Yerel Haberler
İstanbul
Puma’dan Galatasaray’a retro tasarım 28 Şubat 2026 Cumartesi - 12:49:34 Puma, Galatasaray’ın 1980-1981 sezonundan ilham alan özel forma koleksiyonunu taraftarlarla buluşturdu. Puma, Galatasaray’ın 1980-1981 sezonundan ilham alan özel forma koleksiyonunu modern dokunuşlarla yeniden sahaya çıkardı. "Sen Sarıyla Kırmızı" sloganıyla hazırlanan koleksiyon, dönemin özgün tasarım çizgilerini koruyarak iki ana renkte ve uzun kollu olarak tasarlandı. Sarı zemin üzerindeki kırmızı çizgiler ve kırmızı zemin üzerindeki sarı detaylar, kulübün klasik estetiğine sadık kalıyor. En dikkat çekici unsur ise 5 yıldızlı arma. Takım, bu özel seriyle sahaya ilk kez 5 yıldızın yan yana yer aldığı tasarımla çıkacak. Arşivden çıkan bir stil detayı: Brian Birch ceketi Koleksiyonda yalnızca formalar yok. 1980-1981 sezonunda takımın başında olan ve geçmiş yıllarda kazandığı şampiyonluklarla kulüp tarihine adını yazdıran teknik direktör Brian Birch’ün saha kenarında giydiği ceket de yeniden üretildi. Retro görünüm, güncel teknoloji Retro seri, geçmişin estetiğini korurken üretim tarafında güncel performans standartları tercih edildi. Formada kullanılan dryCELL teknolojisi, teri vücuttan uzaklaştırmaya yardımcı oluyor. Ürünlerin tamamı geri dönüştürülmüş polyesterden üretildi, böylece koleksiyon yalnızca arşive değil geleceğe de gönderme yapıyor. Galatasaray’ın tarihine selam veren "Sen Sarıyla Kırmızı" serisi, saha içi performansla tribün kültürünü aynı çizgide buluşturuyor, nostaljiyi bugünün temposuna taşıyor. Retro koleksiyon, Puma ve GSStore mağazalarının yanı sıra, gsstore.org ve Puma.com sitelerinde satışa sunuldu.
28 Şubat 2026 Cumartesi - 12:32 28 Şubat’ın yıl dönümünde AK Parti İstanbul İl Başkanlığı’ndan 81 ilde eşzamanlı açıklama AK Parti İstanbul İl Başkanlığı tarafından 28 Şubat Darbesi’nin 29’uncu yıl dönümünde 81 ilde eşzamanlı basın açıklaması gerçekleştirildi. İstanbul’da yapılan basın açıklamasında konuşan AK Parti İl Başkan Yardımcısı ve İnsan Hakları Başkanı Muammer Birdal, "Öncelikle şunun altını çizmek isteriz ki amaçları itibarıyla 27 Mayıs neyse, 12 Eylül neyse, 27 Nisan neyse, 15 Temmuz neyse 28 Şubat da aynı şekilde bir darbedir. Hatta siyasetin yanı sıra topluma yönelik de indirilmiş ağır bir darbeden bahsediyoruz. Sonuçlarının nesillerce sürmesi amaçlanan, hesaplı bir şekilde kurgulanmış bir darbedir. Bu ülkenin insanının milli ve manevi değerlerini hedef almış bir pusudur.Millet iradesine karşı tanklar yürütülmüş; seçilmiş Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti görevden el çektirilmiş; başta başörtülü kadınlar olmak üzere bu ülkenin mütedeyyin kesimlerine yönelik büyük bir zulüm dalgası başlatılmıştır. Bu ülkenin vatandaşları kendi ülkesinin kurumlarına sırf dini hassasiyetlerinden ötürü sokulmamaya çalışılmıştır" diye konuştu. AK Parti İstanbul İl Başkanlığı tarafından 28 Şubat Darbesi’nin 29. yıl dönümü nedeniyle 81 ilde eş zamanlı basın açıklaması gerçekleştirildi. Açıklama AK Parti İl Başkan Yardımcısı ve İnsan Hakları Başkanı Muammer Birdal tarafından yapıldı, "AK Parti olarak 28 Şubat ve benzeri tüm darbeci ve vesayetçi girişimlerin karşısında olduğumuzu burada bir kez daha ilan ediyoruz. İktidarımız döneminde attığımız adımlarla vesayet odaklarını teker teker çökerttik. Milli iradeyi bu süreçte yeniden inşa ederek ülkemizi ve