak üzere toplam 6 dilimden oluşan toplam 700 milyon ABD Doları karşılığı krediyle yeniledi. Yapılan açıklamaya göre, euro ve ABD doları para birimlerinden oluşan kredinin, 1 yıl vadeli dilimlerin maliyeti SOFR+%1,25 ve Euribor+%1,10; 2 vadeli dilimlerin maliyeti SOFR+%1,75 ve Euribor+%1,60; 3 yıl vadeli dilimlerin maliyeti SOFR+%2,00 ve Euribor+%1,80 seviyesinde belirlendi. Yenilenen sendikasyonda 2 ve 3 yıllık dilimlerin Akbank’ın Sürdürülebilir Finans Çerçevesi’nde uygun kredilere kullandırılması yönünde karar alındı. Söz konusu işleme 18 ülkeden 10’u yeni olmak üzere 47 banka, toplam 1,17 milyar ABD dolarının üzerinde taleple katılarak Türkiye’nin makroekonomik istikrarına, Türk bankacılık sisteminin dayanıklılığına ve bankaya duyulan güveni bir kez daha ortaya koydu. Yenilenen sendikasyon kredisiyle ilgili olarak açıklamada bulunan Akbank Genel Müdürü Kaan Gür, "Nisan 2025 sendikasyon kredimizin 1 yıl vadeli dilimini toplam 700 milyon ABD Doları karşılığı bir tutarla ve yüzde 136 oranında yeniledik. Sendikasyon kredimizin 2 ve 3 yıllık dilimlerinin Sürdürülebilir Finans Çerçevemize uygun kullandırılacak olmasıyla da sürdürülebilirlik stratejimizi kararlılıkla ileri taşımayı sürdürdük. Uluslararası bankalardan gelen güçlü talep ve yüksek katılım, bankamıza duyulan güvenin yanı sıra Türk ekonomisinin ve bankacılık sektörünün sağlam temellerine olan inancı bir kez daha teyit etti." Gür, açıklamalarına şöyle devam etti: "Sağlam sermaye yapısı, etkin risk yönetimi ve disiplinli yaklaşımıyla bankacılık sektörümüz, her koşulda dayanıklılığını ortaya koymaya devam ediyor. Türk ekonomisine kesintisiz destek sağlama sorumluluğumuzla çalışmalarımızı sürdürürken, bu işlemin sektörümüz açısından da referans niteliği taşıyarak uluslararası piyasalara güçlü bir mesaj verdiğine inanıyoruz. Katılımcı tüm bankalara katkı ve güvenleri için teşekkür ederiz." Konuya ilişkin yaptığı açıklamada Hazine ve Finansal Kurumlar Genel Müdür Yardımcısı Şebnem Muratoğlu, "Nisan 2025’te 1 yıl vadeli dilimini yenilediğimiz sendikasyon kredimizde, dokuz yıl aradan sonra Türk sendikasyon piyasasına yeniden kazandırdığımız 3 yıl vadeye bu yıl da güçlü ilginin devam ettiğini görmekten memnuniyet duyduk. Sendikasyon kredimizin yüzde 53’ünün 2 ve 3 yıllık dilimlerden oluşması, uluslararası yatırımcıların Akbank’a uzun vadeli güvenlerinin sürdüğünü bir kez daha gösterdi. Tüm katılımcı bankalara tekrar teşekkür ederiz" dedi.
26 Mart 2026 Perşembe - 10:10 Geçmeyen baş ağrısına dikkat: Beyin tümörünün ilk sinyali olabilir Prof. Dr. İbrahim Ziyal, beyin tümörlerinin nadir görülmesine rağmen erken fark edildiğinde tedavi şansının yüksek olduğunu belirterek, geçmeyen baş ağrıları başta olmak üzere bazı belirtilerin ciddiye alınması gerektiğini söyledi. Günlük hayatta sık karşılaşılan baş ağrısı, mide bulantısı ya da güçsüzlük gibi şikayetlerin çoğu zaman basit nedenlere bağlı olduğunu ifade eden Memorial Göztepe Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Bölümü’nden Prof. Dr. İbrahim Ziyal, bazı durumlarda bu belirtilerin daha ciddi hastalıkların habercisi olabileceğine dikkat çekti. "Hormonal tümörler kadınlarda daha erken belirti verebilir" Prof. Dr. İbrahim Ziyal, vücudun koruyucu sisteminin bozulmasıyla hücrelerin kontrolsüz çoğalabildiğini ve tümör oluşabileceğini belirterek şu bilgileri verdi: "Genel olarak alındıktan sonra tekrar etmeyen ya da yavaş büyüyen tümörler iyi huylu, ek tedavilere rağmen hızlı tekrarlayanlar ise kötü huylu olarak tanımlanır. Beyin tümörleri her yaş