Yerel Haberler
İstanbul
09 Mayıs 2026 Cumartesi - 14:24 Sahil Güvenlik Komutanlığı kullandığı yerli ve milli ürünlerini sergiledi Sahil Güvenlik Komutanlığı kullandığı yerli ve milli ürünlerini sergiledi. Sahil Güvenlik Komutanlığı stratejik geliştirme Başkanı Tuğamiral Oğuz Bavbek, "Milli Sahil Güvenlik Gemisi, yakın gelecekte envanterimize alacağımız gemilerimizden. İlk defa yüksek güç grubunda yerli üretim makinenin kullanılması hedeflenmektedir. Gemi inşa sanayinde en yüksek yerlilik oranına sahip platform olma hedefiyle inşallah 2028 yılından itibaren envantere girmesi planlanmaktadır. Milli Sahil Güvenlik Gemimiz inşa aşamasında. Şu anda ürettiğimiz 119 adet botumuz tamamen yerli üretimdir" dedi. Sahil Güvenlik Komutanlığı SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı’nda yerli ve milli ürünlerini sergiledi. Milli Sahil Güvenlik Gemisi maketi, Kaan Sınıfı Bot maketleri, Arama Kurtarma Botu (900), AB-412 EP SG Helikopter maketimizi, CN 235 SG Uçağı maketimizi, Bayraktar TB2 insansız hava aracı statta yerini aldı. Sahil Güvenlik Komutanlığı sorumluluk sahasında can ve mal emniyetinin sağlanması, her türlü yasa dışı faaliyetin önlenmesi ve deniz kaynaklarının sürdürülebilir şekilde korunmasına yönelik faaliyetlerine tüm hızıyla devam ediyor. Mavi vatanda 7 gün 24 saat görev yapan ekipler vatandaşların güvenliğini ve emniyetini sağlıyor. Düzensiz göçle mücadele de etkin rol oynayan Sahil Güvenlik ekipleri, tıbbi tahliye, deniz çevresinin ve kaynaklarının korunması görevlerini de başarıyla icra ederken deniz güvenliğini de sağlıyor. 15 tane arama kurtarma botu bulunuyor. Yerli ve milli olan Kaan sınıfı botlar ve Sahil Güvenlik korvetleri Sahil Güvenlik bünyesinde yer alıyor. Ares Tersanesi’nde yerli olarak üretilen 119 adet bot bulunuyor. Sahil Güvenlik Komutanlığı bünyesinde 10 bin 65 personel bulunuyor. Bu personelin 547’si kadın, 9 bin 518’i erkek personelden oluşuyor. Sahil Güvenlik Komutanlığı’nda bünyesinde 124 liman ve üs 4 SG korveti, 228 Sahil Güvenlik botu, 90 adet küçük bot, 14 helikopter, 3 uçak ve Bayraktar TB2 insansız hava aracı bulunuyor. Sahil Güvenlik Komutanlığı stratejik geliştirme Başkanı Tuğamiral Oğuz Bavbek, "Türkiye Cumhuriyeti’nin tüm sahillerinde, iç sular olan Marmara Denizi, İstanbul Boğazı, Çanakkale Boğazı’nda, limanlarında, körfezlerinde, kara sularında, münhasır ekonomik bölgesinde, ulusal ve uluslararası kurallar uyarınca egemenlik ve denetim yetkisi altında olan tüm deniz alanlarında ülkemizin hak ve menfaatlerini korumak için 124 liman ve üste yüzer unsurlarımızla, uçar unsurlarımızla görev yapıyoruz. Temel görevlerimiz Arama kurtarma faaliyetleri. Denizde güvenlik, emniyet. Denizde kolluk görevleri faaliyetlerinin icra etmektedir. Komutanlığımız aynı zamanda düzensiz göçle mücadele. Tıbbi tahliye, deniz çevresinin ve deniz kaynaklarının korunması için gece gündüz görev yapmaktadır. Stratejik öneme haiz tesislerin denizden güvenliğinin sağlanmaktadır" dedi. Kullanılan yerli ve milli ürünlerden bahseden Tuğamiral Bavbek, "Milli Sahil Güvenlik Gemisi, Yakın gelecekte envanterimize alacağımız gemilerimizden. İlk defa yüksek güç grubunda yerli