Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
İstanbul
Ziraat Bankkart, final biletini alamadı
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 23:43:36
Ziraat Bankkart, İtalya’nın Torino şehrinde düzenlenen 2026 CEV Şampiyonlar Ligi dörtlü finalinde yarı finalde Polonya’nın Aluron CMC Warta Zaweiercie takımına 3-1 mağlup oldu. Türk ekibi, yarın TSİ 18.00’de Polonya’nın PGE Projekt Warzawa takımıyla bronz madalya için karşı karşıya gelecek. Salon: Inalpi Arena - Torino Hakemler: Konstantin Yovchev (Bulgaristan), Ksenija Jurkovic (Hırvatistan) Warta Zaweiercie: Gladyr, Tavares, Russell, Bieniek, Boladz, Kwolek, Popiwczak (L) (Zniszczol, Ensing) Ziraat Bankkart: Murat, Fornal, Bedirhan, Nimir Abdel-Aziz, Clevenot, Vahit Emre, Berkay (L) (Kooy, Burakhan) Setler: 25-19, 24-26, 25-19, 25-19 Süre: 82 dakika
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 22:56
Dursun Özbek: "Biz artık küresel ölçekte rekabet eden bir organizasyon olmak zorundayız
Galatasaray Başkanı Dursun Özbek, yeni dönemdeki hedefleriyle ilgili, "600 milyon Euro yıllık gelir seviyesine ulaşmak ve Şampiyonlar Ligi’nde her sezon başarılarıyla konuşulan bir takım olmak istiyoruz. Biz artık sadece Türkiye’de yarışan bir kulüp değil, küresel ölçekte rekabet eden bir organizasyon olmak zorundayız" dedi.
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 22:22
İstanbul’da UEFA Avrupa Ligi Finali nedeniyle bazı yollar trafiğe kapatılacak
İstanbul’da UEFA Avrupa Ligi final maçı öncesi teknik kurulum çalışmaları sebebiyle trafiğe kapatılacak yollar ile alternatif güzergahlar açıklandı. UEFA Avrupa Ligi final maçı kapsamında, Alman temsilcisi Freiburg ve İngiliz temsilcisi Aston Villa arasında 20 Mayıs günü oynanacak maç öncesi teknik kurulum çalışmaları sebebiyle, 17-20 Mayıs tarihleri arasında trafiğe kapatılacak yollar ve alternatif güzergahlar açıklandı. İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, Trafik Denetleme Şube ekiplerince, sabah saat 07.00’dan müsabaka bitimine kadar Şehit Mehmet Caddesi (Bomonti-Dolmabahçe Tüneli Çıkışları ile Kadırgalar Caddesi Arasında Kalan Dönüş Yolu- Maçka Dönüşleri) kapalı olacağı aktarıldı. Alternatif yollar ise, "Dolmabahçe Gazhane Caddesi, Dolmabahçe Caddesi ile Kadırgalar Caddesi" olarak açıklandı.
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 22:06
Büyükçekmece’deki bıçaklı kavgada 16 yaşındaki çocuğun ölümüne ilişkin yeni detaylara ulaşıldı
Büyükçekmece’de 16 yaşındaki Abdulbaki Demirel’in bıçaklanarak hayatını kaybettiği olayla ilgili tutuklanan şüphelilerin, çok sayıda suç kaydı olduğu ortaya çıktı.
21 Ocak 2026 Çarşamba - 13:54
Sultanbeyli’de 5 katlı binada yangın: 12 kişi kurtarıldı
Sultanbeyli’de 5 katlı bir binanın 3’üncü katında çıkan yangında binada mahsur kalan 12 kişi itfaiye ekiplerince kurtarılırken, dumandan etkilenen bazı vatandaşlar ise hastaneye kaldırıldı. Olay, Sultanbeyli Orhangazi Mahallesi İlker Sokak üzerinde meydana geldi. İddiaya göre, 5 katlı binanın 3’üncü katında henüz bilinmeyen bir nedenden dolayı yangın çıktı. İhbar üzerine olay yerine çevre ilçelerden çok sayıda itfaiye, polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Binada mahsur kalan 12 vatandaş, itfaiye ekiplerinin çalışmaları sonucu kurtarıldı. Dumandan etkilenen bazı vatandaşlar ilk müdahaleleri olay yerinde sağlık ekiplerince yapılırken, bazı vatandaşlar ise ambulansla hastaneye kaldırıldı. Polis ekipleri tarafından yangının çıkış nedenine ilişkin inceleme başlatıldı.
21 Ocak 2026 Çarşamba - 13:45
Domenico Tedesco: "Şu anda hiçbir takım stadımızda bize karşı oynamak istemez"
Fenerbahçe Teknik Direktörü Domenico Tedesco, takımın şu anda iyi bir form yakaladığını belirterek, "Şu anda hiçbir takım stadımızda bize karşı oynamak istemez" dedi.
21 Ocak 2026 Çarşamba - 13:43
Opera dünyasının acı kaybı: Emrah Erdem Gedik hayatını kaybetti
İstanbul Devlet Opera ve Balesi’nde koro sanatçısı olan Emrah Erdem Gedik, hayatını kaybetti. Gedik’in cenazesi Adli Tıp Kurumu’ndaki işlemlerinin tamamlanmasının ardından ailesine teslim edildi. Opera dünyasından gelen acı haber sanat camiasında büyük üzüntü yaşattı. İstanbul Devlet Opera ve Balesi’nde koro sanatçısı olan Emrah Erdem Gedik hayatını kaybetti. Gedik’in cenazesi Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Adli Tıp Kurumu önünde bir süre bekleyen aile gözyaşlarına boğuldu. Gedik’in cenazesi buradaki işlemlerinin tamamlanmasının ardından ailesine teslim edildi.
