Yerel Haberler
İstanbul
27 Şubat 2026 Cuma - 16:58 Diyanet İşleri Başkanı Arpaguş: "Yeryüzünde kitabın serüveni ilahi hitapla başlamıştır. İnsanlığı kitap ile tanıştıranlar da bu ilahi hitabın muhatabı olan peygamberlerdir" Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, Fatih Camii’nde açılışı gerçekleştirilen 43’üncü Türkiye Kitap ve Kültür Fuarı’nda, "Yeryüzünde kitabın serüveni ilahi hitapla başlamıştır. İnsanlığı kitap ile tanıştıranlar da bu ilahi hitabın muhatabı olan peygamberlerdir. Bugün karşı karşıya olduğumuz acı gerçek, bu mirasa gerektiği gibi sahip çıkamadığımızı göstermektedir. İslam âlemi olarak bilgiyle, kitapla kurduğumuz ilişki, ne yazık ki arzu edilen seviyenin çok gerisindedir" dedi. Diyanet İşleri Başkanlığı, Türkiye Diyanet Vakfı ve Fatih Belediyesi tarafından düzenlenen 43’üncü Türkiye Kitap ve Kültür Fuarı’nın açılışı yapıldı. Fatih Camii’nde gerçekleştirilen kitap fuarın açılışına Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, İstanbul İl Müftüsü Doç. Dr. Emrullah Tuncel, Fatih Kaymakamı Cafer Sarılı, Fatih Belediye Başkanı Mehmet Ergün Turan, yayın evleri sahipleri, yazarlar ve vatandaşlar katıldı. Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan programda konuşan Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, kitabın medeniyetlerin inşasındaki rolüne dikkat çekerek, kültürel mirasın yeni nesillere aktarılmasının önemine vurgu yaptı. "İnsanlığı kitap ile tanıştıranlar da bu ilahi hitabın muhatabı olan peygamberlerdir" Kitabın insanlığın oluşmasında peygamberlerle muhatap olduğunu söyleyen Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, "Hep söyleriz, malum olduğu üzere medeniyetimiz kitap medeniyetidir. İlim, irfan ve hikmet medeniyetidir. Zira medeniyetimize kaynaklık eden en temel unsur, ilk emri ’Oku’ olan yüce bir kitaptır. O kitap bütün kitapların onun anlaşılması için kaleme alındığı, içinde bulunduğumuz bu mübarek ayda indirilmiş olan Kur’an-ı Kerim’dir. Yeryüzünde kitabın serüveni ilahi hitapla başlamıştır. İnsanlığı kitap ile tanıştıranlar da bu ilahi hitabın muhatabı olan peygamberlerdir" dedi. "Bir kitap, ancak Kur’an’ın işaret ettiği ufku takip ettiği sürece hakikate yaklaşacak ve okuyucusunu hakikatle buluşturabilecektir" diyen Başkan Arpaguş, "Cenab-ı Hak insanı yaratmış, ona kendi içlerinden seçip gönderdiği, kitabı ve hikmeti öğretecek peygamberler vasıtasıyla eşyanın hakikatini, varlığın hikmetini anlatan hidayet kaynağı kitaplar göndermiştir. Hz. Adem’den Hz. Hâtemü’l-Enbiya Efendimize (s.a.v.) kadar peygamberler vasıtasıyla insanlığın yolunu ve ufkunu aydınlatmış, onları hak ve hakikat ile buluşturmuştur. Bu silsilenin son ve cihanşümûl halkası olan kitap ise tüm insanlığı ilme, hikmete ve tefekküre davet eden aziz kitap, Kur’an-ı Kerim’dir. Dolayısıyla bir kitap, ancak Kur’an’ın işaret ettiği ufku takip ettiği sürece hakikate yaklaşacak ve okuyucusunu hakikatle buluşturabilecektir" şeklinde konuştu. Kur’an-ı Kerim’in çağrısının varlığı, kâinatı ve hakikati anlama olduğunu söyleyen Arpaguş, "Kur’an-ı Kerim’in çağrısı, aslında varlığı, kâinatı ve hakikati anlama, hakikat ekseninde bir hayat inşa etme çağrısıdır. Bu çağrıya kulak veren Müslümanlar, Kur’an’ın rehberliğinde ve onu hayatımıza taşıyan sünnet-i seniyyenin örnekliğinde, ilmi ve hikmeti merkeze alan bir hayat inşa etme çabasında olmuşlardır. Müslümanlar asr-ı saadetten günümüze kadar ilahiyattan felsefeye, edebiyattan kültür-sanata, matematikten astronomiye, iktisattan mühendisliğe kadar ilmin her alanında insanlığa öncülük etmişlerdir. Ancak, bugün karşı karşıya olduğumuz acı gerçek, bu mirasa gerektiği gibi sahip çıkamadığımızı göstermektedir. Zira İslam âlemi olarak bilgiyle, kitapla kurduğumuz ilişki, ne yazık ki arzu