Yerel Haberler
İstanbul
Hepsiburada, Türkiye’nin 2025 alışveriş tercihlerini açıkladı 02 Ocak 2026 Cuma - 11:38:25 E-ticaret platformu Hepsiburada, 2025 yılı boyunca platformunda gerçekleşen milyonlarca siparişi analiz ederek Türkiye’deki alışveriş alışkanlıklarına ilişkin verileri paylaştı. Açıklanan veriler, kullanıcıların alışveriş tercihlerinde teknolojinin güçlü konumunu koruduğunu gösterdi. Hepsiburada, 2025 yılı boyunca platformunda verilen milyonlarca siparişi inceleyerek Türkiye’deki alışveriş alışkanlıklarına dair kapsamlı veriler paylaştı. Yıl boyunca teknoloji kategorisinde cep telefonu, tablet ve oyun konsolu en çok ilgi gören ürünler arasında yer aldı. Küçük ev aletleri kategorisinde robot süpürge, espresso makinesi ve halı yıkama makineleri öne çıktı. Giyim kategorisinde blazer ceket, gömlek ve çorap yıl boyunca tüketicilerin en çok tercih ettiği ürün grupları arasında yer aldı. Kozmetik kategorisinde ise nemlendirici krem, maskara ve güneş kremi 2025’in öne çıkan ürünleri oldu. Kullanıcıların platformdaki arama davranışları incelendiğinde; klima, tablet, cep telefonu, robot süpürge, televizyon ve erkek spor ayakkabı yıl boyunca en çok arananlar arasında yer aldı. E-ticaret platformunda verilen siparişlerin yüzde 82’si iş ortakları tarafından karşılandı. Küçük ev aletlerinde yeni gözde: Halı yıkama makinesi Hayatı kolaylaştıran çözümler sunan küçük ev aletleri, 2025 yılında da kullanıcıların alışveriş listelerinde üst sıralardaki yerini korudu. Bu kategorinin favori ürünleri olan robot süpürgeler ve espresso makineleri geçtiğimiz yıllardaki popülaritesini sürdürürken, bu yılın dikkat çeken çıkışını halı yıkama makineleri yaptı. Tüketicilerin ev bakımına yönelik artan ilgisiyle birlikte halı yıkama makineleri, kategorinin en çok tercih edilen yeni ürünlerinden biri olarak öne çıktı. Teknolojide liderlik cep telefonunda 2025 yılı boyunca teknoloji, kullanıcıların en çok yöneldiği kategorilerden biri oldu. Yıl genelinde teknoloji alışverişlerinde cep telefonu, tablet ve oyun konsolu ürün grupları öne çıktı. Bu tabloya bakıldığında, kullanıcıların bu kategorideki tercihlerini hem günlük kullanım hem de eğlence ve çalışma ihtiyaçlarına yönelik ürünlerde yoğunlaştırdığı görüldü. Moda ve kozmetikte günlük tercihler öne çıktı 2025 yılı boyunca Hepsiburada’da giyim ve kozmetik kategorileri kullanıcıların alışverişlerinde öne çıkan alanlar arasında yer aldı. Geçen yıl rahatlık odaklı tercihler belirleyici olurken, bu yıl formal giyim ürünlerine olan ilginin arttığı görüldü. Giyim kategorisinde blazer ceket, gömlek ve çorap gibi ürünler yıl boyunca yüksek talep gördü. Kozmetik kategorisinde ise kullanıcı tercihlerinin ağırlıklı olarak günlük bakım rutinlerinde kullanılan ürünlerde yoğunlaştığı gözlemlendi. Nemlendirici krem, maskara ve güneş kremi en çok tercih edilen ürünler arasında yer aldı. Geçtiğimiz yıl ile kıyaslandığında, güneş kremleri popülerliğini korurken; maskara ve nemlendirici kremler tüketicilerin öne çıkan yeni ilgi alanları oldu. Türkiye’nin 2025 alışveriş alışkanlıkları Yıl genelinde platform üzerinden en fazla alışveriş yapan iller, üç büyük ilin ardından Bursa, Kocaeli ve Antalya oldu. Satış performansı açısından bakıldığında ise yine üç büyük il dışında Kocaeli, Çorum ve Bursa yıl boyunca en yüksek satış hacmine ulaşan şehirler olarak dikkat çekti. 2025 yılı boyunca Hepsiburada’da sipariş hacminin belirli dönemlerde yoğunlaştığı görüldü. En yüksek sipariş hacmi Kasım ayında gerçekleşirken, bu ayı Ekim ve Eylül izledi. Kullanıcıların alışverişlerini ağırlıklı olarak 20.00-23.00 saatleri arasında gerçekleştirdiği görüldü. Yıl boyunca en çok sipariş verilen gün 11.11 olurken, yıl ortalamasında siparişlerin en yoğun olduğu gün pazartesi oldu. 2025 yılının ilk siparişi İstanbul’dan verilirken sipariş edilen ürün kadın cüzdanı oldu. Premium üyeler alışveriş hacminin merkezinde E-ticaret platformunun ekosisteminin merkezinde yer alan premium üyeler, 2025 yılındaki tüm siparişlerin yüzde 70’ine imza atarak platformun itici gücü oldu. Diğer kullanıcılara kıyasla yüzde 68 daha sık alışveriş yapan Premium kullanıcıları ayrıca yıl boyunca toplamda 4 milyar TL’nin üzerinde tasarruf etti. Premium’luların favori kategorileri ise sağlık ve güzellik, giyim ve temel tüketim olarak ön plana çıktı. HepsiJET: Türkiye’nin dört bir yanında kesintisiz operasyon HepsiJET, 2025 yılı boyunca yaklaşık 120 milyon kargoyu sahiplerine ulaştırdı. Hız kesmeden devam eden operasyonda, bir günde en fazla 735 bin sipariş teslim edilirken; yılın en hızlı teslimatı ise sadece 39 dakikada tamamlandı.
02 Ocak 2026 Cuma - 11:33 İstanbul’da yasa dışı silah ticareti operasyonu: 1 kişi tutuklandı Sancaktepe’de suç örgütlerine silah temin ettiği, silah imalatı ve kaçakçılığı yaptığı tespit edilen kişilere yönelik düzenlenen operasyonda G.P. isimli şüpheli suçüstü yakalanırken, evde 264 tabanca gövdesi ile 37 şarjörün yanı sıra yüzlerce silah parçası ele geçirildi. İstanbul İl Emniyet Müdürü Selami Yıldız’ın göreve geldiği günden bu yana sokak çetelerine ve yasa dışı silah ticaretine karşı operasyon ve denetimleri artırma talimatı doğrultusunda hareket eden İstanbul polisi, bir silah kaçakçılığı şebekesini daha çökertti. Sancaktepe İlçe Emniyet Müdürlüğü Asayiş Büro Amirliği ekipleri, ilçede ruhsatsız silah ve mühimmat ticareti yaptığı öne sürülen 27 yaşındaki G.P.’yi yakın takibe aldı. Yürütülen soruşturma kapsamında geniş kapsamlı çalışma başlatan emniyet ekipleri, silah ticareti yaptığı belirlenen G.P.’nin Sultanbeyli ilçesi Yavuz Selim Mahallesi’nde ikamet ettiğini belirledi. Evin çevresinde tedbir alan polis, yılın son gününde eve operasyon düzenledi. Savcılık tarafından verilen arama ve el koyma kararının ardından yapılan baskında, şüpheli silah imalatı yaparken suçüstü yakalandı. Zanlı gözaltına alınırken, adreste yapılan aramalarda ise 264 tabanca gövdesi, 37 şarjör, 17 tane namlu takılı gövde, 800 gerdel yayı, 500 icra mili ve bin adet tetik tertibatından oluşan silah parçaları ele geçirildi. Evin odalarını silah atölyesine çeviren şüpheli G.P., sorgulanmak üzere Sancaktepe İlçe Emniyet Müdürlüğüne götürüldü. Buradaki ifade işlemlerinin tamamlanmasının ardından aynı gün mahkemeye çıkarılan silah kaçakçısı, "6136 SKM" suçundan tutuklanarak cezaevine teslim edildi.
