Yerel Haberler
İzmir
MAST İzmir Boat Show 29 Nisan - 3 Mayıs arasında ziyaretçilerini ağırlayacak 19 Nisan 2026 Pazar - 14:44:51 Türkiye’nin denizcilik alanındaki en prestijli buluşmalarından olan MAST İzmir Boat Show-Tekne, Tekne Ekipmanları ve Deniz Aksesuarları Fuarı, 29 Nisan’da Fuar İzmir’de kapılarını açacak. 350’yi aşkın deniz aracının yanı sıra tekne ekipmanları ve deniz aksesuarlarının da sergileneceği fuar, denizcilik dünyasının tüm paydaşlarını bir araya getirecek. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde, İZFAŞ ve ED Fuarcılık iş birliğiyle düzenlenen MAST İzmir Boat Show, sezon öncesinin son büyük buluşması olarak öne çıkıyor. Alanda sergilenen teknelerin yüzde 70’inin yerli imza taşımasıyla dikkat çeken organizasyon, Türkiye’nin üretim gücünü uluslararası vitrine taşıyacak. Dünyaca ünlü tekne markalarıyla birlikte sektörün önde gelen yerli üreticilerini buluşturacak olan fuarın, denizcilik ekonomisine önemli katkı sunması bekleniyor. Boyları 3 ile 15 metre arasında değişen, fiyatları 100 bin liradan başlayan geniş bir yelpazede sergilenecek deniz araçları, fuarda her bütçeye ve zevke hitap eden seçenekler sunarak deniz tutkunlarına kapsamlı bir deneyim yaşatacak. Her yıl güçlenerek büyüyor İZFAŞ Genel Müdürü Tuğçe Cumalıoğlu, fuarın her geçen yıl güçlenerek büyüdüğünü belirterek, "MAST İzmir Boat Show, çok kısa süre geçmesine karşın her yıl artan katılımcı sayısı, sergilenen tekne adedi ve ziyaretçi yoğunluğuyla istikrarlı bir büyüme ortaya koyuyor. Bu gelişim, fuarın kısa sürede sektörün en önemli buluşma noktalarından biri haline geldiğinin en açık göstergesi. İzmir’in denizle kurduğu güçlü bağ ve köklü fuarcılık geleneği, bu başarının temelini oluşturuyor. Denizle iç içe yaşayan bir şehir olarak denizcilik kültürünü büyütmeyi, bu fuar aracılığıyla üreticilerimizi desteklemeyi, sektörün ticaret hacmini ve ihracat potansiyelini güçlendirmeyi hedefliyoruz. Bunu yaparken de sektör temsilcilerimizle birlikte hareket ediyoruz. İZFAŞ olarak ED Fuarcılık ile birlikte, sektörün tüm paydaşlarını bir araya getiren, ticareti ve iş birliklerini geliştiren bu yapıyı her yıl daha ileriye taşımak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz" dedi. Yerli üretimden küresel pazara uzanan vitrin MAST İzmir Boat Show’un, Türk denizcilik sektörü açısından önemine dikkat çeken ED Fuarcılık Kurucu Ortağı Dilek Soydan, "MAST İzmir Boat Show, yerli üreticilerimiz için sezon öncesi son ve en büyük vitrin olma özelliğini taşıyor. Türk denizcilik sektörü ise tasarım kalitesi ve ileri mühendislik kabiliyetiyle küresel pazarda rekabeti belirleyen bir konuma ulaştı. Bunun en somut göstergesini fuar alanımızda görüyoruz; sergilenen tekneler içindeki yerli üretim ağırlığı yüzde 70 gibi güçlü bir seviyeye ulaştı. Bu yıl, ayrıca sergilenen tekne sayısında yüzde 20’lik artışla 350’nin üzerinde deniz aracını ziyaretçilerle buluşturuyoruz." dedi. Denizcilik ekonomisinin kalbinin attığı bir merkez ED Fuarcılık Kurucu Ortağı Emel Yılmaz da, "Geçtiğimiz yıl dünyanın farklı ülkelerinden ve Türkiye’nin dört bir yanından binlerce ziyaretçiyi ağırlayan fuarımızın, uluslararası arenadaki etkisini daha da artırmayı, daha geniş bir ihracat ve iş birliği ağı oluşturmayı hedefliyoruz. MAST İzmir Boat Show, henüz dördüncü yılında olmasına karşın yalnızca bir sergileme alanı değil; denizcilik ekonomisinin kalbinin attığı bir merkez haline geldi" diye konuştu. Halka açık Sadece sektör profesyonellerinin değil; tekne ve yat tutkunlarının da ilgi göstereceği fuar, broker ve yat satış-kiralama acentalarından distribütörlere, ithalat ve ihracatçılardan toptan alım yapan bayilere ve tasarımcılara kadar geniş bir ziyaretçi profilini ağırlayacak. Yeni iş birliklerinin, ihracat bağlantılarının ve sektörel fikir alışverişinin gerçekleşmesine olanak sağlayacak fuar hem sektöre hem de şehir ekonomisine katkı sunacak. Halka açık olarak düzenlenecek MAST İzmir Boat Show, 29 Nisan - 3 Mayıs tarihleri arasında her gün 11.00 - 19.00 saatleri arasında ziyaretçilerini ağırlayacak. Fuar hakkında detaylı bilgiye ve online bilete ulaşmak isteyenler www.marinesaloontrade.com.tr adresini ziyaret edebilecek.