grubunda görülebilir. Bebek ve çocuklarda doğuştan tümörler görülebilirken, yaş ilerledikçe sonradan gelişen tümörler ortaya çıkabilir. Özellikle hipofiz adenomu gibi hormonal tümörler kadınlarda daha erken belirti verebildiği için tanı da daha erken konabilmektedir. Ailede birinci derece bireylerde beyin tümörü öyküsü olması da risk faktörü oluşturabilir." "Beyin tümörleri 10 farklı belirtiyle ortaya çıkabilir" Belirtilerin tümörün beynin hangi bölgesinde yer aldığına göre değiştiğini ifade eden Ziyal, "Beyin kapalı bir yapı içinde yer aldığı için anormal büyüyen bir oluşum zamanla beyin dokusuna bası yapar. Bunun en sık belirtisi baş ağrısıdır. Zamanla bulantı ve kusma da tabloya eklenebilir" uyarısında bulundu. Ziyal, beyin tümörlerinde görülebilecek belirtileri şöyle sıraladı: "Geçmeyen ve giderek artan baş ağrısı Özellikle sabahları belirginleşen bulantı ve kusma Kol ve/veya bacakta güçsüzlük Konuşma bozukluğu Epilepsi nöbeti Görme bozukluğu veya çift görme Dengesizlik, el ve ayaklarda büyüme İşitme azalması Yutma güçlüğü Kişilik ve davranış değişiklikleri" "Baş ağrısının şekli ayırt etmede önemli" Baş ağrısının karakterinin ayırıcı tanıda önemli olduğunu belirten Ziyal, "Sürekli, tüm başa yayılan ve özellikle sabah bulantı ve kusma ile birlikte görülen baş ağrıları dikkatle değerlendirilmelidir. Bazen başka bir nedenle çekilen beyin MR’ında tümör tesadüfen saptanabilir. Bu nedenle ayrıntılı nörolojik muayene büyük önem taşır" dedi. "Migren ve sinüzitten farklı olabilir" Baş ağrısının birçok farklı nedene bağlı gelişebileceğini ifade eden Ziyal, şu bilgileri paylaştı: "Migrende ağrı çoğunlukla başın bir yarısında hissedilir ve tetikleyicilerle ortaya çıkar. Sinüzitte ağrı daha çok alın ve yüz bölgesindedir ve ateş eşlik edebilir. Beyin tümörlerinde ise ağrı genellikle yaygın ve baskı tarzındadır. Gerekli durumlarda tomografi ve özellikle ilaçlı beyin MR’ı tanı için yol göstericidir." "Tanı ve tedavide ileri teknolojiler kullanılıyor" Beyin tümörlerinde tanı sürecinin hastanın şikayetleri ve nörolojik muayene ile başladığını belirten Ziyal, "Çoğu zaman ilaçlı beyin MR’ı ile tanı netleşir. Bazı durumlarda anjiyografi gibi ek incelemeler gerekebilir. Ameliyat öncesinde tümörün özelliklerini değerlendirmek için ileri tekniklerden yararlanılabilir" diye konuştu. Tedavide temel yöntemin cerrahi olduğunu vurgulayan Ziyal, "Amaç tümörün mümkün olan en güvenli şekilde tamamen çıkarılmasıdır. Ancak bazı hassas bölgelerde küçük bir kısmı bırakılabilir. Gerekli durumlarda radyoterapi veya kemoterapi uygulanır. Günümüzde mikrocerrahi ve endoskopik yöntemler ile ileri teknolojiler cerrahinin güvenliğini artırmaktadır. Bazı hastalarda radyocerrahi de uygulanabilir" ifadelerini kullandı. "Her beyin tümörü kötü huylu değildir" Beyin tümörünün her zaman kötü huylu olmadığını belirten Ziyal, "Tamamen çıkarılan ve iyi huylu olan birçok hasta ek tedaviye ihtiyaç duymadan yaşamını sürdürebilir. Ancak alışılmışın dışında, giderek artan ve nörolojik belirtilerle birlikte görülen şikayetlerde vakit kaybetmeden uzmana başvurmak erken tanı açısından hayati önem taşır" dedi. "Beyin sağlığı için yaşam tarzı önemli" Beyin sağlığını korumak için günlük yaşam alışkanlıklarının önemine dikkat çeken Ziyal, "Düzenli kitap okumak, zihni aktif tutan aktiviteler yapmak, tempolu yürüyüş, yeterli uyku ve dengeli beslenme beyin sağlığına katkı sağlar. Omega-3 20açısından zengin besinler tüketilmeli, sigaradan uzak durulmalı ve radyasyona maruz kalmaktan kaçınılmalıdır" şeklinde konuştu.
