Yerel Haberler
İstanbul
23 Şubat 2026 Pazartesi - 00:07 "Casperlar" suç örgütüne bilgi sızdıran 17 şüpheli hakkında tutuklama talebi Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nca ’Casperlar’ suç örgütüne bilgi sızdıran kişilere yönelik başlatılan soruşturma çerçevesinde gözaltına alınan 17 şüpheli, tutuklama talebiyle nöbetçi mahkemeye sevk edildi. Bahçelievler, Küçükçekmece ve Bağcılar ilçelerinde liderliğini İsmail Atız’ın yaptığı ve ‘yağma’, ‘kasten yaralama’, ‘tehdit’, ‘uyuşturucu ticareti’, ‘fuhuş’, ‘kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma’ gibi suçlara karıştıkları tespit edilen ‘Casperlar’ suç örgütüne yönelik Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yeni bir soruşturma başlatılmıştı. Yürütülen soruşturma kapsamında Casperlar suç örgütüne bazı kamu görevlileri tarafından bilgi sızdırıldığı ortaya çıkmıştı. Yapılan araştırmalar neticesinde örgüt üyelerinin kamu görevlileriyle menfaat içerisinde olduğu, örgütün adliyelerde ve çeşitli yerlerde görevli memurlardan suç ve arama kaydı sorgulaması yaptırdığı belirlenmişti. Başsavcılık tarafından İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nce 9’u polis memuru, 1’i zabıt katibi, 1’i gümrük muhafaza memuru, 1’i görevini terk etmiş polis memuru olmak üzere toplam 17 şüpheli hakkında gözaltı talimatı verilmişti. Şüphelilerin adreslerine düzenlenen operasyonla 17 şüpheli gözaltına alınmıştı. Devam eden soruşturma kapsamında 1 kişinin daha gözaltına alınmasının ardından sayı 18’e yükseldi. Emniyette işlemleri tamamlanan şüpheliler, sabah saatlerinde Bakırköy Adalet Sarayına sevk edildi. Savcılıkta ifade işlemleri tamamlanan 17 şüpheli tutuklama’ 1 şüpheli ise adli kontrol tedbiri talebiyle Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğine sevk edildi. Şüphelilerin işlemleri sürüyor.
22 Şubat 2026 Pazar - 23:52 Thorsten Fink: "Çok fazla çalışmamız gerekiyor" Samsunspor Teknik Direktörü Thorsten Fink, kısa süredir görevde olduğunu ve istedikleri kadar pozisyon üretemediklerini söyleyerek, "Çok fazla çalışmamız gerekiyor" dedi. Trendyol Süper Lig’in 23. haftasında Samsunspor deplasmanda Fatih Karagümrük ile golsüz berabere kaldı. Mücadelenin ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulunan Samsunspor Teknik Direktörü Thorsten Fink, "Daha hızlı bir şekilde öne oynamamız gerekiyordu. Kısa süredir buradayız. Oyunun kontrolü bizdeydi ama paslarımız iyi değildi. İstediğimiz kadar pozisyon üretemedik. Kalemizi gole kapatmamız önemliydi. Çok fazla çalışmamız gerekiyor. Rakibe pozisyonlar verdik. Mutlu değiliz. Perşembe günü Shkendija ile oynayacağımız UEFA Konferans Ligi maçı çok önemli. Video analizi yapmamız lazım. Bazı oyuncularımız geri dönecek. Olivier Ntcham ile eşinin çocuğu oldu. O yüzden burada değildi. Aile her şeyden önce gelir. Gelecekte oyuncularımdan daha fazlasını bekliyorum. Defans arkasına yapacağımız koşularla daha fazla pozisyona girmemiz gerekiyor. Bu takım, daha fazlasını yapabilir" değerlendirmesinde bulundu. "Bugün oynama şeklimizden mutlu değilim" Müsabakada kaleci Okan Kocuk’un üst düzey performans sergilediğini belirten Alman çalıştırıcı, "Takım halinde daha iyi olmamız gerekiyordu. Daha cesur olmalıydık. Topu kaybetmekten korktuğumuz için sıkıntılar