19 Nisan 2026 Pazar - 14:19 Çeşme’de pedallar, Aydın Apaydın anısına döndü Çeşme Belediyesi’nin düzenlediği bisiklet turunda, geçtiğimiz aylarda hayatını kaybeden Aydın Apaydın anıldı. Çok sayıda bisikletçinin katıldığı etkinlikte hem spor hem de farkındalık vurgusu öne çıktı. Çeşme Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Müdürlüğü, geçtiğimiz ocak ayında yaşamını yitiren Alaçatı Salı Bisiklet Grubu üyesi Aydın Apaydın anısına bisiklet turu düzenledi. Etkinlik, yoğun katılımla gerçekleşti. Alaçatı Salı Bisiklet Grubu ve Çeşme Bisiklet Grubu üyelerinin yanı sıra çok sayıda bisikletçinin katıldığı tur, Çeşme Belediyesi önünden başladı. Katılımcılar, Çiftlik Mahallesi’ne kadar pedal çevirdi. Teras Kafe’de verilen kısa molanın ardından yeniden yola çıkan grup, turu Çeşme Cumhuriyet Meydanı’nda tamamladı. Turun ardından Cumhuriyet Meydanı’nda konuşan Çeşme Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Müdürü Yavuz Yaşar, bisikletin ilçede önemli bir spor dalı olduğunu belirterek, "Çeşme olarak Cumhurbaşkanlığı Bisiklet Turu ve Gran Fondo gibi önemli organizasyonlara ev sahipliği yapıyoruz. Bu tür etkinliklerle hem farkındalık oluşturmak hem de vatandaşlarımızla birlikte daha fazla spor faaliyeti gerçekleştirmek istiyoruz" dedi. Etkinliğin planlama sürecinde Alaçatı Salı Bisiklet Grubu ile bir araya geldiklerini ifade eden Yaşar, Aydın Apaydın’ın vefatını büyük bir üzüntüyle öğrendiklerini dile getirerek, "Kendisini geç tanıdık ancak çok değerli bir insan olduğunu gördük. Bugün düzenlediğimiz bu turla hem onu anmak hem de onun anısını yaşatmak istedik" diye konuştu. Çeşme Belediye Başkanı Lal Denizli’nin de selamlarını ileten Yaşar, organizasyonda emeği geçen tüm kurumlara ve katılımcılara teşekkür etti. Alaçatı Salı Bisiklet Grubu öncüsü Zeynep Erdem ise konuşmasında, etkinliğin yalnızca bir spor organizasyonu olmadığını vurguladı. Erdem, "Bugün burada sadece bir bisiklet turu için değil, aynı zamanda çok kıymetli bir dostumuzu anmak için bir aradayız. Aydın, spordan sanata birçok alanda aktif olan, yaşam dolu bir insandı" dedi. Bisikletin sağlıklı yaşam ve çevre dostu yönüne dikkat çeken Erdem, gençlere de seslenerek, "Hayatınızda hız olacaksa sağlıklı olsun, rekabet kendinizle olsun. Özgürlüğü bazen iki tekerin üzerinde bulabileceğinizi unutmayın" ifadelerini kullandı. Konuşmaların ardından düzenlenen çekilişle bisiklet turuna katılanlara çeşitli hediyeler verildi. Etkinlik, hem Aydın Apaydın’ın anısını yaşatmak hem de sağlıklı yaşam ve çevre bilincine dikkat çekmek amacıyla anlamlı bir buluşma olarak hafızalarda yer etti.
19 Nisan 2026 Pazar - 12:14 İzmirliler İZKİTAP’a akın etti Kültürpark’ta düzenlenen İZKİTAP-7. İzmir Kitap Fuarı, ikinci gününde yoğun ilgi gördü. Sabah saatlerinden itibaren fuar alanını dolduran her yaştan İzmirli, söyleşi ve imza etkinliklerine büyük ilgi gösterdi. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde, İZFAŞ ve TACT Fuarcılık iş birliğiyle 17-26 Nisan tarihleri arasında Kültürpark’ta düzenlenen İZKİTAP - 7. İzmir Kitap Fuarı, yayınevleri, sahaflar, eğitim ve kültür kurumları ile sivil toplum kuruluşlarını bir araya getirirken; yaklaşık 200 katılımcı ve 400’e yakın yazar, şair, gazeteci ve akademisyeni okurlarla buluşturuyor. Fuar kapsamında söyleşi ve imzalarla birlikte toplamda 500’e yakın etkinlik düzenleniyor. Fuarın ikinci gününde, hafta sonu güzel havayı da fırsat bilen kitapseverler, Kültürpark’ı doldurdu. Öğrenciler, çocuklarıyla birlikte fuara gelen aileler, her yaştan İzmirli, edebiyatla dolu bir gün yaşadı. Özellikle söyleşi alanları ve imza stantlarında kuyruklar oluştu. Okurlar hem sevdikleri yazarlarla bir araya gelme hem de yeni yayımlanan kitapları keşfetme fırsatı buldu. Oya Baydar okurlarıyla buluştu Onur Konuğu Yazar Oya Baydar, ikinci gün programı kapsamında Ahşap Sahne’de Namık Kuyumcu moderatörlüğünde düzenlenen söyleşi ve imza etkinliğiyle okurlarıyla buluştu. Baydar’ın söyleşisi yoğun katılımla gerçekleşti. Baydar, yazarlık serüvenini anlatırken, edebiyatın ve okumanın hayatındaki yerini paylaştı. Okumayla çok erken yaşta tanıştığını