edilen seviyenin çok gerisindedir. Bugün kitap okuma oranlarımız ve düşünce derinliğimiz bir tarafa, bilgi üretme, onu değere dönüştürme ve hayatla buluşturma noktasında ciddi zafiyetlerle malül olduğumuz aşikârdır" diye konuştu. "Nesillerimizi kitapla buluşturarak sahih kaynaklar ekseninde güçlü bir düşünce dünyası ve gelecek mefkûresi inşa etmek zorundayız" Konuşmasında, kitap fuarlarının toplumun değerlerini inşa etmekte önemli rol aldığını söyleyen Arpaguş, "Nesillerimizi kitapla buluşturarak sahih kaynaklar ekseninde güçlü bir düşünce dünyası ve gelecek mefkûresi inşa etmek zorundayız. İşte, her yıl düzenlediğimiz bu kitap fuarlarının böylesi ulvi bir amaca hizmet ettiğini vurgulamak isterim. Burada kurulan her standın bir düşünce ocağı, her kitabın bir zihin emeği ve her cümlenin geleceğin inşası için atılmış değerli bir adım, geleceğe atılmış bir tohum olduğuna inanıyorum" diye konuştu. "Meydanları, caddeleri, Ramazan’a ait karşılamak için süsledik" Programda konuşan Fatih Belediye Başkanı Mehmet Ergün Turan, "Bu sene Ramazan kış ayı olmasına rağmen gerçekten farklı bir manevi iklimde başladı. Fatih’te de farklı bir iklim oluştu kış ayı olmasına rağmen. Çünkü kışları öyle değil gerçekten çocuklarda da Ramazan’ın manevi ikliminin heyecanı var. Şimdi burada vakit yok. Çok enteresan sorular alıyorum çocuklardan biz de bu sene Ramazan’ı yakışır şekilde biraz Fatih civarında meydanları, caddeleri, Ramazan’a ait karşılamak için süsledik. Bu gerçekten çocuklar üzerinde çok farklı bir atmosfer oldu" ifadelerini kullandı. Konuşmaların ardından fuara katkı sunan yayınevlerine plaket takdim edildi. Törenin ardından protokol üyeleri kurdele keserek fuarın resmi açılışını gerçekleştirdi. Açılışın ardından stantları gezen Prof. Dr. Safi Arpaguş ve Fatih Belediye Başkanı Mehmet Ergün Turan, yayınevi temsilcileriyle sohbet ederek çalışmalar hakkında bilgi aldı. Her yıl Ramazan ayı kapsamında düzenlenen fuarda dini yayınların yanı sıra kültür, tarih, edebiyat ve çocuk kitapları da okuyucularla buluşacak fuarın, 19 Mart’a kadar belirli bir süre boyunca ziyaretçilere açık olacağı bildirildi.
27 Şubat 2026 Cuma - 16:30 Afet Destek ve Lojistik Dağıtım Tırı’nın rotası Balkanlar Sultangazi Belediyesi ’Afet Destek ve Lojistik Dağıtım Tırı’, soydaşlarımızı iftar sofralarında birleştirmek için rotasını Balkanlar’a çevirdi. Tırda hazırlanan yemekler, Bulgaristan ve Yunanistan’da on ayrı noktada kurulacak iftar sofralarında binlerce kişiye ulaşacak. Afet ve acil durumlarda hızlı müdahale için satın alınan, 15 bin kişilik yemek çıkarma kapasitesi bulunan Afet Destek ve Lojistik Dağıtım Tırı, Balkanlar’daki soydaşlarımıza iftar hazırlamak için yola çıktı. Tırda pişirilen yemekler Bulgaristan ve Yunanistan’da on ayrı noktada kurulan iftar sofralarında binlerce kişiye ikram edilecek. Soğuk hava deposundan fırına Tırın içerisinde 15 bin kişiye yemek yapılabilirken; et ve meyvelerin güvenle muhafaza edileceği 2 ayrı soğuk hava deposu da bulunuyor. Tırda ekmek üretilebilmesi için fırın da bulunuyor. Afet tırı Ramazan ayında Balkanlar’da Sultangazi Belediye Başkanı Abdurrahman Dursun, "Afet Destek ve Lojistik Dağıtım Tırımız sadece acil durumlarda değil, böyle güzel işlerle de hizmet veriyor. Geçen yıl iftar sofralarımızı Balkanlar’a taşımıştık. Bu yıl da Evlad-ı Fatihan diyarındaki kardeşlerimizi yalnız bırakmak istemedik. Bereket ve rahmet ayı Ramazan’ın manevi atmosferini Balkan topraklarındaki kardeşlerimizle de paylaşalım istedik. Ramazan ayında Balkanlar’da soydaşlarımıza, kardeşlerimize hizmet edecek olan tırımız binlerce kişiye ulaşacak. Hem Sultangazi’de hem Rumeli Balkan coğrafyasında bize ihtiyaç duyulan her yerde komşularımızın yanında olmaya devam edeceğiz" diye konuştu.