21 Ocak 2026 Çarşamba - 13:42
Nilüfer, Simge ve Bengü Beker hayranlarıyla buluşacak
Pop müziğin sevilen isimleri Nilüfer, Simge ve Bengü Beker’in konser programları belli oldu. Biletinial’dan yapılan açıklamaya göre, Simge Sağın "Anlatasım Var" turnesi kapsamında; 30 Ocak’ta İstanbul Bostancı Gösteri Merkezi, 1 Şubat’ta Antalya Nazım Hikmet Kongre ve Fuar Merkezi, 7 Şubat’ta Eskişehir Fuar ve Kongre Merkezi ve 8 Şubat’ta Ankara CSO ADA Ana Salon’da sahne alacak. Bengü Beker 4 ilde sahnede Bengü Beker ise Jolly Joker konserleri serisinde dinleyicilerle buluşacak. Sanatçı, 21 Ocak’ta Vadistanbul, 28 Ocak’ta Ankara, 7 Şubat’ta Kocaeli ve 13 Şubat’ta Bursa Jolly Joker sahnelerinde performans sergileyecek. Söz konusu konserler için "bir alana bir bedava" kampanyası uygulanacak. Türk pop müziğinin usta ismi Nilüfer de 1 Nisan’da İstanbul Zorlu PSM Turkcell Sahnesi’nde konser verecek. Biletlere Biletinial’dan ulaşılabilecek.
21 Ocak 2026 Çarşamba - 13:17
A101, yerli cevizi üreticisinden tüketiciye taşıyacak
Türkiye’nin en yaygın zincir marketlerinden biri olan A101, Ceviz Üreticileri Derneği ile yerli üretimde önemli bir iş birliğine imza atarak yerli cevizi tüketicilerle buluşturuyor. A101, Ceviz Üreticileri Derneği ile gerçekleştirdiği iş birliği kapsamında, dernek bünyesindeki üretim bahçelerinde yetiştirilen yerli kabuklu cevizleri mağazalarında tüketicilerle buluşturuyor. Proje ile yerli tarımsal üretimin; A101’in 13 bin 500’ü aşkın mağazası ve çok kanallı satış modeli sayesinde düzenli ve ölçeklenebilir pazar erişimi kazanması amaçlanıyor. Bu yapı, üreticinin sürdürülebilir şekilde planlama yapmasını desteklerken, iyi tarım uygulamalarının daha geniş ölçekte yaygınlaşmasına ve yerli üretimin uzun vadeli olarak güçlenmesine katkı sunuyor. Yapılan açıklamaya göre, proje kapsamında devreye alınan izlenebilirlik altyapısı sayesinde, ürün üzerindeki barkod aracılığıyla tüketiciler ürünün kaynağına ve üretim sürecine ilişkin bilgilere erişilebilecek. Böylece tarladan rafa uzanan süreçte şeffaflık ve üretim emeğinin görünürlüğüyle beraber tüketici güveninin artırılması öngörülüyor. İş birliği; yerli ceviz üretiminin uzun vadeli ve sürdürülebilir şekilde büyümesine katkı sunmayı, üretici-perakende ekosisteminde örnek bir uygulama modeli oluşturmayı amaçlıyor. İş birliğini değerlendiren A101 Meyve Sebze Satınalma Genel Müdürü Gürol Kıraç, "Ceviz, taze gıda kategorisinde yerli üretimin ve sürdürülebilir tarımın güçlü örneklerinden biri. A101 olarak meyve-sebze ve taze gıda tedarik zincirinde; kalite standartlarını, ürün güvenliğini ve sürekliliği önceleyen bir yaklaşımla üreticilerimizle yakın çalışıyoruz. Bu iş birliğiyle yerli cevizi güvenilir bir tedarik yapısı içinde daha fazla tüketiciyle buluştururken, üreticimizin emeğine değer katmayı ve Türkiye’nin tarımsal zenginliğini raflarımıza taşımayı sürdürüyoruz. Önümüzdeki dönemde de taze gıda tarafında yerli üretimi güçlendiren yeni projeleri hayata geçirmek için çalışmalarımıza devam edeceğiz" şeklinde konuştu. Ceviz Üreticileri Derneği Başkanı Ömer Ergüder ise, projenin yerli üretim için taşıdığı önemi şu sözlerle ifade etti: "Yerli ceviz üreticimizin bugün en büyük sorunlarından biri, ithal ceviz baskısı altında hak ettiği değeri bulmakta zorlanmasıdır. Şirket ile birlikte attığımız bu adım, hem üreticimizi güçlendiren hem de tüketiciyi gerçek Türk ceviziyle buluşturan örnek bir model oldu. Türkiye’nin bereketli topraklarında yetişen her cevizin arkasında büyük bir emek ve uzun bir yolculuk var. Bu yolculuğun değerini koruyan böyle bir projeye imza atmaktan büyük gurur duyuyoruz. A101 yönetimine ve tüm ekibine, ülkemizin tarım sektörüne verdikleri bu güçlü destek için sonsuz teşekkür ediyoruz."
