Yerel Haberler
İstanbul
Çekmeköy’deki katliamda hayatını kaybeden anne ve oğlunun cenazeleri ailelerine teslim edildi
08 Nisan 2026 Çarşamba - 15:09 Çekmeköy’deki katliamda hayatını kaybeden anne ve oğlunun cenazeleri ailelerine teslim edildi İstanbul Çekmeköy’de S.H. tarafından silahla vurularak öldürülen Medine Hepgülnar ve Ekrem Hepgülnar’ın cenazeleri, Adli Tıp Kurumu’ndaki otopsi işlemlerinin tamamlanmasının ardından ailelerine teslim edildi. İstanbu Çekmeköy’de dün meydana gelen olayda 35 yaşındaki S.H., geçirdiği cinnet sonucunda annesi Medine Hepgülnar (61) ve abisi Ekrem Hepgülnar’ı (41) öldürmüş, yaşanan aile katliamında diğer kardeşi K.H.’yi ağır yaralayan S.H. polise teslim olmuştu. Cenazeler Adli Tıp Kurumu morguna kaldırılmıştı. Medine Hepgülnar ve Ekrem Hepgülnar’ın cenazeleri, Adli Tıp Kurumu’ndaki otopsi işlemlerinin tamamlanmasının ardından ailelerine teslim edildi. "Böyle bir şeyi tahmin edemedik" Cenazeleri teslim almak üzere Adli Tıp Kurumu’na gelen aile yakını Hüseyin Oktar, basın mensuplarına yaptığı açıklamada olayın şokunu yaşadıklarını belirtti. Polisten gelen haberle sarsıldıklarını ifade eden Oktar, "Akşam geç vakitti, hanımla oturuyorduk. Hanımın telefonu çaldı, arayan kişi polis memuru olduğunu söyledi. Önce inanmadık ama tekrar aradıklarında acı haberi verdiler. Ekrem ve annesinin vefat ettiğini, kardeşinin ise hastanede ameliyata alındığını öğrendik. Şahsın yakalandığı bilgisini paylaştılar"diye konuştu. Cenazeler Erzincan’a gönderildi Aile içerisinde daha önceden bazı tartışmaların yaşandığını ancak durumun bu noktaya varacağını hiç düşünmediklerini dile getiren Oktar, "Amcasına haber verdik. Daha önce ufak tefek tartışmalar oluyordu ama bu dereceye geleceğini tahmin edemedik" dedi. Otopsi işlemlerinin ardından yakınları tarafından teslim alınan Medine Hepgülnar ve Ekrem Hepgülnar’ın cenazeleri memleketleri Erzincan’ın Kemah ilçesine gönderildi. Olayda ağır yaralanan K.H.’nin ise hastanedeki tedavisinin sürdüğü öğrenildi.
Serdal Adalı, Sergen Yalçın, Cerny ve Agbadou, PFDK’ya sevk edildi
08 Nisan 2026 Çarşamba - 14:28 Serdal Adalı, Sergen Yalçın, Cerny ve Agbadou, PFDK’ya sevk edildi Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Hukuk Müşavirliği, Süper Lig’den 10 kulübün yanı sıra Beşiktaş Kulübü Başkanı Serdal Adalı, Beşiktaş Teknik Direktörü Sergen Yalçın ile futbolculardan Vaclav Cerny ve Emmanuel Agbadou’yu, Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu’na (PFDK) sevk etti. Türkiye Futbol Federasyonu’nun internet sitesinden (TFF) açıklanan Hukuk Müşavirliği’nce 07.04.2026 tarihinde PFDK yapılan sevkler şöyle: Göztepe Kulübü’nün 04.04.2026 tarihinde oynanan Gençlerbirliği-Göztepe müsabakasındaki ‘saha olayları’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 52. maddesi uyarınca PFDK’ya sevkine karar verilmiştir. Kasımpaşa Kulübü’nün 04.04.2026 tarihinde oynanan Kasımpaşa-Kayserispor müsabakasındaki ‘çirkin ve kötü tezahüratı’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 53. maddesi uyarınca PFDK’ya sevkine, Kasımpaşa Kulübü futbolcusu Ribeiro Dias Carlos Miguel’in aynı müsabakadaki ‘kural dışı hareketi’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 43. maddesi uyarınca 05.04.2026 tarihinden itibaren tedbirli olarak PFDK’ya sevkine karar verilmiştir. Kayserispor Kulübü’nün 04.04.2026 tarihinde oynanan Kasımpaşa-Kayserispor müsabakasındaki ‘çirkin ve kötü tezahüratı’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 53. maddesi uyarınca PFDK’ya sevkine karar verilmiştir. Trabzonspor Kulübü’nün 04.04.2026 tarihinde oynanan Trabzonspor-Galatasaray müsabakasındaki ‘çirkin ve kötü tezahüratı’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 53. maddesi uyarınca, ‘saha olayları’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 52. maddesi uyarınca ve ‘talimatlara aykırı hareketleri’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 46. maddesi, 2025-2026 Sezonu Süper Lig Müsabakaları Statüsü’nün 5/7 maddesi uyarınca ve Süper Lig ve TFF 1. Lig Yayın Talimatı’nın 7. maddesi uyarınca PFDK’ya sevkine, Trabzonspor Kulübü futbolcusu Boran Başkan’ın aynı müsabakadaki ‘talimatlara aykırı hareketi’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 46. maddesi ile Akreditasyon Talimatı’nın 7/1 maddesi uyarınca ve ‘sportmenliğe aykırı hareketi’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 36. maddesi uyarınca 07.04.2026 tarihinden itibaren tedbirli olarak PFDK’ya sevkine karar verilmiştir. Galatasaray Kulübü’nün 04.04.2026 tarihinde oynanan Trabzonspor-Galatasaray müsabakasındaki ‘çirkin ve kötü tezahüratı’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 53. maddesi uyarınca PFDK’ya sevkine karar verilmiştir. Konyaspor Kulübü’nün 05.04.2026 tarihinde oynanan Samsunspor-Konyaspor müsabakasındaki ‘saha olayları’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 52. maddesi uyarınca PFDK’ya sevkine karar verilmiştir. Eyüpspor Kulübü’nün 05.04.2026 tarihinde oynanan Antalyaspor-Eyüpspor müsabakasındaki ‘5 futbolcusunun sarı kart ve 1 futbolcusunun kırmızı kart görmesi nedeniyle takım halinde sportmenliğe aykırı hareketi’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 40. maddesi uyarınca PFDK’ya sevkine karar verilmiştir. Fenerbahçe Kulübü’nün 05.04.2026 tarihinde oynanan Fenerbahçe-Beşiktaş müsabakasındaki ‘çirkin ve kötü tezahüratı’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 53. maddesi uyarınca ve ‘saha olayları’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 52. maddesi uyarınca PFDK’ya sevkine karar verilmiştir. Beşiktaş Kulübü’nün 05.04.2026 tarihinde oynanan Fenerbahçe-Beşiktaş müsabakasındaki ‘çirkin ve kötü tezahüratı’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 53. maddesi uyarınca, ‘saha olayları’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 52. maddesi uyarınca ve müsabaka sonrası kulüp resmi sosyal medya hesabından (X) 05.04.2026 tarihinde yayınlanan paylaşımda yer alan ‘futbolun itibarını zedelemeye yönelik açıklamalar’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 38. maddesi uyarınca PFDK’ya sevkine, Beşiktaş Kulübü Başkanı Serdal Adalı’nın müsabaka sonrası kulüp resmi sosyal medya hesabından (X) 05.04.2026 tarihinde yayınlanan paylaşımdaki açıklamalar ile müsabaka sonrası basın mensuplarına yapmış olduğu açıklamalarında yer alan ‘futbolun itibarını zedelemeye yönelik açıklamalar’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 38. maddesi uyarınca tedbirsiz olarak PFDK’ya sevkine, Beşiktaş Kulübü teknik sorumlusu Ali Rıza Sergen Yalçın’ın müsabaka sonrası flaş röportajda yapmış olduğu açıklamalarında yer alan ‘futbolun itibarını zedelemeye yönelik açıklamalar’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 38. maddesi uyarınca tedbirsiz olarak PFDK’ya sevkine, Beşiktaş Kulübü futbolcusu Vaclav Cerny’in müsabaka sonrası resmi sosyal medya hesabından (instagram) 06.04.2026 tarihinde yayınladığı paylaşımında yer alan ‘futbolun itibarını zedelemeye yönelik açıklamalar’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 38. maddesi uyarınca tedbirsiz olarak PFDK’ya sevkine, Beşiktaş Kulübü futbolcusu Badobre Emmanuel Elysee Djedje Agbadou’nun müsabaka sonrası flaş röportajda yapmış olduğu açıklamalarında yer alan ‘hakareti’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 41. maddesi uyarınca 07.04.2026 tarihinden itibaren tedbirli olarak PFDK’ya sevkine karar verilmiştir. Kocaelispor Kulübü’nün 06.04.2026 tarihinde oynanan Kocaelispor-RAMS Başakşehir müsabakasındaki ‘çirkin ve kötü tezahüratı’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 53. maddesi uyarınca PFDK’ya sevkine karar verilmiştir."
