Yerel Haberler
İzmir
Bornova Belediye Başkanı Eşki adliyeye sevk edildi 09 Nisan 2026 Perşembe - 20:19:18 "Nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik" iddialarına yönelik yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki ve beraberindeki 3 şüpheli adliyeye sevk edildi. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma çerçevesinde yakalanan Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki ve diğer şüphelilerin emniyetteki sorguları tamamlandı. ’Nitelikli Dolandırıcılık’ ve ’Resmi Belgede Sahtecilik’ suçlamalarıyla gözaltına alınan Ömer Eşki ile birlikte toplam 4 şüpheli, işlemlerinin bitmesinin ardından adliyeye sevk edildi. Haksız maaş iddiası Soruşturmanın, Bornova Belediyesi bünyesinde Aslıhan Aksoy isimli kişinin fiilen çalışmadan maaş aldığı iddiaları üzerine 1 Nisan’da başlatıldığı öğrenildi. İddiaya göre, 22 Eylül 2025 tarihinde Çağrı Merkezi Müşteri Temsilcisi olarak Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) kaydı yapılan şüphelinin belediyede hiçbir görev yapmadığı belirlendi. ’Bankamatik memuru’ olarak çalıştırıldığı öne sürülen şüpheli hakkında detaylı inceleme yapıldı. Sorumlular raporda tespit edildi Hazırlanan SGK Uzmanlık Raporu doğrultusunda, yaşanan olayla ilgili sorumlular tek tek tespit edildi. Raporda, Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki, Çağrı Merkezi Müşteri Temsilcisi A.A., Bornova Belediyesi Personel A.Ş. Genel Müdürlüğü İnsan Kaynakları Müdürü P.K. ve Bornova Belediyesi Basın Yayın Halkla İlişkiler Müdür Vekili İ.A.’nın sorumluluğu bulunduğu kaydedildi. Raporun ardından harekete geçen ekipler, şüphelileri gözaltına almıştı.
09 Nisan 2026 Perşembe - 18:33 Başkan Tugay: "Meslek Fabrikası için mücadele sürecek" İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, polis barikatıyla çevrili Meslek Fabrikası’ndaki nöbetin dördüncü gününde içeriye girdi. Binadaki demirbaşlar için mahkeme heyeti ve belediye avukatlarıyla birlikte tespit işlemlerine katılan Tugay, daha sonra basın açıklaması yaptı. Tugay, "Yapılanlar anormaldir, hukuk dışıdır. Hiç kimse bunu normal görmemeli. Mücadelemize devam edeceğiz" dedi. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, başvurucu kurum adına "asil" sıfatıyla hakim nezaretinde bugün sabah Meslek Fabrikası’na girme talebini ilettikten sonra mahkeme heyeti ile birlikte bir süre kapıda bekletildi. Sonrasında mahkeme heyeti ve belediye avukatlarıyla birlikte içeri girerek tespit işlemlerine katıldı. CHP Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi Yürütme Kurulu Üyesi Yalçın Karatepe, CHP İzmir Milletvekili Ümit Özlale, İzmir Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı Aziz Kocaoğlu, Gaziemir Belediye Başkanı Ünal Işık, İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi CHP Grup Başkan Vekili Altan İnanç, sendika ile siyasi parti temsilcileri ve İzmirlilerin destek verdiği Başkan Tugay, gelişmelerin ardından fabrikadan çıkarak basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. "Kamuoyunun bu konuyu doğru anlaması bizim için önemliydi" Süreç hakkında detaylı bilgi veren Başkan Tugay, "Olayı hukuk zemininde çözmeye çalışıyoruz. Bu sorunun çözümü idari ya da hukuki olacak, bunu biliyoruz. Şiddetle olması mümkün değil. Başından beri her şey hukuksuz yürüdüğü için kamuoyunun bu konuyu doğru anlaması bizim için önemliydi. Burası polis ablukasına alındığında girmek istediğimi söylemiştim, izin verilmemişti. Ben belediye başkanıyım, herhangi bir yapıya zarar verme durumum yok. Bugün mahkemenin tespit işlemi sırasında belediye başkanı olarak içeri almak durumunda kaldılar. Ama başta yine bir mukavemet oldu. Yine üst makamlara