26 Mart 2026 Perşembe - 10:09 Aksa Doğalgaz Mobil, uygulama mağazalarında yayınlandı Aksa Doğalgaz, dijital hizmet deneyimini bir üst seviyeye taşımak amacıyla mobil uygulamasını kullanıma sundu. Kullanıcılar, Play Store ve App Store’da yayınlanan Aksa Doğalgaz Mobil uygulamasını indirerek bağlantı anlaşmasından kullanım sözleşmesi yapmaya, endeks girerek fatura oluşturmadan ödeme ve sözleşme feshetmeye kadar tüm işlemleri tek ekranda gerçekleştirebiliyor. Avrupa’nın önde gelen doğal gaz dağıtım şirketlerinden Aksa Doğalgaz, 30 il, 375 ilçe ve beldede yer alan aboneleri için SAP sistemine tam entegre mobil uygulamasını Play Store ve App Store’da yayınladı. Faaliyetlerini "Mükemmel müşteri deneyimi" hedefi çerçevesinde hayata geçiren şirket, teknolojiyi süreçlerinin merkezinde konumlandırıyor. Uygulama mağazalarında yayınlanan mobil uygulama ile tüm işlemlerin güvenli altyapı üzerinden tek ekranda tamamlanarak birçok kolaylığın eş zamanlı olarak sunulacağı aktarıldı. Aksa Doğalgaz Mobil uygulamasında bağlantı anlaşması, kullanım sözleşmesi ve sözleşme fesih işlemi yapılabiliyor. Proje, sözleşme ve tesisat bilgisi sorgulanabiliyor. Aboneler, istek ve önerileri için taleplerini oluşturabiliyor ve bu taleplerine ilişkin güncel durumu anlık olarak takip edebiliyor. Abone üzerine kayıtlı tüm bağlantı anlaşmalarının ve kullanım sözleşmelerinin görüntülenebildiği uygulamada, fatura ödeme işlemi de gerçekleştirilebiliyorken, tüm işlemler Aksa Doğalgaz ofisleri ziyaret edilmeden 7/24 tamamlanabiliyor. Uygulamada işlemler son teknoloji altyapılar üzerinden sağlanıyor. Ödeme işlemleri, lisanslı ve güvenli ödeme sistemleri aracılığıyla yapılıyor. Kişisel verilerin 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) kapsamında işlenip korunduğu uygulama, yalnızca hizmet sunumu için gerekli olan bilgileri talep ediyor.
Akbank sendikasyon kredisini 1 milyar doları aşan taleple yeniledi
26 Mart 2026 Perşembe - 10:10 Akbank sendikasyon kredisini 1 milyar doları aşan taleple yeniledi Akbank sendikasyon kredisini 1 milyar ABD dolarını aşan rekor taleple yenilediğini duyurdu. Akbank; Nisan 2026’da vadesi gelen sendikasyon kredisini, 1 yıl, 2 yıl ve 3 yıl olmak üzere toplam 6 dilimden oluşan toplam 700 milyon ABD Doları karşılığı krediyle yeniledi. Yapılan açıklamaya göre, euro ve ABD doları para birimlerinden oluşan kredinin, 1 yıl vadeli dilimlerin maliyeti SOFR+%1,25 ve Euribor+%1,10; 2 vadeli dilimlerin maliyeti SOFR+%1,75 ve Euribor+%1,60; 3 yıl vadeli dilimlerin maliyeti SOFR+%2,00 ve Euribor+%1,80 seviyesinde belirlendi. Yenilenen sendikasyonda 2 ve 3 yıllık dilimlerin Akbank’ın Sürdürülebilir Finans Çerçevesi’nde uygun kredilere kullandırılması yönünde karar alındı. Söz konusu işleme 18 ülkeden 10’u yeni olmak üzere 47 banka, toplam 1,17 milyar ABD dolarının üzerinde taleple katılarak Türkiye’nin makroekonomik istikrarına, Türk bankacılık sisteminin dayanıklılığına ve bankaya duyulan güveni bir kez daha ortaya koydu. Yenilenen sendikasyon kredisiyle ilgili olarak açıklamada bulunan Akbank Genel Müdürü Kaan Gür, "Nisan 2025 sendikasyon kredimizin 1 yıl vadeli dilimini toplam 700 milyon ABD Doları karşılığı bir tutarla ve yüzde 136 oranında yeniledik. Sendikasyon kredimizin 2 ve 3 yıllık dilimlerinin Sürdürülebilir Finans Çerçevemize uygun kullandırılacak olmasıyla da sürdürülebilirlik stratejimizi kararlılıkla ileri taşımayı sürdürdük. Uluslararası bankalardan gelen güçlü talep ve yüksek katılım, bankamıza duyulan güvenin yanı sıra Türk ekonomisinin ve bankacılık sektörünün sağlam temellerine olan inancı bir kez daha teyit etti." Gür, açıklamalarına şöyle devam etti: "Sağlam sermaye yapısı, etkin risk yönetimi ve disiplinli yaklaşımıyla bankacılık sektörümüz, her koşulda dayanıklılığını ortaya koymaya devam ediyor. Türk ekonomisine kesintisiz destek sağlama sorumluluğumuzla çalışmalarımızı sürdürürken, bu işlemin sektörümüz açısından da referans niteliği taşıyarak uluslararası piyasalara güçlü bir mesaj verdiğine inanıyoruz. Katılımcı tüm bankalara katkı ve güvenleri için teşekkür ederiz." Konuya ilişkin yaptığı açıklamada Hazine ve Finansal Kurumlar Genel Müdür Yardımcısı Şebnem Muratoğlu, "Nisan 2025’te 1 yıl vadeli dilimini yenilediğimiz sendikasyon kredimizde, dokuz yıl aradan sonra Türk sendikasyon piyasasına yeniden kazandırdığımız 3 yıl vadeye bu yıl da güçlü ilginin devam ettiğini görmekten memnuniyet duyduk. Sendikasyon kredimizin yüzde 53’ünün 2 ve 3 yıllık dilimlerden oluşması, uluslararası yatırımcıların Akbank’a uzun vadeli güvenlerinin sürdüğünü bir kez daha gösterdi. Tüm katılımcı bankalara tekrar teşekkür ederiz" dedi.
