Yerel Haberler
İstanbul
Dursun Özbek: "FIFA kokartı olmayan, tartışmalı bir hakemi bu maça atayarak sinir uçlarımızla oynuyorlar" 25 Nisan 2026 Cumartesi - 12:11:43 Galatasaray Başkanı Dursun Özbek, Yasin Kol’un Fenerbahçe derbisine göre bir hakem olmadığını belirterek, "FIFA kokartı olmayan, sezon içinde gösterdiği performansı, saha içindeki duruşu tartışmalı bir hakemi bu maça atayarak bizim sinir uçlarımızla oynuyorlar. Dünya üzerindeki sayılı derbilerinden birine Türkiye’deki tüm kulüplerin tartıştığı bir hakemi atayarak neyi amaçladıklarını anlamak mümkün değil" dedi. Galatasaray Spor Kulübü Yıllık Olağan Bütçe Toplantısı, Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleştiriliyor. Toplantıda Galatasaray Başkanı Dursun Özbek açıklamalarda bulundu. Üyelere desteklerinden dolayı teşekkür eden Özbek, "Konuşmamı 3 başlık altında sizlerle paylaşacağım. Birincisi bu dönemdeki sportif başarılarımız, ikincisi projelerimizin son durumları, üçüncüsü ise kulübümüzü ilgilendiren finansal konular" dedi. Başkan Özbek, futbol takımının üst üste 4, toplamda da 26. şampiyonluğa doğru emin adımlarla yürüdüğünü belirterek, "Sezon başında gerçekleştirdiğimiz çoğu kişinin hayal bile edemediği yüksek profilli transferlerle Avrupa’da uzun süredir uzak kaldığımız hedefleri yeniden yakalamış olduk. Amacımız bu seviyelerde kalıcı olmak, daha da ileriye taşıyacağımıza inanıyorum. Yarın Ali Sami Yen Stadı’nda çok önemli maça çıkacağız. Ben inanıyorum ki hocamız ve takımımız bu mücadeleden bizleri gururlandıracak bir sonuçla ayrılacak ve 26. şampiyonluğumuza bizi bir adım daha yaklaştıracaklar" diye konuştu. "FIFA kokartı olmayan, tartışmalı bir hakemi bu maça atayarak bizim sinir uçlarımızla oynuyorlar" Fenerbahçe derbisine atanan Yasin Kol’un hakkında konuşan sarı-kırmızılıların başkanı, "Her gün nelerle mücadele ettiğimizi çok iyi şekilde anlamınızı istiyorum. Maçımıza yapılan hakem atamasına bakar mısınız? FIFA kokartı olmayan, sezon içinde gösterdiği performansı, saha içindeki duruşu tartışmalı bir hakemi bu maça atayarak bizim sinir uçlarımızla oynuyorlar. Dünya üzerindeki sayılı derbilerinden birine Türkiye’deki tüm kulüplerin tartıştığı bir hakemi atayarak neyi amaçladıklarını anlamak mümkün değil. Türk futbol kamuoyunun birleştiği bir nokta var. Bu hakem, bu derbiye göre bir hakem değil. FIFA kokartı yok. Diğer FIFA kokartlı hakemler dururken, bu hakemin atmasını Türkiye sorguluyor, biz de sorguluyoruz. Amaç ne olursa olsun, hedefleri ne olursa olsun bizim hedefimize zerre kadar etkisi olmayacaktır. Zannetmeyin ki bu ilk defa olan bir şey. Son 3 senedeki şampiyonluk dönemini hatırlarsanız bunun gibi birçok olayla karşılaştık, hepsinin de üstesinden geldik. Bunu çok anormal karşılaşmayın. Galatasaray özellikle futbolda özellikle bir seviyeye çıktı ki birçok mihrak, Galatasaray’ın bu yükselişinden rahatsız. Biz bu tip davranış biçimlerinin, bu tip Galatasaray’a saldırılarının hepsinin üstesinden geldik. 3 seneden beri verdiğimiz mücadeleye bugün de devam ediyoruz. Hepsi birbirine benziyor. Bu senenin geçmiş senelerden hiçbir farkı yok. Kazandığımız başarılar kıskanılmaktadır. Bu kıskançlık, kulübümüzü de hedef haline getirmektedir. Ne yaparsak yapalım bu durum artarak devam edecektir. Önümüzdeki sene, bu seneden daha zor bir sene olacaktır" şeklinde konuştu. Basketbol ve voleybol branşlarındaki başarıları aktaran Dursun Özbek, "Basketbol takımımız ligde son 8’e kalarak play-off maçları oynayacak. NBA Europe projesiyle görüşmelerimiz çok verimli bir şekilde sürüyor. NBA yetkilileri, Galatasaray’ın taraftarı gücünden, Aslantepe Vadisi’ndeki basketbol salonu projemizden ne kadar etkilendiklerini ifade ediyorlar. Kadın basketbol takımımız, Euroleague ve Türkiye Ligi’nde final oynadı. İnanıyoruz ki önümüzdeki dönemde hem yurt içinde hem de Avrupa’da kupalara ulaşacağız. Tekerlekli basketbol takımımız, ligde lider durumda. Eurocup 1 finalinde mücadele ediyor, 2 maçlarını da kazandılar. Voleybol erkek takımımız ligde 32 yıl aradan sonra geçen yıl oynadığı finalin ardından bu yıl finale çıktı. CEV Cup’ta şampiyon olan Kadın voleybol takımımızı kutluyorum. Kadın