Yerel Haberler
İstanbul
İstanbul’da ’hanutçuların güzellik merkezi bahanesiyle senet imzalattığı’ iddiası
12 Nisan 2026 Pazar - 15:23 İstanbul’da ’hanutçuların güzellik merkezi bahanesiyle senet imzalattığı’ iddiası Esenyurt’ta bazı şahısların hanutçuluk yöntemiyle yoldan geçen insanlara ’güzellik merkezinde işlem yapalım’ bahanesiyle senet imzalattığı iddia edildi. Vatandaşlar ise icraya verildiğini öğrenince şok yaşadı. Olay, İstanbul Esenyurt’ta meydana geldi. İddiaya göre ilçe meydanlarında yürüyen vatandaşları durduran özellikle öğrenci olduğunu söyleyen hanutçular, güzellik merkezlerine müşteri çekmeye çalıştı. Şahısların mağdur vatandaşları genellikle "En azından bir görüşme yapın, prim kazanalım" diyerek kandırdığı iddia edildi. Güzellik merkezinde ise ön kayıt adı altında sözleşme imzaladığını zanneden vatandaşlar senetler imzalatılarak borca sokuldu. Avukatları arattılar Mağdur vatandaşlar güzellik merkezinden hizmet almadıkları halde sözde avukatlar tarafından aranarak farklı rakamlarda "cayma bedeli" istenerek icraya verilmekle tehdit edildi. Mağdurların ailelerini bile aradığı öne sürülen avukatlar, borcunu ödemeyen vatandaşları ise ellerindeki senetlerle icraya verdi. "Lütfen yukarı gelin diyerek para talep ediyorlar" Esenyurt meydandan geçen bir vatandaş yaşanan durumla ilgili, "Geliyorlar, ’pardon bir bakar mısınız, lütfen yukarıya gelir misiniz’ diyorlar. Sonrasında ise para talep ediyorlar. Ben kabul etmedim" dedi. "10 bin lira istediler. Vermezsek ’mahkemeye vereceğiz’ dediler" Başka bir vatandaş ise, "Benim annemin başına geldi. Aldılar annemi güzellik merkezine götürdüler. Senet imzalatmışlar. Yaklaşık bir 10 bin lira talep ettiler. Parayı vermezsek mahkemeye vereceklerini ifade ettiler ama parayı vermedik. Burada çok rahatsız ediyorlar" diye konuştu. "Psikolojik baskı uyguladılar. İmzalamak zorunda kaldım" Bir işletme tarafından kendisine sözleşme diyerek 3 defa senet imzalatıldığını ifade eden Kader Ünlü, "Aslında ne olduysa meydanda yürürken oldu. Bir çocuğa rastladım ve o şekilde tuzaklarına düştüm. Yukarıya çıktığımda da indirim olduğunu söylediler ve psikolojik baskı uyguladılar. İmza atmak zorunda kaldım. Ertesi gün de bu parayı ödeyemeyeceğimi söylediğimde beni tehdit ettiler. Avukata veririz seni icralık olursun dediler. İlkinde bu şekilde oldu. Bir gün seansıma girmek için geldiğimde bana çay içirdiler, bilmiyorum o çayın içinde ne varsa ikinci imzayı da atmış oldum. Üçüncü imzada da bilmiyorum imzamı mı taklit ettiler, ben mi imza attım hatırlamıyorum ama attığımı hatırlamıyorum. Bu şekilde dolandırıldım. Çünkü ben geçen sefer sustuğum için bu defa onlar benim tepeme bindiler. Ben tek değilim birçok kişi var benim gibi mağdur olan. Ben hakkımı savunmak için bu yola çıktım. Ben normalde 14 bin liralık paket aldım. Onlar benden 45 bin lira para istediler. İlk ödemeyi saymıyorum aramızda halletmiştik ama ikinci seferde beni dolandırmaya çalıştılar. Benim durumumda olan çok kişi var. Korkmasınlar gereken yerlere şikayetçi olsunlar. Şu an senetlerim de çantamda. Caymak istediğimde ücret istediler. Ben de bu ücreti ödeyemeyeceğimi söyledim. Ayrıca kalkıp beni tehdit ettiler. ’Ben buraya eşimle gelirim’ dedim. Onlar da bana, ’eşinle gelirsen eşine iftira atarım’ dediler. Sonra da ’senin imzan bizim elimizde, istediğimiz gibi seni suçlarız’ dediler" şeklinde konuştu. "Kişilerin iradesi sakatlandığı için bir geçersizlik söz konusu" Mağdur vatandaşların hangi hukuki yollara başvurabileceğini anlatan Avukat Melih Özmen, "Kişiler özgür iradeleriyle birlikte kanun çerçevesinde sözleşme yapabilirler. Ama burada kişilerin iradesinin sakatlandığı anlaşılıyor. Sözleşme adı altında aslında iradelerini sakatlayarak senet imzalattıklarını