Üren ve Eyüboğlu çiftlerinin sanat yolculuğu "Yan Yana" kitabında bir arada
17 Şubat 2026 Salı - 10:23 Üren ve Eyüboğlu çiftlerinin sanat yolculuğu "Yan Yana" kitabında bir arada Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi’nde izlenen "Yan Yana" sergisinin iki ciltlik kitabı RHM Dükkan ve İş Kültür mağazalarında satışa sunuldu. Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi’nin süreli sergisi "Yan Yana", sanat dünyasının iki önemli çiftin, Melahat ve Eşref Üren ile Eren ve Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun eserlerini bir araya getiriyor. Açıldığı günden bu yana büyük ilgi gören serginin İş Sanat koordinasyonunda hazırlanan kitabı Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları etiketiyle satışa sunuldu. Müzenin iki katına yayılan serginin kitabı da iki cilt olarak tasarlandı. Üren seçkisinin küratörlüğünü yapan Dr. Öğr. Üyesi Ali Kayaalp ve Eyüboğlu seçkisinin küratörlüğünü üstlenen Ömer Faruk Şerifoğlu ciltleri yayına hazırladı. Çiftlerin sanat yolculuğuna dair kapsamlı birer incelemeyle açılan kitaplarda eser görsellerine, arşiv fotoğrafları, mektuplar, karikatürler, şiirler, eskizler ve belgeler eşlik ediyor. Kitabın tasarımını, serginin de tasarımcısı Timuçin Unan yaptı. Kitaptaki eser fotoğraflarını ise Hadiye Cangökçe ve Tolga İldun çekti. Türkçe-İngilizce çift dilli olarak hazırlanan Yan Yana sergi kitabına Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları’nın kitabevleri ile internet sitesinden, RHM Dükkan’dan ve seçkin kitapçılardan ulaşılabiliyor. "Yan Yana" sergisini 10 Temmuz 2026 tarihine dek Beyoğlu’ndaki Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi’nde ziyaret edilebilecek.
Türkiye’nin yüzde 53,3’ü mutlu
17 Şubat 2026 Salı - 10:18 Türkiye’nin yüzde 53,3’ü mutlu Yaşam Memnuniyeti Araştırması sonuçlarına göre, mutlu olduğunu beyan eden 18 ve üzeri yaştaki bireylerin oranı, 2024 yılında yüzde 49,6 iken 2025 yılında 3,7 puan artarak yüzde 53,3 oldu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı Yaşam Memnuniyeti Araştırması’nın sonuçlarını paylaştı. Buna göre, mutlu olduğunu beyan eden 18 ve üzeri yaştaki bireylerin oranı, 2024 yılında yüzde 49,6 iken 2025 yılında 3,7 puan artarak yüzde 53,3 oldu. Mutsuz olduğunu beyan eden bireylerin oranı ise 2024 yılında yüzde 14,5 iken 2025 yılında 1,5 puan azalarak yüzde 13,0 olarak gerçekleşti. Mutluluk oranında en yüksek artış 55-64 yaş grubunda oldu Yaş gruplarına göre mutluluk düzeyi incelendiğinde; 55-64 yaş grubunda 2024 yılında yüzde 47,5 iken 2025 yılında 7,1 puan artış ile yüzde 54,6 oldu. Mutluluk oranı tüm yaş gruplarında arttı. Mutluluk oranı 2025 yılında bir önceki yıla göre 18-24 yaş grubunda 2,6 puan artış ile yüzde 54,4, 25-34 yaş grubunda 2,6 artış ile yüzde 53,6, 35-44 yaş grubunda 5,0 puan artış ile yüzde 52,9, 45-54 yaş grubunda 4,3 puan artış ile yüzde 50,8 olarak gerçekleşti. 65 ve daha yukarı yaştaki bireylerde ise 2024 yılında yüzde 54,1 iken 2025 yılında 0,2 puan artarak yüzde 54,3 oldu. Evliler evli olmayanlardan daha mutlu Evli bireylerin, evli olmayanlara göre daha mutlu olduğu görüldü. Mutlu olduğunu belirten evli bireylerin oranı, 2025 yılında yüzde 56,9 iken evli olmayanlarda bu oran, yüzde 46,6 olarak gerçekleşti. Evli olanların mutluluk düzeyi cinsiyete göre incelendiğinde; evli erkeklerin yüzde 54,2’sinin, evli kadınların ise yüzde 59,6’sının mutlu olduğu gözlendi. Bireylerin mutluluk kaynağı çoğunlukla aileleri Bireylerin mutluluk kaynağı olan kişiler incelendiğinde; en çok ailelerinin