Yerel Haberler
İstanbul
Bahçelievler Belediye Başkanı Hakan Bahadır: "Gençlerle ilgili çalışmalarımız olacak" 29 Nisan 2026 Çarşamba - 15:35:09 Bahçelievler’de düzenlen programda konuşan Bahçelievler Belediye Başkanı Hakan Bahadır, "Yurt içi yurt dışı misafirlerimiz var. Avrupa’dan Japonya’ya kadar misafirlerimiz geldi. Asıl odağımız bu coğrafyadaki tüm insanlara ayrım yapmadan yardımcı olmak. Gazze’nin çalışması ile ilgili proje var. Türk Dünyası Gençler Birliğini’nin kurulması, bir teknoloji atölyesinin kurulması" dedi. Türk Dünyası Belediyeler Birliği Yönetim Kurulu Toplantısı İstanbul’da düzenlendi. Programda, Orta Asya Baklanlar bölgesinden gelen projeler değerlendirildi. Ayrıca, iş birliğinin geliştirilmesi ve ortak proje faaliyetlerinin hayata geçirilmesi konuları görüşüldü. "Gençlerle ilgili çalışmalarımız olacak" Bahçelievler Belediye Başkanı Hakan Bahadır, "31 ülkede bin 200 tane üyesi olan bir STK Türkiye Cumhuriyeti’nin böyle uluslararası kurulup yayıldığı 31 ülkeye yaydığı bir STK. Yurt içi yurt dışı misafirlerimiz var. Avrupa’dan Japonya’ya kadar misafirlerimiz geldi. Burada asıl amaç bu coğrafyadaki kökenleri bir olan genetik kodları ruhları bir olan insanların oluşturduğu belediyelerin birbirine katkı sağlaması. Her toplantı bir bilgi alışverişidir. Biz de onu yapıyoruz burada. Projeleri değerlendiriyoruz. Neler yaptık neler yapacağız. Örnek veriyorum, Gazze’nin inşası için az evvel başkanım da söyledi. Üstlenelim diyor. Bu çok önemli bir şey. Gençlerle ilgili çalışmalarımız çok önemli. Gençlerle ilgili çalışmalarımız olacak. Birbirimizin kültürünü öğreneceğiz. Ortak dili kullanıyoruz. Ortak tarihimiz var. Tüm dünyadaki kökenleri bir olanları bir araya getirip güçlü bir STK olmak niyetimiz. Asıl odağımız da isteğimizde insanlara bu coğrafyadaki tüm insanlara ayrım yapmadan yardımcı olmak. Gazze’nin çalışması ile ilgili proje var. Bizim önerilerimiz olacak. Türk Dünyası Gençler Birliğini’nin kurulması, bir teknoloji atölyesinin kurulması diğer yeni kurulmuş bir proje var Türk Dünyası Belediyeler Birliği Akademi. Bu projelerimiz olacak inşallah" dedi. "TDB Akademi diye bir Belediyecilik Akademisi kuruyoruz" "TDB Akademi diye bir Belediyecilik Akademisi kuruyoruz" diyen Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, "Bildiğiniz gibi Türk Dünyası Belediyeler Birliği olarak en önemli işlerimizden birisi. Tecrübe paylaşım programları yapmak. Özellikle yurt dışı üyelerimizin Türkiye’deki örnek belediyelerle iletişim haline geçmesini ve Türkiye’deki iyi örneklerin Türk Dünyası’na yayılmasını sağlamakla ilgili faaliyetler yürütüyoruz. İnşallah bu konuyla yeni bir adım atıyor. TDB Akademi diye bir Belediyecilik Akademisi kuruyoruz. Geçtiğimiz toplantılarda istişare etmiştik. Yeni genel sekreterimiz bununla ilgili bir çalışma yapıyor, sizleri de bilgilendirecek. Burada bir farklılık daha oluşturuyorsunuz" ifadelerini kullandı. "5, 6 projenin Gazze’de yapılması ile ilgili bir süreç yürütüyoruz" Gazze’nin inşası için süreç yürüttüklerini belirten Altay, "TDB Akademi aynı zamanda yurt dışındaki belediyeler biz içinde bir eğitim akademisine dönüşecek. Bu konuda da önemli çalışmalar yürütüyoruz. Biliyorsunuz, Gazze her zaman en önemli gündemimiz, bununla ilgili daha önceden belediyelerimizin oluşturduğu imkanlar vardır. Filistinli kardeşlerimizin Gazze’deki kardeşlerimize ulaştırmak için yaptığımız çalışmalar bir vakte kadar yerine ulaştı ama bir vakitten sonra paralar geri gelmeye başladı. 