Yerel Haberler
İzmir
23 Nisan Aliağa’da etkinliklerle kutlanacak 20 Nisan 2026 Pazartesi - 23:26:10 İzmir’in Aliağa ilçesinde 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, düzenlenecek çeşitli etkinliklerle kutlanacak. Aliağa Kaymakamlığı tarafından düzenlenecek olan törenin yanı sıra Aliağa Belediyesi tarafından 21 Nisan’da Helvacı’da, 22 Nisan’da Şakran’da ve 23 Nisan’da Avcı Ramadan’da şenlikler düzenlenecek. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı resmi programı, Aliağa Kaymakamlığı tarafından düzenlenecek törenle başlayacak. Törende saat 09.30’da öğrencilerin katılımıyla Cumhuriyet Meydanı’na kortej yürüyüşü gerçekleştirilecek. Meydandaki törenin ardından kutlamalar, Mehmet Saka İlkokulu bahçesinde devam edecek. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in mesajının ve şiirlerin okunacağı etkinlikte, resim ve şiir yarışmasında dereceye girenlere ödülleri verilerek, resim sergisi gezilecek. Aliağa Belediyesi tarafından organize edilen şenlikler üç gün boyunca Helvacı, Şakran ve Avcı Ramadan’da gerçekleştirilecek. 21 Nisan Salı günü Helvacı’da ve 22 Nisan Çarşamba günü Şakran’da düzenlenecek etkinlikler saat 16.00’da başlayacak ve 18.30’a kadar sürecek. 23 Nisan Perşembe günü Avcı Ramadan’da yapılacak program ise saat 12.00’de başlayıp, 17.00’de sona erecek. Etkinlikler, hayatını kaybeden öğretmen ve öğrenciler anısına Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayacak. Helvacı ve Şakran’daki etkinliklerde maskot gösterileri, taş boyama, yüz boyama aktiviteleri, sosis balon dağıtımı ile pamuk şeker ve patlamış mısır ikramları yer alacak. Avcı Ramadan’daki programda ise bunlara ek olarak şişme oyun grupları, motosiklet eğitim parkuru, kaydırak, tırmanma duvarı ve çeşitli oyun parkurları da kurulacak. Öte yandan, her üç günde de Aliağa Belediyesi Sanatevi (ASEV) dans ekiplerinin halk oyunları ve modern dans grupları sahne alacak.
20 Nisan 2026 Pazartesi - 15:59 Hayata tutunanlar ve şifa verenler aynı sahneyi paylaştı Kansere karşı verdikleri mücadeleyi kazanmış onkoloji hastaları, organ nakli ile ikinci hayatlarına kavuşmuş organ nakli hastaları, onları sağlıklarına kavuşturan hekimler ve sağlık çalışanları İEÜ Medical Point Hastanesi’nin geleneksel "Bir Şarkı Bir Hayat" adlı konserinde aynı sahneyi paylaştı. İEÜ Medical Point Hastanesi’nin kanser ve organ nakli konusunda farkındalık oluşturmak amacıyla düzenlediği sosyal sorumluluk projesi "Bir Şarkı Bir Hayat" konserinin 3.sü Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezinde düzenlendi. Pınar Seli Soydaş’ın yönetiminde hastalar, hekimler ve sağlık çalışanları aynı sahnede buluştu. Hastaların, hikayelerinin de anlatıldığı gecede, duygu dolu anlar da yaşandı. Konserin açılışında konuşan İEÜ Medical Point Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı Veysi Kubba, ilki üç yıl önce yapılan konserin gelenekselleşmesinden dolayı duyduğu mutluluğu dile getirdi. Kubba, "Büyük emeklerle hazırlanan konserimizin üçüncüsü hastanemizin 30. kuruluş yıl dönümüne bizim için ayrı bir önem taşıyor. Medical Point Hastanesi olarak en büyük amacımız sağlığına kavuşmak için bize gelen hastalarımıza en iyi hizmeti sunmak. En iyi hizmeti verebilmek ancak güncel gelişmeleri, yeni teknolojileri çok yakından takip etmekle, sürekli olarak araştırma yapmakla mümkün olur. Bu bilinçle çalışmaya devam ediyoruz, etmeye de devam edeceğiz. Birazdan hep birlikte izleyeceğimiz konseri bir koronun belirli bir süre hazırlanıp sahnelediği bir etkinlikten çok, zorlu mücadeleleri atlatmış bu sürede koskoca bir aile halini almış bir grubun eseri olarak görmenizi dilerim" diye konuştu.
İzmir’de örnek proje: Yükümlüler her gün 2 bin kişiye iftar hazırlıyor
24 Şubat 2026 Salı - 21:04 İzmir’de örnek proje: Yükümlüler her gün 2 bin kişiye iftar hazırlıyor İzmir’de hayata geçirilen Türkiye’ye örnek proje ile denetimli serbestlik yükümlüleri hem meslek sahibi oluyor hem de her gün binlerce ihtiyaç sahibi için sıcak yemek hazırlıyor. Başsavcı Ali Yeldan projenin önemine dikkat çekerek, "Burada hem kamu hizmetinin doğru şekilde yerine getirilmesi hem de burada çalışan yükümlülerin meslek sahibi olması hedefleniyor" dedi. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı Denetimli Serbestlik Müdürlüğü ve Türk Kızılayı İzmir İl Merkezi iş birliğinde yürütülen çalışma ile yükümlüler, kamu hizmeti yükümlülüklerini yerine getirirken aşçılık eğitimi alıyor. İzmir Cumhuriyet Başsavcısı Ali Yeldan ve Türk Kızılayı İzmir İl Başkanı Kerem Fahri Baykalmış’ın koordinesinde hayata geçirilen proje kapsamında, Buca Halk Eğitim Merkezi usta öğreticileri ve Kızılay uzmanları eşliğinde mutfağa giren yükümlüler, her gün 2 bin kişilik yemek üretimine katkı sağlıyor. Ramazan boyunca her gün iftar çadırı Meslek öğrenimi alan denetimli serbestlik yükümlüleri ile Kızılay yetkililerinin hazırladığı yemekler, Ramazan boyunca Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün bahçesinde kurulan iftar çadırında vatandaşlarla buluşturulurken, İzmir Cumhuriyet Başsavcısı Ali Yeldan da çadırın konukları arasında yer aldı. Başsavcı Yeldan, vatandaşlarla selamlaştı; çocuklara oyuncak dağıttı. Özellikle çocuklar ve gençler ile yakından ilgilenen Yeldan, iftarını da bina içerisinde bulunan Gençlik Merkezinde, gençlerle birlikte açtı. Başsavcı Yeldan: "Örnek uygulama" Yürütülen projeye dair açıklamalarda bulunan İzmir Cumhuriyet Başsavcısı Ali Yeldan, çalışmanın hem kamu kaynaklarının verimli kullanılması hem de sosyal hizmet noktasında örnek olduğunu vurguladı. Başsavcı Yeldan, "Bugün burada İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı Denetimli Serbestlik Müdürlüğü bünyesinde kamu hizmetini yerine getiren yükümlüler, Türk Kızılayı ile birlikte bu mutfağı kullanarak her gün 2 bin vatandaşımıza yemek ikramı hazırlıyorlar. Bu yemekler sıcak olarak muhtelif ilçelere gönderiliyor ve ihtiyaç sahiplerine sunuluyor. Burada hem kamu hizmetinin doğru şekilde yerine getirilmesi hem burada çalışan yükümlülerin iş ve meslek sahibi olması, sertifika sahibi olması aynı zamanda hayırseverlerimizin de desteğiyle Kızılayımızın iş birliğiyle burada hazırlanan yemekler Ramazan boyunca ve yıl boyunca ihtiyaç sahiplerine sunulacak" dedi. "Yaygınlaşarak devam etmesini diliyoruz" Projenin İzmir’de bir ilk olduğunu belirten Yeldan, "Bu örnek proje aynı zamanda ilimizde bir ilk uygulama. Kızılayımızın birçok yerde faaliyetleri var ama Denetimli Serbestlik kapsamında ilimizde yaptığımız ilk ve örnek bir uygulama. Yaygınlaşarak devam etmesini diliyoruz. O noktada biz de çalışmalarımızı devam ettireceğiz. Hem Türk Kızılayı’na hem Denetimli Serbestlik Müdürlüğümüzün çalışanlarına hem de kamu hizmetini yerine getiren arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. Hem meslek ediniyorlar hem de sofralara umut oluyorlar Program çerçevesinde İzmir Denetimli Serbestlik Müdürlüğü bünyesindeki mutfakta pratik ve teorik eğitim alan yükümlüler, aşçı yardımcılığı alanında uzmanlaşıyor. Eğitimler sonucunda sertifika alacak olan yükümlülerin, ilgili sektörlerde istihdama yönlendirilmesi hedefleniyor. 2026 yılı Ramazan ayı boyunca her gün hazırlanan 3 çeşit sıcak yemek, kentin muhtelif noktalarındaki ihtiyaç sahiplerine ulaştırılıyor. Ayrıca Denetimli Serbestlik Müdürlüğü bahçesinde kurulan 140 kişilik iftar çadırı ve 80 kişilik salonda günlük yaklaşık 250 vatandaşa iftar hizmeti sunuluyor. Halihazırda yürütülen programda; Türk Kızılayı’ndan 1 aşçı, 1 aşçı yardımcısı ve 4 gönüllü, Buca Halk Eğitim Merkezi’nden 1 usta öğretici, Denetimli Serbestlik Müdürlüğü’nden 6 personel ve 9 yükümlü aktif olarak görev alıyor.
Karşıyaka, yükselişe geçti
24 Şubat 2026 Salı - 13:29 Karşıyaka, yükselişe geçti Karşıyaka, TFF 3. Lig 4. Grup’ta oynadığı son 4 maçında 3 galibiyet ve 1 beraberliğe imza atarak tekrar yükselişe geçti. Karşıyaka, TFF 3. Lig 4. Grup’ta sezona şampiyonluk hedefiyle başlamış olsa da, geçtiğimiz ay üst üste alınan başarısız sonuçların ardından rotasını play-off hattından bir üst lige yükselme olarak güncelledi. Ocak ayında performans düşüşü yaşayan İzmir temsilcisi, şubat ayıyla birlikte yeniden toparlanma sürecine girdi. Yeşil-kırmızılılar bu dönemdeki ilk sınavında Alanya 1221’i sahasında 3-1 mağlup ederek moral buldu. Ardından deplasmanda Eskişehir Anadolu ile 1-1 berabere kalan Kaf-Kaf, bu karşılaşmanın ardından adeta vites yükseltti. İç sahada Çoruhlu FK’yi 3-1’le geçen Karşıyaka, deplasmanda ise amatöre düşmesine kesin gözüyle bakılan Nazilli Belediyespor’u 10-0 gibi farklı bir skorla mağlup etti. Bu sonuçlarla birlikte Karşıyaka, son dört maçında 3 galibiyet ve 1 beraberlik alarak yeniden yükselişe geçti ve play-off hattındaki yerini sağlamlaştırdı. Divanda listeler belli oldu Karşıyaka’da perşembe günü yapılacak divan genel kurulu öncesi başkan adayları Mehmet Yaya ve Halil Zeki Osma listelerini divana sundu. Yeşil-kırmızılı kulüpte her iki adayın kadroları da netleşti. Uzun yıllar genel sekreterlik yapan ve Türkiye Basketbol Federasyonu Disiplin Kurulu’nda görev alan Mehmet Yaya’nın listesinde Gamze Kocatoros Çelik, İbrahim Palaoğlu, Celal Arısan, Hakan Düzdemir, Kaan Akacun, Turhan Gürsel Urhan, Cem Değirmencioğlu ve Ahmet Dördüncü yer aldı. Daha önce yönetim ve denetim kurullarında görev yapan Halil Zeki Osma’nın ekibinde ise Cüneyt Başak, Güçlü Aydoğdu, Yücel Çağatay, Meriç Köyatası, Hakan Ortabaş ve Süleyman Süha Özsağman bulunuyor.
Menemen FK, Bursaspor Teknik Direktörü Mustafa Er’e tepki gösterdi
24 Şubat 2026 Salı - 11:39 Menemen FK, Bursaspor Teknik Direktörü Mustafa Er’e tepki gösterdi Menemen FK, hafta sonu oynanan Bursaspor karşılaşmasının ardından konuk ekibin teknik direktörü Mustafa Er’in maç sonu açıklamalarına tepki gösteren bir paylaşım yaptı. TFF 2. Lig Kırmızı Grup ekiplerinden Menemen FK, hafta sonu şampiyonluk mücadelesi veren Bursaspor’u ağırladı. Mücadele konuk ekibin 3-1’lik üstünlüğüyle sona erdi. Karşılaşmanın ardından açıklamalarda bulunan Bursaspor Teknik Direktörü Mustafa Er’in sözlerine Menemen FK de sosyal medya hesaplarından yazılı bir açıklama yaparak cevap verdi. Menemen FK’nin açıklaması şöyle: "Bursaspor Teknik Direktörü Mustafa Er’in, cumartesi günü oynadığımız maç sonrası sarf ettiği; ‘Rakiplerin bize karşı sergilediği söylem, eylem ve vücut dilini sağlıklı bulmuyorum. Haftaya oynanacak Kahramanmaraş İstiklalspor - Menemen FK maçını özellikle takip edeceğim. Bugün gösterilen istek, coşku ve agresifliğin o maçta da olup olmayacağını görmek istiyorum.’ şeklindeki sözleriyle, lig yarışının önümüzdeki haftalarında oynanacak müsabakalara etki etme girişimi gülünç olmasının yanında göz ardı edilemeyecek kadar tehlikeli bir art niyet de barındırmaktadır. Er’in temsil ettiği camianın Türk futbolundaki yerini bir kez daha düşünerek sarf ettiği bu sözlere tekzip niteliğinde bir açıklama yapmasını beklememize rağmen, Er’in böyle bir düzeltme yapmaması futbolumuz adına utanç vericidir. Unutulmamalıdır ki her takım çıktığı müsabakada galibiyet hedefler. Bir spor karşılaşmasında bunun aksini düşünmek ya da umut etmek en hafif tabirle aymazlıktır. Er’in bu sözleri, ligi yeterince analiz edemediğinin bir işareti olmakla birlikte, kendisine Menemen FK’nın mücadeleci futbolunun örneklerini görmesi için sezon başından bu yana oynadığımız maçları izlemesini öneriyoruz. Gelinen noktada Er’in sözlerini ve altında yatan bozuk zihniyeti, TFF nezdinde hukuk zeminine taşıyacağımızı tüm spor kamuoyuna bildiririz."
EGİAD İzmir, geleceğin işgücü haritasını çiziyor
24 Şubat 2026 Salı - 11:29 EGİAD İzmir, geleceğin işgücü haritasını çiziyor Ege Genç İş İnsanları Derneği (EGİAD), küresel ölçekte hız kazanan dijitalleşme, yeşil dönüşüm ve toplumsal değişim süreçlerinin işgücü piyasaları üzerindeki etkilerini çok boyutlu olarak değerlendirmek amacıyla, "Yaratıcı Yıkım Sürecinde İzmir-Üçüz Dönüşüm ile İşgücü Piyasasının Yeniden Tasarımı" başlıklı think tank çalışması kapsamında önemli bir seminer ve çalıştay buluşması gerçekleştirdi. EGİAD merkezinde düzenlenen etkinlikte; yaratıcı yıkımın İzmir işgücü piyasasına etkileri, dönüşen beceri ihtiyaçları, yapay zekâ ve otomasyonun istihdam yapısına yansımaları ile geleceğin insan kaynağı stratejileri kapsamlı biçimde ele alındı. Programın moderasyonu, think tank çalışmasını yürüten akademik ekipten Doç. Dr. Elif Tunalı Çalışkan tarafından gerçekleştirildi. Etkinliğin açılış konuşmasını yapan EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Özhelvacı, EGİAD’ın 35 yıllık yolculuğunda yalnızca bir iş dünyası örgütü değil, aynı zamanda veri üreten ve politika önerileri geliştiren bir düşünce merkezi olma hedefiyle hareket ettiğini vurgulayarak, "Bugün 35. yılımıza ulaştığımız bu noktada, sadece bir sivil toplum kuruluşu değil; şehrimizin ve bölgemizin ekonomik dönüşümüne rehberlik eden bir akıl merkezi olma vizyonuyla çalışıyoruz. EGİAD, iş dünyasının yalnızca bugünkü durumunu değil, yarınki varlığını da dert edinmektedir" dedi. EGİAD’ın think tank çalışmalarıyla bilimsel veri üretmeyi, strateji geliştirmeyi ve bölgesel kalkınmaya kalıcı katkı sunmayı temel sorumluluk olarak gördüğünü belirten Özhelvacı, hazırlıkları süren raporun bu yaklaşımın güçlü bir çıktısı olduğunu ifade etti. Bir risk değil, stratejik fırsat Konuşmasında Joseph Schumpeter’in "Yaratıcı Yıkım" kavramına değinen Özhelvacı, bu sürecin doğru okunduğunda ekonomik yenilenmenin ve inovasyon temelli büyümenin ana motoru olduğunu belirterek, "Yaratıcı yıkım, eskiyen ve verimsiz yapıların yerini daha dinamik ve katma değerli sistemlerin almasıdır. Biz bu süreci bir tehdit değil, doğru yönetildiğinde büyük fırsatlar barındıran bir yeniden doğuş olarak görüyoruz" diye konuştu. Küresel ölçekte inovasyon ve büyüme ilişkisine odaklanan çalışmaların ekonomi literatüründe giderek daha fazla önem kazandığını vurgulayan Özhelvacı, EGİAD’ın bu konuyu erken dönemde gündemine almasının vizyoner bir yaklaşım olduğunu ifade etti. Yapay zekâ ve üçüz dönüşüm işgücü yapısını yeniden tanımlıyor Etkinlikte, yapay zekâ, otomasyon ve yeşil dönüşümün işgücü piyasası üzerindeki dönüştürücü etkileri veri temelli olarak ele alındı. Özhelvacı, küresel ölçekte yaşanan teknolojik dönüşümün yalnızca üretim biçimlerini değil, beceri yapısını ve rekabet stratejilerini de değiştirdiğini vurguladı. Özhelvacı şu şekilde konuştu: "Yapay zekâ ve veri temelli sistemler, sorunları ilk kez ölçülebilir ve yönetilebilir hale getiriyor. Bu dönüşüm, işgücü becerilerinden insan kaynağı stratejilerine kadar her alanı yeniden tanımlayan tarihsel bir kırılmadır." EGİAD Think Tank çalışması kapsamında İzmir’e özgü Beceri Açığı Endeksi ve İşgücü ve Beceri Fırsat Atlası hazırlandığını belirten Özhelvacı, raporun şehrin gelecekteki insan kaynağı ihtiyaçlarını ortaya koyacağını ifade etti. Hedef: İzmir’i Yeniden Beceri Kazandırma Üssüne Dönüştürmek EGİAD’ın hedefinin yaratıcı yıkımı İzmir için bir risk değil, stratejik sıçrama alanına dönüştürmek olduğunu vurgulayan Özhelvacı, özellikle NEET olarak tanımlanan "Ev Gençleri"nin yeni ekonomiye kazandırılmasının kritik önemde olduğunu belirterek, "Bu dönüşümü İzmir’de bir yeniden beceri kazandırma seferberliğine dönüştürmek istiyoruz. Amacımız, ortaya çıkacak beceri açığını doğru politikalarla kapatarak şehrimizi geleceğin işgücü yapısına hazırlamaktır" dedi. Ortak akıl ile geleceğin istihdam haritası Etkinliğin yalnızca teorik bir değerlendirme olmadığını vurgulayan Özhelvacı, raporun sahadan veri toplanarak hazırlandığını belirtti. Bu kapsamda teknoloji geliştirme bölgeleri, TTO ve TEKMER yöneticileriyle yapılan görüşmelerin ardından, iş dünyasının uygulayıcı aktörleri olan EGİAD üyeleri ve İK profesyonellerinin katkılarının alındığını ifade ederek, "İzmir’in geleceğine dair en doğru kararları ancak ortak akıl ile verebiliriz. Bugün ortaya koyulan her görüş, İzmir’in gelecekteki istihdam haritasına konulmuş bir tuğladır." dedi. Akademi-iş dünyası iş birliği güçleniyor Programın kapanışında Özhelvacı, Think Tank çalışmasını akademik titizlikle yürüten Doç. Dr. Elif Tunalı Çalışkan, Doç. Dr. Gülçin Gürel Günal ve Doç. Dr. Işıl Kurnaz’a teşekkür ederek, EGİAD’ın bilimsel veri ve politika üretmeye devam edeceğini vurguladı. EGİAD, "Yaratıcı Yıkım Sürecinde İzmir" raporuyla; işgücü piyasasının dönüşümünü analiz eden, beceri uyumsuzluklarını ortaya koyan ve İzmir’i geleceğin çalışma dünyasına hazırlayan stratejik bir yol haritası sunmayı hedefliyor.
Obeziteyle mücadelede hedef sadece kilo değil, metabolik denge
24 Şubat 2026 Salı - 10:48 Obeziteyle mücadelede hedef sadece kilo değil, metabolik denge Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde giderek artış gösteren obeziteye karşı uzmanlar, sadece diyet yapmanın yeterli olmadığına dikkat çekiyor. Obezite tedavisinde yalnızca kilo kaybına odaklanmanın yeterli olmadığına vurgu yapan Medicana Sağlık Grubu uzmanları, obeziteye karşı kalıcı başarı için metabolik ve hormonal dengenin sağlanması, organ sağlığının korunması ve yaşam tarzının sürdürülebilir şekilde değiştirilmesi gerektiğinin altını çiziyor. Günümüz dünyasının en önemli halk sağlığı sorunlarından biri olan obezite, Türkiye’de de çocuk, ergen ve yetişkinlerde artış gösteriyor. Türkiye Obezite Araştırma Derneği verilerine göre; ülkede her 3 kişiden 1’nin obezitesi bulunuyor. Sadece fazla kilo ve estetik kaygıları değil, beraberinde insülin direnci, diyabet, kalp-damar hastalıkları, yağlı karaciğer, böbrek hasarı ve hormonal bozukluklar gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açabilen obeziteye karşı Medicana International İzmir Hastanesi uzmanları, dikkat edilmesi gerekenleri paylaştı. Medicana International İzmir Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Diyetisyen Seda Uşarer ile Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzm. Dr. Aysel Mammadyarzada, obezitenin yalnızca fazla yemekle değil, uzun süreli yanlış beslenme alışkanlıkları, hormonal dengesizlikler ve psikolojik faktörlerin birlikte etkisiyle gelişen kronik ve çok yönlü bir hastalık olduğuna dikkat çekti. Obezite çok yönlü bir hastalıktır Obezitenin vücutta metabolik değişimlere neden olan kronik bir hastalık olduğunun altını çizen Medicana International İzmir Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Diyetisyen Seda Uşarer, obezitenin beraberinde getirebileceği hastalıklara değindi. Dyt. Seda Uşarer, "Yüksek kalorili, şeker ve doymuş yağ içeriği fazla, liften fakir beslenme düzeni; insülin direnci, hormonal bozukluklar ve yağ dokusunda artışa yol açar. Zamanla bu durum tip 2 diyabet, hipertansiyon, uyku apnesi, eklem problemleri ve bazı kanser türleri gibi birçok ciddi sağlık sorununa zemin hazırlar. Kalp-damar sistemi üzerinde büyük bir yük oluşturur. Yanlış beslenmeye bağlı yükselen kolesterol ve trigliserid seviyeleri damar sertliğini hızlandırarak kalp krizi riskini artırır. Karaciğerde ise yağlanma gelişebilir ve ilerleyen süreçte siroza kadar ilerleyebilir. Böbrekler açısından bakıldığında, fazla kilo böbreklerin filtrasyon yükünü artırarak kronik böbrek hastalığı riskini yükseltir. Bu nedenle obezite tedavisinde beslenme düzenlemesi yalnızca kilo değil, organ sağlığını korumak açısından da kritik önemdedir" mesajını verdi. Standart diyetlerin obezite tedavisinde çoğu zaman sürdürülebilir olmadığını söyleyen Dyt. Seda Uşarer, kişiye ve alışkanlıklarına özel hazırlanan diyet programlarının uzun vadede başarıyı artırabileceğini ifade etti. Amaç metabolik ve hormonal dengeyi sağlamak Medicana International İzmir Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzm. Dr. Aysel Mammadyarzada da obezite tedavisinde sadece kilo vermenin yeterli olmadığını dile getirerek, sözlerine şöyle devam etti: "Kilo kaybı tedavinin temel hedefidir; ancak tek başına yeterli değildir. Amaç, metabolik ve hormonal dengenin yeniden sağlanmasıdır. Çünkü bazı bireylerde kilo azalsa bile insülin direnci ve düşük dereceli inflamasyon devam edebilir. Obezitenin özellikle Tip 2 diyabetle arasında güçlü ve doğrudan bir ilişki var. Artmış yağ dokusu insülin direncine yol açar; pankreas bir süre fazla insülin üreterek dengeyi korumaya çalışır ancak zamanla beta hücreleri tükenir ve diyabet gelişir. Tiroid hormonları bazal metabolizmayı düzenler. Obez bireylerde TSH düzeyleri hafif yüksek olabilir; bu durum çoğu zaman gerçek hipotiroididen çok metabolik adaptasyonun bir yansımasıdır. Ancak mevcut hipotiroidi kilo kontrolünü zorlaştırabilir. Kısacası obezite hem hormonal bozukluklara zemin hazırlar hem de mevcut endokrin hastalıkların seyrini ağırlaştırır." Kalp, karaciğer ve böbrek sağlığını tehdit ediyor Obezitenin kalp, karaciğer ve böbrek sağlığını olumsuz etkilediğini aktaran Uzm. Dr. Aysel Mammadyarzada, "Obeziteye bağlı insülin direnci ve hiperinsülinemi damar duvarında hasar oluşturur, hipertansiyonu tetikler ve ateroskleroz riskini artırır. Bu süreç kalp krizi ve inme riskini artırabiliyor. Karaciğerde yağ birikimi ile metabolik disfonksiyona bağlı yağlı karaciğer hastalığı gelişir. İlerleyen olgularda fibrozis ve siroza kadar gidebilir. Böbrekler ise artmış glomerüler basınç ve metabolik yük nedeniyle zamanla hasar görebilir. Diyabet ve hipertansiyon eşlik ettiğinde kronik böbrek hastalığı riski katlanarak artabilir. Yani hormonal bozulma, damar hasarı üzerinden çoklu organ etkisine dönüşebilir" diye konuştu. Obezitenin çok yönlü bir hastalık olduğunu dile getiren Diyetisyen Seda Uşarer, "Obezitenin yalnızca diyetle çözülmesi her zaman mümkün değildir. Endokrinolog, hormonal bozukluklar ve metabolik hastalıkların değerlendirilmesini sağlar. Diyetisyen, kişiye uygun beslenme tedavisini planlar ve süreci takip eder. Psikolog ise duygusal yeme, stres kaynaklı beslenme alışkanlıkları ve motivasyonun sürdürülebilmesi açısından destek verir. Bu multidisipliner yaklaşım, obezite tedavisinde kalıcı ve sağlıklı sonuçlar elde edilmesini sağlar" dedi.