Yerel Haberler
İzmir
İzmir’de kaybolan 15 yaşındaki Asya, 7 gündür aranıyor 26 Nisan 2026 Pazar - 15:43:01 İzmir’in Buca ilçesinde çalıştığı iş yerinden ayrıldıktan sonra sırra kadem basan, yüzde 25 zihinsel engelli 15 yaşındaki kızı arama çalışmaları sürüyor. Gözü yaşlı anne, evladının birileri tarafından alıkonulduğunu iddia ederek yardım istedi. Buca ilçesi Fırat Mahallesi’nde ikamet eden ve yüzde 25 zihinsel engelli Asya Karakuş (15), 20 Nisan’da iş yerinden ayrıldıktan sonra kayıplara karıştı. Ailenin ihbarı üzerine polis ekipleri arama çalışması başlattı. Çevredeki güvenlik kameralarını inceleyen ekipler, kayıp kızın Buca ve Bornova çevresinde görüldüğünü tespit etti. Görüntülerde bir erkekle bir süre konuştuğu ve daha sonra şüpheli şahsın yanından ayrıldığı belirlenen Karakuş’un, son olarak saat 22.00 sıralarında Bornova ilçesindeki Küçükpark civarında olduğu öğrenildi. Sahte hesaplardan mesajlar atıldı Olay günü Muğla’nın Bodrum ilçesinde bulunan anne Nesrin Doğan, durumu öğrenince Turgutreis Jandarma Karakolu’na kayıp başvurusunda bulundu. Ardından İzmir’e gelerek emniyet güçleriyle koordineli şekilde arama çalışmalarına katıldı. Bu süreçte Asya adına açılan sahte sosyal medya hesaplarından aileye mesajlar gönderilmeye başlandı. Mesajlarda kayıp ilanlarının ve sosyal medyadaki paylaşımların kaldırılması istendi. Aile ise kızlarının kendi isteğiyle kaçmasının mümkün olmadığını ve bu mesajların başka bir şüpheli tarafından gönderildiğini ileri sürdü. "Kendi iradesiyle gidebilecek bir çocuk değil" Kızının 20 Nisan akşamı iş yerinden çıktıktan sonra kaybolduğunu belirten anne Nesrin Doğan, "Olay tarihinde ben Bodrum’daydım. Ablası kendi imkanlarıyla ulaşmaya çalışıyor. Ulaşamayınca bana haber verildi. Asya isminde sahte bir hesaptan bize ’Ben Asya, ben iyiyim. Beni aramayın’ şeklinde mesaj geldi. Arıyoruz, telefonlara cevap verilmiyor. Ablasının sosyal medya hesabına ’Ararsanız engellerim’ yazıldı. Daha sonra ’Tüm ilanların hepsini kaldıracaksınız. Eğer kaldırmazsanız benden hiçbir şekilde haber alamazsınız’ şeklinde tehdit mesajları geldi. Asya yazmıyor bunu, başkası yazıyor" dedi. "Alıkonulduğundan şüpheleniyorum" Sosyal medyaya yansıyan ve kızının yüzünde darp izleri olduğu iddia edilen bir fotoğrafın kendilerine gönderildiğini anlatan Doğan, "Kelime arasında ablasına bir cümle kullanıyor. Ablası o kelimeden sonra Asya’nın olmadığını anlıyor. Ablası ’Bu sen değilsin. Sen kimsin, seni anandan doğduğuna pişman edeceğim. Çocuk kaçırma suçunu biliyor musun?’ diyor. Hemen ardından hesap engelleniyor ve siliniyor. Benim kızım kendi iradesiyle gidebilecek bir çocuk değil. Yüzde 25 oranında zihinsel engelli ve zeka geriliği olan bir çocuk. Evde gece tek başına kalamaz. Buna mutlaka yardım eden bir yetişkin olduğuna inanıyorum. Çocuğumun alıkonulduğu şüphesiyle hareket ediyorum" ifadelerini kullandı. "3 kişinin ifadesi alındı" Olayla ilgili şüphelendiği kişileri emniyete bildirdiğini söyleyen Doğan, "Emniyette ifadesine başvurulan 3 kişi var. Bunlardan birisi iş arkadaşı, diğeri eski nişanlısı. Kamera görüntülerinde kızımı Buca Üçkuyular Meydanı’ndan arabaya bindirip Bornova Küçükpark’a kadar götüren bir şüpheli şahıs daha var. Güvenlik kamerasında orada bir telefon alışverişi olduğunu görüyoruz. Polisler detaylı olarak inceliyor. Ben ilaçlarla ayakta kalıyorum. Kızımın acilen bulunmasını istiyorum" şeklinde konuştu. "Kızımı sağ salim bulmak istiyorum" Kızına kavuşmak için yetkililerden ve vatandaşlardan yardım bekleyen anne, "Kızımı sağ salim bulmak istiyorum. Nerede olursa olsun, kiminle olursa olsun ben kızımın arkasındayım. O benim canım. Kimsenin evladıma zarar vermesini istemiyorum. İçim yanıyor, 7 gündür haber alamıyorum. Çocuğum anne sevgisine muhtaç bir çocuk. Bu işin arkasını bırakmayacağım ve sonuna kadar gideceğim. Lütfen herkes benimle tek yürek olsun" diye konuştu.
