Yerel Haberler
İstanbul
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 16:48 Esenyurt’ta Kağıt Kalem Oyunları Turnuvası finali düzenlendi Kalem Kağıt Oyunları Turnuvası’nda konuşan Esenyurt Belediye Başkan Vekili Can Aksoy, Esenyurt’ta eğitim yatırımlarının hız kesmeden sürdüğünü belirterek Beşli Kampüs projesinin devam ettiğini, yeni okul projeleri, çeşitli eğitim destekleri ve "uyumayan kütüphane" uygulamalarıyla ilçedeki öğrencilerin eğitim imkanlarının güçlendirildiğini söyledi. İstanbul Valiliği himayesinde, İstanbul İl Millî Eğitim Müdürlüğü iş birliğiyle ve Tüm Akıl ve Zekâ Oyunları Federasyonu (TAZOF) tarafından düzenlenen Kağıt Kalem Oyunları Turnuvası’nın final programı, Esenyurt Recep Tayyip Erdoğan Kız İmam Hatip Lisesi’nde gerçekleştirildi. Programa İstanbul Valisi Davut Gül, Esenyurt Kaymakamı Fatih Çobanoğlu, Esenyurt Belediye Başkan Vekili Can Aksoy, Tüm Akıl ve Zekâ Oyunları Federasyonu Başkanı Şaban Kurt, ilçe protokolü, öğretmenler ve öğrenciler katıldı. Başkan Vekili Aksoy, turnuva öncesi okul bahçesinde turnuva için bekleyen çocuklar ve velilerle sohbet ederek, belediyenin hazırladığı ikramları dağıttı. Esenyurt’tan Projeye Yoğun Katılım İstanbul genelinde düzenlenen turnuvaya toplam 51 bin 650 öğrenci katılırken, elemeleri başarıyla geçen bin 956 öğrenci finale kaldı. Mantık yürütme, problem çözme ve strateji geliştirme becerilerini ölçen organizasyona Esenyurt’tan yoğun katılım sağlandı. İlçede 18 bin 950 öğrenci turnuvaya katılırken, ilk elemeleri geçen 947 öğrenci final turunda yarıştı. "Esenyurt Bu Projeyi Sahiplendi" Programda konuşan İstanbul Valisi Davut Gül, kağıt kalem oyunlarının çocukların zihinsel gelişimine katkı sunduğunu belirterek, "Bu oyunlar çocuklarımızın düşünme becerilerini geliştiriyor, onlara farklı bakış açıları kazandırıyor. Aynı zamanda severek sürdürebilecekleri önemli bir alışkanlık oluşturuyor. Esenyurt’ta bu projeye büyük sahiplenme gösterildi. Çok güzel sonuçlar aldık, daha da iyi sonuçlar alacağız" dedi. "İlçemizde MEB ile Önemli Projeler Yürütüyoruz" Esenyurt Belediye Başkan Vekili Can Aksoy ise eğitime yapılan yatırımların geleceğe yapılan yatırım olduğunu vurgulayarak, "Bir milletin gerçek zenginliği, iyi yetişmiş insan kaynağıdır anlayışıyla eğitimi her zaman önceliğimiz olarak görüyoruz. Güçlü bir gelecek; düşünen, üreten ve kendine güvenen nesillerle mümkündür" ifadelerini kullandı. Aksoy, Esenyurt’un yaklaşık 250 bin öğrencisiyle Türkiye’nin en büyük öğrenci nüfusuna sahip ilçelerinden biri olduğunu belirterek, ilçedeki okul ve derslik ihtiyacının giderilmesi adına Millî Eğitim Bakanlığı ile iş birliği içinde önemli projeler yürüttüklerini söyledi. Bu kapsamda 10 okuldan oluşan Recep Tayyip Erdoğan Eğitim Külliyesi’nin hizmete açıldığını kaydeden Aksoy, Ardıçlı Mahallesi’nde yapımı süren Beşli Lise Projesi’nin de kısa süre içinde tamamlanacağını ifade etti. Ayrıca üç yeni ilkokul projesinin hazırlandığını, 24 derslikli Durmuş Döven İlkokulu’nun yapım çalışmalarının sürdüğünü aktardı. Binlerce Öğrenciye Ücretsiz Eğitim İmkanı Eğitime yönelik desteklerin yalnızca okul yatırımlarıyla sınırlı olmadığını belirten Aksoy, 10 bin lise ve üniversite öğrencisine sınav hazırlık kursu verildiğini, kültür, sanat ve meslek edindirme kurslarıyla 32 bin vatandaşa eğitim sağlandığını söyledi. İlçedeki kütüphanelerin modernize edildiğini belirten Aksoy, Cemil Meriç ve Necip Fazıl Kısakürek kütüphanelerinin 24 saat açık "uyumayan kütüphane" konseptiyle hizmet verdiğini ifade etti. Konuşmasında öğrencilere de seslenen Aksoy, "Bugün burada kazanmak elbette önemli. Ancak asıl önemli olan düşünmeyi öğrenmeniz, sabretmeniz, mücadele etmeniz ve kendinize güvenmenizdir. Sizler ne kadar üretir, sorgular ve çalışırsanız Türkiye’nin yarınları da o kadar güçlü olacaktır" diye konuştu.
