Yerel Haberler
İzmir
İzmir ITB Berlin’den 4 sertifika ve 1 ödülle döndü 05 Mart 2026 Perşembe - 12:59:43 İzmir Büyükşehir Belediyesi ve ilçe belediyelerinin işbirliği, kenti uluslararası arenada ödüllerle taçlandırdı. Sürdürülebilir turizm destinasyonu alanında Çeşme, Selçuk ve Urla Altın Sertifika, Menderes Gümüş Sertifika ve Selçuk Efes Tarlası Yaşam Köyü Halkın Seçimi Ödülü’nü kazandı. Ödüller, dünyanın en prestijli turizm fuarlarından ITB Berlin’de, Green Destinations tarafından düzenlenen törende verildi. Törene katılan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, "İzmir tarihinde ilk defa 5 ödül birden aldı. İzmir’i turizmde dünyada daha görünür hâle getirmek için çalışmaya devam edeceğiz" dedi. Uluslararası Sürdürülebilir Turizm Konseyi’ne (GSTC) üye olan İzmir Büyükşehir Belediyesi, konsey tarafından verilen "Sürdürülebilir Turizm Destinasyonu Sertifikası" almak için sürdürdüğü çalışmalarda önemli bir başarı kaydetti. GSTC akreditasyon kuruluşu olan Green Destinations ile başlatılan, ilçe belediyeleri ve sektör paydaşları koordinasyonu ile yürütülen çalışmalarda İzmir, uluslararası ölçekte 4 sertifika ve ödül almaya hak kazandı. 3 altın ilçe Çeşme, Selçuk ve Urla "Yeşil Destinasyonlar Altın Seviye" sertifikasını, Menderes "Yeşil Destinasyonlar Gümüş Seviye" sertifikasını alırken, Selçuk Efes Tarlası Yaşam Köyü ise Halkın Seçimi Ödülü’nü aldı. Ödül ve sertifikalar, Green Destinations tarafından, dünyanın en büyük turizm fuarlarından biri olan ITB Berlin kapsamında düzenlenen resmi törende verildi. Tugay: "İzmir turizmini güçlendirmeye devam ediyoruz" Törene İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel, Çeşme Belediye Başkan Yardımcısı Emre Can Durmaz, Menderes Belediye Başkanı İlkay Çiçek, İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Okyay, Büyükşehir Belediyesi bürokratları, ETİK Başkanı ve TGA Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet İşler, TÜRSAB Denetim Kurulu Üyesi Kıvanç Meriç, ÇEŞTOB Başkanı Orhan Belge katıldı. Başkan Dr. Cemil Tugay törende, "Çok güzel bir vesile için buradayız. İzmir tarihinde ilk defa 5 ödül birden aldık. Urla, Selçuk ve Çeşme Altın Seviye sertifikasını, Menderes Gümüş Seviye sertifikasını alırken, Selçuk Efes Tarlası Yaşam Köyü ise Halkın Seçimi Ödülü’nü aldı. Bu törende 5 ödülü birden İzmir halkı adına belediye başkanlarımızla, İzmir’in turizm temsilcileri ile alıyoruz. Bu gururu birlikte yaşıyoruz. İzmir’i turizmde dünyada daha görünür hâle getirmek ve ileriye taşımak için çalışmaya devam edeceğiz. Hep birlikte İzmir’i turizm sahnesinde daha da güçlendireceğiz" ifadelerini kullandı. Halk oylamasıyla verildi Green Destinations özel kategori ödülü olan "Halkın Seçimi Ödülü", en çok beğenilen "İyi Uygulama Hikâyesinin" desteklenmesine olanak tanıyor. Green Destinations tarafından düzenlenen Yeşil Destinasyonlar En İyi 100 listesinde yer alan Efes Yaşam Tarlası Köyü, en iyi destinasyonların yarıştığı "Halkın Seçimi Ödülü"nü oyların yüzde 18’ini alarak kazandı. Halk oylamasıyla belirlenen bu ödül, Efes Yaşam Tarlası Köyü’nün uluslararası alandaki tanınırlığını güçlendirdi ve sürdürülebilir turizm yaklaşımıyla önemli bir turizm destinasyonu haline geldiğini ortaya koydu. Üç yıl üst üste uluslararası başarı 2025 yılında Yeşil Destinasyonlar En İyi 100 listesinde yer alan Urla Bağ Yolu aynı zamanda Halkın Seçimi Ödülü’nü kazanmıştı. 2024 yılında Selçuk ve Urla "Yeşil Destinasyonlar Gümüş Seviye" sertifikası kazandı. Efeler Yolu ise 2023 yılında Yeşil Destinasyonlar En İyi 100 listesinde yer aldı. Bu sonuçlarla birlikte İzmir, üç yıl üst üste uluslararası düzeyde sürdürülebilir turizm alanında ödül kazanan bir şehir olarak konumunu pekiştirdi. Katılımcı yerel yönetişim anlayışı, çevresel sorumluluk, kültürel mirasın korunması ve sürdürülebilir kalkınma ilkeleri doğrultusunda yürütülen bütüncül çalışmalarıyla sürdürülebilir destinasyon yönetimi alanında Türkiye’de öncü, uluslararası ölçekte ise rekabetçi ve uluslararası standartlara uyumlu bir model ortaya koydu. Sertifikaların kapsamı Gümüş Sertifika; çevresel sürdürülebilirlik (doğal kaynak yönetimi, atık ve su yönetimi, iklim eylemleri), toplumsal katılım (yerel paydaşların karar süreçlerine dahil edilmesi, sosyal kapsayıcılık) ve ekonomik sürdürülebilirlik (yerel istihdam, yerel tedarik zinciri, kırsal kalkınma) alanlarında yüksek standartların sağlandığını gösteren uluslararası bir belge. Altın Sertifika ise bu alanlarda daha ileri düzey performansı ve sistematik uygulamayı ifade ediyor. Neler yapıldı? 2024 yılında Urla ve Selçuk ilçelerinin sürdürülebilir turizm sertifikasyonu için kapsamlı bir hazırlık süreci başlatıldı; kurumsal kapasite geliştirme çalışmaları yürütüldü, politika ve eylem planları oluşturuldu, paydaş katılım mekanizmaları güçlendirildi ve gerekli dokümantasyon tamamlandı. Bu çalışmalar sonucunda her iki ilçe de uluslararası kriterleri karşılayarak Gümüş Sertifika almaya hak kazandı. 2025 yılında ise sürecin ikinci aşamasına geçildi; Urla ve Selçuk ilçelerinin sertifika seviyelerinin yükseltilmesi hedeflenirken aynı zamanda Çeşme ve Menderes ilçeleri de sertifikasyon sürecine dahil edildi. Bu kapsamda sürdürülebilir turizm yönetim yapıları güçlendirildi, izleme ve raporlama mekanizmaları geliştirildi, yerel paydaş katılımı arttırıldı ve sürdürülebilirlik performans göstergeleri iyileştirildi.