takımımızın kazandığı bu kupayla Galatasarayımız, Avrupa’da futbol, basketbol ve voleybolda kupa kazanan tek Türk kulübü oldu. Mutluyuz, gururluyuz" ifadelerini kullandı. Özbek ayrıca Amatör şubelerde şu ana kadar 76 kupa ve 691 madalya kazandıklarını açıkladı. "Dünya çapında bir tesise sahip olduğumuz için hepimiz gurur duymalıyız" Dursun Özbek Galatasaray Adası, Kalamış Tesisleri, Florya Konut Projesi, Riva Konut Projesi, Mecidiyeköy Binası, Büyükçekmece, Hasnun Galip Binası, Ali Sami Yen Spor Kompleksi RAMS Park’taki yenilemelerle ilgili üyeleri bilgilendirdi. Kemerburgaz Metin Oktay Tesisleri’ne geçtiklerinden beri futbolcuların performanslarında önemli bir artış gözlemlendiğini ifade eden sarı-kırmızılıların başkanı, "Dünya çapında bir tesise sahip olduğumuz için hepimiz gurur duymalıyız. Bu tesisimiz sayesinde yurt dışında kamplarından büyük bir kısmını Kemerburgaz’da yapıyoruz. İkinci faz çalışmalarımız da devam ediyor. Kadın futbol ve akademi maçları için 1600 kişilik bir stat ekledik. Bundan dolayı bir miktar gecikme yaşandı. Saha düzenlemesi yapıldı, şantiye kuruldu, bu tesislerin inşaatını aralık 2026’ya kadar bitirmeyi planlıyoruz" değerlendirmesinde bulundu. "Aslantepe Vadisi, yarınlara daha güçlü Galatasaray bırakmamızı sağlayacak önemli bir adım" Aslantepe Vadisi projesinin sadece proje olmadığını, Galatasaray’ın geleceğini güvence altına alan çalışma olduğunu belirten Başkan Özbek, "Kulübümüzün rekabet ettiği her branşta sürdürülebilir bir sportif başarıya ulaşması için zemin hazırlayacak ve yarınlara daha güçlü Galatasaray bırakmamızı sağlayacak çok önemli bir adımdır. 165 bin metrekare bir inşaat alanında gerçekleşecek. Basketbol, voleybol ve amatör branşlarımızı tek bir çatı altında toplayacağız" açıklamasında bulundu. "9 aylık hasılatımız diğer iki rakibimizin toplamından fazla" Galatasaray Başkanı Dursun Özbek son bölümde finansal konularla ilgili konuştu. Mart 2025 - Şubat 2026 tarihleri arasında 18.3 milyar TL hasılatla Sportif AŞ’nin rekor kırdığını söyleyen Özbek, "9 aylık hasılatımız diğer iki rakibimizin toplamından fazla. Bu da hepimizi gururlandırıyor. Stadyum gelirleri 12 ayda 93 milyon Euro hasılat elde ettik. Bu tablo Galatasaray taraftarının gücünü ortaya koymaktadır" dedi. "Cafe il Gala markası kurmayı planlıyoruz" Mağazacılıkta son 12 ayda 120 milyon Euro net ciroya ulaştıklarını aktaran Başkan Özbek, "Forma satışlarımız büyümeye devam ediyor. Bu sezon nisan ayı itibarıyla 945 bin sayısına ulaştık. 1 milyon hedefimize ulaşacağımıza inanıyoruz. Mağazacılık çatısı altında Cafe il Gala markasıyla kafe zinciri kurmayı planlıyoruz. Hedefimiz 5 yıl içinde yurt dışı daha dahil olmak üzere 500 lokasyona ulaşmak. İlk 10 mağazayı da bu yıl sonuna kadar açmayı hedefliyoruz" şeklinde konuştu. "UEFA’dan 60 milyon Euro gelir elde ettik" Sponsorluk, reklam ve isim hakkı gelirlerinden son 12 sayda 89 milyon Euro kazandıklarını söyleyen Dursun Özbek, sözlerine şöyle devam etti: "Futbol takımımızın başarısı sponsor gelir miktarını da ciddi şekilde arttırdı. Forma sponsorluk gelirlerimiz 38 milyon Euro seviyesine çıktı. Şampiyonlar Ligi’ndeki performansımızla birlikte UEFA’dan 60 milyon Euro gelir elde ettik. Tüm gelir kalemlerindeki artış sayesinde son 9 ayda 30 milyon Euro - 1.5 milyon TL brüt karlılık elde edilmiştir. Son 9 ayda Galatasaray, brüt kar elde eden Süper Lig’de tek takım. 9 ayda 15 milyon Euro-734 milyon TL kar ettik. Karlılığı etkileyen faktörlerden biri futbolcu satışlarıdır. Güncel piyasa değeri 20 milyon Euro’nun üzerinde 6-7 futbolumuz bulunmaktadır. Bu yatırım döneminde uygun şartlar oluşmadıkça bu değerli kadrodan oyuncu satmayı da planlamıyoruz. Bu kadronun daha büyük başarılara ve daha büyük gelirlere vesile olacağına inanıyoruz. 28 Şubat 2026 itibarıyla Sportif AŞ’nin yükümlülüğü 25.7 milyar TL, varlıklarımız 41.6 milyar TL." Dursun Özbek; Victor Osimhen, Uğurcan Çakır ve Wilfried Singo transferleri için verilecek toplam 135 milyon Euro bonservis bedelinin 80 milyon Euro’sunu ödediklerini belirterek, "Yaptığımız bu yatırımlar Galatasaray’ın marka değerini arttırdı, rakiplerimize örnek oldu" dedi.
