Yerel Haberler
İstanbul
Sanık Stratejist Necati Özkan: "Veriyi kullanan birisi olsam, salak mıyım onu Dark Web’e yükleyeyim de başkaları da kullansın?" 12 Mayıs 2026 Salı - 22:27:49 Siyasal casusluk suçundan yargılandığı davada savunma yapan stratejist Necati Özkan, "İddianame diyor ki, ‘İstanbul Büyükşehir Belediyesi veri tabanında bulunan ve sır niteliğinde olan bilgilerin Dark Web olarak bilinen ve internetin karanlık oda alemi olarak nitelenen platforma Ekrem İmamoğlu talimatıyla Necati Özkan tarafından yüklendiği.’ Bir kere ben dijitali bilmem, veriyi bilmem, ben 67 yaşındayım. Ayrıca ben veriyi kullanan birisi olsam, affedersiniz ama salak mıyım onu Dark Web’e yükleyeyim de başkaları da kullansın? Niye onu kendime saklamayayım?" dedi. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu, stratejist Necati Özkan, gazeteci Merdan Yanardağ ve teknoloji yatırımcısı Hüseyin Gün hakkında ‘siyasal casusluk’ suçundan 15’er yıldan 20’şer yıla kadar hapis cezası istemiyle açılan davanın 2. duruşmasının görülmesine devam edildi. İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki duruşma salonunda görülen duruşmada Necati Özkan savunma yaptı. İddianamede Necati Özkan hakkında yapılan değerlendirmede, teknoloji yatırımcısı tutuklu sanık Hüseyin Gün’ün dijital materyallerinde bulunan ve İBB veri tabanına ait olduğu tespit edilen veriler üzerinden çok sayıda vatandaşın kişisel bilgilerine erişim sağlandığı, verilerin temininin dolaylı olarak Necati Özkan tarafından sağlandığı belirtilmişti. Özkan’ın Osint (açık kaynak istihbaratı) isimli internet aleminin yer altı olarak nitelendirilen dijital ortama başta İBB’nin internet adresi olmak üzere, belediyeye ait çok sayıda mail adresinin ve şifresinin Ekrem İmamoğlu’nun talimatı ile aktarıldığı ve belediyenin gizlilik ihtiva eden belge ve iç yazışmaları başta olmak üzere mail içeriklerindeki datalara erişildiği iddianamede kaydedilmişti. Ekrem İmamoğlu tarafından vatandaşların kişisel bilgilerinin mevcut nüfuzun kullanılmasıyla ele geçirilip yabancı istihbarat servisi elemanlarına aktarıldığı, siyasi amaçlı menfaat edinme gayesinde bulunduğu ve bunun sanıklar Necati Özkan ve Hüseyin Gün ile birlikte gerçekleştirildiği iddianamede aktarılmıştı. "Hüseyin Gün kim benim bu adamla ne ilişkim olabilir?" Özkan savunmasında, "Bu davada 6 buçuk aydır tutukluyum. 14 aydır da İBB ana davasından tutukluyum. Her iki davada da herhangi bir suç işlemediğimi, kanuna, ahlaka, adaba aykırı hiçbir iş yapmadığımı çok iyi biliyorum. Bu olayın başlangıcından başlamak istiyorum. Televizyon kanalını açtığımda Tele1 ve Merdan Yanardağ’a ilişkin bir soruşturmanın başlatıldığı haberini gördüm. Sonra davanın içerisinde benim adımın da geçtiğini gördüm. Hüseyin Gün diye bir isimden bahsediliyor, benim adımdan bahsediliyor ve Ekrem İmamoğlu’ndan bahsediliyor. Şaka gibi inanamadım. Hakikaten rüyada mıyım diye kendimi çimdik attım. Hafızamı zorladım Hüseyin Gün kim, benim bu adamla ne ilişkim olabilir? En ufak bir şey hatırlayamadım" dedi. "Veriyi kullanan birisi olsam, salak mıyım onu Dark Web’e yükleyeyim de başkaları da kullansın?" Necati Özkan, "Merdan Yanardağ ile hayatımda iki kez bir araya geldim. Biri dün, biri bugün burada. Ben Hüseyin Gün’den herhangi bir veri talep etmedim. Dün kendisine de sordum huzurunuzda. Herhangi bir veri talep etmedim, herhangi bir rapor talep etmedim, herhangi