Yerel Haberler
İstanbul
23 Şubat 2026 Pazartesi - 16:49 Beykoz’da yüzde 60 istihdam garantili "Eğitim ve İstihdamda İş Birliği Protokolü" imzalandı Toplumsal Gelişim Eğitim ve Sosyal Dayanışma Derneği (TOGEMDER) koordinasyonunda, Mobil İletişim Araçları ve Bilgi Teknolojileri İş Adamları Derneği (MOBİSAD), Beykoz Belediyesi, Beykoz İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) iş birliğiyle imzalanan "Eğitim ve İstihdamda İş Birliği Protokolü" kapsamında gençler ve dezavantajlı bireyler elektronik teknolojiler alanında eğitilerek doğrudan istihdama kazandırılacak. Toplumsal Gelişim Eğitim ve Sosyal Dayanışma Derneği (TOGEMDER) öncülüğünde Mobil İletişim Araçları ve Bilgi Teknolojileri İş Adamları Derneği (MOBİSAD), Beykoz Belediyesi, Beykoz İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve İŞKUR iş birliğinde örnek ve uygulanabilir bir model hayata geçirildi. Gençlerin ve dezavantajlı bireylerin elektronik teknolojiler alanında mesleki bilgi ve beceri kazanmalarını sağlamak, onları çağın gerektirdiği teknik donanımla buluşturmak ve doğrudan istihdama yönlendirmek amacıyla hayata geçirilen "Eğitim ve İstihdamda İş Birliği Protokolü" ile gençlerin mesleki becerilerinin geliştirilmesi; sektörün ihtiyaç duyduğu nitelikli iş gücünün yetiştirilmesi ve istihdam imkanlarının artırılması hedefleniyor. Proje kapsamında elektronik cihazların bakım, onarım ve yenilenmiş ürün standartlarına uygun şekilde yeniden ekonomiye kazandırılmasına yönelik teorik ve uygulamalı eğitimler verilecek. Katılımcılar; teknik bilgi, arıza tespit süreçleri, kalite kontrol uygulamaları ve yenileme standartları konusunda yetkinlik kazanacak. Bununla birlikte iş sağlığı ve güvenliği, mesleki etik, çalışma disiplini ve çevresel sürdürülebilirlik konuları da eğitim programının bir parçası olacak. Bu yönüyle projenin yalnızca bireysel meslek edindirmeyi değil; aynı zamanda döngüsel ekonomi anlayışını yaygınlaştırması da hedefleniyor. Yanı sıra proje, atıl durumdaki elektronik cihazların yeniden ekonomiye kazandırılmasıyla kaynak verimliliğine katkı sağlarken, sıfır atık politikalarını destekleyerek karbon salınımının azaltılmasına somut fayda üretmesi bekleniyor. "Amacımız gençlerin mesleki bilgi ve becerilerine kazanım sağlamak ve doğrudan istihdama yönlendirmek" TOGEMDER Yönetim Kurulu Başkanı Belma Sekmen, hayata geçirilen iş birliği ile Beykoz’da eğitim, üretim ve istihdam zincirinin güçlendirilmesi ve sürdürülebilir, uygulanabilir bir mesleki eğitim modelinin oluşturulmasının hedeflendiğini dile getirerek, şunları söyledi: "TOGEMDER olarak amacımız, gençlerimizin elektronik teknoloji alanında mesleki bilgi ve becerilerine kazanım sağlamak, onları çağın gerektirdiği teknik donanımlara ulaştırmak ve doğrudan istihdama yönlendirmektir. Kamu kurumu, yerel yönetimler, sivil toplum ve özel sektörün aynı hedef doğrultusunda ilerlemesi, projenin en güçlü yönüdür. Döngüsel ekonomi anlayışının sürdürülebilmesi amacıyla hayata geçirilen bu model sayesinde ’Al, yap, at’ yerine ’Azalt, yeniden kullan, geri dönüştür’ prensibi kullanılacak. Bu pilot projenin eğitim ve istihdam alanlarında örnek teşkil edeceğine inanıyoruz." "Beykoz’da yaşayan kursiyerlerimize istihdam desteği sağlayacağız" Beykoz Belediye Başkanvekili Özlem Vural Gürzel’in, yerel yönetimlerin eğitim ve istihdam süreçlerindeki rolüne dikkat çekerek, gençlerin iş gücüne katılımını artırmaya yönelik çalışmaların devam edeceğini aktardı. Gürzel, konuşmasında şu ifadelere yer verdi: "Bizler de Beykoz Belediyesi olarak bu projenin istihdam ayağındayız. Beykoz’da istihdam konusunda sıkıntı yaşayan kursiyerlerimize faydamız olacak. Kendilerine meslek edindirme kursu açmış olmanın ve bu pilot çalışmanın Beykoz’da açılmış olması bizler için ayrıca gurur verici. Ev sahipliğimiz ve başarılı çalışmalarımız sonucunda meslek edindirme yönünde kalıcı bir çalışmamız olacak, herkese teşekkür ediyorum." Eğitim sürecinin sonunda katılımcıların sertifikalandırılması ve sektörle buluşturularak istihdama yönlendirilmesi hedeflenirken, sürdürülebilir istihdam modeli sayesinde hem nitelikli iş gücü ihtiyacına katkı sağlanması hem de sosyal fayda üretilmesi amaçlanıyor.
