Yerel Haberler
İstanbul
Çocuklar hayal gücünü sanatla buluşturdu 20 Nisan 2026 Pazartesi - 10:58:25 Küçükçekmece’de 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kapsamında düzenlediği Görsel Kahramanlar Sergisi, Sefaköy Kültür ve Sanat Merkezi Galeri Küp’te kapılarını araladı. Küçükçekmece Belediyesi Güzel Sanatlar Akademisi’nin 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kapsamında düzenlediği Görsel Kahramanlar Sergisi, Sefaköy Kültür ve Sanat Merkezi Galeri Küp’te kapılarını araladı. Sergi açılışı renkli görüntülere sahne olurken, Güzel Sanatlar Akademisi’nde eğitim gören yaklaşık 110 öğrencinin 150’ye yakın eseri sergide izleyiciyle buluştu. Açılışa katılan Küçükçekmece Belediye Başkan Yardımcısı İlyas Dikici, Küçükçekmece’de büyüyen her çocuğun sanatla, sporla, edebiyatla, kültürle büyümesini çok önemsediklerinin altını çizerek, " Ne yazık ki bu yıl 23 Nisan’ı bir yanımız buruk karşılıyoruz. Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan acı olaylarda hayatını kaybeden evlatlarımızı rahmetle anıyor, ailelerine sabır diliyoruz. Bir çocuk sanatla buluştuğunda kendine yeni bir yol çizer. En başta zararlı alışkanlıklardan uzak durur. Hayata daha güçlü, daha bilinçli ve özgüvenli adımlar atar. Sabretmeyi, odaklanmayı, düşünmeyi ve mutlu olmayı öğrenir. Bu farkındalıkla çocuklarımızı kültür merkezlerimiz, akademilerimiz, sergilerimiz ve eğitim programlarımızla sanatla buluşturmaya ve onların güvenle büyüdüğü bir kent için çalışmaya devam edeceğiz" diye konuştu. 31 Mayıs’a dek Sefaköy Galeri Küp’te Görsel Kahramanlar Sergisi’nde eseri yer alan çocuklar, hayal dünyalarında kendilerine yakın bulduğu kahramanları çizdi. Öğrencilerin akrilik, sulu boya, ebru, kuru boya, pastel boya ve tükenmez kalem kullanarak oluşturduğu, Pembe Panter’den Mulan’a uzanan karakterlerin yer aldığı rengarenk sergi, 31 Mayıs’a dek Sefaköy Galeri Küp’te ziyarete açık kalacak.
20 Nisan 2026 Pazartesi - 10:56 L’Oréal Türkiye’den gezegene saygılı inovasyon yaklaşımı 22 Nisan Dünya Günü vesilesiyle sürdürülebilirlikte kararlılığını vurgulayan L’Oréal Türkiye; "Gelecek İçin L’Oréal" sürdürülebilirlik programıyla bilim ve teknolojiyi gezegenin sınırlarına saygı duyan bir güzellik anlayışı için buluşturuyor. "Gelecek için L’Oréal" sürdürülebilirlik programı ile sürdürülebilirliği tüm değer zincirine entegre eden L’Oréal, bu süreci bütüncül bir yaklaşımla ele aldığını bir kez daha gösteriyor. Yapılan araştırmaların, her 10 kişiden 6’sının sürdürülebilir bir yaşam sürmek istemesine rağmen bu konuda net bir yol haritasına ihtiyaç duyduğunu göstermesi; şirketlerin doğru bilgi ve yönlendirme konusundaki sorumluluğunu artırıyor. Bu içgörüyle tüketicilerin farkındalığını artırmaya çalışan L’Oréal Türkiye; su ve enerji tasarrufu sağlayan teknolojilerden yeniden doldurulabilir ürünlerine, eko-tasarımdan şeffaf çevresel etiketleme sistemlerine kadar uzanan uygulamaların rehberliğinde tüketicilerin daha bilinçli tercihler yapabilmesine destek oluyor. Küresel inisiyatifleri yerel stratejiyle birleştirerek gezegenimizi koruma sorumluluğuyla hareket eden şirket, sürdürülebilir bir dönüşümün parçası olmayı sürdürüyor. L’Oréal Türkiye Kurumsal İlişkiler ve Etkileşim Direktörü & Ülke Sürdürülebilirlik Lideri İrem Karaoda Tanrıkulu "Sürdürülebilirliği bir