Yerel Haberler
İzmir
11 Nisan 2026 Cumartesi - 10:28 Karşıyaka Stadı’nın yol haritası belirleniyor İzmir Büyükşehir Belediyesi, Karşıyaka Zübeyde Hanım Stadyumu’nun en hızlı şekilde kente kazandırılması için çalışmalara başladı. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, imzalanan protokolün ardından proje müellifi ile stadın yol haritasını görüştü. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın iradesiyle yıllar sonra çözüme kavuşan Karşıyaka Spor Kulübü’nün yeni stadı için çalışmalar başladı. Gençlik ve Spor Bakanlığı ile İzmir Büyükşehir Belediyesi arasında 30 Mart’ta imzalanan ve stadın belediye tarafından yapılabilmesine imkan sağlayan protokolün ardından Karşıyaka Zübeyde Hanım Stadyumu’nun mimari projesi için çalışmalara hız kazandırıldı. Başkan Cemil Tugay, proje müellifi Mimar Bahadır Kul ile bir araya geldi. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Açık Çalışma Ofisi’nde düzenlenen toplantıya İzmir Büyükşehir Belediyesi’nden Gençlik ve Spor Dairesi Başkanı Berkhan Alptekin, Etüt ve Projeler Dairesi Başkanı Selin Yiğitoğlu ve Karşıyaka Spor Kulübü’nün önceki başkanlarından mimar Azad Yeşil eşlik etti. En hızlı şekilde tamamlanacak Toplantıda protokol hükümleri doğrultusunda projenin detayları görüşülerek yol haritası belirlendi. Stadın en hızlı şekilde Karşıyaka’ya kazandırılması için atılacak adımlar kararlaştırıldı. Tamamı İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin öz kaynaklarıyla yapılacak Zübeyde Hanım Stadyumu, yaklaşık 15 bin seyirci kapasiteli olarak inşa edilecek. Zorlu süreçlerden geçildi Aksoy Mahallesi’nde "Yalı" olarak adlandırılan mevkide ve ilçe açısından sembolik özelliği bulunan noktada yer alan Karşıyaka Stadı, depreme dayanıklılık ve fiziki yetersizlik gerekçeleriyle 2015 yılında yıkıldı. Aynı adreste yapılması kararlaştırılan yeni stadın hukuki süreçler ve mahkeme iptal kararları nedeniyle stat arazisi uzun yıllar atıl durumda kaldı. Projenin bir türlü hayata geçirilememesi nedeniyle yetki devri gündeme geldi. İzmir Büyükşehir Belediyesi, Başkan Tugay’ın göreve gelmesiyle birlikte süreci başka bir boyuta taşıdı. 2024 yılında ilk resmi arazi tahsis başvurusu yapıldı. İzmir Büyükşehir Belediyesi 2025 bütçesine stadın yapımı için yaklaşık 250 milyon TL’lik ödenek koydu. Tahsis gelir gelmez ihaleye çıkılacağı ve inşaatın en hızlı şekilde başlatılacağı belirtildi. Belediye tarafından 2024 yılında ağustos ve aralık aylarında, 2025’te ise mart ve mayıs aylarında resmi tahsis başvurusu yapıldı. Son olarak geçen ay Büyükşehir Belediyesi’nin stadı yapması için gereken protokol imzalandı.
10 Nisan 2026 Cuma - 20:05 Aşık Veysel türküleri Aliağa’da yankılandı Aliağa Belediyesi Sanatevi (ASEV) Türk Halk Müziği Korosu, 20. yüzyıl aşıklık geleneğinin büyük ozanı Aşık Veysel’in türküleri, şiirleri ve yaşam öyküsünün sahneye taşındığı anlatımlı bir konserle sanatseverlerle buluştu. Ege Üniversitesi Devlet Türk Musikisi Konservatuvarı Öğretim Görevlisi ve ASEV Türk Halk Müziği Eğitmeni Dr. Ali Hikmet Gökçen yönetimindeki dev koro, profesyonel enstrüman ekibinin eşliğinde sahne aldığı performansıyla büyük beğeni topladı. Konserde, Aşık Veysel’in hayatından kesitler sunulurken, ozanın kendi sesinden şiirlerinin yer aldığı video gösterimleri de izleyiciyle paylaşıldı. Gecenin açılışı ise "Havalanma Telli Turnam" ve "Anlatmam Derdimi Dertsiz İnsana" türküleriyle yapıldı. Sanat Yönetmeni Ali Hikmet Gökçen, açılış konuşmasında geceye verdikleri destekten dolayı Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar’a, Kültür Sanat ve Sosyal İşler Müdürü Serap Cerrahoğlu’na ve belediye personeline teşekkürlerini iletirken Aliağa’ya daha büyük ve donanımlı bir kültür merkezi kazandırılması yönündeki beklentisini de dile getirdi. Konser sırasında sahneye davet edilen Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar, Sanat Yönetmeni Ali Hikmet Gökçen’e teşekkür çiçeği takdim etti. Ardından yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullandı: "Türk Halk Müziği Koromuz, büyük halk ozanımız, aşıklık geleneğinin en önemli temsilcilerinden Aşık Veysel’in eserlerini seslendirdi. Bu güzel akşamı bizlere yaşatan koromuza, onlara eşlik eden saz sanatçılarımıza, gecenin mimarı Ali Hikmet Gökçen’e ve koromuzu yalnız bırakmayan değerli misafirlerimize çok teşekkür ediyorum. Geçtiğimiz günlerde çocuklarımla yaptığımız bir söyleşide de ifade etmiştim; en büyük hayalim Aliağa’ya gerçek, bize yakışan, büyük bir kültür merkezi kazandırmak." Gecenin ilerleyen bölümünde Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar, Belediye Başkan Yardımcısı Mesut Öztürk ve Kültür Sanat ve Sosyal İşler Müdürü Serap Cerrahoğlu da sahneye çıkarak koronun son türküsüne eşlik etti. Yaklaşık iki saat süren ve Aşık Veysel’e ait 11 eserin seslendirildiği konser, izleyicilerin de hep bir ağızdan eşlik ettiği "Uzun İnce Bir Yoldayım" ile unutulmaz bir finalle sona erdi.