02 Ocak 2026 Cuma - 11:16 "Türkiye’nin dijital geleceğini, güçlü fiber altyapı ve 5G odaklı yerli teknolojilerle bugünden inşa ediyoruz" Türk Telekom, 2025 yılını güçlü altyapı yatırımları, öncü 5G çalışmaları ve teknoloji üretme vizyonuyla tamamlarken, 2026’yı 5G ile iletişimde dönüşümün yılı haline getirmek üzere stratejik adımlarını kararlılıkla sürdürüyor. Türk Telekom, Türkiye’nin her köşesini yeni nesil altyapılarla birbirine bağlarken, yerli ve milli ürün ve projeler geliştirmeyi sürdürüyor. Yeni yıla girerken değerlendirmelerde bulunan Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, 2025 yılını güçlü altyapı yatırımları ile tamamladıklarını, 2026’yı ise 5G ile iletişimde dönüşümün yılı yapma vizyonuyla hareket edeceklerini belirterek şu açıklamada bulundu: "Ülkemizin her köşesini fiberle birbirine bağlayarak dijital geleceği bugünden inşa ediyoruz" "Şirket olarak köklü geçmişimizden aldığımız güçle Türkiye’nin dijital dönüşümüne yön verirken, teknoloji üreten ve ihraç eden bir Türkiye hedefiyle milli kalkınmanın lokomotifi olmayı sürdürüyoruz. 2025 yılı, ülkemizin dijital geleceği açısından kritik eşiklerin aşıldığı bir yıl olurken; ağustos ayında, 2026 yılı Şubat ayında dolacak olan sabit hizmetler imtiyazımızın 2050 yılına kadar uzatılmasıyla stratejik bir adım attık. Bu tarihi imza, Türkiye’nin dijital dönüşümünü tamamlama hedefimiz doğrultusunda en büyük güvencemizdir. Bu kapsamda, 2030 yılına kadar fiber erişimimizi 37 milyon haneye, fiber abone sayımızı 17 milyona yükseltmeyi ve bağlantı hızımızı 7 kat artırmayı hedefliyoruz. İmtiyaz sözleşmesi süresince Türkiye ekonomisine sağlayacağımız 20 milyar dolarlık doğrudan katkının yanı sıra; bu yatırımların teknoloji tabanlı tüm endüstriler üzerindeki çarpan etkisi çok daha yüksek ölçekte hissedilecektir. 2005 yılından bu yana Türkiye’nin dijitalleşmesi yolunda gerçekleştirdiğimiz yatırımlar 22 milyar doları aştı. Bugün 81 ilimizi uçtan uca saran ve 535 bin kilometreye ulaşan fiber altyapımız, 34,3 milyon hane kapsamasına (FFTH/B ve FTTH/C) ulaştı. Fiberle bağlı baz istasyonu oranımızı yüzde 58 seviyelerine taşıyarak, dünya için 2030 hedeflerini şimdiden geçmiş durumdayız. Güçlü altyapımız ve fiber istasyonlarımız, 5G’ye geçiş sürecinde ülkemizin dijital omurgasını oluşturuyor. Uzun yıllardır 5G ile sağlıktan tarıma, ulaşımdan sanayiye, spordan sanata kadar tüm alanlarda öncü çalışmalar gerçekleştirdik. 5G ile ilk çevrimiçi uzaktan ameliyat, 5G ile akıllı tarım, 5G ile limanlarda akıllı taşıt takibi ve güvenli ulaşım, 5G Haptic (Dokunsal) Eldivenli VR Kukla Tiyatrosu, 5G ile ilk canlı maç yayını, ilk milli endüstriyel 5G şebeke, 5G altyapısı ile Atatürk Kültür Merkezi’nde VR gözlükle yenilikçi sanat deneyimi gibi çeşitli uygulamalar hayata geçirdik. Hem altyapımız hem de uygulamadaki deneyimimiz ile Türkiye’yi her yönüyle 5G çağına hazır hale getirmiş bulunuyoruz." "5G ekosisteminde dışa bağımlılığı azaltmak amacıyla yerli çözümler geliştirdik" 5G’yi yalnızca daha hızlı internet değil; üretimde, sağlıkta, eğitimde ve yaşamın her alanında verimliliği artıracak stratejik bir dönüşüm olarak gördüklerinin altını çizen Şahin, "Mobil Numara Taşıma pazarındaki lider konumumuzu sürdürürken, 5G frekans ihalesinde istediğimiz frekansları alarak mobildeki abone başına en yüksek kapasiteye sahip operatör konumumuzu pekiştirdik. Aldığımız kapsamlı frekanslarla ise ülke ekonomisine 1 milyar doların üzerinde ek katkı sunacağız. Elde ettiğimiz bu güçlü pozisyon ve 5G için kritik öneme sahip fiberle bağlı baz istasyonu oranımızla Nisan 2026’dan itibaren Türkiye’nin her noktasında en kapsayıcı mobil deneyimi sunmayı hedefliyoruz. Yerli teknolojilerimiz ve Ar-Ge gücümüzle Türkiye’nin 5G’de de öncü ülkelerden biri olması için çalışıyoruz. Uzun yıllardır yürüttüğümüz saha testleri, pilot uygulamalarımız ile yerli ve millî teknoloji üretme vizyonumuzla 5G ekosisteminde dışa bağımlılığı azaltmaya yönelik çözümler geliştirdik. İştirak şirketlerimiz Argela ve Netsia’nın geliştirdiği yenilikçi çözümler ile 70’in üzerinde uluslararası patenti bulunuyor. Dünyaya kazandırdığımız yeni teknolojilerle ülke ekonomisine katma değer sağlıyoruz. Silikon Vadisi’ndeki şirketimiz Netsia ile geliştirdiğimiz SEBA ve RIC gibi ileri teknolojileri küresel pazara taşıyarak ülkemizin teknoloji üretme ve ihraç etme vizyonuna katkı sunuyoruz. Şirket olarak 2026 yılında fiber yatırımlarını büyütmeyi, 5G’nin günlük yaşama entegrasyonunu hızlandırmayı ve Türkiye’yi kendi teknolojisini üreten ve ihraç eden bir dijital güç haline getirme hedefiyle yolumuza devam edeceğiz" dedi.