mutlu ettiğini belirtenlerin oranı, 2025 yılında yüzde 69,0 olurken bunu sırasıyla; yüzde 15,6 ile çocukları, yüzde 4,8 ile kendisi, yüzde 3,9 ile eşi, yüzde 3,3 ile annesi/babası ve yüzde 1,9 ile torunları takip etti. Bireyleri en çok sağlıklı olmak mutlu etti Bireylerin mutluluk kaynağı olan değerler incelendiğinde; kendilerini en çok sağlıklı olmanın mutlu ettiğini ifade edenlerin oranı, 2025 yılında yüzde 64,9 olurken bunu sırasıyla; yüzde 14,7 ile sevgi, yüzde 9,8 ile başarı, yüzde 7,7 ile para ve yüzde 2,7 ile iş takip etti. Her 100 kişiden 67’si geleceğinden umutlu Kendi geleceklerinden umutlu olduğunu beyan eden bireylerin oranı, 2025 yılında yüzde 67,1 oldu. Erkeklerin geleceklerinden umutlu olma oranı yüzde 67,1 iken kadınlarda bu oran yüzde 67,2 oldu. Bireylerin ortalama yaşam memnuniyet düzeyi 5,7 oldu Bireylerin hayatlarını bir bütün olarak düşündüklerinde hissettikleri yaşam memnuniyet düzeyini hesaplamak amacı ile; hiç memnun olmayanlar için "0", çok memnun olanlar için "10" arasında bir değer alınarak ortalama hesaplandı. Bireylerin ortalama yaşam memnuniyet düzeyi 2024 ve 2025 yıllarında 5,7 olarak hesaplandı. Erkeklerde ve kadınlarda 2024 yılında 5,7 olan ortalama yaşam memnuniyet düzeyi 2025 yılında da aynı kaldı. En yüksek memnuniyet oranı yüzde 74,1 ile asayiş hizmetlerinde Kamu hizmetlerinden memnuniyet düzeyleri incelendiğinde; 2025 yılında asayiş hizmetlerinden memnun olduğunu beyan edenlerin oranı yüzde 74,1 olurken bunu sırasıyla yüzde 71,3 ile ulaştırma, yüzde 69,4 ile sağlık, yüzde 64,5 ile Sosyal Güvenlik Kurumu, yüzde 60,5 ile adli ve yüzde 58,7 ile eğitim hizmetlerinden memnuniyet takip etti. Ülkenin en önemli sorunu hayat pahalılığı oldu Ülkenin en önemli sorunu incelendiğinde; 2025 yılında hayat pahalılığı yüzde 31,3 ile ilk sırada yer alırken yüzde 16,5 ile yoksulluk ikinci sırada ve yüzde 16,1 ile eğitim üçüncü sırada yer aldı.
Ocak ayında 144 bin 620 adet taşıtın trafiğe kaydı yapıldı
17 Şubat 2026 Salı - 10:12 Ocak ayında 144 bin 620 adet taşıtın trafiğe kaydı yapıldı Ocak ayında 144 bin 620 adet taşıtın trafiğe kaydı yapıldı. Trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı bir önceki aya göre yüzde 41,7 azaldı. Trafiğe kayıtlı toplam taşıt sayısı Ocak ayı sonu itibarıyla 33 milyon 751 bin 673 oldu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Ocak ayı Motorlu Kara Taşıtları verilerini açıkladı. Buna göre, Ocak ayında 144 bin 620 adet taşıtın trafiğe kaydı yapıldı. Ocak ayında trafiğe kaydı yapılan taşıtların yüzde 56,1’ini otomobil, yüzde 18,7’sini motosiklet, yüzde 18,4’ünü kamyonet, yüzde 3,3’ünü kamyon, yüzde 1,3’ünü minibüs, yüzde 1,3’ünü traktör, yüzde 0,6’sını otobüs ve yüzde 0,3’ünü özel amaçlı taşıtlar oluşturdu. Trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı bir önceki aya göre yüzde 41,7 azaldı. Ocak ayında trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı bir önceki aya göre kamyonda yüzde 59,0, otobüste yüzde 36,4, minibüste yüzde 34,0 artarken traktörde yüzde 62,6, motosiklette yüzde 53,7, otomobilde yüzde 44,9, kamyonette yüzde 17,0 ve özel amaçlı taşıtta yüzde 12,2 azaldı. Trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 12,7 azaldı. Ocak ayında geçen yılın aynı ayına göre trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı özel amaçlı taşıtta yüzde 186,3, otobüste yüzde 38,2, kamyonda yüzde 24,5, kamyonette yüzde 9,5, minibüste yüzde 9,1 artarken traktörde yüzde 41,0, otomobilde yüzde 22,3 ve motosiklette yüzde 2,0 azaldı. Trafiğe kayıtlı toplam