25 Nisan 2026 Cumartesi - 12:05 Çocukların eğitim süreçlerinin güvenliğine ilişkin koruyucu ve önleyici tedbirler arttırılıyor Çocukların eğitim süreçlerinin güvenliğine ilişkin koruyucu ve önleyici tedbirler arttırılıyor. Çocukların eğitim süreçlerinin güvenliğinin sağlanmasına ilişkin süreç 2007 yılında başlayan 2016 ve 2018 yıllarında yenilenen ve en son 2022 yılında güncellenen ilgide kayıtlı "Çocukların Eğitim Süreçlerinin Güvenliğine İlişkin Koruyucu ve Önleyici Hizmet ve Tedbirlerin Artırılmasına Yönelik İş Birliği Protokolü" esas alınarak yönetiliyor. Ancak son dönemlerde meydana gelen olayların faili, meydana geliş şekli, süreci, ve karakteristiği incelendiğinde eğitim ortamlarının güvenliğine yönelik süreç gözden geçirilerek ilave önlemler alındı. Bu kapsamda şu tedbirler uygulanacak: 1. Okul ve çevresinde güvenlik tedbirlerinin planlanmasında, risk analizi temelli yaklaşım esas alınarak koruyucu ve önleyici güvenlik tedbirleri ile erken uyarı mekanizmalarının etkin koordinasyonu temel ilke olarak uygulanacak. 2. Okul yönetimi, kolluk kuvvetleri, yerel idareler, sağlık ve sosyal hizmet birimleri arasında sürekli ve hızlı bilgi paylaşımına dayalı koordinasyon sağlanacak. 3. Güvenlik planlaması yalnızca fiziki önlemlerle sınırlı olmayıp; fiziki güvenlik, insan faktörü (öğrenci/personel/veli), dijital ortam (sosyal medya ve siber alan) ve kurumsal süreçleri kapsayan çok katmanlı bir yapı üzerine inşa edilecek. 4. Muhtemel risklerin gerçekleşmeden önce tespit edilmesi amacıyla süreç modellemesi esas alınacak olup, okul idareleri ile iş birliği içerisinde şiddet içeren davranış değişimleri ve sosyal uyum problemleri, sosyal medya tehdit içeriklerinin oluşturabileceği riskler erken uyarı göstergesi olarak değerlendirilecek. 5. Öğrencilerin yalnızca fiziksel değil psikolojik güvenliğinin de korunması, akran zorbalığı, dışlanma, şiddet eğilimi ve travmatik durumlara karşı rehberlik ve psikolojik destek sistemlerinin aktifliği de güvenli okul yaklaşımı içinde olacak. 6. Sosyal medya ve dijital platformlar üzerinden oluşabilecek tehditler, radikalleşme eğilimleri ve taklitçi davranışların düzenli olarak izlenmesi ve değerlendirilmesi güvenlik yaklaşımının içerisinde yer alacak. 7. Güvenlik planlamaları ve risk sınıflandırmaları dinamik yapıda olacak şekilde yeni tehdit türleri, olay analizleri ve saha verileri doğrultusunda periyodik olarak güncellenecek. 8. Okul güvenliği; okula ait fiziki mekanlar ve çevresinin güvenliği ile meydana gelen olayların analizine dayalı güvenlik riskleri ve farklı tehdit türlerinin (radikalleşme, dışlanma, psikiyatrik rahatsızlıklar vb.) eğilimleri dinamik yapısı dikkate alınarak planlanacak. 9. Okul mekânları ve çevresinin fiziki güvenliği, uygulanacak fiziksel tedbirler esas alınarak "okul içi alanlar" ve "okul dışı çevre alanları" olmak üzere iki temel sorumluluk sahası çerçevesinde sınıflandırılacak ve bu alanlara özgü güvenlik önlemleri ayrı ayrı planlanarak hayata geçirilecek. 10. Veliler, öğretmenler ve öğrencilerin güvenlik sisteminin aktif paydaşı olarak sürece dahil edilmesi için tedbirler geliştirilecek". Konuyla ilgili arttırılacak fiziki güvenlik önlemleri ise şöyle: "1. Kahvehane, kıraathane, bar, elektronik oyun merkezleri gibi umuma açık yerler ile açık alkollü içki satılan yerlerin, okul binalarından kapıdan kapıya en az 100 metre uzaklıkta bulunması zorunluluğuna yönelik denetimler artırılacak. 2. Okul çevrelerinde bulunan park alanlarına yönelik devriye faaliyetleri artırılacak, özellikle uyuşturucu madde kullanımı ve farklı suç türleri açısından riskli olanlara kolluk birimlerinin koordinasyonunda ve yerel yönetimlerle iş birliği içerisinde güvenlik kamera ve aydınlatma sistemlerinin kurulması sağlanacak. 3. Okul çevrelerinde bulunan ve eğitim-öğretim ortamı açısından risk oluşturan metruk bina ve yapıların Belediyeler/İl Özel İdareleri tarafından ivedilikle yıkılması sağlanacak. 4. Okul önlerinde ve çevrelerinde seyyar satıcıların satışına izin verilmeyecek ve okul çevresinde bulunan işletmelerin faaliyetleri yakından izlenerek çocuklara bağımlılık yapıcı maddelerin satışının engellenmesine yönelik gerekli tedbirlerin alınması ve denetimlerin artırılması sağlanacak. 5. Okul önleri ve çevresinde okulla ilgisi olmayan, eğitim-öğretim ile öğrencilerin güvenliği bakımından tehlike teşkil ettiği değerlendirilen kişilerin beklemesi ve toplanması engellenerek haklarında gerekli işlemler yapılacak. 6. Servis araçlarının bekleme yapacağı yerleri bulunmayan okullarda, servis bekleme alanlarının okul idaresi ve kolluk birimleri tarafından ortak belirlenerek özel araçların okul bahçesine girmelerine müsaade edilmeyecek. 7. Okul önlerinde ve çevrelerindeki trafik düzenlemeleri trafik birimlerimizce incelenerek ilave tedbirler planlanacak, bu alanlarda tespit edilen eksiklikler (trafik işaret ve levhaları, korkuluk, üst geçit vb.) ilgili kurum ve kuruluşlarla koordinasyon içerisinde tamamlanacak." Arttırılacak kolluk tedbirleri ve denetimleri ise şunlar: "1. Ülke genelindeki okulların risk faktörleri dikkate alınarak güncellenen öncelik derecelerine göre öncelik derecesi yüksek olan okullarda sabit olarak görev yapmak üzere "Okul Kolluk Görevlisi", diğer okullarda ise okul yönetimi ile sürekli iletişim halinde olacak "Güvenli Eğitim Koordinasyon Görevlisi" görevlendirilmesine hassasiyetle devam edilecek. 2. Okul giriş ve çıkış saatlerinde kolluk görünürlüğü artırılacak; okulların güvenlik önceliklerine göre ihtiyaç duyulması halinde okul bahçe kapısının dışında, okul yönetimi ile sürekli irtibatlı, müdahale etme kabiliyetine haiz bir noktada motorize ekip veya yaya devriye görevlendirilecek. 