soralım denildi. Onlar onay vermedi diye olumsuz cevap da verildi. Nihayetinde tespiti isteyen kurumların en başındaki kişi olarak içeri alındık. Yapıdaki restorasyon, tadilat, eşyalarımız, tesisat ile ilgili bir bilirkişi heyeti tespit yaparken, ben de onlara eşlik ettim. Ne kadar üzgün olduğumu anlatamam. Meslek Fabrikası’nın kurslarında kullanılan bütün o malzemeler, mutfaklarından bilgisayarlarına, dershane odalarından tutun pek çok malzemeye kadar yerli yerinde duruyor. Devlet kurumları arasında bir mülkiyet sorunu mahkemeye yansımışsa, bu durum sonuçlanana kadar yapılacak şey polisle burayı işgal etmek midir? Yoksa mahkeme sonuçlanana kadar beklemek ve ona göre tutum almak mıdır? Maalesef konuyu bu hale getiren İzmir’de iktidarın temsilcisi olan milletvekilleridir. Onlar emniyet güçlerini de baskı altında tutuyorlar. Mahkemeleri de baskı altında tutmaya çalışıyorlar" dedi. "Bu bir utanç vakasıdır" Bu durumu bu hâle getirenlerin utanması gerektiğini söyleyen Tugay, "Başından beri söylüyorum: Bu bir utanç vakasıdır. Türkiye’de ilk defa bir kamu kurumunun mülkü, başka bir kamu kurumunun mülkiyet iddiası nedeniyle polis zoruyla abluka altına alınmıştır. Bu, Türkiye tarihinde bir ilktir. Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nün İzmir’de 3 bin 500 gayrimenkulü var. Bunu bu şekilde, polis eşliğinde yapmak zorunda değiller. Bu tamamen, belediyeye sorun çıkarmaya çalışan AK Partili milletvekillerinin eseridir. Şu anda da bu binalarımızı da bizlerden alarak ilave zorluklar çıkarmaya çalışıyorlar. İzmir halkının bu gerçeklerin farkında olması gerektiğini söylüyorum" diye konuştu. "Mücadelemize devam edeceğiz" Başkan Tugay ayrıca şunları söyledi: "Bundan sonrası için il başkanlığımızla beraber eylem sürecimiz devam edecek. Ancak bugün Bornova Belediye Başkanımızla ilgili konuyla ilgilenmek zorundayım. Belediyedeki işlerimizin aksadığı yönünde bir algı oluşmasını da istemem. Bu sürecin başında yıllık izin aldım; şu anda yıllık izindeyim. Yönetici arkadaşlarımıza da belediye çalışmalarını aksatmadan devam etmelerini söyledim. Bugüne kadar da bu şekilde geldik. Ama bundan sonra gece gündüz bulunmayı azaltarak normal işime döneceğim. Elbette bu konuyla ilgili hukuki ve idari süreçlerimiz devam edecek. Avukat arkadaşlarımız halkın hakkını savunmak için mücadele edecek. Ancak tekrar vurguluyorum; yapılanlar anormaldir, hukuk dışıdır ve açıkça bir kötülüktür. Hiç kimse bunu normal görmemelidir. Mücadelemize devam edeceğiz."
09 Nisan 2026 Perşembe - 16:39 YÖK ile EBSO arasında iş birliği protokolü Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Erol Özvar, İzmir’de, Yükseköğretim Kurulu ile Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) arasında "Üniversite-Sanayi İş Birliği Protokolü" imza törenine katıldı. Ege Bölgesi Sanayi Odası’nda (EBSO) düzenlenen törende konuşan Özvar, protokolün, yükseköğretim sistemi ile sanayi arasında Türkiye’nin geleceğine dair ortak bir vizyonu ortaya koyduğunu ifade etti. Günümüz dünyasında yükseköğretim; ülkelerin kalkınma kapasitesini belirleyen, beşeri sermayesini şekillendiren, üretim yapısını dönüştüren ve uluslararası rekabet gücünü tayin eden stratejik bir alan haline geldiğini belirten Özvar, "Bu nedenle, yükseköğretim politikalarının sadece bugünün ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik değil aynı zamanda gelecekteki ekonomik ve teknolojik değişimleri ve iş gücü ihtiyaçlarını öngören uzun vadeli bir anlayışla belirlenmesi gerekmektedir. Biz de son yıllarda yükseköğretim sistemimizi bu anlayışla yeniden yapılandırıyoruz" dedi. Yükseköğretimde yeni bir paradigma değişimini, stratejik bir dönüşümü