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 16:46 Kağıthane’de kadın doktor, avukat sevgilisinin evinin terasından düştü İstanbul Kağıthane’de nöroloji doktoru olduğu öğrenilen A.Ö.K. (29), gece saatlerinde avukat olan erkek arkadaşı Özgür Y.’nin (36) evine gitti. Sabah saatlerinde binanın 4’üncü katındaki terastan düşen doktor, önce ağaca ardından da kaldırma çarparak ağır yaralandı. Ambulansla hastaneye kaldırılan kadın doktorun tedavisinin yoğun bakımda sürdüğü öğrenildi. Öte yandan, talihsiz doktorun düşme anları güvenlik kameralarına yansıdı. Olay, 14 Mayıs Perşembe günü saat 07.00 sıralarında Kağıthane Telsizler Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Gaziosmanpaşa’da bir hastanede nöroloji doktoru olarak görev yapan A.Ö.K., gece saatlerinde avukat olan erkek arkadaşı Ö.Y.’nin evine geldi. İddiaya göre, evde ikili arasında henüz bilinmeyen nedenle tartışma çıktı. Tartışma sırasında ise A.Ö.K.’nin yere cam bardak attığı öne sürüldü. Bir süre sonra uyuyan çift, sabah işe gitmek için alarm sesiyle uyandı. Uyandıktan kısa bir süre sonra A.Ö.K., 4’üncü kattaki terastan aşağı düştü. Önce bina yanında bulunan ağaçlara çarpan kadın doktor ardından kaldırıma savruldu. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Ağır yaralanan kadın doktor, sağlık ekiplerinin olay yerindeki ilk müdahalesinin ardından Seyrantepe Hamidiye Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Entübe edilen A.Ö.K.’nin tedavisinin yoğun bakımda sürdüğü öğrenildi. Düşme anları kamerada Doktor A.Ö.K.’nin düştüğü anlar çevredeki güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde kadının erkek arkadaşının oturduğu binaya giriş yapmak üzere yöneldiği ve sonrasında teras katından düştüğü anlar yer alıyor. Olayla ilgili inceleme sürüyor.
Merkez Bankası faizi 100 baz puan düşürdü
22 Ocak 2026 Perşembe - 14:08 Merkez Bankası faizi 100 baz puan düşürdü Merkez Bankası faizi 100 baz puan düşürerek, yüzde 38’den yüzde 37’ye indirdi. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) faiz kararını açıkladı. Para Politikası Kurulu (Kurul), politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranının yüzde 38’den yüzde 37’ye indirilmesine karar verdi. Kurul ayrıca, Merkez Bankası gecelik vadede borç verme faiz oranını yüzde 41’den yüzde 40’a, gecelik vadede borçlanma faiz oranını ise yüzde 36,5’ten yüzde 35,5’e indirdi. Karar metninde şu ifadelere yer verildi: ’’Enflasyonun ana eğilimi aralık ayında gerilemiştir. Öncü veriler ocak ayında aylık tüketici enflasyonunun gıda öncülüğünde arttığına, ana eğilimdeki artışın ise sınırlı olduğuna işaret etmektedir. Son çeyreğe ilişkin göstergeler talep koşullarının dezenflasyon sürecine verdiği desteğin azalmasına karşın sürdüğünü ima etmektedir. Enflasyon beklentileri ve fiyatlama davranışları iyileşme işaretleri göstermekle birlikte dezenflasyon süreci açısından risk unsuru olmaya devam etmektedir. Fiyat istikrarı sağlanana kadar sürdürülecek sıkı para politikası duruşu talep, kur ve beklenti kanalları üzerinden dezenflasyon sürecini güçlendirecektir. Kurul politika faizine ilişkin atılacak adımları; enflasyon gerçekleşmelerini, ana eğilimini ve beklentilerini göz önünde bulundurarak ara hedeflerle uyumlu biçimde dezenflasyonun gerektirdiği sıkılığı sağlayacak şekilde belirleyecektir. Adımların büyüklüğü, enflasyon görünümü odaklı, toplantı bazlı ve ihtiyatlı bir yaklaşımla gözden geçirilmektedir. Enflasyon görünümünün ara hedeflerden belirgin bir biçimde ayrışması durumunda, para politikası duruşu sıkılaştırılacaktır. Kredi ve mevduat piyasalarında öngörülenin dışında gelişmeler olması halinde parasal aktarım mekanizması ilave makroihtiyati adımlarla desteklenecektir. Likidite koşulları yakından izlenmeye ve likidite yönetimi araçları etkili şekilde kullanılmaya devam edilecektir. Kurul, politika kararlarını enflasyonu orta vadede yüzde 5 hedefine ulaştıracak parasal ve finansal koşulları sağlayacak şekilde belirleyecektir. Kurul, kararlarını öngörülebilir, veri odaklı ve şeffaf bir çerçevede alacaktır.’’
