Yerel Haberler
İstanbul
Bahçelievler’de doğum gününde çıkan kavgada 1 kişi hayatını kaybetti 04 Mayıs 2026 Pazartesi - 21:22:05 Bahçelievler’de bir kafede kıskançlık nedeniyle çıktığı öne sürülen kavgada 1 kişi hayatını kaybetti. Olaya ilişkin gözaltına alınan 5 şüpheliden 2’si tutuklandı. Olay, dün sabaha karşı 04.00 sıralarında Bahçelievler Şirinevler Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Türkmenistan uyruklu Dovletmammet Ashyrov, bir kafede kız arkadaşının doğum günü partisi için arkadaşlarıyla buluştu. Ashyrov, ilerleyen saatlerde kafede bulunan Alembeg M. ve Vefa isimli arkadaşı ile kıskançlık iddiasıyla tartışmaya başladı. Kafede başlayan tartışma sokağa taştı. Taraflar sokak ortasında birbirlerine bıçak savurmaya başladı. Arbede sırasında 4 kişi yaralandı. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Yaralılardan Alembeg M., olay yerinden bir taksiye binerek kaçtı. Polis olay yerinde inceleme başlatırken, 3 yaralı ise hastaneye kaldırıldı. Türkmenistan uyruklu şahıs yaşamını yitirdi Hastaneye kaldırılan yaralılardan Türkmenistan uyruklu Dovletmammet Ashyrov yaşamını yitirdi. Olay yerinden taksiyle kaçan Alembeg M. ise, Şirinevler Meydanı’nda polis ekiplerince yakalanarak gözaltına alındı. Ekiplerce olaya karıştığı tespit edilen 4 şüpheli daha gözaltına alındı. Yakalanan 5 şüpheli, emniyetteki işlemleri tamamlanarak adliyeye sevk edildi. 2 kişi çıkarıldıkları hakimlikçe tutuklanarak cezaevine gönderilirken, 3 kişi ise adli kontrol tedbiriyle serbest bırakıldı. Öte yandan, kavga anı güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı. Görüntülerde tarafların sokakta buluştukları, ardından tartışmaya başladıkları ve birbirlerine yumruk ve bıçaklarla saldırdıkları, çevredekilerin araya girerek olaya müdahale etmeye çalıştığı anlar yer aldı. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nca olayla ilgili soruşturma başlatıldı.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Uraloğlu: "2002’de 6 bin 101 kilometre olan bölünmüş yol ağımızı bugün 30 bin kilometreye çıkardık"
30 Ocak 2026 Cuma - 16:44 Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Uraloğlu: "2002’de 6 bin 101 kilometre olan bölünmüş yol ağımızı bugün 30 bin kilometreye çıkardık" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdülkadir Uraloğlu, "2002’de 6 bin 101 kilometre olan bölünmüş yol ağımızı bugün 30 bin kilometreye çıkardık" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdülkadir Uraloğlu, İstanbul’da 30 Bininci Kilometre Bölünmüş Yol Hizmete Alma Töreni’ne katıldı. Programın açılışında konuşan Uraloğlu, "Yıllarca yapılamayarak adeta yılan hikâyesine dönen Karadeniz Sahil Yolu’nu yine sizin iradenizle tamamlayarak 2007 yılında Bolaman-Perşembe arasında muhteşem bir açılışla hep birlikte hizmete sunduk. 10 hükümet ve 17 bakan değişmesine rağmen bitirilemeyen hatta atıl kalan kısımları için ’Patates deposu mu yapalım, limon deposu mu yapalım’ diye ciddi ciddi öneriler getirilen Bolu Tüneli’ni yine sizin kararlılığınızla açtık. ’Olmaz’ dedikleri her şeyi oldurdunuz. Onlar ’yapılamaz’ dedikçe siz ’yapacağız’ dediniz. Onlar küçümsedikçe, Türkiye büyüdü. Vizyonu olan kazandı, vizyonsuzlar tarih oldu, olmaya da devam edecek" dedi. "Mega karayolu projelerini tamamlayarak hizmete sunduk" AK Parti iktidarı döneminde mega projelerin tamamlandığını söyleyen Bakan Uraloğlu, "Yavuz Sultan Selim Köprüsü, 1915 Çanakkale Köprüsü ile Asya ve Avrupa arasındaki geçişleri birkaç dakikaya düşürdük. Osmangazi Köprüsü, Kömürhan, Tohma, Beğendik-Botan Köprüleri, Eyiste Hadimi ve Bitlis Çayı Viyadüğü, Nissibi gibi teknoloji ve mühendislik harikası köprülerle yolculukları çok daha güvenli ve keyifli bir hale getirdik. Geçit vermeyen dağları Cankurtaran, Ilgaz 15 Temmuz İstiklal, Salarha, Assos, Troya, Sabuncubeli, Ovit ve Zigana gibi tünellerimizin konforuyla geçilebilir kıldık. Üretim merkezleri ile limanlar arasında kesintisiz, hızlı ve konforlu bağlantı sağlayan Kuzey Marmara, İzmir-İstanbul, Ankara-Niğde ve Aydın-Denizli Otoyolları gibi mega karayolu projelerini tamamlayarak hizmete sunduk" şeklinde konuştu. "2002’de 6 bin 101 kilometre olan bölünmüş yol ağımızı bugün 30 bin kilometreye çıkardık" Doğu-batı, kuzey-güney demeden ülkenin yüksek standartlı yollarla donatıldığını söyleyen Bakan Uraloğlu, "2002’de 6 bin 101 kilometre olan bölünmüş yol ağımızı bugün 30 bin kilometreye çıkardık. Sadece 6 il bölünmüş yollarla bağlıyken, şimdi 77 ili birbirine bağladık. Otoyol uzunluğumuzu bin 714 kilometreden 3 bin 796 kilometreye yükselttik. Köprü ve viyadük uzunluğumuzu 311 kilometreden 819 kilometreye, tünel uzunluğumuzu 50 kilometreden 847 kilometreye çıkardık. Sadece geçen sene 57 kilometre tünel yaptık. Bu köprü ve tünelleri uç uca eklesek, İstanbul’dan Iğdır’a uzanan bir mesafeden fazlası ediyor. Bugün bölünmüş yollarımızın uzunluğu yol ağının yüzde 44’ünüoluşturmasına rağmen, bütün yol ağımızda hareket eden trafiğin yüzde 83’üne hizmet sunuyor" ifadelerini kullandı. "Bölünmüş yol yatırımlarımızla trafik güvenliğini, seyahat hızını ve konforunu arttırdık" Bölünmüş yol yatırımlarıyla trafik güvenliğinin arttırıldığını söyleyen Bakan Uraloğlu, "Bölünmüş yol yatırımlarımızla trafik güvenliğini, seyahat hızını ve konforunu arttırdığımız gibi trafik kazalarındaki ölüm oranlarında da büyük düşüş sağladık. 100 milyon taşıt-kilometre başına hayatını kaybeden kişi sayısını yüzde 81 azalttık. 2002 yılında ülkemizdeki toplam araç sayısı yaklaşık 8.5 milyon ve bölünmüş yol uzunluğumuz 6 bin 101 kilometre iken şehirlerarasındaki ortalama hızımız saatte 40 kilometreydi. Yeni yol yatırımlarımız sayesinde bugün ülkemizdeki araç sayısı 33,6 milyonu geçmesine rağmen ortalama seyahat hızımız yaklaşık 90 kilometreye çıkmış durumda. Bu, bölünmüş yolların her 2 dakikadan birini tasarruf ettirdiği anlamına geliyor" diye konuştu. "Bölünmüş yol ağımız ve otoyollarımız sayesinde zamandan ve akaryakıttan her yıl toplam 303 milyar lira ekonomik fayda sağladık" Bakan Uraloğlu, "2002 yılından bugüne kadar karayolları kapsamında tam 171 açılış törenimize katılarak, bu eserleri milletimizin hizmetine sundunuz. Özellikle 90 açılışla 2018 yılı sonrasındaki törenlerimize yoğun katılımınız, iradenizin ve kararlılığınızın en güçlü göstergesidir. Sizin sahada olmanız, projelerin hızını daha da artırmış, engelleri aşmamızı kolaylaştırmış ve ülkemizin ulaşım sektöründeki başarılarını taçlandırmıştır. Bugün ulaştığımız 30 bin kilometrelik bölünmüş yol ağımız da sadece bir rakam değil, ülkemizin kalkınma destanıdır. Her bir kilometresi vatandaşlarımızın günlük hayatına doğrudan dokunan, işine, aşına, ailesine daha güvenli ve hızlı ulaşmasını sağlayan somut bir kazanımdır. 