Yerel Haberler
İzmir
Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa Günay tutuklandı 26 Mayıs 2026 Salı - 22:14:40 İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Güzelbahçe Belediyesine yönelik düzenlenen ’rüşvet ve organize suç örgütü’ operasyonunda gözaltına alınan ve adliyeye sevk edilen Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa Günay tutuklandı. İzmir İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, uzun süredir büyük bir gizlilikle yürütülen teknik ve fiziki takibin ardından saat 05.30 itibarıyla operasyon için harekete geçti. Eş zamanlı baskınlarla belirlenen adreslere ve belediye hizmet binasına giren ekipler; Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa Günay, eşi Nermin Günay, eski belediye başkanı Özdem Mustafa İnce, İmar ve Şehircilik Müdürü Özgür Bayraktar ve Zabıta Müdürü Sezgin Kuş gözaltına alındı. Yurt dışında olduğu belirlenen şüpheliler Belediye Meclis Üyesi Gizem Göçtü ve MİRYA Grup Yetkilisi Şamil Göçtü’yü yakalamak için ise çalışmalar sürüyor. Adresler didik didik arandı Operasyon kapsamında jandarma ekipleri Güzelbahçe Belediyesi binasını güvenlik çemberine aldı. Başkanlık makamı, imar müdürlüğü ve arşiv odalarında yapılan detaylı aramalarda çok sayıda resmi belgeye, ihale dosyasına ve bilgisayarlar başta olmak üzere dijital materyallere incelenmek üzere el konuldu. Şüpheliler, sağlık kontrolünün ardından sorgulanmak üzere İzmir İl Jandarma Komutanlığına götürüldü. Başkan Günay ve İmar Müdürü tutuklandı İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının titizlikle yürüttüğü soruşturma dosyasında şüpheliler; ’Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma ve Örgüte Üye Olma’ (TCK 220), ’Rüşvet’ (TCK 252), ’Görevi Kötüye Kullanma’ (TCK 257) ve ’İmar Kirliliğine Neden Olma’ (TCK 184) suçlamalarıyla hakim karşısına çıktı. Mahkemeye sevk edilen şüphelilerden Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa Günay ile İmar ve Şehircilik Müdürü Özgür Bayraktar, nöbetçi Sulh Ceza Hâkimliği tarafından tutuklandı. Şüphelilerden Nermin Günay, Özden Mustafa İnce ve Sezgin Kuş hakkında ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılma kararı verildi.
26 Mayıs 2026 Salı - 17:01 "Bir öğünle diyet bozulmaz, asıl sorun vazgeçmek" Kurban Bayramı öncesi uzmanlardan kritik beslenme uyarıları geldi. Özellikle uzun tatil dönemlerinde kontrolsüz beslenmenin ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirten İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi Diyetisyeni Dilara Demirkan, bayram sonrası tartıda görülen hızlı kilo artışlarının büyük bölümünün yağ değil ödem olduğunu belirtti. Demirkan, "Bir öğünle diyet bozulmaz. Bir öğün kaçtı diye bütün düzen bırakılırsa asıl sorun o zaman başlıyor" dedi. Kurban Bayramı yaklaşırken milyonlarca kişi "Bayramdan sonra diyete başlarım" düşüncesiyle sofralara hazırlanırken, konunun uzmanından dikkat çeken bir uyarı geldi. İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi Diyetisyeni Dilara Demirkan’a göre bayramda en büyük tehlike fazla yemek değil, "Bugün zaten diyetim bozuldu" psikolojisi. Bir dilim baklavanın değil, kontrolü tamamen bırakmanın kilo artışına neden olduğunu söyleyen Demirkan, yeni kesilen etin hemen tüketilmesinden koyu çay alışkanlığına kadar yıllardır doğru bilinen birçok yanlışın sindirim sistemini zorladığını anlattı. Bayram sonrası tartıda görülen 2-3 kiloluk artışın büyük bölümünün ise yağ değil ödem olduğuna dikkat çeken Demirkan, "Bir öğünle diyet bozulmaz, asıl sorun vazgeçmek" dedi. "En büyük hata fazla yemek değil, öğün atlamak" Bayram döneminde yapılan en büyük yanlışlardan birinin öğün atlamak olduğunu söyleyen Demirkan, özellikle akşam yemeği için gün boyu aç kalmanın kontrolsüz beslenmeye neden olduğunu ifade ederek, "İnsanlar ‘Nasıl olsa akşam et yiyeceğim’ diyerek gün içinde öğün atlıyor. Bu kez akşam aşırı açlıkla birlikte tıkınırcasına beslenme ortaya çıkıyor. Özellikle Kurban Bayramı’nda eti daha çok öğle öğününde tüketmeyi öneriyoruz. Akşam ise sebze ağırlıklı daha hafif beslenmek sindirimi rahatlatıyor" dedi. "Kurban eti kesilir kesilmez tüketilmemeli" En büyük hatalardan birinin de yeni kesilen etin hemen pişirilmesi olduğunu belirten Demirkan, etin mutlaka dinlendirilmesi gerektiğini söyledi. Demirkan, "Yeni kesilen ette ‘ölüm sertliği’ dediğimiz bir durum