Yerel Haberler
İzmir
Jandarma’nın en iyi nişancıları Foça’da belli oluyor 14 Mayıs 2026 Perşembe - 16:20:14 İzmir’in Foça ilçesinde bulunan Foça Jandarma Komando Eğitim Komutanlığı koordinesinde Foça Jandarma Atış Okul Komutanlığı’nda düzenlenen "Bölgesel Piyade Tüfeği ve Tabanca Atış Yarışması"nın yarı final etabı tamamlandı. Jandarma komando ve iç güvenlik birlikleri personelinin katılımıyla düzenlenen "Bölgesel Piyade Tüfeği ve Tabanca Atış Yarışması"nın yarı final etabı Foça Jandarma Atış Okul Komutanlığı da gerçekleştirildi. Jandarma personellerinin tabanca ve piyade tüfeği eğitimi ve atışı konusunda farkındalık oluşturulması, eğitim seviyesinin geliştirilmesi, moral ve motivasyon ile kendine güvenlerinin arttırılması amacıyla düzenlenen yarışma iki ayrı kategoride icra edilmesine başlandı. 8 ayrı bölgesel atış merkezinde gerçekleştirilen bölgesel etapları başarıyla tamamlayan 80 personel yarı final heyecanı yaşamaya hak kazandı. Foça Jandarma Komando Eğitim Komutanlığı koordinesinde Foça Jandarma Atış Okul Komutanlığı bünyesinde gerçekleştirilen yarı final etabında 40 tabanca 40 piyade tüfeği olmak üzere 80 personelden etapları başarıyla tamamlayan 20 finalist yarın gerçekleştirilecek final etabına katılacak. Yarı final etabına katılan Foça Jandarma Komando Eğitim Komutanı Tümgeneral Uğur Ertekin, hem yarışmacı personelin heyecanına ortak oldu hem de yaptığı konuşmayla yarışmanın önemini vurgulayarak yarışmacı personellere başarılar diledi. Öte yandan yarışmanın adil ve kurallara uygun bir şekilde yürütülmesi için 3’ü hakem olmak üzere toplamda 66 personel görev yapıyor. Kıyasıya mücadelenin yaşandığı yarı finallerin ardından yarın gerçekleştirilecek final heyecanı sonrası dereceye giren personellere ödül verilecek. Yapılan faaliyetler hakkında bilgi veren Jandarma Komando Atış Okul Komutanlığı Öğretim Başkanı Jandarma Yarbay Özgür Cengiz, "Bu yarışmanın uzun vadede eğitim standartlarını yükseltmesi, atış disiplinini geliştirmesi ve daha nitelikli personel yetiştirilmesine katkı sağlaması hedeflenmektedir. Jandarma teşkilatı içerisinde düzenlenen bu yarışma sadece bir spor etkinliği değil, aynı zamanda operasyonel kabiliyetin test edildiği bir profesyonel gelişim alanıdır. Bu yarışma eğitimde ter dökmeyen, savaşta kan döker ilkesinin sahaya yansımış halidir. Personelimizin her türlü arazi şartlarında ve stres altında isabetli atış yeteneğini pekiştirmesi doğrudan operasyon sahasındaki başarıyı da artıracaktır. Yarışma personelinin silahına olan hakimiyetini en üst seviyeye çıkartacak, zorlu çatışma alanlarında hızlı karar verme ve hatasız uygulama becerisini de geliştirecektir. Ayrıca yarışmanın doğası gereği en iyi olma arzusu ile tatlı bir rekabet ortamında sergilenen yüksek performans, birlikler arasındaki dayanışmayı artırırken her an göreve hazır olma bilincini de hazır tutacaktır" dedi.
