Yerel Haberler
İstanbul
29 Nisan 2026 Çarşamba - 21:16 Pro-Am’de Noyan 1 takımı zirvede Turkish Airlines Open öncesi düzenlenen ikinci Pro-Am’de Paul Waring ve Tom McKibbin’in oynadığı Noyan 1 takımı şampiyon oldu. DP Dünya Turu Asya Serisi’ndeki Turkish Airlines Open, yarın start alacak. 2 milyon 750 bin dolar toplam ödüllü turnuvada dört Türk oyuncu da sahaya çıkacak. DP Dünya Turu takvimindeki Turkish Airlines Open öncesi düzenlenen ikinci Pro-Am turnuvası golfün yıldızları ile amatör Türk oyuncuları buluşturdu. Organizasyonda biri profesyonel, üç amatör oyuncudan oluşan 24 takım mücadele etti. 2018 Britanya Açık şampiyonu ve Avrupa Ryder Cup ikinci kaptanı Francesco Molinari, 2024 Abu Dabi Açık şampiyonu Paul Waring, son şampiyon Martin Couvra ve Ryder Cup Avrupa takımı oyuncularından Rafa Cabrera Bello da Pro-Am’e katılarak Türk oyuncularla deneyimlerini paylaştı. Dışişleri eski Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Regnum Carya Onursal Başkanı Fikret Öztürk, Turkish Airlines Pazarlama Başkanı Ömer Faruk Sönmez, Türkiye Golf Federasyonu Yönetim Kurulu Üyeleri Hasan Akçakayalıoğlu, Anıl Tetik, Mehmet Evyap ve Yasin Akkanat ile TGF Genel Sekreteri İhsan Gencay Asan, THY Pazarlama Başkanı Ömer Faruk Sönmez, KKTC Golf Federasyonu Başkanı Soner Yetkili, Ataşehir Golf Kulübü Başkanı Murat Karaduman, Cullinan Golf Kulübü Başkanı Mehmet Aygün, Regnum Bodrum Golf Kulübü Başkanı Serdar Dağıstan da organizasyonda mücadele etti. Şampiyonluk yine Noyan takımının Turkish Airlines Open’ın ikinci Pro-Am gününde yine bir Noyan takımı birinci oldu. DP Dünya Turu yıldızları Paul Waring ve Tom McKibbin ile birlikte oynayan, Onur Tekcan, Ercan Çek ve Ali Kuş’tan oluşan Noyan 1 takımı toplamda -32 ile birinci oldu. Eugenio Chacarra ve Romain Langasque’nun yer aldığı Murat Erdoğan, Mehmet Saraçoğlu ve Serdar Dağıstan’dan kurulu Regnum Bodrum takımı da toplamda -30 ile turnuvayı ikinci sırada tamamladı. Turnuvada üçüncülüğü ise THY 6 takımı elde etti. Jorge Campillo ve Dylan Naidoo ile oynayan, turnuvayı -28 ile bitiren ekipte Yavuz Küçük, Birand Kaya ve Louis Jean oynadı. Pro-Am’in ikinci gününde erkekler Nearest to the Pin kupasını Serdar Dağıstan aldı. Erkeklerde Timothy Sudman, kadınlarda ise milli oyuncu Deniz Sapmaz longest drive ödüllerinin sahibi oldu.