ifade eden Oya Baydar, "Tek çocuktum. Çok yalnız büyüyordum. Kendi kendime okuma öğrendim. Daha 5 yaşına gelmemiştim. Okudukça yazma isteğim güçlendi ve daha o günlerde yazar olmak istediğime karar verdim" dedi. "Okumaya alışmak önemli" Baydar, "Yazmak benim için bir sığınak oldu. Sığınacak bir yer olarak yazmaya başladım. Ben edebiyatın insanı anlatan bir araç olduğunu düşünüyorum. İnsan tek başına yaşamıyor, toplum içinde yaşıyor" diyerek, romanlarında toplumsal gerçekliklerin, kimliklerin ve çatışmaların izini sürdüğünü ifade etti. Günümüzde edebiyatın geldiği noktayı anlatırken yapay zeka ile üretilen metinlere de değinen Baydar, "Yapay zekadan romanlar var. Bir kaçını okudum. Bana sorarsanız hiç de iyi değil, ama satılıyor. Ancak ne olursa olsun iyidir, kötüdür demeden, eğer savaş propagandası yapılmıyorsa, bütün kitapların, bütün romanların hiç okunmamasındansa okunması gerektiğini düşünenlerdenim. Tabii ki iyi edebiyat farklı, ama okumak, önce okumaya alışmak çocuklar için de onları başka bir yerlere götürebilir" diye konuştu. İmza ve söyleşilerle okurlarla buluştular İkinci gün fuarda; Onur Konuğu Yazar Oya Baydar’ın yanı sıra Ayşe Kulin, Adil Yıldırım, Başak Sayan, Behçet Yalın Özkara, Enver Aysever, Haydar Ergülen, Irmak Zileli, Jehan Barbur, Murat Yetkin, Polat Özlüoğlu, Berna Sipahi, Serhan Asker’in de aralarında bulunduğu birbirinden değerli isimler imza etkinlikleri ve söyleşilerle okurlarıyla buluştu. İzmirliler, sevdikleri isimlerle tanışmak ve imza almak için uzun kuyruklar oluşturdu. Başkan Cemil Tugay’dan kitaplarla kampanyaya destek İzmir Kitap Fuarı, bu yıl da dayanışma ruhunu büyüten bir kampanyaya ev sahipliği yapıyor. Fuar kapsamında hayata geçirilen "Fikir Sende Kitap Askıda" uygulamasıyla İzmirliler, yayınevlerinden satın aldıkları ya da kendi kitaplıklarından getirdikleri kitapları gençlere hediye ediyor. FİKİR Gazetesi’nin G-20 numaralı standında yürütülen kampanya kapsamında, gençler, "FİKİR Duvarı"na dünyaya, Türkiye’ye ve yaşama dair düşüncelerini yazarak istedikleri kitaplara ücretsiz olarak ulaşıyor. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın da ilk bağışçılar arasında yer aldığı kampanya hem gençlerin kendilerini özgürce ifade edebilecekleri bir alan oluşturuyor hem de kuşaklar arası bir dayanışma köprüsü kurarak kentte ortak bir kültür üretimine katkı sunuyor. Birbirinden değerli isimler okurlarla buluşmaya devam edecek Fuar kapsamında, önümüzdeki günlerde ise Ahmet Ümit, Beyhan Budak, Coşkun Aral, İnci Aral, Mehmet Eroğlu, Mine Söğüt, Murat Menteş, Mustafa Balbay, Naim Babüroğlu, Nasuh Mahruki, Saygı Öztürk, Selçuk Şirin, Sinan Meydan, Suat Çağlayan, Şükrü Erbaş ve Yekta Kopan’ın da aralarında bulunduğu isimler okurlarla buluşacak. Farklı konularda gerçekleştirilecek söyleşiler de düşün dünyasına katkı sağlayacak. Sergiler fuar boyunca ziyaret edilebilecek Fuar, aynı zamanda, kültür-sanat etkinlikleriyle de dikkat çekiyor. İzmirliler, fuar boyunca, Pakistan Pavyonu’nda 19 Nisan’a kadar Ece Türkel ve Fatih Şimşek’in seramik eserler sergisini, yine Pakistan Pavyonu’nda 23 Nisan’da açılacak Uluslararası Işık Seramik Yarışması Seramik Sergisi’ni ve Mehmet Tüzüm Kızılcan Sanat Galerisi’nde Cem Sağbil’in Dünyada Hala Çiçek Açıyor Sergisi’ni, 10.00 - 20.00 saatleri arasında ziyaret edebilecek. Ayrıca, İzmir Mutfak Müzesi Açılışa Doğru Sergisi de Göl Gazinosu’nda ziyaretçiler tarafından gezilebilecek. 23 Nisan coşkusu fuarda İZKİTAP, her yaştan ziyaretçiye hitap eden çok yönlü bir kültür ortamı sunmaya devam edecek. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı etkinlikleri, fuara ev sahipliği yapan Kültürpark’ta gerçekleştirilecek. Söyleşiler, atölyeler, sahne etkinlikleri, drama çalışmaları, masal anlatımları ve interaktif etkinliklerle alan, bayram haftasında edebiyat ve sanatla iç içe bir buluşma noktasına dönüşecek. İZKİTAP - 7. İzmir Kitap Fuarı, 26 Nisan’a kadar 10.00 - 20.00 saatleri arasında ücretsiz olarak ziyaret edilebilecek. Kitapseverler, fuarla ilgili daha fazla bilgiye, imza ve etkinlik programına kitapizmir.com adresinden ulaşabilecek.