5, 6 projenin Gazze’de yapılması ile ilgili bir süreç yürütüyoruz. İnşallah oradaki taahhütlerin bir an önce yerine getirilmesini özellikle yardımların girişinin sağlanması ve Gazze’nin imarıyla ilgili konularda da Türk Dünyası Belediyeler Birliği olarak göreve hazır olduğumuzu bir kez daha deklare etmek isteriz. Burada sadece Türkiye’nin değil, 31 ülkeden belediyelerimizin bir birikimi, bir belediyecilik kültürü var ve bu birikimi Gazze’de yaşayan insanların refahına huzuruna katkı sunmak adına aktarmaya hazır olduğumuzu bir kez daha ifade ediyoruz" dedi. Bahçelievler Belediyesi ev sahipliğinde gerçekleşen toplantıya Bahçelievler Belediye Başkanı Hakan Bahadır, Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay ve 27 tane yönetim kurulu üyesi katıldı.
29 Nisan 2026 Çarşamba - 15:28 "Şirketler artık sadece poliçe değil, çözüm arıyor" Son yıllarda yaşanan doğal afetlerin, siber saldırıların, tedarik zincirindeki aksamaların, enerji fiyatlarındaki dalgalanmaların ve bölgesel gerilimlerin risk kavramını tamamen değiştirdiğini söyleyen Sigorta Brokerleri Derneği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ebru Yüksekbilgili, "Eskiden risk denince daha çok yangın, deprem ya da fiziksel hasar akla gelirdi. Bugün ise bir fabrikanın üretiminin durması, bilgisayar sistemlerinin çökmesi, ihracat yapılan pazarların kapanması ya da önemli bir tedarikçinin devre dışı kalması da en az bunlar kadar ciddi sonuçlar doğurabiliyor. Sigorta artık sadece poliçe yaptırmak anlamına gelmiyor. Sigorta, şirketlerin ayakta kalmasını sağlayan önemli bir güvence ve risk yönetiminin ayrılmaz bir parçası haline geliyor" dedi. Dünya, artık daha belirsiz bir dönemden geçiyor. Son yıllarda yaşanan depremler, seller, büyük yangınlar, siber saldırılar, tedarik zincirindeki aksamalar, enerji fiyatlarındaki dalgalanmalar ve bölgesel gerilimler, risk kavramını tamamen değiştirdi. Eskiden risk denince daha çok yangın, deprem ya da fiziksel hasar akla gelirdi. Bugün ise bir fabrikanın üretiminin durması, bilgisayar sistemlerinin çökmesi, ihracat yapılan pazarların aniden kapanması ya da önemli bir tedarikçinin devre dışı kalması da en az bunlar kadar ciddi sonuçlar doğurabiliyor. Sigortanın artık sadece poliçe yaptırmak anlamına gelmediğini söyleyen Sigorta Brokerleri Derneği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ebru Yüksekbilgili, "Sigorta, şirketlerin ayakta kalmasını sağlayan önemli bir güvence ve risk yönetiminin ayrılmaz bir parçası haline geliyor" dedi. Tam da burada sigorta ve reasürans brokerlerinin öneminin ortaya çıktığını belirten Yüksekbilgili, "Brokerlik hizmeti çoğu zaman sadece fiyat almak veya teklif karşılaştırmak gibi görülüyor. Oysa brokerler bunun çok ötesinde bir görev üstleniyor. Şirketlerin karşı karşıya olduğu riskleri analiz ediyor, eksikleri tespit ediyor, doğru teminatları belirliyor ve en uygun çözümleri bulmalarına yardımcı oluyor. Özellikle Türkiye gibi deprem riski yüksek, üretim gücü güçlü ve dış ticaretle iç içe olan bir ülkede bu