Yerel Haberler
İzmir
07 Mart 2026 Cumartesi - 16:33 FIRST LEGO League Ulusal Turnuvası Fuar İzmir’de başladı Bilim Kahramanları Buluşuyor FIRST LEGO League Challenge turnuvalarının 22’nci sezonu Ulusal Turnuvası, Fuar İzmir’de başladı. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde, İZFAŞ’ın desteğiyle Bilim Kahramanları Derneği tarafından düzenlenen etkinlikte Türkiye’nin 21 farklı şehrinden toplam 74 takım yer aldı. Her yıl, 9-16 yaş arası çocuk ve gençlerin kendilerini "topluma duyarlı bilim insanı ve mühendis olarak görmelerini" amaçlayan ve dünya genelinde 100’ü aşkın ülkeden 300 binden fazla çocuğun katıldığı FIRST LEGO League Challenge turnuvalarının 22’nci sezon Ulusal Turnuvası bu yıl İzmir’in ev sahipliğinde gerçekleştiriliyor. UNEARTHED temasıyla düzenlenen turnuvada takımlar; geçmişin izini sürerek arkeolojik süreçleri, yer altı yapılarıyla gizli kalmış alanları ve eski uygarlıkların izlerini araştırıyor. Öğrenciler, karşılaştıkları sorunlara yenilikçi çözümler geliştirirken tasarlayıp kodladıkları robotlarla görevleri tamamlamaya çalışıyor. Gençlerin bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik (STEM) alanlarına ilgisini artırmayı hedefleyen organizasyonda öğrenciler robot tasarımı, yazılım geliştirme, problem çözme ve ekip çalışması gibi becerilerini ortaya koyuyor. 74 takım yarışıyor Fuar İzmir A Hol’de gerçekleştirilen Ulusal Turnuva’ya Türkiye’nin 21 farklı şehrinden toplam 74 takım, yaklaşık 750 öğrenci ve öğretmenleri katıldı. Turnuvanın açılış törenine, İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi CHP Grup Başkan Vekili Altan İnanç, Bilim Kahramanları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Sıddıka Semahat Demir, İZFAŞ Genel Müdürü Tuğçe Cumalıoğlu, Bilim Kahramanları Derneği ve İZFAŞ yöneticileri, akademisyenler, öğretmenler ve öğrenciler katıldı. Büyükşehir ve İZFAŞ’a teşekkür Turnuvanın açılışında konuşan Bilim Kahramanları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Sıddıka Semahat Demir, 22 yıldır düzenlenen Bilim Kahramanları Buluşuyor turnuvalarıyla bugüne kadar 47 bini aşkın çocuk ve gençle bir araya geldiklerini belirterek, "Bugünse hepimiz için bir kutlama günü. Bu sezon 501 takım ve 4 bin 500’ü aşkın çocuk ve gencin katıldığı bir programı mümkün kılmış olmanın gururunu yaşıyoruz. Her yıl daha fazla çocuğa ulaşma hayaliyle çalışmaya ve üretmeye devam edeceğimizi bilmek bana büyük bir güç veriyor" diyerek yıllardır İzmir yerel ve ulusal turnuvalarına ev sahipliği yapan İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne ve İZFAŞ’a teşekkür etti. "Turnuvaya ev sahipliği yapmaktan büyük mutluluk duyuyoruz" İZFAŞ Genel Müdürü Tuğçe Cumalıoğlu ise, "10 yıldır bu turnuvaya ev sahipliği yapmaktan çok büyük mutluluk duyuyoruz. Fuar İzmir’de biz hep ticaret, sanayi fuarları yapıyoruz, ama hiçbiri bu kadar neşeli, hiçbiri bu kadar bilim dolu, hiçbiri bu kadar coşkulu değil. O yüzden önümüzdeki yıllarda da burada sizlerle hep birlikte olmayı sabırsızlıkla bekliyoruz. İki gün boyunca hepinize bol şans, bol keyif dolu, bilim dolu, heyecan dolu, tadını çıkaracağınız zaman diliyorum. İyi ki geldiniz, ayağınıza sağlık" dedi. Turnuva programında dönüşüm Bilim Kahramanları Derneği Genel Sekreteri Aslı Yıkıcı Yurtsever ise önümüzdeki yıldan itibaren First Lego League Challenge turnuvalarında yeni bir modele geçileceğini belirtti. Değişen ve gelişen dünyaya uyum sağlamak amacıyla programda dönüşüm sürecinin başlayacağını ifade eden Yurtsever, yapay zekanın da dahil olacağı yeni uygulamalarla programın daha katılımcı bir yapıya kavuşmasının hedeflendiğini vurguladı. Turnuva kapsamında iki gün boyunca robot yarışmaları, proje sunumları ve çeşitli etkinlikler gerçekleştirilecek. Turnuva sonunda dereceye giren 6 takım, ülkemizi uluslararası turnuvada temsil edecek.
