Yerel Haberler
İstanbul
24 Mart 2026 Salı - 21:39 Ayşe Tokyaz cinayeti davasında sanık Cemil Koç: "Delillerin eksik olduğunu düşünüyorum" Küçükçekmece’de eski polis memuru Cemil Koç tarafından öldürülen ve cesedi bavulla yol kenarına bırakılan üniversite öğrencisi Ayşe Tokyaz cinayeti davasının 2’nci duruşmasında savunma yapan sanık Koç, "Olaya ilişkin savunmamı bana tüm dosya sunulduğu zaman yapacağım. Delillerin eksik olduğunu düşünüyorum" dedi. Küçükçekmece’de 11 Temmuz 2025 tarihinde eski polis memuru Cemil Koç tarafından öldürülen ve cesedi bavula konularak Eyüpsultan’da yol kenarına bırakılan 22 yaşındaki üniversite öğrencisi Ayşe Tokyaz cinayetine ilişkin Cemil Koç’un (38) da aralarında bulunduğu 4’ü tutuklu 9 sanığın yargılanmasına devam edildi. Küçükçekmece 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, tutuklu sanık Cemil Koç, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. Müşteki ikiz kardeş Esra ve anne Halime Tokyaz ile 4’ü tutuklu 6 sanık ile tarafların avukatları da salonda hazır bulundu. Müşteki kardeşler Kadir ve Kübra Tokyaz da duruşmaya SEGBİS aracılığıyla bağlandı. Duruşmada, Esra Tokyaz’ın olaydan 1 gün sonra emniyette verdiği ifadeyi Cemil Koç ile paylaştıkları iddia edilen polis memurları N.Ç. (44) ile Z.B.’nin (31) Küçükçekmece 7. Asliye Ceza Mahkemesi’ndeki dosyaları, ağır ceza mahkemesindeki cinayet davasıyla birleştirildi. Böylece davadaki sanık sayısı 11’e yükseldi. "Delillerin eksik olduğunu düşünüyorum" Duruşmada söz alan tutuklu sanık Cemil Koç, "Öncelikle Esra’nın sosyal medyadan paylaştığı, ’ben senin ifadeni satırı satırına biliyorum’ konulu ses kayıtları kesilmiş olarak dosyaya sunuldu. Aleyhime olan delilleri kabul etmiyorum. Olay öyle bir sonuçla sonlandı ki ben suçlu oldum ama dosya kapsamında somut bir delil yok" dedi. Bunun üzerine mahkeme başkanı, "Sen başka kanıtlar sunulmasını istedin, biz araştırdık, tebliğ edildi ama sen kabul etmiyorsun dosyayı" dedi. Koç ise, "Esra mahkemeye girerken, Cemil sana bir sürprizim var deyip benim Ayşe ile çektiğim fotoğrafı masaya koyuyor. Olayın sonu kötü bitti, Ayşe öldü. Herkes sadece beni suçlu biliyor, kimse öncesinde yaşananlardan bahsetmiyor. Olaya ilişkin savunmamı bana tüm dosya sunulduğu zaman yapacağım. Delillerin eksik olduğunu düşünüyorum" ifadelerini kullandı. Cemil Koç’un işlerine yardım ettiği öne sürülen tutuklu sanık C.A. ise savunmasında, "Benim bu olayda en ufak bir eylemim olduysa suçum varsa çekmeye razıyım. Ben böyle bir şey yapmadım bu benim vicdanıma da ters benim hiçbir şeyle ilgim yok. Barış Can, ben arkadaşlarımla kahve içmek için buluştum alt tarafı bu yüzden 2 aydır tutukluyum" şeklinde konuştu. Sanık avukatları ise, Cemil Koç’un susma hakkı kullandığını düşünerek yargılamanın bu yönde yapılması gerektiğini belirtti. Üye hakimden Koç’a: "Otopside beyin kanaması diyor sen niye kalp masajı yaptın?" Duruşmada üye hakim, Cemil Koç’a, "Ayşe’nin öldüğünü gördüğünü söyledin, Ayşe’nin öldüğünü ne zaman anladın" şeklinde soru yöneltti. Soruya sanık Koç, "Birilerini aramak için telefonu arıyordum, o anki psikolojim karışıktı. O sırada vücudu morarmaya başladı. Hatta kalp masajı yapma çalıştım. Yardım çağırmadım çünkü vefat ettiğini anladım. Daha önce buna benzer bir durum yaşadığım için kimse de bana inanmayacağı için çağırmadım. Ayşe’nin burnu kırıktı ama ben kırmadım. Olaydan önce