Yerel Haberler
İzmir
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 13:21 MAST İzmir Boat Show’a ziyaretçi akını sürüyor İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen MAST İzmir Boat Show, deniz tutkunlarını ve sektör profesyonellerini buluşturuyor. 350’den fazla deniz aracı ve geniş ürün yelpazesiyle ziyaretçilerine unutulmaz bir deneyim sunan fuar, 3 Mayıs’a kadar 11.00-19.00 saatleri arasında gezilebilir. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde, İZFAŞ ve ED Fuarcılık iş birliğiyle düzenlenen MAST İzmir Boat Show - 4. Tekne, Tekne Ekipmanları ve Deniz Aksesuarları Fuarı, açıldığı ilk günden bu yana artan ziyaretçi ilgisiyle üçüncü gününü geride bıraktı. Fuar alanında gün boyunca yoğunluk yaşandı. Fuar İzmir A ve B hollerinde düzenlenen fuarda, boyları 3 ile 15 metre arasında değişen 350’nin üzerinde deniz aracı sergileniyor. Motor yatlar, tekneler ve deniz ekipmanlarının yer aldığı fuarda, ürünlerin yaklaşık yüzde 70’i yerli üretimden oluşuyor. Fuar açıldığı ilk günden bu yana ziyaretçilerden yoğun ilgi görüyor. Deniz tutkunları gün boyunca ürünleri incelerken, katılımcı firmalarla birebir görüşmeler gerçekleştiriyor. Pazar 19.00’a kadar açık 100 bin liradan 30 milyon liraya kadar uzanan geniş fiyat aralığında teknenin sergilendiği fuar; sadece sektör profesyonellerini değil, tekne ve yat tutkunlarını da ağırlıyor. Broker ve yat satış-kiralama acentelerinden distribütörlere, ithalat ve ihracatçılardan toptan alım yapan bayilere ve tasarımcılara kadar geniş bir ziyaretçi profili fuarda yer alıyor. Halka açık olarak düzenlenen MAST İzmir Boat Show, her gün 11.00 - 19.00 saatleri arasında ziyaret edilebiliyor. Fuar, 3 Mayıs Pazar günü saat 19.00’a kadar ziyaretçilerini ağırlamaya devam edecek.
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 11:02 Urla’da 12. Enginar Festivali coşkusu İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, 12. Uluslararası Urla Enginar Festivali’nin açılışını yaptı. Renkli bir kortejle başlayan festivalde Urla sokakları sanat ve gastronomiyle doldu taştı. Başkan Tugay, kent turizmi için arkeoloji ve gastronomiyi birleştirme çağrısı yaptı. İzmir’in gastronomi merkezi Urla’nın dünyaca ünlü organizasyonu Uluslararası Urla Enginar Festivali, 12’nci kez kapılarını açtı. 1-3 Mayıs tarihleri arasında Urla’nın tarihi sokaklarını sanatın ve lezzetin buluşma noktasına dönüştüren festivalin açılış töreni Cumhuriyet Meydanı’nda gerçekleştirildi. Törene, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Cumhuriyet Halk Partisi İzmir milletvekilleri Deniz Yücel, Ednan Arslan, Ümit Özlale, ev sahibi Urla Belediye Başkanı Selçuk Balkan ve ilçe belediye başkanları, geçmiş dönem Urla Belediye Başkanı Sibel Uyar, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, akademisyenler, dünyaca ünlü şefler ve Türkiye’nin dört bir yanından Urla’ya akın eden binlerce yurttaş katıldı. Çiftçilerden Urla’nın emeğine yakışır kortej Festival gelenekselleşen kortejle başladı. Başkan Cemil Tugay ve protokol, Jandarma Kavşağı’ndan başlayarak festivalin coşkusunu Urla sokaklarına taşıdı. Urla’nın bereketli topraklarını ve kültürel zenginliğini simgeleyen renkli kortej; özel kostümler, çiçeklerle bezeli figürler, minik sporcular, şefler ve İzmir Büyükşehir Belediyesi Bandosu eşliğiyle karnaval havasında gerçekleştirildi. Kortej Cumhuriyet Meydanı’na ulaştı. Ardından Başkan Tugay ve protokol Urla Belediyesi önünden geçiş yapan çiftçileri selamladı. Çiftçiler atlarla enginar yüklü traktörlerle coşkuyu zirveye taşıdı. Açılış töreni öncesi Cumhuriyet Meydanı’nda halk oyunları gösterisi yapıldı. "İzmir Türkiye’nin en fazla tarım yapılan kentidir" Sözlerine tüm emekçilerin 1 Mayıs İşçi Bayramı’nı kutlayarak