Yerel Haberler
İstanbul
07 Mart 2026 Cumartesi - 18:00 Trendyol Süper Lig: RAMS Başakşehir: 2 - Göztepe: 1 (Maç sonucu) Trendyol Süper Lig’in 25. haftasında RAMS Başakşehir, konuk ettiği Göztepe’yi 2-1 mağlup etti. Maçtan dakikalar (İkinci yarı) 51. dakikada ceza sahası sağ tarafından Juan’ın yerden içeri çevirdiği topa ön direkte Jeferson’un yaptığı vuruşta kaleci Muhammed Şengezer meşin yuvarlağı kornere çeldi. 60. dakikada sol kanattan Antunes’in pasında ceza sahası içi sol tarafında Jeferson, topu kontrol edip altıpasın solundan yaptığı vuruşta kaleci Muhammed Şengezer meşin yuvarlağı kornere çeldi. 69. dakikada Yusuf Sarı’nın pasında Brnic, ceza yayı solundan ceza sahasına girip sağına geçti ve uzak köşeye yaptığı vuruşta topu filelere gönderdi. 2-1 Stat: Başakşehir Fatih Terim Hakemler: Yasin Kol, Abdullah Bora Özkara, Mehmet Salih Mazlum Başakşehir: Muhammed Şengezer, Ömer Ali Şahiner, Duarte, Opoku, Operi (Kazımcan Karataş dk. 35), Berat Özdemir (Crespo dk. 62), Umut Güneş, Yusuf Sarı (Hamza Güreler dk. 75), Shomurodov, Fayzullayev (Brnic dk. 46), Selke (Onur Ergün dk. 62) Yedekler: Doğan Alemdar, Onur Bulut, Nuno da Costa, Kaluzinsk, Bertuğ Yıldırım Teknik Direktör: Nuri Şahin Göztepe: Lis, Allan, Heliton, Bokele (Taha Altıkardeş dk. 90+3), Ogün Bayrak, Dennis, Miroshi, Cherni (Uğur Kaan Yıldız dk. 86), Antunes (Krastev 66, Jeferson (Janderson dk. 67), Juan (Guilherme dk. 86) Yedekler: Ekrem Kılıçarslan, Musah Mohammed, Efkan Bekiroğlu, Furkan Bayır Teknik Direktör: Stanimir Stoilov Goller: Ömer Ali Şahiner (dk. 13), Brnic (dk. 69) (Başakşehir), Antunes (dk. 39) (Göztepe) Sarı kart: Kazımcan Karataş (Başakşehir), Bokele, Dennis (Göztepe)
Ümraniye’de 2’nci cinayeti ortaya çıkaran başvuruyu yapan avukatlar konuştu: "22 Ocak’ta ülkesine dönmek istedi"
14 Şubat 2026 Cumartesi - 10:18 Ümraniye’de 2’nci cinayeti ortaya çıkaran başvuruyu yapan avukatlar konuştu: "22 Ocak’ta ülkesine dönmek istedi" Ümraniye’de dehşet evindeki 2’nci cinayet ortaya çıkarken olayda 2’nci kadına yönelik kayıp başvurusunu yapan Özbek Kadın Hakları Derneği Avukatları Ezgi Ekin Arslan ve Cevat Bozkurt yaşananları anlattı. Avukatlar, "Aynı valiz, bu valizde 2 cesedin taşınmış olması, ceset için emniyet araştırma yapıyor, 400 bin tona yakın bir çöp ayrıştırma gerçekleştirilmiş. Zanlıların tanışması 15-20 gün arasında, 15 günlük tanışıklıkla 2 kadını katledebileceklerine pek ihtimal vermiyoruz. 22 Ocak’ta Sayyora, Özbekistan’dan bir arkadaşını arıyor, ‘Mutlu değilim, bilet alın, döneceğim’ diyor. Sonra fail, bu arkadaşı arıyor, ‘Kalmaya devam edecek’ diyor, sonra da acı olay. Başvurularımız olana kadar 2’inci kadının varlığından haberdar değiller. Bu faillerle başka kadınlar irtibat kurdu mu, kayıp vakaları var mı, araştırılmasını istiyoruz. Belki de başka kadın cinayetleri de açığa çıkacak" dedi.