Yerel Haberler
İstanbul
MHP İstanbul İl Başkanı Volkan Yılmaz: "İstanbul il yöneticilerine yüklenen sorumluluğun ne kadar büyük bir sorumluluk olduğunun bilincindeyim’’ 17 Nisan 2026 Cuma - 17:17:12 Milliyetçi Hareket Partisi’nin (MHP) yeni İstanbul İl Başkanı Volkan Yılmaz İl Başkanlığı’nda yaptığı açıklamada "Milliyetçi Hareket Partisi İl Başkanlığı’nın ne kadar onurlu, ne kadar gururlu bir görev olduğunu bilmekle birlikte hem şahsıma hem de İstanbul il yöneticilerine yüklenen sorumluluğun ne kadar büyük bir sorumluluk olduğunun bilincindeyim. Ama hepinizin bilmesini istediğim bir şey var ki, bu sorumluluğu taşıyacak güce, iradeye ve azme de sahibim" dedi. Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) yeni İstanbul İl Başkanı olan Volkan Yılmaz, ilk yönetim kurulu üyeleriyle birlikte Cuma Namazının ardından açıklamalarda bulunmak üzere Sarıyer’de bulunan MHP İstanbul İl Başkanlığı Binasına geldi. Yılmaz’a MHP il teşkilatı üyeleri ve partilileri eşlik etti. Açıklamalarda bulunmak üzere kameraların karşısına geçen İl Başkanı Volkan Yılmaz, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye teşekkür ederek konuşmalarına başladı. Yılmaz konuşmasının devamında,’’ Milliyetçi Hareket Partisi İl Başkanlığı’nın ne kadar onurlu, ne kadar gururlu bir görev olduğunu bilmekle birlikte hem şahsıma hem de İstanbul il yöneticilerine yüklenen sorumluluğun ne kadar büyük bir sorumluluk olduğunun bilincindeyim. Ama hepinizin bilmesini istediğim bir şey var ki, bu sorumluluğu taşıyacak güce, iradeye ve azme de sahibim" ifadelerini kullandı. "Hiçbir ülküdaşımızın, hiçbir dava arkadaşımızın başını öne eğecek hiçbir işin, içerisinde olmayacağız’’ Yılmaz, İstanbul için mücadele edeceklerini dile getirirken, "İstanbul’daki farklılıkları zenginliğimiz olarak gören, yine ortak hedeflerde, ortak amaçlarda, ortak paydada buluşan ve ötekisi olmayan bir İstanbul için mücadele edeceğiz. Hiç kimsenin şüphesi olmasın ki bu mücadelede hiçbir ülküdaşımızın, hiçbir dava arkadaşımızın başını öne eğecek hiçbir işin, işlemin içerisinde de olmayacağız. Bolluğun arttığı, refahın arttığı, herkesin yüzünün güldüğü, yaşanabilir bir İstanbul için de Milliyetçi Hareket Partisi İl Başkanlığı olarak İstanbul’a katkı sunmaya devam edeceğiz" açıklamasında bulundu. "İstanbul kimsesiz olmamalı. İstanbul şehri kendi haline terk edilmemeli’’ İstanbul’un sahipsiz kaldığının altını çizen Yılmaz, "Şunu herkes iyi bilsin ki İstanbul bugün olduğu gibi sahipsiz bir şehir olmamalı. İstanbul kimsesiz olmamalı. İstanbul şehri kendi haline terk edilmemeli... Dünyanın en büyük iki imparatorluğunun başkenti olan, adına şiirler yazılan, kitaplar yazılan, evliyalar şehri İstanbul kendi haline terk edilemez. Kimsesiz bırakılamaz, yalnız bırakılamaz. Bu minvalde bizler Milliyetçi Hareket Partisi’nin il teşkilatı olarak gece uyumadan, gündüz yorulmadan var gücümüzle Genel Başkanımızın koyduğu hedeflere ulaşmak için var gücümüzle çalışacağız" dedi.