26 Nisan 2026 Pazar - 14:16 Çeşme Belediyesporlu Ali Arda Eracar’dan, Satranç Turnuvası’nda şampiyonluk Manisa’da bu yıl ikincisi düzenlenen ve yoğun katılımla gerçekleşen Mesir Uluslararası Açık Satranç Turnuvası, kıyasıya mücadelelere sahne oldu. Türkiye’nin farklı illerinden ve yurt dışından çok sayıda sporcunun yer aldığı turnuvada, Çeşme Belediyespor Kulübü sporcuları önemli bir başarıya imza attı. Turnuvada B Kategorisi’nde mücadele eden Çeşme Belediyesporlu Ali Arda Eracar, sergilediği üstün performansla rakiplerini geride bırakarak şampiyonluğa ulaştı. Turnuva boyunca oynadığı stratejik ve sabırlı hamleleriyle dikkat çeken Eracar, elde ettiği sonuçla hem kulübünü hem de Çeşme’yi gururlandırdı. Şampiyon sporcu için Çeşme Belediyespor Kulübü Başkanı Mehmet Sarısaç açıklama yaptı. Sarısaç, Eracar’ın başarısından duydukları memnuniyeti dile getirerek şu ifadeleri kullandı: "Zeka, sabır ve disiplini bir araya getirerek elde ettiği bu başarıyla bizleri gururlandıran sporcumuz Ali Arda Eracar’ı tebrik ediyor; kendisine ve antrenörlerimize kulübümüze yaşattıkları bu mutluluk için teşekkür ediyoruz. Çeşme Belediye Spor Kulübü olarak spora ve sporcuya verdiğimiz desteğin bu tip başarılarla taçlanması en büyük motivasyon kaynağımız olmaya devam edecektir." Turnuvada elde edilen bu şampiyonluk, Çeşme Belediyespor’un satranç branşındaki yükselen başarısının da önemli bir göstergesi oldu.
26 Nisan 2026 Pazar - 14:15 Alaçatı Ot Festivali’nin doğuşu anlatıldı Uluslararası Alaçatı Ot Festivali kapsamında düzenlenen söyleşide, festivalin ortaya çıkış hikâyesi ve gelişim süreci konuşuldu. Moderatörlüğünü Tülin Onaner’in üstlendiği söyleşiye; Saime Şahin, Yaprak Uziş, Güler Köstem ve Aysun Yenice katılırken, programın son bölümünde Ayhan Sicimoğlu da deneyimlerini paylaştı. "Bir Günlük Festivalden Bugünlere" Söyleşinin açılışında konuşan Tülin Onaner, "Alaçatı", "Ot" ve "Festival" kelimelerinin bir araya gelmesiyle etkinliğin doğduğunu belirtti. İlk yıllarda festivalin yalnızca bir gün sürdüğünü ve Pazaryeri Camii önünde düzenlendiğini anlatan Onaner, hazırlanan sofraların adeta bir sanat eseri niteliğinde olduğunu vurguladı. Festivalin zamanla büyüdüğünü ifade eden Onaner, etkinliğin bugünlere gelmesinde gönüllülük ve dayanışmanın büyük rol oynadığını söyledi. Alaçatı’ya yerleşme sürecine de değinen Onaner, bölgenin kendine özgü ruhunun bu kararda etkili olduğunu dile getirdi. Festival fikri nasıl ortaya çıktı? Onaner, "Bir Konu Bir Konuşmacı" adıyla başlayan sohbet etkinliklerinin festival fikrine dönüştüğünü belirterek, özellikle Aysun Yenice’nin otlar konusundaki bilgi birikimiyle önemli katkı sunduğunu ifade etti. İlk kortejden yemek tariflerinin hazırlanmasına kadar birçok aşamada gönüllülerin yoğun emek verdiğini vurgulayan Onaner, festivalin her aşamasının sevgiyle hayata geçirildiğini söyledi. "Amatör ruhla başladık" Yaprak Uziş ise festivalin çıkış noktasının bölgeye katkı sağlamak olduğunu belirtti. Bahar aylarında Alaçatı’yı canlandırmak, endemik bitkileri tanıtmak ve yerel mutfağı öne çıkarmak istediklerini ifade eden Uziş, organizasyonun ilk yıllarında tamamen amatör bir ruhla hareket ettiklerini dile getirdi. Uziş, ilk zamanlarda gelen gazetecileri ağırlamakta bile zorlandıklarını, ancak bugün gelinen noktanın bu çabanın bir sonucu olduğunu söyledi. Fotoğraflarla tanıtım güçlendi Fotoğraf sanatçısı Saime Şahin de festivalin tanıtım sürecine fotoğraf sergileriyle katkı sunduğunu anlattı. 2011 yılında açtığı ilk sergiyle başlayan sürecin, zamanla geniş kitlelere ulaştığını belirten Şahin, çektiği fotoğrafların ulusal basında yer almasının festivalin bilinirliğini artırdığını ifade etti. Şahin, festival kapsamında toplam beş sergi açtığını ve artık bu görevi gençlere devretmeye başladığını söyledi. "Alaçatı ruhu" vurgusu Güler Köstem ise Alaçatı’nın korunmuş dokusunun kendisini etkilediğini belirterek, bu durumu "Alaçatı ruhu" olarak tanımladı. Festival sürecinde sanat ve kültür etkinliklerine ev sahipliği yaptıklarını ifade eden Köstem, organizasyonun sürdürülebilirliğinin önemine dikkat çekti. Köstem ayrıca, festivalin gelişiminde Tülin Onaner’in liderliğinin belirleyici olduğunu vurguladı. Ot bilgisi nesilden nesle aktarıldı Aysun Yenice ise hem sanatçı hem de doğayla iç içe büyümüş biri olarak festivale dahil olma sürecini anlattı. Ot yarışmasına katılmasıyla başlayan yolculuğunun, çocuklara yönelik eğitimlerle devam ettiğini belirten Yenice, gençlere doğada ot tanıma ve kullanma bilgisi aktardıklarını söyledi. Yıllar içinde toplanan ot çeşitlerinin sayısının arttığını ifade eden Yenice, festivalin bilgi paylaşımı açısından da önemli bir platform haline geldiğini dile getirdi. Girit’te ilham, Alaçatı’da festival Ayhan Sicimoğlu ise festival fikrinin ortaya çıkışında Girit’te yaptığı çekimlerin etkili olduğunu belirtti. Girit’teki ot yemeklerinden ilham aldığını söyleyen Sicimoğlu, Alaçatı’da yapılan ilk etkinliklerin ardından yarışma fikrinin doğduğunu ifade etti. İlk festivale yaklaşık bin 200 kişinin katıldığını belirten Sicimoğlu, bugün bu sayının milyonlara ulaştığını dile getirdi. Kültürel dayanışmanın gücü Festivalin en önemli yönlerinden birinin toplumsal birliktelik olduğunu vurgulayan Sicimoğlu, bu tür organizasyonların gönüllülük ve dayanışma ile büyüdüğünü söyledi. Festivalin sadece bir etkinlik değil, aynı zamanda kültürel bir paylaşım alanı olduğunu ifade etti. Yeni hedef: Tarım Koleji Söyleşide geleceğe yönelik projeler de gündeme geldi. Tülin Onaner ve Ayhan Sicimoğlu’nun birlikte üzerinde çalıştığı "Tarım Koleji" projesi dikkat çekti. Çeşme’de kurulması planlanan kolejin, uluslararası standartlarda eğitim vermesi hedefleniyor. Katılımcılar, bu projenin hayata geçmesiyle hem tarım hem de eğitim alanında önemli bir adım atılacağını belirtti.
İzmir’de can pazarı: Caddede akıntıya kapılan vatandaşı polis böyle kurtardı
30 Ocak 2026 Cuma - 08:52 İzmir’de can pazarı: Caddede akıntıya kapılan vatandaşı polis böyle kurtardı İzmir’de gün boyu etkili olan kuvvetli sağanak ve fırtına, akşam saatlerinde şiddetini artırarak kentte hayatı durma noktasına getirdi. Özellikle merkez ilçelerde etkili olan yağışlar sonucu cadde ve sokaklar göle dönerken, çok sayıda araç sular altında kaldı. Caddede akıntının sürüklediği yayayı polis ve bir vatandaş kurtardı. Yaşanan can pazarı bir vatandaşın cep telefonu kamerasına yansıdı.Merkez ilçelerde sel baskınlarıKuvvetli yağış ve fırtına; Buca, Konak, Karabağlar ve Bornova ilçelerinde yoğun şekilde hissedildi. Buca ilçesine bağlı Vali Rahmi Bey ve Yaylacık mahallelerinde meydana gelen sel nedeniyle park halindeki araçlar su altında kalırken, seyir halindeki sürücüler yollarda mahsur kaldı. Sel sularına kapılan bir motosiklet sürücüsünün yaralandığı, yine akıntıya kapılan bir yayanın ise polis ekiplerinin müdahalesiyle kurtarıldığı öğrenildi.Ulaşım ve altyapı olumsuz etkilendiKonak ilçesinde rögarların taşması sonucu ana arterlerde büyük su birikintileri oluştu. Kemalpaşa ilçesinde de etkili olan sel suları, otomobilleri sürükleyerek maddi hasara yol açtı. Kent genelinde trafik akışı yer yer durma noktasına gelirken, hem sürücüler hem de yayalar ilerlemekte güçlük çekti.Yıldırım düşmesi sonucu su kesintisiHalkapınar Pompa İstasyonu’na yıldırım düşmesi, kentin büyük bir bölümünde su kesintisine neden oldu. Arıza sebebiyle Buca, Bornova, Karşıyaka ve Çiğli ilçelerinde sular kesilirken; Karabağlar, Gaziemir, Konak ve Balçova ilçelerine akşam saatlerinde yeniden su verilmeye başlandı.Ekiplerin kent genelindeki tahliye ve onarım çalışmaları sürüyor.
AK Parti İzmir’den 2025 yılı değerlendirmesi
29 Ocak 2026 Perşembe - 14:10 AK Parti İzmir’den 2025 yılı değerlendirmesi AK Parti İzmir İl Başkanlığı’nda, 2025 yılına ilişkin hedefler ve kentin sorunlarının ele alındığı kapsamlı bir değerlendirme toplantısı düzenlendi. Cumhuriyet Halk Partili yerel yönetimleri eleştiren Eski Gençlik ve Spor Bakanı ve AK Parti İzmir Milletvekili Muharrem Kasapoğlu, "Görüyoruz ki karşımızda bahane üreten bir belediyecilik anlayışı mevcuttur; mazeretlerle vatandaşın karşısına çıkmaktan hicap duymayan bir zihniyetle karşı karşıyayız" dedi. AK Parti İzmir İl Başkanlığı’nda düzenlenen toplantıda, 2025 yılına ilişkin hedefler, merkezi hükümet yatırımları ve kentin sorunları ele alındı. Eski Gençlik ve Spor Bakanı ve AK Parti İzmir Milletvekili Muharrem Kasapoğlu ile AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı’nın açıklamalarda bulunduğu toplantıda, deprem konutlarından Basmane Çukuru’na, ulaşım projelerinden İzmir Körfezi’ne kadar geniş bir yelpazede değerlendirmeler yapıldı. Kasapoğlu: "İzmir’in pozitif bir gündeme ihtiyacı var" Toplantıda konuşan Muharrem Kasapoğlu, İzmir’in Türkiye için sembolik bir öneme sahip olduğunu belirterek, şehrin pozitif bir gündeme ihtiyaç duyduğunu söyledi. Kasapoğlu, "İzmir bir dünya şehridir. Coğrafi konumu, kapsayıcı yapısı ve demografik özellikleri itibarıyla son derece özel bir şehirdir. İzmir’in pozitif bir gündeme ihtiyaç duyduğunu açıkça görmekteyiz" dedi. Gençlik ve spor yatırımları konusunda yerel yönetimlere iş birliği çağrısında bulunan Kasapoğlu, "Yerel yönetimlerden, proje üretimi için tarafımıza yer gösterilmesi hususunda destek talep ettik. Bazıları bu talebimize yapıcı yaklaştı, diğerlerinden de benzer adımlar bekliyoruz. Yeter ki yer göstersinler; böylece bu süreçteki çabamızı ve ortaya koyduğumuz somut hizmetleri birlikte büyütebilelim" ifadelerini kullandı. "Mazeret üreten bir belediyecilik anlayışı mevcut" Mevcut belediyecilik anlayışını eleştiren Kasapoğlu, karşılarında mazeret üreten bir yönetim olduğunu savundu. Kasapoğlu, deprem riski ve yapı stokuna ilişkin ise şunları kaydetti: "Bu şehrin bir diğer önemli gündem maddesi deprem riskidir. Merkezi hükümet olarak çok önemli adımlar attık. 30 binden fazla konutu tamamlayarak İzmirli vatandaşlarımıza teslim ettik. Şu anda 20 bin konutluk yeni bir planlamamız daha mevcuttur ve süreç hızlı bir şekilde ilerlemektedir." İzmir Körfezi’ndeki kirlilik ve kooperatif süreçlerine de değinen Kasapoğlu, "Vatandaşın verdiği sorumluluğu yerine getiremeyen bir zihniyet söz konusudur. İzmir Körfezi ayrı bir sorundur. Yıllardır mazeret belediyeciliği çerçevesinde, sürekli başkalarını suçlayarak vatandaşı kokuya ve kirliliğe mahkum eden bir yönetim anlayışı hakimdir" diye konuştu. Saygılı: "İzmir kavgayla değil, uzlaşıyla yürür" AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı ise konuşmasında Basmane Çukuru, Yüksek Hızlı Tren projesi ve yerel siyasetteki tartışmalara yer verdi. Basmane Çukuru projesine ilişkin TMSF ile yapılan anlaşmayı değerlendiren Saygılı, süreçte çözüm için gayret gösteren İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’a kendi partilileri tarafından yöneltilen eleştirileri doğru bulmadığını belirtti. Saygılı, "Cemil Tugay’a yönelik ifadeler kullanmak siyasi nezakete uygun değildir. Biz AK Parti olarak bu tarz yaklaşımlara alışık değiliz. İzmir’e bakış açımız kimsenin zararına değil, şehrin faydasına olacak şekildedir" dedi. Ankara-İzmir Yüksek Hızlı Tren hattının tamamlanmasıyla seyahat süresinin 3,5 saate düşeceğini vurgulayan Saygılı, "Vizyonumuz; İzmir’i ulusal ve uluslararası turizm, sanayi ve ticaret ekosistemlerine Yüksek Hızlı Tren ağları ile entegre etmektir" diye konuştu. "Projeleri hayata geçiremeyen bir belediye ile muhatabız" CHP’li yerel yönetimin "engelleniyoruz" söylemini eleştiren Saygılı, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin projeleri hayata geçiremediğini savundu. Saygılı, "Söz verilen battı-çıktılar nerede? Metrobüs projesinden bahsediliyor ancak otobüslerin gideceği yol dahi yok. Yaklaşık iki yıldır deniz taksi konusu gündemde tutuluyor; fakat ortada ne tekne var ne de hizmet" şeklinde konuştu. Saygılı, sözlerini şu ifadelerle tamamladı: "Biz, projeleri hayata geçiremeyen bir belediye ile muhatabız; ancak bunu bir kavga sebebi haline getirmek istemiyoruz. Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın bu konudaki hakkını teslim etmeliyim; kendisi arar, durumu izah eder ve yardımcı olmamızı ister. Sayın Bakanımız da bizzat yardımcı olunması gerektiğini kendisine nezaketle ifade etmiştir. İzmir kavgayla değil, uzlaşıyla yürür." Toplantıya Kasapoğlu ve Saygılı’nın yanı sıra AK Parti Konak İlçe Başkanı Sait Başdaş, İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi AK Parti Grup Sözcüsü Uğur İnan Atmaca, Tanıtım Medya Başkanı Safa Narlı ve İzmir Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi Nail Kocabaş katıldı.
Türkiye’nin deprem haritası güncelleniyor: 600 aktif fay kapıda
29 Ocak 2026 Perşembe - 12:46 Türkiye’nin deprem haritası güncelleniyor: 600 aktif fay kapıda İzmir’de AFAD koordinasyonunda, Avrupa Birliği ve Dünya Bankası desteğiyle yürütülen "Dirençli İzmir: Afet Risklerinin Azaltımı İçin Stratejik ve Kapsayıcı Bir Yaklaşım Projesi"nin açılış programı gerçekleştirildi. Programda konuşan AFAD Deprem ve Risk Azaltma Genel Müdürü Prof. Dr. Orhan Tatar, binalarda tünel kalıp ve perde duvar kullanımının zorunlu hale getirileceği müjdesini verirken, İzmir Valisi Süleyman Elban, kentsel dönüşümde bina bazlı sürece hız verilmesi gerektiğini vurguladı. İçişleri Bakanlığı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) koordinasyonunda, Avrupa Birliği finansmanı ve Dünya Bankası- GFDRR yönetimi altındaki TAFF Teknik Destek Programı kapsamında hayata geçirilen projenin açılış lansmanı İzmir’de bir otelde düzenlendi. Programa İzmir Valisi Süleyman Elban, AFAD İzmir İl Müdürü Nazif Ekinci, Dünya Bankası Ülke Yönetim Ofisi Yetkilisi Korhan Yazgan, AFAD Deprem ve Risk Azaltma Genel Müdürü Prof. Dr. Orhan Tatar ile kamu kurumları ve STK’ların temsilcileri katıldı. Vali Elban: "Bina bazlı dönüşüme hız vermeliyiz" Programın açılışında konuşan İzmir Valisi Süleyman Elban, kentteki dönüşüm sürecinin ivedilikle başlatılması gerektiğini söyledi. Afet farkındalığının eyleme dönüşmesi gerektiğini ifade eden Elban, "Kentimizi biz dönüştüreceğiz. Bir an evvel eylem içinde olmak zorundayız. Hem düşüncemizde hem de kentte dönüşümü başlatmak zorundayız. Bina bazlı dönüşüme çok hız vermek zorundayız. Bunun için gönüllü olan vatandaşlarımızı ruhsat nedeniyle bekletmemek zorundayız. Çünkü bir bina kurtardığımızda kaç can kurtaracağımızın hesabını yapamayız. Kamu binalarımızı da çok hızlı kontrol etmek zorundayız. İşin kolayına kaçamayız" dedi. Kaynakların verimli kullanılmasına dikkat çeken Elban, tüm afetlere karşı hızlı hareket etme mecburiyeti olduğunu sözlerine ekledi. Prof. Dr. Orhan Tatar: "Tünel kalıp ve perde duvar zorunlu oluyor" AFAD Deprem ve Risk Azaltma Genel Müdürü Prof. Dr. Orhan Tatar, İzmir’in yapı stokunun acilen iyileştirilmesi gerektiğini belirterek, Türkiye genelindeki diri fay haritasının güncelleneceğini açıkladı. Tatar, "Mart ayındaki lansmanla diri fay haritası güncellenecek ve fay sayısı 600’lere çıkacak. Türkiye Deprem Risk Haritası sürecine geçiş yapacağız" diye konuştu. Güvenli yapılaşma için yeni bir mevzuat hazırlığında olduklarını duyuran Tatar, "Çok yakın zamanda bir tebliğ yayımlayacağız; tünel kalıp ve perde duvar kullanımını binalarda zorunlu hale getiriyoruz. Bu sayede binalar yüzde 99 hassasiyetle yıkılmayacak" ifadelerini kullandı. Tatar ayrıca, belediyeler ve üniversitelere AFAD akreditasyon süreçlerine katılma çağrısında bulundu. Ekinci: "2026 yılı için 168 eylem planladık" İzmir AFAD İl Müdürü Nazif Ekinci ise kentsel dirençliliğin fiziksel, toplumsal ve ekonomik bir bütün olduğunu vurguladı. Ekinci, "İzmir İl Risk Azaltma Planı (İRAP) kapsamında 2025 yılında belirlenen 88 eylemi yüzde 100 başarıyla tamamladık. 2026 yılı için ise 1 amaç, 21 hedef ve 168 eylemden oluşan yeni planımızı yürürlüğe koyduk. 30 ilçemizin tamamında afet yönetim merkezleri kurulması, geçici barınma ve lojistik alanların planlanması gibi somut adımlar atmaktayız" dedi. Programda AFAD Proje Yönetim Ofisi temsilcisi Sayın Derya Yalçın da bir sunum gerçekleştirirken, toplu fotoğrafın ardından programda panele geçildi.
Menemen’de bebek bakım kabinleri törenle hizmete açıldı
29 Ocak 2026 Perşembe - 11:22 Menemen’de bebek bakım kabinleri törenle hizmete açıldı Menemen Belediyesi, ilçenin üç farklı noktasında Ana Kucağı Yaşam Destek Noktası, bebek bakım kabinleri oluşturdu. Menemen İZBAN, Kent-2 ve Menemen Adliyesi önüne yerleştirilen kabinlerin açılışında Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, "Anne ve bebek; sadece bir ailenin değil, bir toplumun yarınıdır. Menemen’de hiçbir anne, sokağa çıktığında bebeğiyle ilgili kaygı yaşamayacak." dedi. Doğumla birlikte hediye edilen "İyi ki doğdun bebek" paketlerinden başlamak üzere anne ve çocuk odaklı birçok projeyi hayata geçiren Menemen Belediyesi, yeni bir hizmete daha imza attı. Belediye, ilk aşamada ilçenin üç farklı noktasına Ana Kucağı Yaşam Destek Noktası adı altında bebek bakım kabinleri yerleştirdi. Adliye önü, Menemen İZBAN İstasyonu önü ve Kent-2’ye kurulan bebek bakım kabinlerinin açılışı Kent-2’de gerçekleştirildi. Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan’ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen açılışa AK Parti İzmir Milletvekili Yaşar Kırkpınar, siyasi parti temsilcileri, kamu kuruluşları, dalar ve STK’ların başkan ve temsilcileri, muhtarlar, gaziler, basın mensupları ve vatandaşlar katıldı. "Bir kent annelerine gösterdiği özen kadar medenidir" Açılışta konuşan Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, anlamı ve katkısı büyük olan bu hizmeti kentine kazandırmaktan büyük mutluluk duyduğunu ifade etti. Pehlivan, "Bir kent annelerine gösterdiği özen kadar medenidir. Bir kent bebeklerine sunduğu güvenli ortam kadar güçlüdür. Belediyecilik; hayatı kolaylaştırmaktır. İnsanı anlamaktır. Anne yorgunluğunu fark etmektir. Bir bebeğin ihtiyacını görmektir. Yeni doğum yapmış bir annenin dışarı çıkarken yaşadığı o tereddüdü düşündük. ’Bebeğim acıkırsa ne yaparım?’ kaygısını düşündük. Mahremiyet ihtiyacını düşündük. Ve dedik ki: Menemen’de hiçbir anne bu kaygıyı yaşamamalı. Bugün bu Ana Kucağı Yaşam Destek Noktasını Menemen’imize kazandırmış olmanın haklı gururunu yaşıyorum. Anne ve bebek; sadece bir ailenin değil, bir toplumun yarınıdır. Bir milletin geleceğidir. Bir şehrin umudu, sevinci ve en saf enerjisidir. Anneler güçlü olursa toplum güçlü olur. Anneler huzurlu olursa bebekler sağlıklı büyür. Bebekler sağlıklı büyürse geleceğimiz sağlam olur." dedi. "Menemen’deki eserleri gördüğümüzde gurur duyuyoruz" Açılışta konuşan AK Parti İzmir Milletvekili Yaşar Kırkpınar ise Menemen Belediyesi’nin hizmet üretme başarısının örnek olması gerektiğini söyledi. Kırkpınar, "Belediye Başkanımız, belediyeciliğin nasıl yapılması gerektiğinin en güzel örneklerini hem İzmir’e hem Ege Bölgesi’ne gösteriyor. Menemen’in çehresi çok kısa süre içinde değişti. Çok müthiş projeler hayata geçirildi ve çok güzel eserler üretildi. Biz de belediye başkanımıza bu çalışmalarından dolayı şükranlarımızı sunuyoruz. Menemen’e geldiğimizde bu eserleri gördüğümüzde gurur duyuyoruz. Bu hizmetlerin yapılması Menemen’e sevda işidir. Kadınlar ve bebekler için yapılan bu hizmet de çok önemlidir. Menemen gibi başarılı yerlere gelince ‘belediyecilik böyle yapılır’ diyoruz. Gelsinler, örnek alsınlar." dedi.