hayata geçirdiklerini vurgulayan Özvar, şunları söyledi: "Bu paradigma değişimi, yükseköğretimi kalite, istihdam uyumu ve toplumsal katkı ekseninde yeniden tanımlayan bütüncül bir dönüşüm sürecini ifade etmektedir. Bizim için asıl önemli olan husus; mezunlarımızın öğrenim gördükleri alanda ne kadar yetkin oldukları, iş gücü piyasasına ne kadar hızlı ve sağlıklı bir şekilde entegre oldukları, edindikleri bilgi ve becerilerin sektörün beklentileriyle ne ölçüde örtüştüğü, üretime ne düzeyde katkı sundukları ve ülkemizin kalkınma hedeflerine nasıl bir değer kattıklarıdır." "Üniversite-sektör iş birliğini yapısal bir zorunluluk olarak görüyoruz" Özvar, yürütülen stratejik dönüşüm sürecinin en kritik boyutlarından birinin "yükseköğretim ile sektör arasındaki ilişkinin yeniden kurgulanması" olduğunu söyledi. "Bugün geldiğimiz noktada üniversite-sektör iş birliğini bir tercih olarak değil yapısal bir zorunluluk olarak görmek durumundayız" ifadesini kullanan Özvar, "Önümüzdeki temel mesele, yükseköğretim sistemimizin ürettiği insan kaynağı ile sektörlerin ihtiyaç duyduğu beceriler arasında güçlü, dinamik ve sürdürülebilir bir uyum tesis etmektir. İşte Yükseköğretim Kurulu olarak son yıllarda gerçekleştirdiğimiz pek çok politika tam da bu hedef doğrultusunda şekillenmektedir" dedi. Özvar, yapay zeka, dijital teknolojiler, ileri üretim sistemleri, yeşil dönüşüm, enerji, tarım teknolojileri ve sağlık alanları gibi stratejik sektörlerde yeni programların açılmasının, bu dönüşümün en somut göstergelerinden biri olduğunu söyledi. "OSB-MYO mezunlarının istihdam oranı yüzde 90’ların üzerinde" Amaçlarının yükseköğretim sistemini dönüşümü geriden takip eden değil, dönüşümü öngören ve yön veren bir yapıya kavuşturmak olduğunu belirten Özvar, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu dönüşümün sahadaki en güçlü ve en somut yansımalarından biri, Organize Sanayi Bölgeleri Meslek Yüksekokulları yani OSB-MYO modelidir. Bu modelde öğrenciler yalnızca sınıfta değil, doğrudan üretim ortamında öğrenmektedir. Sınıfta edinilen teorik bilgi, aynı zamanda üretim bandında, atölyede veya sahada pratiğe dönüşmektedir. Bu durum, öğrenmenin doğasını değiştirmekte ve öğrencilerimizin mezuniyet sonrasında iş hayatına uyum süreçlerini önemli ölçüde kısaltmaktadır. Mevcut durumda 21 üniversitemizde 22 OSB-MYO faaliyet göstermektedir. Burada 37 farklı türde 119 program Kurulumuz tarafından desteklenmektedir. OSB-MYO mezunlarının istihdam oranlarının yüzde 90’ların üzerine çıkması bu projenin başarısını açık bir şekilde ortaya koymaktadır." Yükseköğretim Kurulu olarak başta Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olmak üzere ilgili kamu kurum-kuruluşları ve Organize Sanayi Bölgeleri Üst Kuruluşu (OSBÜK) ile bu modeli yaygınlaştırmak, mevcut yapıları güçlendirmek ve ülke geneline taşımak için kapsamlı çalışmalar yürüttüklerini belirten Özvar, "Çok daha fazla sayıda OSB-MYO’yu ülkemize kazandıracağız" dedi. "7 ilimizde pilot uygulamalara başlıyoruz" Son dönemde izledikleri stratejik dönüşümün bir diğer önemli boyutunu da "işyeri temelli uygulamalı eğitim modeli"nin oluşturduğunu vurgulayan Özvar, şunları kaydetti: "Bu süreçte işletmeler yalnızca bir uygulama alanı değil, aynı zamanda eğitim sürecinin aktif bir paydaşı haline gelmektedir. Müfredatın hazırlanmasından uygulama süreçlerinin yürütülmesine kadar pek çok aşamada sektör temsilcilerinin katkısı alınmakta, böylece eğitim ile üretim arasında güçlü bir bütünlük sağlanmaktadır. Bu modelin en önemli kazanımlarından biri; tıpkı OSB-MYO modelinde olduğu gibi, öğrencilerimizin mezuniyet öncesinde gerçek iş ortamıyla güçlü bir bağ kurmalarıdır. Bu