taşıt sayısı Ocak ayı sonu itibarıyla 33 milyon 751 bin 673 oldu. Ocak ayı sonu itibarıyla trafiğe kayıtlı taşıtların yüzde 51,7’sini otomobil, yüzde 21,2’sini motosiklet, yüzde 14,6’sını kamyonet, yüzde 6,9’unu traktör, yüzde 3,1’ini kamyon, yüzde 1,6’sını minibüs, yüzde 0,6’sını otobüs ve yüzde 0,3’ünü özel amaçlı taşıtlar oluşturdu. Ocak ayında 827 bin 673 adet taşıtın devri yapıldı. Ocak ayında devri yapılan taşıtların yüzde 70,3’ünü otomobil, yüzde 15,7’sini kamyonet, yüzde 6,8’ini motosiklet, yüzde 2,9’unu traktör, yüzde 1,9’unu kamyon, yüzde 1,7’sini minibüs, yüzde 0,5’ini otobüs ve yüzde 0,2’sini özel amaçlı taşıtlar oluşturdu. Ocak ayında 81 bin 108 adet otomobilin trafiğe kaydı yapıldı. Ocak ayında trafiğe kaydı yapılan otomobillerin yüzde 15,9’u Renault, yüzde 8,6’sı Toyota, yüzde 7,8’i Peugeot, yüzde 7,0’ı Fiat, yüzde 6,4’ü Volkswagen, yüzde 6,2’si Citroen, yüzde 6,0’ı Opel, yüzde 5,8’i Hyundai, yüzde 5,6’sı TOGG, yüzde 4,6’sı BYD, yüzde 3,1’i Chery, yüzde 2,7’si Ford, yüzde 2,7’si Nissan, yüzde 2,6’sı Skoda, yüzde 1,8’i Mercedes-Benz, yüzde 1,7’si BMW, yüzde 1,6’sı Volvo, yüzde 1,4’ü Audi, yüzde 1,1’i Kia, yüzde 0,9’u Jaecoo ve yüzde 6,6’sı diğer markalardan oluştu. Ocak ayında trafiğe kaydı yapılan otomobillerin yüzde 42,8’i benzin yakıtlı Ocak ayında trafiğe kaydı yapılan 81 bin 108 adet otomobilin yüzde 42,8’i benzin, yüzde 28,6’sı hibrit, yüzde 18,9’u elektrikli, yüzde 9,4’ü dizel ve yüzde 0,3’ü LPG yakıtlıdır. Ocak ayı sonu itibarıyla trafiğe kayıtlı 17 milyon 457 bin 542 adet otomobilin ise yüzde 32,5’i dizel, yüzde 31,0’ı benzin, yüzde 30,0’ı LPG, yüzde 4,1’i hibrit ve yüzde 2,2’si elektriklidir. Yakıt türü bilinmeyen otomobillerin oranı ise yüzde 0,2.
Hayal dünyasından gerçeğe uzanan renkli yolculuk: Bu ev masalları aratmıyor
17 Şubat 2026 Salı - 10:02 Hayal dünyasından gerçeğe uzanan renkli yolculuk: Bu ev masalları aratmıyor İstanbul’da yaşayan tasarımcı ve sanatçı Buğçe İçiuyan, baştan sona renkli detaylarla tasarladığı eviyle dikkat çekiyor. Binlerce farklı figür ve objenin bir araya geldiği ev, her köşesinde farklı bir temayı barındırıyor. Kadıköy Bostancı Mahallesi’nde ikamet eden 40 yaşındaki tasarımcı ve sanatçı Buğçe İçiuyan, renkli dünyasıyla adeta masallardan ilham aldığı bir evde yaşıyor. İçiuyan yaşam alanını baştan sona renkli detaylarla şekillendirirken, evde bulunan çok sayıda obje ve figürü de kendi tasarlayıp el emeğiyle üretiyor. Hayatı boyunca masal karakterlerinden ilham aldığını belirten İçiuyan; oyuncaklar, figürler ve çeşitli tasarım ürünleriyle adeta bir ’Oyuncak Ev’in içinde yaşıyor. Her odasında farklı bir konsept bulunan ve masallardan esinlenerek tasarlanan ev, özgün ve renkli tasarımıyla dikkat çekiyor. "Masallardan ve çizgi filmlerden ilham alıyorum" Minyatür ve figürler yapıp satarak mesleğini icra eden Buğçe İçiuyan, renklerle kurduğu bağın çocukluk yıllarına dayandığını dile getirerek, şu ifadelere yer verdi: "Hep renkliydim aslında, çocukken de renkleri çok severdim. Annemin en renkli şeylerini alıp giyerim, onlardan bir şeyler yapardım, bunu kendi evime de yansıttığımı düşünüyorum. Her şeyi bir arada kullanmak gibi değil ama beğendiğim her şeyi alıyorum, onların da bir arada uyum sağladıklarını düşünüyorum. Ben bu evde aslında biraz masallardan ve çizgi filmlerden ilham alıyorum. Bu yaşıma gelmeme rağmen masalları hala çok seviyorum, renkli dünyaları çok seviyorum. Hep böyleydim aslında, renkleri hep çok seviyordum. Bunu kendimde de yansıtıyorum; mesela saçlarımın rengi sürekli