07 Mart 2026 Cumartesi - 13:45 İzmir’e tarih damgalı sevgi yolu İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın öncülüğündeki Güzel İzmir Hareketi, Bayraklı Sevgi Yolu’nu baştan aşağı yeniliyor. Smyrna Höyüğü’nden ilham alan proje ile 335 metrelik aks, hem kültürel vitrin hem de ticari cazibe merkezi olacak. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay öncülüğünde başlatılan Güzel İzmir Hareketi tarafından Bayraklı Sevgi Yolu tasarım projesi hazırlandı. Bayraklı’daki Smyrna Höyüğü’nden (eski Smyrna) referans alınarak oluşturulan tasarımların yer alacağı yol, kentin simge noktalarından biri haline gelecek. İzmir Büyükşehir Belediyesi Yol, Yapım, Bakım ve Onarım Dairesi Başkanlığı ile ilgili diğer daire başkanlıkları tarafından sahada uygulama süreçleri sürdürülen proje kapsamında Bayraklı Sevgi Yolu, tarihin izlerini geleceğe taşıyan nitelikli ve modern bir görünüme kavuşacak. Kültürel aks oluyor Bayraklı Sevgi Yolu Sokak Düzenlemesi Projesi alanı Bayraklı’da 335 metre uzunluğunda, yaya öncelikli bir ticaret aksı olarak hizmet veriyor. Doğu tarafında Ord. Prof. Ekrem Akurgal Caddesi ile kesişen sokağın batı ucunda Zeki Yavaş Sokak bulunuyor. Yolun doğu girişi Smyrna Bayraklı Höyüğü girişine 240 metre uzaklıkta yer alıyor. Smyrna Höyüğü, İzmir’in tarihi çekirdeğini oluşturan en eski yerleşim alanları arasında. Proje; Bayraklı Sevgi Yolu çevresinde yer alan modern kentsel dokunun, binlerce yıllık bir yerleşim sürekliliği üzerine kurulu olduğunu ortaya koyacak. Böylece Sevgi Yolu, yalnızca günümüz Bayraklısında bir yaya aksı değil, aynı zamanda İzmir kentinin tarihi gelişim hattına doğrudan temas eden bir kültürel aks niteliği taşıyacak. Sevgi Yolu yeni haliyle İzmir için kültürel, tarihi, turistik ve ticari bir cazibe merkezi haline gelecek. Arkeolojik buluntulardan referans alındı Aks üzerindeki belirli odak noktalarında uygulanan podima (yürüme yolu) zemin kaplamalarında, Antik Smyrna Höyüğü kazılarında ortaya çıkarılan arkeolojik buluntulardaki bezeme ve motif repertuvarından referans alındı. Bu zemin dokusu, modern malzeme kullanımıyla yeniden yorumlandı. Podima yüzeylerdeki desen geçişleri, Smyrna’nın farklı dönemlerine ait kültürel katmanları sembolik biçimde yansıtacak. Ayrıca doğal taş zemin kaplaması üzerine, tarihi referans noktalarına yönlendirme sağlayan mesafe bildirimli yer işaretleri entegre edildi. Höyükteki prehistorik oval planlı ev tipolojisinden ilham alınarak tasarlanan çağdaş üst örtü ve oturma birimleri ile höyükten çıkarılan buluntulardaki desenlerden ilham alınan üçgen formlu kentsel donatılar, geçmişteki barınma biçimlerinin mekânsal hafızasını ve kültürel izlerini günümüze taşıyor. Bu elemanlar hem gölgelik hem de dinlenme alanı işlevi görüyor; form ve malzeme dili açısından tarihi referansları çağdaş kent mobilyasına dönüştürüyor. Aydınlatmasıyla öne çıkacak Proje kapsamında aynı zamanda sokak aydınlatma sisteminin; enerji verimliliği yüksek, homojen ışık dağılımı sağlayan ve yaya güvenliğini artıran armatürlerle yenilenmesi öngörüldü. Aydınlatma elemanları, aks boyunca görsel konforu destekleyecek şekilde konumlandırılarak gece kullanım senaryolarına uygun, süreklilik arz eden bir aydınlatma kurgusu oluşturuldu.
07 Mart 2026 Cumartesi - 13:26 30 yıllık emeğe ‘uluslararası’ onur Dünyanın en etkili bilim insanları listesine seçilen sayılı Türk akademisyenden biri olan İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Aydın Akan, uluslararası ödüllerine bir yenisini daha ekledi. Haberleşmeden sağlık teknolojilerine, jeofizikten uzay sistemlerine kadar birçok alanda kullanılan sinyal işleme üzerine yaptığı çalışmalarla tanınan Prof. Dr. Akan, Avrupa Sinyal İşleme Birliği (EURASIP) tarafından ‘2026 Üstün Hizmet Ödülü’ne layık görüldü. Dünyanın en saygın bilimsel kuruluşları arasında yer alan Avrupa Sinyal İşleme Birliği, 2000 yılından bu yana çalışmalarıyla fark oluşturan ve gelecek kuşaklara ışık tutan bilim insanlarını, ‘üstün hizmet ödülü’ ile onurlandırıyor. Bu ödül, her yıl sadece bir kişiye takdim ediliyor. Bilim camiasındaki liderliği ile örnek gösterilen İEÜ Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Aydın Akan, 31 Ağustos-4 Eylül 2026 tarihleri arasında Belçika’nın Bruges kentinde gerçekleştirilecek törende ödülünü alacak. "Yazdığım kitap yurt dışında okutuluyor" EURASIP içerisinde daha önce de çeşitli kademelerde görevler üstlendiğini belirten Prof. Dr. Akan, "Sinyal işleme alanında 1990’lı yıllardan bu yana çok sayıda çalışma yürüttüm. Alanımla ilgili iki ders kitabı kaleme aldım. ‘Signals and Systems Using Matlab’, dünyanın birçok farklı yükseköğretim kurumunda ders kitabı olarak okutuluyor. EURASIP Biyomedikal Görüntü ve Sinyal Analitiği Teknik Komitesi’nde de önceki dönem başkanlık görevini üstlenmiştim. Mühendislik alanındaki çalışmalarımı, ilk günkü heyecan ve kararlılıkla sürdüreceğim" dedi. "Üretmeye devam edeceğim" Prof. Dr. Akan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Yaklaşık 30 yıldır sinyal işleme alanında eğitim verip, bu alanda 38 doktora ve 57 yüksek lisans öğrencisi mezun ettim. Çok sayıda bilimsel araştırma eseri yayınladım. Bu çabalarımın, böylesine anlamlı bir ödülle taçlandırılması benim için son derece keyifli ve mutluluk verici oldu. Bundan sonra da İzmir Ekonomi Üniversitesi’nin güçlü akademik ekosistemi içinde üretmeye ve bilime katkı sunmaya devam edeceğim." Bir başarı öyküsü Akademik hayatına 1996 yılında başlayan Prof. Dr. Aydın Akan’ın bugüne kadar uluslararası indeksli dergilerde yayımlanmış 93 makalesi, 142 uluslararası konferans bildirisi, 2 ulusararası kitabı, 10 uluslararası kitap bölümü bulunuyor. Akademik çalışmaları şimdiye dek 5 bin 552 atıf alan Prof. Dr. Akan, 2023 yılında Stanford Üniversitesi’nden özel bir araştırma ekibinin açıkladığı ‘Dünyanın En Etkili Bilim İnsanları Listesi’nde yer alarak ülkemizi gururlandırdı. Geçmişte EURASIP Biyomedikal Görüntü ve Sinyal Analitiği Teknik Komitesi Başkanlığı yapan Prof. Dr. Akan, Institute of Electrical and Electronics Engineers (IEEE) bünyesinde faaliyet gösteren Engineering in Medicine and Biology Society (EMBS) Türkiye Kolu Başkanlığı görevini de sürdürüyor.