milletimizi hak ettiği demokrasi standardıyla buluşturduk. Ancak son zamanlarda yine başörtüsü ve Anadolu’muzun yerel kıyafetlerine yönelik çirkin tavrı gördükçe 28 Şubat zihniyetinin her an hortlayabileceğini bir kez daha idrak ediyoruz. Maalesef bazıları AK Parti iktidarı döneminde atılan demokratikleşme adımlarıyla hak ve özgürlükler noktasında kaydedilen ilerlemeye rağmen hala içinde bu köhne zihniyeti taşıyor. Bu anlamda milli iradenin inşası noktasında demokrasi bilincinin, sivil iradenin, sandığın gücünün ne denli önemli olduğu bir kez daha anlaşılmaktadır. Bu fikirlerin karşısında duranlar, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve AK Parti var diye şimdilik belli şeyleri söylemeye cesaret ve fırsat bulamıyorlar. Ancak ilk fırsatta neler yapabileceklerinin fragmanını her seferinde milletimize izletiyorlar" dedi. "Darbeci zihniyet karşısında dimdik durma irademizi yılmadan sürdüreceğiz" 28 Şubat süreci ve benzeri darbelere karşı dimdik durduklarını belirten Birdal, "Bu zihniyetle mücadele biz AK Parti için bir demokrasi mücadelesidir; bir hak mücadelesidir; büyük Türkiye mücadelesidir. Şunu vurgulamak lazım ki toplumsal barışımıza kasteden bu zihniyet orada durduğu sürece büyük ve güçlü Türkiye idealimize ve Türkiye yüzyılı vizyonumuza her daim ket vurulmaya çalışılacaktır. Ancak bizler tüm bu engelleri milletimizle beraber aşmaktan geri durmayacağız. Bizler AK Parti olarak, Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ülkemize hizmet etme kararlılığımızı ve darbeci zihniyet karşısında dimdik durma irademizi yılmadan sürdüreceğiz. Demokrasi tarihimizde bir daha asla 28 Şubat benzeri süreçlerle karşılaşmamak için milli irade anlayışını daima diri tutmaya devam edeceğiz 27 Mayıs neyse, 12 Eylül neyse, 27 Nisan neyse, 15 Temmuz neyse 28 Şubat da aynı şekilde bir darbedir" dedi.
28 Şubat 2026 Cumartesi - 12:08 Türk sinema Sultanı Türkan Şoray "set için köyü yaktık, davul zurnayla uğurladılar" Türk sinemasının Sultanı olarak anılan usta oyuncu Türkan Şoray, bir film çekimi sırasında yaşanan dikkat çekici anıyı anlattı. Şoray, hem yönetmen olduğu hem de rol aldığı bir yapımda köyün yanma sahnesini gerçekçi kılmak için sıra dışı bir yönteme başvurduklarını söyledi. Maltepe Belediyesi tarafından düzenlenen yazar Yaşar Kemal’i anma etkinliklerinde konuşan Şoray, Roman uyarlaması olan filmde köyün yanma sahnesinin yer aldığını ve izleyiciyi o atmosferin içine çekmek istediklerini ifade etti. "Roman zaten yüzyıllardır masallardan, efsanelerden süzülüp gelen bir anlatı. Biz de o duyguyu seyirciye geçirmek istedik" dedi. Sahnenin etkileyici olması için köy sokaklarında lastikler yakıldığını anlatan Şoray, "Romanda köyün gerçekten yanıp yanmadığını anlamadık. Ben de köyü yakacağım dedim. Köyün sokak aralarına lastik koyduk ve yaktık. Sonra da uzaktan kamerayla çekiyoruz. Köy yanıyor gibi duruyor. Aslında köyün camisinden hoparlör ile duyurmak lazımdı. Bunu da yapmadık. Köylülüler köy yanıyor diye itfaiyeye haber verdiler. İnsanlar birbirine girdi" ifadelerine yerdi. Bir ay boyunca köyde kaldığını köylüler ile içli dışlı olduğunu söyleyen ancak film çekimleri bittikten sonra uğurlama sırasından davul zurna ile uğurlandıkları için şaşkına döndüklerini ifade eden Şoray, "Film bitti biz gidiyoruz, bir baktık davul zurna geldi. O kadar bozuldum ki sinirlerim bozuldu" dedi.