Sultangazi Belediyesi’nden "Dönüştüren Eller Atölyesi"
22 Ocak 2026 Perşembe - 13:57 Sultangazi Belediyesi’nden "Dönüştüren Eller Atölyesi" Sultangazi Belediyesi, Azalt-Yeniden Kullan-Dönüştür konseptiyle oluşturduğu Dönüştüren Eller Atölyesi’nde atıkların tekrar tekrar dönüştürülerek kullanılmasına katkıda bulunuyor. Katılımcılar, atıklardan farklı ürünler oluşturarak geri dönüşümü sağlıyor. Atıkların geri dönüşüme kazandırılması için ‘Sıfır Atık’ projesi kapsamında ilçe genelinde hummalı bir çalışma yürüten Sultangazi Belediyesi, bu kez Dönüştüren Eller Atölyesi’ni hayata geçirdi. Nene Hatun Kültür ve Yaşam Merkezi’nde, kadınlar "geri dönüşüm" için bir araya geldi. Azalt-Yeniden Kullan-Dönüştür konseptiyle oluşturulan Dönüştüren Eller Atölyesi’nde atıkların üretim şekli korunarak tekrar tekrar kullanılması sağlanıyor. Kavanozlar, eski tavalar, çeşitli şişeler gibi bir çok atık malzeme atölyede yepyeni bir hale dönüşüyor. Atölye ile bir ürünü atmadan ya da yenisiyle değiştirmeden önce yeni kullanım alanlarının oluşturulması, atıkları geri dönüştürmeye teşvik edilmesi hedefleniyor. "Her atık çöp değildir" Sultangazi Belediye Başkanı Abdurrahman Dursun; "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan öncülüğünde başlatılan Sıfır Atık projesi sadece ülkemizin değil, dünyanın geleceği için büyük önem taşıyor. Bu kapsamda ilçemizde güçlü bir çalışma yürütüyoruz. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımız, tüm kamu ve kurumlarında her ay için bir strateji belirleyerek atık konusuna dikkat çekilmesini istedi. Ocak Ayı teması olan "Azalt-Yeniden Kullan- Geri Dönüştür" kapsamında bizler de Dönüştüren Eller Atölyesi’ni hayata geçirdik. Kadınlarımız evlerinde kullanmadığı eşyaları atölyemizde yeni ürünlere dönüştürerek tekrar kullanılmasını sağlayarak geri dönüşüme katkı sunuyor" dedi.
