Yerel Haberler
İstanbul
Hakan Tosun’un ölümüne ilişkin 2 sanık hakim karşısında 06 Mayıs 2026 Çarşamba - 20:46:29 Esenyurt’ta, Hakan Tosun’un dövülerek öldürülmesine ilişkin 2 sanığın yargılanmasına başlandı. Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanıkların tutukluluk hallerinin devamına hükmederek duruşmayı erteledi. Esenyurt’ta 11 Ekim 2025 tarihinde Hakan Tosun’un 2 şahıs tarafından dövülerek öldürülmesine ilişkin davanın ilk duruşması görüldü. Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya, tutuklu sanıklar Abdurrahman Murat (18) ve Adnan Şahin (25) Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla bağlandı. Tosun’un müşteki ailesi ile tarafların avukatları ise salonda hazır bulundu. Tutuklu sanık Abdurrahman Murat, "Yaşanan olay için üzgünüm. Maktulün ailesine sabır diliyorum. Olay günü evde otururken Kadir Can isimli arkadaşım, nişan davetiyesi vermek için yanıma geldi. Can’ın arabasına bindim, araçta yemek yedik, bu esnada maktul Hakan Tosun, bir direğe yaslanmış şekilde alkol alarak aracımızı izliyordu. Biz, maktulün darbedildiğini düşündük. Daha sonra ben evime geçtim. Beş dakika sonra markete gitmek için çıktım. Hakan Tosun yine oradaydı. Bende onu uyarmak istedim. Elinde ve etrafından alkol şişeleri vardı. Burada içme yukarda arsa var git orada iç dedim. Ben bunu iyi niyetle söyledim. Bana küfür etti. Omzuna sert olmayan bir tekme attım. Bana yine küfür etti. Kafasına vurmadım. Yanımda arkadaşım da vardı, marketten dönüyorduk. Hakan Tosun’u gördük. Arkadaşım bana, ’adam tuvaletini yapıyor’ dedi. Ben de inanamadım ve tam hizasına geldim beni görünce ’yine mi sen?’ diyerek küfretti. Ben tekme attım. O ara Adnan abi araçla geçerken beni gördü. Adnan abi de bir tane tekme attı. Çünkü bize küfür ediyordu. Olay yerinden ayrıldık. Elim kırılsaydı o yumruğu atmasaydım. Şahıs beni tahrik etti" ifadelerini kullandı. "Ayağa kalkıp, gitmesi için yaptım" Tutuklu sanık Adnan Şahin ise, olay günü arabasındayken bağrışma sesi duyduğunu, sesin geldiği yere gittiğinde sanık Murat’ı gördüğünü ve yanına gittiğini belirterek, "Murat’a ne olduğunu sorduğumda, maktulün bağırarak küfürler ettiğini söyledi. Ben de maktulün gitmesini söyledim. Bunun üzerine maktul bana küfür etti. Abdurrahman’ı arabaya bindirdim. Hakan’ı daha önce hiç görmemiştim. Üstü başı yırtıktı. Ben sadece baldırına dürttüm. Ayağa kalkıp, gitmesi için yaptım. Darbetmedim" şeklinde konuştu. Beyanda bulunan Tosun’un müşteki ailesi, sanıklardan şikayetçi olduklarını belirterek cezalandırılmalarını talep ettiler. Duruşmada, ’tanık’ sıfatıyla beyanda bulunan Berithan Kuluban, "Maktul, metrobüste küfür ediyordu. Diğer yolcularla birlikte maktulü uyardık. Metrobüste Tosun’un birilerini taciz ettiğini duydum. Bu nedenle maktule inmesini söyledik. Maktul inmedi. Biz de, metrobüsten zorla indirdik ve güvenliğe teslim ettik" dedi. Tanık Gözde Obay ise, olayın yerinin evinin karşısından olduğunu, bağrışma seslerini duyunca ne olduğuna bakmak için balkona çıktığını, maktulün elektrik direğine yaslanır şekilde oturduğunu, elinde ne olduğunu bilmediği bir teneke kutu bulunduğunu söyledi. Tutukluluk halleri devam edecek Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanıkların tutukluluk hallerinin devamına hükmederek, eksik hususların giderilmesi için duruşmayı erteledi. İddianameden Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede, Hakan Tosun (51) ‘maktul’, Abdurrahman Murat (18), Adnan Şahin (25) ‘sanık’ sıfatıyla yer aldı. Şüphelilerin fikir ve eylem birliği içerisinde öldürme kastıyla tekme ve yumruk vurmaları sonucu maktulü öldürdüğü belirtildi. Maktulün hayati önem taşıyan ölümcül baş bölgesinden yaralanmış olması, maktulün yaralanmasının, hedef alınan vücut bölgesi, darbe sayısı neticesinde ölümünün meydana geldiği aktarıldı. Şüpheliler Adnan ve Murat’ın maktule yönelik eylemlerinin ayrı ayrı ‘kasten öldürme’ suçunu oluşturduğu bilgisi yer aldı. İddianamede, şüpheliler Abdurrahman Murat ile Adnan Şahin hakkında ayrı ayrı ‘kasten öldürme’ suçundan müebbet hapis cezasıyla cezalandırılması talep edildi.