14 Mayıs 2026 Perşembe - 15:25 İzmir’de sanat buluşması başladı: 120 galeri, bin 600 sanatçı aynı çatı altında İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen Denizbank 3. İAAF İzmir Sanat Fuarı, Fuar İzmir’de kapılarını açtı. Türkiye’den ve yurt dışından sanatçıları bir araya getiren fuarda resimden heykele, seramikten cam sanatına uzanan binlerce eser 17 Mayıs’a kadar ziyaretçilerle buluşacak. İzmir, mayıs ayında bir kez daha sanatın buluşma noktası oldu. Fuar İzmir’de kapılarını açan Denizbank 3. İAAF İzmir Sanat Fuarı, Türkiye’den ve yurt dışından yüzlerce sanatçıyı, galeriyi ve sanatseveri bir araya getirdi. Fuarın açılışında konuşan İZFAŞ Genel Müdürü Tuğçe Cumalıoğlu, İzmir’in tarih boyunca sanatın, kültürün ve üretimin önemli merkezlerinden biri olduğunu belirterek, "Sanatı yaşamın doğal bir parçası olarak gören bu kentin, kültür-sanat alanındaki üretimini ve uluslararası görünürlüğünü artıran her organizasyonu çok kıymetli buluyoruz" diyerek, İzmir Sanat Fuarı’nın da bu güçlü kültürel birikime önemli katkılar sunduğunu ifade etti. Fuara sanat ve destek vurgusu Demos Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı Sebahattin Aslan, fuarda Türkiye’nin önemli sanatçılarını ağırladıklarını belirterek, beş gün boyunca sanat dolu bir etkinlik gerçekleştireceklerini söyledi. Uluslararası Plastik Sanatlar Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Denizhan Özer ise sanat fuarlarının sanatçılar, galeriler ve kültür kurumları için büyük önem taşıdığını vurgulayarak, yurt içi ve yurt dışından sanatçıların aynı platformda buluşmasının değerli olduğunu ifade etti. Denizbank İnsan Kaynakları Grubu Genel Müdür Yardımcısı Tuba Köseoğlu Okçu da, İstanbul’un ardından fuarın İzmir ayağına da destek vermekten gurur duyduklarını belirtti. Büyükşehir ve İZFAŞ’a ödül İzmir Sanat Fuarı’nın açılışının ardından düzenlenen törende, İzmir Büyükşehir Belediyesi "Sanata Destek Veren Yerel Yönetim Kurumu Ödülü"ne layık görüldü. Türk fuarcılığına sağladığı katkılar nedeniyle İZFAŞ ise Özel Ödül aldı. Ödülleri İZFAŞ Genel Müdürü Tuğçe Cumalıoğlu, Demos Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı Sebahattin Aslan’dan teslim aldı. "T.C. Yüzyılın Sanatçısı" ödülü Süleyman Saim Tekcan’a, "50. Sanat Yılı" ödülü Hikmet Çetinkaya’ya verildi. "Yılın Sanatçısı" ödüllerine ise Meriç Hızal, Mehmet Aksoy, Neşe Erdok, Mustafa Ata ve Orhan Zafer layık görüldü. "Yılın Genç Resim Sanatçısı" ödülünü Hazal Ayan, "Yılın Genç Heykel Sanatçısı" ödülünü Meryem Dirlik aldı. "Yılın Küratörü" ödülü ise Meral Madra’ya verildi. "Türk Sanatına Yön Veren Kişi ve Kurum" ödülüne Yahşi Baraz ile Galeri Baraz layık görülürken, Denizbank, Borusan, Ünsped Gümrük Müşavirliği ve Arkas Sanat "Sanata Destek Veren Kurum Onur Ödülü" aldı. "Yılın Koleksiyoneri" ödülü Yusuf Bulut Öztürk’e, "Sanata Destek Veren STK" ödülü Uluslararası Plastik Sanatlar Derneği’ne verildi. Ayrıca Gaziemir Belediyesi ve Seferihisar Belediyesi "Sanata Destek Veren Yerel Yönetim Kurumu" ödülüne layık görüldü. İzmir Ticaret Odası ile Ege Bölgesi Sanayi Odası ise sanata katkıları nedeniyle Özel Ödül aldı. Genç sanatçılar için özel alan Fuarda genç sanatçılar için de özel bölümler oluşturuldu. "Geleceğin Sanatçıları Programı" kapsamında seçilen 100 genç sanatçı, eserlerini sanatseverlerle buluşturma fırsatı yakaladı. 15 bin metrekarelik alanda düzenlenen fuarda, Türkiye’den ve yurt dışından 120’yi aşkın galeri, sanat inisiyatifi ve yaklaşık bin 600 sanatçı yer alıyor. Çağdaş sanat eserlerinden klasik tablolara, seramikten cam ve heykel çalışmalarına kadar geniş bir seçki ziyaretçilerin beğenisine sunuluyor. Bu yılın dikkat çeken bölümlerinden biri de "Malzemenin Dönüşümü" temalı seramik, porselen, cam ve işleme teknolojileri özel bölümü oldu. Fuar boyunca canlı performanslar, söyleşiler, workshoplar ve müzayedeler de gerçekleştirilecek. 17 Mayıs’a kadar ziyaret edilebilecek fuar, 14-16 Mayıs tarihleri arasında 11.00-19.00, 17 Mayıs’ta ise 11.00-18.00 saatleri arasında açık olacak. Fuarın açılış törenine Gaziemir Kaymakamı Kudret Kurnaz, İzmir Fuarcılık Hizmetleri Kültür ve Sanat İşleri Tic. AŞ (İZFAŞ) Genel Müdürü Tuğçe Cumalıoğlu, Demos Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı Sebahattin Aslan, İzmir Kültür AŞ Genel Müdürü Şebnem Şendil, sponsor firmaların yöneticileri, sanatçılar, galerilerin temsilcileri ve sanatseverler katıldı.