konu daha da önem kazanıyor. Çünkü birçok şirket sigortalı olsa da bazen varlık değerleri güncel olmayabiliyor, limitler yetersiz kalabiliyor veya yeni nesil riskler gözden kaçabiliyor. Böyle durumlarda hasar anında beklenmeyen sorunlar ortaya çıkabiliyor. Brokerlerin en büyük katkısı da burada başlıyor. Doğru hazırlanmış bir sigorta programı sadece hasar sonrası ödeme almak anlamına gelmez. Aynı zamanda şirketin işine devam etmesini sağlar, çalışanlarını korur, nakit akışını rahatlatır ve geleceğe daha güvenle bakmasına yardımcı olur" ifadelerini kullandı. Öte yandan bazı büyük risklerde sadece yerel piyasadan çözüm bulmanın yeterli olmayabildiğinin altını çizen Yüksekbilgili, sözlerine şöyle devam etti: "Büyük sanayi tesisleri, enerji projeleri, altyapı yatırımları ve yurtdışında faaliyet gösteren şirketler için uluslararası sigorta ve reasürans kapasitesi büyük önem taşıyor. Brokerler de sahip oldukları bilgi birikimi ve global bağlantılarla Türk şirketlerine dünya piyasalarının kapısını açıyor." "Önümüzdeki dönemde iklim değişikliği, siber riskler, ekonomik dalgalanmalar ve jeopolitik gelişmeler daha fazla konuşulacak gibi görünüyor" diyen Yüksekbilgili, bu nedenle şirketlerin sadece hasar olduktan sonra değil, hasar olmadan önce de hazırlıklı olması gerektiğini kaydetti. Yüksekbilgili, "Riskleri önceden görmek, doğru önlemleri almak ve sağlam bir koruma yapısı kurmak artık bir tercih değil, ihtiyaçtır. Sigorta ve reasürans brokerleri de bu süreçte sadece aracı değil; şirketlerin yol arkadaşı, danışmanı ve çözüm ortağıdır. Sonuç olarak güçlü risk yönetimi güçlü şirketler oluşturur. Güçlü şirketler de güçlü ekonomi demektir. Bugün işletmelerin ihtiyacı sadece poliçe değil; doğru bilgi, doğru yönlendirme ve doğru çözümdür" dedi.
29 Nisan 2026 Çarşamba - 15:15 Sedef Güler cinayeti davasında mütalaa açıklandı: 2 sanık hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis talebi Büyükçekmece’de denizde elleri ve ayakları bağlı, halıya sarılı halde cansız bedeni bulunan Sedef Güler’in öldürülmesine ilişkin 2’si tutuklu 3 sanığın yargılandığı davada mütalaa açıklandı. Savcılık, 2 sanığın, ayrı ayrı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla cezalandırılmasını talep etti. Büyükçekmece Mimar Sinan Sahili’nde 7 Haziran 2024 tarihinde denizde elleri ve ayakları bağlı, halıya sarılmış ve ağırlık bağlanmış şekilde bir kadın cesedi bulunmuştu. Hayatını kaybeden kadının 24 yaşındaki Sedef Güler olduğu tespit edilerek 3 sanık hakkında iddianame düzenlenmişti. Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde sanıkların yargılanmasına devam edildi. Duruşmada, tutuklu sanık Fırat Baykara ile Sedef Güler’in müşteki annesi Gülizar Sezer ile tarafların avukatları hazır bulundu. Tutuklu sanık Yavuz Güngör ise duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla bağlandı. Araçtan alınan parmak izlerinin sanıklar Fırat Baykara ile Yavuz Güngör’e ait olduğu belirtildi Duruşmada, Cumhuriyet Savcısı esasa ilişkin mütalaasını açıkladı. Mütalaada, 7 Haziran 2024 tarihinde Büyükçekmece’de köprü altında bir bayan cesedi bulunduğu, Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı’nca, olay yerine inceleme yapılmak üzere gidildiği, olay yerindeki incelemelerde, kadın şahsın