06 Mayıs 2026 Çarşamba - 18:39 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Türkiye ekonomisi güçlü bir dayanıklılık ortaya koymakta ve birçok alanda pozitif yönde ayrışmaktadır" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Böylesine kırılgan ve belirsizliklerin arttığı bir küresel tabloda, Türkiye ekonomisi güçlü bir dayanıklılık ortaya koymakta ve birçok alanda pozitif yönde ayrışmaktadır. Son dönemde uyguladığımız ekonomi programı sayesinde makroekonomik ve finansal istikrar belirgin şekilde güçlenmiş, ekonomimizin dış şoklara karşı direnci ciddi ölçüde artmıştır. Nitekim 2020-2025 döneminde dünya ekonomisi yüzde 19 büyürken, Türkiye ekonomisi yüzde 35 büyüme kaydetmiştir. Gerçekleştirdiğimiz yüksek büyüme performansımızla milli gelirimiz 2025 yılında 1,6 trilyon dolara ulaşmış, kişi başına gelirimiz ise 18 bin doların üzerine çıkmıştır" dedi. Vizyon 100 Platformu’nun düzenlediği Vizyon 100 İstanbul Summit etkinliği, Türkiye’deki şirketlerin üst düzey yöneticilerini bir araya getirdi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Ahmet Burak Dağlıoğlu’nun katılımıyla gerçekleştirilen etkinlik, "Küresel Liderler Oturumu"na da ev sahipliği yaptı. Etkinlikte açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, küresel ekonomik mimarinin yeniden şekillendiği tarihsel bir eşikten geçildiğini gördüklerini belirterek, "Jeopolitik gerilimler derinleşirken ticaret düzeninin yeniden şekillendiği, yapay zekânın üretim ve emek piyasalarını dönüştürdüğü, iklim değişikliğinin ekonomik maliyetlerinin giderek somutlaştığı, demografik dönüşümün eş zamanlı baskı oluşturduğu bir eşikte bulunuyoruz" ifadelerini kullandı. Küresel büyümenin bu gelişmelere paralel olarak hala dayanıklılık göstermiş olsa da son üç yıldır yüzde 3’ler seviyesinde seyrederek 2000-2019 ortalaması olan yüzde 3,7’nin altında gerçekleştiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, "Küresel mal ve hizmet ticaretinin yıllık ortalama büyüme hızı 2000-2019 döneminde yüzde 4,8’den 2020-2025 döneminde yüzde 3 seviyesine gerilemiş; ticaretin yapısı giderek daha bölgesel ve güvenlik odaklı hale gelmiştir" açıklamalarında bulundu. "Bugün bölgemizde yaşanan gerilimler bu kırılgan yapıya yeni riskler eklemektedir" diyen Yılmaz, sözlerine şöyle devam etti: "Orta Doğu’da yaşanan savaş; enerji fiyatlarından ulaşım maliyetlerine, finansal piyasalardan para politikası beklentilerine kadar geniş bir alanda etkisini hissettirmektedir. Hürmüz Boğazı’nda yaşanan aksamalar petrol ve LNG arzını olumsuz etkileyerek enerji fiyatlarını yükseltmiş; artan güvenlik riskleri sigorta primlerini ve navlun maliyetlerini artırmıştır. Doğal gaz fiyatlarındaki yükseliş, gübre maliyetleri üzerinden gıda fiyatları için yukarı yönlü risk oluştururken, bu gelişmeler küresel enflasyon beklentilerini bozarak fiyatlar üzerinde ilave baskı meydana getirmiştir. Jeopolitik risk algısındaki artış, risk