Geçmeyen baş ağrısına dikkat: Beyin tümörünün ilk sinyali olabilir
26 Mart 2026 Perşembe - 10:10 Geçmeyen baş ağrısına dikkat: Beyin tümörünün ilk sinyali olabilir Prof. Dr. İbrahim Ziyal, beyin tümörlerinin nadir görülmesine rağmen erken fark edildiğinde tedavi şansının yüksek olduğunu belirterek, geçmeyen baş ağrıları başta olmak üzere bazı belirtilerin ciddiye alınması gerektiğini söyledi. Günlük hayatta sık karşılaşılan baş ağrısı, mide bulantısı ya da güçsüzlük gibi şikayetlerin çoğu zaman basit nedenlere bağlı olduğunu ifade eden Memorial Göztepe Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Bölümü’nden Prof. Dr. İbrahim Ziyal, bazı durumlarda bu belirtilerin daha ciddi hastalıkların habercisi olabileceğine dikkat çekti. "Hormonal tümörler kadınlarda daha erken belirti verebilir" Prof. Dr. İbrahim Ziyal, vücudun koruyucu sisteminin bozulmasıyla hücrelerin kontrolsüz çoğalabildiğini ve tümör oluşabileceğini belirterek şu bilgileri verdi: "Genel olarak alındıktan sonra tekrar etmeyen ya da yavaş büyüyen tümörler iyi huylu, ek tedavilere rağmen hızlı tekrarlayanlar ise kötü huylu olarak tanımlanır. Beyin tümörleri her yaş grubunda görülebilir. Bebek ve çocuklarda doğuştan tümörler görülebilirken, yaş ilerledikçe sonradan gelişen tümörler ortaya çıkabilir. Özellikle hipofiz adenomu gibi hormonal tümörler kadınlarda daha erken belirti verebildiği için tanı da daha erken konabilmektedir. Ailede birinci derece bireylerde beyin tümörü öyküsü olması da risk faktörü oluşturabilir." "Beyin tümörleri 10 farklı belirtiyle ortaya çıkabilir" Belirtilerin tümörün beynin hangi bölgesinde yer aldığına göre değiştiğini ifade eden Ziyal, "Beyin kapalı bir yapı içinde yer aldığı için anormal büyüyen bir oluşum zamanla beyin dokusuna bası yapar. Bunun en sık belirtisi baş ağrısıdır. Zamanla bulantı ve kusma da tabloya eklenebilir" uyarısında bulundu. Ziyal, beyin tümörlerinde görülebilecek belirtileri şöyle sıraladı: "Geçmeyen ve giderek artan baş ağrısı Özellikle sabahları belirginleşen bulantı ve kusma Kol ve/veya bacakta güçsüzlük Konuşma bozukluğu Epilepsi nöbeti Görme bozukluğu veya çift görme Dengesizlik, el ve ayaklarda büyüme İşitme azalması Yutma güçlüğü Kişilik ve davranış değişiklikleri" "Baş ağrısının şekli ayırt etmede önemli" Baş ağrısının karakterinin ayırıcı tanıda önemli olduğunu belirten Ziyal, "Sürekli, tüm başa yayılan ve özellikle sabah bulantı ve kusma ile birlikte görülen baş ağrıları dikkatle değerlendirilmelidir. Bazen başka bir nedenle çekilen beyin MR’ında tümör tesadüfen saptanabilir. Bu nedenle ayrıntılı nörolojik muayene büyük önem taşır" dedi. "Migren ve sinüzitten farklı olabilir" Baş ağrısının birçok farklı nedene bağlı gelişebileceğini ifade eden Ziyal, şu bilgileri paylaştı: "Migrende ağrı çoğunlukla başın bir yarısında hissedilir ve tetikleyicilerle ortaya çıkar. Sinüzitte ağrı daha çok alın ve yüz bölgesindedir ve ateş eşlik edebilir. Beyin tümörlerinde ise ağrı genellikle yaygın ve baskı tarzındadır. Gerekli durumlarda tomografi ve özellikle ilaçlı beyin MR’ı tanı için yol göstericidir." "Tanı ve tedavide ileri teknolojiler kullanılıyor" Beyin tümörlerinde tanı sürecinin hastanın şikayetleri ve nörolojik muayene ile başladığını belirten Ziyal, "Çoğu zaman ilaçlı beyin MR’ı ile tanı netleşir. Bazı