halıya sarıldığı, halının dört yerinden çuval ve perde parçaları ile ellerinin koli bandı, ayaklarının ise zincir ve dambıl ile bağlandığı aktarıldı. Mütalaada, olay yerinde bulunan bir araçtan alınan parmak izlerinin sanıklar Fırat Baykara ile Yavuz Güngör’e ait olduğu, ayrıca sanık Güngör’e Adli Tıp Kurumu’nda yapılan test sonucunda, Güngör’ün kanında, kokain tespit edildiği vurgulandı. Ağırlaştırılmış müebbet hapis talebi Mütalaada, sanıklar Fırat Baykara ile Yavuz Güngör hakkında, ‘beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kadına karşı kasten öldürme’ suçundan ayrı ayrı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla cezalandırılmasını talep etti. Öte yandan savcılık, firari konumdaki sanık Yiğit Hüseyin Ayvalık’ın yakalama kararının ve tutuklu sanıkların bu hallerinin devamını da istedi. Tarafların avukatları, açıklanan mütalaaya karşı savunma yapabilmek ve beyanda bulunmak için mahkemeden süre talep etti. Taraflara süre verildi Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, açıklanan mütalaaya karşı beyandan bulunmaları için taraflara süre verilmesine hükmederek, duruşmayı erteledi. Mahkemenin gelecek celse kararını açıklaması bekleniyor. "Sonuna kadar çocuğumun hakkını arıyorum" Duruşma sonrası açıklama yapan acılı anne Gülizar Sezer, "Bizim çocuklarımızı katledip de, bunun savunmasını benim karşıma geçip de, pişkin pişkin yapamazsın, bu hakkı ben kimseye vermiyorum. Benim çocuğum, ne uyuşturucu bağımlısıydı ne de hayat kadınıydı. Bu şekilde hem benim çocuğumun canını alacaksınız, hem de bu şekilde yargılama yürüteceksiniz. Ben bunları kabul etmiyorum. Sedef’imin de hayatı araştırılsın, onların da hayatı araştırılsın. Benim çocuğumun bir tane sabıkası yokken, bir kere karakol kapısı açmamışken, onların onlarca suç dosyası var, suç kaydı var. Bunlar göz önünde bulundurulsun. Yargıya, adalete ben güvenimi kaybettim. O kaybettikleri güveni ben geri istiyorum ve sonuna kadar çocuğumun hakkını arıyorum. O delikten çıkmalarını kabul etmiyorum, adalet yerini bulsun" şeklinde konuştu. İddianameden Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan İddianamede Fırat Baykara ve Yavuz Güngör’ün ‘nitelikli kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılması talep edildi. Yiğit Hüseyin Ayvalık’ın ise Yavuz Güngör’ün yurt dışına kaçmasına yardım etmesi gerekçesiyle ‘suçluyu kayırma’ suçundan 6 aydan 5 yıla kadar hapsi istendi.
Tami’den işletmelere yeni ödeme çözümü
03 Şubat 2026 Salı - 12:30 Tami’den işletmelere yeni ödeme çözümü Garanti BBVA’nın teknolojik altyapısı ve inovatif yaklaşımıyla hizmet veren Tami, NFC özelliğine sahip Android cep telefonlarını ve tabletleri POS cihazına dönüştüren Tami CepPOS’u tanıttı. Garanti BBVA çatısı altında e-para ve ödeme hizmetleri sunan Tami, yeni ürünü Tami CepPOS’u kullanıma sundu. Android telefonları POS cihazına dönüştüren çözüm, Tami’nin çoklu banka POS altyapısını mobil ortama taşıyarak işletmelere tek noktadan güvenli ve akışkan bir ödeme süreci sağlamayı hedefliyor. Ürün, anlaşmalı bankaların kartlarına taksit imkânını tek uygulama üzerinden sunarken, ek uygulama indirmeye gerek bırakmıyor. Tami Çoklu Banka CepPOS, kapıda ödemelerde, stant satışlarında ve fiziki mağazalar gibi yerlerde