Yerel Haberler
İzmir
Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa Günay tutuklandı 26 Mayıs 2026 Salı - 22:14:40 İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Güzelbahçe Belediyesine yönelik düzenlenen ’rüşvet ve organize suç örgütü’ operasyonunda gözaltına alınan ve adliyeye sevk edilen Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa Günay tutuklandı. İzmir İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, uzun süredir büyük bir gizlilikle yürütülen teknik ve fiziki takibin ardından saat 05.30 itibarıyla operasyon için harekete geçti. Eş zamanlı baskınlarla belirlenen adreslere ve belediye hizmet binasına giren ekipler; Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa Günay, eşi Nermin Günay, eski belediye başkanı Özdem Mustafa İnce, İmar ve Şehircilik Müdürü Özgür Bayraktar ve Zabıta Müdürü Sezgin Kuş gözaltına alındı. Yurt dışında olduğu belirlenen şüpheliler Belediye Meclis Üyesi Gizem Göçtü ve MİRYA Grup Yetkilisi Şamil Göçtü’yü yakalamak için ise çalışmalar sürüyor. Adresler didik didik arandı Operasyon kapsamında jandarma ekipleri Güzelbahçe Belediyesi binasını güvenlik çemberine aldı. Başkanlık makamı, imar müdürlüğü ve arşiv odalarında yapılan detaylı aramalarda çok sayıda resmi belgeye, ihale dosyasına ve bilgisayarlar başta olmak üzere dijital materyallere incelenmek üzere el konuldu. Şüpheliler, sağlık kontrolünün ardından sorgulanmak üzere İzmir İl Jandarma Komutanlığına götürüldü. Başkan Günay ve İmar Müdürü tutuklandı İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının titizlikle yürüttüğü soruşturma dosyasında şüpheliler; ’Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma ve Örgüte Üye Olma’ (TCK 220), ’Rüşvet’ (TCK 252), ’Görevi Kötüye Kullanma’ (TCK 257) ve ’İmar Kirliliğine Neden Olma’ (TCK 184) suçlamalarıyla hakim karşısına çıktı. Mahkemeye sevk edilen şüphelilerden Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa Günay ile İmar ve Şehircilik Müdürü Özgür Bayraktar, nöbetçi Sulh Ceza Hâkimliği tarafından tutuklandı. Şüphelilerden Nermin Günay, Özden Mustafa İnce ve Sezgin Kuş hakkında ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılma kararı verildi.
26 Mayıs 2026 Salı - 17:01 "Bir öğünle diyet bozulmaz, asıl sorun vazgeçmek" Kurban Bayramı öncesi uzmanlardan kritik beslenme uyarıları geldi. Özellikle uzun tatil dönemlerinde kontrolsüz beslenmenin ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirten İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi Diyetisyeni Dilara Demirkan, bayram sonrası tartıda görülen hızlı kilo artışlarının büyük bölümünün yağ değil ödem olduğunu belirtti. Demirkan, "Bir öğünle diyet bozulmaz. Bir öğün kaçtı diye bütün düzen bırakılırsa asıl sorun o zaman başlıyor" dedi. Kurban Bayramı yaklaşırken milyonlarca kişi "Bayramdan sonra diyete başlarım" düşüncesiyle sofralara hazırlanırken, konunun uzmanından dikkat çeken bir uyarı geldi. İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi Diyetisyeni Dilara Demirkan’a göre bayramda en büyük tehlike fazla yemek değil, "Bugün zaten diyetim bozuldu" psikolojisi. Bir dilim baklavanın değil, kontrolü tamamen bırakmanın kilo artışına neden olduğunu söyleyen Demirkan, yeni kesilen etin hemen tüketilmesinden koyu çay alışkanlığına kadar yıllardır doğru bilinen birçok yanlışın sindirim sistemini zorladığını anlattı. Bayram sonrası tartıda görülen 2-3 kiloluk artışın büyük bölümünün ise yağ değil ödem olduğuna dikkat çeken Demirkan, "Bir öğünle diyet bozulmaz, asıl sorun vazgeçmek" dedi. "En büyük hata fazla yemek değil, öğün atlamak" Bayram döneminde yapılan en büyük yanlışlardan birinin öğün atlamak olduğunu söyleyen Demirkan, özellikle akşam yemeği için gün boyu aç kalmanın kontrolsüz beslenmeye neden olduğunu ifade ederek, "İnsanlar ‘Nasıl olsa akşam et yiyeceğim’ diyerek gün içinde öğün atlıyor. Bu kez akşam aşırı açlıkla birlikte tıkınırcasına beslenme ortaya çıkıyor. Özellikle Kurban Bayramı’nda eti daha çok öğle öğününde tüketmeyi öneriyoruz. Akşam ise sebze ağırlıklı daha hafif beslenmek sindirimi rahatlatıyor" dedi. "Kurban eti kesilir kesilmez tüketilmemeli" En büyük hatalardan birinin de yeni kesilen etin hemen pişirilmesi olduğunu belirten Demirkan, etin mutlaka dinlendirilmesi gerektiğini söyledi. Demirkan, "Yeni kesilen ette ‘ölüm sertliği’ dediğimiz bir durum