Yerel Haberler
İzmir
13 Nisan 2026 Pazartesi - 20:16 İzmir’deki İZBETON soruşturmasında tutuklanan CHP Ankara İl Başkanı Erkol’un ifadesi ortaya çıktı İzmir’de İZBETON’da usulsüzlük iddialarına yönelik operasyonda tutuklanan CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol, hakkındaki zimmet ve dolandırıcılık iddialarını reddederek, tahliyesini talep etti. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen İZBETON soruşturmasında, Gaziemir ilçesinde S.S. İş İnsanları Gaziemir Yapı Kooperatifi aracı kılınarak menfaat temin edildiği iddiaları incelendi. Zimmet, nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik ve denetim görevinin ihmali suçlamalarıyla düzenlenen operasyonda gözaltına alınan Ümit Erkol ve beraberindeki 8 şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildikleri adliyede çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı. Soruşturma kapsamında tutuklanan Erkol’un mahkeme beyanlarında, hiçbir resmi evraka imza atmadığını ve sahtecilik yapmasının mümkün olmadığını savunduğu öğrenildi. "Huzur hakkı dışında para almadım" Kooperatifte 2022 yılında yönetim kurulu üyesi olduğunu belirten Erkol, "Üye olduktan sonra kooperatiften elde ettiğim tek gelir 10 bin TL olan huzur hakkıdır. Başka hiçbir şekilde kooperatifle iş yapan bir yerden para almam ya da vermem gibi bir durum olmamıştır. Kooperatif yönetim kurulu olduğum halde kendi adıma imza sirküleri çıkarmadım ve Gaziemir kooperatifine ait hiçbir ihale ya da resmi evraka imza atmadım. Bir tane dahi imzam söz konusu değildir. Hiçbir evrakta imza atmamış birisinin resmi belgede sahtecilik yapması mümkün değildir. Kooperatif hissemi sattığımda da banka üzerinden işlem gerçekleştirilmiş ve gerekli açıklamalar yazılarak bu işlemin banka üzerinden gerçekleştiğini belirten MASAK raporunda da şüpheli hareket olmadığı bellidir" dedi. "Villalar bedelsiz olarak verilmemiştir" Şikayetçi kooperatif avukatının projede villa olmadığı yönündeki açıklamalarının gerçeği yansıtmadığını dile getiren Erkol, "Projede hiçbir değişiklik olmadığı ve sadece isim değişikliği olduğu açıktır. Sunulan fotoğraflarla da projede değişiklik olmadığı görülmektedir. Villaların olduğu ilk günden beri bellidir, bu villalar bedelsiz olarak verilmemiştir ve diğer konutlar gibi bir ödeme planı neticesinde satın aldım. Kapıdan geçen herhangi birisi benim aldığım villayı da ödeme planı neticesinde almaktadır. Kendime özel tahsis etmem gibi bir durum söz konusu değildir. Kooperatif ile ilgili hiçbir kişiyle aramda ticari ilişki olmamıştır" ifadelerini kullandı. "1 TL dahi para eksikliğinden bahsedilmedi" Kooperatifin tüm gelirlerinin banka aracılığıyla sağlandığını ve elden para alınmadığını kaydeden Erkol, "Bilirkişi raporunda kooperatifin taşeronlara ödemeyle ilgili usulsüzlük olduğu iddiası mevcuttur. Ben bu taşeronu tanımıyorum ve yapılan protokol gereği kooperatif ile ilgili yapılan herhangi bir işlem İZBETON tarafından izin ve imzası ile gerçekleşmektedir. Tepekule firması gelip bu imalatın yapılıp yapılmadığı ve mali yönden uygun olup olmadığı bağımsız denetçi tarafından araştırılmaktadır. Bunun üzerine gereken ödemeler yapılmaktadır. 2024 yılının Haziran ayında yönetimi devrettim, bilanço sunduk. Devrettiğimiz yönetim çok hassas bir araştırma yaptı ve sadece plastik bir çiçeğin dahi ödenmesini istedi. Böyle ince hassas bir araştırma yapan, devralan yönetim bize karşı herhangi bir eksikliği sunmadı. Herhangi bir şekilde 1 TL dahi bir para eksikliğinden bize bahsedilmedi. Üzerime atılan suçlamaları kabul etmiyorum. Tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmak istiyorum" şeklinde konuştu.