üretim makinenin kullanılması hedeflenmektedir. Gemi inşa sanayinde en yüksek yerlilik oranına sahip platform olma hedefiyle inşallah 2028 yılından itibaren envantere girmesi planlanmaktadır. Sahil Güvenlik Helikopteri (AB-412) ve Sahil Güvenlik Uçağı (CN-235): Mavi Vatanımızda her noktada, gece-gündüz şartlarında görev yapabilen, modern radar ve optik sistemlerle donatılmış uçar unsurlarımızdır. Arama kurtarma botumuz halen Sahil Güvenlik bünyesinde 15 adet bulunmaktadır. Tasarımı sayesinde "self-righting" (alabora olsa bile düzelme) özelliğine sahiptir. Ağır hava ve deniz şartlarında görev yapan yüzen unsurlarımızdan. Kaan Sınıfı Botlarımız Sahil Güvenlik Komutanlığı’nın en yüksek sürate sahip botlarıdır. Tamamen yerli ve milli imkanlarla kompozit malzemeden üretilmiştir. Yüksek manevra gücüne sahiptir. Milli Sahil Güvenlik Gemimiz inşa aşamasında. Şu anda Ares Tersanesi’nde ürettiğimiz 119 adet botumuz tamamen yerli üretimdir. Aynı zamanda Kaan sınıfı botlarımız ve Sahil Güvenlik korvetlerimiz de yerli ve milli üretimdir. Başta arama kurtarma faaliyetleri olmak üzere, düzensiz göçle mücadelede, sınır güvenliğinin kontrolü, aynı zamanda deniz kirliliğinin kontrolü, diğer düzensiz göç faaliyetlerinde etkin olarak kullandığımız tamamen Baykar tarafından üretilen TB2 insansız hava araçlarımızı da bünyemizde kullanmaktayız" dedi.
09 Mayıs 2026 Cumartesi - 14:20 Bakan Kacır: "Askeri insansız hava aracı üretiminde dünyada lider üreticiyiz’’ İş dünyası ile genç yetenekleri aynı sahnede buluşturan ’İlham Verici İyi Yönetim Uygulamaları’ forumunda konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "Bugün askeri insansız hava aracı üretiminde dünyada; ticari araç, güneş paneli, otobüs, beyaz eşya, çelik ve ağaç ürünlerinde Avrupa’da lider üreticiyiz’’ dedi. Boğaziçi Yöneticiler Vakfı tarafından düzenlenen ve bu yıl 12’nci kez gerçekleşen İş dünyası ile genç yetenekleri aynı sahnede buluşturan ’İlham Verici İyi Yönetim Uygulamaları’ (Inspiring Best Practices) (IBPF) Boğaziçi Üniversitesi Güney Kampüs’teki Albert Long Hall’de gerçekleştirildi. Foruma, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Naci İnci, Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Ahmet Burak Dağlıoğlu ile birlikte bazı girişimciler, öğrenciler ve davetliler katıldı. Forumun açılışı kısa tanıtım filmiyle yapıldı. Tanıtım filminin ardından açılış konuşmaları gerçekleşti. Konuşmaların ardından söz alan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, dünya kamu otoritelerinin stratejik gördükleri sektörleri korumak için sanayi politikası yürüttüklerine dikkat çekti. Bakan Kacır konuşmasında, "Yapay zeka, yarı iletkenler, uzay, kuantum gibi yenilikçi teknolojilere yön verenler; bu alanlardaki oluşturdukları kapasite ve kabiliyeti uluslararası ticaretin ve diplomasinin yeni kurallarını belirlemek için bir kaldıraç olarak kullanıyor. Türkiye olarak bu büyük dönüşümün işaretlerini erken dönemde okuduk. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde; planlı sanayileşme hamlelerimizle, katma değerli üretimi önceleyerek, Ar-Ge kültürünün özel sektör tarafından benimsenmesini sağlayarak, nitelikli insan kaynağına daha fazla kaynak ayırarak ülkemizi küresel üretimin merkez üsleri arasına taşıdık. 