yaşadık. Shkendija maçında daha iyi pozisyonlara girmiştik. Bugün oynama şeklimizden mutlu değilim. Biraz zamana ihtiyacım var. Oyun şeklini anlamak için zaman ihtiyacım var. Ön tarafa oynarken daha cesur olmalıyız. Defans arkasına koşu yapmalıyız. Sadece yan pas yapmamalıyız. Daha seri oynamalıyız" ifadelerini kullandı. "Oyuncuların kapasitelerini anlayabilmemiz için zaman ihtiyacımız var" Takımı istediği seviyeye getirmesi için 2 transfer dönemine ihtiyacı olduğunu vurgulayan Fink, "Elimizdeki oyuncularla da daha iyisini yapabiliriz. Oyuncuların kapasitelerini anlayabilmemiz için zaman ihtiyacımız var. Oyuncuları tanımam lazım. Bu takımın lideri benim ama daha 6 gündür buradayız. Net bir şey söylemem zor. Daha iyisini yapabiliriz" diye konuştu. "Forvetlerin gol atması için daha fazla topla buluşması lazım" Santrfor bölgesinde Marius Mouandilmadji yerine Cherif Ndiaye’ye görev vermesiyle ilgili yöneltilen soruyla ilgili Alman teknik adam, "Kimin daha iyi olduğunu öğrenmem için zamana ihtiyacımız var. Mouandilmadji, daha uzun süredir burada ve kendisi kaliteli bir forvet. Cherif Ndiaye de kaliteli bir forvet. Mouandilmadji, daha fazla gol attı. Son maçta da yedekten gelip, gol attı. Kendisi güçlü ve ileride top tutuyor. Cherif Ndiaye de teknik bir oyuncu. Forvetlerimizin gol atması için daha fazla orta açılması ve daha fazla pas atılması lazım" diye cevapladı. "Takımdan pozitif bir ruh hali seziyorum, negatif bir hava yok" Takımda kötü bir hava sezmediğini aktaran Fink, "6 gündür buradayız. Takımdan pozitif bir ruh hali seziyorum, negatif bir hava yok. Takımımın iyi bir karakteri var. Pozitif bir ortam var" şeklinde konuştu.
İstanbul’da lüks sitelere dadanan ve 67 suç kaydı bulunan şahıs tutuklandı
19 Şubat 2026 Perşembe - 17:36 İstanbul’da lüks sitelere dadanan ve 67 suç kaydı bulunan şahıs tutuklandı Bağcılar ve Beylikdüzü’nde iki siteden hırsızlık yapan ve 67 farklı suç kaydı olduğu tespit edilen şüpheli yakalandı. Çıkarıldığı adli makamlarca tutuklanan şüphelinin, suç ortağı ile birlikte ellerinde valizle siteden çıktığı görüntüler güvenlik kamerasına yansıdı. Olay, 29 Aralık 2025 tarihinde Bağcılar’da meydana geldi. Evlerden hırsızlık yapıldığı ihbarı üzerine polis ekipleri çalışma başlattı. S.Y.’nin evine giren şüpheli M.K., isimli şahıs 180 bin lira değerinde ziynet eşyası çaldı. Aynı şüpheli 4 Ocak’ta, A.E. isimli şahsın evine girerek 450 bin TL değerinde ziynet ve elektronik eşya çaldı. Hırsızlık Büro Amirliği ekipleri hırsızlık olaylarıyla ilgili soruşturma başlattı. Ekipler iki hırsızlığın da aynı şüpheliler tarafından yaptığını belirlerken, şüphelilerin, Beylikdüzü’nde bulunan sitede güvenlik kamerası tarafından görüntülendiğini tespit etti. Görüntülerde siteye eli boş giren şüpheli 2 kadının ellerinde valizle siteden çıktığı görüldü. Polis ekiplerinin yaptığı çalışmaların ardından şahıs düzenlenen operasyonla yakalandı. Şüpheli M.K.’nın 22 yaşında olduğu ve 67 suç kaydı olduğu öğrenildi. Emniyetteki sorgusu tamamlanan şüpheli, adliyeye sevk edildi. Savcılık ifadesinin ardından mahkemeye gönderilen 22 yaşındaki suç makinesi M.K, tutuklanarak cezaevine gönderildi. Polis kimliğini tespit ettiği ve M.K, ile hareket eden şüpheliyi yakalamak için çalışmalarını sürdürüyor.
Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davası yarına ertelendi
19 Şubat 2026 Perşembe - 17:05 Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davası yarına ertelendi Belediye başkanlarına rüşvet vererek ihale süreçlerini organize ettiği iddia edilen ve liderliğini Aziz İhsan Aktaş’ın yaptığı öne sürülen suç örgütüne yönelik hazırlanan iddianame kapsamında 200 sanığın yargılandığı dava, tutuksuz sanıkların savunmalarına devam edilmek üzere yarına ertelendi. Liderliğini Aziz İhsan Aktaş’ın yaptığı öne sürülen çıkar amaçlı suç örgütü tarafından aralarında tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan sanıklar Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, tahliye edilen Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ile tahliye edilip görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere’nin de bulunduğu belediye başkanlarına rüşvet verilerek ihale süreçlerinin organize edilmesi iddiasına yönelik hazırlanan iddianame kapsamında 200 sanıklı davanın görülmesine devam edildi. Marmara Ceza İnfaz Kurumları Silivri Kampüsünde görülen duruşma, tutuksuz sanıkların savunmalarına devam edilmek üzere yarına ertelendi. Mahkeme başkanı duruşmanın, yarın büyük salondaki yargılama süresinin dolduğunu ancak duruşmanın uzadığını, bu nedenle pazartesiden itibaren duruşmanın kampüste bulunan bir başka salonda görüleceğini belirtti. Öte yandan mahkeme başkanı, yargılamanın yarın saat 13.00’a kadar süreceği bilgisini aktardı.
CHP Genel Başkanı Özel: "YÖK’ü yok edeceğiz"
19 Şubat 2026 Perşembe - 16:44 CHP Genel Başkanı Özel: "YÖK’ü yok edeceğiz" Boğaziçi Üniversitesi’nde öğrencilerle buluşan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerini dışarı süpürdüler, akademisyenleri süpürdüler. Öğrencilerin bazı eleştirileri oldu. Ben ’YÖK’ü yok edeceğiz’ dedim. Alkış da yaptılar, eleştiri de yaptılar ama medeni bir şekilde görüştük" dedi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Boğaziçi Üniversitesi’ne ziyaret gerçekleştirerek öğrencilerle buluştu. Ziyaret esnasında öğrencilerin düzenlediği foruma katılan Özel, öğrencilerle sohbet etti. Özel, ziyaretin ardından yaptığı açıklamada Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın geçtiğimiz günlerde Boğaziçi Üniversitesi’ne yaptığı ziyarete değindi. Özel, "Erdoğan buraya geldi, bir gün öncesinden trafiğe kapattılar, mahalleyi boşalttılar, öğrencileri kampüse almadılar, öğretim görevlilerini kampüse almadılar ve kampüse dışarıdan getirdikleri gençlik kollarını sokarak Erdoğan’a burada karanfil attırdılar ve bir Boğaziçi mizanseni yapmaya çalıştılar. Bugün öğrenciler bu mizansene inanılmaz bir cevap verdi. Üniversite öğrencisiymiş gibi gösterilen AK Gençlik ‘hadi mavi Boğaziçi kartınızı gösterin de görelim’ denmişti, bir tane kart görememişti. Bugün bizi burada nezaketle karşılayan, ağırlayan, sorular soran, sohbet eden arkadaşlarımız hatıra fotoğrafında yüzlerce öğrenci kartını kaldırıp poz verdiler. Dünün ve bugünün özeti budur. Bir üniversiteye oraya saygı duyarak gelirseniz, üniversite de size saygı duyar. Neden korkuyor Erdoğan? Protesto edilecekmiş. Protesto edilecek şeyler yapmayaydın" ifadelerini kullandı. "O ülkeyi var eden en güçlü, en önde kurumlar geriletiliyorsa o ülkeye düşmanlık