ALJ Türkiye, İzmir’de 312 bin fidanı toprakla buluşturdu
27 Kasım 2025 Perşembe - 16:35 ALJ Türkiye, İzmir’de 312 bin fidanı toprakla buluşturdu ALJ Türkiye’nin, sürdürülebilirlik vizyonu doğrultusunda hayata geçirdiği Ağaçlandırma Seferberliği’nin ilk büyük adımı bugün İzmir’de atıldı. Dikilmesi planlanan yaklaşık 1.4 milyon fidanın ilk aşaması olarak Buca’da 312 bin fidan toprakla buluşturuldu. ALJ Türkiye CEO’su Ali Haydar Bozkurt’un ev sahipliğinde Buca’nın Yıldızlar Mahallesi’nde düzenlenen etkinlik panelle başladı. Panelde projeye destek veren Orman Genel Müdürlüğü Ağaçlandırma Daire Başkanı ve Vakıf Yönetim Kurulu Üyesi Mutlu Turan, Castrol Türkiye, Ukrayna ve Orta Asya Genel Müdürü Nilay Tatlısöz, Reysaş Yönetim Kurulu Başkan Vekili Egemen Döven ve Oyuncu Burcu Biricik de konuşmacı olarak yer alırken, etkinliğe Özge Özacar ile Ümit Erdim de katıldı. Yaklaşık 1 saat süren panelin ardından katılımcılar ilk fidanların dikileceği alana geçerek dikim çalışmalarına başladı. Fidan dikiminde 65 öğrenci de katılımcılara eşlik etti. Bölgeye toplamda 312 bin fidan dikileceği ifade edildi. Satılan her 1 araç için 10 fidan dikiliyor Türkiye’de Toyota, Lexus ve BYD markalarının distribütörlüğünü yürüten ALJ Türkiye, ülke çapında ağustos ayında başlattığı "Ağaçlandırma Seferberliği" kapsamında "Satılan her 1 araç için 10 fidan" kampanyası ses getirdi. Destekçiler ve araç satışlarıyla birlikte kasım ayı itibarıyla 310 bini aşan fidan dikim seviyesine ulaştı. Yangın sonrası zarar gören 185 hektarlık alan yeniden hayat buluyor 2024 yazında yangınla zarar gören Buca’daki 185 hektarlık alan, bilimsel temelli bir ağaçlandırma planıyla yeniden doğaya kazandırılıyor. Seferberlik kapsamında dikilen türler, mavi servi, kara servi ve kızılçam gibi bölgeye uygun ve yangına dayanıklı ağaçlardan seçildi. ALJ Türkiye CEO’su Ali Haydar Bozkurt, "Çok heyecanlıyız. Geçtiğimiz ağustos ayının sonunda başlattığımız ağaçlandırma seferberliği kampanyamız vardı. Satacağımız her bir araç için 10 ağaç fidanı dikeceğimizi söylemiştik. Eylül dikim döneminde 310 bin ağaca ulaştık. Bugün ilk dikim zamanı geldi. Bundan dolayı çok mutluyuz. Önümüzdeki her 6 aylık dikim döneminde yaklaşık olarak hedefimiz 650 bin fidan dikerek yılda 1 milyon ağaca ulaşmak. Bu bir yıllık seferberlik değil, bunun devamlı olmasını istiyoruz. Başka firmalara, sektörlere de ilham vermesini istiyoruz. Burcu Hanım’a çok teşekkür ediyorum. Kampanyamızın elçisi oldu. Bize büyük destek veriyorlar." şeklinde konuştu. Seferberlik fikrinin orman yangınlarının giderek artması sonrası ortaya çıktığını kaydeden Bozkurt, "Fikir çok zor değil aslında. Baktığınızda son yıllarda tüm dünyanın derdi, ülkemizin de derdi iklim değişiklikleri nedeniyle orman yangınlarında artış yaşanıyor. Her yaz sadece ülkemizde değil dünyada da aynı yangınlar yaşanıyor. Geçtiğimiz yaz çok büyük orman alanlarımızı kaybettik. Bu işin yapılması gerekiyordu, zorunluydu. Dediğim gibi bunun böyle bir seferberliğe dönüşmesi gerekiyordu. Bir araya geldiğimizde ne kadar güçlü