Yerel Haberler
İstanbul
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 09:18 Yükseköğretimde katılımcı model: Öğrenci etkisi artıyor İstanbul Arel Üniversitesi ile Yükseköğretim Kalite Kurulu (YÖKAK) iş birliğinde düzenlenen ‘Yükseköğretimde Öğrencinin Rolü Çalıştayı’, öğrencileri kalite süreçlerinin merkezine alan somut çözüm önerileriyle tamamlandı. 20 Nisan 2026 tarihinde İstanbul Arel Üniversitesi Tepekent Kemal Gözükara Yerleşkesi’nde gerçekleştirilen çalıştay, yükseköğretimin geleceğine yönelik önemli başlıkları gündeme taşıdı. Üniversitenin Kalite Komisyonu ve Arel Genç Kalite Topluluğu tarafından, YÖKAK iş birliğiyle düzenlenen etkinlikte, öğrencilerin kalite güvencesi sistemindeki rolü ele alındı. "Öğrenci geri bildirimi önemli bir mekanizmadır" Çalıştayın açış konuşmasını yapan İstanbul Arel Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ergül Berber, öğrencilerin süreçlere aktif katılımının önemine dikkat çekti. Berber, "Öğrenci geri bildirimleri, üniversitemizin sunduğu hizmetlerin gözden geçirilmesi ve sürekli iyileştirme çalışmalarının yürütülmesi açısından büyük önem taşımaktadır" ifadelerini kullandı. Sekiz başlıkta öneriler geliştirildi Çalıştay kapsamında oluşturulan sekiz tematik çalışma grubunda öğrenciler; müfredat, ders iş yükü, akademik danışmanlık ve mezun ilişkileri gibi başlıkları ele aldı. Geri bildirim mekanizmalarının etkinliği, öğretim yöntemlerinin güncellenmesi ve ölçme-değerlendirme süreçlerinin şeffaflığı gibi konularda kapsamlı değerlendirmeler yapılarak, uygulanabilir çözüm önerileri ortaya konuldu. Öğrenciler karar süreçlerinde aktif rol üstleniyor Çalıştayın öne çıkan çıktıları arasında, öğrencilerin yalnızca görüş bildiren değil, çözüm üreten aktörler olarak konumlanması yer aldı. Çalışma gruplarında geliştirilen önerilerde; öğrencilerin karar alma mekanizmalarına doğrudan katılımı, kalite komisyonlarındaki rollerinin güçlendirilmesi ve geri bildirimlerin somut iyileştirmelere dönüştüğü "kapalı döngü" yaklaşımının yaygınlaştırılması vurgulandı. 112 katılımcı yer aldı YÖKAK Öğrenci Kalite Komisyonu Koordinatörü Arş. Gör. Sena Çatal’ın moderatörlüğünde gerçekleştirilen çalıştay, farklı üniversitelerden yoğun katılımla yapıldı. İstanbul Üniversitesi ve Beykent Üniversitesi başta olmak üzere çeşitli kurumlardan toplam 112 katılımcı etkinlikte yer aldı. "Öğrenciler doğrudan yön veren aktörler" Çalıştayın sonunda değerlendirmelerde bulunan Arş. Gör. Sena Çatal, etkinliğin yükseköğretimde öğrencinin rolünün yeniden tanımlandığını ortaya koyduğunu belirtti. Çatal, "Bu çalıştay, öğrencilerimizin yalnızca izleyici değil, doğrudan yön veren aktörler olduğunu açıkça ortaya koydu. Akademik danışmanlıktan müfredat geliştirmeye kadar birçok alanda üretilen vizyoner ve uygulanabilir öneriler, yükseköğretimde kalite güvencesi süreçlerine önemli katkı sunacak niteliktedir. YÖKAK olara, bu denli geniş katılımla ortaya konulan çözüm önerilerinden büyük memnuniyet duyuyoruz. İstanbul Arel Üniversitesi öğrencilerinin karar alma süreçlerine bu düzeyde aktif katılımı, yükseköğretimin geleceği açısından son derece umut vericidir" dedi. Çalıştay, öğrencilerde kalite kültürünün güçlenmesi ve karar alma süreçlerine katılımın kurumsallaşması açısından stratejik bir adım olarak değerlendirildi. Etkinlik, çalışma gruplarının somut çıktılarının paylaşılması ve öğrenci katılımını kalıcı hale getirmeye yönelik yaklaşımların ortaya konulmasıyla sona erdi.
Bakan Fidan: "Sorunların çözümü için askeri seçeneklere başvurulmasına karşıyız"
30 Ocak 2026 Cuma - 16:39 Bakan Fidan: "Sorunların çözümü için askeri seçeneklere başvurulmasına karşıyız" Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile İstanbul’da bir araya geldi. Görüşmenin ardından her iki bakan da ortak basın toplantısı düzenledi. Toplantıda konuşan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "Buradan tekrar ediyoruz sorunların çözümü için askeri seçeneklere başvurulmasına karşıyız bunun çok fazla işe yarayacağını da inanmıyoruz müzakereyi ve diplomasi savunuyoruz. Suriye’de, Irak’ta, Afganistan’da ve Gazze’de yaşananlar hafızamızda ve tazeliğini korumakta" dedi. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile İstanbul’da bir araya geldi. Şişli’de bir otelde gerçekleşen görüşmede tarihi bağlara sahip Türkiye ve İran arasındaki ilişkiler, bölgesel güvenlik, istikrar, refah ve ticaret ve gibi konu başlıkları yer aldı. Toplantıya her iki ülkenin dışişleri yetkilileri, temsilciler ve yurt dışında birçok gazeteci katıldı. . Görüşmelerin tamamlanmasının ardından her iki bakan kameraların karşısına geçip ortak basın toplantısı düzenledi. Toplantıda yaptığı konuşmada Türk dış politikasında öncelikli hedeflerinin bölgesel istikrar ve sınır güvenliği olduğuna dikkat çeken Bakan Fidan, İran’ın huzuru ve refahını da ayrıca önemsediklerini söyledi. "PKK terör örgütü sadece Türkiye için değil, İran için de bir tehlike olduğunu bir kez daha göstermiştir" İran’da son günlerde meydana gelen toplumsal olayları takip ettiklerini aktaran Bakan Fidan, "Protestolarda meydana gelen ölümler nedeniyle derin üzüntü duyduğumuzu ve İran halkına baş sağlığında bulunduğumuzu yinelemek isterim. Hadiselerin büyük ölçüde yatışmış olması memnuniyet vericidir. Sükûnetin kalıcı olmasını diliyoruz. İran’ın iç meselelerinin dış müdahale olmaksızın İran halkı tarafından barışçıl şekilde çözülmesini temenni ediyoruz. Diğer taraftan PKK terör örgütünün son gelişmelerden istifade etmeye çalıştığını gördük. Bu durum PKK terör örgütü sadece Türkiye için değil, İran için de bir tehlike olduğunu bir kez daha göstermiştir. PKK ya karşı ortak bir mücadele sergilememiz gerektiğini tekrar hatırlatmak istiyoruz. İran ile ABD arasındaki nükleer müzakerelerin yapıcı bir zeminde tekrar başlaması bölgesel gerilimin azaltılması bakımından hayati önem taşımaktadır. Müzakereler aynı zamanda İran’a yönelik yaptırımların kalkmasının ve İran’ın uluslararası ekonomik sistemle bütünleşmesinin yolunu açacaktır. Bu adımlar tüm taraflara önemli kazanımlar sağlayacaktır" dedi. "Sorunların çözümü için askeri seçeneklere başvurulmasına karşıyız. Suriye’de, Irak’ta, Afganistan’da ve Gazze’de yaşananlar hafızamızda ve tazeliğini korumakta" Türkiye olarak İran’a yönelik askeri müdahaleye karşı olduklarını her fırsatta tüm muhataplara da bu şekilde aktardıklarına dikkat çeken Bakan Fidan,’’ Cumhurbaşkanımız bu sabah Pezeşkiyan’la telefonda görüştüler. Buradan tekrar ediyoruz sorunların çözümü için askeri seçeneklere başvurmasına karşıyız bunun çok fazla işe yarayacağını da inanmıyoruz müzakereyi ve diplomasi savunuyoruz. Suriye’de Irak’ta Afganistan’da Gazze’de yaşananlar hafızamızda ve tazeliğini korumakta. Geçmişin yaralarını sarmaya çalışırken bölgemizde başka bir yaranın açılması hiç kimseye fayda getirmeyecektir. Bölge ülkeleri huzur istikrar ve barış istemektedir. Bu bağlamda tarafları müzakere masasına çağırıyoruz. Müzakere masası kurulduğunda da sorunların ayrı ayrı ele alınmasının çözüme ulaşılmasını kolaylaştıracağını değerlendiriyoruz. Bugün yaptığımız görüşmede bu hususları değerli kardeşim Arakçi’ye bizzat aktardım" diye konuştu. "İsrail bölgedeki istikrarsızlaştırma politikalarına son vermelidir" İsrail’in ABD’ye İran askeri sahaları yapmaya ikna etmeye çalıştığını söyleyen Bakan Fidan, "İsrail’in bu çabaları bölgemizin kırılgan durumdaki istikrarına büyük zarar verme potansiyeli taşımaktadır. ABD yönetiminin sağduyuyla hareket ederek buna fırsat vermeyeceğini ümit ediyoruz. İsrail bölgedeki istikrarsızlaştırma politikalarına son vermelidir" dedi. "Gazze’deki temel hedeflerimiz bellidir. Gazze, Gazzeliler tarafından yönetilmelidir" İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile yaptığı görüşmede Gazze konusunu da gündeme getirdiklerini aktaran Bakan Fidan, ateşkesin sağlanmasında Türkiye’nin çok büyük bir katkı sağladığını vurguladı. Gazze Barış Planı’nın artık ikinci aşamasına geçildiğini belirten Bakan Fidan, "Barış Kurulu mekanizmalarında yer almaktayız, ben de Gazze’nin yönetimi ulusal Komitesi ve yüksek temsilcilerin çalışmalarına destek vermek üzere Gazze Yürütme kurulu çalışmalarına katılacağım. Gazze’deki temel hedeflerimiz bellidir. Gazze, Gazzeliler tarafından yönetilmelidir. Gazze’nin sınırları değiştirilmelidir, Gazze’de yeniden imar Gazze halkının ihtiyaçları ve geleceği esas alınarak Gazzeliler için gerçekleştirilmelidir. Türkiye olarak bu esaslar temelinde sorumluluk almakta ve en iyi hissiyatı üstlenmekteyiz" dedi. "Cezaevindeki tutukluların güvenli şekilde Irak’a transferi tamamlanması büyük önem taşımakta" Suriye’nin toprak bütünlüğü ve birliğini hedef alan her türlü çabanın karşısında kararlılıkla durmayı sürdürdüklerini kaydeden Bakan Fidan, "Bilindiği gibi 24 Ocak‘ta uzatılmış bir Çatışmasızlık süreci yaşanmakta bugünde entegrasyon konusunda bir mutabakata varıldığını duyduk. Gece itibarıyla bize mesajlar gelmişti bu mutabakatı tabii ki yakından inceliyoruz. Gerçek bir entegrasyon Suriye’nin yararınadır. Bunun şartlarını zaten taraflar biliyor, cezaevindeki tutukluların güvenli şekilde Irak’a transferi tamamlanması büyük önem taşımakta, diğer taraftan ortak komşumuz Irak’ta parlamento seçimleri sonrasında yeni hükümetin kurulmasına üyelik sürecini de yakından takip etmekteyiz. Değerli dostumla Irak’ta güvenlik ve istikrar ortamının idamesinin hem ülkelerimiz hem bölgemiz için taşıdığı önemin altını da çizdik. Yeni kurulacak Irak hükümeti ile bu doğrultuda yakın çalışma arzusu ve iradesine sahibiz. Değerli basın mensupları Türkiye ve İran bulundukları coğrafyanın iki önemli aktörüdür. Bu çerçevede temasların devamlılığını sadece ikili ilişkilerimiz bakımından değil bölgesel güvenlik ve refah içinde yararlı olduğuna yürekten inanıyorum" diye konuştu.
Aziz İhsan Aktaş duruşmasında İSFALT eski Genel Müdürü savunma yaptı: "Aziz İhsan Aktaş’ın benimle ilgili herhangi bir beyanı yoktur"
30 Ocak 2026 Cuma - 16:36 Aziz İhsan Aktaş duruşmasında İSFALT eski Genel Müdürü savunma yaptı: "Aziz İhsan Aktaş’ın benimle ilgili herhangi bir beyanı yoktur" Belediye başkanlarına rüşvet vererek ihale süreçlerini organize ettiği iddia edilen ve liderliğini Aziz İhsan Aktaş’ın yaptığı öne sürülen suç örgütüne yönelik hazırlanan iddianame kapsamında 200 sanığın yargılandığı davada İSFALT eski Genel Müdürü Burak Sırali savunma yaptı. Sırali savunmasında "İddianamede suçlama konusu ihaleler İSKİ ihalesinin serim işlerinin alt taşeron ihaleleridir. Bu ihale süreçleri benden önce nasıl yürütülüyorsa aynı yöntemle yürütülmüştür. Aziz İhsan Aktaş’ın benimle ilgili herhangi bir beyanı yoktur" dedi. Belediye başkanlarına rüşvet vererek ihale süreçlerini organize ettiği iddia edilen ve liderliğini Aziz İhsan Aktaş’ın yaptığı öne sürülen suç örgütüne yönelik hazırlanan iddianame kapsamında 200 sanığın yargılandığı davanın görülmesine mahkeme tarafından verilen bir saatlik aranın ardından devam edildi. Aranın ardından ‘ihaleye fesat karıştırmak’ suçundan tutuklu olan Esenyurt Belediyesi’ne bağlı ESPAŞ personeli Mert Çelik savunma yaptı. Çelik "Ben 10 yıldır Esenyurt Belediyesi’nde farklı görevlerde çalıştım. Ben iddianamede yer alan ihalenin olduğu gün hastaneye gittim. İhale öncesinde ihaleyi hazırlayan birimde değilim. Komisyonda zorunlu mali üye olarak yer aldım. Bu nedenle imzam var. 13 aydır tutukluyum. Tahliyemi talep ediyorum. İhaleye ben katılmadım" dedi. Tutuklu İSFALT eski Genel Müdürü Burak Sırali savunmasında "İSFALT ben göreve geldiğimde mali olarak kötü durumdaydı. Göreve başladığımda şirketin icra aşamasına gelmiş vergi ve SGK borcu bulunmaktaydı. Hatta çarşamba günü göreve başladım cuma günü ise şirkete icra tebliği geldi. İşlerden elde edilen gelir arttıkça asfalt üretimini kendi tesislerimizde karşılayabilir hale geldik. Ancak asfalt serim ekipmanımız bulunmadığından, işleri alt taşeronlara ihale etmek durumunda kaldık. İddianamede suçlama konusu yapılan ihaleler de bu kapsamda. İddianamede suçlama konusu ihaleler İSKİ ihalesinin serim işlerinin alt taşeron ihaleleridir. Bu ihale süreçleri benden önce nasıl yürütülüyorsa aynı yöntemle yürütülmüştür. Hem iç hem dış denetimlerden geçen ihalelerde fesat karıştırmaya yönelik bir tespit bulunamamıştır. Bu ihalelere ilişkin bilirkişi raporunda mevzuata uygun olduğu belirtilmektedir. Aziz İhsan Aktaş’ın benimle ilgili herhangi bir beyanı yoktur. İSFALT’tan kendi isteğim ile istifa ettim. Ben şirketi kara geçirdim ve görevimden ayrıldım. İddianamede bir ihaleden söz ediliyor İSFALT’a araç alımı işe ilgili ama bu benim dönemimde gerçekleşmedi, bilgim yok. Tahliyemi ve beraatimi istiyorum" şeklinde konuştu. Duruşmaya diğer sanıkların savunmaları ile devam ediliyor.
Galatasaray ve Fenerbahçe’nin UEFA gelirleri belli oldu
30 Ocak 2026 Cuma - 16:23 Galatasaray ve Fenerbahçe’nin UEFA gelirleri belli oldu Şampiyonlar Ligi’nde lig aşamasını 20. sırada tamamlayan ve son 16 play-off turuna adını yazdıran Galatasaray, UEFA’dan toplamda 42.5 milyon Euro gelir elde etti. Avrupa Ligi’nde 19. sırada yer alan ve son 16 play-off turunda mücadele edecek olan Fenerbahçe ise yaklaşık 19.5 milyon Euro’yu kasasına koydu. UEFA Şampiyonlar Ligi’nde mücadele eden Galatasaray, turnuvanın lig aşamasını 20. sırada tamamladı. Sarı-kırmızılılar, Devler Ligi’nde bu sezon Liverpool’u 1-0, Bodo/Glimt’i 3-1 ve Ajax’ı 3-0 mağlup ederken, Eintracht Frankfurt’a 5-1, Union Saint-Gilloise’ye 1-0, Monaco’ya 1-0 ve Manchester City’ye de 2-0 kaybetti. Cimbom, Atletico Madrid ile ise 1-1 berabere kaldı. Şampiyonlar Ligi’ne bu sezon direkt katılım sağlayan Galatasaray, ’ayak bastı parası’ olarak 18.62 milyon Euro elde etti. Lig aşaması performansıyla 7 milyon Euro kazanan Aslan, ligde elde ettiği dereceyle de 5.08 milyon Euro’nun daha sahibi oldu. Yayın havuzundan ortalama 8.41 milyon Euro gelir alan Galatasaray’ın, UEFA katsayı gelirlerinden de kasasına 2.42 milyon Euro girdi. Aslan, ayrıca son 16 play-off turu oynayacak olması nedeniyle 1 milyon Euro daha alacak. Tüm bu kalemler toplandığında sarı-kırmızılı takım UEFA’dan toplamda 42.5 milyon Euro geliri hanesine yazdırdı. Fenerbahçe 19 milyon 475 bin Euro kazandı Şampiyonlar Ligi 3. eleme turundan Avrupa macerasına başlayan Fenerbahçe, Feyenoord’u eleyerek 175 bin Euro ile açılış yaptı. Devler Ligi’nde play-off aşamasında Benfica’ya elenmesine rağmen sarı-lacivertlilerin buradan aldığı gelir de 4.29 milyon Euro olarak dikkat çekti. UEFA Avrupa Ligi’nden yoluna devam eden Kanarya, katılım payı olarak 4.31 milyon Euro elde etti. Lig aşamasında 3’er galibiyet ve beraberlik alan Fenerbahçe, performansa dayalı 1.8 milyon Euro, 19. basamaktaki sıralaması sebebiyle de 1.45 milyon Euro kasasına koydu. Yayın havuzundan da ortalama 4.99 milyon Euro kazanan sarı-lacivertli takım, son 16 play-off turu oynayacak olmasından dolayı 300 bin Euro ek gelirin sahibi oldu. Fenerbahçe de tüm bunların toplamında 19 milyon 475 bin Euro gelire uzandı.
Adm Elektrik Dağıtım’dan 500 milyon dolarlık yatırım finansmanı
30 Ocak 2026 Cuma - 16:13 Adm Elektrik Dağıtım’dan 500 milyon dolarlık yatırım finansmanı Aydem Enerji’nin elektrik dağıtım alanında faaliyet gösteren şirketlerinden Adm Elektrik Dağıtım; Aydın, Denizli ve Muğla illerine yapacağı yatırımları artırmak için 500 milyon dolarlık Eurobond ihracını gerçekleştirdi. 5 yıl vadeli, yüzde 9,5 kupon oranına sahip tahvil ihracında yaklaşık 100 uluslararası yatırımcıdan 1,2 milyar dolar talep toplanırken, uzun vadeli yatırımcıların oranı yaklaşık yüzde 65 oldu. Adm Elektrik Dağıtım, uluslararası piyasalarda 500 milyon ABD doları tutarında Eurobond ihracı yaptı. Adm Elektrik Dağıtım’ın ilk kez gerçekleştirdiği ihraç işlemi 5 yıl vadeli ve yüzde 9,5 kupon oranına sahip. İrlanda borsası Euronext Dublin’de işlem görecek tahvilin ihracında, hisse senedinden birinci derecede sorumlu finans kuruluşları Morgan Stanley ve Citigroup oldu. Yaklaşık 100 uluslararası yatırımcıdan 1,2 milyar dolar talep toplanırken, uzun vadeli yatırımcıların oranı yaklaşık yüzde 65 oldu. Böylece işlem, ihraç büyüklüğünün yaklaşık 2,4 katına ulaştı. Adm Elektrik Dağıtım, ihraçtan elde edilen finansmanı büyük oranda bölgedeki altyapı yatırım harcamaları (CAPEX) için kullanacak. "5 yılda 2 milyar doların üzerinde yatırım yapacağız" Aydem Enerji CEO’su Serdar Marangoz, Eurobond ihracıyla ilgili şunları söyledi: "Gdz Elektrik Dağıtım şirketimiz için 2024 yılında gerçekleştirdiğimiz 500 milyon dolarlık Eurobond ihracının ardından, Adm Elektrik Dağıtım şirketimiz için de uluslararası piyasalarda hayata geçirdiğimiz bu işlemi de başarıyla tamamlamaktan memnuniyet duyuyoruz. Küresel yatırımcılardan gelen yüksek ve nitelikli talep, dağıtım iş kolumuzun finansal gücüne ve uzun vadeli yatırım yaklaşımımıza duyulan güvenin önemli bir göstergesi oldu. Elde edilen kaynağı yatırım harcamaları ve bilanço yapımızı daha da sağlamlaştırmak için kullanacağız. Önümüzdeki 5 yılda dağıtım grubu şirketlerimiz ile; Aydın, Denizli, Muğla, Manisa ve İzmir şehirlerine 2 milyar doların üzerinde elektrik dağıtım şebekesi yatırımı gerçekleştireceğiz. Bölgemize yapacağımız bakım bütçesini yaklaşık 3 katına çıkardık. Bu 5 şehirdeki iyileştirme faaliyetleri için de 5 yılda yaklaşık 500 milyon dolar bütçe ayırdık. Ülkemizin enerji altyapısına uzun vadeli ve sürdürülebilir katkı sağlamaya devam edeceğiz."
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Para kuleleri, baklava kutuları, rüşvet çarkları dışında “işte bizim meselemiz” diyebilecekleri hiçbir icraatları yok"
30 Ocak 2026 Cuma - 16:13 Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Para kuleleri, baklava kutuları, rüşvet çarkları dışında “işte bizim meselemiz” diyebilecekleri hiçbir icraatları yok" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi’nde "Karayolları Genel Müdürlüğü Otuz Bininci Kilometre Bölünmüş Yol Hizmete Alma Töreni"nde açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan CHP’ye tepki göstererek "Yolsuzluk yapmadıysanız, rüşvet almadıysanız bu telaş hali niye? Hukuku çiğnemediyseniz adaletin tecellisinden niçin tedirgin oluyorsunuz?" dedi. Muhalefete takoz benzetmesi yapınca birilerinin aldığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz ülkemizdeki muhalefete zaman zaman ’takoz’ benzetmesi yapınca birileri alınıyor. Biz bu sıfatı hakaret etmek için kullanmıyoruz, tam tersine durum tespitinde bulunuyoruz" ifadelerini kullandı.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen "Karayolları Genel Müdürlüğü Otuz Bininci Kilometre Bölünmüş Yol Hizmete Alma Töreni"ne katıldı. Törende konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Bugün yapımı tamamlanan bölünmüş yollarımızın 30 bininci kilometresini hizmete almak üzere bir aradayız. Eserlerimize bir yenisini eklemenin gururunu yaşıyoruz. Bugün yatırımlarımızla Türkiye’yi güçlendirmenin, 86 milyonun tamamına aşkla hizmet etmenin bahtiyarlığını yaşıyoruz. Bugün bir yandan kalpleri birbirine sıkıca kenetlenen, diğer yandan şehirlerimizi bölünmüş yollarla birbirine bağlamanın sevincini yaşıyoruz. Öncelikle bu yolların yapımında fedakarca çalışan, serdiği asfaltı alın teriyle harmanlayan emekçi kardeşlerime şahsım ve milletim adına canı gönülden teşekkür ediyorum. Aynı şekilde mimar ve mühendislerimize, yol yapım projelerinde görev alan tüm kardeşlerime şükranlarımı sunuyorum. Sayın bakanlarımızı ve genel müdürlerimizi, Ulaştırma Bakanlığımızın ve Karayolları Genel Müdürlüğümüzün her bir mensubunu, geçmiş dönemde teşrik-i mesai yaptığımız ulaştırma bakanlarımızı tam 30 bin 49 kilometre uzunluğa erişen bu bölünmüş yollar için tebrik ediyorum. Bölünmüş yol projesini birlikte başlattığımız partimizin kurucularından eski Bayındırlık ve İskan Bakanımız, Bitlis Milletvekilimiz Merhum Zeki Ergezen’i de bu vesileyle bir kez daha rahmetle yad ediyorum" dedi.Tüm Karayolları çalışanlarına tebriklerini ileten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Gece gündüz demeden, yaz kış dinlemeden yollarımızın bakım, inşa ve onarım işlerinde çalışan; sabahın ayazında, akşamın karanlığında, güneşin alnında, yağmurun altında, karın soğuğunda, hülasa en zorlu şartlarda özveriyle görev yapan tüm karayolları çalışanlarımıza buradan şahsım ve milletim adına tebriklerimi iletiyor, ülkemize yaptıkları değerli hizmetler için kendilerine şükranlarımı ifade ediyorum. Bu kardeşlerimizin her biri yollarımızı 7 gün 24 saat açık tutmak, özellikle de kar kış demeden her yolu adeta gün gibi yapma gayreti içerisinde olan bu kardeşlerimiz, vatandaşlarımızın güvenli ve konforlu bir şekilde seyahat etmeleri için var gücüyle çalıştılar. Ve biz ’Acaba nasıl gideceğiz?’ derken yollarımızın açıldığını gördük. Bunu sağlayan tüm karayolları mensuplarımıza, Ulaştırma Bakanlığımızın mensuplarına, Rabbim hepsinden razı olsun, emeklerini inşallah bereketli kılsın diyorum. AK Parti olarak 23 yıldır halka hizmet, Hakka hizmettir şuuruyla çalışan, bu anlayışla hareket eden bir kadroyuz. Milletin emanetini yere düşürmemek, bu aziz millete mahcup olmamak için 86 milyonun tamamını eserin ve hizmetin en iyisiyle buluşturmak için geceyi gündüze katıyor, adeta dişimizi tırnağımıza takıyoruz. En doğusundan en batısına, en kuzeyinden en güneyine, her karışı şehit kanlarıyla sulanan bu vatana aşkla hizmet etmenin çabasındayız" diye konuştu.Türkiye’nin direksiyonuna geçtiğimiz 2002’den bu yana ülkemize her kulvarda ipi göğüslediklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Eğitimden sağlığa, teknolojiden savunma sanayine her alanda başarıdan başarıya koştuk. Başkalarıyla değil, her zaman kendimizle yarıştık. Hep daha iyisini, daha güzelini, ilerisini hedefledik. Eski Türkiye’yi bilen herkes bugün şu gerçeği kabul ediyor: İktidarlarımızın başarı hikayesi yazdığı, Türkiye’ye çağ atlattığı, Türkiye’nin talihini değiştirdiği alanların en başında ulaştırma vardır. Kara, hava, deniz yolları ulaşımında bir yandan proje ve yatırımlarımızla altyapıyı güçlendirirken, diğer yandan yolcu sayısını en yüksek seviyelere getirdik. 10 gün önce Ankara’da Esenboğa Havalimanımızın üçüncü pisti ile yeni kule ve tamamlayıcı tesislerin açılışını gerçekleştirdik. İstanbul Havalimanımız, dünyanın en gözde havalimanlarından biri olarak kendi alanında küresel bir markaya dönüştü. Deniz ulaşımında daha önce hayal dahi edilemeyen projeleri hayata geçirdik. Karayolu ulaşımında ise adeta destan yazdık. Bakın şuraya özellikle dikkatinizi çekiyorum; göreve geldiğimizde bölünmüş yol uzunluğumuz ne kadardı? Sadece 6 bin 101 kilometreydi. Yalnızca 6 vilayetimiz bölünmüş yollarla birbirine bağlıydı. Tek gidişli gelişli yollarda milletimizin ömründen ömür gidiyordu. Türkiye’ye yakışmayan, milletimize yakışmayan bu tabloyu değiştirdik. Hiç vakit kaybetmeden çalışmaları başlattık ve 23 yılda bölünmüş yollarla birbirine bağlanan il sayımızı 77’ye, bölünmüş yol uzunluğumuzu ise tam 30 bin 49 kilometreye çıkardık. 23 yıldır bu ülkeye hizmet eden bir siyasetçi olarak içimi yakan bir hususu bugün sizlerle paylaşmak arzusundayım. Burayı özellikle genç arkadaşlarımın, ekranları başında bizleri takip eden aziz milletimin çok iyi dinlemesini rica ediyorum. Biz ülkemizdeki muhalefete zaman zaman "takoz" benzetmesi yapınca hemen birileri alınıyor, bundan rahatsız oluyor. Oysa biz takoz sıfatını birilerini kötülemek, birilerine hakaret etmek, birilerini rencide etmek, tahrik etmek amacıyla asla kullanmıyoruz. Tam tersine, sadece bir durum tespitinde bulunuyoruz. 23 yıldır ülke ve millet hayrına yaptığımız her işin önüne takoz koymaya çalıştıkları için bunları ifade ediyoruz. Arkaik bir zihniyeti, ülkemiz muhalefetini mefluç eden çarpık bir anlayışı tarif etmek için bu benzetmeyi kullanıyoruz" şeklinde konuştu."Atmadıkları iftira, vermedikleri soru önergesi kalmadı"Bölünmüş yol projesini ilk açıkladığımızda takoz diye tanımladığımız bu zihniyetle hem de çok acı bir şekilde yüz yüze geldiklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Yapılan her hizmeti karalamayı, her işe bir kulp takmayı maharet zanneden hizmet ve eser düşmanı muhalefet hemen karşımıza dikildi, bize demediğini bırakmadı. Çıktılar koro halinde; "Bu yollar çabucak bozulur, milletin kaynağını israf ediyorsunuz" dediler. "Kendilerine yakın müteahhitleri zengin ediyorlar" dediler. "Petrol lobisine hizmet ediyorlar" dediler. "Bölünmüş yola ne lüzum var, mevcut yolları koruyun yeter" dediler. Hatta muvazeneyi öyle yitirdiler ki; "Bunların bilinçaltında milleti bölmek var, onun için bölünmüş yol adını kullanıyorlar" diye köşe yazıları yazdılar. O günleri hatırlayanlar bilir, sırf iş yaptığımız için atmadıkları iftira, vermedikleri soru önergesi kalmadı. Meclis tutanaklarını açıp bakın. Muhalefetin bölünmüş yol projesi için daha neler söylediğini, hangi akla ziyan cümleleri kurduklarını, hangi saçma sapan argümanlarla bu projeyi kötülediklerini sizler de göreceksiniz" dedi."Yol medeniyettir diyerek yeni yollar yaptık"Eğer biz bunlara kulak assaydık bugün burada olmayacaklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şunu bir defa tüm halkımızın bilmesini isterim. Eğer biz bunlara kulak assaydık bugün burada olamazdık. Türkiye’ye hepimizin göğsünü kabartan şu manzarayı yaşatamazdık. Ama biz tek yapabildiği takoz koymak, karalamak, çamur atmak olan bu vizyonsuzlar korosuna aldırmadık. Sadece milletimizi dinledik, sadece milletimize hizmet etmeye odaklandık ve bölünmüş yol projemizi başlattık. Israrla devam ettirdiğimiz bu projede hamdolsun 30 bin kilometreyi aştık. Ne dedik? Yol medeniyettir diyerek yeni yollar yaptık; emniyetli, rahat ve hızlı ulaşımın önünü açtık. "Yol ver dağlar yol ver bana, yollar seni gide gide usandım" diye türküler yakan milletimizin yol mahrumiyeti çektiği o kötü günleri tarihin tozlu raflarına kaldırdık. Rüşvetin, talanın, yağmanın yolunu yapmaya çalışanlara rağmen; irtikapla, ihaleyle milletin kaynaklarını peşkeş çekerek yolunu bulmaya çalışıp yolda kalanlara rağmen; "Ne kadar yol yaparsanız trafik o kadar sıkışır" diyen çapsızlara rağmen; milletin parasıyla tropik adalarda sefa süren jet sosyeteye rağmen ülkemizin dört bir yanını bölünmüş yollarla biz donattık" ifadelerini kullandı.Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Geçilmez denilen tepeleri geçerek, aşılmaz denilen dağları, vadileri aşarak milletimizin yolunu açtık. 86 milyonla sırt sırta vererek kelimenin tam manasıyla bir yol destanı yazdık. Milletimiz bize destek oldu, bizi en zor zamanlarımızda yalnız bırakmadı. Biz de milletimize şükran borcumuzu işte böyle ödedik ve ödüyoruz. Bize inanan, bize güvenen, istikbalini bizlere teslim eden milletimize bugün bir kez daha teşekkür ediyorum. Bu aziz milletimize mahcup etmeyen Cenab-ı Allah’a hamd ediyorum. Rabbim ömür verdikçe "Durmak yok, yola devam. Şunu da ifade etmekte fayda görüyorum: Bakın, bütün bu yolları yaparak sadece ülkemizi kalkındırmakla kalmadık; aynı zamanda ulaşımda vakit ve yakıt israfını önledik, araç yıpranmalarını en aza indirdik, çevre kirliliğini azalttık. Turizmden tarıma kadar hayatın her alanında ilave katma değer üretilmesini sağladık. Şehirlerarası seyahat artık insanlarımız için eziyet olmaktan çıktı, adeta keyfe dönüştü. "Bölünmüş yollar bizi bölecek" diyen tetikçilere en güzel cevabı insanımızı buluşturarak, hasret çeken gönülleri kucaklaştırarak biz verdik. Tüm bunlarla birlikte ülkemizin doğu-batı ve kuzey-güney yönlü ulaşım hatlarındaki merkezi rolünü daha da güçlendirdik. Otobanlarla, yüksek hızlı trenlerle, havalimanlarıyla, Marmaray, Avrasya Tüneli, Yavuz Selim Köprüsü, Körfez Geçişi, 1915 Çanakkale Köprüsü ve daha nice devasa yatırımla Türkiye’yi bölgesinin en avantajlı ülkelerinden biri haline getirdik. Bunlar elbette mühim kazanımlardı. Fakat bizim için asıl önemlisi; vatandaşlarımızın canlarına mal olan, nice ocağın sönmesine sebep olan trafik kazalarının azaltılmasıdır" diye konuştu."Kameralar önünde mikrofon tokatlıyorlar"Yol kusurundan kaynaklanan kaza oranını neredeyse sıfıra indirdiklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İşte bunun değeri, maliyeti, kazancı parayla ölçülemez. Önüne geçilen her kaza, kurtarılan her hayat bizim için dünyalara bedeldir. Milletimizin şöyle yüreğinden kopararak ettiği "Allah razı olsun" duası her türlü makamın, rütbenin katbekat üstündedir. Hamdolsun, gelecek nesillere yol kusurundan kaynaklı trafik kazalarının asgari düzeye indiği güvenli bir Türkiye inşa etmenin sevinci içindeyiz. Hizmet sevdalısı bir kadro olarak tabii ki bunları yeterli görmüyoruz. Daha önümüzde gidecek çok yolumuz var. Daha ülkemize kazandıracak çok eserimiz var. Daha gerçekleştirmeyi istediğimiz nice hayallerimiz ve hedeflerimiz var. İnşallah sabırla, sevdayla, samimiyetle çalışarak bu hedeflerimize de vasıl olacağız. Şunu burada altını çizerek ifade etmek durumundayım: 23 sene önce 6 bin 101 kilometre ile başladığımızda bizi hayal kurmakla itham edenler olmuştu. Sadece 8 yılda biz bu rakamı 15 bin kilometreye çıkardık. Bugün 30 bin kilometreyi aşmanın gururunu yaşıyoruz. İnşallah yarın milletimize yeni müjdeler verebileceğimiz günler gelecek. Allah’ın izniyle bu tekerlek tümsekte kalmayacak, yolda kalmayacak. Türkiye’yi yeni yollar ve yatırımlarla büyütmeye devam edeceğiz. Bizimle ana muhalefet arasındaki en temel fark işte budur. Onlar iş yapmaktan, eser üretmekten acizler. Onlar millete ufuk çizmekten, vizyon kazandırmaktan acizler. Onlar taş üstüne taş koymaktan acizler. Para kuleleri, baklava kutuları, rüşvet çarkları dışında ’işte bizim eserimiz’ diyebilecekleri hiçbir icraatları yok. İşte sizler de görüyorsunuz; belediyeler üzerinden bir Deli Dumrul düzeni kurup önlerine geleni haraca bağlamışlar. Belediyeye işe düşenin adeta iliğini kurutmuşlar. Yola, köprüye, kavşağa, metroya, otobüse harcanması gereken kaynakları iç edip orada burada keyif sürmüşler. Ortaya saçılan onca pislikten sonra biraz olsun yüzleri kızaracağına, bir de çıkıp utanmadan onu bunu tehdit ediyorlar. Yargı mensuplarına, belediye başkanlarımıza hakaret ediyorlar, kameralar önünde mikrofon tokatlıyorlar" şeklinde konuştu."Rüşvet almadıysanız bu telaş hali niye?"Muhalefete tepki gösteren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kimse kusura bakmasın, cazgırlık yaparak suç bastırmaya da çalışmasın. Hukukun işlemesine, mahkemelerin Türk milleti adına hesap sormasına, hakkın er veya geç yerini bulmasına engel olamazsınız. Konu artık yargıya intikal etmiş, suçluyu masumdan ayıracak mahkeme süreçleri başlamıştır. Bağımsız ve tarafsız Türk yargısı, inanıyoruz ki deliller ışığında en isabetli kararı verecektir. Her gün çok çirkin ifadelerle, son derece sorumsuz ve sorunlu cümlelerle mahkemeler üzerinde baskı kurmaya çalışmak; ancak yargı süreçlerinden ürkenlerin, korkanların, çekinenlerin başvuracağı bir yöntemdir. Öyle ya; çiğ süt içmediyseniz bu karın ağrısı niye? Yolsuzluk yapmadıysanız, rüşvet almadıysanız bu telaş hali niye? Hukuku çiğnemediyseniz adaletin tecellisinden niçin tedirgin oluyorsunuz? Kendinize güveniniz tamsa, kendinizden eminseniz ’arınmak’ sözcüğü sizi neden bu kadar rahatsız ediyor? Milleti saf yerine koymaktan artık vazgeçin. Kimin ne yaptığını, ne yapmaya çalıştığını benim milletim çok çok iyi görüyor. Biz de bunların oyunlarını biliyor, giderek daha fazla paniğe kapılmalarının sebebini az çok tahmin edebiliyoruz. Varsın onlar tehditler savurmaya devam etsin, varsın onlar öfke nöbetleri geçirmeye devam etsin; biz işte bugün burada olduğu gibi eserlerimizle konuşmayı sürdüreceğiz. Siyasette nefretin, öfkenin, gerilimin diline asla teslim olmayacağız. İşimize bakacağız, Türkiye Yüzyılı hedefimize ulaşmaya bakacağız. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum. Bu düşüncelerle hizmete aldığımız 30 bininci kilometremizin bir kez daha ülkemiz, milletimiz ve bölgemiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Bu yolların yapımında, bakım ve onarımında emeği geçen tüm kardeşlerime bir kez daha şükranlarımı sunuyorum. Ulaştırma Bakanlığımıza ve Karayolları Genel Müdürlüğümüze yürekten teşekkür ediyorum" dedi.
