Yerel Haberler
İzmir
Alev alan otomobilde hayatını kaybeden 25 yaşındaki doktor son yolculuğuna uğurlandı 19 Nisan 2026 Pazar - 17:54:42 İzmir’in Menderes ilçesinde bariyerlere çarptıktan sonra alev alan otomobilde hayatını kaybeden 25 yaşındaki doktor son yolculuğuna uğurlandı. Kaza, dün saat 19.00 sıralarında Menderes ilçesinde O-31 İzmir-Aydın Otoyolu Havalimanı gişeleri girişinde meydana geldi. Beyza Nur Pürmüs (25) idaresindeki 35 CPT 125 plakalı otomobil, gişelere yaklaştığı esnada kontrolden çıkarak beton bariyerlere çarptı. Çarpmanın şiddetiyle araçta yangın çıktı. Rüzgarın da etkisiyle alevler kısa sürede büyüyerek tüm aracı sardı. Kaza esnasında otomobilin kapılarının kilitli konumda olması ve sürücünün emniyet kemerinin takılı bulunması müdahaleyi zorlaştırdı. İhbar üzerine bölgeye otoyol jandarması, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekiplerinin müdahalesiyle araçtaki yangın söndürüldü. Sağlık ekiplerince yapılan kontrolde sürücünün yaşamını yitirdiği belirlendi. Cenaze, incelemelerin ardından İzmir Adli Tıp Kurumuna kaldırıldı. Kazada hayatını kaybeden sürücünün İzmir Çiğli Eğitim ve Araştırma Hastanesinde patoloji asistanı olarak görev yaptığı öğrenildi. Genç doktorun cenazesi. otopsi işlemlerinin ardından ailesi tarafından teslim alındı. Beyza Nur Pürmüs’ün naaşı, Evka 2 Merkez Camii’nde ikindi namazını müteakiben kılınan cenaze namazının ardından Doğançay Mezarlığı/na defnedildi.
19 Nisan 2026 Pazar - 14:44 MAST İzmir Boat Show 29 Nisan - 3 Mayıs arasında ziyaretçilerini ağırlayacak Türkiye’nin denizcilik alanındaki en prestijli buluşmalarından olan MAST İzmir Boat Show-Tekne, Tekne Ekipmanları ve Deniz Aksesuarları Fuarı, 29 Nisan’da Fuar İzmir’de kapılarını açacak. 350’yi aşkın deniz aracının yanı sıra tekne ekipmanları ve deniz aksesuarlarının da sergileneceği fuar, denizcilik dünyasının tüm paydaşlarını bir araya getirecek. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde, İZFAŞ ve ED Fuarcılık iş birliğiyle düzenlenen MAST İzmir Boat Show, sezon öncesinin son büyük buluşması olarak öne çıkıyor. Alanda sergilenen teknelerin yüzde 70’inin yerli imza taşımasıyla dikkat çeken organizasyon, Türkiye’nin üretim gücünü uluslararası vitrine taşıyacak. Dünyaca ünlü tekne markalarıyla birlikte sektörün önde gelen yerli üreticilerini buluşturacak olan fuarın, denizcilik ekonomisine önemli katkı sunması bekleniyor. Boyları 3 ile 15 metre arasında değişen, fiyatları 100 bin liradan başlayan geniş bir yelpazede sergilenecek deniz araçları, fuarda her bütçeye ve zevke hitap eden seçenekler sunarak deniz tutkunlarına kapsamlı bir deneyim yaşatacak. Her yıl güçlenerek büyüyor İZFAŞ Genel Müdürü Tuğçe Cumalıoğlu, fuarın her geçen yıl güçlenerek büyüdüğünü belirterek, "MAST İzmir Boat Show, çok kısa süre geçmesine karşın her yıl artan katılımcı sayısı, sergilenen tekne adedi ve ziyaretçi yoğunluğuyla istikrarlı bir büyüme ortaya koyuyor. Bu gelişim, fuarın kısa sürede sektörün en önemli buluşma noktalarından biri haline geldiğinin en açık göstergesi. İzmir’in denizle kurduğu güçlü bağ ve köklü fuarcılık geleneği, bu başarının temelini oluşturuyor. Denizle iç içe yaşayan bir şehir olarak denizcilik kültürünü büyütmeyi, bu fuar aracılığıyla üreticilerimizi desteklemeyi, sektörün ticaret hacmini ve ihracat potansiyelini güçlendirmeyi hedefliyoruz. Bunu yaparken de sektör temsilcilerimizle birlikte hareket ediyoruz. İZFAŞ olarak ED Fuarcılık ile birlikte, sektörün tüm paydaşlarını bir araya getiren, ticareti ve iş birliklerini geliştiren bu yapıyı her yıl daha ileriye taşımak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz" dedi. Yerli üretimden küresel pazara uzanan vitrin MAST İzmir Boat Show’un, Türk denizcilik sektörü açısından önemine dikkat çeken ED Fuarcılık Kurucu Ortağı Dilek Soydan, "MAST İzmir Boat Show, yerli üreticilerimiz için sezon öncesi son ve en büyük vitrin olma özelliğini taşıyor. Türk denizcilik sektörü ise tasarım kalitesi ve ileri mühendislik kabiliyetiyle küresel pazarda rekabeti belirleyen bir konuma ulaştı. Bunun en somut göstergesini fuar alanımızda görüyoruz; sergilenen tekneler içindeki yerli üretim ağırlığı yüzde 70 gibi güçlü bir seviyeye ulaştı. Bu yıl, ayrıca sergilenen tekne sayısında yüzde 20’lik artışla 350’nin üzerinde deniz aracını ziyaretçilerle buluşturuyoruz." dedi. Denizcilik ekonomisinin kalbinin attığı bir merkez ED Fuarcılık Kurucu Ortağı Emel Yılmaz da, "Geçtiğimiz yıl dünyanın farklı ülkelerinden ve Türkiye’nin dört bir yanından binlerce ziyaretçiyi ağırlayan fuarımızın, uluslararası arenadaki etkisini daha da artırmayı, daha geniş bir ihracat ve iş birliği ağı oluşturmayı hedefliyoruz. MAST İzmir Boat Show, henüz dördüncü yılında olmasına karşın yalnızca bir sergileme alanı değil; denizcilik ekonomisinin kalbinin attığı bir merkez haline geldi" diye konuştu. Halka açık Sadece sektör profesyonellerinin değil; tekne ve yat tutkunlarının da ilgi göstereceği fuar, broker ve yat satış-kiralama acentalarından distribütörlere, ithalat ve ihracatçılardan toptan alım yapan bayilere ve tasarımcılara kadar geniş bir ziyaretçi profilini ağırlayacak. Yeni iş birliklerinin, ihracat bağlantılarının ve sektörel fikir alışverişinin gerçekleşmesine olanak sağlayacak fuar hem sektöre hem de şehir ekonomisine katkı sunacak. Halka açık olarak düzenlenecek MAST İzmir Boat Show, 29 Nisan - 3 Mayıs tarihleri arasında her gün 11.00 - 19.00 saatleri arasında ziyaretçilerini ağırlayacak. Fuar hakkında detaylı bilgiye ve online bilete ulaşmak isteyenler www.marinesaloontrade.com.tr adresini ziyaret edebilecek.