oluşuyor. Et kesilir kesilmez tüketildiğinde hem sert oluyor hem de sindirim sistemi daha fazla zorlanıyor. Etin en az 12 saat dinlendirilmesi gerekiyor. Çok sıcak olmayan serin bir ortamda bekletilmeli. Özellikle et hâlâ sıcakken direkt buzdolabına koymak doğru değil" ifadelerini kullandı. "Bayram sonrası görülen 2-3 kilo çoğu zaman yağ değil" Bayram sonrasında tartıda görülen hızlı kilo artışlarının çoğu zaman ödem kaynaklı olduğunu vurgulayan Demirkan, bunun nedeninin artan karbonhidrat, şeker ve tuz tüketimi olduğunu söyleyerek, "Pilav, baklava, hamur işi ve ikramlarla birlikte karbonhidrat tüketimi artıyor. Glikojen depoları dolunca vücut daha fazla su tutuyor. Tuz tüketimi de artınca ödem oluşuyor. Kısa sürede alınan 2-3 kilonun tamamının yağ olması çok sık gördüğümüz bir durum değil" dedi. "Detoks değil denge önemli" Bayram sonrası yapılan sert detoks programlarını önermediğini belirten Demirkan, sürdürülebilir beslenmenin önemine dikkat çekerek, "Bizler yasak koymaktan çok dengeyi öğretmeye çalışıyoruz. Karbonhidratı, proteini ve yağı dengeli şekilde düzenlediğimizde vücut zaten normale dönüyor. Bir gün fazla yemekle her şey bozulmaz. Önemli olan ertesi gün yeniden dengeye dönebilmek" diye konuştu. "Hazmettirmiyor, tam tersine şişkinlik yapabiliyor" Çay ve kahvenin de dikkatli tüketilmesi gerektiğini belirten Demirkan, "Yemek yedikten sonra çayın hazmettirdiği düşünülüyor ama fazla çay şişkinlik ve hazımsızlık yapabiliyor. Kahvenin fazla tüketimi reflü ve mide yanmasına neden olabiliyor. Yemek sonrası su, sade soda ya da ayran gibi daha hafif içecekler tercih edilmeli" şeklinde konuştu. "Günde yaklaşık 10-12 bardak su için" Bayram boyunca su tüketiminin artırılması gerektiğini belirten Demirkan, günlük en az 2-2,5 litre su içilmesini önererek, "Çay, kahve, çorba ya da soda sıvı alımına katkı sağlar ama suyun yerini tutmaz. Özellikle içilen her bardak çay veya kahve için ekstra bir bardak su tüketmek gerekiyor. Günde yaklaşık 10-12 bardak suyun altına düşülmemeli" ifadelerini kullandı. Rafine şekersiz bayram tatlısı önerisi Bayramda tatlı tüketimini tamamen yasaklanmak yerine daha sağlıklı alternatiflerin tercih edilebileceğini anlatan Demirkan, "Hurmayı sıcak suda bekletip çekirdeğini çıkardıktan sonra içine yulaf kepeği, ceviz, badem veya fındık eklenebilir. Bir miktar tahin ya da fıstık ezmesiyle rondodan geçirip top haline getirilip, Hindistan cevizine bulanarak rafine şekersiz sağlıklı atıştırmalıklar hazırlanabilir" dedi. "Bir öğünle diyet bozulmaz" Toplumda en sık karşılaştıkları yanlış düşüncenin "Diyet bozuldu" psikolojisi olduğunu belirten Demirkan, sürdürülebilir beslenmenin önemine dikkat çekerek, "İnsanlar bir öğün fazla yiyince bütün günü bırakıyor. Oysa bir öğünle diyet bozulmaz. Eğer bir öğün kaçtıysa yapılması gereken şey bütün düzeni bozmak değil, bir sonraki öğünde tekrar dengeye dönmek. Önemli olan mükemmel beslenmek değil, sürdürülebilir şekilde devam edebilmek" diye konuştu.
26 Mayıs 2026 Salı - 16:40 İzmir Emniyeti’nden bayram mesaisi: Tedbirler en üst seviyeye çıkarıldı İzmir İl Emniyet Müdürlüğü, vatandaşların Kurban Bayramı’nı huzur, güven ve emniyet içerisinde geçirebilmelerini sağlamak amacıyla il genelindeki güvenlik ve trafik tedbirlerini en üst seviyeye çıkardı. Bayram süresince kesintisiz olarak sürdürülecek çalışmalar kapsamında, kent genelinde vatandaşların yoğun olarak kullandığı kavşaklar, ana arterler, caddeler, meydanlar ve kritik güzergahlarda denetimler sıklaştırıldı. İzmir Emniyeti’ne bağlı Asayiş Şube Müdürlüğü Yunus Timleri, trafik ekipleri ve ilçe emniyet müdürlüğü birimleri tarafından yürütülen asayiş ve trafik uygulamalarına yoğun bir şekilde başlandığı bildirildi. Şehirlerarası terminalde 7/24 sıkı takip Özellikle bayram tatili nedeniyle şehirlerarası yolculukların yoğunlaştığı otobüs terminallerinde de trafik ekiplerinin denetim ve tedbirleri artırıldı. Görevli ekipler bir yandan sürücülerin ve araçların evrak kontrollerini gerçekleştirirken, diğer yandan terminal personeli ile seyahat eden vatandaşlara yönelik bilgilendirme ve farkındalık faaliyetlerini planlı şekilde sürdürüyor. Yetkililer, vatandaşların güvenli bir şekilde ulaşım sağlamaları ve bayramı huzur içinde geçirmeleri amacıyla tüm emniyet güçlerinin 7 gün 24 saat esasına göre görevlerinin başında olacağını vurguladı.