primlerini ve borçlanma maliyetlerini yükseltmiş; finansal koşullar sıkılaşmıştır." "Türkiye ekonomisi güçlü bir dayanıklılık ortaya koymakta ve birçok alanda pozitif yönde ayrışmaktadır" IMF’nin güncel tahminlerinde 2026 yılı küresel büyüme beklentisinin yüzde 3,1’e gerilediğini ve enflasyon beklentisinin yüzde 4,4’e yükseldiğini kaydeden Yılmaz, "Böylesine kırılgan ve belirsizliklerin arttığı bir küresel tabloda, Türkiye ekonomisi güçlü bir dayanıklılık ortaya koymakta ve birçok alanda pozitif yönde ayrışmaktadır. Son dönemde uyguladığımız ekonomi programı sayesinde makroekonomik ve finansal istikrar belirgin şekilde güçlenmiş, ekonomimizin dış şoklara karşı direnci ciddi ölçüde artmıştır. Nitekim 2020-2025 döneminde dünya ekonomisi yüzde 19 büyürken, Türkiye ekonomisi yüzde 35 büyüme kaydetmiştir. Gerçekleştirdiğimiz yüksek büyüme performansımızla milli gelirimiz 2025 yılında 1,6 trilyon dolara ulaşmış, kişi başına gelirimiz ise 18 bin doların üzerine çıkmıştır" şeklinde konuştu. "Türkiye adeta bir istikrar adası ve ’Güvenli Liman’ konumunda" Çatışmalardan uzak, siyasi istikrarı ve politika öngörülebilirliği ile Türkiye’nin adeta bir istikrar adası ve ’Güvenli Liman’ konumunda olduğunu hatırlatan Yılmaz, "2025 yılında Türkiye’ye gelen uluslararası doğrudan yatırım tutarı 13,1 milyar dolara ulaşmış, aynı yıl 475 yatırım projesi için duyuru yapılmıştır. Bu projeler kapsamında yaklaşık 21 milyar dolarlık yatırım ve 47 binin üzerinde istihdam öngörülmektedir" dedi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, nitelikli insan kaynağının Türkiye’ye çekmeye yönelik teşviklerin, Türkiye’yi yatırımcılar açısından üretim ve değer oluşturma bakımından çok daha güçlü bir merkez konumuna taşıdığımı vurguladı. Geçtiğimiz günlerde ’Türkiye Yüzyılı Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı’nı açıkladıklarını aktaran Yılmaz, "Bu program, Türkiye’nin yeni dönemdeki ekonomik konumlanmasını net biçimde ortaya koyan kapsamlı bir stratejidir. Meclisimizde yasal çerçevesi için çalışmaların başladığı program kapsamında üretim ve ihracat odaklı firmalar için son derece rekabetçi bir vergi yapısı oluşturuyoruz. İhracat yapan firmalar için kurumlar vergisini önemli ölçüde indirerek Türkiye’yi küresel ölçekte güçlü bir üretim üssü haline getiriyoruz" ifadelerini kullandı. İstanbul Finans Merkezi’nin küresel ölçekte etkin bir finans üssü olarak konumlandırma hedefi doğrultusunda finansal piyasaların derinliğini artırdıklarını, uluslararası sermaye ile entegrasyonu güçlendirdiklerini kaydeden Yılmaz, sözlerini şöyle tamamladı: "Küresel ekonominin yönünün yeniden belirlendiği böyle bir dönemde, doğru konumlanan ülkelerin önümüzdeki yılların kazananları olacağı açıktır. Türkiye, güçlü makroekonomik temelleri, stratejik konumu, nitelikli insan kaynağı ve kararlılıkla uyguladığı politikalarla bu yeni dönemin merkezinde yer almaya devam edecektir."