19 Nisan 2026 Pazar - 14:19 Çeşme’de pedallar, Aydın Apaydın anısına döndü Çeşme Belediyesi’nin düzenlediği bisiklet turunda, geçtiğimiz aylarda hayatını kaybeden Aydın Apaydın anıldı. Çok sayıda bisikletçinin katıldığı etkinlikte hem spor hem de farkındalık vurgusu öne çıktı. Çeşme Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Müdürlüğü, geçtiğimiz ocak ayında yaşamını yitiren Alaçatı Salı Bisiklet Grubu üyesi Aydın Apaydın anısına bisiklet turu düzenledi. Etkinlik, yoğun katılımla gerçekleşti. Alaçatı Salı Bisiklet Grubu ve Çeşme Bisiklet Grubu üyelerinin yanı sıra çok sayıda bisikletçinin katıldığı tur, Çeşme Belediyesi önünden başladı. Katılımcılar, Çiftlik Mahallesi’ne kadar pedal çevirdi. Teras Kafe’de verilen kısa molanın ardından yeniden yola çıkan grup, turu Çeşme Cumhuriyet Meydanı’nda tamamladı. Turun ardından Cumhuriyet Meydanı’nda konuşan Çeşme Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Müdürü Yavuz Yaşar, bisikletin ilçede önemli bir spor dalı olduğunu belirterek, "Çeşme olarak Cumhurbaşkanlığı Bisiklet Turu ve Gran Fondo gibi önemli organizasyonlara ev sahipliği yapıyoruz. Bu tür etkinliklerle hem farkındalık oluşturmak hem de vatandaşlarımızla birlikte daha fazla spor faaliyeti gerçekleştirmek istiyoruz" dedi. Etkinliğin planlama sürecinde Alaçatı Salı Bisiklet Grubu ile bir araya geldiklerini ifade eden Yaşar, Aydın Apaydın’ın vefatını büyük bir üzüntüyle öğrendiklerini dile getirerek, "Kendisini geç tanıdık ancak çok değerli bir insan olduğunu gördük. Bugün düzenlediğimiz bu turla hem onu anmak hem de onun anısını yaşatmak istedik" diye konuştu. Çeşme Belediye Başkanı Lal Denizli’nin de selamlarını ileten Yaşar, organizasyonda emeği geçen tüm kurumlara ve katılımcılara teşekkür etti. Alaçatı Salı Bisiklet Grubu öncüsü Zeynep Erdem ise konuşmasında, etkinliğin yalnızca bir spor organizasyonu olmadığını vurguladı. Erdem, "Bugün burada sadece bir bisiklet turu için değil, aynı zamanda çok kıymetli bir dostumuzu anmak için bir aradayız. Aydın, spordan sanata birçok alanda aktif olan, yaşam dolu bir insandı" dedi. Bisikletin sağlıklı yaşam ve çevre dostu yönüne dikkat çeken Erdem, gençlere de seslenerek, "Hayatınızda hız olacaksa sağlıklı olsun, rekabet kendinizle olsun. Özgürlüğü bazen iki tekerin üzerinde bulabileceğinizi unutmayın" ifadelerini kullandı. Konuşmaların ardından düzenlenen çekilişle bisiklet turuna katılanlara çeşitli hediyeler verildi. Etkinlik, hem Aydın Apaydın’ın anısını yaşatmak hem de sağlıklı yaşam ve çevre bilincine dikkat çekmek amacıyla anlamlı bir buluşma olarak hafızalarda yer etti.
