Yerel Haberler
İzmir
Kasapoğlu, Manisalılarla iftar sofrasında buluştu 10 Mart 2026 Salı - 14:11:06 AK Parti İzmir Milletvekili Dr. Mehmet Kasapoğlu, İzmir’de düzenlenen iftar programında Manisalı hemşehrileriyle bir araya geldi. Ramazan’ın birlik ve dayanışma ruhuna vurgu yapan Kasapoğlu, "Gönül kapımız her zaman açık" dedi. Önceki Dönem Gençlik ve Spor Bakanı, AK Parti İzmir Milletvekili Dr. Mehmet Kasapoğlu, İzmir’de düzenlenen Manisalılar İftar Buluşması’na katılarak hemşehrileriyle aynı sofrada buluştu. Yoğun katılımın olduğu programda konuşan Kasapoğlu, Ramazan ayının birlik, beraberlik ve kardeşlik duygularını pekiştirdiğini söyledi. Konuşmasına kısa süre önce hayatını kaybeden amcası Prof. Dr. Asım Kasapoğlu’nu anarak başlayan Kasapoğlu, taziye dileklerini ileten herkese teşekkür etti. Kasapoğlu, "Birkaç gün önce hem şahsım hem de ailemiz için çok kıymetli bir ismi, amcamız Prof. Dr. Asım Kasapoğlu’nu ebediyete uğurladık. Mekanı cennet olsun. Bu vesileyle arayan, mesaj gönderen ve cenaze törenine katılan herkese teşekkür ediyor, sizlere ve sevdiklerinize sağlıklı ve hayırlı ömürler diliyorum" dedi. Ramazan ayının paylaşma ve dayanışma ayı olduğuna dikkat çeken Kasapoğlu, bu ayın kendine has bir bereketi olduğunu ifade ederek, "Ramazan birlik, beraberlik ve kardeşlik ayı. Karşısındakini anlama, empati kurma ve dayanışma ayı. Ramazan ayının kendine özel bir bereketi var. Rabbim hepimize bu bereketinden istifade etmeyi nasip etsin. Bugün Manisalı hemşehrilerimizle beraberiz. Hem İzmir’imize hem de ülkemize değer katan kıymetli hemşehrilerimiz bu bereket sofrasını onurlandırdılar" şeklinde konuştu. Günümüzün yoğun temposunun insanları zaman zaman birbirinden uzaklaştırdığını belirten Kasapoğlu, gönül bağlarının her zaman güçlü olduğunu vurgulayarak, "Bu gök kubbenin altında hep birlikte yaşıyoruz. Ancak çağın getirmiş olduğu meşgaleler ve iletişim çağında yaşanan iletişimsizlikler var. Ama biliyoruz ki gönlümüz birlikte çarpıyor, yüreklerimiz birlikte atıyor. Bir araya gelemediğimiz zamanlarda bile aramızda bir gönül köprüsü var. Bu köprüyü daha da güçlendirmek istiyoruz" ifadelerini kullandı. Kasapoğlu, birlik ve beraberliğin daha da güçlendirilmesi için çalışmaya devam edeceklerini belirterek, "Bizim gönül kapımız her zaman sizlere açık. Hem Ankara’da hem İzmir’de sizlerin hizmetindeyiz. Memleketimiz ve insanlık için bugüne kadar nasıl çalıştıysak bundan sonra da birlikte gayret etmeye devam edeceğiz. Rabbim Ramazan Bayramı’na hep birlikte ulaşmayı nasip etsin" dedi. Programın sonunda Kasapoğlu, vatandaşlarla sohbet ederek talep ve önerilerini dinledi. Kasapoğlu, iletilen konularla yakından ilgileneceklerini ve hemşehrileriyle iletişim halinde kalacaklarını ifade etti.
10 Mart 2026 Salı - 14:02 Bayındır Sosyal Yardımlaşma Vakfı, çalışma performansı ile İzmir’de birinci oldu Bayındır Kaymakamlığı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı, Türkiye genelinde yapılan performans değerlendirmesinde önemli bir başarıya imza attı. "Türkiye Geneli SYD Vakıf Karnesi" sonuçlarına göre Bayındır SYDV, İzmir genelinde 1. sırada yer aldı. Değerlendirme; Bütünleşik Sosyal Yardım Bilgi Sistemi (BSYBS), İş Zekâsı-Veri Ambarı verileri ve SYD Vakıf Karnesi Anahtar Performans Göstergeleri esas alınarak gerçekleştirildi. Bayındır Kaymakamı Murat Mete, elde edilen başarı dolayısıyla Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı personeli ile vakfın çalışmalarına katkı sağlayan Mütevelli Heyeti üyeleri için bir program düzenledi. Programda, özverili çalışmalarından dolayı vakıf müdürü ve personellere Başarı Belgesi, vakıf faaliyetlerine destek sunan mütevelli heyeti üyelerine ise Teşekkür Belgesi takdim edildi. Programda konuşan Kaymakam Murat Mete, sosyal yardımların ihtiyaç sahiplerine hızlı, etkin ve adil şekilde ulaştırılmasında emeği bulunan tüm vakıf personeline ve mütevelli heyeti üyelerine teşekkür etti. Mete, elde edilen başarının güçlü bir ekip ruhu ve fedakâr çalışmaların sonucu olduğunu vurguladı. Kaymakam Mete ayrıca, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı’nın bundan sonraki süreçte de aynı azim ve kararlılıkla çalışmalarını sürdüreceğine inandığını belirterek tüm personele başarılar diledi.