kullanılabiliyor. Mastercard ve Payneos altyapılarıyla desteklenen çözüm, işletmelerin ödemelerde güven ve hız beklentilerini tek bir noktada karşılamayı hedefliyor. "Tami CepPOS gerçek bir ihtiyacın sonucu" Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı Ceren Acer Kezik, "Müşteri deneyimi, stratejimizin merkezinde yer alıyor. Empatiyi merkezine alan Radikal Müşteri Perspektifi yaklaşımımızla her ürünü, her akışı müşterimizin gözünden yeniden tasarlıyor; onların gerçek ihtiyaçlarından yola çıkarak çözümlerimizi kurguluyoruz. Bugün hayata geçirdiğimiz Tami CepPOS tam da bu yaklaşımın sonucu. İşletmelerin; ödeme alırken hangi cihazı kullanacağını, nerede tahsilat yapacağını ya da farklı uygulamalar arasında geçiş yapmayı düşünerek vakit kaybetmesini istemiyoruz. Cep telefonunu bir POS’a dönüştürerek, ek kurulum veya uygulamaya gerek kalmadan, tek uygulama üzerinden hızlı ve güvenli ödeme alınmasını sağlıyoruz. Çoklu banka POS altyapısını mobil dünyaya taşıyarak, taksit seçeneklerini tek noktadan sunuyor; işletmelerin günlük akışına zahmetsizce entegre olan, iş yapma sürecini hissedilir biçimde sadeleştiren bir ödeme deneyimi sunuyoruz. Bu geliştirmeler, müşteri deneyimi ve inovasyon odağımız doğrultusunda, işletmeler için somut değer oluşturan çözümler üretme hedefimize hizmet ediyor. Aynı yaklaşımla, müşterilerimizi dinlemeye ve onların hayatını kolaylaştıran ödeme çözümleri geliştirmeye devam edeceğiz" dedi. Mastercard Türkiye ve Azerbaycan Genel Müdürü Onur Faydacı, "Ödeme deneyimi bugün; işletmelerin hızını, verimliliğini ve rekabet gücünü doğrudan etkileyen stratejik bir unsur. Özellikle sahada aktif olan KOBİ’ler ve çok kanallı satış yapan işletmeler için ödeme almanın her yerde, her an kolay ve güvenilir olması kritik önem taşıyor. İşletmelerin büyümesini destekleyen, dijitalleşmeyi hızlandıran ve iş yapış biçimlerini sadeleştiren çözümleri önceliklendiriyoruz. Tami CepPOS da güvenli bir ödeme kabul noktası olarak işletmelere gerçek bir hareket özgürlüğü sunuyor. Mastercard altyapımızla desteklenen bu çözüm; temassız, hızlı ve güvenli ödeme deneyimini sahaya taşıyarak fiziksel ve dijital ticaret arasındaki sınırları ortadan kaldırıyor. Tami ve Payneos ile hayata geçirdiğimiz bu iş birliğinin, ülkemizde dijital ödemelerin yaygınlaşmasını güçlendiren ve ödeme ekosistemindeki dönüşümü hızlandıran önemli bir etken olduğuna inanıyoruz" açıklamalarında bulundu. Payneos Genel Müdürü Murat Sıcakkanlı, "Ödeme deneyiminin geleceğini, esneklik, güven ve regülasyonlara tam uyum üzerine inşa ediyoruz. Tami CepPOS, işletmelerin sahada karşılaştığı gerçek ihtiyaçlardan doğan, uçtan uca güçlü bir çözüm. Payneos olarak, Mastercard ile birlikte sunduğumuz altyapıyla; temassız, hızlı ve güvenli ödeme deneyimini mobil dünyaya taşırken, VUK 507 uyumlu e-belge süreçlerinin de sorunsuz şekilde yönetilmesini sağlıyoruz. Android cihazları POS’a dönüştüren bu yapı, işletmelere nerede olurlarsa olsunlar kesintisiz tahsilat ve dijital belge üretimi imkânı sunarken, kullanıcı deneyimini de en üst seviyeye çıkarıyor. Tami ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliğinin, Türkiye’de dijital ödeme ve e-dönüşüm ekosistemine önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz" dedi.