’’Üniversite 3 yıla inerse mezuniyet değil, hazırlık konuşulmalı’’
22 Ocak 2026 Perşembe - 13:57 ’’Üniversite 3 yıla inerse mezuniyet değil, hazırlık konuşulmalı’’ Üniversite eğitimiyle ilgili "3 yılda mezuniyet" modeli yeniden gündemde. Yükseköğretim Kurulu çevresinde, yıl içinde daha fazla dönemle okulu daha erken bitirmeyi mümkün kılabilecek seçeneklerin konuşulduğu belirtiliyor. Bu gündem, öğrenciler ve veliler arasında yeni bir tartışmayı büyütüyor: "Diploma tek başına yeter mi, yoksa beceri mi daha önemli?" Doç. Dr. Mehmet Yakın’a göre "Eğitim süresi konuşuluyor ama asıl konu şu: Gençler mezun olurken elinde ne olacak?" sorusunun cevabı daha önemli. Yakın’a göre 3 yıl tartışması, öğrenciler için bir yandan avantaj gibi görünse de yeni bir yük getiriyor. "Daha erken mezun olmak, daha erken iş aramak anlamına geliyor. Rekabet daha erken başlar. Bu yüzden kısa sürede mezuniyet, ‘daha kolay’ değil, ‘daha yoğun’ bir eğitim anlamına gelir. Böyle bir model hayata geçerse, derslerin yanında proje, staj ve uygulama işleri daha kritik hale gelecek." İş dünyası ne istiyor. "Yapabilene" bakıyor Uluslararası raporlarda ortak bir vurgu öne çıkıyor: İşverenler artık sadece diplomaya bakmıyor. İşin yapılabildiğini gösteren beceriler daha fazla önem kazanıyor. Doç. Dr. Yakın bunu basit bir örnekle anlatıyor. "Diploma, kapıyı açar. Ama içeride kalmayı sağlayan şey beceridir. Kendini anlatabilmek, ekip içinde çalışabilmek, sorun çözebilmek, yeni şeyler öğrenebilmek Bunlar öne çıkıyor." Gençlerde kaygı artıyor Son dönemde yayımlanan araştırmalarda, çalışanların büyük kısmı yapay zekanın iş yapma şeklini değiştireceğini düşünüyor. Bu araştırmalarda özellikle gençlerin, geleceğe dair daha fazla kaygı taşıdığı dikkat çekiyor. Doç. Dr. Mehmet Yakın’a bu kaygı anlaşılır olduğunu belirterek "Gençler daha yolun başında. ‘Ben daha yeni başlıyorum, dünya hızla değişiyor’ duygusu endişeyi artırıyor. Çözüm; panik değil, plan" dedi. Diploma değerini koruyor, ama tek başına garanti değil İş ilanlarına dair araştırmalar bazı alanlarda "diploma şartı" ifadesinin eskisi kadar öne çıkmadığını gösteriyor. Ancak bu, "diploma bitti" anlamına gelmiyor. Daha çok şu anlama geliyor: Diploma + beceri birlikte aranıyor. Doç. Dr. Yakın’a diploma hâlâ önemli bir belge olduğunu vurgulayarak ‘Ama tek başına ‘iş garantisi’ demek değil. İnsanlar artık ‘Ne mezunusun?’ kadar ‘Ne yapabiliyorsun?’ sorusunu da soruyor" ifadelerine yer verdi. Çalışma hayatı için uyarı: "Kolay içerik, zor güven" Yapay zeka yazı yazmayı, görsel üretmeyi, metin düzenlemeyi kolaylaştırıyor. Bu da çalışma hayatını doğrudan etkiliyor. Doç. Dr. Mehmet Yakın ‘burada tehlike değil, değişim var: "İçerik üretmek kolaylaştı. Ama güven kazanmak zorlaştı. Doğru bilgi, doğru ton, kriz anında doğru söz Bunlar hâlâ insan işi. Kopyalanması zor olan da bunlar’ dedi. 3 yılda mezuniyet olursa, "ekstra" şart Muhtemel bir 3 yıllık model tartışması sürerken öğrenci ve velilere net bir mesaj veriyor. Eğitim süresinin kısaltılması durumunda öğrencinin kendini geliştirmesi için vakit de daha planlı kullanılması gerektiğini vurgulayan Do. Dr. Yakın, bu dönemde öğrencilerin çalışma hayatına hızlı uyumları artık daha önemli olduğu ve stajı ertelenmemesi gerektiğini belirtti. Yapılan işleri somut örneklerle gösterebilmenin, işini kolaylaştıran yeni araçları öğrenmenin ve kendini doğru ifade edebilmek daha da değerli yetenekler olduğunu savunarak ‘Güvenilir olmak ve açık davranmak ise her dönemde olduğu gibi bugün de en değerli unsurlar. Üniversite eğitimi "bitmiyor." Değişiyor. 3 yıl tartışması da bu değişimi daha görünür hale getiriyor" dedi.