stratejinin ötesine taşıyarak tüm iş süreçlerimizin temel değeri haline getiriyoruz. ‘Gelecek İçin L’Oréal’ sürdürülebilirlik programımızla, gezegenimizin sınırlarına saygı duyan bir güzellik anlayışını bilim ve teknolojinin gücüyle somut bir etkiye dönüştürüyoruz. Sürdürülebilir yaşam konusundaki rehberlik ihtiyacına, sunduğumuz yenilikçi çözümler ve şeffaf bilgilendirme sistemlerimizle yanıt veriyoruz. Tekno-güzellik vizyonumuzla sadece ürünlerimizi değil, güzellik rutinlerinin tamamını gezegenimize değer katan bir deneyime dönüştürüyoruz" dedi. Tekno-güzellik inovasyonlarıyla gezegen için somut etki Yapılan açıklamaya göre şirket, dünya çapında sürdürülebilir çözümler geliştirmek için tekno-güzellik gücünden yararlanmaya devam ediyor. Bu vizyonun güncel örneklerinden ve CES 2024 İnovasyon Ödülü ile TIME dergisinin "Yılın En İyi İcatları" arasında yer alan L’Oréal Professionnel AirLight Pro, saç kurutma deneyimini yeniden tanımlıyor. Gelişmiş kızılötesi ışık teknolojisiyle saçı aşırı ısıya maruz bırakmadan hızla kurutan cihaz, geleneksel sistemlere kıyasla yüzde 14 daha az enerji tüketimi sağlayarak hem saçı hem de gezegeni koruyor. Su tasarrufunda önemli bir etki oluşturan bir diğer inovasyon ise İsviçreli start-up Gjosa iş birliğiyle geliştirilen L’Oréal Professionnel Water Saver duş başlığı teknolojisi. Patentli bu teknoloji, kuaför salonlarının yıkama alanlarında yüzde 69’a varan su tasarrufu sağlıyor. Bugüne kadar küresel ölçekte 488 milyon litreden fazla su (yaklaşık 195 olimpik yüzme havuzu) ve 31,5 milyon kWh enerji tasarrufu sağlayan bu çözüm, 172 bin kişinin 1 yıllık TV izleme süresine eşdeğer. Sürdürülebilir güzelliğin profesyonel salonlardaki standardı haline gelen L’Oréal Professionnel Water Saver, Türkiye’de de seçili salonlarda kullanılarak 549 bin 462 litre su ve 35 bin 550 kWh enerji tasarrufu sağlayıp Türkiye’nin sürdürülebilir geleceğine katkı sunarken, güzellik rutinlerini çevre dostu hale getiriyor. Döngüsel ekonomiye yeniden doldurulabilir (refill) ürünlerin etkisi Birleşmiş Milletler Çevre Programı’na (UNEP) göre yeniden doldurulabilir şişeler ve geri alım sistemleri gibi "yeniden kullanım" seçeneklerinin teşvik edilmesi, 2040 yılına kadar plastik kirliliğini yüzde 30 oranında azaltabilir. Şirket ise geniş yeniden doldurulabilir (refill) ürün portföyüyle tüketici alışkanlıklarını sürdürülebilir bir gelecek için dönüştürüyor. Cilt bakımından parfüme kadar farklı kategorilerde sunulan bu seçenekler, ambalaj tipine göre plastik ve cam kullanımını yüzde 59 ile yüzde 75 arasında azaltırken, ortalama yüzde 70 daha az ambalaj atığı tüketilmesini sağlıyor. Üstelik bu sürdürülebilir tercih, tüketicilere aynı miktardaki ürüne yüzde 20 ile yüzde 25 arasında değişen bir maliyet avantajıyla ulaşma imkânı sunuyor. Bu kapsamda L’Oréal ayrıca; 2030 yılına kadar 2019’a kıyasla saf plastik kullanımını yüzde 50 azaltmayı, ambalaj yoğunluğunu yüzde 20 düşürmeyi ve ambalaj malzemelerinin yarısını geri dönüştürülmüş veya biyobazlı kaynaklardan sağlamayı amaçlıyor. Ambalajda döngüsel çözümler Şirket, bilim ve teknolojiyi odağına alarak sürdürülebilir bir yaşamı desteklemeyi hedeflerken, plastik tüketiminin azaltılmasını öncelikli odak alanlarından biri olarak konumlandırıyor. Bu doğrultuda geliştirilen döngüsel inovasyon yaklaşımı