Bergama’nın kurtuluşunun 103. yılı coşkuyla kutlandı
14 Eylül 2025 Pazar - 11:49 Bergama’nın kurtuluşunun 103. yılı coşkuyla kutlandı Bergama’nın düşman işgalinden kurtuluşunun 103. yıl dönümü kapsamında çeşitli etkinlikler düzenlendi. Bergama’nın düşman işgalinden kurtuluşunun 103. yıl dönümü Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen törenle kutlandı. Tören, Kaymakamlık önünde çelenk sunma programıyla başladı. Ardından Cumhuriyet Meydanı’nda İstiklal Marşı’nın okunmasıyla kutlamalar devam etti. Halk oyunları gösterileri, şiir dinletileri ve günün anlam ve önemini belirten konuşmalar vatandaşlardan büyük alkış aldı. Tören, halk oyunları gösterisi ve şiir dinletisinin ardından sona erdi. Programa Bergama Kaymakamı Avni Oral, Garnizon Komutanı Tank Alb. Hüseyin Dindar, İlçe Jandarma Komutanı Abdulkadir Kütükçü, siyasi parti ilçe başkanları, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Bergama Belediye Başkanı Tanju Çelik yaptığı konuşmada, Türk milletinin bağımsızlık mücadelesini ve Bergama’nın işgal yıllarındaki direnişini hatırlattı. Çelik konuşmasında şunları söyledi: "20. yüzyılın başında Anadolu, Balkan Savaşları ve 1. Dünya Savaşı sonrası yorgun ve bitap düşmüştü. 15 Mayıs 1919’da Yunan ordusu İzmir’i işgale başladı. Ardından 19 Mayıs’ta Atatürk önderliğinde başlayan Milli Mücadele, 26 Ağustos 1922’de Büyük Taarruz’la taçlandı ve 30 Ağustos Zaferi’nin ardından 9 Eylül’de İzmir kurtarıldı." Bergama ise 12 Haziran 1919’da ilk kez Yunan işgaline uğradı. Yapılan bir baskında 400’den fazla Yunan askeri öldürüldü ancak bunun intikamı Menemen’de katliamlarla alındı. 19 Haziran 1919’da Bergama, 3 bin kişilik Yunan birliği tarafından yeniden işgal edildi. Yaklaşık üç yıl süren bu işgalde halk zulüm ve katliamlarla karşı karşıya kaldı. Köylerde, Kozak Yaylası’nda ve çevrede büyük acılar yaşandı. 14 Eylül 1922’de Bergama işgalden kurtuldu. Ancak bu süreçte yaklaşık 100 bin kişi şehri terk etmek zorunda kaldı. Nüfus yarıya indi, göç edenlerin bir kısmı geri dönmedi.