Ramazan ayında reflü artıyor: Uzmanından sahur uyarısı
16 Şubat 2026 Pazartesi - 14:08 Ramazan ayında reflü artıyor: Uzmanından sahur uyarısı Medipol Sağlık Grubu, Ramazan ayında sağlığın korunması, kronik hastalıkların yönetimi ve doğru beslenme alışkanlıklarının ele alındığı "Ramazan ve Sağlık Paneli’ni düzenledi. Dikkat edilmesi gereken noktaların multidisipliner bir bakış açısıyla ele alındığı panelde, oruç süresince artan reflü şikayetinin önüne geçmek için sahurdan hemen sonra uyumamak gerektiği belirtildi. Ramazan ayının sağlık üzerindeki etkileri ve oruç sürecinde dikkat edilmesi gerekenler, Medipol Mega Üniversite Hastanesi’nde düzenlenen ‘Ramazan ve Sağlık Paneli’nde masaya yatırıldı. Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Bilal Boztosun’un moderatörlüğünde gerçekleşen panelde; iç hastalıkları, nefroloji, gastroenteroloji, ruh sağlığı ve beslenme alanındaki deneyimli uzmanlar, ramazanı sağlıklı geçirmek için önemli uyarı ve önerilerde bulundu. Ramazanda sağlıktan ödün vermeden ibadet edilmeli Panelin moderatörlüğünü üstlenen Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Bilal Boztosun, ramazan ayının hem ruhsal hem de fiziksel olarak dengeli geçirilmesi gerektiğini vurguladı. Hastaların oruç tutma konusunda zaman zaman ısrarcı olabildiğini belirten Boztosun, sağlık faktörünün her şeyden önce geldiğini ifade ederek, "Sağlığımızı tehlikeye sokmayacaksa elbette oruç tutulabilir. Ancak önceliğimiz her zaman sağlığımız olmalı. Ramazanda kurulan zengin sofralar ve uzun süren sohbetler fazla yemek tüketimine yol açabiliyor. Dengeli beslenme ve egzersiz ihmal edilmemeli. İbadet ederken sağlıktan ödün verilmemesi gerekiyor" dedi. Prof. Boztosun, herkes için huzurlu ve sağlıklı bir Ramazan temennisinde bulundu. Yaşlılarda oruç bireysel olarak değerlendirilmeli İç Hastalıkları ve Geriatri Uzmanı Prof. Dr. Sevgi Aras, Türkiye’de ortalama yaşam süresinin uzamasıyla birlikte yaşlı nüfusun arttığına dikkat çekerek, yaşlanmaya bağlı fizyolojik değişimlerin Ramazan ayında daha yakından takip edilmesi gerektiğini belirtti. Ağız kuruluğu, görme ve koku alma problemleri gibi durumların yaşlılıkla birlikte sık görülebildiğini ifade eden Prof. Dr. Aras, vücudun su ihtiyacı devam etmesine rağmen su içme isteğinin azalabildiğini söyledi. Yaşlılığın beslenme açısından da çeşitli zorlukları beraberinde getirdiğini vurgulayan Prof. Dr. Aras, oruç tutma kararının mutlaka bireysel sağlık durumuna göre değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi. Orucun faydalarına dikkat çeken Prof. Dr. Aras, ancak bu sürecin hekim kontrolünde ve bilinçli şekilde yönetilmesinin önem taşıdığını ifade etti. "Suyu zamana yayarak tüketin" Nefroloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şehmus Özmen, ramazanda su tüketiminin önemine vurgu yaparak, "Ramazanda suyu belli bir miktarı hesap ederek içmek gerekiyor. İki litreyi iftar-sahur arasına sığdırmamız gerekiyor. İftarda yarım litre, arada bir