17 Nisan 2026 Cuma - 17:14 - MHP İstanbul İl Başkanı Volkan Yılmaz: "İstanbul il yöneticilerine yüklenen sorumluluğun ne kadar büyük bir sorumluluk olduğunun bilincindeyim’’ Milliyetçi Hareket Partisi’nin (MHP) yeni İstanbul İl Başkanı Volkan Yılmaz İl Başkanlığı’nda yaptığı açıklamada "Milliyetçi Hareket Partisi İl Başkanlığı’nın ne kadar onurlu, ne kadar gururlu bir görev olduğunu bilmekle birlikte hem şahsıma hem de İstanbul il yöneticilerine yüklenen sorumluluğun ne kadar büyük bir sorumluluk olduğunun bilincindeyim. Ama hepinizin bilmesini istediğim bir şey var ki, bu sorumluluğu taşıyacak güce, iradeye ve azme de sahibim" dedi. Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) yeni İstanbul İl Başkanı olan Volkan Yılmaz, ilk yönetim kurulu üyeleriyle birlikte Cuma Namazının ardından açıklamalarda bulunmak üzere Sarıyer’de bulunan MHP İstanbul İl Başkanlığı Binasına geldi. Yılmaz’a MHP il teşkilatı üyeleri ve partilileri eşlik etti. Açıklamalarda bulunmak üzere kameraların karşısına geçen İl Başkanı Volkan Yılmaz, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye teşekkür ederek konuşmalarına başladı. Yılmaz konuşmasının devamında,’’ Milliyetçi Hareket Partisi İl Başkanlığı’nın ne kadar onurlu, ne kadar gururlu bir görev olduğunu bilmekle birlikte hem şahsıma hem de İstanbul il yöneticilerine yüklenen sorumluluğun ne kadar büyük bir sorumluluk olduğunun bilincindeyim. Ama hepinizin bilmesini istediğim bir şey var ki, bu sorumluluğu taşıyacak güce, iradeye ve azme de sahibim" ifadelerini kullandı. ‘’Hiçbir ülküdaşımızın, hiçbir dava arkadaşımızın başını öne eğecek hiçbir işin, içerisinde olmayacağız’’ Yılmaz, İstanbul için mücadele edeceklerini dile getirirken, "İstanbul’daki farklılıkları zenginliğimiz olarak gören, yine ortak hedeflerde, ortak amaçlarda, ortak paydada buluşan ve ötekisi olmayan bir İstanbul için mücadele edeceğiz. Hiç kimsenin şüphesi olmasın ki bu mücadelede hiçbir ülküdaşımızın, hiçbir dava arkadaşımızın başını öne eğecek hiçbir işin, işlemin içerisinde de olmayacağız. Bolluğun arttığı, refahın arttığı, herkesin yüzünün güldüğü, yaşanabilir bir İstanbul için de Milliyetçi Hareket Partisi İl Başkanlığı olarak İstanbul’a katkı sunmaya devam edeceğiz" açıklamasında bulundu. "İstanbul kimsesiz olmamalı. İstanbul şehri kaderine terk edilmemeli’’ İstanbul’un sahipsiz kaldığının altını çizen Yılmaz, "Şunu herkes iyi bilsin ki İstanbul bugün olduğu gibi sahipsiz bir şehir olmamalı. İstanbul kimsesiz olmamalı. İstanbul şehri kaderine terk edilmemeli... Dünyanın en büyük iki imparatorluğunun başkenti olan, adına şiirler yazılan, kitaplar yazılan, evliyalar şehri İstanbul kaderine terk edilemez. Kimsesiz bırakılamaz, yalnız bırakılamaz. Bu minvalde bizler Milliyetçi Hareket Partisi’nin il teşkilatı olarak gece uyumadan, gündüz yorulmadan var gücümüzle Genel Başkanımızın koyduğu hedeflere ulaşmak için var gücümüzle çalışacağız" dedi. (KA-MD-