Vodafone’dan yerli tedarikçilerine global pazarlara açılma imkanı
03 Şubat 2026 Salı - 12:22 Vodafone’dan yerli tedarikçilerine global pazarlara açılma imkanı Vodafone Türkiye’nin geleneksel tedarikçi buluşması İstanbul’da gerçekleştirildi. Yaklaşık 500 tedarikçi firmanın yöneticilerinin katıldığı ‘Vodafone Türkiye Tedarikçi Zirvesi 2026’da şirketin son 20 yılda ettiği başarıların yanı sıra geleceğe yönelik hedef ve stratejileri de paylaşıldı. Türkiye’nin dijitalleşmesine liderlik etme vizyonuyla faaliyet gösteren Vodafone, Türkiye’nin dört bir yanından tedarikçilerini bir kez daha İstanbul’da buluşturdu. Vodafone Tedarik Zinciri Yönetimi ekibi tarafından düzenlenen etkinliğe teknoloji, yazılım, telekomünikasyon, üretim ve hizmet sektörlerinden, farklı büyüklüklerde yaklaşık 500 tedarikçi firmanın yöneticileri katıldı. "Geleceğe birlikte bağlıyız." mesajının verildiği toplantıda, Vodafone’un Türkiye’deki 20 yıllık yolculuğunun yanı sıra geleceğe yönelik hedef ve stratejileri de paylaşıldı. Etkinlik kapsamında düzenlenen panel ve sunumlarda 5G hazırlıkları, sürdürülebilirlik, iş sağlığı ve güvenliği, yerli ve milli tedarikçi ekosistemine yönelik yatırımlar gibi konular ele alındı. Gerçekleşen zirvede, şirket stratejik önceliklerini aktaran konuşmasında Vodafone Türkiye CEO’su Engin Aksoy, şunları söyledi: "Vodafone Grubu olarak, Avrupa ve Afrika’nın en büyük telekom ve teknoloji şirketlerinden biriyiz. Toplamda 60 ülkenin 15’inde kendi markamızla faaliyet gösteriyor, 330 milyondan fazla bireysel müşteriye ve 4,7 milyon işletmeye hizmet sunuyor, dünya genelinde 220 milyondan fazla cihazı birbirine bağlıyoruz. Ülkemizde ise Cumhuriyet tarihinin en büyük iki uluslararası doğrudan yatırımcılarından biriyiz. 20 yılda yaptığımız toplam yatırımın reel değeri 480 milyar TL’yi aşmış durumda. Türkiye’de 50 milyar TL’lik satın alma hacmine, bin 200’ün üzerinde tedarikçi ve yaklaşık 6 bin satış noktasından oluşan çok büyük bir ekosisteme sahibiz. Bu ekosistemle, yaklaşık 40 bin kişilik doğrudan ve dolaylı istihdam oluşturuyoruz. Tedarikçi yönetiminde birlikte çözüm geliştirmeyi esas alan stratejik ortaklıklar kurmaya önem veriyoruz. Sadece fiyat odağıyla bakmayarak, kurumsal hassasiyetlerimiz konusunda bizimle paralel düşünen ve hareket eden firmalarla çok daha fazla işbirliği yaptığımız bir çalışma biçimine geçtik. Kendini geliştirmeye devam eden, kısa vadeli getiri yerine uzun vadeli sürdürülebilir değer oluşturmaya odaklanan ve kalite, hız ve dijital yetkinlikler anlamında fark oluşturan tedarikçilerimiz için hem Türkiye’de hem de global pazarlarda büyüme fırsatları sunmaya odaklanıyoruz. Önümüzdeki dönemde de tedarikçilerimizle birlikte üretecek, Türkiye’de kazandıklarımızı yine Türkiye için değere dönüştüreceğiz." Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Hana Jalel ise şöyle konuştu: "Şirket olarak uzun yıllardır hedefimiz sektörde gelir bazında en hızlı büyüyen operatör olmak. Son 2,5 yıldır bu hedefi istikralı bir şekilde gerçekleştiriyoruz. Türkiye’de başardıklarımızla Vodafone Grubu’nun global finansal tablolarında da önemli bir yere sahibiz. 2025-26 mali yılımız da bu açıdan başarılı geçiyor. Nisan-Eylül 2025 dönemini kapsayan mali yıl sonuçlarımıza göre, şirketimizin servis gelirleri 64,8 milyar TL olarak gerçekleşti. Faiz, Amortisman ve Vergi Öncesi Kârımız 23,7 milyar TL oldu. Bu sonuçlarla, gelir bazında en hızlı büyüyen operatör olma hedefini mali yılımızın ilk yarısı itibarıyla da gerçekleştirmiş olduk. Bu yolculukta bizimle birlikte olan tedarikçilerimize teşekkür ediyoruz." Vodafone tedarikçi yönetiminde global fırsat ve standartlarla değer üretiyor Yapılan açıklamaya göre, küresel ölçekte 26 milyar euronun üzerinde bir satın alma gücüyle dünyanın en büyük tedarik organizasyonlarından biri haline gelen şirket, ölçek ekonomisi oluşturmasının ötesinde; tedarikçileri için farklı ülkelere açılma ve ihracat fırsatları sunuyor. Tedarikçi yönetiminde uluslararası en iyi uygulamalarla tam uyum sağlayarak küresel standartlarda bir çalışma modeli benimseyen şirket, İş Sağlığı ve Güvenliği (ISG) gerekliliklerini tüm tedarikçi ekosistemine entegre ederken, siber güvenlik ve veri koruma alanlarında en yüksek seviye kontrollerle tedarik zinciri güvenilirliğini güçlendiriyor. Şirket ayrıca kapsayıcılık ve çeşitlilik prensiplerini tedarikçi seçim ve değerlendirme süreçlerinin temel bileşenlerinden biri hâline getirmiş durumda. Çevresel etki azaltımı ve gezegenin korunmasına yönelik sürdürülebilirlik kriterleri doğrultusunda çalışan şirket, tüm tedarikçileriyle birlikte çevresel sorumluluğu esas alan, uzun vadeli ve sürdürülebilir bir değer zinciri oluşturmayı hedefliyor.
Murat Aksu: "Bu birliktelik umarım daha uzun yıllar devam edecektir"
03 Şubat 2026 Salı - 11:59 Murat Aksu: "Bu birliktelik umarım daha uzun yıllar devam edecektir" Türkiye Milli Paralimpik Komitesi Başkanı Murat Aksu, paralimpik sporculara yapılan sponsorluk desteklerinin uzun yıllar devam etmesini dileyerek, teşekkürlerini iletti. Türkiye Milli Paralimpik Komitesi, Kalyon İnşaat ile ana sponsorluk iş birliği anlaşması imzaladı. İstanbul’da gerçekleştirilen toplantıya Türkiye Milli Paralimpik Komitesi Başkanı Murat Aksu, sponsor firmanın yönetim kurulu başkanı Murathan Kalyoncu, milli parajudocu Döndü Yeşilyurt ve milli parahalterci Abdullah Kayapınar katıldı. Uzun yıllardır süren dostluğun ardından böyle bir sponsorluk için teşekkür ederek sözlerine başlayan Başkan Murat Aksu, "Böyle bir kardeşimle böyle bir anlaşma yapmak, paralimpik komitenin yanında olması çok iyi bir olay oldu. Bu birliktelik umarım daha uzun yıllar devam edecektir. Sporun ilham vericisi olan paralimpik sporcularına desteklerinden dolayı teşekkür ediyorum. İnşallah bu birliktelikte çok daha güzel günlere ve işlere öncü olacak" ifadelerini kullandı. Murathan Kalyoncu: "İnşallah daha büyük neticelerle daha başarılı yerlere geliriz" En değerli ve en anlamlı sponsorluklarından birini imzalamaktan mutluluk duyduklarını belirten Murathan Kalyoncu, "Burada değerli sporcularımız Abdullah ve Döndü olmak üzere, kendi alanlarında dünya şampiyonluklarını ülkemize getirmiş sporcularla birlikte bulunuyoruz. Onlara da çok teşekkür ediyorum. Murat Aksu’nun bu alanda vermiş olduğu emeği çok yakından görüyorum. Önümüzdeki süreçte 2028 yılına kadar paralimpik komitemizi desteklemekten dolayı mutluluk duyuyoruz. İnşallah daha büyük neticelerle daha başarılı yerlere geliriz" diye konuştu. Döndü Yeşilyurt: "Judo branşında şampiyonluklar kazanıp ülkeme getirmek istiyorum" İnşaat sektöründe çalışarak ailesini geçindiren emekçi bir babanın evladı olduğunu aktaran milli parajudocu Döndü Yeşilyurt ise, "Zor şartlarda insanlara hizmet eden ve inşaat sektöründe emek veren babalar, evlatlarını bu noktaya getirmeye çalışıyor. Ben 24 yaşında spora başladım. İlk olarak halterle başladım. 