29 Nisan 2026 Çarşamba - 21:00 Kaçak hafriyat dökümüyle 80 milyar liralık kamu zararı oluşmuştu, Cebeci Maden sahası sanığı savunma yaptı ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasında, Cebeci’deki boş maden sahasının sahte döküm alanı yapılarak bölgeye yatması gereken paranın kendi ekosistemlerine aktarılmasıyla ilgili kaçak hafriyat döküm sisteminin kurulmasında aktif rol alan Cebeci Maden sahasındaki kaçak döküm sisteminin mali işlerinden sorumlusu tutuklu sanık Adem Başer, "Bu bölgede kaçak bir döküm olduğunu ben görmüyorum. Ama kaçak bir döküm varsa Murat Gülibrahimoğlu sorumlu olmalıdır. 80 milyon TL kamu zararından söz ediliyor. Maden çukuru, madeni alınmış rezervin kalmadığı bir alan olarak görünüyordu" dedi. ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının 29. oturumu, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edildi. Duruşmada Güney Cebeci Madencilik Şirketinde Genel Müdür Yardımcısı olan tutuklu sanık Adem Başer’in savunması alındı. İddianamede sanık Adem Başer’in örgüt yöneticisi Murat Gülibrahimoğlu’na bağlı hareket ettiği, örgütün Cebeci Maden sahasında kurduğu kaçak döküm sisteminin mali işlerinden sorumlu olduğu belirtilmişti. Başer’in kaçak hafriyat döküm sisteminin kurulmasında aktif rol aldığı da iddianamede aktarılmıştı. Öte yandan iddianamede Alibeyköy Havza Koruma Kuşağı içerisinde yer alan Cebeci Maden Bölgesi’ndeki kaçak hafriyat dökümü ve atık döküm işlemleri sonucu insan sağlığı, can ve mal emniyeti açısından riskli durumların oluştuğu ve bu usulsüz, kontrolsüz işlemler nedeniyle maden alanının ciddi oranda daraldığı kaydedilmişti. 2020- 2025 yılları arasında maden sahasına toplam 185 milyon ton kaçak hafriyat dökülerek yaklaşık 80 milyar TL kamu zararına yol açıldığı iddianamede açıklanmıştı. "Kaçak bir döküm varsa Murat Gülibrahimoğlu sorumlu olmalıdır" Soruşturma aşamasında etkin pişmanlık ifadesi veren Adem Başer iddianamedeki suçlamalara karşı, "Genel Müdür Yardımcısı olarak sınırlı yetkilere sahiptim. Şirketteki mali sorumluluk ve yetki bana ait değildi. Cebeci maden sahasındaki izin işlemleri Murat Gülibrahimoğlu tarafından yürütülmekteydi. Ben dökümden sorumlu olmadığım için sınırlı bilgiyi sizinle paylaşacağım. Bu bölgede kaçak bir döküm olduğunu ben görmüyorum. Ama kaçak bir döküm varsa Murat Gülibrahimoğlu sorumlu olmalıdır. 80 milyon TL kamu zararından söz ediliyor. Maden çukuru, madeni alınmış rezervin kalmadığı bir alan olarak görünüyordu. Maden sahalarında kontrolden sorumlu kurum MAPEK’tir. MAPEK maden çukurunun doldurulmasına izin verdiği için bir tutanak tutmamıştır, bir işlem başlatmamıştır. Ben kayyum ile 4 ay çalıştım. 4 ayın 3 buçuk ayında döküm faaliyetine devam ettiler. Ben bir kaçak döküm sistemi kurmadım, yönetmedim bu sebeple suçlamayı reddediyorum" dedi. "Cebeci Maden sahasındaki yaptığımız işlerden dolayı plaket almayı umuyorduk" Tutuklu sanık Başer, "Murat Gülibrahimoğlu’ndan izin alınır ve satın alma işlemleri gerçekleştirilir. Bazı satın almaları Gülibrahimoğlu kendisi gerçekleştiriyordu. Murat Gülibrahimoğlu’nun sosyal çevresini tanımadan, çıkarım olmadan nasıl müşterek faillik yapabilirim? Bu iddiayı kabul etmiyorum. Bana göre örgüt üyeliği de ağır bir suçlama. Çalıştığım süre boyunca dürüst, kimseyi kırmadan tırnaklarımla geldim. Cebeci Maden sahasındaki yaptığımız işlerden dolayı bir teşekkür yazısı, plaket almayı umuyorduk. Ama şu an yaptığımız işlerden dolayı buradayız. Ben maaşlı bir çalışanım, görevimi yerine getirdim. Tahliyemi talep ediyorum" dedi. Duruşma sanık avukatlarının savunmaları ile devam edilmek üzere yarına ertelendi.