Murat Aksu, Dünya Bedensel Engelliler Spor Federasyonu Başkan Yardımcısı seçildi
30 Ocak 2026 Cuma - 16:12 Murat Aksu, Dünya Bedensel Engelliler Spor Federasyonu Başkan Yardımcısı seçildi Türkiye Milli Paralimpik Komitesi (TMPK) Başkanı Dr. Av. Murat Aksu, Dünya Bedensel Engelliler Spor Federasyonu (World Abilitysport) Başkan Yardımcısı seçildi. Türkiye Milli Paralimpik Komitesi Başkanı Dr. Av. Murat Aksu, World Abilitysport Yönetim Kurulu Üyesi olarak görevini sürdürürken, İstanbul’da yoğun bir gündemle gerçekleştirilen Yönetim Kurulu toplantısında Başkan Yardımcılığı görevine seçildi. Bu seçimle birlikte Aksu, federasyonun üst yönetiminde daha geniş kapsamlı bir sorumluluk üstlenmiş oldu. World Abilitysport Yönetim Kurulu çalışmalarında aktif rol alan Dr. Aksu’nun Başkan Yardımcılığına seçilmesi, federasyonun önceliklerinin hayata geçirilmesi sürecinde koordinasyon ve temsil kapasitesinin güçlendirilmesine yönelik önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Aksu’nun Paralimpik sporlar alanındaki uzun soluklu çalışmaları, uluslararası spor yönetişimindeki deneyimi ve kapsayıcı spora ilişkin kararlı yaklaşımı, bu yeni sorumluluğun temel dayanakları arasında yer alıyor. Göreve ilişkin açıklamada bulunan Aksu, "World Abilitysport Yönetim Kurulu’nda yürüttüğüm çalışmaları, Başkan Yardımcılığı sorumluluğuyla daha güçlü bir biçimde sürdürmek benim için büyük bir onur. Engelli bireylerin spora erişimini güçlendiren, sporcuların gelişimini destekleyen ve kapsayıcılığı uluslararası ölçekte ilerleten çalışmaları; ortak akıl ve iş birliğiyle, somut sonuçlara dönüştürmeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
U23 Grekoromen Güreş Türkiye Şampiyonası sona erdi
30 Ocak 2026 Cuma - 16:04 U23 Grekoromen Güreş Türkiye Şampiyonası sona erdi Trabzon’da gerçekleştirilen U23 Grekoromen Güreş Türkiye Şampiyonası sona erdi. Trabzon Ortahisar Beşirli Spor Salonu’nda devam eden U23 Grekoromen Güreş Türkiye Şampiyonası’nın son gününde dereceye giren sporcular belli oldu. Türkiye’nin dört bir yanından 69 kulüpten 310 sporcunun katılımıyla gerçekleştirilen organizasyonda, genç güreşçiler finale giden yolda kıran kırana mücadelelerini gerçekleştirdi ve dereceye giren sporcular belli oldu, kupalar sahiplerini buldu. Dereceye giren takım sporcular şu şekilde: 1.Ankara ASKİ Spor Kulübü - 200 puan 2.Ankara Keçiören Belediyesi - 98 puan 3.İstanbul Bahçelievler - 95 puan 55 Kilogram 1.Sercan Kesgin (Kayseri Şeker Spor) 2.Şervan Çınar (Ankara ASKİ Spor) 3.Berati İnaç (Ankara Keçiören Belediyesi) 3.Muhammet Emin Çakır (Ferdi Sporcu) 63 Kilogram 1.Enes Ülkü (Ankara ASKİ Spor) 2.Servet Angı (Kayseri Şeker Spor) 3.Furkan Erken (İstanbul BB) 3.Mete İsa Aydın (Bursa Büyükşehir Belediyesi) 72 Kilogram 1.Muhammed Ali Göçmen (Ankara ASKİ Spor) 2.İbrahim Özdemir (İzmir Büyükşehir Belediyesi) 3.Ramazan Can Aktaş (Sakarya Büyükşehir Belediyesi) 3.Mesut Söğüt (Ankara ASKİ Spor) 82 Kilogram 1.Yusuf Gölbaşı (İstanbul Bahçelievler) 2.Bünyamin Özcan (Bursa Büyükşehir Belediyesi) 3.Abdurrahman Çadır (İstanbul BB) 3.Emre Bacaksız (Ankara Keçiören Belediyesi) 130 Kilogram 1.Hüseyin Avni Çil (İzmir Büyükşehir Belediyesi) 2.Cemal Yusuf Bakır (Ankara ASKİ Spor) 3.Atalay Aydemir (İstanbul Güreş İhtisas Kulübü) 3.Üzeyir Ayberk Bostan (Ankara Keçiören Belediyesi)
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "23 yıldır ülke ve millet hayrına yaptığımız her işin önüne takoz koymaya çalışıyorlar"
30 Ocak 2026 Cuma - 15:58 Cumhurbaşkanı Erdoğan: "23 yıldır ülke ve millet hayrına yaptığımız her işin önüne takoz koymaya çalışıyorlar" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi’nde "Karayolları Genel Müdürlüğü Otuz Bininci Kilometre Bölünmüş Yol Hizmete Alma Töreni"nde açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan CHP’ye tepki göstererek "Yolsuzluk yapmadıysanız, rüşvet almadıysanız bu telaş hali niye? Hukuku çiğnemediyseniz adaletin tecellisinden niçin tedirgin oluyorsunuz?" dedi. Muhalefete takoz benzetmesi yapınca birilerinin aldığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz ülkemizdeki muhalefete zaman zaman ’takoz’ benzetmesi yapınca birileri alınıyor. Biz bu sıfatı hakaret etmek için kullanmıyoruz, tam tersine durum tespitinde bulunuyoruz" ifadelerini kullandı.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen "Karayolları Genel Müdürlüğü Otuz Bininci Kilometre Bölünmüş Yol Hizmete Alma Töreni"ne katıldı. Törende konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Bugün yapımı tamamlanan bölünmüş yollarımızın 30 bininci kilometresini hizmete almak üzere bir aradayız. Eserlerimize bir yenisini eklemenin gururunu yaşıyoruz. Bugün yatırımlarımızla Türkiye’yi güçlendirmenin, 86 milyonun tamamına aşkla hizmet etmenin bahtiyarlığını yaşıyoruz. Bugün bir yandan kalpleri birbirine sıkıca kenetlenen, diğer yandan şehirlerimizi bölünmüş yollarla birbirine bağlamanın sevincini yaşıyoruz. Öncelikle bu yolların yapımında fedakarca çalışan, serdiği asfaltı alın teriyle harmanlayan emekçi kardeşlerime şahsım ve milletim adına canı gönülden teşekkür ediyorum. Aynı şekilde mimar ve mühendislerimize, yol yapım projelerinde görev alan tüm kardeşlerime şükranlarımı sunuyorum. Sayın bakanlarımızı ve genel müdürlerimizi, Ulaştırma Bakanlığımızın ve Karayolları Genel Müdürlüğümüzün her bir mensubunu, geçmiş dönemde teşrik-i mesai yaptığımız ulaştırma bakanlarımızı tam 30 bin 49 kilometre uzunluğa erişen bu bölünmüş yollar için tebrik ediyorum. Bölünmüş yol projesini birlikte başlattığımız partimizin kurucularından eski Bayındırlık ve İskan Bakanımız, Bitlis Milletvekilimiz Merhum Zeki Ergezen’i de bu vesileyle bir kez daha rahmetle yad ediyorum" dedi.Tüm Karayolları çalışanlarına tebriklerini ileten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Gece gündüz demeden, yaz kış dinlemeden yollarımızın bakım, inşa ve onarım işlerinde çalışan; sabahın ayazında, akşamın karanlığında, güneşin alnında, yağmurun altında, karın soğuğunda, hülasa en zorlu şartlarda özveriyle görev yapan tüm karayolları çalışanlarımıza buradan şahsım ve milletim adına tebriklerimi iletiyor, ülkemize yaptıkları değerli hizmetler için kendilerine şükranlarımı ifade ediyorum. Bu kardeşlerimizin her biri yollarımızı 7 gün 24 saat açık tutmak, özellikle de kar kış demeden her yolu adeta gün gibi yapma gayreti içerisinde olan bu kardeşlerimiz, vatandaşlarımızın güvenli ve konforlu bir şekilde seyahat etmeleri için var gücüyle çalıştılar. Ve biz ’Acaba nasıl gideceğiz?’ derken yollarımızın açıldığını gördük. Bunu sağlayan tüm karayolları mensuplarımıza, Ulaştırma Bakanlığımızın mensuplarına, Rabbim hepsinden razı olsun, emeklerini inşallah bereketli kılsın diyorum. AK Parti olarak 23 yıldır halka hizmet, Hakka hizmettir şuuruyla çalışan, bu anlayışla hareket eden bir kadroyuz. Milletin emanetini yere düşürmemek, bu aziz millete mahcup olmamak için 86 milyonun tamamını eserin ve hizmetin en iyisiyle buluşturmak için geceyi gündüze katıyor, adeta dişimizi tırnağımıza takıyoruz. En doğusundan en batısına, en kuzeyinden en güneyine, her karışı şehit kanlarıyla sulanan bu vatana aşkla hizmet etmenin çabasındayız" diye konuştu.Türkiye’nin direksiyonuna geçtiğimiz 2002’den bu yana ülkemize her kulvarda ipi göğüslediklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Eğitimden sağlığa, teknolojiden savunma sanayine her alanda başarıdan başarıya koştuk. Başkalarıyla değil, her zaman kendimizle yarıştık. Hep daha iyisini, daha güzelini, ilerisini hedefledik. Eski Türkiye’yi bilen herkes bugün şu gerçeği kabul ediyor: İktidarlarımızın başarı hikayesi yazdığı, Türkiye’ye çağ atlattığı, Türkiye’nin talihini değiştirdiği alanların en başında ulaştırma vardır. Kara, hava, deniz yolları ulaşımında bir yandan proje ve yatırımlarımızla altyapıyı güçlendirirken, diğer yandan yolcu sayısını en yüksek seviyelere getirdik. 10 gün önce Ankara’da Esenboğa Havalimanımızın üçüncü pisti ile yeni kule ve tamamlayıcı tesislerin açılışını gerçekleştirdik. İstanbul Havalimanımız, dünyanın en gözde havalimanlarından biri olarak kendi alanında küresel bir markaya dönüştü. Deniz ulaşımında daha önce hayal dahi edilemeyen projeleri hayata geçirdik. Karayolu ulaşımında ise adeta destan yazdık. Bakın şuraya özellikle dikkatinizi çekiyorum; göreve geldiğimizde bölünmüş yol uzunluğumuz ne kadardı? Sadece 6 bin 101 kilometreydi. Yalnızca 6 vilayetimiz bölünmüş yollarla birbirine bağlıydı. Tek gidişli gelişli yollarda milletimizin ömründen ömür gidiyordu. Türkiye’ye yakışmayan, milletimize yakışmayan bu tabloyu değiştirdik. Hiç vakit kaybetmeden çalışmaları başlattık ve 23 yılda bölünmüş yollarla birbirine bağlanan il sayımızı 77’ye, bölünmüş yol uzunluğumuzu ise tam 30 bin 49 kilometreye çıkardık. 23 yıldır bu ülkeye hizmet eden bir siyasetçi olarak içimi yakan bir hususu bugün sizlerle paylaşmak arzusundayım. Burayı özellikle genç arkadaşlarımın, ekranları başında bizleri takip eden aziz milletimin çok iyi dinlemesini rica ediyorum. Biz ülkemizdeki muhalefete zaman zaman "takoz" benzetmesi yapınca hemen birileri alınıyor, bundan rahatsız oluyor. Oysa biz takoz sıfatını birilerini kötülemek, birilerine hakaret etmek, birilerini rencide etmek, tahrik etmek amacıyla asla kullanmıyoruz. Tam tersine, sadece bir durum tespitinde bulunuyoruz. 23 yıldır ülke ve millet hayrına yaptığımız her işin önüne takoz koymaya çalıştıkları için bunları ifade ediyoruz. Arkaik bir zihniyeti, ülkemiz muhalefetini mefluç eden çarpık bir anlayışı tarif etmek için bu benzetmeyi kullanıyoruz" şeklinde konuştu."Atmadıkları iftira, vermedikleri soru önergesi kalmadı"Bölünmüş yol projesini ilk açıkladığımızda takoz diye tanımladığımız bu zihniyetle hem de çok acı bir şekilde yüz yüze geldiklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Yapılan her hizmeti karalamayı, her işe bir kulp takmayı maharet zanneden hizmet ve eser düşmanı muhalefet hemen karşımıza dikildi, bize demediğini bırakmadı. Çıktılar koro halinde; "Bu yollar çabucak bozulur, milletin kaynağını israf ediyorsunuz" dediler. "Kendilerine yakın müteahhitleri zengin ediyorlar" dediler. "Petrol lobisine hizmet ediyorlar" dediler. "Bölünmüş yola ne lüzum var, mevcut yolları koruyun yeter" dediler. Hatta muvazeneyi öyle yitirdiler ki; "Bunların bilinçaltında milleti bölmek var, onun için bölünmüş yol adını kullanıyorlar" diye köşe yazıları yazdılar. O günleri hatırlayanlar bilir, sırf iş yaptığımız için atmadıkları iftira, vermedikleri soru önergesi kalmadı. Meclis tutanaklarını açıp bakın. Muhalefetin bölünmüş yol projesi için daha neler söylediğini, hangi akla ziyan cümleleri kurduklarını, hangi saçma sapan argümanlarla bu projeyi kötülediklerini sizler de göreceksiniz" dedi."Yol medeniyettir diyerek yeni yollar yaptık"Eğer biz bunlara kulak assaydık bugün burada olmayacaklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şunu bir defa tüm halkımızın bilmesini isterim. Eğer biz bunlara kulak assaydık bugün burada olamazdık. Türkiye’ye hepimizin göğsünü kabartan şu manzarayı yaşatamazdık. Ama biz tek yapabildiği takoz koymak, karalamak, çamur atmak olan bu vizyonsuzlar korosuna aldırmadık. Sadece milletimizi dinledik, sadece milletimize hizmet etmeye odaklandık ve bölünmüş yol projemizi başlattık. Israrla devam ettirdiğimiz bu projede hamdolsun 30 bin kilometreyi aştık. Ne dedik? Yol medeniyettir diyerek yeni yollar yaptık; emniyetli, rahat ve hızlı ulaşımın önünü açtık. "Yol ver dağlar yol ver bana, yollar seni gide gide usandım" diye türküler yakan milletimizin yol mahrumiyeti çektiği o kötü günleri tarihin tozlu raflarına kaldırdık. Rüşvetin, talanın, yağmanın yolunu yapmaya çalışanlara rağmen; irtikapla, ihaleyle milletin kaynaklarını peşkeş çekerek yolunu bulmaya çalışıp yolda kalanlara rağmen; "Ne kadar yol yaparsanız trafik o kadar sıkışır" diyen çapsızlara rağmen; milletin parasıyla tropik adalarda sefa süren jet sosyeteye rağmen ülkemizin dört bir yanını bölünmüş yollarla biz donattık" ifadelerini kullandı.Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Geçilmez denilen tepeleri geçerek, aşılmaz denilen dağları, vadileri aşarak milletimizin yolunu açtık. 86 milyonla sırt sırta vererek kelimenin tam manasıyla bir yol destanı yazdık. Milletimiz bize destek oldu, bizi en zor zamanlarımızda yalnız bırakmadı. Biz de milletimize şükran borcumuzu işte böyle ödedik ve ödüyoruz. Bize inanan, bize güvenen, istikbalini bizlere teslim eden milletimize bugün bir kez daha teşekkür ediyorum. Bu aziz milletimize mahcup etmeyen Cenab-ı Allah’a hamd ediyorum. Rabbim ömür verdikçe "Durmak yok, yola devam. Şunu da ifade etmekte fayda görüyorum: Bakın, bütün bu yolları yaparak sadece ülkemizi kalkındırmakla kalmadık; aynı zamanda ulaşımda vakit ve yakıt israfını önledik, araç yıpranmalarını en aza indirdik, çevre kirliliğini azalttık. Turizmden tarıma kadar hayatın her alanında ilave katma değer üretilmesini sağladık. Şehirlerarası seyahat artık insanlarımız için eziyet olmaktan çıktı, adeta keyfe dönüştü. "Bölünmüş yollar bizi bölecek" diyen tetikçilere en güzel cevabı insanımızı buluşturarak, hasret çeken gönülleri kucaklaştırarak biz verdik. Tüm bunlarla birlikte ülkemizin doğu-batı ve kuzey-güney yönlü ulaşım hatlarındaki merkezi rolünü daha da güçlendirdik. Otobanlarla, yüksek hızlı trenlerle, havalimanlarıyla, Marmaray, Avrasya Tüneli, Yavuz Selim Köprüsü, Körfez Geçişi, 1915 Çanakkale Köprüsü ve daha nice devasa yatırımla Türkiye’yi bölgesinin en avantajlı ülkelerinden biri haline getirdik. Bunlar elbette mühim kazanımlardı. Fakat bizim için asıl önemlisi; vatandaşlarımızın canlarına mal olan, nice ocağın sönmesine sebep olan trafik kazalarının azaltılmasıdır" diye konuştu."Kameralar önünde mikrofon tokatlıyorlar"Yol kusurundan kaynaklanan kaza oranını neredeyse sıfıra indirdiklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İşte bunun değeri, maliyeti, kazancı parayla ölçülemez. Önüne geçilen her kaza, kurtarılan her hayat bizim için dünyalara bedeldir. Milletimizin şöyle yüreğinden kopararak ettiği "Allah razı olsun" duası her türlü makamın, rütbenin katbekat üstündedir. Hamdolsun, gelecek nesillere yol kusurundan kaynaklı trafik kazalarının asgari düzeye indiği güvenli bir Türkiye inşa etmenin sevinci içindeyiz. Hizmet sevdalısı bir kadro olarak tabii ki bunları yeterli görmüyoruz. Daha önümüzde gidecek çok yolumuz var. Daha ülkemize kazandıracak çok eserimiz var. Daha gerçekleştirmeyi istediğimiz nice hayallerimiz ve hedeflerimiz var. İnşallah sabırla, sevdayla, samimiyetle çalışarak bu hedeflerimize de vasıl olacağız. Şunu burada altını çizerek ifade etmek durumundayım: 23 sene önce 6 bin 101 kilometre ile başladığımızda bizi hayal kurmakla itham edenler olmuştu. Sadece 8 yılda biz bu rakamı 15 bin kilometreye çıkardık. Bugün 30 bin kilometreyi aşmanın gururunu yaşıyoruz. İnşallah yarın milletimize yeni müjdeler verebileceğimiz günler gelecek. Allah’ın izniyle bu tekerlek tümsekte kalmayacak, yolda kalmayacak. Türkiye’yi yeni yollar ve yatırımlarla büyütmeye devam edeceğiz. Bizimle ana muhalefet arasındaki en temel fark işte budur. Onlar iş yapmaktan, eser üretmekten acizler. Onlar millete ufuk çizmekten, vizyon kazandırmaktan acizler. Onlar taş üstüne taş koymaktan acizler. Para kuleleri, baklava kutuları, rüşvet çarkları dışında ’işte bizim eserimiz’ diyebilecekleri hiçbir icraatları yok. İşte sizler de görüyorsunuz; belediyeler üzerinden bir Deli Dumrul düzeni kurup önlerine geleni haraca bağlamışlar. Belediyeye işe düşenin adeta iliğini kurutmuşlar. Yola, köprüye, kavşağa, metroya, otobüse harcanması gereken kaynakları iç edip orada burada keyif sürmüşler. Ortaya saçılan onca pislikten sonra biraz olsun yüzleri kızaracağına, bir de çıkıp utanmadan onu bunu tehdit ediyorlar. Yargı mensuplarına, belediye başkanlarımıza hakaret ediyorlar, kameralar önünde mikrofon tokatlıyorlar" şeklinde konuştu."Rüşvet almadıysanız bu telaş hali niye?"Muhalefete tepki gösteren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kimse kusura bakmasın, cazgırlık yaparak suç bastırmaya da çalışmasın. Hukukun işlemesine, mahkemelerin Türk milleti adına hesap sormasına, hakkın er veya geç yerini bulmasına engel olamazsınız. Konu artık yargıya intikal etmiş, suçluyu masumdan ayıracak mahkeme süreçleri başlamıştır. Bağımsız ve tarafsız Türk yargısı, inanıyoruz ki deliller ışığında en isabetli kararı verecektir. Her gün çok çirkin ifadelerle, son derece sorumsuz ve sorunlu cümlelerle mahkemeler üzerinde baskı kurmaya çalışmak; ancak yargı süreçlerinden ürkenlerin, korkanların, çekinenlerin başvuracağı bir yöntemdir. Öyle ya; çiğ süt içmediyseniz bu karın ağrısı niye? Yolsuzluk yapmadıysanız, rüşvet almadıysanız bu telaş hali niye? Hukuku çiğnemediyseniz adaletin tecellisinden niçin tedirgin oluyorsunuz? Kendinize güveniniz tamsa, kendinizden eminseniz ’arınmak’ sözcüğü sizi neden bu kadar rahatsız ediyor? Milleti saf yerine koymaktan artık vazgeçin. Kimin ne yaptığını, ne yapmaya çalıştığını benim milletim çok çok iyi görüyor. Biz de bunların oyunlarını biliyor, giderek daha fazla paniğe kapılmalarının sebebini az çok tahmin edebiliyoruz. Varsın onlar tehditler savurmaya devam etsin, varsın onlar öfke nöbetleri geçirmeye devam etsin; biz işte bugün burada olduğu gibi eserlerimizle konuşmayı sürdüreceğiz. Siyasette nefretin, öfkenin, gerilimin diline asla teslim olmayacağız. İşimize bakacağız, Türkiye Yüzyılı hedefimize ulaşmaya bakacağız. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum. Bu düşüncelerle hizmete aldığımız 30 bininci kilometremizin bir kez daha ülkemiz, milletimiz ve bölgemiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Bu yolların yapımında, bakım ve onarımında emeği geçen tüm kardeşlerime bir kez daha şükranlarımı sunuyorum. Ulaştırma Bakanlığımıza ve Karayolları Genel Müdürlüğümüze yürekten teşekkür ediyorum" dedi.