23 Şubat 2026 Pazartesi - 16:37 Aziz İhsan Aktaş davasında cumhuriyet savcısı sanıkların bloke edilen, tedbir konulan mal varlıklarının kendilerine iadelerini istedi Aziz İhsan Aktaş davasında cumhuriyet savcısı sanıkların bloke edilen, tedbir konulan mal varlıklarının kendilerine iadelerini istedi. Rıza Akpolat’ın eşi tutuksuz sanık Yeşim Akpolat, "Ben ve eşim, kendimize ait taşınmazlarda konakladık. Babam 2020 yılında vefat etti. Bize de yüklü miktarda miras kaldı. Ben ve kardeşlerim üzerimize kayıtlı taşınmazları alma maddi gücüne sahibiz. Aile bağlarımız sorgulanarak iddianamede üzerimize suç isnat edilmesini anlamlandıramıyorum" dedi. Liderliğini Aziz İhsan Aktaş’ın yaptığı öne sürülen çıkar amaçlı suç örgütü tarafından aralarında tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan sanıklar Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, tahliye edilen Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ile tahliye edilip görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere’nin de bulunduğu belediye başkanlarına rüşvet verilerek ihale süreçlerinin organize edilmesine yönelik hazırlanan iddianame ile alakalı 200 sanığın ifadelerinin alınması devam edildi. "2 bavulla dışarı çıktık, bir bavulda normal eşya birinde para ve ziynet eşya vardı" Yaklaşık 1 saatlik öğle arasının ardından savunma yapan tutuksuz sanık olan ve Beşiktaş Belediyesi ihale yetkilisi Türkan Dururel, "38 yıllık devlet memuruyum. Daha önce İstanbul İl Özel İdaresi’nde çalıştım. Bu soruşturmada yer aldığım günden beri sağlığım bozuldu, kalp rahatsızlığı geçirdim. 2 ihalede görevlendirildim. İhaleye katılanlardan uygun teklif verene ihaleyi verir süreci tamamlarız. Hiçbir firmayla resmiyet dışında görüşmem. İhaleye fesat karıştırma işlemi nasıl yapılır bilmiyorum. İddianamede isnat edilen suçlamaları kabul etmiyorum. Beraatimi talep ediyorum" ifadelerini kullandı. Savunma yapan Rıza Akpolat’ın şoförlerinden tutuksuz sanık Uğur Uçak, "2019 yılında Emirhan Akçadağ’ın 6 ay şoförlüğünü yaptım, ardından Rıza Akpolat’ın şoförlüğünü yaptım. Alt üst ilişkisinde işlerimi yaptım. Akpolat’ın avukatları beni tehdit etti. Savcılıkta ilk ifademi bu baskıyla verdim ve hiçbir bildiğimi söylemedim. Benim alnım açık, bildiğim gerçekleri söyledim ve hiç yalan beyanda bulunmadım. Ben işim nedeniyle yasa dışı olmayan, suç teşkil etmeyen işleri yaptım. Hiç mal temin etmediğim gibi, 6-7 ay maaşımı alamadığımdan dolayı mağdur edildim. Bir gün bir mekana gittik, 2 bavulla dışarı çıktık, bir bavulda normal eşya birinde para ve ziynet eşya vardı. Bize, parayı Emirhan Akçadağ verdi. Göndermemiz gereken yere ödeme yapardık ama para Emirhan’a nereden geliyordu paralar bilmiyorum. Paralar geldiği gibi hemen çıkışı yapılmıştır, hesap hareketlerimden de görebilirsiniz" şeklinde konuştu. "Ben ve kardeşlerim üzerimize kayıtlı taşınmazları alma maddi gücüne sahibiz" Duruşmada savunma yapan Beşiktaş Belediyesinin görevinden uzaklaştırılan tutuklu başkanı Rıza Akpolat’ın eşi tutuksuz sanık Yeşim Akpolat, "4 haftadır neredeyse her gün buradayız. Ruhen yoruldum. Tarafıma 3 ayrı suç isnat edildi. Benim bu suçlara ilişkin tek bir eylemim bulunmamaktadır. Bir gayrimenkul için emlakçı ile görüştüğüm iddialarını kesinlikle kabul etmiyorum. Kız kardeşim ile evimiz çok yakın. Benim, eniştemin ve eşimin mal varlığını akladığım iddialarını kabul etmem mümkün değildir. Ben ve eşim, kendimize ait