Hepsiburada, Türkiye’nin 2025 alışveriş tercihlerini açıkladı
02 Ocak 2026 Cuma - 11:38 Hepsiburada, Türkiye’nin 2025 alışveriş tercihlerini açıkladı E-ticaret platformu Hepsiburada, 2025 yılı boyunca platformunda gerçekleşen milyonlarca siparişi analiz ederek Türkiye’deki alışveriş alışkanlıklarına ilişkin verileri paylaştı. Açıklanan veriler, kullanıcıların alışveriş tercihlerinde teknolojinin güçlü konumunu koruduğunu gösterdi. Hepsiburada, 2025 yılı boyunca platformunda verilen milyonlarca siparişi inceleyerek Türkiye’deki alışveriş alışkanlıklarına dair kapsamlı veriler paylaştı. Yıl boyunca teknoloji kategorisinde cep telefonu, tablet ve oyun konsolu en çok ilgi gören ürünler arasında yer aldı. Küçük ev aletleri kategorisinde robot süpürge, espresso makinesi ve halı yıkama makineleri öne çıktı. Giyim kategorisinde blazer ceket, gömlek ve çorap yıl boyunca tüketicilerin en çok tercih ettiği ürün grupları arasında yer aldı. Kozmetik kategorisinde ise nemlendirici krem, maskara ve güneş kremi 2025’in öne çıkan ürünleri oldu. Kullanıcıların platformdaki arama davranışları incelendiğinde; klima, tablet, cep telefonu, robot süpürge, televizyon ve erkek spor ayakkabı yıl boyunca en çok arananlar arasında yer aldı. E-ticaret platformunda verilen siparişlerin yüzde 82’si iş ortakları tarafından karşılandı. Küçük ev aletlerinde yeni gözde: Halı yıkama makinesi Hayatı kolaylaştıran çözümler sunan küçük ev aletleri, 2025 yılında da kullanıcıların alışveriş listelerinde üst sıralardaki yerini korudu. Bu kategorinin favori ürünleri olan robot süpürgeler ve espresso makineleri geçtiğimiz yıllardaki popülaritesini sürdürürken, bu yılın dikkat çeken çıkışını halı yıkama makineleri yaptı. Tüketicilerin ev bakımına yönelik artan ilgisiyle birlikte halı yıkama makineleri, kategorinin en çok tercih edilen yeni ürünlerinden biri olarak öne çıktı. Teknolojide liderlik cep telefonunda 2025 yılı boyunca teknoloji, kullanıcıların en çok yöneldiği kategorilerden biri oldu. Yıl genelinde teknoloji alışverişlerinde cep telefonu, tablet ve oyun konsolu ürün grupları öne çıktı. Bu tabloya bakıldığında, kullanıcıların bu kategorideki tercihlerini hem günlük kullanım hem de eğlence ve çalışma ihtiyaçlarına yönelik ürünlerde yoğunlaştırdığı görüldü. Moda ve kozmetikte günlük tercihler öne çıktı 2025 yılı boyunca Hepsiburada’da giyim ve kozmetik kategorileri kullanıcıların alışverişlerinde öne çıkan alanlar arasında yer aldı. Geçen yıl rahatlık odaklı tercihler belirleyici olurken, bu yıl formal giyim ürünlerine olan ilginin arttığı görüldü. Giyim kategorisinde blazer ceket, gömlek ve çorap gibi ürünler yıl boyunca yüksek talep gördü. Kozmetik kategorisinde ise kullanıcı tercihlerinin ağırlıklı olarak günlük bakım rutinlerinde kullanılan ürünlerde yoğunlaştığı gözlemlendi. Nemlendirici krem, maskara ve güneş kremi en çok tercih edilen ürünler arasında yer aldı. Geçtiğimiz yıl ile kıyaslandığında, güneş kremleri popülerliğini korurken; maskara ve nemlendirici kremler tüketicilerin öne çıkan yeni ilgi alanları oldu. Türkiye’nin 2025 alışveriş alışkanlıkları Yıl genelinde platform üzerinden en fazla alışveriş yapan iller, üç büyük ilin ardından Bursa, Kocaeli ve Antalya oldu. Satış performansı açısından bakıldığında ise yine üç büyük il dışında Kocaeli, Çorum ve Bursa yıl boyunca en yüksek satış hacmine ulaşan şehirler olarak dikkat çekti. 2025 yılı boyunca Hepsiburada’da sipariş hacminin belirli dönemlerde yoğunlaştığı görüldü. En yüksek sipariş hacmi Kasım ayında gerçekleşirken, bu ayı Ekim ve Eylül izledi. Kullanıcıların alışverişlerini ağırlıklı olarak 20.00-23.00 saatleri arasında gerçekleştirdiği görüldü. Yıl boyunca en çok sipariş verilen gün 11.11 olurken, yıl ortalamasında siparişlerin en yoğun olduğu gün pazartesi oldu. 2025 yılının ilk siparişi İstanbul’dan verilirken sipariş edilen ürün kadın cüzdanı oldu. Premium üyeler alışveriş hacminin merkezinde E-ticaret platformunun ekosisteminin merkezinde yer alan premium üyeler, 2025 yılındaki tüm siparişlerin yüzde 70’ine imza atarak platformun itici gücü oldu. Diğer kullanıcılara kıyasla yüzde 68 daha sık alışveriş yapan Premium kullanıcıları ayrıca yıl boyunca toplamda 4 milyar TL’nin üzerinde tasarruf etti. Premium’luların favori kategorileri ise sağlık ve güzellik, giyim ve temel tüketim olarak ön plana çıktı. HepsiJET: Türkiye’nin dört bir yanında kesintisiz operasyon HepsiJET, 2025 yılı boyunca yaklaşık 120 milyon kargoyu sahiplerine ulaştırdı. Hız kesmeden devam eden operasyonda, bir günde en fazla 735 bin sipariş teslim edilirken; yılın en hızlı teslimatı ise sadece 39 dakikada tamamlandı.
İstanbul’da yasa dışı silah ticareti operasyonu: 1 kişi tutuklandı
02 Ocak 2026 Cuma - 11:33 İstanbul’da yasa dışı silah ticareti operasyonu: 1 kişi tutuklandı Sancaktepe’de suç örgütlerine silah temin ettiği, silah imalatı ve kaçakçılığı yaptığı tespit edilen kişilere yönelik düzenlenen operasyonda G.P. isimli şüpheli suçüstü yakalanırken, evde 264 tabanca gövdesi ile 37 şarjörün yanı sıra yüzlerce silah parçası ele geçirildi. İstanbul İl Emniyet Müdürü Selami Yıldız’ın göreve geldiği günden bu yana sokak çetelerine ve yasa dışı silah ticaretine karşı operasyon ve denetimleri artırma talimatı doğrultusunda hareket eden İstanbul polisi, bir silah kaçakçılığı şebekesini daha çökertti. Sancaktepe İlçe Emniyet Müdürlüğü Asayiş Büro Amirliği ekipleri, ilçede ruhsatsız silah ve mühimmat ticareti yaptığı öne sürülen 27 yaşındaki G.P.’yi yakın takibe aldı. Yürütülen soruşturma kapsamında geniş kapsamlı çalışma başlatan emniyet ekipleri, silah ticareti yaptığı belirlenen G.P.’nin Sultanbeyli ilçesi Yavuz Selim Mahallesi’nde ikamet ettiğini belirledi. Evin çevresinde tedbir alan polis, yılın son gününde eve operasyon düzenledi. Savcılık tarafından verilen arama ve el koyma kararının ardından yapılan baskında, şüpheli silah imalatı yaparken suçüstü yakalandı. Zanlı gözaltına alınırken, adreste yapılan aramalarda ise 264 tabanca gövdesi, 37 şarjör, 17 tane namlu takılı gövde, 800 gerdel yayı, 500 icra mili ve bin adet tetik tertibatından oluşan silah parçaları ele geçirildi. Evin odalarını silah atölyesine çeviren şüpheli G.P., sorgulanmak üzere Sancaktepe İlçe Emniyet Müdürlüğüne götürüldü. Buradaki ifade işlemlerinin tamamlanmasının ardından aynı gün mahkemeye çıkarılan silah kaçakçısı, "6136 SKM" suçundan tutuklanarak cezaevine teslim edildi.