2002 yılında 41 milyar dolar olan sanayi katma değerini 250 milyar dolara yaklaştı. Bugün Askeri insansız hava aracı üretiminde dünyada; ticari araç, güneş paneli, otobüs, beyaz eşya, çelik ve ağaç ürünlerinde Avrupa’da lider üreticiyiz. Alüminyum, düz cam, seramik, plastik mamul, motorlu taşıtlar, rüzgâr türbini üretiminde Avrupa’nın önde gelen üreticileri arasındayız’’ ifadelerini kullandı. "Türkiye yüzyılında ülkemizi yüksek teknolojide üst lige taşımak üzere destek enstrümanlarımızı güncelliyoruz" Türkiye’nin AR-Ge teşvikleriyle 2002 yılından bu yana AR-Ge harcamalarını yükselttiklerini belirten Bakan Kacır,’’ 2002’de 29 bin olan Ar-Ge personeli sayımız 310 bini aştı. Bugün kendi insansız hava araçlarını, füzelerini, mühimmatını, jet motorlarını, uçaklarını, helikopterlerini, uydularını, radar ve elektronik harp sistemlerini geliştiren ve üreten bir ülke haline geldik. Eş zamanlı devrimlerle büyük bir dönüşüm geçiren otomotiv sektöründe, fikri ve sınai mülkiyet hakları tamamen bize ait olan Togg, küresel sahnede yer almamızı sağladı. Elektrikli, bağlantılı, otonom ve akıllı mobilite teknolojilerini ülkemiz adına yeni bir atılım sahasına dönüştürüyoruz. Türkiye yüzyılında, ülkemizi yüksek teknolojide üst lige taşımak üzere destek enstrümanlarımızı güncelliyor, yeni programları devreye alıyoruz. Geçtiğimiz yıl uygulamaya aldığımız yeni teşvik sistemimizle Milli Teknoloji Hamlesini ve bölgesel kalkınmayı hızlandıracak yatırımlara ayrıcalıklı ve kapsamlı destekler sunuyoruz. Tarihimizin en büyük ölçekli teşvik programı HIT-30‘la, stratejik alanlarda büyük ölçekli teknoloji yatırımlarını ülkemize kazandırmak için önemli adımlar attık. Program kapsamında bugüne kadar mobilite, güneş enerjisi, sağlık teknolojisi gibi alanlarda yatırımların önünü açtık. Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi Programımızla kritik ve stratejik alanlarda gerçekleşecek yatırımlara ayrıcalıklı imkanlar sunuyoruz’’ dedi. "Pek çok alanda atacağımız adımlarla, ülkemizi yüksek teknolojili üretimde bir üst lige taşıyacağız’’ Üretimde yakalanan yükseliş ivmesini koruyup, üretimi Anadolu’ya yaymanın öncelikleri olduğunu söyleyen Kacır,’’Bu doğrultuda; planlı sanayi alanlarımızın büyüklüğünü mevcut 160 bin hektardan 350 bin hektara çıkaracak kapsamlı bir Sanayi Alanları Planı’nı hazırladık. Planın ilk aşamasında Samsun-Mersin hattında; 13 ilimizde toplam 60 bin hektara yakın büyüklükte 17 yeni mega endüstri bölgesi inşa edeceğiz. Çalışanlar için yaşam alanları, sanayi ve teknoloji kolejleri gibi sosyal imkanlara sahip olacak; Demiryolları ile limanlara bağlanacak bu bölgeler, Döngüsel ekonomiyi ve yeşil üretimi esas alacak. Ev sahipliği yapacakları büyük ölçekli veri merkezi yatırımları ile dijital dönüşümü hızlandıracak. Bu planının sonraki aşamalarında Mersin-Şırnak, Sivas-Iğdır ve Trabzon-Şırnak hatlarında yeni yatırım alanları ilan edeceğiz. Biliyoruz ki; Türkiye’nin potansiyeli, bugün bulunduğumuz noktanın çok daha ötesindedir. Önümüzdeki dönemde Nükleer reaktörlerden kuantum teknolojilerine, yarı iletkenlerden yapay