Sanık Yılmaz: "Gizli bir haberleşme mecrası ve benzeri bir ortamda bulunmadım"
08 Nisan 2026 Çarşamba - 14:05 Sanık Yılmaz: "Gizli bir haberleşme mecrası ve benzeri bir ortamda bulunmadım" ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ duruşmasının 18. oturumunda usulsüz bir şekilde seçim sandık verilerini kaydettiği ve yurt dışına sızdırılmasını sağladığı iddia edilen Orhan Gazi Erdoğan ve İstanbul Senin uygulaması içerisinden hukuka aykırı kaydettiği verilerin yurt dışına sızdırılmasını sağladığı iddia edilen sanık Ulaş Yılmaz savunma yaptı. Erdoğan savunmasında "Olmayan bir veriyi gönderdiğim iddiasıyla aylardır 4 duvar arasında günlerimi geçirmeye çalışıyorum" dedi. Sanık Yılmaz ise "İstanbul Senin’de benim hiçbir yetkim yok. İBB Hanem’in de ne olduğunu bilmiyorum. Gizli bir haberleşme mecrası ve benzeri bir ortamda bulunmadım" şeklinde savunma yaptı. ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının 18. oturumu Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edildi. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce görülen duruşmada sanık Orhan Gazi Erdoğan ve Ulaş Yılmaz savunma yaptı. İddianamede, İBB Hanem uygulaması için usulsüz bir şekilde seçim sandık verilerini kaydettiği, hukuka aykırı kaydedilen verilerle konum bilgilerini eşleştirdiği ve yurt dışına sızdırılmasını sağladığı iddia edilen Orhan Gazi Erdoğan duruşmada savunma yaptı. Cumhuriyet Halk Partisi bilgi işlem sorumlusu tutuklu sanık Orhan Gazi Erdoğan, görevinin partinin dijital alt yapısının geliştirmek ve kullanıcıların hizmetine sunmak olduğunu söyledi. Erdoğan, "Görevlerimden biri partinin talep ettiği listeleri indirip partinin sistemine aktarmak ve kullanımına açmaktır. Her partide vardır bu sistem ve hepsi kullanır. Ben savcımıza kişisel bir veri göndermediğimi söyledim. Sandık numarası bu ara listelerde olmaz. Savcı bunu pek dikkate almak istemedi. Ben böyle bir veri göndermediğimi söyledim. İlk defa da savcılığa çıkmışım. Benden 2 buçuk yıl önceki veriyi hatırlamamı istiyor savcı. Örnek veri olabilir dedim. ‘Seçmen listesi gönderdin mi?’ diye bana nöbetçi mahkemede de soruldu. Olmayan bir veriyi gönderdiğim iddiasıyla aylardır 4 duvar arasında günlerimi geçirmeye çalışıyorum. Olmayan bir şeyi nasıl gönderdim ben anlayamıyorum. İBB Hanem ile ilgili ne bir arkadaşın ifadesinde, ne başka bir yerde hakkımda söylem var. İBB Hanem’in ne olduğunu ben de burada öğreniyorum. Olmayan bir uygulama. İçinde kişisel veri olmayan işlenmiş data verilerini vermiş olabilirim. İşlenmiş data örneğinden kastım; bir ilçede kaç tane Erzurumlu var gibi istatistik veriler. Ben kişisel olmayan veriyi birçok kişiyle paylaşırım" dedi. Ardından iddianamede İstanbul Senin uygulaması içerisinden hukuka aykırı kaydettiği verilerle konum bilgilerini eşleştirdiği ve verilerin yurt dışına sızdırılmasını sağladığı belirtilen tutuklu sanık Ulaş Yılmaz’ın