kırılmıştır. Adli Tıp Kurumundan bir talebim var. E-nabız verileri çıkarılsın, bu kırığın ölüm öncesinden olduğu ortaya çıksın" diye konuştu. Bunun üzerine üye hakim sanığa, "Otopside beyin kanaması diyor sen niye kalp masajı yaptın" dedi. Sanık ise, "Ağzından köpük geldiğinde, nefes almayınca, kalp masajı yapmaya çalıştım. Birlikte hiç uyuşturucu kullanmadık, bir yakınlaşma yaşadık ben boğazında hissedince o zaman söyledi bana" diye konuştu. Sanık Koç, kimsenin kendisine inanmayacağını düşündüğünü belirterek, "Bagajı kontrol etmedim, kan var mı yok mu diye. Olay sonrası vicdan azabı çekiyordum, annesi beni arayıp kızım diye ağlıyordu. Merdivenlerden kucağıma aldım ve koltuğa yatırdım. Valiz açıktı. Ayşe’yi aldım ve valizin içerisine koydum. Ekstra bir müdahalede bulunmadım. Ben olay günü Ayşe’nin biraz üzerine gittim ama hangi konu yüzünden üzerine gittiğimi daha sonra açıklayacağım" diye konuştu. Savcılıktan tutukluluk halinin devamı talebi Bir diğer tutuklu sanık Cemal Arslan da, olayda en ufak bir suçu varsa cezasını çekmeye razı olduğunu, bu olayın vicdanına ters olduğunu belirtti. Duruşmada görüşü sorulan cumhuriyet savcısı, Cemil Koç’un da aralarında bulunduğu sanıkların tutukluluk halinin devamını talep etti. Tutukluluk halinin devamına hükmedildi Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, tutuklu sanık Cemil Koç’un da aralarında bulunduğu 4 sanığın tutukluluk halinin devamına karar verdi. Heyet, dosyadaki delillerin incelenmesi ve savunma yapabilmesi için Cemil Koç’a gönderilmesine hükmederek, eksik hususların giderilmesi için duruşmayı erteledi.
24 Mart 2026 Salı - 21:23 13. Uluslararası Türkiye Açık Taekwondo Turnuvası başladı Türkiye Taekwondo Federasyonu tarafından düzenlenen 13. Uluslararası Türkiye Açık Taekwondo Turnuvası (Türkiye Open 2026) başladı. Türk sporcular poomsae branşında 36 altın, 34 gümüş ve 46 bronz olmak üzere toplam 116 madalya kazandı. Antalya Spor Salonu’nda gerçekleştirilen organizasyonun ilk gününde tüm kategorilerde poomsae müsabakaları yapıldı. Türk sporcular, poomsae branşında 44 kategoride yapılan yarışmalarda 36 altın, 34 gümüş ve 46 bronz olmak üzere toplam 116 madalya elde etti. Organizasyon kapsamında gerçekleştirilen ödül töreninde sporculara madalyaları; Türkiye Taekwondo Federasyonu Başkanı Bahri Tanrıkulu, Dünya Taekwondo Federasyonu Teknik Delegesi Usman Dildar, Dünya Taekwondo Federasyonu Poomsae Komite Üyesi Nuri Shirali, Gençlik ve Spor İl Müdürü Yavuz Gürhan, Türkiye Taekwondo Federasyonu As Başkanı Engin Sarıkaya, Türkiye Taekwondo Federasyonu Genel Sekreteri Emrah Taşdemir, Türkiye Taekwondo Federasyonu Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Erişik, Türkiye Taekwondo Federasyonu Özel Kalem Müdürü Alper Kara, Merkez Hakem Kurulu Başkanı Cumhur Dönmez, Merkez Hakem Kurulu Başkan Yardımcısı Barış Tosun, KPNP Avrupa Direktörü Abdullah Ünlübay, Türkiye Taekwondo Poomsae Milli Takım Teknik Direktörü Şaban Değirmenci ve Para Taekwondo Milli Takım Teknik Sorumlusu Halil İbrahim Mercimek takdim etti. Genç yeteneklerden elit sporculara kadar toplam 67 ülkeden 2 bin 552 sporcunun katıldığı organizasyon, yarın para taekwondo branşında hem kyorugi hem de poomsae karşılaşmaları ile devam edecek. Turnuvada 26-27 Mart tarihlerinde yıldızlar, 28-29 Mart’ta gençler, 30-31 Mart’ta ise büyükler kategorisindeki müsabakalar gerçekleştirilecek.