litre, sahurda da yarım veya 1 litre tüketilmesinin daha sağlıklı olduğunu söyleyebilirim. Su tüketme kısmı herkes için önemli ama kronik böbrek hastalığı olanlar için çok daha önemli. Çünkü böbrekler suya daha bağımlı oluyor ve su eksikliği onlarda bir hasara neden olabiliyor. Hastalıkların kötüleşmesine neden olabiliyor" dedi. "Kabızlığın önüne geçmek için lifli gıdalar tüketin" Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Esin Korkut, ramazan süresince mide sorunlarının önüne geçilmesi için önemli tavsiyelerde bulundu. İftarda hızlı yemek yemenin midede ağırlık, şişkinlik ve reflü yakınmaları oluşturacağını belirten Korkut, "İftarı bir çorba veya bir bardak ılık suyla açmak gerekir. Hızlı hızlı yemek değil, bolca çiğneyerek, yavaş yavaş yemek önemli. Küçük molalarla, çorbadan sonra sofrada 10 dakikalık bir sohbet molası iyi gelecektir. Lif oranını mutlaka artırmak gerekiyor. Çünkü ramazan süresince beraberinde kabızlık yaşanıyor. Ağır yemekler önermiyoruz. Daha çok sebze ağırlıklı, fırında pişmiş gıdalar ve balık gibi proteinler öneriyoruz" dedi. Ramazanda çay, kahve yerine bitki çayı önerisi Ramazanda su içmenin önemini hatırlatan Prof. Dr. Korkut, çay, kahve gibi içeceklerin suyun yerine geçmeyeceğini hatırlatarak, "Rezene çayı, kekik çayı gibi bitki dostu mide çaylarını ön plana almak gerekir" uyarısında bulundu. Korkut, kahvaltı benzeri sahur önerisinde bulunarak yumurta, zeytin, peynir gibi gıdalar tüketilmesini önerdi. Reflü tarzında yakınmaların çok sık yaşandığını belirten Korkut, özellikle sahurdan sonra hemen uyumanın bu şikayetlere neden olduğunu belirtti. Korkut, "Sahurdan sonra hemen yatmamayı, en azından yarım saat, bir saat oturmayı öneriyoruz. İş koşulları nedeniyle bunu sağlamak mümkün olmayabiliyor. Reflü yastıkları ya da yatak başını bir 30 cm yükseltip sol yana yatmayı reflü hastalarına önerebiliriz" diye konuştu. Oruç ruhsal dayanıklılığı artırıyor Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Taha Can Tuman, ramazan ayında tutulan orucun yalnızca fiziksel değil, ruhsal açıdan da önemli katkılar sağladığını belirtti. Oruç tutmanın stresi azalttığını, dikkat ve hafıza üzerinde olumlu etkiler oluşturduğunu ifade eden Doç. Dr. Tuman, bu sürecin ruhsal dayanıklılığı artırdığını söyledi. Uzun süreli açlığın bazı bireylerde depresyona karşı koruyucu etki gösterebildiğini dile getiren Doç. Dr. Tuman, ancak bu dönemde uyku düzeninin bozulabildiğine dikkat çekti. İftar ve sahur saatlerinin mümkün olduğunca düzenli tutulması gerektiğini vurgulayan Doç. Dr. Tuman, gün içerisinde yapılacak kısa süreli uykuların zihni dinlendirdiğini ve uzun vadede ruh sağlığını olumlu etkilediğini belirtti. Ramazan ayının aynı zamanda aile ve sosyal bağları güçlendiren özel bir dönem olduğuna işaret eden Doç. Dr. Tuman, bu sürecin manevi yönünün ruh sağlığına önemli katkılar sunduğunu ifade etti. Doğru sıralama kilo kontrolünü belirliyor Diyetisyen Fatma Betül Çelebi, ramazan ayında kilo