ediliyordur" CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Boğaziçi’ndeki yönetime ilişkin ise, "Ya şöyle bir hatırlayalım, ne yaptı 5 yıl önce buraya ilk olarak Melih Bulu’yu rektör olarak atadı. Bu üniversitede ders verme niteliğinde olmayan, akademik olarak bu üniversitenin kurallarına göre Boğaziçi’nde ders veremeyecek durumda olan birini kayyum olarak buraya atadı. Buna isyan edildi, protestolar yapıldı. Belli bir süre sonra o bıraktı gitti, istifa etti. Pirincin içinden bir beyaz taş aradılar. Bu üniversitede ders verebilen, görev almış birisi içine sindirip kayyum olmayı kabul etti. ’Pirincin içindeki beyaz taşım ben’ dedi. O günden bugüne yaptığı rektörlük göreviyle birlikte üniversitenin geleneğine, kurumsallığına saldırıyor. Üniversiteyi üniversite yapan ve Türkiye’de en güçlü öğrenci kulübü geleneği var. Öğrenci kulüplerine, onların mekanlarına, çalışmalarına saldırıyor. Biraz önce oradaydık, kapalı kapılarının önünde küçük mini protesto konserini dinledik. O konsere bile saldırıyorlar. Dün tehdit ettiler. Eğer bir kurumun, bir ülkenin geleneği olan kurumları hedefteyse ve o ülkeyi var eden en güçlü, en önde kurumlar geriletiriliyorsa o ülkeye düşmanlık ediliyordur. Erdoğan, Boğaziçi’ne saldırarak Boğaziçi’ni dünya sıralamasında 60 sıra kadar geriletti" dedi. "Kaybettiği AK Parti’li belediyenin memurunu üniversiteye koymuş, maaş veriyor" Konuşmasına devam eden Özel, "Üsküdar Belediyesi’ni kaybetmiş, buraya Üsküdar Belediyesi’ndeki memurları getiriyor. Kaybettiği AK Parti’li belediyenin memuru, 600 memuru üniversiteye koymuş, maaş veriyor. Üniversiteye şu kadar bir katkıları yok. Boğaziçi Üniversitesi’ne ne katkıları olabilir belediye çalışanı ne yapabilir burada? 120 tane paraşütle öğretim görevlisi getirmiş. Yani okulun kendi kuralları, kaideleri, yükselme ve burada ders verme yetkinlikleri olmayanları paraşütle getirip buraya atıyorlar" ifadelerini kullandı. "YÖK’ü yok edeceğiz" Ziyaret esnasında öğrencilerin düzenlediği foruma katılarak sorulara cevap verdiğini belirten Özel, "Ama ne oldu? Ülkenin Cumhurbaşkanı, ülkenin en önemli eğitim kurumlarından bir tanesine böyle kapıdan girip de gelemedi. Bütün üniversiteyi boşalttı, süpürdüler. Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerini dışarı süpürdüler, akademisyenleri süpürdüler. AK Gençlik işgal yapıp orada güya açılış yaptılar, fotoğraf çektirdiler. Biz bu zorlama ve işgal siyasetine karşı her zamanki organik olması gerektiği gibi siyasetimizde kendimiz geldik, kendimiz girdik, merhaba dedik. Sağ olsun üniversite öğretim görevlileri her gün yaptıkları 12.00-15.30 arası eyleme destek verdik. Sağ olsun üniversite öğrencileri davet ettiler. Onların deyimiyle bir forum alalım dediler. Gösterdikleri yere oturduk. Soru sordular, cevap verdik. ‘İleride ne yapacaksınız?’ dediler. Bazı eleştirileri oldu. Mesela ’YÖK’ün adını değiştireceksiniz’ dediler. ’Yok’ dedim. Ben ’YÖK’ü yok edeceğiz’ dedim. Alkış da yaptılar, eleştiri de yaptılar ama medeni bir şekilde görüştük. Bu bütün öğrenciler CHP’li değil. İçlerinde CHP üyesi belki Türkiye’de ortalama gibidir, yüzde 10’dur belki. Hepsi politik de değil. Farklı partilere oy verenler de var, ama medeniyet diye bir şey var. Öyle itmeden, kakmadan, kahretmeden, çıldırtmadan, düşmanlaştırmadan yapabilirsiniz bazı