Ömer Sefa Polat: "Kürek sporu, Türkiye’nin yeni diplomasi dili olacak"
14 Eylül 2025 Pazar - 11:35 Ömer Sefa Polat: "Kürek sporu, Türkiye’nin yeni diplomasi dili olacak" Dalyan Spor Kulübü Başkanı ve İdealtepe Su Sporları Yöneticisi Ömer Sefa Polat, Türkiye’de su sporlarının gelişimine yönelik önemli açıklamalarda bulunarak, kürek sporunun Türkiye’nin yeni diploması dili olacağını ifade etti. Dalyan Spor Kulübü Başkanı ve İdealtepe Su Sporları Yöneticisi Ömer Sefa Polat, Türkiye’deki su sporlarına yönelik önemli açıklamalarda bulundu. Uzmanlara göre de kürek sporu, olimpiyatlarda ülke temsil gücünü artırma potansiyelinin yanı sıra, gençlerin kötü alışkanlıklardan uzak durmasını ve sağlıklı bir yaşam tarzı benimsemesini de teşvik ediyor. Son 5 yılda 26 farklı girişim başlattığını belirten Polat, bunlardan 6’sının aktif olarak faaliyetlerini sürdürdüğünü kaydetti. Kürek sporunun yalnızca sportif bir faaliyet değil, aynı zamanda uluslararası iletişim ve tanıtım açısından da önemli bir misyon üstlenebileceğini vurgulayan Ömer Sefa Polat, "Kürek sporu, Türkiye’nin yeni diplomasi dili olacak. Bu branş, hem gençlerimize yeni ufuklar açacak hem de ülkemizin dünyadaki imajına katkı sağlayacak" dedi. Türkiye’nin su sporları potansiyelinin yeterince değerlendirilemediğini belirten Polat, kurumsal desteklerin ve doğru yatırımların artması halinde bu alanda kısa sürede büyük başarıların elde edilebileceğini ifade etti. Avrupa ve Amerika’da uzun yıllardır yaygın olarak yapılan kürek sporunun, Türkiye’de de giderek daha fazla ilgi gördüğünü ifade eden Ömer Sefa Polat, doğru yatırımlar ve kurumsal desteklerle bu branşın kısa sürede dünya çapında başarılar getirebileceğini dile getirdi. Polat, son olarak da sporun diplomatik etkisine de dikkat çekerek, "Kürek yarışmaları ve uluslararası organizasyonlar, ülkeler arasında dostluk köprüleri kurabilecek güçlü bir enstrüman. Biz bu vizyonla hareket ediyoruz" ifadelerini kullandı.
Karşıyaka sezona 2’de 2 ile başladı
14 Eylül 2025 Pazar - 11:17 Karşıyaka sezona 2’de 2 ile başladı Karşıyaka, TFF 3. Lig 4. Grup’ta ilk 2 maçında 2 galibiyet elde ederek sezona güzel başlangıç yaptı. Karşıyaka, TFF 3. Lig 4. Grup 2. haftasında Kütahyaspor’la deplasmanda karşı karşıya geldi. İzmir ekibi, rakibini Alpay ve Onur’un golleriyle 2-1 mağlup etmeyi başardı. Bu sonuçla birlikte yeşil-kırmızılılar, ligin ilk 2 haftasında 6 puan elde etti. Şu ana kadar rakip fileleri 4 kez havalandırmayı başaran Karşıyaka, kalesinde ise toplam 2 gol gördü. Onur İnan boş geçmiyor Karşıyaka’nın Başakşehir’den kadrosuna kattığı genç futbolcu Onur İnan, sezona etkileyici bir başlangıç yaptı. 2005 doğumlu futbolcu, ilk iki haftada attığı gollerle takımına önemli bir skor katkısı sağladı. Geçtiğimiz hafta Afyonspor karşısında açılış golünü kaydeden Onur, bu hafta da Kütahyaspor maçında galibiyeti getiren golü attı. Böylece Karşıyaka’nın bu sezon attığı 4 golün 2’sine imza atan İnan, hücumda öne çıkan isimlerden biri oldu. Hedef 3’te 3 yapmak TFF 3. Lig 4. Grup’ta zirve mücadelesi veren Karşıyaka, gelecek hafta Balıkesirspor’u konuk edecek. Teknik Direktör Burhanettin Basatemür yönetimindeki yeşil-kırmızılı ekip, bu karşılaşmayı da kazanarak ligde 3’te 3 yapmayı hedefliyor. Geçtiğimiz hafta Afyonspor maçını, geçen sezondan kalan ceza nedeniyle taraftar desteğinden yoksun oynayan Karşıyaka, bu kez taraftarıyla buluşacak. İzmir temsilcisi, 3 puanı yeşil-kırmızılı taraftarlara armağan etmek istiyor.