oluşuyor. Et kesilir kesilmez tüketildiğinde hem sert oluyor hem de sindirim sistemi daha fazla zorlanıyor. Etin en az 12 saat dinlendirilmesi gerekiyor. Çok sıcak olmayan serin bir ortamda bekletilmeli. Özellikle et hâlâ sıcakken direkt buzdolabına koymak doğru değil" ifadelerini kullandı. "Bayram sonrası görülen 2-3 kilo çoğu zaman yağ değil" Bayram sonrasında tartıda görülen hızlı kilo artışlarının çoğu zaman ödem kaynaklı olduğunu vurgulayan Demirkan, bunun nedeninin artan karbonhidrat, şeker ve tuz tüketimi olduğunu söyleyerek, "Pilav, baklava, hamur işi ve ikramlarla birlikte karbonhidrat tüketimi artıyor. Glikojen depoları dolunca vücut daha fazla su tutuyor. Tuz tüketimi de artınca ödem oluşuyor. Kısa sürede alınan 2-3 kilonun tamamının yağ olması çok sık gördüğümüz bir durum değil" dedi. "Detoks değil denge önemli" Bayram sonrası yapılan sert detoks programlarını önermediğini belirten Demirkan, sürdürülebilir beslenmenin önemine dikkat çekerek, "Bizler yasak koymaktan çok dengeyi öğretmeye çalışıyoruz. Karbonhidratı, proteini ve yağı dengeli şekilde düzenlediğimizde vücut zaten normale dönüyor. Bir gün fazla yemekle her şey bozulmaz. Önemli olan ertesi gün yeniden dengeye dönebilmek" diye konuştu. "Hazmettirmiyor, tam tersine şişkinlik yapabiliyor" Çay ve kahvenin de dikkatli tüketilmesi gerektiğini belirten Demirkan, "Yemek yedikten sonra çayın hazmettirdiği düşünülüyor ama fazla çay şişkinlik ve hazımsızlık yapabiliyor. Kahvenin fazla tüketimi reflü ve mide yanmasına neden olabiliyor. Yemek sonrası su, sade soda ya da ayran gibi daha hafif içecekler tercih edilmeli" şeklinde konuştu. "Günde yaklaşık 10-12 bardak su için" Bayram boyunca su tüketiminin artırılması gerektiğini belirten Demirkan, günlük en az 2-2,5 litre su içilmesini önererek, "Çay, kahve, çorba ya da soda sıvı alımına katkı sağlar ama suyun yerini tutmaz. Özellikle içilen her bardak çay veya kahve için ekstra bir bardak su tüketmek gerekiyor. Günde yaklaşık 10-12 bardak suyun altına düşülmemeli" ifadelerini kullandı. Rafine şekersiz bayram tatlısı önerisi Bayramda tatlı tüketimini tamamen yasaklanmak yerine daha sağlıklı alternatiflerin tercih edilebileceğini anlatan Demirkan, "Hurmayı sıcak suda bekletip çekirdeğini çıkardıktan sonra içine yulaf kepeği, ceviz, badem veya fındık eklenebilir. Bir miktar tahin ya da fıstık ezmesiyle rondodan geçirip top haline getirilip, Hindistan cevizine bulanarak rafine şekersiz sağlıklı atıştırmalıklar hazırlanabilir" dedi. "Bir öğünle diyet bozulmaz" Toplumda en sık karşılaştıkları yanlış düşüncenin "Diyet bozuldu" psikolojisi olduğunu belirten Demirkan, sürdürülebilir beslenmenin önemine dikkat çekerek, "İnsanlar bir öğün fazla yiyince bütün günü bırakıyor. Oysa bir öğünle diyet bozulmaz. Eğer bir öğün kaçtıysa yapılması gereken şey bütün düzeni bozmak değil, bir sonraki öğünde tekrar dengeye dönmek. Önemli olan mükemmel beslenmek değil, sürdürülebilir şekilde devam edebilmek" diye konuştu.
26 Mayıs 2026 Salı - 16:40 İzmir Emniyeti’nden bayram mesaisi: Tedbirler en üst seviyeye çıkarıldı İzmir İl Emniyet Müdürlüğü, vatandaşların Kurban Bayramı’nı huzur, güven ve emniyet içerisinde geçirebilmelerini sağlamak amacıyla il genelindeki güvenlik ve trafik tedbirlerini en üst seviyeye çıkardı. Bayram süresince kesintisiz olarak sürdürülecek çalışmalar kapsamında, kent genelinde vatandaşların yoğun olarak kullandığı kavşaklar, ana arterler, caddeler, meydanlar ve kritik güzergahlarda denetimler sıklaştırıldı. İzmir Emniyeti’ne bağlı Asayiş Şube Müdürlüğü Yunus Timleri, trafik ekipleri ve ilçe emniyet müdürlüğü birimleri tarafından yürütülen asayiş ve trafik uygulamalarına yoğun bir şekilde başlandığı bildirildi. Şehirlerarası terminalde 7/24 sıkı takip Özellikle bayram tatili nedeniyle şehirlerarası yolculukların yoğunlaştığı otobüs terminallerinde de trafik ekiplerinin denetim ve tedbirleri artırıldı. Görevli ekipler bir yandan sürücülerin ve araçların evrak kontrollerini gerçekleştirirken, diğer yandan terminal personeli ile seyahat eden vatandaşlara yönelik bilgilendirme ve farkındalık faaliyetlerini planlı şekilde sürdürüyor. Yetkililer, vatandaşların güvenli bir şekilde ulaşım sağlamaları ve bayramı huzur içinde geçirmeleri amacıyla tüm emniyet güçlerinin 7 gün 24 saat esasına göre görevlerinin başında olacağını vurguladı.