Sadettin Saran ‘yasadışı bahse teşvik etmek’ suçundan hakim karşısına çıktı
22 Ocak 2026 Perşembe - 13:43 Sadettin Saran ‘yasadışı bahse teşvik etmek’ suçundan hakim karşısına çıktı Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Sadettin Saran, ‘yasadışı bahse teşvik etmek’ suçundan hakim karşısına çıktı. Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Sadettin Saran hakkında, sahibi olduğu medya grubu aracılığıyla yapılan maç yayınında yasadışı bahis reklamı yapıldığı iddiasına ilişkin iddianame hazırlanmıştı. Hakkında 3 yıla kadar hapis cezası talep edilen Saran İstanbul 23. Asliye Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıktı. Saran birazdan iddianamedeki suçlamalara karşı savunma yapacak. İddianameden Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Sadettin Saran’ın sahibi olduğu medya grubu aracılığıyla yapılan maç yayınında yasadışı bahis reklamı yapılarak insanların teşvik edilmesi iddiasına ilişkin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede Alan Kenan Saran, Azade Zeynep Haksal, Emre Eren ve Sadettin Saran ‘şüpheli’ sıfatıyla yer almıştı. Hazırlanan iddianamede, Saran İnternet Televizyon Yayıncılık A.Ş bünyesinde hizmet veren S SPORT+ logolu internet yayın platformunda yayınlanan futbol müsabakalarında sanal reklam teknikleri ile ruhsatsız ve yasadışı bahis sitelerinin reklamlarının yapıldığının tespit edildiği anlatıldı. Hazırlanan iddianamede, ruhsatsız ve yasadışı bahis sitelerinin reklamlarının sanal reklam teknikleriyle stadyum reklam panolarına ve her iki kalenin yanına yerleştirildiği tespit edildiği, zaman zaman medya hizmet sağlayıcı kuruluşlar tarafından saha kenarında yer alan reklam bantlarının yayıncı kuruluş olarak kontrollerinde olmadığı, ev sahibi futbol kulübünün veya federasyonun inisiyatifinde olduğu ve bu noktadaki hukuki sorumluluklarının bulunmadığı iddia edildiği ancak söz konusu yayınların Türkiye’ye erişiminin medya hizmet sağlayıcı tarafından sağlandığı ve yayıncının yayınlanan içerikten sorumlu olduğuna dair idari yönden açıkça görüş olduğu kaydedildi. Hazırlanan iddianamede, yapılan tespitler doğrultusunda Saran İnternet Televizyon Yayıncılık A.Ş Yönetim Kurulu Başkanı Steven Sadettin Saran, Yönetim Kurulu Başkanvekili Alan Kenan Saran, şirketin genel müdürü ile aynı zamanda sorumlu müdürü olan Azade Zeynep Haksal ve şirketin futbol karşılaşmalarının yayınlamasına yönelik organizasyonundan sorumlu genel müdürü Emre Eren’in savunmalarında suçlamaları kabul etmedikleri, maç yayınlarının sözleşme yapılan kuruluş yahut spor kulüplerinden temin edildiğini, yapılan sözleşmeler kapsamında maç yayınlarının doğrudan ve müdahalesiz olarak yayınlamakla mükellef olduklarını, maç yayınlarını sağlayan kuruluş veya kulübün yayın içeriği hakkında yayıncıya bilgi vermediklerini, ayrıca yasadışı bahis reklamlarının sansürleneceği şekilde maç yayınlarının yapılmasının teknik olarak mümkün olmadığını, bu nedenle kendileri dahil olmak üzere birçok yayıncının yasadışı bahis reklamları yer alan maçları yayınlamak durumunda olduklarını söyledikleri belirtildi. Şüpheliler ayrıca, İspanya en üst düzey futbol ligi Primera Division ile iletişime geçtiklerini ancak yapılan yazışmalardan olumlu sonuç alamadıklarını ve bu durumu da kamuoyuna duyurduklarını söyledikleri kaydedildi. Hazırlanan iddianamede şüpheliler Sadettin Saran ve Alan Kenan Saran’ın ‘kişileri, reklam vermek ve sair surette spor müsabakalarına dayalı sabit ihtimalli veya müşterek bahis ya da şans oyunlarını oynamaya teşvik etmek’ suçundan 1’er yıldan 3’er yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi. Şüpheliler Azade Zeynep Haksal ve Emre Eren hakkında ise aynı suçu zincirleme şekilde işledikleri gerekçesiyle 1’er yıl 3’er aydan 5’er yıl 3’er aya kadar hapis cezası talep edildi.