bir veri paylaşmadım. Zaten ifadelerinde de buna ilişkin hiçbir şey yok. İddianame diyor ki, İBB veri tabanına ait olduğu tespit edilen veriler üzerinden çok sayıda vatandaşın kişisel bilgilerine erişim sağlandığı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi veri tabanında bulunan ve özünde sır niteliğinde olan bilgilerin Dark Web olarak bilinen ve internetin karanlık oda alemi olarak nitelenen platforma Ekrem İmamoğlu talimatıyla Necati Özkan tarafından yüklendiği. Bir kere ben dijitali bilmem, veriyi bilmem, ben 67 yaşındayım. Ben dijitale doğmuş bir insan değilim, bilmem bu alanı. Ayrıca ben veriyi kullanan birisi olsam, dijitalde bir şeyler yapan birisi olsam çok affedersiniz ama salak mıyım onu Dark Web’e yükleyeyim de başkaları da kullansın? Niye onu kendime saklamayayım?" dedi. "Devletin uzmanları bakmadılar mı Wickr’e" Özkan, "İddianame diyor ki ‘Hüseyin Gün’ün kripto program olan ve farklı suç örgütlerince kullanılan Wickr isimli haberleşme programını kullandığı ve Necati Özkan ile tüm görüşmelerini bu program üzerinden gerçekleştirdiği.’ Ben alındığımda cep telefonuma el konuldu. Sorar sormaz cep telefonumun şifrelerini verdim. Cep telefonum 14 aydır devlette. Devletin uzmanları bakmadılar mı Wickr’e? Benim cep telefonumda Wickr buldular mı? Ben FaceTime kullanamıyor muyum ya da ben Telegram kullanamıyor muyum? Niye ben başka bir şey illa da bir şey indireyim de onu öğrenmeye çalışayım?" ifadelerini kullandı. Necati Özkan’a mahkeme başkanı tarafından "Wicker denilen programı kullanmadım dediniz. Oradaki o vuruşlar, o linkler size ait değil o zaman?" sorusu soruldu. Özkan, "Asla, değil, bana ait değil efendim. Hüseyin Bey tersine bir şey söyledi ama yanlış hatırladığını düşünüyorum. Ya da etkin pişmanlık ifadesinin gereğinin bu olduğunu düşündüğünü düşünüyorum" yanıtını verdi. Duruşma savunmaların ardından yarına ertelendi.
12 Mayıs 2026 Salı - 22:25 Merdan Yanardağ: "Spor olsun diye casusluk yapmışız" Siyasal casusluk suçundan yargılandığı davada savunma yapan tutuklu sanık gazeteci Merdan Yanardağ, "Spor olsun diye casusluk yapmışız. Ben yayıncılık yaparken bir ara canım sıkılmış hobi olsun diye casusluk yapmışız. 40 yıllık gazeteciyim işimiz gücümüz başımızdan aşkın biraz da casusluk yapayım hobi olsun diye. Tele1 TV’ye izleyici sponsoru olmak için hesap numaralarını vermişiz, ilan etmişiz. Bu davaya konu olan, Hüseyin Gün’ün manevi annesi Seher Alaçam bu çağrıya cevap veren on binlerce destekçimizden biridir" dedi. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu, stratejist Necati Özkan, gazeteci Merdan Yanardağ ve teknoloji yatırımcısı Hüseyin Gün hakkında ‘siyasal casusluk’ suçundan 15’er yıldan 20’şer yıla kadar hapis cezası istemiyle açılan davanın 2. duruşmasının görülmesine devam edildi. İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki duruşma salonunda görülen duruşmada Merdan Yanardağ savunma yaptı. "Spor olsun diye, hobi olsun diye casusluk yapmışız" Yanardağ savunmasında, "Dün iki savunma izledik. Birisi, kısa bir süre sonra bu ülkede Cumhurbaşkanı olacak Ekrem İmamoğlu’ydu. Diğeri bu davaya temel teşkil eden Hüseyin Gün. Ekrem İmamoğlu’nun savunmasından da görüldüğü gibi bu dava siyasal niteliğe sahiptir. Umuyorum ki bu davaların sonunda Silivri’den Türkiye’ye bir Cumhurbaşkanı çıkacak. Spor olsun diye casusluk yapmışız. Ben yayıncılık yaparken bir ara canım sıkılmış hobi olsun diye casusluk yapmışız. 