taşınmazlarda konakladık. Babam 2020 yılında vefat etti. Bize de yüklü miktarda miras kaldı. Ben ve kardeşlerim üzerimize kayıtlı taşınmazları alma maddi gücüne sahibiz. Aile bağlarımız sorgulanarak iddianamede üzerimize suç isnat edilmesini anlamlandıramıyorum. Benim, kardeşlerimin ve eşimin mal varlığı aklama iddiaları asılsızdır. Eşimin mal varlığı aklama sistemi kurduğu iddiası da yalandır. Bu muhakkak yargılamada ortaya çıkacaktır" dedi. Savcılık sanıkların bloke edilen, tedbir konulan mal varlıklarının kendilerine iadelerini istedi Duruşmada görüşü sorulan cumhuriyet savcısı, haklarında ’yurt dışına çıkış yasağı’ ve ’ev hapsi’ tedbiri bulunan sanıkların bu durumunun ayrı ayrı devam etmesini talep etti. Savcılık, haftalık imza tedbiri bulunan sanıklara yönelik uygulamanın ayrı ayrı kaldırılmasını ve tüm sanıkların bloke edilen, tedbir konulan mal varlıklarının kendilerine iadelerini istedi. Sanıkların incelemeye alınan dijital materyallerin de sanıklara iade edilmesini talep eden savcılık ayrıca, tutuklu sanıkların üzerlerine atılı suç isnadı göz önünde bulundurularak bu durumlarının ayrı ayrı devamına karar verilmesini talep etti. Savcılığın talebine ilişkin savunmalar alınacak Savcılığın talebinin ardından duruşma, sanık ve avukatlarının söz alması ve talebe ilişkin savunma yapmaları için yarına erteledi.
CarrefourSA’dan yerel üretime destek
19 Şubat 2026 Perşembe - 11:38 CarrefourSA’dan yerel üretime destek CarrefourSA, Kayseri Valiliği ve Kayseri Şeker iş birliğiyle yerli bakliyat üretimini destekleyerek; Yerli Üretim Nohut, Kuru Fasulye ve Yeşil Mercimek’ten oluşan yeni ürün seçkisini Ramazan ayı itibarıyla reyonlarına taşıyor. Sabancı Holding ve Carrefour Grup iştiraki CarrefourSA, yerel kalkınmayı destekleyen projeleri kapsamında Kayseri Valiliği ve Kayseri Şeker iş birliğiyle hazırlanan yerli bakliyat seçkisini hizmete sundu. Kayseri’nin tarımsal potansiyelini katma değerli ürünlere dönüştüren bu iş birliği kapsamında; yerli üretim nohut, kuru fasulye ve yeşil mercimek, Ramazan ayı itibarıyla tüm CarrefourSA reyonlarında yerini alıyor. Anadolu’nun bereketli topraklarından CarrefourSA reyonlarına Kayseri’nin tarımsal potansiyelini yükseltmek amacıyla başlatılan çalışma sonucunda; yerli üretim 1 kg Carrefour Nohut, 1 kg Carrefour Kuru Fasulye ve 1 kg Carrefour Yeşil Mercimek olmak üzere üç farklı yerli ürün, Kayseri Şeker’in tesislerinde üretiliyor. Kayseri Valiliği’nin himayesinde gerçekleştirilen bu üretim süreci, yerel çiftçinin pazara erişimini güçlendirirken bölgesel kalkınmaya da ivme kazandırmayı hedefliyor. "Yerli üretimi ve çiftçimizi desteklemek önceliğimiz" CarrefourSA olarak 32 yıldır yerel üretimin ve sürdürülebilir tarımın en büyük destekçilerinden biri olduk" diyen CarrefourSA CEO’su Kutay Kartallıoğlu, "Kayseri Valiliği ve Kayseri Şeker ile hayata geçirdiğimiz bu kıymetli iş birliği, kamu ve özel sektör dayanışmasının en somut örneklerinden biri. Kayseri’nin bereketli topraklarında yetişen yerli üretim nohut, kuru fasulye ve yeşil mercimeği, Carrefour markasıyla ve yüksek kalite standartlarımızla müşterilerimize sunuyoruz. Bu projenin hem üreticimiz için bereketli bir kazanç hem de tüketicimiz için güvenilir bir seçenek olacağına inanıyoruz. Yerel üretimin gücüne duyduğumuz güvenle, 2026 yılında da sürdürülebilir tarımı ve bölgesel ekonomiyi destekleyen yatırımlarımıza kararlılıkla devam edeceğiz" dedi.