19 Nisan 2026 Pazar - 12:14 İzmirliler İZKİTAP’a akın etti Kültürpark’ta düzenlenen İZKİTAP-7. İzmir Kitap Fuarı, ikinci gününde yoğun ilgi gördü. Sabah saatlerinden itibaren fuar alanını dolduran her yaştan İzmirli, söyleşi ve imza etkinliklerine büyük ilgi gösterdi. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde, İZFAŞ ve TACT Fuarcılık iş birliğiyle 17-26 Nisan tarihleri arasında Kültürpark’ta düzenlenen İZKİTAP - 7. İzmir Kitap Fuarı, yayınevleri, sahaflar, eğitim ve kültür kurumları ile sivil toplum kuruluşlarını bir araya getirirken; yaklaşık 200 katılımcı ve 400’e yakın yazar, şair, gazeteci ve akademisyeni okurlarla buluşturuyor. Fuar kapsamında söyleşi ve imzalarla birlikte toplamda 500’e yakın etkinlik düzenleniyor. Fuarın ikinci gününde, hafta sonu güzel havayı da fırsat bilen kitapseverler, Kültürpark’ı doldurdu. Öğrenciler, çocuklarıyla birlikte fuara gelen aileler, her yaştan İzmirli, edebiyatla dolu bir gün yaşadı. Özellikle söyleşi alanları ve imza stantlarında kuyruklar oluştu. Okurlar hem sevdikleri yazarlarla bir araya gelme hem de yeni yayımlanan kitapları keşfetme fırsatı buldu. Oya Baydar okurlarıyla buluştu Onur Konuğu Yazar Oya Baydar, ikinci gün programı kapsamında Ahşap Sahne’de Namık Kuyumcu moderatörlüğünde düzenlenen söyleşi ve imza etkinliğiyle okurlarıyla buluştu. Baydar’ın söyleşisi yoğun katılımla gerçekleşti. Baydar, yazarlık serüvenini anlatırken, edebiyatın ve okumanın hayatındaki yerini paylaştı. Okumayla çok erken yaşta tanıştığını ifade eden Oya Baydar, "Tek çocuktum. Çok yalnız büyüyordum. Kendi kendime okuma öğrendim. Daha 5 yaşına gelmemiştim. Okudukça yazma isteğim güçlendi ve daha o günlerde yazar olmak istediğime karar verdim" dedi. "Okumaya alışmak önemli" Baydar, "Yazmak benim için bir sığınak oldu. Sığınacak bir yer olarak yazmaya başladım. Ben edebiyatın insanı anlatan bir araç olduğunu düşünüyorum. İnsan tek başına yaşamıyor, toplum içinde yaşıyor" diyerek, romanlarında toplumsal gerçekliklerin, kimliklerin ve çatışmaların izini sürdüğünü ifade etti. Günümüzde edebiyatın geldiği noktayı anlatırken yapay zeka ile üretilen metinlere de değinen Baydar, "Yapay zekadan romanlar var. Bir kaçını okudum. Bana sorarsanız hiç de iyi değil, ama satılıyor. Ancak ne olursa olsun iyidir, kötüdür demeden, eğer savaş propagandası yapılmıyorsa, bütün kitapların, bütün romanların hiç okunmamasındansa okunması gerektiğini düşünenlerdenim. Tabii ki iyi edebiyat farklı, ama okumak, önce okumaya alışmak çocuklar için de onları başka bir yerlere götürebilir" diye konuştu. İmza ve söyleşilerle okurlarla buluştular İkinci gün fuarda; Onur Konuğu Yazar Oya Baydar’ın yanı sıra Ayşe Kulin, Adil Yıldırım, Başak Sayan, Behçet Yalın Özkara, Enver Aysever, Haydar Ergülen, Irmak Zileli, Jehan Barbur, Murat Yetkin, Polat Özlüoğlu, Berna Sipahi, Serhan Asker’in de aralarında bulunduğu birbirinden değerli isimler imza etkinlikleri ve söyleşilerle okurlarıyla buluştu. İzmirliler, sevdikleri isimlerle tanışmak ve imza almak için uzun kuyruklar oluşturdu. Başkan Cemil Tugay’dan kitaplarla kampanyaya destek İzmir Kitap Fuarı, bu yıl da dayanışma ruhunu büyüten bir kampanyaya ev sahipliği yapıyor. Fuar kapsamında hayata geçirilen "Fikir Sende Kitap Askıda" uygulamasıyla İzmirliler, yayınevlerinden satın aldıkları ya da kendi kitaplıklarından getirdikleri kitapları gençlere hediye ediyor. FİKİR Gazetesi’nin G-20 numaralı standında yürütülen kampanya kapsamında, gençler, "FİKİR Duvarı"na dünyaya, Türkiye’ye ve yaşama dair düşüncelerini yazarak istedikleri kitaplara ücretsiz olarak ulaşıyor. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın da ilk bağışçılar arasında yer aldığı kampanya hem gençlerin kendilerini özgürce ifade edebilecekleri bir alan oluşturuyor hem de kuşaklar arası bir dayanışma köprüsü kurarak kentte ortak bir kültür üretimine katkı sunuyor. Birbirinden değerli isimler okurlarla buluşmaya devam edecek Fuar kapsamında, önümüzdeki günlerde ise Ahmet Ümit, Beyhan Budak, Coşkun Aral, İnci Aral, Mehmet Eroğlu, Mine Söğüt, Murat Menteş, Mustafa Balbay, Naim Babüroğlu, Nasuh Mahruki, Saygı Öztürk, Selçuk Şirin, Sinan Meydan, Suat Çağlayan, Şükrü Erbaş ve Yekta Kopan’ın da aralarında bulunduğu isimler okurlarla buluşacak. Farklı konularda gerçekleştirilecek söyleşiler de düşün dünyasına katkı sağlayacak. Sergiler fuar boyunca ziyaret edilebilecek Fuar, aynı zamanda, kültür-sanat etkinlikleriyle de dikkat çekiyor. İzmirliler, fuar boyunca, Pakistan Pavyonu’nda 19 Nisan’a kadar Ece Türkel ve Fatih Şimşek’in seramik eserler sergisini, yine Pakistan Pavyonu’nda 23 Nisan’da açılacak Uluslararası Işık Seramik Yarışması Seramik Sergisi’ni ve Mehmet Tüzüm Kızılcan Sanat Galerisi’nde Cem Sağbil’in Dünyada Hala Çiçek Açıyor Sergisi’ni, 10.00 - 20.00 saatleri arasında ziyaret edebilecek. Ayrıca, İzmir Mutfak Müzesi Açılışa Doğru Sergisi de Göl Gazinosu’nda ziyaretçiler tarafından gezilebilecek. 23 Nisan coşkusu fuarda İZKİTAP, her yaştan ziyaretçiye hitap eden çok yönlü bir kültür ortamı sunmaya devam edecek. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı etkinlikleri, fuara ev sahipliği yapan Kültürpark’ta gerçekleştirilecek. Söyleşiler, atölyeler, sahne etkinlikleri, drama çalışmaları, masal anlatımları ve interaktif etkinliklerle alan, bayram haftasında edebiyat ve sanatla iç içe bir buluşma noktasına dönüşecek. İZKİTAP - 7. İzmir Kitap Fuarı, 26 Nisan’a kadar 10.00 - 20.00 saatleri arasında ücretsiz olarak ziyaret edilebilecek. Kitapseverler, fuarla ilgili daha fazla bilgiye, imza ve etkinlik programına kitapizmir.com adresinden ulaşabilecek.