alımının temel nedeninin fazla kalori tüketimi olduğunu belirterek, kişinin oruç tutmasına rağmen kilo almaya devam etmesinin genellikle yanlış beslenme sıralamasından kaynaklandığını söyledi. İftarda sebze ve protein ağırlıklı beslenmenin önemine dikkat çeken Çelebi, yemeğe pilav gibi karbonhidrat ağırlıklı besinlerle başlamanın kilo artışına zemin hazırlayabileceğini ifade etti. Düşük kalorili ancak besleyici gıdaların tercih edilmesi gerektiğini vurgulayan Çelebi, çorba tüketiminin ardından 10-15 dakika ara vererek ana yemeğe geçmenin tokluk kontrolü açısından faydalı olduğunu belirtti. Öğünlere avokado gibi sağlıklı yağ kaynaklarının eklenmesinin uzun süre tok kalmaya yardımcı olacağını dile getiren Çelebi, tam buğday ekmeğinin de tercih edilmesini önerdi.
Migros Ramazan ayına özel fiyatlarını sabitlediğini duyurdu
16 Şubat 2026 Pazartesi - 14:06 Migros Ramazan ayına özel fiyatlarını sabitlediğini duyurdu Migros, Ramazan ayı boyunca Migros markalı yaklaşık 300 temel ihtiyaç ürününde ve dana kıyma, dana kuşbaşında fiyatı sabitlediğini duyurdu. Migros, müşterilerinin temel gıda ürünlerine uygun fiyatlarla ve kolayca ulaşabilmesi amacıyla Ramazan ayına özel kapsamlı bir kampanya başlattığını açıkladı. Temel ihtiyaç ürünleri ve kırmızı ette fiyat sabitlendi Migros, Ramazan ayı boyunca Migros markalı yaklaşık 300 temel ihtiyaç ürününde fiyat sabitledi. Bu ürünler arasında, makarna, un, bakliyat çeşitleri, pirinç, salça, konserve, çay, kahve, şeker, süt ve tereyağı gibi Ramazan sofralarının vazgeçilmez ürünleri yer alıyor. Ayrıca dana kıyma ve dana kuşbaşında 28 Ocak’ta başlayan sabit fiyat kampanyası, 26 Mart tarihine kadar devam edecek. 3 bin üründe daha kampanya fırsatı Markanın, Ramazan ayı boyunca Migroskop katalogları ile sütten bakliyata, unlu mamullerden yumurtaya, deterjandan züccaciyeye kadar yaklaşık 3 bin üründe daha kampanyalarına devam edeceği belirtildi. Ramazan kolileri ile yüzde 40’a varan tasarruf Yapılan açıklamaya göre; Migros müşterileri, temel gıda ürünlerini tek tek almak yerine Ramazan kolisi şeklinde aldıklarında yüzde 40’a varan tasarruf sağlıyor. Ayrıca, Ramazan ayında ihtiyaç sahiplerine destek olmak isteyen müşteriler, Bereket ve Lezzet Paketlerini; Türk Kızılay, Türkiye Spastik Çocuklar Vakfı (TSCV), Türkiye Omurilik Felçlileri Derneği (TOFD) veya Zihinsel Yetersiz Çocukları Yetiştirme ve Koruma (ZİÇEV) Vakfı’na Migros Sanal Market üzerinden bağışlayabiliyor. "Bir Sofra da Sen Kur" Türk Kızılay, Türkiye Omurilik Felçlileri Derneği ve ZİÇEV iş birliğiyle hayata geçirilen ‘Bir Sofra da Sen Kur’ kampanyası kapsamında ise Migros müşterileri, iftar yemeklerinin seçtikleri bağış kurumuna Migros tarafından ulaştırılmasını sağlayacak. ‘Bir Sofra da Sen Kur’ kampanyasının, Din İşleri Yüksek Kurulu’nun 2026 yılı için belirlediği fitre bedeline denk geldiği aktarıldı. Çorba, ana yemek, yardımcı yemek ve tatlıdan oluşan iftar menüsü, bağışçılar adına ihtiyaç sahiplerine ulaştırılacak.