"Türkiye’nin dijital geleceğini, güçlü fiber altyapı ve 5G odaklı yerli teknolojilerle bugünden inşa ediyoruz"
02 Ocak 2026 Cuma - 11:16 "Türkiye’nin dijital geleceğini, güçlü fiber altyapı ve 5G odaklı yerli teknolojilerle bugünden inşa ediyoruz" Türk Telekom, 2025 yılını güçlü altyapı yatırımları, öncü 5G çalışmaları ve teknoloji üretme vizyonuyla tamamlarken, 2026’yı 5G ile iletişimde dönüşümün yılı haline getirmek üzere stratejik adımlarını kararlılıkla sürdürüyor. Türk Telekom, Türkiye’nin her köşesini yeni nesil altyapılarla birbirine bağlarken, yerli ve milli ürün ve projeler geliştirmeyi sürdürüyor. Yeni yıla girerken değerlendirmelerde bulunan Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, 2025 yılını güçlü altyapı yatırımları ile tamamladıklarını, 2026’yı ise 5G ile iletişimde dönüşümün yılı yapma vizyonuyla hareket edeceklerini belirterek şu açıklamada bulundu: "Ülkemizin her köşesini fiberle birbirine bağlayarak dijital geleceği bugünden inşa ediyoruz" "Şirket olarak köklü geçmişimizden aldığımız güçle Türkiye’nin dijital dönüşümüne yön verirken, teknoloji üreten ve ihraç eden bir Türkiye hedefiyle milli kalkınmanın lokomotifi olmayı sürdürüyoruz. 2025 yılı, ülkemizin dijital geleceği açısından kritik eşiklerin aşıldığı bir yıl olurken; ağustos ayında, 2026 yılı Şubat ayında dolacak olan sabit hizmetler imtiyazımızın 2050 yılına kadar uzatılmasıyla stratejik bir adım attık. Bu tarihi imza, Türkiye’nin dijital dönüşümünü tamamlama hedefimiz doğrultusunda en büyük güvencemizdir. Bu kapsamda, 2030 yılına kadar fiber erişimimizi 37 milyon haneye, fiber abone sayımızı 17 milyona yükseltmeyi ve bağlantı hızımızı 7 kat artırmayı hedefliyoruz. İmtiyaz sözleşmesi süresince Türkiye ekonomisine sağlayacağımız 20 milyar dolarlık doğrudan katkının yanı sıra; bu yatırımların teknoloji tabanlı tüm endüstriler üzerindeki çarpan etkisi çok daha yüksek ölçekte hissedilecektir. 2005 yılından bu yana Türkiye’nin dijitalleşmesi yolunda gerçekleştirdiğimiz yatırımlar 22 milyar doları aştı. Bugün 81 ilimizi uçtan uca saran ve 535 bin kilometreye ulaşan fiber altyapımız, 34,3 milyon hane kapsamasına (FFTH/B ve FTTH/C) ulaştı. Fiberle bağlı baz istasyonu oranımızı yüzde 58 seviyelerine taşıyarak, dünya için 2030 hedeflerini şimdiden geçmiş durumdayız. Güçlü altyapımız ve fiber istasyonlarımız, 5G’ye geçiş sürecinde ülkemizin dijital omurgasını oluşturuyor. Uzun yıllardır 5G ile sağlıktan tarıma, ulaşımdan sanayiye, spordan sanata kadar tüm alanlarda öncü çalışmalar gerçekleştirdik. 5G ile ilk çevrimiçi uzaktan ameliyat, 5G ile akıllı tarım, 5G ile limanlarda akıllı taşıt takibi ve güvenli ulaşım, 5G Haptic (Dokunsal) Eldivenli VR Kukla Tiyatrosu, 5G ile ilk canlı maç yayını, ilk milli endüstriyel 5G şebeke, 5G altyapısı ile Atatürk Kültür Merkezi’nde VR gözlükle yenilikçi sanat deneyimi gibi çeşitli uygulamalar hayata geçirdik. Hem altyapımız hem de uygulamadaki deneyimimiz ile Türkiye’yi her yönüyle 5G çağına hazır hale getirmiş bulunuyoruz." "5G ekosisteminde dışa bağımlılığı azaltmak amacıyla yerli çözümler geliştirdik" 5G’yi yalnızca daha hızlı internet değil; üretimde, sağlıkta, eğitimde ve yaşamın her alanında verimliliği artıracak stratejik bir dönüşüm olarak gördüklerinin altını çizen Şahin, "Mobil Numara Taşıma pazarındaki lider konumumuzu sürdürürken, 5G frekans ihalesinde istediğimiz frekansları alarak mobildeki abone başına en yüksek kapasiteye sahip operatör konumumuzu pekiştirdik. Aldığımız kapsamlı frekanslarla ise ülke ekonomisine 1 milyar doların üzerinde ek katkı sunacağız. Elde ettiğimiz bu güçlü pozisyon ve 5G için kritik öneme sahip fiberle bağlı baz istasyonu oranımızla Nisan 2026’dan itibaren Türkiye’nin her noktasında en kapsayıcı mobil deneyimi sunmayı hedefliyoruz. Yerli teknolojilerimiz ve Ar-Ge gücümüzle Türkiye’nin 5G’de de öncü ülkelerden biri olması için çalışıyoruz. Uzun yıllardır yürüttüğümüz saha testleri, pilot uygulamalarımız ile yerli ve millî teknoloji üretme vizyonumuzla 5G ekosisteminde dışa bağımlılığı azaltmaya yönelik çözümler geliştirdik. İştirak şirketlerimiz Argela ve Netsia’nın geliştirdiği yenilikçi çözümler ile 70’in üzerinde uluslararası patenti bulunuyor. Dünyaya kazandırdığımız yeni teknolojilerle ülke ekonomisine katma değer sağlıyoruz. Silikon Vadisi’ndeki şirketimiz Netsia ile geliştirdiğimiz SEBA ve RIC gibi ileri teknolojileri küresel pazara taşıyarak ülkemizin teknoloji üretme ve ihraç etme vizyonuna katkı sunuyoruz. Şirket olarak 2026 yılında fiber yatırımlarını büyütmeyi, 5G’nin günlük yaşama entegrasyonunu hızlandırmayı ve Türkiye’yi kendi teknolojisini üreten ve ihraç eden bir dijital güç haline getirme hedefiyle yolumuza devam edeceğiz" dedi.