3. Okul çevresindeki kör alanlar, metruk yapılar, parklar, internet kafeler, oyun salonları ve öğrencilerin yoğun bulunduğu güzergâhlarda devriye ve denetimler sıklaştırılacak. 4. Siber birimlerimizin kapasitesinin güçlendirilerek siber devriye faaliyetlerine ağırlık verilecek, internetteki tehlikeler ile sosyal medya hesaplarından yapılan paylaşımlar titizlikle takip edilerek suç teşkil edenler hakkında gerekli işlemler yapılacak. 5. Çocukların ve gençlerin ateşli silahlara veya benzeri tehlikeli araçlara erişiminin önlenmesi amacıyla okul yönetimleri ile ortak çalışmalar saha denetimleri, istihbari çalışmalar ve risk odaklı uygulamalar artırılacak; taşıma veya bulundurma ruhsatlı silah sahibi ebeveynlere yönelik bilinçlendirme çalışmaları yapılarak ruhsatsız silahla mücadele tavizsiz şekilde sürdürülecek". Psikoloji destek için uygulaanacak tedbirler ise şunlar: "1. Şiddet eğilimi, tehdit dili, kontrol sorunları, saldırgan davranış örüntüleri fiziksel veya sözlü olarak gösterilmesi ve dijital mecralarda ortaya çıkan risk işaretleri dikkatle izlenerek, erken uyarı ve erken müdahale mekanizmaları etkin bir şekilde işletilecek. 2. Risk grubunda yer aldığı düşünülen öğrencilere yönelik müdahale ve sevk çalışmaları gerçekleştirilirken veli iş birliği ile kurumlar arası koordinasyon sağlanacak, gerekli izleme, değerlendirme ve takip mekanizmaları kurulacak. 3. Öğrencilerin gelişimlerini desteklemek ve onları olumsuz yönde etkileyebilecek risk faktörlerini azaltmak amacıyla öncelikli olarak gelişimsel ve önleyici rehberlik çalışmalarının etkili bir biçimde yürütülmesi sağlanacak. 4. Çocukların gelişiminde ailelerin güçlendirilmesine ilişkin çalışmalar artırılacak. 5. Dijital risklere karşı öğrenci, öğretmen ve velilerin becerilerini artırmaya yönelik dijital esenlik çalışmaları yaygınlaştırılacaktır. 6. Şiddet olayları neticesinde okul güvenliği ivedilikle sağlanarak sağlıklı bir eğitim ortamı oluşturulacak ve olaydan etkilenen öğrenci, öğretmen ve velilere yönelik psikososyal destek hizmetleri sürdürülecek". Siber güvenlikle ilgili tedbiryer şöyle: "1. İnternet ortamında okul, öğrenci ve personeli hedef alan tehdit içerikleri düzenli olarak gerçekleşen şikayetler yönünden okul idareleri tarafından ve siber tespitler açısından kolluk birimleri tarafından izlenecek. 2. Sosyal medya üzerinden hedef gösterme, siber zorbalık ve şiddet içerikleri tespit edildiğinde ilgili birimlerin tamamına gecikmeksizin bildirim yapılacak. 3. Açık kaynak istihbarat kapsamında riskli dijital eğilimler analiz edilecek. 4. Öğrenci ve öğretmenlere yönelik siber güvenlik farkındalık eğitimleri düzenlenecek. 5. Siber zorbalık ve dijital etik, güvenli internet kullanımı, kişisel veri güvenliği, şüpheli içerik ve dolandırıcılık konuları siber bilinçlendirme eğitim kapsamına alınacak. 6. Okullarda siber olay müdahale prosedürü oluşturulacak. 7. Şüpheli durumlarda kullanılmak üzere hızlı bildirim mekanizması (okul yönetimi + kolluk) kurulacak. 8. Okul idaresi tarafından bildirim, şikayete konu olan veya açık kaynaklardan tespit edilmesi mümkün olan siber olaylar kayıt altına alınarak olay veri tabanı oluşturulacak. 9. Okullar, siber güvenlik konusunda kolluk birimleri ve ilgili kamu kurumları ile koordineli çalışacak. 10. Siber güvenlik tedbirleri periyodik olarak denetlenecek ve güncellenecek. 11. Risk analizleri doğrultusunda okul bazlı siber güvenlik planı hazırlanacak. 12. Dijital ortamda ortaya çıkan şiddet eğilimleri ve radikalleşme göstergeleri erken uyarı kapsamında değerlendirilecek. 13. Elde edilen veriler, okul güvenliği risk analiz sistemine entegre edilecek". Valilikler, kaymakamlıklar, kolluk birimleri, millî eğitim müdürlükleri, sağlık teşkilatı ve ilgili kurumların muhtemel olaylarda müdahale sırası ve koordinasyon usulleri gözden geçirilerek ilk müdahale kapasitesi güçlendirilecek. Millî Eğitim Bakanlığının 2021/13 sayılı Afet ve Acil Durum Yönetimi Genelgesi doğrultusunda yangın, doğal afet, güvenlik tehditleri vb. olağanüstü durumlara karşı korunma, kurtarma ve tahliye prosedürlerini de içeren "Acil Durum Planları" hazırlanacak ve uygulanmasına hassasiyet gösterilecek. Ayrıca ailelerin çocuklardaki davranış değişikliklerini, risk işaretlerini ve dijital mecralardaki olumsuz yönelimleri erken fark edebilmelerine yönelik bilgilendirme ve farkındalık çalışmaları artırılacak. Güvenli internet kullanımı, sosyal medya, sanal zorbalık, tehdit, suçun ve suçlunun özendirilmesi, silah ve saldırganlık temalı paylaşımlar ile dijital mecralarda oluşan olumsuz rol modellere karşı önleyici ve bilinçlendirici çalışmaları ilgili tüm paydaşlarla birlikte yürütülecek. Dizi, film, dijital yayınlar ve popüler kültür unsurları üzerinden şiddetin sıradanlaştırılması, suçun cazip gösterilmesi ve silah kullanımının özendirilmesine karşı medya okuryazarlığı ve aile rehberliği odaklı farkındalık çalışmaları planlı şekilde sürdürülecek. Eğitim sendikaları başta olmak üzere ilgili STK, kurum ve kuruluşlarla gerekli temas kurularak, kamuoyunda oluşabilecek yanlış algıların önüne geçilecek ve güven duygusunun güçlendirilmesi amacıyla uygun bilgilendirme ve istişare süreçleri yürütülecek. Olaylara ilişkin kamuoyu bilgilendirmeleri yalnızca teyitli bilgiye dayalı, zamanında ve sorumlu bir dille yapılarak; provokatif paylaşımlar, suçu ve suçluyu öven içerikler ile dezenformasyon girişimlerine karşı gerekli işlemler kararlılıkla sürdürülecek.