olduğumuzu, birlikte neleri başardığımızı görüyoruz. Geç bile kalındığını düşünüyorum. Barajlarımızda yoğunluk oranları çok düşük seviyelerde. Biz bu bölgede daha fazla yeşile ihtiyaç olduğunu düşündük. Onun için sadece ormanlık alanlarda, açık alanlarda değil kent ormanlarıyla şehir merkezlerine bu yeşillendirme çalışmalarını taşımak gerekiyor bunun için de ilgili kurumlarla iletişim halindeyiz. Tüm Türkiye genelinde hem kentlerimizde hem açık alanlarımızda daha fazla ağaçlandırma yapılmasını istiyoruz." dedi. Burcu Biricik seferberliğin kampanya elçisi oldu Toplumsal duyarlılığıyla tanınan ünlü oyuncu Burcu Biricik, projenin kampanya elçisi olarak seferberliğin ilk gününden itibaren destek verirken, kampanya elçisi olarak sahada fidan dikimine de katıldı. Toplumun her kesimine ulaşarak farkındalık oluşturmayı hedeflediklerini anlatan Burcu Biricik, "Yani böyle bir şey için herhalde kim olsa benim yerimde seve seve katılırdı. Çünkü içeride de aslında onu söyledim yani seminerde bu kadar yangın çıkarken ciğerimiz bu kadar yanarken içsel olarak hiçbir şey yapamazken şu an Ali Haydar Bey’in önder olduğu bir ağaçlandırma seferberliği ilanı yapıldı. Bir seferberlik olması gibi iyi niyetle ortaya çıkan bir proje. Bir vatandaş olarak, bir anne olarak bu zaten benim görevimdi." diye konuştu.
Bayraklı Müftülüğü’nden Gazze için yardım etkinliği
27 Kasım 2025 Perşembe - 14:27 Bayraklı Müftülüğü’nden Gazze için yardım etkinliği İzmir Bayraklı Müftülüğü, iki yıldır soykırıma maruz kalan Gazze halkına destek amacıyla ilçenin 5 ayrı noktasında yardım etkinliği düzenledi. Bayraklı Sevgi Yolu’nda satışa sunulmak üzere kurulan hayır sergisinin açılış programına Bayraklı İlçe Müftüsü Mehmet Ali Kuştaşı’nın yanı sıra İl Müftü Yardımcısı Şadiye Yılmaz, Türkiye Gazetesi İzmir Koordinatörü Yüksel Güven, müftülük çalışanları ve vatandaşlar katıldı. Bayraklı Müftüsü Mehmet Ali Kuştaşı yaptığı konuşmada, "İki yıldır vicdanları karartan, bizleri insanlığımızdan utandıran, canlı yayında insanlık tarihinin en adi, en aşağılık ve en vahşi soykırımlarından birine maalesef tanık olduk. Dünyanın daha pek çok noktasında farklı zulümlere maruz kalmış, yerlerinden yurtlarından uzaklaştırılmış, bir lokma ekmeğe muhtaç, bi yudum suya muhtaç, başlarını sokabilecekleri güvenli, sağlıklı, onları yağmurdan soğuktan koruyacak bir dört duvara muhtaç çok sayıda insan var ve bu insanların en fazlası da Müslümanlar. Allah tüm Müslümanlara ve insanlığa yardım etsin. İster Müslüman olsun, ister gayrimüslim olsun iyiliğin tarafındaki herkese teşekkür ediyoruz. İyi insanlar sayesinde iyilik devam ediyor. Bugün burada her bir camimiz ve Kur’an kursumuz, Gazze’deki kardeşlerimize bir kahvaltı, bir öğlen yemeği ikram etme niyeti ile yola çıktık" dedi. Konuşmanın ardından okunan dua ile hayır sergisinin açılışı gerçekleştirildi. Standlarda birbirinden maharetli hanımların hazırladığı yiyecekler satışa sunuldu. Etkinliğin iki gün devam edeceği, toplanan tüm gelirin gıda ihtiyaçlarına destek olması amacıyla Gazze’ye gönderileceği belirtildi.
