Yerel Haberler
İstanbul
07 Mayıs 2026 Perşembe - 21:23 Kayınvalidesi tarafından öldürülen şahsın. eşi ve kızı ile görüntülü konuştuğu anlar ortaya çıktı İstanbul Kağıthane’de boşanma aşamasındaki eşini silahla yaraladıktan sonra kayınvalidesi tarafından bıçakla öldürülen şahsın, eşi ve kızı ile cep telefonu üzerinden görüntülü olarak konuştuğu anların görüntüsü ortaya çıktı. Görüntülerde ölen Rüzgar E.’nin, "Annene söyle aklını başına alsın. İki ay sonra o çocuk annesiz babasız kalacak. Psikolojimi kalır o çocukta" dediği kaydedildi. Olay, dün saat 15.30 sıralarında Kağıthane Çeliktepe Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, hakkında uzaklaştırma kararı bulunduğu öğrenilen Rüzgar E. (33), boşanma aşamasındaki eşi Nurşin E.’nin (26) evine gelmiş ve taraflar arasında başlayan tartışma kısa sürede büyümüştü. Rüzgar E.’nin, yanındaki ruhsatsız tabancayla ateş etmesi sonucu eşi Nurşin E. yaralanmıştı. Kavganın büyümesi üzerine mutfaktan aldığı bıçakla damadına müdahale eden kayınvalide Delal A., Rüzgar E.’i göğsünden bıçaklamış ve ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan damat hayatını kaybetmişti. Öte yandan olay öncesi Rüzgar E.’nin boşanma aşamasındaki eşi Nurşin E. ile cep telefonuyla görüntülü konuştuğu anlar ortaya çıktı. Görüntülerde, eşi ve kızı ile konuşan Rüzgar E.’nin, "Annen sana kurban olsun annen gözyaşına kurban olsun. Annene söyle aklını başına alsın. İki ay sonra o çocuk annesiz babasız kalacak. Psikoloji mi kalır o çocukta? İki ay sonra o çocuğun annesi de olmayacak babası da olmayacak. Sence bu saatten sonra psikoloji önemli mi? Sence ben sözümden geri döner miyim? O çocuk yetimhanede büyüyecek diyorum sana" dediği anlar yer aldı. Ayrıca, Rüzgar E. eşine silah fotoğrafı attığı da öğrenildi.
Görevinden uzaklaştırılan Adana Büyükşehir Başkanı Karalar: "Etkin pişmanlıktan faydalanmak isteyen Baki Nugay’ın çelişkili ifadelerinden dolayı buradayım"
28 Ocak 2026 Çarşamba - 16:42 Görevinden uzaklaştırılan Adana Büyükşehir Başkanı Karalar: "Etkin pişmanlıktan faydalanmak isteyen Baki Nugay’ın çelişkili ifadelerinden dolayı buradayım" Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davasında tutuklanarak görevinden uzaklaştırılan Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar savunma yaptı. Karalar "Etkin pişmanlıktan faydalanmak isteyen Baki Nugay’ın çelişkili ifadelerinden dolayı buradayım. 7 aydır tutukluyum. 8. aya gireceğiz, bunu kabul etmek mümkün değil. Ben yargılanmaktan korkan bir insan değilim. Evim, makamım didik didik arandı. Herhangi bir suç unsuruna rastlanılmadı" dedi. Zeydan Karalar savunma yaptı. İddianamede, Zeydan Karalar’ın Seyhan Belediye Başkanı olduğu dönemde temizlik işleri ihalesini alan Baki Nugay’ın verdiği ifadeye yer verilmişti. Baki Nugay ifadesinde Seyhan Belediyesi’nde ihalelere katıldıklarını, temizlik işlerine ilişkin ihaleleri firmasının aldığını belirterek, "İhaleler kapsamında hak ediş ödemelerini