ziyaretleri ama bu medeniyetten yoksun birisi ülkeyi yönetiyor maalesef. Onun dışında biz Cumhuriyet Halk Partisi’nin nasıl rektör seçeceğini anlattık. Öğretim görevlilerinin, öğrencilerin, okulla bağını koparmamış mezunlarının belli katsayılarla oy kullanacakları seçimle belirleneceğini anlattık. Tabii çok sorunlar var, uzun uzun konuşmak lazım. Genç araştırma görevlilerinin sorunları var. Türkiye’de yeni mezunların dörtte üçünün fırsatını bulursa yurt dışına gitme gibi Türkiye açısından en önemli beka sorunu var. Ve buradaki şikayetlerin en önemlisi özgürlüklerin kısıtlanması, kayyum siyaseti, kayyum atama modeli, üniversitenin kimliğine yapılan dışarıdan müdahale. Sadece Boğaziçi’nin değil, İstanbul’daki bütün üniversitelerin, Türkiye’deki bütün üniversitelerin sorunları var. Buradan geçen hafta uğradığı saldırı, işgal, yaşadığı travma, üzüntü karşısında yaptığımız bu ziyaret vesilesiyle Türkiye’deki tüm üniversite öğrencilerini ve tüm öğretim görevlilerini, akademisyenleri saygıyla selamlıyoruz. Hangi görüşte olurlarsa olsunlar onların düşünce özgürlüğünü, söz söyleme özgürlüğünü ve kendi kendilerini yönetme ve bilimin gerektirdiği şekilde eğitim verme ve eğitim alma haklarını savunuyoruz" dedi. "Valilerle vebal bölüşümüne gitmesin" CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "Kurulamayan her sahur sofrasının, yapılamayan olması gerektiği gibi yapılamayan her iftarın, geçinemeyen her emeklinin, okula arzu ettiği beslenme çantasını götüremeyen her öğrencinin ve bundan kahrolan her velinin vebali 23 yıldır Türkiye’yi yöneten, her yetki elinde olan Erdoğan’dadır. Daha valilerle vebal bölüşümüne gitmesin" dedi.
Rıza Akpolat’ın özel kalemi: Bana en büyük baskıyı Rıza Akpolat ve ekibi yapmıştır"
19 Şubat 2026 Perşembe - 16:07 Rıza Akpolat’ın özel kalemi: Bana en büyük baskıyı Rıza Akpolat ve ekibi yapmıştır" Aziz İhsan Aktaş davasında Rıza Akpolat’ın özel kalemi tutuksuz sanık Emirhan Akçadağ savunma yaptı. Sanık, "Rıza Akpolat cezaevindeyken bile 100 bin lira birine ödeme yapmıştı, Akpolat’ın kendi hesabından eski eşi Bodrumda tatil yapmıştır. Rıza Akpolat gezmeyi ve lüks yaşamı severdi, çevresini de bu lüksten eksik bırakmazdı. Bu tatiller, gelen gayri resmi paralardan yapılırdı" dedi. Liderliğini Aziz İhsan Aktaş’ın yaptığı öne sürülen çıkar amaçlı suç örgütü tarafından aralarında tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan sanıklar Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, tahliye edilen Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ile tahliye edilip görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere’nin de bulunduğu belediye başkanlarına rüşvet verilerek ihale süreçlerinin organize edilmesi iddiasına yönelik hazırlanan iddianame kapsamında 200 sanıklı davaya, tutuksuz sanıkların savunmaları ile devam edildi. "Savcılık tarafından bana baskı yapılmadı, en büyük baskıyı Rıza Akpolat ve ekibi yapmıştır" Savunmasında, Aziz İhsan Aktaş’ı yakından tanıdığını belirten Beşiktaş Belediyesinin görevinden uzaklaştırılan tutuklu başkanı Rıza Akpolat’ın özel kalemi olan ve 2 Temmuz 2025 tarihinde etkin pişmanlık hükümleri kapsamında tahliye edilen tutuksuz sanık Emirhan Akçadağ savunma yaptı. Sanık Akçadağ hakkında iddianamede, örgüt lideri Aziz İhsan Aktaş