İzmir’de tarihi gün; Büyükşehir’den toplu açılış ve temel atma töreni
02 Nisan 2026 Perşembe - 16:43 İzmir’de tarihi gün; Büyükşehir’den toplu açılış ve temel atma töreni İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin kentin dört bir yanında hayata geçirdiği projelerin toplu açılış, temel atma, anahtar teslim töreni Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel’in katılımıyla yapıldı. Tarihi buluşmada konuşan CHP Lideri Özel, İzmir’deki çalışmaları örnek gösterirken, "İzmir’de olmaktan, böyle bir ekiple çalışıyor olmaktan çok büyük memnuniyet duyuyorum. İyi ki İzmir var. İyi ki CHP’nin amiral, sancak gemisi İyi ki CHP’nin çok sevdiği bu güzel şehir var. Çok daha güzel günleri sizin sayenizde Türkiye görecek" dedi. İki yıllık görev süresince planlı, konforlu, dirençli bir İzmir için yoğun mesai harcadıklarını belirten İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay ise "Sağlam adımlarla geleceğe ilerliyoruz. Gücümüzü partimizin köklü geleneğinden, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten ve bugün partimize liderlik eden Genel Başkanımızdan alıyoruz" diye konuştu. "Bize Çok Çalışmak Yakışır" sloganıyla kentin dirençli, planlı, yeşil odaklı ve sürdürülebilir hale dönüştürülmesi ve yurttaşların yaşam konforunun artırılması için, göreve geldiği tarihten itibaren yoğun mesai harcayan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay tarihi bir törene ev sahipliği yaptı. İzmir’in dört bir köşesinde, her ilçesinde, tüm yurttaşlar için ayrımsız olarak yüzlerce projeyi hayata geçiren Büyükşehir Belediyesi, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel’in katılımıyla ulaşım, altyapı, çevre, kültür ve sosyal yaşam alanlarında dev yatırımların temelini atarken çok sayıda proje ve tesisi hizmete aldı. Katılım yoğun oldu Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde (AASSM) düzenlenen toplu açılış, temel atma ve anahtar teslim törenine Büyükşehir Belediye Başkanı Tugay’ın eşi Öznur Tugay, CHP Genel Başkan Yardımcıları Ulaş Karasu, Aylin Nazlıaka, Gökçe Gökçen, Bihlun Tamaylıgil, Gökan Zeybek, Ensar Aytekin, Güldem Atabay, CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, CHP İzmir milletvekilleri, ilçe belediye başkanları, geçmiş dönem belediye başkanları, İzmir Büyükşehir Belediyesi bürokratları, sivil toplum kuruluşları, dernekler ve meslek odalarının temsilcileri, belediyelerin meclis üyeleri, mahalle muhtarları ve İzmirliler katıldı. 5 noktadan canlı yayın Buluşma kapsamında Başkan Tugay’ın seçim vaatlerinden Egeşehir Menemen Konutları’nın ilk iki etabının temeli atıldı. Ayrıca Örnekköy’de 4. Etap’ta inşaat çalışmaları tamamlanan 114 bağımsız bölüm için bazı hak sahiplerine anahtarları teslim edildi. Program kapsamında İzmir genelinde iki yıl boyunca hayata geçirilen yatırımlar, temeli atılacak dev projeler ve açılışı yapılan hizmetler tanıtıldı. Ayrıca tören sırasında canlı bağlantı kurularak Egeşehir Menemen Konutları, Dikili İtfaiye Hizmet Binası, Hasan Ali Yücel Kütüphanesi, Dikili ve Aliağa Şakran ileri biyolojik atık su arıtma tesisler ve kanalizasyon altyapı inşaatlarının temelleri atıldı. "En özel, en onurlu, en gurur duyduğum günlerden biri" Törende konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, "Bugün benim için görev sürem boyunca yaşadığım en özel, en onurlu ve en gurur verici günlerden biri. Bir dizi projenin açılışını yapacak, yeni yatırımların temelini atacağız. Göreve başlayalı iki yılı iki gün geçti. 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde bizlere büyük bir onur yaşattınız ve önemli bir sorumluluk yüklediniz. Biz de bu göreve, sizin bize duyduğunuz güvenden aldığımız güçle başladık. Zorlu süreçlerden geçtik, yoğun bir emek ortaya koyduk ve hep birlikte gurur duyduğumuz bir başarı elde ettik. Bugün yerel yönetimler olarak, tüm zorluklara rağmen kendi bölgelerimizde hizmet üretmeye devam ediyoruz. Halkımız da ne kadar iyi niyetle çalıştığımızı ve karşımıza çıkarılan engelleri açıkça görüyor. Bu süreçte en büyük mücadeleyi veren isimlerden biri de Genel Başkanımız. Türkiye’nin dört bir yanında Cumhuriyet Halk Partisi’ne, yerel yöneticilere ve siyasetçilere yönelik her türlü saldırıya karşı durarak bizlere kalkan oluyor, kararlı bir liderlik sergiliyorsunuz. Partimizde birlik ve beraberliği güçlendiren bu önderliğiniz hepimize gurur veriyor. İzmir’de görev yapan tüm arkadaşlarım adına size teşekkür ediyorum" dedi. "Her şartta çok çabalıyor ve çok çalışıyoruz" Konuşmasında Genel Başkan Özel’e seslenen Başkan Tugay, "Sizin bize olan inancınız ve İzmir halkının güçlü desteğiyle bu göreve geldik. Hangi şart altında olursa olsun, büyük bir gayretle çalışmaya devam ediyoruz. Biz her zaman halkımızın yanındayız. İyi günlerinde de zor günlerinde de onların yanında olmak, aynı kaderi paylaşmak için bu göreve talip olduk ve bu sorumluluk bilinciyle çalışıyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi’ne yönelik yoğun saldırıların yaşandığı bir dönemde görev yapmak, bizler için ayrı bir sorumluluk anlamı taşıyor. Türkiye’nin içinde bulunduğu siyasi, ekonomik ve sosyal zorlukların üstesinden, sizin önderliğinizde geleceğiz. Biz de hem çalışmalarımızla hem de duruşumuzla her zaman yanınızda olmayı sürdüreceğiz" diye konuştu. "Günü kurtaran değil, geleceğe dönük çalışmalar" İki yıl önce bu şehrin ne kadar değerli, ne kadar önemli bir şehir olduğunu bilerek göreve başladığının altını çizen Başkan Tugay, konuşmasına şöyle devam etti: İzmir’in her insana hissettirdiği çok özel duygular var. Bu kentin bir onuru, bir gururu, bir asaleti var. İzmir; Cumhuriyet kenti kimliğiyle kadına, gence, sanatçıya, üreticiye ve emekçiye değer veren bir şehir. Elbette İzmir’in bu gururunu kırmaya çalışanlar da var. Bir büyükşehirde yaşanabilecek sorunları bire bin katarak propagandaya dönüştürenler oluyor. Ancak biz hiçbir zaman bunlara kulak asmadık, bildiğimiz doğru yolda yürümeye devam ettik. İzmir’in köklü bir yerel yönetim geleneği var. Cumhuriyet Halk Partisi’nin bu kentte yıllardır sürdürdüğü başarılı belediyecilik anlayışını korumayı öncelik kabul ettik. Bununla birlikte, sadece bugünü değil yarını da düşünerek hareket ettik. Uzun