Sadettin Saran ‘yasadışı bahse teşvik etmek’ suçundan hakim karşısına çıktı
22 Ocak 2026 Perşembe - 13:37 Sadettin Saran ‘yasadışı bahse teşvik etmek’ suçundan hakim karşısına çıktı Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Sadettin Saran, ‘yasadışı bahse teşvik etmek’ suçundan hakim karşısına çıktı.Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Sadettin Saran hakkında sahibi olduğu medya grubu aracılığıyla yapılan maç yayınında yasadışı bahis reklamı yapıldığı iddiasına ilişkin iddianame hazırlanmıştı. Hakkında 3 yıla kadar hapis cezası talep edilen Saran İstanbul 23. Asliye Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıktı. Saran birazdan iddianamedeki suçlamalara karşı savunma yapacak.İddianamedenFenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Sadettin Saran’ın sahibi olduğu medya grubu aracılığıyla yapılan maç yayınında yasadışı bahis reklamı yapılarak insanların teşvik edilmesi iddiasına ilişkin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede Alan Kenan Saran, Azade Zeynep Haksal, Emre Eren ve Sadettin Saran ‘şüpheli’ sıfatıyla yer almıştı. Hazırlanan iddianamede, Saran İnternet Televizyon Yayıncılık A.Ş bünyesinde hizmet veren S SPORT+ logolu internet yayın platformunda yayınlanan futbol müsabakalarında sanal reklam teknikleri ile ruhsatsız ve yasadışı bahis sitelerinin reklamlarının yapıldığının tespit edildiği anlatıldı. Hazırlanan iddianamede, ruhsatsız ve yasadışı bahis sitelerinin reklamlarının sanal reklam teknikleriyle stadyum reklam panolarına ve her iki kalenin yanına yerleştirildiği tespit edildiği, zaman zaman medya hizmet sağlayıcı kuruluşlar tarafından saha kenarında yer alan reklam bantlarının yayıncı kuruluş olarak kontrollerinde olmadığı, ev sahibi futbol kulübünün veya federasyonun inisiyatifinde olduğu ve bu noktadaki hukuki sorumluluklarının bulunmadığı iddia edildiği ancak söz konusu yayınların Türkiye’ye erişiminin medya hizmet sağlayıcı tarafından sağlandığı ve yayıncının yayınlanan içerikten sorumlu olduğuna dair idari yönden açıkça görüş olduğu kaydedildi. Hazırlanan iddianamede, yapılan tespitler doğrultusunda Saran İnternet Televizyon Yayıncılık A.Ş Yönetim Kurulu Başkanı Steven Sadettin Saran, Yönetim Kurulu Başkanvekili Alan Kenan Saran, şirketin genel müdürü ile aynı zamanda sorumlu müdürü olan Azade Zeynep Haksal ve şirketin futbol karşılaşmalarının yayınlamasına yönelik organizasyonundan sorumlu genel müdürü Emre Eren’in savunmalarında suçlamaları kabul etmedikleri, maç yayınlarının sözleşme yapılan kuruluş yahut spor kulüplerinden temin edildiğini, yapılan sözleşmeler kapsamında maç yayınlarının doğrudan ve müdahalesiz olarak yayınlamakla mükellef olduklarını, maç yayınlarını sağlayan kuruluş veya kulübün yayın içeriği hakkında yayıncıya bilgi vermediklerini, ayrıca yasadışı bahis reklamlarının sansürleneceği şekilde maç yayınlarının yapılmasının teknik olarak mümkün olmadığını, bu nedenle kendileri dahil olmak üzere birçok yayıncının yasadışı bahis reklamları yer alan maçları yayınlamak durumunda olduklarını söyledikleri belirtildi. Şüpheliler ayrıca, İspanya en üst düzey futbol ligi Primera Division ile iletişime geçtiklerini ancak yapılan yazışmalardan olumlu sonuç alamadıklarını ve bu durumu da kamuoyuna duyurduklarını söyledikleri kaydedildi. Hazırlanan iddianamede şüpheliler Sadettin Saran ve Alan Kenan Saran’ın ‘kişileri, reklam vermek ve sair surette spor müsabakalarına dayalı sabit ihtimalli veya müşterek bahis ya da şans oyunlarını oynamaya teşvik etmek’ suçundan 1’er yıldan 3’er yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi. Şüpheliler Azade Zeynep Haksal ve Emre Eren hakkında ise aynı suçu zincirleme şekilde işledikleri gerekçesiyle 1’er yıl 3’er aydan 5’er yıl 3’er aya kadar hapis cezası talep edildi.