10 Mart 2026 Salı - 12:38 İzmir’de fahiş fiyat uygulayanlara 9 milyon 500 bin lira ceza İzmir’de yılın 2 ayında yapılan denetimlerde fahiş fiyat uygulayan iş yerlerine toplam 9 milyon 500 bin TL idari para cezası uygulandı. Ticaret Bakanlığı’nın Ramazan ayı boyunca tüketicilerin ve vatandaşların haksız fiyat artışı, stokçuluk ve fiyat etiketi konularında mağduriyet yaşamamaları için 81 ildeki denetimleri aralıksız devam ediyor. İzmir’de de günde ortalama 8 ilçede 10 ekiple her gün düzenli bir şekilde haksız fiyat artışı, fiyat etiketi ve iç ticarete ilişkin tüm mevzuat uyarınca yaygın ve yoğun denetim gerçekleştiriliyor. Tüketicilerin ekonomik çıkarlarını engelleyecek ve fahiş fiyata konu olabilecek eylemlerden dolayı herhangi bir olumsuz durumla karşılaşılmaması adına gerek temel gıda ürünleri gerekse hızlı tüketim malları olmak üzere birçok sektör yakından izleniyor ve denetleniyor. Ticaret İl Müdürlüğü ekiplerince ürünlerin fiyatlarına haksız fiyat artışı yaptığı tespit edilen işletmeler bakanlığa bildiriliyor ve Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulunca bu işletmelere her bir aykırı eylemi için 1 milyon 806 bin 177 TL’ye varan idari para cezası uygulanıyor. Kentte faaliyet gösteren market, kafeterya, fırın, lokanta ve tüm perakende işletmeler fiyat etiketi mevzuatı kapsamında da aralıksız denetleniyor. Mevzuata aykırılık tespit edilen işletmelere her bir aykırılık için 3 bin 973 TL idari yaptırım uygulanıyor. Yılın ilk 2 ayında 3 bin 500 işletme denetlendi İzmir’de ocak ve şubat aylarında 3 bin 500’ün üzerinde işletmenin yaklaşık 575 bin ürünü haksız fiyat ve fiyat etiketi mevzuatı kapsamında denetlenirken, yaklaşık 9 milyon 500 bin TL idari para cezası uygulandı. Ticaret İl Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, "Gerek vatandaşlarımızın huzur ve refahı için gerekse mevzuata uygun bir biçimde ticari faaliyetlerine devam eden işletmelerimizi haksız rekabetten korumak için denetimlerimize aralıksız devam edilmektedir" denildi.
Aliağa- Midilli seferleri için kasım ayı fırsatları başladı
12 Kasım 2025 Çarşamba - 14:46 Aliağa- Midilli seferleri için kasım ayı fırsatları başladı Heyecanla beklenen Aliağa-Midilli feribot seferlerinde bilet satışı resmen başladı. Kasım ayına özel indirimlerle satışa sunulan biletler, açık bilet olarak düzenleniyor ve 2026 yılı sonuna kadar istenilen tarihte kullanılabiliyor. Böylece yolcular, hem uygun fiyat avantajından yararlanıyor hem de seyahat tarihlerini diledikleri zaman belirleme özgürlüğüne sahip oluyor. Kasım ayı kampanyaları kapsamında 22 Euro’dan başlayan fiyatlarla satışa çıkan Aliağa - Midilli biletlerinde Aliaporta özel liman vergisi alınmayacak. Ayrıca kasım ayı sonuna kadar geçerli kampanya kapsamında, biletler açık bilet olarak düzenlenecek ve Aralık 2026 sonuna kadar istenilen tarihte kullanılabilecek. Böylece Aliağa, Midilli’ye en uygun ulaşıma ev sahipliği yapmış olacak. Vatandaşlar kasım ayı indirimli biletlerine; feribotlines.com, bilet.com, PSD TUR ile Ege Ceylan Tour gibi bilet satış platformlarından ulaşabiliyor. 200 araçlık ücretsiz otopark ve izban ile kolay ulaşım imkânı Aliağa Belediyesi’nin deniz turizmini canlandıracak dev projesi Aliaport Deniz Yolcu İskelesi, ilk seferlerine hazırlıklarını tamamladı. Aliağa Belediyesi ile İMEAK Deniz Ticaret Odası Aliağa Şubesi iş birliğiyle inşa edilen Aliaport Deniz Yolcu İskelesi, 5.320 metrekarelik modern iskele alanıyla hizmete hazır. Toplam 26 bin 877 metrekarelik proje alanında 200 araçlık ücretsiz otopark, yeşil alanlar ve sosyal yaşam alanları bulunuyor. Yolcular, İZBAN Aliağa durağında inerek şehir içi dolmuşlarla iskeleye kolayca ulaşabiliyor.
Bornova Naldöken Mahallesi çöp tesisine karşı
12 Kasım 2025 Çarşamba - 14:42 Bornova Naldöken Mahallesi çöp tesisine karşı İzmir Büyükşehir Belediyesinin Bornova Naldöken Mahallesi’nde yapmayı planladığı Atık Geri Kazanım Tesisi’ne tepki gösteren mahalle muhtarları ve sakinleri, projeye karşı bir araya gelerek seslerini yükseltti. İzmir Büyükşehir Belediyesi, Naldöken’de Atık Geri Kazanım Tesisi kurmayı planlıyor. Belediye Başkanı Cemil Tugay, Naldöken, Bornova ve Harmandalı bölgelerinde çöp bertaraf tesisleri kurulması için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’ndan ön onay alındığını açıkladı. Tugay, İzmir genelinde 7 ila 8 farklı noktada benzer tesislerin yapılmasının planlandığını da duyurdu. Açıklamanın ardından bir araya gelen Naldöken Mahallesi sakinleri, bölgelerinde kurulması planlanan çöp depolama tesisine tepki gösterdi. Atık Geri Kazanım Tesisi’ne karşı olduklarını belirten Naldöken Mahallesi Muhtarı Cemil Buz, "Bu başımıza gelen belayı defetmek için, buna karşı bir tepki göstermemiz gerekiyor. Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki de bizim arkamızda. Bu durumun Bornova Belediyesi ile bir ilgisi yok. Bizim işimiz İzmir Büyükşehir Belediyesi’yle. Çünkü bugün bu durum bizim başımıza geliyorsa, yarın Bornova Belediyesi de aynı şeyi yaşayacak. Hepimiz bu konuda duyarlı olalım. Mahallemizde resmi olarak 11 bin 400 nüfus var, ancak fiilen 20 bini aşan bir nüfusa sahibiz. Mahallemize sahip çıkmamız gerekiyor" dedi. Muhtarlar çöp tesisine karşı ses yükseltti Çöp sorunun İzmir için büyük bir sorun olduğunu dile getiren Çiçekli Köy Muhtarı Zeki Güler, "Ancak bu sorunu Bornova’nın kalbinde çözmeyelim. Bunu, yerleşim alanlarının dışında ve kırsal bölgelerde tesis kurarak çözmek zorundayız. Çünkü görüyoruz ki İzmir genelinde büyük bir çöp sorunu var. Bu sorunu çözmek için Cemil Tugay Başkanımız elinden geleni yapıyor. Ancak Sayın Başkanım, yer konusunda çok yanlış bir seçim yaptınız. Biz, her zaman "sen-ben" değil, "biz" olarak bu mücadelenin içinde olacağız. Ömer Eşki Başkanımız bu konuda karşı duruyor ve çöp tesisinin burada yapılmasını istemiyor. Bu duruş, yapacağımız eylemde bizi daha da güçlendirdi." İfadelerini kullandı. Atık Geri Kazanım Tesisi’ne karşı olduğunu ifade eden Kızılay Mahallesi Muhtarı Besra Girgör, "Havalar hala soğumadan karasinek bile bu mevsimde büyük bir sorun olmaya devam ediyor. Buraya çöp tesisi kurulması halinde bunun ne kadar artacağını artık hesaplayabilecek durumda değiliz. Bu durum fare sorununa da yol açar ve çevre kirliliğine neden olur. Bu nedenle Bornova’da doğmuş, büyümüş bir insan olarak burada çöp tesisi kurulmasına kesinlikle karşıyım. Buradan Cemil Tugay Başkan’a sesleniyorum. Bunun için daha uygun bir yer bulsun ve bizi çöpe mahkum etmesin. Harmandalı zaten bir çöp alanı olarak kurulmuştu, yerleşime açılmamalıydı. Önce çöp alanını yerleşime açtılar, şimdi de yerleşimi çöpe açıyorlar. Buna kesinlikle vatandaşlarımızla birlikte karşı duracağıma söz veriyorum" diye ekledi.