Kızılay’dan şehit polisler adına anlamlı program
14 Eylül 2025 Pazar - 10:34 Kızılay’dan şehit polisler adına anlamlı program İzmir’in Balçova ilçesinde bulunan Salih İşgören Polis Merkezi Amirliği’ne düzenlenen silahlı saldırıda, 1. Sınıf Emniyet Müdürü Muhsin Aydemir ve Polis Memuru Hasan Akın şehit oldu. Türkiye’yi yasa boğan saldırının ardından şehitler adına anma ve dayanışma etkinliği düzenledi. Saldırının ardından hem İzmir emniyeti hem de vatandaşlar, şehit polislerin anısını yaşatmak adına çeşitli etkinlikler gerçekleştirdi. Bu kapsamda Türk Kızılay Karabağlar Şubesi, şehit polisler adına anlamlı bir ikram etkinliği düzenledi. Kızılay Karabağlar Şubesi, Karabağlar Müftülüğü Durmuş Akkuş Yeşiltepe Merkez Camii önünde Cuma namazı sonrası halka tavuklu pilav ve ayran dağıttı. Dağıtımda hem şehitler anıldı hem de birlik ve dayanışma mesajları verildi. Vatandaşlar, Kızılay gönüllülerine teşekkür ederek, "Şehitlerimizi unutmadığınız için minnettarız" ifadelerini kullandı. Türk Kızılay Karabağlar Şube Başkanı Fahretdin Yörek ise yaptığı açıklamada, "Aziz şehitlerimizin hatırasını yaşatmak ve halkımızla bu acıyı paylaşmak için bugün buradayız. Ruhları şad olsun," dedi. Programa; İzmir Vali Yardımcısı Mehmet Sadık Tunç, Karabağlar Kaymakamı Mehmet Özer, Türk Kızılay İzmir İl Başkanı Kerem Baykalmış, İlçe Kızılay Şube Başkanları, İlçe Emniyet ve Jandarma personelleri ile çok sayıda vatandaş katıldı. Etkinlikte şehitler için dualar okunurken ikramlar dağıtılarak, birlik ve beraberlik mesajları verildi.
Ekran bağımlılığı, vücudu savunmasız bırakıyor
14 Eylül 2025 Pazar - 10:22 Ekran bağımlılığı, vücudu savunmasız bırakıyor Dijital çağın getirdiği yeni düzen, çocukları park ve sokak oyunlarından, yüz yüze sosyalleşme fırsatından uzaklaştırdığı gibi sağlıklarını da olumsuz etkilemeye başladı. Uzun süre ekran başında vakit geçiren ve beslenmesine dikkat etmeyen çocukların alerjik hastalıklara yakalanmasının kaçınılmaz olduğuna dikkat çeken Medicana Sağlık Grubu Çocuk Alerji ve İmmünoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Şule Çağlayan Sözmen, "Ekran başında geçirilen süre arttıkça bağışıklık azalıyor. Paketli ve işlenmiş gıdalar tüketen, uzun süre ekrana maruz kalan ve hareketsiz olan çocuklarda zamanla alerjik hastalık görülme riskinin ciddi oranla artabiliyor" dedi. Uzun süre ekran başında kalmak çocuklarda bağışıklık sistemini olumsuz etkileyebiliyor. Ekran başında geçirilen sürenin artması, hareketsizlikle beraber dış ortam maruziyetinin azalmasına, düzensiz beslenmeye ve uyku kalitesinin azalmasına neden oluyor. Bu durumun çocuklarda alerji riskinin artmasına neden olabildiğini söyleyen Medicana International İzmir Hastanesi Çocuk Alerji ve İmmünoloji Uzmanı Prof. Dr. Şule Çağlayan Sözmen, "Ekran bağımlılığı öncelikle hareketsizlik getirir. Bu da obeziteye neden olabilir. Obezite de bağışıklık sistemini olumsuz yönde etkilemektedir. Uzun süre ekran başında kalmak mavi ışık maruziyetini artırarak çocuklarda uyku bozukluklarına neden olmaktadır. Uykuya geçişi zorlaşan çocuk, etkin uyku uyuyamaz. Dolayısıyla başta melatonin olmak üzere uykuda salınması gereken hormonlar yeterli düzeyde salınamadığından bağışıklık sistemi olumsuz etkilenmektedir" diye konuştu. Doğadan uzak kalmak riski artırıyor Çocukların dış ortama maruz kalamamasının da alerjik hastalık riskini artırdığını kaydeden Prof. Dr. Şule Çağlayan Sözmen, "Alerjik hastalıkların bağırsak florasının çeşitliliği ve