Maltepe’de patlama sesleri sonrası atölye alevlere teslim oldu
19 Şubat 2026 Perşembe - 11:26 Maltepe’de patlama sesleri sonrası atölye alevlere teslim oldu Maltepe’de atölye olarak kullanılan iş yerinde çıkan yangın, itfaiye ekiplerinin yaklaşık bir saat süren çalışmasının ardından söndürüldü. Yangında bitişikteki binada oturan bir kişi dumandan etkilendi. Yanan atölye havadan görüntülendi. Yangın, saat 10.00 sıralarında Zümrütevler Mahallesi Heves Sokak üzerinde bulunan ve atölye olarak kullanılan iş yerinde henüz bilinmeyen bir nedenle çıktı. Kısa sürede büyüyen alevler çevrede paniğe neden olurken, ihbar üzerine olay yerine itfaiye, polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Polis ekipleri sokakta güvenlik önlemi alırken, itfaiyenin müdahalesi sonucu yangın kontrol altına alınarak söndürüldü. Yangın sırasında iş yerinin bitişiğindeki binada bulunan bir kişi dumandan etkilendi. Sağlık ekipleri dumandan etkilenen kadına ambulansta müdahale etti. Öte yandan yangın ve ekiplerin çalışması havadan görüntülendi. Yangının çıkış nedenine ilişkin inceleme başlatıldı. "Damperden taş düşer gibi sesler geldi" Yangınla ilgili konuşan Rıdvan Dink, "Önce biraz ses geldi. Sanki damperden taşlar düşer gibi patlamalar oldu. Ardından alevler çıktı. Ben yangını birebir görmedim, sesleri duydum" dedi. Cem Dikmeci ise, "Bir anda buradan bir patlama sesi geldi, ondan sonra alevler bir anda yükseldi. O arada itfaiyeye haber verdik, geldi. İçerisi atölye, boya ve tiner gibi yanıcı maddeler var. Yan tarafta marangoz var ama bir anda sardı orayı" şeklinde konuştu. Yangının çıkış nedenine ilişkin incelemenin sürdüğü öğrenildi.