19 Nisan 2026 Pazar - 11:57 Karşıyaka Basketbol’dan 2 maçlık galibiyet serisi Karşıyaka Basketbol, deplasmanda Bahçeşehir Koleji’ni mağlup ederek bu sezon ilk kez üst üste iki galibiyet elde etti. Basketbol Süper Ligi ekiplerinden Karşıyaka, 27. hafta karşılaşmasında deplasmanda Bahçeşehir Koleji ile karşı karşıya geldi. İzmir temsilcisi, zorlu mücadeleden 88-74’lük galibiyetle ayrılmayı başardı. Bu sonuçla ligdeki galibiyet sayısını 7’ye çıkaran Kaf-Kaf, kümede kalma yolunda önemli bir adım attı. Geçtiğimiz hafta Büyükçekmece Basketbol’u mağlup eden yeşil-kırmızılı ekip, Bahçeşehir Koleji karşısında da kazanarak bu sezon ilk kez üst üste iki galibiyet elde etti. Ahmet Kandemir: "Erokspor’u salonun dolması halinde yeneceğimize inanıyorum" Karşıyaka Başantrenörü Ahmet Kandemir, hem Bahçeşehir Koleji karşılaşmasını değerlendirdi hem de gelecek hafta oynanacak Erokspor maçıyla ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Bahanelere sığınmadan maçlara çıktıklarını vurgulayan Kandemir, "Maç öncesinde de söylediğim gibi rakip seçme, nerede oynuyoruz gibi şeyleri bir kenara bırakıp kazanmamız gereken bir maça çıktık. Bahçeşehir Koleji hücum gücü yüksek ve fiziksel olarak çok güçlü bir takım. Zorlanacağımızı biliyorduk. Maçın büyük bölümünü kontrol ettik ancak zaman zaman gevşediğimiz anlarda rakibin bize yaklaşmasına izin verdik" diye konuştu. Matematiksel olarak ligde kalma şanslarının devam ettiğini belirten Kandemir, "Oyuncularımı bu zorlu deplasmanda aldıkları galibiyet için tebrik ediyorum. Biz bu yola çıktığımızda sadece kazanmak bizim için yeterli değildi. Şu an ise matematiksel olarak kalan üç maçı da kazandığımız takdirde ligde kalmayı başaracağız. Bu takım bunu yapabilecek kapasiteye sahip ancak aynı ciddiyetle devam etmemiz gerekiyor. Geçen hafta Karşıyaka taraftarı bize inanılmaz bir destek ve direnç verdi. Önümüzdeki hafta ise Erokspor maçında salonun tamamen dolu olması halinde, o maçı da kazanacağımıza inanıyorum" diyerek sözlerini noktaladı.
Meslek Fabrikası ile altın bileziği taktı, Hollanda’da pastacı oldu
05 Mart 2026 Perşembe - 11:18 Meslek Fabrikası ile altın bileziği taktı, Hollanda’da pastacı oldu Hollanda’ya yerleşmek üzereyken İzmir Büyükşehir Belediyesi Meslek Fabrikası’nda pastacılık kursunu katılan Özgür Karasar, buradan başarıyla mezun olduktan sonra Hollanda’nın Rotterdam kentinde, özellikle cheesecake ve San Sebastian tatlılarıyla ünlü bir pastanede iş sahibi oldu. İzmir Büyükşehir Belediyesi Meslek Fabrikası, İzmirli kadınları ekonomik ve sosyal anlamda güçlendirerek onlara yeni fırsatlar sunmaya devam ediyor. Verilen eğitimler yalnızca Türkiye’de değil, yurt dışında da kadınların hayatına dokunuyor. Meslek Fabrikası kurslarıyla koluna altın bileziği takanlardan biri de Özgür Karasar oldu. Hollanda’nın Rotterdam kentine yerleşme hazırlığı yapan Karasar, orada çalışabilmek için bir meslek edinmeye karar verdi. Meslek Fabrikası’nda aldığı eğitimle pasta yapımının inceliklerini öğrenen Karasar, şimdi bu birikimini Hollanda’da profesyonel bir mutfakta sergiliyor. "Bir günlük deneme ile işe alındım" Pastacılıkla ilgili püf noktalarını öğrenmesi sayesinde marka bir pastanede çalışmaya başladığını belirten Karasar, "Burası özellikle cheesecake ve San Sebastian ile ünlü bir pastane. Faslı bir girişimci kadının sahip olduğu pastanede birebir iş görüşmesi yaptım. Kendisi genç ve kadınlarla çalışan harika biri. Bir günlük deneme ile işe alındım ve çok mutluyum. En zor zamanlarda bir meslek hayat kurtarıcı oluyor; bunu kendi deneyimimden biliyorum. İzmir’den Hollanda’ya gelecek tüm dostlarımızı, lezzetli pastalarımızı tatmaya davet ediyoruz" dedi.
İZBETON yeni üretim tesisiyle kapasitesini artırıyor
05 Mart 2026 Perşembe - 11:10 İZBETON yeni üretim tesisiyle kapasitesini artırıyor İzmir Büyükşehir Belediyesi, kentte daha konforlu ve güvenli ulaşım sağlamak amacıyla altyapısını güçlendirerek asfalt yatırımlarına hız verdi. İZBETON’un 25 ayrı asfalt ekibi gece gündüz sahada yol onarım çalışmalarını sürdürürken, ana arterlerde de yenileme çalışmaları devam ediyor. Başkan Dr. Cemil Tugay’ın verdiği söz doğrultusunda ekip sayısını 40’a çıkarmayı hedefleyen İZBETON, merkez ilçelere daha hızlı ve etkin hizmet sunabilmek için Buca’da yeni asfalt üretim tesisini hizmete açarak üretim kapasitesini artıracak. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın İzmirlilere verdiği yol yenileme sözü kapsamında, kentin ana arterlerinden sokak aralarına kadar asfalt çalışmaları artan kapasiteyle sürüyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi Yol Yapım Bakım ve Onarım Dairesi Başkanlığı koordinasyonunda sahada gece gündüz görev yapan İZBETON AŞ ekipleri, 25 asfalt yama ekibiyle yol onarımlarını gerçekleştirirken, 5 asfalt serim ekibiyle de ana arterlerde yenileme çalışmalarını sürdürüyor. Günün ilk ışıklarında İZBETON’un Bornova yerleşkesinde dolum yaparak sahaya çıkan ekipler; yağışların yollarda oluşturduğu bozulmalar, kurum kazılarının bulunduğu alanlar ve zamanla tahrip olan noktalarda yama çalışması yapıyor. Ekip sayısının yanı sıra asfalt üretim kapasitesini de artıran İzmir Büyükşehir Belediyesi, 2026 yılı sonuna kadar İzmir’in 30 ilçesinde kapsamlı bir asfalt yatırımını hayata geçirmeyi hedefliyor. Yoğun yağışlara rağmen 25 ayrı ekiple 50 bin ton asfalt Çalışmalar hakkında bilgi veren İZBETON Yol Altyapı ve Asfalt Uygulama Müdürü Gökay Genç, İzmir’de ulaşım altyapısını güçlendirme hedefi doğrultusunda 2026 yılına güçlü bir saha organizasyonuyla başladıklarını belirtti. Ocak ve şubat aylarının yağışlı geçmesine rağmen 25 ekiple aralıksız çalıştıklarını kaydeden Genç, "İzmir’in ihtiyaç duyduğu yağışlar gerçekleşti ancak bu durum sahadaki çalışmalarımızda kısmi bir yavaşlamaya neden oldu. Buna rağmen ocak ve şubat aylarında toplam 50 bin ton asfalt uygulamasını tamamladık" dedi. Ekip sayısı 40’a çıkacak İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın hedefleri doğrultusunda sahadaki ekip sayısının artırılacağını belirten Gökay Genç, çalışmaların aralıksız sürdüğünü ifade etti. Genç, "Ekiplerimiz gece gündüz, saat sınırlaması olmaksızın görev yapıyor. Ramazan Bayramı’nın ardından ekip sayımızı 40’a çıkarmayı planlıyoruz. Özellikle ana arterlerde yenileme çalışmalarını tamamlayarak vatandaşlarımızın daha konforlu ve güvenli yollara kavuşmasını sağlayacağız" dedi. Buca’da yeni asfalt üretim tesisi Yol yenileme çalışmaları kapsamında, artan ekip sayısına paralel olarak asfalt kapasitesi de artırılıyor. Genç, "Buca’da yeni bir asfalt plenti (üretim tesisi) kurarak kapasitemizi artırmayı hedefliyoruz. Mart ayı itibariyle yollarımızı daha güvenli ve konforlu hâle getirme çalışmalarına başladık. Yol Yapım Bakım ve Onarım Dairesi Başkanlığı ile koordineli olarak özellikle merkez ilçelerdeki ana arter yollarını yeniliyoruz. Bu kapsamda, Buca Uğur Mumcu Caddesi, Ankara Caddesi yan yol ve Gaziler Caddesi gibi önemli arterlerde çalışmalarımız devam ediyor. Vatandaşlarımızın özellikle ana yollarda daha konforlu yollara kavuşmasını hedefliyoruz. Yıl sonuna kadar bu farkı gözle görülür şekilde hissedecekler" dedi.
Menemen’de istihdam seferberliğinde hedef 35 bin
05 Mart 2026 Perşembe - 11:05 Menemen’de istihdam seferberliğinde hedef 35 bin Menemen Belediyesi’nin ilçede istihdam seferberliği sürüyor. Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, "Göreve başladığımız ilk günden bugüne 25 bin hemşehrimizi İŞKUR Hizmet Noktamız aracılığıyla iş sahibi yaptık. Bu yıl 10 bin kişiyi daha iş sahibi yaparak toplam sayıyı 35 bine çıkaracağız. Yeni açılan üretim tesisleri ve belediye olarak yaptığımız hamlelerle Menemen, İzmir’de ve bölgemizde istihdamın merkezi olacak." dedi. Menemen Belediyesi, sosyal yaşam, hizmetler ve eser belediyeciliği alanlarında yaptığı çalışmalar kadar, istihdam alanında da gösterdiği performansla dikkatleri üzerinde topluyor. Başkan Pehlivan’ın göreve geldiği 2021’de işveren ve çalışanı bir araya getirerek 2228 kişinin iş sahibi olmasını sağlayan Menemen Belediyesi, yıllar içinde bu sayıyı katlayarak çoğalttı. Yapılan 128 bin 647 işlemle birlikte 2025 yılı sonuna kadar iş sahibi yapılan vatandaş sayısını tam 25 bine çıkaran Menemen Belediyesi, 2026 için de oldukça iddialı bir çalışma programı uyguluyor. 2026 yılı için 10 bin yeni istihdam hedefi koyan Belediye, yıl sonunda bu hedefin gerçekleşmesiyle birlikte toplam istihdam sayısını da 35 bine yükseltmiş olacak. Kadın istihdamına özel önem Menemen’deki istihdam seferberliğinde kadın istihdamına da büyük önem veriliyor. 2021’den bugüne 5 binin üstünde kadının iş sahibi yapıldığı Menemen’de bu yıl ise hedef 3 bin 500 kadının iş sahibi yapılarak, sosyal yaşamda da daha güçlü bir yer edinmesini sağlamak. "Menemen’de iş var, aş var" İlçedeki istihdam hamlesine yönelik açıklamalarda bulunan Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, "Menemen, İzmir’in kent merkezi ve yeni limanları arasında kalan, otoyol bağlantısı olan, lojistik imkanı çok gelişmiş bir ilçe. Kentimizin bu coğrafi avantajını en iyi şekilde değerlendirerek gerek sosyal yaşamı, gerekse de iş yaşamını geliştirmek kendimize görev bildiğimiz en önemli işlerin başında geliyor. Vatandaşlarımızın yaşam için her geçen gün daha fazla tercih ettiği Menemen’de refah seviyesini en üst düzeye çıkarmak adına yaptığımız istihdam çalışmalarında, bugüne dek rekor düzeyde hemşehrimizi iş sahibi yaptık. Bu niteliğimizi geliştirerek sürdürmek adına, 2026 yılında da ortaya koyduğumuz 10 bin kişilik istihdam hedefimizi gerçekleştirmek için ekip arkadaşlarımız ile birlikte yoğun bir çaba içindeyiz. Çalışma hayatına katılmak isteyen her yaştan hemşehrimizi, kadınımızı, engellimizi, kendilerine en uygun işe yerleştirebilmek adına üretim tesislerimizle sürekli istişare halindeyiz. Çok yakında yeni üretim tesislerinin de ilçemizde faaliyete başlamasıyla, istihdam gücümüzü katlayacağız. Açıkça ifade etmek gerekirse, Menemen’de iş var, aş var." dedi.