ifade ediyorlar. Öncelikle kişilerin iradesi sakatlandığı için bir geçersizlik söz konusu ama burada tabi ispat hukuku devreye giriyor. Kişi, iradesinin sakatlandığını ispat etmeli ki söz konusu senet geçersiz kılınabilsin. Ama ispat noktasında genelde somut vakalarda sorun yaşandığından dolayı kişiler senet borcunu ödemek zorunda kalabiliyor. Burada şu gündeme gelebilir, hukuk sistemimizde menfi tespit dediğimiz bir dava var. Kişinin karşı tarafa herhangi bir borcunun olmadığının tespiti aslında bu dava. Burada kişiler, senet karşılığı herhangi bir mal veya hizmet almadıklarını ispat edebilirlerse mahkeme nezdinde bu menfi tespit davası kabul edilir ve senet karşılığı borçlu olmadıkları mahkeme kararıyla tespit edilip hüküm altına alınabilir" dedi. "Vatandaşımız imzaladığı belgeyi baştan aşağı okumalı" Öte yandan, vatandaşların bir belgeyi imzalamadan önce dikkatle okumasını tavsiye eden Avukat Özmen, "Burada öncelikle vatandaşımız imzaladığı belgeyi baştan aşağıya okumalı. Kendilerine bir metin verildiğinde karşı tarafa tamamen güvenip imza atmamalı. Orada sözleşmenin herhangi bir maddesine gözden kaçırılabilir düşüncesiyle kötü niyetli kişilerce tüketici aleyhine olumsuz bir madde ekleyebilir. Dolayısıyla, vatandaşlarımız sözleşmeyi baştan aşağıya okusunlar. Oldubitti olacak şekilde hemen imzalayın biz size bir hizmet sunmayacağız, sizden bir para istemiyoruz, biz burada, ’öğrenciyiz, harçlığımız çıksın’ gibi vicdani sebeplerle bu tuzaklara düşmesinler. Dolayısıyla önlerine konan metni baştan sona okuyarak öyle imzalasınlar. Hatta, imzalayacakları metinlerin bir nüshasını da kendilerinde bulundursunlar. Yarın bir gün yaşanacak olumsuzluklarda durumu hatırlamak için bir belge bulundurmaları vatandaşlarımızın lehine olur. Eğer senet imzalayacaklarsa ki bu noktada imzalamamaları gerekiyor. Çünkü senet karşılığı verilen bir ürün yoksa bu durumda sadece hizmet alacaklarsa yalnızca sözleşmeyi imzalasınlar. Burada iradeleri sakatlanıp iş dolandırıcılık noktasına girdiği için savcılık aracılığı ile suç duyurusunda bulunabilirler" diye konuştu.
Ataşehir’de bir ilk: Bin 200 sporcu Ata Koşusu’nda ter döktü
12 Nisan 2026 Pazar - 14:57 Ataşehir’de bir ilk: Bin 200 sporcu Ata Koşusu’nda ter döktü Ataşehir’de düzenlenen "Ataşehir Ata Koşusu" büyük bir rekabet ve ödül heyecanına sahne oldu. Yurt dışından ve Türkiye’nin dört bir yanından gelen yaklaşık bin 200 yarışmacının 3 farklı kategoride katıldığı koşuda, dereceye giren koşuculara kupa ve para ödüllerini Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel verdi. Ataşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde ilk kez düzenlenen Ataşehir Ata Koşusu yüzlerce sporcuyu "İyiliğe Koş, Ataşehir’de Buluş" sloganıyla aynı parkurda bir araya getirdi. İstanbul Valiliği, Gençlik ve Spor Bakanlığı İstanbul İl Müdürlüğü ve Türkiye Atletizm Federasyonu’nun destekleriyle gerçekleştirilen yarış; 5 kilometre, 10 kilometre ve Çocuk Koşusu olmak üzere üç farklı kategoride düzenlendi. İstanbul’da uzun soluklu bir spor geleneğinin temellerini atmayı hedefleyen organizasyon, büyük bir rekabet ve ödül heyecanına sahne oldu. Başkan Adıgüzel de koşuya katıldı Yurt dışından ve Türkiye’nin dört bir yanından gelen yaklaşık bin 200 yarışmacının katıldığı koşu, Turgut Özal Bulvarı Migros Genel Müdürlüğü önünden başlayarak, Ataşehir’i 10 kilometre dolaştıktan sonra yine aynı noktada son buldu. 10 kilometre Genel Klasman yarışında; erkekler ve kadınlarda ayrı ayrı olarak ilk 8’e dahil olanlar ile 11 farklı yaş grubunda ilk 3’e giren yarışçılara para ödülü verilirken, ayrıca yarışları bitiren tüm katılımcılara da katılım madalyası ve online sertifika sunuldu. Ata Koşusu’na eşi Elif Duygu Adıgüzel ile birlikte katılarak 10 kilometre yarışını tamamlayan Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel, yarış başlamadan önce tüm koşuculara başarılar diledi. Sağlıklı bir yaşam için sporun önemini vurgulayan Başkan Adıgüzel, sportif faaliyetlerin Ataşehir’de yaygınlaşmasını sağlamak için çalıştıklarını ifade etti. İBB Genel Sekreter Yardımcısı Pelin Alpkökin de koşuya katılarak ödül töreninde yer aldı. Birinciler 25’er bin TL ödül kazandı 10 kilometrelik parkur birinciliğini kadınlar kategorisinde Damla Çelik, erkekler kategorisinde Adel Mechaal elde ederek, 25’er bin TL’lik para ödülü kazandı. Yarışmayı Erkekler Kategorisinde; ikinci sırada Obadîah Kiplangat, üçüncü sırada Abdulhalik Çağıran bitirdi. Kadınlar Kategorisinde ise koşuyu; ikinci sırada Dilay Yıldızhan ve üçüncü sırada Gamze Altuntaş bitirdi. Yarışmanın 5 kilometre parkurunu kadınlarda 1. sırada Serap Alımlı bitirirken, 2. sırada Aslı Şerife Sertçelik, 3. sırada Sevda Şahin Mırız yer aldı. Erkeklerde ise 1. sırayı Öncü Telek, 2. sırayı Arif Avcı ve 3. sırayı Haşim Girgin aldı. "Güzel bir tecrübe kazanmış oldum, kendimi mutlu ve enerjik hissediyorum" Çocuk Koşusu’na katılan yarışmacılardan Ödül Kurt, "Bugün çok heyecanlı geçti, kendimi yapamayacağım sandım ama yaptım. Biraz yoruldum, ayaklarım acıdı ama eğlenceliydi" dedi. Ulus Kurt ise, "Benim için güzel ve iyi bir deneyim olduğunu düşünüyorum. Burada güzel bir tecrübe kazanmış oldum. Kendimi mutlu ve enerjik hissediyorum. Manisa’dan İstanbul’a maraton için geldik. Diğer sporcular da inşallah iyi dereceler yaparlar" şeklinde konuştu. "Bizi mutlu ettiği için başkana teşekkür ederiz" Çocuk koşuculardan Duru Nisan Tokat, "Çok iyi hissediyorum, hep beraber çok güzel koştuk. Hava biraz soğuktu ama eğlenceliydi, yine de koşabildik. Buraya bir sürü koşucu çağırdığı ve bizi mutlu ettiği için başkana teşekkür ederiz" dedi. Son olarak Deniz Genen, "Bugün çok eğlenceliydi, annem de 5K’da koştu. Çok eğlenceliydi ama biraz fazla soğuktu. Etkinlik çok eğlenceliydi, başka zamanlarda da olursa yine geleceğim" ifadelerine yer verdi. Başkan Adıgüzel: "Spor yaptığımız için çok mutluyuz" Organizasyonun ödül töreninde konuşan Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel, hem parkurun zorluk derecesine hem de sporun birleştirici gücüne dikkat çekerek, "Hepinizi tebrik ediyorum, bu parkurları tamamlamak hiç kolay değil. ’İyiliğe Koş, Ataşehir’de Buluş’ dedik ve burada hep birlikte buluştuk. Ben de biraz önce 10K yarışını tamamladım. Açık söylemek gerekirse çok da kolay bir parkur değilmiş, yokuşları olan bir parkur. Ama hep birlikte bu güzel koşuyu tamamladık. Öncelikle spor yaptığımız için çok mutluyuz" dedi. "Sporcular sadece şampiyonluğa koşmuyor, burada herkes kendisi için koşuyor" Yarışa yönelik uluslararası katılıma dikkat çeken Başkan Adıgüzel, dereceye giren sporculara ilişkin şu ifadeleri kullandı: "Ata Koşusunda başarılı sporcularımız birinciliğe koştular. Kenya’dan gelen arkadaşımız bugün Ataşehir’de koştu ve ikinci oldu. Yine birincimiz ve üçüncümüz de yurt dışından gelen misafirlerimiz. Ama sadece onlar rekor kırıp 29 dakikada 10 kilometreyi koşmadılar. Aynı zamanda çocuklarımız da koştu, kendi kişisel başarılarını artırdılar. 5K’da koşanlar oldu. Bu çok güzel bir başarı. Ahmet amcamız burada, 80 yaşında koşuyu tamamladı. Aslında herkesin kendisini alkışlamasını istiyorum. Çünkü spor önce kendimiz için yaptığımız, sonra fiziksel sağlığımız için yaptığımız bir aktivite. Sadece sporcular şampiyonluğa koşmuyor, burada herkes kendisi için koşuyor. Bizim bir hedefimiz var; Ataşehir’de her komşumuzun spor yaptığı bir ortamı oluşturmak, yediden yetmişe her komşumuzun sporun içinde olmasını sağlamak, Ataşehir’de sporu bir kültür haline getirmek."
AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir’den huzurevinde duygulandıran buluşma
12 Nisan 2026 Pazar - 14:36 AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir’den huzurevinde duygulandıran buluşma AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, Etiler Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi’ni ziyaret etti. Samimi sohbetlerin yaşandığı ziyarette, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a duyulan sevgi ve yıllar öncesine uzanan bir hatıra dikkat çekti. AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, Etiler Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi’ni ziyaret ederek burada kalan vatandaşlarla bir araya geldi. Samimi sohbetlerin yaşandığı ziyarette, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a duyulan sevgi ve yıllar öncesine uzanan bir hatıra dikkat çekti. "Selamlarını getirdim" dedi, gönüller ısındı Huzurevinde kalan yaşlılarla tek tek ilgilenen Özdemir, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın selamlarını iletti. Bu sözler üzerine huzurevi sakinleri, Erdoğan’a duydukları sevgiyi dile getirirken ortaya sıcak ve samimi anlar çıktı. Bir huzurevi sakini, "Biz de onu çok seviyoruz. Çok iyi bir insan. Bizi savaşa sokmaması bile büyük bir başarı" sözleriyle memnuniyetini ifade etti. Başka bir vatandaş ise aynı duyguları "Bizi harbe sokmuyor adam" diyerek paylaştı. Kasımpaşa’dan çıkan bir hatıra: "Daha çocukken farklıydı" Ziyarette en dikkat çeken anlardan biri ise yıllar öncesine uzanan bir hatıra oldu. Huzurevinde kalan bir kadın, eşinin yaklaşık 50 yıl önce Kasımpaşa’da muayenehanesi bulunduğunu belirterek, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın küçük yaşlarda ailesiyle birlikte buraya geldiğini anlattı. Erdoğan’ın çocuk yaşta bile dikkat çekici bir zekâya sahip olduğunu ifade eden huzurevi sakini, "Anne ve babasının bütün rahatsızlıklarını biliyordu. Daha o zamanlardan farklı olduğu belliydi" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan için "Kasımpaşa’nın babası" ifadesini kullanan kadın, "Siyasetine diyecek yok, akıllı adam" sözleriyle hatırasını tamamladı. Vatandaşla buluşmalar sürüyor AK Parti İstanbul İl Başkanlığı’nın saha çalışmaları kapsamında 39 ilçede gerçekleştirilen ziyaretlerde, vatandaşlarla birebir temas kurulmaya devam ediliyor. İl Başkanı Özdemir’in huzurevi ziyareti de bu buluşmaların en samimi örneklerinden biri olarak kayda geçti.