savunmasına geçildi. İBB Sosyal Medya danışmanı olan ve Ekrem İmamoğlu’nun sosyal medya hesaplarını yönettiği iddia edilen Ulaş Yılmaz "Ben burada olmayı gerçekten hak etmiyorum. Bu dosyada suçlu olduğumu gösterecek tek bir delil bulunmamaktadır. Hatta ve hatta şahsıma karşı somut bir iddia dahi yönetilmemektedir. Ciddi bir hatanın ya da kastın en hafif tabiriyle özensizliğin mağduruyum. Çıkar amaçlı hiçbir faaliyette bulunmadım. Çalıştığım kurumun legal ve olağan işleri dışında kimseden bir emir almadım. Kimseyle özel bir gizli bağım olmadı. Gizli bir haberleşme mecrası ve benzeri bir ortamda bulunmadım. Kamuya verilen zararı kişinin kendi varlığına, kendi aklına verdiği bir zarar olarak değerlendiren biriyim. Profesyonel iş yaşantıma Kadıköy Belediyesi ile başladım. Farklı birimlerde çalıştıktan sonra iletişim, kurumsal iletişim departmanında çalıştım. Ben İstanbul Senin uygulamasında çalışmadım, İBB Hanem’i de sizden duydum. İstanbul Senin’de benim hiçbir yetkim yok. İBB Hanem’in de ne olduğunu bilmiyorum" şeklinde savunma yaptı. Duruşmaya sanık savunmaları ile devam edilmek üzere öğle arası verildi.
Çekmeköy’de 2 kişinin öldüğü aile faciasında kan donduran ifade: "Ailemi sevmiyordum, hep öldürmek istedim"
08 Nisan 2026 Çarşamba - 13:30 Çekmeköy’de 2 kişinin öldüğü aile faciasında kan donduran ifade: "Ailemi sevmiyordum, hep öldürmek istedim" Çekmeköy’de 35 yaşındaki S.H., geçirdiği cinnet sonucunda annesi Medine Hepgülnar (61) ve abisi Ekrem Hepgülnar’ı (41) öldürdü. Yaşanan aile katliamında diğer kardeşi K.G.’yi ağır yaralayan S.H.’nin polise teslim olduktan sonra ailesini sevmediğini ve hep öldürmek istediğini söylediği öğrenildi. Olay, 7 Nisan saat 19:20 sıralarında Çekmeköy Kirazlıdere Mahallesi Efsun Sokak üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre S.H. (35), polisi arayarak "annemi babamı öldürdüm" şeklinde ihbarda bulundu. Olay yerine gelen polis ekipleri tarafından yapılan incelemede anne Medine Hepgülnar (61) ve abi Ekrem Hepgülnar’ın S.H. tarafından silahla vurulduğu ve olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi. S.H.’nin diğer kardeşi K.H.’nin ise aynı saldırıda (38) ağır yaralı olarak Sancaktepe İlhan Varank Şehir Hastanesi’ne kaldırıldığı öğrenildi. Olay yerinde suç unsuru ruhsatlı silahıyla yakalanan S.H.’nin polislere verdiği ilk ifadesinde ise ailesini sevmediği; hep öldürmek istediği, öte yandan kredi ve kumar borçları olduğu öğrenildi. Olaya ilişkin yürütülen incelemenin devam ettiği belirtildi. "Aile içi bir kavga olduğunu tahmin ettik ki zaten öyleymiş" Olayın görgü tanıklarından Bünyamin Sevinç, yaşananları şu sözlerle anlattı: "Saat 18.30 gibiydi, evde 3-4 el silah sesi duydum. Onun ardından zaten polis ekipleri ve ambulans da geldi, herkes gördü olanları, insanlar panik oldu. Olayı gerçekleştiren şahsı tanımıyordum ama aile içi bir kavga olduğunu tahmin ettik ki zaten öyleymiş."