40 yıllık gazeteciyim işimiz gücümüz başımızdan aşkın biraz da casusluk yapayım, hobi olsun diye" dedi. "Bilgi ve belge var mı, yok" Yanardağ savunmasının devamında, "Yabancı bir ülkeye gerek yokmuş, yabancı bir istihbarat örgütüne de gerek yok savcılara göre çünkü bulamadılar. Eğer yabancı bir örgüt yoksa, yabancı bir devlet lehine yapılmamışsa, Türk Ceza Kanunu’nun 328. maddesi okuyalım. Ne diyor? Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri siyasal veya askeri casusluk maksadıyla temin eden kimseye 15 yıldan 20 yıla kadar ceza verilir. Madde bu. Devletin niteliği gereği gizli kalması gereken bilgi ve belgeleri ele geçireceksiniz. Böyle bilgi ve belge var mı, yok. Nasıl ele geçirildiği belli mi, o da yok. Savcının tezinde yabancı devlete gerek yok, peki yabancı bir örgüt var mı, o da yok" ifadelerini kullandı. "İzleyici sponsoru olmak için hesap numaralarını vermişiz, Hüseyin Gün’ün manevi annesi destekçimizden biridir" Merdan Yanardağ savunmasının devamında "Operasyonun iki temel amacı var . Birincisi Tele1’e el koymak, beni ve arkadaşlarımı susturmaya çalışmak. Tele1 TV’ye izleyici sponsoru olmak için hesap numaralarını vermişiz, ilan etmişiz. Bunların hepsi açık kaynaklar, bizim sitelerimizde bunlar. Canlı yayında yaptığım çağrılar var. Bu davaya konu olan, benim tanıdığım Seher Alaçam (Hüseyin Gün’ün manevi annesi) bu çağrıya cevap veren on binlerce destekçimizden biridir. Ben Hüseyin Bey’i çok tanımam. Seher Alaçam’ın yanında ve onun oğlu olarak tanıdım kendisini. Biz her programda, seyircilere sorularını, görüşlerini ve eleştirilerini yazmaları için çağrı yaparız. İzleyiciden soru alınır, talimat alınmaz. Hiç kimseden talimat alınmaz" dedi. "Tele1 üzerinden manipüle etmişiz ve Ekrem Bey seçimi o nedenle kazanmış, deli saçması" Yanardağ savunmasının devamında "İddianame şunu iddia ediyor, Tele1 üzerinden manipüle etmişiz ve Ekrem Bey seçimi o nedenle kazanmış. Deli saçması. Ben Tele1 üzerinden Hüseyin Gün’ün talepleri doğrultusunda Ekrem İmamoğlu lehine bir algı operasyonu yapmışım. Hüseyin Bey’i dinledik. Hüseyin Bey’in ifadesinde böyle bir şey yok. ‘Merdan Yanardağ basın ayağında yer almıştır’ demiyor. Niyet mi okuyorsunuz yahu siz? Bu nasıl bir savcılık makamı? Biz izleyicilere çağrı yaptık ve bir destek istedik Tele1 olarak. Hüseyin Gün’ü yanlış hatırladık kanaatindeyim. Annesi Seher Alaçam bize ufak tefek desteklerde bulundu. Ben bir kere kimseden doğrudan para almam. Biz bunu izleyici sponsorluğu diye bir kuruma dönüştürdük. Biz demokratik ve şeffaf bir finansman modeline sahibiz" ifadelerini kullandı. Duruşma avukat savunmaları ile sürüyor Merdan Yanardağ, "Başka kanıt bulamamışlar Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile yaptığımız programı örgütün yönlendirmesiyle gerçekleştirilmiş bir televizyon etkinliği olarak planlamışlar. Vallahi ben savcılığın Kemal Kılıçdaroğlu aşkını anlayabilmiş değilim. Aralarından su sızmıyor, bütün güçleriyle Kemal Bey’i korumaya çalışıyorlar. Şimdi Kemal Bey’le uzun yıllara dayanan bir ilişkimiz hatta bir dostluğumuz olduğunu söyleyebiliriz. Kemal Bey’i sıkıştırmışız sorularımızla yahu gazetecinin görevi sıkıştırmaktır. Ekrem İmamoğlu lehine algı oluşturmuşuz. Niye? Ne demişiz? Peki, savcılık burada hangi suçu bulmuş ve hangi soru bana talimatla gelmiş ve onu sormuşum bu yok" dedi.