21 Ocak 2026 Çarşamba - 13:15
Sarıyer’de vitesi karıştırdı, otomobil kamelyanın üzerine uçtu
Sarıyer’de vitesleri karıştıran sürücünün, gaza basması sonucu kontrolden çıkan otomobil kamelyanın üzerine uçtu. Kazada şans eseri yaralanan olmazken, araçta ve kamelyada hasar meydana geldi. Kaza saat 12.00 sıralarında İstinye Mahallesi Reform sokak üzerinde meydana geldi. İddiaya göre sürücü 34 BGA 31 plakalı otomobilini geri vitese aldığını düşünerek gaza bastı. Fakat ileri viteste olan otomobil kontrolden çıkarak kamelyanın üzerine uçtu. Facianın eşiğinden dönülen olayda kimse yaralanmadı. Kazayı görenlerin ihbarı üzerine olay yerine polis ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Kamelya içerisinde kimsenin bulunmadığı öğrenilirken, otomobilde ve kamelyada hasar meydana geldi. Kamelya üzerinde bulunan otomobil çekici yardımıyla bulunduğu yerden kaldırıldı. Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.
21 Ocak 2026 Çarşamba - 13:15
Mide küçültme ameliyatı olan Semanur Aydın’ın ölümüne ilişkin 7 sanıklı davada 1 sanığa tahliye
Yenidoğan Çetesi davasında adı geçen Bağcılar Şafak Hastanesi’nde, hekimlik yapması yasak olmasına rağmen mide küçültme ameliyatını gerçekleştirdiği iddia edilen doktorun 25 yaşındaki Semanur Aydın’ın ölümüne neden olduğuna ilişkin 7 sanıklı davada mahkeme ara kararını açıkladı. Heyet, tutuklu sanık Orhan G.’nin tahliyesine hükmetti. Öte yandan, maktul Semanur Aydın’ın müşteki ailesi, avukatları aracılığıyla davadan feragat ettiklerini ve şikayetlerinden vazgeçtiklerini bildirdikleri dilekçeyi mahkemeye sundu. Duruşma, eksiklerin giderilmesi için erteledi. Yenidoğan Çetesi davasında adı geçen Bağcılar Şafak Hastanesi’nde, hekimlik yapması yasak olmasına rağmen mide küçültme ameliyatı gerçekleştiren doktorun 25 yaşındaki Semanur Aydın’ın ölümüne neden olduğu iddialarına ilişkin yargılama bugün başlıyor. Erol V.’nin de aralarında bulunduğu 6’sı tutuklu 7 sanık, ilk kez hakim karşısına çıktı. Bakırköy 19. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, 5’i tutuklu 7 sanık ile tarafların avukatları hazır bulundu. Ayrıca, 1 tutuklu bir sanık da duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla bağlandı. ’’Maktul, her türlü rızayı kabul ettiğini belirten kağıdı imzaladıktan sonra hastaneden çıkış yaptı’’ Duruşmada savunma yapan tutuklu sanık Erol V. meslekten men edildiği zaman sağlık turizmi işine başladığını, bu nedenle Şafak Hastanesine hasta götürdüğünü, obezite üzerine çalıştığını ve maktulün kendisine referansla ulaştığını belirterek, ’’Maktule ön değerlendirme yaptım. Maktul, obezite kriterlerine uygundu. Cerrahi işlemi yapacak uzmanın müsaitliğine göre gün verdim. Maktulü, 18 Aralık 2023 günü doktor Şaban C. ameliyat etti. Maktul, ayın 20’ sinde ise taburcu edildi. Sağlık turizminde hasta giriş, çıkışında hastanın tüm süreçlerine dahil oluyoruz, tüm tetkikleri hastaya anlatıyoruz, süreci hastayla beraber takip ediyoruz. 26 Aralık’ ta, hasta şikayetlerinin başlamasıyla bizimle irtibata geçti. Hemen doktor Şaban C.’yi bilgilendirdim ve onun talimatıyla hastayı hastaneye yatırdık. Ayın 27’sinde ise gereken tüm tıbbi tedavileri hastaya uyguladık. Tetkiklerin çoğu yapılmış ancak sonuçları açıklanmamıştı. Ameliyat sonrası Semanur Aydın, hastaneden ayrılmak istedi. Biz bu durumu kabul etmedik. Maktul, her türlü rızayı kabul ettiğini belirten kağıdı imzaladıktan sonra hastaneden çıkış yaptı. Hastanın durum takibini telefonla yaptık’’ ifadelerini kullandı. "Hastaya, operasyon yapmadığımı söyledim, meslekten men edildiğimi söylemedim" Erol V. şöyle devam etti: "Ben kesinlikle maktulün ameliyatını yapmadım. Hastayı ameliyathaneye teslim edip çıktım, hatta hasta yakınları da beni gördü. Belli aralıklarla ameliyathaneye inerek durumu kontrol ettim. Her seferinde hasta yakınları beni gördü. Şafak Hastanesinde sağlık turizmi kapsamında 3 hafta boyunca yaklaşık 40 hasta götürdüm. Bu hastaların ameliyat işlerini ben yapmadım. Doktor Şaban C.’ye meslekten men edildiğimi söyledim. Maktul benim başarılı bir hekim olduğumu öğrenip bu referansla bana geldi. Hastaya, operasyon yapmadığımı söyledim, meslekten men edildiğimi söylemedim’’ diye konuştu. Şafak Sağlık Grubu ortaklarından olan ve firariyken yakalanıp tutuklanan sanık Cem Türker Öztürk, ’’Refik Arslan bana geldiğinde Gaziosmanpaşa’da hastanem vardı. Maktulün ailesinin ifadelerinde hastanenin sahibi olarak tanıtılan kişi ben değilim. Bunun gerek görüldüğü taktirde aileye sorulmasını talep ediyorum. Kamera kayıtlarının silindiğine dair bilgim yoktur. Bakırköy Adliyesi’nde 2 davam var. 22 Ağır Ceza Mahkemesi’ne kendim teslim oldum, sanki ben yakalanmışım gibi lanse edilmektedir. Erol V. ya da diğer hekimleri işe alma gibi bir görevim yoktur. Hastanede resmi bir görevim olmadığı için delilleri karartacak ya