Yerel Haberler
İzmir
Çeşme Kaymakamı Maraşlı: "Kaliteli ve sakin turizmle Çeşme kazanacak" 08 Mayıs 2026 Cuma - 21:45:06 Çeşme Kaymakamı Mehmet Maraşlı, 1. Çeşme Turizm Zirvesi’nin ilçenin turizm geleceği açısından önemli bir başlangıç olduğunu belirterek, "Kaliteli ve sakin turizmle Çeşme kazanacak" dedi. "1. Çeşme Turizm Zirvesi"’nin açılış konuşmasını yapan Çeşme Kaymakamı Mehmet Maraşlı, Çeşme’nin sahip olduğu doğal ve kültürel değerlerle Türkiye’nin en önemli turizm merkezlerinden biri olduğunu belirterek, turizmin yalnızca yaz aylarına sıkışmasının ilçenin en temel sorunlarından biri olduğunu söyledi. Çeşme’nin geçmişte Türkiye turizminin öncü destinasyonlarından biri olduğunu ifade eden Maraşlı, artan rekabet ve değişen turizm anlayışıyla birlikte ilçenin zaman içinde yalnızca yaz sezonuna bağlı bir yapıya dönüştüğünü dile getirdi. "Çeşme’nin yüzde 95’i turizme bağlı" Turizmin Çeşme ekonomisindeki belirleyici rolüne dikkat çeken Maraşlı, "Yüzde 95’i turizme bağlı bir kentten bahsediyoruz. Ancak bugün turizm dediğimizde yalnızca iki aylık bir dönem akla geliyor. Bu ne işletmeciler için ne ilçe ekonomisi için ne de ülke turizmi için sürdürülebilir bir yapı" dedi. "12 ay turizm" söylemini gerçekçi bulmadığını ifade eden Maraşlı, Çeşme’nin 8-9 ay boyunca canlı bir turizm sezonuna sahip olabilecek potansiyeli bulunduğunu belirtti. "Yabancı turist için kaliteli ve sakin bir Çeşme sunmalıyız" Konuşmasında yabancı turistin önemine de değinen Maraşlı, özellikle ilkbahar ve sonbahar aylarında daha sakin, kaliteli ve sürdürülebilir bir turizm anlayışının benimsenmesi gerektiğini vurguladı. Aşırı yoğunluk, gürültü ve plansız eğlence anlayışının turizm kalitesini düşürdüğünü belirten Maraşlı, Alaçatı’nın sezonu uzatabilecek en önemli merkezlerden biri olduğunu söyledi. Maraşlı, "Gürültüden biz şikayet ediyorsak, gelen turist daha fazla şikayet ediyor. İnsanlar tatilde huzur arıyor. Kültürel yaşam, gastronomi ve kaliteli müzikle desteklenen daha sakin bir turizm modeli oluşturmalıyız" ifadelerini kullandı. "Turizm sadece otelcilik değildir" Turizmin yalnızca otellerden ibaret olmadığını belirten Kaymakam Maraşlı, esnafın, restoranların, ulaşım sektörünün ve ilçede yaşayan herkesin turizmin bir parçası olduğunu kaydetti. Kötü hizmet, yanlış fiyat politikaları ve kısa vadeli kazanç anlayışının Çeşme’ye zarar verdiğini ifade eden Maraşlı, kaliteli turistin ancak kaliteli hizmet anlayışıyla çekilebileceğini söyledi. Maraşlı, "Kaliteli yatırımcıyı korumamız gerekiyor. Kamu kurumları, yerel yönetimler ve Çeşmeliler olarak doğru ortamı sağladığımız ölçüde hem yatırımcı hem turist gelir, sezon uzar" dedi. "Alaçatı’nın ruhunu korumalıyız" Konuşmasında Alaçatı’nın kimliğine de dikkat çeken Maraşlı, geçmişteki sakin ve kültürel yapının korunmasının önemine vurgu yaptı. Türkiye’de kültür turizminin hâlâ büyük bir değer taşıdığını belirten Maraşlı, sürdürülebilir ve "soft turizm" olarak tanımladığı daha sakin bir turizm modelinin Çeşme için önemli bir fırsat olduğunu ifade etti. Maraşlı, "Yazın eğlence elbette olsun ama her yer yüksek sesli müzikle dolmamalı. Çeşme büyük bir yer; eğlence için uygun alanlar var. Önemli olan dengeyi korumak" diye konuştu. Zirvenin, Çeşme’nin turizm geleceği açısından önemli bir başlangıç olduğunu belirten Maraşlı, ilerleyen yıllarda daha geniş katılımlı toplantılarla somut adımların konuşulacağı bir sürecin oluşmasını temenni etti.