26 Mayıs 2026 Salı - 16:09 Özgür Özel’den Kılıçdaroğlu’na çağrı: "Başkası kazanırsa elini öpeceğim" CHP’deki ’mutlak butlan’ krizinin ardından İzmir’de partililerle buluşan Özgür Özel, Kemal Kılıçdaroğlu’na çağrıda bulunarak genel başkanın belirlenmesi için 2 milyon üyenin önüne sandık konulmasını istedi. Yaşanan mahkeme sürecini ve meydandaki polis müdahalesini sert dille eleştiren Özel, partinin iktidar eliyle bölünmeye çalışıldığını belirterek, üye iradesiyle yapılacak bir seçimi kaybetmesi halinde kazanan kişinin ömür boyu yanında gezeceğini ilan etti. CHP’de yaşanan ’mutlak butlan’ kararı krizinin ardından genel başkanlık görevinden el çektirilen Özgür Özel, İzmir’de partililerle bir araya geldi. Cumhuriyet Meydanı çevresinde yaşanan gerginliklerin ardından parti otobüsü üzerinden kalabalığa seslenen Özel, eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na 2 milyon üyenin katılımıyla bir seçim yapılması çağrısında bulundu. Meydanda gerginlik ve yoğun güvenlik önlemleri Özgür Özel’in İzmir’deki tepki mitingi öncesinde Cumhuriyet Meydanı çevresinde geniş güvenlik önlemleri alındı. Sabahın erken saatlerinde alan polis barikatlarıyla kapatılırken, Cumhuriyet Meydanı’na girmek isteyen kalabalığa emniyet güçleri tarafından müdahale edildi ve gözaltılar yaşandı. Özel, bu gelişmelerin ardından Cumhuriyet ve Gündoğdu meydanları arasında parti otobüsü üzerinden İzmirlilere hitap etti. Konuşma sırasında alanda bulunan bazı grupların, eski genel başkan Kılıçdaroğlu’nu hedef alarak sloganlar attığı duyuldu. Kılıçdaroğlu’na 2 milyon üyeli seçim çağrısı Parti içindeki krize değinen Özgür Özel, Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik dikkat çeken bir teklif sundu. Mevcut delege sistemini ve mahkeme sürecini eleştiren Özel, partisinin asıl sahibinin üyeler olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: "Kemal Bey gelsin, bayramdan sonra bir iki hafta içinde Pazar günü 2 milyon üyeye genel başkan seçtirmeyi teklif ediyorum. Madem o delegeyi, bu delegeyi beğenmediniz, o zaman esas sahibine soralım. 2 milyon CHP’li genel başkanını seçsin! Eğer 2 milyon CHP’linin önüne sandık koyarsanız, seçilmiş son genel başkan olarak yarışacağım. Eğer seçimi benden başkası kazanırsa elini kaldırmayı bırakın, elini öpüp ömrüm boyunca yanında gezeceğim." "Partiyi bölmeyin, iktidar yürüyüşünü durdurmayın" Kemal Kılıçdaroğlu ve yönetimine seslenerek partinin bölünmemesi gerektiğinin altını çizen Özel, tüm Türkiye’nin kabul edeceği bir kurultay yapılması gerektiğini savundu. Özel, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: "Bu partinin ayağa kalkmaya ihtiyacı var. 2 milyon üye, sandıklar ilçelerde ve illerde bir Pazar günü elinde üye kartı ile oy kullanacak ve orada seçilen genel başkanı bütün Türkiye kabul edecek. Sonrasında el ele davul zurna kurultay yapıp 2 milyon üyenin seçtiğini resmi genel başkan yapacağız. Kemal Bey, yıllarca yanınızda olduk, partinin başarısı için ter döktük. Bu kötülüğü yapmayın. Partiyi bölmeyin, iktidar yürüyüşünü durdurmayın."
Geç kalınmış vakada yüzleri güldüren müdahale
15 Mayıs 2026 Cuma - 11:32 Geç kalınmış vakada yüzleri güldüren müdahale Aydın’da geçirdiği düşme sonrası yalnızca gözünde oluşan hematoma müdahale edilen 75 yaşındaki Erika Özbalcı Shröpel, aylar sonra artan çift görme şikayetiyle yeniden hastaneye başvurdu. Gözündeki çift görmenin sebebinin blow-out kırığı olduğu tespit edilen Erika Özbalcı Shröpel, Medicana Sağlık Grubu Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Bölümü’nden Prof. Dr. Özlem Gündeşlioğlu tarafından gerçekleştirilen ameliyatla sağlığına kavuştu. Aydın’ın Kuşadası ilçesinde yaşayan 75 yaşındaki Erika Özbalcı Shröpel, beyin damarında oluşan bir pıhtı nedeniyle bayılma sorunu yaşamaya başladı. İlk baygınlığını ocak ayında geçiren ve bu nedenle düşüp göz bölgesine darbe alan Erika Özbalcı Shröpel, ambulansla kaldırıldığı hastanede yapılan ilk müdahale sonrası, ‘çift görme’ şikayeti olduğunda yeniden hastaneye başvurması söylendi. Yaşadıklarının üzerine 3 ay sonra çift görme şikayeti yaşadığını aktaran Erika Özbalcı Shröpel, tedavi için 10 yıldır geldiği Medicana International İzmir Hastanesi’ne başvurdu. Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Özlem Gündeşlioğlu’na muayene olan Erika Özbalcı Shröpel’de yapılan ilk incelemede göz tabanının maksiller sinüs içine çöktüğü ve gözün geriye doğru yer değiştirdiği belirlendi. Bunun üzerine Prof. Dr. Özlem Gündeşlioğlu tarafından gerçekleştirilen operasyonla Erika Özbalcı Shröpel’in hasarlı göz bölgesine titanyum "mesh plak" yerleştirildi. Gecikmiş olmasına rağmen başarılı geçen ameliyatın ardından hastanın görmesi düzelirken Prof. Dr. Özlem Gündeşlioğlu, göz tabanı kırıklarında erken müdahalenin kritik rol oynadığını ancak geç kalınmış vakalarda dahi etkili sonuçlar alınabildiğini vurguladı. Bu halde araba kullanamazdım Başından geçenleri anlatan Erika Özbalcı Shröpel, "75 yaşındayım ve Kuşadası’nda yaşıyorum. Beyne giden damarda pıhtı sorunu olduğu için bazen baygınlık geçiriyorum; ocak ayında yine böyle bir anda evde lavabonun üzerine çok kötü düşmüşüm. Komşum hemen ambulans çağırmış ama düşme anını hiç hatırlamıyorum. Aydın’da ilk müdahaleyi yapıp hematomu boşalttılar, "çift görmeye başlarsan gel, ameliyat edelim" dediler. O zaman çok istememiştim. On yıldır beni takip eden Medicana International İzmir Hastanesi’nin Kardiyoloji Doktoru Abdi Bey sayesinde Özlem Hanım ile tanıştım. İlk düştüğümde ağrım vardı ama asıl çift görme şikayetim son iki haftadır iyice artmıştı. Bu halde araba kullanmam mümkün değildi, kaza yapmaktan çok korkuyordum. Beynimdeki pıhtı için de ilaç tedavisine başladılar; korkudan arabamı satmayı bile düşünüyorum. Ancak ameliyattan sonra görmem düzeldi, en önemlisi de buydu. Şimdi doktor hanımın dediği gibi masajlarımı yapıyorum, kendimi çok daha iyi hissediyorum" diye konuştu. Ameliyat endikasyonu olmasına rağmen müdahale edilmemiş Erika Özbalcı Shröpel’in sağlığı hakkında bilgi veren Prof. Dr. Özlem Gündeşlioğlu, "Normalde göz taban kırıklarında defekt alanı yarım santimetre karenin üzerinde olduğu zaman ameliyat endikasyonu vardır. Sonuç olarak çift görme gelişmesi çok normal, çünkü göz tabanı olduğu gibi maksiller sinüsün içine çökmüştü ve göz geriye doğru kaymıştı. Ameliyatla o bölgeye girdiğimizde sinirlerin ve tüm dokuların göz tabanına yapışmış olduğunu gördük. Onları yukarı kaldırdık ve göz tabanına titanyumdan yapılan, "mesh plak" denilen ömür boyu kalıcı bir destek yerleştirdik" dedi. Erika Özbalcı Shröpel’in rahatsızlığının blow-out kırığı olarak adlandırıldığını dile getiren Prof. Dr. Özlem Gündeşlioğlu, "Gözün üzerine gelen darbenin basıncı çevreye dağıtarak en zayıf yer olan tabanı ve iç bölgeyi kırmasıyla oluşur. Burada temel mesajımız şu: Tedavi ne kadar erken yapılırsa sonuç o kadar iyi olur, ameliyat süresi kısalır ve başarı şansı yükselir; ancak üzerinden zaman geçmiş olsa bile bu hastaların tedavisi mümkündür" açıklamasını yaptı.
Geleceğin mühendisleri Ege’de buluştu
15 Mayıs 2026 Cuma - 10:59 Geleceğin mühendisleri Ege’de buluştu 7. İzmir Genç Mimar ve Mühendisler Zirvesinde konuşan Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı, Türkiye’nin Milli Teknoloji Hamlesinde gençlerin üstlendiği kritik role dikkat çekti. Rektör Prof. Dr. Alcı, "Geleceğimizi gençler inşa edecek" diyerek tam bağımsızlık vizyonunun odağına mühendis adaylarını koydu. Ege Üniversitesi, Türkiye’nin teknolojik bağımsızlık vizyonuna katkı sunacak dev bir organizasyona ev sahipliği yaptı. "Yerli ve Milli" duruşu bir hayat felsefesi haline getirme hedefiyle düzenlenen "7. İzmir Genç Mimar ve Mühendisler Zirvesi", sektörün öncü isimlerini ve geleceğin mühendislerini bir araya getirdi. Savunma sanayiinden enerjiye, havacılıktan şehirciliğe kadar pek çok disiplinin ele alındığı zirvede, Türkiye’nin tam bağımsızlık yolundaki teknolojik hamleleri ve gelecek vizyonu paylaşıldı. Ege Üniversitesi Prof. Dr. Yusuf Vardar MÖTBE Kültür Merkezinde gerçekleştirilen zirveye; Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Aydoğan Savran, Mimar ve Mühendisler Grubu (MMG) İzmir Şube Başkanı Muhammed Yılmaz, MMG Teşkilat Başkanı Selami Keskin, Genç Mimar ve Mühendisler Grubu (MMG) İzmir Şube Başkanı Doğan Ergün, akademisyen ve öğrenciler katıldı. Açılış konuşmasını gerçekleştiren Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı, "Bu zirvenin yedincisi düzenleniyor; bu gerçekten sevindirici bir durum. Bizler gençleri önemsiyor, onlara değer veriyor ve her fırsatta destekliyoruz. Çünkü biliyoruz ki geleceğimizi gençler inşa edecek. Bugün savunma sanayiinde çalışanların yaş ortalamasının 30 civarında olması, bu durumun en somut ve ciddi göstergelerinden biridir. Gençlerimize kariyer yolculuklarında eşlik etmeyi, onlara rehberlik etmeyi ve destek olmayı amaçlıyoruz. Gençlerimizi sektörle, savunma sanayiiyle ve piyasadaki önemli paydaşlarla buluşturarak onlara yeni ufuklar açmak istiyoruz. Gençlerimizin bu konudaki merakı ve azmi sayesinde bu çalışmalar başarıyla yürütülmektedir. Hep birlikte daha iyi noktalara ulaşacağız" dedi. "Bu ağ sizin için bir zaman makinesidir" "MMG İzmir Şube Başkanı Muhammed Yılmaz konuşmasında gençlere; tecrübe paylaşımında bulunarak teknoloji ve girişimcilik konularında önemli mesajlar verdi. Yılmaz, "Zamanın ne kadar hızlı aktığını, özellikle siz gençlerin enerjisine baktığımda daha iyi anlıyorum. Bizler de bir zamanlar sizler gibi bu sıralarda oturuyor, benzer hayaller kuruyorduk. Bugün ise eğitimlerimizi tamamlamış, ailelerimizi ve iş hayatımızı kurmuş, ömrümüzün önemli bir kısmını bu kutsal mesleklere vakfetmiş insanlar olarak karşınızdayız. Mimar ve Mühendisler Grubu çatısı altında bulunan iş insanlarımız, hocalarımız ve alanında uzman büyükleriniz, sizlere tecrübeleriyle yol göstermek için buradalar. Ancak unutmayın; bugün yalnızca tecrübe sahibi olmak yeterli değil. Dünya artık sadece bilenlerin değil, bildiğini teknolojiyle harmanlayıp cesaretle sahneye çıkanların dünyasıdır. Girişimcilik de tam olarak budur. Bir sorunu dert edinmek ve o soruna mühendislik zekâsıyla teknolojik bir çözüm üretmektir" diye konuştu. "Kendi hikayesini yazan ve sözünü yükselten bir gençlik bekliyoruz" MMG Teşkilat Başkanı Selami Keskin ise "Mimar ve Mühendisler Grubu (MMG) olarak; kalıplardan sıyrılmış, abilerini taklit etmek yerine onlardan aldıkları bayrağı daha ileriye taşıyan ve kendi hikayesini kendisi yazan gençler bekliyoruz. Bizler, akademi ve sanayi arasında bir ‘insan kaynakları havuzu’ görevi görerek, gençlerin daha karmaşık projelerde ter dökebilmeleri için gerekli iş birliği zeminini hazırlıyoruz. Bugün gökyüzündeki SİHA’larda ve denizdeki TCG Anadolu’da gençlerin izi varsa, bu dinamik geleceğin en büyük kanıtıdır. Gençlerimizi sadece mezun olmakla yetinmemeye; inanç, ahlak ve idrak yetenekleriyle seslerini ve düşüncelerini yükselterek bu milli teknoloji yolculuğunda beraber yürümeye davet ediyoruz" dedi. "Geleceğe yön vermek için gençler yetiştirmeye çalışıyoruz" Genç MMG İZMİR şube Başkanı Doğan Ergün, "Teknoloji ve kariyer oturumlarımızdan fuar alanındaki dinamik etkileşimlere kadar her anın, katılımcılarımız için güçlü bir network ve staj imkanına dönüşmesini temenni ediyorum. Bu organizasyonun gerçekleşmesinde maddi ve manevi desteklerini sağlayan altın, gümüş ve bronz sponsorlarımıza şükranlarımı sunuyorum. Ayrıca bu vizyonu gerçeğe dönüştürmek için gece gündüz çalışan değerli yönetim ve organizasyon ekibine de ayrıca teşekkür ederim. Mimar ve Mühendisler Gelişim Topluluğu olarak mottomuzda belirttiğimiz gibi; bizler sadece bir zirve yapmıyoruz, geleceğe yön vermek için gençler yetiştirmeye çalışıyoruz" diye konuştu. Sektör Temsilcileri Panellerde Buluştu Zirve kapsamında düzenlenen "Geleceği Tasarlayanlar: Büyük Sistemler, Stratejik Kararlar ve Mühendislik Vizyonu" konulu ilk panel, Ege Teknopark Genel Müdürü İrfan Konur moderatörlüğünde; Emlak Konut Genel Müdür Yardımcısı Selami Keskin, Habaş Demir Çelik Fabrika Müdürü Haşim Ayten ve CW Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Ünal Özturkut’un katılımıyla gerçekleştirildi. Gün boyu süren etkinlikler; "Savunma Sanayisinde Mühendislik: Yüksek Teknoloji, Stratejik Kararlar ve Milli Yetkinlik" konulu panel oturumu ve "Ar-Ge’den Ticarileşmeye: Teknoloji Tabanlı Girişimcilik" konuşmalarıyla devam etti. Zirve, katılımcıların yoğun ilgi gösterdiği Kahoot yarışması, workshop çalışmaları ve ödül töreninin ardından sona erdi.
Gastronomi öğrencileri ve işitme engelli gençler mutfakta buluştu
15 Mayıs 2026 Cuma - 10:49 Gastronomi öğrencileri ve işitme engelli gençler mutfakta buluştu Yaşar Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü ile Tülay Aktaş İşitme Engelliler Ortaokulu arasında beş aydır yürütülen anlamlı iş birliği, uygulama mutfağında düzenlenen coşkulu bir kapanış etkinliğiyle taçlandı. Üniversitenin toplumsal katkı faaliyetleri kapsamında hayata geçirilen protokol çerçevesinde, Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü öğrencileri ile işitme engelli ortaokul öğrencileri mutfakta bir araya gelerek sadece yemek yapmayı değil, iletişimin sınırlarını aşmayı da deneyimledi. "Onlar bana gönül dilini öğrettiler" Projenin yürütücülerinden Yaşar Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü Uygulama Mutfağı Yönetici Şefi Selin Güloğlu, beş ay süren bu yolculuğun kendisi için en özel deneyim olduğunu vurguladı. Başlangıçta iletişim kurma konusundaki endişelerini dile getiren Güloğlu, şunları söyledi: "İlk beş dakikada o aradaki boşluğu nasıl kullanacağımı çok düşünmüştüm. Ama anladım ki aslında çok fazla konuşmaya gerek yokmuş. Ben onlara pasta, makarna veya kurabiye yapmayı öğrettim; ama onlar bana gönül dilini, dokunarak anlaşmayı öğrettiler. Bu, yaptığım projeler arasında en iyisiydi." Kabukları kıran iş birliği Tülay Aktaş İşitme Engelliler Ortaokulu Rehber Öğretmeni ve Projenin Koordinatörü Özen Güventürk de Bornova’daki iki kurumun komşuluğuyla pekişen projenin, öğrencilerin hayatı tanıması ve toplumdaki "engelli birey" algısının olumlu yönde değişmesi adına büyük bir adım olduğunu söyledi. Güventürk, Yaşar Üniversitesi’ne ve Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü öğrencilerine ve akademik kadroya teşekkür etti.
Başkan Pehlivan: "Mesele, engelleri sevgiyle birlikte aşabilmektir"
15 Mayıs 2026 Cuma - 10:40 Başkan Pehlivan: "Mesele, engelleri sevgiyle birlikte aşabilmektir" Menemen Belediyesi tarafından Engelliler Haftası kapsamında farkındalık yürüyüşü gerçekleştirildi. Dövizlerle, sloganlarla Cumhuriyet Meydanı’na yapılan yürüyüşe eşi Filiz Pehlivan ile birlikte katılan Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, "Bizler Menemen’de engelsiz yaşamı yalnızca sosyal bir sorumluluk olarak değil, aynı zamanda bir vicdan ve insanlık meselesi olarak görüyoruz. Yaptığımız ve yapacağımız her projemizi engelli vatandaşlarımıza göre planlıyoruz" dedi. Engelliler Haftası kapsamında Menemen Kaymakamlığı, Menemen Belediyesi, PAGEP El Ele Derneği, STK’lar ve özel eğitim okullarıyla çok sayıda vatandaşın katılımıyla farkındalık yürüyüşü gerçekleştirildi. Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, Menemen Kaymakamı Vedat Yılmaz, AK Parti Menemen İlçe Başkanı Hakkı Durmaz, MHP Menemen İlçe Başkanı Barbaros Çalışçı ve PAGEB El Ele Derneği Menemen Başkanı Canan Bedük ve çok sayıda vatandaş dövizler ve alkışlar eşliğinde yürüdü. "Menemen’e farkındalık ve deneyim merkezi kazandıracağız" Cumhuriyet Meydanı’nda son bulan yürüyüşün ardından katılımcılara hitap eden Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, "Nasıl ki her zaman Mesele birlikte olmak ve birlikte başarmaktır diyorsak; Bugün de diyoruz ki mesele, engelleri sevgiyle birlikte aşabilmektir." diye konuştu. Başkan Pehlivan sözlerini şöyle sürdürdü: "Hayatta aşılabilecek çok engel vardır. Ama en büyük engel sevgisizliktir. En büyük engel duyarsızlıktır. En büyük engel, karşımızdakinin yaşadığı zorluğu görmezden gelmektir. Gerçek farkındalık önce insanın kendisinden başlar. Biz de Menemen Belediyesi olarak yılın sadece bir haftasında değil, her gününde bu farkındalığı büyütmek için gece gündüz demeden çalışıyoruz. Ve şimdi Menemen’e bir Farkındalık ve Deneyim Merkezi kazandırmak için hazırlıklarımızı sürdürüyoruz. İnanıyoruz ki özellikle çocuklarımızın ve gençlerimizin burada yaşayacağı deneyimler, birbirimizi daha iyi anlamamıza ve toplumsal duyarlılığı daha da güçlendirmemize katkı sağlayacaktır. Çünkü bizim hedefimiz yalnızca engelsiz yollar yapmak değil; engelsiz bir bilinç oluşturmaktır. Bugün burada; vicdanın, dayanışmanın, anlayışın ve sevginin ne kadar güçlü olduğunu hep birlikte gösterdik."
İzmirli sanatçı, uluslararası akordeon festivalinde jüri üyeliği yaptı
15 Mayıs 2026 Cuma - 10:33 İzmirli sanatçı, uluslararası akordeon festivalinde jüri üyeliği yaptı İzmir Devlet Türk Dünyası Dans ve Müzik Topluluğu Şef Yardımcısı Ejder Orkun Kılıç, 6. İstanbul Uluslararası Akordeon Festivali ve 6. İstanbul Açık Akordeon Yarışması’nda jüri üyesi olarak görev aldı. 6-10 Mayıs tarihleri arasında gerçekleştirilen organizasyon, Gönüllü Hizmet Vakfı, Kadıköy Belediyesi ile Kars Eğitim ve Kültür Vakfı sponsorluğunda düzenlendi. Yerli ve yabancı sanatçıların katılımıyla gerçekleştirilen festivalde, İzmir Devlet Türk Dünyası Dans ve Müzik Topluluğu Şef Yardımcısı Ejder Orkun Kılıç da yarışmanın jüri üyeleri arasında yer aldı. İzmir’den festivale akademik katkı Bosna-Hersek’ten Ukrayna’ya, Azerbaycan’dan Hırvatistan’a uzanan geniş katılımcı profiliyle gerçekleştirilen festival kapsamında konserler, yarışmalar, sunumlar ve gala etkinlikleri düzenlendi. Festivalin gelişim sürecini anlatan "İlk Beş Yıl" başlıklı sunumu gerçekleştiren Ejder Orkun Kılıç, organizasyonun uluslararası boyuta ulaşan yapısına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Uluslararası sanatçılar aynı sahnede buluştu Festivalin onur konukları arasında Danijela Gazdic-Kljajic, Aisha Dzhasheeva, Subhan Köçerli, Serhii Sapun ve Martina Jembriak yer aldı. Festivalde ayrıca Türkiye’nin başarılı kadın akordeon sanatçıları ile genç müzisyenler de sahne aldı. Akordeon ve körüklü çalgıların farklı kültürlerdeki yansımalarının sahneye taşındığı organizasyon, sanat çevrelerinden de ilgi gördü. Gala konseri yoğun ilgi gördü Festivalin finali ise Kadıköy’de bulunan Kozzy AVM Gazanfer Özcan - Gönül Ülkü Sahnesi’nde düzenlenen "Kafe Türk’te Toy" gala konseriyle gerçekleştirildi. Akorder Dernek Başkanı Aziz Ali Elyağutu’nun sunumuyla gerçekleştirilen gece, farklı ülkelerden sanatçıların ortak performanslarına sahne oldu. Festival kapsamında ayrıca genç müzisyenlerin katıldığı 6. İstanbul Açık Akordeon Yarışması’nın sonuçları da açıklandı.
Aliağa’da üçüncü etap damızlık küçükbaş dağıtımı yapıldı
15 Mayıs 2026 Cuma - 10:22 Aliağa’da üçüncü etap damızlık küçükbaş dağıtımı yapıldı Aliağa Belediyesi ile İzmir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü iş birliğinde Aliağa’da küçükbaş hayvancılığın geliştirilmesi ve yerel üreticilerin ekonomik olarak desteklenmesi amacıyla başlatılan damızlık küçükbaş hayvan dağıtımlarının üçüncü etabında toplam 100’den fazla üreticiye destek sağlandı. Aliağa’da 4-8 Mayıs tarihleri arasında alınan başvurular kapsamında yaklaşık 200 üretici belirlendi. Aliağa Damızlık Koyun Üretim Merkezi’nde 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü kapsamında düzenlenen törenle 3’üncü etap damızlık dağıtımları gerçekleştirildi. Törende; yüzde 100 hibeli 10 koyun + 1 koç desteğiyle 10 üreticiye kıvırcık damızlık sürü teslim edilirken, yüzde 75 hibeli destekle 80 üreticiye Merinos koç, 16 üreticiye ise Kıvırcık koç dağıtıldı. Törene; Aliağa Kaymakamı Zekeriya Güney, Garnizon Komutanı Albay Ali Güler, Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar, Jandarma Komutanı Yusuf Can Gökgöz, İzmir İl Tarım ve Orman Müdürü Kahraman Akdoğan, Aliağa İlçe Tarım ve Orman Müdürü Mazlum Selim Aksakal, Aliağa Belediye Başkan Yardımcısı Mesut Öztürk ve Güven Demirağ, Aliağa Belediyesi Personel Şirketi Yönetim Kurulu Başkanı Mehmedali Özkurt, Aliağa Ticaret Odası Başkanı Ömer Ertürk, İzmir Veteriner Hekimler Odası Başkanı Selim Özkan, önceki dönem Gaziantep Şehitkamil Belediye Başkanı Rıdvan Fadıloğlu, kurum müdürleri ve çok sayıda üretici katıldı. Başkan Serkan Acar: "Aliağa küçükbaş hayvancılıkta örnek ilçe olacak" Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar, törende yaptığı konuşmada küçükbaş hayvancılığın geliştirilmesine yönelik çalışmaların kararlılıkla sürdüğünü belirterek şunları söyledi: "Bugün bir kez daha damızlık koç ve koyun dağıtımını hep birlikte gerçekleştiriyoruz. Buradaki temel hedefimiz ilçemizde küçükbaş hayvan sayısını artırmak, aynı zamanda özellikle Merinos ve Kıvırcık cinsi hayvanlarımızı saflaştırarak verimliliklerini yükseltmektir." Aliağa’nın yalnızca sanayi ve liman kenti olmadığını vurgulayan Başkan Serkan Acar, "Hayvancılıkta da iddialı olacağız. Küçükbaş hayvancılığı hep birlikte daha ileri seviyelere taşıyacağız. Sadece üretimi değil, küçükbaş hayvan tüketimini de desteklememiz gerekiyor. Bu konuda da Aliağa’da örnek çalışmalar gerçekleştireceğiz" dedi. Kaymakam Zekeriya Güney: "Küçükbaş hayvancılık sayısal ve nitelik olarak gelişecek" Aliağa Kaymakamı Zekeriya Güney ise konuşmasında projenin ilçedeki hayvancılığa önemli katkılar sunduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: "Bu anlamlı dağıtım törenini gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Projenin başlangıcından bugüne kadar gösterdiği gelişimi ve verilen emeği görüyoruz. Bugün 3’üncü etap dağıtımlarımızı gerçekleştiriyoruz. Bu proje sayesinde Aliağa’da küçükbaş hayvancılık hem sayısal hem de nitelik ve verim açısından daha da gelişecektir." Projeyle 508 damızlık hayvan dağıtımına ulaşıldı İzmir İl Tarım ve Orman Müdürü Kahraman Akdoğan ise Damızlık Koyun Üretim Merkezi’nin bölge hayvancılığı açısından önemli bir görev üstlendiğini ifade ederek şunları söyledi: "Damızlık Koyun Üretim Merkezi’nin üreticilerimize sağladığı katkıları görmekten büyük memnuniyet duyuyoruz. Merkezimiz, bölgemizin kaliteli damızlık küçükbaş ihtiyacının karşılanmasında önemli rol üstleniyor. Bugünkü dağıtımla birlikte proje kapsamında toplam 508 damızlık hayvan dağıtımına ulaşılmış olacak. Bu projede emeği geçen başta Aliağa Belediye Başkanımız Serkan Acar olmak üzere Aliağa İlçe Tarım ve Orman Müdürümüz Mazlum Selim Aksakal’a ve tüm teknik personelimize teşekkür ediyorum. Damızlık hayvanlarımız üreticilerimize hayırlı ve bereketli olsun." 183 hayvanla başlayan tesis bin 300 baş kapasiteye ulaştı Aliağa İlçe Tarım ve Orman Müdürü Mazlum Selim Aksakal da projenin kamu ve belediye iş birliği açısından örnek bir model olduğunu belirtti. Aksakal, "Atıl durumdaki bu arazide, İzmir İl Tarım ve Orman Müdürlüğümüz ve Aliağa Belediyemiz ile birlikte kaliteli damızlık üretimi hedefiyle 2021 yılında protokol imzaladık. 183 hayvanla başlayan tesisimiz bugün bin 300 baş seviyesine ulaştı. Bu proje, kamu ve belediye iş birliğinde ülkemize örnek olacak nitelikte bir çalışmadır. Diğer ilçelerimize de rol model olmasını temenni ediyoruz" dedi.