06 Mayıs 2026 Çarşamba - 18:26 Sarıyer’de AVM’de çanta çalan 10 yaşındaki çocuğun 92 suç kaydı çıktı İstanbul Sarıyer’de alışveriş merkezinde bir kadının çantası çalındı. Sarıyer Asayiş Büro ekiplerince yakalanan 10 yaşındaki şüphelinin 92 suç kaydı olduğu ortaya çıktı. Hırsızlık anları ise güvenlik kamerasına yansıdı. Olay, 4 Mayıs’ta saat 19.00 sıralarında Sarıyer İstinye’deki bir alışveriş merkezinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Melike A., çocuklarıyla alışveriş merkezinde vakit geçirdiği sırada bebek arabasında asılı bulunan çantası çalındı. Durumu polise bildiren Melike A, çantasında 100 bin lira değerindeki cep telefonu, bin 400 lira nakit para ile cüzdanının bulunduğunu söyledi. 10 yaşında 92 suç kaydı çıktı İhbar üzerine Sarıyer Asayiş Büro Amirliği ekipleri olay yeri ve çevresindeki güvenlik kameralarını inceledi. Yapılan çalışmalarda çantayı alan kişinin alışveriş merkezinde dolaştığı, bir süre sonra bebek arabasının yanına yaklaşarak çantayı aldığı, ardından da taksiyle kaçtığı belirlendi. Çalışmalarını sürdüren polis ekipleri, şüphelinin bindiği taksiyi Büyükdere Caddesi TEM bağlantı yolunda durdurdu. Araçta yapılan kontrollerde çantayı çaldığı belirlenen D.T., çaldığı eşyalarla yakalandı. Emniyete götürülen D.T.’nin yapılan Genel Bilgi Taraması’nda (GBT) ’hırsızlık’tan 92 suç kaydı olduğu ortaya çıktı. D.T., işlemleri için Sarıyer Çocuk Büro Amirliği’ne götürülürken, eşyalar ise sahibine teslim edildi. Şüphelinin emniyetteki işlemleri sürüyor.
Tosyalı, genç sanatçıları destekleyerek kültürel üretime katkısını sürdürüyor
30 Ocak 2026 Cuma - 14:20 Tosyalı, genç sanatçıları destekleyerek kültürel üretime katkısını sürdürüyor Sanatı, toplumsal gelişimin ve düşünsel dönüşümün vazgeçilmez bir parçası olarak konumlandıran Tosyalı, kültür ve sanat alanındaki destekleriyle yalnızca üretimde değil, değer oluşturmada da sorumluluk üstlenmeye devam ettiğini duyurdu. Endüstri ile sanat arasında kalıcı bağlar kurmayı hedefleyen bu yaklaşım doğrultusunda Tosyalı, çağdaş sanatçı Lal Batman’ın "The Grand Excess" adlı kişisel sergisine katkı sundu. Kültür ve sanat alanındaki çalışmalarını sürdüren Tosyalı, çağdaş sanatçı Lal Batman’ın "The Grand Excess" adlı kişisel sergisi için hazırlanan kitabın sponsoru oldu. Pilevneli Dolapdere’de 29 Ocak’ta kapılarını açan ve 28 Şubat 2026 tarihine kadar ziyaret edilebilecek olan "The Grand Excess", Lal Batman’ın sosyal medyanın parıltılı yüzünü sorguladığı, geçmişin estetik zarafetini günümüzün yapay ihtişamıyla yüzleştirdiği kapsamlı bir anlatı sunuyor. Sergide Antik Mısır ve Yunan dönemlerinden 18., 19. ve 21. yüzyıllara uzanan tarihsel katmanlar; Güney Amerika, Uzak Doğu, Orta Doğu ve Batı kültürlerinin estetik yaklaşımlarıyla bir araya geliyor. Batman’ın eserleri; dijital ile plastiği yan yana getirirken mürekkep, akrilik, doğal ve cam taşlar ile incilerin oyma dokulu kâğıtlarda buluştuğu zengin bir malzeme diliyle hayat buluyor. Bu çok katmanlı yapının, izleyiciye yalnızca görsel değil, yoğun bir duyusal deneyim de sunduğu belirtildi. "The Grand Excess", geçmişin estetik değerlerini çağdaş bir bağlamda yeniden ele alan bir görsel manifesto olarak öne çıkıyor. Tosyalı, sergiye eşlik eden yayının kitap sponsoru olarak endüstri ile sanat arasında ilham verici ve kalıcı bir bağ kurulmasına katkı sunduğunu aktarırken; kültürel üretimin sürdürülebilirliğine verdiği önemi de vurguladı.