25 Nisan 2026 Cumartesi - 11:37 Belçika Ekonomik Misyonu Türkiye ziyareti öncesi basın toplantısı düzenledi Belçika Ekonomik Misyonu’nun Türkiye ziyareti öncesinde, Belçika’nın İstanbul Başkonsolosluğu’nda basına yönelik bir bilgilendirme toplantısı düzenlendi. Belçika Kraliçesi’nin liderliğinde 10-14 Mayıs tarihleri arasında İstanbul ve Ankara’ya gerçekleştirilecek Belçika Ekonomik Misyonu ziyaretleri öncesinde, Belçika Türkiye Büyükelçisi Van de Velde ve İstanbul Başkonsolosu Tim Van Anderlecht’in ev sahipliğinde basın bilgilendirme toplantısı düzenlendi. Toplantıda, misyonun kapsamı, öncelikli alanları ve iki ülke arasındaki ekonomik iş birliğini güçlendirmeye yönelik sunulan fırsatlar hakkında bilgi verildi. Toplantıda konuşan Belçika Türkiye Büyükelçisi Van de Velde, "Amacımız firmaları bir araya getirmek. Kraliçe’nin, bakanların ve devlet kurumlarının buraya gelmesi iki ülke arasındaki iş birliğine verdiğimiz önemi göstermektedir. Güncel jeopolitik gelişmeler ve NATO süreci değerlendirildiğinde Belçika’nın özellikle savunma sanayi alanında güçlenmesi önemli bir başlıktır" dedi. ‘’İş fırsatlarını değerlendirmek amacıyla 5 ana sektörden 450 kişi ziyarete katılıyor’’ Belçika Türkiye Büyükelçisi Van de Velde, "Türkiye, ekonomik açıdan Belçika’nın en önemli ortaklarından biri. Belçika’nın Birleşik Krallık, Çin ve diğer Avrupa Birliği ülkeleri dışındaki partnerleri arasında 4’üncü sırada yer alıyor. Burada 13 milyar avroluk bir ticaret hacminden söz ediyoruz. İş fırsatlarını değerlendirmek amacıyla 5 ana sektörden 450 kişi ziyarete katılıyor. Özellikle yeşil dönüşüm, dijital dönüşüm, lojistik, sağlık, eczacılık (ilaç ve kimya) ile savunma sanayi olmak üzere beş ana sektörde 450 kişiyle bir ziyaret gerçekleştiriyoruz" şeklinde konuştu. "Türkiye’nin sanayi alanındaki gelişimini ve öncülüğünü gördük" Van de Velde, "Savunma sanayinde geçen yıl Savunma Bakanımız Türkiye’ye geldi ve çeşitli ziyaretlerde bulundu. Bu ziyaretlerde Türkiye’nin sanayi alanındaki gelişimini ve öncülüğünü gördüğü için bu yıl heyet, birçok ekiple birlikte geliyor. Bunun dışında, bir yıl sonra iş birliğini geliştirmek ve iş birliğinde bulunmak amacıyla yeniden bir ziyaret gerçekleştirilecek. Geçen yıl Türkiye’nin savunma sanayindeki kapasitesini görmek için gelinmişti, bu yıl ise ticari amaçlı bir ziyaret söz konusu. Ticari ve ekonomik bir misyon yürütülüyor. Bu misyon kapsamında yapılacak görüşmeler sonrasında Belçika’nın Türkiye’den ne tür hizmetler alabileceği değerlendirilecek. Daha çok enerji dönüşümü, atık yönetimi, offshore olarak adlandırılan rüzgar enerjisi ve nükleer enerji başlıkları öne çıkıyor. Ancak Akkuyu ile birebir bağlantılı olarak şu anda bir ziyaretimiz yok" diye konuştu. ‘‘Belçika olarak, vize serbestliğinden yanayız’’ Avrupa ile ilgili vize konusunun konuşulup konuşulmayacağı sorusunu yanıtlayan Belçika Türkiye Büyükelçisi Van de Velde, "Türkiye, Çin’den sonra vize alanında gelişme sağlamak istediğimiz ikinci ülke. Belçika olarak vize serbestliğinden yanayız. Bu kapsamda başvuru sayılarımızı da artırdık. Bu bir bahane değil ancak süreci İstanbul Konsolosluğumuz takip ediyor. Vize başvurularının merkezi İstanbul Konsolosluğu’dur. Burada devletler arası bir protokol ya da iş birliği süreci olmayacak’’ ifadelerini kullandı.