durumlarda anjiyografi gibi ek incelemeler gerekebilir. Ameliyat öncesinde tümörün özelliklerini değerlendirmek için ileri tekniklerden yararlanılabilir" diye konuştu. Tedavide temel yöntemin cerrahi olduğunu vurgulayan Ziyal, "Amaç tümörün mümkün olan en güvenli şekilde tamamen çıkarılmasıdır. Ancak bazı hassas bölgelerde küçük bir kısmı bırakılabilir. Gerekli durumlarda radyoterapi veya kemoterapi uygulanır. Günümüzde mikrocerrahi ve endoskopik yöntemler ile ileri teknolojiler cerrahinin güvenliğini artırmaktadır. Bazı hastalarda radyocerrahi de uygulanabilir" ifadelerini kullandı. "Her beyin tümörü kötü huylu değildir" Beyin tümörünün her zaman kötü huylu olmadığını belirten Ziyal, "Tamamen çıkarılan ve iyi huylu olan birçok hasta ek tedaviye ihtiyaç duymadan yaşamını sürdürebilir. Ancak alışılmışın dışında, giderek artan ve nörolojik belirtilerle birlikte görülen şikayetlerde vakit kaybetmeden uzmana başvurmak erken tanı açısından hayati önem taşır" dedi. "Beyin sağlığı için yaşam tarzı önemli" Beyin sağlığını korumak için günlük yaşam alışkanlıklarının önemine dikkat çeken Ziyal, "Düzenli kitap okumak, zihni aktif tutan aktiviteler yapmak, tempolu yürüyüş, yeterli uyku ve dengeli beslenme beyin sağlığına katkı sağlar. Omega-3 20açısından zengin besinler tüketilmeli, sigaradan uzak durulmalı ve radyasyona maruz kalmaktan kaçınılmalıdır" şeklinde konuştu.
Aksa Doğalgaz Mobil, uygulama mağazalarında yayınlandı
26 Mart 2026 Perşembe - 10:09 Aksa Doğalgaz Mobil, uygulama mağazalarında yayınlandı Aksa Doğalgaz, dijital hizmet deneyimini bir üst seviyeye taşımak amacıyla mobil uygulamasını kullanıma sundu. Kullanıcılar, Play Store ve App Store’da yayınlanan Aksa Doğalgaz Mobil uygulamasını indirerek bağlantı anlaşmasından kullanım sözleşmesi yapmaya, endeks girerek fatura oluşturmadan ödeme ve sözleşme feshetmeye kadar tüm işlemleri tek ekranda gerçekleştirebiliyor. Avrupa’nın önde gelen doğal gaz dağıtım şirketlerinden Aksa Doğalgaz, 30 il, 375 ilçe ve beldede yer alan aboneleri için SAP sistemine tam entegre mobil uygulamasını Play Store ve App Store’da yayınladı. Faaliyetlerini "Mükemmel müşteri deneyimi" hedefi çerçevesinde hayata geçiren şirket, teknolojiyi süreçlerinin merkezinde konumlandırıyor. Uygulama mağazalarında yayınlanan mobil uygulama ile tüm işlemlerin güvenli altyapı üzerinden tek ekranda tamamlanarak birçok kolaylığın eş zamanlı olarak sunulacağı aktarıldı. Aksa Doğalgaz Mobil uygulamasında bağlantı anlaşması, kullanım sözleşmesi ve sözleşme fesih işlemi yapılabiliyor. Proje, sözleşme ve tesisat bilgisi sorgulanabiliyor. Aboneler, istek ve önerileri için taleplerini oluşturabiliyor ve bu taleplerine ilişkin güncel durumu anlık olarak takip edebiliyor. Abone üzerine kayıtlı tüm bağlantı anlaşmalarının ve kullanım sözleşmelerinin görüntülenebildiği uygulamada, fatura ödeme işlemi de gerçekleştirilebiliyorken, tüm işlemler Aksa Doğalgaz ofisleri ziyaret edilmeden 7/24 tamamlanabiliyor. Uygulamada işlemler son teknoloji altyapılar üzerinden sağlanıyor. Ödeme işlemleri, lisanslı ve güvenli ödeme sistemleri aracılığıyla yapılıyor. Kişisel verilerin 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) kapsamında işlenip korunduğu uygulama, yalnızca hizmet sunumu için gerekli olan bilgileri talep ediyor.