İstanbul’un Şişli ilçesinde 24 Ocak’ta cesedi parçalar halinde bulunan Durdona Khokimova’nın öldürüldüğü Ümraniye’deki dehşet evinde bir kadının daha öldürüldüğü ortaya çıktı. Edinilen bilgiye göre Sayyora Ergashaliyeva’nın Özbekistan’da yaşayan ailesi, 23 Ocak’tan sonra kızlarından haber alamamaları üzerine Türkiye’deki Özbek Kadın Hakları Derneği’ne ulaştı. Dernek Başkanı Azade İslamova ve Derneğin Avukatları Ezgi Ekin Arslan ile Cevat Bozkurt’un aileyle görüşmesi ve Durdona Khokimova’nın öldüğü evde bulunduğu şüphesi üzerine aileye yapabilecekleri hakkında bilgi verildi. Sonrasında ise 5 Şubat’ta Türkiye’ye gelen aile ile 6 Şubat’ta Savcılığa başvuru yapıldı. Durdona Khokimova cinayeti ve genç kadından alınamaması üzerine derinleştirilen soruşmada genç kadının da vahşice öldürüldüğü ortaya çıktı. 24 Ocak günü D.A.U.T. ve G.A.K’nın aynı evden defalarca siyah çöp torbaları ile çıkış yaptıkları, tekrar adrese dönmeleri ve beyaz renkli bir valizi taşımaları güvenlik kamerasına yansıdı. Yaptıkları kayıp başvurusu sonrası cinayet ortaya çıkarken, Dernek Başkanı Azade İslamova ve Derneğin Avukatları Ezgi Ekin Arslan ile Cevat Bozkurt süreci ilk kez İhlas Haber Ajansı muhabirine anlattı. Olayda 2 kadının cesedinin parçalara ayrılması sonrası taşınmasında aynı valizin kullanıldığı ifade edilirken 22 Ocak tarihinde Ergashaliyeva’nın ülkesine dönmek için bir arkadaşını aradığı ancak failin kişiyi tekrar arayacak dönüş bileti almamasını söylediği iddialarında bulunuldu."Başvurumuzla geçmişe dönük kamera kayıtları incelendi"‘Durdone Hanım’ın 24 Ocak’taki cinayetini tüm Türkiye ile birlikte bizde öğrenmiş olduk’ diyerek sözlerine başlayan Avukat Ezgi Ekin Arslan, "Çok kısa bir süre sonra aile tarafından Özbek Kadın Hakları Derneği Başkanımıza ulaşıldı. Kızlarına da aynı tarihler arasında ulaşamadıklarını ilettiler. Gerekli süreçleri başlatmak için onları Dışişleri Bakanlığı’na yönlendirdik, kayıp müracaatında bulundular. Aile ile iletişime geçerek bir an önce Özbekistan’dan buraya gelmelerini sağladık. 6 Şubat itibariyle resmi olarak kayıp başvurularını Türkiye üzerinden başlatmış olduk. Savcılığa hem kayıp ihbarını hem olaya ilişkin bilgilerimizi aktardığımız bir süreç yaşadık. Savcılık ivedilikle işlemlere başladı. Başvurumuzla geçmişe dönük kamera kayıtları incelendi ve başka bir kadının olma şüphesi o noktadan sonra araştırıldı. Sayyora Hanım da o evde 23’ü 24’e başlayan gece bir vahşice cinayete kurban gitmiş. Cesedi de yine 24 Ocak tarihinde yine o evden çıkmış. Ailesi gözü yaşlı bir şekilde kızlarının bedenini bekliyor. Aileye ‘2 hafta önce kızınız bir çöp konteyner’ına atıldı ve şu an ona ulaşmamız çok da mümkün değil’ diyemiyoruz. ’Beden bulundu’ haberleri var, bu gerçek değil. Umuyorum ki bulunur, aileye teslim edilir" dedi."22 Ocak’ta arkadaşını arıyor, ülkeme dönmek istiyorum diye"‘Durdona Hanım’ın o evde yaşamadığını biliyoruz’ diyen Avukat Ekin Arslan, "Durdona Hanım’ın 2 tane kız çocuğu, bir tane erkek çocuğu var, eşiyle yaşıyor. Sayyora ile Durdona Hanım’ın bir mont alışverişi sırasında tanıştığını biliyoruz. Sayyora’nın faille Özbekistan’dan tanışıklıkları olduğunu biliyoruz. 22 Ocak tarihinde Sayyora Hanım, Özbekistan’dan bir arkadaşını arıyor, ‘Burada mutlu değilim, ülkeme dönmek istiyorum ancak herhangi bir bilet alabilecek durumum yok. Bana Özbekistan bileti alın, döneceğim’ diyor. 5-6 saat sonra fail, bu arkadaşı tekrar arıyor, ‘Bizim aramızdaki sorunlar halloldu, Sayyora burada kalmaya devam edecek’ diyor. Sonrada 24 Ocak tarihindeki acı olayı biliyorsunuz. Belki de bu 2 kadının cinayetinden sonra başka kadın cinayetleri de açığa çıkacak, bunu bilemeyiz. Soğukkanlılıkla 2 kadını parçalara ayırıp çöp konteynerlarına atıp ülkeden çıkmaya çalışan 2 tane fail biliyoruz. Bu faillerle başka kadınlar irtibat kurdu mu, başka kayıp vakaları var mı, ne yazık ki bilmiyoruz. Aile buraya gelmeseydi ne olacaktı; Sayyora’dan hiçbir zaman haber alamayacaktık" diye konuştu."Başvurularımız olana kadar herhangi bir 2’inci kadının varlığından haberdar değiller"‘Aile 5’nde geldi, 6’sında da gerekli işlemleri yapmak için savcılığa suç duyurusunda ve kayıp ihbarında bulunduk’ diyerek sözlerine başlayan Avukat Cevat Bozkurt, "Biz ihbarda bulunduktan sonra araştırmalara başlandı. Önce elbette kayıp olarak aranıyordu sonra şüpheliler ifadeye alındı, sorgularında maalesef ki Sayyora Hanım’ı katlettiklerini itiraf ettiler. Duyduğumuz bilgiler; önce 23’ü ile 24’ü gecesi Sayyora Hanım katlediliyor, sonra zanlılar tarafından cesedi parçalara ayrılıyor. Cesedin bir kısmı bulundukları ikametin yakınındaki bir çöp konteyner’ına, kalan kısmı ise Fatih ilçesinde bir konteyner’a atılıyor. Sonra bu götürdükleri valizi boşattıktan sonra valizle eve geri dönüyorlar. Sayyora Hanım’dan Durdona Hanım’a mesaj atarak gelmesini sağlıyorlar. Aldığımız duyuma göre Durdona Hanım’ın cesedini toplayıcının bulmasından yaklaşık 5 dakika sonra, eğer 5 dakika daha geç kalsaydı Durdona Hanım’ın da cesedinin bulunamama ihtimali vardı. Zira arkasından çöp kamyonu geldiğinin bilgisi var. Emniyet bunu duyar duymaz toplamaları durduruyor. Valizin içinde çöp konteyner’ında başka cesede ait bir parça bulamadıkları için olayın sadece bir cinayet vakası olduğunu düşünüyorlar. Bizim başvurularımız olana kadar