da düzenlenen bir evrakı değiştirmem gibi bir durumum da söz konusu değil. Atılı suçlamayı kesinlikle kabul etmiyorum. Maktulün ölümünden, benim aylar sonra haberim oldu. Beni hedef gösteriyorlar, bunun nedeni ise benden para alamadıkları içindir’’ şeklinde konuştu. Duruşmada savunma yapan tutuklu sanık Şaban C., ’’Sanık Erol V. ile ameliyattan çıkarken karşılaştım, o sırada laf arasında bana aynı fakülteden mezun olduğumuzu söyledi. Telefon numaralarımızı verdik, hasta yönlendiririz düşüncesiyle. Çalıştığım hastane kapanınca bu süreçte Erol V. beni aradı, Bağcılar’daki Şafak Hastanesi’nde çalışmak isteyip, istemediğimi sordu. Erol V. bana, iyi fiyatlı hastalarının A sınıfı hastanelerde, daha düşük maliyetli hastalarının ise Şafak Hastanesi’nde ameliyat edildiğini söyledi. Kendisine ait muayenehanesinin olduğunu ancak sigortalı hastalarını ameliyat edemediğini belirterek, Şafak Hastanesine başlarsam, bana getirebileceğini, benim ameliyat yapabileceğimi söyledi. Bana, meslekten men edildiğini söylemedi. Bu durumdan bilgim yoktu. Maktulün, ameliyatına benim girmediğim HTS kayıtları ve tanık beyanlarıyla sabittir. Beni hastaneden aradılar ve bir hastamın ex olduğunu, bu nedenle imzalamam gereken evrakların olduğunu söylediler. Evraklar sabah karakola verilecekmiş. Ben de sabah geleceğimi söyledim. Hastanın ismini sorgulamadım. Ancak o gece başhekim Semiha Yavuz ve yanında ismini bilmediğim bir kişi evime gelip evrakları imzalattı. Maktulden haberim yoktu’’ dedi. ’’Ölmüş birini öldürmekle suçlanıyorum’’ Yenidoğan Çetesi davasında yargılanan tutuksuz sanık Semiha Yavuz ise savunmasında, ’’Bağcılar Şafak Hastanesinin başhekimiydim. 2023 Şubat ayında görevime başladım. Benimle beraber birçok hekim bu hastanede çalışmaya başladı. İşe alırken, yetkin, yetkili ve donanımlı kişilerden kadro oluşturmaya çalıştım. Hastaneye başladığımda hastane konkordato sürecindeydi. Konkordato komiserleri hastanedeydi, hastanenin sahibinin kim olduğunu bu yüzden bilmiyordum. Ben aynı zamanda çocuk doktoruyum. Özellikle yenidoğan bebek hastalarla ilgiliydim. Hastane borçlu olduğu birçok eksiği vardı. Hastalarla ilgili tıbbi cihaz ve alet tedariği için uğraştım. Maktulün ameliyat süreciyle ilgili bilgim yoktu. Kontrol süreci de aynı şekilde. Hastayı ilk olarak acil servise kalp atışı ve solunumu yokken geldiğinde gördüm. Hasta geldiğinde mavi kod verdim. Hastaya 70 dakika kalp masajı yaptık, solunum cihazına bağladık. Bu esnada hastalık öyküsünü öğrendim. Hastanın vefatı kesinleşince acil servis doktoru adli rapor hazırladı. Ben hasta yakınlarından ilk kez Erol V. ismini duydum. Erol V.’yi tanımıyorum, hasta yakınları Erol V.’nin hastası olduğunu söylediler. Ben dosyaya baktığımda maktulün doktorunun Şaban C., olarak gördüm. Çelişkiyi düzeltmek için Şaban C. ile görüştüm, o da bana hasta hakkında bilgi verdi, ameliyata Erol V. ile birlikte girdiklerini söyledi. Ben, Erol V.’yi gözlemci hekim olarak bildirimini İlçe Sağlık Müdürlüğü’ne yaptım. Müdürlükte memurlar beni aradı ve Erol V.’nin meslekten men edildiğini ilettiler. Delilleri karartmadım, süreçle ilgili tarafların bana söyledikleri kadar bilgi sahibiyim. Maktulün vefat ettiği gece hastaneye gelen polislere tüm evrakları teslim ettik. Şaban C.’nin evine giderek, evrak imzalatmadım. İmzalar eksik olsun olmasın tüm evrakları teslim ettim. 5 Aralık 2023’te kameraların bozuk olduğunu ve tamir edilmesi talimatını verdim. Ben hastaneyi usulüne uygun şekilde yönettim. Bir kusurum olmamıştır. Şaban C.’yi hastaneye ben kabul ettim. Ölmüş birini öldürmekle suçlanıyorum. Adli Tıp Kurumu raporunda, hastanın gelişen komplikasyon sonucu vefat ettiği mütalaa edilmiştir’’ şeklinde konuştu. Savunma yapan tutuklu sanık Orhan G., ’’Benim hastanede hiçbir görevim yok. Bir kırtasiyem var, ayrıca hastanenin kartonpiyer işlerini yapıyordu. Hastanede çalışan arkadaşlarım var. Daha öncesinde sanık Erol V. ile tanışmışlığım yoktur. İlk kez Semanur Aydın’ın ölümü olayında gördüm. Savcılıkta verdiğim ifade yanlış anlaşıldı. Ben diyabet hastasıyım, sağlık durumum cezaevine elverişli değil’’dedi. Tutuksuz sanık Refik Arslan ise savunmasında, ’’72 yaşındayım, Şafak Hastanesi’nin resmi sahibiyiyim. Bu hastaneyi 4-5 yıl önce satın aldım. Hastane kontordot sürecine girdikten sonra başka biri atandı. Ben sanıkların hiçbirini tanımıyorum. Hastaneyi ticari amaçla satın aldım. Cem Türker Öztürk benim aile dostum, ona hastaneyi işletmesini söyledim. O tecrübeliydi, benim gelirim var, hastaneyi sadece kar amacıyla aldım. Benim oğlum evlatlıktı. Cem Türker Öztürk’ü onun yanına verecektim. Bu olaylar yaşanınca battım. Hastanenin işleyişiyle bir alakam yok’’ diye konuştu. Duruşmada görüşü sorulan Cumhuriyet Savcısı, dava dosyasındaki eksik hususların giderilmesini ve sanıkların tutukluluk halinin devamını