Yerel Haberler
İstanbul
Beşiktaş’ta bulunan ceset, Adli Tıp Kurumu’na gönderiliyor
20 Ocak 2026 Salı - 16:01 Beşiktaş’ta bulunan ceset, Adli Tıp Kurumu’na gönderiliyor İstanbul Boğazı’nda kimliği belirsiz bir erkek cesedinin bulunduğu belirtildi. Deniz Polisi tarafından kıyıya çıkarılan ve mayo bulunan cesedin, Ağustos ayında düzenlenen 37. Boğaziçi Kıtalararası Yüzme Yarış’ında kaybolan 30 yaşındaki Rus yüzücü Nikolai Svechnikov’a ait olabileceği değerlendiriliyor.Edinilen bilgilere göre, Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi (TMOK) tarafından bu yıl 37’ncisi düzenlenen Boğaziçi Kıtalararası Yüzme Yarışına katılan Rus yüzücü Nikolay Svechnikova, İstanbul Boğazı’nda kaybolmuştu.Görgü tanıkları, İstanbul Boğazı’nda kimliği belirsiz bir erkek cesedini fark edince durumu polise bildirdi. İhbar üzerine Kuruçeşme açıklarına hareket eden Deniz Liman Şube Müdürlüğü ekipleri, kıyıya vuran erkek cesedini denizden çıkardı. Çıkarılan ve üzerinde mayo olduğu öğrenilen cesedin, Ağustos ayında düzenlenen 37. Boğaziçi Kıtalararası Yüzme Yarış’ında kaybolan 30 yaşındaki Rus yüzücü Nikolai Svechnikov’a ait olabileceği değerlendiriliyor.İstanbul Boğazı’nda Ağustos 2025’te 81 ülkeden 2820 sporcunun katılımıyla gerçekleştirilen yarışa katılan Rus yüzücü Nikolay Svechnikova’nın karaya çıkamadığının anlaşılması üzerine deniz polisi ve sahil güvenlik ekipleri, o tarihten beri arama çalışması yürütüyordu.Kıyıya çıkarılan ceset, kapsamlı otopsi için İstanbul Adli Tıp Kurumu (ATK) morguna gönderildi.
Yener İnce: "Singo sakat alınmadı, kronik sakat değil"
20 Ocak 2026 Salı - 15:04 Yener İnce: "Singo sakat alınmadı, kronik sakat değil" Galatasaray Kulüp Doktoru Yener İnce, Fildişi Sahilli futbolcu Wilfried Singo’nun, sakat alınmadığını ve kronik sakat olmadığını söyledi. UEFA Şampiyonlar Ligi’nin 7. haftasında Galatasaray yarın saat 20.45’te evinde İspanyol temsilcisi Atletico Madrid ile oynayacak. Galatasaray Kulüp Doktoru Yener İnce, antrenmanda sakatlığı bulunan futbolcuların durumuyla ilgili basın mensuplarına bilgilendirme yaptı. Arda Ünyay’ın çok ciddi bir şeyi olmadığını söyleyen İnce, "Arka adalesinde hafif bir sakatlığı var. Kısa zamanda dönecek" diye konuştu. Gabriel Sara’nın antrenmanda bir pozisyon sonrasında sol dış yan bağında bir yırtık oluştuğunu ifade eden Yener ince, "Dış yan bağı yırtığı, uzun süreli bir sakatlık. Biz elimizde bu bağ sakatlıklarıyla ilgili imkanlar var. Buralarda teknolojinin imkanlarını kullanıyoruz. Sara’yı idmanda deneyeceğiz. Riski çok düşük miktarda olacak. Ağrıyı tolere edebilirse oynatacağız. Hem iyileştireceğiz hem de oyuncudan faydalanacağız" ifadelerini kullandı. "Singo, kronik sakat değil" Wilfried Singo’nun kronik sakat olmadığını vurgulayan İnce, "Bütün MR tetkikleri ortada. Büyük bir yalan. İlk sakatlığı, kas sakatlığı. Normalde aynı kas sakatlığından Lemina, Victor da oldu. Onlar da o sürelerde döndü. Singo’nun ikinci sakatlığının, ilk sakatlığıyla hiçbir ilgisi yok. Şimdi yaşadığımız sakatlık, arka adaleyi yerinde tutan tendonda. Bunu da ilk gün açıkladık. Tip3 C dedim. İşin içine tendon girdiği zaman riski alabilirsiniz, oynatabilirsiniz ama daha büyük risk almış oluyorsunuz. Dünyada el verdiği bir yöntem varsa, biz onu bulur, oyuncuyu oynatırız. Singo, idmana da çıkacak. Büyük sprint anında oyuncunun 90 dakikalık maçta riski çok fazla. Yerinde Davinson Sanchez gibi sağlıklı bir oyuncu oynuyor. Neden risk alalım? Bu sakatlık risk almamızı en zorlaştıran bir sakatlık. Tendon sakatlığı olarak kabul edin. O yüzden de risk almamaya çalışıyoruz. Singo sakat alınmadı. Oyuncunun ilk sakatlığıyla, ikinci sakatlığı arasında fark var. Yeri bile aynı yer değil. Bu oyuncu 37-38 km gibi yüksek hıza çıkıyor. Bu hızdayken bir şey yaşamamız gerekiyor. Oyuncu yavaş yavaş dönüyor. Gün gün gidiyoruz. Gayet iyi durumda. Önümüzdeki 8-10 gün içerisinde çok daha iyi olacaktır. O günkü maç takvimine bakarak belki o zaman işimiz daha rahat olur" şeklinde konuştu.