herhangi bir 2’inci kadının varlığından haberdar değiller. Daha sonra sorguda ortaya çıktığı için soruşturmayı derinleştirdiler" şeklinde konuştu."Cesedi aranıyor, şimdiye kadar 400 bin tona yakın bir çöp ayrıştırma gerçekleştirilmiş"Sözlerini sürdüren Avukat Bozkurt, "Kamera kayıtlarını elde ettiler, itirafla kamera kayıtlarıyla 12-13 saat önce kadar Sayyora Hanım’ın katledildiği bilgisine ulaştılar. Aynı valiz, bu valizde 2 cesedin taşınmış olması, anne babanın DNA’sını aldırttık. İstanbul çok büyük bir il, özellikle cesedin bir parçasının Anadolu bir parçasının Avrupa Yakası’nda olması çöp toplama alanlarının 2 yaka için farklı noktalar olması, bulunma ihtimalini çok düşük olasılıklara düşürdü. Emniyet hala araştırma yapıyor şimdiye kadar 400 bin tona yakın bir çöp ayrıştırma gerçekleştirilmiş, emniyet arıyor, umarız ki bulunur. Zanlılardan birinin uzun zamandır ülkemizde ikamet etiğini biliyoruz, diğer zanlı ise ülkemizde 1 aydır gelmiş durumda. Zanlıların tanışması 15-20 gün arasında tanıştıktan sonrada aynı evde yaşamaya başlıyorlar, bildiğimiz bu. Gerek cinayetin işlenişi, kurtulma yöntemi bakımından bu cinayetin ilk olmayabileceğinin de değerlendirilmesini istiyoruz. 2 katil zanlısının da 15 günlük bir tanışıklıkla 2 kadını katledebileceğine de pek ihtimal vermiyoruz. Daha önceden planlanmış bir şey olabilir. Olayın arka perdesinde de bir şey çıkabileceğine inanıyoruz. Özbekistan resmi kanallarından ülkelerinde de böyle bir suça karıştıklarına ilişkin geri dönüş olmadı. Aile çok acılı, hala ülkemizdeler, naaşının bulunacağına çok inançları var, toprağa vermek istiyorlar. Elbette katil zanlılarının alabileceği en yüksek cezayı almalarını istiyorlar. Bir daha topluma karışmamalarını istiyorlar. Sayyora ile zanlılardan birinin daha önce memlekette tanıştığını biliyoruz" ifadelerini kullandı."İlk cinayetten 2 gün sonra ailesi ulaştı"Durdona Khokimova cinayetinden sonra ailenin kendilerine ulaştığını aktaran Özbek Kadın Hakları Derneği Başkanı Azade İslamova, "2 gün sonra ailesi bana ulaştı, Kızımız kayıp, kızımız da orada olabilir’ gibi tahminlerde bulundular. Gerekeni söyledik, onlar oradan kayıp müracaatında bulunurken biz buradan pasaport bilgileriyle asliyeden avukatlarımızla birlikte kızımızın dosyada ekli mi diye araştırmak istedik ama gizlilik kararı olduğu için haber olmadığını söylediler. Ailesinden buraya gelmesini rica ettik, bu işlemi sizsiz yapamayacağız. Aile çok çok ağır bir süreçte. Hem psikoloji hem hukuki destek veriyoruz. Bir günde 2 cinayet olması bizi de artık çok korkuttu. Sadece istekleri; Özbekistan’a nasıl gedeceğiz bir bedeni olsaydı, ulaşamadan gitmeyeceğiz, bekleyeceğiz, bulunmasını istiyoruz’ diye bekliyorlar" dedi.