30 bin kilometre demek dünyanın çevresinin dörtte üçü demek. Bölünmüş yol ağımız ve otoyollarımız sayesinde zamandan ve akaryakıttan her yıl toplam 303 milyar lira ekonomik fayda sağladık. Ayrıca yıllık 6,3 milyon ton karbon emisyonunu atmosferimizden bertaraf ediyoruz. Gelecek nesillerimize de daha temiz bir Türkiye bırakıyoruz" dedi. "Bölünmüş yol ağımızı öncelikle 31 bin 250 kilometreye, sonra da 38 bin 60 kilometreye çıkarmayı hedefliyoruz" Bölünmüş yol ağını 31 bin 250 kilometreden 38 bin 60 kilometreye çıkarmayı hedeflediklerini söyleyen Bakan Uraloğlu, "Biz de Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak planlamalarımızı tam bu anlayışla hayata geçiriyoruz. İşte bugün 30 bin kilometreye ulaşan bölünmüş yol ağımız da bu vizyonun somut neticesidir. Bölünmüş yol ağımızı öncelikle 31 bin 250 kilometreye, sonra da 38 bin 60 kilometreye çıkarmayı hedefliyoruz. Geleceğin ulaşım sistemlerinde entegrasyonu merkeze koyarak bizleri daha ileriye taşıyacak proaktif politikalarımızla bağlantısallığı artıran ve akıllı ulaşım sistemleriyle donatan yeni bir ulaşım çağı başlatacağız" diye konuştu. Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen 30 Bininci Kilometre Bölünmüş Yol Hizmete Alma Töreni’ne Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdülkadir Uraloğlu, Karayolları Genel Müdürü Ahmet Gülşen, yüklenici firmaların genel müdürleri ve davetliler katıldı.
Bakan Fidan: "Sorunların çözümü için askeri seçeneklere başvurulmasına karşıyız"
30 Ocak 2026 Cuma - 16:39 Bakan Fidan: "Sorunların çözümü için askeri seçeneklere başvurulmasına karşıyız" Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile İstanbul’da bir araya geldi. Görüşmenin ardından her iki bakan da ortak basın toplantısı düzenledi. Toplantıda konuşan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "Buradan tekrar ediyoruz sorunların çözümü için askeri seçeneklere başvurulmasına karşıyız bunun çok fazla işe yarayacağını da inanmıyoruz müzakereyi ve diplomasi savunuyoruz. Suriye’de, Irak’ta, Afganistan’da ve Gazze’de yaşananlar hafızamızda ve tazeliğini korumakta" dedi. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile İstanbul’da bir araya geldi. Şişli’de bir otelde gerçekleşen görüşmede tarihi bağlara sahip Türkiye ve İran arasındaki ilişkiler, bölgesel güvenlik, istikrar, refah ve ticaret ve gibi konu başlıkları yer aldı. Toplantıya her iki ülkenin dışişleri yetkilileri, temsilciler ve yurt dışında birçok gazeteci katıldı. . Görüşmelerin tamamlanmasının ardından her iki bakan kameraların karşısına geçip ortak basın toplantısı düzenledi. Toplantıda yaptığı konuşmada Türk dış politikasında öncelikli hedeflerinin bölgesel istikrar ve sınır güvenliği olduğuna dikkat çeken Bakan Fidan, İran’ın huzuru ve refahını da ayrıca önemsediklerini söyledi. "PKK terör örgütü sadece Türkiye için değil, İran için de bir tehlike olduğunu bir kez daha göstermiştir" İran’da son günlerde meydana gelen toplumsal olayları takip ettiklerini aktaran Bakan Fidan, "Protestolarda meydana gelen ölümler nedeniyle derin üzüntü duyduğumuzu ve İran halkına baş sağlığında bulunduğumuzu yinelemek isterim. Hadiselerin büyük ölçüde yatışmış olması memnuniyet vericidir. Sükûnetin kalıcı olmasını diliyoruz. İran’ın iç meselelerinin dış müdahale olmaksızın İran halkı tarafından barışçıl şekilde çözülmesini temenni ediyoruz. Diğer taraftan PKK terör örgütünün son gelişmelerden istifade etmeye çalıştığını gördük. Bu durum PKK terör örgütü sadece Türkiye için değil, İran için de bir tehlike olduğunu bir kez daha göstermiştir. PKK ya karşı ortak bir mücadele sergilememiz gerektiğini tekrar hatırlatmak istiyoruz. İran ile ABD arasındaki nükleer müzakerelerin