vadeli planlamaların önemini bilerek; İzmir Planlama Ajansı, ulaşım master planı, deprem master planı ve atık yönetimi master planı gibi çalışmalarla popülist yaklaşımlardan uzak, geleceği inşa eden bir anlayış benimsedik. İzmir’de yaşayan her bir yurttaş bizim için çok kıymetli. Siyasi görüşü, etnik kökeni, inancı ya da yaşam tarzı ne olursa olsun herkes eşit derecede değerlidir. Biz de bu anlayışla her kesimin sorununu doğru anlamaya ve her zaman yanlarında olmaya gayret ettik. Çocuk dostu, genç dostu, yaşlı dostu, spor dostu ve engelli dostu bir kent meydana getirmek için var gücümüzle çalışıyoruz." "Sağlam bir çalışmayla geleceğe doğru gidiyoruz" İzmirli yurttaşların, "Size çıkarılan tüm zorluklara rağmen iyi niyetle ve dürüstçe çalıştığınızı görüyoruz" dediğini aktaran Başkan Tugay, "Çünkü burası bir Cumhuriyet kenti, burası Atatürk’ün kenti. Bu bilinçle, sağlam adımlarla geleceğe ilerliyoruz. Bu yolda birlikte mücadele ettiğimiz ilçe belediye başkanlarımıza, meclis üyelerimize, parti örgütümüze ve belediye bürokrasisinde görev yapan tüm çalışma arkadaşlarımıza yürekten teşekkür ediyorum. Bugüne kadar ne başardıysak hep birlikte başardık. Açılışını yaptığımız her yatırım ayrı ayrı büyük önem taşıyor. Bazıları İzmir’in uzun yıllardır beklediği projeler. Bunun yanında, en temel sorunlardan biri olan barınma meselesine çözüm üretmek için sosyal konut projelerini hayata geçirmeyi görev edindik" dedi. "Krediler onaylanmayınca öz kaynakla yatırım" Toplam maliyeti 3,3 milyar lirayı bulan Dikili ve Şakran bölgesindeki kanalizasyon altyapısı ve arıtma tesisi projeleri için bulunan kredilere ilişkin anlaşmaları onay sürecine takıldığı için geciktiğini ifade eden Başkan Tugay, "Bu projeler için gerekli kredi anlaşmaları yapılmış olmasına rağmen, iki yılı aşkın süredir Hazine onayı verilmedi. Oysa İzmir’in sekiz ayrı altyapı ve ulaşım projesi için uluslararası finans kuruluşları uygun şartlarda kredi sağlamaya hazır. Üstelik bu krediler 4-5 yıl geri ödemesiz, ardından 15-20 yıl vadeli olarak sunuluyor. Bu krediler için Hazine kefaleti de talep edilmiyor; belediye olarak kendi kendimize kefil oluyoruz. Ancak mevzuat gereği bakanlık onayı gerekiyor. Ne yazık ki bu onaylar, herhangi bir gerekçe gösterilmeksizin bir yılı aşkın süredir bekletiliyor. Biz de tüm bu şartlara rağmen, çalışmalarımızı durdurmamak adına projeleri kendi öz kaynaklarımızla hayata geçirme kararı aldık" ifadelerini kullandı. "Gücümüzü Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten alıyoruz" Altyapı sorunlarından kentsel dönüşüm ihtiyacına, ulaşım ve trafik düzenlemelerinden sosyal ve ekonomik sorunlara kadar birçok alanda çalışmaların aralıksız sürdüğünü belirten Başkan Tugay; kalkınma hedefleri doğrultusunda tarımın geliştirilmesi, çiftçilerin desteklenmesi ve engelli yurttaşlar, hastalar ile yaşlılara yönelik hizmetlerin de tüm hızıyla devam ettiğini ifade etti. Türkiye’nin ilk ve tek belediye hastanesi olan Eşrefpaşa Hastanesi’nde hayata geçirilen ek hizmet binası, diyabet merkezi ve otizm merkezi ile evde sağlık hizmetlerinin kapsamının genişletildiğini vurgulayan Tugay, kentte sağlıklı yaşamı destekleyen yatırımların giderek büyütüldüğünü söyledi. Kent genelinde 20 İZMAR’ın açıldığını, yıl sonuna kadar bu sayıyı 40’a çıkarmayı hedeflediklerini belirten Tugay, "İZMAR’lar, İzmir’in en uygun fiyatlı marketleri olacak. Cumhuriyet Halk Partisi’nin Türkiye genelinde hayata geçirdiği Kent Lokantalarını ise esnafı mağdur etmeden, ihtiyaç duyulan bölgelerde açıyor ve yaygınlaştırmayı planlıyoruz. Fiyat politikamızda da kararlıyız; zam yapmadık, yapmayacağız. Vatandaşlarımızın ekonomik zorluklar yaşadığını biliyor, her şartta onların yanında olmaya devam ediyoruz" dedi. Başkan Tugay konuşmasını, "Gücümüzü partimizin köklü geleneğinden, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten ve bugün partimize liderlik eden Genel Başkanımızdan alıyoruz" diyerek tamamladı. "İki yıl önce İzmir’i Cemil Tugay’a emanet ettik" CHP Genel Başkanı Özgür Özel, konuşmasına "Bugün cumhuriyetimizin sarsılmaz kalesi, kurtuluşun ve hürriyetin simgesi güzel İzmir’de olmaktan büyük mutluluk duyuyorum" diyerek başladı. 2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü’ne değinen Özel, CHP ve İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin otizmle ilgili çalışmalarından söz etti. Özel, son yerel seçimde gösterilen başarıdan, CHP’li yerel yönetimlerin vatandaşa dokunan çalışmalarından örnekler sundu. "Tarihi bir yerel seçim başarısının ardından üçüncü yıla başlarken sizlerle beraberiz" sözleriyle konuşmasını sürdüren Özel, "İzmir’de 31 belediye başkan adayımızdan 29’u seçildi. 9 kadın aday gösterip 8’inin seçilmesini sağladık. 12 genç aday gösterip 11’inin göreve getirildiği bir seçim yaşadık. Bu büyük başarıda emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. İzmir’de Büyükşehir Belediyesi’ni de Cemil Tugay’a emanet ettik" dedi. Aday belirleme sürecinde Atatürk gibi gençlere, kadınlara ve bilime inanarak çalıştıklarını belirten Özel, "350 bin anketle aday belirledik. 31 Mart akşamı geldiğinde artık Türkiye’de büyük bir başarıya doğru gittiğimizi biliyorduk. O gün göreve gelenlerden birisi de Cemil Tugay ve salondaki 28 ilçe belediye başkanımdı" dedi. "Say say bitmez, İzmir’de dünya kadar iş yapıldı" Özgür Özel, belediye başkanlarına seslenerek, "Temiz, titiz ve çok çalışmak zorundasınız. Seçmen bize bir kredi verdi; bu, bir yatırım kredisidir. Halk, Türkiye’nin aydınlık geleceğine ve evlatlarının yarınlarına yatırım yaptı. Bize de gelişmiş ülkeleri yakalayıp geçme görevi verdi" dedi. İktidarın belediyeleri maddi ve manevi olarak zorladığını ifade eden Özel, İzmir’e aktarılması gereken kaynakların kesildiğini savundu. Belediyelerin en doğru hizmetleri hayata geçirmesi gerektiğini vurgulayan Özel, uluslararası finansman olanaklarına da dikkat çekerek, "Yurt dışından İzmir’de yapılacak yatırımlara kaynak sağlamak isteyenler var. Ancak burada bu hizmetlerin yapılmasını istemeyen bazı bakanlar, güya İzmir’i seviyormuş gibi davranıyor" ifadelerini kullandı. İzmir’e toplam 42,5 milyar liralık yatırım yapıldığını belirten Özel, Buca Metrosu, tramvay