12 Mayıs 2026 Salı - 21:44 İstanbul Valisi Gül: "Son üç senede sizlerin de destekleriyle 7 milyon 300 bin ilave kitap temin ettik" İstanbul Valiliği tarafından "Ben Okuyorum, İstanbul Okuyor" projesi kapsamında, İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün koordinasyonunda düzenlenen "Aileler Yarışıyor" kitap okuma yarışmasında ödüller sahiplerini buldu. İstanbul Valiliği tarafından okuma alışkanlığını aile bireyleri arasında yaygınlaştırmak amacıyla 39 ilçede düzenlenen "Ben Okuyorum, İstanbul Okuyor" projesinin ödül töreni yapıldı. "Aileler Yarışıyor" Kitap Okuma Yarışmasına toplam 5 bin 43 veli katıldı. Necip Fazıl Kısakürek’in "İstanbul’a Hasret" adlı eserini okuyan velilere yönelik ilçe finalistlerinin belirlendiği yarışma, şubat ayında 39 ilçede yapıldı. İlçelerinde derece yapan velilerin katıldığı il sınavı ise Beşir Ayvazoğlu’nun "Dersaadet’in Kalbi" adlı eserinden 14 Nisan’da Cağaloğlu Anadolu Lisesinde yapıldı. Bahçelievler’de düzenlenen ödül programına Vali Davut Gül, İl Milli Eğitim Müdürü Doç. Dr. Murat Mücahit Yentür, Necip Fazıl Kısakürek’in torunu Emrah Kısakürek, yarışmada derece alan aileler ve çok sayıda davetli katıldı. Vali Gül, yarışmada derece alıp birinci olan Tuba Öztürk, ikinci olanlar Durmuş Demir, Kayhan Çay, üçüncü olanlar Cevdet Çelik, Merve Mahan, Tuğçe Şahin ve Ramazan Zerenay’e ödüllerini takdim etti. Programda konuşan Vali Gül, "Sayın Cumhurbaşkanımızın bir talimatı var. Bunu zaman zaman dile getiriyoruz. Her toplantıda il valilerine ‘Kendi çocuğunuz için istediğiniz her şeyi, bütün çocuklar için isteyin’ diyor. Dolayısıyla da bizim İstanbul’da yaklaşık 3 milyon öğrenciye bakış açımız tamamen bu ölçüde. Kendi çocuğumuz olarak görüyoruz. Kendi çocuğumuzun iyiliği için ne düşünüyorsak bütün öğrencilerimiz için onu yapmak istiyoruz. Bağımlılıktan koruduğumuz çocuklarımızın özgüveninin geliştiği, spor yapan, kitap okuyan, yeteneğine göre bir enstrüman çalan, öğrenci meclislerimiz aracılığıyla karar süreçlerine katılan, ‘Hayır’ diyebilen, ruhen, bedenen gelişmiş çocuklar olsun istiyoruz. Bunu nasıl yapacağız? Sihirli değneğimiz yok. Bir şekilde sizlerle birlikte, veliler olarak, öğretmenlerimiz olarak, idareciler olarak herkesin kendi açısından bir tarafından tutarak bu meseleyi çözebiliriz" ifadelerini kullandı. ‘Ben Okuyorum, İstanbul Okuyor’ projesiyle ilgili Vali Gül, "Bunun için de öncelikle kitap sayımızda başladık. İstanbul’umuzda yaklaşık 6 buçuk milyon kitap vardı. Ve ‘Ben Okuyorum, İstanbul Okuyor’ kitap okuma projemizle, yeni temin ettiğimiz kitaplarla yaklaşık 7 milyon 300 bin kitap temin etmiş olduk. Bu şu demek, yaklaşık 100 yılda biriktirdiğimiz 6 buçuk milyon kitap vardı. Son üç senede hep birlikte sizlerin de destekleriyle 7 milyon 300 bin ilave kitap temin ettik. Yani kitap sayımız yüzde yüzden daha fazla artmış oldu. Kitapları temin ettik. Öğrencilerimiz okumaya başladılar. Bu sefer şöyle bir ihtiyaç ortaya çıktı. Çocuklarımız yazarlarla buluşmak istedi. Kitap fuarlarına gitmek istedi. İstanbul’umuzda her yıl büyük kitap fuarları yapılıyor. Ama şehir çok büyük. 16 milyon insan yaşıyor. Bir yerden bir yere gitmenin her anlamda zorlukları var. ‘Ben Okuyorum, İstanbul Okuyor’ kitap okuma projemizle, her ilçemizde kitap fuarı yapmaya başladık. Bazı ilçelerimizde yaptık. Günün sonunda 39 ilçemizin 39’unda da yapmış olacağız. Dolayısıyla da çocuğun kitap fuarını gezmesi, yazarını görmesi, okuduğu kitabın şairiyle, yazarıyla hemhal olması, onun bir söyleşisini dinlemesi çok kıymetli. Bir diğer yaptığımız iş, kitabın ailecek okunmasını istedik. Her akşam 21.00’de yarım saat telefonun, tabletin kapandığı sadece çocuğun değil, herkesin kitap okuduğu bir fotoğraf olsun istedik. Burada da iş sizlere düşüyordu. İnanıyorum ki hangi anne, babaya sorsak çocuğu için biraz önce saydığım özelliklere kavuşmasını ister ama kendimiz yapmadan, kendimiz yaşamadan, kendi hayatımızda tatbik etmeden çocuğumuza rol model olma şansımız yok. Onun için burada herkesin çok önemli katkısı var. En büyük katkı bu yarışmaya katılan, çocuklarıyla birlikte bizim bu projemizde kitap okuyan velilerimizdir. Velilerimize teşekkür ediyorum" dedi.