yapıcı bir zeminde tekrar başlaması bölgesel gerilimin azaltılması bakımından hayati önem taşımaktadır. Müzakereler aynı zamanda İran’a yönelik yaptırımların kalkmasının ve İran’ın uluslararası ekonomik sistemle bütünleşmesinin yolunu açacaktır. Bu adımlar tüm taraflara önemli kazanımlar sağlayacaktır" dedi. "Sorunların çözümü için askeri seçeneklere başvurulmasına karşıyız. Suriye’de, Irak’ta, Afganistan’da ve Gazze’de yaşananlar hafızamızda ve tazeliğini korumakta" Türkiye olarak İran’a yönelik askeri müdahaleye karşı olduklarını her fırsatta tüm muhataplara da bu şekilde aktardıklarına dikkat çeken Bakan Fidan,’’ Cumhurbaşkanımız bu sabah Pezeşkiyan’la telefonda görüştüler. Buradan tekrar ediyoruz sorunların çözümü için askeri seçeneklere başvurmasına karşıyız bunun çok fazla işe yarayacağını da inanmıyoruz müzakereyi ve diplomasi savunuyoruz. Suriye’de Irak’ta Afganistan’da Gazze’de yaşananlar hafızamızda ve tazeliğini korumakta. Geçmişin yaralarını sarmaya çalışırken bölgemizde başka bir yaranın açılması hiç kimseye fayda getirmeyecektir. Bölge ülkeleri huzur istikrar ve barış istemektedir. Bu bağlamda tarafları müzakere masasına çağırıyoruz. Müzakere masası kurulduğunda da sorunların ayrı ayrı ele alınmasının çözüme ulaşılmasını kolaylaştıracağını değerlendiriyoruz. Bugün yaptığımız görüşmede bu hususları değerli kardeşim Arakçi’ye bizzat aktardım" diye konuştu. "İsrail bölgedeki istikrarsızlaştırma politikalarına son vermelidir" İsrail’in ABD’ye İran askeri sahaları yapmaya ikna etmeye çalıştığını söyleyen Bakan Fidan, "İsrail’in bu çabaları bölgemizin kırılgan durumdaki istikrarına büyük zarar verme potansiyeli taşımaktadır. ABD yönetiminin sağduyuyla hareket ederek buna fırsat vermeyeceğini ümit ediyoruz. İsrail bölgedeki istikrarsızlaştırma politikalarına son vermelidir" dedi. "Gazze’deki temel hedeflerimiz bellidir. Gazze, Gazzeliler tarafından yönetilmelidir" İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile yaptığı görüşmede Gazze konusunu da gündeme getirdiklerini aktaran Bakan Fidan, ateşkesin sağlanmasında Türkiye’nin çok büyük bir katkı sağladığını vurguladı. Gazze Barış Planı’nın artık ikinci aşamasına geçildiğini belirten Bakan Fidan, "Barış Kurulu mekanizmalarında yer almaktayız, ben de Gazze’nin yönetimi ulusal Komitesi ve yüksek temsilcilerin çalışmalarına destek vermek üzere Gazze Yürütme kurulu çalışmalarına katılacağım. Gazze’deki temel hedeflerimiz bellidir. Gazze, Gazzeliler tarafından yönetilmelidir. Gazze’nin sınırları değiştirilmelidir, Gazze’de yeniden imar Gazze halkının ihtiyaçları ve geleceği esas alınarak Gazzeliler için gerçekleştirilmelidir. Türkiye olarak bu esaslar temelinde sorumluluk almakta ve en iyi hissiyatı üstlenmekteyiz" dedi. "Cezaevindeki tutukluların güvenli şekilde Irak’a transferi tamamlanması büyük önem taşımakta" Suriye’nin toprak bütünlüğü ve birliğini hedef alan her türlü çabanın karşısında kararlılıkla durmayı sürdürdüklerini kaydeden Bakan Fidan, "Bilindiği gibi 24 Ocak‘ta uzatılmış bir Çatışmasızlık süreci yaşanmakta bugünde entegrasyon konusunda bir mutabakata varıldığını duyduk. Gece itibarıyla bize mesajlar gelmişti bu mutabakatı tabii ki yakından inceliyoruz. Gerçek bir entegrasyon Suriye’nin yararınadır. Bunun şartlarını zaten taraflar biliyor, cezaevindeki tutukluların güvenli şekilde Irak’a transferi tamamlanması büyük önem taşımakta, diğer taraftan ortak komşumuz Irak’ta parlamento seçimleri sonrasında yeni hükümetin kurulmasına üyelik sürecini de yakından takip etmekteyiz. Değerli dostumla Irak’ta güvenlik ve istikrar ortamının idamesinin hem ülkelerimiz hem bölgemiz için taşıdığı önemin altını da çizdik. Yeni kurulacak Irak hükümeti ile bu doğrultuda yakın çalışma arzusu ve iradesine sahibiz. Değerli basın mensupları Türkiye ve İran bulundukları coğrafyanın iki önemli aktörüdür. Bu çerçevede temasların devamlılığını sadece ikili ilişkilerimiz bakımından değil bölgesel güvenlik ve refah içinde yararlı olduğuna yürekten inanıyorum" diye konuştu.
Aziz İhsan Aktaş duruşmasında İSFALT eski Genel Müdürü savunma yaptı: "Aziz İhsan Aktaş’ın benimle ilgili herhangi bir beyanı yoktur"
30 Ocak 2026 Cuma - 16:36 Aziz İhsan Aktaş duruşmasında İSFALT eski Genel Müdürü savunma yaptı: "Aziz İhsan Aktaş’ın benimle ilgili herhangi bir beyanı yoktur" Belediye başkanlarına rüşvet vererek ihale süreçlerini organize ettiği iddia edilen ve liderliğini Aziz İhsan Aktaş’ın yaptığı öne sürülen suç örgütüne yönelik hazırlanan iddianame kapsamında 200 sanığın yargılandığı davada İSFALT eski Genel Müdürü Burak Sırali savunma yaptı. Sırali savunmasında "İddianamede suçlama konusu ihaleler İSKİ ihalesinin serim işlerinin alt taşeron ihaleleridir. Bu ihale süreçleri benden önce nasıl yürütülüyorsa aynı yöntemle yürütülmüştür. Aziz İhsan Aktaş’ın benimle ilgili herhangi bir beyanı yoktur" dedi. Belediye başkanlarına rüşvet vererek ihale süreçlerini organize ettiği iddia edilen ve liderliğini Aziz İhsan Aktaş’ın yaptığı öne sürülen suç örgütüne yönelik hazırlanan iddianame kapsamında 200 sanığın yargılandığı davanın görülmesine mahkeme tarafından verilen bir saatlik aranın ardından devam edildi. Aranın ardından ‘ihaleye fesat karıştırmak’ suçundan tutuklu olan Esenyurt Belediyesi’ne bağlı ESPAŞ personeli Mert Çelik savunma yaptı. Çelik "Ben 10 yıldır Esenyurt Belediyesi’nde farklı görevlerde çalıştım. Ben iddianamede yer alan ihalenin olduğu gün hastaneye gittim. İhale öncesinde ihaleyi hazırlayan birimde değilim. Komisyonda zorunlu mali üye olarak yer aldım. Bu nedenle imzam var. 13 aydır tutukluyum. Tahliyemi talep ediyorum. İhaleye ben katılmadım" dedi. Tutuklu İSFALT eski Genel Müdürü Burak Sırali savunmasında "İSFALT ben göreve geldiğimde mali olarak kötü durumdaydı. Göreve başladığımda şirketin icra aşamasına gelmiş vergi ve SGK borcu bulunmaktaydı. Hatta çarşamba günü göreve başladım cuma günü ise şirkete icra tebliği geldi. İşlerden elde edilen gelir arttıkça asfalt üretimini kendi tesislerimizde karşılayabilir hale geldik. Ancak asfalt serim ekipmanımız bulunmadığından, işleri alt taşeronlara ihale etmek durumunda kaldık. İddianamede suçlama konusu yapılan ihaleler de bu kapsamda. İddianamede suçlama konusu ihaleler İSKİ ihalesinin serim işlerinin alt taşeron ihaleleridir. Bu ihale süreçleri benden önce nasıl yürütülüyorsa aynı yöntemle yürütülmüştür. Hem iç hem dış denetimlerden geçen ihalelerde fesat karıştırmaya yönelik bir tespit bulunamamıştır. Bu ihalelere ilişkin bilirkişi raporunda mevzuata uygun olduğu belirtilmektedir. Aziz İhsan Aktaş’ın benimle ilgili herhangi bir beyanı yoktur. İSFALT’tan kendi isteğim ile istifa ettim. Ben şirketi kara geçirdim ve görevimden ayrıldım. İddianamede bir ihaleden söz ediliyor İSFALT’a araç alımı işe ilgili ama bu benim dönemimde gerçekleşmedi, bilgim yok. Tahliyemi ve beraatimi istiyorum" şeklinde konuştu. Duruşmaya diğer sanıkların savunmaları ile devam ediliyor.
Galatasaray ve Fenerbahçe’nin UEFA gelirleri belli oldu
30 Ocak 2026 Cuma - 16:23 Galatasaray ve Fenerbahçe’nin UEFA gelirleri belli oldu Şampiyonlar Ligi’nde lig aşamasını 20. sırada tamamlayan ve son 16 play-off turuna adını yazdıran Galatasaray, UEFA’dan toplamda 42.5 milyon Euro gelir elde etti. Avrupa Ligi’nde 19. sırada yer alan ve son 16 play-off turunda mücadele edecek olan Fenerbahçe ise yaklaşık 19.5 milyon Euro’yu kasasına koydu. UEFA Şampiyonlar Ligi’nde mücadele eden Galatasaray, turnuvanın lig aşamasını 20. sırada tamamladı. Sarı-kırmızılılar, Devler Ligi’nde bu sezon Liverpool’u 1-0, Bodo/Glimt’i 3-1 ve Ajax’ı 3-0 mağlup ederken, Eintracht Frankfurt’a 5-1, Union Saint-Gilloise’ye 1-0, Monaco’ya 1-0 ve Manchester City’ye de 2-0 kaybetti. Cimbom, Atletico Madrid ile ise 1-1 berabere kaldı. Şampiyonlar Ligi’ne bu sezon direkt katılım sağlayan Galatasaray, ’ayak bastı parası’ olarak 18.62 milyon Euro elde etti. Lig aşaması performansıyla 7 milyon Euro kazanan Aslan, ligde elde ettiği dereceyle de 5.08 milyon Euro’nun daha sahibi oldu. Yayın havuzundan ortalama 8.41 milyon Euro gelir alan Galatasaray’ın, UEFA katsayı gelirlerinden de kasasına 2.42 milyon Euro girdi. Aslan, ayrıca son 16 play-off turu oynayacak olması nedeniyle 1 milyon Euro daha alacak. Tüm bu kalemler toplandığında sarı-kırmızılı takım UEFA’dan toplamda 42.5 milyon Euro geliri hanesine yazdırdı. Fenerbahçe 19 milyon 475 bin Euro kazandı Şampiyonlar Ligi 3. eleme turundan Avrupa macerasına başlayan Fenerbahçe, Feyenoord’u eleyerek 175 bin Euro ile açılış yaptı. Devler Ligi’nde play-off aşamasında Benfica’ya elenmesine rağmen sarı-lacivertlilerin buradan aldığı gelir de 4.29 milyon Euro olarak dikkat çekti. UEFA Avrupa Ligi’nden yoluna devam eden Kanarya, katılım payı olarak 4.31 milyon Euro elde etti. Lig aşamasında 3’er galibiyet ve beraberlik alan Fenerbahçe, performansa dayalı 1.8 milyon Euro, 19. basamaktaki sıralaması sebebiyle de 1.45 milyon Euro kasasına koydu. Yayın havuzundan da ortalama 4.99 milyon Euro kazanan sarı-lacivertli takım, son 16 play-off turu oynayacak olmasından dolayı 300 bin Euro ek gelirin sahibi oldu. Fenerbahçe de tüm bunların toplamında 19 milyon 475 bin Euro gelire uzandı.