Çeşmeli muhtardan örnek dayanışma
15 Mayıs 2026 Cuma - 10:10 Çeşmeli muhtardan örnek dayanışma İsmet İnönü Mahallesi Muhtarı Ahmet Güler, muhtarlık görevini yalnızca resmi işlemlerle sınırlı tutmayıp ihtiyaç sahipleri ile hayırsever vatandaşlar arasında dayanışma köprüsü kuruyor. Mahalle sakinlerinin kullanılmayan giysi ve eşyalarını toplayan Güler, bunları ihtiyaç sahiplerine ulaştırıyor. Önceki muhtarın görevden alınmasının ardından Kaymakamlık tarafından göreve getirildiğini belirten Güler, o günden bu yana İsmet İnönü Mahallesi Muhtarlığı’nda çalışmalarını sürdürdüğünü söyledi. Muhtarlığın yalnızca evrak işleriyle sınırlı olmadığını ifade eden Güler, "Muhtar, devlet ile vatandaş arasında bir köprü vazifesi görür. Mahallede yaşayan hasta ve ihtiyaç sahiplerini tespit eder, vatandaşın taleplerini ilgili kurumlara iletir. Elektrik, su ve altyapı gibi konularda da vatandaş ile kurumlar arasında köprü olur" dedi. Mahallede dayanışmayı büyüten çalışmasının ise vatandaşların getirdiği kullanılmayan giysi ve eşyaları ihtiyaç sahiplerine ulaştırmak olduğunu anlatan Güler, sistemin tamamen mahalle dayanışmasıyla büyüdüğünü söyledi. Bir vatandaşın evindeki fazla eşyaları gerçek ihtiyaç sahiplerine ulaştırmak istediğini söylemesiyle bu çalışmanın başladığını belirten Güler, şöyle konuştu: "’Muhtarım, evde kullanmadığım eşyalarım var, bunları ne yapayım?’ dedi. Ben de ’Bana getirin, WhatsApp grubumuzda paylaşalım’ dedim. O gün başlayan çalışma zamanla kar topu gibi büyüdü." Muhtarlığa bugün yalnızca giysi değil, beyaz eşya, televizyon, hasta yatağı, çocuk eşyaları ve çocuk oto koltuklarının da getirildiğini ifade eden Güler, ihtiyaç fazlası eşyaları mahallede ihtiyaç sahibi vatandaşlarla buluşturduklarını söyledi. 1987 yılında Çeşme’ye geldiğini anlatan Ahmet Güler, uzun yıllar turizm, bağcılık ve işletmecilik alanlarında çalıştığını, 2009 yılında emekli olduktan sonra ise kendi sabun üretimi işini sürdürdüğünü belirtti. 7 Haziran’da yapılacak muhtarlık seçimlerinde yeniden aday olacağını da açıklayan Güler, mahallede başlattıkları sosyal dayanışma çalışmalarını sürdürmek istediğini ifade ederek, "Vatandaşlarımızın sıkıntısı çok fazla. Ekonomik şartlar ağırlaştı. İnsanların dertleriyle uğraşacak muhtar lazım. Biz de bunu kendimize görev edindik" diye konuştu.
Aliağa Körfezi’nde yapay resifler bilimsel takibe alındı
15 Mayıs 2026 Cuma - 09:50 Aliağa Körfezi’nde yapay resifler bilimsel takibe alındı Aliağa’da deniz ekosisteminin korunması ve sürdürülebilir balıkçılığın desteklenmesi amacıyla yürütülen "Aliağa Körfezi Yapay Resif Projesi" kapsamında önemli bir inceleme gerçekleştirildi. Denize yerleştirilen yapay resif alanları, ROV (Uzaktan Kumandalı Sualtı Aracı) ile görüntülenerek yerinde değerlendirildi. Aliağa Belediyesi ile Aliağa İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü iş birliğinde yürütülen, Balıkçılık Su Ürünleri Genel Müdürlüğü Yapay Resif Bilimsel Teknik Tavsiye Kurulu tarafından uygun bulunan proje kapsamında daha önce belirlenen koordinatlara bırakılan 600 adet yapay resif bloğunun deniz tabanındaki son durumu teknik ekipler tarafından incelendi. Gerçekleştirilen saha çalışmasına Aliağa Kaymakamı Zekeriya Güney, Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar, İzmir Tarım ve Orman İl Müdürü Kahraman Akdoğan ve Aliağa İlçe Tarım ve Orman Müdürü Mazlum Selim Aksakal katıldı. Deniz Liman Şube Müdürlüğü’ne ait ROV cihazı ile gerçekleştirilen görüntüleme çalışmalarında, yapay resif bloklarının deniz tabanındaki yerleşimleri detaylı şekilde gözlemlendi. İncelemelerde resiflerin planlanan koordinatlarda ve kontrollü biçimde konumlandığı tespit edilirken, bölgedeki denizel yaşam üzerindeki olası etkiler de değerlendirildi. Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar, yapay resif projesinin sadece bugünün değil gelecek nesillerin denizlerini de korumaya yönelik önemli bir yatırım olduğunu belirterek çalışmaların bilimsel veriler ışığında sürdürüleceğini ifade etti. Yapay Resif Projesinde akademik izleme süreci başlıyor Yapay Resif Projesinde uygulama sürecinin tamamlanmasının ardından akademik izleme aşamasına geçiliyor. Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi tarafından yürütülecek bilimsel çalışmalar kapsamında resif alanlarındaki balık yoğunluğu, biyolojik çeşitlilik ve ekolojik etkiler düzenli olarak takip edilerek raporlanacak. Elde edilecek veriler doğrultusunda yapay resif uygulamalarının bölgedeki deniz yaşamına katkıları uzun vadeli olarak analiz edilecek. Bilimsel ve teknik çalışmalar doğrultusunda hayata geçirilen proje ile balık popülasyonunun artırılması, biyolojik çeşitliliğin korunması, küçük ölçekli balıkçılığın desteklenmesi ve yasadışı trol avcılığıyla mücadele edilmesi, deniz ekosisteminin uzun vadeli korunması hedefleniyor.