Yerel Haberler
İstanbul
Yağmur yağdı, İstanbul koştu 03 Mayıs 2026 Pazar - 16:15:05 İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanlığı ile İBB Spor İstanbul tarafından 2016 yılından bu yana organize edilen ’İstanbul’u Koşuyorum’ etkinliğinin bu yılki Asya etabı gerçekleştirildi. Üsküdar’da düzenlenen organizasyonda zorlu hava şartlarına karşın yaklaşık 4 bin kişi parkura çıktı. ’İstanbul’u Koşuyorum, Şehri Hissediyorum!’ sloganıyla hayata geçirilen yarışın startını Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş, İBB Başkan Danışmanı Yiğit Oğuz Duman, İBB Genel Sekreter Yardımcısı Zeynep Neyza Akçabay, İBB Spor İstanbul Genel Müdürü Prof. Dr. Bilge Donuk ve İBB Sportif Değerlendirme Şube Müdürü İlker Öztürk birlikte verdi. Etkinlikte zorlu hava koşullarına rağmen 5K parkurunda 848, 10K parkurunda ise 2 bin 973 olmak üzere toplamda 3 bin 821 koşucu ter döktü. 5K’da şampiyonlar Ali ve Kolpakova Üsküdar’ın tarihi dokusu ve doğal güzellikleri eşliğinde koşulan İstanbul’u Koşuyorum Asya etabında, saat 08.00’de başlayan 5K yarışında erkeklerde Suriyeli Nuri Mohamed Ali, 16:36’lık derecesiyle birinciliğe ulaştı. Ömer Talyak 16:47 ile ikinci sırayı alırken, Iraklı Ishaq Abbas Mahmood Alridha 16:51 ile üçüncü oldu. Kadınlarda ise Rus Mariia Kolpakova, 21:01’lik derecesiyle zirvede yer aldı. İranlı Samin Larki 22:45 ile ikinci, Gizem Taşyaka ise 23:08 ile üçüncü sırada finiş gördü. 5K genel klasmanda dereceye giren kadın ve erkek sporculara hediye çeki verildi. Yarış sonunda birinciler 10 bin, ikinciler 7 bin 500 ve üçüncüler 5 bin lira değerinde hediye çeki kazandı. 10K’da zirve Bakar ve Kapdan’ın Saat 09.15’te başlayan 10K yarışında erkekler kategorisinde 33:09’luk performansıyla Ayhan Bakar birinciliği elde etti. Onu 34:18’lik ile Mestan Turhan ve 34:21 ile Sefa Karakaya takip etti. Kadınlar kategorisinde ise birincilik 41:28 ile koşan Ebru Kapdan’ın oldu. İkinci sırayı 45:22 ile Gamze Turhan, üçüncü sırayı ise 46:38 ile Liubov Özkalgay aldı. 10K yarışında dereceye giren sporcular; birincilikten sekizinciliğe kadar sırasıyla 25 bin, 20 bin, 15 bin, 10 bin, 8 bin, 6 bin, 5 bin ve 4 bin lira para ödülünün sahibi oldu. Ayrıca 10K kategorisinde yarışı 90 dakika içerisinde tamamlayan katılımcılar, 1 Kasım’da düzenlenecek Türkiye İş Bankası 48. İstanbul Maratonu kapsamındaki 15,5K koşusuna katılım için gerekli barajı da geçmiş oldu. Yarış kapsamında 10K parkurunda 13 farklı yaş kategorisinde ilk üçe giren sporculara da kupa ve madalya takdim edildi.