26 Mayıs 2026 Salı - 16:09 Özgür Özel’den Kılıçdaroğlu’na çağrı: "Başkası kazanırsa elini öpeceğim" CHP’deki ’mutlak butlan’ krizinin ardından İzmir’de partililerle buluşan Özgür Özel, Kemal Kılıçdaroğlu’na çağrıda bulunarak genel başkanın belirlenmesi için 2 milyon üyenin önüne sandık konulmasını istedi. Yaşanan mahkeme sürecini ve meydandaki polis müdahalesini sert dille eleştiren Özel, partinin iktidar eliyle bölünmeye çalışıldığını belirterek, üye iradesiyle yapılacak bir seçimi kaybetmesi halinde kazanan kişinin ömür boyu yanında gezeceğini ilan etti. CHP’de yaşanan ’mutlak butlan’ kararı krizinin ardından genel başkanlık görevinden el çektirilen Özgür Özel, İzmir’de partililerle bir araya geldi. Cumhuriyet Meydanı çevresinde yaşanan gerginliklerin ardından parti otobüsü üzerinden kalabalığa seslenen Özel, eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na 2 milyon üyenin katılımıyla bir seçim yapılması çağrısında bulundu. Meydanda gerginlik ve yoğun güvenlik önlemleri Özgür Özel’in İzmir’deki tepki mitingi öncesinde Cumhuriyet Meydanı çevresinde geniş güvenlik önlemleri alındı. Sabahın erken saatlerinde alan polis barikatlarıyla kapatılırken, Cumhuriyet Meydanı’na girmek isteyen kalabalığa emniyet güçleri tarafından müdahale edildi ve gözaltılar yaşandı. Özel, bu gelişmelerin ardından Cumhuriyet ve Gündoğdu meydanları arasında parti otobüsü üzerinden İzmirlilere hitap etti. Konuşma sırasında alanda bulunan bazı grupların, eski genel başkan Kılıçdaroğlu’nu hedef alarak sloganlar attığı duyuldu. Kılıçdaroğlu’na 2 milyon üyeli seçim çağrısı Parti içindeki krize değinen Özgür Özel, Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik dikkat çeken bir teklif sundu. Mevcut delege sistemini ve mahkeme sürecini eleştiren Özel, partisinin asıl sahibinin üyeler olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: "Kemal Bey gelsin, bayramdan sonra bir iki hafta içinde Pazar günü 2 milyon üyeye genel başkan seçtirmeyi teklif ediyorum. Madem o delegeyi, bu delegeyi beğenmediniz, o zaman esas sahibine soralım. 2 milyon CHP’li genel başkanını seçsin! Eğer 2 milyon CHP’linin önüne sandık koyarsanız, seçilmiş son genel başkan olarak yarışacağım. Eğer seçimi benden başkası kazanırsa elini kaldırmayı bırakın, elini öpüp ömrüm boyunca yanında gezeceğim." "Partiyi bölmeyin, iktidar yürüyüşünü durdurmayın" Kemal Kılıçdaroğlu ve yönetimine seslenerek partinin bölünmemesi gerektiğinin altını çizen Özel, tüm Türkiye’nin kabul edeceği bir kurultay yapılması gerektiğini savundu. Özel, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: "Bu partinin ayağa kalkmaya ihtiyacı var. 2 milyon üye, sandıklar ilçelerde ve illerde bir Pazar günü elinde üye kartı ile oy kullanacak ve orada seçilen genel başkanı bütün Türkiye kabul edecek. Sonrasında el ele davul zurna kurultay yapıp 2 milyon üyenin seçtiğini resmi genel başkan yapacağız. Kemal Bey, yıllarca yanınızda olduk, partinin başarısı için ter döktük. Bu kötülüğü yapmayın. Partiyi bölmeyin, iktidar yürüyüşünü durdurmayın."
Menemen’de festival coşkusu yağmur dinlemedi
17 Mayıs 2026 Pazar - 13:12 Menemen’de festival coşkusu yağmur dinlemedi Cuma günü başlayan 16. Uluslararası Emiralem Çilek Festivali, ikinci gününde de İzmir ve çevre illerden insan seline sahne oldu. Akşama doğru başlayan yoğun yağış, meydanı hıncahınç dolduran kalabalığa geri adım attırmadı. Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, "Yağmur da yağsa gök de gürlese ben bu gençlerden ayrılmam. Ben bu gençliği asla yalnız bırakmam" dedi. Emiralem’de bu yıl uluslararası boyuta taşınan festival coşkusu, ikinci gününde de muhteşem anlara sahne oldu. Dev festival alanında binin üstündeki stantta, çilek başta olmak birçok ürünün alışverişi yüzleri güldürürken, gerçekleştirilen etkinlikler de ziyaretçilerden tam not aldı. Festivalin ikinci gününde coşkunun doruğa çıktığı anlarsa akşam saatlerinde yaşandı. Yoğun yağmurdan kaynaklı olarak konser alanında oluşabilecek teknik riskler hakkında bilgilendirilen Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, liderlik sorumluluğuyla ekibine gerekli talimatları vererek konserin gerçekleştirilmesine karar verdi. Başkan Pehlivan’ın kararı, konser alanında duyurulduktan sonra, alanda gençlerin yoğun alkışı yükseldi. Konser alanına yalnızca Menemen’den değil Ege’nin her şehrinden ve İzmir’in her ilçesinden gelen gençler büyük sevinç yaşadı. "Yağmur da yağsa, gök de gürlese, ben bu gençlerden ayrılmam" Hakan Doğanay ve Sevtuğ Kasapbaşoğlu’nun sunum ve performansıyla başlayan program, Girift Band, Okan Bear ve Royal ile müzik ziyafetine dönüşürken, gençlerin heyecanla beklediği Murat Boz konseri öncesindeyse sahneye Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan çıktı. Kürsüye adımını attığı anda ilk olarak gençlere hitap eden Başkan Pehlivan, "Kıymetli gençler, yağmur altında bile sizlerle birlikte olmak ne güzel. Yağmur da yağsa gök de gürlese ben bu gençlerden ayrılmam. Ben bu gençliği asla yalnız bırakmam" derken, alanı dolduran gençler de bu sözlere alkışlarla karşılık verdi. "Ne yapıyorsak, bu meydanı dolduran muhteşem gençlerimiz için yapıyoruz" Başkan Pehlivan, "Mega projelerimizden dev hizmetlere kadar ne yapıyorsak, ilçemiz için yapıyoruz. Kadınlarımız için yapıyoruz. Çocuklarımız için yapıyoruz. Bu meydanı dolduran muhteşem gençlerimiz için yapıyoruz. Çünkü gençlik varsa umut vardır. Ne diyor Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk? ’Bütün ümidim gençliktedir’ diyor. Biz de ümidimizi gençliğe taşıyoruz. Bu gece bu meydanda da emeğin, alın terinin, üretimin ve gülen yüzlerin festivalinde, siz gençlerin enerjisi bize de geçiyor. İşte bu yüzden Menemen’de yüzmeden cimnastiğe 17 farklı branşta spor kursunu, piyanodan dramaya kadar 18 farklı branşta kültür sanat kursunu; toplam 35 ayrı kursu, başka yerlerde kaç lira diye hesap etmeden, Menemen’imizde tamamen ücretsiz olarak sunuyoruz. Nasıl iyi mi gençler? Çünkü bizim siyaset anlayışımızın merkezinde eser üretmek var. İnsanlarımızın hayatına dokunmak var. Çok şükür bugüne kadar Menemen’imize nice eserler kazandırdık. İnşallah başta 19 Mayıs’ta açacağımız Kent Gözü Alanımız olmak üzere nice eseri de bu güzel kente kazandırmaya devam edeceğiz" dedi. Murat Boz sahnede devleşti Başkan Pehlivan’ın sık sık alkışlarla kesilen konuşması sonrasındaysa gecenin ritmini belirleyen isim, sahnelerin sevilen yıldızı Murat Boz oldu. Boz, konser alanını dolduran binlere hayranının ezbere eşlik ettiği şarkılarıyla birlikte, konsere katılanlara unutulmaz bir gece yaşattı.