talep etti. ’’Bir hekim, kendi hastasını öldürmekten yargılanamaz’’ Duruşmada savunma yapan tutuklu sanık Erol V.’nin avukatı Damla Deniz, ’’Tam 21 aydır bu duruşmayı bekliyoruz. Benim açımdan bu iddianame bir çöp hükmündedir. Yenidoğan dosyasının içerisinde tespit edilen bir tape oldu ve bu tapenin de bizim dosyamızın içerisine gelerek bu dosyanın ana delilini oluşturduğuna ilişkin bir iddia var. Dosya önünüze geldiğinde önce maddi manevi unsurları oluşmuş mudur diye bakarız. Fakat burada, ne maddi ne de manevi unsurlar oluşmamıştır. Bir hekim, kendi hastasını öldürmekten yargılanamaz. Bu nedenle, ihmali davranışla kasten öldürmeden ceza verilemez. Semanur Aydın, Arnavutköy Devlet Hastanesi’ne gittiğinde doğru işlemler yapılsaydı bu olay yaşanmayacaktı. Sistemde, acilde yapılan işlemler incelenmelidir. Soruşturma aşamasında Cumhuriyet Savcısı Yavuz Engin tarafından benim müvekkilime baskı uygulandı. Ben odasındayken müvekkilime, ’Şaban C. ya da Erol V. umrumda bile değil, benim derdim, Şafak Hastanesinin sahiplerini Yenidoğan davasında alamadım, burada alacağım’ dedi’’ şeklinde konuştu. Müştekiler davadan feragat etti Duruşmada, maktul Semanur Aydın’ın müşteki eşi Ali Aydın ile kardeşi Doğan Yelboy, avukatları aracılığıyla davadan feragat ettiklerini ve şikayetlerinden vazgeçtiklerini bildirdikleri dilekçeyi mahkemeye sundu. 1 sanık tahliye edildi Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, tutuklu sanık Orhan G.’nin tahliyesine hükmederek, eksik hususların giderilmesi için duruşmayı erteledi.
21 Ocak 2026 Çarşamba - 13:11
Beylikdüzü’nde yağmurlu ve soğuk havaya aldırmadan çocuklarını dilendirdi; o anlar kamerada
İstanbul Beylikdüzü’nde bir kadın, yağmurlu ve soğuk havaya aldırmadan çocuklarını dilendirmeye devam etti. Durumu gören bir vatandaş ise kadına tepki gösterdiğinde, "Seni sapık diyerek dövdürürüm, beni rahat bırak" diyerek tepki gösterdi. Yaşanan o anlar ise kameraya yansıdı. Olay, geçtiğimiz Pazartesi günü Beylikdüzü Yakuplu’da yaşandı. Anneleri olduğu iddia edilen bir kadın, 2 çocuğunu yağmurlu ve soğuk havada zorla dilendirdi. O sırada durumu gören bir vatandaş önce çocuklara poğaça verdi, ardından ise çocuklara üzüldüğünü belirterek kadınla konuşmak istedi. "Çocuklar üşüyor, neden eve götürmüyorsun" diyerek tepki gösteren adam, kadından hiç beklemediği bir cevap aldı. Önce bağırarak adamları kovmaya çalışan kadın, ardından ise "Seni sapık diyerek dövdürürüm, beni rahat bırak" diyerek tehditte bulundu. Yaşanan o anlar ise saniye saniye kameralara yansıdı.
21 Ocak 2026 Çarşamba - 13:07
İspanya’da 10 ton uyuşturucu ele geçirilmişti, operasyonun İstanbul ayağında yeni gelişme
İspanya’da bir gemide 10 ton kokain ele geçirilmesiyle ilgili yürütülen soruşturmanın İstanbul ayağında yeni bir gelişme yaşandı. İstanbul merkezli 6 ilde düzenlenen operasyondaki gözaltı sayısının 7’den 12’ye yükseldiği, şüphelilerin emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildikleri öğrenildi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Kaçakçılık, Narkotik ve Ekonomik Suçlar Soruşturma Bürosu; bazı ulusal yazılı ve görsel medyada yer alan "Atlantik Okyanusu’nda bir gemiye yapılan operasyonda 10 ton uyuşturucu madde ele geçirildi" şeklindeki haberlerin ardından resen soruşturma başlatmış, 7 Ocak’ta İspanya güvenlik birimlerince Kanarya Adası açıklarında uluslararası sularda seyir halinde bulunan UNITED S isimli gemiye gerçekleştirilen operasyonda 10 ton kokain ele geçirildiği, 4’ü Türk 13 mürettebatın yakalandığı öğrenilmişti, gemide mürettabat olarak bulunan K.Y., A.O.A., R.K. ve A.A.’nın İspanya’da tutuklu oldukları tespit edilmişti. Soruşturma kapsamında İstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlar Şube Müdürlüğünce İstanbul, Mersin, Tekirdağ, Kocaeli, Sakarya ve Hatay düzenlenen operasyonlarda Ç.G., E.Ç., M.Y., A.A., S.A., M.B.A. ve F.D. isimli şüpheliler "örgüt kurma", "uyuşturucu ticareti ve suçtan elde edilen mal varlığını aklama" suçlarından gözaltına alınmıştı. Soruşturma kapsamında 3 şüphelinin yurt dışında firari olduğu tespit edilirken, şüpheliler için yakalama kararı çıkartıldığı haklarında kırmızı bülten çalışmalarının devam ettiği öğrenilmişti. Şüpheliler, Ç.G., A.A. ve United Shipping Gemi Acentalığı Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin (Kamer Shipping) taşınır ve taşınmaz tüm mal varlıklarına, şirket ve ortaklık paylarına, banka ve finans kuruluşlarında bulunan mevduat ve yatırım hesaplarına, kripto para piyasa ve borsasında bulunan varlıklarına resen el koyulduğu kaydedilmişti. 12 şüpheli adliyeye sevk edildi Soruşturmalarını derinleştiren emniyet güçleri 5 kişiyi daha gözaltın aldı. Gözaltına alınan şüphelilerin emniyetteki işlemleri tamamlandı. Şüpheliler Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı’na sevk edildi.