zekaya pek çok alanda atacağımız adımlarla, ülkemizi yüksek teknolojili üretimde bir üst lige taşıyacağız. Fiber iletişim, 5G ve bulut bilişim altyapı yatırımlarımız, yerli ve millî siber güvenlik çözümlerimizle, güvenli dijital ekonominin önde gelen merkezi haline geleceğiz’’ diye konuştu. ‘’Her ölçekteki girişimcinin ihtiyacına yanıt veren programları harekete geçiriyoruz’’ Yapay zekâdan siber güvenliğe, finans teknolojilerinden oyun teknolojilerine pek çok alanda küresel sahnede büyük başarılara imza atıldığına vurgu yapam Bakan Kacır,’’ Teknoloji girişimlerimize gerçekleştirilen yatırımların ivmesi de ekosistemimizin ulaştığı yüksek olgunluk seviyesini teyit ediyor. Ülkemizde teknoloji girişimlerine yapılan yatırımlar, 2011-2015 döneminde 280 milyon dolar, 2016-2020 döneminde ise 515 milyon dolardı. Son beş yılda ise bu tutar 5,6 milyar doları aştı. 2030 yılına kadar ülkemizden 100 bin teknoloji girişiminin olmasını ve Turcorn’larımızın değerlemesini 100 milyar doları aşmasını hedefliyoruz. Bu yolculukta her ölçekteki girişimcinin ihtiyacına yanıt veren programları harekete geçiriyoruz. Milyar dolar değerlemeye ulaşma potansiyeline sahip girişimlerimizin ihtiyaçlarına yanıt veren "Turcorn 100 Programı"nı hayata geçirdik. Teknoloji alanında profesyoneller ve yenilikçi girişimler için ülkemizi çekim merkezi haline getiren Türkiye Tech Visa Programımızla 97 ülkeden 5 binden fazla teknoloji profesyonelini Türkiye’ye çekmeyi başardık. Atatürk Havalimanı’nın terminal binalarını "Terminal İstanbul" projesiyle dünyanın en büyük teknoloji ve girişimcilik merkezi haline getiriyoruz’’ ifadelerini kullandı.
Şişli’de cesedi bulunan kadının son görüntüleri ortaya çıktı
26 Ocak 2026 Pazartesi - 14:44 Şişli’de cesedi bulunan kadının son görüntüleri ortaya çıktı Şişli’de çöp konteynerinde uzuvları kesilmiş halde bulunan Özbekistan uyruklu Durdona Khokimova’nın son görüntüleri ortaya çıktı. Görüntülerde genç kadının Fatih’te oturduğu binadan çıktığı görülürken, ardından Ümraniye’ye gittiği öğrenildi.24 Ocak günü akşam saatlerinde Duatepe Mahallesi Kuyulubağ Sokak’ta meydana gelen olayda bir çöp konteynerinde çarşafa sarılı halde ceset bulunduğu ihbarı üzerine olay yerine gelen polis ekipleri cesedin başı ve bacaklarının kesildiği tespit etmiş; cesedin 37 yaşındaki Özbekistan uyruklu Durdona Khokimova’a ait olduğu belirlenmişti. Soruşturma kapsamında Khokimova’nın Ümraniye’de bir evde öldürüldüğü, ardından cesedinin taksiyle Şişli’ye götürüldüğü anlaşılmıştı, çalışmalar doğrultusunda Khokimova’nın sevgilisi olduğu iddia edilen Özbekistan uyruklu D.A.U.T.’nin (31) cinayeti işlediği; G.A.K.’nın (29) ise yardım ettiği belirlenmiş, yurt dışına kaçmak isteyen D.A.U.T. ve G.A.K. gözaltına alınmış, cesede ait diğer parçalar aynı bölgede farklı çöp konteynerlerinde bulunmuş, olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen E.K. isimli bir kişi daha gözaltına alınmıştı.Genç kadının son görüntüleri ortaya çıktı3 şüphelinin emniyetteki işlemleri sürerken, genç kadına ait yeni görüntüler ortaya çıktı. Görüntülerde kadının Fatih’te oturduğu binadan çıktığı görülürken buradan da Ümraniye’ye gittiği öğrenildi.