almakta zorlandım. o dönem Seyhan Belediye Başkanı Zeydan Karalar ile bizzat ben görüştüm. Zeydan Karalar bana düzenli ödeme alabilmemiz için her ay belli bir miktarın kendilerine ödenmesi gerektiğini ve bu süreci temizlik işleri müdürü Özcan Zenger ile yürütmemiz gerektiğini belirtti. Talebini kabul etmememiz halinde ödemelerimizi geciktireceklerini biliyordum. Teklifini kabul etmek zorunda kaldım" demişti. "Ablamın yaptığı börekleri yiyemeden gözaltına alındım" Karalar, savunmasında belediye başkanı olduğunda belediyenin "batmış" halde olduğunu, pandemi ve depreme rağmen mali disiplini sağlayarak önemli hizmetler gerçekleştirdiklerini söyleyerek, "Zeydan Karalar herkesi kucaklayan tavrı ile sevilen takdir edilen biri haline geldi. Zeydan Karalar karşınızda bugün yargılanıyor. Borçların önemli bir bölümü önceki belediyeden gelmiş durumda. Belediye başkanlarının ihale alıp vermede bir rolleri yok. İsnat edilen suç 2019 seçimlerinden önce. 2019’dan sonraki dosyaya ben neden dahilim? Ben Adanalıyım Silivri’de ne işim var? Aziz İhsan Aktaş etkin pişmanlıktan yararlanarak tahliye ediliyor. Baki Nugay da hemen ardından ifade veriyor. Benim bir şeyden haberim yok ablamı görmek için İstanbul’daydım. Polisler kapıya dayandı. Hayatımda böyle bir şey beklemiyordum. Ablamın yaptığı börekleri yiyemeden alındım. Ben aslında bana ne soracaklarını emniyette öğrendim. Seyhan Belediyesi’nde 2014-2019 arasında biraz borç aldık ama kısa sürede çözdük. Hiçbir yükleniciyi mağdur etmedik. Seyhan Belediyesi’nin bütün resmi belgelerini istedik ödemelere dair. Hak ediş ödemelerinin çok düzenli yapıldığını gördük ve mahkemeye sunduk. ‘Ben ödemelerimi alamıyordum almak için Zeydan Karalar’a gittim’ demişler. Ödemeler düzenli yapılıyordu. Hayatın olağan akışına aykırı. Etkin pişmanlıktan faydalanmak isteyen Baki Nugay’ın çelişkili ifadelerinden dolayı buradayım. 7 aydır tutukluyum. 8. aya gireceğiz, bunu kabul etmek mümkün değil. Ben yargılanmaktan korkan bir insan değilim. Evim, makamım didik didik arandı. Herhangi bir suç unsuruna rastlanılmadı. Hayatım boyunca doğruluktan ayrılmamış biriyim. Beni sahiplenen Adanalı kardeşlerimden ayrıyım. Suçsuzluğum apaçık ortadadır. Baki Nugay ile hak edişler konusunda bir görüşmem olmadı. Bu firma bizden önceki dönemden bize kalan firma. Belediye başkanı olduğum dönemden itibaren ödemeler çok düzenli yapıldı. Ödemeler düzenli yapılmış niçin gelsin benden para istesin. Ödemeler düzenli yapılıyordu" dedi. Mahkeme başkanı Karalar’ın savunmasının ardından duruşma salonunda görüntü çekildiğini söyledi. Görüntüler nedeniyle mahkeme başkanı tarafından bundan sonraki celselere izleyici alınmayacağı belirtildi. Avukatların görüntü çekilmesi olayının tekrarı olmayacağına dair söz vermesinin ardından mahkeme başkanı izleyici alınacağını ancak durumun tekrarı olması halinde bir daha izleyici alınmayacağını belirtti. Duruşma sanık savunmaları ile devam edilmek üzere yarına ertelendi.