21 Ocak 2026 Çarşamba - 12:58
UEFA’dan, Bülent Perut’a görev
Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Stadyum Güvenlik ve Taraftar Koordinatörü Bülent Perut, UEFA Avrupa Ligi’nin 7. haftasında Bologna-Celtic maçında Güvenlik ve Stadyum Emniyet Yetkilisi olarak görevlendirildi. UEFA, UEFA Avrupa Ligi’nin 7. haftasında Bologna ile Celtic arasında yarın saat 20.45’te Renato Dall’Ara Stadyumu’nda oynanacak karşılaşmada TFF Stadyum Güvenlik ve Taraftar Koordinatörü Bülent Perut’u, Güvenlik ve Stadyum Emniyet Yetkilisi olarak görevlendirdi. Söz konusu müsabaka, UEFA tarafından yüksek riskli olarak değerlendiriliyor.
21 Ocak 2026 Çarşamba - 12:42
Mide küçültme ameliyatı olan Semanur Aydın’ın ölümüne ilişkin 7 sanıklı davada 1 sanığa tahliye
Yenidoğan Çetesi davasında adı geçen Bağcılar Şafak Hastanesi’nde, hekimlik yapması yasak olmasına rağmen mide küçültme ameliyatı gerçekleştiren doktorun 25 yaşındaki Semanur Aydın’ın ölümüne neden olduğu iddialarına ilişkin 7 sanıklı davada mahkeme ara kararını açıkladı. Heyet, tutuklu sanık Orhan G.’nin tahliyesine hükmetti. Öte yandan, maktul Semanur Aydın’ın müşteki ailesi, avukatları aracılığıyla davadan feragat ettiklerini ve şikayetlerinden vazgeçtiklerini bildirdikleri dilekçeyi mahkemeye sundu. Duruşma, eksiklerin giderilmesi için erteledi. Yenidoğan Çetesi davasında adı geçen Bağcılar Şafak Hastanesi’nde, hekimlik yapması yasak olmasına rağmen mide küçültme ameliyatı gerçekleştiren doktorun 25 yaşındaki Semanur Aydın’ın ölümüne neden olduğu iddialarına ilişkin yargılama bugün başlıyor. Erol V.’nin de aralarında bulunduğu 6’sı tutuklu 7 sanık, ilk kez hakim karşısına çıktı. Bakırköy 19. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, 5’i tutuklu 7 sanık ile tarafların avukatları hazır bulundu. Ayrıca, 1 tutuklu bir sanık da duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla bağlandı. ’’Maktul, her türlü rızayı kabul ettiğini belirten kağıdı imzaladıktan sonra hastaneden çıkış yaptı’’ Duruşmada savunma yapan tutuklu sanık Erol V. meslekten men edildiği zaman sağlık turizmi işine başladığını, bu nedenle Şafak Hastanesine hasta götürdüğünü, obezite üzerine çalıştığını ve maktulün kendisine referansla ulaştığını belirterek, ’’Maktule ön değerlendirme yaptım. Maktul, obezite kriterlerine uygundu. Cerrahi işlemi yapacak uzmanın müsaitliğine göre gün verdim. Maktulü, 18 Aralık 2023 günü doktor Şaban C. ameliyat etti. Maktul, ayın 20’ sinde ise taburcu edildi. Sağlık turizminde hasta giriş, çıkışında hastanın tüm süreçlerine dahil oluyoruz, tüm tetkikleri hastaya anlatıyoruz, süreci hastayla beraber takip ediyoruz. 26 Aralık’ ta, hasta şikayetlerinin başlamasıyla bizimle irtibata geçti. Hemen doktor Şaban C.’yi bilgilendirdim ve onun talimatıyla hastayı hastaneye yatırdık. Ayın 27’sinde ise gereken tüm tıbbi tedavileri hastaya uyguladık. Tetkiklerin çoğu yapılmış ancak sonuçları açıklanmamıştı. Ameliyat sonrası Semanur Aydın, hastaneden ayrılmak istedi. Biz bu durumu kabul etmedik. Maktul, her türlü rızayı kabul ettiğini belirten kağıdı imzaladıktan sonra hastaneden çıkış yaptı. Hastanın durum takibini telefonla yaptık’’ ifadelerini kullandı. ’’Hastaya, operasyon yapmadığımı söyledim, meslekten men edildiğimi söylemedim’’ Savunmasının devamında, maktul Aydın’ın taburcu olduktan bir gün sonra Arnavutköy Devlet Hastanesi’ne götürülüğünü belirten Erol V., ’’Rutin aramamızda, hastanın Arnavutköy Devlet Hastanesi’ne götürüldüğünü öğrendik. Maktulün, acil serviste tedavisi başlamış fakat sonuçlanmadan riskli bir şekilde taksiyle Şafak Hastanesi’ne getirilmiş. Aile, Arnavutköy Devlet Hastanesi’nde yapılan tedavinin tüm risklerine rağmen bizim hastaneye getirdiklerini söyledi. Maktulün eşi bize, hastanın dili boğazına kaçmasın diye elini ağzına sokmuş ve yetkisiz tıbbi müdahalede bulunmuş. Maktulün durumu ağırlaşmış, kusmuğu akciğerlerine kaçmış. Ben bu olaylar yaşanırken hastanede değildim. Bana bu süreci