Adli emanetten sahte tutanakla uyuşturucu kaçırıldı: 5 tutuklama
03 Mart 2026 Salı - 13:40 Adli emanetten sahte tutanakla uyuşturucu kaçırıldı: 5 tutuklama İzmir’in Kınık ilçesinde, adli emanet deposundan sahte tutanakla 2 kilogram uyuşturucu madde çıkardıkları belirlenen 3 adliye personeli ile bu kişilerle bağlantılı 2 şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderildi. Olay, Kınık Adliyesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, adli emanet deposundaki uyuşturucunun kalitesini kontrol etmesi için irtibat kurulan D.G., 2 Şubat tarihinde Kınık Adliyesi İcra Müdürü T.T.’yi arayarak ihbarda bulundu. İcra Müdürü T.T.’nin durumu tutanak altına alarak durumu bildirmesi üzerine geniş çaplı inceleme başlatıldı. Kamera kayıtları ele verdi Yapılan incelemeler kapsamında adliye binasına ait kamera kayıtları mercek altına alındı. Kayıtlar üzerinde yapılan incelemede, 29 Ocak günü saat 20.05 ile 20.32 arasında zabıt katipleri S.A. ve V.E. ile hizmetli O.M.’nin adliye binasına geldikleri ve adli emanet deposundan koli çıkardıkları tespit edildi. Sahte imha tutanağı düzenlemişler Şüpheli personellerin, uyuşturucu maddeyi depodan çıkarmak için sahte imha tutanağı düzenledikleri belirlendi. Çıkarılan uyuşturucunun satışı için M.Ş. ve K.Ş. aracılığıyla D.G. ile bağlantı kurulduğu iddia edildi. 5 tutuklama Olayla ilgili gözaltına alınan adliye çalışanları S.A., V.E. ve O.M. ile onlara aracılık ettiği öne sürülen M.Ş. ve K.Ş., emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Hakim karşısına çıkarılan 5 şüpheli tutuklandı.
Dünyanın en küçük kitabı ve en hafif kâğıdı EÜ’de sergileniyor
03 Mart 2026 Salı - 12:36 Dünyanın en küçük kitabı ve en hafif kâğıdı EÜ’de sergileniyor Ege Üniversitesi bünyesinde faaliyet gösteren ve Türkiye’nin bu alandaki ilk müzesi olan Kâğıt ve Kitap Sanatları Müzesi, sahip olduğu zengin koleksiyonuyla ziyaretçilerini tarihsel bir yolculuğa çıkarıyor. Sanatseverlerin yoğun ilgi gösterdiği müze, kâğıdın serüvenini ve kitabın sanatla buluştuğu noktaları evrensel bir bakış açısıyla sunuyor. Bünyesinde dünyanın en küçük kitabı, en hafif kâğıdı ve 38 ülkenin bitkilerinden üretilen dünya haritasına kadar pek çok nadide eserleri bulunduran müze, kâğıt ve kitap sanatının gelişimini gözler önüne seriyor. Müzenin kuruluş aşamasından itibaren sürecin içerisinde yer alan Ege Üniversitesi Kâğıt ve Kitap Sanatları Müzesi Müdürü Dr. Öğretim Üyesi Seda Ağırbaş, müzedeki eserlerin her birinin ayrı bir hikâyesi olduğunu vurguladı. Müzedeki en dikkat çekici eserlerden birinin "One World" projesi olduğunu belirten Dr. Öğretim Üyesi Ağırbaş, "Müzenin kuruluş aşamasından eserlerin müzeye gelişine dek sürecin içinde olduğum için kâğıt ve kitap eserleri bana hep ilginç gelmiştir. Konusu itibariyle evrensel bir müzeye yakışan ’One World’ projesi başlığı altında hazırlanmış ’sanat sınır tanımaz’ mesajı ile sergilenen ’Dünya Haritası’ ilgimi çeken ilk yapıtlar arasında olmuştur. 38 ülkeden 42 sanatçının katılımıyla her birinin kendi yaşadığı coğrafyadaki bitkilerden yapmış oldukları el yapımı kâğıtlardan üretilmiş, kâğıt sanatçısı Jane Ingram Allen tarafından birleştirilerek gerçekleştirilmiştir. Türkiye’den de kâğıt eserin bulunduğu bu harita en son ABD’nin Boston eyaletinde sergilenmiş, 2012 yılında müzeye sanatçı tarafından bağışlanmıştır" dedi. "Dünyanın en küçük kitabı bu müzede sergileniyor" Müzenin en çok merak edilen ve ziyaretçilerin yoğun ilgisiyle karşılaşan eseri ise mikroskobik boyutlardaki kitap. Dr. Öğretim Üyesi Ağırbaş, "Her yaştan ziyaretçinin ilgisini çeken ve merakla sordukları bu eser, 2012 yılında bağış yoluyla müzeye kazandırılan dünyanın en mini kitabıdır. 2.4x2.9 mm ölçülerinde, büyüteç yardımıyla görülebilen eser, Joschua Rechert tarafından mikroskop altında çok küçük aletlerle yapılmıştır. Her bir sayfasında alfabenin renkli harflerinin basılı olduğu ve yazının bulunmadığı bu minik kitap, Türkiye’de tek olarak müzemizde sergilenmektedir" diye konuştu. "Söz uçar yazı kalır" Kâğıdın ve yazının insanlık tarihindeki kalıcılığına dikkat çeken Dr. Öğretim Üyesi Ağırbaş, dijitalleşen dünyada bile yazılı kültürün önemini koruduğunu belirtti. Dr. Öğretim Üyesi Ağırbaş, "Tarihin her döneminde papirüs, parşömen, deri üzerine insanlar yazı yazmışlar. Kâğıt veya dijital bir sayfa olsun fark etmez, ben hayatımızda kalacak olan şeyin yazı olacağına inanıyorum çünkü ’söz uçar yazı kalır’ " diye konuştu.