başlayan Başkan Tugay, bahar aylarının İzmir’in dört bir yanında festival ayı olduğunu ifade ederek, "İzmir’in kendi yerel üretim kültürünün önemini vurgulamaya çalışıyoruz. Ve her sene Enginar Festivali’nin biraz daha büyüdüğünü, geliştiğini, daha fazla ilgi gördüğünü hepimiz görüyoruz. İzmir tarihi olarak bir tarım kenti. Havzalarıyla bütün İzmir, en köklü tarımsal gelenekleri olan ve halen de yoğun tarım yapılan topraklar. İzmir şu anda hayvansal üretimde Türkiye’de ikinci sırada. Hem ette hem süt ve süt ürünlerinde böyle. Ama bitkisel tarımda da bazen ikinci, bazen üçüncü oluyor" diye konuştu. "Urla’nın önce kökenini bilmek lazım" Yapılaşma riskine dikkat çeken Başkan Tugay, Urla’nın tarihi ve tarımsal değerlerine vurgu yaptı. Evliya Çelebi’nin bölgeye dair anlatılarına da değinen Tugay, Urla’nın özel bir ekosisteme sahip olduğunu belirterek, "Burası tarım için son derece uygun ve çok kıymetli topraklara sahip. Tarihine baktığımızda, dünyanın ilk şarap üretim merkezlerinden biri olduğunu, üzümcülüğün en eski örneklerinin bu coğrafyada geliştiğini görüyoruz" dedi. Bir kentin geçmişiyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Tugay, "Bir yeri gerçekten tanımak için onun hikâyesini de bilmek gerekir. Urla’yı yalnızca yapılaşma alanı olarak görmek büyük bir eksiklik olur. Bu bölgenin güçlü bir tarımsal ve ekolojik geçmişi var; bu değerleri koruyarak hareket etmek zorundayız" diye konuştu. "İzmir’de yaşamaya her zaman özeniyorlar" Başkan Tugay, tarımın yalnızca gıda ihtiyacını karşılayan bir alan olmadığını, aynı zamanda korunması ve geliştirilerek geleceğe taşınması gereken stratejik bir değer olduğunu vurguladı. Tarımın, insanlığın en önemli kültürel birikimlerinden biri olan gastronominin de temelini oluşturduğunu belirten Tugay, "Urla’da bugün gördüğümüz gibi, nitelikli tarım yapıldığında ve insanlar bunun kıymetini bildiğinde, gastronomi de aynı ölçüde gelişiyor. Bu süreçlerin hiçbiri tesadüfen ortaya çıkmıyor; zamanla ve emekle oluşuyor" dedi. İzmir’in 35 coğrafi işaretli ürüne sahip olduğuna dikkat çeken Tugay, bu zenginliğin önemli örneklerinden birinin de sakız enginarı olduğunu ifade etti. Tugay, "Böyle bir zenginliğin içinde yaşıyoruz. Bu zenginlik sadece toprağı ve tarımıyla değil; insanıyla ve kültürüyle de var oluyor. Bu nedenle İzmir, pek çok insan için çekici ve nitelikli bir yaşam alanı sunuyor; insanlar burada yaşamayı her zaman arzu ediyor" diye konuştu. "Biz bu şehrin değerini bilen insanlarız" İzmir ile gurur duyduklarını ifade eden Başkan Tugay, "Biz bu şehirde memleketimizin her tarafından gelen insanlarla hep dostluk, kardeşlik içerisinde yaşadık. Komşuluğun, insanlığın değerini bildik. İzmir halkı her zaman yardımsever oldu. İzmir’le gurur duyuyoruz. Bazı insanlar İzmirlilerin ’İzmir’in dağlarında çiçekler açar’ marşıyla neden coştuğunu anlayamıyorlar. Ya da umuda ihtiyacınız olduğu zaman ’Güzel günler göreceğiz çocuklar’ şarkısında kendimizi bulmamızı da anlayamıyorlar. Ama biz öyle insanlarız. Biz bu şehrin değerini bilen insanlarız; bu şehrin kültürel değerini, insana dair değerini, barışa dair değerini, çevreye dair değerini, yaşama dair değerini her anlamda bilen insanlarız. İzmir, her zaman değerleriyle, güzellikleriyle, mutluluklarıyla, keyfiyle İzmir olarak yaşamaya devam edecek. Bu şehre hizmet etmek bizler için büyük bir onurdur" diye konuştu. "Gelecek toprağıyla bağını koparmayan şehirlerin olacak" Festivalin açılış töreninde konuşan Urla Belediye Başkanı Selçuk Balkan, "Gelecek toprağıyla bağını koparmayan şehirlerin olacak. Urla o şehirlerden birisi olacak. Bazı şehirler kalabalığıyla hatırlanır, bazıları ise ürettikleriyle. Urla üreten olmayı tercih eden ilçelerdendir. Tarım sadece üretim