Şişli’de konteynerde cesedi bulunan kadının komşular komşuları konuştu
25 Ocak 2026 Pazar - 16:39 Şişli’de konteynerde cesedi bulunan kadının komşular komşuları konuştu Şişli’de çöp konteynerinde uzuvları kesilmiş halde bulunan Özbekistan uyruklu Durdona Khokimova’nın Ümraniye’de öldürülerek cesedin taksiyle Şişli’ye taşındığı ortaya çıktı. Khokimova’nın öldürüldüğü Ümraniye’deki evinin karşı komşusu Behruz Toşbatov, "Dün sabah kadının sesini duymuştum, herkes o evdeydi" şeklinde konuştu. Olay, 24 Ocak günü akşam saatlerinde Duatepe Mahallesi Kuyulubağ Sokak’ta meydana geldi. Sokakta bulunan bir çöp konteynerinde çarşafa sarılı halde ceset bulunduğu ihbarı üzerine olay yerine polis ekipleri sevk edildi. Yapılan incelemede cesedin başı ve bacaklarının kesildiği tespit edilirken; cesedin 37 yaşındaki Özbekistan uyruklu Durdona Khokimova’a ait olduğu belirlendi. Soruşturma kapsamında Khokimova’nın Ümraniye’de bir evde öldürüldüğü, ardından cesedinin taksiyle Şişli’ye götürüldüğü anlaşıldı. Çalışmalar doğrultusunda Khokimova’nın sevgilisi olduğu iddia edilen Özbekistan uyruklu D.A.U.T.’nin (31) cinayeti işlediği; G.A.K.’nin (29) ise yardım ettiği belirlendi. Şüphelilerin cinayetin ardından cesedi taksiyle Şişli’ye götürdükleri tespit edildi. Yurt dışına kaçmak isteyen D.A.U.T. ve G.A.K. gözaltına alındı. Cesede ait diğer parçalar aynı bölgede farklı çöp konteynerlerinde bulunurken, olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen E.K. isimli bir kişi daha gözaltına alındı. "Daha önce denk gelmedik, karşılaşmamız olmadı" Durdona Khokimova’nın Ümraniye’de öldürüldüğü ev yakından görüntülenirken, ismini vermek istemeyen bir komşu Khokimova’yı yaşadığı adreste daha önce hiç görmediğini dile getirerek, "Bizim hiçbir bilgimiz yoktu, biz de dün gece polisler gelince öğrendik neyin ne olduğunu. Pek tanımıyoruz tabii bilmiyoruz, 10-15 gün oluyormuş geleli. Daha önce denk gelmedik, karşılaşmamız olmadı. Herhangi bir ses de duymadık" dedi. "Dün sabah kadının sesini duymuştum, herkes o evdeydi" Khokimova’nın karşı komşusu Behruz Toşbatov, olayın öncesinde de yaşanan bir kavgayı duyduğunu söyleyerek, "Olay gününe dair bir şey duymadık. İki gün önce bir kavga oldu sanırım karı koca kavgası, sonra dün akşam ben evdeyken polisler gelip olayı anlattı; biz de şok olduk çünkü hiçbir şey duymadık görmedik. Evde 2 tane erkek 1 tane de kadın gördüm, hepsi Özbek’ti. Dünden önce görmüştüm onları, dün sabah da kadının sesini duymuştum, herkes o evdeydi. Daha sonra başka ses duymadım şeklinde konuştu. "Komşular kavgaya inip polis çağırmak istemiş, şahıs ’Karım’ diyerek kapıyı kapatmış" İsmini paylaşmak istemeyen bir başka komşu ise yaşanan olaya dair, "Maalesef bizler de şahit olduk. Olay alt katta olmuş, biz de polis memurları gelince öğrendik. Bir kadın cinayeti daha işlendi, artık tüm dünyada bu son bulsun istiyoruz. 2 gün önce de o dairede bir kavga olmuş, hatta binadan inip ne olduğunu soranlar olmuş polis çağırmak isteyip, ama şahıs ’Karım’ diyerek kapıyı kapatmış. O yüzden bir şey yapılamadı. Herhalde geleli 10 gün kadar olmuştur kiracının kiracısıymış, bizler de hiç tanımıyoruz" ifadelerine yer verdi.