Halk Eğitim kursiyerleri pişirdi, ihtiyaç sahiplerinin sofraları bereketlendi
03 Mart 2026 Salı - 11:38 Halk Eğitim kursiyerleri pişirdi, ihtiyaç sahiplerinin sofraları bereketlendi Bu yıl Millî Eğitim Bakanlığı öncülüğünde "Maarifin Kalbinde Ramazan" temasıyla hayata geçirilen etkinlikler kapsamında halk eğitimi merkezi kursiyerleri, geleneksel ramazan pidesi ve birbirinden lezzetli ramazan tatlıları hazırlayarak ihtiyaç sahibi vatandaşlarla paylaştı. İzmir İl Millî Eğitim Müdürlüğü himayesinde Güzelbahçe Halk Eğitimi Merkezi koordinesinde çok anlamlı bir çalışma gerçekleştirildi. Güzelbahçe Halk Eğitimi Merkezi kursiyerleri, Ramazan ayının manevi atmosferini paylaşma ve dayanışma ruhuyla buluşturdu. Bu yıl Millî Eğitim Bakanlığının öncülüğünde "Maarifin Kalbinde Ramazan" temasıyla hayata geçirilen etkinlikler kapsamında halk eğitimi merkezi kursiyerleri, geleneksel Ramazan pidesi ve birbirinden lezzetli Ramazan tatlıları hazırlayarak ihtiyaç sahibi vatandaşlarla paylaştı. İzmir’in dört bir yanındaki eğitim kurumlarında Ramazan ayı boyunca düzenlenen birbirinden anlamlı sosyal sorumluluk ve dayanışma ruhunu pekiştiren çalışmalar, Ramazan’ın paylaşma ve yardımlaşma iklimini gösterdi. Bu anlamlı etkinlik, eğitimin yalnızca sınıf ortamıyla sınırlı olmadığını; değerler eğitimi, yardımlaşma ve toplumsal sorumluluk bilinciyle de bütünleştiğini ortaya koydu. Yediden yetmişe iyilik ve dayanışma ruhu Etkinlikle ilgili duygu ve düşüncelerini paylaşan İzmir İl Millî Eğitim Müdürü Dr. Ömer Yahşi, "Güzelbahçe Halk Eğitimi Merkezimizin kıymetli kursiyerlerinin ’Maarifin Kalbinde Ramazan’ ruhuyla hayata geçirdiği bu anlamlı çalışma, yediden yetmişe tüm öğrencilerimizin iyilik ve dayanışma ruhunu güçlü bir biçimde bizlere bir kez daha göstermiştir. Halk Eğitimi Merkezlerimiz, meslekî becerilerin yanı sıra toplumsal dayanışmanın ve kültürel değerlerimizin de yaşatıldığı çok kıymetli kurumlardır. Bunun ispatı olan ve Ramazan’ın bereketini ve şefkatini sofralara taşıyan bu çalışma için kursiyerlerimizi yürekten kutluyorum. Emeği sevgiye, eğitimi paylaşıma dönüştüren ve bu güzel ayın bereketini ilimizin dört bir yanına yayan yöneticilerimize, usta öğreticilerimize ve kursiyerlerimize şükranlarımı sunuyorum." dedi.