İş Bankası’na Global Finance’ten özel bankacılık ödülü
16 Şubat 2026 Pazartesi - 12:54 İş Bankası’na Global Finance’ten özel bankacılık ödülü Türkiye İş Bankası, Global Finance tarafından düzenlenen ‘Özel Bankacılık Ödülleri’nde global düzeyde ‘Özel Bankacılık Alanında Ticari İşletme Sahipleri İçin En İyi Banka’ ödülüne layık görüldü. Türkiye İş Bankası, uluslararası finans yayını Global Finance tarafından düzenlenen ‘Özel Bankacılık Ödülleri’nde global düzeyde ‘Özel Bankacılık Alanında Ticari İşletme Sahipleri İçin En İyi Banka’ ödülüne layık görüldü. Londra’da düzenlenen törende, ödülü İş Bankası Özel Bankacılık Müdürü Tuba Tepret aldı. Tepret, ödüle ilişkin değerlendirmesinde, ticari işletme sahiplerinin özel bankacılık beklentilerinin son yıllarda önemli ölçüde değiştiğine dikkat çekerek, "İş dünyasındaki hızlı dönüşüm, küresel rekabet ve dijitalleşme; finansal çözümlerin de aynı hız ve esneklikle kurgulanmasını zorunlu kılıyor. İşletme sahipleri hem şirketlerinin büyümesini destekleyecek stratejik finansman çözümleri hem de kişisel servetlerini sürdürülebilir ve değer odaklı bir yaklaşımla yönetebilecekleri entegre bir hizmet modeli bekliyor. Artık yüksek getiri tek başına yeterli değil; likidite yönetimi, riskten korunma stratejileri ve küresel trendlerle uyumlu alternatif yatırım fırsatları da karar süreçlerinde belirleyici oluyor. Yapay zeka destekli yatırım tavsiyeleri, sürdürülebilirlik temalı fonlar ve uzun vadeli büyüme potansiyeli taşıyan varlık sınıfları, ticari işletme sahiplerinin portföy tercihlerinde giderek daha fazla yer buluyor. Biz de özel bankacılık yaklaşımımızı, ticari işletme sahiplerinin hem iş hem de özel yaşam finansman ihtiyaçlarını bütüncül bir perspektifle ele alacak şekilde tasarlıyoruz" dedi. Ticari şubelerde özel bankacılık hizmeti Türkiye genelindeki 13 Özel Bankacılık İhtisas Şubesine ek olarak 20 Ticari İhtisas Şubesinde ‘Co-private’ adıyla hibrit bir özel şube modeli oluşturduklarını ve böylece ticari işletme sahiplerine daha kolay ulaştıklarını söyleyen Tepret, müşterilerin sürekli güncel verilerle değişen risk algısının ulusal ve uluslararası piyasalardaki gelişmeler; yasal düzenlemeler, vergi düzenlemeleri konusundaki içgörülerle birleştirilmesiyle kişiye özel çözümler sunulduğunu anlattı. Tuba Tepret, sözlerini şöyle sürdürdü: "Ticari şubelerimize entegre edilen özel bankacılık alanları sayesinde ticari ve özel bankacılık hizmetlerini tek çatı altında buluşturan hibrit bir hizmet modeli yürütüyoruz. Firma sahipleri ve girişimcilerin özel bankacılık ihtiyaçlarına yönelik bir konsantrasyon ile geliştirdiğimiz iş modelimizle, ticari ve bireysel finansal ihtiyaçları iç içe geçen işletme sahipleri ve ailelerinin varlık yönetimine ilişkin tüm gereksinimlerini bütünsel bir bakış açısıyla tek noktadan, kapsamlı ve ayrıcalıklı bir anlayışla ele alıyoruz. Müşterilerimizin ticari faaliyetlerine yönelik uçtan uca sunduğumuz kredi, mevduat, kambiyo ve nakit yönetimi çözümlerini, şahsi varlık yönetimlerine yönelik özel bankacılık hizmet ve ürünlerimizle buluşturarak müşteri memnuniyetini en üst düzeye taşımayı hedefliyoruz."