Sultangazi Belediyesi’nden hizmet dolu bir yıl
02 Ocak 2026 Cuma - 10:55 Sultangazi Belediyesi’nden hizmet dolu bir yıl Sultangazi Belediyesi hizmetle dolu bir yılı daha geride bıraktı. 2025 yılı içerisinde ilçe sakinleri yeni kültür merkezlerine kavuşurken sportif, kültürel ve sanatsal faaliyetlerle ilgili birbirinden farklı etkinliklerle buluştu. Spor alanındaki büyük başarı ise yıl sonunda Avrupa Parlamentosunca verilen Avrupa Spor Şehri ünvanıyla taçlandı. Sultangazi Belediyesi, ilçe sakinlerinin huzurla yaşadığı, istediği faaliyete erişebildiği modern bir şehir için 2025 yılında da durmadan çalıştı. İlçeyi eğitim, kültür, sanat ve sporla anılır bir hale getirmek için bu yıl da hummalı bir çalışma yürüttü. Kültür merkezleri kazandırıldı Bugüne kadar ilçeye bir çok yeni yaşam alanı kazandıran Sultangazi Belediyesi, bu yıl da çok fonksiyonlu yaşam alanlarına yenilerini ekledi. Mahalle mahalle ihtiyaçlar göz önünde bulundurularak yeni kültür ve yaşam merkezleri kazandırıldı. İlçe sakinleri için kendi mahallelerinde içerisinde kütüphane, yüzme havuzu, çok amaçlı salon, derslikler, ASM’ler gibi birçok fonksiyonu barındıran kültür ve yaşam merkezleri hizmete sunuldu. Esentepe Mahallesi’ne inşa edilen Necip Fazıl Kısakürek Kültür ve Yaşam Merkezi hizmete açıldı. İçerisinde atölyeden dersliğe, taziye salonundan spor salonuna birçok farkı hizmeti barındıran tesis özellikleriyle de dikkatleri üzerine çekmeyi başardı. Yunus Emre Mahallesi’nde inşaatına başlanan Gençlik Spor ve Yaşam Merkezi de kısa süre içerisinde tamamlanarak hizmete açılacak. Zübeyde Hanım Mahallesi’nde hizmete açılan, Türkiye’nin en değerli ozanlardan birisi olan Âşık Veysel’in adını taşıyan kültür ve yaşam merkezi de ilçe sakinlerinden ilgi görmeye devam ediyor. Gençlerin ve çocukların dört mevsim dileğince yüzebileceği, geleceğin profesyonel yüzücülerinin yetiştirileceği kapalı yüzme havuzunun yanı sıra çok fonksiyonlu özellikleriyle dikkat çeken tesis, mahallelilerin göz bebeği oldu. Sultangazi Belediyesi, trafik sirkülasyonunun yoğun olduğu noktalardan biri olan 50.Yıl Mahallesi’nde inşa ettiği hizmet tesisini geçtiğimiz yıl hizmete açmıştı. 50. Yıl Mahallesi D Caddesi Otopark, Yeşil Alan, Hizmet Tesisi ve ASM bölgedeki önemli bir boşluğu da doldurdu. Vatandaşlar 3 katlı yeraltı otoparkına güvenli bir şekilde araçlarını bırakırken aynı zamanda sokak aralarındaki park yükü de hafiflemiş oldu. Dünyanın sayılı sinema tarihi müzelerinden biri Sultangazi’de inşa ediliyor Sultangazi Belediyesi, dünyanın sayılı sinema tarihi müzelerinden birini ilçeye kazandırıyor. Türkiye’nin yanı sıra yurt dışından ziyaretçilerin de ilgi odağına girecek müzenin yapımına başlandı. Dünyada ilk defa çekilen filmin, kamerası da dahil olmak üzere yaklaşık 150 yıllık sinema tarihi boyunca kullanılmış olan alet edevatların bulunduğu bu müze Türkiye’ye ve dünyaya hitap edecek. Müzenin yanı sıra içerisinde bulunan devasa kütüphane, eğitim alanları, kültür merkezi ve etkinlik alanı, geniş yeşil alanları, otoparkı ve cami ve medresesi ile bir sanat adası hayata geçiriliyor. Kültür sanat sezonu Sultangazi Belediyesi, Mimar Sinan, İbn-i Sina, Fuat Sezgin, Aşık Veysel ve Cezeri gibi bu toprakların yetiştirdiği birbirinden kıymetli isimlere atfettiği kültür sanat sezonlarından sonra, geçen sezon Hanzala ismiyle Filistin’deki yaşanan soykırıma da dikkat çekmişti. Bu kez Türkiye sevdalısı şair ve yazar Yavuz Bülent Bakiler’in adı, kültür, sanat ve edebiyat sezonuna verildi tiyatrodan konsere, çocuk etkinliklerinden seminerlere 7’den 77’ye hitap eden etkinlikler ilçe sakinlerinden yoğun talep görüyor. Eğitime hep destek Bir şehrin ilerlemesinin yolunun eğitimden geçtiği bilinciyle bu yıl da eğitim odaklı faaliyetler hız kesmeden devam etti. Ana Kucağı’nda verilen okul öncesi eğitimle çocuklar hayata hazırlanırken, Kaşif Çocuk’ta 5-8 yaş arasındaki çocuklara dedektiflikten gökbilime farklı dünyaların kapılarını aralama imkanı buldu. 8-14 yaş arasındaki çocuklar Bilim Merkezi’nde bilim ve sanatla iç içe olurken kendini keşfetti. Her yıl olduğu gibi bu yıl da gençler SEDA ile lise ve üniversite sınavlarına hazırlandı, ücretsiz dershanecilik hizmeti aldı. Sultangazi’de yaşayan, üniversiteyi kazanan gençlerin öğrenimleri boyunca ulaşım masraflarını Sultangazi Belediyesi üstlenmişti. Bu yıl da gelenek bozulmadı. Sezai Karakoç Gençlik, Spor ve Engelliler Merkezi’nde özel bireylere ve ailelerine yönelik hayata geçirilen Engelsiz Saatler Projesi de ilçe sakinlerinden büyük ilgi görüyor. Güçlü kadın güçlü Sultangazi Kadını merkeze koyan projeleriyle dikkatleri üzerine çeken Sultangazi Belediyesi, ailenin temel taşı kadınları önemseyerek toplumda daha güçlü bir şekilde var olması için bu yıl da yoğun bir çalışma yürüttü. Sanat ve mesleki kurslarla kadınların aile ekonomisine katkıda bulunması için eğitimler verildi. Hayata 2 Dakika Ara programıyla, kadınların günlük hayatın karmaşasından uzaklaşarak kendine zaman ayırmasına imkan tanınıyor. Ayrıca Hoş Geldin Bebek programıyla annelerin gönlüne dokunmaya devam ediyor. Avrupa Spor Şehri Sultangazi Spora ve sporcuya verdiği desteği her fırsatta belirten, ilçe genelindeki yaptığı güçlü çalışmalarla adını yurt dışında da duyuran Sultangazi Belediyesi, spor alanında da emeklerinin karşılığını aldı. Avrupa Parlamentosu’nun desteğiyle kurulan sporda adil oyun, katılımcılık ve sağlıklı yaşam kültürünü tüm dünyaya yaymayı amaçlayan ACES Europe’un "Avrupa Spor Şehri" ünvanı bu yıl Sultangazi’ye verilerek, bu yıl Türkiye’de bu ünvanı alan tek şehir oldu. Yeni yılda da hedef "Sultan Şehir" Sultangazi Belediye Başkanı Abdurrahman Dursun, "Bu yıl da yine hizmetle dopdolu bir yıl geçirdik. Gelişirken dönüşen, dönüşürken daha da modernleşen bir şehir için bütün imkanlarımızı seferber ederek sosyal yaşam alanlarımızın kalitesini yükselttik. Eğitimden spora, kültürden sanata birçok alanda güçlü faaliyetler yürüttük. Sporda yaptığımız güçlü çalışmaların karşılığını Avrupa Parlamentosu tarafından bizlere layık görülen Avrupa Spor Şehri ünvanı ile aldık. Yeni yılda da güzel işler yapacağımıza, Sultangazimizin hak ettiği yere ulaşacağına inancımız tamdır. Yeni yılın, memleketimize, ülkemize ve tüm insanlığa, barış, sağlık ve huzura vesile olmasını temenni ediyorum" dedi.