Doç. Dr. Sert: "Ülkemizde her yıl 41 bin kişiye akciğer kanseri teşhisi konuyor"
27 Kasım 2025 Perşembe - 10:38 Doç. Dr. Sert: "Ülkemizde her yıl 41 bin kişiye akciğer kanseri teşhisi konuyor" Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyasyon Onkolojisi Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Fatma Sert, Türkiye’nin akciğer kanseri görülme sıklığında dünyada 7. sırada yer aldığına dikkat çekerek, "Maalesef her yıl yaklaşık 41 bin vatandaşımıza yeni teşhis koyuyoruz. Bu hastalığa karşı en güçlü kalkanı size tekrar hatırlatıyorum. ‘Sigaradan uzak durun’" diye konuştu. Ege Üniversitesi Tıp Fakültesinde (EÜTF) Akciğer Kanseri Farkındalık Ayı etkinlikleri kapsamında "Bir Kurdeleden Fazlası /Akciğer Kanserinde Gerçekler ve Mitler" paneli düzenlendi. Panele konuşmacı olarak Tıp Fakültesi Radyasyon Onkolojisi Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Fatma Sert ve Tıp Fakültesi Radyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Akın Çinkooğlu katıldı. Türk Akciğer Kanseri Derneği (TAKD) ve öğrenci kulüplerinin iş birliğiyle Tıp Fakültesi D Amfisi’nde gerçekleşen etkinlik, öğrenciler tarafından büyük ilgi gördü. Panelde, akciğer kanseriyle ilgili toplumda dolaşan yaygın yanlış inanışlar, alanında uzman hekimler tarafından bilimsel verilerle anlatılarak hastalığın güncel durumu, teşhis ve tedavi yöntemleri kapsamlı bir şekilde ele alındı. "Akciğer hastalığına karsı en güçlü kalkan sigaradan uzak durmak" Öğrencilerin kulaktan dolma bilgilere değil, bilime kulak vermesi gerektiğini söyleyen Doç. Dr. Fatma Sert, "Dünya genelindeki tabloya baktığımda, her yıl 2.5 milyon yeni vaka ve 1.9 milyon ölümle karşılaşıyoruz. Buda durumun ne kadar ciddi olduğunu ortaya koyuyor. Ülkemiz maalesef akciğer kanseri görülme sıklığında dünyada 7. sırada yer alıyor. Her yıl yaklaşık 41 bin vatandaşımıza yeni teşhis koyuyoruz. Özellikle kadınlarda sigara kullanımının yaygınlaşmasıyla birlikte vaka sayılarının yükseliş trendinde olduğunu üzülerek belirtmek isterim. Sizlerden ricam, kulaktan dolma efsanelere değil, bilime kulak vermenizdir. Bu hastalığa karşı en güçlü kalkanı size tekrar hatırlatıyorum. ‘Sigaradan uzak durun’" diye konuştu. "Elektronik sigara normal sigara kadar zararlıdır" Toplumda sıkça karşılaşılan ve sigara kullanımını meşrulaştırmaya çalışan bahaneleri net ifadelerle reddeden Doç. Dr. Fatma Sert, "’Komşum içmedi ama kanser oldu’ miti çöktü. Evet, sigara içmeyenlerde de genetik nedenlerle akciğer kanseri görülebilir, ancak bu sadece bir istisnadır. Vakaların yüzde 85-90’ı tütün kullanımıyla ilişkilidir. Bir istisnayı örnek gösterip sigarayı meşrulaştırmak, bile bile kendini büyük bir riske atmaktır. Elektronik sigaranın da halk arasında daha zararsız olduğu, kanseri etkilemediği düşünülse de normal sigara kadar zararlı olduğu bilimsel olarak kanıtlanmıştır" dedi. Doç. Dr. Sert, konuşmasında erken teşhisin hayat kurtarıcı önemine de dikkat çekti. "Erken tanıda yapay zekâ artık en büyük yardımcımız" Doç. Dr. Akın Çinkooğlu ise "Akciğer kanseri teşhisinde teknoloji hızla gelişiyor. Yapay zekâ destekli görüntüleme sistemlerinin, insan gözünün atlayabileceği milimetrik nodülleri bile saptayabiliyor. Erken tanıda yapay zekâ artık en büyük yardımcımız. Hem teşhisin doğruluğunu artırıyor hem de tedavi süreçlerini kişiselleştirmemize imkân sağlıyor. Bu sayede hastalığa çok daha erken evrelerinde müdahale etme şansımız oluyor. Akciğer kanserinin artık eskisi kadar umutsuz bir tablo değildir. Kemoterapinin yerini giderek akıllı ilaçlar ve immünoterapiler alıyor. İleri evrelerde bile PD-1/PD-L1 inhibitörleri sayesinde uzun süreli yanıtlar alabiliyoruz. Akciğer kanseri artık birçok hasta için kronik bir hastalığa dönüşebiliyor ve yaşam kalitesi önemli ölçüde artırılabiliyor" diye konuştu. Etkinlik, Türk Akciğer Kanseri Derneği’nin "Bir nefes, bir yaşam. Farkındalıkla başlayalım, erken tanıyla sürdürelim" çağrısı ve etkinliği düzenleyen öğrenci gruplarının hazırladığı ‘Ne Kadar Biliyoruz?’ tarzındaki eğlenceli bilgi oyunu ile sona erdi.