17 Nisan 2026 Cuma - 16:56 İhlas Ambalaj’a çevreci ödülü İhlas Ambalaj, AREV Eğitim Vakfı tarafından bu yıl ikincisi düzenlenen ’Yılın Enleri Ödül Töreni’nde ’Yılın Çevreci Ödülü’nü kazandı. AREV Eğitim Vakfı tarafından bu yıl ikincisi düzenlenen ’Yılın Enleri Ödül Töreni’nde, İhlas Ambalaj ’Yılın Çevreci Ödülü’ne layık görüldü. Törende; spor, sanat ve medya dünyasından çok sayıda isim yer aldı. Program, İstiklal Marşı ve saygı duruşuyla başladı. Açılışta, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta okullarda yaşanan silahlı saldırılarda hayatını kaybedenler anılarak rahmet dilendi. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan İhlas Ambalaj Genel Müdürü Kadri Yeltekin, "İhlas Ambalaj, sektöründe karbon ayak izini hesaplayıp belgeleyen ve Yeşil Ekonomi Ödülü alan ilk marka olma özelliğiyle öne çıkıyor. Çevresel sürdürülebilirliğe odaklanan firmamız, karbon ayak izi sertifikasıyla üretim süreçlerindeki sera gazı emisyonlarını düzenli olarak raporlarken, bu emisyonların azaltılmasına yönelik çalışmalar yürütüyoruz. Sektörde ilk olmak gurur verici" ifadelerini kullandı. Törende konuşan AREV Eğitim Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Vehbi Orakçı, eğitimin yalnızca akademik başarıyla sınırlı olmadığını belirterek, değerler eğitiminin önemine dikkat çekti. Orakçı, bu tür organizasyonların topluma örnek olan isimleri bir araya getirdiğini ve özellikle gençler açısından önem taşıdığını ifade etti. Gecede Ahmet Selçuk İlkan ve Ersan Er sahne aldı. Program kapsamında farklı kategorilerde ödüller de sahiplerini buldu. ’Onur Ödülü’ Ahmet Selçuk İlkan’a verilirken, Yeşilçam’ın 50. yılına ithafen hazırlanan özel ödül Hababam Sınıfı oyuncuları Ahmet Arman ve Teoman Ayık’a takdim edildi. Tören, ödül takdimleri ve hatıra fotoğraflarıyla sona erdi.
TBMM Başkanı Kurtulmuş: "Bir gün nehirden denize özgür bir Filistin mutlaka kurulacak"
11 Nisan 2026 Cumartesi - 15:00 TBMM Başkanı Kurtulmuş: "Bir gün nehirden denize özgür bir Filistin mutlaka kurulacak" ‘Gazzeli anne ve çocuklar için Dünyaya ses ver’ temalı resim sergisine katılan TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş,’’ Filistin davası bizim milletimiz için milli bir davadır Filistin davası uzaksa yardım edilmesi gereken dost ve kardeş coğrafyadaki bir halkın meselesi ve acısı olmadan çok ötesinde milletimizin en önemli milli meselelerinden birisidir. Bir gün nehirden denize özgür bir Filistin mutlaka kurulacak’’ dedi. Kültür ve Turizm Bakanlığı himayesinde ve Türk Kızılay iş birliğiyle "Hilalin Işığında" sergisi Taksim’de bulunan Atatürk Kültür Merkezi’nde açıldı. "Gazzeli Anne ve Çocuklar İçin Dünyaya Ses Ver" Temalı Hilal’in Işığında Karma Sanat Sergisi açılışına Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Numan Kurtulmuş, İstanbul Valisi Davut Gül, Türk Kızılay Genel Başkan Yardımcısı Emre Koç ve Kızılay İstanbul İl Başkanı Burcu Kösem ve çok sayıda davetli katıldı. "Filistin davası bizim milletimiz için milli bir davadır" Serginin açılışında konuşan TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş Filistin meselesinin ortaya çıktığı ilk günden bu yana Kızılay’ın çok büyük destekler verdiğini kaydederek "Filistin davası bizim milletimiz için milli bir davadır. Filistin davası uzakta, yardım edilmesi gereken dost ve kardeş coğrafyadaki bir halkın meselesi ve acısı olmanın çok ötesinde milletimizin en önemli milli meselelerinden birisidir. Bazıları zaman zaman yıllardır hep sordular, ‘Bu kadar çok Filistin ile niye ilgileniyorsunuz?’ Filistinle ilgilenmek, Filistin davasının bir milli mücadelenin parçası olarak görmek Türk milletinin milli mefkuresinin bir parçasıdır. Filistin sadece mescidi aksa dolayısıyla yani ilk kıblemiz olan kutsal mekan dolayısıyla değil her karışında ecdadın ayak izleri olması dolayısıyla da isim milli davamızdır. Bugün onun için kim unutursa unutsun dünyanın bütün milletleri sırt çevirirse çevirsin bizim milletimiz asla Filistin davasına sırt çevirmeyecek asla birisinin halkını hiçbir şart altında yalnız bırakmayacaktır’’ ifadelerini kullandı. "Bir gün nehirden denize özgür bir Filistin mutlaka kurulacak, başkenti Kudüs olan bir Filistin devleti var olacaktır’’ Filistin’i ve Kudüs’ü savunmanın önemine dikkat çeken Kurtulmuş, "Şundan da hiç şüphemiz yoktur şartlar ne kadar ağır ve tersi gibi görünse de Allah’ın izniyle bir gün nehirden denize özgür bir Filistin mutlaka kurulacak, başkenti Kudüs olan bir Filistin devleti var olacaktır. Bu sadece bir temenni değil sadece bir siyasi retorik değil aynı zamanda dünya siyasetinin bir realitesidir. Bu uğurda çalışacağız. Özellikle Gazze’de yaşanan gelişmeler bir taraftan baktığımızda büyük insani felaketleri ortaya çıkardı. Büyük acıların soykırımın ufacık insanların.. arkadaşlar şurada söylediler yukarıda Gazze şehitlerinin Filistin şehitlerinin isimleri yazalım toplam 200 bine yakın insanın ismi orada var. Her gün biz burada konuşurken sadece Gazze’de değil Batı Şeria’da da Filistinlilerin katledildiğini biliyoruz, onların hayattan koparıldıklarını biliyoruz. Şartlar bu kadar ağır görülüyor. İsrail’in siyonist sapkın ideolojisine sahip yönetimi, arkasına dünyanın en büyük ordusunu almış olabilir orduları da Orta Doğu coğrafyasına getirmiş olabilir ne yaparlarsa yapsınlar haklı olan bir dava mutlaka kazanır haklı olan dava Filistin’in davasıdır. Filistin mutlaka kazanacaktır’’ dedi. Tüm insanlığın Filistin’e yönelik yaklaşımın tarihte yer alacağını aktaran Kurtulmuş, "Filistin’e destek verenler şartlar ne olursa olsun elindeki bütün imkanları kullanarak mazlum Filistin halkına destek olanlar yardımcı olanlar tarihin altın sayfalarında yerini alacaktır. Yapabildiklerimizi sonuna kadar yapabilme mücadelesini verenler tarihin altın sayfalarında yer alacaklardır. Zaferi illa bugün illa gördüğümüz gözümüzün gördüğü günde değil zaferi yaptığımız ihlaslı samimiyetle her gayretin sonunda zaten Allah’ın mukadder kılacağını bilerek hareket edeceğiz ve mutlaka zafere ulaşacağız. Filistin davasının yarım kalması asla düşünülemez kabul edilemez. Filistin davasının yarım kalması yeryüzünde insanlık davasının sınıfta kalması demektir. Buna asla rıza gösteremeyiz ve asla böyle olmayacaktır şartların olumsuz görünmesi de hiçbir şekilde bizleri üzüntüye ya da herhangi bir şekilde çaresizliğe iletmesin. Biz üzerimize düşeni yapacağız ve Cenabı Allah’ın takdiri ile şehitlerimizin kanlarının bereketi ile Filistin’in ağzı dualı, elleri Rabbine açık olan milletinin duasıyla ve inşallah bütün insanlığın mazlumlara verdiği destekle Filistin sonunda kazanacaktır’’ diye konuştu. Sergi, 20 Nisan’a kadar AKM’de Müzik Platformu’nda ziyarete açık kalacak. Sergide ayrıca Kızılay Kadın İstanbul merkezince hayata geçirilen sergi kapsamında geleneksel