13 Nisan 2026 Pazartesi - 16:46 Atatürk’ün Aliağa’ya gelişinin 92. yıl dönümü törenlerle kutlandı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 13 Nisan 1934’te Aliağa’ya gelişinin 92’nci yıl dönümü düzenlenen programla kutlandı. Aliağa Belediyesi ile Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) tarafından Atatürk Anıtı ve Atatürk Açık Hava Galerisi’nde düzenlenen kutlama programı saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. "Atatürk’ün 92 yıl önce getirdiği ışık yolumuzu aydınlatmaya devam ediyor" Programın açılış konuşmasını yapan ADD Aliağa Şubesi Başkanı Erol Çetinkaya "13 Nisan 1934 tarihi sadece bir takvim yaprağı değil, Aliağa’mızın hafızasına kazınmış genel tarihimizin en müstesna sayfalarından biridir. Atatürk’ün 92 yıl önce bu topraklara attığı o ilk adım sadece bir ziyaret değil, aynı zamanda bir coğrafyanın geleceğine vurulan parlak bir mühür. Çağdaş Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerinin bu topraklardan nasıl sağlam bir iradeyle atıldığının en somut göstergesidir. O gün tozlu yolları ve uçsuz bucaksız arazileriyle mütevazi bir çiftlik görünümde olan Aliağa bugün cumhuriyetimizin her fabrika bir kaledir anlayışıyla Türkiye’nin ağır sanayi devletlerinden biri. Ekonomimizin can damarı ve parlayan bir yıldızı konumundadır" dedi. "Atamızın anısına yapılan bu yerdeyiz" Aliağa Belediye Başkan Yardımcısı Mesut Öztürk de, Atatürk’ün Aliağa’ya gelişinin yıl dönümünü gurur ve heyecanla kutladıklarını belirtti. Öztürk, "Cumhuriyetimizin Kurucusu Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün 1934 yılında Aliağamıza gelişinin 92. yılını büyük bir gurur ve heyecanla kutluyoruz. Büyük Önderimizin Aliağa’da öğrenci ve öğretmenlerle buluştuğu bu yerde, 2022 yılında Aliağa Belediyemiz tarafından Atatürk Anıtı ve Atatürk Açık Hava Galerisi yapıldı. Bugün büyük bir mutlulukla Atamızın anısına yapılan bu yerdeyiz. Atatürk’ün Aliağa’ya gelişinin 92. yıl dönümünde Büyük Önder Atatürk ve silah arkadaşlarını, tüm şehitlerimizi rahmet ve şükranla anıyorum" ifadelerini kullandı Zeybek gösterisi ve bando dinletisi ile sona eren programa; Aliağa Belediye Başkan Yardımcıları Mesut Öztürk ve Güven Demirağ, Aliağa Belediyesi Personel Şirketi Yönetim Kurulu Başkanı Mehmedali Özkurt, ADD Aliağa Şubesi Başkanı Erol Çetinkaya, ADD yönetici ve üyeleri, sivil toplum kuruluşlarının başkan ve yöneticileri, siyasi partilerin temsilcileri, gaziler, meclis üyeleri ve vatandaşlar katıldı.
Meslek Fabrikası hayatları değiştiriyor
27 Mart 2026 Cuma - 09:42 Meslek Fabrikası hayatları değiştiriyor İzmir Büyükşehir Belediyesi Meslek Fabrikası, yıllarca seyyar satıcılık yapan ve zorluklarla mücadele eden yurttaşlara umut oldu. Aldıkları eğitimlerle belediye denetiminde stantlarda satış yapmaya başlayan kursiyerler, artık ailelerine güvenli bir şekilde ekmek götürebiliyor ve çocuklarına daha iyi bir gelecek sunuyor. Meslek fabrikası sayesinde hayata yepyeni bir başlangıç yapanlar, meslek fabrikasına dokunulmaması çağrısı yapıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi Meslek Fabrikası, bugüne kadar 145 bin 77 kursiyere ulaştı ve binlerce hanede yeni bir hikâye başlattı. Halkapınar Kurs Merkezi’nde 2016 yılından bu yana açılan 531 kurstan mezun olan 13 bin 149 kişi, hayatlarına yeni bir yön verdi. 35 alan ve 215 branşta verilen eğitimler, kimi için ilk iş, kimi için yeniden ayağa kalkma, kimi için ise çocuklarına daha iyi bir gelecek sunmanın anahtarı oldu. Yolu Meslek Fabrikası’ndan geçen seyyar satıcılar, eğitimlerin ardından belediye denetiminde stantlarda çalışmaya başladı; daha önce kayıt dışı çalıştıkları için zabıta ekiplerinden kaçanlar artık huzurlu ve güvenli bir şekilde hizmet sunuyor. Nesiller boyu aynı meslekle evini geçindiren ve çocuklarını okutabilen kursiyerler, Büyükşehir Belediyesi’ne minnettar. "Umudu söndürmeyelim" Meslek Fabrikası’nda alınan eğitimler, kursiyerlerin hayatına doğrudan yansıyor. İzmir Seyyar Esnaf Meclisi Kurucusu ve İzmir Doğa İncisi Üretim ve Pazarlama Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Heptepe de dezavantajlı grupların Meslek Fabrikası’nda aldığı eğitimlerin ardından meslek kollarına göre sertifika sahibi olduklarını ve hayata tutunduklarını belirterek, şunları söyledi: "Meslek Fabrikası’nın ışığını söndürmek, geleceğin ışığını söndürmek olur. Çünkü bu insanlar Meslek Fabrikası’nda aldıkları eğitimlerle istihdam edildi. Meslek Fabrikası’na sahip çıkalım. Umudu söndürmeyelim. İzmir’e miras bırakılan Meslek Fabrikamızın ışığını hiçbir zaman kapatmayalım." "Dezavantajlı yurttaşlar topluma kazandırıldı" Sokak Emekçileri ve Balık Ekmekçiler Derneği Başkanı Semih Çavdarcı ise Meslek Fabrikası’nın kapanmasının birçok yurttaşı olumsuz etkileyeceğini belirtti. Çavdarcı, "Meslek Fabrikası’nın kapanması demek bazı insanların karanlık güçlere teslim olması anlamına geliyor. Karanlık güçlere teslimiyeti demek yeniden uyuşturucuya tekrar dönmesi demek. Oysa Meslek Fabrikası sayesinde meslek sahibi olan insanlar, topluma kazandırıldı. Bu insanların çoğu toplum dışına itiliyordu. Bunların yeniden yaşanmaması gerekiyor. Atatürk’ün İzmir’e mirası olan Meslek Fabrikası’na dokunulmaması gerekiyor" dedi. "Arkadaşlarımıza ekmek kapısı açıldı" Güzel İzmir Üretim ve Pazarlama Kooperatifi Başkanı Yüksel Ördekoglu, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin kendilerine Meslek Fabrikası üzerinden ekmek kapısı açtığını söyledi. Önce hijyen belgesi ve sertifikalarını aldıklarını belirten Ördekoğlu, "Arkadaşlarımıza ekmek kapısı açıldı. Daha önce stantlarımızı zabıtadan dolayı açamıyorduk. Ama her şey değişti. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin bize hediye ettiği stantlarda ekmeğimizi kazanıyoruz. O nedenle Meslek Fabrikası’nın kapanmasını kesinlikle istemiyoruz. Cemil Başkanımızın sonuna kadar arkasındayız" diye konuştu. "Meslek Fabrikası bize çok şey kazandırdı" Ege İncisi Üretim ve Pazarlama Kooperatifi Başkanı ve Ege Bölgesi Kestane ve Mısırcılar Dernek Başkanı Şerif Akbulut, 1972 yılından bu yana 3 nesil aynı işi yaptıklarını belirtti. Akbulut, "Bizim başka bir gelirimiz, başka bir işimiz yok. Tek işimiz bu. Daha önce seyyar satıcılık yapıyorduk. Ancak Büyükşehir Belediyesi sayesinde tezgahlarımız tek tip oldu. Hijyen koşullarını en üst seviyeye çıkararak hizmet sunuyoruz. Bunların hepsi İzmir Büyükşehir Belediyesi sayesinde oldu. Meslek Fabrikası’ndaki eğitimleri tamamlayıp sertifika aldıktan sonra çok mutlu ve huzurlu olduk. O gün biz resmen tanındık. İşimizi belediye denetiminde sürdürüyoruz. Meslek Fabrikası bize çok şey kazandırdı. Daha iyi koşullarda çalışmamızı oraya borçluyuz. Kapanmasını istemiyoruz. Her zaman İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin yanındayız" dedi. Büyükşehir denetiminde çalışıyorlar Meslek Fabrikası’nda satış yaparken dikkat etmesi gereken hijyen kurallarının yanı sıra müşteri ile sağlıklı ve doğru iletişim konusunda eğitim alana evli ve 2 çocuk babası 33 yaşındaki Mert Altınar da "Meslek Fabrikası sayesinde bu işi yapıyoruz. O nedenle kapanmasını istemiyoruz. Onun sayesinde ekmek yiyoruz" dedi. Daha önce zabıta ekiplerini gördüklerinde kaçtıklarını, Büyükşehir Belediyesi ile yaptıkları iş birliği sayesinde yetkililerin denetiminde satış yaptıklarını ifade eden Altınar, şimdi zabıta ekiplerini gördüğü zaman kaçmadan, huzurlu şekilde çalıştıklarını söyledi. "Binlerce arkadaşımız evine ekmek götürmeye başladı" 43 yaşında 3 çocuk babası çiçek satıcısı Emin Demirdöven’in hayatına da Meslek Fabrikası dokundu. Daha güzel buket yaparken, daha iyi satış yapmayı öğrendiğini vurgulayan Demirdöven, "Meslek Fabrikası’nın bize çok büyük katkısı oldu. Daha önce yaptığımız buketler biraz zayıftı ancak aldığımız eğitimlerin ardından daha şık çiçek buketleri hazırlamayı öğrendik. Görsel olarak daha da zenginleştik. Bu da satışlarımıza yansıdı. Meslek Fabrikası’nda eğitim alan binlerce arkadaşımız evine ekmek götürmeye başladı. O nedene lütfen Meslek Fabrikası’na dokunmayın" dedi. "Bu sayede ekmek yemeye başladık" 15 yıl boyunca eşi ile büyük zorluklarla seyyar çiçekçilik yapan 3 çocuk babası Rafet Keski’in yolu da Meslek Fabrikası ile kesiştikten sonra değişti. Meslek Fabrikası’ndan aldıkları eğitimlerin ardından İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin de kendilerine çiçek satış tezgahı verdiğini ve yine belediyenin belirlediği noktada satış yapmaya başladığını anlattı. Rafet Keski, "Daha önce çalışma şartlarımız çok zordu. Yağmur çamurda satış yapmaya çalışıyorduk. Zabıta gelince kaçıyorduk. Çoğu zaman da yakalanıyorduk ve çiçeklerimize el konuyordu. Meslek Fabrikası hayatımızı değiştirdi. Artık zabıtadan kaçmadan satış yapıyoruz. Bu sayede ekmek yemeye başladık. Hayatımızda çok şey değişti. Çok güzel günler yaşıyoruz. Lütfen Meslek Fabrikası’na dokunmayın. Ekmeğimizi onun sayesinde kazanıyoruz. Çocuklarımı burada büyüttüm ve bu tezgah sayesinde çocuklarıma ekmek yediriyorum. Bunun sayesinde onları okutabiliyorum" dedi. "Meslek Fabrikası hayatıma renk kattı" Mesleği tekstilcilik olan ancak alanında iş bulamadığı için İnciraltı’nda balık ekmek satışı yaparak geçimini sağlayan Fatma İnan, Meslek Fabrikası’ndan aldığı eğitimlerin ardından hayatında yaşadığı değişimi şu sözlerle anlattı: "Aile bütçesine katkı sunmak isteyen ancak eğitimi veya mesleği olmayan kadınlar, Meslek Fabrikası sayesinde hayatlarını değiştirdi. Meslek Fabrikası’na giden kadınlar, ilgi alanlarına göre mesleklerini seçerek çalışmaya başladı. Meslek Fabrikası hayatıma renk kattı. Hem aile bütçesine daha fazla destek sağlayabildim hem de yaptığım iş hakkında daha çok bilgim var. İşimi daha profesyonel şekilde yapıyorum. Balığı daha iyi kızartma konusunda çok güzel eğitimler aldım. Daha güzel sunum yapıyorum. O nedenle Meslek Fabrikası’nın kapatılması toplum açısından zararlı. Orada meslek edinmek için eğitim alan gençler de var. Bu tür yerler insanlara yol gösteriyor. O nedenle lütfen Meslek Fabrikası’na dokunmayın." Bir eğitimden fazlası Meslek Fabrikası, kursiyerler için yalnızca meslek öğrenilen bir yer değil, aynı zamanda bir dönüşüm alanı. Burada edinilen bilgi ve beceriler, insanların hayatına doğrudan dokunuyor. Kuşaklar boyu seyyar olarak çiçek satıcılığı yaptıklarını anlatan Hanım Dalak’ın da hayatı Meslek Fabrikası sayesinde değişti. Yaptığı işin kendisini son derece mutlu ettiğini anlatan Dalak, "Meslek Fabrikası’ndan aldığımız eğitimler sayesinde çok güzel çiçekler yapmayı öğrendik. Müşteriye daha iyi sunum yapıyoruz. İşin inceliklerini öğrendik. Bilmediğimiz modelleri öğrendik. Daha şık buketler hazırlıyoruz. İzmirliye daha güzel hizmet sunuyoruz. Evimize ekmek götürüyoruz. Çok memnunuz. Çocuklarımıza buradan ekmek götürüyoruz. Bu işten başka bir iş bilmiyorum" dedi.
Sanayicilerden İzmir Ekonomi’ye 5 ödül
27 Mart 2026 Cuma - 09:30 Sanayicilerden İzmir Ekonomi’ye 5 ödül Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) tarafından bu yıl ilk kez verilen ‘Üniversite-Sanayi İş Birliği Projeleri Ödülleri’ne İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) damga vurdu. Yenilikçi, uygulanabilir ve Ar-Ge kapasitesi yüksek projelerle fark oluşturan İEÜ, törende 5 ödül birden alarak büyük başarıya imza attı. İEÜ Rektörü Prof. Dr. Yusuf Hakan Abacıoğlu, üniversite-sanayi iş birliğini, bölgesel kalkınmanın en güçlü itici unsurlarından biri olarak gördüklerini belirterek, "Aldığımız ödüller, üniversitemizin uygulama odaklı eğitim anlayışının ve iş dünyasıyla kurduğu güçlü sinerjinin bir sonucudur" diye konuştu. Ege Bölgesi Sanayi Odası; üniversite-sanayi iş birliğinin güçlendirilmesi, bölgesel Ar-Ge kapasitesinin artırılması ve iyi uygulama örneklerinin görünür kılınarak ekosistemin teşvik edilmesi amacıyla ‘Üniversite-Sanayi İş Birliği Projeleri Ödülleri’ni gerçekleştirdi. Jüri tarafından yapılan değerlendirme sonucunda İzmir’deki üniversiteler, akademisyenler ve özel sektörde faaliyet gösteren çok sayıda firma, farklı kategorilerde ödüle layık görüldü. Ödüller art arda geldi İEÜ Rektörü Prof. Dr. Yusuf Hakan Abacıoğlu, ‘Üstün Hizmet Onur Ödülü’nün sahibi olurken, sürdürülebilir enerji ve iklim politikaları alanında yaptığı uluslararası çalışmalarla tanınan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Efe Biresselioğlu da birinci seçilerek ‘Akademi Hizmet Ödülü’ne layık görüldü. İEÜ Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yaşar Güneri Şahin, ‘Mühendislikte Sürdürülebilir Üniversite-Sanayi İş Birliği Modeli Çalışmaları’ ile Akademi Hizmet Özel Ödülü’nü aldı. Fizik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ramazan Tuğrul Senger ve Mekatronik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ebru Sayılgan da Üniversite-Sanayi İş Birliği (ÜSİ) Ödülü’ne layık görüldü. "Artarak devam edecek" EBSO Hizmet Binası’nda düzenlenen törende, EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar’ın elinden ödülünü alan İEÜ Rektörü Prof. Dr. Yusuf Hakan Abacıoğlu, "İzmir Ticaret Odası ile olan köklü bağımız ve iş dünyasıyla kurduğumuz güçlü iletişim sayesinde, öğrencilerimizi daha eğitim sürecindeyken sektörle buluşturuyor, araştırmalarımızı doğrudan üretime ve katma değere dönüştürüyoruz. Aldığımız bu ödüller, üniversitemizin uygulama odaklı eğitim anlayışının ve iş dünyasıyla kurduğu güçlü sinerjinin bir sonucudur. Bu iş birliklerini daha da ileri taşıyarak ülkemizin rekabet gücüne katkı sağlamayı sürdüreceğiz" dedi. "Bilgi, sahada karşılık bulmalı" İEÜ Sürdürülebilir Enerji ve İklim Politikaları Araştırma Merkezi (SENLAB) Direktörü ve Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Efe Biresselioğlu, ödül töreninde yaptığı konuşmada, "Kurucusu olduğum SENLAB adına bu ödülü almak çok anlamlı. Bu başarı, aynı zamanda İzmir Ekonomi Üniversitesi’nin vizyonunun ve desteğinin bir yansımasıdır. Çünkü biz, üniversite-sanayi iş birliğini hiçbir zaman dar bir çerçevede ele almadık. SENLAB’ı kurarken, ‘Bilgi üretmek yetmez, o bilginin sahada karşılık bulması gerekir’ anlayışıyla hareket ettik. Enerji dönüşümü, sadece teknoloji meselesi değil, aynı zamanda davranış ve karar alma konusudur. Bu yüzden dijitalleşmeyi merkeze alan, veriyle beslenen ve davranışı anlayan bir yaklaşım benimsedik. Bu başarı, bizim için bir sonuç değil başlangıçtır. Başta üniversitem olmak üzere, tüm ekip arkadaşlarıma ve paydaşlarımıza teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nden kamuya büyük destek
26 Mart 2026 Perşembe - 18:23 İzmir Büyükşehir Belediyesi’nden kamuya büyük destek İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin hizmet ve faaliyetlerinde kullandığı bazı binaların Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne devredilmesine karşı başlattığı hukuk mücadelesi sürerken, belediye envanterindeki kayıtlar önemli bir gerçeği ortaya çıkardı. Büyükşehir Belediyesi’nin son yıllarda merkezi idareye bağlı kurumlara mülkiyetindeki taşınmazlarla ilgili 81 adet tahsis işlemi yaptığı, toplam 287 bin metrekareyi kamu kurumlarının kullanımına sunduğu tespit edildi. Gasilhane, Egemenlik Evi, Meslek Fabrikası ve Namazgah Hamamı gibi İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne ait ve tamamı halkın hizmetinde aktif olarak kullanılan taşınmazlara Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından el koyulması yönündeki girişimler yargıya taşındı. Tartışma, Başkan Dr. Cemil Tugay’ın İzmir’in hakkına hukukuna sahip çıkma çağrısıyla birlikte kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. Öte yandan İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin merkezi idareye bağlı kurumlara destek olma konusunda yapıcı bir yaklaşım sergilediği de ortaya çıktı. İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi’nin aldığı kararlar doğrultusunda kamu kurumlarına belediye envanterinde yer alan taşınmazlardan toplam 81 adet tahsis gerçekleştirildi. Bu tahsislerin toplam büyüklüğü ise 287 bin 328 metrekareyi aşıyor. Tahsislerin tamamı, belediye meclisinde alınan kararlar doğrultusunda ve ilgili kurumların talepleri üzerine hayata geçirildi. En fazla tahsis din ve eğitim hizmetlerine Tahsislerin önemli bir bölümünün eğitim, sağlık ve dini hizmetler gibi doğrudan vatandaşın günlük yaşamına temas eden alanlarda yoğunlaştığı görülüyor. Kurum bazlı dağılıma bakıldığında en fazla tahsisin müftülükler ve eğitim kurumları için yapıldığı dikkat çekiyor. İl Müftülüğü ve ilçe müftülüklerine yönelik tahsisler toplamda listenin en büyük kısmını oluştururken, bunu İl Milli Eğitim Müdürlüğü izliyor. Bu iki alan, toplam tahsislerin hem sayı hem de metrekare açısından büyük bölümünü kapsıyor. Sağlık Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile emniyet birimlerine yapılan tahsisler de dikkat çeken diğer başlıklar arasında yer alıyor. Üniversiteler ve diğer kamu kuruluşlarına da tahsisler bulunuyor. Toplam 81 tahsisin 30’unun İl Müftülüğü’ne, 16’sının İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne, 10’unun Sağlık Bakanlığı’na, 6’sının Kültür ve Turizm Bakanlığı’na, 4’ünün İzmir Emniyet Müdürlüğü’ne, 2’sinin Dokuz Eylül Üniversitesi’ne yapıldığı görülüyor.
İzmir’de kuyumcuyu pompalı tüfekle soyan 3 şüpheli tutuklandı
26 Mart 2026 Perşembe - 16:20 İzmir’de kuyumcuyu pompalı tüfekle soyan 3 şüpheli tutuklandı İzmir’in Aliağa ilçesinde bir kuyumcuyu pompalı tüfekle soyup çevreye ateş açarak kaçan 3 şüpheli tutuklandı. Silahlı soygun anı iş yerinin güvenlik kameraları tarafından anbean kaydedildi. Olay, 18 Mart günü saat 16.30 sıralarında Şakran Mahallesi Namık Kemal Caddesi üzerinde meydana geldi. Kasklı 2 şüpheli motosikletle kuyumcu dükkanına yaklaştı. Şüphelilerden biri içeri girerek altın alacağını söyledi. Kısa süre sonra diğer şüpheli elindeki pompalı tüfekle dükkana girdi. Silahı gören iş yeri sahibi paniğe kapılarak hızla dışarı kaçtı. Olayı fark edip dükkana yönelen çevredeki esnafı durdurmak isteyen soyguncular, yanlarındaki pompalı tüfekle etrafa ateş açtı. Şüpheliler daha sonra geldikleri motosiklete binerek firar etti. Şüphelilerin dükkandan 70 gram altın çaldığı öne sürüldü. Olayın ardından kaçan şahısları yakalamak için jandarma ekipleri çalışma başlattı. Yapılan takip ve soruşturma neticesinde nitelikli yağma olayının şüphelileri M.A. (24), P.S. (23) ve F.A.(24) yakalanarak gözaltına alındı. Jandarmadaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 3 şüpheli, çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Güvenlik kamerasına yansıdı Ortaya çıkan güvenlik kamerası görüntülerinde soygunun detayları yer aldı. Kayıtlarda şüphelilerden birinin içeri girip kuyumcuya yöneldiği görüldü. Durumu fark edip dışarı kaçan kuyumcunun peşine düşen soyguncunun ardından diğer şüpheli de dükkana girdi. Şüpheliler camekanlı raflara yönelerek çekmeceleri açtı. Raflardan altınları alan şahıslar hızla dükkandan çıktı.
Çeşme’de, duygu dolu Çanakkale anması
26 Mart 2026 Perşembe - 16:08 Çeşme’de, duygu dolu Çanakkale anması 18 Mart Çanakkale Zaferi’nin 111. yıl dönümü dolayısıyla Çeşme’de anlamlı bir anma programı düzenlendi. 18 Mart’ta okulların ara tatilde olması nedeniyle bugün gerçekleştirilen törende duygu dolu anlar yaşandı. Çakabey Kültür Merkezi’nde düzenlenen programa ilçe protokolü, daire amirleri, siyasi parti temsilcileri, öğretmenler, öğrenciler ve çok sayıda vatandaş katıldı. Program, Sıdıka Kelami Ertan Ortaokulu tarafından hazırlanırken, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Günün anlam ve önemine ilişkin konuşmayı okul müdürü Hikmet Aykut yaptı. Aykut, konuşmasında Çanakkale Zaferi’nin yalnızca bir askeri başarı olmadığını, aynı zamanda bir milletin kaderini değiştiren tarihi bir dönüm noktası olduğunu vurguladı. Çanakkale’de verilen mücadelenin fedakârlık, inanç ve kararlılığın en büyük örneklerinden biri olduğunu ifade eden Aykut, Mustafa Kemal Atatürk’ün liderliğine dikkat çekerek, "Onun askeri dehası ve sarsılmaz iradesi olmasaydı bugün bu topraklarda özgürce yaşamak mümkün olmayacaktı" dedi. Konuşmasında gençlere de seslenen Aykut, Çanakkale ruhunun yalnızca geçmişte kalmaması gerektiğini belirterek, bu ruhun bilim, sanat ve üretimle geleceğe taşınmasının önemine değindi. Şehitlerin emaneti olan vatanın korunmasının en büyük sorumluluk olduğunu ifade etti. Öğrencilere ödülleri verildi Program kapsamında İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından düzenlenen şiir ve resim yarışmalarında dereceye giren öğrencilere ödülleri takdim edildi. Öğrencilerin Çanakkale ruhunu yansıtan eserleri, katılımcılar tarafından ilgiyle karşılandı. Tören, öğrenciler tarafından sahnelenen "Geçilmez Çanakkale" adlı gösteri ile devam etti. Duygusal anların yaşandığı gösteri, izleyicilerden büyük alkış aldı. Anma programı, toplu hatıra fotoğrafı çekiminin ardından sona erdi.