Özcan Zenger: "İstanbul seyahatlerimde ATM’den para çekmem gerekçe gösterilerek rüşvet algısı oluşturuluyor"
28 Ocak 2026 Çarşamba - 16:19 Özcan Zenger: "İstanbul seyahatlerimde ATM’den para çekmem gerekçe gösterilerek rüşvet algısı oluşturuluyor" Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davasında savunma yapan Seyhan Belediyesi Temizlik İşleri Müdürü Özcan Zenger, "İddianamede, İstanbul’a gittiğim tarihlerle para çekim hareketlerinin örtüştüğü iddia ediliyor ancak bu tamamen yapay bir ilişkilendirmedir. Oğlum, İstanbul’da okuyordu, gidişlerim yalnızca iddia edildiği gibi beş defa değildir, çok daha fazladır. Oğlumu ziyaret ettiğim zamanlar da vardır. Ziyaret sırasında herhangi bir şirketle ya da belediyeyle ilgili görüşme yoktur. Bu seyahatlerde tüm masrafları kendi cebimden karşıladım. Şirketle ya da belediyeyle ilgili görevlendirmelerimde ise masraflar zaten resmi çerçevede karşılanmıştır" dedi. Duruşmada savunma yapan Seyhan Belediyesi Temizlik İşleri Müdürü Özcan Zenger, "Tutuklanmadan önceki işim, Temizlik İşleri Müdürlüğü’ydü. Seyhan, çok eski bir ilçedir. Burada temizlikle alakalı çok ciddi işlerimiz oldu. İstanbul’a geldiğimde ilk olarak Sultanbeyli Aktarma İstasyonu’na gitmiştim. Bunun sebebi, Adana’da, özellikle Seyhan’dan Sarıçam’a kadar uzanan bölgede yaklaşık 50 kilometrelik bir mesafede çöp taşıma yapılıyordu. Bu hem zaman hem maliyet açısından büyük bir yüktü. Ayrıca araçlar su akıntıları ve işgal nedeniyle ciddi sorunlar yaşıyordu. Adana’da ya da çevre illerde çöp aktarma istasyonu bulunmadığı için, İstanbul’daki örnekleri yerinde görmek istedik. Yanlış hatırlamıyorsam Tekin Bey’e, ‘bir aktarma istasyonunu yerinde görebilir miyiz?’ diye sordum. Büyükşehir Belediyesi’ne ait aktarma istasyonlarına alınmadık, ayrıca mevcut sistemler bize uygun değildi. Sultanbeyli Belediyesi’ne gitme sebebim tamamen buydu. Bunun dışında, dar sokaklara uygun küçük araçlar olup olmadığını görmek için yine İstanbul’da farklı belediyelere gittim. Seyhan ilçesindeki sokakların çok büyük bir bölümü dar sokaklardan oluşmaktadır ve vatandaşların bilinçsiz çöp çıkarması nedeniyle ciddi sıkıntılar yaşanıyordu. Daha küçük araçlar temin edilip edilemeyeceğini araştırdım. Ayrıca süpürge araçlarıyla ilgili ciddi sorunlarımız vardı. Mevcut araçlar bir yeri temizlerken arkada çöp bırakıyordu. Bizim talebimiz, süpürge araçlarının iki kolunun aynı anda sağa ve sola açılabilmesi, böylece sokağa girildiğinde tek seferde tamamen temizlenebilmesiydi. Bu sayede verimlilik ciddi şekilde artacaktı. Bu kapsamda Tekin Bey’le birlikte sanayi bölgelerine, fuar alanlarına gittik. Bazı araçlar gösterildi, ancak kolların aynı anda sağa-sola açılmadığını gördük. Yani mevcut araçlardan bir farkı yoktu" ifadelerini kullandı. "Para çekimlerini, İstanbul seyahatlerine denk getirmeye çalışarak rüşvet algısı oluşturulmak isteniyor" Sanık Özcan Zenger savunmasının devamında, temizlik aracı alımına ilişkin, "İbadethane temizliği konusunda da ciddi şikayetler alıyorduk. İmamlar ve görevliler, temizlik yapıldığı halde sadece toz alındığını söylüyordu. Bu nedenle yine İstanbul’da bu işe uygun bir aracı yerinde görmek istedik. Aracı Adana’ya getirttik ve Fatih Mahallesi’ndeki bir camide deneme temizliği yaptık. Sonrasında merkez cami için talep geldi. Sonuç çok olumlu oldu. Bundan sonra camiler rutin programa alınarak temizlenmeye başlandı. İstanbul’u çok iyi bilmem, çoğu yere teknik inceleme amacıyla gittim. İddianamede, İstanbul’a gittiğim tarihlerle para çekim hareketlerinin örtüştüğü iddia ediliyor ancak bu tamamen yapay bir ilişkilendirmedir. Oğlum, İstanbul’da okuyordu, gidişlerim yalnızca iddia edildiği gibi beş defa değildir, çok daha fazladır. Oğlumu ziyaret ettiğim zamanlar da vardır. Ziyaret sırasında herhangi bir şirketle ya da belediyeyle ilgili görüşme yoktur. Bu seyahatlerde tüm masrafları kendi cebimden karşıladım. Şirketle ya da belediyeyle ilgili görevlendirmelerimde ise masraflar zaten resmi çerçevede karşılanmıştır. Para çekimlerini, İstanbul seyahatlerine denk getirmeye çalışarak rüşvet algısı oluşturulmak isteniyor. Ben, kimseden para almadım, kimse bana para teklif etmedi. Zeydan Başkan’ın bana bu yönde hiçbir talimatı olmamıştır. Bu iddiaların tamamını açık ve net şekilde reddediyorum" şeklinde konuştu. Zenger’in ardından duruşmada, görevinden uzaklaştırılan Adana Büyükşehir Belediye Başkanı tutuklu sanık Zeydan Karalar savunma yapıyor.