ve modern sanat dalları ile zanaat alanlarından Gazze ve umut temalı 300 eser yer alıyor. Aynı zamanda Hat sanatçısı Ömer Faruk Dere küratörlüğünde hazırlanan "Hilalin Işığında" sergisine, resim, ebru, hat, çini, tezhip dahil farklı disiplinlerden toplam 241 sanatçı eserleriyle katılıyor. Serginin "Hilalin Çocukları" bölümü ise Kızılay’ın rehberlik ve malzeme desteği sağladığı 23 çocuk sanatçının eserlerini barındırıyor. "Hilalin Işığında" sergisi, ilk gösterimini kasım ayında TBMM Şeref Holü’nde yapmıştı.Ankara’nın ardından İstanbul’da ziyarete açılan sergi, İzmir, Antalya, Gaziantep, Erzurum ve Trabzon olmak üzere toplam 7 bölgeden 7 ilde gezici olarak sergilenecek. Sergiden elde edilen gelir, Gazze’deki kadın ve çocuklara yönelik yardım çalışmalarına katkı sağlayacak.
Kritik ameliyat sonrası İbrahim Tatlıses’ten müjdeli haber: "Komplike bir operasyondu, başarıyla atlatıldı"
11 Nisan 2026 Cumartesi - 14:41 Kritik ameliyat sonrası İbrahim Tatlıses’ten müjdeli haber: "Komplike bir operasyondu, başarıyla atlatıldı" Acıbadem Altunizade Hastanesi’nde tedavi gören İbrahim Tatlıses’in safra kesesi ameliyatı başarılı bir şekilde tamamlandı. Acıbadem Altunizade Hastanesi Başhekimi Dr. Engin Çakmakçı ve ameliyatı gerçekleştiren Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Bilgi Baca, bir süre daha yoğun bakımda gözetim altında tutulacak olan sanatçının önümüzdeki hafta taburcu edileceğini açıkladı. Ünlü sanatçı İbrahim Tatlıses, 7 Nisan’da İstanbul’daki evinde rahatsızlanmasının ardından hastaneye kaldırılmıştı. Acıbadem Altunizade Hastanesi Acil Servisi’ne başvurmasının ardından ünlü sanatçı tedbir amaçlı olarak yoğun bakıma alınmış, safra kesesi kaynaklı bakteriyel bir enfeksiyon olan kolesistit (safra kesesi iltihabı) tanısı ile antibiyotik tedavisine başlanmıştı. Tedavi sürecinin ardından Tatlıses’in bugün safra kesesi ameliyatı olduğu açıklandı. Ameliyat hakkında bilgi veren Acıbadem Altunizade Hastanesi Başhekimi Dr. Engin Çakmakçı, "7 Nisan Salı günü yüksek ateş ve tansiyon düşüklüğü nedeniyle acil servisimize başvuran hastamız İbrahim Tatlıses’in tedavisi, yoğun bakım servisimizde devam etmekteydi. Enfeksiyon kaynağı olarak safra kesesi iltihabı tanısı konulmuştu. Tedavi süreci içerisinde iyiye gidiş gözlenildi ve Profesör Doktor Bilgi Baca ve cerrahi ekibi tarafından ameliyat edilmeye karar verildi" dedi. Ameliyatı gerçekleştiren Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Bilgi Baca ise, bu sabah gerçekleştirdikleri ameliyata ilişkin şöyle konuştu: "İbrahim Bey geldiği zaman çok şiddetli bir enfeksiyonu vardı. Bunun safra kesesi kaynaklı olduğu tanısını koyduktan sonra tabii kullandığı birtakım kan sulandırıcı ilaçlar da olduğu için bir süre antibiyotikle tedavi edip, bu enfeksiyonun da biraz düzelmesini bekledik. Hastamızı bu sabah 9 gibi ameliyata aldık. Tabii ki komplike bir safra kesesiydi, ciddi bir enfeksiyonu vardı. O nedenle yoğun bakım şartlarında takip ediyorduk. Ameliyatta her şey çok iyi geçti, herhangi bir komplikasyon görmedik. Ama tabii ki bu basit bir safra kesesi ameliyatı değil, komplike bir ameliyat olduğu için yoğun bakımda takip edilecek. Önümüzdeki hafta da her şey yolunda giderse taburcu etmeyi planlıyoruz."
Yapay zeka görsel iletişimcilerin mesleğini tehdit mi edyor
11 Nisan 2026 Cumartesi - 14:41 Yapay zeka görsel iletişimcilerin mesleğini tehdit mi edyor Dünya, yapay zekanın baş döndürücü ivmesiyle tarihinin en büyük dönüşümlerinden birini yaşarken, görsel iletişim sektörü bu değişimin içinde yer alıyor. İstanbul Arel Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nalan Büker, yapay zeka ile üretilen görsellerin gerçeklik sınırlarını zorlamasının oluşturduğu "mesleki kaygı" tartışmalarına akademik bir perspektifle yanıt verdi. Büker’e göre, yapay zeka bir son değil; aksine keşfin yeniden tanımlandığı bir dönemin kapısını açıyor. Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nalan Büker, yapay zekanın görsel iletişim alanındaki dönüştürücü rolünü ele alarak, üretken yapay zeka teknolojilerinin tasarım süreçlerini "oluşturucu odaklı yaklaşımdan yönlendirme temelli bir yapıya" dönüştürdüğünü ifade etti. 2026 yılına ait güncel akademik veriler ışığında, mesleğin geleceğine dair önemli değerlendirmelerde bulundu. Akademik araştırmaların 2025-2026 yıllarına ait bulgularına dikkat çeken Büker, üretken yapay zekanın profesyonel görüntü kalitesinde yüzde 95,69’luk bir doğruluk oranına ulaştığını ifade ederek: "Nisan 2025’te Nature’da yayımlanan çalışmalar gösteriyor ki; yapay zeka artık yalnızca yardımcı bir araç değil, doğrudan bir alternatif ortak haline gelmiştir. Midjourney v7 ve Gemini gibi araçlar, tasarımcıya eskiden mümkün olmayan bir kontrol ve esneklik alanı sağlıyor" dedi. "Artık yardımcı bir araç değil" Yapay zekanın yükselişinin tasarımcılar için hem fırsat hem de zorluk barındırdığını ifade eden Büker, teknik becerinin tek başına ayırt edici değerini kaybettiği bir döneme girildiğini vurguladı. Uzmanların bu dönüşümü "uyum sağlanmazsa tehdit" olarak tanımladığını belirten Büker, mesleki rollerdeki değişimi şu sözlerle açıkladı: "Yapay zeka tasarımcının yerini almayacak, ancak iş yapma biçimini kökten değiştirecek. Tasarımcı artık problemi tanımlayan, kavram üreten ve görsel dili belirleyen bir stratejist konumuna taşınıyor. İşin üretimini ise tasarımcının yönlendirdiği algoritmalar üstleniyor." "İnsan eli değen her iş daha güvenli" Tüketici alışkanlıklarına da değinen Prof. Dr. Nalan Büker, 2025 tarihli güncel araştırmaların çarpıcı bir gerçeği ortaya koyduğunu söyledi. Tüketicilerin, kaynağı tamamen yapay zeka olan görsellere, insan eliyle yapılmış işler kadar güvenmediğini belirten Büker, "İnsan eliyle yapılmış işler hala daha yüksek güven ve değer üretiyor. Asıl değer artık ‘kim yaptı?’ sorusunda değil, ‘kim yönetti?’ sorusunda gizli," dedi. "Yapay zeka kolay yol değil, bir öğrenme amacı olmalı" Genç tasarımcıların bu teknolojiye uyum kapasitesinin oldukça yüksek olduğunu gözlemlediklerini belirten Dekan Büker, eğitim kurumlarının üzerine düşen sorumluluğu ise şöyle özetledi: Yapay zeka bir "kolay yol" değil, öğrenmeyi genişleten bir araç olmalı. Öğrenciler yapay zeka kullanımını açıkça belirtmeli; etik ve telif konuları eğitimin ayrılmaz parçası haline gelmeli. Yapay zeka çıktıları nihai sonuç değil, sürecin ham malzemesi olarak görülmeli. Prof. Dr. Nalan Büker, değerlendirmesini şu kritik uyarıyla noktaladı: "Görsel iletişim mesleğinin geleceğinde, yapay zekayı ustalıkla kullananlar yükselirken; teknolojiye direnenler mesleğin dışında kalabilir. Tehdit teknolojinin kendisi değil, değişime kapalı olmaktır."
Medipol’den ameliyatsız parkinson tedavisi
11 Nisan 2026 Cumartesi - 12:47 Medipol’den ameliyatsız parkinson tedavisi Hareketlerde yavaşlama, titreme ve günlük yaşamı zorlaştıran belirtilerle kendini gösteren Parkinson hastalığı, sanıldığının aksine çaresiz bir hastalık değil. Medipol Sağlık Grubu’ndan Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Ali Zırh, modern tedavi yöntemleri sayesinde hastaların yaşam kalitesinin yeniden artırılabildiğini belirtti. Tüm dünya genelinde 10 milyonu aşkın Parkinson hastası olduğu tahmin edilirken, Türkiye’de ise 180 binden fazla kişi Parkinson ile mücadele ediyor. Beyinde "dopamin" adı verilen maddenin azalması ile ortaya çıkan Parkinson, genelde 60 yaş üzerindeki kişilerde görülmesine rağmen hastaların yüzde 5 ila 10’unda başlangıç yaşı 50 yaşında altında bulunuyor. 11 Nisan Dünya Parkinson Günü dolayısıyla hastalıkla ilgili açıklamalarda bulunan Medipol Acıbadem Bölge Hastanesi’nden Doç. Dr. Ali Zırh, medikal tedavinin yetersiz kaldığı ya da şiddetli ilaç yan etkilerinin yaşandığı durumlarda özellikle beyin pili ve günümüzde gelişen teknolojilerle akıllı ses ötesi (MRgFUS) tedavilerinin hastalara yeni bir yaşam sunduğunu vurguladı. "Parkinson hareketleri yavaşlatan bir hastalık’’ Parkinson hastalığının beyinde dopamin eksikliği sonucu ortaya çıkan nörodejeneratif bir hastalık olduğunu belirten Doç. Dr. Zırh, hastalığın en sık hareketlerde yavaşlama, küçük adımlarla öne eğik yürüme, istirahat halinde para sayar tarzda titreme ve yüz hatlarında donuklaşma gibi belirtilerle kendini gösterdiğini ifade etti. İlk kez 1817 yılında James Parkinson tarafından "titrek felç" olarak tanımlanan hastalığın günümüzde de önemli bir sağlık sorunu olmaya devam ettiğini belirten Doç. Dr. Zırh, her yıl 11 Nisan’ın Dünya Parkinson Günü olarak bu hastalığa dikkat çekmek amacıyla anıldığını söyledi. İlaç tedavisi her zaman yeterli olmayabiliyor Parkinson hastalığının başlangıç tedavisinin ilaç tedavisi olduğunu ifade eden Doç. Dr. Zırh, hastaların büyük bir kısmının hastalığın ilk yıllarında ilaçlarla günlük yaşamlarını