İzmirli iş insanlarından Kazablanka çıkarması
12 Kasım 2025 Çarşamba - 13:51 İzmirli iş insanlarından Kazablanka çıkarması İzmir’de baskı, kâğıt ve ambalaj sektörlerinde faaliyet gösteren 16 firmadan 24 temsilci, ticari ilişkileri güçlendirmek ve yeni iş fırsatları oluşturmak amacıyla Fas’ın ticari başkenti Kazablanka’ya bir ziyaret gerçekleştirdi. İzmirli heyetin, baskı, kâğıt ve ambalaj sektörlerinde Kazablanka’ya giden ilk Türk ticaret heyeti olduğuna dikkat çeken İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, Fas pazarının Türk firmaları açısından yüksek potansiyel taşıyan stratejik bir bölge olduğunu vurguladı. Özgener, "Fas, coğrafi konumu, lojistik avantajları ve Afrika pazarına açılan kapı niteliğiyle İzmirli firmalarımız için yeni ihracat ve yatırım imkânları sunuyor. Bu ziyaretin, iki ülke arasındaki ticari bağların güçlenmesine ve kalıcı iş birliklerinin gelişmesine katkı sağlayacağına inanıyoruz." dedi. Bakanlık destekli UR-GE Projesi İzmir Ticaret Odası heyeti, T.C. Ticaret Bakanlığı desteği ile İzmir Ticaret Odası koordinasyonunda yürütülen "Baskı, Kağıt ve Ambalaj UR-GE Projesi" kapsamında Kazablanka’ya gitti. Proje katılımcısı üyelerden oluşan heyet, Kazablanka Ticaret Müşaviri Burcu Özergül Çolak, Kazablanka Settat Ticaret, Sanayi ve Hizmet Odası Başkan Yardımcısı Yusef Zahidi, Derb Omar İşadamları ve Profesyoneller Birliği Derneği Başkanı Aziz Bowano ile görüşmeler gerçekleştirdi. Özgener: "Baskı, kağıt ve ambalaj sektöründe Kazablanka’ya ziyaret gerçekleştiren ilk heyet" Temasların İzmir ile Kazablanka arasında orta ve uzun vadeli iş birlikleri için somut bir zemin oluşturduğunu ifade eden İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, "Heyetimiz, baskı, kâğıt ve ambalaj sektöründe Kazablanka’ya ziyaret gerçekleştiren ilk Türk ticaret heyeti olma özelliğini taşıyor. Fas ile aramızdaki kültürel yakınlık, benzer tüketici alışkanlıkları, lojistik avantajlar ve Türk markalarına duyulan güven, iş birliğimizin gelişmesi açısından sağlam bir temel oluşturuyor. Heyetimizin gerçekleştirdiği görüşmeler, Fas pazarında ambalaj, baskı ve kâğıt ürünlerine yönelik talebin, Türk firmalarına üretim, tedarik, ortak yatırım ve dağıtım alanlarında değerli fırsatlar sunduğunu gösterdi. 2025 yılı sonunda oynanacak Afrika Uluslar Kupası ve 2030 yılında düzenlenecek FIFA Dünya Kupası hazırlıkları kapsamında hızla yenilenen ve büyüyen Fas pazarının, Türk firmaları için mevcut fırsatların değerlendirmesinde stratejik bir zaman dilimi sunduğunu vurgulamak isterim. Tüketim talebinin artması; pek çok farklı sektörde faaliyet gösteren Türk firmaları için önemli avantajlar sağlıyor. İzmir Ticaret Odası olarak kentimizin ticaret potansiyelini güçlendirmek, üyelerimizin yeni pazarlara açılımını desteklemek ve İzmirli markaların uluslararası rekabet gücünü artırmak amacıyla çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz." dedi. Yenişehir ile Derb Omar benzerliği Ziyaretler kapsamında, Fas’ta iş yapış kültürü, pazara girişte dikkat edilmesi gereken hususlar, ülkenin ekonomik ve ticari konjonktürü ile gümrük ve ödeme süreçleri hakkında kapsamlı bilgilendirmeler yapıldı. Türkiye ve Fas’ın kültürel ve coğrafi yakınlığının, iki ülke arasındaki ticari ilişkilerin gelişmesine zemin hazırladığı vurgulandı. Fas’ın siyasi ve ekonomik açıdan istikrarlı yapısı, gelişmiş lojistik ağları ve stratejik konumu sayesinde Afrika kıtasında iş yapmak için en elverişli ülkelerden biri olduğu ifade edildi. Toplantılarda, İzmir’deki Yenişehir Ticaret Merkezine benzer yapısıyla öne çıkan Derb Omar bölgesinin, Kazablanka’nın en önemli ticaret merkezlerinden biri olduğuna dikkat çekildi. Bölgedeki işletme yapısının, İzmir’deki toptan satış merkezlerine benzer biçimde organize olması, Türk firmalarının ürünlerini pazara sunarken hız, esneklik ve doğrudan müşteri temasında avantaj sağlamasına imkân tanıyor. Yenişehir’de olduğu gibi, küçük üreticiler, tedarikçiler ve toptancıların bir arada faaliyet gösterdiği canlı ticaret ekosistemi, Fas pazarına yönelik baskı, ambalaj ve kâğıt çözümleri sunmak isteyen İzmirli firmalar için güçlü bir giriş kapısı olarak değerlendirildi. Katılımcılar memnun Program kapsamında görüşmelere katılan firmalar, organizasyonun oldukça başarılı geçtiğini ve son derece verimli temaslar gerçekleştirdiklerini ifade etti. Görüşmelerde, Fas pazarının hâlâ büyük ölçüde bakir bir potansiyele sahip olduğu, Türk firmaları için ciddi fırsatlar barındırdığı değerlendirildi. Firmalar, Çinli rakiplerle kıyaslandığında Türkiye’nin coğrafi yakınlığının ve lojistik maliyet avantajının rekabet gücünü artırdığına dikkat çekti. Ayrıca, Faslı firmaların teknik bilgi birikimi (know-how) açısından gelişime açık olduğu, bu durumun Türk üreticiler için teknoloji, tasarım ve kalite odaklı iş birlikleri kurmak adına önemli bir fırsat sunduğu vurgulandı. Katılımcılar, Kazablanka’da olası yatırımların hayata geçirilmesi durumunda İzmir ile Fas arasında karşılıklı ticaret hacminin hızla artabileceğini, iki kent arasında baskı, kâğıt ve ambalaj sektörlerinde kalıcı tedarik zincirleri ve ortak üretim modelleri oluşturulabileceğini belirtti. Bu kapsamda, Fas pazarının sadece ihracat değil, aynı zamanda yatırım, ortak üretim ve bölgesel dağıtım merkezi kurma açısından da cazip fırsatlar sunduğu ifade edildi. 300’ün üzerinde ikili iş görüşmesi Organizasyonun ikinci gününde, İzmirli firmalar Faslı iş insanlarıyla birebir görüşmeler gerçekleştirdi. Toplam 111 yabancı alıcının katılımıyla düzenlenen ikili iş görüşmeleri (B2B) programı kapsamında, 300’ün üzerinde ticari temas sağlandı. Görüşmeler sırasında İzmirli katılımcılar, yanlarında getirdikleri ürün numuneleri ve tanıtım katalogları aracılığıyla geniş ürün portföylerini Faslı firmalara sunma imkânı buldu. Bu sayede, hem İzmir markalarının kalitesi ve üretim gücü doğrudan tanıtıldı, hem de potansiyel iş ortaklıkları için somut adımlar atıldı. Katılımcı firmalar, Faslı alıcıların Türk ürünlerine duyduğu ilgiden memnuniyet duyduklarını belirterek, görüşmelerin önümüzdeki dönemde yeni ihracat anlaşmalarına ve uzun vadeli iş birliklerine dönüşebileceğini ifade etti.
Yumurta alerjisi olanlara ’grip aşısı’ uyarısı
12 Kasım 2025 Çarşamba - 11:47 Yumurta alerjisi olanlara ’grip aşısı’ uyarısı Gribin nezle ile karıştırılmaması gerektiğini belirten Medicana Sağlık Grubu Göğüs Hastalıkları Bölümü’nden Doç. Dr. Nuran Katgı, grip hastalığının ciddiye alınmasında fayda olduğunu belirtti. Doç. Dr. Nuran Katgı, her yıl mutasyona uğrayan influenza virüsünün, özellikle kronik hastalar, yaşlılar, hamileler ve çocuklar için ciddi tehlike oluşturduğunu belirtti. Gripten korunmanın en etkili yolunun her yıl güncellenen grip aşısı olduğunu dile getiren Doç. Dr. Nuran Katgı, "Aşının koruyuculuk oranı yüzde 70’e kadar çıkabiliyor. Ancak yumurta alerjisi olanlar yaptırmadan önce mutlaka doktoruna danışmalı" ifadelerini kullandı. Havaların soğumasıyla beraber bulaşıcı hastalıklara da gün doğdu. Özellikle influenza virüslerinin neden olduğu grip, her yıl bu dönemlerde yüzlerce insanı yatak döşek yatırır duruma getiriyor. Hal böyle olunca uzmanlar da gribe karşı dikkat edilmesi gerekenler hakkında vatandaşları uyarıyor. Gribin, kamuoyunda basit bir hastalık olarak görüldüğüne ve de en çok nezle ile karıştırıldığına dikkat çeken Medicana International İzmir Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Nuran Katgı, grip hastalığının ne olduğunu ve de bu hastalığa karşı nasıl kişinin kendini koruması gerektiğini anlattı. Doç. Dr. Nuran Katgı, "Grip, influenza virüslerinin neden olduğu, yüksek ateş, kas ağrısı, halsizlik ve öksürükle seyreden bir solunum yolu enfeksiyonudur. Nezle ise daha hafif seyirli virüslerle oluşur. Nezlede burun akıntısı ve boğaz ağrısı ön plandayken, gripte ani başlayan ateş ve kırgınlık dikkat çeker" dedi. Her yıl aşı mutlaka yenilenmeli Grip aşısı, vücudu influenza virüsünün yüzey proteinlerine karşı antikor üretmeye yönlendirdiğini ve böylece kişinin virüsle karşılaştığında bağışıklık sisteminin hızlı yanıt verebildiğini aktaran Doç. Dr. Nuran Katgı, "Grip aşısı olan kişilerde hastalık ya hiç gelişmez ya da hafif seyreder" açıklamasını yaptı. Grip aşısının her yıl yenilenmesiyle ilgili de açıklama yapan Doç. Dr. Nuran Katgı, "Grip virüsü sürekli genetik değişim geçirir; bu sürece ‘antijenik drift’ denir. Küçük mutasyonlar virüsün yüzey yapısını değiştirir, önceki yıl oluşan bağışıklık yeni suşlara tam koruma sağlayamaz. Bu nedenle her yıl güncellenmiş aşılar uygulanır" dedi. Öte yandan özellikle grip aşısı olması gereken gruplara dikkat çeken Doç. Dr. Nuran Katgı, "65 yaş üstü bireyler, kronik hastalığı olanlar, hamileler, sağlık çalışanları ve bağışıklık sistemi zayıf kişiler öncelikli gruplardır. Özellikle akciğer hastalığı olan bireyler (KOAH, astım vb.) fazla risk altındadır. Çünkü bu hastalarda solunum kapasitesi sınırlıdır. Grip, bronşlarda iltihap ve daralmaya yol açarak solunumu zorlaştırır ve zatürre riskini artırır" diye konuştu. Öte yandan hamileler ve emziren annelerin grip aşısından çekinmemesi gerektiğine vurgu yapan Doç. Dr. Nuran Katgı, "Hamileler ve emziren anneler için de grip aşısı güvenlidir. Özellikle ikinci ve üçüncü trimesterde yapılması önerilir. Anne ve bebeği hem gripten hem de komplikasyonlardan korur. Ayrıca 6 ayın üzerindeki tüm çocuklara da yıllık grip aşısı önerilir. İlk kez aşılanacak 6 ay-8 yaş arası çocuklara iki doz arayla uygulanır" mesajını verdi. Kanser hastaları, immün yetmezliği olanlar ve kronik hastalar için aşı güvenliği konusuna da ayrıca değinen Doç. Dr. Nuran Katgı, "İnaktive (ölü) grip aşıları güvenlidir. Bu gruplarda canlı virüs içermediği için enfeksiyon riski oluşturmaz, ancak bağışıklık yanıtı daha zayıf olabilir" diye konuştu. Şiddetli yumurta alerjisi olanlar dikkat Grip aşısının koruyuculuk oranı ve yan etkileri hakkında merak edilenleri yanıtlayan Doç. Dr. Nuran Katgı, "Koruyuculuk oranı genellikle yüzde 50-70’tir. Bu oran düşük görünse de hastalığın şiddetini, hastaneye yatış ve ölüm riskini önemli ölçüde azaltır. Aşının yan etkileri olarak kişide hafif kas ağrısı, enjeksiyon yerinde hassasiyet ve düşük ateş görülebilir. Şiddetli yumurta alerjisi olanlarda dikkatli olunmalıdır" sözlerini kaydetti. KOAH ve astım gibi hastalıkları olan kişilerin gribe karşı öncelikle aşı olarak önlem almasında fayda olduğunu dile getiren Doç. Dr. Nuran Katgı, sözlerini şöyle sürdürdü: "Grip, bu hastalıklarda alevlenmelere neden olur. Solunum yolu iltihabı artar, oksijen düşer ve hastane yatışı gerekebilir. Aşılanmayan solunum hastalarında grip bazı komplikasyonlara neden olabilir. Zatürre, solunum yetmezliği ve sepsis gibi ciddi komplikasyonlar gelişebilir. Grip aşısı doğrudan zatürreye karşı değil, ancak grip sonrası gelişen bakteriyel zatürreyi önlemede etkilidir. Dörtlü aşı ise iki A ve iki B tipi influenza suşuna karşı koruma sağlar. Özellikle riskli gruplarda tercih edilir." Bu ay aşınızı yaptırabilirsiniz Grip aşısı yaptırmak için en uygun dönemin Ekim ve Kasım ayları olduğunu aktaran Doç. Dr. Nuran Katgı, "Aşı yaptırdıktan sonra bağışıklık 2 hafta içinde gelişir, grip sezonu öncesinde koruma başlar. Aşı sayesinde vücutta oluşan koruyuculuk 6-12 ay sürer. Grip aşısıyla birlikte aynı dönemde COVID ve zatürre aşıları da farklı vücut bölgelerine yapılmak şartıyla aynı gün uygulanabilir. Etkileşimleri yoktur. Aile hekimliklerinde grip aşısı risk grubundakilere ücretsiz yapılır. Diğer kişiler eczanelerden reçete ile temin edebilir" bilgisini paylaştı. Grip aşısı konusunda toplumda bazı mitlerin olduğuna da dikkat çeken Doç. Dr. Nuran Katgı, ‘Güçlü bağışıklığa sahip olanların aşıya ihtiyacı yok’ ve ‘Her yıl aşı olunca bağışıklık tembelleşiyor’ gibi söylemlere şu cevabı verdi: "Bu yaklaşımlar yanlıştır. Güçlü bağışıklık sistemi bile yeni suşlara karşı savunmasız olabilir; aşı özgül koruma sağlar. Aşılar bağışıklığı tembelleştirmez, aksine doğal enfeksiyon yaşamadan koruyucu bellek oluşturur. Vitamin takviyeleri genel bağışıklığı destekler ama gribe özgül koruma sağlamaz. Etkili yöntem grip aşısıdır. Grip, basit bir soğuk algınlığı değildir; ciddi komplikasyonlara yol açabilir. Aşı güvenlidir, her yıl milyonlarca kişiye uygulanır."
İzmir Otogarı’na haciz işlemi başlatıldı
12 Kasım 2025 Çarşamba - 11:36 İzmir Otogarı’na haciz işlemi başlatıldı İzmir Büyükşehir Belediyesi, İzmir Otogarı’nın haksız işgali nedeniyle ecrimisil bedellerinin tahsili için işletmeci konumundaki İZOTAŞ’a yönelik haciz işlemi başlatıldığını duyurdu. Tahliyeye ilişkin tedbir kararının kaldırılmasını takiben İzmir Otogarı’nda yenileme ve işletme çalışmalarının da hayata geçirileceği belirtilerek "En kısa vadede İzmir’in hakkettiği bir terminal yapılanması oluşturulacaktır" denildi. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nden yapılan açıklamada İzmir Otogarı ile ilgili sorunların çözüme kavuşturulması için kararlı adımlar atıldığı belirtilerek, yasalar çerçevesinde gerekli girişimlerin yapıldığı vurgulandı. İzmir Otogarı’nın haksız işgali nedeni ile ecrimisil bedellerinin tahsili için mevzuatın verdiği yetki kapsamında haciz işlemleri başlatıldığı belirtilen açıklamada şu ifadelere yer verildi: "İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak kentin uzun yıllardır süregelen sorunlarını çözüme kavuşturma kararlılığı çerçevesinde İzmir Otogarı ile ilgili yaşanan olumsuzlukları da gidermeye yönelik çalışmalarımızı yasalar çerçevesinde sürdürmekteyiz. Kente giriş noktalarından biri olan İzmir Otogarı’nın bu anlamda şehrimize yakışır bir görüntü arz etmediği tüm kamuoyunun malumudur. İzmir Otogarı yap-işlet-devret modeli ile 1997 yılında hayata geçirilmiş, 1999 yılında yapılan ek sözleşme ile sözleşmenin başlangıç tarihi 1998 yılı ve sözleşme süresi de 25 yıl olarak belirlenmiştir. Sözleşmeye göre 25 yıllık süre 14.12.2023 tarihinde sona ermiş ancak yap-işlet-devret sözleşmesinin tarafı olan İZOTAŞ, pandemi dönemini gerekçe göstererek kullanma süresinin 7 yıl uzatılmasını talep eden bir dava açmıştır. Mahkeme, 2023 yılında İZOTAŞ lehine tahliyeyi engelleyen bir tedbir kararı almıştır. 31 Mart 2024 seçimlerinden hemen sonra İzmir’e yaraşır bir otogar yapısı ve işletmesinin tesisi için girişimlerimiz hız kazanmış, İzmir Otogarı İzmir Büyükşehir Belediyesi şirketlerinden İZULAŞ AŞ’ye üst hakkı tanıyarak ayni sermaye olarak verilmiştir. Yine hukuksal süreç titizlikle takip edilerek dava, ilk derece mahkemesinde ve istinaf sürecinde İzmir Büyükşehir Belediyesi lehine sonuçlanmıştır. Böylece şirketin 7 yıl uzatma talebi ilk derece mahkemesinde ve istinaf yargılamasında reddedilmiştir. Bu anlamda, belediyemizin haklılığı ve sözleşmenin bittiği istinaf ve ilk derece mahkemesi tarafından tespit edilmiş bulunmaktadır. Ancak tahliyeyi engelleyen tedbir kararı henüz kaldırılmamış şekilde temyiz incelemesi devam etmektedir. Yargılamanın İzmir Büyükşehir Belediyesi lehine sonuçlanmasını takiben yap-işlet-devret sözleşmesinin yargı kararı ile de 2023 yılında sona ermiş olduğu tespit edildiğine istinaden 217.626 metrekarelik İzmir Otogarı alanının haksız işgali nedeniyle tahliye yapılmaksızın İZOTAŞ’tan ecrimisil talep edilmiş, İZOTAŞ tarafından yürütmenin durdurulması talebi ile konu yeniden yargıya taşınmış ancak yerel mahkeme tarafından yürütmenin durdurulması talebi reddedilmiştir. İZOTAŞ yetkilileri ile tüm bu süreçte yapılan görüşmelerde olumlu sonuç alınamamış, İzmir’in yararına olacak projeler hayata geçirilememiştir. İZOTAŞ bünyesinde kiracı sıfatı ile mevcut olan esnaf, otobüs işletmeleri açısından da belirsizliği bir nebze olsun giderebilmek amacı ile hukuk sınırları içinde gerekli tüm işlemler başlatılmış bulunmaktadır. Bu anlamda, a. İzmir Büyükşehir Belediyesine ait İzmir Otogarı’nın haksız işgali nedeni ile ecrimisil bedellerinin tahsili için mevzuatın verdiği yetki kapsamında haciz işlemleri yapılacaktır. b. Alacağın bu anlamdaki tahsili için kiracılık ve benzeri hukuki ilişkideki tüm muhataplara 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un ilgili maddeleri uyarınca yasal bildirimler gönderilecektir. c. Söz konusu hukuki işlemler alacağın tamamı tahsil edilinceye kadar devam edilecektir. d. Tahliyeye ilişkin tedbir kararının kaldırılmasını takiben İzmir Otogarı’nda yenileme ve işletme çalışmaları başlatılacak, en kısa vadede İzmir’in hakkettiği bir terminal yapılanması oluşturulacaktır. Belediye, açıklamasını "İzmirlilerin taleplerinin takipçisi olacağımızı, şehrin her alandaki sorunlarını çözerek görevimizi yerine getireceğimizi kamuoyunun bilgisine saygıyla sunarız" ifadeleriyle tamamladı.
Göztepe, kalesini en fazla maçta gole kapatan takım
12 Kasım 2025 Çarşamba - 10:54 Göztepe, kalesini en fazla maçta gole kapatan takım Göztepe, Trendyol Süper Lig’de ilk 12 haftada oynanan 8 maçta kalesini gole kapatarak bu alanda en iyi takım konumunda bulunuyor. Göztepe, Trendyol Süper Lig’de verilen milli maç arasına 22 puanla 5. sırada girdi. Sarı-kırmızılılar bu süreçte oynadığı 12 müsabakada 6 galibiyet, 4 beraberlik ve 2 mağlubiyet aldı. İzmir ekibi özellikle savunmadaki istikrarıyla öne çıkıyor. Stanimir Stoilov yönetimindeki Göztepe, ligde sadece 6 gol yiyerek lider Galatasaray’la birlikte ligin en az gol yiyen takımı konumunda bulunuyor. Savunma başarısını istatistiklere de yansıtan Göztepe, oynadığı 12 maçın 8’inde kalesini gole kapatarak bu alanda ligin zirvesine yerleşti. Çaykur Rizespor, Karagümrük, Beşiktaş, Başakşehir, Gençlerbirliği ve Kasımpaşa maçlarını hem kazanıp hem de gol yemeden tamamlayan sarı-kırmızılılar; Fenerbahçe ve Eyüpspor karşılaşmalarında da rakiplerine gol şansı tanımadı. Bu performansıyla Göztepe, Trendyol Süper Lig’in en fazla maçta kalesini gole kapatan takımı olmayı başardı. Savunma hattı duvar ördü Göztepe’de üçlü defans hattı geçit vermiyor. Bu bölgede şimdiye kadar 6 farklı oyuncu görev aldı. Malcom Bokele, Heliton ve Allan Godoi defansın vazgeçilmez isimleri olurken, zaman zaman Furkan Bayır, Miroshi ve Taha Altıkardeş de bu rotasyona dahil oldu. Göztepe’nin savunmacıları defansta güven verirken 8 maçta da rakiplerinin skor üretmesine izin vermedi. Lis’in performansı dikkat çekti Geçtiğimiz sezon eleştirilerin hedefi olan kaleci Mateusz Lis, bu sezon sergilediği performansla dikkat çekti. Polonyalı kaleci, yalnızca 4 karşılaşmada 6 gole engel olamadı. 28 yaşındaki file bekçisi, istikrarlı performansıyla Göztepe’nin başarısında büyük bir pay sahibi olmayı başardı.
Kış sebzesi ıspanakta hasat bolluğu
12 Kasım 2025 Çarşamba - 10:39 Kış sebzesi ıspanakta hasat bolluğu İzmir’in Menemen ilçesinde kış aylarının vazgeçilmez sebzelerinden ıspanağın hasadı devam ediyor. Gediz Ovası’nın verimli topraklarında yüksek rekolte elde eden çiftçiler, ürünün tarladan pazara kadar fiyatının artmasından şikayet ediyor. İzmir’in önemli tarım merkezlerinden biri olan Menemen’de ıspanak hasadı sürüyor. Ağustos ayında ekimi yapılan ıspanak, kasım ayı itibarıyla tarlalardan toplanmaya başlandı. Kış aylarının vazgeçilmez sebzesi olan ıspanağın hasadı Nisan ayına kadar devam edecek. Sabahın ilk ışıklarıyla tarlalara gelen kadın işçiler, gün boyunca ıspanak toplayarak aile bütçelerine katkı sağlıyor. Toplanan ürünler, erkek işçiler tarafından köyün ortak kullanım alanındaki havuzlarda yıkanıyor ve kamyonlara yüklenerek sevkiyata hazırlanıyor. Menemen bölgesinde yılda ortalama 40 bin ton ıspanak üretiliyor. Hasadı tamamlanan ıspanaklar, İzmir ve çevre illerdeki pazarlara gönderiliyor. Menemenli çiftçiler, ıspanağın hale 6 liradan satıldığını, ancak pazarlarda kilogram fiyatının ortalama 40 liraya kadar çıktığını belirtiyor. Fiyat farkları el yakıcı Yaklaşık 25 yıldır çiftçilik yapan ve babadan kalma mesleğini severek sürdüren Turgay Yıldırım, ıspanak ekiminin genellikle Ağustos ayında başladığını belirtti. Daha sonra kademe kademe dikim yaparak, bu işin Nisan ayına kadar sürdüğünü ifade eden Yıldırım, "Hasat ise Ekim ayında başlıyor ve son hasadımız Nisan ayında tamamlanıyor. Yani yaklaşık 7-8 aylık bir süreç söz konusu. Ancak bu süre, yılın şartlarına göre değişebiliyor; aynı toprakta bazen 1-2, bazen de 3 kez ekim yapılabiliyor. Örneğin, yılın yağmurlu veya sıcak geçmesi veya toprağın durumu buna etki ediyor. Şu anda ıspanağın bir kilosu tarlada 6-7 lira civarında, hale ise 10 lira civarına gidiyor. Oradan pazara gelince fiyat 30, 40, hatta 50 liraya kadar çıkıyor. Biz bu mesleğe gerçekten merakımız ve sevgimizle başladık, ancak şu an çocuklarım bu işe hiç ilgi göstermiyor; böyle devam ederse, kimse bu işi yapmayacak. Çünkü çok zor bir meslek; zaman ve emek isteyen bir iş. Bu nedenle herkesin uğraşabileceği veya yapabileceği bir iş değil" dedi. Günün ilk ışıklarında hasat Ispanak hasadının Ekim ayında başladığını ve hava gidişatına göre Nisan veya Mayıs ayına kadar sürdüğünü kaydeden tarım işçisi Serap Bora, "Bu süreç sürekli devam ediyor. Hiç durmadan devamlı olarak ıspanak kazıyoruz ve bu yaklaşık 8-9 ay kadar sürüyor. Gün doğmadan başlıyoruz hasada; ancak kasa hesabı olduğu için eve biraz daha erken dönüyoruz. Genellikle saat 11.00-12.00, en geç öğle vakitlerinde eve varıyoruz. İşimiz çok çaba isteyen, yorucu bir iş; çünkü hiç soluk almadan sürekli kazıyoruz. Günlük yevmiyemiz ise 800 TL, oysa dayıbaşı ile gidenler 770 TL alıyor; biz ise dayıbaşıyla değil, direkt patronla anlaşarak 800 TL alıyoruz." dedi. Ispanağı sevdiğini aktaran Bora, "Çünkü çok lezzetli. Böreği güzel, yemeği güzel, pirinci her şeyi güzel; dolayısıyla ıspanak herkes tarafından seviliyor. Ispanak böreği özellikle güzel oluyor ve meşhurdur; bu yüzden ev açması olarak böreği tavsiye ediyoruz. Bu kış bol bol yiyin" ifadelerini kullandı.
İkinci emeklilik sistemi yolda
12 Kasım 2025 Çarşamba - 10:32 İkinci emeklilik sistemi yolda Sosyal Güvenlik Uzmanı Yavuz Kurt, emeklilikte oluşan gelir kaybını telafi etmek ve yurt içi tasarrufları artırmak amacıyla 2026 yılında yürürlüğe girmesi planlanan Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi’nin (TES) detaylarını anlatarak, Türkiye’de tasarrufların gelişmekte olan ülkelerden düşük olduğunu, sürdürülebilir kalkınma için rekabetçi endüstrilerin ve üretken yatırımların desteklenmesi gerektiğini, bu amaçla tasarruf artışına da ihtiyaç duyulduğunu belirtti. Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi ne getiriyor Sosyal Güvenlik Uzmanı Yavuz Kurt, şu bilgileri paylaştı: "Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı ve Orta Vadeli Program’da; Otomatik Katılım Sistemi (OKS)’nin işverenlerin de katkısı ile ikinci basamak emeklilik sistemine dönüşeceği tamamlayıcı emeklilik sisteminin (TES) 2026 yılının 2. çeyreğinde kurulması planlanıyor. Son yıllardaki enflasyonist ortam sebebiyle emekliler de tüm sabit gelirliler gibi önemli refah kaybı yaşadı ve satın alma gücü zayıfladı. Emekli aylıkları son 10 yılda asgari ücretin altına düştüğü gibi, ortalama bir konut kirasını dahi karşılayamaz hale geldi. Bu sistem özellikle aylık bağlama oranlarındaki düşüş sebebiyle emeklilikte beklenen gelir kaybını bir nebze olsun telafi ederek, çalışma sürecindeki yaşam standartlarının korunmasını sağlayacak ek emeklilik gelirinin oluşmasını sağlamak amacını taşıyor. Aynı zamanda yurtiçi tasarrufları artırmak ve emeklilik sistemlerinde kalış süresini de uzatmak hedefleniyor. Türkiye’de, özellikle doğurganlık hızının düşmesi, yaşlı nüfusun ve emekli sayısının artması, sosyal güvenliğin finansal sürdürülebilirliğinin güçleşmesi, artan bütçe transferleri ve aktif/pasif oranının giderek bozulması da bu ihtiyacı artırıyor." Tasarruflar gelirle doğru orantılı artıyor Gelir seviyesi yükseldikçe halkın tasarruf eğilimi ve imkânının da arttığını belirten Kurt, "Düşük gelirli gruplar ise büyük ölçüde zorunlu ihtiyaçlarını gidermek istediği için tasarruf olanağı bulamıyor. 