Başsavcı Yeldan’dan Yeşilay’a ziyaret: "Bağımlılıkla mücadele ortak sorumluluk"
04 Mart 2026 Çarşamba - 17:34 Başsavcı Yeldan’dan Yeşilay’a ziyaret: "Bağımlılıkla mücadele ortak sorumluluk" İzmir Cumhuriyet Başsavcısı Ali Yeldan ve beraberindeki heyet, Yeşilay Haftası kapsamında Yeşilay İzmir Yeşilay Danışmanlık Merkezi’ni ziyaret etti. Ziyarette bağımlılıkla mücadelede koruyucu ve rehabilite edici çalışmaların önemine dikkat çekildi. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı heyeti, 1-7 Mart Yeşilay Haftası kapsamında Yeşilay İzmir Yeşilay Danışmanlık Merkezi’ni ziyaret etti. İzmir Cumhuriyet Başsavcısı Ali Yeldan, Cumhuriyet Başsavcıvekili Aydoğan Sansak ile Cumhuriyet Savcısı Metin Tokel’in yer aldığı heyet, merkezde İzmir Yeşilay Başkanı Ömer Yahşi ve Yeşilay yetkilileri tarafından karşılandı. Ziyarette konuşan Başsavcı Yeldan, bağımsız ve sağlıklı yaşamın önemine dikkat çekerek, bağımlılıklardan uzak, bilinçli ve güçlü bireylerden oluşan bir toplum inşa etmenin ortak sorumluluk olduğunu ifade etti. Bağımlılıkla mücadelede yalnızca adli süreçlerin değil, koruyucu ve rehabilite edici çalışmaların da büyük önem taşıdığını vurgulayan Yeldan, bağımlılıktan kurtulmak isteyen vatandaşların yeniden topluma kazandırılmasının sosyal dayanışma ve kurumlar arası iş birliğinin en somut göstergesi olduğunu belirtti. Ziyaret sonunda Başsavcı Yeldan tarafından Yahşi’ye günün anısına çiçek takdim edildi. Program, hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.
Kapıyı ’polisiz’ diyerek açtırdılar, silahla vurup 550 bin lira parayı çaldılar
04 Mart 2026 Çarşamba - 17:12 Kapıyı ’polisiz’ diyerek açtırdılar, silahla vurup 550 bin lira parayı çaldılar İzmir’in Bornova ilçesinde kendilerini polis olarak tanıtarak bir eve giren ve içerideki 2 kişiyi yaralayıp 550 bin lira gasp eden 3 şüpheli yakalandı. Gözaltına alınan zanlılardan birinin 61 yıl kesinleşmiş hapis cezasıyla arandığı belirlendi. Olay, 3 Mart günü saat 03.30 sıralarında Doğanlar Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, kendilerini polis olarak tanıtarak bir eve giren şüpheliler, ev sahibi E.T. ve arkadaşı U.A.’yı tabancayla bacaklarından yaraladı. Şüpheliler, adresteki 550 bin TL parayı da zorla alarak olay yerinden kaçtı. Bornova İlçe Emniyet Müdürlüğü Suç Önleme ve Soruşturma Büro Amirliği ekipleri, olayın ardından başlattıkları çalışma sonucu şüphelilerin A.İ., O.T. ve N.T. olduğunu belirledi. Şahısların Yıldırım Beyazıt Mahallesi’ndeki bir adreste saklandığını tespit eden ekipler, düzenlenen operasyonla 3 şüpheliyi de yakaladı. Uzi ve ruhsatsız tabanca ele geçirildi Adreste yapılan aramalarda olayda kullanıldığı belirlenen 1 adet ruhsatsız tabanca, bu tabancaya ait şarjör ve 6 adet fişek ile uzi olarak tabir edilen ruhsatsız otomatik tabanca ve bu silaha ait şarjör ile 6 adet fişek ele geçirildi. Cezaevi firarisi çıktı Şüphelilerden O.T.’nin yapılan GBT sorgusunda, yağma suçundan toplamda 61 yıl 9 ay 26 gün kesinleşmiş hapis cezası ile arandığı ortaya çıktı. Gözaltına alınan şahıslar ve ele geçirilen suç unsurları Bornova İlçe Emniyet Müdürlüğüne götürüldü.
İzmir’de yeraltı suları anlık izlenecek
04 Mart 2026 Çarşamba - 16:01 İzmir’de yeraltı suları anlık izlenecek İzmir Büyükşehir Belediyesi İZSU Genel Müdürlüğü ile İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü, iklim krizinin derinleştirdiği kuraklık riskine karşı yer altı su kaynaklarını dijital teknolojilerle izlemeye hazırlanıyor. Proje Avrupa Birliği desteği kapsamında 1 milyon Euro bütçeyle yürütülecek. İzmir’in özellikle kıyı ilçelerinde bulunan akiferlerde deniz suyu girişimi (tuzlanma) riski anlık olarak takip edilecek ve erken uyarı sistemi kurulacak. İzmir Büyükşehir Belediyesi İZSU Genel Müdürlüğü, suyun geleceğini güvence altına almak ve iklim krizinin oluşturduğu kuraklık riskine karşı kentin su kaynaklarını korumak amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. İZSU Genel Müdürlüğü ile İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü iş birliğinde, Avrupa Birliği finansmanıyla yürütülen "Dijital Dünyada İklim Değişikliği İçin Kentsel Yeraltı Suyu Sürdürülebilirliği" projesi kapsamında, İzmir’de yer altı su kaynaklarının dijital sistemlerle izlenmesi hedefleniyor. Özellikle kıyı bölgelerinde deniz suyu girişimi (tuzlanma) riskine karşı erken uyarı mekanizması kurulması planlanıyor. Projenin başlangıç toplantısı, Tarihi Havagazı Fabrikası’nda yapıldı. Panele, İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Dr. Zafer Levent Yıldır, İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü Rektörü Prof. Dr. Yusuf Baran, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı İklim Değişikliğine Uyum ve Yerel Politikalar Dairesi Başkanlığı’ndan Meteoroloji Mühendisi Furkan Keskin, Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin, İZSU Genel Müdürü Gürkan Erdoğan, İzmir Planlama Ajansı Başkanı Prof. Dr. Koray Velibeyoğlu, akademisyenler ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri katıldı. Yıldır: "Türkiye su stresi yaşayan ülkelere yaklaşıyor" Panelde konuşan İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Dr. Levent Yıldır, iklim değişikliği, artan nüfus ve kentleşmenin su kaynakları üzerindeki baskıyı her geçen yıl artırdığını belirterek, kişi başına düşen kullanılabilir su miktarının Türkiye’de son yıllarda hızla azaldığını vurguladı. Türkiye’nin kullanılabilir yıllık su potansiyelinin yaklaşık 112 milyar metreküp olduğunu ifade eden Yıldır, "2000’li yılların başında Türkiye’de kişi başına düşen yıllık kullanılabilir su miktarı yaklaşık 1.600 metreküp seviyesindeydi. Bugün ise bu miktar 2024 itibarıyla yaklaşık 1.300 metreküp seviyesine kadar düşmüş durumda. Mevcut eğilim devam ederse 2050 yılında kişi başına düşen su miktarının 1.200 metreküp civarına gerilemesi bekleniyor. Bu tablo, Türkiye’nin giderek su stresi yaşayan ülkeler kategorisine yaklaştığını gösteriyor" şeklinde konuştu. "Modern dünyada riskler giderek artıyor" Su kaynakları üzerindeki baskının artmasının başlıca nedenleri arasında kentleşme, tarımsal üretim ve artan tüketim yer aldığının altını önemle çizen Dr. Yıldır, "Modern dünyada karşı karşıya olduğumuz riskler giderek artıyor ve karmaşıklaşıyor. Bugün risk su olabilir, yarın hava kirliliği, orman yangınları veya başka çevresel krizler olabilir. Bu nedenle içinde bulunduğumuz dönemde en önemli görevimiz, ortaya çıkan bu riskleri bilimsel yaklaşımla öngörmek ve önleyici politikalar geliştirmektir. Bugün karşı karşıya olduğumuz sorunlara yalnızca teknik ya da mühendislik perspektifiyle bakmak yeterli değildir. Bunların hepsi bir arada ele alınması gereken karmaşık bir tabloyu oluşturuyor. Ancak bu zorlukların üstesinden gelmenin yolu iyi bir yönetim anlayışından ve güçlü bir koordinasyondan geçmektedir. Bugün burada paylaşılan bilgiler, yürütülen projeler ve yapılacak çalışmalar bu açıdan büyük önem taşıyor. Bugüne kadar oluşturduğumuz kültürel alışkanlıklarımızı, değerlerimizi ve üretim-tüketim biçimlerimizi yeniden düşünmek zorundayız. Gerekirse bunların yerine daha sürdürülebilir modeller geliştirmemiz gerekiyor. Çünkü doğayı yok ettiğimizde yerine koyabileceğimiz yeni bir doğa yok. Bu nedenle her zamankinden daha dikkatli, daha özenli ve daha sorumlu davranmak zorundayız" dedi. Baran: "Krizi akılla ve bilimle yönetmek mümkün" İYTE Rektörü Prof. Dr. Yusuf Baran, insanlığın doğrudan kullanabileceği suyun sınırlı olduğuna dikkat çekerek, "Küresel iklim krizi giderek belirginleşiyor. Bu kriz nitelikli akılla, bilimle ve farkındalığı yüksek bir toplumla yönetilebilir. Depremi engelleyemeyiz ama bilimsel yöntemlerle dayanıklı şehirler inşa edebiliriz. Seli tamamen ortadan kaldıramayız ama doğru altyapı ve planlamayla etkilerini azaltabiliriz. Küresel iklim krizi ve su sorunu da aynı şekilde ele alınmalıdır" dedi. Akdeniz havzasının küresel iklim değişikliğinden en çok etkilenecek bölgelerden biri olduğuna işaret eden Baran, sürdürülebilir su yönetimi ve şehir planlamasının önemini vurguladı. "Bu proje önemli bir ekolojik girişimdir" Yusuf Baran, dünyadaki tatlı su kaynaklarının yaklaşık yüzde 30’unun yeraltı sularından oluştuğunu hatırlatarak, bu kaynakların korunmasının önemine dikkat çekti. "Bugün konuştuğumuz proje, çağımızın üç temel dönüşümünü bir araya getiriyor: dijital dönüşüm, toplumsal dönüşüm ve yeşil dönüşüm. Dijitalleşme, su kaynaklarının izlenmesi ve yönetilmesini sağlarken; yeşil dönüşüm, su kaynaklarının korunmasını kapsıyor. Toplumsal dönüşüm ise bu konuda farkındalık oluşturmayı hedefliyor. Elde edilecek sonuçlar ve bilgiler, toplumun su kaynakları konusundaki bilinç düzeyini artıracaktır. Dolayısıyla bu proje, üç temel dönüşümü bir araya getiren önemli bir ekolojik girişimdir" dedi. "Su yönetimi artık ulusal bir politika meselesidir" İklim değişikliğinin yalnızca kuraklık anlamına gelmediğini vurgulayan Baran, şunları söyledi: "Bazen 6 ayda yağması gereken yağmur 6 saatte düşüyor. İzmir’de de uzun süre yağmayan dönemlerin ardından ani ve yoğun yağışlar, toprağın suyu emememesiyle sonuçlanıyor. Bu suyun tarımda ve yaşamda kullanılabilmesi gerekir. Toplumda su tasarrufu genellikle bireysel kullanım üzerinden konuşulur, oysa toplam su tüketiminin yaklaşık yüzde 69’u tarımda, yüzde 19’u sanayide ve sadece yüzde 10’u evlerde gerçekleşiyor. Bu nedenle su yönetimi artık yalnızca bireysel değil, ulusal bir