Kartal’da tarihe yolculuk: "Fotoğraflarla 19. Yüzyıldan Günümüze Erzincan" sergisi açıldı
08 Nisan 2026 Çarşamba - 13:17 Kartal’da tarihe yolculuk: "Fotoğraflarla 19. Yüzyıldan Günümüze Erzincan" sergisi açıldı Kartal Belediyesi, Anadolu’nun derin hafızasını sanatseverlerle buluşturmaya devam ediyor. Kültür ve sanat etkinlikleri kapsamında hazırlanan "Fotoğraflarla 19. Yüzyıldan Günümüze Erzincan" sergisi, Kartal Belediyesi Fuaye Alanı’nda gerçekleştirilen görkemli bir törenle kapılarını açtı. Kartal Belediyesi’nin desteği, Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Tarih Bölüm Başkanı Prof. Dr. Abdülkadir Gül, Dr. Öğr. Üyesi Kader Altın ve Erzincan 24 Doğa ve Kültür Varlıklarını Koruma Derneği Başkanı Cemal Çiçek’in iş birliğiyle hazırlanan sergi; 19. yüzyıl Erzincan’ını fotoğrafın tanıklığında gün yüzüne çıkarıyor. 1939 depremiyle büyük bir yıkım yaşayan kentin; sosyal yaşamından mimari estetiğine, çarşılarından mahalle dokusuna kadar pek çok tarihi katmanı, görsel bir köprü kurarak bugüne taşıyor. Sergi, bir şehrin hafızasına tanıklık etme imkânı sunuyor Açılışta konuşan Erzincan 24 Doğa ve Kültür Varlıklarını Koruma Derneği Başkanı Cemal Çiçek, serginin sadece bir görsel şölen değil, aynı zamanda bir şehrin ruhuna tanıklık etme imkânı sunduğunu ifade etti. Çiçek, konuşmasında şunları kaydetti: "Bu kareler, artık var olmayan mekânların ve unutulmaya yüz tutmuş yaşam biçimlerinin belgesidir. Erzincan, 19. yüzyılda doğu ile batı arasında bir merkezdi. Amacımız, bu medeniyet mirasını korumak ve gelecek nesillere aktarmaktır." Kartal Belediyesi Meclis Üyesi Özkan Özdemir ise konuşmasında Erzincan’ın kültürel zenginliğine dikkat çekerek; "Erzincan, dostluk ve muhabbetin bir arada yaşandığı, ülkemizin siluetini yansıtan çok özel bir kenttir. Bu sergiyi Kartallı komşularımızla buluşturmaktan büyük mutluluk duyuyoruz" dedi. Özdemir, konuşmasının ardından Kartal Belediye Başkanı Gökhan Yüksel’in sevgi ve selamlarını ileterek Cemal Çiçek’e günün anısına Kartal heykelciği takdim etti. Sergiye yoğun katılım Açılış törenine; Kartal Belediyesi Başkan Yardımcıları Adem Uçar ve Mustafa Ağdaş, Sancaktepe Belediyesi Başkan Yardımcısı Hüseyin Kılıç, siyasi parti temsilcileri, meclis üyeleri, başkan danışmanları, birim müdürleri ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.