2024 gelir dağılımı istatistiklerine göre, en yüksek gelire sahip yüzde 20’lik kesim GSYH’nin yüzde 49’una sahipken, en düşük yüzde 20’lik kesimin ise yalnızca yüzde 6’sını aldığı görülüyor. Bu haliyle de Türkiye de tasarruflar gelişmekte olan ülkelerin altında seyrediyor" dedi. Kimler TES’e dahil olacak Kurt, uygulamanın kapsamının yasayla belirleneceğini, bu sebeple kimlerin dahil veya hariç olacağının henüz netleşmediğini söyledi. Ancak yaş sınırı olmaksızın aktif çalışmakta olan kamu ve özel sektör çalışanları ile banka, oda ve borsaların çalışanlarının sisteme dahil edileceği, Bağ-Kur’lular ve herhangi bir işte çalışmayanların ise bu kapsamda olmayacaklarını kaydetti. Sosyal Güvenlik Uzmanı Yavuz Kurt, uygulamaya ilişkin merak edilen diğer detaylarla şöyle anlattı: Emekliler TES’e tabi olacak mı? Bu soruya çalışan herkes TES’e tabi olacak diye kısaca yanıt verebiliriz. Buna göre SSK, Bağ-Kur veya Emekli Sandığı statülerinden emekli aylığı almakta olan ve Bağ-Kur kapsamı dışındaki herhangi bir işte sosyal güvenlik destek primine tabi çalışanlardan da TES kesintisi yapılacak. Emekli aylığı alırken kamuda çalışmaya başlayan ve bu sebeple emekli aylığı kesilenler de sisteme tabi olacaklar. Bu kişiler de TES’te en az 10 yıl kalıp, kadın için 58, erkek içinse 60 yaş şartını sağladıklarında ikinci bir aylık alabilecekler. Kim ne kadar prim ödeyecek Bu sistemde Otomatik Katılım Sisteminden farklı olarak üç kesimin katkı payı söz konusu olacak. OKS’de işveren desteği bulunmuyor. Yeni sistemde işverenden de katkı payı alınacak. Ancak henüz bu payların ne kadar olacağı bilinmiyor. Kesintiler brüt ücret üzerinden yapılacak. Beklenti işçi kesiminden yüzde 3, işverenlerden ise başlangıçta 1 ila 2 puan arasında kesinti yapılması yönünde. Devlet katkısı da tıpkı OKS’de olduğu gibi yüzde 30 düzeyinde olabilir. Bireysel emeklilik sisteminde devlet katkısının yıllık üst sınırı 93.619,80 TL. TES’te böyle bir üst sınır olacak mı yine yasal düzenleme ile göreceğiz. BES (OKS) kalkıyor mu Hayır, BES’in aynen kalması planlanıyor. Burada biriken tüm katkı payları ve sağlanan devlet desteği korunacak. Hiçbir hak kaybı olmayacak. OKS’de kayıtlı olan çalışanlar TES’e de aktarılacak. BES’te ki gönüllü uygulama aynen devam edecek. Yani dileyen istediği zaman sistemden ayrılabilecek. TES’ten cayma hakkı var mı OKS, 2017 yılından bu yana uygulanıyor ve gönüllü ancak TES zorunlu olacak. Yani OKS’de istenildiği zaman sistemden çıkış mümkünken TES’te öngörülen süre boyunca sistemden çıkış yapılamayacak. İkinci emekli geliri ne zaman alınabilecek TES’ten ayrılabilmek için en az 10 yıl sistemde kalınması ve kadınların 58, erkeklerin 60 yaşını doldurmaları gerekiyor. Devlet katkısını da içeren ikinci emeklilik geliri ancak bu şartlarda alınabilecek. Sistemden çıkmak mümkün mü TES’te emekli olana kadar kalınması esas olmakla birlikte biriken fonlar evlilik, ilk konut alımı, uzun süreli işsizlik, gelir kaybı veya ağır hastalık gibi hallerde bir defaya mahsus alınabilecek. Bu durumlarda birikimin ne kadarının alınabileceği de yasal düzenleme ile belli olacak. Bu alım tutarının mevcut birikimin yüzde 10-20’si aralığında olabileceği öngörülüyor. Bu alımlarda devlet katkısının da alınıp alınamayacağı da yine mevzuatla belirlenecek. Burada tıpkı BES’te olduğu gibi sistemde kalınan süreyle orantılı şekilde devlet katkısının ödenmesinin gündeme gelebileceğini tahmin ediyoruz. Sistemden tam olarak çıkmak ise sadece emeklilik, ölüm ve maluliyet hallerinde mümkün olabilecek. Ne kadar ilave aylık alınabilecek Sistemde en az 10 yıl süre ile kalınması ve kadın çalışanın 58, erkeğin ise 60 yaşını doldurması şartıyla SGK’den ayrı olarak ikinci bir emekli aylığı alınacak ayrıca birikimlerin toplu ödeme ile alınması da mümkün olacak. Aylık olarak tercih edilmesi durumunda ise katkı payı tutarına göre değişmekle birlikte güncel rakamlarla 3 bin-5 bin TL arasında ilave gelir elde edilebilecektir. Birikimler nasıl değerlendirilecek Katılımcıların sistemde biriken katkı tutarları, yatırım, emeklilik, altın, hisse senedi, gayrimenkul yatırımları gibi fonlarda değerlendirilecek ve katılımcılar bu fon türleri arasında seçim yapabilecekler. Fonlar, Hazine ve Maliye Bakanlığı koordinasyonunda, SEDDK, SPK, EGM gözetim ve denetiminde yönetilecek. Hazine ve Maliye Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, SEDDK, Sosyal Güvenlik Kurumu sorumlu ve iş birliği yapılacak kurumlar arasında olacak. İşveren maliyeti artıyor TBMM’ne sunulan torba yasada imalat sanayi hariç sigorta primi Hazine teşvikinin 2 puana indirilmesi ve sigorta primlerinin de bir puan yükseltilmesine yönelik düzenlemeler yer alıyor. TES’te de katkı payı zorunlu olacağından işverenlerin personel maliyetlerinde önemli bir artış olacağı görülüyor. 2026 yılı bütçe çalışmalarının bu öngörüyle yapılmasında fayda bulunuyor. BES’te devlet katkısı değişiyor Güncel uygulamada katılımcıların bireysel emeklilik sistemine her ay ödedikleri katkı paylarının yüzde 30’u Devlet Katkısı olarak birikimlerine ekleniyor. Yasa teklifi ile bu tutarı yüzde 50’ye kadar artırma ya da sıfıra kadar indirme için Cumhurbaşkanına yetki verilmekte. Böylelikle BES’te Devlet Katkısı yüzde 45’e kadar çıkarılabilecek yahut sıfıra kadar indirilebilecektir.