Servet Çetin: "Çorum FK, Süper Lig’e çıksın diye birileri düğmeye basmış"
25 Ocak 2026 Pazar - 16:26 Servet Çetin: "Çorum FK, Süper Lig’e çıksın diye birileri düğmeye basmış" Çorum FK mağlubiyetinin ardından hakem kararlarına sert tepki gösteren Sarıyer Teknik Direktörü Servet Çetin, "Maalesef birileri düğmeye basmış Çorum çıkacak, çıksın diye. Can çekişiyoruz burada. Tamam çıkaracaksanız Çorum’u çıkarın ama takımların canını yakmayın" dedi. Trendyol 1. Lig’in 22. haftasında Sarıyer, evinde karşılaştığı Çorum FK’ya 2-1 mağlup oldu. Sarıyer Teknik Direktörü Servet Çetin, karşılaşma sonrası basın toplantısında açıklamalarda bulundu. Çetin, maçı değerlendiremeyeceğini belirterek, "Aslında çok sinirliydim, sakinleştim. Çorum gerçekten çok kaliteli bir ekip. Süper Lig takımı gibi, alternatifli kadrosu var. Maalesef birileri düğmeye basmış Çorum çıkacak, çıksın diye. Can çekişiyoruz burada. Tamam çıkaracaksanız Çorum’u çıkarın ama takımların canını yakmayın. Belli oldu, Çorum çıkacak zaten. Ümit Öztürk bugün VAR’daki hakem, oldum olası kendisini beğenmiyordum. Hakemler maçların skorlarına karar veriyorlar, skorlara etki ediyorlar. Net ve açık söylüyorum bunu. Burada sakin konuşuyorum, ceza almamak için de elimden geleni yapıyorum ama insanların da bir sabrı var. Çorum FK takımı zaten bizden üstün. Eze eze bizi yensinler, kazansınlar, bunda problem yok ama ilk penaltıda orta hakem söylemesine rağmen VAR ısrarla çağırıyor. Penaltıyı verdirecek ya, ısrarla çağırıyor o yüzden. Bizim Camara’nın pozisyonunda kırmızı kartı niye vermiyorsun rakibe? Ümit Öztürk niye girmiyorsun devreye? İstediğin takıma giriyorsun, istediğine girmiyorsun. Net söylüyorum; Türk futbolundan hiçbir şey olmaz; ne Süper Lig’den ne bu ligden hiçbir şey olmaz. Bizler ancak günü kurtarıyoruz. Çalışıyoruz, takımları ligde tutmaya çalışıyoruz. Temizlik yapacaklarsa hakemlerden başlasınlar. Takımları koruyacak insanlardan başlasınlar. İstediklerine maçı verebiliyorlar, yönlendirebiliyorlar. Bugün maçı konuşacak çok fazla bir şey yok. Ben oyuncularımı tebrik ediyorum. Çorum takımın bizi eze eze yenmesi gerekirken penaltılarla bizi yendiler. Bizimle oynadıkları iki maçta Çorum’a üç penaltı vermişler. Yani iki maçta Sarıyer’in bir sürü puanı kayboldu. Yarın bir gün bu puanlar bize lazım olduğunda hesabı kim verecek? Hiç kimse vermeyecek. Canı yanan Sarıyer olacak. Çorum’u tebrik ediyorum, bugün kazandılar ama hakemleri de tebrik ederim, çok güzel maç yönettiler, istedikleri takıma maçı çevirdiler" ifadelerini kullandı.
Trendyol 1. Lig: Sarıyer: 1 - Çorum FK: 2
25 Ocak 2026 Pazar - 15:36 Trendyol 1. Lig: Sarıyer: 1 - Çorum FK: 2 Trendyol 1. Lig’in 22. haftasında Sarıyer, sahasında karşılaştığı Çorum FK’ya 2-1 mağlup oldu. Maçtan dakikalar 30. dakikada Sinan Osmanoğlu, Traore’ye yaptığı baskı sonrası topta topla ceza yayının gerisinden yaptığı vuruşunda meşin yuvarlak yan direğe çarpıp oyun alanına döndü. 37. dakikada gelişen atakta arka direkte müsait pozisyondaki Yusuf Erdoğan, topla buluşacakken Cebrail’in müdahalesiyle yerde kaldı. Hakem Hakan Ülker devam kararı verdi ancak ardından VAR tavsiyesiyle pozisyonu izleyip penaltı noktasını gösterdi. 42. dakikada penaltıda topun başına geçen Mame Thiam’ın sol tarafa vuruşunda meşin yuvarlak filelerle buluştu. 0-1 90+4. dakikada Pedrinho’nun kullandığı frikik sonrası top, Emre Yeşilyurt’un dirseğine çarpıp dışarıya çıktı. Hakem Hakan Ülker korneri işaret etti ancak bir kez daha VAR uyarısıyla pozisyonu izledikten sonra penaltı kararı verdi. 90+6. dakikada penaltıda topun başına geçen Mame Thiam’ın sol tarafa vuruşunda meşin yuvarlak, kaleci Furkan’ın müdahalesine rağmen ağlara gitti. 0-2 90+8. dakikada ceza sahası dışı sağ çaprazından Emre Yeşilyurt’un ortasına kale önünde iyi yükselen Metehan Mert’in kafa vuruşunda meşin yuvarlağı ağlara gönderdi. 1-2 Stat: Yusuf Ziya Öniş Hakemler: Hakan Ülker, Kadir Akıllı, Çağrı Yıldırım Sarıyer: Furkan Akyüz, Cebrail Karayel, Metehan Mert, Djilobodji (Fatih Kurucuk dk. 87), Eşref Korkmazoğlu (Oğuzhan Berber dk. 76), Emre Yeşilyurt, Kulasin (Dembele dk. 76), Regattin (Batuhan Kör dk. 87), Traore (Anziani dk. 55), Camara, Eze Yedekler: Mert Furkan Bayram, Fethi Özer, Berkay Aydoğmuş, Oğuzhan Yılmaz, Ozan Sol Teknik Direktör: Servet Çetin Çorum FK: Sehic, Üzeyir Ergün, Sinan Osmanoğlu, Cemali Sertel (Burak Çoban dk. 61), Erkan Kaş, Fredy (Ferhat Yazgan dk. 86), Serdar Gürler (Samudio dk. 67), Pedrinho, Ahmed Ildız (Oğuz Gürbulak dk. 46), Yusuf Erdoğan, Thiam Yedekler: Ahmet Kıvanç, Atakan Akkaynak, Aleksic, Zubairu, Kerem Kalafat, Furkan Çetinkaya Teknik Direktör: Hüseyin Eroğlu Goller: Metehan Mert (dk. 90+8) (Sarıyer), Thiam (dk. 42 pen. ve 90+6 pen.) (Çorum FK) Sarı kartlar: Cebrail Karayel, Djilobodji, Kulasin, Oğuzhan Berber (Sarıyer), Fredy, Pedrinho (Çorum FK)
15. Uğur Mumcu’yu Anma Yol Koşusu binlerce sporcuyu bir araya getirdi
25 Ocak 2026 Pazar - 15:13 15. Uğur Mumcu’yu Anma Yol Koşusu binlerce sporcuyu bir araya getirdi Kartal’da gazeteci-yazar Uğur Mumcu’nun anısına her yıl geleneksel olarak düzenlenen ve 15’incisi gerçekleştirilen Uğur Mumcu’yu Anma Yol Koşusu’na Türkiye’nin dört bir yanından yüzlerce sporcu katıldı. Yarışta erkeklerde 29 dakika 11 saniye ile Adem Mechaal, kadınlarda ise 34 dakika 15 saniye ile Tuğba Yenigün birinci oldu. Kartal Belediyesi tarafından Türkiye Atletizm Federasyonu iş birliğiyle düzenlenen 15. Uğur Mumcu’yu Anma Yol Koşusu, Türkiye’nin dört bir yanından 2 bine yakın lisanslı ve amatör sporcuyu bir araya getirdi. Koşunun startı Kartal Belediye Başkanı Gökhan Yüksel tarafından verilirken, organizasyona katılan sporcular Kartal-Dragos Sahil Yolu boyunca 10 kilometrelik parkurda soğuk havaya rağmen kıyasıya mücadele etti. Etkinlik öncesinde sporcular için kit dağıtımı sabah saatlerinde gerçekleştirilirken, etkinlik boyunca katılımcılara birçok stantta ikramlarda bulunuldu. Uğur Mumcu’yu Anma Yol Koşusu erkekler genel klasmanında ilk sırayı 29 dakika 11 saniye ile Adem Mechaal alırken, 2’ncilik Halil Yaşın’ın, 3’üncülük Recep Berk Şenyurt’un, 4’üncülük Selim Seven’in ve 5’incilik Aytekin Sanin’in oldu. Kadınlar genel klasmanında ise 1’inciliği 34 dakika 15 saniye ile Tuğba Yenigün kazanırken, 2’ncilik Damla Çelik’in, 3’üncülük Özlem Kaya Alıcı’nın, 4’üncülük Özge Çolak’ın ve 5’incilik Ceydanur Yılmaz’ın oldu. Başkan Yüksel: "O bilge ve keskin bir kalemdi, susturulamadı" Koşunun açılışında konuşan Kartal Belediye Başkanı Gökhan Yüksel 24 Ocak 1993’te Ankara’da uğradığı saldırı sonucu hayatını kaybeden araştırmacı gazeteci Uğur Mumcu’nun demokrasi, hukuk ve aydınlanma mücadelesinin unutulmaması için bu tür etkinliklerin önemine dikkat çekti. Başkan Yüksel, konuşmasında şu ifadelere yer verdi: "Hepimiz bir yandan üzüntülü, bir yandan buruk bir duyguyla buradayken bu organizasyon hepimizin takip ettiği bir etkinliğe dönüştüğü için mutluyuz. O bilge ve keskin bir kalemdi; o susturulamadı. Bu vahşeti, bu acıyı ve bu gözyaşını hiçbir zaman unutmayacağız. Uğur Mumcu ve Uğur Mumcular unutulmaz. İnşallah onların aydınlık yüzü ve onların aydınlık bilgileriyle ülkemiz her zaman aydınlık bir yolda koşmaya devam edecek. Daha güzel günler için hepimize güç kuvvet diliyorum. Bu güzel etkinlikte yer alan tüm sporcularımıza başarılar diliyorum." Mechaal: "Çok güzel bir parkur ve çok güzel bir organizasyon" Erkekler kategorisinde 29 dakika 11 saniye ile Adem Mechaal etkinlikle ilgili düşüncelerini, "Çok güzel bir parkur ve çok güzel bir organizasyon. Bugün buraya biraz da kendimi test etmek için geldim. İyi koştum, hedefim 29’un da altını görebilmek. Organizasyonu yapan herkese teşekkürler, sırada gelecek yarışmalar var" sözleriyle ifade etti. Tuğba Yenigün: "Kazandığım için mutluyum" Kadınlar kategorisinde 34 dakika 15 saniye ile birinci olan Tuğba Yenigün ise, "Çok güzel bir atmosferdi. Bu benim Uğur Mumcu adına koştuğum 3’üncü yarışım; geçen sene de buradaydım. Geçen seneye göre biraz daha iyi koştum. Kazandığım için mutluyum" dedi. Yarış sonunda kazananlara kupaları ve ödülleri Kartal Belediye Başkanı Gökhan Yüksel tarafından takdim edilirken, sporcular etkinlik alanında pek çok hatıra fotoğrafı çektirdi.
Haldun Dormen son yolculuğuna uğurlandı
25 Ocak 2026 Pazar - 14:57 Haldun Dormen son yolculuğuna uğurlandı 97 yaşında hayatını kaybeden Türk tiyatrosunun usta ismi Haldun Dormen, son yolculuğuna uğurlandı. Usta oyuncu, yönetmen ve oyun yazarı Haldun Dormen, 21 Ocak 2026 tarihinde enfeksiyon nedeniyle İstanbul’da tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi. Türk tiyatrosunun efsane ismi Dormen için vasiyeti doğrultusunda Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde veda töreni düzenlendi. Harbiye’deki veda töreninin ardından Haldun Dormen’in cenazesi Teşvikiye Camii’ne götürüldü. Dormen için, öğle namazına müteakiben cenaze namazı kılındı. Cenaze namazı öncesinde Haldun Dormen’in oğlu Ömer Dormen ile gelini Ayşe Arman taziyeleri kabul etti. Cenazeye İstanbul Valisi Davut Gül, Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Tamer Karadağlı, Gürkan Uygun, Erdal Özyağcılar, Erol Evgin, Demet Akbağ gibi sanat camiasından çok sayıda isim, yakınları ile sevenleri katıldı. Kılınan cenaze namazının ardından Dormen’in tabutu cenaze aracına yüklenerek defnedilmek üzere Edirnekapı mezarlığına götürüldü. Oyuncu İzzet Günay fenalık geçirdi Öte yandan cenaze namazında bulunan oyuncu İzzet Günay, fenalık geçirdi. Ambulansta tedavisi yapılan Günay’ın durumunun iyi olduğu öğrenildi. "Sanata hizmetleri oldu" Dormen’in sanata hizmetleri olduğunu belirten İstanbul Valisi Davut Gül, " Sanat camiasının ve milletimizin başı sağ olsun. Sanata hizmetleri oldu. Bugünde sevenleri ve arkadaşları olarak hepsi burada. Allah ailesini sabır versin" dedi. "Çok kıymetli bir değeri yitirdik" Oyuncu Fırat Tanış, kıymetli bir değeri yitirdiklerini söyleyerek "Hepimizin başı sağ olsun. Çok kıymetli bir değeri yitirdik. Kendisini iyi bilirdik. Muhteşem bir yaşam enerjisiyle, yaşam azmiyle, çalışkanlığıyla ve hayatı paylaşmasıyla çok iyi bilirdik. 97 yıl ne güzel bir ömür. Gıpta edilecek bir ömür. Hepimize böyle güzel bir yaşam nasip olur" diye konuştu. "Hiç bir zaman adı unutulmayacak" Oyuncu Demet Akbağ, Dormen’in adının hiç bir zaman unutulmayacağını ifade ederek, "Türk tiyatrosu çok önemli bir tiyatro adamını ve önemli ustayı kaybetti. Hepimiz için çok büyük bir kayıp. Yetiştirdiği öğrenciler ve tiyatro adına oluşturduğu dünya, törende de bir kez daha gördüm ki asla unutulmayacak büyük bir ustaydı. Onun ürettikleriyle onun mirasıyla Türk tiyatrosundaki gençlere onun bıraktığı ışıkla devam edecek. Hiç bir zaman adı unutulmayacak. Başımız sağ olsun" şeklinde konuştu.