normale yakın sürdürebildiğini dile getirdi. Ancak özellikle titremenin ön planda olduğu hastalarda ilk yıllarda ilaçlara yeterli yanıt alınamayabileceğini belirten Doç. Dr. Zırh, bu grup hastalarda beyin pili veya akıllı ses ötesi (MRgFUS) tedavilerinin titremeyi durdurmak için başarı ile kullanıldığını söyledi. Beyin pili tedavisiyle hastalığın seyri geriye alınabiliyor Tıbbi tedaviye yeterli cevap veremeyen ya da ilaç tedavisi ile günlük yaşamlarını artık düzenli sürdüremeyen veya ilaç yan etkileri nedeniyle yaşam kalitesi bozulan ya da azalan hastalar için Parkinson’un saatini geri almayı başarabilen beyin pili tedavisinin önemli bir seçenek olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Zırh, "Beyin pili tedavisiyle 10 yıllık bir hastayı ameliyat ettiğimizde, hastalığın ilk yıllarındaki bulgularına yakın bir seviyeye getirmek mümkün olabiliyor. Çünkü bu yöntem yüksek doz ilacı taklit edebiliyor" dedi. Beyin pili tedavisinin beyne yerleştirilen iki ince elektrot, birer uzatma kablosu ve göğüs bölgesinde cilt altına yerleştirilen cihazdan oluşan bir sistem olduğunu belirten Doç. Dr. Zırh, tıpta nöromodülasyonadı verilen bu yöntemle beynin içerisindeki hedef bölgelere verilen elektriğin frekansını, dalga boyunu ve şiddetini kontrollü şekilde ayarlayarak hastalık belirtilerinin önemli ölçüde azaltılabildiğini ifade etti. Bıçaksız tedaviyle titreme durdurulabiliyor Son yıllarda gelişen teknolojilerle birlikte uzun yıllardır kullanılmayan ve beynin içerisindeki bir noktaya lezyon yapma işleminden oluşan lezyon cerrahisinin ön plana çıktığını belirten Doç. Dr. Zırh, "Akıllı Ses Ötesi Tedavisi (MRgFUS) dediğimiz yöntem sayesinde bıçak kullanmadan ve herhangi bir kesi yapmadan MR ünitesinde birkaç saat içinde beynin içinde hedeflenen bölgeye istenilen büyüklük ve sıcaklıkta, lazere benzer bir yakma işlemi gerçekleştirebiliyoruz" dedi. Özellikle titremenin ön planda olduğu hastalarda bu yöntemin oldukça etkili olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Zırh, tedavi sonrası hastaların kısa sürede günlük yaşamlarına dönebildiğini ifade etti. "Parkinson hastaları çaresiz değil" Parkinson hastalığında umutsuzluğa yer olmadığını vurgulayan Doç. Dr. Ali Zırh, "Tıbbi tedaviye cevap vermeyen ya da ilaç yan etkileri nedeniyle artık yaşam kalitelerini eskisi gibi sürdüremeyen hastalar için hastalığı ortadan kaldıramasak da günümüzde hem beyin pili hem de odaklanmış ultrason gibi yöntemlerle hastalıklarının ilk yıllarındaki hallerine geri dönüp, yaşama yeniden merhaba diyebilirler" sözleri ile açıklamasını tamamladı. Öte yandan, Medipol Acıbadem Bölge Hastanesi’nin dış cephesine Parkinson hastalığına dikkat çekmek amacıyla "11 Nisan Dünya Parkinson Günü" yazısı yansıtıldı.