Depresyon, obezite riskini artırıyor
03 Mart 2026 Salı - 11:17 Depresyon, obezite riskini artırıyor Psikiyatrik bozukluklar ile obezite arasında karşılıklı bir etkileşim bulunduğunu aktaran Medicana Sağlık Grubu Psikoloji Bölümü’nden Klinik Psikolog Burçin Deniz, özellikle depresyonu olan bireylerde obezite riskinin yüzde 58 daha fazla olduğunu belirtti. Gelinen noktada kişinin kendini obezite ve depresyon sarmalı içinde bulabileceğini aktaran Klinik Psikolog Burçin Deniz, "Psikiyatrik bozukluklar ile obezite arasında karşılıklı bir etkileşim bulunmaktadır. Mevcut bir psikiyatrik rahatsızlık obezite gelişme riskini artırabilirken, obezite de bireyde psikiyatrik bir bozukluğun ortaya çıkması açısından risk faktörü oluşturabilir. Obezite ile en sık ilişkilendirilen psikiyatrik rahatsızlıklar arasında depresyon ve yeme bozuklukları yer almaktadır" mesajını verdi. Obezite yalnızca fazla kilodan ibaret değil; çoğu zaman ruh sağlığıyla iç içe ilerleyen karmaşık bir süreç olarak karşımıza çıkıyor. Araştırmalar, depresyon ile obezite arasında çift yönlü ve güçlü bir ilişki bulunduğunu ortaya koyuyor. Medicana International İzmir Hastanesi Psikoloji Uzmanı Klinik Psikolog Burçin Deniz, depresyon tanısı bulunan bireylerde obezite gelişme riskinin yüzde 58 oranında arttığına dikkat çekerek, bireylerin kendilerini zamanla ‘obezite-depresyon sarmalı’ içinde bulabildiğini vurguluyor. Klinik Psikolog Burçin Deniz, "Psikiyatrik bozukluklar ile obezite arasında karşılıklı bir etkileşim bulunmaktadır. Mevcut bir psikiyatrik rahatsızlık obezite gelişme riskini artırabilirken, obezite de bireyde psikiyatrik bir bozukluğun ortaya çıkması açısından risk faktörü oluşturabilir. Obezite ile en sık ilişkilendirilen psikiyatrik rahatsızlıklar arasında depresyon ve yeme bozuklukları yer almaktadır" dedi. Depresyon obeziteyi, obezite depresyonu tetikliyor Obez bireylerde depresyon gelişme olasılığının; demografik özellikler ve eşlik eden sağlık sorunları gibi değişkenlerden bağımsız olarak toplum geneline kıyasla daha yüksek olabileceğini aktaran Klinik Psikolog Burçin Deniz, "Bu kapsamda yaş ve cinsiyet farklılıkları, medeni durum, kronik hastalık varlığı, sosyal destek düzeyi ve ekonomik şartlar gibi etmenler kontrol edildiğinde dahi risk artışının sürdüğü belirtilmektedir" sözlerini kaydetti. Yapılan çalışmalarda obez kişilerde depresyon riskinde yüzde 55 oranında artış gözlemlendiğini benzer şekilde de depresyon tanısı alan kişilerde de obezite gelişme riskinin yüzde 58 oranında arttığını kaydeden Klinik Psikolog Burçin Deniz, "Depresyonun bazı temel belirtileri obezite açısından risk oluşturabilmektedir. Depresyonun karakteristik özelliklerinden biri olan isteksizlik ve motivasyon kaybı, bireyin günlük fiziksel aktivitelerinde azalmaya yol açarak kilo artışına zemin hazırlayabilir. Bunun yanı sıra depresyon sürecinde iştah artışı görülebilmekte ve bu durum kalori alımının artmasına neden olabilmektedir. Depresyon, obez bireylerin kilo verme tedavi programlarına uyumunu olumsuz yönde etkileyebilmektedir" ifadelerini kullandı. Toplumsal baskıdan kısır döngüye Yeme bozuklukları içinde özellikle tıkınırcasına yeme bozukluğu, obezite gelişimi açısından önemli bir risk faktörü olarak öne çıktığını aktaran Klinik Psikolog Burçin Deniz, "Araştırmalar, toplumsal zayıflık idealine yönelik baskıların ironik biçimde aşırı yeme davranışını tetikleyebildiğini gösteriyor. Diyetle başlayan süreç, irade ve özdenetimin zayıfladığı durumlarda kontrolsüz yeme ataklarına dönüşebiliyor. Depresyon, düşük benlik saygısı ve akran desteğinin yetersizliği de bu tabloyu ağırlaştıran etkenler arasında yer alıyor. Özellikle çocuk ve ergenlerde dışlanma, olumsuz duyguları artırarak tıkınırcasına yeme davranışını pekiştirebiliyor. Böylece kilo artışı, depresif belirtiler ve sosyal geri çekilme birbirini besleyen bir kısır döngüye dönüşebiliyor" diye konuştu. Stres karşısında beyin sağlıksız besleniyor Stresli ve duygusal olarak zorlayıcı dönemlerde birçok kişinin yüksek yağ ve karbonhidrat içeren besinlere yönelebildiğini dile getiren Klinik Psikolog Burçin Deniz, "Stresli ya da üzgün olunan dönemlerde bazı bireylerin yeme davranışında artış gözlenebilmektedir. Bu durum çoğu zaman özellikle yağ ve karbonhidrat içeriği yüksek besinlere yönelim şeklinde ortaya çıkmaktadır. Yoğun stres altında çalışan bireylerin, daha az stres yaşayanlara kıyasla sağlıklı besinleri daha az tercih ettikleri ve yağ oranı yüksek yiyecekleri daha sık tükettikleri bildirilmektedir. Kaygı, öfke, sıkıntı ve depresif duygular aşırı yeme davranışını tetikleyebiliyor. Yeme eylemi kısa süreli bir rahatlama sağladığı için bu davranış pekişiyor ve sürdürülebilir hale geliyor. Bu nedenle obezite tedavisinde yalnızca diyet ve egzersiz değil, psikolojik destek de kritik önem taşıyor. Özellikle Bilişsel Davranışçı Terapi, kilo alımına neden olan düşünce ve davranış kalıplarını yeniden yapılandırarak kalıcı kilo kontrolüne katkı sağlıyor" mesajını verdi.
Körfez’den 1 milyon ton çamur çıkarıldı
03 Mart 2026 Salı - 11:09 Körfez’den 1 milyon ton çamur çıkarıldı İzmir Büyükşehir Belediyesi, İzmir Körfezi’nde tüm zamanların en kapsamlı dip tarama operasyonunu yürütüyor. Aralık 2024’ten bu yana deniz dibinden 1 milyon ton, yaklaşık 50 bin hafriyat kamyonunu dolduracak miktarda çamur çıkarıldı. Çalışmalar yalnızca bir temizlik değil; Körfez’in dip yapısında kritik eşiği aşan ekolojik soruna müdahale niteliği taşıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi, İzmir Körfezi’nde bugüne kadar gerçekleştirilen en kapsamlı dip tarama ve derinleştirme çalışmalarını sürdürüyor. Aralık 2024’ten bu yana aralıksız devam eden operasyon kapsamında deniz tabanından 1 milyon ton dip çamuru çıkarıldı. Toplam 4 milyon tonluk hedef doğrultusunda ilerleyen çalışmalarla, Körfez’in dip yapısında yıllar içinde oluşan birikimin giderilmesi ve deniz ekosisteminin güçlendirilmesi amaçlanıyor. Çalışmalar Bostanlı açıkları ile Körfez’in kuzey aksında, Çiğli bölgesinde yoğun şekilde sürüyor. 400 olimpik yüzme havuzunu dolduracak kadar çamur çıkarıldı Rakamların büyüklüğü müdahalenin çapını ortaya koyuyor. 1 milyon ton çamur yaklaşık 50 bin hafriyat kamyonu dolduruyor. Bu kamyonlar arka arkaya dizildiğinde İzmir’den Ankara’yı geçen 800 kilometrelik bir konvoy oluşturuyor ya da çıkarılan çamurla 400 olimpik yüzme havuzu doldurulabiliyor "Temiz Körfez için var gücümüzle çalışıyoruz" İZSU Genel Müdürlüğü Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanı Güzin Özbaş, Aralık 2024’ten bu yana dip tarama çalışmalarını aralıksız sürdürdüklerini belirterek, "İzmir Körfezi’ndeki su sirkülasyonunun yetersiz olduğu bilimsel raporlarla da ortaya konmuş durumda. Bu konu uzun yıllardır üzerinde çalışılan bir mesele. Amacımız, su sirkülasyonunu artırmak ve birikmiş sedimanı uzaklaştırarak Körfez’deki kirliliğin azaltılmasına katkı sağlamak. Körfez’e güneyden giren su kuzeyden çıkıyor. Ancak kuzey kesimlerdeki sığlıklar nedeniyle suyun çıkışı zorlaşıyor. Bu durum, Körfez’in kirlilikle mücadelesini güçleştiriyor. İZSU Genel Müdürlüğü olarak Türkiye’nin en büyük atık su arıtma tesisi olan Çiğli İleri Biyolojik Atıksu Arıtma Tesisi’ne sahibiz. Üç faz olarak hizmet veren tesisin dördüncü fazını da devreye alarak Körfez temizliğine katkımızı artırdık. Körfez’e dökülen derelerin rutin temizliklerini sürdürüyor, yağmur suyu ve kanal ayrıştırma hatları inşa ediyoruz. İzmir Körfezi’nin iyileşmesi için var gücümüzle çalışıyoruz" dedi. 200 bin hafriyat kamyonuna eş değer çamur çıkarılacak İzmir Körfezi’nin kuzey aksında derinliğin yer yer 20 santimetreye kadar düştüğünü belirten Özbaş, şunları söyledi: "Yürüttüğümüz tarama çalışmalarıyla bu derinliği artırıyor, tabanda biriken sedimanı uzaklaştırıyoruz. Tarama işlemlerini eksi 4 metreye kadar sürdürüyoruz. Aralık 2024’te başlattığımız çalışmalar kapsamında bugün itibarıyla yaklaşık 700 bin metreküplük tarama gerçekleştirdik. Bu da 1 milyon tonun üzerinde malzemenin çıkarıldığı anlamına geliyor. Vatandaşlarımız bu miktarı gözlerinde canlandıramayabilir. Hafriyat kamyonları üzerinden örnek vermek gerekirse, şu ana kadar yaklaşık 50 bin kamyon dolusu çamuru Körfez’den uzaklaştırdık. Toplam 4 milyon tonluk hedef üzerinden hesaplandığında ise bu miktar yaklaşık 200 bin hafriyat kamyonuna eş değer olacak."