hem kaynak kullanımını azaltıyor hem de tüketicilere daha çevre dostu seçimler sunuyor. Plastik Geri Dönüştürücüler Derneği (APR) tarafından yapılan analizler; ambalajları sıfırdan üretilen yeni plastikler yerine geri dönüştürülmüş malzemelerden üretmenin, enerji tüketimini yüzde 79, sera gazı emisyonlarını ise yüzde 67 oranında azalttığını kanıtlıyor. Ambalajlarında plastik tüketimini kaynağında azaltmayı hedefleyen L’Oréal de Garnier Micellar Kusursuz Makyaj Temizleme Suyu ve Kérastase şampuan şişelerinde yüzde 100 oranında geri dönüştürülmüş plastik kullanımına ulaşırken; L’Oréal Paris Elseve ve L’Oréal Professionnel Serie Expert gibi ikonik serileriyle döngüsel ekonomiyi destekliyor. Kiehl’s portföyünün ise yüzde 80’den fazlası geri dönüştürülmüş materyallerden üretiliyor. 2025 yılında ambalajlarında kullanılan plastiğin yüzde 50’si biyobazlı veya geri dönüştürülmüş kaynaklardan sağlayan L’Oréal 2030 yılına kadar bu oranın yüzde 100’e çıkarılmasını hedefliyor. Tüketici beklentileri şeffaf ve sürdürülebilir bir güzellik anlayışını şekillendiriyor Günümüzde tüketicilerin satın alma kararlarında sürdürülebilirliğin ve ürünlerin çevresel etkilerini bilmenin önemi, küresel araştırmalarla her geçen gün daha net bir şekilde ortaya konuyor. Araştırma şirketi Mintel’in araştırmasına göre tüketicilerin yüzde 41’i satın aldıkları ürünlerin çevresel etkileri hakkında bilgi sahibi olmak isterken, satın alma tercihlerinde sürdürülebilirliği temel bir kriter olarak gördüğünü gösteriyor. Tüketicilerin bu şeffaflık beklentisine yanıt veren şirket ise Garnier markasıyla hayata geçirdiği Çevresel Etiketleme Sistemi ile kişisel bakımda yeni bir dönem başlatıyor. 11 bağımsız uzman tarafından geliştirilen ve Bureau Veritas tarafından onaylanan bu sistem; bir ürünün çevresel etkisini karbon ayak izinden su tüketimine kadar 14 farklı çevresel faktöre göre değerlendirerek A’dan E’ye kadar derecelendiriyor. Avrupa Komisyonu kılavuzlarıyla uyumlu bu bilimsel metodoloji, tüketicilere satın aldıkları ürünlerin doğa üzerindeki etkisi hakkında şeffaf ve güvenilir bilgi sunarken; aynı zamanda markaların daha düşük çevresel etkili ürün inovasyonlarına yatırım yapmasını teşvik ederek sektör genelinde sürdürülebilir bir dönüşümün önünü açıyor. Bilinçli alışveriş anlayışıyla ürün içeriğinden teslimata kadar tüketiciye eşlik ediliyor Şirket, ürün ambalajlarının ötesinde, içeriklerin sürdürülebilirliğini de döngüsel ekonominin ayrılmaz bir parçası olarak görüyor. "Yeşil Bilim" (Green Sciences) yaklaşımıyla şekillenen bu vizyon; çevresel etkiyi minimize ederken ürün performansından ödün vermeyen formülasyonlar geliştirmeyi hedefliyor. Bu kapsamda şirket; 2030 yılına kadar formüllerinde kullandığı bileşenlerin yüzde 75’inden fazlasını doğadan (bitki ve mineraller) veya geri dönüştürülmüş malzemelerden temin etmeyi taahhüt ediyor. 2021’den beri sürdürülen "Plastiksiz E-Ticaret" uygulamasıyla ise direkt e-ticaret sitelerinden yapılan alışverişlerde teslimat süreçlerinden plastik tamamen çıkarılarak bugüne kadar 573 bin litre suya eşdeğer karbon tasarrufu sağlandı. Böylece şirket, "Yeşil Bilim" ile formüle edilen ürünlerini, çevre dostu ambalajlarda ve plastiksiz teslimat vizyonuyla sunarak tüketicisinin sürdürülebilir yaşam yolculuğunun her aşamasında yanında oluyor.
20 Nisan 2026 Pazartesi - 10:54 İTO Başkanı Avdagiç’ten KOBİ’lere "üretim süreçlerini süratle ‘yapay zekaya’ hazırlama" çağrısı İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, KOBİ’lere yapay zeka dönüşümüne uyum için yapay zeka hazırlık kontrolü yapma çağrısında bulunarak, "Hannover Sanayi Fuarı’nda yapay zekanın hızla makinalara, robotik sistemlere ve üretim süreçlerine gömüldüğüne tanıklık ediyoruz. Bu bize şunu söylüyor; Türkiye’deki her KOBİ’miz, üretim ve iş süreçlerini süratle yapay zekaya tam uyumlu hale getirmeli" değerlendirmesinde bulundu. İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, Almanya’nın Hannover kentinde bugün başlayan ve Türkiye milli katılımını İTO’nun organize ettiği Hannover Sanayi Fuarı’na Türkiye’nin 57’si milli katılım alanında olmak üzere toplam 83 firma ile katıldığını söyledi. Türkiye’nin milli katılım alanlarının fuarın 5 ayrı salonunda yer aldığını belirten Avdagiç, "Milli katılım çatısı altındaki 57 firmaya ek olarak 26 Türk firması da bireysel katılımcı olarak fuarda ürün ve hizmetlerini tanıtıyor. 2026 yılında toplam 83 firma ve kuruluşla ev sahibi Almanya dışında, yabancı ülkeler arasında 4’üncü sırada yer alıyoruz" bilgisini verdi. Yapay zekanın bir gelecek vaadi olmaktan çıkarak, sanayinin bir gerçeği haline geldiğine değinen Şekib Avdagiç, değişen jeopolitik tablo karşısında endüstriyel siber güvenliğe yönelik taleplerin hızla arttığını ve yapay zekânın bu alanda belirleyici teknoloji haline geldiğini kaydetti. "Beş parmaklı ele sahip, taşıma ve montaj robotları geleceği belirleyecek" Avdagiç, şunları söyledi: "Tork kontrollü, yani her eklemdeki kuvveti hassasiyetle algılayıp ayarlayabilen beş parmaklı ele sahip, malzeme taşıma ve montaj için özel tasarlanmış robotlar geleceği belirleyecek. Türk girişimcisi olarak bugün küresel ticaretin kuralları yeniden yazılırken üretimden ihracata, lojistikten finansmana kadar her halkada rekabet gücümüzü bir adım daha ileri taşımak zorundayız. İTO olarak ısrarla üzerinde durduğumuz gibi sanayinin Türkiye’nin GSYH’si içindeki oranını mutlaka yüzde 20’lerin üzerine süratle çıkarmamız lazım. Ancak bu oranın arkasında katma değeri yüksek, teknoloji yoğun ve markalaşmış bir üretim yapısıyla desteklenmesi büyük önem taşıyor" diye konuştu. İTO’nun 800 bini aşkın üyesinin büyük firmaların yanı sıra KOBİ’lerden oluştuğunu hatırlatan Avdagiç, "Hannover Sanayi Fuarı’nda yapay zekanın hızla makinalara, robotik sistemlere ve üretim süreçlerine gömüldüğüne tanıklık ediyoruz. Bu bize şunu söylüyor; Türkiye’deki her bir KOBİ’miz, üretim ve iş süreçlerini süratle yapay zekaya tam uyumlu hale getirmeli. KOBİ’lerimiz yapay zekaya hazırlık kontrolü yapmalı" çağrısında bulundu. "Near-shoring Türkiye için tarihi fırsat penceresi" Avrupalı satın almacıların son yıllarda "yakın coğrafyadan tedarik" (near-shoring) stratejisine yöneldiğine vurgu yapan İTO Başkanı Avdagiç, "Bu eğilim Türkiye için tarihi bir fırsat penceresi açtı. Türkiye coğrafi yakınlığı, üretim esnekliği, nitelikli iş gücü ve lojistik altyapısıyla bu denklemin tam merkezine oturuyor. Hannover’de stant açan Türk firmalarımız bu tezi kanıtlıyor" dedi. Avdagiç, İTO’nun yapay zeka alanındaki çalışmalarına değinerek, "İTO olarak kısa süre önce düzenlediğimiz ‘Dijitalleşme ve Yapay Zeka: Veriden Değer Üretmek’ etkinliğiyle iş dünyamızda yeni bir farkındalık oluşturduk. Bu programı ‘Üretken Yapay Zekanın İş Dünyasına Etkileri’ konferansıyla ileri taşıyacağız. 800 bini aşkın üyemizin bu sürece en doğru şekilde adapte olması için eğitimden etkinliklere kadar çok boyutlu bir çalışma yürütüyoruz" dedi. Oda’nın 2018’den itibaren dijitalleşme ve yapay zeka alanında öncü çalışmalar yürüttüğünü kaydeden Avdagiç, bir İTO Teknoloji Ekosistemi oluşturarak, SoftITO, Bilgiyi Ticarileştirme Merkezi ve Teknopark İstanbul adıyla birbirini tamamlayan üç kritik yapıyı hayata geçirdiklerini kaydetti. Hannover Sanayi Fuarı’nda ‘savunma üretim alanı’ ilk kez açıldı Fuarda bu yıl ilk kez oluşturulan "Savunma Üretim Alanı"na da dikkat çeken Avdagiç, bu adımın Hannover Messe’nin genel sanayi odağı içinde şimdilik sınırlı ancak dikkat çekici bir yenilik olduğunu ifade etti. Alanda Türkiye’den bir firmanın da yer aldığını belirten Avdagiç, Türkiye’nin son yıllarda savunma sanayisinde kaydettiği ilerlemenin uluslararası platformlarda ilgi görmeye başladığını söyledi. Avdagiç, Türkiye’nin en büyük ticaret ortağı Avrupa Birliği ülkelerinin artan savunma bütçesine değinerek, "Avrupa Savunma Ajansı verilerine göre AB ülkelerinin savunma harcamalarının 2025’te 381 milyar euroya yükseldiğini belirtti. Avdagiç, "Avrupa Birliği 2030 yılına kadar 800 milyar euroya varan bir savunma harcaması öngörüyor. Türkiye, savunma teknolojisi üretiminde de Avrupa’nın en önemli ortaklarından biri olacaktır" dedi. Türk girişimcilerinin elektrikli araç batarya hücresi üretiminden, geri dönüşüme kadar uzanan değer zincirine daha fazla eğilmesi gerektiğini vurgulayan Avdagiç, sözlerini "Türkiye Hannover 2026 fuarında Çin, Brezilya, Kanada, Hollanda, İtalya ve Hindistan gibi güçlü rakiplerle karşı karşıya. Ancak biz Türkiye olarak bu yarışa sadece katılmıyor, madalya hedefliyoruz" diyerek bitirdi. Hannover Sanayi Fuarı 24 Nisan’a kadar ziyarete açık kalacak.
Fatih’te silahlı banka soygunu: Gaspçının düşürdüğü 80 bin lirayı vatandaş bankaya teslim etti
07 Şubat 2026 Cumartesi - 11:50 Fatih’te silahlı banka soygunu: Gaspçının düşürdüğü 80 bin lirayı vatandaş bankaya teslim etti İstanbul Fatih’te bir banka şubesine silahla giren şüpheli, 112 bin lirayı gasbederek kaçtı. Kaçış sırasında bir vatandaşa çarpan şüpheli, paranın bir kısmını yere düşürdü. Düşürülen yaklaşık 80 bin lirayı toplayan vatandaş, parayı bankaya teslim etti. Olay, saat 17.00 sıralarında Fatih Hacı Kadın Mahallesi Atatürk Bulvarı üzerinde bulunan bir banka şubesinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, bankaya giren silahlı şahıs, çalışanları tehdit ederek bir miktar parayı aldıktan sonra hızla olay yerinden uzaklaştı. Kaçtığı sırada bir vatandaşa çarpan şüpheli, yanında bulunan paranın bir kısmını yere düşürdü. Çarpılan vatandaş, yerdeki paraları toplayarak bankaya geri götürdü. Banka yetkililerine teslim edilen paranın yaklaşık 80 bin lira olduğu öğrenildi. Banka çalışanları tarafından yapılan kontrollerde ise toplamda 112 bin liranın gasbedildiği, 32 bin liranın eksik olduğu belirlendi. Parayı bankaya teslim eden ve olaya tanıklık eden Kani Yankaçar, yaşadığı anları anlattı. Yankaçar, "Arka tarafta bulunurken, hırsız koşmaya başlamış. Olaydan bir haberim yokken gelişti, tamamen tesadüf tamamen. Koşuyordu, zaten koşarken dönmesi ile ben bağırdım, seslendim. "hop birader" diye. O panik yaptı ve korktu. Parayı demirin oraya taktı ve yırtıldı. Yırtılınca bende banknotları aldım. Silahını görmedim. Koşarken bir yandan da tutmaya çalışıyordu, muhtemelen cebindeydi. Sağ taraftan Süleymaniye tarafından çıktı gitti" dedi.
Büyükçekmece’de depremde yıkılma riski yüksek 2 binada kentsel dönüşüm
07 Şubat 2026 Cumartesi - 11:49 Büyükçekmece’de depremde yıkılma riski yüksek 2 binada kentsel dönüşüm İstanbul’da beklenen büyük depreme karşı hazırlık çalışmaları kapsamında Büyükçekmece ilçesinde 40 yıllık depremde yıkılma riski bulunan 16 bağımsız bölümden oluşan 2 bina, Büyükçekmece Belediyesi desteğiyle kentsel dönüşüm çalışması kapsamında yıkıldı. Muhtemel büyük Marmara Depremi gündemdeki yerini korurken İstanbul’un birçok ilçesinde kentsel dönüşüm ve afet çalışmalarıyla kurumlar ve vatandaşlar tarafından hazırlıklar sürüyor. Büyükçekmece Belediyesi tarafından ilçe genelinde devam eden kentsel dönüşüm çalışmaları bugünde Atatürk Mahallesi’nde devam etti. 1986 yılında yapılan 2 ayrı binadan oluşan 16 bağımsız bölüme sahip yapıların kentsel dönüşüm çalışması kapsamında yıkım işlemleri bugün başladı. Büyükçekmece Belediyesi katkılarıyla başlayan çalışmalara, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanvekili Nuri Aslan, İBB Genel Sekreteri Prof. Dr. Volkan Demir, Büyükçekmece Belediye Başkan Vekili Hakan Çebi ve çok sayıda belediyede görevli isimler katıldı. Başkanvekilleri, yıkım ekipleri tarafından bilgilendirildi. Yıktırılan 2 binanın ‘hızlı tarama tespit’ çalışmalarında yüksek riskli olan D sınıfında çıktıkları öğrenildi. Yıkım çalışmaları öncesinde yaptığı açıklamada kentsel dönüşüm çalışmalarında vatandaşların yanında olduklarını dile getiren Aslan, "Daire 3 metre küçük oluyor, 5 metre küçük oluyor onun için ben kayba uğruyorum bu yüzden imza atmak istemiyorum, kentsel dönüşüme yenilemeye girmek istemiyorum demeyin. Ne olur 1 tane can için bütün gözyaşlarını akıtmayalım. Gelin hep beraber alanının küçülmesi ve ya büyümesine bakmadan, İstanbul’da bir afet anında bir can kaybı bile yaşanmasına izin vermeyecek şekilde el birliği ile hareket edelim. Daha güvenli yeni binalarda oturalım. Bu bizim hakkımız" dedi. Kentsel dönüşüm çalışmaları hakkında bilgilere veren Büyükçekmece Belediye Başkan Vekili Hakan Çebi, "Yapım yılı 1986 bu binanın. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin her apartmanda yaptığı hızlı tarama testinde binanın yüksek riskli bina sınıfında olduğu tespiti yapılmış. Bundan sonra kat malikleri ile belediyemiz bir araya gelerek kentsel dönüşüm sürecini başlattık. Sürecin tamamlanmasından sonra bugün yıkım için bir aradayız. Yıkımdan sonra burada kapalı otoparkı olan yeşil alanları olan toplam 24 bağımsız bölüm planlanmaktadır. Yine burası devletimizin verdiği ‘Yarısı bizden Kampanyası’ndan faydalanacaktır. Bu kampanya kapsamında vatandaşlarımızın kullanma imkanı olacaktır. Hayırlı olsun" diye konuştu.
Türk takımları, Euroleague’de çift maç haftasını kayıpsız geçti
07 Şubat 2026 Cumartesi - 11:20 Türk takımları, Euroleague’de çift maç haftasını kayıpsız geçti Euroleague’de çift maç haftasında Türk takımları Fenerbahçe Beko ile A. Efes, oynadığı 4 müsabakayı da kazandı. Euroleague’de çift maç haftası dün oynanan 27. hafta karşılaşmalarıyla sona erdi. Bu hafta Türk takımları oynadığı 4 karşılaşmadan da galip ayrıldı. Son dönemde kötü günler geçiren A. Efes, Valencia Basket ve Zalgiris Kaunas’ı mağlup ederken, Fenerbahçe de Barcelona ve Paris Basketball’u yendi. Türk Başantrenör Ergin Ataman’ın çalıştırdığı Yunan ekibi Panathinaikos ise Real Madrid’e karşı parkeden galip ayrılırken, Partizan’a kaybetti. Fenerbahçe liderliğini sürdürdü Euroleague’de 27. haftada geride kalırken, 1 maçı eksik olan Fenerbahçe liderliğini sürdürdü. Ligde 19 galibiyeti bulunan sarı-lacivertlileri, 17’şer galibiyet olan Olympiakos, Valencia Basket ve Barcelona takip etti. Bu hafta Efes 8 galibiyetle 19. sırada haftayı tamamlarken, 7 galibiyeti olan ASVEL ise son sırada bulunuyor. Euroleague’de 27. haftanın toplu sonuçları şöyle: Dubai Basketball: 93 - Real Madrid: 85 Hapoel Tel Aviv: 99 - Valencia Basket: 104 Bayern Münih: 91 - Monaco: 82 Partizan: 78 - Panathinaikos: 62 Paris Basketball: 90 - Fenerbahçe: 92 Anadolu Efes: 92 - Zalgiris Kaunas: 82 Asvel: 76 - Olimpia Milano: 77 Kızılyıldız: 82 - Maccabi Tel Aviv: 83 Olympiakos: 109 - Virtus Bologna: 77 Baskonia: 91 - Barcelona: 97
ING Türkiye’nin aktif büyüklüğü 279,6 milyar TL’ye ulaştı
07 Şubat 2026 Cumartesi - 10:58 ING Türkiye’nin aktif büyüklüğü 279,6 milyar TL’ye ulaştı ING Türkiye, 2025 yıl sonu konsolide finansal sonuçlarını açıkladı. Dijitalleşmeyi stratejisinin merkezine alan ING Türkiye’nin, 2025 yıl sonu itibarıyla konsolide aktif büyüklüğü 279,6 milyar TL, özkaynak tutarı ise 24,2 milyar TL seviyesine ulaştı. ING Türkiye, 2025 yıl sonu konsolide finansal sonuçlarını açıkladı. Dijitalleşmeyi stratejisinin merkezine alan bankanın 2025 yıl sonu aktif toplamı 279,6 milyar TL, net kârı ise 1,8 milyar TL oldu. Yıl sonu itibarıyla özkaynakları 24,2 milyar TL, sermaye yeterlilik oranı ise yüzde 18,7 olarak gerçekleşen banka, 2025 yılında ekonomiye 148,3 milyar TL’si nakdi olmak üzere toplam 177,6 milyar TL’lik kredi desteği sağladı. Bankanın mevduat büyüklüğü ise 181,2 milyar TL’ye yükseldi. "Dijitalleşme odağımız ve güçlü sermaye yapımız sayesinde ekonomiye katkı sağlamayı sürdürdük" Finansal sonuçlara ilişkin değerlendirmede bulunan ING Türkiye Genel Müdürü Alper Gökgöz, "2025 yılında küresel ekonomide jeopolitik gelişmeler, para politikaları ve küresel ticaret dinamikleri öne çıkarken, Türkiye’de ise enflasyonla mücadele kapsamında atılan adımlar ve finansal istikrarı destekleyen uygulamalar belirleyici oldu. Biz de bu dönemde Türkiye’nin en sevilen dijital bankası olma hedefimiz doğrultusunda yatırımlarımıza kararlılıkla devam ettik. Dijitalleşme odağımız ve güçlü sermaye yapımız sayesinde ekonomiye katkı sağlamayı sürdürdük. Bir önceki yıl sonuna göre mevduatta yüzde 39, aktif büyüklüğümüzde yüzde 40 oranında artış sağlarken ülke ekonomisine sunduğumuz kredi desteğini yüzde 42 oranında artırarak finansmana erişimi destekledik. Ayrıca sürdürülebilir finansmanı da önceliklendirerek, ING Grubu olarak bu sene Türkiye odağında, koordinasyonunu sağlayarak veya aracılık ederek 3 milyar Euro’dan fazla sürdürülebilir finansmana destek olduk" dedi. "Masrafsız bankacılık anlayışımızla EFT, Havale ve FAST işlemlerini tamamen ücretsiz hale getirdik" Dijitalleşmeyi merkeze alarak teknoloji odağında yatırımlarını sürdürdüklerini ifade eden Gökgöz, "Teknoloji platformumuzu yeniledik, dijital kanallarımızı güçlendirdik. Bu yatırımlar sayesinde müşterilerimizin bankacılık işlemlerini daha hızlı, kolay ve pürüzsüz şekilde gerçekleştirmelerine imkân tanıyoruz. Teknolojinin hızını, bankacılığın güveniyle birleştiren global marka gücümüzle somut müşteri faydası oluşturan yenilikleri hayata geçiriyoruz. Bu kapsamda masrafsız bankacılık anlayışımız doğrultusunda önemli bir adım atarak ING Mobil üzerinden gerçekleştirilen EFT, havale ve FAST işlemlerini tamamen ücretsiz hale getirdik. Türkiye’de her gün 17 milyondan fazla dijital para transferi işlemi yapılıyor; bu görünmez maliyeti ortadan kaldırmak müşterilerimizin refahına doğrudan katkı sağlıyor. Bu yeniliğimizle müşterilerimizi masraf derdinden kurtarıyoruz" diye belirtti. "Turuncu Hesap’ın hacmini büyüttük, gençlere özel ürünler hayata geçirdik" Müşterilerinin birikimlerini büyütmeyi ve yatırımı herkes için erişilebilir kılmayı önceliklendirdiklerini belirten Gökgöz, "ING Mobil yatırım altyapımızı yenileyerek yatırım yolculuğunu daha sade ve kullanıcı dostu hale getirdik. GNZ Fon ve Turuncu Genç Hesap gibi yenilikçi ürünlerimizle özellikle gençlerin tasarruf ve yatırım alışkanlıklarını destekledik. Turuncu Hesap’ın hacmini bir önceki yılın sonuna göre yüzde 150 oranında artırdık" dedi.