anlattılar. Ben kesinlikle maktulün ameliyatını yapmadım. Hastayı ameliyathaneye teslim edip çıktım, hatta hasta yakınları da beni gördü. Belli aralıklarla ameliyathaneye inerek durumu kontrol ettim. Her seferinde hasta yakınları beni gördü. Şafak Hastanesinde sağlık turizmi kapsamında 3 hafta boyunca yaklaşık 40 hasta götürdüm. Bu hastaların ameliyat işlerini ben yapmadım. Doktor Şaban C.’ye meslekten men edildiğimi söyledim. Maktul benim başarılı bir hekim olduğumu öğrenip bu referansla bana geldi. Hastaya, operasyon yapmadığımı söyledim, meslekten men edildiğimi söylemedim’’ diye konuştu. Şafak Sağlık Grubu ortaklarından olan ve firariyken yakalanıp tutuklanan sanık Cem Türker Öztürk, ’’Refik Arslan bana geldiğinde Gaziosmanpaşa’da hastanem vardı. Maktulün ailesinin ifadelerinde hastanenin sahibi olarak tanıtılan kişi ben değilim. Bunun gerek görüldüğü taktirde aileye sorulmasını talep ediyorum. Kamera kayıtlarının silindiğine dair bilgim yoktur. Bakırköy Adliyesi’nde 2 davam var. 22 Ağır Ceza Mahkemesi’ne kendim teslim oldum, sanki ben yakalanmışım gibi lense edilmektedir. Erol V. ya da diğer hekimleri işe alma gibi bir görevim yoktur. Hastanede resmi bir görevim olmadığı için delilleri karartacak ya da düzenlenen bir evrakı değiştirmem gibi bir durumum da söz konusu değil. Atılı suçlamayı kesinlikle kabul etmiyorum. Maktulün ölümünden, benim aylar sonra haberim oldu. Beni hedef gösteriyorlar, bunun nedeni ise benden para alamadıkları içindir’’ şeklinde konuştu. Duruşmada savunma yapan tutuklu sanık Şaban C., ’’Sanık Erol V. ile ameliyattan çıkarken karşılaştım, o sırada laf arasında bana aynı fakülteden mezun olduğumuzu söyledi. Telefon numaralarımızı verdik, hasta yönlendiririz düşüncesiyle. Çalıştığım hastane kapanınca bu süreçte Erol V. beni aradı, Bağcılar’daki Şafak Hastanesi’nde çalışmak isteyip, istemediğimi sordu. Erol V. bana, iyi fiyatlı hastalarının A sınıfı hastanelerde, daha düşük maliyetli hastalarının ise Şafak Hastanesi’nde ameliyat edildiğini söyledi. Kendisine ait muayenehanesinin olduğunu ancak sigortalı hastalarını ameliyat edemediğini belirterek, Şafak Hastanesine başlarsam, bana getirebileceğini, benim ameliyat yapabileceğimi söyledi. Bana, meslekten men edildiğini söylemedi. Bu durumdan bilgim yoktu. Maktulün, ameliyatına benim girmediğim HTS kayıtları ve tanık beyanlarıyla sabittir. Beni hastaneden aradılar ve bir hastamın ex olduğunu, bu nedenle imzalamam gereken evrakların olduğunu söylediler. Evraklar sabah karakola verilecekmiş. Ben de sabah geleceğimi söyledim. Hastanın ismini sorgulamadım. Ancak o gece başhekim Semiha Yavuz ve yanında ismini bilmediğim bir kişi evime gelip evrakları imzalattı. Maktulden haberim yoktu’’ dedi. ’’Ölmüş birini öldürmekle suçlanıyorum’’ Yenidoğan Çetesi davasında yargılanan tutuksuz sanık Semiha Yavuz ise savunmasında, ’’Bağcılar Şafak Hastanesinin başhekimiydim. 2023 Şubat ayında görevime başladım. Benimle beraber birçok hekim bu hastanede çalışmaya başladı. İşe alırken, yetkin, yetkili ve donanımlı kişilerden kadro oluşturmaya çalıştım. Hastaneye başladığımda hastane konkordato sürecindeydi. Konkordato komiserleri hastanedeydi, hastanenin sahibinin kim olduğunu bu yüzden bilmiyordum. Ben aynı zamanda çocuk doktoruyum. Özellikle yenidoğan bebek hastalarla ilgiliydim. Hastane borçlu olduğu birçok eksiği vardı. Hastalarla ilgili tıbbi cihaz ve alet tedariği için uğraştım. Maktulün ameliyat süreciyle ilgili bilgim yoktu. Kontrol süreci de aynı şekilde. Hastayı ilk olarak acil servise kalp atışı ve solunumu yokken geldiğinde gördüm. Hasta geldiğinde mavi kod verdim. Hastaya 70 dakika kalp masajı yaptık, solunum cihazına bağladık. Bu esnada hastalık öyküsünü öğrendim. Hastanın vefatı kesinleşince acil servis doktoru adli rapor hazırladı. Ben hasta yakınlarından ilk kez Erol V. ismini duydum. Erol V.’yi tanımıyorum, hasta yakınları Erol V.’nin hastası olduğunu söylediler. Ben dosyaya baktığımda maktulün