değişir, renkli makyajları seviyorum, rengarenk giyinmeyi seviyorum." "Gördükleri zaman gülümsüyorlar, ’Çok tatlısınız, enerji veriyorsunuz bize’ diyorlar" Renkli tarzının çevresi tarafından doğal karşılandığını ifade eden İçiuyan, zaman zaman sokakta farklı tepkiler alsa da genellikle pozitif geri dönüşler duyduğunu dile getirdi. İçiuyan, "Beni tanıyan insanlar buna çok alışkınlar aslında, beni hep böyle bildikleri için hiç yadırgamıyorlar. Tabii bazen sokakta değişik tepkiler alabiliyorum ama insanlar genelde mutlu oluyorlar. Beni gördükleri zaman gülümsüyorlar, ’Çok tatlısınız, enerji veriyorsunuz bize’, ’Böyle olmanız ne güzel’ diyorlar. Bu şekilde güzel tepkiler alıyorum. Evdeki bazı dekorlarımı da kendim yapıyorum, mobilyalarımı boyuyorum. Çoğu minik dekorlar benim tasarımım. Çok fazla da para dökmüyorum aslında, çok para harcıyormuşum gibi görünüyor ama kendi tasarımlarım olduğu için öyle değil" şeklinde konuştu. "’Gelen misafirler ’Bu ev çok mutluluk veriyor, huzur veriyor’ diyorlar" Kendisi için evindeki en önemli köşenin hikayesini anlatan İçiuyan, şunları söyledi: "Arkadaşlarım ve eve ilk gelen misafirler genelde ’Bu ev çok mutluluk veriyor, huzur veriyor’ diyorlar. Renkleri çok sevdiğim için bu köşe de benim için çok önemli, çok sevdiğim bir köşe. ’Gökkuşağının altındaki altınlar’ efsanesi vardır ve o altınları bulunca insanın mutluluğa ulaştığına inanılır. Benim de buradaki gökkuşağımın altında altınlar var; yanında da çizgi film karakteri olan Varyemez Amca var, altınları koruması için onu görevlendirdim, bu köşenin böyle bir hikayesi var."
Necla Güngör Kıragası: "B Ligi’nde artık tecrübeliyiz, şimdi daha iyisini yapmak istiyoruz"
17 Şubat 2026 Salı - 09:40 Necla Güngör Kıragası: "B Ligi’nde artık tecrübeliyiz, şimdi daha iyisini yapmak istiyoruz" Kadın A Milli Takım Teknik Direktörü Necla Kıragası, "B Ligi’nde artık tecrübeliyiz, şimdi daha iyisini yapmak istiyoruz" dedi. 2027 FIFA Kadınlar Dünya Kupası Avrupa Elemeleri B Ligi 2. Grup’ta mücadele eden Kadın A Milli Takım’da Teknik Direktör Necla Güngör Kıragası, hafta sonu başlayacak kampla ilgili değerlendirmede bulundu. Malta ve Kuzey İrlanda maçlarıyla yeni bir serüvenin başlangıcını yapacaklarını ifade eden Kıragası, "Bu maçlar için çok heyecanlıyız. Her turnuvayı yeni bir başlangıç olarak görüyor ve oyunumuzu pozitif yönde geliştirmeye odaklanıyoruz. Turnuva boyunca oyunun her anında yüksek seviye motivasyonla iyi bir futbol çıkarmak istiyoruz. Çünkü artık bu tecrübeye sahibiz. Kolay olmayan bir gruptayız ancak maksimum düzeyde çalışıp iyi sonuçlar alarak ülkemizi en iyi şekilde temsil etmek istiyoruz" ifadelerini kullandı. "İyi tanıdığımız Pendik Stadı’nda gruplara güzel bir sonuçla başlamayı hedefliyoruz" Kadın A Milli Takımın, son iki sezondur B Ligi’ndeki yerini koruduğunu ve bunun çok kıymetli olduğunu ifade eden Necla Güngör Kıragası, "Üçüncü sezonumuzda da bu istikrarı sürdürmek ve oyunumuzun üzerine koyarak daha da yukarıya çıkmak istiyoruz. Bunun için bizler uzun bir süredir teknik heyetimizle birlikte çalışmalarımızı yapıyoruz. Rakiplerimizi analiz ediyoruz. Oyuncularımızı en iyi şekilde bu zorlu maçlara hazırlamak istiyoruz. Takımımız ile Avrupa Şampiyonası için play-off oynamıştık. Şimdi Dünya Kupası’na giden yolda yine iyi işlere imza atmayı hedefliyoruz. Artık çok iyi tanıdığımız, iyi bildiğimiz Pendik Stadı’nda; Malta karşısında iyi bir sonuç alıp Kuzey İrlanda deplasmanına moralli gitmek istiyoruz. Umarım bu yolda tüm güzellikler bizimle olur" diye konuştu.