Jinekolojik cerrahide yeni yaklaşımlar: Kesisiz ve ağrısız ameliyatlar Türkiye’de yaygınlaşıyor
19 Şubat 2026 Perşembe - 11:23 Jinekolojik cerrahide yeni yaklaşımlar: Kesisiz ve ağrısız ameliyatlar Türkiye’de yaygınlaşıyor Kadın hastalıkları ve kanser cerrahisinde "kapalı" yöntemler, hastalar için ameliyat korkusunu geride bırakıyor. İstanbul’da düzenlenen 8. Minimal İnvaziv Jinekolojik Cerrahi Kongresi kapsamında bir araya gelen uzmanlar, en ileri teknolojilerin kullanıldığı "izsiz" ameliyat tekniklerini canlı cerrahi yayınlarıyla meslektaşlarına aktardı. Özellikle yeni nesil ameliyatlarda kullanılan robotik ve laparoskopik sistemler sayesinde hastalar büyük kesiler olmadan, çok daha az ağrıyla sağlığına kavuşabiliyor. Sıklıkla kanser vakalarında kullanılan özel boyama teknikleriyle sadece riskli bölgelerin hedeflendiği bu yöntemler, hastaların ameliyattan yalnızca birkaç saat sonra ayağa kalkmasına ve günlük hayatlarına hızla dönmesine imkan tanıyor. "Bu çok avantajlı cerrahi tüm Türkiye’de yaygınlaşıyor" 8. Minimal İnvaziv Jinekolojik Cerrahi Kongresi kapsamında açıklamalarda bulunan Kongre Başkanı Memorial Göztepe Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nden Prof. Dr. Salih Taşkın, şu ifadelere yer verdi: "Canlı cerrahileri 12-14 Şubat’ta İstanbul’da yapılan 8. Minimal İnvaziv Jinekolojik Cerrahi Kongresi kapsamında yapıyoruz. Özellikle jinekolojik cerrahide kesisiz veyahut da çok ufak kesilerle yapılan, üst düzey teknolojilerle yapılan cerrahileri meslektaşlarımıza anlatıyor ve öğretiyoruz. Bu kapsamda gerçekten Türkiye’de bu eğitimler sayesinde hem hekimlerimize hem hastalarımıza bu çok avantajlı cerrahinin avantajlarını meslektaşlarımıza sunmuş oluyoruz ve bu cerrahi tüm Türkiye’de yaygınlaşıyor. Robotik cerrahi, laparoskopik cerrahiyle jinekolojik kanser hastalarını büyük kesilere sebep olmadan, büyük kesiler yapmadan çok etkin bir şekilde tedavi edebiliyoruz. Bazı özel boyalarla, bu sistemlerin gördüğü özel boyalarla sadece ilgili lenf bezlerini alarak hastalara gereksiz yük getirmeden, en yüksek tanı doğruluğunu sağlayarak en doğru tedaviyi yapabiliyoruz. Bu kongre kapsamında, kongrenin tümünde 20 adet canlı cerrahi gerçekleştirilecek. Çok deneyimli meslektaşlarımız yine bu işin eğitimini alan meslektaşlarımıza bunları aktaracaklar. Biz de birazdan bir canlı cerrahiyle bir kanser hastasının ameliyatını özel boyalar kullanarak laparoskopik sistemle gerçekleştireceğiz. Rahmini alacağız, daha sonra yumurtalıklarını değerlendireceğiz ve lenf bezini en ince ayrıntısına kadar boyayan boyaları kullanarak, özel boyalarla belirleyip sadece o en riskli lenf bezini alarak hastamızın tedavisini yapmış olacağız." "Hastalar ayağa hızlıca kalkabiliyor, işlerine çok hızlı bir şekilde dönebiliyor" Prof. Dr. Taşkın, bu yöntemler sayesinde hastaların gündelik yaşamlarına çok daha rahat ve az ağrılı şekilde döndüklerini ifade ederek, "Bu cerrahiler özellikle hastalarda küçük insizyonlar nedeniyle çok daha az ağrı yapıyor ve çok daha az ağrı kesici ihtiyacı gerekiyor bu hastalarda. Çok rahat bir şekilde ayağa hızlıca kalkabiliyorlar, işlerine çok hızlı bir şekilde dönebiliyorlar ve bütün onkolojik sonuçlar da aynı şekilde çok iyi bir şekilde gidebiliyor. Dolayısıyla hiçbir kesi olmadan çok hızlı bir iyileşme sağlıyor bu hastalarda kapalı cerrahiler. Kongremiz kapsamında yine her sene olduğu gibi yurt dışından da uluslararası cerrahlardan da yine katkı sağlıyoruz. Bu sene yine tek portlu robotik cerrahi olacak. Aynı zamanda Hindistan’dan çok deneyimli bir cerrahımız yine laparoskopik miyomektomi yapacaklar. Her sene uluslararası deneyimi de yine meslektaşlarımıza bu şekilde aktarmaya çalışıyoruz. Minimal invaziv cerrahiler; robotik cerrahi, V-NOTES dediğimiz yeni izsiz cerrahiler veya laparoskopik cerrahiler tabii hastalarda herhangi bir iz kalmamasını veya çok minimal miktarda bir iz kalmasını sağladığı gibi özellikle hastaların çok ciddi konforlu olmasını sağlayan ameliyatlar. Hastalarımızın çok büyük bir kısmı ameliyattan birkaç saat sonra hiç ameliyat olmamış gibi ayağa kalkıp ağrı kesici ihtiyaçları da son derece az bir şekilde olarak yürüyebiliyorlar. Çok kısa sürede, genelde bir gece veyahut tek gün bile günübirlik işlemlerle bile işlemlerini bitirmiş olabiliyoruz" dedi.