kapsamlı dönüşümün sağlıklı bir şekilde hayata geçirilebilmesi için pilot uygulamalara başlıyoruz. Bu doğrultuda Konya, Gaziantep, İstanbul, Bursa, Kocaeli, İzmir ve Ankara olmak üzere 7 ilimizde uygulamayı başlatıyoruz." Özvar, bu çerçevede, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ile Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı arasında imzalanan iş birliği protokolünün de son derece kıymetli olduğunu dile getirdi. Yükseköğretim Kurulu ile TOBB arasındaki iş birliği çerçevesinde şu ana kadar 104 üniversitede 381 meslek yüksekokulunun 283 oda ve borsa ile eşleştirildiğini aktaran Özvar, "Hedefimiz; birlikte istihdama duyarlı programlar oluşturmak ve sektörün ihtiyaçlarına uygun eğitim ve staj olanaklarını artırmaktır. Bu kapsamda, eşleştirilen her meslek yüksekokulunda odalar ve borsalar tarafından belirli sayıda öğrenciye burs verilecektir. Benzer şekilde, İstanbul Sanayi Odası ile de bir iş birliği protokolü imzalamış bulunuyoruz" diye konuştu. EBSO ile imzalanan protokolün, bu bütüncül dönüşüm sürecine yeni bir güç ve yeni bir ivme kazandıracağını söyleyen Özvar, Ege Bölgesi Sanayi Odası’nın uzun yıllara dayanan üniversite-sanayi iş birliği tecrübesinin, bu anlamda son derece kıymetli bir birikimi ifade ettiğini vurguladı. "Ar-Ge ve inovasyon gibi birçok alanda somut adımlar atılacak" Bu protokolle, bölgedeki üniversiteler ile sanayi arasındaki iş birliğinin çok daha sistematik, programlı ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşacağını vurgulayan Özvar, "İşletmede mesleki eğitim faaliyetlerinin yaygınlaştırılması, müfredatların sektör katkısıyla güncellenmesi, yeni programların birlikte tasarlanması, Ar-Ge ve inovasyon süreçlerinin ortaklaşa yürütülmesi gibi birçok alanda somut adımlar atılacaktır. Bu yönüyle imzaladığımız protokol; yükseköğretim ile sanayi arasında güçlü ve kalıcı bir ekosistem kurma iradesinin somut bir tezahürüdür" ifadelerini kullandı. İzmir verilerini paylaştı Bugün imzaladıkları protokolün bu büyük dönüşüm sürecine önemli katkılar sunacağına yürekten inandığını belirten Özvar, "Bu protokol, Ege Bölgesi Sanayi Odası’nın katkılarıyla İzmir’de 8 üniversitemizi ve bir vakıf meslek yüksekokulumuzu doğrudan etkilemektedir. Sunulan güncel verilere göre İzmir’de bu kapsamda yer alan 41 farklı sektörle yapmış olduğumuz analiz sonucunda eşleşmiş olan 93 farklı program türünde eğitim gören toplam 12 bin 627 öğrenci işletmede mesleki eğitim imkanlarından istifade edecek" dedi. "Amacımız, arz-talep dengesine katkı sunmak" EBSO Başkanı Ender Yorgancılar da Yükseköğretim Kurulu Başkanı Özvar’a sanayinin ihtiyaç duyulan alanlarına ve mesleki eğitimin geliştirilmesine verdiği desteklerden dolayı teşekkür etti. Yorgancılar, "Bugün imzaladığımız EBSO-Yükseköğretim Kurulu iş birliği protokolü ile amacımız; çok daha aktif çok daha güçlü sanayi-akademi iş birliği sağlamak ve iş gücündeki arz-talep dengesine katkı sunmaktır" diye konuştu. İş birliği protokolü, Özvar ile Yorgancılar tarafından imzalandı. Törene, Yükseköğretim Kurulu Başkan Vekili Prof. Dr. Naci Gündoğan, Yükseköğretim Yürütme Kurulu Üyeleri Prof. Dr. Hüseyin Karaman, Prof. Dr. Erol Arcaklıoğlu, Prof. Dr. Mahmut Ak, İzmir ve Ege bölgesindeki rektörler de katıldı. "Yükseköğretimde Mesleki Eğitimin Yaygınlaştırılması" toplantısı yapıldı Özvar, ayrıca, yine EBSO’da düzenlenen "Yükseköğretimde Mesleki Eğitimin Yaygınlaştırılması" toplantısına katıldı. Rektörler ile OSB-MYO’larda görev yapan akademisyenlerin de katıldığı toplantıda konuşan Özvar, derslerin sadeleştirilmesi konusuna vurgu yaptı. Toplantının devamında Özvar, akademisyenlerin sorularını cevapladı.