03 Mayıs 2026 Pazar - 16:14 Yeşilçam oyuncularından sanatçı dostları için vefa çağrısı: "Yeşilçam Huzurevi" Türk sineması usta oyuncuları, yıllar sonra "Yeşilçam Huzurevi" projesi için Beyoğlu’nda bir araya geldi. Kemal Sunal ile başrol paylaştığı filmlerle hafızalara kazınan Serpil Nur ve sinemanın "harbi kadını" olarak bilinen Şehnaz Dilan, zor durumdaki sanatçı dostları için destek çağrısında bulundu. Geçmişte milyonları ekran başına kilitleyen, ancak bugün birçoğu geçim sıkıntısı ve barınma sorunuyla mücadele eden Yeşilçam emektarları için Avukat Onur Yağışan kolları sıvadı. "Yeşilçam Huzurevi" projesini hayata geçirmek için adım atan Yağışan’a Yeşilçam oyuncuları Serpil Nur ve Şehnaz Dilan da destek verdi. Usta oyuncular hayatlarını sinemaya adamış ancak şimdilerde yardıma muhtaç durumda olan meslektaşlarının başlarını sokabilecekleri yapının hayata geçirilmesi için çağrıda bulundu. "Çoğu Yeşilçam oyuncusunun evi yok barkı yok, bazıları barakalarda yaşıyor" Sinema Oyuncusu Serpil Nur, çoğu Yeşilçam oyuncusunun evinin olmadığını ifade ederek, "Bazıları barakalarda yaşıyor. Geçtiğimiz yıllarda duydum, barakada yaşayan bir zamanların jön bir sanatçısıydı. Barakada ölüsü bulundu. Hiçbir sanatçı böyle bir sona layık değil. Dilerim avukat beyin çıktığı bu yolda tüm sanatçılar ve devlet destek olup güzel bir yola girer ve o ihtiyacı olan sanatçılarımıza bir mekan, bir yer, bir ev, bir barınak olurlar. Çünkü eski dönemlerde çalışan sanatçıların, bilhassa ikinci, üçüncü rollerde oynayan dostlarımızın, arkadaşlarımızın sigortaları yoktu. Ve bugün hayatlarını idame ettirmeleri için herhangi bir hayat güvenceleri yok; evleri yok, maaşları yok, hiçbir şeyleri yok. Gidin bakımevlerinde, Darülaceze’lerde birçok sanatçı gerçekten çok zor durumda. İnşallah bu çıkılan yolda bir başarı elde edilir. Umuyorum, diliyorum her şey çok güzel olsun" dedi. "Evi olmayanlar için acilen faaliyete geçmek lazım" Sinema oyuncusu Şehnaz Dilan ise evsiz durumda bulunan Yeşilçam oyuncuları için biran önce harekete geçilmesi gerektiğine belirterek, "Avukatımız Onur Yağışan, Türkiye’de yapılmayan bir şeyi yapacak. Lütfen rica ediyorum, bu Yeşilçam oyuncuları için, sokakta kalanlar için, bilhassa evi olmayanlar için acilen faaliyete geçmek lazım. Bunda ses sanatçılarından bilhassa rica ediyorum; destek olmalarını istiyorum ve hükümetin destek olmasını istiyorum. Kimse kalmadı gibi, kalanlar da çok zor durumda. Ben kendilerini biliyorum, görüşüyorum da. Çünkü sinemada son kuşak benim. Bazı dernekler zaten ilgilenmiyor. Derneğe para yatırıyorsunuz, bu kadar. Ama lütfen bir an önce yardımcı olsunlar. Onur Bey’e de buradan çok teşekkür ediyorum gerçekten bu gayretleri için; bizim için koşturması, Allah ondan razı olsun" şeklinde konuştu. "Onlar milyonları güldürdüler; biz de en azından ahde vefa gereği biz de onları güldürelim" "Yeşilçam Huzurevi" projesinin hayata geçirmek için girişimlerde bulunan Avukat Onur Yağışan, "Öncelikle, birçok Yeşilçam emektar sanatçımızın