Onur: "Arvasi Hoca Türk milletinin manevi mimarlarından biridir"
02 Ocak 2026 Cuma - 10:43 Onur: "Arvasi Hoca Türk milletinin manevi mimarlarından biridir" Gazeteci yazar Hüdâvendigâr Onur, büyük Türk milliyetçisi Ahmet Arvasi’nin aynı zamanda bir fıkıh âlimi de olduğunu belirterek, "Bu sahada ‘İlmihâl’ kaleme almıştır. Türk milletinin manevi mimarlarından biridir" dedi. Ülkücü hareketin sembol isimlerinden Erdem Karakoç’un düzenlediği haftalık ‘Vefa’ toplantıları devam ediyor. Koçoba’daki son etkinlikte büyük Türk milliyetçisi ve mütefekkiri S. Ahmet Arvasi anıldı. Erdem Karakoç, 12 Eylül öncesi zor zamanlarda Arvasi Hoca’nın yazılarıyla, konferanslarıyla bir nesli eğittiğini, yetiştirdiğini, batıl ideolojilere saplanmaktan koruduğunu söyledi. Karakoç ayrıca, Ahmet Arvasi’nin savunduğu davayı yaşayan ‘örnek bir şahsiyet’ olduğunu söyledi. MHP Şişli ilçesi eski başkanlarından Kamil Balyer de konuşmasında, Ahmet Arvasi’nin kadroya önem verdiğini belirterek, "Söylediğini yaşamaya gayret ederdi. Ülkücü hareketin manevi mimarlarından biridir. Bir davayı anlatmada, devlet yönetiminde, yapılacak her işte başarılı olmak için kadroların kalitesinin önemine değinirdi. O Ahmet Yesevi ruhluydu" dedi. "Yazılarında Türklük vurgusu çoktur" Gazeteci yazar Hüdavendigâr Onur da, Türk milliyetçilerinin yetişmesinde emeği olanlardan birinin Ahmet Arvasi olduğunu belirterek, "Yazıları dikkatle okunduğunda, satır aralarında Türk tarihine, din ve felsefeye, kısacası yaşadığı döneme ait tüm konulara değindiği görülür. Ahmet Arvasi’ye göre Türk milliyetçiliği, İslâm’ın çizdiği sınırlar içerisinde Türk’ün mutluluğunu arayan bir harekettir. Bu bir iddia değil tespittir" dedi. Hüdâvendigâr Onur, aynı zamanda Ahmet Arvasi’nin bir din bilgini olduğunu belirterek, "O, fıkıh âlimidir. İlmihâl kaleme almıştır. Şöyle der, ‘İlmihâl bilmeyen, ne İslam’ı bilir ne de onun dünya ve kâinata bakışını.’ Ülkücü hareketin, Türk milletinin manevi mimarlarından biridir" ifadelerini kullandı. Ahmet Arvasi’nin yaşadığı dönemin tüm sorunlarına değindiğini, çareler ürettiğini belirten Onur, Arvasi’nin güzel sanatlara verdiği önemden de bahsetti. Ahmet Arvasi’ye göre estetiğin bir ilim olduğunu belirten Onur, sözlerini şöyle tamamladı: "Arvasi’ye göre sanat, güzele ulaşmak ve çirkinden uzaklaşmaktır. Sanatkâr mutlak güzeli arar. Sinan imparatorluğumuzun temel taşlarından Süleymaniye çıkabileceğini, Selimiye çıkacağını ispatladı. Arvasi’ye göre bu muhteşem eserlerde hendesenin zaferi ve dinin zaferi vardır. İslâmiyet’e göre en güzel Allah’tır."
Garanti BBVA’dan melek yatırımcılık eğitimi
02 Ocak 2026 Cuma - 10:43 Garanti BBVA’dan melek yatırımcılık eğitimi Garanti BBVA’nın hayata geçirdiği First Venture eğitimleri, startup yatırımcılığına adım atmak isteyen müşterilerini kapsamlı bir eğitim programında buluşturdu. Özellikle melek yatırımcılık odağında yapılandırılmış bu eğitimi hayata geçiren banka, katılımcılara deneyimli uzmanlardan yatırımcı bakış açısını güçlendiren uygulamalı içerikler sundu. Garanti BBVA’nın, melek yatırımcılığa ilgi duyan ve yatırımcılık çerçevesine uygun müşterileri için hayata geçirdiği ‘First Venture: Melek Yatırımcılığı Eğitimi’ başarıyla tamamlandı. Sınırlı kontenjanla kurgulanan program, katılımcılara birebir etkileşim ve derinleşme imkânı sundu. Dört hafta süren programda, startup yatırımcılığına ilgi duyan katılımcılar, melek yatırımcılığın temel ve ileri seviye dinamikleri hakkında teorik ve pratik bilgi alma fırsatı buldu. Hibrit formatta tasarlanan First Venture eğitimleri boyunca ilham veren konuşmalar, vaka analizleri ve startup ekosistemi katılımcılara bütüncül bir bakış açısıyla aktarıldı. Ayrıca her oturumun kaydı, katılım sağlayamayan katılımcılarla da paylaşıldı. Startup ekosisteminde yatırımcı perspektifi ve girişimcilik deneyimiyle tanınan Günce Önür’ün eğitmenliğinde gerçekleşen programda, katılımcılara yatırım stratejisi oluşturmadan portföy yönetimine uzanan kapsamlı bir içerik sunuldu. Dört haftalık melek yatırımcılık eğitimleri Programın ilk haftasında global ve yerel startup ekosisteminin gelişimi ile yatırım stratejilerinin temelleri ele alındı. İkinci haftada yatırım sürecinde kullanılan hukuki yapılar, dealflow yönetimi ve due diligence süreçleri aktarıldı. Üçüncü hafta, yatırım inceleme ve karar süreçlerine odaklanıldı. Programın son haftasında ise portföy yönetimi, değer katma mekanizmaları ve büyüme destek süreçlerine mercek tutuldu. Eğitimin yüz yüze gerçekleşen oturumları Garanti BBVA ev sahipliğinde Ferko Signature, Feriye Palace ve Kolektif House Levent’te düzenlendi. Program, sertifika töreni ve networking etkinliği ile tamamlandı. Startup dünyasıyla doğrudan temas First Venture, Garanti BBVA’nın girişimcilik ve inovasyon ekosistemine verdiği desteğin önemli bir parçası olarak konumlanıyor. Girişimcilik ekosisteminin en kritik ihtiyaçlarından biri olan yatırımcı tarafını güçlendirmeyi hedefleyen program, Garanti BBVA’nın bu alanda aldığı stratejik inisiyatiflerden biri olarak hayata geçirildi. Eğitimler kapsamında girişimler için yetkin, küresel dinamikleri okuyabilen yatırımcıların yetiştirilmesi hedeflenirken, aynı zamanda Garanti BBVA müşterilerinin startup yatırımları konusunda bilgi ve farkındalık kazanmaları amaçlandı. Bu sayede katılımcıların, konvansiyonel yatırım araçlarının ötesinde farklı bir yatırım perspektifiyle tanışmaları hedeflendi. Programı başarıyla tamamlayan katılımcılar, startup ekosistemiyle daha yakın temas kurmalarını sağlayan Global Expansion Day etkinliğine davet edildi; eğitimlerin ardından planlanan takip ve devam buluşmasıyla da yatırım yolculuklarının desteklenmesi ve edinilen kazanımların pekiştirilmesi amaçlandı. Yapılan açıklamaya göre; banka, First Venture eğitimleriyle müşterilerine finansal ürün ve hizmetlerin ötesine geçen, bilgi paylaşımı ve network odağında kurgulanmış bir değer önerisi sunuyor. Banka, bu program aracılığıyla startup yatırımcılığı alanında bilinçli ve uzun vadeli değer oluşturmaya odaklanan bir yatırımcı kitlesinin oluşmasına katkı sağlamayı ve girişimcilik ekosisteminin sürdürülebilir gelişimini desteklemeyi hedefliyor.