Esenler’de içinde yolcuların bulunduğu İETT otobüsü otoparka daldı, faciadan dönüldü
20 Ocak 2026 Salı - 14:40 Esenler’de içinde yolcuların bulunduğu İETT otobüsü otoparka daldı, faciadan dönüldü Esenler’de içinde yolcuların bulunduğu İETT otobüsü iddiaya göre gaz pedalı takılı kalınca kontrolden çıkarak otoparka daldı. Facianın eşiğinden dönülen olayda park halindeki bazı araçlarda hasar meydana geldi. Savaş alanına dönen olay yeri ve kaza yapan otobüs havadan görüntülendi. Kaza saat 12.50 sıralarında Esenler Uludağ Caddesi’nde meydana geldi. İkitelli Garajı ile Taksim arasında sefer yapan İETT otobüsü, iddiaya göre gaz pedalı takılı kalınca kontrolden çıkarak ilk önce kaldırıma çıktı. İçinde yolcuların bulunduğu otobüs daha sonra yol kenarındaki otoparka daldı. İhbar üzerine olay yerine polis, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi. Kaza nedeniyle park halindeki bazı araçlarda ve otoparkta hasar oluştu. Kazada facianın eşiğinden dönülürken, ortalığı savaş alanına çeviren İETT otobüsü ve hasar gören araçlar dronla görüntülendi. "İçerde 25 kişi vardı, kimsenin burnu bile kanamadı" Kamil Çepni, "Arkadaşımız lastikçinin yanına gelmiştik. Birden gürültü duyduk. Arama kurtarma gönüllüsü olduğum için hemen otobüsün kapısını açmasını söyledim. İçerde 25 kişi vardı. Bunları tahliye ettikten sonra olay yerinin güvenliğini aldık. Arkadaşlar geldi. Yaralı yok. Kimsenin burnu bile kanamadı. Bize söylenen arabanın gaz pedalının takıldığı. Şoförün durumu da iyi" dedi. "Büyük bir ihtimalle gaz pedalı takılı kaldı" Ahmet Şen isimli esnaf, "Ben burada esnafın. O sırada müşterimiz vardı. Büyük bir gürültü koptu. Hızlı bir şekilde geldi. Garajın üzerine çıktı. Otobüsün içinde yaklaşık 20-25 yolcu vardı. Sürücüyle birlikte yolcuları tahliye ettik. Yolcuları indirdik. Yaralanan yoktu. Büyük bir ihtimalle gaz pedalı takılı kaldı. Çocuk ve kadınları güvenli bir şekilde indirdik. Sonra polise bildirdik" diye konuştu.
TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, "AB-Türkiye İş Diyaloğu 2 Projesi 2027’ye kadar devam edecek"
20 Ocak 2026 Salı - 14:40 TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, "AB-Türkiye İş Diyaloğu 2 Projesi 2027’ye kadar devam edecek" Türkiye-AB İş Dünyası Diyaloğu II Projesi’nin tanıtım toplantısında konuşan Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, "AB-Türkiye İş Diyaloğu 2 Projesi 2027’ye kadar devam edecek. Proje kapsamında, Türk ve AB üyesi ülkelerden oda ve borsaların eşleştirilmesiyle, 18 proje uygulanacaktır. Uygulanacak projeler, enerji verimliliği, yeşil ve dijital dönüşüm, sürdürülebilir büyüme, tarım, turizm, start-up ekosistemi ve AB müktesebatı gibi stratejik alanlara odaklanacaktır. Ayrıca, proje Avrupa Komisyonu tarafından 6 milyon avro finansmanla destekleniyor" dedi. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ve Eurochambres iş birliğinde yürütülen Türkiye-AB İş Dünyası Diyaloğu II (TEBD II) Projesi’nin tanıtım toplantısı İstanbul’da yapıldı. Toplantıya, TOBB Başkanı ve Eurochambres Başkan Yardımcısı Hisarcıklıoğlu, Eurochambres Başkanı Vladimir Dlouhy, Merkezi Finans ve İhale Birimi Direktörü Barbaros Murat Köse, AB Türkiye Delegasyonu Ticaret ve Ekonomi Bölüm Başkanı Dominik Olewinski ve Dışişleri Bakanlığı AB Başkanlığı Mali İşbirliği ve Proje Uygulama Genel Müdürü Bülent Özcan katıldı. "Türkiye ile AB iş dünyası arasında işbirliğini geliştirip, deneyim paylaşımı ve diyaloğu kurumsal hale getirmek istiyoruz" Projenin tanıtım toplantısında açıklamalarda bulunan Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Rifat Hisarcıklıoğlu, "Proje, Avrupa Komisyonu tarafından finanse ediliyor. Projenin toplam tutarı 6 milyon euro. Bu projenin uygulanmasında Avrupa Ticaret ve Sanayi Odaları Birliği (Eurocchambres) ile birlikte çalışıyoruz. Esasen, bu projeleri 2002 yılından beri gerçekleştiriyoruz. 2002 yılında ‘Türk-Oda Geliştirme Programı’ adıyla başladığımız projeler serisinin iki hedefi var. Oda ve Borsalarımızın hizmet kapasitesini geliştirip, üyelerimize, dünya standartlarında daha fazla hizmet sunmak. Türkiye ile AB iş dünyası arasında işbirliğini geliştirip; deneyim paylaşımı ve diyaloğu kurumsal hale getirmek. Son yıllarda, ICC Dünya Odalar Birliği tarafından yapılan "en iyi uygulama" yarışmalarında, Oda ve Borsalarımızın aldıkları ödüller, bu konudaki çabaların meyveleridir. Uygulanan projeler, çarpan etkisiyle, yapılan yatırım tutarının kat be kat üzerinde fayda sağlamaktadır" şeklinde konuştu. "AB-Türkiye İş Diyaloğu 2 Projesi 2027’ye kadar devam edecek" AB-Türkiye İş Diyaloğu 2 Projesi 2027’ye kadar devam edeceğini belirten Hisarcıklıoğlu, "Proje kapsamında, Türk ve AB üyesi ülkelerden oda ve borsaların eşleştirilmesiyle, 18 proje uygulanacaktır. Proje sahibi oda ve borsalarımız da aramızda. Uygulanacak projeler, enerji verimliliği, sürdürülebilir büyüme, yeşil ve dijital dönüşüm, start-up eko sisteminin geliştirilmesi, tarım, gıda, kırsal kalkınma, sürdürülebilir turizm ve Avrupa Birliği müktesebatı gibi güncel ve stratejik alanlara odaklanacaktır. Ayrıca, oda ve borsaların kurumsal ve hizmet kapasitelerinin geliştirilmesine yönelik, çok sayıda eğitim, saha ziyareti ve Oda/Borsa Akademisi de, proje kapsamında yer almaktadır. Dünyanın genelinde çatışmaların ve belirsizliklerin arttığı bir dönemden geçiyoruz. Pek çok coğrafyada karmaşa ve savaşlar yaşanıyor. Dünya ticareti de, eski yapısından uzaklaşmış durumda. Kurala dayalı ticaret düzeni artık yok. Ticarette korumacılık her yerde artıyor. Ticaret ve tarife savaşları daha çok öne çıkıyor. Bu tabloya, yapay zekâ ve dijital teknolojilerin, ticaret ve sanayi üzerindeki dönüştürücü etkisi de eklenmektedir" ifadelerini kullandı. Yapay zekanın üretim süreçlerinden lojistiğe, dış ticaret operasyonlarından pazarlamaya kadar, birçok alanda iş yapış biçimlerini köklü şekilde değiştirdiğini vurgulayan