Genç ihracatçılar geleceğin yatırım ekosistemine hazırlanıyor
26 Kasım 2025 Çarşamba - 16:40 Genç ihracatçılar geleceğin yatırım ekosistemine hazırlanıyor EİB Genç İhracatçılar Konseyi ve EGİAD Melekleri, 8 Temmuz’da başlatılan stratejik iş birliğinin ikinci adımında girişimcilik, teknoloji ve melek yatırımcılık ekosistemini bir araya getirdi. Genç ihracatçılar ile yatırımcıların buluştuğu etkinlikte; melek yatırım süreçleri, teknoloji odaklı iş modelleri ve girişimci-yatırımcı uyumunun başarıya etkisi masaya yatırıldı. EİB Genç İhracatçılar Konseyi Başkan Yardımcısı Gizem Kula, "8 Temmuz 2025’te EGİAD Melekleri Ağı ile GİK olarak sağladığımız protokol ile bir stratejik ortaklık başlatmıştık. Bugün bu başlangıcın ikinci adımı olarak EGİAD Meleklerini daha yakından tanıdık. Bizler GİK olarak 160 üyeye ulaşmış durumdayız ve Türkiye’deki ihracatçı birlikleri arasında örnek gösterilen bir yapılanmayız. Genç profesyonelleri, girişimcileri ve yeni nesil iş insanlarını ihracata hazırlıyoruz, onları geleceğin ekonomisinin aktörleri haline getiriyoruz. Ayrıca EGİAD ve EGİAD Meleklerinin girişimcilik birikimleriyle buluşmasının Bölgemizde büyük bir kaldıraç etkisi oluşturacağına inanıyorum. Türkiye’nin sürdürülebilir ihracat başarısı gençlerin inovatif fikirleri, küresel vizyonu ve girişimcilik ruhuyla mümkün olacaktır" dedi. Melek Yatırımcılık: Temel Kavramlar ve Süreçlerle ilgili sunum yapan EGİAD Melekleri Genel Koordinatörü Melisa İtmeç, sunumunda, melek yatırımcılığın girişimcilik dünyasındaki etkisine ve yatırımcı-girişimci ilişkisinin stratejik önemine değindi. İtmeç, Türkiye’de melek yatırımcılık pazarının giderek büyüdüğünü, ancak girişimcilerin yatırım sürecine hazırlık, iş modeli doğrulama ve ölçeklenebilirlik gibi alanlarda hâlen önemli bir gelişim potansiyeline sahip olduğunu belirtti. Ayrıca EGİAD Melekleri Ağı’nın girişimcileri yalnızca sermaye ile değil; bilgi, deneyim ve güçlü bir iş çevresiyle desteklediğini vurguladı. Yılmaz: "Üreten şirketlerinin ortaya çıkmasına güçlü bir zemin hazırlıyor" ’Girişimcinin Kanatları: Melek Yatırım, Teknoloji, Girişim ve Başarı Hikâyeleri’ paneli, EGİAD Melekleri İcra Kurulu Başkanı Arda Yılmaz moderatörlüğünde düzenlendi. Yılmaz, "Türkiye’de girişimcilik ekosisteminin güçlenmesi için en kritik unsurun, doğru zamanda doğru destek mekanizmalarının devreye alınması olduğunu belirterek, "Genç ihracatçılarla girişimcilik dünyasını buluşturan bu iş birliği, geleceğin ölçeklenebilir, yenilikçi ve yüksek katma değer üreten şirketlerinin ortaya çıkmasına güçlü bir zemin hazırlıyor. EGİAD Melekleri olarak amacımız; potansiyeli olan her girişimcinin doğru mentorluğa, doğru yatırım yaklaşımına ve doğru eşleşmeye erişebilmesini sağlamak. Bu sinerjinin ülkemizin ihracat ve teknoloji kapasitesine uzun vadeli değer katacağına inanıyoruz" dedi. Panelde, melek yatırımcılık ekosisteminin dinamikleri, teknolojik dönüşümün girişimcilik süreçlerine etkisi ve başarılı girişimlerin ortak özellikleri kapsamlı şekilde ele alındı. EGİAD Melekleri İcra Kurulu Başkan Vekilleri Murat Çekirdek ve Özüm İlter Demirci ile EGİAD Melekleri İcra Kurulu Üyesi Zerrin Ülken, yatırımcı-girişimci uyumu, sürdürülebilir ve teknoloji odaklı iş modelleri, pazar doğrulaması, ekip yapısı, ölçeklenebilirlik ve yenilikçiliğin yatırım kararlarındaki belirleyici rolü üzerine görüşlerini paylaştılar. Konuşmacılar, Türkiye’de girişimcilik ekosisteminin büyüme potansiyelini vurgulayarak, stratejik mentorluk, doğru zamanlama ve güçlü iş birliklerinin girişimcilerin başarı yolculuğunda kritik öneme sahip olduğunu ifade ettiler.
SGK borçlanmaları için kritik günler
26 Kasım 2025 Çarşamba - 16:03 SGK borçlanmaları için kritik günler Sosyal Güvenlik Uzmanı Yavuz Kurt, sigortalıların eksik gün sayılarını tamamlayarak emekli olabilmeleri ve sigorta başlangıcını öne çekebilmeleri bakımından hizmet borçlanmalarının önemli olduğunu ancak yıl başıyla birlikte gerek asgari ücret artışı gerekse yapılacak yeni yasal düzenleme ile borçlanma maliyetlerinin büyük ölçüde artacağını belirterek, borçlanmalar hakkında bilgilendirme bulundu. Hizmet borçlanması nedir Sigortalıların, askerlik, doğum, memurların ücretsiz izinleri, avukatlık stajı, tutukluluk, gözaltı, grev veya lokavt gibi nedenlerle çalışamadıkları ve sigortalı bildirimlerinin yapılamadığı sürelerin daha sonra kendileri tarafından başvuru yapılarak, SGK tarafından hesaplanan tutarı ödemeleri ile kazanabilecekleri prim ödeme günleridir. Kimler borçlanma yapabilir Hizmet borçlanması yapılabilmesi için kişinin daha önce memur, işçi veya esnaf statülerinden en az bir gün sigortalı bildiriminin yapılmış olması gerekir. Bu kişiler, askerlik ve yedek