Genç iç mimarlardan ulusal yarışmada büyük başarı
03 Mart 2026 Salı - 10:42 Genç iç mimarlardan ulusal yarışmada büyük başarı Yaşar Üniversitesi İç Mimarlık ve Çevre Tasarımı Bölümü öğrencileri, TMMOB İçmimarlar Odası tarafından düzenlenen İM 2025 İç Mimarlık Öğrencileri Proje Yarışması’nda önemli dereceler elde ederek üniversitelerini başarıyla temsil etti. Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki üniversitelerden öğrencilerin katıldığı yarışmada Yaşar Üniversitesi, 34 proje ile yer aldı; projelerden biri üçüncülük, ikisi mansiyon ödülü kazanırken, altı proje de kendi kategorilerinde ilk 12’ye girme başarısı gösterdi. Bu yıl sekizincisi düzenlenen ve Atılım Üniversitesi Mimarlık Fakültesi İç Mimarlık ve Çevre Tasarımı Bölümü ev sahipliğinde gerçekleştirilen yarışmaya, lisans eğitimi kapsamında üretilen tasarım stüdyosu projeleriyle beş kategoride toplam 507 proje başvurusu yapıldı. Yaşar Üniversitesi öğrencileri, farklı ölçek ve temalarda geliştirdikleri özgün tasarımlarla jüri tarafından ödüle layık görüldü. Mobilya tasarımına üçüncülük ödülü İç Mimarlık ve Çevre Tasarımı Bölümü öğrencileri Aycan Dede ve İrem Türker, "Mobilya ve Aydınlatma Tasarımı" kategorisinde geliştirdikleri "Folda" adlı projeleriyle 60 proje arasından üçüncülük ödülü kazandı. Zihinsel iyi oluşu ve kişisel ifadeyi destekleyen kompakt bir mobilya olarak tasarlanan Folda, kullanıcıların not, fotoğraf ve kişisel objelerini sergileyebileceği pano yüzeyleriyle işlevselliği ve bireysel deneyimi bir araya getiriyor. Farklı boyut seçenekleri sayesinde çeşitli yaşam ve çalışma alanlarına uyum sağlayan tasarım, kullanıcıya kendine ait kişisel bir mekan oluşturma imkânı sunuyor. Müze tasarımı projesine mansiyon Birinci sınıf kategorisinde Emir Furkan Gönenç, "Tribute to Derin Su Ölmez" başlıklı müze iç mekân tasarımı projesiyle mansiyon ödülüne değer görüldü. Ermeni kökenli bir kuyumcu ailesinin kızı olan Derin Su Ölmez’in yaşam öyküsünden ve Beyoğlu ile Galata’nın tarihî dokusundan ilham alan proje, dik yokuşlar ve katmanlı kent yapısını mekânsal kurguya taşıyor.Proje, Beyoğlu ve Galata’nın tarihsel ve mekansal katmanlarından esinlenerek ziyaretçi dolaşımını farklı kotlarda süreklilik sağlayan rampa sistemi üzerinden kurguluyor. Tasarım, bireysel hafıza ile kentsel belleği mekansal bir deneyim aracılığıyla bir araya getirmeyi amaçlıyor. Sinema estetiğini mekana taşıyan proje Doğa Ilgın Opak ise ikinci sınıf kategorisinde geliştirdiği "Artist in Residence" projesiyle mansiyon ödülü kazandı. Yönetmen Wes Anderson’ın özgün sinematografik estetiğinden esinlenen proje, mimariyi bir anlatı ve deneyim alanı olarak ele alıyor. Simetri, perspektif ve görsel kompozisyonun öne çıktığı mekansal kurgu, kullanıcıyı yalnızca izleyici değil, aynı zamanda deneyimin aktif bir parçası hâline getiriyor.
Heyelanda çöken istinat duvarının enkazını kaldırma çalışmaları sürüyor
03 Mart 2026 Salı - 10:37 Heyelanda çöken istinat duvarının enkazını kaldırma çalışmaları sürüyor İzmir’in Menemen ilçesinde heyelan nedeniyle çöken istinat duvarının enkaz kaldırma çalışmaları 17’nci gününde devam ediyor. Tahliye edilen binalarda risk bulunmadığı tespit edilirken, yeni duvarın yapım masraflarını müteahhit tarafından karşılanacağı öğrenildi. Olay, 14 Şubat günü 29 Ekim Mahallesi’nde meydana geldi. Gece saatlerinde bir sitenin istinat duvarı büyük bir gürültüyle çöktü. Park halindeki 7 otomobil ve 4 bina hasar gördü. Olayda can kaybı veya yaralanma yaşanmazken 151 site sakini tedbir amaçlı evlerinden tahliye edildi. Vatandaşlar belediyeye ait misafirhanelere yerleştirildi. Olayın ardından soruşturma kapsamında gözaltına alınan müteahhit B.Ş., emniyetteki işlemlerinin ardından adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Çalışmalar devam ediyor Heyelan nedeniyle kapanan yolun açılması için başlatılan çalışmalarda 17’nci güne girildi. Menemen Belediyesi ekipleri enkazın büyük bir kısmını kaldırdı. Ekipler, üst kısımdaki toprağın göçen yola ve binalara ağırlık yapmaması için iş makineleriyle tahliye işlemi gerçekleştiriyor. Temizlik çalışmalarının tamamlanmasının ardından bölgeye daha sağlam bir istinat duvarı örülecek ve yol yeniden inşa edilecek. Boşaltılan 4 binada vatandaşların sadece eşyalarını almak için evlerine girmesine izin veriliyor. Ayrıca yapılan incelemeler sonucunda evlerde yapısal bir risk bulunmadığı belirlenirken yıkılan alanların onarım ve yeni istinat duvarı yapım masraflarının müteahhit tarafından karşılanacağı öğrenildi. Bina sakinleri mağdur Yaşanan olayla ilgili mağduriyetlerini dile getiren bina sakinlerinden Hamdi Emrem (58), "Gece saat 04.30 sıralarında bulunduğumuz bölgedeki istinat duvarı çöktü. Bu durum doğal gaz borusunun patlamasına neden oldu. Bina sakinleri panikle dışarı çıkmak zorunda kaldı. O tarihten itibaren evlerimize giriş yapamıyoruz. Binamıza elektrik ve su hizmeti verilmiyor. Alt kısımdaki yol kullanıma açık olsa da evlerimize ulaşamıyoruz. İstinat duvarının onarımının belediye tarafından üstlenileceği tahmin ediliyor. Alanın müteahhidiyle ilgili hukuki süreç devam ediyor. Tek beklentimiz yolumuzun bir an önce onarılarak evlerimize dönmemizdir. Şu anda geçici olarak aile yakınlarımızın evlerinde konaklıyoruz. Tüm apartman sakinleri benzer durumdadır. Gidecek yakını olmayan ailelerin nerede barındıkları konusunda bilgimiz bulunmuyor. Bizim binamızda 21 daire yer alıyor. Toplam 4 binanın sakinleri bizimle aynı mağduriyeti yaşamaktadır" dedi.