doktorunun Şaban C., olarak gördüm. Çelişkiyi düzeltmek için Şaban C. ile görüştüm, o da bana hasta hakkında bilgi verdi, ameliyata Erol V. ile birlikte girdiklerini söyledi. Ben, Erol V.’yi gözlemci hekim olarak bildirimini İlçe Sağlık Müdürlüğü’ne yaptım. Müdürlükte memurlar beni aradı ve Erol V.’nin meslekten men edildiğini ilettiler. Delilleri karartmadım, süreçle ilgili tarafların bana söyledikleri kadar bilgi sahibiyim. Maktulün vefat ettiği gece hastaneye gelen polislere tüm evrakları teslim ettik. Şaban C.’nin evine giderek, evrak imzalatmadım. İmzalar eksik olsun olmasın tüm evrakları teslim ettim. 5 Aralık 2023’te kameraların bozuk olduğunu ve tamir edilmesi talimatını verdim. Ben hastaneyi usulüne uygun şekilde yönettim. Bir kusurum olmamıştır. Şaban C.’yi hastaneye ben kabul ettim. Ölmüş birini öldürmekle suçlanıyorum. Adli Tıp Kurumu raporunda, hastanın gelişen komplikasyon sonucu vefat ettiği mütalaa edilmiştir’’ şeklinde konuştu. Savunma yapan tutuklu sanık Orhan G., ’’Benim hastanede hiçbir görevim yok. Bir kırtasiyem var, ayrıca hastanenin kartonpiyer işlerini yapıyordu. Hastanede çalışan arkadaşlarım var. Daha öncesinde sanık Erol V. ile tanışmışlığım yoktur. İlk kez Semanur Aydın’ın ölümü olayında gördüm. Savcılıkta verdiğim ifade yanlış anlaşıldı. Ben diyabet hastasıyım, sağlık durumum cezaevine elverişli değil’’ dedi. Tutuksuz sanık Refik Arslan ise savunmasında, ’’72 yaşındayım, Şafak Hastanesi’nin resmi sahibiyim. Bu hastaneyi 4-5 yıl önce satın aldım. Hastane kontordot sürecine girdikten sonra başka biri atandı. Ben sanıkların hiçbirini tanımıyorum. Hastaneyi ticari amaçla satın aldım. Cem Türker Öztürk benim aile dostum, ona hastaneyi işletmesini söyledim. O tecrübeliydi, benim gelirim var, hastaneyi sadece kar amacıyla aldım. Benim oğlum evlatlıktı. Cem Türker Öztürk’ü onun yanına verecektim. Bu olaylar yaşanınca battım. Hastanenin işleyişiyle bir alakam yok’’ diye konuştu. Duruşmada görüşü sorulan Cumhuriyet Savcısı, dava dosyasındaki eksik hususların giderilmesini ve sanıkların tutukluluk halinin devamını talep etti. ’’Bir hekim, kendi hastasını öldürmekten yargılanamaz’’ Duruşmada savunma yapan tutuklu sanık Erol V.’nin avukatı Damla Deniz, ’’Tam 21 aydır bu duruşmayı bekliyoruz. Benim açımdan bu iddianame bir çöp hükmündedir. Yenidoğan dosyasının içerisinde tespit edilen bir tape oldu ve bu tapenin de bizim dosyamızın içerisine gelerek bu dosyanın ana delilini oluşturduğuna ilişkin bir iddia var. Dosya önünüze geldiğinde önce maddi manevi unsurları oluşmuş mudur diye bakarız. Fakat burada, ne maddi ne de manevi unsurlar oluşmamıştır. Bir hekim, kendi hastasını öldürmekten yargılanamaz. Bu nedenle, ihmali davranışla kasten öldürmeden ceza verilemez. Semanur Aydın, Arnavutköy Devlet Hastanesi’ne gittiğinde doğru işlemler yapılsaydı bu olay yaşanmayacaktı. Sistemde, acilde yapılan işlemler incelenmelidir. Soruşturma aşamasında Cumhuriyet Savcısı Yavuz Engin tarafından benim müvekkilime baskı uygulandı. Ben odasındayken müvekkilime, ’Şaban C. ya da Erol V. umurumda bile değil, benim derdim, Şafak Hastanesinin sahiplerini Yenidoğan davasında alamadım, burada alacağım’ dedi’’ şeklinde konuştu. Müştekiler davadan feragat etti Duruşmada, maktul Semanur Aydın’ın müşteki eşi Ali Aydın ile kardeşi Doğan Yelboy, avukatları aracılığıyla davadan feragat ettiklerini ve şikayetlerinden vazgeçtiklerini bildirdikleri dilekçeyi mahkemeye sundu. 1 sanık tahliye edildi Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, tutuklu sanık Orhan G.’nin tahliyesine hükmederek, eksik hususların giderilmesi için duruşmayı erteledi.
21 Ocak 2026 Çarşamba - 12:32
Çengelköy’de vitesi boşta kalan araç bahçeye uçtu
Üsküdar’da yokuş aşağı park halindeyken vitesi boşta kalan araç kontrolden çıkarak bir evin bahçesine düştü. Olayda yaralanan olmazken, kaza nedeniyle araçta büyük çapta maddi hasar meydana geldi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder