Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
İzmir
Mehmet Can Karagöz: "İmkansız denileni başardık"
22 Nisan 2026 Çarşamba - 10:03:37
Altay Teknik Direktörü Mehmet Can Karagöz, kulübün resmi sosyal medya hesabından bu sezonun zorlu şartlarına ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Karagöz, "Bu süreçte en büyük kazanımımız; kişisel hedefleri bir kenara bırakıp arma etrafında tek yürek olabilmekti ve imkansız denileni başardık" dedi. TFF 3. Lig 4. Grup’ta mücadele eden Altay, sezonu hedeflediği noktada tamamlamayı başardı. İzmir temsilcisi, 2020-21 sezonunda kadrosunda yer alan kaleci Adam Stachowiak’tan kaynaklanan geçmiş alacaklar nedeniyle FIFA tarafından verilen 6 puan silme cezasına rağmen ligi 28 puanla, düşme hattının hemen üzerinde yer alan 12. sırada bitirerek amatör kümeye düşmekten kurtuldu. Siyah-beyazlı ekipte 19. hafta itibarıyla göreve başlayan teknik direktör Mehmet Can Karagöz ise, göreve geldiği günden bu yana yaşanan zorluklar ve verilen mücadeleye ilişkin düşüncelerini kulübün resmi sosyal medya hesapları üzerinden yaptığı yazılı açıklamayla paylaştı. "Ekibimle birlikte yoğun mesai harcadık" Tüm zorluklara rağmen Altay’ın başına geçtiğini vurgulayan Mehmet Can Karagöz, "FIFA dosyaları, -6 puan ve bahis cezalarının gölgesinde fırtınalı bir süreçten geçerken, ligin 19. haftasında 15 puanla düşme hattının içinde göreve geldik. Göreve geldiğimiz gecenin sabahında, Eskişehir gibi zor bir deplasmanda çok iyi mücadele vermemize rağmen, bireysel hatalar ve son dakikada yediğimiz penaltı golüyle mağlup olduk. Kendi evimizde çok iyi bir oyun ve yüksek mücadele ortaya koyduğumuz, 2 gol bulduğumuz 3-0’lık Bornova galibiyetiyle düşme hattının bir sıra üzerine çıktık ve sezon sonuna kadar o çizginin üstünde kalmayı başardık. Futbolun doğrularını en ileri teknoloji ve yöntemlerle sahaya yansıtmak için ekibimle birlikte yoğun bir mesai harcadık. Ancak sezon sonuna doğru artan antrenman ve maç yükü ile kötü zemin şartlarının neden olduğu sakatlıklar sebebiyle kadro derinliğimizi kaybettik" diye konuştu. "Oyuncularım mental anlamda zorlandı" Büyük bölümü genç oyunculardan oluşan takımımız, ligdeki pozisyonumuz, artan sakatlıklar ve kart cezalarının birleşimiyle oluşan karamsar tabloda yüksek stres ve baskı altında mental olarak zorlandı, bireysel hatalar yaptı ve bu hatalar sonucunda kalemizde 16 gol gördük. Buna rağmen düşme hattındaki rakiplerimizle oynadığımız 7 maçta 3 galibiyet ve 4 beraberlik alarak önemli bir direnç ve karakter ortaya koyduk. Son haftaya kadar süren gergin atmosferde, Afyonspor’u sahamızda pozisyon vermeden, disiplinli ve etkili bir oyunla 2-0 mağlup ettik ve ligi 28 puanla düşme hattının bir sıra üstünde tamamladık. Bu süreçte en büyük kazanımımız; kişisel hedefleri bir kenara bırakıp arma etrafında tek yürek olabilmekti. ve imkansız denileni başardık. Altay; transfer tahtası açılsın ya da açılmasın, doğru planlama, güçlü bir organizasyon ve sürdürülebilir ekonomik yapı ile gelecek sezonu çok daha iyi yerlerde bitirebilecek güce ve potansiyele sahiptir" ifadelerini kullandı.
22 Nisan 2026 Çarşamba - 10:03
İzmirli Uzay Kaan, 9 yaşında yazar oldu
İzmir’de henüz 4. sınıfı öğrencisi olan 9 yaşındaki Uzay Kaan İnce, yazarlığa olan merakıyla kendisini geliştirerek, yazıları ve çizimleri kendisine ait "Uzay’ın Çizgi Roman Kulübü" adlı ilk kitabını çıkardı. Latife Hanım Köşkü’nde yer alan Gazi Mustafa Kemalpaşa Sanat Galerisi’nde gerçekleşen imza gününe İnce’nin sınıf arkadaşları ve öğretmenleri yoğun ilgi gösterdi. Küçük yaşına rağmen kendi hikâyesini kurgulayan ve görselleştiren İnce, kitabında hayal gücünü merkeze alan bir anlatım dili kurdu. İlk imza Oğuz Tatış’a Uzay Kaan İnce, kitabını ilk olarak okulunun yönetim kurulu başkanı Oğuz Tatış için imzaladı. İlkokul müdür yardımcısı Hasan Fatih Öztürk, 4F Sınıf Öğretmeni Zeynep Duru Toraman ile anne babası Nihan Yarkent İnce ve Şafak İnce’nin de yer aldığı ziyarette Tatış, Uzay’ı özgüveni ve üretkenliği nedeniyle tebrik etti. Tatış, "Hayallerini gerçekleştirmekten vazgeçme, yazmaya ve üretmeye devam et. Senin gibi çocuklar geleceğin en güçlü hikâyelerini yazacak" dedi. Ziyaret sırasında Tatış da kendi yaşam öyküsünü kaleme aldığı kitabı Uzay Kaan İnce için imzaladı. "Hayal kurarken kurallar yok" Uzay Kaan İnce’nin kitabında yer alan önsözde ise küçük yazarın bakış açısı öne çıktı. Kendi dünyasını çizdiğini ve hayal ettiklerini bir araya getirdiğini belirten Uzay, kahraman olmanın "en güçlü olmak değil, tekrar denemek" anlamına geldiğini vurguladı. 5 yaşından beri çizdiğini ve çizerken de eğlendiğini, hikâyelerinin süreç içinde değiştiğini söyleyen Uzay, kitabını okuyan herkesi kendi hikâyesini kurmaya davet etti.
22 Nisan 2026 Çarşamba - 09:54
Ani ve şiddetli baş ağrılarına dikkat, her saniye hayati olabilir
Halk arasında ’baloncuk’ olarak bilinen, aslında beyin damar duvarının zayıflayarak dışa doğru genişlemesiyle oluşan anevrizma, ülkemizde her yıl binlerce kişide görülüyor. Medicana Sağlık Grubu Beyin ve Sinir Cerrahisi Bölümü’nden Prof. Dr. Özhan Merzuk Uçkun, anevrizmanın çoğu zaman patlayana kadar belirti vermediğini aktararak şu uyarılarda bulundu: "Ani başlayan ve daha önce benzeri yaşanmamış şiddetli baş ağrısı, anevrizma yırtılmasının belirtisi olabilir. Bu durumda zaman kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerekmektedir." Beyin cerrahisi pratiğinde sık karşılaşılan ve ciddi sonuçlara neden olabilen beyin anevrizmaları, çoğu zaman belirti vermeden ilerleyebiliyor. Halk arasında ’baloncuk’ olarak bilinen bu durum, beyin damar duvarının zayıflayarak dışa doğru genişlemesiyle oluşuyor. Medicana International İzmir Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Özhan Merzuk Uçkun, anevrizmaların genellikle sessiz seyrettiğini ve çoğu hastada patlayana kadar fark edilmediğini aktardı. Anevrizmanın yırtılması sonucu ortaya çıkan tablo ise acil müdahale gerektiren ciddi bir sağlık durumu olarak değerlendirildiğini dile getiren Prof. Dr. Özhan Merzuk Uçkun, "Anevrizma, çoğu zaman patlayana kadar varlığını hissettirmeyen bir ’saatli bomba’ gibidir. İstatistikler bize gösteriyor ki ülkemizde milyonlarca insan beyninde bir anevrizma taşıyor ancak bunun farkında değil. Sorun şu ki, bu baloncuk patladığında oluşan subaraknoid kanama, hastaların yaklaşık yarısını hastaneye dahi ulaşamadan kaybedilmesine neden olabiliyor. Bu nedenle cerrahlar için en değerli müdahale, o baloncuk henüz patlamadan yapılan müdahaledir" sözlerini kaydetti. Ağrı kesici içip uyumak en büyük hata Prof. Dr. Özhan Merzuk Uçkun, her ağrı için anevrizma şüphesi taşımamak gerektiğini ancak ağrının düzeyi noktasında dikkat edilmesi gereken önemli noktalar olduğunu vurguladı. Prof. Dr. Özhan Merzuk Uçkun, sözlerine şöyle devam etti: "Eğer aniden başlayan, daha önce hiç tecrübe etmediğiniz kadar şiddetli, ‘kafamın içinde bir şeyler koptu ya da patladı’ dedirten bir baş ağrısı yaşıyorsanız, bu bir anevrizma rüptürü (yırtılması) olabilir. Bu durumda ağrı kesici içip uyumaya çalışmak yapılabilecek en büyük hatadır. Dakikalar, hatta saniyeler hayati önem taşır. Hipertansiyon, sigara kullanımı ve ailede anevrizma öyküsü olması gibi durumlar ayrıca önem taşımaktadır. Özellikle dirençli tansiyonu olan hastaların, beyin damar yapılarını en az bir kez görüntülemesi (MR veya BT anjiyo) hayat kurtarıcı bir adımdır. Beyin cerrahisinde başarı, sadece teknik beceriyle değil, doğru zamanlama ile gelir. Anevrizma korkulacak bir hastalık değil, geç kalındığında sonuçları ağır olan bir durumdur. Erken teşhis ve modern cerrahi yöntemlerle bu riski yönetmek bugün her zamankinden daha mümkün." Açık cerrahi şart değil Anevrizma tedavisi hakkında bilgi veren Prof. Dr. Özhan Merzuk Uçkun, gelişen teknoloji sayesinde artık her anevrizmayı açık cerrahi ile tedavi etmek gibi bir zorunluluk kalmadığını söyledi. Prof. Dr. Özhan Merzuk Uçkun, sözlerini şöyle tamamladı: "Anevrizma tedavisinde endovasküler girişimler ve mikro-cerrahi yöntemleri ön plana çıkmaya başladı. Endovasküler girişimlerde, kasıktan girerek, beyindeki anevrizma, içeriden ‘koil’ denilen tellerle veya özel stentlerle kapatılabiliyor. Bu yöntemle hastalar kısa sürede sosyal hayatlarına geri döndürebiliyor. Bazı kompleks anevrizmalarda ise mikro-cerrahi yöntemi devreye girebiliyor. Bu yöntemde mikroskop altında anevrizmanın boynuna küçük bir titanyum klips yerleştirerek devre dışı bırakılması sağlanıyor. Özellikle A1 ve AComA olarak adlandırılan bölgelerdeki anevrizmalar, boyutları küçük olsa dahi patlama riski yüksek olan, titizlikle takip ve tedavi edilmesi gereken vakalardır."
22 Nisan 2026 Çarşamba - 09:29
İzmir’in ilk ’İyilik Çarşısı’ Bayraklı’da kapılarını açtı
Diyanet İşleri Başkanlığı ve Türkiye Diyanet Vakfı (TDV) iş birliğiyle hayata geçirilen "İyilik Çarşısı" projesi İzmir’de ilk kez faaliyete geçti. İhtiyaç sahibi vatandaşlar, kendilerine tanımlanan puanlarla bu çarşıdan bir markette alışveriş yapar gibi ücretsiz faydalanabilecek. Geleneksel yardım kolisi mantığını değiştiren proje, insan onurunu zedelemeyen şeffaf bir dayanışma sunuyor. Hayırseverlerin bağışlarıyla yürütülen sistemde, müftülük ekipleri ve gönüllüler tarafından tespit edilen ailelere aylık 2000 alışveriş puanı tanımlanıyor. Vatandaşlar çarşıdan ayda bir defa ücretsiz alışveriş yapabiliyor. Günde ortalama 8 kişiye hizmet veren çarşı, yaşlılık veya engellilik gibi nedenlerle bizzat gelemeyen dezavantajlı kişilerin ürünlerini ise gönüllüler aracılığıyla evlerine doğrudan teslim ediyor. "Zengin ile fakir arasında köprü olacağız" TDV’nin sosyal yardım çalışmalarına değinen İzmir İl Müftüsü Mevlüt Haliloğlu, "Vakfımız bugün yurt içinin yanı sıra 150’den fazla ülkede faaliyet göstererek temel ihtiyaçları karşılıyor. Bayraklı ilçesinde kurduğumuz İyilik Çarşısı, kentimizdeki en güzel örneklerinden biridir. Diğer ilçelerimize de örnek olmasını umuyoruz. Burada, hayırseverlerimizin katkılarıyla ihtiyaç sahibi kardeşlerimizin ihtiyaçlarını karşılayarak zengin ile fakir arasında bir köprü olacağız. Herkesi bu güzel hizmete destek olmaya davet ediyoruz" dedi. "Normal bir market işleyişine sahip" İyilik Çarşısı’nın market ortamında alışveriş imkanı sunduğunu belirten Bayraklı İlçe Müftüsü Mehmet Ali Kuştaşı, "Amacımız, yardımların daha derli toplu olması ve faydalanan kardeşlerimizin marketten alışveriş yaparcasına o hissi yaşamasıdır. Yılın on iki ayı devam edecek bu oluşumla milletimizin bağışlarını ihtiyaç sahipleriyle buluşturacağız. Çarşımızda vatandaşlarımız, kendilerine tanınan puan hakkını dolduracak şekilde ürün alabiliyor. Yardım ulaştırmak isteyen vatandaşlarımız ürünleri bizzat getirebilir veya Türkiye Diyanet Vakfı Bayraklı Şubesinin hesaplarına maddi bağışta bulunabilir. Bizler de o bağışlarla ürünleri temin edip vatandaşlarımıza ulaştıracağız" ifadelerini kullandı.
17 Şubat 2026 Salı - 10:17
Ramazan’da doğru besin seçimi sağlık sorunlarını önlüyor
Ramazan ayında uzun süreli açlık sonrası oluşabilecek sağlık sorunlarının önüne geçmek için özellikle tansiyon, kolesterol ve sindirim sistemi rahatsızlığı bulunanların beslenme düzenine dikkat etmesi önem taşıyor. Acıbadem Kent Hastanesi Diyetisyeni Hande Selen Ok, bilimsel çalışmaların orucun sağlık üzerindeki olumlu etkilerini kanıtladığını ancak bu faydanın sağlanabilmesi için iftar ve sahurda sağlıklı besinlerin tercih edilmesi gerektiğini söyledi. Oruç tutarken vücut direncinin düşmemesi için alışveriş listelerinin bilinçli hazırlanması gerekiyor. Sofralarda süt ve süt ürünleri, et grubu, tahıllar ile sebze ve meyveden oluşan dört temel besin grubunun dengeli bir şekilde yer alması tavsiye ediliyor. Özellikle sahurda yumurta, beyaz et, tereyağı ve zeytinyağı gibi sağlıklı protein ve yağ kaynaklarının tüketilmesi tokluk süresini uzatıyor. Lif açısından zengin olan tahıllar, kuru meyveler ve sebzeler ise sindirim sistemini destekliyor. İftar ve sahur olmak üzere iki ana öğünün yetersiz kaldığı durumlarda, teravih öncesi veya sonrasında ara öğünler yapılabiliyor. Tatlı seçiminde ise ağır şerbetli ve hamurlu gıdalar yerine sütlü veya meyveli hafif tatlıların tüketilmesi öneriliyor. Kronik rahatsızlığı olanlara uyarılar Yüksek tansiyon, kolesterol ve sindirim sistemi şikayeti olanların Ramazan boyunca besin tercihlerine ekstra özen göstermesi gerekiyor. Yüksek tansiyon sorunu olanların tuzlu peynir, zeytin, sucuk ve pastırma gibi gıdalardan uzak durarak muz, ıspanak, kayısı gibi potasyum içeren besinlere ve su tüketimine ağırlık vermesi tavsiye ediliyor. Yüksek kolesterolü olanların kırmızı et ve sakatat tüketimini sınırlandırması gerekirken, kabızlık şikayeti yaşayanların lifli gıdalarla birlikte kuru kayısı veya erik hoşafı tüketmesi öneriliyor. Hazımsızlık ve gaz şikayeti bulunanların ise çok sıcak veya soğuk yiyeceklerden kaçınması, yemekleri yavaş yiyerek iyi çiğnemesi sağlık sorunlarının önüne geçiyor. "Sahurda dört temel besin grubuna sadık kalınmalı" Acıbadem Kent Hastanesi Diyetisyeni Hande Selen Ok, Ramazan ayında sağlıklı ve dengeli beslenmenin önemine dikkat çekerek iftar ve sahur sofralarına ilişkin önerilerde bulundu. Sahur ve iftarda dengeli beslenmek amacıyla dört temel besin grubuna yer verilmesi gerektiğini belirten Ok, "Bu gruplar; et, süt, ekmek (tahıl) ve sebze-meyve grubudur. Et grubu; et, tavuk, balık, yumurta, peynir ve kuru baklagilleri kapsarken; süt grubu süt, yoğurt ve ayrandan oluşur. Ekmek grubunda ise ekmeğin yanı sıra çorba, pilav ve makarna gibi gıdalar yer almaktadır" dedi. "Protein ağırlıklı bir menü oluşturulmalı" Beslenme düzeninde tokluk süresini uzatan gıdalara önem verilmesi gerektiğini ifade eden Ok, "Protein ve kaliteli yağ içeren et, tavuk, balık, yumurta, kuru baklagiller ve kuru yemişler bu kategoriye girmektedir. Sahur öğününde de dört temel besin grubuna sadık kalınmalı, özellikle yumurta, peynir ve sebze içeren protein ağırlıklı bir menü oluşturulmalıdır" şeklinde konuştu. İftar sonrası yürüyüş ve ara öğün tavsiyesi İftar rutini ve sonrasındaki öğün düzenine değinen Diyetisyen Ok, orucun öncelikle hurma ve çorba ile açılmasını, sindirimi kolaylaştırmak adına yemeğe 10 dakika ara verilmesini önererek, "Sonrasında dört temel besin grubunu içeren zengin bir ana öğüne geçilmelidir. Yemekten yaklaşık iki saat sonra hafif bir yürüyüş yapılabilir ve bu süreç bir ara öğünle desteklenebilir. İftardan sonra, saat 21.00-22.00 civarında kuru meyve, kuru yemiş veya sütlü tatlı içeren bir ara öğün tüketilebilir. Yatmadan önce ise süt, yoğurt veya ayran tercih edilebilir" ifadelerini kullandı. "Orucun faydası için sağlıklı besinler tercih edilmeli" Ramazan ayında uzun süreli açlığa bağlı olarak yavaşlayan metabolizmanın kabızlık problemlerine yol açabileceğine işaret eden Ok, bu sorunu yaşayan bireylerin lif oranı yüksek gıdalara yönelmesi gerektiğini vurguladı. Ok, sözlerini "Bilimsel çalışmalar, orucun sağlık üzerindeki olumlu etkilerini kanıtlamıştır, ancak bu faydanın sağlanabilmesi için iftar ve sahurda sağlıklı besinlerin tercih edilmesi gerekmektedir" şeklinde tamamladı.
17 Şubat 2026 Salı - 10:08
Bergama’da sportif yetenek taraması
Bergama Gençlik Spor Müdürlüğü ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü işbirliği ile 117 köy ve mahalleden 35 okulun katılımıyla sportif yetenek taraması gerçekleştirildi. Dört gün süren taramada bin 142 öğrencinin sportif yetenekleri incelendi. Sportif Yetenek Taraması ve Spora Yönlendirme Projesi Koordinatörü Serkan Uzun, 2018 yılından beri her yıl uygulanan projenin amacı hakkında şu bilgileri verdi: "Amaç, çocuklara sporu sevdirmek, toplumda spor bilincini artırmak ve öğrencilere yeteneklerine uygun sporlara yönlendirerek başarılı sporcular elde etmektir. Bergama’da dört günün sonunda bin 200’e yakın öğrencimizin taramasını gerçekleştirdik ve bin 142 öğrenciden yaklaşık yüzde 90’lık bir tarama oranı oluşturarak hem Bergama’da hem de İzmir’de başarılı bir sonuç elde ettik. Amacımız yüzde yüze ulaşmaktır ‘’ Türkiye Sportif Yetenek Taraması ve Spora Yönlendirme Programı Program, 2018 yılından itibaren ‘’Yeteneğini keşfet’’ sloganı ile Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Milli Eğitim Bakanlığı işbirliği protokolü kapsamında hayata geçirilen ve her yıl yapılan Türkiye Sportif Yetenek Taraması ve Spora Yönlendirme Programı, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı tüm okullarda bulunan 3. sınıf öğrencilerine yönelik bir proje. Proje’nin amacı; sağlıklı ve hareketli yaşamın gereği olarak toplumda spor yapma kültürünü geliştirmek, sporun geniş kitlelere yaygınlaştırılmasıyla çocuk ve gençlere sporu sevdirerek onları sporla tanıştırmak, spora başlama yaşında bulunan yetenekli çocukları tespit ederek spor branşlarına yönlendirmek ve üst düzey sporcu olarak yetiştirilmelerini sağlamak.
17 Şubat 2026 Salı - 10:03
İZBETON davasında karar: 22 şüpheli adli kontrolle serbest
İzmir İş İnsanları Örnekköy Konut Yapı Kooperatifi’ndeki ’zimmet’ ve ’dolandırıcılık’ iddialarına yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan 22 şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri tarafından yürütülen soruşturma çerçevesinde dün gerçekleştirilen operasyonda 22 zanlı yakalanarak gözaltına alınmıştı. Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheliler, dün adliyeye sevk edildi. Adliyeye sevk edilen zanlılar hakkında, ’kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak nitelikli dolandırıcılık’ ve ’tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında nitelikli dolandırıcılık’ suçlamaları yöneltildi. Savcılık sorgularının ardından mahkemeye çıkarılan 22 şüphelinin tamamı, yurt dışına çıkış yasağı şeklindeki adli kontrol tedbiri uygulanarak serbest bırakıldı. Hakkında gözaltı kararı bulunan ancak yakalanamayan 1 şüphelinin ise yurt dışında olduğu öğrenildi.
17 Şubat 2026 Salı - 10:02
İzmir’de 300 gramlık Ramazan pidesi 30 TL’den satılacak
Ramazan’a sayılı günler kala İzmir’de 300 gramlık pidenin fiyatı 30 TL olarak açıklandı. İzmir Fırıncılar Odası, 19 Şubat-19 Mart tarih aralığını kapsayan Ramazan ayı boyunca geçerli olacak fiyat tarifesini duyurdu. Yapılan açıklamaya göre, geçen sene 25 TL olan 300 gramlık pide bu sene 30 TL’den tezgahtaki yerini alacak.
17 Şubat 2026 Salı - 09:59
Bayındır Esnaf ve Sanatkârlar Odası’nda Enis Macit güven tazeledi
Bayındır Esnaf ve Sanatkârlar Odası olağan genel kurulunda mevcut başkan Enis Macit, tek aday olarak girdiği seçimde üyelerin oylarıyla yeniden göreve seçildi. Genel kurul, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Divan heyetinin oluşturulmasının ardından faaliyet ve denetim raporları okunarak üyelerin oylarına sunuldu. Raporların ibra edilmesinin ardından seçim maddesine geçildi. Genel kurula ayrıca İzmir Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği Başkanı Yalçın Ata ve yönetim kurulu üyelerinin yanı sıra Bayındır Belediye Başkanı Davut Sakarsu, siyasi parti ilçe başkanları ve temsilcileri ile çeşitli kurum ve kuruluşların temsilcileri de katılım sağladı. Tek aday olarak seçime giren mevcut Başkan Enis Macit, yapılan oylama sonucunda üyelerin desteğini alarak güven tazeledi. Seçim sonrası kısa bir teşekkür konuşması yapan Macit, kendisine destek veren oda üyelerine teşekkür ederek, yeni dönemde de esnaf ve sanatkârların haklarını korumak ve geliştirmek adına çalışmalarını sürdüreceklerini ifade etti.
16 Şubat 2026 Pazartesi - 18:55
İzmir’de fabrikada çıkan yangın söndürüldü
İzmir’in Bornova ilçesinde 5 katlı bir ayakkabı fabrikasının zemin katında çıkan yangın, diğer katlara ve çevredeki tesislere sıçramadan söndürüldü. Müdahale sırasında üst katlardaki çalışanlar, itfaiye ekiplerince güvenli şekilde tahliye edildi. Bornova ilçesi Kemalpaşa Caddesi’nde ayakkabı üretimi yapılan 5 katlı bir fabrikada sabah saat 07.50 sıralarında yangın çıktı. Yükselen dumanları fark eden çalışanlar, durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. İhbar üzerine İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı ekipleri, 8 araç ve çok sayıda personelle olay yerine sevk edildi. Ekipler gelene kadar fabrikada bulunan çalışanların büyük bölümü binayı güvenli şekilde tahliye etti. Olay yerine ulaşan itfaiye ekipleri, yangına müdahale ederken üst katlarda bulunan birkaç kişinin de güvenli şekilde tahliyesini sağladı. Fabrikanın zemin katında çıktığı belirlenen yangın, ekiplerin hızlı ve koordineli müdahalesi sayesinde diğer katlara sıçramadan yaklaşık 45 dakika içerisinde kontrol altına alındı. Yangının mesai saati öncesinde meydana gelmesi ve içerideki personel sayısının az olması yaşanabilecek can kaybı ya da yaralanmayı önledi. Ayrıca ekiplerin zamanında müdahalesi sayesinde alevlerin çevredeki diğer tesislere sıçraması da engellendi.
16 Şubat 2026 Pazartesi - 17:26
Göztepe’de Sabra kiralık gitti
Göztepe, Ibrahim Sabra’nın sezon sonuna kadar Hırvatistan ekiplerinden NK Lokomotiva Zagreb’e kiralandığını resmi sosyal medya hesaplarından duyurdu. Göztepe, devre arasında gerçekleştirdiği iki forvet transferi sonrasında Ibrahim Sabra’nın sezon sonuna kadar kiralık olarak takımdan ayrıldığını resmi sosyal medya hesaplarından duyurdu. Konuyla ilgili kulüpten yapılan açıklamada, "Oyuncumuz Ibrahim Sabra, sezon sonuna kadar Hırvatistan ekiplerinden NK Lokomotiva Zagreb’e kiralanmıştır" ifadeleri kullanıldı.
16 Şubat 2026 Pazartesi - 15:58
İzmir’de fırtına nedeniyle devrilen ağaç alev aldı
İzmir’in Konak ilçesinde şiddetli fırtınanın etkisiyle tellerin üzerine devrilen 15 metrelik çam ağacı yandı. İtfaiye ekiplerinin müdahalesiyle yangın evlere sıçramadan söndürüldü. Olay, dün akşam saatlerinde Ballıkuyu Mahallesi 1130 Sokak’ta meydana geldi. Şiddetli rüzgarın etkisiyle yaklaşık 15 metre uzunluğundaki bir çam ağacı devrildi. Kopan tellerden çıkan kıvılcımlar nedeniyle devrilen ağaç yanmaya başladı. Alevleri gören vatandaşların ihbarı üzerine bölgeye polis ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Olay yerine gelen itfaiye ekipleri, yanan ağaca müdahale etti. Alevler, ağacın bitişiğinde bulunan evlere sıçramadan kontrol altına alınarak söndürüldü. Öte yandan, devrilen ağaçtan dolayı daha önce zarar gören yan komşunun ağacın kaldırılması talebinde bulunduğu ancak talebin yerine getirilmediği öne sürüldü. Ayrıca yıkılan bahçe duvarının ev sahibi tarafından yeni yaptırıldığı öğrenildi. "Duvar ikinci kez devrildi" Ev sahibi Hülya Onarıcı, mülkünün sınırında bulunan ağacın meydana getirdiği tehlikelere dikkat çekerek, "Ağaç köklerinin aşırı büyümesi ve baskısı nedeniyle duvarımız yıkılmıştı. Duvarı şahsi imkanlarımla yeniden inşa ettirmeme rağmen aynı sorun nüksetti ve duvar ikinci kez devrildi" dedi. Sorunun çözümü için yetkili kurumla iletişime geçtiğini ancak sonuç alamadığını dile getiren Onarıcı, "Köklerin yapıya zarar verdiğini ve duvarımın yıkıldığını bildirmeme rağmen, tarafıma sorunu ilgili tarafla uzlaşarak çözmem gerektiği belirtildi ve konuyla ilgilenilmedi" ifadelerini kullandı. "Ağacın kaldırılmasını talep ediyorum" Maddi hasarın yanı sıra can güvenliği tehlikesine işaret eden Onarıcı, "Fırtına nedeniyle devrilen ağaçta yangın çıktı. Ağacın evlere çok yakın mesafede bulunması nedeniyle konutumun da yanma tehlikesi doğdu. Can ve mal güvenliğinin sağlanması adına tehlike arz eden bu ağacın kökleriyle birlikte tamamen kaldırılmasını talep ediyorum" şeklinde konuştu. Mahalle esnafından İlker Demirçivi ise şiddetli rüzgarın etkisiyle devrilen yaşlı ağacın tellerinin üzerine düşmesi sonucu yangın çıktığını belirterek, bakımsız ağaçların çevre için risk oluşturduğunu söyledi.
16 Şubat 2026 Pazartesi - 15:21
Bergama Ticaret Merkezi’nin temeli atıldı
Bergama Belediyesi tarafından kent merkezinde yapılacak olan Bergama Ticaret Merkezi’nin temeli törenle atıldı. Başkan Prof. Dr. Tanju Çelik, bu yatırımı belediyenin öz kaynakları ile hayata geçireceklerini söyledi. UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Bergama’ya yeni bir dinamizm kazandırmayı amaçlayan yatırımın temel atma törenine Bergama Kaymakamı Avni Oral, İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Dr. Zafer Levent Yıldır, Bergama Belediye Başkanı Prof. Dr. Tanju Çelik, Kınık Belediye Başkanı Sema Bodur ile çok sayıda vatandaş katıldı. Törende konuşan İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Dr. Zafer Levent Yıldır, Bergama’nın taşında tarih, toprağında üretim, insanında emek olduğunu söyledi. Bu toprakların UNESCO Dünya Mirası gibi bir değeri taşıdığını anlatan Yıldır, "Toprağında üretim var. Çünkü tarımıyla, hayvancılığıyla, zeytiniyle, sütüyle, bereketiyle Bakırçay Havzası’nın başkenti konumunda. İnsanında emek var. Çünkü burasının insanı çalışkanlığıyla, azmiyle, ürettiğini büyütme iradesiyle bugünlere geldi" dedi. Bergama’ya yapılan yatırımları anlattı Bugün hala 28 bin üreticinin bu topraklardan geçimini sağladığını anımsatan Yıldır, "Böylesi bir mirasa, böylesi bir üretim gücüne ve insan emeğine sahip bir ilçeye gözümüz gibi bakmamız gerekiyor. Yüzyıllar boyunca bilimin, sağlığın, kültürün ve üretimin merkezi olmuş bir yerleşim yeri burası. Temelini attığımız bu merkez; ticari alanları ve ofisleriyle ilçenin ekonomisine doğrudan ivme kazandıracak. Bergamalılar için yeni kapıların, yeni umutların merkezi olacak. Bergama’ya yapılan her yatırım, tarihe sahip çıkmaktır, üretimi büyütmektir, emeği güçlendirmektir. Biz bunun farkındayız. İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak göreve geldiğimiz günden beri Bergama’ya yaptığımız yatırım miktarı 860 milyon lirayı aşmış durumda" dedi. Bergama Belediyesi öz kaynaklarıyla hayat bulacak Seçildikten sonra ilk kez bir projenin temelini attığını belirten Bergama Belediye Başkanı Prof. Dr. Tanju Çelik ise "Bu benim belediye başkanlığım döneminde yaptığım ilk inşaat diyebilirim. Bu nedenle çok değerli buluyorum" diye konuştu. Daha güçlü bir Bergama Belediyesi için çalıştıklarını anımsatan Çelik, şunları söyledi: "Ticaret Merkezi olarak inşa edeceğimiz bu merkezde önemli hizmetler yapılacak. Bodrum kat, zemin kat ve zemin kat üzeri 4 kat şeklinde. Yaklaşık 900 metrekare oturma alanı olan bir inşaat alanında ticaret merkezi yapacağız. Bu yatırımı öz kaynaklarımızla yapacağız. Yaklaşık bir yıl içerisinde de bu inşaatımızı yapmayı hedefliyoruz. Yaşanabilir bir Bergama, daha sağlıklı bir Bergama için hizmet etmeye devam edeceğiz." İlçenin tarihi önemine değindi Bergama Kaymakamı Avni Oral ise ilçenin tarihsel önemine değindi. Bergama’nın kadim medeniyet merkezi olduğunu vurgulayan Oral, "Bu bölge tarihin her döneminde çeşitli topluluklara ev sahipliği yapmış. Dolayısıyla farklı medeniyetlerin, farklı toplulukların yansımalarını günümüze taşıyor. Kafamızı nereye çevirsek olağanüstü güzel bir mimari eserle karşı karşıya geliyoruz. Dolayısıyla Bergama’da yapacağımız her yatırımda mutlaka bu tarihi misyonun sorumluluğunu da üzerimizde hissetmeliyiz" dedi. Konuşmaların ardından merkezin temeli dualar eşliğinde atıldı.
16 Şubat 2026 Pazartesi - 14:59
Aliağa Belediyesi Karate Antrenörü Nezahat Ayhan Türkiye şampiyonu oldu
Aliağa Belediyesi Karate Antrenörü Nezahat Ayhan, 12-15 Şubat 2026 tarihleri arasında Manisa’da düzenlenen Türkiye Büyükler, Para Karate, Deaf Karate ve Veteranlar Karate Şampiyonası’nda elde ettiği derecelerle büyük bir başarıya imza attı. Nezahat Ayhan, şampiyonada 34-45 yaş Kata kategorisinde Türkiye ikincisi, 35-45 yaş arası -75 kilo kategorisinde ise birinci olarak Türkiye şampiyonu oldu. Uzun bir aranın ardından yeniden şampiyonalara dönen deneyimli antrenör, Aliağa’ya çifte gurur yaşattı. Başarılı performansıyla dikkat çeken Ayhan, 27-28 Şubat ve 1 Mart 2026 tarihlerinde Banja Luka’da düzenlenecek Balkan Büyükler ve Veteranlar Karate Şampiyonası’nda Aliağa’yı ve Türkiye’yi i temsil edecek. Ayhan: "Aliağa Belediyesi’ni en iyi şekilde temsil etmeye devam edeceğim" Şampiyona sonrası duygularını dile getiren Aliağa Belediyesi Karate Antrenörü Nezahat Ayhan, şu ifadeleri kullandı: "11 yıl sonra tekrar yarıştım ve aynı heyecanı yeniden yaşadım. Bu kez kızlarım, ailem, sporcularım ve velilerim de yanımdaydı. Onların desteği beni çok mutlu etti. Hem antrenör hem de bir anne olarak bu başarıyı elde ettiğim için kendimle gurur duyuyorum. Aliağa Belediyemizi en iyi şekilde temsil ettim ve etmeye devam edeceğim. Başta Aliağa Belediye Başkanımız Serkan Acar olmak üzere, Aliağa Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Müdürümüz Serap Cerrahoğlu’na ve Aliağa Belediyesi Spor Birimi Sorumlusu Bilal Özkurt’a teşekkür ediyorum. Spor her yaşta güzel."
16 Şubat 2026 Pazartesi - 14:37
İzmir’de hareketli anlar: Pompalı tüfekle güpegündüz yaylım ateşi açtı
İzmir’in Karabağlar ilçesinde husumetlisi olduğu öğrenilen şahsın kapalı olan iş yerine pompalı tüfekle ateş açan şüpheli, polis ekiplerinin müdahalesiyle kıskıvrak yakalandı. Saldırganın ateş açtığı ve polis tarafından yakalandığı anlar saniye saniye kaydedildi.
16 Şubat 2026 Pazartesi - 14:31
İzmir’deki yangında kahreden detay: Polis memurunun ilk acısı değil
İzmir’in Seferihisar ilçesinde meydana gelen otel yangınında hayatını kaybeden Emine Ayten’in acı kaybı sonrası, ağır yaralanan eşi polis memuru Mehmet Ayten’in daha önce de ilk eşini kanserden kaybettiği öğrenildi. İkinci baharında alevlere yakalanan polis memurunun yoğun bakımdaki kritik bekleyişi sürüyor. Olay dün sabah saat 06.10 sıralarında Seferihisar ilçesi Sığacık Mahallesi’nde bulunan bir butik otelde meydana geldi. Otelde henüz belirlenemeyen bir nedenle çıkan yangın, kısa sürede odayı dumanla kapladı. İhbar üzerine bölgeye sevk edilen itfaiye ekipleri alevleri kontrol altına alırken, odada konaklayan 50 yaşındaki polis memuru Mehmet Ayten ve 46 yaşındaki eşi Emine Ayten’in dumandan etkilendiği belirlendi. Sağlık ekiplerinin tüm müdahalelerine rağmen Emine Ayten olay yerinde hayatını kaybederken, durumu ağır olan Mehmet Ayten Dokuz Eylül Üniversitesi Araştırma Uygulama Hastanesi’ne kaldırıldı. İlk acısı değil Hastanede yaşam mücadelesi veren Manisa İl Emniyet Müdürlüğü TEM Şube Müdürlüğü kadrosunda görevli polis memuru Mehmet Ayten’in yıllar önce ilk eşini amansız hastalık olan kanser nedeniyle kaybettiği ortaya çıktı. İlk eşinin vefatıyla büyük bir acı yaşayan Ayten, hayatını birleştirdiği ikinci eşi Emine Ayten ile yeni bir başlangıç yapmıştı. Ancak eş acısı talihsiz adamın peşini bırakmadı; kanserin ayırdığı ilk eşinin ardından, ikinci eşini de tatil için geldikleri otelde çıkan yangında kaybetti. Yoğun bakımda tedavisi süren polis memuru Mehmet Ayten’in hayati tehlikesi devam ederken olayla ilgili başlatılan adli soruşturma sürüyor.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder