Yerel Haberler
İzmir
Foça’da okul çevrelerine sıkı denetim: Kaymakam Aydın’dan "Güvenli Eğitim" talimatı 07 Mayıs 2026 Perşembe - 17:49:57 İzmir’in Foça ilçesinde, son dönemde ülke genelinde okul çevrelerinde meydana gelen üzücü olaylar sonrası harekete geçildi. Foça Kaymakamı İhsan Emre Aydın imzasıyla yayınlanan talimat doğrultusunda, öğrencilerin fiziksel ve ruhsal güvenliğini korumak amacıyla eğitim kurumları, emniyet ve jandarma birimleri eşgüdümlü bir çalışma başlattı. Kaymakam Aydın’ın talimatında, güvenliğin sadece yüksek duvarlar ve kameralarla sağlanamayacağı, sürecin pedagojik boyutuyla bir bütün olduğu vurgulandı. Bu kapsamda İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü bünyesinde, rehberlik servisleri, öğrencilerin ders başarılarındaki ani düşüşleri ve içe kapanma durumlarını mercek altına alacak, akran zorbalığına karşı tavizsiz bir tutum sergilenirken; öğrencilerin sosyal medya paylaşımları, resim ve kompozisyon çalışmaları şiddet eğilimi açısından uzmanlarca incelenecek ve müfredat dışı etkinliklerle ’Sosyal ve Duygusal Öğrenme’ faaliyetlerine öncelik verilerek okul ikliminde sevgi dili hakim kılınacak. Okullarda ’tek giriş’ ve 24 saat takip Fiziki güvenlik zafiyetlerini ortadan kaldırmak amacıyla okul yerleşkelerinde sıkı bir denetim modeli uygulanacak. Alınan kararlar uyarınca: Okul giriş ve çıkışları kontrollü olarak tek noktadan sağlanacak, ziyaretçi kayıtları dijital ve yazılı olarak eksiksiz tutulacak. ve tüm kör noktaları kapsayan kamera sistemleri 24 saat kesintisiz kayıt yapacak. Evdeki silahlara sıkı denetim Saha güvenliği boyutunda ise İlçe Emniyet Müdürlüğü ve İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri mesai gözetmeksizin görev başında olacak. Özellikle dijital mecralarda gençler arasında yayılan ’silahlanma özentisi’ ve ’çeteleşme’ faaliyetlerine karşı önleyici siber devriyeler gerçekleştirilecek. Risk grubunda olduğu değerlendirilen öğrencilerin aileleriyle kolluk birimleri koordinesinde hassas görüşmeler yapılacak. Bu görüşmelerde, ev ortamında ateşli silaha erişim imkanının olup olmadığı ve silahların mevzuata uygun muhafaza edilip edilmediği titizlikle kontrol edilecek. Kurumlar arası "tek seslilik" ilkesiyle yürütülen bu geniş çaplı operasyonla, Foça’daki eğitim yuvalarının tamamen güvenli hale getirilmesi hedefleniyor.
07 Mayıs 2026 Perşembe - 16:11 Ege Üniversitesi ve Tüpraş iş birliği ile Temel Rafinericilik Staj Programı Enerji şirketi Tüpraş’ın Ege Üniversitesi iş birliği ile hayata geçirdiği Temel Rafinericilik Staj Programı başvuruları açıldı. Program, rafinericilik alanında kariyer yapmayı hedefleyen genç yeteneklerin teknik bilgi ve becerilerini sahada geliştirmelerine olanak sağlayan kapsamlı bir deneyim sunuyor. Tüpraş, rafinerilerinin bulunduğu illerde üniversite iş birlikleriyle enerji sektörüne nitelikli iş gücü yetiştirmesine katkı sağlamayı hedefliyor. Ege Üniversitesi ile düzenlenen Temel Rafinericilik Staj Programı, öğrencilerin teorik bilgilerini saha deneyimiyle pekiştirmelerine imkân vererek mesleki gelişimlerini destekliyor. Üniversite bünyesindeki Aliağa Meslek Yüksekokulu ve Ege Meslek Yüksekokulu’nda öğrenim gören Rafineri ve Petrokimya, Elektrik, Makine ve Kimya Teknolojisi öğrencilerinin başvurularına açık olan program 20 Temmuz - 14 Ağustos tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Katılımcılar, Temel Rafinericilik Eğitimi’nin yanı sıra rafineri sahasında yürütülen işbaşı uygulamalara dahil olacak. Öğrenciler, üretim ve operasyon süreçlerini yerinde deneyimleyerek mesleki yetkinliklerini geliştirme imkanı yakalayacak. Programı başarıyla tamamlayan katılımcılara, Tüpraş Akademi tarafından "Temel Rafinericilik Katılım Sertifikası" verilecek. Program sonunda Tüpraş İnsan Kaynakları ve rafineri yöneticileri, öğrencilere teknik kariyer yolculuğuna ilişkin deneyimlerini aktaracak. Protokolün imza töreni, Ege Üniversitesi Senato Salonunda gerçekleştirildi. Törene EÜ Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Aydoğan Savran, Prof. Dr. Murat Boyacı, Rektör Danışmanları Prof. Dr. Mehmet Ali Yurdusev, Prof. Dr. Fevzi Bedir, Aliağa Meslek Yüksekokulu Müdürü Doç. Dr. Sevil Şener, Ege Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Emre Ercan, Tüpraş İzmir Rafineri Müdürü Volkan Demirtaş ve Tüpraş Kurumsal İletişim Direktörü Çiler Teber katıldı. Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı iş birliği protokolüne ilişkin şunları söyledi: "Program, Meslek Yüksekokullarımızın Rafineri ve Petro-Kimya, Elektrik, Makine ve Kimya Teknolojisi programlarında eğitim gören öğrencilerimizi kapsıyor. Öğrencilerimiz, teorik eğitimlerini doğrudan sahada, sektörün profesyonelleriyle birlikte deneyimleme fırsatı bulacak. YÖK’ün uygulamalı eğitimde başlattığı dönüşüm doğrultusunda, Meslek Yüksekokullarında eğitim gören öğrencilerimizi, sanayi ile buluşturmaya ve mesleklerine daha kolay adapte olabilmeleri için çalışmaya devam edeceğiz. İmzalanan protokolün her iki kurum ve öğrencilerimiz için hayırlı olmasını diliyorum." Tüpraş İzmir Rafineri Müdürü Volkan Demirtaş ise programın önemine şu sözlerle dikkat çekti: "Ege Üniversitesi ile hayata geçirdiğimiz Temel Rafinericilik Staj Programı ile öğrencilerimizin teorik bilgilerini doğrudan sahada, gerçek rafineri ortamında deneyimlemelerini sağlıyoruz. Böylece mezun olduklarında enerji sektörüne daha hazır, daha donanımlı bireyler olarak katılmalarını hedefliyoruz. Aynı zamanda bu iş birliği, enerji sektörünün ihtiyaç duyduğu nitelikli insan kaynağını bugünden yetiştirme yaklaşımımızın önemli bir parçası. Gençlerimizi yalnızca izleyen değil, sürecin içinde yer alan, sorumluluk alan ve değer üreten bireyler olarak yetiştirmeyi önemsiyoruz. Bu programın hem öğrencilerimizin gelişimine hem de sektörümüz ve ülkemizin insan kaynağının gelişimine güçlü bir katkı sağlayacağına inanıyoruz." Yerel ekonomiye ve yetenek gelişimine katkı sağlanmasını hedefleyen program, üniversite-sanayi iş birliğinin güçlü ve sürdürülebilir örneklerinden biri olarak konumlanıyor. Şirket, aynı zamanda Ege Üniversitesi tarafından düzenlenen Danışma Kurulu toplantılarında da rol alarak akademi-sanayi etkileşimini çok yönlü olarak destekliyor. Başvuru süreci boyunca Ege Üniversitesi’nde düzenlenecek bilgilendirme toplantıları ile öğrencilere programın kapsamı ve başvuru süreçlerine ilişkin detaylı bilgi sunulacak. Tüpraş, bu programı rafinerilerinin bulunduğu Kırıkkale, Batman ve Kocaeli illerinde de gerçekleştiriyor.
07 Mayıs 2026 Perşembe - 16:09 Çeşme’de 3. Kitap Takas Şenliği İzmir’in Çeşme ilçesinde bu yıl üçüncüsü düzenlenen "Kitap Takas Şenliği", renkli görüntülere sahne oldu. Çocukların kitap kahramanlarını canlandırdığı kostümlü kortej yürüyüşü, meydanda gerçekleştirilen etkinlikler ve kitap takasıyla tamamlanan organizasyon, vatandaşlardan yoğun ilgi gördü. Çeşme Kaymakamlığı himayesinde yürütülen "Hayatın Anlamı Kitap" projesi kapsamında düzenlenen şenlik, ilçe merkezinde gerçekleştirilen kortej yürüyüşüyle başladı. Yürüyüşe, Çeşme Kaymakamı Mehmet Maraşlı, "Hayatın Anlamı Kitap" projesi koordinatörü Arzu Güleryüz Maraşlı, Çeşme Belediyesi Başkan Yardımcısı Banu Ayhan, İlçe Milli Eğitim Müdürü Şahan Çöker ve siyasi parti temsilcileri de katıldı. İlçedeki 30 okuldan yaklaşık 200 