Atlas Çağlayan’ın ailesi tehdit mesajlarıyla ilgili ifade verdi
26 Ocak 2026 Pazartesi - 14:27 Atlas Çağlayan’ın ailesi tehdit mesajlarıyla ilgili ifade verdi İstanbul Güngören’de bıçaklanarak öldürülen 17 yaşındaki Atlas Çağlayan’ın anne ve babası, ‘tehdit’ içerikli mesajlara ilişkin Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’na gelerek ‘müşteki’ sıfatıyla ifade verdi. Güngören Mehmet Nesih Özmen Mahallesi Emek Sokak’ta 14 Ocak günü saat 20.20 sıralarında meydana gelen olayda iki grup arasında bir kafeden çıktıktan sonra ’yan bakma’ nedeniyle tartışma çıkmış, tartışma kısa sürede kavgaya dönüşmüş, bıçaklı kavgada E.Ç. (15), sustalı olarak tabir edilen bıçakla Atlas Çağlayan’ı (17) yaralamıştı. Ağır yaralanan Atlas hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetmiş, E.Ç. suç aleti bıçak ile yakalanarak gözaltına almıştı. E.Ç. ardından tutuklanarak çocuk kapalı cezaevine gönderilmişti. Anne ve baba şikayetçi oldu Öte yandan, yürütülen soruşturmada yeni bir gelişme yaşandı. Hayatını kaybeden Atlas Çağlayan’ın annesi Gülhan Ünlü ile babası Cüneyt Çağlayan, kendilerine gönderilen tehdit mesajları sonrası Bakırköy Adalet Sarayı’na gelerek, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunda ‘müşteki’ sıfatıyla ifade verdi. Ayrıca acılı aile, ifade işlemlerinin ardından, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcısı Doç. Dr. Barış Duman ile görüştü. Aile, görüşmenin ardından adliyeden ayrıldı.
Eker Süt Ürünleri, Gulfood 2026 Fuarı’nda uluslararası ziyaretçilerle buluşuyor
26 Ocak 2026 Pazartesi - 14:14 Eker Süt Ürünleri, Gulfood 2026 Fuarı’nda uluslararası ziyaretçilerle buluşuyor Eker Süt Ürünleri, dünya genelinde yiyecek ve içecek sektörünün en prestijli organizasyonları arasında gösterilen Gulfood 2026 Fuarı’nda yerini alıyor. 26-30 Ocak tarihleri arasında Dubai World Trade Centre’da düzenlenecek fuar, çok sayıda uluslararası markayı aynı çatı altında buluştururken sektörün geleceğine yön veren yenilikleri ve eğilimleri yakından takip etme imkânı sunuyor. İhracat alanında son yıllarda attığı adımlarla dikkat çeken Eker Süt Ürünleri, küresel gıda endüstrisinin en önemli buluşma platformlarından biri olan Gulfood Fuarı’nda, uluslararası iş ortakları ve sektör profesyonelleriyle bir araya geliyor. Firma, fuar süresi boyunca; Dubai World Trade Centre’da Sheikh Maktoum Hall’de, Türkiye Pavilyonu / Stand M-A22’de ziyaretçilerini ağırlayacak. Geniş ürün gamını kalite ve uzmanlık anlayışıyla tanıtacak Gulfood 2026 Fuarı’na Türkiye’den katılan önde gelen markalar arasında yer alan firma, geniş ürün gamını kalite ve uzmanlık anlayışıyla tanıtacak. Markanın standında; probiyotik yoğurt alternatifleri, yenilikçi ürünlerin yanı sıra ayran çeşitleri, efsane yoğurt, klasik kaymaklı yoğurt, süzme yoğurt ve çırpılmış yoğurt yer alacak. Ayrıca kahvaltılara lezzet katan peynir grubu ile kaymak ve tereyağı ürünleri de sergilenecek. İhracat pazarında varlığını güçlendiriyor Uluslararası pazarlardaki varlığını güçlendiren firma, Ağustos 2020’de aldığı Avrupa Birliği’ne süt ürünleri ihracat izni sonrasında Almanya’ya tombul ayran sevkiyatına başladı. Mart 2021’de ise Türkiye’den Almanya’ya ilk kez sütlü tatlı ihracatını gerçekleştiren firma, bu pazarı takiben İngiltere, Avusturya, Belçika, Hollanda, Fransa ve İsviçre gibi birçok Avrupa ülkesinde de tüketicilerle buluştu. Türkiye’nin en yüksek tonajlı ayran ihracatını gerçekleştiren Eker’in sevilen ürünleri, Avrupa’nın yanı sıra farklı coğrafyalarda da yoğun ilgi görüyor. Yüzlerce ülkeden binlerce firmanın katılımıyla gerçekleşen fuar, global gıda sektörünün yönünü belirleyen en önemli platformlar arasında yer alıyor. Yeni ürünlerin keşfedilmesine, stratejik iş birliklerinin kurulmasına ve sektörün geleceğini şekillendiren trendlerin yakından izlenmesine olanak tanıyan organizasyon, katılımcılar için önemli bir buluşma zemini sunuyor.