değil, bilgiyle, sabırla, doğayla kurulan bir dengedir. Biz bu toprağı korumaya, işlemeye devam ediyoruz. Atalarımızdan aldığımız mirası çocuklarımıza bırakmanın sorumluluğunu taşıyoruz. Enginar da zeytin ve üzüm gibi bu değerlerin en önemli temsilcisi. Bütün dünya iklim krizi ve gıda güvenliği sorunuyla uğraşıyor. Urla bu yıl krizlere rağmen 6 milyar baş enginar rekoltesine ulaştı. Bu da topraktan bağımızın kopmadığının göstergesidir" diye konuştu. "Urla’da toprak konuşur, emek büyür" Urla Ziraat Odası Başkanı Muharrem Uslucan ise, "Bugün burada sadece bir festivali değil, toprağın sabrını, emeğin değerini selamlıyoruz. Urla tarımının en büyük kahramanlarından birisi sakız enginarıdır. Enginar çiftçiye umut olur. Sadece enginarıyla değil üzümüyle, zeytiniyle, şevketi bostanıyla nice ürünler bu toprakların kültürüdür, değeridir. Toprak varsa hayat var. Urla her geçen gün betonlaşıyor. Kendi elimizle geleceğimizi yok ediyoruz. Urla’da toprak konuşur, emek büyür. Her emek geleceğe bırakılmış bir mirastır" dedi. İzmir’in ilk deniz ürünleri festivali için kollar sıvandı Açılış töreninin ardından Başkan Tugay, Başkan Balkan ve Köstem Zeytinyağı Müzesi Kurucusu Dr. Levent Köstem ile festivalin ilk söyleşisinde konuşmacı oldu. Ahmet Güzelyağdöken’in moderatörlüğünde gerçekleşen "Tarım Gastronomi ve Turizm" başlıklı söyleşide Urla’nın gastronomi geleceği konuşuldu. İzmir’in dört bir yanında gerçekleştirilen festivallere rağmen kentin en büyük değerlerinden deniz ürünlerine dair festivalin olmadığının konuşulması üzerine Başkan Tugay, "İzmir, Türkiye’nin en önemli gastronomi şehirlerinden birisi. İzmir’in zeytinyağlıları var, ot kültürü var ama aynı zamanda deniz ürünleri var. Deniz ürünleriyle ilgili bir festival olması lazım. Foça’da, Karaburun’da ya da kıyı balıkçılığının geliştiği yerlerde bu festivali yapabiliriz" dedi. Başkan Balkan ise Urla olarak deniz ürünleri festivaline talip olduklarını ifade etti. "Ege Bölgesi adeta bir maden" Söyleşide İzmir’in turizmde kalkınma yol haritasına ilişkin soruyu yanıtlayan Başkan Tugay, İzmir için hedeflerinin katma değeri yüksek turizm ve nitelikli turist olduğunu söyledi. Bu doğrultuda İzmir’in iki önemli potansiyelinin bulunduğunu ifade eden Tugay, bunlardan ilkinin antik ve tarihi-kültürel miras olduğunu belirtti. İzmir’in 7 antik kente sahip olduğuna dikkat çeken Tugay, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın izin verdiği yaklaşık 200 kazı alanının bulunduğunu, yer altında keşfedilmeyi bekleyen çok sayıda tarihi değer olduğunu söyledi. Bu potansiyelin ortaya çıkarılmasıyla İzmir’in Roma benzeri bir kültürel çekim merkezine dönüşebileceğini ifade etti. İkinci önemli alanın gastronomi olduğunu vurgulayan Tugay, "Yurt dışında bize tattırılan yemeklerin çok daha iyisi bizim mutfağımızda var. İzmir gerçekten bir cennet. Ege Bölgesi gastronomi hammaddesi açısından adeta bir maden" dedi. Bu zenginliğin yeterince değerlendirilemediğine dikkat çekti. Urla sokakları sanat ve gastronomiyle dolup taşacak 12. Uluslararası Urla Enginar Festivali 3 Mayıs’a kadar ziyaretçilerini ağırlayacak. Yerel üreticilerin taze ürünlerinin tezgahları bereketlendireceği festivalde dünyaca ünlü şeflerin mutfak atölyeleriyle gastronomi tutkunlarını ağırlayacak. Üç gün boyunca Urla’nın tarihi sokaklarını sanatın ve lezzetin buluşma noktası haline getirecek festival kapsamında Otopark, Malgaca ve Sanat Çarşısı’nda konserler yer alacak. Ana sahnede ilk gün Grup Papara, ikinci gün Cuba Duo ve Grup Pikap, son gün ise ünlü sanatçı Mehmet Erdem konser verecek. Festival boyunca birbirinden ünlü şefler ana sahnede söyleşiler düzenleyecek. Festivalin sonunda ise Enginarlı Lezzetler Yemek Yarışması’nın ödülleri sahiplerini bulacak.
Menemen’de 2025 açılışlar yılı oldu
31 Aralık 2025 Çarşamba - 12:24 Menemen’de 2025 açılışlar yılı oldu Menemen Belediyesi, gerçekleştirdiği açılışlarla 2025 yılında dikkatleri üzerine çekti. Mayıs ayında Türkelli Kapalı Pazar Yeri’nin kurdela kesimiyle başlayan açılışlar serisinde toplam 8 tesis hizmete girdi. Menemen Belediyesi, gerçekleştirdiği açılışlarla bir önceki yıl gibi 2025 yılında da örnek gösterildi. Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan’ın Nisan ayında Menemen Belediye Meclisi’nde sözünü verdiği ‘her ay yeni bir açılış’ müjdesi doğrultusunda ilçeye değer katan 8 yeni tesis, vatandaşların kullanımına sunuldu. Menemen Belediyesi tarafından gerçekleştirilen açılışlar serisinin ilk halkası Türkelli Kapalı Pazar Yeri oldu. Bölge halkının ihtiyaçları ve Türkelli’nin gelişimi doğrultusunda hazırlanan kapalı pazar yeri projesine peyzaj düzenlemesi de eklenirken, açılışı Mayıs ayında gerçekleştirildi. ikinci durak Ulukent oldu. Bölgede yaşayan vatandaşların hastaneye gitmeden de çeşitli sağlık hizmetlerini alması adına Menemen Belediyesi tarafından adeta bir butik hastane niteliğinde hazırlanan semt polikliniği, İzmir İl Sağlık Müdürlüğü ile yapılan protokol doğrultusunda günde 500 hasta kapasitesiyle açıldı. Aynısefa çok sevildi Açılışlar Temmuz, Ağustos ve Eylül aylarında da aralıksız devam etti. Temmuz’da Kent-2 Aynısefa Sosyal Tesisi, hijyen, lezzet ve hesaplı fiyatlarıyla hizmete açılırken, Eylül’de de Menemen kent merkezinde yer alan Şehir Parkı’nda Aynısefa Şehir Parkı Kafe, törenle hizmete girdi. Ayrıca manevi değerler doğrultusunda Ağustos’ta da Haykıran’a yakışır bir mimari ile Ahmet Kahraman Camii ibadete açıldı. Sonbahar ve kış aylarında da hız kesilmedi Ekim ayında ilçeye teknolojik bir merkez olarak Dijital Deneyim Merkezi açıldı. Atatürk ve Kurtuluş Savaşı temasıyla açılan Dijital Deneyim Merkezi’nde öğrenciler ve arzu eden vatandaşlar, görsel ve işitsel teknolojiyle yakın tarihimizin şanlı destanını bir kez daha öğrenme ve izleme fırsatı buluyor. İlçede Kasım ayında ise Koyundere Taziye Evi açılışı gerçekleştirildi. Bölgedeki vatandaşların talepleri doğrultusunda mutfağından ibadethanesine tüm ihtiyaçları düşünülerek oluşturulan Koyundere Taziye Evi, 200 metrekarelik alanda hizmet vermeye başladı. Eğitime bir yatırım daha Açılışlar zincirinin son halkası ise Seyrek oldu. Başkan Aydın Pehlivan’ın eğitime olan hassasiyetiyle oluşturulan Seyrek Anaokulu, düzenlenen çoşkulu törenle açıldı. Bin metrekarelik anaokulu, 100 öğrenci kapasitesiyle hizmet verecek. Bütçemizi, ilçemize yatırım için kullanıyoruz Menemen’de gerçekleştirilen açılışlara ilişkin konuşan Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, "Bütçemizi ilçemize yatırım için kullanıyoruz." dedi. Başkan Pehlivan, "Menemen’de oluşturduğunuz Menemen 35+ konseptiyle, yalnızca eksikleri gideren değil, fark oluşturan bir ilçe olmak adına çalışıyoruz. İlçemizin tek bir bölgesinde değil, dört bir köşesinde gerçekleştirdiğimiz açılışlarla her yaştan hemşehrimize uygun çalışmalar ortaya koyduk. Yalnızca açılışlarla değil, hizmetlerimizle de dolu dolu bir yılı geride bıraktık. 100’e yakın ücretsiz kurs ve spor tesislerimizle, hizmet belediyeciliğinin, yepyeni tesislerimizle de eser belediyeciliğinin en güzel örneklerini hemşehrilerimizle buluşturduk. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten aldığımız ilham ve Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın hizmet belediyeciliği vizyonuyla 2025 yılını da tıpkı bir önceki yıl gibi açılışlar yılı olarak geride bırakıyoruz." dedi. Başkan Pehlivan’dan yeni yıl mesajı Açıklamasında Menemenliler başta olmak üzere tüm insanlığın yeni yılını kutladığını dile getiren Başkan Aydın Pehlivan, "Yeni yıl; savaşların yerine barışı, korkuların yerine umudu, karamsarlığın yerine aydınlık yarınları getirsin. Dünyanın her yerinde iyiliği büyütmek isteyen herkesin yolu açık olsun. Bu duygularla başta değerli Menemenli hemşehrilerim olmak üzere, ülkemize ve tüm insanlığa sağlık, huzur, bereket ve barış dolu bir yıl diliyorum. Yeni yılımız kutlu olsun." dedi.
Karşıyaka ile Trabzonspor, Adem Yeşilyurt için masaya oturacak
31 Aralık 2025 Çarşamba - 11:20 Karşıyaka ile Trabzonspor, Adem Yeşilyurt için masaya oturacak Trabzonspor, Karşıyaka’da forma giyen 2007 doğumlu kanat oyuncusu Adem Yeşilyurt’u kadrosuna katmak için çalışmalarını hızlandırdı. Tarafların, transferin gerçekleşmesi adına cuma günü İzmir’de bir araya gelmesi bekleniyor. TFF 3. Lig 4. Grup’ta şampiyonluk mücadelesi veren Karşıyaka, Burhanettin Basatemür yönetiminde genç ağırlıklı bir yapılanmaya giderek yeni bir sayfa açtı. Bu süreçte birçok gelecek vadeden oyuncuyu kadrosuna katan yeşil-kırmızılılar, altyapıdan da pek çok ismi A takıma yükselterek forma şansı verdi. Bu fırsatı en iyi şekilde değerlendiren isimlerden biri de 18 yaşındaki kanat oyuncusu Adem Yeşilyurt oldu. Özellikle bahis cezalarının ardından bir anda ilk 11’de kendine yer bulan genç futbolcu, ortaya koyduğu performansla futbol kamuoyunun dikkatini çekti. Ligin ilk devresinin son 5 maçında 1 gol ve 2 asistlik katkı sağlayan Adem, hem yurt içinden hem de yurt dışından birçok kulübün radarına girdi. Bu süreçte en somut adımı ise Trabzonspor attı. Bordo-mavililerin, transferi netleştirmek adına 2 Ocak Cuma günü İzmir’e gelerek görüşmeleri yüz yüze sürdürmesi bekleniyor. Karşıyaka’nın transfer görüşmelerine 5 milyon Euro’dan başladığı ifade edilirken, Trabzonspor cephesinin bu rakamı aşağı çekmek için pazarlıklarını sürdürdüğü belirtildi. Tarafların orta noktada buluşarak transferi sonuçlandırması bekleniyor.
’Ege’nin Sesi’ yarışmasının kazananı Arben Özgeçer oldu
31 Aralık 2025 Çarşamba - 10:49 ’Ege’nin Sesi’ yarışmasının kazananı Arben Özgeçer oldu Ege Üniversitesi (EÜ) Ege Müzik Topluluğu tarafından düzenlenen "Ege’nin Sesi" ses yarışması, MÖTBE Kültür Merkezi’nde müzikseverleri bir araya getirdi. Öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği ve kıyasıya rekabete sahne olan yarışmanın galibi, "Wicked Game" performansıyla Arben Özgeçer oldu. Gecede, 15 yetenekli öğrenci jüri karşısına çıkarak performanslarını sergiledi. Yarışmanın jüri koltuğunda EÜ Devlet Türk Musikisi Konservatuvarı (DTMK) mezunu müzisyen Yılmaz Demirtaş ile EÜ DTMK Öğr. Gör. Serdar Kastelli yer aldı. Yarışmacılara eşlik eden orkestrada ise basgitarda Kuzey Erdoğan, bateride Ege Aslan Demiröz, saksafonda Akgül Şahin, elektrogitarda Rümeyya Nur Toksoy ve klavyede Uğur Melih Aka performans sergiledi. Zirvenin Sahibi "Wicked Game" ile Arben Özgeçer Sahne performanslarının ardından jürinin değerlendirmesiyle dereceye giren isimler belirlendi. Chris Isaak’ın klasikleşmiş eseri "Wicked Game"i seslendiren Arben Özgeçer, jüriden tam not alarak yarışmanın birincisi oldu. Duman grubunun "Belki Alışman Lazım" şarkısıyla sahne alan Murat Yılmaz ikinciliği elde ederken; üçüncülük kürsüsünü iki isim paylaştı. Billie Eilish’in "Wildflower" şarkısını seslendiren Tolga Arıcı ile Pilli Bebek’in "Bak" adlı parçasını yorumlayan Fatih Aytaç üçüncü oldu. "Bu yarışmalar öğrencilere önemli fırsatlar sunuyor" Ödül töreni öncesinde sahneye çıkan geçen yılın birincisi İlayda Sayman, yarışmanın öğrencilerin kariyer yolculuğundaki önemine değindi. Sayman, "Bu yarışmalar öğrencilere önemli fırsatlar sunuyor. Bu yarışma sayesinde sahne alma imkânı buldum ve çok değerli müzisyenlerle tanıştım. Bu yıl yarışmaya katılan arkadaşlarımın da benzer fırsatlarla karşılaşmasını diliyorum" diye konuştu. Konuşmasının ardından Sayman, birincilik ödülünü yeni şampiyon Arben Özgeçer’e takdim etti. Yarışma sonunda bir teşekkür konuşması yapan Ege Müzik Topluluğu Başkanı Eda Çakaldere ise, "Geçen yıl başlatılan bu etkinliği sürdürmek istedik. Yarışmada emeği geçen tüm ekip arkadaşlarımıza, orkestraya ve yarışmacılarımıza teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. Dereceye giren öğrenciler ödüllendirildi Yarışmada birinci olan Arben Özgeçer, istediği bir konsere çift kişilik bilet kazanma şansı yakalarken; ikinci ve üçüncü olan yarışmacılar ise Ege Müzik Festivali’nde sahne alma hakkı elde etti. Etkinlik, yarışmaya katılan tüm öğrencilere katılım sertifikalarının verilmesiyle sona erdi.
TBMM Komisyonu Doğu Anadolu için sahada
31 Aralık 2025 Çarşamba - 10:30 TBMM Komisyonu Doğu Anadolu için sahada TBMM Engelli Bireylerin Sorunlarını Araştırma Komisyonu, Erzurum’da düzenlenen Bölge İstişare Toplantısı ve saha ziyaretleriyle Doğu Anadolu’nun engellilik alanındaki özgün ihtiyaçlarını masaya yatırdı. Türkiye Büyük Millet Meclisi Engelli Bireylerin Sorunlarını Araştırma Komisyonu, Doğu Anadolu Bölgesi’ni kapsayan Erzurum Bölge İstişare Toplantısı kapsamında Erzurum’da temaslarda bulundu. Toplantıya Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi ve Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen başta olmak üzere kamu kurumları, yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları, akademisyenler ve engelli bireyler ile aileleri katıldı. Komisyon heyeti, toplantı öncesinde Erzurum’daki engellilik hizmetlerini yerinde görmek amacıyla saha ziyaretleri gerçekleştirdi. Bu kapsamda Erzurum Büyükşehir Belediyesi Engelli Koordinasyon Merkezi ziyaret edilerek belediyenin erişilebilirlik ve destek hizmetleri değerlendirildi. Ardından Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na bağlı Engelsiz Yaşam Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi ziyaret edilerek bakım ve rehabilitasyon süreçleri hakkında bilgi alındı. Toplantıda yapılan değerlendirmelerde, Erzurum merkezli olmak üzere Ağrı, Ardahan, Bingöl, Erzincan, Iğdır, Kars, Muş ve Tunceli’yi kapsayan geniş coğrafyada, engelli bireylerin günlük yaşamda karşılaştıkları zorluklar ele alındı. Özellikle iklim şartları, ulaşım mesafeleri, hizmete erişim süreleri ve bölgesel imkân farklılıklarının engellilik deneyimini doğrudan etkilediği vurgulandı. Komisyon Başkanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu, konuşmasında engellilik meselesinin teorik çerçevelerle değil, yaşamın akışı üzerinden değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti. Kasapoğlu, "Mesele sadece mevzuat değildir; mesele günlük hayatın akışıdır. Bir engelli vatandaşımız evinden çıktığında hayat kolaylaşıyor mu, zorlaşıyor mu; asıl cevap burada gizlidir" dedi. Kasapoğlu, engelliliğin bireysel bir durum değil, kamusal hizmetlerin niteliğiyle doğrudan ilişkili bir alan olduğunun altını çizdi. Kasapoğlu, ""Engel bireylerde değil; hizmettedir, sistemdedir, uygulamadadır. Bu konuya yönelik bilinci güçlendireceğiz. Süreç içerisinde yerel yönetimlerin rolü çok kritik öneme sahip" diye konuştu. Yerel yönetimlerin bu noktadaki rolüne değinen Kasapoğlu, belediyelerin erişilebilirlikten sosyal hayata katılıma kadar geniş bir alanda belirleyici olduğunu ifade etti. Erzurum Büyükşehir Belediyesinin engellilik alanındaki çalışmalarının yerinde incelenmesinin, rapor sürecine önemli katkı sunduğunu belirtti. Toplantıda erişilebilirlik, sağlık hizmetlerine ulaşım, eğitimde uyarlamalar, sosyal hayata katılım, bakım ve rehabilitasyon hizmetlerinin sürekliliği gibi başlıklar bölgesel gerçeklikler ışığında ele alındı. Katılımcılar, Doğu Anadolu’nun kendine özgü şartlarına uygun çözüm önerilerini Komisyon ile paylaştı. TBMM Engelli Bireylerin Sorunlarını Araştırma Komisyonu, Erzurum’daki toplantı ve saha ziyaretleriyle Doğu Anadolu Bölgesi’nin engellilik alanındaki ihtiyaçlarını bütüncül biçimde değerlendirmeyi ve bu gerçekliği hazırlanacak komisyon raporuna doğrudan yansıtmayı amaçlıyor.
İzmir’de fillere hayat kurtaran ayak bakımı
31 Aralık 2025 Çarşamba - 09:57 İzmir’de fillere hayat kurtaran ayak bakımı Nesli tükenme tehdidi altındaki birçok canlı türüne ev sahipliği yapan İzmir Doğal Yaşam Parkı’nda bulunan Asya filleri, uzman personel tarafından haftada iki kez ayak bakımına alınıyor. Filler için hayati önem taşıyan uygulama sonrası dev cüsseli filler, ziyaretçileri karşılamaya devam ediyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi Doğal Yaşam Parkı, çevrenin korunması ve biyolojik çeşitliliğin sürdürülebilirliği kapsamında yürüttüğü çalışmalarla dikkat çekiyor. Park, Türkiye’nin tek fil ailesine ev sahipliği yapıyor ve nesli tehdit altındaki Asya fillerinin sağlıklı ve güvenli yaşam sürdürebilmeleri için özel bakım programları uyguluyor. Beş bireyden oluşan Asya fili ailesi; baba Winner, anne Begümcan ve yavruları İzmir, Deniz ve Ege’den oluşuyor. Parkta uygulanan özel bakım programları, özellikle hayati öneme sahip ayak bakımıyla öne çıkıyor. Haftada iki kez ayak kontrolü Fillerin sayısı dünya genelinde her geçen gün azalıyor. 100 yıl önce doğal yaşamda yaklaşık 200 bin olan fil sayısı, günümüzde yaklaşık 50 bine düşmüş durumda. Koruma altındaki filler için iyi bakım, hijyen ve beslenme koşullarının sağlanması büyük önem taşıyor. Doğal Yaşam Parkı’ndaki Asya fillerinin ayakları, haftada iki kez düzenli olarak kontrol ediliyor. Ayak tabanındaki küçük çatlaklar, taş, çivi veya benzeri yabancı cisimlerin batması filler için hayati risk oluşturabiliyor. Bu nedenle hijyen ve periyodik bakım vazgeçilmez bir uygulama olarak yürütülüyor. Parkta bulunan 23 yaşındaki erkek fil Winner ve diğer aile üyeleri, yaklaşık 5 tonluk vücut ağırlıkları nedeniyle ayak tabanlarında oluşabilecek çatlaklar ve enfeksiyonlara karşı düzenli olarak bakım görüyor. Geçmişteki acı deneyim bugünkü bakımın temeli oldu İzmir’in simge fili Pak Bahadır’ın geçmişte yaşadığı sağlık sorunlarının, bugünkü bakım anlayışının temelini oluşturduğunu ifade eden İzmir Büyükşehir Belediyesi Veteriner İşleri Dairesi Başkanlığı Doğal Yaşam Parkı Şube Müdürü Biyolog Serkan Eğrilmez, Pak Bahadır’ın ömrünün yaklaşık 50 yılını beton zemin üzerinde geçirdiğini hatırlattı. O dönem yeterli bilgi ve olanakların bulunmaması nedeniyle ayaklarında oluşan çatlakların zamanla ciddi yaralara dönüştüğünü söyleyen Eğrilmez, bu durumun hayvanın hareket kabiliyetini kısıtladığını ve ölümüne giden süreci başlattığını aktardı. Pak Bahadır’ın kaybından bir yıl sonra, Begümcan’a arkadaş olması amacıyla Winner’ın İzmir Doğal Yaşam Parkı’na getirildiğini belirten Eğrilmez, "Bu deneyim bize filler için ayak bakımının ne kadar hayati olduğunu acı bir şekilde gösterdi. Bakım süreçleri artık bilimsel kriterler doğrultusunda düzenli olarak yürütülüyor. Ayrıca barınak zeminleri doğal yapıya uygun hâle getirildi" diye konuştu. Güvene dayalı sabır gerektiren bir süreç Fillerin sosyal ve zeki hayvanlar olduğuna dikkat çeken Eğrilmez, bakım sürecinin güven ilişkisi üzerine kurulu olduğunu vurguladı. Veteriner hekimler, teknikerler ve bakıcıların fillere şefkatle yaklaştığını belirten Eğrilmez, "Filler şartlandırılarak ayaklarını bakım penceresinden uzatıyor. Koku, ses ve görsel temasla bakıcılarına güveniyorlar. Bu süreç sabır, deneyim ve süreklilik gerektiriyor" dedi. Bakım eğitiminin aile içinde de yayıldığını ifade eden Eğrilmez, "Begümcan ve Winner ile başlattığımız bu süreci gören İzmir, kendi isteğiyle ayağını uzatmaya başladı. Ardından kardeşi Deniz’e de bunu öğretti. Bu, filler arasında abladan kardeşe; bizim tarafımızda ise usta-çırak ilişkisiyle devam eden bir süreç" dedi.