Oya Tekin’in eşi Celal Tekin: "Eşime yönelik tehdit nedeniyle Aziz İhsan Aktaş ile buluştum"
28 Ocak 2026 Çarşamba - 15:39 Oya Tekin’in eşi Celal Tekin: "Eşime yönelik tehdit nedeniyle Aziz İhsan Aktaş ile buluştum" Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davasında, görevinden uzaklaştırılan Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin’in eşi tutuklu sanık Celal Tekin savunma yaptı. Aziz İhsan Aktaş ile görüşme sebebine dair sanık Tekin, "Eşime yönelik tehdit nedeniyle Aziz İhsan Aktaş ile buluştum. Ben eşimi tehditten korumak için bu şekilde hareket ettim. Erkeksi duygularım ile hareket ederek Aziz İhsan Aktaş ile yüz yüze geldim" dedi. Aziz İhsan Aktaş ifadesinde, 19 Temmuz 2024 günü Oya Tekin’in eşi Celal Tekin ve CHP Adana Milletvekili Burhanettin Bulut ile Ankara’da bir araya geldiklerini belirterek, "Hak ediş alacaklarımın ödenmesi karşılığında 1 milyon dolar para talep ettiler. Parayı almadan hak ediş ödemesinin yapılmayacağını belirttiler. Bunun üzerine Ankara’da aynı gün 3 farklı şubeden çekilen toplam 1 milyon doları Celal Tekin’e Ankara İncek Kızılcaşar’da bulunan Atılım Üniversitesi’nin yakınında teslim ettim. Para teslim edilince belediye aynı gün 75 milyon lira hak ediş ödemesi yaptı. Celal Tekin’e teslim edilen 1 milyon dolar Burhanettin Bulut ile Celal Tekin arasında paylaşıldı" demişti. Oya Tekin’in eşi tutuklu sanık Celal Tekin ise, savunmasında "Ben 35 yıllık hukukçuyum. Eşim 2024 yılında belediye başkanı seçildi. Benim belediyede bir görevim var mı, hayır. Zaten vakit olarak da belediye işleri ile ilgilenemem. Birbirimizin alanlarına hiç müdahale etmedik. İddianamede benim eşimin talimatı ile Ankara’ya gittiğim söyleniyor. Bu doğru değildir" dedi. Aziz İhsan Aktaş’la tanıştığını ifade eden Tekin, "Kendisi belediyede alacaklarının olduğunu, alamadığını belirtti. Sonra tekrar tekrar arayarak alacakları konusunda ısrarda bulundu. Ben sürekli Oya Hanım’ın şahsi borcu olmadığını, ödemenin belediyeden alınması gerektiğini söyledim. Onlarca kez belediyeye geldiğini, görüşemeyince olay çıkardığını, ödeme yapılmaması halinde kötü şeyler olacağını belirtmiştir. Bu işin farklı boyuta geldiğini gördüğümden görüşme teklifini kabul ettim. Ailemi korumak benim görevim. Başka işlerim de olduğundan Ankara’ya gidecektim. Aziz İhsan Aktaş ile kendi belirlediği yerde görüştük. Bana ödeme alamadıklarını, şirketlerinin batma noktasına geldiğini söyledi. Ben de elemanının sürekli olay çıkardığını bunu engellemesini ve yasal alacağı varsa alacağını söyledim. Belediye kasasında para olmadığı için ödeme yapılamadı. Delillerimiz toplanmamıştır. Olayın eşime karşı işlenen bir hak ihlali, benim de hak ihlaline karşı verdiğim bir tepki olarak değerlendirilmesi gerekirken, bunlar dışarda bırakılmıştır. Tutuklanmamız kabul edilemez. Birileri bir sabah uyanmış ve kötülük yapmaya karar vermişler" ifadelerini kullandı. Avukatların kendisine yönelttiği "Sizi tehdit eden biri ile bir villada mı buluşursunuz yoksa insan kalabalığı olan yerde mi?" sorusuna sanık Tekin, "Eşime yönelik tehdit nedeniyle Aziz İhsan Aktaş ile buluştum. Ben Ankara’yı ayrıntılı olarak bilmiyorum. Kendisinin attığı konuma gittim. Ben eşimi tehditten korumak için bu şekilde hareket ettim. Erkeksi duygularım ile hareket ederek Aziz İhsan Aktaş ile yüz yüze geldim. Eğer çok korksaydım polise başvururdum" diye konuştu. Sanık Aziz İhsan Aktaş’ın "Benim kendisiyle görüşmek için aracıları araya koyduğumu söyledi, bu aracılar kimdir?" sorusuna sanık Tekin "Eşime ulaşamayınca araya siyasiler koydular" dedi. Duruşma diğer sanıkların savunmaları ile sürüyor.