Ferdi Zeyrek’in adı gençlik merkezinde yaşayacak
03 Nisan 2026 Cuma - 18:59 Ferdi Zeyrek’in adı gençlik merkezinde yaşayacak Konak Belediyesi Ferdi Zeyrek Gençlik Merkezi, CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın katıldığı törenle açıldı. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, geçen yıl hayatını kaybeden Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek’in adını taşıyan ve Konak Belediyesi tarafından hayata geçirilen gençlik merkezinin açılışına katıldı. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, CHP genel başkan yardımcıları, milletvekilleri, CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu, ilçe belediye başkanları, eski dönem belediye başkanları, Ferdi Zeyrek Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı ve Ferdi Zeyrek’in eşi Nurcan Zeyrek’in de yer aldığı açılış töreninde, gençlik merkezi de gezildi. Törende Ferdi Zeyrek anısına hazırlanan video ekrana yansıtılırken, duygusal anlar yaşandı. "İzmir Büyükşehir Belediyesi inisiyatif aldı" Açılış töreninde konuşan Özel, Ferdi Zeyrek’in adının gençlerle buluşmasının çok kıymetli olduğunu ve merkezin yeni nesil, enerjik bir yapıya sahip olduğunu vurguladı. Özel, "İzmir’deki her başarı gururumuza gurur katarken, en küçük aksaklık bile hepimizi derinden etkiliyor. Bu nedenle sosyal konut projeleri, kiralık konut modelleri ve kooperatif süreçlerinde atılan olumlu adımlar; geçmişte mağduriyet yaşayanlara anahtarların teslim edilmesi ve uzlaşıların sağlanması büyük önem taşıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin inisiyatif alarak sorunları çözmesiyle yüzlerin gülmesi, memnuniyet ve umudun yerini alması; iki gün boyunca bu pozitif tabloyu görmek hepimize iyi geldi. Öncelikle İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız ve belediye bürokrasisine, ilçe belediye başkanlarımıza teşekkür ediyoruz" diye konuştu. "Şimdi yüzler gülüyor" Özgür Özel, konut sorununa kooperatif modeliyle çözüm aramanın ve bu kapsamda kentsel dönüşüm projeleri yürütmenin suç olmadığını vurgulayarak, "Kooperatifçilik suç değildir. Bizim modelimizde kamunun cebinden beş kuruş çıkmadan, müteahhite kaynak aktarılmadan, en uygun maliyetle konut üretmek amaçlanmıştır. Ancak sonrasında inşaat maliyetlerinde on kata varan ciddi artışlar ve bunu sürdürmek için alınan bazı tedbirler, bazı adımlar vardır" dedi. Özel, o günlerde parti ve İzmir Büyükşehir Belediyesi ile İzmirliler arasındaki sıkı ve kopmaz bağı zedeleyecek bir şey olmadan konunun çözülmesi için talimat verdiğini aktararak, "Şimdi protesto edenlerin yüzlerinin güldüğü, artık bu rahatsızlıkların umuda, mutluluğa ve teşekküre dönüştüğü bir süreçteyiz. Bu işin işleyişi ile ilgili bilgileri takip ediyorum. Gözüm ve kulağım İzmir’de. Son konutun anahtarı teslim edilene kadar Genel Başkan bu işin üzerindedir" açıklamasında bulundu. "İki duyguyu bir arada yaşıyoruz" İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay da, "Bugün, Ferdi Başkan ve Gülşah Başkan adına yapılan diğer açılışlarda olduğu gibi iki duyguyu bir arada yaşıyoruz. Bir tarafımız bahar, bir tarafımız yaprak döküyor. Değer verdiğimiz insanları erken ve talihsiz şekilde kaybetmiş olmanın hüznünü en derinlerimizde hissediyoruz. Hem Büyükşehir hem de ilçe belediyeleri olarak halkımızın her kesiminin ve her yaştaki insanının ihtiyaçlarını doğru tepit ederek hizmetleri ulaştırmaya çalışıyoruz. Bunların arasında gençlere dönük hizmetleri daha özel bir yere koyuyoruz. Gençleri mutlu olmayan, umutlu olmayan bir toplum iyi olamaz" dedi. "Gençler için özenle çalışmaya devam edeceğiz" Başkan Tugay, İzmir’de gençlerle yapılan saha çalışmalarında, kentin gençlerin kendini geliştirmesi için daha fazla imkan sunması gerektiğine dair güçlü bir talep aldıklarını belirtti. Bu doğrultuda çalışmalarını sürdürdüklerini ifade eden Tugay, kent genelinde belediyelerin gençlere özel projelere ağırlık verdiğini; kütüphane açılışları, yeni kütüphane temelleri ve dijital beceri merkezleriyle bu sürecin desteklendiğini söyledi. Özellikle yapay zeka alanında eğitim verecek dijital merkezin aktif şekilde kullanılacağını vurgulayan Tugay, gençlere yönelik bu yaklaşımı Cumhuriyet Halk Partisi’nin sosyal demokrat ve insan odaklı çizgisiyle sürdürmeye devam edeceklerini belirtti. Başkan Tugay, "İzmir’i gençler için her geçen gün cazip ve çekici bir kent haline getireceğiz" diyerek sözlerini tamamladı. "Sözcüklere sığdırmak imkansız" Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu ise, "Bugün, bu kürsüde konuşmak benim için hiç kolay değil. İçimde gurur var; enerjisini gençlerine borçlu olduğumuz bu kentin kalbinde yeni bir hikayeyi Konak’a kazandırıyoruz. İçimde mutluluk var; çünkü burası gençlerin nefes alacağı, üreteceği, sosyalleşmek için bir araya geleceği bir yer olacak. İçimde hüzün var, çünkü bu merkeze adını veren kardeşim Ferdi Zeyrek bugün aramızda değil. Yüreğimizde derin bir sızı bırakarak hayata veda eden Ferdi Başkanı sözcüklere sığdırmak imkansız" ifadelerini kullandı. "Gençlere ve Ferdi’nin hatırasına çok iyi gelecek" Ferdi Zeyrek Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı ve Ferdi Zeyrek’in eşi Nurcan Zeyrek, Ferdi Zeyrek’in adının gençlerle buluşmasının kendisi için büyük bir gurur ve anlam taşıdığını ifade etti. Gençlerin fırsat eşitliğine kavuşmasının Ferdi Zeyrek’in en büyük hedeflerinden biri olduğunu vurgulayan Zeyrek, bu merkezin onun gençlere olan inancının bir yansıması olacağını belirtti. Ferdi Zeyrek Gençlik Merkezi’nin hem gençlere hem de onun hatırasına iyi geleceğini söyleyen Zeyrek, "Bu merkezde umut hiç bitmeyecek, gençler oldukça büyümeye devam edecek" dedi. Ferdi Zeyrek Gençlik Merkezi Eğitim kurumları, spor tesisleri gibi öğrenci sirkülasyonunun yoğun olduğu Çınarlı Mahallesi 1592 Sokak üzerinde bulunan Ferdi Zeyrek Gençlik Merkezi, alanında öncü tesislerden biri olacak yeni nesil bir gençlik merkezi olarak kurgulandı. Merkezin tasarımında, gençlerin değişen gündelik hayat ihtiyaçları göz önünde bulundurulurken, teknoloji kullanımı öne çıktıGençlerin dijital dünyayla bağını güçlendirecek ve ücretsiz hizmet verecek olan iki katlı Ferdi Zeyrek Gençlik Merkezi’nde VR Alanı, Oyun Odası, Simülasyon İstasyonu Atölye Alanı, E-Spor Alanı, Influencer Odası, Yayın Odaları, Ses Kayıt Odası, Prodüksiyon Odası, Podcast Odası, toplantı odaları, sosyal alan ve kafeterya yer alıyor.