alımları ile deniz ve kara ulaşım filolarına kazandırılan yeni araçları, altyapı yatırımlarını, ulaşım projelerini ve su kriziyle mücadele çalışmalarını örnek gösterdi. Sosyal belediyecilik uygulamalarına da değinen Özel; Kent Lokantaları, İZMAR şubeleri, süt ve yemek dağıtımları ile çocuk etkinlik merkezlerinin ücretlerinin düşürülmesi gibi projeleri tek tek sıraladı. Yapılan hizmetlerin kapsamına vurgu yapan Özel, "Saymakla bitmez, çok sayıda iş yapıldı. İzmir’e yeter mi? Yetmez. Çünkü İzmir’de seçmen, zaman zaman eksiklerimiz olsa da bizi cezalandırmadan arkamızda durdu ve büyük bir zafer verdi. İzmir’e ne yapılsa azdır. İzmir için yapılan her işin hedefi, daha fazlasını gerçekleştirmek olmalıdır" diye konuştu. "Büyük bir krizi aşmayı hedefliyoruz" Önceki dönemde kooperatiflerin de dahil olduğu kentsel dönüşüm sürecine değinen Özel, "Bence çok doğru bir yöntem ama çok talihsiz bir süreçle karşılaştı. Mağdurlar bu konudan rahatsızdı ve bir sorun olarak karşımızda duruyordu. Bu projeye emek vermiş insanlar ve siyasetçiler, bürokratlara operasyonlar yapılıyordu. Kriz ortaya çıktığı anda ben de İzmir’deydim, hep birlikteydik. Cemil Tugay yönetimi ve bürokrasisi bu sorunun çözümüne katkı vermeye açık davrandı. İzmir’de bu mağduriyetleri bir şekilde çözeceğiz demiştim. Şimdi inşaatı durmuş projelerde bambaşka bir noktaya geldik" diye konuştu. Sürecin siyasi malzeme haline getirildiğini savunan Özel, "Bu işi siyasi operasyonlara dönüştürenler; Çeşme’de çevre tahribatı gündemdeyken, Urla’da kente karşı suçlar işlenirken sessiz kalanlardı. İzmir’i savunma mücadelesine destek vermeyenler, bugün mağduriyetler üzerinden siyaset yapıyor" ifadelerini kullandı. Bu yaklaşımın Adalet ve Kalkınma Partisi’nin "istismarcı siyaset anlayışının" bir parçası olduğunu öne süren Özel, mağdur vatandaşların ise eleştirilemeyeceğini belirtti. Süreci yakından takip ettiğini ifade eden Özel, "Genel başkan olarak düzenli bilgi alıyor, ilerlemeleri izliyorum. Bu konuyu son derece önemli görüyorum. Bu yıl ve gelecek yıl içinde, seçimlere kadar tüm konutları teslim ederek büyük bir krizi aşmayı hedefliyoruz. İzmir’e başımızı öne eğdirecek bir yanlış yapmayacağız" diye konuştu. "İzmir’de birileri hizmet etmeye çalışırken birileri de tarihi yapılara çökmeye çalışıyor" Meslek Fabrikası, eski gasilhane, Namazgah Hamamı ve Egemenlik Evi’nin devri girişimleri hakkında da konuşan Özel, "Birileri hizmet etmeye çalışırken birileri de tarihi yapılara çökmeye çalışıyor. Oysa buraları İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ticari değil eğitim, kültür ve hizmet amaçlı kullandığı yapılar. Buraları alıp ne yapacaklar? Bunu düşünmek lazım. AK Parti’nin İzmir’de seçim kazanması durumunda Pasaport İskelesi, Alsancak İskelesi, Asansör, Paraşüt Kulesi gibi yapılar vakıflara teslim edilecekti. AK Parti kazansaydı burada 14 açılış yerine 14 yeşil alanın imara açılışını sessiz sedası yapıyor olacaklardı. 10 hizmet binası yerine 10 tane gökdelen temelini atacaklardı. Bu kenti seviyorsanız o kenti sevenlere emanet etmekle çok doğru yapıyorsunuz. Tüm engellemelere rağmen tüm alçaklıklara rağmen dimdik ayaktayız. Sosyal belediyecilikte tarih yazıyoruz. Saldırılara rağmen bilhassa İzmir’de dünya siyaset tarihinin en büyük algı operasyonlarına rağmen çok önemli işleri yapıyoruz. Geleceğe önemli adımlar atıyoruz. Buradayız. İzmir’de olmaktan, böyle bir ekiple çalışıyor olmaktan çok büyük memnuniyet duyuyorum. İyi ki İzmir var. İyi ki CHP’nin çok sevdiği bu güzel şehir var. Çok daha güzel günleri sizin sayenizde Türkiye görecek" ifadelerini kullandı. Özgür Özel’den İzmir’de otizm farkındalık buluşması CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay ve eşi Öznur Tugay, 2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü kapsamında Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde (AASSM) otizmli bireylerle bir araya geldi. Özgür Özel, AASSM’de görev yapan otizmli müzisyen Özge Çeltik ile İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin İZMAR ve İZTARIM şirketleri bünyesinde istihdam edilen Toprak Kurt ile yakından ilgilendi. Programda yer alan otizmli bireyler Yeliz Yıldırım, Burhan Deniz Gedik, Doruk Güngör ve Aslıhan Erbaysan da Özel ile sohbet etti.
Selçuk’ta, lise öğrencileri ve öğretmenlerinden otizm farkındalık etkinliği
02 Nisan 2026 Perşembe - 14:54 Selçuk’ta, lise öğrencileri ve öğretmenlerinden otizm farkındalık etkinliği Dünya Otizm Farkındalık Günü kapsamında, Selçuk Şehit Polis Demet Sezen Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi örnek bir etkinliğe imza attı. Okulun Çocuk Gelişimi ve Eğitimi Alanı öğretmen ve öğrencileri, toplumda otizm spektrum bozukluğuna dair bilinci artırmak amacıyla bir dizi farkındalık faaliyeti gerçekleştirdi. Okul Müdürü Vahit Sürer önderliğinde hazırlanan etkinlik programı, protokol ziyaretleriyle başladı. Çocuk Gelişimi ve Eğitimi Alanı öğrencileri, kendi elleriyle hazırladıkları farkındalık yaka kartları ve afişlerle yerel yönetimi ziyaret etti. İlçe Kaymakamı Oğuz Alp Çağlar ve İlçe Milli Eğitim Müdürü Ali Serkan Atlan, makamlarında ziyaret edilerek günün anlamı üzerine sohbet edildi. Öğrenciler, kurum çalışanlarına mavi yaka kartları takarak otizm konusunda toplumsal duyarlılığın önemine dikkat çekti. Gökyüzü farkındalık için renklendi Programın ikinci durağı ise Hükümet Konağı önü oldu. Burada düzenlenen törende, Çocuk Gelişimi ve Eğitimi Alanı öğrencilerinden biri günün anlam ve önemini belirten dokunaklı bir konuşma yaptı. Konuşmada, otizmin bir engel değil, hayata farklı bir bakış açısı olduğu vurgulandı. Konuşmanın ardından katılımcılar, otizmin simgesi haline gelen mavi ve beyaz balonları hep birlikte gökyüzüne bıraktı. Gökyüzünde süzülen balonlar, sevgi ve kabulün en somut sembolü oldu. Şehit Polis Demet Sezen Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi tarafından gerçekleştirilen bu organizasyon, çevredeki vatandaşlardan da büyük takdir topladı. Etkinlik sonunda yapılan ortak açıklamada; otizmli bireylerin toplumun ayrılmaz bir parçası olduğu, onlara gösterilecek sevgi, anlayış ve doğru yaklaşımın hayatlarını nasıl güzelleştirebileceği bir kez daha hatırlatıldı.