Her 10 kişiden 7’si sigarayı bırakmak istiyor
14 Şubat 2026 Cumartesi - 09:37 Her 10 kişiden 7’si sigarayı bırakmak istiyor Sigaranın yalnızca içeni değil, çocuklardan yetişkinlere kadar herkesi etkileyen ciddi bir sağlık tehdidi olduğuna dikkat çeken Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Fadime Tülücü, sigarayı bırakmanın güçlü bir iradenin yanında profesyonel destek gerektiren bir tedavi süreci olduğunu vurguluyor. Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Yeniboğaziçi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Fadime Tülücü, sigaranın sağlık üzerindeki yıkıcı etkilerine dikkat çekerek sigaranın masum bir alışkanlık değil, kronik ve ölümcül sonuçlar doğurabilen bir hastalık olduğunu vurguluyor. Sigaranın içinde yedi binden fazla kimyasal madde bulunduğunu ve bunların en az 81’inin kansere neden olduğunu belirten Tülücü, "Sigarayı deneyen her üç çocuktan biri bağımlı hale geliyor" açıklaması yaptı. Bireyler arasındaki genetik farklılıkların bağımlılık derecesinden hastalık riskine kadar birçok etkide belirleyici olabildiğini de ekledi. "2030’a kadar hayatını kaybeden sayısı 8’5 milyona ulaşabilir" Doç. Dr. Tülücü, "Dünya Sağlık Örgütü (WHO) verilerine göre her gün yaklaşık 14 bin, her yıl ise 5,5 milyon insan sigaraya bağlı hastalıklar nedeniyle hayatını kaybediyor. Uzmanlar, bu sayının 2030 yılına kadar yılda 8,5 milyona ulaşacağını öngörüyor" dedi. Sigara tüm organlarda kalıcı hasar bırakıyor Sigaranın başta akciğer olmak üzere tüm organlarda kalıcı hasara yol açtığını belirten Doç. Dr. Tülücü, KOAH, akciğer kanseri ve kalp-damar hastalıkları başta olmak üzere birçok ciddi sağlık sorununa neden olduğunu ifade etti. Sigaranın damarları daraltarak kalp krizi riskini artırdığını, bağışıklık sistemini zayıflatarak vücudu enfeksiyonlara karşı savunmasız bıraktığını vurgulayan Tülücü, uzun süreli kullanımın yaşam kalitesini belirgin şekilde düşürdüğünü söyledi. Sadece içeni değil, çevresindekini de etkiliyor Pasif içiciliğin en az aktif içicilik kadar tehlikeli olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Tülücü, özellikle sigara içilen ortamlarda büyüyen çocuklarda bronşit, zatürre ve astım gibi solunum yolu hastalıklarının daha sık görüldüğünü belirtti. Bu maruziyetin çocukların akciğer gelişimini yavaşlatabileceğini ve akciğer kapasitesinde azalmaya yol açabileceğini ifade etti. Pasif sigara dumanına maruz kalan erişkinlerde akciğer kanseri riskinin yüzde 21, kalp ve damar hastalıkları riskinin ise yüzde 27 oranında arttığını vurgulayan Doç. Dr. Fadime Tülücü, uzun yıllar süren maruziyette bu risklerin iki katına kadar çıkabileceğini belirtti. Kadınlarda pasif içiciliğe bağlı meme kanseri riskinin yüzde 70 oranında yükseldiğini, genel ölüm riskinin ise 2 ila 10 kat arttığını da sözlerine ekledi. Büyüme geriliği, boy kısalıpına yol açabilir Gebelikten ileri yaşlara kadar süren etkiler Gebelik döneminde sigara kullanımı ya da çocukların sigara dumanına maruz kalmasının büyüme geriliği ve boy kısalığı gibi gelişimsel sorunlara yol açabileceğini belirten Doç. Dr. Tülücü, sigaranın nörotoksik etkilerinin öğrenme güçlüğü, hafıza problemleri ve gençlerde okul başarısında düşüş gibi sonuçlara neden olabileceğini dile getirdi. İleri yaşlarda ise bu etkilerin demans ve Alzheimer riskini artırabileceğini vurguladı. Sigarayı bırakmak için istek yetmez, destek gerekir Sigara bırakma sürecinde "istek, destek ve tedavi" unsurlarının hayati önem taşıdığını belirten Doç. Dr. Tülücü, her 10 kişiden 7’sinin sigarayı bırakmak istediğini ancak yalnızca yüzde 40’ının bunu başarıyla gerçekleştirebildiğini ifade etti. Sigarayı bırakmak isteyen bireylerin mutlaka doktor kontrolünde bir tedavi süreci yürütmesi gerektiğini vurgulayan Tülücü, tekrar başlama riskinin yüksek olduğunu ve bu nedenle düzenli takibin şart olduğunu söyledi. En etkili sonuçların ise ilaç tedavisi ile davranışsal terapi yöntemlerinin birlikte uygulanmasıyla elde edildiğini belirtti. Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi’nden kurulan Sigarayı Bırakma Polikliniği’nin bu yönüyle önemli bir ihtiyacı karşılayacağını vurgulayan Doç. Dr. Tülücü, bırakılan her sigaranın daha sağlıklı bir yaşamın başlangıcı olduğunu vurgulayarak sigara kullanan herkesi profesyonel destek almaya çağırdı.