politika olarak ele alınması gereken hayati bir konudur. Tarım ve su yönetiminde yapılan hatalar tatlı su kaynaklarının tuzlanmasına, toprakların verimsizleşmesine ve ekolojik denge kaybına yol açıyor. Bilimin en önemli özelliği yalnızca sorunları çözmek değil, onları önceden görüp engellemektir. Deprem, sel ya da iklim krizinde asıl olan felaket gerçekleşmeden önce önlem almaktır. Bugün konuştuğumuz proje de bu anlayışın bir parçasıdır. İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü’nün uluslararası su araştırmaları birimiyle yürütülen bu proje, dünya genelinde yapılan yüzlerce başvuru arasından seçilen önemli bir çalışmadır." Keskin: "Küresel sıcaklık artışı yaklaşık 1,5 dereceye ulaştı" İklim Değişikliğine Uyum ve Yerel Politikalar Dairesi Başkanlığı Meteoroloji Mühendisi Furkan Keskin, iklim değişikliğinin etkilerinin artık günlük yaşamda da hissedildiğini belirtti. Artan sıcaklıkların, azalan yağışların ve deniz seviyesindeki yükselmenin, özellikle su kaynakları ve çevre üzerinde ciddi riskler oluşturduğuna değinen Keskin, "Akdeniz havzasındaki İzmir gibi kıyı kentleri bu riskleri daha yoğun şekilde yaşıyor. İklim değişikliği artık geleceğe dair bir öngörü değil; bugün yaşamımızı doğrudan etkileyen bir gerçek. Sanayi devrimi öncesi döneme kıyasla küresel ortalama sıcaklık artışı yaklaşık 1,5 dereceye ulaştı ve bu artışın devam etmesi durumunda ciddi çevresel ve ekonomik riskler doğabilir. Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün 2025 Türkiye İklim Değerlendirme Raporu’na göre, Türkiye’de ortalama sıcaklık 15,1 santigrat derece olarak ölçüldü; bu, 1991-2020 ortalamasının 1,1 derece üzerinde ve son 25 yılın en sıcak beşinci yılı oldu. Temmuz 2025 ise ortalama 26,5 santigrat derece ile son 25 yılın en sıcak temmuz ayı olarak kayıtlara geçti. "2025, son 61 yılın en düşük kış yağışıyla kayıtlara geçti" Keskin, 2025’te Türkiye genelinde ortalama yağışın 449,6 mm olarak gerçekleştiğini, bunun 1991-2020 ortalamasına göre yüzde 27,6 azalma anlamına geldiğini belirterek, "2025, son 61 yılın en düşük kış yağışı seviyelerinden biri olarak kaydedildi. Bu durum tarım, su kaynakları, enerji ve insan sağlığı üzerinde ciddi baskılar oluşturuyor" dedi İklim değişikliğiyle mücadelede azaltım, uyum ve sürdürülebilir kalkınmanın önemine işaret eden Keskin, 2025 Temmuz’da yürürlüğe giren İklim Kanunu ile Türkiye’nin iklim politikaları ve enerji dönüşümünde daha görünür hale geldiğini belirtti. Keskin, "Yerelde yürütülen her proje, büyük dönüşüm sürecinin bir parçasıdır. Özellikle su yönetimi, kentlerin iklim değişikliğine uyum sağlamasında kritik rol oynuyor..= İzmir’in dirençli bir kent olma hedefini güçlendirecek ve diğer şehirler için yol gösterici olacaktır" dedi. İYTE Proje Koordinatörü Prof. Dr. Alper Baba ise projeyi panelde detaylandırdı. İZSU’dan kuraklığa karşı önlem ve yeni su kaynakları İzmir Büyükşehir Belediyesi İZSU Genel Müdürlüğü, son yıllarda yaşanan kuraklık ve düşük yağışlara karşı idari ve teknik önlemler aldı. Kademeli su tarifeleri, park ve bahçe aboneliklerinin iptali ile kayıp-kaçakla mücadele gibi uygulamaların yanı sıra yeni su kaynakları sisteme dahil edildi. Bu kapsamda Güzelhisar Barajı’nda 20 yıldır kullanılmayan isale hattı onarılarak kente su sağlandı. Gördes Barajı’nın ölü hacminden yüzer pompalarla su alındı, Halkapınar, Menemen, Sarıkız ve Göksu kuyuları yenilendi. Ayrıca Halkapınar’da 7 bin metreküplük depo ve terfi merkezi inşa edildi. Tuzlanma riski büyüyor İzmir’e içme suyu sağlayan yaklaşık 1600 kuyudan 318’i kıyı ilçelerde bulunuyor. Kıyı bölgelerindeki akiferlerde deniz suyunun yeraltı suyu rezervlerine karışması nedeniyle tuzlanma riski giderek artıyor. Yeni proje kapsamında, İzmir’in kıyı bölgelerindeki yeraltı suyu kaynakları dijital sensörler ve izleme sistemleriyle takip edilecek; tuzlanma riskleri erken aşamada tespit edilerek önlem alınabilecek. AB’den projeye 1 milyon euro destek İzmir Büyükşehir Belediyesi İZSU Genel Müdürlüğü ve İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü iş birliğiyle hazırlanan "Dijital Dünyada İklim Değişikliği İçin Kentsel Yeraltısuyu Sürdürülebilirliği" projesi, Avrupa Birliği ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından desteklenen Türkiye İklim Değişikliği Hibe Programı (AB-TR CCGP) kapsamında destek almaya hak kazandı. Toplam bütçesi 1 milyon Euro olan proje ile yeraltı suyu kaynaklarının korunması, dijital izleme altyapısının geliştirilmesi, tuzdan arındırma pilot uygulamaları ve iklim değişikliğine uyum politikalarının güçlendirilmesi hedefleniyor. Proje kapsamında Bergama’dan Selçuk’a uzanan kıyı şeridindeki akiferlerin tamamı çevrim içi olarak izlenecek.