ne yazık ki sosyal güvenceleri yok. Ne yazık ki şu an birçok emektar sanatçımızın yaşamlarının son dönemlerini başlarını sokacak, bir ev alacak durumları yok ve evleri de yok. Biz de öncelikle ahde vefa gereği ve bu durumlardan dolayı Yeşilçam emektarlarımızın huzur içinde yaşamaları için "Yeşilçam Huzurevi" projesini hayata geçirmek için kolları sıvadık. Buradaki amacımız şu: Yeşilçam emektarlarımızın, sanatçılarımızın hak ettiği en azından ömürlerinin son dönemlerinde; öncelikle güvenilir ve insanca bir yaşam yaşamaları onların hakkıdır. Bu hakka kavuşmaları için biz elimizden gelen her şeyi yapıyoruz. Buradan da çağrımız; öncelikle devletimizin, iş insanlarımızın, sağduyulu bütün vatandaşlarımızın bu projeye omuz vermeye davet ediyorum. Onlar milyonları güldürdüler; biz de en azından ahde vefa gereği biz de onları güldürelim, sevinç gözyaşlarına boğduralım diyorum ve bütün herkesten destek bekliyorum" ifadelerini kullandı
03 Mayıs 2026 Pazar - 15:35 Bilim diplomasisi için ortak çağrı İlim Yayma Ödülleri İstişare Kampı kapsamında Silivri’de düzenlenen basın toplantısında, akademisyenlerin imzasını taşıyan "Bölgesel İstikrar İçin Bilim Diplomasisi" bildirgesi kamuoyuna açıklandı. Silivri’de 1-3 Mayıs 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilen 2. İlim Yayma Ödülleri İstişare Kampı, bilim dünyasını ve karar vericileri ilgilendiren önemli bir bildirgeyle gündeme geldi. Kamp kapsamında düzenlenen basın toplantısında, farklı disiplinlerden ödül sahibi akademisyenlerin katkılarıyla hazırlanan "Bölgesel İstikrar İçin Bilim Diplomasisi" başlıklı metin kamuoyuyla paylaşıldı. Programda İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Necmettin Bilal Erdoğan’ın yanı sıra akademisyenler, üniversite temsilcileri ve çok sayıda basın mensubu yer aldı. Akademik birikim politika önerisine dönüştü Toplantıda yapılan konuşmalarda, İlim Yayma Ödülleri’nin yalnızca bireysel başarıları ödüllendiren bir organizasyon olmadığı, aynı zamanda akademik bilgi üretimini toplumsal ve siyasal karar süreçlerine entegre etmeyi hedeflediği vurgulandı. Necmettin Bilal Erdoğan, ödül sahibi akademisyenlerin her yıl istişare kamplarında bir araya gelerek ortak akıl geliştirdiğini ve bu sürecin somut çıktılarının bildirgeler aracılığıyla kamuoyuna sunulduğunu ifade etti. Geçtiğimiz yıl yayımlanan "Sağlıkta Teknolojik İstiklal" bildirgesinin kamu kurumları nezdinde karşılık bulduğunu hatırlatan Erdoğan, bu yıl hazırlanan bildirgenin ise çok daha geniş bir çerçevede, bölgesel istikrar ve uluslararası iş birliği ekseninde şekillendiğini belirtti. "Bölgesel istikrar dışa bağımlı olamaz" Akademisyenler tarafından kaleme alınan bildirgede, özellikle Orta Doğu ve çevresinde yaşanan çatışmalar, enerji hatları üzerindeki jeopolitik baskılar ve uluslararası sistemdeki belirsizlikler detaylı şekilde ele alındı. Bu gelişmelerin, bölgesel barış ve güvenliğin yalnızca dış merkezli yapılarla sürdürülemeyeceğini ortaya koyduğu vurgulandı. Metinde, bölge ülkelerinin