Ruh sağlığı için sanat reçetesi
17 Mayıs 2026 Pazar - 11:12 Ruh sağlığı için sanat reçetesi Sanatın toplum ve birey üzerindeki iyileştirici gücüne dikkat çeken Medicana Sağlık Grubu Psikiyatri Bölümü’nden Dr. Öğretim Üyesi Müge Yaşar, toplumun iyi hali için reçetenin sağlık olduğunu vurguladı. Özellikle şehirde yaşayanlar arasında yoğun olarak görülen depresyon, kaygı, stres gibi hastalıkların yaygınlaşmasını önlemek ve ruhsal açıdan daha sağlıklı toplumlar oluşturmak için sanatın çok büyük bir etkisi olduğunu aktaran Dr. Öğretim Üyesi Müge Yaşar, ailelerin ve okulların sanatsal aktiviteleri programlarına alması gerektiğini dile getirdi. Sanat; insan ruhunun doğayla, toplumla ve kendi iç dünyasıyla girdiği en derin diyalog... Kimine göre bir kaçış, kimine göre ise hayatın ta kendisiyle yüzleşme biçimi... Bu noktada sanatın insanın kendi iç dünyasında bir iyileştirici gücü olduğu da garipsenemez. Medicana International İzmir Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Müge Yaşar, sanatın insan psikolojisi üzerindeki olumlu etkilerine dikkat çekerek, "Eğitim sistemimiz genellikle analitik düşünen sol beyni odaklar; ancak sağ beyin duygusal zekayı ve estetiği temsil eder. Okulların ve ebeveynlerin rutinlerine müze gezilerini ve sanatsal aktiviteleri dahil etmesi hayati önem taşır" mesajını verdi. Sanat, dopamini yüzde 15 artırıyor Sanatın nörobiyolojik etkileri hakkında bilgi veren Dr. Öğretim Üyesi Müge Yaşar, "Sanatla uğraşmak, beyindeki dopamin oranını yüzde 15 oranında artırır. Bu artış, sevdiğiniz bir yemeği yediğinizde hissettiğiniz hazla eş değerdir. Dopamin beynin ödül yolağı ve haz merkezidir. Bunun yanı sıra sanat, temel stres hormonu olan kortizonu düşürür. Normal şartlarda dinlenirken vücudun gevşeme sistemlerinin aktif olması gerekir; ancak zihniniz kaygı doluysa farkında olmadan adrenalin sistemi tetiklenir. Bu durum kortizolü artırarak bağışıklık sistemini baskılar. Araştırmalar, sanatın herhangi bir dalıyla ilgilenmenin kortizol seviyelerini net bir şekilde düşürdüğünü kanıtlamaktadır" diye konuştu. Öte yandan şehir estetiğinin de sanatsal bir etki oluşturduğunu dile getiren Dr. Öğretim Üyesi Müge Yaşar, sözlerine şöyle devam etti: "Toplumda artan şiddet olaylarının temelinde, bireylerin hayata dair anlam arayışlarını kaybetmeleri yatar. Sokaklarda güzel eserlerin, estetik binaların ve sokak sanatının varlığı, kişideki ‘güzele dahil olma’ isteğini uyandırır. Suç oranlarının yüksek olduğu bölgelerde toplumsal aidiyet duygusunun azaldığı görülür. Sanat ise insanları ortak bir paydada toplayarak aidiyet hissi oluşturur. Örneğin İspanyol mimar Gaudi’nin eserleri, doğaya yakın ve yuvarlak hatlı formlarıyla insan doğasına çok uygundur. Estetikten yoksun, köşeli binalar ruhumuzda mikro travmalar oluştururken; Barselona gibi şehirlerde sosyo-ekonomik düzey çok yüksek olmasa bile insanlar çevrelerindeki estetik doku sayesinde daha mutlu yaşarlar." Depresyon ihtimalini düşürüyor Sanatla iyileştirme yönteminin özellikle post-travmatik stres bozukluğu (PTSB) tedavilerinde sıkça görüldüğünü dile getiren Dr. Öğretim Üyesi Müge Yaşar, "Travma ve yoğun kaygı yaşayan kişiler genellikle iç dünyalarına kapanır ve kendilerini ifade etmekte zorlanırlar. Sanat, bu dışavurumu sağlayan güvenli bir yoldur. Kişi, zihni bir şeyle meşgul olmadığında negatif düşünceleri ‘geviş getirir gibi’ tekrarlamaya meyilli olabilir. Sanat, kişiyi bu sarmaldan çıkararak anda kalmasını sağlar" dedi. Özellikle 13-14 yaş grubunun kimlik bulma sürecinde sanatının kritik bir rol oynadığına değinen Dr. Öğretim Üyesi Müge Yaşar, "Beyinde sinaptik bağlantıları hızlandıran BDNF adlı bir protein vardır. Depresyonda bu proteinin seviyesi düşerken, sanatla ilgilenen gençlerde arttığı kanıtlanmıştır. Çocukluk ve gençlik yıllarında sanatla ilgilenen bireylerin, 30’lu yaşlara geldiklerinde depresyona girme riskinin yüzde 45 oranında azaldığı tespit edilmiştir. Bu nedenle bazı ülkelerde artık ‘müze reçeteleri’ yazılmaktadır" ifadelerini kullandı. Sokak sanatına ihtiyacımız var Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) 2019 verilerine göre, şehirde yaşayanlarda anksiyete bozukluğunun yüzde 39, duygu durum bozukluğunun ise yüzde 40 daha fazla görüldüğünü hatırlatan Dr. Öğretim Üyesi Müge Yaşar, sözlerini şöyle tamamladı: "Sanatın tedaviye dahil edildiği durumlarda ruhsal şikayetlerin yüzde 32 oranında gerilediği ispatlanmıştır. Eğitim sistemimiz genellikle analitik düşünen sol beyni odaklar; ancak sağ beyin duygusal zekayı ve estetiği temsil eder. Okulların ve ebeveynlerin rutinlerine müze gezilerini ve sanatsal aktiviteleri dahil etmesi bu noktada hayati önem taşır. Daha çok parka, daha fazla sokak sanatına ve doğayla bütünleşmiş bir estetiğe ihtiyacımız var. Hepimiz bu konuda daha talepkar olmalıyız."
Genç yazılımcılardan hayatı kolaylaştıran çözümler
17 Mayıs 2026 Pazar - 11:04 Genç yazılımcılardan hayatı kolaylaştıran çözümler Yaşar Üniversitesi Yazılım Mühendisliği Bölümü öğrencileri, mezuniyet projeleri kapsamında geliştirdikleri yenilikçi teknolojilerle dikkat çekti. Yapay zeka destekli yangın yönetim sisteminden robot kuryeye, akıllı raf denetiminden yeni nesil otomat çözümlerine kadar birçok proje; günlük yaşamı kolaylaştırmayı, sürdürülebilirliğe katkı sağlamayı ve toplumsal sorunlara teknoloji odaklı çözümler üretmeyi hedefledi. Yazılım Mühendisliği 4’üncü sınıf öğrencileri; Begüm Bal, Sena Aslı Türk, Başak Nur Korkut, Ali Özmen, Dağca Ünüvar ve Emre Akar tarafından geliştirilen "Koru" isimli proje, orman yangınlarına karşı erken risk tespiti ve müdahale planlaması sunuyor. Proje, yapay zeka destekli bir sistemle İzmir ve çevresindeki orman yangını risk alanlarını belirlemeyi, bu alanları erişilebilirliğe göre sınıflandırmayı ve en etkili müdahale rotalarını optimize ederek yangın yönetiminde stratejik planlamayı güçlendirmeyi amaçlıyor. Robot kurye Ezgi Aynal, Sude Tuncu, Sudenur Arslan, Abdullah Burak Laçin, Osman Ozan Kavaklı, Berke Sinan Sönmez tarafından tasarlanan "RoboCourier", iş yerlerindeki iç lojistik süreçlerdeki otomasyon eksikliğini gidermeyi amaçlıyor. RoboCourier, bu manuel işlemleri, teslimatları güvenli ve verimli bir şekilde gerçekleştiren akıllı bir robotla değiştirmeyi hedefliyor. Akıllı raf denetimi Doğukan Yeşilkaya, Enes Ertürk, Selçuk Suat Sayın, Serkan Acar tarafından geliştirilen "Smart Vision" ise perakende denetimlerini yapay zeka ile kolaylaştırıyor. Bu projenin amacı, önceden tanımlanmış ürün sergileme anlaşmalarına dayalı olarak perakende raf düzenine uygunluğun kontrolünü otomatikleştiren, yapay zeka destekli bir mobil uygulama geliştirmek. Yapay zeka tabanlı otomat Melike Aytaç, Yağmur Sabırlı, İsa Batın Eren, Sultan Esen Murat tarafından tasarlanan "AI Powered Smart Cooler" projesi ise; kamera tabanlı yapay zeka teknolojisiyle çalışan, RFID ve barkod gerektirmeyen düşük maliyetli bir akıllı otomat sistemi geliştirmeyi amaçlıyor. Sistem ayrıca stok, sıcaklık ve konum takibi özellikleri sunuyor. Yaşar Üniversitesi Yazılım Mühendisliği Bölümü öğrencilerinin geliştirdiği bu projeler, Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri ile uyumlu yapılarıyla dikkat çekerken; genç mühendis adaylarının teknoloji üretme ve toplumsal fayda oluşturma konusundaki potansiyelini de gözler önüne serdi.
Tıpta yeni dönem: Yapay zeka cerrahiyi dönüştürüyor
17 Mayıs 2026 Pazar - 10:34 Tıpta yeni dönem: Yapay zeka cerrahiyi dönüştürüyor Prof. Dr. Burak Turna, yapay zekanın sağlık alanındaki yükselişini ve özellikle cerrahi pratiğe olan etkilerini değerlendirirken, "20 yıl sonra ameliyatları kim yapacak: Cerrahlar mı, algoritmalar mı?" sorusuna çarpıcı yanıtlar verdi. Prof. Dr. Turna, yapay zekanın cerrahinin yerini almayacağını ancak cerrahiyi köklü bir şekilde dönüştüreceğini belirterek, "Geleceğin cerrahları, sadece iyi teknik beceriye sahip olanlar değil; aynı zamanda yapay zekayı ve teknolojik gelişmeleri en iyi şekilde anlayan ve kullanan hekimler olacaktır" dedi. Acıbadem Kent Hastanesi Robotik Cerrahi Koordinatörü Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Burak Turna günümüzün en popüler konularından biri olan yapay zekanın cerrahinin yerini alıp almayacağı konusunu değerlendirdi. Yapay zekanın cerrahinin yerini almaktan ziyade hekimleri destekleyen bir teknoloji olduğunu vurgulayıp, yapay zekanın tıptaki yeri konusunda da önemli bilgiler veren Prof. Dr. Turna, şöyle konuştu: "Yapay zeka günümüzde radyoloji, patoloji ve onkoloji gibi alanlarda aktif olarak kullanılıyor. Cerrahide ise özellikle ameliyat öncesi planlama, ameliyat sırasında görüntü rehberliği ve ameliyat sonrası hasta takibinde önemli rol oynuyor. Yapay zeka destekli sistemler, özellikle görüntüleme yöntemlerinde küçük ve zor fark edilen lezyonları tespit etmede önemli avantaj sunuyor, bu sayede erken tanı ve doğru tedaviye ciddi katkı sağlıyor." Robotik cerrahi ile yapay zeka arasındaki fark Prof. Dr. Turna, robotik cerrahi ile yapay zeka arasındaki farka da dikkat çekti. Prof. Dr. Turna, günümüzde kullanılan robotik cerrahi sistemlerin tamamen cerrah kontrolünde olduğunu ve henüz otonom karar verebilen sistemlerin klinik pratiğe girmediğini vurguladı. Yapay zekanın ise daha çok bir "karar destek sistemi" olarak konumlandığını belirterek, cerrahın yerini almaktan ziyade onu güçlendiren bir teknoloji olduğuna dikkat çekti. Ancak Turna, yapay zekanın sınırsız bir çözüm olmadığını da ifade etti. Özellikle etik sorumluluk, beklenmeyen cerrahi durumlara adaptasyon ve insan faktörünün önemi gibi konuların hâlâ tartışma konusu olduğunu belirtti. "Bir komplikasyon geliştiğinde sorumluluk kimde olacak" sorusunun henüz net bir yanıtı olmadığını dile getirdi. Prof. Dr. Turna, geleceğe dair öngörülerini paylaşırken, tıpta teknolojik gelişmelerin hız kesmeden devam ettiğini vurguladı. Turna, süper mikrodiseksiyon (mikroskop altında doku veya hücrelerin çok küçük parçalarının (özelikle sperm veya patolojik doku örnekleri) yüksek hassasiyetle izole edilmesi işlemi) tekniklerinden insansı robotlara, yapay zeka entegre cerrahi modellerden kişiselleştirilmiş tedavi yaklaşımlarına kadar pek çok yeniliğin cerrahi pratiği yeniden şekillendirdiğini ifade etti. Yapay zekanın cerrahinin yerini almayacağını ancak cerrahiyi köklü bir şekilde dönüştüreceğini söyleyen Prof. Dr. Turna, değerlendirmelerini "Geleceğin cerrahları, sadece iyi teknik beceriye sahip olanlar değil; aynı zamanda yapay zekayı ve teknolojik gelişmeleri en iyi şekilde anlayan ve kullanan hekimler olacaktır" diyerek tamamladı.
Koruyucu ailelik için Ege’nin Yıldızları Şenliği düzenlendi
17 Mayıs 2026 Pazar - 09:43 Koruyucu ailelik için Ege’nin Yıldızları Şenliği düzenlendi İzmir’in Karabağlar ilçesinde bulunan Şerif Remzi Ortaokulu tarafından yürütülen "Ege’nin Yıldızları Projesi" kapsamında düzenlenen farkındalık şenliğinde koruyucu ailelik ve evlat edinme konularına dikkat çekildi. Okul-aile iş birliğiyle gerçekleştirilen etkinlik yoğun katılımla renkli görüntülere sahne oldu. Rehber öğretmen Kaderay Kayıran’ın yürütücülüğünü yaptığı proje kapsamında düzenlenen şenlik, okul bahçesinde gerçekleştirildi. Etkinliğe İzmir Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü, Karabağlar Rehberlik ve Araştırma Merkezi ve İzmir Demokrasi Üniversitesi eğitim ve bilgilendirme desteği verdi. Okul Müdürü Mehmet Özçelik’in destekleriyle hayata geçirilen etkinlikte konuşan rehber öğretmen Kaderay Kayıran, Aile Yılı kapsamında aile olmanın yalnızca kan bağıyla sınırlı olmadığını vurgulamak istediklerini belirterek, "Koruyucu ailelik ve evlat edinme konusunda toplumsal farkındalık oluşturmayı hedefledik. Öğrencilerimizin, velilerimizin ve öğretmenlerimizin birlikte ürettiği, paylaşımın ve sevginin ön planda olduğu anlamlı bir etkinlik gerçekleştirdik" dedi. Şenlik kapsamında kurulan stantlarda aile sağlığı, koruyucu ailelik ve sosyal hizmet modelleri hakkında bilgilendirmeler yapıldı. Yetkililer, koruyucu aile sisteminin çocukların sıcak bir aile ortamında büyümesine imkan sağladığını belirterek gönüllü aile sayısının artmasının önemine dikkat çekti. Etkinlikte gönüllü destek veren Çağdaş Drama Derneği Çankaya Şubesi eğitmenleri tarafından öğrencilere yönelik drama atölyeleri düzenlenirken, okul öğretmenleri ve Okul Aile Birliği’nin katkılarıyla sanat, resim, müzik, spor, dans ve zeka oyunları atölyeleri kuruldu. Öğrencilerin tasarladığı "Ege’nin Yıldızları" logosu da şenlikte sergilenerek büyük beğeni topladı. Şenlik kapsamında öğrenciler ve Okul Aile Birliği tarafından hazırlanan baskılı kupa ve tişörtlerin satışından elde edilecek gelirin Karşıyaka Çocuk Esirgeme Kurumu Derneği’ne bağışlanacağı belirtildi. Öğretmenler ve velilerin evlerinde hazırladıkları yiyecekler ile el emeği ürünlerle destek verdiği etkinliğe çeşitli sivil toplum kuruluşları da katkı sundu.
İzmir’de ’Efeler Yolu Ultra Trail’ heyecanı başladı
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 19:05 İzmir’de ’Efeler Yolu Ultra Trail’ heyecanı başladı İzmir’in Ödemiş ilçesinde bu yıl ikinci kez düzenlenen Efeler Yolu Ultra Trail’de ilk gün yarışları olan 50K ve 30K etapları tamamlandı. 8 ülkeden 264 sporcunun katıldığı zorlu maratonda ilk günün galipleri belli oldu. İzmir Valiliği koordinasyonunda, Argeus Travel & Events tarafından Ödemiş Kaymakamlığı, Ödemiş Belediyesi ve Türkiye Atletizm Federasyonu’nun katkılarıyla düzenlenen Efeler Yolu Ultra Trail’de mücadele başladı. İzmir’in doğal güzellikleri ile tarihi mirasını aynı rotada buluşturan organizasyonun ilk gününde 50K ve 30K yarışları gerçekleştirildi. Sabahın erken saatlerinde Ödemiş’in tarihi Birgi Mahallesi’nden başlayan etapların startını İzmir Vali Yardımcısı Erkan Karahan ve Ödemiş Kaymakamı Hakan Yavuz Erdoğan verdi. Türkiye’nin yanı sıra Rusya, Endonezya, Kanada, KKTC, İran, Hırvatistan ve İngiltere’den toplam 264 sporcunun katıldığı etkinlikte yarışmacılar; dağ yolları, tarihi patikalar ve doğal parkurlarda dereceye girmek için kıyasıya mücadele etti. İlk günün galipleri belli oldu Zorlu geçen Efeler Yolu Ultra Trail’in 50K’lık parkurunda erkeklerde Güngör Özege 06.28.56’lık derecesiyle, kadınlarda Beyza Güzel 07.15.41’lik derecesiyle birinci oldu. 30K’lık parkurda ise erkeklerde Fatih Topçu 03.36.51’lik derecesiyle, kadınlarda Itır Atadiyen 04.22.46’lık derecesiyle zirvede yer aldı. Yarın 15K ve 5K koşulacak Tarihi Birgi’de gerçekleştirilen dev organizasyon, yarın yapılacak kısa etap yarışlarıyla devam edecek. Etkinlik kapsamında 15K parkuru saat 09.00’da, 5K parkuru ise saat 10.00’da start alacak. Heyecan dolu yarışların ardından aynı gün saat 12.00’de düzenlenecek törenle dereceye giren sporculara ödülleri takdim edilecek.
