Yerel Haberler
İstanbul
Sultanbeyli’den kültür dünyasına yeni eser: 7 Güzel Çocuk kitabı tanıtıldı 04 Mayıs 2026 Pazartesi - 13:24:32 Sultanbeyli Belediye Başkanı Ali Tombaş, ‘7 Güzel Adam’dan esinlenerek hazırlanan ‘7 Güzel Çocuk’ kitabını tanıttı. Tombaş, "Edebiyatımızda derin izler bırakan isimlerin mirasını gelecek nesillere taşımayı amaçlıyoruz. Böylece 7 ayrı kitaptan oluşan kitap setini, okullarımızda 15 bin çocuğumuza ücretsiz hediye edeceğiz" dedi. Kültür, sanat, edebiyat ve düşünce dünyasının önemli isimleri, Sultanbeyli Kültür Sanat Buluşmaları programında bir araya geldi. Sultanbeyli Belediye Başkanı Ali Tombaş’ın ev sahipliğinde düzenlenen programa; İstanbul İl Kültür ve Turizm Müdürü Hüseyin Keskin ve Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanı Coşkun Yılmaz ile çok sayıda yazar, şair, akademisyen ve sanatçı katıldı. Programda; 6-8 Mayıs tarihlerinde düzenlenecek 12. Uluslararası İstanbulensis Şiir Festivali ve 7 Güzel Çocuk Kitap setinin tanıtımı yapıldı. 15 bin set ücretsiz hediye edilecek Çocuklarımızın kitapla ve medeniyet değerlerimizle büyümesinin önemine dikkat çeken Tombaş, "7 Güzel Adam, edebiyatımızda yalnızca bir kuşağın adı değildir. Bir duruşun, bir ahlakın, bir sadakatin, bir dostluğun ve bir dava bilincinin adıdır. Onlar kelimeyi yalnızca yazmak için değil; insanı, toplumu ve zamanı anlamak için kullandılar. Biz de bu seriyi çocuklarımız için hazırlarken, onların mirasını bugünün diliyle çocuklarımızın dünyasına taşımayı hedefledik. Çünkü çocuklarımıza yalnızca bilgi vermek yetmez. Onlara iyi örnekler, güçlü karakterler, güzel hikâyeler ve sağlam bir değer dünyası da sunmamız gerekir. 7 ayrı yazarın kaleme aldığı ‘7 Güzel Çocuk’ kitabımızı kültür dünyamıza kazandırmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Bu kitap setlerimizi okullarımızda 15 bin çocuğumuza ücretsiz hediye edeceğiz" dedi. 12. Uluslararası İstanbulensis Şiir Festivali başlıyor Ayrıca şiir festivali hakkında bilgi veren Tombaş, "Bugüne kadar İstanbulensis Şiir Festivali kapsamında 60 farklı ülkeden 130 yabancı şairi ve Türkiye’den 170 şairimizi Sultanbeyli’de ağırladık. Bu yönüyle festivalimiz, yalnızca ilçemizin değil; İstanbul’un ve ülkemizin kültür hayatında da güçlü bir iz bıraktı. Geçtiğimiz yıl 10 yerli, 4 yabancı şairimizi misafir etmiştik. Bu yıl ise ana programımızda 13 yerli, 4 yabancı şairimizin katılımıyla; farklı programlarımız ve buluşmalarımız kapsamında 30’un üzerinde şaire ev sahipliği yapıyoruz. Bu festivalle şiirin Sultanbeyli’de daha güçlü yankılanmasını; gençlerimizin şiirle, edebiyatla ve düşünceyle daha sağlam bir bağ kurmasını arzu ediyoruz. Herkese şiir sevgisini yaymak istiyoruz." "Güzel insan idealini çocuklarımızla buluşturduk" 7 Güzel Çocuk kitap setinin koordinatörü Doç. Dr. Mesut Koçak şunları söyledi; "Bu kitaplar klasik bir biyografik anlatı olmanın ötesinde hazırlandı. Çocuklarımızın hayal dünyasına dokunmak; Yedi Güzel Adam’ın düşünce dünyasını, kavramlarını ve taşıdığı değerleri daha anlaşılır bir dille aktarmak amacıyla kaleme alındı. Bu çalışma, sadece Yedi Güzel Adam’ı tanıtmak değil; onların temsil ettiği güzel insan idealini çocuklarımızla buluşturmak açısından da kıymetli. İnşallah hayra vesile olur." dedi. Fatih Sultan Mehmet Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Muhammed Fatih Andı ise, "7 Güzel Çocuk" inşallah Sultanbeyli Belediyesi için de İstanbulensis gibi güzel başlangıcın vesilesi olur. Çocuk edebiyatı onca yazılıp çizilmesine rağmen çok da dolduramadığımız alanlardan birisi. Bu alanda ne kadar çok eser üretirsek o kadar faydalı bir iş yapmış oluruz. "Hayranlıkla baktığım bir proje" Türkiye Yazarlar Birliği İstanbul Şube Başkanı Mahmut Bıyıklı, "‘7 Güzel Çocuk’ projesi de hayranlıkla baktığım bir proje. 7 Güzel Adam’ın ortaokullarımızda tanınması adına çok kıymetli bir proje. Sultanbeyli Belediyesi öncü ve örnek çalışmalar sergiliyor" İfadelerini kullandı. Oyuncu-Yönetmen Recep Çavdar, "7 Güzel Çocuk projesi beni heyecanlandırdı. Bu projeden hareketle, ‘Neden 7 Güzel Genç temalı bir tiyatro oyunu yazmayayım diye düşündüm. Bu anlamda birbirimizi besliyor, birbirimizden etkileniyor ve yeni çalışmalar için ilham alıyoruz. Bu kıymetli çalışmalara öncülük eden Sultanbeyli Belediye Başkanımız Ali Tombaş’a teşekkür ediyorum" dedi. Şair Yazar Bestami Yazgan ise, "7 Güzel Adam’ı biliyorduk ama bu 7 güzel adam nasıl 7 güzel çocuktu diye merak ediyorduk. Bu projeyle bu soruya cevap verilmiş oldu" diye konuştu.
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 13:14 Çeyiz alışverişinde hava temizleyiciler öne çıktı Düğün sezonu öncesi yeni evlenecek çiftler çeyiz alışverişine hız verirken, Trendyol’un çeyiz kampanyası bu dönemde öne çıkan alışveriş alışkanlıklarını ortaya koydu. 14-20 Nisan tarihleri arasında gerçekleşen kampanyada, en çok hava nemlendirici buhar makinesi, ayaklı boy aynası ve nano jel yastık gibi konfor ve yaşam kalitesi odaklı ürünler dikkat çekti. Kampanya döneminde hava temizleyici ve süpürge kategorilerine yönelik ilgi öne çıkarken, toplam sipariş adedi geçen yıla göre yüzde 22 arttı. İlkbaharın gelişi ve düğün sezonunun yaklaşmasıyla evlilik hazırlığı yapan gençler çeyiz alışverişine yöneldi, Trendyol da bu döneme özel bir kampanya gerçekleştirdi. 14-20 Nisan tarihleri arasında gerçekleşen kampanya dönemindeki alışverişler, çeyizin artık sadece ihtiyaç değil fonksiyonel, estetik ve teknolojik bir yaşam yatırımı olduğunu gösterdi. Platformun verilerine göre, çeyiz kampanyasında en çok tercih edilen ilk beş ürün hava nemlendirici buhar makinesi, ayaklı boy aynası, saklama kabı seti, kıyafet askıları ve nano jel yastık gibi ‘iyi yaşam’ odaklı ürünler oldu. Listenin devamında büyük boy hurç, buz lazer epilasyon cihazı, dekoratif mumluk, döküm granit sahan takımı ve dolap içi çekmece düzenleyiciler yer aldı. Akıllı ev ürünlerine yoğun ilgi Çeyiz kampanyasındaki alışverişlerin, akıllı ev ürünleri ve küçük ev aletleri kategorilerinin tümüne yüksek oranda yansıdığı görüldü. Bulaşık makinesi, televizyon, fırın, kurutma makinesi, klima, derin dondurucu, ocak, gibi temel ürünlerin yanı sıra dik süpürge, hava temizleyici, buharlı ütü, buharlı temizleyici, robot süpürge ve buhar kazanlı ütü dikkat çekti. Ayrıca blender seti, filtre kahve makinesi, çay makinesi ve Türk kahvesi makinesi evlenecek çiftlerin favori ürünleri arasına girdi. Konya’ya robot süpürge, Diyarbakır’a buzdolabı Bölgesel veriler, Türkiye genelinde farklı alışveriş alışkanlıklarını ortaya koydu. Kampanya döneminde Konya’da robot süpürgelere olan ilgi dikkat çekerken, satışlar bir önceki haftaya göre yüzde 59 arttı. Buzdolabında ise en yüksek artış yüzde 81 ile Diyarbakır’da kaydedildi. Erkekler çeyiz alışverişine katıldı Kampanya boyunca erkek müşterilerin çeyiz siparişlerinde normal haftalara göre yüzde 9, kadın müşterilerin çeyiz siparişinde yüzde 12 artış kaydedildi. Bir önceki yıla göre çeyiz kategorisindeki sipariş adedi ise yüzde 22 yükseldi. Çeyiz kampanyasına en çok katılım gösteren iller İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Kocaeli, Adana, Mersin ve Konya oldu.
Bakan Kacır: "Etrafı ateş çemberiyle sarılı zor bir coğrafyada yer alan Türkiye, istikrar ve güven adresi olarak fırtınalara göğüs geriyor"
30 Ocak 2026 Cuma - 18:13 Bakan Kacır: "Etrafı ateş çemberiyle sarılı zor bir coğrafyada yer alan Türkiye, istikrar ve güven adresi olarak fırtınalara göğüs geriyor" Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "Küresel ticarette belirsizliklerin yükseldiği, korumacılığın arttığı bir dönemi müşahede ediyoruz. Tüm dünyada kırılganlıklar derinleşirken, etrafı ateş çemberiyle sarılı zor bir coğrafyada yer alan Türkiye, istikrar ve güven adresi olarak fırtınalara göğüs geriyor" dedi. İstanbul Finans Merkezi’nde Refinansman Kefalet Programı İmza Töreni gerçekleştirildi. KOSGEB öncülüğünde gerçekleştirilen programa, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, protokol üyeleri ve çok sayıda davetli katıldı. "Türkiye bugün, Çin’den sonra Orta Avrupa’ya kadar uzanan geniş kuşakta ürün ve pazar çeşitliliği açısından en önde gelen ihracatçı ülkedir" Törende konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "Küresel ticarette belirsizliklerin yükseldiği, korumacılığın arttığı bir dönemi müşahede ediyoruz. Tüm dünyada kırılganlıklar derinleşirken, etrafı adeta ateş çemberiyle sarılı zor bir coğrafyada yer alan Türkiye, hamd olsun istikrar ve güven adresi olarak fırtınalara göğüs geriyor. Geçtiğimiz yılın 3. Çeyreğinde yüzde 3,7 oranında büyüyen ekonomimiz, kesintisiz yükselişini 21 çeyrektir sürdürüyor. Milli gelirimizi 1 trilyon 538 milyar dolara taşıdık. 2002’de 36 milyar dolar düzeyinde olan yıllık ihracatımız, imalat sanayimizin öncülüğünde 273,4 milyar dolara çıktı. Türkiye bugün, Çin’den sonra Orta Avrupa’ya kadar uzanan geniş kuşakta ürün ve pazar çeşitliliği açısından en önde gelen ihracatçı ülkedir. Elbette tüm bu başarıları; her bir sektörümüzün önünü açan, potansiyelini harekete geçiren ve gücüne güç katan hamlelerimiz ile başardık. İstihdamın yüzde 69’unu sağlayan, Ar-Ge harcamalarımızın yüzde 29’unu üstlenen, ihracatımızın yüzde 30’dan fazlasını gerçekleştiren KOBİ’lerimiz; bu büyük yürüyüşün omurgasıdır" ifadelerini kullandı. "Son 23 yılda KOSGEB’i KOBİ’lerimizin en büyük yol arkadaşı ve stratejik çözüm ortağı haline getirdik" "Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye Yüzyılı’nda hedefimiz; yüksek katma değerli üretimi artıran, dijital ve yeşil dönüşümü hızlandıran, markalaşma ve ihracatta ölçek büyüten bir KOBİ ekosistemini çok daha güçlü bir zemine taşıyabilmektir" diyen Bakan Kacır, "Son 23 yılda KOSGEB’i KOBİ’lerin en büyük yol arkadaşı ve stratejik çözüm ortağı haline getirdik. Şu tabloya dikkatinizi çekmek isterim: 2002 yılına kadar sadece 4 bin işletmeye bugünkü rakamlarla yaklaşık 2,1 milyar lira destek verebilen, imkanları kısıtlı bir KOSGEB vardı. Son 23 yılda kaynaklarımızı müteşebbisimiz için seferber ederek bu tabloyu baştan başa değiştirdik. Bu dönemde 1 milyon 412 bin işletmemizin yanında olduk, elinden tuttuk; onları üretimde, ihracatta ve inovasyonda yalnız bırakmayarak toplam 286 milyar liralık bir kaynağı KOBİ’lerimize sağladık. Sadece geçtiğimiz yıl 54 bin işletmemize 34,8 milyar lira destek olduk. Bu tablo Türkiye’nin girişimci ruhuna duyduğumuz güvenin, sanayicimizin azmine verdiğimiz değerin en somut göstergesidir. Son dönemde de KOSGEB’i; sahaya inen, işletmemizin ihtiyacını yerinde tespit eden, yol gösteren, ufuk çizen, dijitalden yeşile her alanda rehberlik eden ve Türkiye Yüzyılı’nın küresel markalarını inşa eden stratejik bir çözüm ortağı haline getirdik" şeklinde konuştu. "Ülkemiz sanayisinin yapısal dönüşümünü gerçekleştirirken, elbette tüm sektörlerimizin dertlerine derman olmak bizim boynumuzun borcudur" KOBİ’lerin ihtiyaçlarına daha hızlı, daha esnek ve yerinde cevap verebilmek için KOSGEB’in 40 farklı destek programını girişimcilik, ölçek büyütme, sürdürülebilirlik ve küresel rekabet olmak üzere 4 ana başlıkta yeniden yapılandırıldığını altını çizen Bakan Kacır, "Yeşil Sanayi Destek Programı kapsamında bin 951 KOBİ’mizin 7,4 milyar lira tutarındaki sürdürülebilirlik, yenilenebilir enerji ve kaynak verimliliği odaklı projelerini destekledik. Dijital Dönüşüm Destek Programı ile de 166 işletmemizin 1,9 milyar liralık yatırım projesine destek verdik, üretimde verimliliği artırmak, teknolojiyi KOBİ’lerimizin gündelik işleyişinin bir parçası haline getirmek için önemli bir adım atmış olduk. KOBİ’lerimizin nabzını tutmak, taleplerini doğrudan dinlemek yerinde tespit etmek üzere, KOSGEB’teki çalışma arkadaşlarımız son iki yılda 320 bin işletmeyı ziyaret etti. Biz her hafta bir gün KOSGEB Ofislerini nöbetçi arkdaşlarımıza açık tutuyoruz, bütün KOSGEB personelimiz tüm ülkede sahaya çıkıyor ve hamd olsun sadece 2 yılda 320 bin işletme ziyaretini böylelikle gerçekleştirdik. Ülkemizin sadece bugününü değil, yarınlarını da hesap ederek kurguladığımız yeni programları geçtiğimiz yıl devreye aldık. Bu programlar arasında yer alan Kapasite Geliştirme Destek Programı ile; KOBİ’lerimizin verimliliğini ve dayanıklılığını artıran, üretimini büyüten, pazarını genişleten ve kurumsal kapasitesini güçlendiren ölçek büyütme yatırımlarını hızlandırıyoruz. Bugüne kadar 2 bin 440 işletmemizin 38,6 milyar liralık yatırım projesine finansman sağladık. KOBİ’lerimizin küresel pazarlarda daha rekabetçi bir konuma yükselmesi, markalaşması ve ihracatta sürdürülebilir başarı yakalaması için devreye aldığımız Küresel Rekabetçilik Destek Programıyla da 38 işletmemizin 1,5 milyar liralık yatırım projesini hızalandrıdık. Ülkemiz sanayisinin yapısal dönüşümünü gerçekleştirirken, elbette tüm sektörlerimizin dertlerine derman olmak bizim boynumuzun borcudur" diye konuştu. "İstihdam, üretim ve ihracatı sürdürülebilir ve sürekli kılıyoruz" Tekstil, hazır giyim, deri ve mobilya gibi emek yoğun sektörlerde faaliyet gösteren KOBİ’leri desteklemek üzere İstihdamı Koruma Programı’nın hayata geçirildiğini aktaran Bakan Kacır, şu ifadelere yer verdi: "İstihdamı koruyan KOBİ’lere geçtiğimiz yıl çalışan başına aylık 2 bin 500 TL destek sağladık. Böylelikle 15 bin 520 KOBİ’mizde 441 bin istihdamı koruduk. 20 bin ilave istihdam oluşturduk. Bu yıl destek tutarını 3 bin 500 liraya çıkardık ve programımıza büyük ölçekli firmaları da dahil ettik. Böylelikle 1 milyon 100 bin istihdamı korumayı hedefliyoruz. Türkiye Yüzyılı yolculuğunda hiçbir sektörümüzü geride bırakmadan; üretimin, istihdamın ve ihracatın her halkasını birlikte güçlendiren, bütüncül bir anlayışla hareket ediyoruz. Bugün KOBİ’lerimize finansal bir nefes, üretim azimlerine yeni bir ivme kazandıracak Refinansman Kefalet Programını imza altına alıp harekete geçireceğiz.İmalat, telekomünikasyon, bilgisayar programlama, bilgi hizmet faaliyetleri ile bilimsel araştırma ve geliştirme faaliyetleri sektörlerinde yer alan KOBİ’lerimizin nakit akışını rahatlatıyoruz. İstihdam, üretim ve ihracatı sürdürülebilir kılacağız. Program kapsamında; KOBİ’lerimize 10 milyon lira kefalet üst limiti, 48 aya kadar vade ve yıllık yüzde 36 maliyet ile mevcut kredilerin refinansmanı imkanı sunuyoruz. Burada, sanayicimiz ve KOBİ’lerimiz için bir hususun altını özellikle çizmek isterim: oluşturduğumuz finansal destek mekanizması, bir ’borç yapılandırması’ değil, işletmelerimizin finansal kabiliyetini artıran bir ’refinansman’ işlemidir. Dolayısıyla, bu imkandan yararlanan hiçbir işletmemizin kredi reytingi ya da kredi risk notu asla olumsuz etkilenmeyecek; finansal itibarları en güçlü şekilde korunacaktır." "Ekonomide tesis ettiğimiz istikrar ve güven ortamı ve dezenflasyon politikaları meyvelerini veriyor" Bakan Kacır, "Bugün imzalayacağımız protokol doğrultusunda; 3’ü kamu, 6’sı özel olmak üzere toplam 9 bankamızla el ele veriyor, bu finansman gücünü doğrudan KOBİ’lerimizin emrine sunuyoruz. Bankalarımız, oluşturduğumuz bu destek mekanizmasını işletmelerimizle buluşturacak en etkin enstrümanları devreye alacaklar. Buradan tüm KOBİ’lerimize sesleniyorum: Biz her daim sizin yanınızda olmaya, yolunuzdaki taşları temizlemeye ve Türkiye’nin üretim gücünü sizlerle birlikte zirveye taşımaya kararlıyız. Siz yeter ki üretmeye, istihdam sağlamaya devam edin. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak; işini büyütmek isteyene yeni kapılar açmaya, üretimini sürdürmek isteyenin yükünü hafifletmeye, istihdamını artırmak isteyenin yanında olmaya tüm imkanlarımızla devam edeceğiz. Bakınız ekonomide tesis ettiğimiz istikrar ve güven ortamı ve dezenflasyon politikaları meyvelerini veriyor. Enflasyon beklentileri geçen yılın aynı dönemine göre büyük oranda gerileme gösterdi. Merkez Bankası rezervlerimiz tarihi zirve düzeyine erişti. Güçlenen makro finansal istikrar; risk primimizin azalmasını, ekonomimizin şoklara karşı dirençli ve daha dayanıklı hale gelmesini mümkün kılıyor. Küresel ekonomilerin ve ticaretin sert rüzgarlarla sınandığı bu dönemde, Türkiye; istikrarıyla ayrışıyor, yatırım ve üretimde yeni fırsat pencerelerini birer birer açıyor. Ülkemizi küresel değer zincirlerinde daha yukarılara taşıyacak yeni işbirlikleri ve ticaret koridorları tesis ediyoruz" dedi. Konuşmasının sonunda Bakan Kacır, "Sanayimizin gelecek 30 yılının yol haritası niteliğindeki Sanayi Alanları Master Planı’nı ince eleyip sık dokuyarak hazırladık. Programımız ile planlı sanayi alanlarımızın büyüklüğünü 160 bin hektardan 350 bin hektara 5 yıl içimde yükseltmiş olacağız. Samsun-Mersin, Mersin-Şırnak, Sivas-Iğdır ve Trabzon-Şırnak olmak üzere 4 yeni sanayi koridoru oluşturacağız. Master Planın ilk faz çalışmaları kapsamında, Samsun-Mersin hattında 13 ilde 16 yeni yatırım alanı belirledik. Mevcut OSB’lerimizin ortalama 11 katı büyüklüğe ulaşan bu alanlarda mega endüstriyel bölgeler inşa edeceğiz. Altyapısı tamamlanmış, sosyal donatılarla zenginleştirilmiş, akıllı ve yeşil üretim üslerini yatırımcımızın hizmetine sunacağız. Bu bölgeleri demiryolu, liman ve otoyol bağlantılarıyla üreticimize lojistik maliyet avantajı sunan, stratejik üretim merkezleri haline getireceğiz. Tüm bu bütüncül hamleler ile KOBİ’lerimize yeni işbirlikleri ve fırsatlar için güçlü bir zemin sunuyoruz. Ülkemiz kalkınmasının ve büyümesinin sac ayağı KOBİ’lerimizi güçlendirecek her adımı kararlılıkla atmayı hep birlikte sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı.
Emine Erdoğan: "Gazze’de iki senede 54 bine yakın çocuk yetim kaldı"
30 Ocak 2026 Cuma - 18:11 Emine Erdoğan: "Gazze’de iki senede 54 bine yakın çocuk yetim kaldı" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Bahçelievler’de, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına bağlı Şeyh Zayed Çocuk Evleri Sitesi’nin, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) hükümetinin desteğiyle yapımı tamamlanan ek yaşam birimlerinin açılış programına katıldı. Bahçelievler’de Birleşik Arap Emirlikleri Hükümeti’nin desteği ile yapılan Şeyh Zayet Çocuk Evleri Sitesi’nin açılışı Emine Erdoğan’ın katılımıyla gerçekleşti. Programa Emine Erdoğan’ın yanı sıra, Aile ve Sosyal Hizmet Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ile BAE Devlet Bakanı Maitha Bint Salem Al Shamsi de katıldı. Programda konuşma yapan Emine Erdoğan, son yıllarda Türkiye ile Birleşik Arap Emirlikleri arasındaki ilişkilerin, liderler düzeyinde ortaya koyulan ortak vizyonla güçlü bir ivme kazandığını belirterek, iki ülke arasındaki dostluk ve kardeşlik bağlarının her geçen gün daha da güçlendiğini görmenin kendilerini ziyadesiyle memnun ettiğini söyledi. Erdoğan, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’a, Birleşik Arap Emirlikleri’nin yetkililerine, projede emeği geçenlere ve kurumdaki çocuklara kol kanat geren her kademedeki fedakar personele teşekkürlerini sundu. Programda kurumda kalan çocukları da ağırladıklarını dile getiren Erdoğan, "Sevgili çocuklar, sizleri burada görmekten çok mutlu olduğumu ve hepinizi ayrı ayrı çok sevdiğimi bilmenizi isterim. Sizler de programımıza hoş geldiniz, sefalar getirdiniz. Türkiye, insan onurunu merkeze alan, her şartta çocuğun üstün yararını gözeten köklü bir devlet geleneğine sahiptir. Ne zaman bir çocuk dara düşse, devletimiz tüm imkanlarıyla onun yanında yer alır. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımızın farklı ihtiyaçlara karşılık veren birçok hizmet modeli var. Kuruluş bakım hizmeti, koruyucu aile hizmeti, sosyal ve ekonomik destek hizmetleri gibi çeşitli modellerle, çocuklarımıza güven içinde, sevgiyle büyüyebilecekleri bir ortam sağlıyoruz. Bugün, 15 bin 508 çocuğumuz, kuruluşlarımızda devletimizin koruması altındadır. Ancak şu bir gerçek ki, bir çocuk için ailenin manevi iklimi, her şeyin üzerindedir" dedi. "2025 Aralık ayı sonu itibariyle 10 bin 841 çocuğumuz, 9 bin 96 ailenin sıcak yuvasında sevgiyle büyüyor" Bu anlayışla 16 yıl önce kendilerinin himayesinde Gönül Elçileri Projesini başlattıklarını kaydeden Erdoğan, "İstedik ki her evladımız kendini ait hissettiği bir aile ocağında büyüsün, kırık kalpleri aile sevgisiyle iyileşsin. Yüreğinde umudu, neşeyi taşısın, yarınlara küsmesin. Ne mutlu ki halkımız bu çağrıya kayıtsız kalmadı, gönüllülük kültürümüzün ne kadar güçlü olduğunu gösterdi. 2002 yılında 515 çocuk koruyucu aile yanındayken, 2025 Aralık ayı sonu itibariyle 10 bin 841 çocuğumuz, 9 bin 96 ailenin sıcak yuvasında sevgiyle büyüyor. Bu evlatlarımızın 1207’si, aralarında ağır engelli çocukların da bulunduğu, özel gereksinimli çocuklardır. Ayrıca, savaş mağduru olarak ülkemizde bulunan 894 çocuk da koruyucu aile yanındadır. Çocuk haklarının iyileştirilmesine yönelik tüm uluslararası girişimlere ve Birleşmiş Milletler nezdinde yürütülen çalışmalara her zaman gönülden destek veriyoruz. UNICEF tarafından örnek proje gösterilen Gönül Elçileri projemizi, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu 79. Oturumunda düzenlediğimiz etkinlikle küresel bir vicdan çağrısına dönüştürdük. Çünkü inanıyoruz ki dünya üzerindeki her çocuğu içine düştüğü çıkmazdan kurtarmak, insanlığın ortak mesuliyetidir. Ve istisnasız her çocuk, insanlık ailesine emanettir. İşte biz de bu emanete sahip çıkma gayesindeyiz" diye konuştu. Emine Erdoğan, artan küresel krizlerle birlikte, dünya çocuk karnesinin ne yazık ki her geçen gün daha fazla kırık notla dolduğunu anlatarak, "Bugün, 473 milyondan fazla çocuk, yani her 6 çocuktan 1’i, çatışmalardan etkilenen bölgelerde yaşıyor. Göçe zorlanmış 50 milyondan fazla çocuk var. 2018-2024 yılları arasında 2 milyondan fazla çocuk hayata gözlerini mülteci olarak açtı. Bir vatana, bayrağa, toprağa ait olmak ne demek, hiç bilmediler" ifadelerini kullandı. "Gazze’de iki senede 54 bine yakın çocuk yetim kaldı" Dünyadaki yetim çocuk sayısının 150 milyonu geçtiğini bildiren Erdoğan, "150 milyonu söylemek dile kolay. Bu rakam, büyük bir ülkenin nüfusuna denktir. Dünyada kolu kanadı kırık ne çok çocuk var değil mi? Henüz bu çocuklar için bir çözüm bulamamış, onlara haklarını eksiksiz teslim edememişken, bir de modern tarihin en büyük yetim kriziyle karşı karşıyayız. Gazze’de iki senede 54 bine yakın çocuk yetim kaldı. Orada daha önce eşi benzeri görülmemiş öyle bir vahşet yaşandı ki, sözlükteki hiçbir kelime olanları anlatmaya yetmedi. O yüzden yeni tanımlar icat edildi. Artık literatürde, ’Hayatta Ailesi Kalmayan Yaralı Çocuk’ diye bir ifade var" şeklinde konuştu. Programda, Aile ve Sosyal Hizmet Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ile BAE Devlet Bakanı Maitha Bint Salem Al Shamsi de birer konuşma yaptı. Bakan Göktaş, koruma altındaki çocuklar tarafından Osmanlı kaftanlarının desen ve ihtişamını yansıtan kağıt rölyef yöntemiyle üç boyutlu tasarlanmış bir çalışmayı Emine Erdoğan’a takdim etti. BAE Devlet Bakanı ise Şeyha Fatıma Bint Mubarek adına BAE’nin doğal çevresi ile kentsel yaşamı arasındaki ilişkiyi yansıtan, sanatçı Asma Belhamar tarafından hazırlanan bir çalışmayı günün anısına Emine Erdoğan’a hediye etti. Konuşmaların ardından Emine Erdoğan ve beraberindekiler, yerleşkede çocukların robotik kodlama, 3D yazıcı kullanımı, algoritma oluşturmaya yönelik düzenli olarak eğitimler aldığı Bilim ve Teknoloji Evi’ni gezdi. Erdoğan, grup evinde kendi elleriyle yaptıkları kek ve kurabiyeleri ikram eden çocuklarla keyifli bir sohbet gerçekleştirdi. Çocuklar, grup evlerini tanıtarak, yaptıkları resimleri Erdoğan’a gösterdi. BAE temsilcisi Mühendis Mohammed Ahmed Al Dhaheri’nin, kurumda hayata geçirilen projelere ilişkin sunum yaptığı program, aile fotoğrafı çekimiyle sona erdi.