2018’de dünya görme engelli sporcu olarak şampiyon oldum. Ülkemin bayrağını ve İstiklal Marşı’nı 5 kez temsil edip okutma şansım oldu. Judoyu o kadar seviyorum ki 3 kez Paris Olimpiyatları’ndan sonra Japonya’ya gittim. 3 ay Japonya’da, 3 ay da Slovenya’da hem sporda hem de dilde kendimi geliştirmek amacıyla bulundum. Ülkemi uluslararası arenada temsil edebilmek benim için çok önemli. Onların finansal değil, paralimpik branşlar gibi büyük arenalarda arkamda olduğunu bilmek, madalyalarımı doğrudan etkiledi. Maddi ve manevi destekleri sayesinde 3 aylık kendimi geliştirme sürecine vesile oldular. Motivasyon olarak da desteklerini hiçbir zaman esirgemediler. Judo branşında şampiyonluklar kazanıp ülkeme getirmek istiyorum" cümlelerine yer verdi. Abdullah Kayapınar: "Kendimizi geliştirerek devam ediyoruz" Sağlanan sponsorluk desteği için teşekkürlerini ileten milli parahalterci Abdullah Kayapınar da, "2013 yılında Sivas’ta lokantada çalışıyordum. Hocamız program için lokantaya geliyordu ve orada hocamla tanışıyorum. 4 yıl boyunca beni salonu götürüp getiriyor. 2018’de ilk Avrupa ikinciliğini alıyoruz. Bu şekilde kendimizi geliştirerek devam ediyoruz. 2024 Paris Olimpiyatları’nda ikinci olmuştum. Hocamın katkılarından dolayı teşekkür ediyorum. Bu sponsorluk anlaşmasıyla birlikte Murathan Bey’e teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu.
The ONE Awards’ta bilgisayar kategorisinde "Yılın İtibarlı Markası" ödülü
03 Şubat 2026 Salı - 11:11 The ONE Awards’ta bilgisayar kategorisinde "Yılın İtibarlı Markası" ödülü Casper, pazarlama ve iletişim dünyasının ödül organizasyonlarından biri olan The ONE Awards’ta bilgisayar kategorisinde "Yılın İtibarlı Markası" ödülünün sahibi oldu. Marketing Türkiye’nin Akademetre Research and Strategic Planning iş birliğiyle bu yıl 12’ncisi düzenlenen The ONE Awards Bütünleşik Pazarlama Ödülleri sahiplerini buldu. Markaların ve bu başarıda pay sahibi olan paydaşların ödüllendirildiği programda Casper, bilgisayar kategorisinde "Yılın İtibarlı Markası" oldu. "Yenilikleri sahiplenerek kullanıcı deneyimini geliştirmeyi sürdüreceğiz" Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Casper Pazarlama ve Operasyondan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Feray Karaman, şu ifadeleri kullandı: "Bilgisayar kategorisinde elde ettiğimiz bu ödül; her yeni fikir, her yeni ürün ve attığımız her kararlı adımın arkasında yer alan büyük emeğin, tutkunun ve ekip ruhunun güçlü bir yansımasıdır. Bu başarı, ülkemizde bilgisayar teknolojileri alanında katma değer üretme konusundaki kararlılığımızın da somut bir göstergesidir. 35 yıllık birikimimiz, tutkuyla çalışan ekibimiz ve kullanıcılarımızın bize duyduğu güvenle, Türkiye’yi bilgisayar teknolojileri üretiminde gururla temsil etmeye devam ediyoruz. Yenilikleri cesaretle sahiplenerek kullanıcı deneyimini sürekli geliştirmeyi sürdüreceğiz." Yılın öne çıkan markaları halk jürisinin oylarıyla belirlendi The ONE Awards’ın temelini oluşturan "İtibar ve Marka Değer Performans Ölçümü" araştırması kapsamında, yılın öne çıkan markaları ve iş ortakları halk jürisinin oylarıyla belirlendi. 70’in üzerinde kategoride yürütülen araştırma ve saha çalışması yüz yüze görüşmelerle tamamlandı. Araştırmaya, Türkiye’yi temsilen 12 ilden toplam bin 200 kişi katıldı. İki aşamalı bir modelle kurgulanan araştırma, markaların yıl içindeki itibar performansını çok boyutlu bir yaklaşımla ele alıyor.