Emiralem Çilek Festivali’ne görkemli açılış
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 13:22 Emiralem Çilek Festivali’ne görkemli açılış Menemen’de düzenlenen ve bu yıl yurt dışından da katılımcıları ağırlayan 16. Uluslararası Emiralem Çilek Festivali, açılış töreni ve kortejiyle görkemli anlara sahne oldu. Bu yıl stant sayısının bine çıkarıldığı dev festivalin açılışında konuşan Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, "Emiralem’in emeğini, Menemen’in üretim gücünü, bu toprakların bereketini ve insanımızın güzel yüreğini bu yıl tüm dünyaya gösteriyoruz." dedi. Bu yıl süresi üç güne çıkarılan 16. Uluslararası Emiralem Çilek Festivali, kapılarını muhteşem bir başlangıçla açtı. Eşsiz tadı ve kokusu dillere destan olan Emiralem çileği için gerçekleştirilen festival, bu yıl Türkiye’nin haricinde İtalya, Kuzey Makedonya, Kosova, Bosna Hersek ve Yunanistan’ın katılımıyla gerçekleştiriliyor. Festival alanının genişletildiği etkinlikte, kortej bu yıl Emiralem girişinden itibaren başlarken, bando, halk dansları ve festival maskotuyla birlikte yürüyüş çok renkli anlara sahne oldu. Festivale Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan ile birlikte MHP İzmir İl Başkanı Veysel Şahin, AK Parti İzmir İl Başkan Yardımcıları Hayrettin Uçak ve Deniz Doğan, Menemen Kaymakamı Vedat Yılmaz, Bakırçay Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Rasim Akpınar, AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları MKYK Üyesi Pervin Yılmaz Güler ve Menemen protokolü katıldı. Üretici ve esnaftan büyük ilgi Geçtiğimiz yıl yaklaşık bir buçuk milyon ziyaretçi ağırlayan festivale, bu yıl üretici ve esnaf da çok yoğun katılım gösterdi. Toplamda bin stant alanının oluşturulduğu festivalde tüm tezgahlar doldu. Çilekten baklaya, enginardan kekiğe kadar birçok yerel ürünle birlikte çilekli tatlı ve pastalardan çilek figürlü hediyeliklere kadar sayısız ürünün satışa sunulduğu festivale, vatandaşlar da ilk günden yoğun ilgi gösterdi. "Emiralem’in emeği, Menemen’in bereketi daim olsun" Kortej sonrasında, festivalin açılış konuşmasını gerçekleştiren Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, festivalin uluslararası seviyeye çıktığını vurgularken, üreticinin emeği için ziyaretçilerden alkış istedi. Başkan Pehlivan, "Alın terinin berekete dönüştüğü bir festival yaşıyoruz. Emiralem’in emeğini, Menemen’in üretim gücünü, bu toprakların bereketini ve insanımızın güzel yüreğini bütün dünyaya gösteriyoruz. Geçtiğimiz yıl bu kürsüden, festivali uluslararası seviyeye çıkarmaya söz vermiştik. Allah’a hamdolsun bugün festivalimiz artık uluslararası düzeydedir. Bugün burada kurulan her stant, yapılan her üretim, aslında Menemen’in dünyaya anlatılan hikayesidir. Bugün burada en büyük alkışı da, bu başarının esas mimarı olan üreticimiz hak ediyor. Sabahın ilk ışığında tarlasına giden, güneşin altında emek veren, toprağa alın terini işleyen üreticilerimiz bu alkışı hak ediyor. Bu festivalin gerçek kahramanları onlardır. İyi ki varsın üreten Emiralem, iyi ki varsınız Menemen’in güzel insanları." dedi. Başkan Pehlivan’dan bir müjde daha Festivalde, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nda Ulukent Kent Gözü Alanı’nın açılacağını söyleyen Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, verdiği müjdeyle gençlerin yoğun desteğini aldı. Başkan Pehlivan, "Gençler; Kent Gözü Alanı açılışımız, severek dinlediğiniz kıymetli sanatçımız Semicenk’in katılımıyla ve konseriyle gerçekleşecek." dedi. Şahin’den üretim vurgusu Festival açılışında konuşan MHP İzmir İl Başkanı Veysel Şahin ise, Menemenli ve Emiralemli üreticilerin alın terinin çok kıymetli olduğunu vurguladı. Şahin, "Emiralem Çilek Festivali ve bunun gibi organizasyonlar çok önemlidir. Çünkü bu organizasyonlar sayesinde hem üretici kazanıyor, hem de Menemen’in adı daha da çok duyuluyor. Dünya bugün küresel bir belirsizlikten geçmektedir. Böyle bir dönemde, üretimin önemi daha da anlaşılmaktadır. Çünkü toprağını boş bırakan milletler, geleceğini başkalarının insafına bırakmak zorunda kalırlar. Toprağa emek veren insan baş tacımızdır. Menemen’in bereketli topraklarında yetişen her bir ürün de, çalışkanlığın, azmin ve üretim gücünün en büyük göstergesidir. Ürettikçe ülkemiz çok daha güçlü yarınlara erişecektir." dedi. Derya Bedavacı sahnede devleşti 16. Uluslararası Emiralem Çilek Festivali, birbirinden güzel stantlarıyla, renkli görüntüleriyle ve yoğun katılımıyla olduğu kadar, sahnedeki muhteşem programla da ziyaretçilerden tam not aldı. Hakan Doğanay, Sevtuğ Kasapbaşoğlu ve Oğuz Görceğiz ile başlayan sahne performanslarında gecenin finalini Derya Bedavacı yaptı. Sevilen sanatçı, söylediği birbirinden güzel parçalarla, konser alanını dolduran binlerce kişiye unutulmaz bir gece yaşattı.
Başkan Tugay: "İzmir’in hakkını savunmaya devam edeceğiz"
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 11:56 Başkan Tugay: "İzmir’in hakkını savunmaya devam edeceğiz" İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin 2025 Mali Yılı Kesin Hesabı, mecliste yapılan görüşmelerin ardından oy çokluğuyla kabul edildi. Oturumda konuşan Başkan Cemil Tugay, kredi onayları konusunda sorun yaşadıklarını belirtti. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin mayıs ayı olağan meclis toplantısının üçüncü oturumu, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın idaresinde Kültürpark 4 No’lu Hol’deki Meclis Toplantı Salonu’nda gerçekleşti. Birleşimde gündeme gelen İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin 2025 Mali Yılı Kesin Hesabı ile Taşınır Mal Yönetimi Hesabı oy çokluğuyla kabul edildi. Aslan payı raylı sistemlere 2025 yılı boyunca özellikle raylı sistem yatırımları öne çıkarken, Buca Metrosu için 5,5 milyar TL harcama gerçekleştirildi. Buca OnatTüneli ve bağlantı yolları projesi kapsamında ise 857 milyon TL yatırım yapıldı. Asfalt kaplama ve yol bakım çalışmaları da yıl boyunca devam etti. Toplam sermaye giderinin 16,3 milyar TL olarak gerçekleştiği belirtilirken, en yüksek yatırım harcamalarının Raylı Sistemler Dairesi ile Fen İşleri Dairesi tarafından yapıldığı ifade edildi. Kesin hesap görüşmelerinde sosyal belediyecilik uygulamalarının da güçlü bir şekilde sürdürüldüğü kaydedildi. İhtiyaç sahibi vatandaşlara yönelik ayni ve nakdi desteklerin devam ettiği, öğrenci desteklerinin sürdürüldüğü ve amatör spor kulüplerine katkı sağlandığı belirtildi. Yalnızca ESHOT’a yıl içerisinde 12,8 milyar TL destek verildiği ifade edilirken, ulaşım hizmetlerinin sosyal belediyecilik anlayışıyla sürdürüldüğüne dikkat çekildi. Ayrıca belediyenin mali yapısına ilişkin değerlendirmelerde, aktif büyüklüğünün 1 trilyon TL seviyesini aştığı, öz kaynaklarının ise 951,7 milyar TL’ye ulaştığı belirtildi. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s tarafından 10 yıl sonra yeniden AAA seviyesinde, en yüksek kredi notuyla değerlendirilmesinin de mali yapı açısından önemli bir gösterge olduğu ifade edildi. "Buca Metrosu’nu kendi kaynaklarımızla yapacağız" Oturumda konuşan Başkan Tugay, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin bütçe, gelir ve giderlerinin Türkiye’deki ekonomik krizden bağımsız değerlendirilemeyeceğini belirtti. Tugay, "Doğalgaz fiyatını artıran belediye değil ancak belediye doğalgaz kullanmak zorunda. Bu nedenle giderlerde artış yaşanmış olabilir mi? Merkez Bankası ve hükümetin yıl başındaki enflasyon tahminiyle yıl sonunda ortaya çıkan enflasyon oranı arasında büyük fark oluştu. Bunların İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin gelir ve giderlerini etkileyip etkilemediğini değerlendirmenizi istiyorum. Biz bütçe yapıyoruz ancak enflasyonu hiçbir belediye belirlemiyor. Ayrıca öngöremediğimiz bir durum daha yaşandı. 2025 yılının ilk dört ayında Hazine ve İller Bankası payımızın yüzde 40’ı kesildi" dedi. Büyükşehir Belediyesi’nin kentin geleceği açısından önemli yatırımlarından biri olan Buca Metrosu’yla ile ilgili de AK Parti grubuna seslenen Başkan Tugay, "Buca Metrosu’nu kendi kaynaklarımızla yapacağız. Bu proje bizim için çok önemli. Kredilerle ilgili önce baskıyı kaldırın, finansmanın önünü açın, en azından bir kredi onaylayın; ardından eleştirin. Belediyenin zor duruma düşmesi için her yolu deniyorsunuz. Samimiyet söylemleriniz gerçeği yansıtmıyor. Hiçbir bakanlıkta ya da müdürlükte sorunlarımızın çözümüne katkı sunmadınız. Sıkıntıya düşmemizi istiyorsunuz ve siyasetinizi bunun üzerine kuruyorsunuz" şeklinde konuştu. Kredi onayları eleştirisi Kredi onayları konusunda sorun yaşadıklarını ifade eden Başkan Tugay, "Biz yatırım bütçesi diyoruz, siz memurlara para ödüyoruz diyorsunuz. Memura ödenen para yatırım olabilir mi? İzmir’e yatırım yapmaya hazırız diyorsunuz ama Körfez’i temizlemede, raylı sistemde, arıtma projelerinde, İZBAN sorunlarını çözmede ve ikinci çevre yolunda yoksunuz. El atıp yaptığınız tek şey Meslek Fabrikası ve Gasilhane gibi bazı hizmetleri almak oldu. Sosyal adaletten bahsediyorsunuz ama İzmir’in 4,5 milyonluk nüfusunun sorunlarını görmezden geliyorsunuz. Kredi verdik diyorsunuz ama Mürselpaşa ve Ege Mahallesi köprülerine kredi verilmedi. Bir kuruş kredi kullanamadık. Teşekkür etmeyi çok isterdim ama iki yılı aşkın süredir krediler bekliyor. Bir yıl boyunca gereksiz yere onay verilmedi. İzmir’e bir metre metro yapmadınız, verdiğiniz sözleri tutmadınız. İzmir’e engel olamazsınız, buna hakkınız yok. Enflasyon ve ekonomik şartlar ortadayken, memur maaşı ödemek yatırım değildir. Keşke İzmir’i sevseniz, sorunlarını çözmek için irade koysanız. Bu krediler hükümetin cebinden çıkmıyor, sadece bir imza gerekiyor. Bakanlığa gidiyoruz, yardımcı olacağım deniyor ama süreç ilerlemiyor. İzmir’deki bazı siyasi baskılar nedeniyle onayların çıkmadığı söyleniyor. Biz İzmir’in hakkını savunmaya devam edeceğiz" diye konuştu.