Sigorta sektörünün kalbi İzmir’de atacak
02 Nisan 2026 Perşembe - 14:07 Sigorta sektörünün kalbi İzmir’de atacak Türkiye’nin sigortacılık alanındaki en kapsamlı buluşmalarından biri olan "Sigorta İzmir-Sigorta Paydaşları İş Birliği Fuar ve Zirvesi", 11-13 Haziran 2026 tarihlerinde Fuar İzmir’de gerçekleştirilecek. İzmir Ticaret Odası ve Ege Bölgesi Sanayi Odası’nın girişimleriyle İzmir’de ilk kez düzenlenecek olan fuar, binlerce yıllık ticaret kültürü, liman kenti kimliği ve ulaşım avantajlarıyla öne çıkan İzmir’e, "sigortacılık" alanında ivme kazandıracak. Tüm kurumlardan iş birliği "Sigorta İzmir - Sigorta Paydaşları İş Birliği Fuar ve Zirvesi", Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK) himayesinde, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), İzmir Ticaret Odası (İZTO), Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO), TOBB’un Sigorta Acenteleri İcra Komitesi (SAİK) ve Sigorta Eksperleri İcra Komitesi (SEİK) başta olmak üzere sektörün önde gelen kurum ve kuruluşlarının katkı ve destekleriyle İZFAŞ ev sahipliğinde düzenlenecek. Üç gün sürecek 11-13 Haziran 2026 tarihinde düzenlenecek organizasyon kapsamında; sigorta şirketleri, sigorta acenteleri, eksperler, reasürans firmaları, insurtech girişimleri, kamu kurumları ve finansal kuruluşlar başta olmak üzere akademisyenler, öğrenciler, hasar süreçlerinde aktif rol oynayan hasar onarım şirketleri, inşaat hizmet sağlayıcıları, sağlık kuruluşları, oto onarım hizmet sağlayıcıları gibi farklı alanlardan sektörün tüm bileşenleri bir araya gelecek. Katılımcılar, üç gün boyunca hem ürün ve hizmetlerini sergileme hem de sektör profesyonelleriyle doğrudan temas kurma imkanı elde edecek. Özgener: "Bu organizasyon bir başlangıç" Sigorta sektöründe ülkemizin en önemli buluşması olan ve TOBB himayesinde gerçekleştirilen Sigorta Sektörü İş Birliği Fuarı ve Kongresi’nin İzmir’de düzenlenmesine yönelik girişimlerinin olumlu sonuçlanmasından memnuniyet duyduğunu ifade eden İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, "Sektörlerimizi bir araya getiren ulusal çaptaki organizasyonların, İzmir’in ‘fuarlar kenti’ olma vizyonuna büyük katkı sağlayacağı kanaatindeyim. 3 gün boyunca devam edecek bu organizasyon yalnızca sigortacılık sektörüne katkı sağlamakla kalmayacak, başka sektör buluşmalarının da kentimizde düzenlenmesinin önünü açacak. Bu vesileyle TOBB Başkanımız Sayın Rifat Hisarcıklıoğlu ve TOBB Başkan Yardımcımız Sayın Ender Yorgancılar başta olmak üzere, organizasyonun İzmir’de düzenlenmesi için emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" dedi. Yorgancılar: "İzmir’de bir ilke imza atmaktan dolayı çok mutluyuz" Ege Bölgesi Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı ve TOBB Başkan Yardımcısı Ender Yorgancılar da "TOBB Sigorta Acenteleri Meclisi, Sigorta Acenteleri İcra Komitesi ve Sigorta Eksperleri İcra Komitesi olarak Fuarlar ve Kongreler şehri misyonu olan İzmirimizde, "Sigorta İzmir-Sigorta Paydaşları İş Birliği Fuar ve Zirvesi"nin gerçekleştirilmesi önerimizin hayata geçirilmesinden ve İzmir Ticaret Odamızla birlikte ilklerin şehri İzmir’de bir ilke imza atmaktan dolayı çok mutluyuz. Hem sektöre, hem de İzmir’e sağlayacağı katkı açısından Fuarı çok önemsiyoruz. Gerek ülkemiz ve gerekse İzmirimiz ne yazık ki afetler bakımından oldukça riskli konumda. Depremleri, yangınları, selleri yaşayan bir şehir olarak, afetlerin zararlı etkilerini bertaraf etmenin önemli ve etkin bir yolunun sigorta sistemi olduğunu en iyi bilenlerdeniz. Bu nedenle 3 gün boyunca çeşitli etkinliklerle sürecek olan Fuar tüm paydaşları bir araya getirerek, hayati ve milli bir meseleye de katkı sağlayacaktır. TOBB Başkanımız Sayın Rifat Hisarcıklıoğlu ve tüm paydaşlarımıza iş birlikleri için çok teşekkür ediyorum. İzmir için hayırlı, uğurlu olsun" ifadelerini kullandı.
İzmir’de ‘81 İl İnsan Hakları Başkanlığı İstişare Toplantısı’ gerçekleştirildi
02 Nisan 2026 Perşembe - 13:04 İzmir’de ‘81 İl İnsan Hakları Başkanlığı İstişare Toplantısı’ gerçekleştirildi AK Parti İnsan Hakları Başkanlığı’nca düzenlenen 81 İl İnsan Hakları Başkanlığı İstişare Toplantıları’nın Ege Bölgesi ayağı İzmir’de gerçekleştirildi. Toplantıda konuşan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve İnsan Hakları Başkanı Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın, "Bornova Belediyesi, kentin kaynaklarını Uşak Belediye Başkanı’nın sevgilisine aktarmış" dedi. AK Parti İzmir İl Başkanlığında düzenlenen toplantıya AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve İnsan Hakları Başkanı Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın, AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, AK Parti İzmir İl İnsan Hakları Başkanı Tuğbanur Atılğan, AK Parti MKYK Üyesi ve İnsan Hakları Başkan Yardımcısı Arzu Silin Günaydın, partililer ile basın mensupları katıldı. Toplantıda açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın, "Artık CHP’li belediyeler sadece icraat eksikliğiyle gündeme gelmiyor. Şehirleri geri bırakmalarının ötesinde yeni skandallara imza atıyorlar. Son olayları hepimiz utanarak izliyoruz. Şehrin kaynaklarını kişisel çıkarları için kullandıklarını ve kendi şirketlerine aktardıklarını başta İstanbul olmak üzere birçok örnekte gördük. Bunun son örneği Uşak’ta yaşanan ve hepimizi utandıran olay oldu. Bir yolsuzluk soruşturmasına takılan CHP’li Uşak Belediye Başkanı’nın görüntüleri insanlık adına utanç vericiydi. Kendi çalışanı olan, kendisinden 30 yaş küçük bir kişiyle otel odasında yakalanacak kadar raydan çıkmış bir belediye sorunuyla karşı karşıyayız" ifadelerini kullandı. "Sistemli bir yapıya dönüşmüş" Olayların örgütlü bir yapıya dönüştüğünü ve Uşak ile Bornova belediyeleri arasındaki