Ünlü isimlere uyuşturucu soruşturmasında Simge Sağın ve İlkay Şencan’a adli kontrol
07 Nisan 2026 Salı - 23:21 Ünlü isimlere uyuşturucu soruşturmasında Simge Sağın ve İlkay Şencan’a adli kontrol Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen uyuşturucu soruşturması kapsamında gözaltına alınan şarkıcı Melek Mosso serbest bırakılırken, şarkıcı Simge Sağın ve yapımcı İlkay Şencan ise yurt dışı çıkış yasağıyla serbest kaldı. İstanbul İl Jandarma Komutanlığı Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri ve Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürüttüğü çalışmalar kapsamında sabah saatlerinde uyuşturucu madde temini, kullanımı ve bulundurulması suçlamalarıyla çok sayıda ünlü isim gözaltına alınmıştı. Operasyon kapsamında gözaltına alınan Simge Sağın, İbrahim Çelikkol, Melek Mosso, Deha Bilimlier, Mustafa Ceceli, Ersay Üner, Bengü Erden, Aslı Sipahi Hacısüleymanoğlu ve İlkay Şencan, Adli Tıp Kurumu’na sevk edilerek kan ve saç örneği verdi. Örnek alım işlemlerinin ardından şüpheliler, ifadeleri alınmak üzere Beykoz Adliyesi’ne sevk edildi. Savcılık sorgusunun ardından mahkemeye sevk edilen isimlerden İbrahim Çelikkol, Mustafa Ceceli, Deha Bilimlier, Ersay Üner, Bengü Erden ve Aslı Sipahi Hacısüleymanoğlu ise savcılık sorgularının ardından serbest bırakıldı. Şarkıcı Simge Sağın ve yapımcı İlkay Şencan hakkında, çıkarıldıkları mahkemece "yurt dışına çıkış yasağı" şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verildi. Soruşturma kapsamında ifadesi alınan şarkıcı Melek Mosso ise hakimlik işlemlerinin ardından serbest bırakıldı.
TFF ve kulüplerden Lucescu için başsağlığı mesajı
07 Nisan 2026 Salı - 22:27 TFF ve kulüplerden Lucescu için başsağlığı mesajı Türkiye Futbol Federasyonu (TFF), Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor kulüpleri hayata gözlerini yuman Rumen Teknik Direktör Mircea Lucescu için başsağlığı mesajı yayımladı. Rumen Teknik Direktör Mircea Lucescu, 80 yaşında hayatını kaybetti. TFF ve Süper Lig kulüpleri Lucescu’nun vefatı sonrası sosyal medya hesaplarından mesaj yayımladı. Yapılan açıklamalar şöyle: Türkiye Futbol Federasyonu "A Milli Takımımızın ve Romanya Milli Takımının eski teknik direktörü Mircea Lucescu, kalbiyle ilgili yaşadığı bir dizi rahatsızlık sonrası tedavi gördüğü hastanede 80 yaşında hayatını kaybetti. 34 yaşında başladığı antrenörlük kariyerinde elde ettiği başarılarla dünyanın en çok kupa kazanan teknik direktörleri arasında 3. sırada yer alan Rumen çalıştırıcı, ülkemizde görev yaptığı dönemde Galatasaray ile 2000 yılında UEFA Süper Kupa’yı ve 2001-2002 sezonunda Süper Lig Şampiyonluğunu kazandı, ertesi sezon da Beşiktaş’ın kuruluşunun 100. yılında siyah-beyazlı ekibi Süper Lig şampiyonluğuna taşıdı. Türkiye’den ayrıldıktan sonra Shakhtar Donetsk’in başına geçen Lucescu, Ukrayna ekibini ulusal düzeyde ve Avrupa kupalarında önde gelen takımlardan biri haline getirdi. Lucescu yönetimindeki Shakhtar Donetsk, 2008-2009 sezonunda İstanbul’da düzenlenen finalde Werder Bremen’i mağlup ederek, son UEFA Kupası’nı müzesine götürdü. Ülkesi Romanya’da ve İtalya’da çeşitli takımlarda görev yapan ve Rusya’da da çalışan Rumen teknik adam, 2017-2019 yılları arasında A Millî Takımımızın teknik direktörlüğünü üstlendi. Oyuncu jenerasyonunu gençleştirme ve yeni isimleri millî takıma kazandırma konularında önemli çalışmalar yapan Mircea Lucescu, 2026 Dünya Kupası’na katılma hakkı elde eden kadromuzdaki oyunculardan