zenginliğiyle alakalı olduğu tespit edilmiştir. Eğer çocuk steril bir ortamda büyüdüyse, toprağa, hayvanlara maruz kalmadıysa etkin bir bakteri florası oluşamıyor, doğadan alınabilecek faydalı bakteriler de vücuda alınmayabiliyor. Bu durum bağışıklık üzerinde olumlu etkisi olan bağırsak bakterilerinin azalmasına ya da hiç bulunmamasına neden oluyor. Dolayısıyla çocuğun bağırsak florasının çeşitliliği de azalıyor. Bu da alerjik hastalıkların artmasına ve daha hassas bağışıklığının olmasına yol açıyor. Çocuğun doğada olması bu açıdan çok önemli" ifadelerini kullandı. Uyku düzensizliği ile alerjik reaksiyonlar arasında bağlantı olduğunu söyleyen Prof. Dr. Şule Çağlayan Sözmen, alerjik riniti olan hastaların yoğun burun tıkanıklığı, horlama ve burun kaşıntısı nedeniyle uykuya dalmada zorluk yaşayabileceğini belirtti. Paketli gıdalardan uzak durulmalı "Çocukların, katkı maddeleri yönünden zengin hazır gıdalar tüketmemelerine özen gösterilmeli" diyen Prof. Dr. Şule Çağlayan Sözmen, bu gıdaların deri döküntüleri, kaşıntı başta olmak üzere birçok sağlık sorununa neden olabileceğini belirtti. Çocukta obezitenin, alerjinin tedavisinde de olumsuz etki oluşturduğunu ifade eden Prof. Dr. Şule Çağlayan Sözmen, sözlerini şöyle sürdürdü: "Mevsiminde sebze ve meyve tüketmeye önem verilmeli. Paketli gıdalardan uzak durulmalı. Mevsiminde ve çeşitli besin tüketmek, alerjik hastalıkların seyrini iyileştirir ya da oluşmasını engelleyebilir. Bunların dışında çocukların hareketli olması sağlanmalı. Eve hapsolmak yerine doğada bitkilerle hayvanlarla iç içe etkinlikler planlanmalı. Çocukların küçük yaşlardan itibaren toprağa, hayvanlara temas etmelerinin alerjik hastalıkların oluşmamasında etkin olduğu düşünülmektedir. Çocukların ekran maruziyeti azaltılmalı. İşlenmemiş besinler yiyen, hareketli ve ekran süresi oldukça kısaltılmış çocuklar, alerjik hastalıklar açısından daha az risk taşımaktadır."
Yapay zeka direksiyon başında hayat kurtaracak
14 Eylül 2025 Pazar - 10:06 Yapay zeka direksiyon başında hayat kurtaracak Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, trafik kazalarının önemli bir bölümü sürücü yorgunluğu ve dikkat dağınıklığı nedeniyle meydana geliyor. Yaşar Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Yapay Zeka Mühendisliği Ana Bilim Dalı Tezli Yüksek Lisans Programı’nın ilk mezunlarından biri olan Cennet Kocabıyık Gür, tezinde bu soruna çözüm buluyor. Direksiyon başında uzun saatler geçiren sürücülerde yorgunluk ve uyku hali, kazalara davetiye çıkarıyor. Özellikle uzun yolculuk yapan sürücülerde, fark edilmeden gelişen saniyelik dalgınlıklar, gözlerin kapanması veya reflekslerin yavaşlaması ölümcül sonuçlara yol açabiliyor. Bu noktada, teknolojinin sunduğu yapay zeka ve derin öğrenme çözümleri hayat kurtarıcı bir rol üstleniyor. Dikkat uyarı sistemleri, yüz tanıma ve göz takip kameraları halihazırda birçok araçta kullanılıyor. Sürücü yorgunluğunun hızlı ve doğru bir şekilde ölçülmesi için görsel ve işitsel veri analizini entegre eden çok modlu bir sürücü izleme sistemi ile göz durumu, esneme davranışı ve konuşma aktivitesini eş zamanlı olarak değerlendiriliyor. Oluşturulan sistem, uzun mesafe taşımacılığı ve filo yönetimi gibi bireysel sürücüleri destekleyen teknolojilerde önemli bir rol oynuyor. Sürücüyü uyarıyor Yaşar Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Yapay Zeka Mühendisliği Ana Bilim Dalı Tezli Yüksek Lisans Programı mezunu Cennet Kocabıyık Gür, "Sürücü Yorgunluğunun