Zeytinburnu’nda "Bir Hezarfenin İzleri; Ahmet Yakupoğlu" resim sergisi açılışı yapıldı
14 Şubat 2026 Cumartesi - 09:24 Zeytinburnu’nda "Bir Hezarfenin İzleri; Ahmet Yakupoğlu" resim sergisi açılışı yapıldı Zeytinburnu Belediyesi tarafından "Bir Hezarfenin İzleri; Ahmet Yakupoğlu" resim sergisi açılış programı düzenlendi. Sergide sanatçı Ahmet Yakupoğlu’nun resimleri sanatseverlerin beğenisine sunuldu. Zeytinburnu Belediyesi tarafından sanatçı Ahmet Yakupoğlu’nun "Bir Hezarfenin İzleri" adlı resim sergisinin açılışı gerçekleştirildi. Kazlıçeşme Sanat’ta düzenlenen açılış programına Zeytinburnu Belediye Başkanı Ömer Arısoy, yazar Gülten Dayıoğlu ve çok sayıda vatandaş katıldı. Açılış töreni öncesi müzik dinletisi yapıldı. Kütahya Dumlupınar Üniversitesi ve Özel Ahmet Yakupoğlu Müzesi’nin katkılarıyla hazırlanan sergide sanatçı Ahmet Yakupoğlu’nun resimleri sanatseverlerin beğenisine sunuldu. Küratörlüğünü Erkan Doğanay’ın yaptığı sergi "Kütahya’dan İstanbul’a, Görsel Sanatlardan Musikîye" alt başlığını taşıyor. Serginin 17 Mayıs tarihine kadar Pazartesi hariç her gün 10.00-18.00 saatleri arasında Kazlıçeşme Sanat’ta ziyaret edilebileceği öğrenildi. Açılış töreni öncesi konuşan Zeytinburnu Belediye Başkanı Ömer Arısoy, "Bugün Zeytinburnu Kazlıçeşme Sanat’ta yeni bir sergi açıyoruz. Hezarfen Ahmet Yakupoğlu sergisi. Ahmet Yakupoğlu, 1945 yılında Güzel Sanatlar Feyhaman Duran atölyesinden mezun olduktan sonra Kütahya’ya dönüyor. Süheyl Ünver’e bağlanıyor. Çok sayıda resmi var. Birçok şehri belgesel gibi kaydediyor. Aynı zamanda neyzen. Hezarfen bir sanatçının, ressamın sergisini açıyoruz. Kazlıçeşme Sanat’ta bu sergi 17 Mayıs’a kadar açık kalacak. Tarihi, kültürü, resmi, musiki sevenleri Kazlıçeşme Sanat’a, bu güzel sergiyi görmeye davet ediyoruz" dedi.
Ramazan ayı öncesi Arnavutköy’de camiler gül suyu ile temizleniyor
14 Şubat 2026 Cumartesi - 09:22 Ramazan ayı öncesi Arnavutköy’de camiler gül suyu ile temizleniyor Arnavutköy Belediyesi temizlik ekipleri, Ramazan ayı öncesinde ilçedeki camilerde kapsamlı bir temizlik çalışması başlattı. Halılardan abdesthanelere kadar her alanın detaylı şekilde temizlendiği çalışmalarda gül suyu kullanılarak ibadethanelere ferah ve manevi bir atmosfer kazandırılıyor. Ramazan ayına sayılı günler kala Arnavutköy Belediyesi, vatandaşların ibadetlerini daha temiz, sağlıklı ve huzurlu bir ortamda gerçekleştirebilmesi amacıyla camilerde detaylı temizlik çalışmalarını hızlandırdı. İlçe genelindeki camileri kapsayan uygulama kapsamında ekipler, ibadethaneleri Ramazan’a hazır hale getiriyor. Gül suyu ile geleneksel ve manevi dokunuş Çalışmaların öne çıkan yönlerinden biri ise temizlik sürecinde gül suyu kullanılması oldu. Geleneksel bir uygulama olarak tercih edilen gül suyu, camilerin iç mekanında ferahlık sağlarken aynı zamanda Ramazan ayı öncesinde manevi atmosferi güçlendiren özel bir dokunuş olarak dikkat çekiyor. Camilerin her köşesi titizlikle temizleniyor Yürütülen çalışmalar kapsamında cami içi ve çevresinde kapsamlı bir temizlik gerçekleştiriliyor. Halılar, camlar, mihrap ve minber bölümleri, ayakkabılıklar, ortak kullanım alanları ile abdesthaneler detaylı şekilde temizlenerek hijyen standartları yükseltiliyor. Çalışmalar memnuniyetle karşılanıyor Çalışmalar, ilçe genelinde memnuniyetle karşılanırken Hadımköy Vakfı Fatih Camii’nde imam hatip olarak görev yapan Abdülmuttalip Dilli, camilerde hem düzenli olarak sürdürülen temizlik hizmetinden hem de Ramazan ayı öncesinde yapılan özel hazırlık çalışmalarından duydukları memnuniyeti dile getirerek, "Bu hizmetler için Arnavutköy Belediyemize ve Belediye Başkanımız Sayın Mustafa Candaroğlu’na teşekkür ediyoruz. Ramazan-ı Şerif’in hayırlara vesile olmasını diliyor, Rabbimden bu ayı gereği gibi ihya edebilmeyi nasip etmesini temenni ediyoruz" ifadelerini kullandı. Taşoluk Yeşil Camii’nde yürütülen çalışmaları yerinde takip eden ilçe sakini Mahir Doğan ise belediye ekiplerinin yalnızca tek bir camide değil, ilçedeki tüm ibadethanelerde titizlikle temizlik yaptığını vurgulayarak, bunun "çok güzel ve hayırlı bir hizmet" olduğunu söyledi. Doğan ayrıca, cami külliyesinde Kur’an eğitimi alan çocuklara verilen desteklerin de kıymetli olduğunu belirterek Başkan Candaroğlu’na ve belediye ekiplerine teşekkür etti. Tüm camiler Ramazan’a hazır hale getirilecek Arnavutköy genelindeki tüm camileri kapsayan temizlik çalışmasının, Ramazan ayı öncesinde planlanan takvim doğrultusunda tamamlanması hedefleniyor. Doğal ve çevre dostu ürünlerle sürdürülen uygulama sayesinde hem hijyen hem de çevre hassasiyeti birlikte gözetiliyor.
Yamamoto: "Türkiye ve Japonya mesafe açısından çok yakın ülkelerdir, aynı zamanda manevi açıdan da benzer ülkelerdir"
14 Şubat 2026 Cumartesi - 09:18 Yamamoto: "Türkiye ve Japonya mesafe açısından çok yakın ülkelerdir, aynı zamanda manevi açıdan da benzer ülkelerdir" Yunus Emre Enstitüsü tarafından düzenlenen Terra Sanat Söyleşileri kapsamında Japon Çay Seremonisi: Estetik, Uyum ve Sadelik başlıklı söyleşi Taksim’de gerçekleştirildi. Etkinlikte konuşma yapan Marmara Üniversitesi öğretim üyesi Dr. Naoki Yamamoto, "Türkiye ve Japonya mesafe açısından çok yakın ülkelerdir. Aynı zamanda manevi açıdan da benzer ülkelerdir" açıklamasında bulundu. Terra Sanat Söyleşileri kapsamında düzenlenen Japon Çay Seremonisi: Estetik, Uyum ve Sadelik, Yunus Emre Enstitüsü Terra Santa İstanbul’da düzenlendi. Etkinliğin konuğu Dr. Naoki Yamamoto, söyleşide yaklaşık 700 yıllık geçmişe sahip Japon çay seremonisinin estetik, uyum ve sadelik temelli felsefesini katılımcılara aktardı. Dr. Naoki Yamamoto, çay seremonisinin insan, zaman ve mekân ilişkisini farkındalık üzerinden kurduğunu anlattı. Dr. Naoki Yamamoto, gösterdiği çay seremonisinin Japonya’da devam eden en köklü kültür olduğunu belirtirken, "Bugünkü etkinlikte geleneksel Japon çay seremonisini göstereceğim. Bu çay seremonisi Japonya’da devam eden en köklü ve en eski kültürdür. Japon çay seremonisi sadece çay içmek için değil, maneviyat için de gelişmiş bir kültürdür. Bugün seremoninin manevi felsefesini tanıtmak istedim. Türkiye ve Japonya mesafe açısından çok yakın ülkelerdir. Aynı zamanda manevi açıdan da benzer ülkelerdir. Bu benzerliklerden birine çay kültürü diyebiliriz. Hem Türkiye’de hem de Japonya’da çay kültürü çok yaygın bir kültürdür" açıklamasında bulundu.
Polisi ve eşini darbeden şüpheliler serbest bırakılmıştı: İtiraz üzerine tutuklandılar
13 Şubat 2026 Cuma - 23:44 Polisi ve eşini darbeden şüpheliler serbest bırakılmıştı: İtiraz üzerine tutuklandılar Küçükçekmece’de sokakta otomobille çarptıkları polis memuru ve eşini çıkan tartışma sonrası darbeden 3 şüpheli, adli kontrolle serbest bırakılmasının ardından savcılık itirazıyla tutuklandı. Olay, 6 Şubat’ta saat 23.00 sıralarında Küçükçekmece İstasyon Mahallesi İstasyon Caddesi üzerinde meydana gelmişti. İstirahatli polis memuru T.Y., ile eşi E.Y., ile birlikte yürüdüğü esnada otomobil eşi E.Y.’ye çarpmıştı. Bunun üzerine polis memuru ile otomobil sürücüsü arasında tartışma başlamıştı. Taraflar arasındaki tartışma bir süre sonra kavgaya dönüşmüştü. Otomobilde bulunan kişiler iddiaya göre arkadaşlarını da olay yerine çağırmış ve kalabalıklaşan grup polis memuru T.Y. ile eşi E.Y.’yi darbederek, cep telefonunu elinden alıp hakaret ettikten sonra olay yerinden uzaklaşmıştı. Olay sonrası çalışma başlatan polis ekipleri, M.A.G., Ş.A. ve E.K. isimli 3 şüpheliyi yakalayarak gözaltına almıştı. Emniyetteki işlemlerinin ardından 3 şüpheli, sevk edildikleri adliyede çıkarıldıkları mahkemece serbest bırakılmıştı. Devam eden çalışmalarda, kavga sırasında olay yerinde bulunan ve kavgaya karıştığı belirlenen B.K. ve F.A. isimli şüpheli şahıslar ise 10 Şubat’ta yakalanmış, sevk edildikleri mahkemece adli kontrolle serbest bırakılmıştı. Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından F.A., Ş.A. ve B.K. isimli şahıslar hakkında tekrar gözaltı kararı verilmesi üzerine şüpheliler kısa süre içerisinde yakalanarak gözaltına alındı. Şahıslar, emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildikleri Küçükçekmece Adliyesinde savcılık ifadelerinin ardından tutuklanma talebiyle mahkemeye sevk edildi. F.A., Ş.A. ve B.K. isimli şüpheliler, nöbetçi hakimlikçe tutuklanarak cezaevine gönderildi.