"Polikistik Over Sendromu her 10 kadından birinin sorunu"
02 Ocak 2026 Cuma - 10:24 "Polikistik Over Sendromu her 10 kadından birinin sorunu" Üreme çağındaki kadınların en büyük sağlık sorunlarından biri olan Polikistik Over Sendromu (PCOS), Türkiye’de milyonlarca kadının yaşam kalitesini ve anne olma hayallerini riske attığını belirten Kadın Hastalıkları, Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Doç. Dr. Şefik Gökçe, "PCOS, sadece bir kadın hastalığı değil; diyabetten kalp hastalıklarına kadar uzanan sistemik bir endokrin bozukluktur" dedi. Kadınlarda en sık görülen hormonal bozuklukların başında gelen Polikistik Over Sendromu (PCOS), üreme çağındaki kadınların yaklaşık yüzde 8 ile yüzde 13’ünü etkileyen küresel bir sağlık sorunu olarak dikkat çekiyor. Türkiye’de ise her 10 kadından birinde görülen bu tablo, adet düzensizliğinden kilo artışına, tüylenmeden kısırlığa kadar pek çok şikâyetle kendini gösterebiliyor. Medical Park Bahçelievler Hastanesi Kadın Hastalıkları, Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Doç. Dr. Şefik Gökçe, sendromun tanı ve tedavi süreçlerine dair uyarılarda bulundu. "İnsülin direnci kilo alımını tetikliyor" PCOS’un sadece yumurtalıklarla sınırlı kalmadığını belirten Doç. Dr. Şefik Gökçe, hastalığın metabolik sistem üzerindeki etkilerine dikkat çekerek, "PCOS’lu hastaların büyük kısmında insülin direnci gelişir. Yüksek insülin düzeyleri, yumurtalıklardan androjen (erkeklik hormonu) üretimini tetikleyerek adet düzensizliği, tüylenme ve akne gibi semptomları şiddetlendirir. Burada çift yönlü bir ilişki söz konusudur; insülin direnci kilo alımını kolaylaştırırken, özellikle karın çevresindeki yağlanma hormonal bozukluğu daha da derinleştirir. Bu nedenle PCOS yönetiminde insülin direncinin kontrol altına alınması kritik öneme sahiptir" ifadelerini kullandı. "Tanı için üç bulgudan en az ikisinin olması şart" Tanı sürecinde kapsamlı bir değerlendirmenin şart olduğunu ifade eden Doç. Dr. Şefik Gökçe, kullanılan kriterleri şöyle özetledi: "Düzensiz adet döngüleri, kanda androjen yüksekliği (veya buna bağlı tüylenme, saç dökülmesi) ve ultrasonda çok sayıda küçük folikül görülmesi ana kriterlerimizdir. Bu üç bulgudan en az ikisinin bulunması tanı koymak için yeterlidir. Ancak özellikle ergenlik dönemindeki genç kızlarda tanı koyarken çok dikkatli olunmalıdır; geçici hormonal dalgalanmalar PCOS ile karıştırılmamalı, aceleci davranmak yerine hasta takip edilmelidir." "Anne olmak imkânsız değil" Toplumda PCOS’lu kadınların anne olamayacağına dair yanlış bir algı bulunduğunu belirten Doç. Dr. Şefik Gökçe, "Yumurtlamanın düzenli gerçekleşmemesi nedeniyle gebe kalmak güçleşebilir, ancak bu durum her kadının infertil (kısır) olacağı anlamına gelmez. Uygun yaşam tarzı değişiklikleri, kilo kontrolü ve gerekirse yumurtlamayı destekleyen medikal tedavilerle pek çok hastamız doğal yollarla gebe kalabilmektedir. İhtiyaç halinde ise aşılama ve tüp bebek yöntemleri ile oldukça başarılı sonuçlar alıyoruz" dedi. "Tedavinin temeli yaşam tarzı değişikliği" PCOS’un tamamen ortadan kaldırılamayan ancak doğru yönetimle belirtileri kontrol altına alınabilen kronik bir durum olduğunu hatırlatan Doç. Dr. Şefik Gökçe, tedavi yol haritasını şu sözlerle açıkladı: "Tedavinin ilk adımı ilaç değil, yaşam tarzıdır. Düşük glisemik indeksli beslenme ve haftada en az üç gün yapılan düzenli egzersiz, hem insülin direncini kırar hem de hormonal dengeyi sağlar. Medikal tarafta ise adet düzeni için doğum kontrol hapları, insülin direnci için ise metformin gibi destekler kullanılabilir. Doğum kontrol hapları burada sadece adet düzenleyici değil, aynı zamanda erkeklik hormonunu baskılayarak tüylenme ve sivilce şikâyetlerini azaltan, rahim kanseri riskini düşüren önemli bir araçtır." "Psikolojik etkiler göz ardı edilmemeli" Hastalığın fiziksel olduğu kadar ruhsal sağlığı da etkilediğini vurgulayan Doç. Dr. Gökçe, "Kilo artışı, akne ve tüylenme gibi estetik kaygılar hastaların özgüvenini zedeleyebilir; anksiyete ve depresyona yol açabilir. Bu yüzden PCOS tedavisini sadece hormonal bir düzenleme olarak değil, psikolojik destekle güçlendirilmiş bütüncül bir yaklaşım olarak ele alıyoruz" dedi. "Tedavi edilmezse uzun vadeli riskler kapıda" PCOS’un sadece dönemsel bir sorun olmadığını hatırlatan Doç. Dr. Şefik Gökçe, "Erken dönemde yönetilmeyen PCOS; ilerleyen yıllarda Tip 2 diyabet, hipertansiyon, kalp-damar hastalıkları ve rahim kanseri gibi ciddi sağlık sorunlarına zemin hazırlayabilir. Bu nedenle belirtiler fark edildiği andan itibaren bir uzmana başvurmak ve düzenli takip sürecine girmek hayat kurtarıcıdır" açıklamasında bulundu. PCOS kronik bir endokrin bozukluk olduğundan tedavinin kişiye özel olarak planlanması gerektiğini dile getiren Doç. Dr. Şefik Gökçe, uyarılarını şu sözlerle tamamladı: "Her hastanın şikayetleri ve çocuk sahibi olma planı farklı olduğu için tek bir standart tedavi protokolü yoktur. Ancak ilk aşamada yaşam tarzı değişiklikleri tedavinin temelini oluşturur. Sağlıklı beslenme, düzenli fiziksel aktivite ve ideal kilonun korunması hem hormonal dengeyi sağlamada hem de insülin direncini azaltmada etkilidir. Kilo kaybı çoğu zaman adet düzeninde belirgin iyileşme sağlar. Hormonal dengenin sağlanması için doğum kontrol hapları sıklıkla kullanılır. Bu ilaçlar, yumurtalıkların androjen üretimini baskılar ve düzenli adet görmeyi sağlar. İnsülin direnci olan hastalarda metformin gibi insülin duyarlılığını artıran ilaçlar tercih edilebilir. Çocuk sahibi olmak isteyen hastalar için yumurtlamayı destekleyen tedaviler, örneğin klomifen sitrat, letrozol veya gerekirse tüp bebek yöntemleri gündeme gelir. Aşılama ve tüp bebek uygulamaları da bu kapsamda değerlendirilebilir."