TÜRES’ten işletmelere çağrı: ‘‘Masa ve kuver kalktı, bedeli menüye yansıtılmamalı’’
30 Ocak 2026 Cuma - 13:59 TÜRES’ten işletmelere çağrı: ‘‘Masa ve kuver kalktı, bedeli menüye yansıtılmamalı’’ Masa, kuver ve servis ücretlerinin yasaklanmasının ardından gözler menü fiyatlarına çevrildi. TÜRES Başkanı Ramazan Bingöl, ücretlerin kaldırılmasının zam gerekçesi yapılmaması gerektiğini vurguladı. Ticaret Bakanlığı tarafından hazırlanan "Fiyat Etiketi Yönetmeliği’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik", Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Yeni düzenlemeyle birlikte lokanta, kafe, restoran, pastane ve benzeri yiyecek-içecek hizmeti sunan işletmelerin tüketicilerden servis, masa, kuver ücreti ve benzeri herhangi bir ad altında ilave ücret alması yasaklandı. Düzenleme tüketiciler tarafından memnuniyetle karşılanırken, söz konusu ücretlerin bu kez menü fiyatlarına yansıtılıp yansıtılmayacağı konusunda endişeler gündeme geldi. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Tüm Restoranlar ve Turizmciler Derneği (TÜRES) Başkanı Ramazan Bingöl, bu endişelere karşı işletmelere çağrıda bulundu. "Bu ücretler müşteri tepkisine yol açıyordu" Bingöl, masa, kuver ve servis ücretlerinin son yıllarda ciddi müşteri tepkisine neden olduğunu belirterek, "Müşteri tarafından çok şikâyet edilen uygulamalardı. Eskiden sınırlı sayıda restoranda görülüyordu ancak son yıllarda ciddi bir artış yaşandı. Hatta bazı işletmeler sandalyeye oturulduğu anda ücret almaya başladı. Bu uygulamalar nedeniyle yüzde 30’lara varan iş düşüşleri yaşanıyordu. Restoranlarda adı konulmamış bir müşteri protestosu vardı" dedi. Bu ücretlerin kaldırılmasının sektör açısından olumlu bir adım olduğunu vurgulayan Bingöl, asıl dikkat edilmesi gereken noktanın menü fiyatları olduğunu söyledi. Bingöl, "Bu ücretler kalktı ama bunun yerine menülere zam yapılmamalı. İşletmeler bu bedelleri farklı kalemler altında menü fiyatlarına yansıtmaya çalışmamalı. Bunun yerine sürümden kazanmayı denemeliler" ifadelerini kullandı. Masa, kuver ve servis ücretlerinin dünya genelinde uygulandığını ancak Türkiye’de karşılık bulmadığını dile getiren Bingöl, "Bizim geleneğimizde bahşiş memnuniyete dayalıdır. Ancak servis ücretlerinde memnun kalınsa da kalınmasa da yüzde 20’ye varan bedeller alınıyordu. Masa, kuver ve servis ücretinin birlikte alınması şikâyetleri daha da artırdı. Müşteri bu ücretlerin kalkmasından memnun" diye konuştu. "Zorunlu servis ücreti bahşiş kültürümüze uymadı" Bu uygulamaların hangi hizmet karşılığında alındığına da açıklık getiren Bingöl, "Kuver, masaya sunulan ikramlardı ve restorandan restorana değişirdi. Masa ücreti daha çok lüks restoranlarda, sadece oturulduğu için alınan bir bedeldi. Servis ücreti ise zorunlu bahşiş gibiydi. Bahşiş kültürümüz nedeniyle bu zorunluluk tepki çekti. Bu ücretler sektörle müşteri arasında görünmez bir gerilim oluşturuyordu" dedi. "En etkili denetçi müşteridir" Yeni düzenleme sonrası denetimde tüketicinin rolüne dikkat çeken Bingöl, "Bu ücretlerin kalkması sonrasında denetimi en etkili yapacak olanlar müşteriler. Menülerde ya da fişlerde farklı adlar altında bu bedelleri gören tüketiciler tepkisini göstermeli. En etkili denetçi müşteridir" ifadelerini kullandı.