Hisarcıklıoğlu, "Bu dönüşüm, beraberinde uyum, yetkinlik ve erişim sorunlarıyla birlikte, ciddi fırsatlar da getirmektedir. Belirsizliklerin bu kadar arttığı, dönüşümün baş döndürücü hızla geliştiği bir dönemde, iş dünyamızın "güvenilir pusulaya" ihtiyacı vardır. İşte biz, Oda ve Borsalarımızın, bu "güvenilir pusula rolünü" yerine getirmesinin çok önemli olduğuna inanıyoruz. Bu bizim görevimizdir. Hizmet kapasitemizi bu anlayışla sürekli olarak geliştirmeliyiz. Odalar ve borsalar, üyelerini küresel ticaret politikalarındaki değişiklikler ve tarife uygulamaları konusunda zamanında bilgilendiren, yapay zekâ ve dijitalleşme alanında farkındalık, eğitim ve rehberlik hizmetleri sunan, üyelerin yeni pazarlara erişimini kolaylaştıran, Avrupa ve küresel değer zincirlerine entegrasyonlarını destekleyen, stratejik aktörler olmalıdır. Türkiye-AB İş Diyaloğu Projesi, bu anlamda, oda ve borsaların sadece temsil eden değil; yönlendiren, dönüştüren ve güçlendiren kurumlar olarak konumlanmasına, katkı sağlamayı hedeflemektedir" dedi. "Türkiye’nin imalat ve savunma sanayii, AB’nin hem rekabetçiliğini hem de güvenliğini artırabilir" Hisarcıklıoğlu sözlerine şöyle devam etti: "Uzun vadeli rekabet gücümüzü ancak daha derin ve dayanıklı ortaklıklarla korunabilir. Aday ülke statüsündeki Türkiye, AB değer zinciri içinde kritik bir konumdadır. Türkiye, dinamik bir üretim altyapısına sahiptir. Genç ve nitelikli iş gücümüz bulunmaktadır. Ayrıca, Avrupa’yı Asya, Orta Doğu ve Kuzey Afrika’ya bağlayan stratejik bir coğrafyadayız. Yeşil ve dijital dönüşüm hedeflerine ulaşmak isteyen AB, kritik ham maddelere bağımlıdır. Ancak, nadir toprak elementlerinin yüzde 90’ı tek bir ülkeden temin edilmektedir. Bu kırılganlığın sürdürülebilir bir şekilde azaltılması, Türkiye ile daha yakın iş birliğini gerektirir. Türkiye’nin imalat ve savunma sanayii, AB’nin hem rekabetçiliğini hem de güvenliğini artırabilir. Fintek, yapay zekâ ve dijital inovasyon gibi alanlarda da birlikte büyük atılımlar yapabiliriz. Bu alanlarda Ufuk Avrupa ve Digital Europe gibi AB programları yoluyla iş birliğimizi güçlendirmeliyiz. Bu iş birliğini derinleştirecek en önemli adım, Gümrük Birliği’nin güncellenmesidir. Mevcut çerçeve, artık, günümüz ticaret ve yatırım ilişkilerine yanıt verememektedir. Modern bir Gümrük Birliği, Hizmetler, tarım, kamu alımları ve e-ticareti kapsamalı" diye konuştu. "Türk iş insanlarının, AB üyesi ülkelere seyahatte yaşadığı vize sorunları, ticaretin önünde ciddi bir engel haline gelmiştir" Türk iş insanlarının, AB üyesi ülkelere seyahatte yaşadığı vize sorunlarına dikkat çeken Hisarcıklıoğlu, "Türk iş insanlarının, AB üyesi ülkelere seyahatte yaşadığı vize sorunları, ticaretin önünde ciddi bir engel haline gelmiştir. Uzun randevu bekleme süreleri ve sürece dair belirsizlikler, iş insanlarımızın fuarlara katılımını ve tedarik ilişkilerini zorlaştırmaktadır. Bu sorunun çözülmesi, ticaretimizi artıracak ve karşılıklı güveni pekiştirecektir. Türkiye-AB ilişkileri açısından bir diğer önemli konu ise karayolu taşıma kotalarıdır. Türkiye-AB ticaretinde karayolu taşımacılığı, hızlı teslimat ve tedarik zinciri açısından büyük avantaj sağlamaktadır. Ancak mevcut kota uygulamaları, malların teslimatını geciktirmekte ve maliyetleri artırmaktadır. Bu sorunu çözüme kavuşturarak, ticaretimizi daha verimli hale getirmeliyiz. Bir diğer önemli husus olarak, Avrupa Birliği’nde son dönemde öne çıkan, "Made in EU ve Made in Europe" yaklaşımı da, dikkatle takip edilmelidir. Avrupa sanayisinin dayanıklılığını artırma hedefi anlaşılır olmakla birlikte, bu yaklaşımın korumacı ve dışlayıcı bir çerçeveye dönüşmemesi gerekir. Türkiye, Gümrük Birliği ile Avrupa sanayi imalat piyasasına 30 yıldır entegredir "Made in EU" anlayışının; kapsayıcı, tamamlayıcı ve ortak faydayı esas alan bir bakış açısıyla ele alınması, ortak rekabet gücü açısından daha sağlıklı olacaktır" dedi.