Çekmeköy’deki katliamda hayatını kaybeden anne ve oğlunun cenazeleri ailelerine teslim edildi
08 Nisan 2026 Çarşamba - 15:09 Çekmeköy’deki katliamda hayatını kaybeden anne ve oğlunun cenazeleri ailelerine teslim edildi İstanbul Çekmeköy’de S.H. tarafından silahla vurularak öldürülen Medine Hepgülnar ve Ekrem Hepgülnar’ın cenazeleri, Adli Tıp Kurumu’ndaki otopsi işlemlerinin tamamlanmasının ardından ailelerine teslim edildi. İstanbu Çekmeköy’de dün meydana gelen olayda 35 yaşındaki S.H., geçirdiği cinnet sonucunda annesi Medine Hepgülnar (61) ve abisi Ekrem Hepgülnar’ı (41) öldürmüş, yaşanan aile katliamında diğer kardeşi K.H.’yi ağır yaralayan S.H. polise teslim olmuştu. Cenazeler Adli Tıp Kurumu morguna kaldırılmıştı. Medine Hepgülnar ve Ekrem Hepgülnar’ın cenazeleri, Adli Tıp Kurumu’ndaki otopsi işlemlerinin tamamlanmasının ardından ailelerine teslim edildi. "Böyle bir şeyi tahmin edemedik" Cenazeleri teslim almak üzere Adli Tıp Kurumu’na gelen aile yakını Hüseyin Oktar, basın mensuplarına yaptığı açıklamada olayın şokunu yaşadıklarını belirtti. Polisten gelen haberle sarsıldıklarını ifade eden Oktar, "Akşam geç vakitti, hanımla oturuyorduk. Hanımın telefonu çaldı, arayan kişi polis memuru olduğunu söyledi. Önce inanmadık ama tekrar aradıklarında acı haberi verdiler. Ekrem ve annesinin vefat ettiğini, kardeşinin ise hastanede ameliyata alındığını öğrendik. Şahsın yakalandığı bilgisini paylaştılar"diye konuştu. Cenazeler Erzincan’a gönderildi Aile içerisinde daha önceden bazı tartışmaların yaşandığını ancak durumun bu noktaya varacağını hiç düşünmediklerini dile getiren Oktar, "Amcasına haber verdik. Daha önce ufak tefek tartışmalar oluyordu ama bu dereceye geleceğini tahmin edemedik" dedi. Otopsi işlemlerinin ardından yakınları tarafından teslim alınan Medine Hepgülnar ve Ekrem Hepgülnar’ın cenazeleri memleketleri Erzincan’ın Kemah ilçesine gönderildi. Olayda ağır yaralanan K.H.’nin ise hastanedeki tedavisinin sürdüğü öğrenildi.
Serdal Adalı, Sergen Yalçın, Cerny ve Agbadou, PFDK’ya sevk edildi
08 Nisan 2026 Çarşamba - 14:28 Serdal Adalı, Sergen Yalçın, Cerny ve Agbadou, PFDK’ya sevk edildi Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Hukuk Müşavirliği, Süper Lig’den 10 kulübün yanı sıra Beşiktaş Kulübü Başkanı Serdal Adalı, Beşiktaş Teknik Direktörü Sergen Yalçın ile futbolculardan Vaclav Cerny ve Emmanuel Agbadou’yu, Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu’na (PFDK) sevk etti. Türkiye Futbol Federasyonu’nun internet sitesinden (TFF) açıklanan Hukuk Müşavirliği’nce 07.04.2026 tarihinde PFDK yapılan sevkler şöyle: Göztepe Kulübü’nün 04.04.2026 tarihinde oynanan Gençlerbirliği-Göztepe müsabakasındaki ‘saha olayları’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 52. maddesi uyarınca PFDK’ya sevkine karar verilmiştir. Kasımpaşa Kulübü’nün 04.04.2026 tarihinde oynanan Kasımpaşa-Kayserispor müsabakasındaki ‘çirkin ve kötü tezahüratı’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 53. maddesi uyarınca PFDK’ya sevkine, Kasımpaşa Kulübü futbolcusu Ribeiro Dias Carlos Miguel’in aynı müsabakadaki ‘kural dışı hareketi’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 43. maddesi uyarınca 05.04.2026 tarihinden itibaren tedbirli olarak PFDK’ya sevkine karar verilmiştir. Kayserispor Kulübü’nün 04.04.2026 tarihinde oynanan Kasımpaşa-Kayserispor müsabakasındaki ‘çirkin ve kötü tezahüratı’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 53. maddesi uyarınca PFDK’ya sevkine karar verilmiştir. Trabzonspor Kulübü’nün 04.04.2026 tarihinde oynanan Trabzonspor-Galatasaray müsabakasındaki ‘çirkin ve kötü tezahüratı’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 53. maddesi uyarınca, ‘saha olayları’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 52. maddesi uyarınca ve ‘talimatlara aykırı hareketleri’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 46. maddesi, 2025-2026 Sezonu Süper Lig Müsabakaları Statüsü’nün 5/7 maddesi uyarınca ve Süper Lig ve TFF 1. Lig Yayın Talimatı’nın 7. maddesi uyarınca PFDK’ya sevkine, Trabzonspor Kulübü futbolcusu Boran Başkan’ın aynı müsabakadaki ‘talimatlara aykırı hareketi’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 46. maddesi ile Akreditasyon Talimatı’nın 7/1 maddesi uyarınca ve ‘sportmenliğe aykırı hareketi’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 36. maddesi uyarınca 07.04.2026 tarihinden itibaren tedbirli olarak PFDK’ya sevkine karar verilmiştir. Galatasaray Kulübü’nün 04.04.2026 tarihinde oynanan Trabzonspor-Galatasaray müsabakasındaki ‘çirkin ve kötü tezahüratı’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 53. maddesi uyarınca PFDK’ya sevkine karar verilmiştir. Konyaspor Kulübü’nün 05.04.2026 tarihinde oynanan Samsunspor-Konyaspor müsabakasındaki ‘saha olayları’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 52. maddesi uyarınca PFDK’ya sevkine karar verilmiştir. Eyüpspor Kulübü’nün 05.04.2026 tarihinde oynanan Antalyaspor-Eyüpspor müsabakasındaki ‘5 futbolcusunun sarı kart ve 1 futbolcusunun kırmızı kart görmesi nedeniyle takım halinde sportmenliğe aykırı hareketi’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 40. maddesi uyarınca PFDK’ya sevkine karar verilmiştir. Fenerbahçe Kulübü’nün 05.04.2026 tarihinde oynanan Fenerbahçe-Beşiktaş müsabakasındaki ‘çirkin ve kötü tezahüratı’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 53. maddesi uyarınca ve ‘saha olayları’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 52. maddesi uyarınca PFDK’ya sevkine karar verilmiştir. Beşiktaş Kulübü’nün 05.04.2026 tarihinde oynanan Fenerbahçe-Beşiktaş müsabakasındaki ‘çirkin ve kötü tezahüratı’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 53. maddesi uyarınca, ‘saha olayları’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 52. maddesi uyarınca ve müsabaka sonrası kulüp resmi sosyal medya hesabından (X) 05.04.2026 tarihinde yayınlanan paylaşımda yer alan ‘futbolun itibarını zedelemeye yönelik açıklamalar’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 38. maddesi uyarınca PFDK’ya sevkine, Beşiktaş Kulübü Başkanı Serdal Adalı’nın müsabaka sonrası kulüp resmi sosyal medya hesabından (X) 05.04.2026 tarihinde yayınlanan paylaşımdaki açıklamalar ile müsabaka sonrası basın mensuplarına yapmış olduğu açıklamalarında yer alan ‘futbolun itibarını zedelemeye yönelik açıklamalar’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 38. maddesi uyarınca tedbirsiz olarak PFDK’ya sevkine, Beşiktaş Kulübü teknik sorumlusu Ali Rıza Sergen Yalçın’ın müsabaka sonrası flaş röportajda yapmış olduğu açıklamalarında yer alan ‘futbolun itibarını zedelemeye yönelik açıklamalar’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 38. maddesi uyarınca tedbirsiz olarak PFDK’ya sevkine, Beşiktaş Kulübü futbolcusu Vaclav Cerny’in müsabaka sonrası resmi sosyal medya hesabından (instagram) 06.04.2026 tarihinde yayınladığı paylaşımında yer alan ‘futbolun itibarını zedelemeye yönelik açıklamalar’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 38. maddesi uyarınca tedbirsiz olarak PFDK’ya sevkine, Beşiktaş Kulübü futbolcusu Badobre Emmanuel Elysee Djedje Agbadou’nun müsabaka sonrası flaş röportajda yapmış olduğu açıklamalarında yer alan ‘hakareti’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 41. maddesi uyarınca 07.04.2026 tarihinden itibaren tedbirli olarak PFDK’ya sevkine karar verilmiştir. Kocaelispor Kulübü’nün 06.04.2026 tarihinde oynanan Kocaelispor-RAMS Başakşehir müsabakasındaki ‘çirkin ve kötü tezahüratı’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 53. maddesi uyarınca PFDK’ya sevkine karar verilmiştir."
Sanık Yılmaz: "Gizli bir haberleşme mecrası ve benzeri bir ortamda bulunmadım"
08 Nisan 2026 Çarşamba - 14:05 Sanık Yılmaz: "Gizli bir haberleşme mecrası ve benzeri bir ortamda bulunmadım" ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ duruşmasının 18. oturumunda usulsüz bir şekilde seçim sandık verilerini kaydettiği ve yurt dışına sızdırılmasını sağladığı iddia edilen Orhan Gazi Erdoğan ve İstanbul Senin uygulaması içerisinden hukuka aykırı kaydettiği verilerin yurt dışına sızdırılmasını sağladığı iddia edilen sanık Ulaş Yılmaz savunma yaptı. Erdoğan savunmasında "Olmayan bir veriyi gönderdiğim iddiasıyla aylardır 4 duvar arasında günlerimi geçirmeye çalışıyorum" dedi. Sanık Yılmaz ise "İstanbul Senin’de benim hiçbir yetkim yok. İBB Hanem’in de ne olduğunu bilmiyorum. Gizli bir haberleşme mecrası ve benzeri bir ortamda bulunmadım" şeklinde savunma yaptı. ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının 18. oturumu Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edildi. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce görülen duruşmada sanık Orhan Gazi Erdoğan ve Ulaş Yılmaz savunma yaptı. İddianamede, İBB Hanem uygulaması için usulsüz bir şekilde seçim sandık verilerini kaydettiği, hukuka aykırı kaydedilen verilerle konum bilgilerini eşleştirdiği ve yurt dışına sızdırılmasını sağladığı iddia edilen Orhan Gazi Erdoğan duruşmada savunma yaptı. Cumhuriyet Halk Partisi bilgi işlem sorumlusu tutuklu sanık Orhan Gazi Erdoğan, görevinin partinin dijital alt yapısının geliştirmek ve kullanıcıların hizmetine sunmak olduğunu söyledi. Erdoğan, "Görevlerimden biri partinin talep ettiği listeleri indirip partinin sistemine aktarmak ve kullanımına açmaktır. Her partide vardır bu sistem ve hepsi kullanır. Ben savcımıza kişisel bir veri göndermediğimi söyledim. Sandık numarası bu ara listelerde olmaz. Savcı bunu pek dikkate almak istemedi. Ben böyle bir veri göndermediğimi söyledim. İlk defa da savcılığa çıkmışım. Benden 2 buçuk yıl önceki veriyi hatırlamamı istiyor savcı. Örnek veri olabilir dedim. ‘Seçmen listesi gönderdin mi?’ diye bana nöbetçi mahkemede de soruldu. Olmayan bir veriyi gönderdiğim iddiasıyla aylardır 4 duvar arasında günlerimi geçirmeye çalışıyorum. Olmayan bir şeyi nasıl gönderdim ben anlayamıyorum. İBB Hanem ile ilgili ne bir arkadaşın ifadesinde, ne başka bir yerde hakkımda söylem var. İBB Hanem’in ne olduğunu ben de burada öğreniyorum. Olmayan bir uygulama. İçinde kişisel veri olmayan işlenmiş data verilerini vermiş olabilirim. İşlenmiş data örneğinden kastım; bir ilçede kaç tane Erzurumlu var gibi istatistik veriler. Ben kişisel olmayan veriyi birçok kişiyle paylaşırım" dedi. Ardından iddianamede İstanbul Senin uygulaması içerisinden hukuka aykırı kaydettiği verilerle konum bilgilerini eşleştirdiği ve verilerin yurt dışına sızdırılmasını sağladığı belirtilen tutuklu sanık Ulaş Yılmaz’ın savunmasına geçildi. İBB Sosyal Medya danışmanı olan ve Ekrem İmamoğlu’nun sosyal medya hesaplarını yönettiği iddia edilen Ulaş Yılmaz "Ben burada olmayı gerçekten hak etmiyorum. Bu dosyada suçlu olduğumu gösterecek tek bir delil bulunmamaktadır. Hatta ve hatta şahsıma karşı somut bir iddia dahi yönetilmemektedir. Ciddi bir hatanın ya da kastın en hafif tabiriyle özensizliğin mağduruyum. Çıkar amaçlı hiçbir faaliyette bulunmadım. Çalıştığım kurumun legal ve olağan işleri dışında kimseden bir emir almadım. Kimseyle özel bir gizli bağım olmadı. Gizli bir haberleşme mecrası ve benzeri bir ortamda bulunmadım. Kamuya verilen zararı kişinin kendi varlığına, kendi aklına verdiği bir zarar olarak değerlendiren biriyim. Profesyonel iş yaşantıma Kadıköy Belediyesi ile başladım. Farklı birimlerde çalıştıktan sonra iletişim, kurumsal iletişim departmanında çalıştım. Ben İstanbul Senin uygulamasında çalışmadım, İBB Hanem’i de sizden duydum. İstanbul Senin’de benim hiçbir yetkim yok. İBB Hanem’in de ne olduğunu bilmiyorum" şeklinde savunma yaptı. Duruşmaya sanık savunmaları ile devam edilmek üzere öğle arası verildi.