Uzmanından iftar sofraları için sağlıklı beslenme önerileri
17 Şubat 2026 Salı - 09:40 Uzmanından iftar sofraları için sağlıklı beslenme önerileri Ramazan’da iftarda yapılan beslenme hatalarının kan şekeri dengesizliğine ve mide sorunlarına neden olabileceğine dikkat çeken Diyetisyen Şeyma Dinç, "Aşırı yağlı ve kızartılmış yiyecekler, şeker oranı yüksek tatlılar, gazlı içecekler ve çok tuzlu besinlerden uzak durulmalıdır. Bu tür besinler kan şekeri dengesizliğine ve mide rahatsızlıklarına yol açabilir" dedi. İstinye Üniversitesi Hastanesi Liv Hospital Bahçeşehir’den Diyetisyen Şeyma Dinç, Ramazan ayında uzun süren açlığın ardından yapılan iftarın büyük önem taşıdığını belirterek, doğru besin seçimi ve tüketim sırasının sindirim sistemi ve kilo kontrolü açısından belirleyici olduğunu söyledi. "İftarda tüketilebilecek besinler" Ramazan ayında iftar öğününün içeriğine dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Dyt. Dinç, "Izgara, haşlama veya fırında pişirilmiş et, tavuk ya da balık gibi protein kaynakları iftarda mutlaka yer almalıdır. Vitamin, mineral ve lif açısından zengin sebze yemekleri ile salatalar bu öğüne eklenmelidir. Yoğurt ve ayran gibi süt ürünleri sindirimi destekleyici özellikleri nedeniyle tercih edilebilir. Hurma gibi kan şekerini dengeli şekilde yükselten besinler de iftarda tüketilebilir. Aşırı yağlı ve kızartılmış yiyecekler, şeker oranı yüksek tatlılar, gazlı içecekler ve çok tuzlu besinlerden uzak durulmalıdır. Bu tür besinler kan şekeri dengesizliğine ve mide rahatsızlıklarına yol açabilir" diye konuştu. "İftara su ve çorba içerek başlayın" İftarda besin tüketim sırasının önemli olduğuna dikkat çeken Dyt. Dinç, "İftara önce su içilerek, ardından hafif bir çorba tüketilerek başlanmalıdır. Çorba sonrası kısa bir ara verilmesi sindirimi olumlu etkiler. Daha sonra ana yemekle birlikte lif kaynağı olan sebze yemeği ya da bol salata tüketilmelidir. Tatlı ise ana yemekten 1-2 saat sonra yenmelidir" dedi. "Şerbetli tatlılar yerine sütlü tatlılar tercih edin" İftardan sonraki süreçte hafif beslenmenin önemine değinen Dyt. Dinç, "Bu dönemde ağır, yağlı ve kızartılmış yiyeceklerden kaçınılmalıdır. Şerbetli tatlılar yerine meyve veya az şekerli sütlü tatlılar tercih edilmelidir. Yoğurt, kuruyemiş veya tam tahıllı küçük atıştırmalıklar uygun ara öğün seçenekleri olabilir. Ayrıca sıvı alımı sürdürülmeli, şekerli ve gazlı içeceklerle fazla kafein sınırlandırılmalıdır" açıklamasında bulundu. "Tok tutan besinler" Tok tutma süresi uzun olan besinlerin genellikle protein, lif ve sağlıklı yağ içeriği yüksek gıdalar olduğunu belirten Dyt. Dinç, "Yumurta, peynir, kırmızı et, tavuk, balık ve kurubaklagiller protein açısından zengindir. Tam buğday ekmeği, yulaf, bulgur, sebze ve meyveler lif içeriği yüksek besinlerdir. Zeytin, avokado, ceviz, badem ve fındık ise sağlıklı yağ kaynakları arasında yer alır" ifadelerini kullandı. "Sahur ve iftar menüsü" Kişiye göre değişmekle birlikte örnek bir menü paylaşan Dinç, şu önerilerde bulundu: "Sahur: 1-2 adet yumurta Beyaz peynir veya lor peyniri 5-6 adet zeytin 2 tam ceviz Bol yeşillik, domates, salatalık 1-2 dilim tam buğday ekmeği İftar: 1 bardak su ve 1 adet hurma 1 kâse çorba 5-10 dakika aradan sonra; ızgara, fırın veya haşlama et, tavuk ya da balık Zeytinyağlı sebze yemeği veya bol salata 3-4 yemek kaşığı bulgur pilavı veya