ilişkinin bunun kanıtı olduğunu belirten Yalçın, "Olay sadece bundan ibaret değil, bu durum sistemli bir yapıya dönüşmüş. Gördüğümüz kadarıyla bazı belediye başkanları, diğer başkanlarla örgütlü şekilde bu ahlaksızlıkların parçası haline gelmişler. Ülkemiz için son derece utanç verici bir manzara var. En son Uşak Belediyesi ile Bornova Belediyesi arasındaki ilişkiyi hepimiz duyduk. Soruşturmada adı geçen kişilerden biri, Uşak Belediye Başkanı’nın referansıyla Bornova Belediyesi’nde işe girmiş ve işe dahi gitmemiş. Bornova Belediyesi, kentin kaynaklarını Uşak Belediye Başkanı’nın sevgilisine aktarmış. Bunlar gerçekten utanç vericidir. Sadece şehirleri geri bırakmakla kalmıyor, kaynakları tüketiyor ve genç kadınları bu örgütlü ahlaksız ilişkilerin parçası yapıyorlar. Bugün İzmir’de en fazla dile getirilmesi gereken konu budur. Biz bunları konuşurken utanıyoruz ama onlar savunmaktan utanmıyorlar" şeklinde konuştu. Yargı sürecinin takipçisi olunacak Bornova Belediye Başkanı’nın konuyu hafife alan açıklamalarını eleştiren Yalçın, "Yaşananlar Türkiye ve Cumhuriyet Halk Partisi adına utanç verici manzaralardır. Sürecin tüm ayrıntılarıyla kamuoyunun önüne dökülmesini ve suçluların bedelini ödemesini bekliyoruz. Elbette kimseyi haksız yere yargılayacak değiliz ancak Bornova Belediye Başkanı’nın meseleyi hafife alarak ’Maliyeti neyse cebimden karşılarım’ gibi üst perdeden ifadeler kullanması son derece rahatsız edicidir. Ortada bir kayırmacılık varken bu tür ifadelerle durumu geçiştiremezsiniz. Yapılan hatayla yüzleşmek yerine kibirli bir tavır sergilenmesi yargıda ve kamuoyunda mutlaka takip edilmelidir. İl başkanlığımız ve teşkilatlarımız da bu konunun üzerinde duracaktır. Genel merkez olarak kamu zararı oluşturan tüm durumlarda vatandaşımızın yanında yer alarak haklarını savunmaya devam edeceğiz" dedi. Uluslararası siyasette insan hakları ihlalleri Yakın coğrafyalardaki çatışmalara da dikkat çeken Yalçın, "Böylesi bir dönemde insan hakları meselesinin gündemde olması şaşırtıcı değil. Yakın coğrafyalarımıza baktığımızda birçok bölgede insanların yaşamını derinden etkileyen savaşların, çatışmaların ve terör olaylarının gerçekleştiğini görüyoruz. Son dönemde uluslararası siyasette insan hakları meselesi ayaklar altına alınmış durumda ve uluslararası hukuk göz ardı ediliyor. Uzun yıllar boyunca sınırımızda, Suriye’de yüz binlerce insan yaşamını yitirdi, milyonlarca insan evini terk ederek sığınmacı konumuna düştü. Gazze’de bir soykırım suçu işleniyor. Büyük çoğunluğu kadın ve çocuklardan oluşan 75 bin sivil, İsrail rejiminin saldırılarında hayatını kaybetti. Son olarak komşumuz İran’da devam eden savaşın kurbanları yine siviller oldu ve bir okula yapılan saldırıda en az 150 kız çocuğu yaşamını yitirdi. İnsan hakları uzun yıllardır konuşuluyor olmasına rağmen bugün dünya siyasetinde gereken değeri ve karşılığı bulamıyor" diye konuştu. "İnsanı yaşat ki devlet yaşasın şiarıyla hareket ediyoruz" Türkiye’nin kriz dönemlerindeki vizyonunu anlatan Yalçın, "Birçok devlet kendi dar menfaat kaygılarıyla sivil insanların yaşamını umursamadan ve bazen doğrudan onları hedef alarak dünya tarihini insan yaşamının güçleştiği bir döneme soktu. Bu süreçte Türkiye olarak, AK Parti iktidarları döneminde her zaman olduğu gibi ’İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’ şiarıyla hareket ediyoruz. Cumhurbaşkanımızın öncülüğünde insan hak ve özgürlüklerini savunmaya devam edeceğiz. Sadece kendi ülkemizde değil, bize sığınan Suriyeliler, sahip çıktığımız Gazze ve İran’daki siviller meselelerinin her birinde insan haklarına sahip çıkıyoruz. Dünya siyasetinin içinden geçtiği bu karmaşık dönemde, sivil insanların yaşam kaygısı taşıdığı bir süreçte Cumhurbaşkanımızın liderliğinde hem bölgenin hem de küresel siyasetin parlayan yıldızı olmaya devam edeceğiz. Türkiye’yi bir huzur adası olarak gelecek yüzyıla, Türkiye Yüzyılı’na hazırlamayı sürdüreceğiz" dedi. "Savunma sanayisine yatırım yapmayı hiç ihmal etmedik" Savunma yatırımlarına ve sanayisinin önemine vurgu yapan Yalçın, "Cumhurbaşkanımızın ’Türkiye Yüzyılı’ ifadesini sadece bir seçim sloganı olarak kullanmadığını son gelişmeler hepimize gösterdi. Birçok ülke güvenlik endişesini yakından hissederken, inşa edilen dış politika ve güvenlik perspektifi sayesinde Türkiye’nin en güvenli ülkelerden biri olduğunu biliyoruz. Kendi güvenliğini başka ülkelere emanet eden devletlerin yaşadığı endişeyi hep beraber görüyoruz. Türkiye olarak sınırımızdaki sorunlarla uğraşırken, Cumhurbaşkanımız yoğun diplomatik mesaisiyle Türkiye’nin güvenli ortamını tesis etmek için çaba gösterdi. Birçok ülkeye saldırı ihtimali yükselirken biz Türkiye’de daha güvendeyiz çünkü savunma sanayisine yatırım yapmayı hiç ihmal etmedik. Birileri füze denemeleri nedeniyle denizdeki balıkların uykusuz kaldığı gibi gayriciddi ifadeler kullanırken, biz füze inşa ederek Türkiye’yi güvenli tutmanın yollarını arıyorduk" ifadelerini kullandı. "Muhalefetin bu konuların ciddiyetini kavramasını beklemiyoruz" Muhalefetin günübirlik siyaset yaptığını savunan Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın, "Muhalefetin bu konuların ciddiyetini kavramasını beklemiyoruz. AK Parti olarak Türkiye’yi zor dönemlerden daha güçlü şekilde çıkarmanın yollarını aramaya devam edeceğiz. 24 yıllık AK Parti iktidarına karşılık muhalefet partilerinin Türkiye’ye yönelik herhangi bir alternatif ortaya koyamadıklarını biliyoruz. Başı sonu belli olan bir dış politika, ekonomi veya terörle mücadele perspektifini fikir olarak dahi vatandaşın önüne koymadılar. Sadece gündelik ve demagojik tartışmalarla vakit geçirdiler. Yalnızca AK Parti ve Recep Tayyip Erdoğan düşmanlığından beslenmeye çalışıyorlar" şeklinde konuştu.