Ataoğlu: "Ada Kıbrıs projesi sonrası ziyaretçi sayısında yüzde 40 artış sağladık"
06 Şubat 2026 Cuma - 14:19 Ataoğlu: "Ada Kıbrıs projesi sonrası ziyaretçi sayısında yüzde 40 artış sağladık" KKTC Başbakan Yardımcısı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu, EMITT Fuarı’nda yürütülen tanıtım faaliyetlerinin turizme ciddi katkı sağladığını belirterek, "KKTC’de Ada Kıbrıs projesiyle ziyaretçi sayısında yüzde 30-40 artış yakaladık" dedi. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakan Yardımcısı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu İstanbul’da düzenlenen Doğu Akdeniz Uluslararası Turizm ve Seyahat Fuarı’nda (EMITT) KKTC’nin tanıtım faaliyetlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. KKTC’nin bu yıl da fuarda güçlü bir şekilde temsil edildiğini belirten Ataoğlu, Ada Kıbrıs markasıyla yürütülen tanıtım çalışmalarının ziyaretçi sayısında önemli artışlar sağladığını söyledi. Ataoğlu, özellikle Türkiye pazarının KKTC turizmi açısından stratejik öneme sahip olduğunu vurguladı. Ataoğlu, KKTC’nin tanıtım faaliyetlerini "Ada Kıbrıs" başlığı altında birleştirdiklerini belirtti. Ataoğlu, "Bu yıl da EMITT fuarında yerimizi aldık. KKTC tanıtımlarımızı ‘Ada Kıbrıs’ başlığı altında topladık ve bu proje kapsamında tanıtım faaliyetlerimizi sürdürüyoruz" dedi. Reklam filmlerinin hem Türkiye’de hem de birçok ülkede yayınlandığını ifade eden Ataoğlu, "Reklam filmlerimiz Türkiye ve birçok ülkede yer aldı. Bu çalışmalar turizm sayımızın artmasında etkili oldu" diye konuştu. Türkiye’den gelen ziyaretçi sayısının kendileri için büyük önem taşıdığını vurgulayan Ataoğlu, "Türkiye’den gelen ziyaretçi sayılarının artması bizim için önem arz ediyor. KKTC’de yaşayanlar da Türkiye’nin bağrından kopup gidenlerdir. Aynı dili, dini ve kültürü paylaşan insanlarız. Başka adalara gitmek yerine KKTC tercih edilmeli" ifadelerini kullandı. "Ada Kıbrıs" projesinin etkilerine de değinen Ataoğlu, "Proje sonrasında KKTC’ye gelen ziyaretçi sayısında yüzde 30-40 oranında artış oldu. KKTC anlatmakla değil, yaşadıkça anlaşılır" dedi. KKTC’nin turizm potansiyelinin yıl geneline yayıldığını söyleyen Ataoğlu, "Türkiye dışında en çok İngiltere, Polonya ve Almanya’dan ziyaretçi ağırlıyoruz. Turizm KKTC’de 12 ay yaşanıyor. Turizmi 12 aya yaymayı başardık" şeklinde konuştu. Adanın tarihi, kültürel ve gastronomik zenginliklerine dikkat çeken Ataoğlu, "Ada; tarihi zenginlikleri, misafirperverliği ve gastronomisiyle görülmeye değer bir destinasyon" dedi. 2026 hedeflerine de değinen Ataoğlu, "2026 yılında önceki yıla göre yaklaşık yüzde 30’luk bir artış bekliyoruz. Üçüncü dünya ülkelerinden de ziyaretçiler bekliyoruz" ifadelerini kullandı. Tanıtım çalışmalarının uluslararası boyutta sürdüğünü belirten Ataoğlu, "THY iş birliğiyle Polonya, Azerbaycan, İngiltere, Rusya ve Almanya gibi ülkelerde tanıtımlar gerçekleştiriyoruz. Dünyanın her yerinde fuarlarda KKTC’yi tanıtmaya devam ediyoruz" diye konuştu.
Arnavutköy’de 6 Şubat depremlerinin yıl dönümünde gerçeğini aratmayan tatbikat
06 Şubat 2026 Cuma - 13:59 Arnavutköy’de 6 Şubat depremlerinin yıl dönümünde gerçeğini aratmayan tatbikat İstanbul Arnavutköy’de 6 Şubat depremlerinin yıl dönümünde bir ortaokulda düzenlenen deprem tatbikatı gerçeğini aratmadı. 11 ili etkileyerek binlerce can kaybına yol açan Kahramanmaraş merkezli depremlerin 3. yıl dönümünde Türkiye genelinde olduğu gibi İstanbul’da da afet farkındalığına yönelik etkinlikler düzenlendi. Bu kapsamda İstanbul’un Arnavutköy ilçesindeki Mehmet Akif Ersoy Ortaokulu’nda gerçeğini aratmayan bir deprem tatbikatı gerçekleştirildi. Tatbikat, İstanbul Valisi Davut Gül’ün talimatları doğrultusunda AFAD’dan sorumlu İstanbul Vali Yardımcısı Mahmut Hersanlıoğlu öncülüğünde yapıldı. Okulda çalan ilk sirenle birlikte öğrenciler, öğretmenler ve protokol üyeleri "çök-kapan-tutun" uygulamasını eksiksiz şekilde yerine getirdi. Bir süre beklenmesinin ardından çalan ikinci sirenle birlikte bina kontrollü şekilde tahliye edildi. Tatbikat süresince hiçbir aşamada taviz verilmezken, afet bilincinin yerleşmesi adına tüm prosedürler titizlikle uygulandı. "İstanbul’u afetlere karşı dirençli hale getirmek zorundayız" Tatbikat sonrası konuşan AFAD’dan sorumlu İstanbul Vali Yardımcısı Mahmut Hersanlıoğlu, yürütülen çalışmaların önemine dikkat çekerek, "Bugün Valimiz Davut Gül’ün emirleri kapsamında bir okulumuzda kapalı alan tahliye tatbikatı yaptık. Bunlar çok önemli hareketler. Bilgilenmemiz ve bilinçlenmemiz açısından son derece kıymetli çalışmalar. Yine Valimizin liderliğinde ilimizde afet farkındalığı oluşturulması noktasında kamu kurum ve kuruluşları ile belediyelerimiz ciddi eğitim faaliyetleri yürütüyor. 