kendi tarihsel, kültürel ve bilimsel birikimlerinden hareketle yeni bir iş birliği zemini oluşturması gerektiği ifade edilirken, bu zeminin askeri ittifaklar ya da geçici siyasi uzlaşılarla değil; bilimsel üretim, eğitim, teknoloji ve ortak değerler üzerine inşa edilmesi gerektiğine dikkat çekildi. Bilim diplomasisi stratejik araç olarak konumlandırıldı Bildirgede bilim diplomasisi; yalnızca akademik bir faaliyet alanı değil, aynı zamanda krizleri önleyen, güven inşa eden ve uzun vadeli istikrarı destekleyen stratejik bir araç olarak tanımlandı. Ortak akademik ağlar, veri paylaşım sistemleri, öğrenci ve akademisyen hareketliliği gibi unsurların bölgesel iş birliğinin temel yapı taşları olduğu belirtildi. Türkiye’nin sahip olduğu yükseköğretim kapasitesi, savunma sanayiindeki gelişimi, diplomatik tecrübesi ve tarihsel bağları sayesinde bu süreçte öncü bir aktör olabileceği vurgulandı. Sekiz maddelik yol haritası açıklandı Toplantıda kamuoyuna duyurulan bildirgede, bölgesel istikrarın sağlanmasına yönelik somut öneriler de yer aldı. Bu kapsamda; ülkeler arası ortak politika üretimini sağlayacak daimi ilmi komisyonların kurulması, büyükelçilikler bünyesinde bilim ateşeliklerinin oluşturulması ve araştırma kurumları arasında ortak fon mekanizmalarının geliştirilmesi önerildi. Ayrıca üniversiteler arası iş birliklerinin güçlendirilmesi, ortak veri havuzlarının kurulması, öğrenci değişim programlarının daha etkin hale getirilmesi ve deprem, iklim, enerji gibi alanlarda bölgesel bilimsel çalışma gruplarının oluşturulması gerektiği ifade edildi. Savunma ve güvenlik teknolojilerinde ortak AR-GE ağlarının kurulması da bildirgenin dikkat çeken başlıkları arasında yer aldı. Uluslararası öğrenci ve akademisyen vurgusu Toplantıda yapılan değerlendirmelerde, Türkiye’nin uluslararası öğrenci ve akademisyenler açısından önemli bir cazibe merkezi olduğu da vurgulandı. Bu potansiyelin yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda diplomatik ve kültürel etkiler oluşturduğuna dikkat çekildi. Uluslararası öğrencilerin mezuniyet sonrasında ülkelerinde üst düzey görevlere gelerek Türkiye ile güçlü bağlar kurduğu ifade edilirken, bu durumun Türkiye’nin küresel etkisini artıran önemli bir unsur olduğu kaydedildi.
Türkiye’nin ilk 112 Komuta Merkezi Esenyurt’ta hayata geçiyor
31 Ocak 2026 Cumartesi - 12:05 Türkiye’nin ilk 112 Komuta Merkezi Esenyurt’ta hayata geçiyor Türkiye’nin ilk ilçe bazlı 112 Komuta Merkezi, İstanbul’un Esenyurt ilçesinde kuruluyor. Battalgazi Mahallesi’nde uzun süredir atıl durumda bulunan 3 bin 400 metrekarelik alan, Esenyurt Belediye Başkan Vekili Can Aksoy’un çabalarıyla 112 Komuta Merkezi olarak ilçeye kazandırılıyor. Göreve geldiği günden bu yana Esenyurt’un sağlık altyapısını güçlendirmek için çalışmalarını sürdüren Başkan Vekili Aksoy, ilçede bir ilki daha hayata geçiriyor. Aksoy, proje kapsamında İstanbul 112 İl Koordinatörü Önay İçen, Esenyurt İlçe Sağlık Müdürü Oktay Dokuz ve Battalgazi Mahallesi Muhtarı Mustafa Çelik ile birlikte alanda incelemelerde bulundu. Daha önce "Cep Otogarı" olarak anılan ancak yıllardır kullanılmayan alan, Sağlık Bakanlığı’na tahsis edilerek sağlık hizmetleri için yeniden işlevlendirildi. 