Tespiti için Gerçek Zamanlı Çok Modlu Derin Öğrenme Sistemi" adlı tezinde bu sistemlerin kapsamını genişletmeyi amaçladı. Sürücülerin yorgunluk belirtilerini gerçek zamanlı olarak tespit etmeyi amaçlayan bir sistem tasarlayan Gür, yalnızca görüntü tabanlı çalışan sistemlerden farklı olarak ses verisini dahil etti. Kamera ile sürücünün göz hareketleri izleniyor; gözlerin kapanması, esneme ya da uyuklama gibi yorgunluk belirtileri tespit ediliyor. Mikrofon sayesinde ise sürücünün konuşma durumu tespit ediliyor ve ekranda "konuşuyor" uyarısı veriyor. Bu, sürücünün dikkatinin dağılmasına neden olabilecek durumların belirlenmesinde önemli bir avantaj sağlıyor. Böylece sürücünün hem görsel hem işitsel davranışları derin öğrenme algoritmalarıyla bir araya getirilerek çok daha güvenilir bir yorgunluk analizi yapılabiliyor. Göz hareketi, esneme ve konuşma analizi BMC’de Elektrik-Elektronik Sistem Tasarım Mühendisi olarak Avrupa Birliği tarafından zorunlu hale getirilen Genel Güvenlik Yönetmeliği (General Safety Regulation) sistemlerinin ticari araçlarda devreye alınması sürecinde aktif rol alan Cennet Kocabıyık Gür, "Sistem yalnızca yorgunluk tespitleri yapmakla kalmıyor; aynı zamanda sürücüyü de uyarıyor. Eğer gözlerin kapanması, esneme, konuşma ve uyku hali belirtileri saptanırsa ekranda görsel bir uyarı beliriyor ve aynı anda sesli ikaz devreye giriyor. Böylece sürücünün anlık farkındalığı artırılıyor ve birkaç saniyelik dalgınlığın büyük bir kazaya yol açmasının önüne geçilmesi hedefleniyor. Sistem, göz kırpma veya yüz ifadesi gibi bireysel göstergelere odaklanan standart yöntemlerin aksine, üç temel davranışsal işareti eş zamanlı olarak değerlendiriyor: göz durumu, esneme davranışı ve konuşma aktivitesi. Eş zamanlı çalışan sistem bileşenleri arasında görüntü işleme, ses analizi ve kullanıcı arayüzü modülleri bulunuyor. Görsel ve işitsel uyarılar sürücü yorgunluğunu gösteriyor. Yapılan deneysel testlerin sonuçlarına göre, sistem değişen yüz pozisyonları, aydınlatma şartları ve bireysel ifade farklılıkları gibi değişkenlere karşı büyük bir kararlılıkla çalışabiliyor" dedi. "Hedefim bu sistemleri daha erişilebilir hale getirmek" Genel Güvenlik Yönetmeliği sisteminin kademeli olarak yürürlüğe girdiğini ve 2026 yılında sürücünün uykuya dalma ve dikkat kaybı belirtilerini daha hassas şekilde tespit eden ADDW (Gelişmiş Sürücü Uyuşukluğu ve Dikkat Uyarısı) sisteminin devreye gireceğine dikkat çeken Gür, şunları söyledi: "Sürücü yorgunluğunu izleyen teknolojiler her geçen gün daha ileriye taşınıyor. Ben de yaptığım tez çalışmasıyla bu gelişen teknolojilere kendi katkımı ekleyerek, sürücü güvenliğini artıracak daha etkili çözümler ortaya koymayı hedefledim. Yani aslında akademik çalışmam, doğrudan iş hayatımda karşılaştığım gerçek bir ihtiyaca cevap verme hedefiyle şekillendi. Teorik bilgilerle pratik mühendislik deneyimimi birleştirerek hem sektöre hem de akademiye katkı sağlayacak bir proje ortaya koymaya çalıştım. Benim için bu tez, yalnızca bir akademik zorunluluğu yerine getirmek değil; aynı zamanda mevcut teknolojilerin geliştirilmesine yönelik geleceğe dönük bir adım oldu. Günümüzde araçlarda benzer sistemler zaten bulunuyor, ancak benim hedefim bu teknolojileri daha güvenilir, daha hızlı ve daha erişilebilir hale getirmek. Geliştirdiğim prototipin ilerleyen yıllarda farklı araç tiplerinde uyarlanarak sürücü güvenliğini artırmaya ve kazaların azaltılmasına katkı sağlayabileceğini düşünüyorum."