öğrenci, okudukları kitapların kahramanlarını temsil eden kostümlerle yürüyüşe katıldı. Cumhuriyet Meydanı’na kadar süren yürüyüş boyunca protokol üyeleri vatandaşlara ve esnafa kitap hediye ederek kitap okuma alışkanlığına dikkat çekti. Protokol üyeleri ve öğrenciler, meydanda kurulan minderlerde bir araya gelerek birlikte kitap okudu. Meydanda kurulan renkli stantlar ve öğrencilerin kostümleri etkinliğe görsel bir şölen havası kattı. Etkinlikte konuşan Çeşme Kaymakamı Mehmet Maraşlı, kitap sevgisinin çocukların geleceği açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. Kitap Takas Şenliği’nin artık geleneksel hale geldiğini belirten Maraşlı, "En güzel hediye, en güzel yardımlaşma kitapla olan hediyeleşme ve yardımlaşmadır" diyerek öğrencilerin kitap sevgisini yaygınlaştırma konusunda örnek olduğunu ifade etti. "Hayatın Anlamı Kitap" projesi kapsamında öğrencilerin düzenli olarak kitap okuduğunu, yazar söyleşilerine katıldığını ve sanat etkinlikleri eşliğinde kitaplarla buluştuğunu kaydeden Maraşlı, özellikle dijital ekranların hayatın merkezinde olduğu günümüzde kitapların çocuklar için önemli bir yol arkadaşı olduğuna dikkat çekti. Konuşmasında öğrencilere seslenen Maraşlı, yalnızca ders kitaplarının değil, değerleri öğreten ve geleceğe ışık tutan eserlerin de okunması gerektiğini belirterek, "Türkiye Yüzyılı’nda geleceğe umutla bakan nesiller sizlersiniz. Sizlerin kitapla buluşmasını çok önemsiyoruz" ifadelerini kullandı. Konuşmanın ardından öğrenciler, canlandırdıkları kitap karakterleriyle çeşitli gösteriler sundu. Renkli kostümler ve sahne performansları izleyenlerden alkış alırken, etkinliğin sonunda gökyüzüne balonlar bırakıldı. Programın devamında Kaymakam Mehmet Maraşlı ve beraberindeki protokol üyeleri, Cumhuriyet Meydanı’nda okullar tarafından kurulan stantları ziyaret ederek öğrencilerle sohbet etti. Katılımcılar, yanlarında getirdikleri kitapları birbirleriyle değiş tokuş ederek etkinliği kitap takasıyla tamamladı. Çeşme’de geleneksel hale gelen Kitap Takas Şenliği, çocuklara kitap sevgisi kazandırmayı ve okuma kültürünü yaygınlaştırmayı amaçlayan etkinliklerden biri olarak bu yıl da yoğun katılımla gerçekleştirildi.
07 Mayıs 2026 Perşembe - 14:51 Evlilik öncesi ’Akdeniz anemisi’ tarama programları büyük önem taşıyor Dr. Behçet Uz Çocuk Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesinde görev yapan Çocuk Hematoloji Uzmanı Prof. Dr. Yeşim Oymak, halk arasında "Akdeniz anemisi" olarak bilinen talaseminin kalıtsal bir kan hastalığı olduğunu belirterek, erken tanı, taşıyıcılık taramaları ve düzenli kan bağışının hayati önem taşıdığına dikkat çekti. Talaseminin, kandaki oksijeni dokulara taşıyan hemoglobin adlı proteinin yapımındaki bozukluk nedeniyle ortaya çıktığını belirten Prof. Dr. Yeşim Oymak, hastalığın özellikle çocukluk döneminde ciddi sağlık sorunlarına yol açabildiğini söyledi. Hemoglobinin kırmızı kan hücrelerinin temel yapı taşı olduğunu ifade eden Oymak, bu yapının yeterince üretilememesi durumunda ağır kansızlık geliştiğini kaydetti. Evlilik öncesi tarama programları büyük önem taşıyor Hastalığın genetik geçişli olduğunu vurgulayan Oymak, taşıyıcı bireylerin çoğu zaman herhangi bir belirti göstermeden yaşamlarını sürdürebildiğini dile getirdi. Anne ve babanın her ikisinin de taşıyıcı olması halinde çocukta ağır talasemi tablosunun ortaya çıkabileceğini aktaran Oymak, bu nedenle evlilik öncesi tarama programlarının hastalıktan korunmada büyük önem taşıdığını ifade etti. Belirtiler ilk aylarda ortaya çıkıyor Talasemi hastası çocuklarda belirtilerin doğumdan hemen sonra görülmeyebildiğini ifade eden Prof. Dr. Yeşim Oymak, "Bebekler anne karnındayken farklı bir hemoglobin yapısı kullanır. Doğumdan birkaç ay sonra erişkin tipi hemoglobine geçiş başladığında hastalık belirtileri ortaya çıkar" dedi. Ailelerin özellikle solukluk, halsizlik, iştahsızlık, sık enfeksiyon geçirme, karında şişlik ve büyüme geriliği gibi belirtiler konusunda dikkatli olması gerektiğini belirten Oymak, erken tanının tedavi sürecinde büyük fark oluşturduğunu söyledi. Düzenli kan nakli hayati önem taşıyor Talaseminin ağır formunda hastaların yaşam boyu düzenli kan transfüzyonuna ihtiyaç duyduğunu ifade eden Oymak, bu çocukların genellikle 3-4 haftada bir kan almak zorunda kaldığını belirtti. Kan bağışının bu hastalar için hayati önemde olduğunu vurgulayan Oymak, "Düzenli kan bulunamadığında hastaların yaşamı ciddi risk altına giriyor. Bu nedenle gönüllü kan bağışı çok büyük önem taşıyor" diye konuştu. Sık yapılan kan nakillerinin vücutta demir birikimine yol açtığını da anlatan Oymak, özellikle kalp, karaciğer ve hormon bezlerinde biriken demirin organ hasarına neden olabildiğini söyledi. Bu nedenle hastaların demiri vücuttan uzaklaştıran özel ilaçlarla düzenli takip edildiğini kaydetti. Yeni tedaviler umut veriyor Günümüzde uygun donör bulunduğunda yapılan kemik iliği naklinin talasemide en etkili tedavi yöntemlerinden biri olduğunu belirten Oymak, son yıllarda geliştirilen yeni ilaçlar ve gen tedavisi çalışmalarının da umut verici sonuçlar ortaya koyduğunu ifade etti. Türkiye’de uzun yıllardır uygulanan evlilik öncesi taşıyıcılık taramalarının önemli bir koruyucu sağlık hizmeti olduğunu söyleyen Prof. Dr. Yeşim Oymak, toplumda farkındalığın artmasıyla yeni hasta doğumlarının önüne geçilebileceğini sözlerine ekledi.
Ünlü hiciv ustası Şair Eşref unutulmadı
17 Kasım 2025 Pazartesi - 11:50 Ünlü hiciv ustası Şair Eşref unutulmadı Kırkağaç Şair Eşref Eğitim Kültür ve Sosyal Dayanışma Vakfı (ŞEVAK) tarafından düzenlenen geleneksel kahvaltı buluşmasında hiciv ustası Şair Eşref şiirleriyle anıldı. İzmir’de bir çok öğrenciye burs imkanı sağlayan ŞEVAK tarafından düzenlenen geleneksel sonbahar etkinliğinde, hem Ege Bölgesi’nin farklı illerinde yaşayan Kırkağaçlılar bir araya geldi hem de hiciv ustası Şair Eşref şiirleriyle anıldı. Ege Üniversitesi Lojmanları Konuk Evinde düzenlenen kahvaltıya katılan Kırkağaçlılar birbirleriyle tanışıp fikir alışverişinde bulunma imkanı sağladı. ŞEVAK Başkanı Cüneyt Naci Yıldırım etkinlikle ilgili yaptığı açıklamada, "Kırkağaç Şair Eşref Eğitim Kültür ve Sosyal Dayanışma Vakfı’mızın; gelenek haline getirdiği sonbahar kahvaltı etkinliğine ŞEVAK’a gönül veren dostlarımız ile birlikte gerçekleştirdik. Yaklaşık her dönem ortalama 50 üniversite öğrencisine burs veren vakfımıza, kuruluşumuzdan bu yana her daim maddi ve manevi katkılarını esirgemeyen ve yine her daim yanımızda olan tüm hayırseverlere yine maddi ve manevi katkılarından dolayı yüzlerce isimsiz kahramanımız olan vakıf üyelerimize ve bağışçılarımıza, etkinliğimizde bizleri yalnız bırakmayan tüm gönül dostlarına teşekkürlerimizi sunuyoruz. Üniversitede okuyan bursiyer gençlerimizin sayısını arttırmak, daha fazla burs verebilmek ve eğitim hayatları boyunca gençlerimizin yanında ve destek olabilmek adına; Gerek Vakfımıza resmi şekilde üye olarak, gerekse maddi ve manevi olarak vakfımıza destek vermek amacıyla ŞEVAK’ın eğitim ordusuna katılmak isteyen gönül dostlarımızı yanımızda görmek istiyor, kendilerine şimdiden şükranlarımızı sunuyor, esenlikler diliyoruz" dedi. Etkinlikte tanınmış hiciv ustası Şair Eşref’in şiirleri de seslendirilirken, derneğin çalışmaları hakkında fikir alış verişlerinde bulunuldu.
Göztepe, iç saha performansıyla dikkat çekiyor
17 Kasım 2025 Pazartesi - 10:38 Göztepe, iç saha performansıyla dikkat çekiyor Göztepe, bu sezon Trendyol Süper Lig’de oynadığı 5 iç saha maçında yenilgi yaşamadan 3 galibiyet ve 2 beraberlik alırken, bu süreçte kalesinde yalnızca 1 gol gördü. Göztepe, bu sezonki etkileyici iç saha performansıyla dikkatleri üzerine çekmeye devam ediyor. İzmir ekibi, Trendyol Süper Lig 2025-2026 sezonunda evinde çıktığı hiçbir maçta yenilgi yüzü görmedi. Gürsel Aksel Stadyumu’nda oynadığı 5 karşılaşmada 3 galibiyet ve 2 beraberlik alan sarı-kırmızılılar; Fenerbahçe ve Konyaspor’la berabere kalırken, Beşiktaş, Başakşehir ve Gençlerbirliği’ni mağlup etmeyi başardı. Toplayabileceği 15 puanın 11’ini hanesine yazdıran Göztepe, bu alanda ligin en başarılı takımlarından biri olurken, kendisinden üst sıradaki ekiplerden daha az iç saha maçı oynamasına rağmen en iyi 5. performansa sahip takım konumunda bulunuyor. Evinde sadece 1 gol yedi İç saha performansıyla adından söz ettiren Göztepe, elde ettiği başarılı sonuçların yanı sıra savunmadaki sağlam duruşuyla da öne çıkıyor. İzmir ekibi, Gürsel Aksel Stadyumu’nda oynadığı Fenerbahçe, Beşiktaş, Başakşehir ve Gençlerbirliği maçlarında kalesini gole kapatırken, yalnızca 1-1 sona eren Konyaspor karşılaşmasında gol yedi. Böylece Stanimir Stoilov’un öğrencileri, taraftarı önünde çıktığı 5 maçta sadece 1 kez rakiplerine gol izni verdi. Hedef Kocaelispor maçı Trendyol Süper Lig’in 13. haftasında Kocaelispor’la karşılaşacak olan Göztepe, 23 Kasım Pazar günü rakibini Gürsel Aksel Stadyumu’nda ağırlayacak. İzmir ekibi, bu mücadeleyi kazanarak hem iç sahadaki başarılı performansını devam ettirmek hem de Avrupa kupalarına katılma hedefini sürdürmek istiyor.
Mahalle bostanlarında kış dikimleri başladı
17 Kasım 2025 Pazartesi - 09:45 Mahalle bostanlarında kış dikimleri başladı İzmir’de kentin dört ayrı noktasında kurulan mahalle bostanlarında kış dikimleri başladı. Kent genelinde 254 kadın, kendi ürettikleri ürünleri hasat etmek için tohum ve fideleri toprakla buluşturdu. Yeni açılan Fırat Mahalle Bostanı da işe koyulan kadınların heyecanına sahne oldu. İzmirli kadınlar, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Konak Kadifekale, Buca Mustafa Kemal, Bornova Meriç ve Buca Fırat mahallelerinde yer alan mahalle bostanlarında kış dönemi dikimlerine başladı. İyi, temiz ve adil gıdaya erişimi kolaylaştırmak amacıyla uygulanan proje, Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı ve Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı iş birliğinde, Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı desteğiyle yürütülüyor. Kura yoluyla belirlenen parsellerinde mevsimine uygun tohum ve fideleri diken kadınlar, kendi ürettikleri ürünleri hasat zamanı geldiğinde sofralarına ulaştırıyor. Yıl boyunca çeşitli etkinliklere katılarak sosyalleşen kadınlar, mahalle bostanlarını bir dayanışma alanı olarak görüyor. İzmir’in farklı ilçelerinde yaygınlaşan mahalle bostanları; kadın emeğini, bilgiyi ve birlikte üretme kültürünü görünür kılarken, iklime duyarlı, sürdürülebilir kent yaşamının temellerini mahalle ölçeğinde inşa ediyor. Yeni açılan bostanda ilk dikim heyecanı Fırat Yaşayan Parkı içinde yeni açılan Fırat Mahalle Bostanı’nda ilk kez dikim yapan kadınlar da büyük heyecan yaşadı. Kadınlara ilk gününde aileleri de eşlik etti. Üretim hakkında teorik eğitim alan kadınlar, daha sonra kış dikimlerine başladı. Fırat Mahalle Bostanı’nda sera alanı da buluyor. Alan, "tohumdan sofraya" uzanan bir üretim döngüsünü destekleyerek kentte ekolojik farkındalığı artırmayı amaçlıyor. Bostanda ilerleyen dönemlerde kadınlar ve çocuklar için eğitimler, spor faaliyetleri, üretim atölyeleri ve topluluk etkinlikleri düzenlenecek. Bu sayede bilgi paylaşımı, kolektif üretim ve dayanışma kültürü pekiştirilecek. 254 kadın üretiyor Mahalle bostanları hakkında bilgi veren Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı Kadın Çalışmaları Şube Müdürlüğü’nde görevli Deniz Evcimen, "Mahalle Bostanları Projesi’nde amacımız, kadınların sağlıklı gıdaya erişimini artırmaları, kentte varlığını daha fazla göstermeleri ve aynı zamanda dayanışma ve paylaşma kültürünü artırdıkları alanlar yaratmak. Kent genelinde 254 kadınla aktif üretim gerçekleştiriyoruz. Mahalle bostanları, kadınların ve çocukların kent içinde nefes alabildikleri, doğayla temas kurabildiği alanlar olarak sunuluyor. Toprakla tanışmak ve üretmek isteyenleri mahalle bostanlarımıza davet ediyoruz" dedi. "Toprakla buluşmak çok güzel" Fırat Mahalle Bostanı’nda çocukları Mustafa, Melis ve Ali ile birlikte dikim yapan Deniz Karakaya, "Çok mutluyum. Toprakla buluşmak çok güzel bir duygu. Çocuklar da görsün, toprakla uğraşmayı ve bir şeyler ekmeyi bilsin istiyorum. Ürünlerin nasıl yetiştiğini görmelerini istiyorum. Dışarıdan aldığımız ürünler organik mi bilemiyoruz. Kendimiz ürettiğimiz için çok mutluyuz. Mahalle bostanları, çok güzel bir proje" diye konuştu. "Mutluyuz" Fırat Mahalle Bostanı’nda torunu Arya ile dikim yapan Döndü Akkuş, "Kura çekiminde heyecan yaşadık. Yerlerimiz belli oldu. Bugün ilk dikim günümüz. Mutluyuz, torunumla birlikte dikime başladık. Arkadaş ortamımız da çok güzel olacak. Bu kalabalıkta bu heyecanı hissetmek benim için çok güzel bir duygu. İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne çok teşekkür ediyorum. Bizi çok mutlu ettiler" sözlerine yer verdi. "Gurur verici" Kadifekale Mahalle Bostanı’nda dikim yapan Sade Gül, "Buraya geldiğim için çok mutlu oldum. Belediye Başkanımıza bize bu imkânı sağladığı için çok teşekkür ediyorum. Toprakla uğraşmak çok güzel. Topraktan çok güzel verim alıyoruz. Ata tohumları kullanıyoruz. Bu gurur verici bir şey" ifadelerini kullandı. "Allah bereketini versin" Kadifekale Mahalle Bostanı’nda dikim yapan Ayşe Denen ise "Kışlık dikimlerimiz başladı. Lahana, marul, bezelye, barbunya diktik. Allah bereketini versin. Emeği geçen herkese teşekkür ederiz. Burası bizim için çok iyi oldu. Arkadaş edindik, stres attık. Başkanımızdan Allah razı olsun" dedi. Yaz ve kış dikimleri yapılıyor Mahalle Bostanları Projesi kapsamında kurayla belirlenen parsellerinde üretim yapan her kadın, yaz ve kış dikimlerini gerçekleştiriyor. Hasat zamanı ise ürünlerini sofrayla buluşturuyor. Kadınlar, bir yıllık süre içinde çeşitli etkinliklere ve gezilere katılma imkânı da buluyor. Mahalle bostanları TÜBİTAK programında Öte yandan İzmir Büyükşehir Belediyesi Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı, Mahalle Bostanları Projesini Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu’nun (TÜBİTAK) Sosyal ve Beşerî Bilimlerde Yenilikçi Çözümler Araştırma Projeleri Destek Programı’na dahil etti. Sosyo-ekonomik, mekânsal ve çevresel sürdürülebilirliğini analiz etmek için yürütülecek çalışma kapsamında, Kadifekale Mahalle Bostanı örnekleminde sosyal yaşam döngüsü analizi (SYDA) ve çevresel yaşam döngüsü analizi (ÇYDA) yöntemleri entegre edilerek uygulama yapılacak. Böylelikle projenin çok katmanlı faydalarının sayısallaştırılması ve İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin kentsel alanda geliştireceği kent tarımı politikalarına bilimsel zemin, kadın üreticilere ise güçlenme rotası sunacak.
Genç hukukçuların ‘klinik’ gururu
17 Kasım 2025 Pazartesi - 09:36 Genç hukukçuların ‘klinik’ gururu İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) tarafından, İzmir Ticaret Odası (İZTO) ve İzmir Adliyesi iş birliğiyle Ege Bölgesi’nde ilk kez açılan ‘Aile Mahkemeleri Hukuk Kliniği’ dersini başarıyla tamamlayan öğrenciler sertifikalarını aldı. Ders sayesinde hakimlerle birlikte çalışma ve davaları yerinde inceleme fırsatı bulan, mesleki açıdan büyük kazanım elde eden genç hukukçular, sertikalarına ulaşarak büyük mutluluk ve gurur yaşadı. İzmir Ekonomi Üniversitesi’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen sertifika törenine İzmir Cumhuriyet Başsavcısı Ali Yeldan, İZTO Yönetim Kurulu Başkanı ve İEÜ Mütevelli Heyet Başkanı Mahmut Özgener, İEÜ Rektörü Prof. Dr. Yusuf Hakan Abacıoğlu, İzmir Cumhuriyet Başsavcı Vekili Aydoğan Sansak, İZTO Meclis Başkanı Selami Özpoyraz, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Cemal Elmasoğlu, Yönetim Kurulu Üyesi Serdar Gökhan Arıkan, Meclis Başkan Yardımcıları Mehmet Tahir Özdemir ve Nevzat Artkıy, İEÜ Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sevilay Uzunallı, dekan yardımcıları ve akademisyenler katıldı. İEÜ Hukuk Fakültesi’nin 15 öğrencisine sertifikalarını tek tek takdim eden Yeldan, Özgener ve Prof. Dr. Abacıoğlu, gençleri başarılarından dolayı kutladı. "Tüm imkanlarımızı gençlerimize sunuyoruz" Törende konuşan İzmir Cumhuriyet Başsavcısı Ali Yeldan, İZTO ve İEÜ ile birlikte hukuk eğitiminde Türkiye’ye örnek olacak güçlü bir model geliştirdiklerini söyledi. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da adliyenin tüm imkanlarını gençlere sunmaya hazır olduklarını belirten Yeldan, "Hukuk eğitiminde artık sadece öğrenciler değil; akademisyenler ve üniversiteler de yarışıyor. Bu süreçte hukuk eğitiminin doğru yapılması büyük önem taşıyor. Hukuk klinikleri projemiz, bu açıdan çok anlamlı. Bu ders aracılığıyla öğrencilerimiz, adliyemizin değişik birimlerindeki işleyişi, uygulamayı görme fırsatı yakaladı. Gençlerimizden ve geleceğimizden çok ümitliyiz. Gençlere sunulan imkanları ne kadar geliştirirsek, daha iyi bir gelecek için de onların önünü açmış oluruz. Gençlerimiz yeter ki talep etsin, biz daima onların yanındayız" diye konuştu. "Sosyal bir transkript" İZTO Yönetim Kurulu Başkanı ve İEÜ Mütevelli Heyet Başkanı Mahmut Özgener, üniversite olarak pek çok alanda olduğu gibi hukuk alanında da öncü rol üstlendiklerini ifade etti. Projenin hayata geçmesine sağladığı büyük katkılar için Yeldan’a teşekkür eden Özgener, "Şu anda üniversitemizde iklim hukuku, yargı etiği, cinsel şiddetle mücadele, fikri mülkiyet, çocuk hukuku, kişisel verilerin korunması, ceza hukuku gibi farklı kliniklerde ve alanlarda dersler yürütülüyor. Bu çeşitlilik, öğrencilerin farklı hukuk dallarında uygulama becerisi kazanmalarına ve toplumun çok farklı kesimlerinin ihtiyaçlarına cevap verebilmelerine olanak tanıyor. Hukuk öğrencilerimizin aldığı sertifikalar, sosyal bir transkript özelliği taşıyor. Bu serfitikalar; Erasmus, araştırma asistanlığı ve burs başvurularında uygulamalı öğrenmeyi gösterirken; şiddet, velayet, nafaka, korunma tedbirleri alanlarında çalışan STK’lar için de somut yetkinlik kanıtı olabilecek" diye konuştu. "Teori pratiğe dönüştü" İEÜ Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sevilay Uzunallı da sertifikalarını alan öğrencileri tebrik ederek, "Bu program, sadece Ege Bölgesi’nde bir ilk olmakla kalmadı; aynı zamanda hukuk eğitiminde teorinin pratiğe dönüştüğü örnek bir model oluşturdu. Öğrencilerimiz, gözlemleme ve gerçek vakalar üzerinden analiz yapma fırsatı elde etti. Ayrıca, mesleki gelişimleri açısından da son derece kıymetli bir deneyim kazandı. Bu dersin, genç hukukçularımızın adalet duygusunu, mesleki yetkinliklerini ve toplumsal sorumluluk bilincini daha da güçlendirdiğine inanıyorum" ifadelerini kullandı.