tarafından belirlenen firmaların pazarlık usulüyle yapılan ihaleye davet edildiği, Akçadağ ve sanık İsmail Yalçın’ın sahte olduklarını bildikleri maliyet teklifleri ile yaklaşık maliyeti hesapladıkları için fesat karıştırdıkları, ihalede Aktaş’ın fiillerine iştirak ettikleri öne sürülmüştü. Suçlamalara ilişkin savunma yapan sanık Emirhan Akçadağ, "3 Ocak 2025 günü, saat 15.00 civarlarında Rıza Akpolat’ın savunma stratejisine ilişkin bir masa kuruldu. Akpolat’ın savunmasında her şeyi reddetmesi ve bilgisinin olmadığını söylemesi üzerine kurgulandı. 2 gün sonra Akpolat’ın eşi Yeşim Akpolat beni çağırdı ve ’Alican nasıl bir insan, her şeyi o yapmış. Bu pislik onun yanına kalamaz’ dedi. Bir anda, Rıza Akpolat’ın manevi oğlum ve kardeşim dediği kişinin hain ilan edildiğini gördüm. Olayın sıcaklığıyla böyle olduğunu düşündüm. Sanık Taner Çukadar da günah keçisi ilan edildi. Akpolat gözaltına alındıktan sonra yapılan tüm toplantılarda, herkese, kim gözaltına alınırsa alınsın Akpolat’ın adının geçmeyeceği telkin edildi. Haziran ayında Aziz İhsan Aktaş, Alican Abacı ve Ozan İş, görevlerine ara vermişlerdi. Savcılık tarafından bana baskı yapılmadı, en büyük baskıyı, Rıza Akpolat ve ekibi yapmıştır. Bizlere, itirafçı ve iftiracı diyenlere cevabım; Halkımızın gerçeği bilmeye hakkı vardır" ifadelerini kullandı. "Rıza Akpolat cezaevindeyken bile 100 bin lira birine ödeme yapmıştı" Savunmasına devam eden sanık Emirhan Akçadağ, "Rıza Akpolat, kendi çocuklarını ve benim çocuklarımı siyasete alet etmiştir. Rıza Akpolat benimle ilgili itibarsızlaştırma savunması yapmıştır. 6 sene boyunca yıllık izin kullanmadım. Tüm hayatımı Rıza Akpolat’a göre koordine ettim. Bana bugün, itibar celladı deniyor ama o günlerde Rıza Akpolat’ın cebinden, bana bunu diyen kişilere tatil ayarlıyordum. Tüm bu ödemeleri Akpolat’ın talimatıyla yapıyordum. Aylık 15 bin lira maaş alan bir şoför, nasıl 30 bin lira ev aidatı öder? Bir başka şoför, Ali Haydar Fırat’a 100 bin lira göndermişti. Bunu ifademde söylemiştim, bunun neresi iftira? Ben bu ödemelerin hesabını Rıza Akpolat’a veriyordum. Kendisi iftira dese de bu ifadeler gerçektir. Rıza Akpolat cezaevindeyken bile 100 bin lira birine ödeme yapmıştı, Akpolat’ın kendi hesabından eski eşi Bodrumda tatil yapmıştır. Gazeteci Altan Sancar, Akpolat’ın basın danışmanıdır. Onun işlerindeki tüm otel masraflarını Akpolat karşılamaktadır. Bunun dekont ve evrakları bende mevcuttur, mahkemeye sunuyorum. Rıza Akpolat gezmeyi ve lüks yaşamı severdi, çevresini de bu lüksten eksik bırakmazdı. Bu tatiller, gelen gayri resmi paralardan yapılırdı. Sözlerimde basta Ekrem İmamoğlu olmak üzere bazı CHP’li isimleri tenzih ediyorum, onları dahil etmiyorum. Bu salonda bulunan sanıklar dahil, çoğu kişi anlattığımdan daha fazla gerçeği biliyor. Benim için, ‘yüzümüze bakamadı’ diyenlere ise şunu demek istiyorum; Yüze bakamayacak kişi ben değil, belediyenin paralarını aklayanlardır" şeklinde konuştu. Akpolat: "Ben kendimi, itibarımı ve ailemi kurtarma derdindeyim" İddialara ilişkin söz alan tutuklu sanık Rıza Akpolat, "Ben ve tüm ailem içeride bu itirafçı iftiracılar dışarıdadır. Bu nedenle duruşmada gerginlik oluyor. Ben kendimi, itibarımı ve ailemi kurtarma derdindeyim" dedi. Duruşma, tutuksuz sanıkların savunmaları ile sürüyor.