Tüketici tercihlerinde akıllı ve fonksiyonel yatakların etkisi artıyor
28 Ocak 2026 Çarşamba - 15:13 Tüketici tercihlerinde akıllı ve fonksiyonel yatakların etkisi artıyor Tüketici alışkanlıklarındaki değişim, yatak ve mobilya sektöründe teknolojik dönüşümü hızlandırdı. Konforun ötesine geçen taleplerle birlikte yapay zekâ destekli akıllı yataklar pazarda giderek daha fazla yer bulmaya başlıyor. Tüketici talebindeki değişim, yatak ve mobilya sektöründe yeni bir dönüşüm sürecini beraberinde getirdi. Konfor beklentisinin ötesine geçen kullanıcılar, uyku kalitesini ölçen ve kişisel ihtiyaçlara göre ayarlanabilen akıllı ürünlere yöneldi. Bu eğilimle birlikte yapay zekâ destekli yeni nesil yataklar pazarda daha fazla yer bulmaya başladı. Artan talep doğrultusunda firmalar Ar-Ge çalışmalarına hız verdi. Ateş ölçümü, uyku süresi takibi ve ergonomik ayarlara sahip fonksiyonel yataklar ön plana çıkıyor. Sektör temsilcileri, tüketici odaklı bu dönüşümün önümüzdeki dönemde teknoloji yatırımlarını ve inovasyon odaklı büyümeyi daha da hızlandıracağını ifade etti. Mobilya ve yatak sektörü temsilcisi Salih Şişman, tüketici tercihlerine ilişkin değerlendirmesinde, "Pandemi döneminden sonra doğal katmanlı ürünlere talep arttı. Akıllı yataklar ön plana çıktı. Yataktan beklentiler değişti. Bilinçli tüketiciler fonksiyonel yatakları tercih ediyor, ondan sonra estetiğe bakıyorlar. İnsanlar günde ortalama 8 saatini yatakta geçiriyor. Yattığınız yer çok önemli, doğru zemin üzerinde yatmak sağlık açısından da önemli" ifadelerini kullandı. "Yapay zekâ destekli çözümler yatak sektöründe ciddi yer edinecek" Sektörde Ar-Ge çalışmalarının yoğunlaştığını belirten Şişman, "Akıllı yataklar üzerine çok fazla Ar-Ge çalışması var. Mobil uygulamalardan uykuyu izleyen, ateş ölçen akıllı yataklar bulunuyor. Önümüzdeki dönemde yapay zekâ destekli çözümler yatak sektöründe ciddi yer edinecek" dedi. Sektöre ilişkin genel bir değerlendirme de yapan Şişman, "2025 mobilya ve yatak sektörü için zor geçen bir yıl oldu. 2026 yılının ikinci yarısından itibaren bir hareketlilik bekleniyor. Yılın ilk aylarında otellerin toplu alımları nedeniyle bir hareketlilik yaşanıyor. Bireysel kullanıcı tarafında ise yatak ve mobilya ihtiyacı ertelenebilir bir ihtiyaç olarak görülüyor. Tüketicinin geliri ve ekonomik durumu belirleyici oluyor. Ağırlıklı olarak yaz döneminde mobilya ve yatak satışları artıyor" açıklamasında bulundu.