Veysel Şahin’in mal varlıklarına el konularak 460 milyon euro değerindeki kripto varlıkları donduruldu
30 Ocak 2026 Cuma - 13:47 Veysel Şahin’in mal varlıklarına el konularak 460 milyon euro değerindeki kripto varlıkları donduruldu İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca Veysel Şahin’in yasa dışı bahis platformları üzerinden yasa dışı bahis oynattığı ve bu platformlara altyapı desteği sunduğu iddiasına yönelik yürütülen soruşturma kapsamında, Şahin’in mal varlıklarına el konularak global şirketlerde bulunan 460 milyon euro değerindeki kripto varlıkları, hesabın bulunduğu global şirket tarafından donduruldu. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Kaçakçılık, Narkotik ve Ekonomik Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından, şüpheli Veysel Şahin’in yasa dışı bahis platformları üzerinden yasa dışı bahis oynattığı ve bu platformlara altyapı desteği sunduğu iddiasıyla ’7258 Sayılı Yasaya Muhalefet’ ile ’suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama’ suçlarından yürütülen soruşturma sürüyor. Soruşturma kapsamında, MASAK raporlarına göre şüpheli Şahin’in üzerine atılı eylemler ile haksız kazanç sağladığı öne sürülürken, suçtan elde edildiği değerlendirilen malvarlıklarının aklanmasını önlemek amacıyla şüpheye ait taşınır ve taşınmaz mallarına, şirket ve ortaklık paylarına, banka ve finans kuruluşlarında bulunan mevduat ve yatırım hesaplarına, kripto para piyasası ve borsasında bulunan varlıklarına el konuldu. Öte yandan şüpheli Şahin’e ait global şirketlerde bulunan 460 milyon euro değerindeki kripto varlıklarının, hesabın bulunduğu global şirket tarafından dondurulduğu ve Türkiye’ye iade işlemlerinin ise sürdüğü öğrenildi.
Malachi Flynn, Türk vatandaşı oldu
30 Ocak 2026 Cuma - 13:43 Malachi Flynn, Türk vatandaşı oldu 2025-2026 sezonu öncesinde Bahçeşehir Koleji’ne katılan 27 yaşındaki Malachi Flynn, Türk vatandaşı oldu. 2020 NBA Draftı’nda Toronto Raptors tarafından 29. sıradan seçilen ve Bahçeşehir Koleji’ne transfer olduğu güne kadar NBA ve NBA G League ekiplerinde forma giyen 185 cm boyundaki oyun kurucu, şans bulması halinde Bahçeşehir Koleji ile birlikte A milli formayı da terletecek. 2025-2026 sezonunda Bahçeşehir Koleji’nin BKT EuroCup’ta oynadığı 16 maçın hepsinde forma giyen Flynn; bu maçlarda 17.8 sayı, 3.9 ribaund, 3.9 asist ve 1.8 top çalma ortalamalarıyla mücadele etti. Başarılı performansını Türkiye Sigorta Basketbol Süper Ligi’nde de sürdüren oyuncu; ligde şimdiye kadar çıktığı 16 maçta 16.8 sayı, 3.1 ribaund, 4.7 asist ve 1.7 top çalma istatistikleriyle göz doldurdu. "Milli Takım formasını giyip sahaya çıkmaya hazırım" Türk vatandaşı olmasının ardından konuşan Flynn, "Türkiye’yi temsil etme fırsatı yakaladığım için çok mutluyum. Bir ülkeyi temsil etmek her zaman büyük bir fırsat ve sorumluluk ama aynı zamanda Türkiye’nin bunu yapmamın önünü açması benim için bir onur. Milli Takım formasını giyip sahaya çıkmaya hazırım" dedi. Takımdaki birçok oyuncuyu tanıdığını belirten 27 yaşındaki oyuncu, "Kenan Sipahi ve Furkan Haltalı ile sezon başından beri birlikte mücadele ediyoruz ve diğer oyuncuların bazılarına karşı oynadım, bazılarını da izleme şansı buldum. Takımla bir araya gelmek ve birlikte galibiyetler almak için heyecanlıyım" diye konuştu. Bahçeşehir Koleji Başkanı Begüm Yücel ise, "Kulübümüze geldiği ilk günden beri hem yeteneği hem de karakteriyle kazanma alışkanlığına sahip bir takım kurma hedefimizin temel parçalarından olacağını belli eden Malachi’ın Türk vatandaşı olması bizler için de gurur ve mutluluk verici. Malachi basketbolu çok seviyor ve mücadele etmek onun genlerinde var. Türk vatandaşı olması ihtimalinin doğduğu ilk günden beri bu konudaki arzusunun hiç azalmadığına bizzat şahit olduk" şeklinde konuştu. Malachi Flynn, kadroya dahil edilmesi halinde önümüzdeki milli takım penceresinde ay-yıldızlı formayı giymeye başlayabilecek.