makarna 1 kase yoğurt veya cacık." "Ramazan’da sağlıklı beslenme önerileri" Ramazan ayında dengeli beslenmenin önemine dikkat çeken Dinç, "Protein ağırlıklı beslenilmeli, tam buğday ekmeği, yulaf ve bulgur gibi kompleks karbonhidratlar tercih edilmelidir. Tuzlu ve çok baharatlı yiyeceklerden kaçınılmalı, basit şeker ve paketli gıdalar sınırlandırılmalıdır. Kızartma yerine haşlama, ızgara veya fırın yöntemleri kullanılmalı ve gün içinde yeterli su içilmelidir" dedi. "Ramazan’da sık yapılan beslenme hataları" Ramazan ayında yapılan yanlışlara da değinen Dyt. Dinç, "Sahuru atlamak, iftarda hızlı ve aşırı miktarda yemek yemek, çok baharatlı ve tuzlu besinler tüketmek ve yetersiz sıvı almak en sık yapılan beslenme hataları arasındadır" diye konuştu. Ramazan ayında sağlıklı ve dengeli beslenmenin, gün boyu aç kalan vücudun ihtiyaç duyduğu besin ögelerinin doğru şekilde alınmasını sağladığını belirten Dyt. Dinç, "Sebze, protein ve yeterli sıvı alımını içeren bilinçli bir beslenme düzeni hem Ramazan süresince hem de uzun vadede sağlığın korunmasına ve yaşam kalitesinin artmasına katkı sağlar" diye konuştu.
Kadın A Milli Takımı’nın Malta ve Kuzey İrlanda maçları kadrosu belli oldu
17 Şubat 2026 Salı - 09:31 Kadın A Milli Takımı’nın Malta ve Kuzey İrlanda maçları kadrosu belli oldu Kadın A Milli Takımı’nın 2027 FIFA Kadınlar Dünya Kupası Avrupa Elemeleri B Ligi 2. Grup’ta oynayacağı Malta ve Kuzey İrlanda maçları kadrosu belli oldu. 2027 FIFA Kadınlar Dünya Kupası Avrupa Elemeleri B Ligi 2. Grup’ta mücadele eden Kadın A Milli Takımı, maç maratonuna bu hafta sonu başlıyor. 3 Mart Salı günü Pendik Stadı’nda saat 17.00’de oynanacak maçta Malta’yı konuk edecek Milliler, 7 Mart Cumartesi günü Belfast’taki mücadelede, Kuzey İrlanda’ya konuk olacak. Bu maçların aday kadrosu, teknik direktör Necla Güngör Kıragası tarafından açıklandı. 21 Şubat Cumartesi günü Hasan Doğan Milli Takımlar Kamp ve Eğitim Tesisleri’nde toplanacak Ay-Yıldızlılar, hazırlıklarını Malta maçına kadar burada sürdürecek. Yurt dışında forma giyen oyuncular Miray Cin, Kader Hançar, Vildan Kardeşler, Selen Altunkulak ve Halle Houssein, FIFA takviminin başlangıç tarihi olan 24 Şubat 2026 tarihinde kampa katılacak. Teknik Direktör Necla Güngör Kıragası tarafından açıklanan Kadın A Milli Takımı’nın 27 kişilik geniş kadrosunda şu isimler yer alıyor: Kaleciler: Selda Akgöz (Ankara Büyükşehir Belediyesi Fomget SK), Ezgi Çağlar (Beşiktaş JK Kadın Futbol Takımı), Gamze Nur Yaman (Trabzonspor), Göknur Güleryüz (Fenerbahçe Kadın Futbol Takımı) Defans: İlayda Cansu Kara (Coastal Carolina Women’s Soccer), İpek Kaya (Fenerbahçe Kadın Futbol Takımı), Gülbin Hız, İlayda Civelek, Cansu Nur Kaya (Beşiktaş JK Kadın Futbol Takımı), Kezban Tağ, Eda Karataş, Elif Keskin (Galatasaray), Meryem Küçükbirinci (Hakkarigücü Spor), Orta Saha: Ebru Topçu (Galatasaray), Başak İçinözbebek (Ankara Büyükşehir Belediyesi Fomget SK), Derya Arhan (Yüksekova Spor Kulübü), Halle Houssein (West Ham United), Miray Cin (Borussia Mönchengladbach), Ece Türkoğlu (Fenerbahçe Kadın Futbol Takımı), Selen Gül Altunkulak (FC Toulouse) Forvet: Arzu Karabulut (Ankara Büyükşehir Belediyesi Fomget SK), Busem Şeker (Fenerbahçe Kadın Futbol Takımı), Birgül Sadıkoğlu (Trabzonspor), Melike Öztürk, Melike Pekel (Galatasaray), Kader Hançar (Club Tijuana), Vildan Kardeşler (Hamburg SV)