Rekolte arttı, Satsuma mandalinası pazarda yerini aldı
16 Kasım 2025 Pazar - 10:18 Rekolte arttı, Satsuma mandalinası pazarda yerini aldı İzmir’in Seferihisar ilçesinde Satsuma mandalinasının hasadı başladı. Yüksek rekoltenin beklendiği sezonda Seferihisarlı çiftçiler, mandalinayı hale 15 liradan sattıklarını, pazarda ise kilogram fiyatının ortalama 50 liraya kadar çıktığını belirtiyor. Sonbahar ve kış aylarının vazgeçilmez meyvesi olan Satsuma mandalinasının merkezi olarak bilinen Seferihisar’da hasat sezonu açıldı. Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte bahçelere gelen kadın işçiler; gün boyunca, olgunlaşan mandalinaları ağaçlardan topluyor. Sepetlenen ürünler, erkek işçiler tarafından küfelerle taşınarak kamyonlara yükleniyor. Hasadı tamamlanan mandalinalar, sevkiyata hazırlanarak İzmir ve çevre illerdeki pazarlara gönderiliyor. Türkiye’nin narenciye üretimi ve ihracatında önemli bir yere sahip olan İzmir’de yılda ortalama 135 bin ton mandalina üretiliyor. Doğal C vitamini deposu olması, grip ve soğuk algınlığına karşı bağışıklık sistemini güçlendirmesiyle bilinen Satsuma mandalinasının hasadı Ocak ayına kadar devam edecek. Rekoltenin bu yıl beklenenden fazla olduğunu kaydeden Seferihisarlı çiftçiler, mandalinanın kilogramını hale 15 liradan sattıklarını, pazarda ise fiyatının ortalama 50 liraya kadar çıktığını belirtiyor. 12 aylık serüven Mandalina yetiştirme sürecinin 12 aylık bir döngü olduğunu belirten üretici Sebahattin Çakal, "Mevsimsel işlere ilk olarak yılbaşı civarı budamayla başlarız. Budamanın ardından toprağa kimyasal ve hayvansal gübre atılır. Nisan ve Mayıs aylarında ağaçlar çiçek açar, ardından tomurcuk oluşur. Bu süreçte ilaçlama ve gübreleme işlemleri devamlı olarak yapılır. Bahar aylarında, mevsim şartlarına göre Nisan veya Mayıs gibi, sulama hortumları serilir ve sulamaya başlanır. Hasadımız Ekim ayında başlar ve bölgemizde 10-15 Ocak’a kadar sürer. Hasat, Ekim ayında olgunlaşan ve sararanların kesilmesiyle kademeli olarak yapılır. Bu iş kalabalık işçi gerektirdiği için toplama işini biz yapmayız, ürünü tüccara veririz ve onlar toplar." dedi. Çekirdeksiz ve ince kabuklu Satsuma cinsi mandalinanın özelliklerine de değinen üretici Çakal, "Çekirdeksiz ve ince kabuklu olan Satsuma cinsidir. Mandalina deyince akla bu gelmelidir. Gümüldür merkezli bölgemizin mandalinasının kalitesini hiçbir yer tutamaz; bunu yiyen bilir. Kaliteli mandalina ince kabuklu olur, yendiğinde ağızda dağılır ve iç kabuğu sert olmaz. Bu özellikler bizim bölgemizin orijinal ürünlerinde mevcuttur. Piyasada diğer cinslerin çoğalması bizi etkilese de, kalite olarak Satsuma mandalinasını tutmazlar. Ayrıca mandalina, özellikle kışın gribal hastalıklara karşı C vitamini deposu olmasıyla adeta bir ilaç ve tüketilmesi gerekir." ifadelerini kullandı. Bahçeden pazarlara Yaklaşık 28 yıldan beri mandalina toplaması ve alım-satım işleriyle uğraştığını kaydeden tarım işçisi Mustafa Kara, "Hasadımız Ekim ayında başlar; bu dönemde olmuş, iyi mandalinaları keseriz. Hasat süreci Kasım, Aralık ayları boyunca devam ederek Ocak sonuna kadar sürer. Çalışmaya sabah 7.30’da başlar, akşam 4’te bırakırız. Bu sene bahçeler iyi ürün verdi; verim ve kalitemiz güzel. Şu anda Gümüldür mandalinası diye de bilinen Satsuma cinsi mandalinayı kesiyoruz. Bu cins, tat oranı ve aromasıyla meşhurdur, çok lezzetlidir. Satsuma mandalinası ince kabuk olarak bilinir ve bu özelliğiyle çok farklıdır. Kalitesi dışarıdan bakıldığında renginden ve ince kabuğundan anlaşılır. Ayrıca iç çekirdeği olmaz; bu da yerken fark edilir. Lezzetli bir ürün olduğu için herkesin yemesini tavsiye ediyoruz. Ürünlerimiz ağırlıklı olarak İzmir üzerinden yurt dışına ihraç ediliyor. Yurt içinde ise İstanbul, Ankara ve Bursa gibi büyük şehirlere ve Türkiye’nin büyük bir bölümüne gidiyor." sözlerini kullandı. C vitamini deposu Bahçelerden mandalina toplayarak geçimini sağlayan tarım işçisi Filiz Çelik ise "Bu çalışma sisteminde arkadaş ve grup uyumu çok önemli. Herkes elinden geleni yaparak birbirini tamamlıyor. Örneğin, erkekler çoğunlukla küfeyi taşır, kiloca hafif olan arkadaşlarımız ise ağaca çıkar. Kadınlar da genelde ağacın eteklerinden, orta kısımlarından toplar. Bir ağaca başladığımızda, altından üstüne kadar tamamen temizleyip bitiriyoruz. Ayrıca Kışın hastalıklarla boğuştuğumuz bu dönemde, gribe karşı C vitamini sağladığı için herkesin bu ürünleri yemesini tavsiye ederiz" diye ekledi.