Kağıthane’de Ramazan’ın ilk iftarı miniklerle yapıldı
19 Şubat 2026 Perşembe - 15:27 Kağıthane’de Ramazan’ın ilk iftarı miniklerle yapıldı Kağıthane Belediyesi tarafından Ramazan ayının ilk gününde düzenlenen tekne orucu programında yaklaşık 200 çocuk, öğlen ezanıyla birlikte oruçlarını açarak hem eğlenceli etkinliklerle buluştu hem de Ramazan’ın manevi atmosferini erken yaşta deneyimledi. Kağıthane’de Ramazan ayının ilk gününde çocuklara yönelik "tekne orucu" iftar programı düzenlendi. Kağıthane Belediyesi tarafından yeni Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen etkinlikte, minikler okunan ezanla tekne oruçlarını açtı. Çocukların küçük yaşta oruca alışması ve Ramazan’ın manevi atmosferini hissetmeleri amacıyla düzenlenen programa yaklaşık 200 çocuk katıldı. Çocuklara iftar menüsünde köfte, pilav, patates ve meyve suları sunuldu. Yanı sıra patlamış mısır ve pamuk şeker ikramlıkları, ramazan günlüğü ve ramazana özel ev süslemeleri hediye edildi. Program kapsamında iftarın yanı sıra çocuklara özel Ramazan etkinlikleri de yapıldı. Renkli görüntülere sahne olan etkinlikte çocukların heyecanı dikkat çekti. Tekne orucu iftarına katılan Kağıthane Belediye Başkanı Mevlüt Öztekin de miniklerle bir araya gelerek onların sevincine ortak oldu. Burada basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Başkan Öztekin, çocuklarla birlikte anlamlı bir etkinlikte bir araya geldiklerini söyleyerek, " Ramazan’ın ilk gününde çocuklarımızla bir araya geldik. Anadolu geleneğimiz olan tekne orucunu bugün çocuklarımızla birlikte yaşadık. Miniklerimiz yarım gün oruç tutarak hem Ramazan ayını tanıdı hem de oruç ibadetini sevme fırsatı buldu. Düzenlediğimiz bu programla çocuklarımızla birlikte anlamlı ve güzel bir etkinlik gerçekleştirdik. Yarım gün boyunca oruçlarını tutan çocuklarımız, ezanla birlikte oruçlarını açtı. Böylece Ramazan’da iftarı, sahuru, teravih namazını ve bu mübarek ayın ibadet atmosferini yakından tanımış oldular. Aynı zamanda Kur’an-ı Kerim ile de buluşma imkanı elde ettiler. Ramazan ayı boyunca her gün iftar sonrasında Kağıthane Meydanı’nda çocuklarımızla buluşmaya devam edeceğiz. Program kapsamında çocuk oyunları, Karagöz-Hacivat gösterileri ve meddah etkinlikleri yer alacak. Teravih namazı sonrasında ise sohbet programları, söyleşiler ve musiki konserlerle Ramazan-ı Şerif’in manevi iklimini hep birlikte idrak edeceğiz. Sahur programlarında farklı gruplarla bir araya gelecek, iftar sofralarında ve çadırlarda komşularımızla buluşmayı sürdüreceğiz. Bugün burada yaklaşık 200 çocuğumuz iftarını açtı. İlkokul çağındaki çocuklarımız, bu vesileyle Ramazan-ı Şerif’in manevi atmosferiyle tanışmış oldu" dedi. Çocuklar ise yapılan iftar programından dolayı mutlu olduklarını ifade etti. Öte yandan programa İlçe Milli Eğitim Müdürü Mustafa Hoşyiğit de katıldı.