Tera Yatırım’dan 22 günde 7,2 milyar liralık 4 halka arz
26 Mart 2026 Perşembe - 10:00 Tera Yatırım’dan 22 günde 7,2 milyar liralık 4 halka arz Türkiye sermaye piyasalarının önde gelen kurumlarından Tera Yatırım, 2026 yılına halka arzlarda önemli bir giriş yaptı. Şirketin, 22 günde gerçekleştirdiği 4 şirketin halka arzına toplam 47,3 milyar liralık talep gelirken, 1,2 milyon tekil yatırımcı katılım sağladı. Tera Yatırım Genel Müdürü Emir Münir Sarpyener, "Ekibimiz 22 günde uykusuz kalarak 7,2 milyar liralık 4 halka arz gerçekleştirdi. Bu matematiksel bir rekordur" dedi. Son 5 yılda 348 milyon dolarlık halka arza aracılık eden Türkiye sermaye piyasalarının önde gelen kurumlarından Tera Yatırım, 2026 yılına da güçlü başladı. Tera Yatırım, 11 Şubat-4 Mart tarihleri arasında, 16 işlem gününde 4 şirketin halka arzını gerçekleştirdi. 1,2 milyon bireysel yatırımcının katıldığı 4 halka arzın büyüklüğü ise 7,2 milyar lira oldu. 11 Şubat - 4 Mart tarihleri arasında Tera Yatırım’ın liderlik ettiği Ata Turizm, Savur GYO, Luxera GYO ve MetropolCard’ın halka arzlarında toplamda 47,3 milyar liralık talep geldi. Tera Yatırım Genel Müdürü Emir Münir Sarpyener, "Ekibimiz 22 günde uykusuz kalarak 4 halka arz gerçekleştirdi. Bu matematiksel bir rekordur, dünyada pek örneği yoktur" dedi. "Bu sonuç sermaye piyasalarına duyulan güvenin güçlü bir göstergesi" Sarpyener elde edilen bu sonucun sermaye piyasalarına duyulan güvenin güçlü bir göstergesi olduğunu belirterek, "1,2 milyon tekil yatırımcının katılım sağladığı bu süreç, tabana yayılan yatırımcı ilgisinin sürdüğünü kanıtladı" diye konuştu. Sarpyener önümüzdeki dönemde de farklı sektörlerden değerli şirketleri yatırımcılarla buluşturmaya ve Türk sermaye piyasalarına değer katmaya devam edeceklerini belirtti. "Halka arzda ilk üçteyiz" 2025 yılı sonuna kadar 13 şirketin halk arzına liderlik ettiklerine dikkat çeken Sarpyener, "2025 başından bu yana gerçekleştirdiğimiz halka arzlardaki toplam 348 milyon dolar büyüklükle ilk 3’teyiz" dedi. Sarpyener’in verdiği bilgiye göre bu rakama 4 yeni halka arzla birlikte 163 milyon dolar (7,2 milyar lira) daha eklenince Tera Yatırım’ın aracılık ettiği halka arzların büyüklüğü yarım milyar doları aştı. "Bizim borsa cazip" Borsanın bundan sonraki sürecine ilişkin de açıklamada bulunan Sarpyener şunları söyledi: "Yaşanan savaşın bizim makroekonomik dengelerimizi nasıl etkileyeceği önemli. Ama bu sırf Türkiye için bir faktör değil. Neticede fiyatlama etkisi bütün dünyada aynı. Türkiye ise özellikle gelişmekte olan ülkeler arasında cazip değerleme seviyelerinde bulunan bir piyasa. Borsa bu sene kuvvetli bir hareketle başladı. Yüzde 25’ler civarında yukarı yönlü bir ivmelenme oldu. Bizim gibi kurumların endeks tahmini yıl sonu için 16 bin-16 bin 500’ler seviyesinde. Bu yüzde 30’luk bir getiri potansiyeline işaret ediyor. Ancak ikinci yarıda veya son çeyrekte 2027 beklentilerinin de devreye girmesiyle endeks hedefi daha da yukarı çıkabilir." Türk ekonomisinin dirayetli olduğunu da belirten Sarpyener, "Ben 1994’ten beri sektördeyim. Bir sürü kriz gördük. Bu süreçte özellikle de BIST 30 hisseleri enflasyonist ortamdan, krizlerden hep güçlenerek çıktı. Türkiye’yi uzun yıllardır takip eden yatırımcılar da bunu bildiği için bir şekilde Türk hisselerini hep radarlarında tutuyor" dedi.