6 Ambulans, 72 Sağlık Personeliyle 7/24 Hizmet Kurulacak olan 112 Komuta Merkezi, 4 yetişkin ve 2 yenidoğan ambulansı olmak üzere 6 ambulans ve 72 sağlık personeli ile 7 gün 24 saat esasına göre hizmet verecek. Merkezden yalnızca Esenyurt’a değil, ihtiyaç halinde çevre ilçelere de hızlı ve etkin acil sağlık hizmeti sunulması hedefleniyor. Proje kapsamında bölgeye heliport (helikopter pisti) alanı yapılması da planlanıyor. "Ülkemize örnek bir model kazandırmak istiyoruz!" Esenyurt Belediye Başkanı Can Aksoy, projeye ilişkin yaptığı açıklamada, uzun süredir atıl durumda kalan alanı sağlık hizmetlerine kazandırmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Aksoy, şu ifadeleri kullandı: "Cep Otogarı olarak bahsedilen ancak ilçemizde uzun süredir atıl olarak kalan alanımızdayız. Battalgazi Mahallemizde muhtarımızla hep bir hayalimiz vardı; buraya fonksiyon kazandırmak istiyorduk. Bu alanı Sağlık Bakanlığımıza tahsis ettik. Sayın Bakanımızın direktifleri ve il müdürümüzün koordinasyonunda buraya 6 ambulanslı bir 112 Komuta Merkezi oluşturuyoruz. Günlük 18 ekip, toplam 72 personelimizle ve 6 ambulansımızla, bölgemizde ve çevre ilçelerde ihtiyaç duyulan alanlara hızlı bir şekilde hizmet verilecek. Türkiye’de ilk olan bu uygulamayı, her şeyin en güzeline layık olan Esenyurt’ta hayata geçirerek ülkemize örnek bir model kazandırmak istiyoruz." 14 Mart Tıp Bayramı’nda açılması planlanıyor Merkezin, 14 Mart Tıp Bayramı’nda hizmete açmayı planladıklarını belirten Başkan Vekili Can Aksoy, Esenyurt’a verdiği güçlü desteklerden dolayı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’na teşekkür etti. Aksoy, "112 Komuta Merkezi, Battalgazi Mahallemiz başta olmak üzere Esenyurt ve bölgemize hayırlı olsun" dedi.
Luka Doncic’ten, Washington karşısında triple double
31 Ocak 2026 Cumartesi - 11:37 Luka Doncic’ten, Washington karşısında triple double NBA’de Los Angeles Lakers, deplasmanda Washington Wizards’ı 142-111 mağlup ederken, Sloven basketbolcu Luka Doncic 37 sayı, 13 asist ve 11 ribaund ile triple double yaptı. NBA’de normal sezon heyecanı 9 karşılaşmayla devam etti. Los Angeles Lakers, konuk olduğu Washington Wizards’ı 142-111’lik skorla mağlup etti. Ligde 29. galibiyetini elde eden Lakers’ta Luka Doncic 37 sayı, 13 asist ve 11 ribaund ile triple double yaparken, Deandre Ayton 28 sayı ve LeBron James de 20 sayıyla mücadele etti. Bu sezonki 35. yenilgisini alan Washington’da ise Malaki Branham 17 sayı, Alexandre Dam Sarr da 16 sayı kaydetti. Nikola Jokic 16 maç sonra parkede Denver Nuggets ise evinde oynadığı Los Angeles Clippers’ı 122-109’luk skorla yendi ve 33. galibiyetini kazandı. Denver’da sakatlığının ardından 16 maç sonra parkeye çıkan Sırp basketbolcu Nikola Jokic 31 sayı, 12 ribaund ve Tim Hardaway Jr. da 22 sayıyla katkı verdi. Bu sezonki 25. yenilgisini alan Clippers’ta ise James Harden’ın 25, Kawhi Leonard’ın da 21 sayısı galibiyete yetmedi. NBA’de günün toplu sonuçları şöyle: Washington Wizards: 111 - Los Angeles Lakers: 142 New York Knicks: 127 - Portland Trail Blazers: 97 Orlando Magic: 130 - Toronto Raptors: 120 New Orleans Pelicans: 114 - Memphis Grizzlies: 106 Boston Celtics: 112 - Sacramento Kings: 93 Denver Nuggets: 122 - Los Angeles Clippers: 109 Phoenix Suns: 126 - Cleveland Cavaliers: 113 Utah Jazz: 99 - Brooklyn Nets: 109 Golden State Warriors: 124 - Detroit Pistons: 131
Moda endüstrisinin geleceği inşa ediliyor
31 Ocak 2026 Cumartesi - 11:14 Moda endüstrisinin geleceği inşa ediliyor Türk hazır giyim sektörü, küresel modaya yön veren, markaların ülkesi bir Türkiye hayalini hedefliyor. Bir yandan sektörün mevcut sorunlarına çözüm üretmeye çalışırken, diğer taraftan moda endüstrisinin geleceğini kurguladıklarını vurgulayan İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçılar Birliği başkan adayı Mustafa Paşahan, "Sektörde donanımlı insan kaynağını geliştirmek, tasarım kapasitesini güçlendirmek, markalaşmanın çarpan etkisinden yararlanmak, İstanbul’u küresel moda merkezi yapmak, ikiz dönüşümü mevcut avantajlarımıza eklemek, e-ihracatın imkânlarından yararlanmak için projeler geliştiriyor, uyguluyoruz. Bütün bu başlıkları stratejik bir konu olarak değerlendiriyoruz. İhracatçıyı destekleyen, üreteni ödüllendiren, rekabeti kolaylaştıran bir yapıyı daha da güçlendireceğiz. Böylece hazır giyim sektörümüzü orta ve uzun vadeli hedeflerimize taşıyacak alt yapıyı oluşturacağız" dedi. Paşahan, Türkiye’nin hazır giyimde dünyanın yedinci, Avrupa’nın ise üçüncü büyük ihracatçısı olduğunu, 220’ye yakın ülke ve bölgeye ihracat yaptıklarını vurgulayarak, "KOBİ ölçeğindeki firmalarımızın rekabetçilikle ilgili sorunlarını biliyor, çözüm için her platformda girişimlerimizi sürdürüyoruz. Ankara nezdinde yürüttüğümüz yoğun girişimler sonucu, KOBİ’lerimiz son bir yıldır istihdam desteğinden yararlanıyor. Bir yandan sektörün mevcut sorunlarına çözüm üretmeye çalışırken, diğer taraftan moda endüstrimizin geleceğini kurguluyoruz. Sektörün 30 yıllık hayali olan Avrupa’nın en büyük hazır giyim fuarını ülkemize kazandırmak bize nasip oldu. Küresel hazır giyim sektörü büyük bir değişim ve dönüşüm sürecinden geçiyor. Türkiye’nin bu süreçten avantajlı çıkabilmesi için dijital ve yeşil dönüşüm, bir başka ifade ile ikiz dönüşümü hızla tamamlamalıyız. Yaklaşık 20 yıldır ikiz dönüşüm üzerinde çalışıyoruz. Dönüşümü hızlandırmak için Bakanlıklarımızla, Avrupa Birliği’yle (AB), üniversitelerimizle ve paydaşlarımızla iş birlikleri yapıyor, projeler geliştiriyoruz. Projeler için sektörümüze, AB’den, ulusal ve uluslararası kuruluşlardan hibe destekleri sağladık. Bu desteklerle sektöre kalıcı kurumlar kazandırdık. Moda endüstrimiz için tasarımcı yetiştiren İstanbul Moda Akademisi’ni, dijital dönüşüm ve verimlilik konusunda firmalarımıza hizmet veren dijital dönüşüm merkezini AB’nin hibe destekleriyle kurduk. İhracatçılarımıza uygun maliyetle ve güvenli test hizmeti veren Ekoteks’i dünyanın sayılı laboratuvarlarından biri haline getirdik. Ekoteks laboratuvarlarımızda sektörümüze düşük maliyetli test hizmetleri sunuyoruz. Yeşil ekonomiye geçiş projemizle sürdürülebilir üretime odaklandık. Tamamladığımız ve devam eden projelerimizle moda endüstrimizi Türkiye’de ikiz dönüşümü en hızlı yürüten sektörü yapmanın gururunu yaşıyoruz. Biz, mevcut avantajlarımıza ikiz dönüşümü mutlaka ekleyecek, böylece firmalarımızın rekabetçiliğini güçlendireceğiz. KOBİ Komitesi ve KOBİ Destek Masası kuracağız. Böylece KOBİ’lerimizle var olan mevcut bağlarımızı daha da güçlendireceğiz. Vize problemlerine kalıcı çözüm bulunması için girişimlerimize devam edeceğiz. Daha çok ihracatçımızın yeşil pasaport alabilmesi için yabancı uyruklu kişilere yapılan satışların ihracat statüsünde sayılması uygulamasının yaygınlaştırılmasını sağlayacağız" dedi.
Türk Telekom ’Erişilebilir Tiyatro’ projesi kapsamında Fındıkıran balesini erişilebilir kıldı
31 Ocak 2026 Cumartesi - 10:36 Türk Telekom ’Erişilebilir Tiyatro’ projesi kapsamında Fındıkıran balesini erişilebilir kıldı Türk Telekom, Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü İstanbul Devlet Tiyatrosu iş birliğiyle başlattığı ‘Erişilebilir Tiyatro’ projesini Atatürk Kültür Merkezi’nde (AKM) sürdürüyor. Görme ve işitme engelli sanatseverler için engelleri aşan bir sanat deneyimi sunan proje kapsamında İstanbul Devlet Opera ve Balesi iş birliğiyle bu kez ilk defa bir bale etkinliği olan ’Fındıkkıran’ görme engelli sanatseverlerle buluştu. Türkiye’de dijital dönüşümün öncülerinden Türk Telekom, teknolojinin sağladığı imkanları ‘Türkiye’ye Değer’ çatısı altında iyilik ve faydaya dönüştürmek için kurumsal sosyal sorumluluk projelerine devam ediyor. AKM ve Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü İstanbul Devlet Tiyatrosu iş birliğiyle yürütülen ’Erişilebilir Tiyatro’ projesi, 3’üncü sezonunda da sanatseverlerle buluşmayı sürdürüyor. Engelli sanatseverlerin kültürel etkinliklere eşit katılımını desteklemek amacıyla görme ve işitme engelli bireyler için hayata geçirilen ‘Erişilebilir Tiyatro’ projesi kapsamında ilk defa bir bale etkinliği erişilebilir kılındı. İstanbul Devlet Opera ve Balesi’nin AKM Türk Telekom Opera Salonu’nda sahneye taşıdığı Fındıkkıran, sesli betimleme uygulaması ile görme engelli sanatseverlerin beğenisine sunuldu. Çaykovski’nin müziği eşliğinde sahnelenen Fındıkkıran, masalsı atmosferi ile Atatürk Kültür Merkezi’nde izleyicilere büyülü anlar yaşatıyor. Klasik bale repertuarının en sevilen eserlerinden biri olan bu iki perdelik bale, Clara’nın yılbaşı gecesinde fındıkkıran oyuncağıyla çıktığı düşsel yolculuğu konu alıyor. Görme engelli sanatseverler sesli betimleme uygulaması ile dekor, kostüm, dansçıların hareketleri, sahne geçişleri gibi sessiz gelişen olayların anlık olarak anlatılmasıyla bu özel etkinliği ayrıntıları kaçırmadan deneyimledi.