05 Mart 2026 Perşembe - 11:18 Meslek Fabrikası ile altın bileziği taktı, Hollanda’da pastacı oldu Hollanda’ya yerleşmek üzereyken İzmir Büyükşehir Belediyesi Meslek Fabrikası’nda pastacılık kursunu katılan Özgür Karasar, buradan başarıyla mezun olduktan sonra Hollanda’nın Rotterdam kentinde, özellikle cheesecake ve San Sebastian tatlılarıyla ünlü bir pastanede iş sahibi oldu. İzmir Büyükşehir Belediyesi Meslek Fabrikası, İzmirli kadınları ekonomik ve sosyal anlamda güçlendirerek onlara yeni fırsatlar sunmaya devam ediyor. Verilen eğitimler yalnızca Türkiye’de değil, yurt dışında da kadınların hayatına dokunuyor. Meslek Fabrikası kurslarıyla koluna altın bileziği takanlardan biri de Özgür Karasar oldu. Hollanda’nın Rotterdam kentine yerleşme hazırlığı yapan Karasar, orada çalışabilmek için bir meslek edinmeye karar verdi. Meslek Fabrikası’nda aldığı eğitimle pasta yapımının inceliklerini öğrenen Karasar, şimdi bu birikimini Hollanda’da profesyonel bir mutfakta sergiliyor. "Bir günlük deneme ile işe alındım" Pastacılıkla ilgili püf noktalarını öğrenmesi sayesinde marka bir pastanede çalışmaya başladığını belirten Karasar, "Burası özellikle cheesecake ve San Sebastian ile ünlü bir pastane. Faslı bir girişimci kadının sahip olduğu pastanede birebir iş görüşmesi yaptım. Kendisi genç ve kadınlarla çalışan harika biri. Bir günlük deneme ile işe alındım ve çok mutluyum. En zor zamanlarda bir meslek hayat kurtarıcı oluyor; bunu kendi deneyimimden biliyorum. İzmir’den Hollanda’ya gelecek tüm dostlarımızı, lezzetli pastalarımızı tatmaya davet ediyoruz" dedi.
05 Mart 2026 Perşembe - 11:10 İZBETON yeni üretim tesisiyle kapasitesini artırıyor İzmir Büyükşehir Belediyesi, kentte daha konforlu ve güvenli ulaşım sağlamak amacıyla altyapısını güçlendirerek asfalt yatırımlarına hız verdi. İZBETON’un 25 ayrı asfalt ekibi gece gündüz sahada yol onarım çalışmalarını sürdürürken, ana arterlerde de yenileme çalışmaları devam ediyor. Başkan Dr. Cemil Tugay’ın verdiği söz doğrultusunda ekip sayısını 40’a çıkarmayı hedefleyen İZBETON, merkez ilçelere daha hızlı ve etkin hizmet sunabilmek için Buca’da yeni asfalt üretim tesisini hizmete açarak üretim kapasitesini artıracak. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın İzmirlilere verdiği yol yenileme sözü kapsamında, kentin ana arterlerinden sokak aralarına kadar asfalt çalışmaları artan kapasiteyle sürüyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi Yol Yapım Bakım ve Onarım Dairesi Başkanlığı koordinasyonunda sahada gece gündüz görev yapan İZBETON AŞ ekipleri, 25 asfalt yama ekibiyle yol onarımlarını gerçekleştirirken, 5 asfalt serim ekibiyle de ana arterlerde yenileme çalışmalarını sürdürüyor. Günün ilk ışıklarında İZBETON’un Bornova yerleşkesinde dolum yaparak sahaya çıkan ekipler; yağışların yollarda oluşturduğu bozulmalar, kurum kazılarının bulunduğu alanlar ve zamanla tahrip olan noktalarda yama çalışması yapıyor. Ekip sayısının yanı sıra asfalt üretim kapasitesini de artıran İzmir Büyükşehir Belediyesi, 2026 yılı sonuna kadar İzmir’in 30 ilçesinde kapsamlı bir asfalt yatırımını hayata geçirmeyi hedefliyor. Yoğun yağışlara rağmen 25 ayrı ekiple 50 bin ton asfalt Çalışmalar hakkında bilgi veren İZBETON Yol Altyapı ve Asfalt Uygulama Müdürü Gökay Genç, İzmir’de ulaşım altyapısını güçlendirme hedefi doğrultusunda 2026 yılına güçlü bir saha organizasyonuyla başladıklarını belirtti. Ocak ve şubat aylarının yağışlı geçmesine rağmen 25 ekiple aralıksız çalıştıklarını kaydeden Genç, "İzmir’in ihtiyaç duyduğu yağışlar gerçekleşti ancak bu durum sahadaki çalışmalarımızda kısmi bir yavaşlamaya neden oldu. Buna rağmen ocak ve şubat aylarında toplam 50 bin ton asfalt uygulamasını tamamladık" dedi. Ekip sayısı 40’a çıkacak İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın hedefleri doğrultusunda sahadaki ekip sayısının artırılacağını belirten Gökay Genç, çalışmaların aralıksız sürdüğünü ifade etti. Genç, "Ekiplerimiz gece gündüz, saat sınırlaması olmaksızın görev yapıyor. Ramazan Bayramı’nın ardından ekip sayımızı 40’a çıkarmayı planlıyoruz. Özellikle ana arterlerde yenileme çalışmalarını tamamlayarak vatandaşlarımızın daha konforlu ve güvenli yollara kavuşmasını sağlayacağız" dedi. Buca’da yeni asfalt üretim tesisi Yol yenileme çalışmaları kapsamında, artan ekip sayısına paralel olarak asfalt kapasitesi de artırılıyor. Genç, "Buca’da yeni bir asfalt plenti (üretim tesisi) kurarak kapasitemizi artırmayı hedefliyoruz. Mart ayı itibariyle yollarımızı daha güvenli ve konforlu hâle getirme çalışmalarına başladık. Yol Yapım Bakım ve Onarım Dairesi Başkanlığı ile koordineli olarak özellikle merkez ilçelerdeki ana arter yollarını yeniliyoruz. Bu kapsamda, Buca Uğur Mumcu Caddesi, Ankara Caddesi yan yol ve Gaziler Caddesi gibi önemli arterlerde çalışmalarımız devam ediyor. Vatandaşlarımızın özellikle ana yollarda daha konforlu yollara kavuşmasını hedefliyoruz. Yıl sonuna kadar bu farkı gözle görülür şekilde hissedecekler" dedi.
Başkan Saygılı Efes Antik Kent Kanal Projesi’ni yerinde inceledi
11 Aralık 2025 Perşembe - 16:40 Başkan Saygılı Efes Antik Kent Kanal Projesi’ni yerinde inceledi Selçuk’ta UNESCO Dünya Mirası Listesi’ndeki Efes Antik Kenti’ni denizle buluşturacak Büyük Kanal Projesi’ni yerinde inceleyen AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, "Toplam 3 milyar TL yatırım bedeline sahip Efes Antik Kent Kanal Projesi üç etaptan oluşuyor. 1. etap bitti; 2. etap devam ediyor. Efes, denizle yeniden buluşmasıyla Türkiye’nin en önemli turizm destinasyonlarından biri haline gelecek" ifadelerini kullandı. AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, Selçuk programı kapsamında AK Parti Selçuk İlçe Başkanı Hakan Bayraklı’nın da eşlik ettiği programda, UNESCO Dünya Mirası Listesi’ndeki Efes Antik Kenti’ni denizle buluşturacak Büyük Kanal Projesi’ni de yerinde inceledi. Başkan Saygılı yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: "Bu proje tamamlandığında yalnızca Selçuk değil, İzmir ve ülkemiz turizmi için de yeni bir dönemin kapısı aralanacak. Efes’in denizle yeniden buluşmasıyla, ziyaretçiler özel teknelerle antik kente ulaşabilecek. Böylece Efes, Türkiye’nin en önemli turizm destinasyonlarından biri haline gelecek. Proje sayesinde hem Selçuk’un değeri yükselecek hem de bölge ekonomisine dolaylı olarak büyük katkılar sağlanacak. Toplam 3 milyar TL yatırım bedeline sahip Efes Antik Kent Kanal Projesi üç etaptan oluşuyor: 1. etap olan altyapı yatırımları tamamlandı. Serapis Tapınağı restorasyonla ayağa kaldırılmaya başlandı. 7 Uyuyanlar Mağarası’ndaki çalışmalar sona yaklaşmış durumda. Liman bölümü tamamlanarak 1 milyar TL’lik yatırım hayata geçirildi. 2. etap kapsamında Efes Karşılama Merkezi inşa ediliyor; 180 otobüs kapasiteli otopark ve 61 dükkanla bölgenin turizm potansiyeli güçlendirilecek. 3. etapta ise buggie yolları, elektrik altyapısının yenilenmesi ve peyzaj çalışmaları yer alıyor. Öte yandan Efes Antik Kent Kanalı Denize Çıkış Yapıları Projesi kapsamında; 300 metre ve 275 metre uzunluğunda iki adet dalgakıran inşaatı ile tarama çalışmaları gerçekleştirilecek. Bu önemli yatırımın ihalesi geçtiğimiz hafta, 4 Aralık’ta yapılırken, süreç şu anda ihale komisyonu karar aşamasındadır. Kültür ve Turizm Bakanlığımızın ’Gece müzeciliği’ uygulamasıyla Efes Antik Kenti artık gün batımından sonra da ziyaret edilebiliyor. Bu yeni uygulama ile Efes’in büyüsünü günün her saatinde yaşanabilir kılıyor. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, tarihine, kültürüne ve turizmine sahip çıkan bir anlayışla; AK Parti hükümetleri, İzmir’in ve ülkemizin kadim mirasına değer katmaya devam ediyor." "Selçuklu çiftçilerimiz, İzmir’in ve Türkiye’nin değerine değer katıyor" Gökçealan Mahallesi’nde, zeytin hasadına katılan AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, "Selçuk, bereketli topraklarıyla sadece İzmir’in değil, Türkiye’nin de en kıymetli tarım merkezlerinden biridir. Zeytin, nar, mandalina, ayva, şeftali, üzüm, incir Her biri Selçuk’un verimli topraklarından doğan, alın teriyle yoğrulmuş bereketin simgesidir. Üreticilerimizin emeğiyle yetişen bu ürünler, artık sadece ülkemizin sofralarına değil, dünyanın dört bir yanına ulaşıyor. Selçuklu çiftçilerimiz, İzmir’in ve Türkiye’nin değerine değer katıyor. AK Parti hükümetleri olarak çiftçimizin her zaman yanında olduk, olmaya da devam edeceğiz. Sağladığımız desteklerle üreticimizin elini güçlendirdik; modern tarımı, güçlü üretimi ve ihracat vizyonunu hep birlikte büyütüyoruz. Çünkü biz biliyoruz ki; bu ülkenin bereketi, toprağında ve o toprağa emek veren çiftçisindedir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, emek verenin, üretenin, alın teri dökenin yanında olmaya; tarımıyla, sanayisiyle, kültürüyle İzmir’i Türkiye Yüzyılı’nın öncü şehirlerinden biri yapmaya kararlıyız" dedi.
Yapay zeka büyük fırsatlar sunuyor ama tehditler çok daha hızlı büyüyor
11 Aralık 2025 Perşembe - 15:57 Yapay zeka büyük fırsatlar sunuyor ama tehditler çok daha hızlı büyüyor Kurumların yapay zekayı güvenlik operasyonlarına entegre etme süreci dünya genelinde hızla yayılırken, araştırmalar bu teknolojinin aynı zamanda yeni tehdit alanları oluşturduğunu gösteriyor. Bugün işletmelerin çoğu yapay zeka tabanlı araçları siber savunmalarının merkezine yerleştiriyor; ancak aynı araştırmalar, bu hızlı dönüşümün risk seviyesini de belirgin biçimde yükselttiğine işaret ediyor. Perviz Altay: "Saldırganlar da yapay zekayı aktif kullanıyor" Bu risklerin giderek görünür hâle geldiğini söyleyen Fazlanet Bilgi Teknolojileri A.Ş. CEO’su Perviz Altay, kurumların yapay zekaya yönelirken aynı zamanda geleceğe yönelik kaygılarının da arttığını ifade ediyor. Altay, teknoloji yatırımlarında yalnızca hız ve verimliliğe odaklanmanın yeterli olmadığını vurgulayarak yapay zekanın saldırganlar tarafından da aktif biçimde kullanıldığını hatırlatıyor. Altay’a göre özellikle hassas verilerin işlenmesi, yapay zeka modellerinin güvenilirliği, API güvenliği, shadow IT, uyumluluk baskıları ve anonimleşmeyen verilerin istismarı yeni dönemin en kritik risk başlıkları arasında yer alıyor. "Kurumlar yapay zekadan yararlanıyor, ancak gelecek kaygıları artıyor" "Yapay zeka fırsattır ama kontrolsüz şekilde entegre edildiğinde kurumu savunmasız bırakır" diyen Altay, işletmelerin bu alanda yaşanan hızlı değişimi doğru okumaları gerektiğini belirtiyor. Araştırmalar, şirketlerin yarısından fazlasının yapay zekayı artık şüpheli aktivitelerin tespiti, öncelikli risklerin tanımlanması ve kritik sistem ve varlıkların kayıt altına alınması gibi temel güvenlik süreçlerinde aktif olarak kullandığını gösteriyor. Bununla birlikte aynı araştırmada, kurumların büyük bölümünün önümüzdeki üç ila beş yıl içinde yapay zekanın siber tehditleri artıracağı yönünde ciddi kaygılar taşıdığı da vurgulanıyor. "Sıfırıncı gün açıkları tehlikeyi gözler önüne seriyor" Fazlanet Bilgi Teknolojileri A.Ş. CEO’su Perviz Altay, uluslararası ölçekte yapılan yapay zeka güvenlik testlerinin tehdit ortamının ne kadar hızlı değiştiğini net biçimde ortaya koyduğunu belirtiyor. Altay, farklı yapay zeka altyapılarına yönelik saldırı denemelerinde birden fazla sıfırıncı gün açığının, yani henüz keşfedilmemiş güvenlik zafiyetlerinin tespit edilmesinin, kurumların güvenlik stratejilerini yeniden gözden geçirmesini zorunlu hâle getirdiğini vurguluyor. Bu tespitlerin, yapay zeka sistemlerinin "varsayılan olarak güvenli" olmadığını gösterdiğini belirten Altay, doğru yapılandırılmayan modellerin tam tersine kurumları daha savunmasız bir noktaya sürükleyebileceği konusunda uyarıyor. "Güvenlik, en başından itibaren yapay zekaya entegre edilmeli" Perviz Altay, yapay zekanın kurumsal yapılara entegrasyonunun yalnızca teknik bir süreç olmadığını; idari, hukuki ve operasyonel boyutları olan çok yönlü bir dönüşüm gerektirdiğini vurguluyor. "Artık kurumlar için en doğru yaklaşım, yapay zekanın sisteme entegre edildiği ilk andan itibaren güvenliği merkeze almaktır. Zero-trust mimarisi, API güvenliği, uç nokta koruması, tehdit istihbaratı ve veri anonimleştirme süreçleri bu dönemin olmazsa olmazlarıdır" diyor. Fazlanet’ten kurumlara bütünleşik güvenlik modeli Fazlanet Bilgi Teknolojileri A.Ş.’nin sunduğu bütünleşik güvenlik çözümlerinin bu ihtiyaçlar doğrultusunda geliştirildiğini belirten Altay, şirketlerin yapay zeka destekli saldırılara karşı hem teknolojik hem de organizasyonel açıdan güçlendirilmesi gerektiğini ifade ediyor. "Kurumlarımıza yalnızca teknik çözüm sunmuyoruz; aynı zamanda bu alandaki değişimi okuyarak yol haritalarını oluşturuyoruz" diyen Altay, dikkat edilmesi gereken bu riskler konusunda iş dünyasını uyarıyor.
Yılbaşı öncesi sahte içki operasyonları: 68 olayda 86 şüpheli yakalandı
11 Aralık 2025 Perşembe - 12:17 Yılbaşı öncesi sahte içki operasyonları: 68 olayda 86 şüpheli yakalandı İzmir’de yılbaşı öncesi Karabağlar ve Torbalı’da gerçekleşen baskınlarda 650 litre sahte içki ve 640 litre etil alkol ele geçirildi. İl genelinde gerçekleştirilen 68 ayrı operasyon kapsamında ise yine tonlarca sahte içki ve kaçak ürün ele geçirilirken, 86 şüpheli hakkında işlem yapıldı; 4 kişi tutuklandı. İzmir İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık Suçlarıyla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, yılbaşı öncesi sahte ve kaçak alkol üretimi ile satışının önlenmesine yönelik çalışmalar kapsamında Karabağlar ve Torbalı ilçelerinde merdiven altı imalathane ve bir iş yerine operasyon düzenledi. Operasyonlarda 650 litre sahte/kaçak içki ile 640 litre taklit etiketli etil alkol ele geçirildi. Ayrıca Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde yılbaşına kısa süre kala yürütülen çalışmalarda ise kent genelinde 68 operasyon gerçekleştirildi. Operasyonlarda 86 şüpheli hakkında adli işlem yapıldı, 4 şüpheli tutuklandı. Ekiplerin kent genelindeki operasyon ve denetimlerinde ayrıca: 8.3 ton etil alkol, 930 şişe/litre sahte içki, 5 adet içki yapımında kullanılan aroma, 494 bin 560 doldurulmuş makaron, 84 bin 400 boş makaron, 5 bin 454 paket gümrük kaçağı sigara, 873 puro, 351 kilogram tütün, 806 adet sahte ilaç ile 497 elektronik sigara cihazı ele geçirildi. Yapılan çalışmalarla devletin yaklaşık 15 milyon TL vergi kaybının önüne geçildiği belirtildi.
İzmir’de belediye işçileri yarım gün iş bırakma eyleminde
11 Aralık 2025 Perşembe - 11:55 İzmir’de belediye işçileri yarım gün iş bırakma eyleminde İzmir’de Büyükşehir Belediyesi şirketlerinde çalışan işçiler, ödeme krizi ve işten çıkarmalara karşı yürüyüşlerinin 4’üncü gününde yarım gün iş bırakma eylemi gerçekleştirdi. Yürüyüşün ardından gerçekleştirilen basın açıklamasında İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi CHP Grubu Sözcüsü Yağmur Yurdakul’a tepki gösterildi. İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı İZENERJİ, İZELMAN, İZTEK ve Egeşehir’de aylardır süren ödeme krizi ve işten çıkartılmak üzere havuza alınan 300’den fazla işçinin işlerine geri alınması talebi nedeniyle başlayan eylemler 4’üncü gününde de devam etti. İlk olarak geçtiğimiz pazartesi günü ’Çıplak Maaşa Çıplak Ayak Yürüyüşü’ düzenleyen işçiler, eylemin 4’üncü gününde yarım gün iş bırakma eylemi gerçekleştirdi. Yine Konak Pier’den Kültürpark Basmane Kapısı önüne kadar yürüyen işçiler, sloganlarla Fevzipaşa Caddesi’nde kortej oluşturdu. "Tasarruf işçinin ekmeğinden olmaz" Basmane Kapısı önünde yapılan basın açıklamasında konuşan Genel-İş İzmir 2 No’lu Şube Başkanı Ercan Gül, İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi CHP Grubu Sözcüsü Yağmur Yurdakul’un ’DİSK-AK Parti birlikte eylem yapıyor’ sözlerine tepki göstererek şu sözlere yer verdi: "Cemil Başkanın gözüne az gelmiş olabilir ama biz 4 gündür işyerlerimizde baskı ve tehdit altındayız. Çözüm masasının kurulması lazım. 4 gündür bir kişi bile bizi arayıp sormadı. ‘Yeni pozisyon veriyoruz, kabul etmiyorsunuz’ diyorlar. Ne işi verdilerse kabul ettiler. Havuzdaki arkadaşlarımız bugün ne iş verilirse yapacak durumda. Başkanı bürokratlar yanlış bilgilendiriyor. İş bir türlü elimize ulaşmıyor. Başkan ‘Belediyeyi batırmayacağım’ diyor. 350 arkadaşımızı işe alınca belediye batmaz. Tasarruf işçinin ekmeğinden olmaz. Bize farklı, başkana farklı sayılar veriliyor. Toplamda 370 arkadaşımız havuzda bekliyor. Bu sayıları bize bürokratlar veriyor. Siyasetin kurbanı olmak istemiyoruz. Biz hiçbir siyasetin yanında değiliz. Buca’da AK Partili meclis üyeleri geliyor, ‘Bunlar birlikteler’ diyorlar. Biz bugün alana çıktığımızda CHP ile defalarca mücadele ettik. Eksiği kendilerinde aramaları gerekiyor. Buraya gelip bizi dinlemeleri gerekiyor. Dertlerimizi dinlemeleri gerekiyor. Adım atmazlarsa boşluğu bulup buraya girerler. Bizim yolumuz da yönümüz de belli. Başkana çağrıda bulunuyorum. Burada alacaklarımız var, gelin masayı kuralım ve uzlaşı içinde İzmir halkına hizmet edelim." "Siyasi düşüncelerinize bizi alet edemeyeceksiniz" CHP’li Yurdakul’a Genel-İş İzmir 1 No’lu Şube Başkanı Engin Topal da tepki gösterdi. Siyasi düşüncelere alet olmayacaklarını söyleyen Topal, "Dün akşam maaşların üçüncü taksidi yattı. Birçok arkadaşımızın evine tek taksitle faturalar geliyor. Sizin üç taksitle verdiğiniz maaşa karşılık neden faturalar üç taksitle ödenmiyor? Bankalar ve kurumlar bizden tek seferde ödeme alıyor. Üç taksitle maaş vererek yaşam hakkımızı elimizden alıyorsunuz. Biz İmamoğlu için eylem yaparken tutuklandığımızda sizden kaç kişi tutuklandı da şimdi bize ahkâm kesiyorsunuz? Bizim derdimiz ekmeğimize sahip çıkmak. Siyasi düşüncelerinize bizi alet edemeyeceksiniz. Siyasi bir derdimiz yok; derdimiz geçinmek. Başkan ekonomik sıkıntıyı hissediyormuş; ekonomiyi hisseden biziz zaten. Ekonomik sıkıntıyı en çok emekçiler hissediyor. Bizi siyasi partiyle yan yana getiriyorlar; hiçbir şey bilmiyorsanız DİSK’in tarihini Google’a sorun. Sizin yaşınızdan daha büyük bir tarihimiz var." "O sandalyede oturmakla olmuyor" Genel-İş İzmir 3 No’lu Şube Başkanı Serap Yılmaz da açıklamasında CHP’li Yurdakul’a yönelik tepkide bulundu. Yılmaz, "Ben de Yağmur Hanım’a takıldım. Bugün orada oturuyorsan buradaki işçinin oyu ve emeği sayesinde oturuyorsun. İşçileri siyasi emellerinize alet etmeyin. Herkes siyasetini kendi yerinde yapsın. O sandalyede oturmakla olmuyor. Bu alana gelip burada yaşadıklarımızı göreceksin. Tüm meclis üyelerine sesleniyorum: Gelin işçinize sahip çıkın. Ayda üç kez meclise gidip konuşmakla bitmiyor bu iş; particilik bu değildir. Bürokratlara sesleniyorum: Gösterdiğiniz projelerin sahibi bu işçilerdir, gelin işçilerinize sahip çıkın. Milletvekilleri, siz de gelin işçinize sahip çıkın. Günlerdir sokaklarda koştururken küçücük bir odada DİSK’i eleştirmek kimsenin haddi değil" diye konuştu. Genel-İş İzmir 9 No’lu Şube Başkanı Sedat Kenar da "Buca’da AK Partili iki meclis üyesi fotoğraf verdi diye, geçmişi mücadele dolu DİSK’i yan yana getiriyorlar. Meclis üyeleri yanımıza gelmiyor ya; bozuk saat bile günde iki kez doğruyu gösterir. Bir arkadaşımızın sıcak çorbasını içsinler, tabloyu görsünler. Maaş ne oldu da 2 gün içinde çıplak yattı? Makul ve kabul edilebilir bir takvim istiyoruz. Borçlarımızı ne zaman ödeyeceğimizi bilmek istiyoruz. Ne iş verilirse kabul edeceğiz. Emeğin siyaseti olmaz, yalnızca onuru olur" dedi.
Menemen Belediyesi, bebek bakım merkezleri kuruyor
11 Aralık 2025 Perşembe - 11:03 Menemen Belediyesi, bebek bakım merkezleri kuruyor Menemen Belediyesi, annelere özel olarak, bebeklerinin ihtiyaçlarını gidermeleri için yeni bir alan oluşturdu. Merkezleri "Aile dostu Belediye" anlayışıyla tasarladıklarını belirten Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, "Anneler artık bebeklerinin acil ihtiyaçlarını gidermek için dışarıda uygun yer aramak zorunda kalmayacak. Rahat ve hijyenik bir ortamda bebekleriyle olabilecek" dedi. Menemen’de bebekli anneler, pratik ve faydalı yeni bir hizmete kavuşuyor. "İyi ki doğdun" bebek paketinden başlamak üzere, anne bilgilendirme eğitimleri, çocuk oyun evleri ve Türkiye’nin en büyük tematik çocuk oyun köyü gibi birçok hizmet sunan Menemen Belediyesi, hizmetlerine bir yenisini daha ekledi. İlçede alışveriş vb. sebeplerle bebeğiyle dışarı çıkması gereken annelerin, bebeklerinin acil ihtiyaçlarını gidermelerini çok daha rahat ve konforlu hale getirecek bir projeye imza atan Menemen Belediyesi, bebek bakım ünitesi oluşturdu. Menemen Adliyesi önünde kurulan ünitenin içinde, bebek bakımına ilişkin ihtiyaç duyulan malzemeler de yer alacak. "Bebekli annelerimize özel" Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, "İlçemiz, nüfus artışı ve doğum hızı bakımından İzmir ortalamasının üstünde yer alıyor. Bu gerçekten yola çıkarak hizmetlerimizde anne ve bebeklere yönelik yeni bir hizmeti hayata geçirme kararı aldık. Pilot bölge olarak Menemen Adliyesi önünde oluşturduğumuz alana koyduğumuz bebek bakım ünitesini çok kısa süre içinde hizmete açacağız. Kentimizin çok işlek bir noktasında yer alan ünite, çeşitli sebeplerle dışarı çıkması gereken bebekli annelerin kimseden ricacı olmak zorunda kalmadan bebeğinin acil ihtiyaçlarını giderecek şekilde tasarlandı. Önümüzdeki süreçte de projeyi ilçemizde yaygınlaştırmak adına çeşitli semtlerimize bebek bakım ünitesi açmayı planlıyoruz" dedi.
Milli yüzücü Bengisu, Ege Üniversitesinde başarı hikayesini anlattı
11 Aralık 2025 Perşembe - 10:50 Milli yüzücü Bengisu, Ege Üniversitesinde başarı hikayesini anlattı Ege Üniversitesi Kariyer Planlama ve Başarı Koordinatörlüğü ile Mezunlarla İlişkiler Ofisi iş birliğinde, 70. yıl etkinlikleri kapsamında düzenlenen "Mezunlarımız Öğrencilerimizle Buluşuyor" programı, öğrencilerin ve mezunların yoğun katılımıyla Prof. Dr. Yusuf Vardar-MÖTBE Kültür Merkezinde gerçekleştirildi. Etkinlik kapsamında Prof. Dr. Bahtiyar Özçaldıran’ın moderatörlüğünü üstlendiği söyleşide Milli Yüzücü Bengisu Avcı tecrübelerini ve başarı hikâyesini katılımcılarla paylaştı. Söyleşinin ardından sahne alan Ege Üniversitesi Devlet Türk Musikisi Konservatuvarı ise icra ettiği mini konserle katılımcılara müzik ziyafeti sundu. Etkinlikte ayrıca sponsor firmalar tarafından kurulan stantlarda mezunlara çeşitli ikramlar sunuldu. Etkinliğin açılış konuşmasını yapan Mezunlarla İlişkiler Ofisi Koordinatörü Öğr. Gör. Ebru Kalyoncu, "Ege Üniversitesi olarak heyecanlıyız. Üniversitemiz, bugün dünyada bilimde önemli bir eğitim markası olma yolunda emin adımlarla ilerliyor. Aslında en büyük gücümüz; bu salonda ortak bir ruhla buluşan mezunlarımız, öğrencilerimiz ile akademik ve idari mensuplarımızdan oluşan güçlü birliktelik ve derin bağdır. Bugün bu birlikteliğimizi kutlamak üzere bir araya geldik. Bir aile olarak, mezunlarımızın ilham veren hikâyelerini hep birlikte dinlemek ve bu yolculuğa tanıklık etmek istiyoruz. Yolun başındaki sevgili gençlerimize ise şunu bilmenizi isterim ki; bu sıralardan mezun olduğunuzda arkanızda bu ülkenin en köklü kurumsal ailelerinden biri olan yetmiş yıllık bir geçmiş olacak. Egeli olmak güzel, Egeli olmak kıymetli. Sizlerle birlikte olmak ise büyük bir onurdur. Evinize, ailenize hoş geldiniz" dedi. "Bengisu, 8 milyarda 13 kadından biri" Söyleşide konuşan Prof. Dr. Bahtiyar Özçaldıran, "Ege Üniversitesinde 44 yıldır bulunmaktan onur duyan bir hocanız olarak, rahmetli Sermed Akgün hocamızla başlayan havuz serüvenimizin yıllar içinde dünya çapında sporcular yetiştiren bir hikâyeye dönüştüğünü gururla hatırlıyorum. Bugün aramızda olan Bengisu Avcı da o havuzda büyüyen, Seven Oceans’ı geçen dünyadaki 13 kadın sporcudan biri olarak hepimizi gururlandıran değerli bir mezunumuzdur. Onunla pek çok başarı ve duygu paylaştık, Türk bayrağını farklı kıtalarda taşıdık. Bengisu’nun bugün sporcu, öğretmen ve antrenör olarak aramızda olmasından büyük mutluluk duyuyorum. Dünyada yaklaşık 8 milyar insan yaşıyor. Seven Oceans’ı yüzen yalnızca 40 sporcu var; bunların sadece 13’ü kadın. Bengisu Avcı, 8 milyarda 13 kadından biri. Onunla büyük gurur duyuyoruz. Bu sporun sırrı, hedefe kilitlenebilmek ve bunu saatler boyunca sürdürebilmektir. Bizden sonra bayrağı devralacak gençlerin daha büyük başarılar elde edeceğine inanıyorum. Tek takıntımız, Türk bayrağını dünyanın her yerine taşımak" dedi. "Sporculuktan antrenörlüğe uzanan yolculuk" Kariyer yolculuğunu anlatan Bengisu Avcı, "Antrenörlüğe adım atmam, Ege Üniversitesinde sporcu olarak başlayan yolculuğumun doğal bir sonucuydu. 2010’da kurulan ilk açık su milli takımında yer aldım; bugün sporcu yetiştirmenin gururunu yaşıyorum. 1999’da Türkiye’nin ilk Avrupa Açık Su Şampiyonası’nı organize ederken açık suyla tanıştım. Sonrasında Avrupa Yüzme Birliği’nde görev alarak genç yüzücüleri açık suya yönlendirdik ve milli takımı adım adım geliştirdik. Ege Üniversitesindeki ilk 3 kilometrelik denemelerden bugün 60 kilometrelik ‘Okyanus Yedilisi’ parkurlarına uzanan bu yolculuk benim için çok özel. Özellikle Japonya parkurunda, herkesin imkânsız dediği koşullarda ekibimin inancı ve kendi direncimle yarışı tamamlamam, bu hikâyenin en önemli duraklarından biri oldu. Buz yüzmede dünya rekorları kırarak sınırlarımı zorlamaya devam ederken şunu söyleyebilirim: Hayal kurmaktan vazgeçmeyin. Başkalarının değil, kendi hayallerinizin peşinden gidin. Bugün size bir motivasyon konuşması değil, gerçek bir hayat hikâyesi anlatmak istedim" diye konuştu. Söyleşinin ardından Ege Üniversitesi Devlet Türk Musikisi Konservatuarı Öğr. Üyesi Doç. Dr. Hale Yamaner Okdan ve EÜ konservatuvar mezunu Yılmaz Demirtaş’ın verdiği mini konser etkinliğe renk kattı. Programın sonunda Milli Yüzücü Bengisu Avcı’ya ve etkinliğe katkı veren sponsor firmaların temsilcilerine plaket takdimi yapıldı.
Geleceğin spor yöneticileri İzmir’den yetişecek
11 Aralık 2025 Perşembe - 10:01 Geleceğin spor yöneticileri İzmir’den yetişecek İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ), ülkemizde sporun gelişimine ve profesyonel yöneticilerin yetişmesine katkı sağlamak amacıyla büyük bir adım atarak Türkiye geneline ulaşacak özel bir sertifika programı açtı. Göztepe Spor Kulübü’nün desteğiyle hayata geçen Spor Yöneticiliği Sertifika Programı’nda katılımcılara, spor dünyasının yakından tanıdığı 30 usta isim tarafından 9 ayrı modülde eğitimler verilecek. Kulüp yönetimi, pazarlama, iletişim ve taraftar etkileşimi gibi farklı alanlara odaklanarak katılımcıların mesleki yetkinliklerini geliştirecek şekilde tasarlanan, çevrim içi düzenlenecek sertifika programına, İEÜ’nün web sitesi üzerinden 30 Aralık 2025 tarihine kadar başvuru yapılabilecek. Spor alanında ilklere imza atmış; sadece futbol değil birçok branşta başarılarla, zaferlerle anılmış İzmir’de başlayacak örnek program, Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu spor yöneticilerinin yetişmesine zemin hazırlayacak. Eğitimlerin şubat ayında başlayacağı sertifika programı; ‘Modern Spor Ekonomisine Giriş’, ‘Spor Ekosistemi’, ‘İçeriden Yönetmek’, ‘Sporun Ekonomisi’, ‘Spor ve Medya’, ‘Sporda Mevzuat ve Yönetişim’, ‘Spor Teknolojisi ve Girişimcilik’, ‘Sporcu Kariyeri ve Marka Yönetimi’ ile ‘Taraftar 4.0’ adlı modüllerden oluşacak. Gerçek maç deneyimi Eğitimler sonunda katılımcıların, edindikleri temel bilgileri yerinde deneyimlemesi için Göztepe’nin Süper Lig’de oynayacağı bir maça saha ziyareti gerçekleştirilecek. Katılımcılar, bu sayede maç günü operasyonunun tüm aşamalarını yerinde gözlemleme ve uygulama yapma fırsatı bulacak. "İzmir bizim göz bebeğimiz" Önceki Dönem Gençlik ve Spor Bakanı, AK Parti İzmir Milletvekili Dr. Mehmet Muharrem Kasapoğlu, İzmir’e hem tesis hem sportif organizasyonlar anlamında çok önem verdiklerini ifade ederek, "Çağımızın spora olan yaklaşımı; saha içi performansın, saha dışı yönetim kabiliyetleriyle birlikte yürütülmesini gerekli kılıyor. Sporun sürdürülebilir bir yapıya kavuşması ancak; pazarlama, iletişim, sponsorluk ve tüm kurumsal bileşenlerin, saha içi organizasyonu desteklemesiyle mümkün. Bu yaklaşım, profesyonel sporcular kadar, spor profesyonellerinin de sürecin önemli bir parçası olarak ortaya çıkmasını sağlıyor. İzmir, tarihi boyunca Türk sporunun lokomotif başarılarına imza atmış bir şehrimiz. İzmir bizim göz bebeğimiz. İzmir’e hem tesis hem sportif organizasyonlar anlamında çok önem veriyoruz ve ‘Spor Devrimi’ diye adlandırdığımız; ülkemizin son yıllarda branş farketmeksizin kazandığı dünya çapındaki başarıların en önemli merkezlerinden biri olarak görüyoruz" diye konuştu. Dr. Kasapoğlu, spor yöneticiliği alanında İzmir Ekonomi Üniversitesi ve Göztepe Kulübü’nün katkılarıyla hazırlanan sertifika programının, insan kaynakları açısından ülke sporuna çok önemli katkılar yapacağını belirterek, şimdiden tüm katılımcılara üstün başarılar diledi. ‘İyi yönetilmek’ bir zorunluluk İzmir Ekonomi Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Mahmut Özgener, Türkiye’de sporun kurumsallaşması ve sürdürülebilir başarı kültürünün güçlenmesi açısından bu sertifika programının büyük önem taşıdığını söyledi. Sporun, sadece saha içi başarılarla değil; kurumsal yönetim, iletişim, pazarlama ve sürdürülebilir yapıların inşasıyla birlikte ele alınması gerektiğini ifade eden Özgener, "Göztepe Spor Kulübü’nün kıymetli desteğiyle hayata geçirdiğimiz Spor Yöneticiliği Sertifika Programı’nı Türkiye genelinden katılımcılara açmaktan büyük memnuniyet duyuyoruz. Spor ekosistemi her geçen gün daha profesyonel bir yapıya evriliyor. Kulüplerimizin ve spor kurumlarımızın güçlü bir gelecek kurabilmesi için alana hâkim, güncel yaklaşımları takip eden, etik değerlerle yönetebilen profesyonellere ihtiyaç var. Açacağımız sertifika programının sporda yönetim kültürünü geliştireceğine, sektöre nitelikli insan kaynağı kazandıracağına ve katılımcıların kariyer yolculuklarına somut bir katkı sunacağına inanıyorum" diye konuştu. "İzmir’in spor hafızası ve dinamizmi var" Güçlü spor kültürüyle İzmir’in, her branşta ciddi bir deneyime ve bilgi birikime sahip olduğuna dikkat çeken Özgener, "Sertifika programının İzmir’de başlaması, bizim için ayrıca anlamlı oldu. Spor yöneticiliği gibi stratejik bir alanda, şehrimizden Türkiye’ye yayılacak yeni bir eğitim hamlesi başlatmış olduk. İzmir’in spor hafızası ve dinamizmi, bu programın hedeflediği profesyonelleşme vizyonunu daha da değerli kılıyor. Spor; ekonomik değer üreten, istihdam yaratan ve güçlü bir iletişim ekosistemi kuran büyük bir endüstri haline geldi. Spor yöneticiliği ise kurumsal yapı kurmayı, doğru bütçe yönetimini, marka değerini yükseltmeyi, iletişimi şeffaf ve güven içinde yürütmeyi, etik ve sürdürülebilirliği merkeze almayı gerektiriyor. Sertifika programının içeriğini de bu bilinçle hazırladık. Programın hayata geçmesinde emeği olanlara, tüm eğitmenlerimize ayrı ayrı teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. "Spor yöneticiliğinin geleceğine izmir’den katkı sağlamaktan gurur duyuyoruz" Göztepe Spor Kulübü Onursal Başkanı Mehmet Sepil, Göztepe olarak yalnızca sahada değil, sporun tüm alanlarında Türkiye’ye örnek olmayı hedefleyen bir kulüp olduklarını belirterek, "Sporun gelişimi; doğru yönetim anlayışı ve sürdürülebilir bir vizyonla mümkün olur. Bu nedenle İzmir Ekonomi Üniversitesi ile birlikte hayata geçirilen Spor Yöneticiliği Sertifika Programı’nı çok kıymetli buluyorum. İzmir, spor tarihine damga vurmuş bir şehir. Göztepe ise bu şehrin hem hafızası hem de geleceğe bakan yüzüdür. Böyle önemli bir sertifika programının İzmir’den doğması bizler için ayrıca gurur verici. Spor yöneticiliği gibi kritik bir alanda, şehrimizin bilgi birikimini ve enerjisini Türkiye’nin dört bir yanına taşımış olacağız" dedi. "Türkiye’ye örnek olacağına inanıyorum" Sepil, sözlerini şöyle sürdürdü: "Eğitimleri hazırlayan tüm değerli akademisyenlere ve spor dünyasından programa katkı sağlayacak usta isimlere teşekkür ediyorum. Göztepe’nin maç günü operasyonlarını yerinde görme imkanı sağlanması da programın en özel yanlarından biri olacak. Sporun geleceğine yatırım yapmak, kulüplerimizin yarınını güvence altına almaktır. Bu programın İzmir’den tüm Türkiye’ye örnek olacağına yürekten inanıyorum. Spor dünyasında profesyonelleşmeyi hedefleyen herkesi bu değerli yolculuğa katılmaya davet ediyorum." "Pratik bilgi, uygulamaya dönüşecek" İEÜ Rektörü Prof. Dr. Yusuf Hakan Abacıoğlu ise, "Mikro-yeterlilikler üzerine kurguladığımız ve akademik bilgiyi uygulama ile güçlendirmeyi hedeflediğimiz Spor Yöneticiliği Sertifika Programı’nın; spor kurumlarında profesyonelleşmeyi destekleyeceğine, spor endüstrisine nitelikli insan kaynağı kazandıracağına yürekten inanıyorum. Sunacağımız çevrim içi eğitimler; aynı zamanda güncel örnekler ve pratik yaklaşımlarla bilgiyi doğrudan uygulamaya dönüştürmeyi hedefliyor" diye konuştu.