İrfan Can Kahveci, Merih Demiral, Mert Müldür ve Zeki Çelik’e ilk kez A Milli formayla şans veren teknik direktör oldu. 2024 yılından bu yana Romanya Millî Takımı’nda ikinci dönemini geçiren Rumen çalıştırıcı, sağlık durumu iyi olmamasına rağmen Türkiye ile Romanya arasında 26 Mart’ta İstanbul’da oynanan 2026 Dünya Kupası play-off turu yarı final maçında rakip takımın başında sahaya çıkmıştı. Mircea Lucescu, bu karşılaşmayla millî takımlar düzeyindeki en yaşlı aktif teknik direktör ünvanını kazanmıştı. Rumen çalıştırıcı, Romanya’nın Slovakya ile 31 Mart’ta oynayacağı özel maç öncesinde takımı ile yaptığı bir toplantı sırasında rahatsızlanarak hastaneye kaldırılmış, taburcu olacağı gün kalp krizi geçirip yoğun bakıma alınmıştı. Türkiye Futbol Federasyonu olarak, Mircea Lucescu’nun vefatı nedeniyle çok büyük bir üzüntü duyduğumuzu belirtir; ailesine, yakınlarına, Romanya Futbol Federasyonu ile Beşiktaş ve Galatasaray kulüplerine başsağlığı dileriz. Mircea Lucescu’nun Türk futboluna gerek Millî Takım gerekse kulüp düzeyinde yapmış olduğu katkılar hiçbir zaman unutulmayacak ve daima övgüyle anılacaktır." Galatasaray "Kazandırdığı UEFA Süper Kupa ile ülkemize bir Avrupa kupası daha getiren ve 15. şampiyonluğumuzda da takımımızda teknik direktör olarak görev yapan Mircea Lucescu’nun vefat ettiğini derin bir üzüntüyle öğrenmiş bulunuyoruz. Mircea Lucescu’nun ailesine, sevenlerine ve futbol camiasına başsağlığı dileriz. Seni unutmayacağız Lucescu." Fenerbahçe "Ülkemizde A Milli Futbol Takımımızda, Beşiktaş ve Galatasaray’da teknik direktörlük yapmış olan Mircea Lucescu’nun vefatını üzüntüyle öğrenmiş bulunmaktayız. Mircea Lucescu’nun kederli ailesine, yakınlarına, sevenlerine ve futbol camiasına başsağlığı dileriz." Beşiktaş "Eski teknik direktörümüz, 100. yılımızdaki şampiyonluğumuzun mimarı Mircea Lucescu’nun hayatını kaybettiğini büyük bir üzüntüyle öğrenmiş bulunuyoruz. Seni hiçbir zaman unutmayacağız Lucescu, huzur içinde uyu." Trabzonspor "Bir dönem A Millî Futbol Takımımızın da Teknik Direktörlüğünü yapan Rumen teknik adam Mircea Lucescu’nun vefat haberini derin bir üzüntüyle öğrenmiş bulunmaktayız. Merhum Lucescu’ya Allah’tan rahmet; ailesine, yakınlarına ve spor camiasına başsağlığı dileriz."
Sanık Iraz Bayrak: "Cumhuriyet Halk Partisi ilçe başkan adaylarına bir veri göndermek isterse gönderir bana ihtiyaçları yok"
07 Nisan 2026 Salı - 20:36 Sanık Iraz Bayrak: "Cumhuriyet Halk Partisi ilçe başkan adaylarına bir veri göndermek isterse gönderir bana ihtiyaçları yok" ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ duruşmasının 17. oturumunda tutuklu sanık Iraz Bayrak savunma yaptı. Seçim sandık verilerinin Cumhuriyet Halk Partisi’nden temin edilip işlenmesini ve İBB Hanem isimli uygulama içerisine yüklenmesini sağladığı iddia edilen sanık Bayrak savunmasında "Ben Cumhuriyet Halk Partisi ile veri alışverişi yapmakla suçlanıyorum. Benim herhangi bir siyasi partiye üyeliğim yok. Cumhuriyet Halk Partisi ilçe başkan adaylarına bir veri göndermek isterse gönderir bana ihtiyaçları yok" dedi. ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının 17. oturumu Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edildi. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce görülen duruşmada sanık Iraz Bayrak, İsmet Korkmaz ve Mehmet Çağlar Kuru savunma yaptı. İddianamede Iraz Bayrak’ın, İstanbul Senin uygulamasındaki kişisel verilerin yurt dışına sızdırılması ile seçim sandık verilerinin Cumhuriyet Halk Partisi’nden temin edilip işlenmesini ve İBB Hanem isimli uygulama içerisine yüklenmesini sağladığı belirtilmişti. Bu verilerin 31 Mart 2024 seçim sürecinde ilçe başkan adayları ile de paylaşıldığı iddianamede kaydedilmişti. İddianamedeki suçlamalara karşı savunma yapan Iraz Bayrak "4 yıllık bir personeldim. Analisttim. İBB Hanem projesi hakkında konuşmak istiyorum. Ben bu projenin İPA’dan (İstanbul Planlama Ajansı) talep olarak geldiğini biliyorum. İBB’nin çeşitli hizmetlerinden faydalanan vatandaşların tespit edilmesi ve vatandaşların beklediği faydayı görmesi amaç buydu bana anlatılan. İddianamede yönetici yetkisi denilen şey bir panel. Panele giriş yapılıyor sadece. Saha çalışmaları kapsamında örneğin bir vatandaş ziyaret ediliyor. Gıda desteği, hijyen paketi gibi destelere ihtiyacı olup olmadığı kontrol ediliyor. Yardım teslimi gerçekleşti mi gerçekleşmedi mi diye veri giriliyor uygulamaya. Sonrasında arayacak olan personeller devreye giriyor. Vatandaş aranıyor ’size bir gıda paketi teslim edilecekti edildi mi?’ diye soruluyor. Tüm süreç bu. Bu tasarım ortaya çıktı. Yazılımı geliştirildi. Veri denilince akla büyük şeyler geliyor ama öyle bir durum yok. Bana telefon numarası ve isim gibi veriler gönderildi. Ben bu veriyi ’İBB transfer’ diye bir sisteme yükledim. Uygulamayı test etmem gerekiyordu. Yazılım doğru gerçekleştirilmiş mi diye. Ben bu verileri test ettim. Veri, ad, soyad, cinsiyet ve hangi hizmetten faydalanılmış. Ben test etmeleri için İPA’ya bilgi verdim. Bir daha bana geri dönüş gelmediği için proje orada son buldu. Proje 2-3 ay sürdü ve son buldu. Ulusal Siber Olaylara Müdahale Merkezi (USOM) toplantısında biz sunucuda bulunan klasörün içinde seçim numarası sandık numarası gibi şeyler gördük. Bana ısrarla şunu soruldu ’size bu veri hangi yöneticiniz tarafından gönderildi’ diye sordu. Sonrasında ben kurum müdürüme USOM toplantısında sunucuda seçmen bilgisi olduğunu bildirdim. Sonrasında tutanak tutuldu olayla ilgili. Ben İBB Hanem projesinde 2-3 ay çalıştım. Tutukluluk sürem projeden daha uzun. Ben Cumhuriyet Halk Partisi ile veri alışverişi yapmakla suçlanıyorum. Benim herhangi bir siyasi partiye üyeliğim yok. Cumhuriyet Halk Partisi ilçe başkan adaylarına bir veri göndermek isterse gönderir bana ihtiyaçları yok. Hangi ilçe başkan adayına göndermişim bununla ilgili herhangi bir veri yok" dedi. Sanık İsmet Korkmaz ise savunmasında, "Ben İBB’de veri uzmanı olarak çalışıyordum. İBB Hanem faal olmayan bir uygulama. Biz sadece teknik destek sağlamaya çalıştık. İşlem şuydu; veriyi eşleştirip imha ettik. Bilgi İşlem Daire Başkanlığımız tarafından İBB Hanem için bir rapor oluşturuldu. Benim İBB Hanem uygulamasının oluşturulma, geliştirme süreçlerinde yer almadığım USOM raporlarında da gözükmektedir. İBB Hanem içerisinde bulunan verilere erişimim bulunmuyor. Ben hukuka aykırı şekilde kişisel veri elde etmedim. Bu verilerin yayılması konusunda bir girişimim olmadı. Kaçma gibi bir düşüncem hiç olmadı. Durum Tespit Raporunun oluşturulduğu tarih ile emniyet sürecim arasında 4 ay var, ben bu süreçte kaçabilirdim. Tahliyemi talep ediyorum" ifadelerini kullandı. Sanık Mehmet Çağlar Kuru da savunmasında, "2016 yılından beri İBB bünyesinde bilgisayar mühendisi olarak çalışmaktayım. İstanbul Senin uygulamasında herhangi bir görev ve yetkim yoktur" diyerek suçlamaları kabul etmedi. Duruşma sanık savunmaları ile devam edilmek üzere yarına ertelendi.