subay okulunda geçen sürelerini, üç çocuğa kadar (üçüncü çocukta dahil) her bir çocuk için doğum sonrası iki yıla kadar olan süreleri, memurlar ücretsiz izin sürelerini, avukatlar staj, doktorlar ise fahri asistanlık sürelerini, grev, lokavt, tutukluluk ve hükümlülükte geçen süreler ile 13 Şubat 2011 tarihinden sonra geçen kısmi süreli çalışma sürelerini borçlanabilmektedirler. Sigortalılar elini çabuk tutmalı Sigortalılar, günlük asgari ücret ile bu ücretin 7,5 katı arasında belirlenen prime esas kazancın yine günlük yüzde 32’sini ödemek suretiyle borçlanma yapabiliyor. Örneğin bugün için bir günlük borçlanma bedeli 4/a (SSK) sigortalıları için 277,40 TL, aylık 8 bin 322 TL, yıllık ise 99 bin 864 TL. Ancak yıl başından itibaren asgari ücretteki artışla birlikte bu tutarlara artacak. Bununla da kalmıyor. Meclis’te bulunan ve Aralık ayı içinde yasalaşması beklenen torba kanunla günlük borçlanma oranı yüzde 45’e çıkarılıyor. Başvuru nasıl ve nereye yapılıyor Hizmet borçlanmasına ilişkin talepler, SGK müdürlüklerinde hazır olan hizmet borçlanması başvuru belgesi veya kişinin kendisinin hazırlayabileceği borçlanma isteğini belirtir bir dilekçe ile SGK il ve merkez müdürlüklerine bizzat yapılabileceği gibi e-Devlet üzerinden de bu başvurular kolaylıkla yapılabiliyor. İstediğim kadar süreyi borçlanabilir miyim Sigortalılar borçlanabileceklerin sürelerin tamamını ödemek zorunda değillerdir. Yalnızca hak etmek istedikleri sosyal güvenlik hizmetlerinden yararlanabilmek için yeterli süreyi borçlanabilirler. Örneğin 540 gün askerlik yapmış sigortalı emeklilik için 320 güne ihtiyaç duyuyor ise sadece bu kadar günü için de borçlanma yapabilecektir. Borçlanılan tutarlar geri alınabilir mi Aylık bağlanmamış olması şartıyla SGK’ye yazıyla müracaat ederek borçlanmadan vazgeçilmesi mümkün. Bu durumda ödenen borçlanma tutarının tamamı faizsiz iade edilir. Ödenen paranın bir kısmının iadesi ise mümkün değildir. Sigortalılar herhangi bir süre ve bir defaya mahsus şartı olmaksızın ödedikleri borçlanma bedellerini bu kapsamda her zaman ve her defa geri talep edebileceklerdir. Borçlanılan tutarlar ne zamana kadar ve nereye ödenmeli Sigortalılar başvuru yaptıklarında SGK tarafından hesaplanan borç tutarı, iadeli taahhütlü olarak kendilerine bildirilir. PTT alındısının ilgiliye teslim edildiği tarih borcun tebliğ tarihidir. Bu tarihten itibaren bir ay içinde borçlanma bedelinin bankaya ödenmesi gerekir. Tebliğ edilen borcunu süresi içinde ödemeyenler ile kısmi ödeme yapanların kalan sürelerinin borçlandırılması içinse yeni başvuru yapılması gerekecektir. Borçlanma hangi sigortalılık statüsünden sayılır Askerlik, doğum, doktora, tıpta uzmanlık, avukatlık stajı, doktorların fahri asistanlığı, grev, lokavt süreleri, gözaltı ve tutukluluk halleri, kısmi süreli çalışanların eksik günleri, borçlanma talebi yapılan tarihte tabi olunan son sigortalılık statüsü ne ise o statüden borçlandırılır. Örneğin son olarak 4/1-a (SSK) statüsünde çalışan bir kişinin borçlandırılan süreleri bu kapsamda değerlendirilir. Zorunlu sigortalılığından sonra isteğe bağlı prim ödeyenlerin borçlanmaları halindeyse bu süreler 4/1-b (Bağ-Kur) kapsamında değerlendirilecektir. Sigorta başlangıcı öne çekilir mi İlk defa sigortalı olunan tarihten önceki süreler için borçlanma yapılması durumunda sigortalılığın başlangıç tarihi, borçlandırılan gün sayısı kadar geriye götürülür. Ancak bu durum askerlik, doktora öğrenimi, tıpta doktora veya uzmanlık öğrenim süreleri, fahri asistanlık, avukatlık stajı ve kişilerin kanun gereği yurt dışında resmî öğrenci olarak geçirmiş oldukları öğrenim sürelerinin 18 yaşının tamamlanmasından sonraki döneme ait olan kısmı için geçerlidir. Bir başka deyişle her borçlanma sigortalılık başlangıç tarihinizi öne çekmeyecektir.
Türkiye’nin 1,32 trilyonluk ekonomisi yapay zeka destekli siber tehdit altında
26 Kasım 2025 Çarşamba - 15:51 Türkiye’nin 1,32 trilyonluk ekonomisi yapay zeka destekli siber tehdit altında Türkiye’nin 1,32 trilyon dolarlık ekonomisi yapay zekâ tabanlı siber saldırıların hedefi haline geliyor. Son iki yılda saldırı sayısı 1 milyon eşiğini aşarken 2025’in ilk 10 ayında 215 binden fazla doğrulanmış saldırı kaydedildi. Veriler saldırıların üçte ikisinin insan hatasından kaynaklandığını ve şirketlerdeki en zayıf halkanın teknoloji değil kullanıcı olduğunu gösteriyor. Hızla artan yapay zekâ destekli siber saldırılar, yalnızca teknik bir risk oluşturmuyor aynı zamanda şirketlerin üretim süreçlerini durduran finansal kayıplara yol açan ve kritik verileri hedef alan yeni bir ekonomik tehdit haline geliyor. Yapay zekâ destekli saldırıların hız kazanması özellikle KOBİ’ler başta olmak üzere tüm sektörlerde