Gezer Ayakkabı, 2026’da yeni kıtalara açılmayı hedefliyor
19 Şubat 2026 Perşembe - 15:22 Gezer Ayakkabı, 2026’da yeni kıtalara açılmayı hedefliyor Gezer Ayakkabı, ihracat ağını 2026 stratejik planıyla yeni kıtalara taşımayı hedefliyor. Şirket, mevcutta 50’den fazla ülkeye ulaşan ihracatını Amerika ve Afrika pazarlarıyla genişleterek küresel büyümesini sürdürmeyi planlıyor. Türkiye ayakkabı sektörünün önde gelen markalarından Gezer Ayakkabı, ihracat başarısını 2026 stratejik planıyla yeni kıtalara taşımayı hedefliyor. Şirket, mevcutta 50’den fazla ülkeye ulaşan ihracat ağını Amerika ve Afrika pazarlarıyla genişleterek küresel büyümesini sürdürmeyi planlıyor. 1968 yılından bu yana üretim kapasitesini kademeli olarak artıran şirket, İstanbul ve Bolu’daki üretim tesislerinde faaliyetlerini sürdürüyor. Şirket, farklı yaş grupları ve kullanım alanlarına yönelik geniş ürün yelpazesiyle uluslararası pazardaki konumunu güçlendirmeyi amaçlıyor. "Başarıyı sonuç değil süreç olarak görüyoruz" Gezer Ayakkabı Genel Müdürü Osman Özalp, ihracattaki istikrarın temelinde uzun yıllara dayanan üretim disiplini bulunduğunu belirterek, "58 yıldır süregelen üretim kültürümüz, bugün ulaştığımız başarının en önemli temelidir. İstanbul ve Bolu’daki tesislerimizde bin 500’ün üzerinde çalışanımızla üretim yapıyoruz. Bebek ürünlerinden endüstriyel çizmeye kadar geniş bir ürün gamına sahibiz. 30 yıldır devam eden ihracat liderliği, pazar dinamiklerini doğru okumamız ve Ar-Ge yatırımlarımızı kesintisiz sürdürmemizin sonucudur" dedi. Hedef: 60 ülkeye ihracat Şirketin 2026 vizyonuna ilişkin değerlendirmelerde bulunan Özalp, Avrupa, Orta Asya, Orta Doğu ve Kuzey Afrika’da güçlü bir pazar varlığına sahip olduklarını ifade ederek, yeni dönemde Amerika kıtası ile Güney Afrika pazarlarına odaklanacaklarını söyledi. Küresel ekonomik koşulların ihracatçılar açısından zorlu bir süreç oluşturduğunu belirten Özalp, "Bu süreci pazar çeşitlendirme stratejisiyle yönetiyoruz. Brezilya’dan Mozambik’e uzanan geniş bir coğrafyada Türk üretim gücünü ve Gezer konforunu tüketicilerle buluşturmayı hedefliyoruz. 2026 yılı sonunda ihracat yaptığımız ülke sayısını 60’a çıkarmayı planlıyoruz" diye konuştu. Yıllık 100 milyon çift üretim kapasitesi Gezer Ayakkabı, İstanbul ve Bolu’daki toplam 100 bin metrekare kapalı alana sahip tesislerinde yıllık yaklaşık 100 milyon çift üretim kapasitesiyle faaliyet gösteriyor. Şirket, ev içi kullanım ürünlerinden medikal terliklere, yağmur çizmelerinden yazlık sandaletlere kadar geniş bir ürün çeşitliliği sunuyor. Özalp, 2026 koleksiyonunda teknoloji odaklı üretim anlayışını öne çıkaracaklarını belirterek, "EVA ve PU hammadde teknolojileriyle geliştirdiğimiz ultra hafif, antibakteriyel ve anatomik modellerle sektörde yenilikçi yaklaşımımızı sürdüreceğiz. Çevre dostu üretim anlayışımızı ISO 14001 standartlarıyla destekleyerek küresel pazardaki varlığımızı güçlendirmeyi hedefliyoruz" ifadelerini kullandı.