GNÇYTNK başvuruları başladı
26 Ocak 2026 Pazartesi - 13:21 GNÇYTNK başvuruları başladı Turkcell’in üniversite öğrencileri ve yeni mezunlara yönelik işe alım programı GNÇYTNK başvuruları başladı. Turkcell, genç yeteneklerin kariyerlerine kendi yollarını çizerek başlamalarını destekleyen işe alım programı GNÇYTNK için başvuruları başlattı. Geçen yıl 62 bin 500’den fazla başvuru ile rekor katılıma ulaşan programda GNÇYTNK Full Time ve GNÇYTNK Part Time olmak üzere iki kategori yer alıyor. 3 ve 4. sınıf lisans öğrencileri ile en fazla 2 yıl deneyimli yeni mezunlar programa katılabiliyor. 3. sınıf öğrencileri Part Time, 4. sınıf öğrencileri ve yeni mezunlar ise Full Time seçeneğine başvuru yapabiliyor. ’’Yeteneklerini gösterebileceğin bir kariyer başlangıcı için Turkcell sana uyar’’ GNÇYTNK programı ile bugüne kadar bin 500’den fazla genç yeteneği Turkcell’e kazandırdıklarını belirten Turkcell İnsan ve İş Destekten Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Erkan Durdu, "Şirket olarak her gencin kendi yeteneğine ve hayaline uyan bir yolu olduğuna inanıyoruz. Gençlerimize sadece bir iş değil, kendilerini keşfedebilecekleri, deneme cesareti bulabilecekleri ve potansiyellerini ortaya koyabilecekleri bir alan sağlıyoruz. GNÇYTNK’i de bu bakışla tasarladık. Çünkü insana değer verdiğinizde ortaya çıkan şey sadece başarı değil; sürdürülebilir bir gelecek oluyor. Bugüne kadar olduğu gibi bu yıl da ‘Yeteneklerini gösterebileceği bir kariyer başlangıcı için Turkcell sana uyar!’ diyerek, gençlerimizi GNÇYTNK programımıza başvurmaya davet ediyoruz" şeklinde konuştu. Yapılan açıklamaya göre, Turkcell’de kendilerine en uygun kariyer başlangıcına adım atmak isteyen adaylar, çeşitli aşamalardan geçecek. Genel yetenek değerlendirmesi, grup vaka çalışmaları, İngilizce, video-panel mülakatları gibi aşamaları online olarak deneyimleyecekler. Sürece dahil olan tüm adaylar, iş hayatına hazırlıklı başlamalarını sağlayacak eğitim ve sertifika programına katılabilecek. Ayrıca sektörü ve gelecek trendlerini şirket yöneticilerinden dinleme fırsatına sahip olacak adaylar; teknolojiden motivasyona, kişisel gelişimden iş hayatına hazırlığa kadar farklı alanlarda yeteneklerini güçlendirecek. Değerlendirme aşamalarını başarıyla tamamlayan adaylar arasından seçilecek GNÇYTNK’ler, Turkcell Akademi tarafından hazırlanmış olan eğitim olanaklarını da içeren oryantasyon programlarına katılacak. Gençler bu programlarda müşteri odaklılık, inovasyon, dijital trendler, stratejik düşünme gibi konularda eğitim alarak kendilerini geliştirebilecek, fikirlerini duyurabilecek ve şirkette kariyerlerine yön verebilecek. Başvurular 12 Mart’a kadar devam ediyor GNÇYTNK Full Time programına 1998 yılı ve sonrası doğumlu, lisans son sınıf, yüksek lisans veya doktora öğrencisi, yeni mezun ya da en fazla 2 yıl iş deneyimine sahip adaylar; GNÇYTNK Part Time programına ise lisans 3. sınıf öğrencileri, kariyerim.turkcell.com.tr/genc-yetenek sayfasından başvurabilecek. Programa son başvuru tarihi 12 Mart. Açıklamaya göre, Turkcell bünyesinde kariyerine başlayan gençler, kişiselleştirilmiş yan haklardan faydalanıyor. Her çalışanın kendi yaşam tarzına, önceliklerine ve ihtiyaçlarına göre seçim yapabildiği Flex Menü sayesinde özel sağlık sigortası, yemek kartı, bireysel emeklilik, çocuk eğitim yardımı, sağlıklı yaşam paketleri, alışveriş çekleri ve Paycell uygulamasına bakiye yüklemeleri arasından tercih yapabiliyorlar. Ayrıca kıdem yılına göre gram altın hediyesi, evlilik ve bebek paketleri, kreş yardımı, karne günü izni, doğum günü izni ve o güne özel sosyal sorumluluk bağışları, özel gün hediyeleri, mağaza ve dijital platform indirimlerinden yararlanıyorlar. Turkcell Plazalarda çalışanlara özel diyetisyen, psikolog, fizyoterapist, pedagog, dişçi, işyeri hekimi, spor salonu gibi hizmetler de yer alıyor.
Türk sondaj gemisi Yıldırım İstanbul Boğazı’ndan geçti
26 Ocak 2026 Pazartesi - 13:04 Türk sondaj gemisi Yıldırım İstanbul Boğazı’ndan geçti Türkiye’nin arama ve sondaj kabiliyetlerini güçlendirmek amacıyla enerji filosuna katılan ’Yıldırım’, Karadeniz’deki görevi için İstanbul Boğazı’ndan geçti. Yıldırım’ın İstanbul Boğazı’ndan geçişi havadan görüntülendi. Türkiye’nin arama ve sondaj kabiliyetlerini güçlendirmek amacıyla Fatih, Yavuz, Kanuni ve Abdülhamid Han derin deniz sondaj gemilerinin ardından filoya katılan 6’ncı sondaj gemisi Yıldırım da Karadeniz’deki sondaj operasyonlarına dahil olacak. Yıldırım sondaj gemisi, Filyos Limanı’nda kule montajı ve operasyonel hazırlıklarının tamamlanması için yola çıkmıştı. Ege Denizi’nden sonra Çanakkale Boğazı’nı geçen geminin yeni rotası İstanbul Boğazı oldu. Yaklaşık 2 saat süren geçiş nedeniyle İstanbul Boğazı gemi trafiğine kapatıldı. Filyos’a giden Yıldırım sondaj gemisi Boğaz geçişi sırasında İstanbul’u selamladı. Geminin 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’nden geçişi dron kamerasına yansırken, gemiye İstanbul Boğazı geçişi sırasında Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü ve Sahil Güvenlik Marmara ve Boğazlar Bölge Komutanlığı ekipleri eşlik etti. 12 bin metreye kadar sondaj yapabiliyor Hazırlıkların ardından mart ayı sonunda Karadeniz’de Sakarya Gaz Sahası Geliştirme Projesi çerçevesinde ilk kuyu tamamlama operasyonuna başlaması hedefleniyor. İnşası 2024 yılında Güney Kore’de tamamlanan ve Türkiye’nin enerji filosuna katılan gemi, derin denizde 12 bin metreye kadar sondaj yapabiliyor. ’7. nesil ultra derin deniz sondaj gemisi’ olarak adlandırılan gemi, 228 metre uzunluğa ve 42 metre genişliğe sahip. Helikopter pistine sahip gemi ayrıca 200 personele yaşam alanı da sunuyor.
Karbonmonoksit zehirlenmesi nedeniyle hayatını kaybeden ailenin oğlu konuştu: "Uzun süre elektrik olmayınca mecburen aydınlatma lüksünü kullanmışlar"
26 Ocak 2026 Pazartesi - 12:39 Karbonmonoksit zehirlenmesi nedeniyle hayatını kaybeden ailenin oğlu konuştu: "Uzun süre elektrik olmayınca mecburen aydınlatma lüksünü kullanmışlar" Bağcılar’da karbonmonoksit gazından zehirlenerek hayatını kaybeden ailenin oğlu ve komşusu yaşananları anlattı. Oğul, Nimetullah Malay, "Uzun süre elektrik olmayınca mecburen aydınlatma lüksünü kullanmışlar" dedi. Komşuları Hasan Sipahi, "Burada meşhurdur devamlı elektrikler gider. 30 yıllık aynı apartmanda komşumdu. Bir zararı yoktu mahalleye yardımı vardı. Müezzinlik yapıyordu" ifadelerini kullandı. Bağcılar Demirkapı Mahallesi 1723 Sokak’ta gece Malay ailesinden haber alamayan akrabaları, polis ve itfaiye ekiplerine ihbarda bulunmuştu. Olay yerine gelen ekipler, balkondan daireye girdiğinde yoğun gaz kokusu olduğunu fark etmişti. Abdülaziz Malay (70), eşi Fatma Jabara (43), çocukları Zehra Malay (7) ve Gülbahar Malay’ın (37) yerde hareketsiz yattığını görülmüştü. Sağlık ekiplerinin ilk muayenesinde Abdülaziz Malay, Fatma Jabara ve Zehra Malay’ın hayatını kaybettiğini belirlenirken, engelli olduğu öğrenilen Gülbahar Malay ise ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılmıştı. Olayın, lüks lambasından sızan gazın neden olduğu değerlendirilirken, Polis ekipleri olayla ilgili inceleme başlattı. Ailenin oğlu ve komşusu yaşanan o anları anlattı. Komşuları Hasan Sipahi, " Evlatları gelip kapıyı vuruyorlar açan yok. Sonra itfaiye ve polis gelip kapıyı çilingirle açmaya çalışıyorlar. Çilingir açamayınca arka sokaktan itfaiye merdiveniyle giriyorlar. İçeri girdiklerinde gaz kokusu var. Bayın halde üçü yatıyor. Dairenin içerisinde olmuş. Tüp açık ondan da olabilir doğalgazdan da olabilir. Elektrikler kesik. Burada meşhurdur devamlı elektrikler gider. Ben baktım sokakta her tarafta yanıyor bizim dairelerde yoktu. Gece BEDAŞ geldi bizimle alakası yok dedi. 30 yıllık aynı apartmanda komşumdu. Bir zararı yoktu mahalleye yardımı vardı. Müezzinlik yapıyordu" dedi. Oğul, Nimetullah Malay, " Yaklaşık 20 saat haber almadık. Mescite gitmeyince cemaat haber veriyor. Dün gece saat 11. 12 arası itfaiye ile polisi aradığımda biz beraber girdik içeriye. İçeriye girdiğimizde babam, annem ufak kız yedi yaşında vefat etmişlerdi. Diğer kız kardeşim de o sersem gibiydi. Şuan da yoğum bakımda. Şuan da raporla ilgili bir bilgi gelmedi. İtfaiyenin verdiği şey doğalgaz ya da küçük tüpten kaynaklanabileceğini söylediler. Uzun bir süre elektirik olamayınca tüpü mum niyetine yakıyorlar. Aydınlatma tüpü bu. Ocakta yemek yok. Doğalgaz açık değildi. Aydınlatma tüpü itfaiye içeri girdiğinde yanmaya devam ediyordu. Uzun süre elektrik olmayınca mecburen aydınlatma lüksünü kullanmışlar"