Çekmeköy’de 2 kişinin öldüğü aile faciasında kan donduran ifade: "Ailemi sevmiyordum, hep öldürmek istedim"
08 Nisan 2026 Çarşamba - 13:30 Çekmeköy’de 2 kişinin öldüğü aile faciasında kan donduran ifade: "Ailemi sevmiyordum, hep öldürmek istedim" Çekmeköy’de 35 yaşındaki S.H., geçirdiği cinnet sonucunda annesi Medine Hepgülnar (61) ve abisi Ekrem Hepgülnar’ı (41) öldürdü. Yaşanan aile katliamında diğer kardeşi K.G.’yi ağır yaralayan S.H.’nin polise teslim olduktan sonra ailesini sevmediğini ve hep öldürmek istediğini söylediği öğrenildi. Olay, 7 Nisan saat 19:20 sıralarında Çekmeköy Kirazlıdere Mahallesi Efsun Sokak üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre S.H. (35), polisi arayarak "annemi babamı öldürdüm" şeklinde ihbarda bulundu. Olay yerine gelen polis ekipleri tarafından yapılan incelemede anne Medine Hepgülnar (61) ve abi Ekrem Hepgülnar’ın S.H. tarafından silahla vurulduğu ve olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi. S.H.’nin diğer kardeşi K.H.’nin ise aynı saldırıda (38) ağır yaralı olarak Sancaktepe İlhan Varank Şehir Hastanesi’ne kaldırıldığı öğrenildi. Olay yerinde suç unsuru ruhsatlı silahıyla yakalanan S.H.’nin polislere verdiği ilk ifadesinde ise ailesini sevmediği; hep öldürmek istediği, öte yandan kredi ve kumar borçları olduğu öğrenildi. Olaya ilişkin yürütülen incelemenin devam ettiği belirtildi. "Aile içi bir kavga olduğunu tahmin ettik ki zaten öyleymiş" Olayın görgü tanıklarından Bünyamin Sevinç, yaşananları şu sözlerle anlattı: "Saat 18.30 gibiydi, evde 3-4 el silah sesi duydum. Onun ardından zaten polis ekipleri ve ambulans da geldi, herkes gördü olanları, insanlar panik oldu. Olayı gerçekleştiren şahsı tanımıyordum ama aile içi bir kavga olduğunu tahmin ettik ki zaten öyleymiş."
Kartal’da tarihe yolculuk: "Fotoğraflarla 19. Yüzyıldan Günümüze Erzincan" sergisi açıldı
08 Nisan 2026 Çarşamba - 13:17 Kartal’da tarihe yolculuk: "Fotoğraflarla 19. Yüzyıldan Günümüze Erzincan" sergisi açıldı Kartal Belediyesi, Anadolu’nun derin hafızasını sanatseverlerle buluşturmaya devam ediyor. Kültür ve sanat etkinlikleri kapsamında hazırlanan "Fotoğraflarla 19. Yüzyıldan Günümüze Erzincan" sergisi, Kartal Belediyesi Fuaye Alanı’nda gerçekleştirilen görkemli bir törenle kapılarını açtı. Kartal Belediyesi’nin desteği, Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Tarih Bölüm Başkanı Prof. Dr. Abdülkadir Gül, Dr. Öğr. Üyesi Kader Altın ve Erzincan 24 Doğa ve Kültür Varlıklarını Koruma Derneği Başkanı Cemal Çiçek’in iş birliğiyle hazırlanan sergi; 19. yüzyıl Erzincan’ını fotoğrafın tanıklığında gün yüzüne çıkarıyor. 1939 depremiyle büyük bir yıkım yaşayan kentin; sosyal yaşamından mimari estetiğine, çarşılarından mahalle dokusuna kadar pek çok tarihi katmanı, görsel bir köprü kurarak bugüne taşıyor. Sergi, bir şehrin hafızasına tanıklık etme imkânı sunuyor Açılışta konuşan Erzincan 24 Doğa ve Kültür Varlıklarını Koruma Derneği Başkanı Cemal Çiçek, serginin sadece bir görsel şölen değil, aynı zamanda bir şehrin ruhuna tanıklık etme imkânı sunduğunu ifade etti. Çiçek, konuşmasında şunları kaydetti: "Bu kareler, artık var olmayan mekânların ve unutulmaya yüz tutmuş yaşam biçimlerinin belgesidir. Erzincan, 19. yüzyılda doğu ile batı arasında bir merkezdi. Amacımız, bu medeniyet mirasını korumak ve gelecek nesillere aktarmaktır." Kartal Belediyesi Meclis Üyesi Özkan Özdemir ise konuşmasında Erzincan’ın kültürel zenginliğine dikkat çekerek; "Erzincan, dostluk ve muhabbetin bir arada yaşandığı, ülkemizin siluetini yansıtan çok özel bir kenttir. Bu sergiyi Kartallı komşularımızla buluşturmaktan büyük mutluluk duyuyoruz" dedi. Özdemir, konuşmasının ardından Kartal Belediye Başkanı Gökhan Yüksel’in sevgi ve selamlarını ileterek Cemal Çiçek’e günün anısına Kartal heykelciği takdim etti. Sergiye yoğun katılım Açılış törenine; Kartal Belediyesi Başkan Yardımcıları Adem Uçar ve Mustafa Ağdaş, Sancaktepe Belediyesi Başkan Yardımcısı Hüseyin Kılıç, siyasi parti temsilcileri, meclis üyeleri, başkan danışmanları, birim müdürleri ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.