Trendyol teknoloji ekosistemini ’AI/ML Summit’te buluşturdu
19 Şubat 2026 Perşembe - 11:12 Trendyol teknoloji ekosistemini ’AI/ML Summit’te buluşturdu Trendyol, açık kaynak olarak paylaştığı yerli yapay zeka dil modeli ve otonom ’AI agent’ platformuyla teknoloji ekosistemine yön vermeyi sürdürüyor. Trendyol Teknoloji Topluluğu tarafından Kampüs’te gerçekleştirilen AI/ML zirvesi bu alanda çalışan profesyonelleri bir araya getirdi. E-ticaret platformu Trendyol, 2 bin kişilik mühendislik mutfağının kapılarını Trendyol Kampüs’te düzenlenen AI/ML Summit (Yapay Zeka/Makine Öğrenimi Zirvesi) ile teknoloji dünyasına açtı. Platform mühendisleri ile sektör profesyonellerini bir araya getiren etkinlikte; platform tarafından geliştirilen yerli yapay zeka dil modeli (LLM) ve e-ticaretin tüm süreçlerinde rol alan ’Trendyol AI Agent’ (Yapay Zeka Ajanı) Platform gibi geleceğe yön veren uygulamalar katılımcılarla paylaşıldı. Ürün tavsiye sistemlerinden gelişmiş yapay zeka sistemi Trendyol AI Agent Platformun detaylarına, arama motoru çözümlerinden ML (Makine Öğrenimi) platformunun teknik mimarisine kadar pek çok konunun ele alındığı zirvede, en önemli başlıklardan biri e-ticaret platformu tarafından geliştirilen yerli yapay zeka dil modeli Trendyol LLM oldu. Yaklaşık iki yılda yayınlanan 7 yeni versiyonu ile e-ticaret yeteneklerini her geçen gün artıran Trendyol LLM, satıcıların onlarca farklı dilde ürün açıklaması oluşturmasını ve müşteri sorularının anında çevrilmesini sağlıyor. Müşteri sorularından arama sonuçlarına kadar her noktada devreye giren yapay zeka dil modeli, günlük 60 milyondan fazla isteğe yanıt verebilecek kapasiteye ulaştı. Operasyonel gücünü ileri teknoloji altyapısından alan e-ticaret platformu, insan ölçeğinin ötesindeki kompleks veri trafiğini gelişmiş yapay zeka algoritmaları ile yönetiyor. Platform mühendislerinin son altı ay içerisinde 4 binden fazla yazılım görevini yapay zeka ajanları aracılığıyla otonom şekilde geliştirip canlı ortama alması, zirvede öne çıkan yeniliklerden bir diğeri oldu. E-ticaret platformunun geliştirdiği otonom sistemler günde 500 milyondan fazla otomatik tahmin ve karar üreterek, hem müşterilerin hem de iş ortaklarının dijital yolculuğunu uçtan uca yönetiyor. E-İhracatta yapay zekâ kaldıracı: Yüzde 60 daha hızlı ürün girişi Yapay zeka, Trendyol’un e-ihracat stratejisinde de önemli bir kaldıraç görevi görüyor. Uluslararası pazarlara açılan satıcıların ürün listeleme süreçleri, AI tabanlı eşleştirme algoritmaları sayesinde kolaylaştı ve yüzde 60 oranında hızlandı. Bu hızlanma, Türk üreticilerinin ürünlerini dünya pazarlarına çok daha seri bir şekilde sunmalarını sağlarken; lojistik süreçlerde sağlanan yüzde 20’lik verimlilik artışı ile teslimat hızı da arttı. Yapay zekanın e-ihracatta büyük stratejik güç olarak rol oynadığını belirten Trendyol CTO’su Cenk Çivici, "Yapay zekayı operasyonlarımızın merkezine alarak sadece süreçlerimizi dijitalleştirmekle kalmıyor, yerli üreticilerin ve KOBİ’lerin dünya pazarlarındaki hızına ve rekabet gücüne ivme kazandırıyoruz. Bugün ürün giriş hızımızda sağladığımız yüzde 60’lık artış, yerli satıcımızın küresel arenada daha çevik hareket etmesini sağlayan teknolojik bir kaldıraç görevi görüyor. Yazılım geliştirme süreçlerinde teslim süresi dokuz kat hızlandı. Bu alandaki öğrenimlerimizi AI/ML Summit etkinliğimizle tüm ekositemimizle paylaşmaktan mutluluk duyuyoruz" dedi. Yeni zirveler düzenlenecek Platform mühendisleri ile sektör profesyonellerini bir araya getiren AI/ML Summit, kapsamlı bir networking seansı ile tamamlandı. Trendyol Tech Community tarafından düzenlenen ilk AI/ML Summit olma özelliğini taşıyan etkinlik, önümüzdeki dönemde düzenli olarak gerçekleşecek ve teknoloji ekosistemi ile iş birliği güçlendirilecek.