"Kurtlar Vadisi" ile hafızalara kazınan yalı satışta
26 Mart 2026 Perşembe - 09:27 "Kurtlar Vadisi" ile hafızalara kazınan yalı satışta İstanbul Boğazı’nda yer alan ve bir döneme damga vuran Kurtlar Vadisi dizisiyle hafızalara kazınan Abud Efendi Yalısı satışıyla gündeme geldi. Yalının yüzde 15,23’lük hissesinin 170 milyon TL bedelle satışa sunulduğu öğrenildi. Boğaz’ın mavi sularıyla çevrili konumuyla dikkat çeken tarihi yapı dron ile görüntülendi. İstanbul Boğazı’nın Üsküdar Kandilli sahilinde yer alan ve bir döneme damga vuran Kurtlar Vadisi dizisiyle hafızalara kazınan Abud Efendi Yalısı satışıyla tekrar gündem geldi. Yalının yüzde 15,23’lük hissesinin 170 milyon TL bedelle satışa sunulduğu öğrenildi. Tarihi yapı, Boğaz’ın mavi sularıyla çevrili konumuyla dikkat çekti. Boğaz yalıları arasında özgün mimarisiyle öne çıkan yapı, 1835 ile 1855 yılları arasında Osmanlı saray mimarisinin önemli isimlerinden Garabet Balyan tarafından inşa edildi. Boğaz’ın seçkin yalıları arasında gösterilen yapı, iki katlı ahşap mimarisi, beyaz cephe kaplaması ve kırmızı kiremitli çatısıyla dikkat çekiyor. Yalı, 1900 yılında Mehmet Abud Efendi tarafından satın alınarak Abud Ailesi’nin ikameti olarak 1981 yılına kadar kullanıldı. Yaklaşık 1 bin 500 metrekarelik arsa üzerinde bulunan yapı, 270 metrekare taban alanına ve toplam 540 metrekare kullanım alanına sahip. Kâgir olarak inşa edilen alt katta iki ayrı kayıkhane yer alırken, üst kat yarı dikdörtgen formda bir sofa etrafında şekilleniyor. Dronla havadan çekilen görüntülerde yalının denize sıfır konumu ve geniş rıhtımı net şekilde görüldü. Üst açıdan yapılan çekimlerde simetrik pencere düzeni, cumbalı bölümleri ve Boğaz’a açılan geniş terası dikkat çekti. Yalının hemen yanında bulunan müştemilat ve arka bahçedeki ağaçlık alan da görüntülere yansıdı. Sahil hattı boyunca uzanan iskele ve mermer rıhtım bölümü ise yapının tarihi kimliğini gözler önüne serdi. Dizilerle özdeşleşen yalı Yalı, özellikle Kurtlar Vadisi dizisinde geçen sahnelerle geniş kitleler tarafından tanındı. Dizide güç ve otoriteyi simgeleyen konsey sahnelerine ev sahipliği yapan yapı, yıllar içinde televizyon tarihinin simge mekanlarından biri haline geldi. Hisselerinin satışa çıkarılmasıyla yeniden gündeme gelen yalıda yüzde 15,23’lük payın 170 milyon TL bedelle satışa sunulduğu öğrenildi. Boğaz hattındaki tarihi yapıların yatırım değeri her geçen gün artarken, söz konusu yalının hem tarihi geçmişi hem de televizyon hafızasındaki yeri nedeniyle farklı bir konumda bulunduğu belirtiliyor. Havadan çekilen görüntülerde Boğaz’daki dalga hareketleriyle birlikte yalının suya yansıyan silueti dikkat çekerken, çevresindeki tarihi ağaç dokusu ve sahil şeridi de kadraja yansıdı.
"Kurtlar Vadisi" ile hafızalara kazınan yalı satışta
26 Mart 2026 Perşembe - 09:19 "Kurtlar Vadisi" ile hafızalara kazınan yalı satışta İstanbul Boğazı’nda yer alan ve bir döneme damga vuran Kurtlar Vadisi dizisiyle hafızalara kazınan Abud Efendi Yalısı satışıyla gündeme geldi. Yalının yüzde 15,23’lük hissesinin 170 milyon TL bedelle satışa sunulduğu öğrenildi. Boğaz’ın mavi sularıyla çevrili konumuyla dikkat çeken tarihi yapı böyle görüntülendi. İstanbul Boğazı’nın Üsküdar Kandilli sahilinde yer alan ve bir döneme damga vuran Kurtlar Vadisi dizisiyle hafızalara kazınan Abud Efendi Yalısı satışıyla tekrar gündem geldi. Yalının yüzde 15,23’lük hissesinin 170 milyon TL bedelle satışa sunulduğu öğrenildi. Tarihi yapı, Boğaz’ın mavi sularıyla çevrili konumuyla dikkat çekti. Boğaz yalıları arasında özgün mimarisiyle öne çıkan yapı, 1835 ile 1855 yılları arasında Osmanlı saray mimarisinin önemli isimlerinden Garabet Balyan tarafından inşa edildi. Boğaz’ın seçkin yalıları arasında gösterilen yapı, iki katlı ahşap mimarisi, beyaz cephe kaplaması ve kırmızı kiremitli çatısıyla dikkat çekiyor. Yalı, 1900 yılında Mehmet Abud Efendi tarafından satın alınarak Abud Ailesi’nin ikameti olarak 1981 yılına kadar kullanıldı. Yaklaşık 1 bin 500 metrekarelik arsa üzerinde bulunan yapı, 270 metrekare taban alanına ve toplam 540 metrekare kullanım alanına sahip. Kâgir olarak inşa edilen alt katta iki ayrı kayıkhane yer alırken, üst kat yarı dikdörtgen formda bir sofa etrafında şekilleniyor. Dron ile havadan çekilen görüntülerde yalının denize sıfır konumu ve geniş rıhtımı net şekilde görüldü. Üst açıdan yapılan çekimlerde simetrik pencere düzeni, cumbalı bölümleri ve Boğaz’a açılan geniş terası dikkat çekti. Yalının hemen yanında bulunan müştemilat ve arka bahçedeki ağaçlık alan da görüntülere yansıdı. Sahil hattı boyunca uzanan iskele ve mermer rıhtım bölümü ise yapının tarihi kimliğini gözler önüne serdi. Dizilerle özdeşleşen yalı Yalı, özellikle Kurtlar Vadisi dizisinde geçen sahnelerle geniş kitleler tarafından tanındı. Dizide güç ve otoriteyi simgeleyen konsey sahnelerine ev sahipliği yapan yapı, yıllar içinde televizyon tarihinin simge mekanlarından biri haline geldi. Hisselerinin satışa çıkarılmasıyla yeniden gündeme gelen yalıda yüzde 15,23’lük payın 170 milyon TL bedelle satışa sunulduğu öğrenildi. Boğaz hattındaki tarihi yapıların yatırım değeri her geçen gün artarken, söz konusu yalının hem tarihi geçmişi hem de televizyon hafızasındaki yeri nedeniyle farklı bir konumda bulunduğu belirtiliyor. Havadan çekilen görüntülerde Boğaz’daki dalga hareketleriyle birlikte yalının suya yansıyan silueti dikkat çekerken, çevresindeki tarihi ağaç dokusu ve sahil şeridi de kadraja yansıdı.
Dirençli mantar enfeksiyonlarına karşı yeni tedavi yaklaşımı geliştiriliyor
26 Mart 2026 Perşembe - 09:18 Dirençli mantar enfeksiyonlarına karşı yeni tedavi yaklaşımı geliştiriliyor Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Dr. Yağmur Ekenoğlu Merdan, yürütücülüğünü üstlendiği projede, son yıllarda hastanelerde daha sık görülen ve tedavisi zorlaşan "candidozyma auris" adlı mantara karşı yeni bir tedavi yaklaşımının araştırıldığını söyledi. TÜBİTAK-ARDEB 1002-A Hızlı Destek Modülü kapsamında desteklenmeye değer bulunan çalışmada, mevcut mantar ilaçlarının etkinliğini artırmaya yönelik yenilikçi bir yöntem laboratuvar ortamında inceleniyor. Projede ele alınan candidozyma auris’in, özellikle bağışıklık sistemi zayıf hastalarda ciddi enfeksiyonlara yol açabildiğini belirten Dr. Ekenoğlu Merdan, bu mantar türünün birçok yaygın ilaca karşı direnç geliştirebildiğine dikkat çekti. Dr. Ekenoğlu Merdan, "Hastane enfeksiyonları açısından önemli bir sorun haline gelen candidozyma auris, mevcut tedavilere her zaman yeterli yanıt vermeyebiliyor. Bu da yeni ve destekleyici tedavi yaklaşımlarını gerekli kılıyor" dedi. Mevcut ilacın etkisini güçlendiren bir yaklaşım Araştırma hakkında bilgi veren Dr. Ekenoğlu Merdan, "Mantarların çoğalma ve iletişim mekanizmalarını baskılayabilen farnesol adlı bir maddenin, özel taşıyıcı yapılarla birlikte kullanılması ve yaygın olarak kullanılan flukonazol adlı mantar ilacıyla oluşturduğu birlikte etkinin değerlendirilmesini hedefliyoruz. Bu yaklaşımın, ilacın mantar üzerindeki etkisini artırarak daha etkili ve güvenli tedavi seçeneklerine katkı sağlayabileceğini öngörüyoruz" dedi. Laboratuvar sonuçlarıyla etkinlik değerlendiriliyor Çalışma kapsamında geliştirilen bu yeni kombinasyonun, mantarın çoğalmasını ne ölçüde baskıladığı ve tedaviye katkı potansiyeli laboratuvar ortamında test edildiğini söyleyen Dr. Ekenoğlu Merdan, "Amacımız mevcut antifungal ilaçların etkinliğini artırabilecek, uygulanabilir ve güvenli yeni yaklaşımlar ortaya koymak. Bu tür çalışmalar, dirençli enfeksiyonlarla mücadelede önemli bir bilimsel zemin oluşturuyor" diye konuştu. Gelecek çalışmalara bilimsel altyapı sunması bekleniyor Araştırmadan elde edilecek bulguların, dirençli mantar enfeksiyonlarına yönelik yeni tedavi stratejilerinin geliştirilmesine katkı sağlaması ve ileride yapılacak daha kapsamlı çalışmalara yol göstermesi amaçlanıyor.