08 Mayıs 2026 Cuma - 21:36 Sektör temsilcileri "1. Çeşme Turizm Zirvesi"nde buluştu İzmir’in Çeşme ilçesinde turizm sektörünün geleceğine ışık tutmayı amaçlayan "1. Çeşme Turizm Zirvesi" gerçekleştirildi. Çeşme Kent Konseyi öncülüğünde düzenlenen zirve, "Turizmin Geleceği İçin Ortak Akıl Buluşması" temasıyla sektör temsilcilerini, akademisyenleri ve turizm profesyonellerini bir araya getirdi. Çeşme Belediyesi, Alaçatı Turizm Derneği ve ÇEŞTOB iş birliğinde; Çeşme Kaymakamlığı, İzmir Büyükşehir Belediyesi, ETİK ve TGA’nın katkılarıyla gerçekleştirilen zirvede, Çeşme turizminin mevcut durumu ve geleceğe yönelik yol haritası ele alındı. Zirvenin açılış konuşmalarını Çeşme Kent Konseyi Başkanı Ahmet Güler, Çeşme Belediye Başkanı Lâl Denizli ve Çeşme Kaymakamı Mehmet Maraşlı yaptı. Programın ilk panelinde "Çeşme’nin Mevcut Turizm Potansiyeli - Veriler ve Gerçekler" başlığı altında, "Turizm Sektörü ve Çeşme Turizmi" ile "Çeşme Turizminde Yaşanan Sorunlar, Öneriler ve Beklentiler" konuları değerlendirildi. Çeşme Kent Konseyi Turizm Çalışma Grubu Başkanı Yıldırım Aktugan’ın moderatörlüğünü yaptığı panele, ETİK Başkanı ve TGA Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet İşler, ÇEŞTOB Başkanı Orhan Belge ve Alaçatı Turizm Derneği Başkanı Kerem Ünsal konuşmacı olarak katıldı. İzmir Büyükşehir Belediyesi Dış İlişkiler ve Turizm Dairesi Başkanlığı adına Yasemin Atabay tarafından "Sürdürülebilir Turizm Sertifikası" konulu sunum gerçekleştirildi. Zirvenin ikinci panelinde ise "Çeşme’nin Turizmi - Sürdürülebilirlik ve Çeşitlilik" konusu ele alındı. Global For All Yönetim Kurulu Başkanı Ayşen Tümbay’ın moderatörlüğünde gerçekleştirilen panelde Ilgaz Nacakoğlu "Termal ve Sağlık Turizmi", Sibel Demircioğlu "Turizmde Sürdürülebilirlik" ve Volkan Ataman ise "MICE Turizmi" üzerine sunum yaptı. Etkinliğin üçüncü ve son panelinde "Yeni Pazar Stratejileri ve Uluslararası Pazarlama" konusu masaya yatırıldı. Moderatörlüğünü Pelin Öztin’in yaptığı panelde Kayhan Kilit, Hasan Dinç ve Hüseyin Baraner; "Turizmde Yeni Eğilimler", "Uluslararası Tanıtım ve Pazarlama" ile "Yeni Hedef Pazarlar" başlıklarında değerlendirmelerde bulundu. Çeşme 1. Turizm Zirvesi, soru-cevap bölümünün ardından Çeşme Kent Konseyi Turizm Çalışma Grubu Başkanı Yıldırım Aktugan’ın genel değerlendirme konuşmasıyla sona erdi.
08 Mayıs 2026 Cuma - 20:17 Aliağa’da Deprem Simülasyon Tırı vatandaşlarla buluştu İzmir İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü ile Aliağa Belediyesi iş birliğinde gerçekleştirilen AFAD Deprem Simülasyon Tırı etkinliği, 7-8 Mayıs tarihlerinde Aliağalı vatandaşlarla buluştu. Aliağa’da düzenlenen etkinliklerde öğrencilere ve vatandaşlara deprem öncesinde alınması gereken önlemler, deprem anında doğru davranış biçimleri ve deprem sonrasında yapılması gerekenler hakkında uzman ekipler tarafından kapsamlı bilgilendirme yapıldı. Deprem simülasyon tırına katılan vatandaşlar, gerçeğe yakın bir ortamda deprem anını deneyimledi. Katılımcılar, yaş gruplarına göre belirlenen seviyelerde hazırlanan simülasyonlarla Türkiye’de yaşanan 6 farklı deprem senaryosu ile çocuklara özel hazırlanan simülasyon programına katıldı. Simülasyon sırasında "çök-kapan-tutun" pozisyonunun doğru uygulanışı uygulamalı olarak anlatıldı. Etkinlik kapsamında ayrıca evlerde alınabilecek güvenlik önlemleri, afet ve acil durum çantasının önemi hakkında bilgilendirme yapıldı. Vatandaşlara deprem bilincini artırmaya yönelik broşürler dağıtıldı. Aliağa Belediyesi organizasyon sürecine destek verirken, Aliağa Belediyesi Afet İşleri Müdürlüğü tarafından ilçedeki okullara ve vatandaşlara yönelik duyurular gerçekleştirildi. Etkinliğe katılan Aliağa Belediye Başkan Yardımcısı Mesut Öztürk, afet farkındalığının toplumun her kesimine ulaşmasının büyük önem taşıdığını belirterek etkinliğin düzenlenmesinde emeği geçen ekiplere teşekkür etti.
08 Mayıs 2026 Cuma - 17:06 İzmir çiçek açtı, her yer rengarenk oldu İzmir Büyükşehir Belediyesinin üçüncü kez düzenlediği İzmir Balkon-Bahçe Bitkileri Festivali başladı. Festivalle birlikte Kültürpark adeta çiçek açtı. İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından üçüncü kez düzenlenen İzmir Balkon ve Bahçe Bitkileri Festivali başladı. İzmir tarımını güçlendirmek ve balkon bahçeciliğini yaygınlaştırmak amacıyla Kültürpark’ta yapılan program kapsamında rengarenk bir ortam oluşturuldu. Üç gün boyunca doğanın renklerini İzmirlilerle buluşturacak festivalin ilk gününde çocuklar için boyama etkinlik alanları oluşturuldu. İzmir Büyükşehir Belediyesinin ilgili daire başkanlıklarının stantlarıyla yer aldığı festivalde 15 bin ücretsiz fide dağıtılacak. "İzmir süs bitkileri sektöründe Türkiye’nin lider kentidir" İzmir Büyükşehir Belediyesi İkinci Başkan Vekili Elvin Sönmez açılıştaki konuşmasında, "Öncelikle üretimin, emeğin, doğayla kurulan ilişkinin yeniden yeşerdiği ve kent kültürü için yeniden görünür olduğu bir festivaldeyiz. Süs bitkileri üretiminin içinde yıllardır yer almış birisiyim. Üreticinin emek ve maliyetini biliyorum. Bir bitkinin satışa gelene kadar geçirdiği sürecin ne kadar büyük bir sabır istediğini biliyorum. İklim riskini, artan girdi maliyetlerini, su ve lojistik sorunlarını, bakım süreçlerini, bu sektörün görünmeyen emeğini yaşamış biriyim. Bu sektör kent sağlığına katkı sunan, iklim krizine karşı direnç oluşturan, kamusal yaşam kalitesini yükselten ve aynı zamanda çok ciddi bir ekonomik değer oluşturan stratejik bir üretim alanı. İzmir tam da bu noktada çok güçlü bir potansiyele sahip. İklimi, üretim kültürü, yetişmiş insan gücü ile İzmir, süs bitkileri sektöründe Türkiye’nin lider kentidir. Biz İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak Başkanımız Dr. Cemil Tugay’ın öncülüğünde üreticiyi desteklemeye, iklim dostu ve yeşil bir kent vizyonunu büyütmeye inançla devam ediyoruz" dedi. "Büyükşehir’in destekleri bizlerin ayakta kalmasını sağlamıştır" Kooperatifler ve üreticiler adına konuşan Bayındır Çiçek Üreticileri Kooperatifi Başkanı Kadir İrdem ise "İzmir Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde düzenlenen bu değerli organizasyon üreticinin emeğini görünür kılan, doğayla iç içe yaşamı teşvik eden ve yerel kalkınmaya katkı sağlayan çok kıymetli bir buluşmadır. Her birimiz bahçelerinde, seralarında sadece bitki değil umut büyütmekteyiz. Büyükşehir Belediyemize ve Başkan Cemil Tugay’a şükranlarımı sunuyorum. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin, tarıma, üreticiye ve kooperatifleşmeye verdiği destek bizlerin ayakta kalmasını, büyümesini ve bugün burada olmamızı sağlamıştır" ifadelerini kullandı. İzmir mis gibi koktu İzmir Büyükşehir Belediyesinin önderliğinde gerçekleşen festivale kooperatiflerle birlikte toplam 54 üretici katıldı. Festivalde 45 yerli üretici ve 9 kooperatif stant açtı. Emeklerin görünür kılınmasını amaçlayan Büyükşehir Belediyesi İzmirlilerin çiçek ve bahçe bitkilerine kolay erişimini sağlamak için bir adım daha atmış oldu. Dolu dolu program İzmir’i çiçek gibi açtıracak organizasyon 10 Mayıs’a kadar devam edecek. Çiçek ve bitki satış stantları, peyzaj ve balkon düzenleme önerileri, atölyeler, söyleşiler, konserler ve çocuk etkinlikleriyle capcanlı bir şekilde sürecek festivale İzmirlilerin yoğun ilgi göstermesi bekleniyor. Açılış törenine, İzmir Büyükşehir Belediyesi İkinci Başkan Vekili Elvin Sönmez, İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Halit Çelik, bürokratlar, meclis üyeleri, sektör temsilcileri, üreticiler ve kooperatif üyeleri ile vatandaşlar katıldı.
Kültür Yolu Festivali’nin coşkusu bu yıl Çeşme’de de yaşanıyor
26 Ekim 2025 Pazar - 11:29 Kültür Yolu Festivali’nin coşkusu bu yıl Çeşme’de de yaşanıyor Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 2021 yılından bu yana Türkiye’nin çeşitli illerinde düzenlenen Kültür Yolu Festivali, bu yıl aralarında İzmir’in de bulunduğu 20 ilde gerçekleştiriliyor. İzmir’de 25 Eylül’de başlayan ve 2 Kasım’a kadar sürecek festivalin rotasına bu yıl Çeşme de eklendi. Festivalin Çeşme ayağı, renkli bir seremoniyle başladı. Açılış öncesinde, Hacı Murat Hatice Özsoy Anadolu Lisesi öğrencileri Öykü Güneşten, Sude Tuana Şallı, Yiğit Dikmen ve Özgür Yaşa, festival ateşinin yakılacağı meşaleleri Çakabey Anıtı’ndan Çeşme Kalesi’ne kadar koşarak taşıdılar. 25 Eylül Cumartesi günü Çeşme Kalesi önünde düzenlenen açılış töreninde, öğrencilerin taşıdığı meşalelerle festival ateşi, Çeşme Kaymakamı Mehmet Maraşlı, Çeşme Belediye Başkan Yardımcısı Banu Ayhan ve Çeşme Müze Müdürü Seher Hoşgör tarafından yakıldı. Açılışta konuşan Kaymakam Mehmet Maraşlı, şu ifadeleri kullandı: "Kültür ve Turizm Bakanlığımızın birkaç yıldır başarıyla sürdürdüğü ve her geçen yıl büyüyen Türkiye Kültür Yolu Festivalleri kapsamında, İzmir ilimiz ilk günden bu yana yerini almış durumda. Bu yıl festivalin coşkusu Çeşme’de de tüm enerjisiyle başladı. Dokuz gün sürecek festival kapsamında yaklaşık 36 etkinlik gerçekleştirilecek. Kültürümüz, sanatımız, tarihimiz ve doğamız bu etkinliklerle dolu dolu yaşanacak. İlçemize gelen misafirlerimiz ve Çeşme sakinleri tüm etkinliklerden ücretsiz yararlanabilecek. Bu tür organizasyonlar sayesinde Çeşme turizminin sekiz-dokuz aya yayılması hedefleniyor. Festivalin ilçemize, bölgemize ve ülkemize hayırlı olmasını diliyor; katkı sunan tüm kurum ve emek veren herkese teşekkür ediyorum." Çeşme Müze Müdürü Seher Hoşgör de konuşmasında festivalin kültürel zenginliği vurgulayarak, "Kültür ve Turizm Bakanlığımızın öncülüğünde düzenlenen Türkiye Kültür Yolu Festivalleri, ülkemizin en kapsamlı kültür-sanat projesidir. Dokuz gün boyunca İzmir’in farklı noktalarında sergiler, sempozyumlar, söyleşiler, dinletiler, atölyeler ve yarışmalarla dolu bir program sizleri bekliyor. Her bir etkinliğin, kültürümüzün ve sanatımızın zenginliğini yansıtırken, Çeşme’nin tarihi dokusu ve doğal güzellikleriyle bütünleşeceğine inanıyoruz. Bu anlamlı festivalin bir parçası olmaktan gurur duyuyor, emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" dedi. Açılış konuşmalarının ardından, Çeşme Kalesi’nde, Doğa Ergun’un "Çeşme Sualtı Güzellikleri Fotoğraf Sergisi" ve Cem Özipek’in "Denizden Gelen Heykel Sergisi"nin açılışı gerçekleştirildi. Ayrıca, Ceneviz Kulesi Sergi Alanı’nda Ali Rıza İşipek Koleksiyonu ve "Gemi Tasvirleri Sergisi", Çeşme Kent Belleği Müzesi’nde Deniz Deviren ve kursiyerlerinin "Çeşme’nin Tarihi Yapıları Fotoğraf Sergisi" ile "Çeşme’nin Çeşmeleri Suluboya Resim Sergisi", Aya Haralambos Kilisesi’nde Nilgün Sim Süldür Koleksiyonu "Bizans’tan Anadolu’ya İz Bırakan Kadınlar" ve Dilek Sekülü’nün "Uygarlıkların Işığında Seramik Sergisi", ayrıca Radisson Blu Oteli’nde Gülnaz Ertan ve İkbal Balcı’nın "İzmir ve Çeşme’den Esintiler" Resim Sergisi sanatseverlerin beğenisine sunuldu. Sergiler, 2 Kasım Pazar gününe kadar ziyaret edilebilecek.
Dijital çağın yeni e-nazar boncukları: Emojiler
26 Ekim 2025 Pazar - 10:59 Dijital çağın yeni e-nazar boncukları: Emojiler Sosyal medya, anneliğin yeni vitrinine dönüşürken, birçok anne bebeklerinin yüzünü emojilerle kapatıyor. Yaşar Üniversitesi’nden Doç. Dr. Pelin Aytemiz Karslı, bu tercihin, bazen mahremiyet, bazen de nazara karşı dijital bir savunma amacı taşıdığını söyledi. Yaşar Üniversitesi İletişim Fakültesi Görsel İletişim Tasarımı Bölüm Başkanı Doç. Dr. Pelin Aytemiz Karslı, "Göz Değmesin Diye: Instagram’da Annelik, Mahremiyet ve Nazar" konulu araştırmasında, Instagram’da annelerin bebek fotoğraflarını paylaşırken yüzlerini emojilerle kapattıkları görsel kompozisyonların anlamlarını ele aldı. Özellikle dijital bir nazar boncuğu işlevi gören emojiler üzerinden, anneliğin dijital temsili ile geleneksel nazar inanışının nasıl iç içe geçtiğini inceledi. Bu araştırması için yürüttüğü dijital etnografi kapsamında 65 Instagram profili analiz etti. Ayrıca araştırmanın devamı olarak 110 anne ile anket çalışması gerçekleştirdi. Doç. Dr. Pelin Aytemiz Karslı’ya göre annelerin paylaşımlarında emoji kullanması, yalnızca gizliliği sağlama amacı taşımıyor. Aynı zamanda eski inançların dijital bir yorumu niteliği taşıyor. Emoji, inancın güncellenmiş hali olarak karşımıza çıkıyor. Sembolik koruma Görsel etnografi temelli araştırmasında, annelerin görünürlük ile mahremiyet arasında kurdukları hassas dengeyi ve dijital annelik deneyimi ile geleneksel inanışlar arasındaki müzakere süreçlerini inceleyen Doç. Dr. Aytemiz Karslı, "Bu paylaşım biçiminin yalnızca nazar inancına değil, aynı zamanda dijital varlık ve görünürlükle ilişkili bir alan mücadelesi olduğunu düşünüyorum. Aynı zamanda inancın güncellenmiş hali. Bebeklerin yüzüne koyulan gülen yüzler, kalpler ya da çiçek emojileri, sembolik bir koruma görevi görüyor" diye konuştu. Nazardan korunmada dijital evrilme Yaşar Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Aytemiz Karslı sözlerini şöyle sürdürdü: "Bazı anneler ise emoji kullanma tercihini çevresel faktörlerden kullandıklarını söylüyor. Sosyal medya takipçilerinden gelen "Göz değmesin", "Maşallah" gibi yorumlar da bu tercihte etkili oluyor. Bu durum anneler için aynı zamanda bir iç rahatlatma yöntemi. Anneler paylaşmak istiyor çünkü hatıralar birikiyor. Ama bir yandan da ‘ya biri kötü niyetle bakarsa?’ diye ikileme düşüyor. Bu noktada bebeklerinin yüzünü emojiyle kapatan anneler, hem geleneksel inançları hem de modern gizlilik kaygılarını bir arada yaşıyor. Bu davranış, kültürel mirasın sosyal medya üzerinden nasıl evrildiğini gözler önüne seriyor."
Kanser hastalarına sağlıklı tarifler
26 Ekim 2025 Pazar - 10:23 Kanser hastalarına sağlıklı tarifler Acıbadem Kent Onkoloji Merkezi’nde, "Onkoloji Hasta Yakınları İçin Beslenme ve Besin Zenginleştirme Teknikleri Eğitimi ile Uygulamalı Güçlü Tarifler Atölyesi" düzenlendi. Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında gerçekleştirilen etkinlikte, onkoloji hastalarının tedavi sürecinde tıbbi beslenme tedavisinin önemi vurgulandı. İzmir Acıbadem Kent Hastanesi tarafından Onkoloji Merkezi’nde, ‘Onkoloji Hasta Yakınları İçin Beslenme ve Besin Zenginleştirme Teknikleri Eğitimi ile Uygulamalı Güçlü Tarifler Atölyesi’ gerçekleştirildi. Onkoloji Merkezi Koordinatörü Prof. Dr. Bülent Karabulut’un açılış konuşmasıyla başlayan etkinlikte onkoloji diyetisyeni uzman diyetisyen Gamze Gültekin ile uzman psikolog Mehmet Güney Ziyalan hasta yakınlarına önemli öneri ve uyarılarda bulundu. Prof. Dr. Karabulut’un yanı sıra medikal onkologlar Doç. Dr. Gürbüz Görümlü, Doç. Dr. Ahmet Özveren, Uzm. Dr. Osman Bütün de atölye çalışmasına katıldı, hasta yakınlarıyla birlikte diyetisyen Gültekin eşliğinde sağlıklı tarifleri denedi, bol proteinli nohut unlu ekmek ile şeftali topları yaptı. Hasta yakınları ve doktorlar fırından gelen ekmeklerle tarhanalı, mercimekli, nohutlu atıştırmalıkların, avokadolu pudingin, browninin tadına baktı. Etkinlik sonunda hasta yakınlarına yan etkilere karşı beslenme çözümlerini içeren tarif kitapçığı da armağan edildi. "Kanser hastalarına doğru tedavi uygularken beslenmelerine de önem vermek" Beslenmenin doğru olduğu zaman tedavi başarısının yüzde 25 oranında arttığını, komplikasyon riskinin de o oranda azaldığını belirten Prof. Dr. Karabulut, kanser tedavisinde sadece doğru ilacın değil, hastanın beslenme, psikolojik, sosyal ve ekonomik durumunun bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Karabulut, tedavide doktor, hasta, hasta yakını ve destek birimlerinden diyetisyen, psikolog, hemşireden oluşan bir "takım" olduğunu ve bu takımın uyum içinde çalışmasının hayati olduğunu ifade etti. Bu üçlüyü, biri eksildiğinde ayakta durmayan bir "üç ayaklı sandalye"ye benzeten Karabulut, "Bugün aslında yapmaya çalıştığımız, kanser hastalarına doğru tedavi uygularken beslenmelerine de önem vermektir. Onlara özel beslenme programları hazırlıyoruz. Ancak evde beslenme konusunda bazen alternatifler üretmek gerekebiliyor. Hastayı sadece bir diyet listesiyle yönlendirdiğimizde, bu programı her zaman uygulayamayabiliyorlar. Bu nedenle, zenginleştirilmiş gıdaları ve diyetleri uygulayamadıklarında nasıl hazırlayacaklarını ailelere öğretiyoruz" dedi. "Beslenmeyi etkilemesi hastalığı daha da güçleştiriyor" Onkoloji Diyetisyeni Gültekin de yetersiz beslenmenin kanser tedavisinde sık görülen ve kas kaybına, enfeksiyon riskinin artmasına, yaşam kalitesinin düşmesine yol açan ciddi bir sorun olduğuna dikkat çekti. Gültekin, kemoterapi ve radyoterapinin iştahsızlık, bulantı, kusma, ağız yaraları, ishal, kabızlık gibi yan etkilerinin besin alımını azalttığını ve bu yan etkilerle başa çıkmak için beslenme stratejileri geliştirmenin önemini vurguladı. Ana çözüm önerisi olarak "besin zenginleştirme"yi öneren Gültekin, "Bu, yemeklerin enerji ve protein değerini, lezzetini veya kıvamını değiştirmeden artırmaktır" diyerek, şunları söyledi: "Hem yönetimi zor hem de tedavinin verdiği yan etkiler nedeniyle beslenmeyi etkilemesi hastalığı daha da güçleştiriyor. Dolayısıyla, hasta yakını olarak insan bazen en sevdiği kişiye en iyisini yapmak isterken çaresizlik hissedebiliyor ya da kaygı duyabiliyor. Bu nedenle, etkinliğin amacını şu şekilde planladık. Hasta yakınlarının hem psikolojik destek almalarını hem de hastalara nasıl davranmaları gerektiğini bir kez daha görmelerini istedik. Ayrıca, besin zenginleştirme teknikleriyle ilgili güzel bir atölye düzenleyerek hem pratik hem de teorik bilgileri birleştirip hastalarına daha faydalı olmalarını amaçladık. Besin zenginleştirme tekniklerini anlatmak ve öğrenmek son derece önemlidir. Çünkü iştahsızlığın görüldüğü durumlarda, küçük hacimlerde yüksek enerji ve protein vermemiz gereken hasta grupları bulunuyor. Biz de etkinlikte bunu anlatmaya çalıştık. Böylece hem bilgilendirici hem de keyifli bir ortam oluştu." "Sadece hastalığa değil, duygulara da odaklanıyoruz" Hastaları için yeni tarifler öğrenmek amacıyla bir araya gelen hasta yakınlarına Acıbadem Kent Onkoloji Merkezi Uzman Klinik Psikolog Mehmet Güney Ziyalan da, beslenmenin yalnızca fiziksel değil, psikolojik boyutu olduğuna da dikkat çekti. Ziyalan, "Hastalarımızın sadece kötü hücrelerine odaklanmıyoruz. Tedavi sürecinde ne hissettikleri ve ne yaşadıklarına da önem veriyoruz. Beslenme; hasta ve yakını arasında en çok çatışma oluşturan konulardan biri" dedi. Atölye çalışmasına katılan hasta yakınlarından Neslihan Doygun, "Eşim rahatsız olduğu için buradayım; hasta yakınıyım. Gamze Hocamızın ve Bülent Hocamızın yaptığı bu organizasyonda hem psikolojik hem de beslenme konusunda çok güzel bilgiler edindik. Ayrıca, ‘Nasıl bir tarif yapabiliriz, nasıl daha verimli olabiliriz?’ diye düşündüğümüz küçük bir etkinlik yaptık. Bu organizasyon için çok teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. Ayşen Kalpalı ise etkinliğin çok yararlı olduğunu ve besin zenginleştirme konusunda önemli bilgi ve deneyim kazandıklarını söyledi.
Kanser hastalarına sağlıklı tarifler
26 Ekim 2025 Pazar - 10:02 Kanser hastalarına sağlıklı tarifler Acıbadem Kent Onkoloji Merkezi’nde, "Onkoloji Hasta Yakınları İçin Beslenme ve Besin Zenginleştirme Teknikleri Eğitimi ile Uygulamalı Güçlü Tarifler Atölyesi" düzenlendi. Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında gerçekleştirilen etkinlikte, onkoloji hastalarının tedavi sürecinde tıbbi beslenme tedavisinin önemi vurgulandı. İzmir Acıbadem Kent Hastanesi tarafından Onkoloji Merkezi’nde, ‘Onkoloji Hasta Yakınları İçin Beslenme ve Besin Zenginleştirme Teknikleri Eğitimi ile Uygulamalı Güçlü Tarifler Atölyesi’ gerçekleştirildi. Acıbadem Kent Onkoloji Merkezi Koordinatörü Prof. Dr. Bülent Karabulut’un açış konuşmasıyla başlayan etkinlikte onkoloji diyetisyeni uzman diyetisyen Gamze Gültekin ile uzman psikolog Mehmet Güney Ziyalan hasta yakınlarına önemli öneri ve uyarılarda bulundu. Prof. Dr. Karabulut’un yanı sıra medikal onkologlar Doç. Dr. Gürbüz Görümlü, Doç. Dr. Ahmet Özveren, Uzm. Dr. Osman Bütün de atölye çalışmasına katıldı, hasta yakınlarıyla birlikte diyetisyen Gültekin eşliğinde sağlıklı tarifleri denedi, bol proteinli nohut unlu ekmek ile şeftali topları yaptı. Hasta yakınları ve doktorlar fırından gelen ekmeklerle tarhanalı, mercimekli, nohutlu atıştırmalıkların, avokadolu pudingin, browninin tadına baktı. Etkinlik sonunda hasta yakınlarına yan etkilere karşı beslenme çözümlerini içeren tarif kitapçığı da armağan edildi. Karabulut: "Kanser hastalarına doğru tedavi uygularken beslenmelerine de önem vermek" Beslenme doğru olduğu zaman tedavi başarısının yüzde 25 oranında arttığını, komplikasyon riskinin de o oranda azaldığını belirten Prof. Dr. Karabulut, kanser tedavisinde sadece doğru ilacın değil, hastanın beslenme, psikolojik, sosyal ve ekonomik durumunun bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Karabulut, tedavide doktor, hasta, hasta yakını ve destek birimlerinden diyetisyen, psikolog, hemşireden oluşan bir "takım" olduğunu ve bu takımın uyum içinde çalışmasının hayati olduğunu ifade etti. Bu üçlüyü, biri eksildiğinde ayakta durmayan bir "üç ayaklı sandalye"ye benzeten Karabulut, "Bugün aslında yapmaya çalıştığımız, kanser hastalarına doğru tedavi uygularken beslenmelerine de önem vermektir. Onlara özel beslenme programları hazırlıyoruz. Ancak evde beslenme konusunda bazen alternatifler üretmek gerekebiliyor. Hastayı sadece bir diyet listesiyle yönlendirdiğimizde, bu programı her zaman uygulayamayabiliyorlar. Bu nedenle, zenginleştirilmiş gıdaları ve diyetleri uygulayamadıklarında nasıl hazırlayacaklarını ailelere öğretiyoruz" dedi. Gültekin: "Beslenmeyi etkilemesi hastalığı daha da güçleştiriyor" Onkoloji Diyetisyeni Gültekin de yetersiz beslenmenin kanser tedavisinde sık görülen ve kas kaybına, enfeksiyon riskinin artmasına, yaşam kalitesinin düşmesine yol açan ciddi bir sorun olduğuna dikkat çekti. Gültekin, kemoterapi ve radyoterapinin iştahsızlık, bulantı, kusma, ağız yaraları, ishal, kabızlık gibi yan etkilerinin besin alımını azalttığını ve bu yan etkilerle başa çıkmak için beslenme stratejileri geliştirmenin önemini vurguladı. Ana çözüm önerisi olarak "besin zenginleştirme"yi öneren Gültekin, "Bu, yemeklerin enerji ve protein değerini, lezzetini veya kıvamını değiştirmeden artırmaktır" diyerek, şunları söyledi: "Hem yönetimi zor hem de tedavinin verdiği yan etkiler nedeniyle beslenmeyi etkilemesi hastalığı daha da güçleştiriyor. Dolayısıyla, hasta yakını olarak insan bazen en sevdiği kişiye en iyisini yapmak isterken çaresizlik hissedebiliyor ya da kaygı duyabiliyor. Bu nedenle, etkinliğin amacını şu şekilde planladık. Hasta yakınlarının hem psikolojik destek almalarını hem de hastalara nasıl davranmaları gerektiğini bir kez daha görmelerini istedik. Ayrıca, besin zenginleştirme teknikleriyle ilgili güzel bir atölye düzenleyerek hem pratik hem de teorik bilgileri birleştirip hastalarına daha faydalı olmalarını amaçladık. Besin zenginleştirme tekniklerini anlatmak ve öğrenmek son derece önemlidir. Çünkü iştahsızlığın görüldüğü durumlarda, küçük hacimlerde yüksek enerji ve protein vermemiz gereken hasta grupları bulunuyor. Biz de etkinlikte bunu anlatmaya çalıştık. Böylece hem bilgilendirici hem de keyifli bir ortam oluştu." Ziyalan: "Sadece hastalığa değil, duygulara da odaklanıyoruz" Hastaları için yeni tarifler öğrenmek amacıyla bir araya gelen hasta yakınlarına Acıbadem Kent Onkoloji Merkezi Uzman Klinik Psikolog Mehmet Güney Ziyalan da, beslenmenin yalnızca fiziksel değil, psikolojik boyutu olduğuna da dikkat çekti. Ziyalan, "Hastalarımızın sadece kötü hücrelerine odaklanmıyoruz. Tedavi sürecinde ne hissettikleri ve ne yaşadıklarına da önem veriyoruz. Beslenme; hasta ve yakını arasında en çok çatışma yaratan konulardan biri" sözlerini söyledi. Atölye çalışmasına katılan hasta yakınlarından Neslihan Doygun, "Eşim rahatsız olduğu için buradayım; hasta yakınıyım. Gamze Hocamızın ve Bülent Hocamızın yaptığı bu organizasyonda hem psikolojik hem de beslenme konusunda çok güzel bilgiler edindik. Ayrıca, ‘Nasıl bir tarif yapabiliriz, nasıl daha verimli olabiliriz?’ diye düşündüğümüz küçük bir etkinlik yaptık. Bu organizasyon için çok teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. Ayşen Kalpalı ise etkinliğin çok yararlı olduğunu ve besin zenginleştirme konusunda önemli bilgi ve deneyim kazandıklarını söyledi.