güvenlik mimarisinin yeniden ele alınmasını zorunlu kılıyor. Uzmanlar işletmelerin bu tabloyu bir bilişim sorunu olarak değil kurumsal risk yönetiminin temel başlığı olarak değerlendirmesi gerektiğini vurguluyor Siber güvenlik maliyet değil iş sürekliliğinin sigortası Fazlanet Bilgi Teknolojileri AŞ CTO’su Barış Bayram Türkiye’de siber saldırıların yapay zekâ ile birlikte çok daha gelişmiş ve karmaşık hale geldiğini belirterek işletmeleri uyardı. Saldırganların artık klasik yöntemlerle değil doğrudan yapay zekâ destekli araçlarla hareket ettiğini ifade eden Bayram, "Günümüzde saniyeler içinde kişiye özel hazırlanmış sahte e-postalar üretilebiliyor. Yapay zekâ tarafından görünmez hale getirilen kötü amaçlı kodlar hızla çoğalıyor ve güvenlik duvarlarını test eden otomatik botlar büyük bir hızla yayılıyor" dedi. Bu durumun özellikle KOBİ’ler açısından ciddi bir tehdit oluşturduğunu vurgulayan Barış Bayram, şirketlerin güvenlik harcamalarını ek maliyet olarak görmesinin büyük bir yanılgı olduğunu belirterek, "Siber güvenlik maliyet değil iş sürekliliğinin sigortasıdır. Doğru mimari doğru ürün ve doğru yapı ile risk ciddi ölçüde azalır. Bu dönüşüm için zannedildiği kadar yüksek bütçelere ihtiyaç yoktur" ifadelerini kullandı. Barış Bayram Fazlanet’in danışmanlık verdiği işletmelerde modern güvenlik mimarisine geçiş yapıldığında saldırıların başarı oranının belirgin biçimde düştüğünü ve Fazlanet’in sahadaki tüm uygulamalarında ortak sonucun aynı olduğunu söyledi. Bayram, "Güçlü analiz doğru yapılandırma ve yapay zekâ destekli güvenlik araçları riski yönetilebilir seviyeye çekiyor" diye konuştu. Dijital güvenlikte alarm seviyesi Barış Bayram, işletmelerin gecikmeden hayata geçirmesi gereken temel önlemleri de şöyle sıraladı: - Personel eğitimi: Saldırıların üçte ikisi insan hatasından kaynaklanıyor - Ağ segmentasyonu: Tek bir zafiyet tüm sistemi etkilemesin - Yapay zekâ destekli güvenlik araçları: Çünkü saldırılar artık yapay zeka ile geliştiriliyor - Siber sigorta: Günümüzde bir seçenek değil zorunluluk - USOM ve yetkili kurumlarla işbirliği: Tehdit istihbaratı kurumlar için kritik önemde Bu bir teknoloji değil ekonomi meselesi Türkiye’nin dijital kırılganlığının ekonomik bağımsızlıkla doğrudan ilişkili olduğunu vurgulayan Bayram, Türkiye’de her işletmenin güvenli, sürdürülebilir ve yapay zekâ çağının saldırılarına karşı dirençli bir dijital altyapıya sahip olması gerektiğine dikkat çekti. Bayram, "Fazlanet olarak hedefimiz bu direnci güçlendirmek. Bu yalnızca bir teknoloji konusu değil aynı zamanda ülkenin ekonomik güvenliği açısından stratejik bir gerekliliktir" dedi.
Mehmet Sepil: "Göztepe, İzmir’in en önemli toplumsal kuruluşlarından biri"
26 Kasım 2025 Çarşamba - 15:21 Mehmet Sepil: "Göztepe, İzmir’in en önemli toplumsal kuruluşlarından biri" Göztepe Onursal Başkanı Mehmet Sepil, camia olarak İzmir’in en önemli toplumsal kuruluşlarından biri olduklarını belirterek, "Türkiye’de en fazla amatör ve olimpik branşı bünyesinde barındıran takımlardan biri olabiliriz" dedi. Göztepe Satranç ile UKEB Okulları arasında gerçekleştirilen iş birliğinin lansmanında Göztepe Onursal Başkanı Mehmet Sepil, hem satranç branşıyla hem de amatör sporlarla ilgili açıklamalarda bulundu. Bu branşa 4 yıl önce başladıklarını ve iyi bir mesafe yol aldıklarını vurgulayan Sepil, "3. Lig’de en alt seviyeden başlayıp geçen sene en üst lige yükseldik. Türkiye bugün satrançta artık çok önemli bir konuma gelmiş durumda, yaklaşık 1 milyon aktif oyuncu, bin 700, bin 800 civarında da lisanslı sporcu var. Bu rakamlar gerçekten çok anlamlı. Diğer branşlarımızdaki sporcu sayılarıyla Avrupa’yı kıyasladığımızda her zaman aynı başarıyı göremiyoruz; örneğin voleybolda yanılmıyorsam yaklaşık 400 bin sporcu var. Burada en önemli nokta, satrançtaki büyük kitlenin büyük kısmı gençlerin oluşturmasıdır" dedi. "Satranç branşı yükselişte" Satranç branşının yeniden yükselişte olduğunu ifade eden Mehmet Sepil, "Gençlerimiz ve çocuklarımız bizim için çok önemli ve satranç da onların gelişimi açısından en az diğer sporlar kadar değerli. Belki fiziksel bir branş değil ama çocukların geleceğine katkı sağlayan, düşünme ve analiz becerilerini geliştiren çok önemli sporlardan biri olduğuna inanıyorum" diye konuştu. "En fazla amatör branşı olan kulüp olabiliriz" Göztepe’nin yaptığı çalışmalarla Türkiye’de ve İzmir’de dikkat çektiğini dile getiren Sepil, "Camia olarak belki de İzmir’in en önemli toplumsal kuruluşlarından biriyiz. Sürekli ifade ettiğim gibi, Türkiye’de en fazla amatör ve olimpik branşı bünyesinde barındıran takımlardan biri olabiliriz. Bu nedenle satranç da bizim için önemli bir yer tutuyor" diyerek sözlerini tamamladı.