Vodafone’un Red Konsol çözümüyle Pluxee, dijital müşteri deneyimini bir üst seviyeye taşıdı
16 Şubat 2026 Pazartesi - 12:46 Vodafone’un Red Konsol çözümüyle Pluxee, dijital müşteri deneyimini bir üst seviyeye taşıdı Vodafone Business’ın online self-servis yönetim platformu Red Konsol’u kullanan Pluxee, hem operasyon süreçlerini daha verimli hale getirdi hem de dijital işlemlerde daha hızlı ve güvenli dijital yönetim yapısına sahip oldu. Pluxee’nin Vodafone Business’ın işletmelere ücretsiz olarak sunduğu Red Konsol ile hem operasyonel süreçlerinde verimlilik kazanımları elde ettiği hem de daha hızlı ve güvenli bir yönetim deneyimine sahip olduğu açıklandı. Yan haklar alanında kurumların stratejik iş ortağı olan ve geniş üye ağına sahip olan Pluxee, ödeme sistemleri, teknoloji altyapısı ve operasyon yönetiminde yüksek standartları kesintisiz şekilde sürdürebilmek için Red Konsol platformundan yararlanıyor. Yapılan açıklamaya göre platform, Pluxee’nin, Vodafone Türkiye’den aldığı tüm teknoloji ekosistemini tek ekrandan yönetmesini sağlıyor. Sunucu yönetiminden siber güvenlik çözümlerine, mobil ve fiber internet hatlarından kapasite artırımına, erişim kontrolünden servis aktivasyonları ve devre takibine kadar birçok sürecini dijital olarak tamamlıyor. Platformun sağladığı 7/24 erişilebilirlik, dijital destek ve güvenli altyapı, fatura görüntüleme, paket tanımlama, kullanım takibi ve detaylı raporlama gibi fonksiyonlar sayesinde marka, geçmiş ve güncel operasyonlarını daha şeffaf ve ölçülebilir bir biçimde yönetebiliyor. Vodafone Business imzalı çözümlerle marka, çalışan deneyimi alanındaki konumunu güçlü teknoloji altyapısıyla daha da güçlendiriyor ve tüm paydaşları için sunduğu hızlı, güvenli ve verimli dijital deneyimi daha da zenginleştiriyor. Kurumlara, hız ve esneklik kazandırıyor Açıklamaya göre, tüm işletmelerin ücretsiz olarak kullanabildiği platformun sunduğu kesintisiz dijital destek, anında servis aktivasyonu, hızlı ek paket satın alma ve kapsamlı erişim kontrolü yetenekleri, işletmelerin operasyonel yükünü önemli ölçüde azaltırken karar alma süreçlerine de çeviklik ve hız kazandırıyor. Self servis hizmet alan kullanıcılar, herhangi bir desteğe ihtiyaç duymadan 7/24 işlemlerini gerçekleştirebiliyor, sorularına anında cevap bulabiliyor. Ayrıca fatura bilgileri gibi finansal başlıkları anında görüntüleyip aldıkları tüm servisler hakkında raporlara ulaşabiliyor. "Red Konsol ile Pluxee, ekosistemine sunduğu deneyimi çevik bir yapıda geliştiriyor" Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Özlem Kestioğlu, şu değerlendirmede bulundu: "Vodafone Business olarak iş ortaklarımızın operasyonel verimliliğini artıran, günlük