KidZania İstanbul’da, yarıyıl tatil heyecanı ‘Karne Partisi’ ile başlıyor
02 Ocak 2026 Cuma - 10:23 KidZania İstanbul’da, yarıyıl tatil heyecanı ‘Karne Partisi’ ile başlıyor KidZania İstanbul’da, yarıyıl tatil heyecanı 17 Ocak Cumartesi günü düzenleyeceği ‘Karne Partisi’ ile başlıyor. Çocuklar Ülkesi KidZania İstanbul, yarıyıl tatilini eğlence ve deneyim dolu etkinliklerle karşılamaya hazırlanıyor. Yarıyıl tatilinde düzenlenecek etkinlikler şöyle açıklandı: ’’Tatil boyunca sürecek etkinliklerde, KidZania meslek deneyimleri, eğlenceli içeriklerle zenginleşiyor. 17 Ocak - 1 Şubat tarihleri arasında, Çocuklar Ülkesi, şehir meydanından atölyelere uzanan çeşitli alanlarda düzenlenecek aktivitelerle çocukları, heyecan verici ve keyifli bir deneyime davet ediyor. 10 bin metrekarelik şehirde çocuklar, ilgi alanlarına göre cesur itfaiyeciden yetenekli şefe, kahraman cerrahtan pilota kadar birbirinden farklı meslekleri deneyimleyebilecekleri aktivitelere katılacak. Çocuklar Ülkesi’nin renkli sokaklarında ve şehir meydanında düzenlenen sürprizlerle gün boyunca eğlenirken öğrenebilecekleri bir tatil atmosferi ile buluşacaklar. Ayrıca yarıyıl tatil boyunca, eğlence saatleri 10.00- 20.00 olarak uzatılacak ve Çocuklar Ülkesi’nde tüm gün eğlencenin süresi uzayacak. Tatil boyunca, 7 yaş ve üzeri çocukların ebeveynleri olmadan güvenle vakit geçirebildiği Çocuklar Ülkesi’nde, aileler kendine zaman ayırabilirken, çocuklar da kendi kararlarını almayı, sorumluluk üstlenmeyi ve bağımsız hareket etmeyi deneyimleyecek. KidZania App ile ziyaret planlaması kolaylaştı KidZania İstanbul mobil uygulaması ile, ziyaretinizi çok daha kolay ve keyifli hale geliyor. Çocuklar tatil boyunca eğlenirken öğrenebilecekleri bir deneyim yaşarken, ebeveynler de KidZania App üzerinden aktivitelerin yaş uygunluklarını görüntüleyip planlamalarını yapabilecek KidZania girişlerini alabilecekler. Uygulama ile şehir haritasından, çocukların o an hangi aktivitede olduğunu anlık olarak takip etme olanağı sunarken, girişte takılan RFID bileklikler üzerinden harçlık yükleme işlemleri de yapılabilecek. Ayrıca, KidZania App kullanıcıları, ücretsiz otopark ve içecek ikramı gibi avantajlardan yararlanırken ve hediye TL puan kampanyasından faydalanabilecek. Aktiviteler, eğlenceli atölyelerle zenginleşiyor Yarıyıl tatilinde, Sanat Atölyesi’nde katılımcılar kendi oyuncak tasarımlarını oluştururken, Kuyumcu’da ise anahtarlık hazırlayacak. Ayrıca tatilde KidZania Gazetesi ve Radyo KidZania’ da tatile özel içeriklerle güncelleniyor. Gazetede tatil dönemine ilişkin sorular ve şehirdeki etkinliklere yönelik içerikler hazırlanırken, radyo yayınlarında yarıyıl programına dair bilgilendirmelere yer verilecek. Yarıyıl programı kapsamında; Erbulak Evi iş birliğiyle düzenlenen "Büyükler ve Küçükler El Ele Drama" etkinliği, 19- 30 Ocak tarihleri arasında saat 15.00’te gerçekleşecek. Etkinlikte çocuklar ve yetişkinler aynı sahnede bulunarak bir drama çalışması yapacak. Çocuklar Ülkesi, birbirinden eğlenceli aktivite alanıyla, şehirdeki sürpriz etkinlikleri ve her gün 16:00’da yapılacak çekilişleriyle yarıyıl tatilinde de çocuklar için eğlenirken öğrenmenin adresi olmaya devam ediyor.’’
UKABDER’den acil çağrı: "Binalar tamam, sıra gönülleri doyurmakta"
02 Ocak 2026 Cuma - 09:51 UKABDER’den acil çağrı: "Binalar tamam, sıra gönülleri doyurmakta" Afrika Çad’da 9 dev eseri tek seferde açmaya hazırlanan UKABDER, 19 Ocak’taki büyük yolculuk öncesi "acil" koduyla çağrıda bulundu. Başkan Murat Uğur, "Binaları tamamladık, şimdi sıra oradaki yetimlerin sofrasını ve kucağını doldurmakta" diyerek gıda, kıyafet ve oyuncak eksiği için hayırseverlere seslendi. Uluslararası Kardeşlik Seferberliği İnsani Yardım Derneği (UKABDER) gönüllüleri, 19 Ocak’ta başlayacak Çad seferberliği için zamanla yarışıyor. Bölgede inşası tamamlanan hastane, cami ve atölye gibi 9 kalıcı eserin açılışını yapacak olan heyet, dağıtımı yapılacak insani yardım malzemelerinin tedariki için çalışmalarını sıklaştırdı. Dernek yönetimi, açılış heyecanına gölge düşmemesi için erzak, kıyafet ve oyuncak stoklarının bir an önce tamamlanması gerektiğini duyurdu. "Bu Bir Yardım Değil, Kardeşlik Meselesidir" Yolculuğa sayılı günler kala açıklama yapan UKABDER Yönetim Kurulu Başkanı Murat Uğur, sürenin daraldığına dikkat çekti. Uğur, "Çad’da tarih yazacak 9 büyük eseri hamdolsun tamamladık. Ancak oraya sadece bina açmaya değil, kardeşlerimizle kucaklaşmaya gidiyoruz. Giderken elimiz boş gidemeyiz. Bölgede dağıtacağımız sıcak yemek, gıda kolisi, kıyafet ve çocuklarımız için uçurtma, oyuncak gibi kalemlerde halen eksiklerimiz var. Bu bir yardım kampanyası değil, bir kardeşlik meselesidir. Vakit çok az, tüm hayırseverleri bu seferberliğin ucundan tutmaya davet ediyorum. Çad’da bir Türk STK tarafından tek seferde yapılan en büyük yatırımlardan birini, 9 kalıcı eseri hamdolsun tamamladık. Ancak oraya sadece kurdele kesmeye değil, kardeşlerimizle kucaklaşmaya gidiyoruz. Binlerce kilometre öteden gelen kardeşlerini bekleyen yetimlerin karşısına elimiz boş çıkamayız. Bu bir yardım kampanyası değil, bir kardeşlik ve onur meselesidir" dedi. Gönüllüler gece gündüz çalışıyor İstanbul Gaziosmanpaşa’daki dernek merkezinde ve Türkiye’nin dört bir yanındaki gönüllü gruplarında hummalı bir çalışma yürütülüyor. Gönüllüler, Türkiye’den götürülecek emanetleri tasnif ederken, uçurtma ve oyuncakların paketlenmesi için yoğun mesai harcıyor. 19-30 Ocak tarihleri arasında gerçekleştirilecek organizasyonda, yetim çocuklara yönelik uçurtma şenlikleri düzenlenmesi ve binlerce aileye erzak ulaştırılması hedefleniyor. Gökyüzü Türk uçurtmalarıyla renklenecek Seferberliğin en renkli detayı ise çocuklar için hazırlanan özel sürprizler olacak. UKABDER gönüllüleri, Çadlı yetimlerin yüzünü güldürmek için oyuncak, kıyafet ve uçurtma bağışı toplama kampanyasına hız verdi. Bölgede düzenlenecek "Uçurtma Şenliği" ile yoksulluğun gölgesindeki çocuklara unutulmaz bir gün yaşatılması planlanıyor. Gönüllüler, "Bir uçurtmanın kuyruğuna takılacak bir tebessüm, dünyalara bedeldir. Oyuncak ve uçurtma bağışlarıyla çocukların hayallerine dokunmak istiyoruz" çağrısında bulundu.