Hastane duvarları ‘İyileştiren Koridorlar’la hayat buldu
31 Aralık 2025 Çarşamba - 09:02 Hastane duvarları ‘İyileştiren Koridorlar’la hayat buldu İzmir’de Bornova Halk Eğitimi Merkezi ile Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Palyatif Bakım Bölümü iş birliğinde hazırlanan, Türkiye’de bir ilk olma özelliği taşıyan "İyileştiren Koridorlar" projesi düzenlenen törenle hayata geçirildi. Bornova Halk Eğitimi Merkezi ve Sağlık Bilimleri Üniversitesi Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin ortak yürüttüğü çalışma kapsamında, palyatif bakım bölümü koridorları sadece birer geçiş alanı olmaktan çıkarılarak sanat eserleriyle donatıldı. Türkiye’de ilk kez uygulanan bu modelle, hastane koridorları duyguların ve umudun geçtiği birer yolculuk alanına dönüştürüldü. Proje çerçevesinde koridorlar; hastaların, hasta yakınlarının ve sağlık çalışanlarının ruhuna hitap edecek şekilde tasarlandı. Renklerin sakinleştirici ve güç verici etkisi ile sanatın güven veren dokusu hastane duvarlarına taşındı. Açılışı yapılan "İyileştiren Koridorlar", ismini sanatın bireyler üzerindeki görünmez ama hissedilen iyileştirici gücünden aldı. Sanatın iyileştirici enerjisinin sağlık çalışanları ve hastalar üzerindeki olumlu etkisine vurgu yapılan açılışın ardından, koridorlar yeni çehresiyle gün yüzüne çıktı. Projenin temel amacı olan "bir resme bakarken başlayan küçük bir huzurla iyileşme" vizyonu doğrultusunda hazırlanan alanlar, katılımcıların büyük beğenisini topladı. "Bütüncül yaklaşımla yaşam kalitesi artıyor" Sağlık Bilimleri Üniversitesi İzmir Tıp Fakültesi Aile Hekimliği Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve Tepecik Eğitim Araştırma Hastanesi 1. Palyatif Bakım Merkezi Sorumlu Hekimi Prof. Dr. Yasemin Kılıç Öztürk, palyatif bakımın özellikle kanser ve demans gibi yaşamı tehdit eden hastalıklarda hasta ve yakınlarının yaşam kalitesini artırmayı hedefleyen bütüncül bir yaklaşım olduğunu belirtti. Bu süreçte hastaların fiziksel, psikolojik, sosyal ve manevi boyutlarını bir arada değerlendirdiklerini ifade eden Öztürk, "Bu hastalar genellikle evde yatağa bağımlı olan ya da zor dönemler geçirmiş gruplar. Bu yüzden onların psikolojik olarak desteklenmesi ve hasta yakınlarının yaşadıkları güçlüklerle baş edebilmesi adına hayatlarına dokunan çalışmalar yapmamız çok değerli oluyor." dedi. Kültürel motiflerle gelen moral Hastane bünyesinde hastalara ve yakınlarına yönelik farklı sosyal destekleyiciler sunmayı her zaman amaçladıklarını dile getiren Prof. Dr. Öztürk, bu doğrultuda Bornova Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü ile anlamlı bir iş birliğine imza attıklarını kaydetti. Tepecik Eğitim Araştırma Hastanesi Bornova Ek Hizmet binasında "İyileştiren Koridorlar" projesini başlattıklarını duyuran Öztürk, "Bu proje kapsamında duvarlarımızda özellikle kültürel motifleri de işleyen; hastalarımızın yüreğine ferahlık katan, hasta yakınlarımıza moral ve motivasyon veren enerjik çalışmalarla sanatçılarımızın desteğini hastalarımızın yüreklerine eklemeye çalıştık." ifadelerini kullandı. Hasta ve yakınlarından projeye destek Sağlık Bilimleri Üniversitesi Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yatmakta olan alzheimer hastası Leyla Berberoğlu hastanede gördüğü tedavi sürecinde kendilerine gösterilen sıcak ilgiden ve hayata geçirilen anlamlı projelerden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, bu tür çalışmaların moralini yükselttiğini vurguladı.
Çeşme’de yılbaşı önlemleri üst seviyeye çıkarıldı
31 Aralık 2025 Çarşamba - 08:58 Çeşme’de yılbaşı önlemleri üst seviyeye çıkarıldı İzmir’in turistik ilçesi Çeşme’de, vatandaşların yeni yıla huzur ve güven içerisinde girmesini sağlamak amacıyla güvenlik tedbirleri en üst seviyeye çıkarıldı. Çeşme Kaymakamlığı koordinesinde yürütülen çalışmalar kapsamında, 2026 yılına giriş öncesinde ilçe genelinde kamu düzeninin korunması ve sağlık hizmetlerinin aksamaması için tüm birimler teyakkuza geçti. İlçe giriş ve çıkış noktaları başta olmak üzere; meydanlar, eğlence mekanları, sahil şeridi ve kritik noktalarda 24 saat esasına göre denetimler gerçekleştirilecek. Yılbaşı gecesi boyunca sürecek olan denetimlerde sabit, yaya ve motorize ekipler kesintisiz mesai yapacak. Çeşme’de yılbaşı gecesi boyunca sürecek mesai kapsamında emniyet sorumluluk bölgesinde 360 polis personeli, jandarma sorumluluk bölgesinde 108 jandarma personeli ve Sahil Güvenlik Komutanlığı bünyesinde 92 personel sahada aktif görev yapacak. Belediye hizmetlerinin aksamaması için Çeşme Belediyesi’nden 31 zabıta ve 73 belediye personeli teyakkuza geçerken, sağlık ve denetim faaliyetleri için Çeşme Alper Çizgekanat Devlet Hastanesi’nden 32 sağlık çalışanı, Gediz Elektrik’ten 12 ve İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü’nden 4 personel görevlendirildi. Alınan kapsamlı tedbirlerle, ilçede kutlamaların huzur ve sağlık içerisinde geçmesi hedefleniyor.