Genç neslin yeni tehdidi: Elektronik sigara alışkanlığı kalp krizini tetikliyor
12 Nisan 2026 Pazar - 13:41 Genç neslin yeni tehdidi: Elektronik sigara alışkanlığı kalp krizini tetikliyor Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kardiyoloji Kliniği’nden Doç. Dr. Zekeriya Doğan, genç yaşta kalp krizi görülme oranlarının arttığını vurgulayarak önemli uyarılarda bulundu. Özellikle yeni nesilde artış gösteren sigara ve elektronik tütün ürünleri kullanımıyla birlikte obezite ve modern yaşamın getirdiği psikolojik faktörlerin gençleri ciddi şekilde tehdit ettiğini belirten Doğan, "Ben gencim, kalp krizi geçirmem" algısının yanlış olduğuna dikkat çekti. Kardiyovasküler hastalıklara bağlı can kayıpları dünya genelinde ilk sırada yer almaya devam ederken, kalp krizinin "yaşlı hastalığı" olduğu algısı her geçen gün değişmeye devam ediyor. Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kardiyoloji Kliniği’nden Doç. Dr. Zekeriya Doğan, özellikle gençlerde artan kalp krizi vakalarına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Özellikle sigara, elektronik tütün ürünleri ve hareketsiz yaşamın yanı sıra psikolojik faktörlerin de büyük bir tehdit oluşturduğunu belirten Doğan; yaşam tarzı değişikliğinin hayati önem taşıdığını ifade etti. "Genç nesilde kalp krizinin artmasının en önemli nedenleri sigara ve elektronik tütün ürünlerinin kullanılması" Son dönemde modern yaşamın getirmiş olduğu olumsuzlukların yanı sıra geleneksel risk faktörlerinin de kalp kirizine olan etkisinin sürdüğünü ifade eden Doç. Dr. Zekeriya Doğan, şunları söyledi: "Ülkemizde ve dünya genelinde kardiyovasküler sistemden ölüm maalesef en önemli nedenler arasında ve artış hala devam etmekte. Özellikle genç hasta grubunda kalp krizi vakalarının artmasının en önemli nedenleri arasında sigara ve elektronik tütün ürünlerinin kullanılması, obezite, modern yaşamın getirmiş olduğu yalnızlık ve kaygının tetiklediği depresyon yer alıyor. Tabii ki geleneksel risk faktörleri olan diyabet, tansiyon, obezite, hareketsiz bir yaşam ve sigara kadar geleneksel olmayan risk faktörleri de kalp krizinin önemli nedenleri haline gelmiş durumda." "Kalp krizi önceden sinyal verir ve önlenebilir" Kalp krizinin çoğu zaman öncesinde belirti verdiğine dikkat çeken Doç. Dr. Doğan, "Kalp krizi önceden sinyal verir ve önlenebilir. ’Ben gencim, bana bir şey olmaz, 60 yaş üstünün hastalığıdır’ diye yaklaşmamak lazım. Göğüste ağrı, sıkışma, nefes darlığı, sol kola, sağ kola ya da çeneye vuran ağrı tipik semptomlar olmakla beraber kadın hastalarda, şeker hastalarında ve yaşlı hastalarda nefes darlığı, yorgunluk ve baş dönmesi gibi klasik olmayan semptomlar da belirti gösterebilir. Ülkemizde de dünyada olduğu gibi genç yaşta kalp krizi vakalarının arttığı bir gerçek. Özellikle modern yaşamın getirdiği izolasyon, depresyon ve kaygı bozukluğu maalesef genç yaşta kalp krizlerinin görülme oranını artırmaktadır. Bununla birlikte özellikle elektronik sigara alışkanlığının da genç yaş grubunda sık olması da yine başlıca nedenler arasında" şeklinde konuştu. "Şüphe varsa hemen 112 aranmalı" Doç. Dr. Doğan kalp krizi belirtilerinin ciddiye alınması gerektiğini vurgulayarak, "Göğüste herhangi bir ağrı, sıkışma, kola ya da çeneye yayılan ağrı, bulantı, kusma, baş dönmesi ve nefes darlığı gibi belirtilerden herhangi biri olduğunda ‘şüphe varsa şüphe yoktur’ yaklaşımıyla 112 acilen aranmalıdır. Asla kişi kendi imkanlarıyla arabasına binip hastaneye gitmeye çalışmamalı ve mümkün mertebe yüksek riskli bir hastaysanız bunlar olmadan önce gereken önlemler alınmalıdır" dedi. "Kendiniz ve sevdikleriniz için kalbinizi koruyun" Kalp krizinden korunmanın mümkün olduğunu belirten ve dikkat edilmesi gerekenleri aktaran Doç. Dr. Doğan, şu ifadelere yer verdi: "Sigara kesinlikle bırakılmalı, ’Ben gencim, kalp krizi geçirmem’ anlayışından uzak durulmalı ve risk sınıfı iyi belirlenmelidir. Bununla ilgili olarak diyabet, hipertansiyon, obezitenin önüne geçmek için yaşam tarzı değişikliklerini kesinlikle hayatımıza katmalı ve hastalarımızın varsa mevcut kullandığı ilaçlara düzenli ve kontrollü bir şekilde devam etmesidir. Özetle ’Sigarayı bırak, hareket et ve yaşam tarzı değişikliklerini mutlaka olumlu bir şekilde hayatına kat. Kendiniz ve sevdikleriniz için kalbinizi koruyun ve kalbinizin size söylediklerine kulak verin’."