Tuzla Mekan Palmiye yenilenen yüzüyle hizmete açılıyor
30 Ocak 2026 Cuma - 13:28 Tuzla Mekan Palmiye yenilenen yüzüyle hizmete açılıyor Tuzla Belediyesince baştan sona yenilenen Tuzla Mekan Palmiye, modernize edilen yapısı ve yeni hizmet anlayışıyla yeniden kapılarını açıyor. İç ve dış mekan düzenlemeleri, yeni oturma alanları, güçlendirilen hijyen standartları, mutfak ve servis alanlarının yenilenmesiyle tesis çağdaş standartlara kavuşturuldu. Mercan Sahili’nde yürütülen düzenleme çalışmaları kapsamında bölgede yer alan halk plajının yeniden hizmete açılması ve iskele çevresinde yapılan çevre düzenlemeleriyle sahil hattının sosyal ve kamusal değeri artırıldı. Bu kapsamda çalışmaları tamamlanan Tuzla Mekan Palmiye, Tuzla Belediye Başkanı Eren Ali Bingöl’ün katılımıyla 1 Şubat Pazar günü saat 14.30’da düzenlenecek törenle yeniden hizmete açılacak. Balık ürünlerinin uygun fiyatlarla vatandaşların beğenisine sunulduğu restoran menüsünde balık çorbasından uskumruya, karides salatasından istavrite kadar çeşitli deniz ürünleri yer alacak. "Palmiye, dönüşümün son halkası oldu" Tuzla Belediye Başkanı Bingöl, Mercan Sahili’nin bütüncül bir yaklaşımla ele alındığını belirterek, "Bu bölgede yaptığımız yatırımlarla Mercan Sahili’ni yalnızca bir kıyı hattı olmaktan çıkararak, yaşayan ve değer üreten bir kamusal alan haline getirdik. Halk plajını yeniden hizmete açarak her gün ortalama bin 500 komşumuzun güvenle ve konforla faydalanabildiği bir sosyal alan oluşturduk. İskele ve çevresindeki düzenlemelerle hem günlük kullanım hem de nikâh hizmetleri gibi özel anlar için nitelikli alanlar kazandırdık" ifadelerini kullandı. Palmiye Sosyal Tesisi’nin bu dönüşümün önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Bingöl, "Uzun süredir yıpranmış durumda olan bu yapıyı baştan sona ele aldık. İç ve dış mekânları yeniledik, mutfağı güncel sağlık ve güvenlik kriterlerine uygun şekilde modernize ettik. Palmiye’yi sadece yenilemedik, sahil hattında yürüttüğümüz planlı dönüşümün son halkasını tamamladık. Tuzla’da kalıcı değer üretmeye devam edeceğiz" dedi. İskele Kafe ve halk plajı hizmet vermeye devam ediyor Tuzla Belediyesine ait halk plajı, 2024 yılında yeniden hizmete açılarak vatandaşların kullanımına sunulmuştu. Yaklaşık bin 500 kişilik kapasitesiyle plaj, yaz sezonu boyunca ailelerin ve bireylerin güvenle faydalanabildiği bir sosyal alan olarak hizmet vermeyi sürdürüyor. Öte yandan Tuzla Mekân İskele Kafe’de çay, kahve ve meşrubat servisi yapılırken, haftanın belirli günlerinde nikâh hizmeti de verilmeye devam ediliyor.