6 Şubat depremlerinde milletimizin asaleti ve devletimizin gücüyle çok ciddi çalışmalar yapıldı. Bu çalışmalar neticesinde bugün dünyanın hiçbir noktasında görülmeyen bir iyileştirme süreci devam ediyor. İnsanlar evlerine kavuştu, sahada çalışmalar sürüyor. Bununla birlikte İstanbul genelinde, Valimizin liderliğinde İl Risk Azaltma Planı çalışmalarımız var. Bu çalışmalar ışığında, tüm afetlere karşı İstanbul’u dirençli hale getirebilmek adına önemli adımlar atılıyor. Yine Cumhurbaşkanımızın başbakanken İstanbul’a özel olarak kurduğu İstanbul Proje Koordinasyon Birimi sayesinde, başta kamu binaları olmak üzere okullarımız, sağlık tesislerimiz, kamu hizmet binaları ve güvenlik birimlerimizin bulunduğu alanlarda güçlendirme ve yeniden yapılandırma çalışmaları yürütülüyor. Vatandaşlarımızdan önemli bir ricamız var: İstanbul ve Marmara Bölgesi afetlere açık bir coğrafya. Afetlerden korunabilmek için herkesin kendi üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmesi gerekiyor. Cumhurbaşkanımızın açıkladığı ‘Yarısı Bizden’ kampanyasına ve kentsel dönüşüm çalışmalarına önem verilmesini özellikle istirham ediyoruz. Ayrıca DASK sigortasının yaptırılması büyük önem taşıyor. 23 Nisan’da yaşanan depremde hafif hasarlı yaklaşık 6 bin 500 konut için devletimiz tarafından 150 milyon lira ödeme yapıldı. Bu, sigortanın ne kadar önemli bir güvence olduğunu gösteriyor. Evlerimizde afet çantası bulundurmamızı ve afet anında yapılması gerekenleri öğrenmemizi özellikle rica ediyoruz" ifadelerini kullandı. Arnavutköy İlçe Kaymakamlığı binası girişinde açılan deprem temalı fotoğraf sergisi de gezilerek, protokolün deprem zamanı bölgelerdeki çalışmaları hakkında konuşuldu.
Nesim Turan: "Çin ve Kore’nin hegemonyası altındaki bir branşın bu hale gelmesi inanılmaz keyifli"
06 Şubat 2026 Cuma - 13:55 Nesim Turan: "Çin ve Kore’nin hegemonyası altındaki bir branşın bu hale gelmesi inanılmaz keyifli" Eski para masa tenisi sporcusu Nesim Turan, paralimpikte para masa tenisinin Türkiye’nin en başarılı branşlarından olduğunu söyleyerek, "Para masa tenisindeki gelişim sürecini bambaşka bir seviyeye getirdik. Çin ve Kore’nin hegemonyası altında olan bir branşın bu hale gelmesi inanılmaz keyifli" dedi. Eski para masa tenisi sporcusu Nesim Turan, Brand&Sport Summit etkinliğinde basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Sporculuğu bıraktığını ama sporu bırakma niyeti olmadığını söyleyen Turan, "Öyle bir düşüncemiz de yok. İnsan hayatına dokunmak için sporcu olmaya da gerek yok. Evinden çıkamayan tek bir engelli kalmayana kadar mücadelemiz devam edecek. Paralimpik alanında insanları hayata dair motive etmek için çabalayacağız. Yaptığım her işte şu mantalitede yaşamayı seviyorum; insanlara ne gibi bir faydamız var? Bu soruyu kendime sorduğumda, cevaba göre kendime hep yol haritası çizdim, çizmeye devam edeceğiz. Sosyal medya projelerim var. Spor yöneticiliği kısmında niye paralimpik bir sporcu yönetmeye talip olmasın gibi birçok alanda hedeflerim, hayallerim var. Bunların ne kadar gerçekleştirebiliriz, ne kadarını gerçekleştiremeyiz zaman gösterecek. Madalyalardan çok daha kıymetli olan bir şey var. O da, tanımadığım bir insandan ’Ben de sizi örnek aldım. Sizin sayenizde spora başladım’ gibi cümleler en kıymetli madalya oluyor" şeklinde konuştu. Paralimpikte para masa tenisinin Türkiye’nin en başarılı olduğu branşlardan olduğunu ifade eden Nesim Turan, "Para masa tenisindeki gelişim sürecini bambaşka bir seviyeye getirdik. Çin ve Kore’nin hegemonyası altında olan bir branşın bu hale gelmesi inanılmaz keyifli. Alttan gelecek çocukların 2028 için biraz zor olduğunu düşünen taraftayım. Doğru bir yatırımla, doğru bir spor bakış açısıyla sonraki dönemlerde yine bu alanda söz sahibi branş haline gelebileceğine inanıyorum. Umarım öyle de olur. Yine devam eden arkadaşlarımızın madalya alacağına eminim. Sonraki süreçlerde yavaş yavaş jenerasyonun da sonuna geleceğimizi düşünüyorum" diye konuştu.
Prof. Dr. Atalar’dan Kıbrıs için deprem uyarısı: Risk göz ardı edilemez
06 Şubat 2026 Cuma - 13:51 Prof. Dr. Atalar’dan Kıbrıs için deprem uyarısı: Risk göz ardı edilemez 6 Şubat Kahramanmaraş depremlerinin yıl dönümünde konuşan Prof. Dr. Cavit Atalar, Kıbrıs’ın aktif fay sistemleri nedeniyle sürekli sismik hareketlilik içinde olduğunu belirterek yılda ortalama 500-600 depremin kaydedildiğini ve yapı kalitesinin can kayıplarında belirleyici olduğunu vurguladı. Yakın Doğu Üniversitesi Deprem ve Zemin Araştırma ve Değerlendirme Merkezi Başkanı Prof. Dr. Cavit Atalar, 6 Şubat Kahramanmaraş depremlerinin yıl dönümünde Kıbrıs’ın güncel deprem riskine dikkat çekti. Prof. Dr. Cavit Atalar, "6 Şubat 2023’te Kahramanmaraş merkezli meydana gelen ve on binlerce kişinin hayatını kaybettiği depremler, geniş bir coğrafyada derin izler bıraktı. Türkiye başta olmak üzere birçok bölgeyi etkileyen felaket, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde de ortak bir yasa dönüştü. Depremlerde yaşamını yitiren Şampiyon Melekler ile 49 kişinin kaybı, depremin etkisini bir kez daha ortaya koydu" dedi. 6 Şubat depremleri Kıbrıs’ta da hissedildi KKTC Cumhurbaşkanlığı Deprem Komitesi Başkanı, İki Toplumlu Deprem Komitesi Üyesi ve Yakın Doğu Üniversitesi Deprem ve Zemin Araştırma ve Değerlendirme Merkezi Başkanı Prof. Dr. Cavit Atalar, 6 Şubat depremlerinin Kıbrıs’ta bazı bölgelerde güçlü şekilde hissedildiğini, Lefkoşa’da bir duvarın yıkıldığını hatırlattı. Bu durumun Kıbrıs’taki deprem riskinin yalnızca teorik bir olasılık olmadığını gösterdiğini belirten Atalar, adanın deprem gerçeğiyle yüzleşmesi gerektiğini vurguladı. Kıbrıs’ın büyük depremlerle nadiren gündeme gelmesine rağmen çevresindeki aktif fay sistemleri nedeniyle sürekli sismik hareketlilik içinde olduğunu ifade eden Atalar, adanın Anadolu, Afrika ve Arap levhalarının etkileşim alanında yer aldığını söyledi. Bu jeodinamik yapının, yıkıcı depremler uzun aralıklarla gerçekleşse de riskin hiçbir zaman ortadan kalkmadığını gösterdiğini belirtti. "Kıbrıs’ta her gün deprem oluyor" Toplumda en sık sorulan sorunun "Deprem ne zaman olacak?" olduğunu dile getiren Prof. Dr. Atalar, bu sorunun yanlış bir varsayıma dayandığını ifade etti. Kıbrıs’ta her gün deprem meydana geldiğini vurgulayan Atalar, yılda ortalama 500-600 sarsıntının kaydedildiğini, bazı yıllarda bu sayının bini aştığını, büyük depremler sonrasında ise 1200’e kadar çıktığını söyledi. 6 Şubat depremlerinin ardından Kıbrıs çevresinde kaydedilen yüksek sayıdaki sarsıntının, bölgedeki fay etkileşimlerinin dikkatle izlenmesi gerektiğini gösterdiğini kaydetti. "Can kaybına yol açan deprem değil, dayanıksız yapılar" Depremlerin yıkıcı etkisinin yalnızca büyüklükle sınırlı olmadığını belirten Prof. Dr. Cavit Atalar, yapı kalitesinin belirleyici unsur olduğunu vurguladı. Aynı büyüklükteki bir depremin farklı bölgelerde farklı sonuçlar doğurabildiğini ifade eden Atalar, özellikle mühendislik hizmeti almamış yapılar, eski bina stoku ve zemin özellikleri dikkate alınmadan yapılan yapılaşmanın ciddi risk oluşturduğunu sözlerine ekledi.
Arnavutköy’de 6 Şubat depremlerinin yıl dönümünde gerçeğini aratmayan tatbikat
06 Şubat 2026 Cuma - 13:47 Arnavutköy’de 6 Şubat depremlerinin yıl dönümünde gerçeğini aratmayan tatbikat Kahramanmaraş merkezli meydana gelen ve 11 ili etkileyerek binlerce can kaybına yol açan depremlerin yıl dönümünde, Türkiye genelinde olduğu gibi İstanbul’da da afet farkındalığına yönelik etkinlikler düzenlendi. Bu kapsamda İstanbul’un Arnavutköy ilçesinde, Mehmet Akif Ersoy Ortaokulu’nda gerçeğini aratmayan bir deprem tatbikatı gerçekleştirildi. Öğrenciler ve tatbikata katılan Vali Yardımcısı Mahmut Hersanlıoğlu çalan sirenle birlikte çök, kapan, tutun yaparak afette yapılması gerekenleri hiç taviz vermeden tatbikat sonuna kadar yerine getirdi. Tatbikat, İstanbul Valisi Davut Gül’ün talimatları doğrultusunda, AFAD’dan sorumlu İstanbul Vali Yardımcısı Mahmut Hersanlıoğlu öncülüğünde yapıldı. Okulda çalan ilk sirenle birlikte öğrenciler, öğretmenler ve protokol üyeleri "çök-kapan-tutun" uygulamasını eksiksiz şekilde yerine getirdi. Bir süre beklenmesinin ardından çalan ikinci sirenle birlikte bina kontrollü şekilde tahliye edildi. Tatbikat süresince hiçbir aşamada taviz verilmezken, afet bilincinin yerleşmesi adına tüm prosedürler titizlikle uygulandı. "İstanbul’u afetlere karşı dirençli hale getirmek zorundayız" Tatbikat sonrası konuşan AFAD’dan sorumlu İstanbul Vali Yardımcısı Mahmut Hersanlıoğlu, yürütülen çalışmaların önemine dikkat çekerek, "Bugün Valimiz Davut Gül’ün emirleri kapsamında bir okulumuzda kapalı alan tahliye tatbikatı yaptık. Bunlar çok önemli hareketler. Bilgilenmemiz ve bilinçlenmemiz açısından son derece kıymetli çalışmalar. Yine Valimizin liderliğinde ilimizde afet farkındalığı oluşturulması noktasında kamu kurum ve kuruluşları ile belediyelerimiz ciddi eğitim faaliyetleri yürütüyor. 6 Şubat depremlerinde milletimizin asaleti ve devletimizin gücüyle çok ciddi çalışmalar yapıldı. Bu çalışmalar neticesinde bugün dünyanın hiçbir noktasında görülmeyen bir iyileştirme süreci devam ediyor. İnsanlar evlerine kavuştu, sahada çalışmalar sürüyor. Bununla birlikte İstanbul genelinde, Valimizin liderliğinde İl Risk Azaltma Planı çalışmalarımız var. Bu çalışmalar ışığında, tüm afetlere karşı İstanbul’u dirençli hale getirebilmek adına önemli adımlar atılıyor. Yine Cumhurbaşkanımızın başbakanken İstanbul’a özel olarak kurduğu İstanbul Proje Koordinasyon Birimi sayesinde; başta kamu binaları olmak üzere okullarımız, sağlık tesislerimiz, kamu hizmet binaları ve güvenlik birimlerimizin bulunduğu alanlarda güçlendirme ve yeniden yapılandırma çalışmaları yürütülüyor. Vatandaşlarımızdan önemli bir ricamız var: İstanbul ve Marmara Bölgesi afetlere açık bir coğrafya. Afetlerden korunabilmek için herkesin kendi üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmesi gerekiyor. Cumhurbaşkanımızın açıkladığı ‘Yarısı Bizden’ kampanyasına ve kentsel dönüşüm çalışmalarına önem verilmesini özellikle istirham ediyoruz. Ayrıca DASK sigortasının yaptırılması büyük önem taşıyor. 23 Nisan’da yaşanan depremde hafif hasarlı yaklaşık 6 bin 500 konut için devletimiz tarafından 150 milyon lira ödeme yapıldı. Bu, sigortanın ne kadar önemli bir güvence olduğunu gösteriyor. Evlerimizde afet çantası bulundurmamızı ve afet anında yapılması gerekenleri öğrenmemizi özellikle rica ediyoruz." Tatbikat, öğrenciler ve okul yönetimi tarafından dikkatle takip edilirken, yetkililer bu tür uygulamaların belirli aralıklarla devam edeceğini vurguladı. Öte yandan tatbikat sonrasında Arnavutköy İlçe Kaymakamlığı binası girişinde açılan deprem temalı fotoğraf sergisi gezildi ve protokolün deprem zamanı bölgelerdeki çalışmaları hakkında konuşuldu.
Murat Aksu: "2025 yılı Türkiye için ilklerin yılı oldu"
06 Şubat 2026 Cuma - 13:46 Murat Aksu: "2025 yılı Türkiye için ilklerin yılı oldu" Türkiye Milli Paralimpik Komitesi (TMPK) Başkanı Murat Aksu, 2025’in Türkiye için ilklerin yılı olduğunu söyledi. Türkiye Milli Paralimpik Komitesi Başkanı Murat Aksu, Brand&Sport Summit etkinliğinde basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. 2025 yılının Türkiye için ilklerin yılı olduğunu hatırlatan Aksu, "Defne Kurt’u gördük. 5 altın madalyayla bize Dünya Şampiyonası’nda mutluluk kazandırdı. Türkiye’de ayrıca Avrupa Para Gençlik Oyunları İstanbul’da düzenlendi. Bu bizim tarihimizde ilkti. Paralimpikte dünyada ilk düzenlenen Plaj Oyunları’nı Mersin’de düzenledik. Dünya Halter Şampiyonası’nı da yaptık. Artık Türkiye, sadece yarışmalara katılan bir ülke değil. Artık yarışmalara ev sahipliği de yapıyoruz. 2036 Paralimpik Oyunları’nı İstanbul’da düzenleyene kadar bu hedefimizden vazgeçmeyeceğiz. Paralimpik organizasyonlarını en iyi şekilde yapabileceğimizi gösteriyoruz. Sporcularımız, 2025 yılında birçok ülkede yarıştı. Öncelikli hedefimiz ise 2028 Paralimpik Oyunları. 28 olan sayımızı yükseltmek istiyoruz" şeklinde konuştu. 2028 Paralimpik Oyunları için yaptıkları çalışmalar hakkında da konuşan Aksu, "Bütün sporcu kardeşlerim, son sürat organizasyon için çalışmaya devam ediyor. Basının destekleri çok önemli. İlham kaynağı olan sporcularımızın başarılarını ne kadar çok kardeşimize duyurursak, onları spora kazandırırsak, o kadar iyi. Bu yüzden basının desteğinin artarak devam etmesini istiyoruz" değerlendirmesinde bulundu.
Erdemir’den şehit yakınları ve gazilere sanat alanında destek
06 Şubat 2026 Cuma - 13:45 Erdemir’den şehit yakınları ve gazilere sanat alanında destek OYAK Maden Metalürji şirketlerinden Erdemir ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Şehit Yakınları ve Gaziler Genel Müdürlüğü arasında ‘Sanata Teşvik ve Sanatla Yaşam Programı’ iş birliği protokolü imzalandı. Proje kapsamında 81 ilde şehit yakınları ve gazilere yönelik düzenlenecek sanat kurslarında kursiyerlerin malzeme ihtiyacı şirket tarafından karşılanacak. Türkiye çelik sektörünün önde gelenlerinden Ereğli Demir ve Çelik Fabrikası T.A.Ş. (Erdemir), sosyal sorumluluk vizyonuyla anlamlı bir projeye adım attı. Şirket ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Şehit Yakınları ve Gaziler Genel Müdürlüğü arasında ‘Sanata Teşvik ve Sanatla Yaşam Programı’ kapsamında iş birliği protokolü imzalandı. İmza töreni, Ankara’da Şehit Yakınları ve Gaziler Genel Müdürlüğü’nde gerçekleştirildi. Protokol, Erdemir Yönetim Kurulu Üyesi ve Murahhas Azası Serdar Başoğlu ile Şehit Yakınları ve Gaziler Genel Müdürü Muharrem Kurt tarafından imzalandı. 81 İlde şehit yakınları ve gazilere sanat kursları Yapılan açıklamaya göre, imzalanan protokol kapsamında şirket, Sanata Teşvik ve Sanatla Yaşam Programı’nın yürütülmesi ve malzeme temini için maddi destek sağlayacak. Programa katılan kursiyerlerin tüm sanat malzemeleri şirket tarafından karşılanacak. Türkiye’nin 81 ilinde açılacak kurslarda, şehit yakını ve gaziler birbirinden farklı sanat branşlarında eğitim alabilecek. Kursiyerler eğitimlerde yapacakları sanat eserleri ile hem kendilerini ifade etme fırsatı bulacak hem de sanatın iyileştirici gücüyle özgüven kazanarak sosyal hayata daha güçlü katılacaklar. Sanat kursları çeşitli illerde yer alan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na bağlı Aile Destek Merkezleri (ADEM), Halk Eğitim Merkezleri, belediyeler, üniversiteler ve Gençlik Merkezleri ile koordineli şekilde gerçekleştirilecek. "Kahramanlarımızın ve ailelerinin yanındayız" İmza törenine katılan Erdemir Yönetim Kurulu Üyesi ve Murahhas Azası Serdar Başoğlu "Bu proje, emek ve alın teriyle büyüyen OYAK Grubu’nun, şehit yakınları ve gazilerimiz için sorumluluk üstlenmeye devam ettiğinin güçlü bir göstergesidir. Ülkemizin en büyük sanayi kuruluşlarından biri olarak; toplumsal fayda üreten, ülkemizin ve milletimizin değerleriyle bütünleşen projeleri önceliklerimiz arasında değerlendiriyoruz" dedi. Başoğlu konuşmasına şöyle devam etti: "Şirketimiz, Türkiye’nin lider entegre çelik üreticisi olmanın ötesinde topluma dokunan güçlü bir kurumsal vatandaş olmayı misyon edinmiştir. Sanatın birleştirici ve iyileştirici gücünü, kahramanlarımızın ailelerine ulaştıracak olan bu projenin yakın takipçisi olmaya devam edecek; çok daha geniş kitlelere ulaşması için desteğimizi sürdüreceğiz." Şehit Yakınları ve Gaziler Genel Müdürü Muharrem Kurt ise imza töreninde projenin önemine dikkat çekti. Kurt, "Şehitlerimizin emanetleri ve gazilerimiz, devletimizin gönlündeki en müstesna yerdedir. Sanatın iyileştirici gücünü kullanarak onların sosyal hayata katılımını güçlendirecek bu proje, kamu ile özel sektör iş birliğinin örnek bir modelidir. Erdemir’e bu anlamlı destek için teşekkür ediyoruz" dedi.
İstanbul merkezli 16 ilde dolandırıcılık operasyonu: 51 gözaltı
06 Şubat 2026 Cuma - 13:35 İstanbul merkezli 16 ilde dolandırıcılık operasyonu: 51 gözaltı İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca Türkiye genelinde meydana gelen dolandırıcılık olaylarına yönelik yürütülen soruşturma kapsamında İstanbul merkezli 16 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Kurbanlarını yüklü miktarda dolandıran şüphelilerin yakalanmasına yönelik düzenlenen operasyon sonucu 51 şüpheli gözaltına alındı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından Türkiye genelinde meydana gelen dolandırıcılık olaylarına yönelik yürütülen soruşturma kapsamında bazı şüphelilerin ’suç işlemek amacıyla örgüt kurma’, ’kurulan suç örgütüne üye olmak’ ve ’nitelikli dolandırıcılık’ suçları çerçevesinde Instagram’da kendilerini yatırım danışmanı olarak tanıtarak, yatırım vaadiyle reklam paylaşımları yaptığı ve vatandaşlara borsada bulunan şirketlerin hisselerinden günlük alım satım yaparak kısa süre içinde sermayenin 5 katı kadar kar vaat ettiği tespit edildi. Soruşturma kapsamında şüphelilerin kişilerin cep telefonlarına "IN.Pro" adlı yatırım uygulamasını yükleyerek temin ettikleri paraları kurmuş oldukları paravan şirketlerin banka hesaplarına yatırttıkları, ayrıca şirket hesaplarına gelen paraları ikinci veya üçüncü banka hesaplarına aktarıp, kripto platformuna göndererek takibini imkansız hale getirdikleri belirlendi. Ağlarına düşürdükleri kurbanlarını yüklü miktarda dolandırdılar Soruşturma çerçevesinde benzer yöntemlerle Y.G. isimli şahsın 102 milyon 246 bin 80 lira, A.Y. isimli şahsın 2 milyon 860 bin lira, M.E.K. isimli şahsın 4 milyon 855 lira, H.K. isimli şahsın 3 milyon lira, U.S.K. isimli şahsın 3 milyon 489 bin lira olmak üzere 5 kişinin toplam 115 milyon 595 bin 965 lira dolandırıldığı, ayrıca H.D. isimli şahsın 12 bin dolar, H.Ö. isimli şahsın 1 milyon 392 bin lira, K.T. isimli şahsın 1 milyon 289 bin lira ile yaklaşık 97 bin 643 dolar, A.S. isimli şahsın 223 bin lira dolandırıldığı belirlendi. Olaya ilişkin ilk aşamada 37 şüpheli şirket ile 64 şüpheli şahıs belirlenirken, devamında 50 paravan şirket ile bu şirketlerin yetkilisi olarak 42 şüpheli şahıs, paranın aklamasına aracılık eden 3 kuyumcu şirketi, banka veya kripto hesaplarını kullandıran 45 şahıs, TAPE kayıtlarından tespit edilen 20 şahıs ve ’IP/PORT’ çalışması neticesinde 4 şahıs olmak üzere 114 ve 40 şüpheli şahısla toplam 154 şüpheli tespit edildi. Tespit edilen 154 şüpheliden 44’ünün cezaevinde olduğu belirlenirken, diğer şüphelilere yönelik İstanbul, Gaziantep, İzmir, Ankara, Sakarya, Kocaeli, Konya, Şanlıurfa, Antalya, Mardin, Manisa, Muğla, Rize, Siirt, Tekirdağ ve Trabzon’da operasyon düzenlendi. İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerince düzenlenen eş zamanlı operasyon sonucu 51 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerin örgüt içi görev ve konumlarının netleştirilmesi, finansal ve dijital delillerin temini, suçtan elde edilen gelirlerin izinin sürülmesi ve delillerin muhafazası amacıyla adreslerinde arama ve el koyma işlemlerinin gerçekleştirildiği, ayrıca soruşturmanın örgütsel yapının tüm yönleriyle ortaya çıkarılması amacıyla çok yönlü ve titizlikle yürütülmeye devam edeceği öğrenildi.