Satın aldığı change araca orijinal raporu veren ekspertiz firmasından şikayetçi oldu
08 Nisan 2026 Çarşamba - 13:13 Satın aldığı change araca orijinal raporu veren ekspertiz firmasından şikayetçi oldu İstanbul Bağcılar’da 4 ay önce 680 bin liraya satın aldığı aracın change olduğunu öğrenen Arif Akyüz, büyük şok yaşadı. İstanbul Emniyet Müdürlüğü Oto Hırsızlık Şube Müdürlüğüne giden Arif Akyüz, aracın bilgilerini değiştiren kişilerden ve ekspertizden şikayetçi oldu. İddiaya göre, Bağcılar’da, geçtiğimiz Aralık ayında bir araç satın almak isteyen Arif Akyüz, oto galerici olan akrabası E.A. ile görüştü. E.A. durumu ortağına belirtti. Bunun üzerine ortağı F.A. ise elinde bir araç olduğunu söyledi. Fiat Doblo marka aracı görmeye giden Akyüz ve E.A., aracın çalışır halde olduğunu gördü ve ekspertize sokmak istedi. Akyüz, ekspertizde kusur tespit edilemeyen aracı 680 bin lira ödeyerek satın aldı. Arif Akyüz ve F.A., satın alma işlemi için notere gitti ve işlemleri gerçekleştirdi. Akyüz, plaka değişikliği yaparak, aracı kendi üzerine tescil ettirdi. Aracı satın aldıktan sonra ünlü bir ekspertiz firmasına götüren Akyüz, burada aracın tüm parçalarının orijinal olduğuna dair rapor aldı. 4 ay satın aldığı araç change çıktı İddiaya göre, aracı kullanmaya başladıktan yaklaşık 4 ay sonra Akyüz’ü, İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri aradı. Ekipler Akyüz’e, aracın change olduğunu belirtilerek Oto Hırsızlık Büro Amirliğine ifadeye çağırdı. Ekipler, çalıntı olduğunu belirterek araca el koydu. Araç, İstanbul Teknik Üniversitesi Makine Mühendisliği Fakültesi’nde incelendi. Üniversite tarafından hazırlanan raporda, aracın klima ve bazı yerlerinin hatalı olduğu, aracın motor numarasının bir kamyonete ait olduğu, araç ve sicil numarasının birbiriyle uyumlu olmadığı ve araç motorunun, yakalamalı haciz kaydı bulunan bir başka araca ait olduğu ortaya çıktı. Raporda, aracın orijinal şase numarasının yerinden sökülerek, yerine sonradan takılan bir numara eklendiği, araç ve sicil numarasının birbiri ile uyum sağlamadığı, marka, tip, model yılı, parça imalat tarihleri, özel güvenlik numarası ve orijinal motor numarası bakımından üzerine yakalamalı haciz kaydı bulunan bir başka plakalı aracın sicil numarası ile uyum sağladığı aktarıldı. Şikayetçi oldu Arif Akyüz, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Oto Hırsızlık Şube Müdürlüğüne giderek, aracın bilgilerini değiştiren kişilerden ve son gittiği ekspertiz firmasından şikayetçi oldu. Akyüz, aracı satın aldığı kişilerin de mağdur olduğunu belirterek, bu kişilerden şikayetçi olmadı. "Orijinal dediler, change çıktı" Yaşanan olayla ilgili konuşan mağdur Arif Akyüz, "Kendime bir araba aldım. İlk olarak notere götürdüm, ünlü bir ekspertize de koydum. Bir şey demediler, orijinal dediler, sonra emniyet geldi. Change çıktı diye elimden alındı. Aldığım kişiler de mağdur, biz de mağduruz, Onlarda şikayetçi change yapanlardan. Aldığım kişilerde ayrı bir ekspertize koymuş, onlara da orijinal demişler, onlar da mağdur" şeklinde konuştu. Mağdurun avukatı Mehmet Akyüz ise, "Müvekkilim Arif Akyüz, bundan yaklaşık 4 ay önce bir araç satın alıyor, satın aldıktan sonra kendisi aracı çok ünlü bir ekspertiz firmasına götürüyor. Aracın tüm parçalarının orijinal olduğuna dair rapor alıyor, daha sonrasında aracın ruhsatına bakıyor, muayeneden geçtiğini görüyor, notere giderek bu aracın satışını gerçekleştiriyor. Aracı aldıktan yaklaşık 4 ay sonra polis ekipleri kendisini arıyor ve aracın change şüphesi olacağı gerekçesiyle Oto Hırsızlık Şube Müdürlüğüne davet ediyorlar. Oto hırsızlık ekiplerince araca el koyma işlemi gerçekleştiriliyor. Araç, İstanbul Teknik Üniversitesi laboratuvarına gidiyor ve orada aracın change olduğu, başka ağır hasarlı bir aracın şasesinin kazılarak, enjektör yöntemiyle takıldı. Aracın, hacizli, yakalamalı bir araç olduğu ortaya çıkıyor" diye konuştu.