iş akışlarını sadeleştiren ve kritik süreçlerde hız kazandıran çözümler üretmeye odaklanıyoruz. Kullanıcılara ücretsiz olarak sunduğumuz Red Konsol, sağladığı birçok faydanın yanı sıra Vodafone Business tarafından geliştirilen yeni çözümlere çok daha kolay ulaşabiliyor. Dijital müşteri deneyimini yeni bir boyuta taşıdığımız platform; Pluxee’nin tek ekrandan yönetim, anlık görünürlük ve 7/24 dijital destek gibi avantajlarla ekiplerinin iş süreçlerini kolaylaştırdı, tüm ekosistemine sunduğu deneyimi daha çevik bir yapıda geliştirme fırsatına sahip oldu. Ayrıca marka, Vodafone Business bünyesinde oluşturduğumuz ‘Customer Advisory Board’ platformunun gelişimine, katılımcısı olarak geri bildirimleriyle de destek veriyor." Pluxee Bilgi Teknolojileri ve Ödeme Sistemleri Genel Müdür Yardımcısı Dr. Osman Başbuğoğlu ise iş birliğiyle ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi: "Şirket olarak Türkiye’de her gün 1,5 milyon çalışanın hayatına dokunuyor; geniş üye iş yeri ağımız ve yüksek işlem hacmimizle çalışan deneyimi alanında sektöre yön veriyoruz. Ipsos’un 2025 Marka & Müşteri Deneyimi Araştırması’na göre sektörümüzde çalışanlar tarafından en çok tavsiye edilen marka olmamızın arkasında, çalışanı merkeze alan güçlü bir vizyon, uzun vadeli bir iş stratejisi ve tüm bunları mümkün kılan teknolojik bir altyapı bulunuyor. ‘Çalışanı Mutlu Eden Dünya’ misyonumuz doğrultusunda teknoloji altyapımızı sürekli geliştiriyor, operasyonlarımızı daha akıllı, çevik ve sürdürülebilir bir yapıya dönüştürüyoruz. Vodafone Business ile yürüttüğümüz iş birliği kapsamında faydalandığımız Red Konsol dijital altyapımızın tek ekrandan güvenli ve şeffaf biçimde yönetilmesine imkân tanıyarak artan operasyonel ihtiyaçlarımızı sağlıklı şekilde yönetmemizi destekliyor." Platform, dijital dönüşümü ölçülebilir bir faydaya dönüştürüyor Red Konsol; mobil ve fiber internet çözümlerinden sunucu yönetimine, siber güvenlik hizmetlerinden fatura ve talep yönetimine kadar tüm süreçlerin tek ekrandan kontrol edilmesini sağlayarak kurumlara hız, esneklik ve tam görünürlük kazandırıyor. Kullanıcı dostu arayüzü sayesinde IT desteği veya çağrı merkezi ihtiyacını azaltarak self-servis gücüyle işletmelerin verimliliğini artırıyor. Platform, fatura aşımı gibi beklenmeyen maliyet risklerini önceden öngörebilme yeteneği, devre hatlarının anlık takibini sağlayan altyapısı, siber güvenlik raporlamaları ve performans analizleri sayesinde şirketlerin operasyonlarını sürekli optimize etmelerine imkân veren yüksek bir şeffaflık sağlıyor. Kısacası platform, dijital dönüşümü soyut bir söylem olmaktan çıkararak işletmeler için doğrudan, ölçülebilir bir faydaya dönüştürüyor.