Ege’nin genç yetenekleri, geleceğin teknolojilerini FRC’de yarıştırdı
02 Nisan 2026 Perşembe - 11:41 Ege’nin genç yetenekleri, geleceğin teknolojilerini FRC’de yarıştırdı Muğla’yı temsil eden Maretech ve İzmir’den FRC’ye katılan Cymurghs, Lyron ve Rotatech robotik takımları, liseler arası robotik yarışması FIRST Robotics Competition’da (FRC) İstanbul’un Bakırköy ayağında yarıştı. Ağırlıklı kız öğrencilerden oluşmasıyla dikkat çeken takımlar, müsabaka süreçlerinde ihtiyaç duydukları internet altyapısını Turknet’in sağladığı fiber teknoloji desteğiyle karşıladı. Turknet’in teknoloji destekçisi olduğu FRC’nin Bakırköy ayağında İzmir ve Muğla’nın gençleri yeteneklerini sergiledi. Ege’nin farklı ilçelerinden gelen genç yetenekler, sadece geliştirdikleri robotlarla değil; kadın gücü, takım ruhu, dayanışma kültürü ve toplumsal farkındalık yaklaşımlarıyla da dikkat çekti. Teknoloji sahnesinde kadın gücü: "Biz de varız" Bu yıl kurulan ve FRC’de Marmaris’i temsil eden Maretech, robotik dünyasında kadınların etkisini ve etkinliğini artırmayı hedefleyen vizyonuyla dikkat çekti. Turnuvanın tek kadın "driver" (robot sürücüsü) ekibine sahip olan takım, "Kızlar da bütün sektörlerde var olabilir" mottosuyla turnuva alanında hem teknik becerileri hem de dayanışma ruhuyla öne çıktı. Mekanik, halkla ilişkiler ve yazılım alanlarında da kendilerini geliştiren Maretech ekibi, turnuvada sadece bir robot yarıştırmadı; aynı zamanda farklı ülkelerden gelen takımlarla kurdukları bağlarla yardımseverlik ve paylaşım kültürünü de temsil etti. Genç yetenekler, kolektif çalışma disipliniyle İzmir’i temsil ediyor İzmir Çiğli’den 41 kişilik öğrenci kadrosuyla turnuvaya katılan Lyron, FRC atmosferinin kazandırdığı güçlü aidiyet duygusu ve sosyal gelişim süreciyle fark oluşturdu. Takım ruhu, iş birliği ve dayanışmayı "aile" kavramıyla özdeşleştiren ekip, robotik hazırlık çalışmalarını bir sosyal gelişim platformuna dönüştürmüş durumda. İlk kez katılan üyelerin dahi kısa sürede kurduğu güçlü bağlar, teknik becerilerin yanı sıra iletişim ve sosyal yetkinliklerin de en üst seviyeye taşınmasını sağladı. Sahadaki enerjileriyle dikkat çeken genç yetenekler, kolektif çalışma disipliniyle İzmir’i teknoloji arenasında başarıyla temsil etti. Küllerinden doğan Anka kuşundan ilham İzmirli gençlerden robot şov İzmir’in köklü robotik takımlarından biri olan ve ismini küllerinden yeniden doğan Anka kuşu efsanesinden alan Cymurghs, Türkiye’nin ilk bağımsız robotik takımı olarak sekizinci sezonunda da fark oluşturmaya devam etti. Atölye çalışmaları İzmir’de yürütülen ancak Aydın, Manisa, İstanbul ve Ankara gibi 16 farklı şehirden gelen 42 kişilik dev bir öğrenci kadrosuna sahip olan ekip, dijital iş birliğinin en başarılı örneklerinden birini sergiledi. Teknoloji üretiminde cinsiyet eşitliğini temel prensip edinen takım, mühendislik kaptanlığının bir kız öğrenciye emanet edilmesi ve atölye ekibinin yarısının kız öğrencilerden oluşmasıyla kalıpları yıkıyor. Gaziemir’in genç yetenekleri ilk heyecanını yaşıyor Rota Koleji öğrencilerinden oluşan Rotatech, İzmir’in Gaziemir ilçesini temsil etmek üzere FRC heyecanına katıldı. Toplam 12 öğrenci ve 2 mentordan oluşan 14 kişilik dinamik ekip, turnuvadaki deneyimlerini büyük bir heyecan ve motivasyonla yaşadı. Hazırlık sürecinden itibaren disiplinli bir çalışma yürüten ve ilçelerini teknoloji arenasında gururla temsil eden genç yetenekler, etkinlik alanındaki hızlı bağlantı imkanı sayesinde teknik süreçlerini hiçbir aksama yaşamadan yönetti. Okullarının ve Gaziemir’in robotik alanındaki potansiyelini sergileyen ekip, edindikleri bu yeni deneyimle geleceğin mühendislik projeleri için güçlü bir temel oluşturmayı hedefledi.
EÜ’den havacılıkta uluslararası başarı
02 Nisan 2026 Perşembe - 10:18 EÜ’den havacılıkta uluslararası başarı Ege Üniversitesi Havacılık Meslek Yüksekokulu Öğretim Görevlisi Özde Yılmaz Şenol, uluslararası havacılık arenasında üst üste üçüncü kez ödüle layık görülürken, yürütülen projeler İzmir’e "Dünyanın Kadınlara En Duyarlı Havacılık Toplumu Şehri" unvanını kazandırdı. Dünya genelinde her yıl, Kadınlar Günü’nü kapsayan hafta boyunca kutlanan "Women of Aviation Worldwide Week- Havacı Kadınlar Haftası" etkinlikleri kapsamında ödüller sahibini buldu. Ege Üniversitesi (EÜ) Havacılık Meslek Yüksekokulu Öğr. Gör. Özde Yılmaz Şenol, Kanada merkezli uluslararası düşünce kuruluşu Institute for Women of Aviation Worldwide (iWOAW) tarafından düzenlenen organizasyonda, üç yıl üst üste kazandığı ödüllerle Türkiye’yi ve Ege Üniversitesini küresel ölçekte başarıyla temsil etti. Dünyanın ’En Beğenilen Organizatörü’ unvanına layık görüldü Aldığı ödüllerden bahseden Öğr. Gör. Özde Yılmaz Şenol "Havacılık ve uzay sektöründe kadınların görünürlüğünü artırmak amacıyla 77 ülkede faaliyet gösteren iWOAW ağının bir parçası olarak; 2024 ve 2025 yıllarında kazandığım ‘Haftanın En Yaratıcı Sanat Eseri’ ile ‘Haftanın En Yaratıcı Videosu’ ödüllerinin ardından, 2026 yılında ‘Dünyanın En Beğenilen Organizatörü’ unvanına layık görülmenin büyük onurunu yaşıyorum. Ancak bu yıl beni asıl gururlandıran gelişme, bireysel başarımdan ziyade güzel şehrimiz İzmir’in dünya çapında tarihi bir ilke imza atması oldu. Ege Üniversitesi Havacılık Meslek Yüksekokulu çatısı altında yürüttüğümüz kapsamlı ve yüksek katılımlı faaliyetlerin de katkı sunduğu bu süreçte İzmir, küresel ölçekte ‘Dünyanın Kadınlara En Duyarlı Havacılık Toplumu Şehri’ unvanını kazanan dünyadaki ilk şehir olarak tarihe geçti" dedi. Geleceğin havacılarına sosyal sorumluluk desteği Çalışmalarının bir ekip işi olduğunu belirten Öğr. Gör. Özde Yılmaz Şenol "Bu başarıyı, üniversitemizin köklü akademik birikimini ve modern eğitim altyapısını güçlü sosyal sorumluluk projeleriyle harmanlayarak elde ettik. Etkinliklerimiz kapsamında, devlet koruması altındaki kız çocuklarımızı okulumuzun hangarlarında ve laboratuvarlarında ağırlayarak onların gerçek uçaklarla tanışmalarını, havacılık kültürünü solumalarını ve bu alanda kariyer hedefleri kurmalarını sağladık. Kazandığımız bu uluslararası ödüller ve unvanlar yalnızca benim bireysel başarım değil; birlikte üreten, inanan ve hayal kuran tüm hocalarımızın ve öğrencilerimizin ortak emeğinin bir sonucudur. Bundan sonraki en büyük hedefimiz, bu sürdürülebilir başarı grafiğimizi daha da yukarılara taşıyarak, çok daha fazla genç kadının ‘ben de yapabilirim’ diyerek havacılık dünyasına cesaretle adım atmasını sağlamaktır" diye konuştu.
Egeli akademisyenin "Zeolit" projesi yerli sanayiye güç katacak
02 Nisan 2026 Perşembe - 10:14 Egeli akademisyenin "Zeolit" projesi yerli sanayiye güç katacak Ege Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Kimya Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Canan Uraz’ın yürütücülüğünü yaptığı "Modifiye Edilmiş Zeolit ile Çinko Kaplama Prosesinin Antikorozif Özelliğinin Arttırılması" başlıklı proje ile yerli sanayiye katkı sunulacak. Proje ile yerli ve doğal bir kaynak olan zeolitin modifiye edilerek kaplama prosesine dahil edilmesiyle, sanayide korozyon direncini artırmayı, maliyetleri düşürmeyi ve çevre dostu bir teknolojik dönüşüm sağlamayı amaçlıyor. Doç. Dr. Uraz’ın İleten Mühendislik Kaplama San.Tic.A.Ş. ile yürüttüğü bu proje, Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) tarafından düzenlenen "Üniversite-Sanayi İş Birliği Ödül Töreni"nde Teşekkür Plaketi aldı. Proje hakkında bilgi veren Doç. Dr. Canan Uraz, "Bu çalışma ile, ülkemizde birçok bölgede bulunan doğal zeolitin farklı kimyasallarla modifikasyonun ardından alkali çinko kaplama prosesine eklenmesiyle prosesin korozyon direncinin yükseltilmesini, maliyetinin azaltılmasını ve daha çevre dostu hale getirilmesini hedefledik. Korozyon; ekipman arızası, malzeme arızası ve değerli kaynakların israfı gibi ciddi sorunlara neden olmakta. Alkali çinko kaplama prosesinde kaplanan malzemeler için kırmızı pas beklenme süresi ortalama 96 saat. Projemiz kapsamında, modifiye edilmiş doğal zeolitin kaplama banyosuna eklenmesiyle birlikte bu sürenin artırılmasını amaçladık. Böylece hem korozyon direncini artırmayı hem de prosesi daha ekonomik ve çevreci bir yapıya kavuşturmayı hedefledik" dedi. Geleneksel yöntemlere "yerli ve çevreci" alternatif Geliştirdikleri teknolojinin sektöre sunduğu yenilikleri aktaran Doç. Dr. Canan Uraz, "Projemiz, alkali çinko kaplama proseslerinde kullanılan geleneksel katkı maddelerine alternatif olarak; modifiye zeolit temelli, çevre dostu ve fonksiyonel bir teknoloji geliştirmesi açısından özgün bir yaklaşım sunuyor. Literatürde zeolitlerin farklı kullanım alanları olsa da alkali çinko kaplama banyolarında sistematik, proses odaklı ve endüstriyel uygulamayı hedefleyen çalışmalar son derece sınırlı; projemiz bu alandaki boşluğu dolduruyor. Geleneksel katkıların aksine, doğal ve yerli kaynaklı zeolitleri düşük toksisiteye sahip yöntemlerle fonksiyonelleştiriyoruz. Bu sayede tehlikeli kimyasal kullanımını azaltan, yeşil kimya ilkeleriyle uyumlu ve sürdürülebilir bir yenilik sunuyoruz" diye konuştu. "Gördes zeoliti ile Ege sanayisinde rekabet gücü artacak" Projenin bölgesel kalkınma ve ekonomik katma değer boyutuna dikkat çeken Doç. Dr. Canan Uraz, "Projemizde kullandığımız doğal zeolit, Ege Bölgesi’nin bir yerleşkesi olan Manisa’nın Gördes ilçesine aittir. Bu doğal maddenin bölgemize ait olması, sürdürülebilirliğe sağladığı katkının yanı sıra kimyasalın temini ve nakliyesinde de büyük bir ekonomik avantaj sunuyor. Ülkemizin ikinci büyük sanayi kolu olan metal sektörü açısından bu çalışma, Ege Bölgesi’ni diğer sanayi bölgelerinin önüne geçirecek bir potansiyele sahip. Özellikle İzmir ve çevresi; metal kaplama, otomotiv yan sanayi, beyaz eşya, savunma ve makine imalatı gibi alanlarda Türkiye’nin en yoğun merkezlerinden biri. Geliştirdiğimiz bu teknoloji sayesinde, mevcut alkali çinko kaplama prosesleri büyük ekipman yatırımı gerektirmeden iyileştirilebilecek; böylece KOBİ ölçeğindeki firmalarımızın ürün kalitesi ve ihracat potansiyeli yükselecek. Dünyadaki doğal kaynakları kullanarak korozyona karşı daha dayanıklı malzemelerin üretilmesine basamak olacak bu çalışma, gelecekteki yeni bilimsel fikirlerin şekillenmesine de ışık tutacak" dedi.
İEÜ’lü gençler, 27 katlı ofis tasarımıyla finale kaldılar
02 Nisan 2026 Perşembe - 10:10 İEÜ’lü gençler, 27 katlı ofis tasarımıyla finale kaldılar İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) öğrencileri, ‘Finance Bridge’ adını verdikleri 27 katlı ofis binası tasarımıyla Doğal Afet Sigortaları Kurumu’nun (DASK) düzenlediği Depreme Dayanıklı Bina Tasarımı Yarışması’nda finale kaldı. Yarışmanın formatı gereği İstanbul Finans Merkezi’nde yer alması öngörülen bir bina tasarımına imza atan ve projenin maketini de yapan gençler, Türkiye genelinde finale adını yazdıran 21 ekipten biri oldu. Öğrencilerin deprem bilincini ve depreme dayanıklı bina tasarımı becerisini artırmak hedefiyle gerçekleşen yarışmanın finali, 13-15 Mayıs 2026 tarihlerinde İstanbul’da düzenlenecek. İzmir Ekonomi Üniversitesi İnşaat Mühendisliği öğrencileri Arcan Koşvar, Ece Koçanalı ve Mert Arzık ile Mimarlık Bölümü öğrencileri Zeynep Bahtiyar ve Zeynep Yazan’dan oluşan ekip, projeleri için 3 ay süren hazırlık süreci geçirdi. Deprem analizi yapıldı İEÜ İnşaat Mühendisliği Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Egemen Sönmez’in danışmanlığında çalışmalarını tamamlayan gençler, muhtemel bir depremde binanın hasar almaması için kiriş, kolon, perde duvar ve çapraz desteklerden oluşan taşıyıcı sistemin ve mimari özelliklerin nasıl şekilleneceği üzerinde en ince ayrıntısına kadar çalıştı. İzmir Ekonomili gençler, bilgisayar ortamında modelleme yaparak 27 katlı binanın deprem analizini de gerçekleştirdi. Çok sayıda iddialı proje arasından finale kalmayı başaran gençler, hedefini birincilik olarak belirledi. "Can güvenliği sağlanacak şekilde tasarlandı" Dr. Egemen Sönmez, geçtiğimiz yıl ilk kez katıldıkları yarışmada finale kalmalarına rağmen dereceyi az farkla kaçırdıklarını hatırlatarak, bu sene ise birinciliğe ulaşmak istediklerini söyledi. Ofis binası projesini, deprem karşısında can güvenliğini sağlayacak şekilde tasarladıklarını belirten Dr. Sönmez, "Öğrencilerimiz, bu projeye hazırlanırken sadece estetik ya da fonksiyonel bir yapı tasarlamakla kalmadı; deprem gerçeğini merkeze alan, mühendislik ve mimarlık disiplinlerini birleştiren bütüncül bir yaklaşım benimsedi. Ayrıca öğrencilerimiz, bilgisayar ortamında gerçekleştirdikleri modelleme ve deprem simülasyonları sayesinde, tasarladıkları yapının farklı senaryolarda nasıl davranacağını test etme imkânı da buldu. Bu tür yarışmalar, öğrencilerimizin teorik bilgilerini pratiğe dökmesi açısından çok değerli" ifadelerini kullandı. "Öğrenciler için büyük kazanım" Dr. Sönmez, sözlerini şöyle sürdürdü: "Öğrencilerimizin, depreme dayanıklı yapı tasarımı konusunda erken dönemde farkındalık kazanmaları, mesleki gelecekleri açısından çok önemli bir kazanım. Bu deneyimin, gençlerimizin kariyer yolculuğunda güçlü bir adım olacağına inanıyorum. Finale kaldığımız için gururlu ve mutluyuz. İçimize sinen, fark oluşturan, estetik bir tasarıma imza attığımızı düşünüyorum. Ekipteki tüm öğrencilerimizi başarılarından dolayı kutluyorum."