Esenyurt’ta Spor Akademisi hazırlık süreci devam ediyor
19 Şubat 2026 Perşembe - 11:03 Esenyurt’ta Spor Akademisi hazırlık süreci devam ediyor Esenyurt Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Müdürlüğü tarafından yürütülen Spor Akademisi Hazırlık Kurslarında gençler profesyonel eğitim sürecine adım attı. Esenyurt Belediyesi’nin gençlerin hedefledikleri okullara en güçlü şekilde hazırlanması amacıyla hayata geçirdiği Spor Akademisi Hazırlık Kursları planlı ve disiplinli bir programla sürdürülüyor. Kasım ayında kayıtları alınan ve Aralık ayından itibaren temel hazırlık çalışmalarına başlayan kursiyerler, profesyonel antrenman programları kapsamında ilk derslerini gerçekleştirdi. Şehit Mert Caner Mert Kapalı Spor Salonu’nda düzenlenen programa Esenyurt Belediye Başkan Yardımcısı Zekeriya Şanlıer de katıldı. Programda gençlerin kararlılığı ve ailelerin gururu salona yansırken, disiplinli ve sistemli çalışmanın başarıya giden yolda en önemli unsur olduğu vurgulandı. Esenyurtlu öğrencilerin ücretsiz olarak faydalandığı kurslarda; Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu, Polis Meslek Eğitim Merkezi, Polis Meslek Yüksekokulu ve Spor Liseleri özel yetenek sınavlarına yönelik profesyonel eğitim veriliyor. Haftanın 6 günü 18.00-22.00 saatleri arasında sürdürülen programla gençlerin performans, dayanıklılık ve teknik kapasiteleri artırılıyor. Geçtiğimiz yıl bu kurslardan yüzde 90 başarı oranı elde edilirken, bu yıl da aynı azim ve kararlılıkla başarı çıtasının daha da yukarı taşınması hedefleniyor.
Uzmanından kilo uyarısı: Enerjiyi iftarda değil, sahurda alın
19 Şubat 2026 Perşembe - 10:58 Uzmanından kilo uyarısı: Enerjiyi iftarda değil, sahurda alın Ramazanda doğru beslenmenin hem oruç süresince enerji sağlamak hem de kilo alımını kontrol etmek için büyük önem taşıdığını belirten Diyetisyen Tuana Topsakal, "Sahuru düzgün bir şekilde yaparsak ve iftarda da porsiyon kontrolüne dikkat edersek kilo almayı minimumda tutabiliriz" dedi. Ramazanın başlamasıyla birlikte, oruç ibadetini gerçekleştirenlerin beslenme alışkanlıkları da değişiklik gösterdi. Bu değişimi doğru şekilde yönetmek hem ramazan boyunca enerjiyi korumaya hem de kilo kontrolünü sağlamaya yardımcı oluyor. İstanbul Beykent Üniversitesi Hastanesi Diyetisyen Tuana Topsakal, ramazan boyunca iftardan çok sahura önem verilmesi gerektiğini belirterek, "Bizim için hem sahur hem iftar çok önemli. Tüm gün bize enerji verecek olan öğün sahur olduğu için, normal bir beslenme düzeninde nasıl kahvaltıyı ön plana çıkarıyorsak ramazanda da sahuru ön plana çıkarmalıyız. Tabağımızda mutlaka hem proteinler hem kompleks karbonhidratlar hem de bir lif grubunu bulundurmalıyız. Protein grubundan yumurta, yoğurt, peynir tüketilebilir. Kompleks karbonhidratlardan yulaf ya da tam tahıllı ekmekler tercih edilebilir, lif kaynağı olarak ise sebze ve meyvelere yer vermek gerekir" dedi. Kilo yönetimi için ara verin "Hem kilo yönetimi hem de açlığı kontrol altına alabilmek için iftarda şunlara dikkat etmek çok önemli" diyen Topsakal, şu tavsiyelerde bulundu: "İftarımızı açtığımızda bol suyumuzu içip 2-3 dakika beklemeliyiz. O suyu bir sindirmemiz gerekiyor. Ardından mideyi biraz ısıtacak, mide bağırsak sistemini harekete geçirecek bir çorbayla başlamayı tercih ediyoruz. Çorbayı içtikten sonra kilo yönetimi yapmak isteyen danışanlarımıza 5-10 dakika bekleyip ana yemeğe öyle geçmelerini tavsiye ediyoruz. Ana yemekte de hem protein hem karbonhidrat hem sebze grubunu aynı tabakta toplamak önemli." "Yeterli bir sahur yapmayınca iftarda fazla tüketim yapıyoruz" Özellikle sahurda doğru şekilde beslenmenin kilo kontrolü açısından büyük önem taşıdığının altını çizen Diyetisyen Tuana Topsakal, "Kilo almanın sebebi şu: Eğer sahuru düzgün bir şekilde yapamazsak gün içindeki kan şekerinin düşüşü, akşam yeterli enerjiyi alabilmemiz için bize kapı açıyor. Vücudu, gün boyu alamadığımız enerjinin hepsini tüketmeye zorluyor. Bu yüzden akşam porsiyon kontrolü yapamadığımız, kan şekeri dengesini sağlayamadığımız durumlarda iftarda fazla tüketim yapıyoruz ve kilo alıyoruz. Eğer sahuru düzgün bir şekilde yaparsak ve iftarda da porsiyon kontrolüne dikkat edersek kilo almayı minimumda tutabiliriz" dedi. Sindirim için lif tüketimine dikkat Tatlının iftardan 1-2 saat sonra tüketilmesi gerektiğini söyleyen Topsakal, "İftarı yaptıktan sonra 1-2 saat ara vermek gerekir. O aradan sonra hala canımız tatlı istiyorsa önceliğimiz meyveler ve bitki çayları, ardından hafif az şekerli sütlü bir tatlı olabilir" dedi. Topsakal, sağlıklı bir sindirim sistemi içinse lifli gıda tüketiminin önemini vurguladı. Toplum olarak gün içinde yetersiz lif tüketildiğini belirten Topsakal, "Bu nedenle bağırsaklarda durgunluk, midede şişkinlik yaşayabiliyoruz. Bu yüzden lif tüketimi daha önemli. Beyaz ekmekler, basit şekerlerden yapılmış ürünleri tercih etmek yerine, tam tahıllı lifli ürünleri tercih edip porsiyonuna dikkat edilirse bağırsak ve sindirim sistemi rahatlar. Bitki çayları da bu konuda destek olabilir" diye konuştu. "Pideyi avuç içi kadar tüketin" Ramazan sofralarının vazgeçilmesi olan pidenin tüketimi konusunda da uyaran Topsakal, "Biz genelde pideyi çok önermesek bile tabii ki ramazan boyunca arada bir tercih edilebilir. Eğer kişinin diyabet hastalığı, şeker tanısı, insülin direnci yoksa bir avuç içi boyutunda pideyi bir öğününde tüketebilir. Ama tercihimiz her zaman tam tahıllı ürünlerden yana" dedi. "Çay, kahve miktarı kadar ekstra su tüketin" Aşırı kafein tüketiminin ramazanda susuzluğa neden olduğunu belirten Diyetisyen Tuana Topsakal, "Kişi yeterli su tüketmediği halde çok fazla çay, kahve tüketirse ertesi gün tutacağı oruçta ekstra zorlanabiliyor. Çünkü vücutta dehidrasyon, yani su kaybı oluyor. Yeterli suyu tükettikten sonra normal miktarlarda çay ve kahve şekersiz şekilde tercih edilebilir. Bir kişinin kilo başına 30 ml su tüketmesini istiyoruz. Bu şekilde hesaplarsak kişiye bağlı olarak günde 1.8 litre, 2 litre ya da 2 buçuk litre su içilmesi gerekir" dedi. Gün içinde 200-300 miligramdan fazla kafein tüketilmemesi gerektiğini vurgulayan Topsakal, günde en fazla 2-3 kupa kahve ve 4-5 fincan çay içilmesi gerektiğini belirtti. Topsakal, "Gün içerisinde yeterli suyunuzu için. İçtiğiniz çay ve kahve fincanı kadar ek su tüketin. Böylece vücudun susuz kalmasını engellemiş olursunuz" diyerek sözlerini noktaladı.