Özgür Özel’den Romanlara mecliste temsil ve bütçe sözü
03 Nisan 2026 Cuma - 17:23 Özgür Özel’den Romanlara mecliste temsil ve bütçe sözü İzmir’de düzenlenen Romanlar Buluşması’na katılan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, parlamentoda Roman temsilinin önemine değinerek, "Bu parlamentonun bütçesinde Romanlar yoksa bu kazanımlar Romanlara ulaşmıyor demektir. Bu işe çok esaslı bir müdahale yapacağız" dedi. Bir dizi program için İzmir’e gelen CHP lideri Özel, Tarihi Havagazı Fabrikası’nda Roman toplumu temsilcileri ve vatandaşlarla buluştu. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, milletvekilleri ve parti yöneticilerinin de eşlik ettiği toplantıda konuşan Özel, toplumsal eşitlik vurgusu yaptı. Anayasaya göre herkesin eşit olduğunu ancak fiiliyatta Romanların ayrımcılıktan şikayet ettiğini dile getiren Özel, "Bir demokraside toplumun bir kısmı ’Ben eşit hissetmiyorum’ diyorsa orada sorun vardır. O kişi ’Eşit hissediyorum’ diyene kadar çalışmak lazım. Bu dönemin en büyük ayıbı Meclis’te Romanların temsil edilmiyor oluşudur. Sol ve sosyal demokrat bir parti olarak bu eksiği gidermesi gereken ilk biziz" ifadelerini kullandı. Bütçesiz hedef koyulmaz Sorunların çözümü için sadece eylem planlarının yeterli olmadığını, bu işe kaynak ayrılması gerektiğini kaydeden Özel, bütçe vurgusu yaptı. Özel, "Yıllardır strateji planları yazıldı ama kimse sorumluluk üstlenmiyor. Bütçe koymadan hedef koyulmaz. ’Ayrımcılıkla mücadele edeceğim’ diyorsan, köprüye koyduğun para gibi bu işe de parayı koyacaksın. Bütçesiz söz olmaz. Biz hem temsilinizi sağlayacağız hem de her sözün arkasına bütçesini koyacağız" dedi. Yoksulluk sosyal demokrat müdahale ile çözülür Türkiye’de derin bir yoksulluk yaşandığını ve bu durumun en çok kırılgan grupları etkilediğini ifade eden Özel, ekonomik şartlara değindi. Özel, "Herkesin çocuğu kendinden uzun ve yakışıklı ama maalesef kendinden fakir. Eskiden bir memur 10 yıl çalışınca ev araba alırdı, şimdi bu imkansız hale geldi. Bu düzene sosyal demokrat bir müdahale gerekiyor. Dünyada Romanların iyi durumda olduğu ülkelere bakın; temel kazanımlar hep sol partilerin iktidarında olmuştur. Bizim iktidarımızda yoksulluk mahkumiyet olmaktan çıkacak" şeklinde konuştu. Barınma ve eğitim desteği Belediyelerin Roman mahallelerinde yürüttüğü çalışmaları da değerlendiren Özel, barınma sorununun Romanlar için hayati olduğunu belirtti. Özel, "Kiralık sosyal konut projeleri bu açıdan çok önemli. İzmir’de Roman mahallelerinde okullara beslenme desteği veriliyor, dayanışma noktaları üzerinden binlerce kişiye sıcak yemek ulaştırılıyor. Emeklilere kira ve alışveriş desteği sağlanıyor. Ancak bu pansuman tedbirlerin ötesine geçilmeli. Hiçbir Roman çocuk, hayata kapatamayacağı kadar büyük bir farkla geriden başlamamalıdır" diye konuştu.
Araçlara dadanan hırsızlar, 35 kamera incelenerek yakalandı
03 Nisan 2026 Cuma - 16:34 Araçlara dadanan hırsızlar, 35 kamera incelenerek yakalandı İzmir’in Çeşme ilçesinde park halindeki araçların kapılarını zorlayarak hırsızlık yapmaya çalışan ve bir vatandaş tarafından kovalanan 2 şüpheli, jandarma ekiplerince yakalandı. Tam 35 güvenlik kamerası izlenerek yakalanan ve hırsızlık suçundan çok sayıda kaydının bulunduğu tespit edilen şüphelilerin, hırsızlık amacıyla ilçeye geldikleri belirlendi. Çeşme ilçesi Ovacık Mahallesi’nde meydana gelen olayda, 2 şüpheli sokak üzerinde park halinde bulunan araçların kapısını tek tek kontrol etti. Kapıları zorlayarak araçların içine giren ve hırsızlık yapmaya çalışan şüpheliler, çevredeki bir vatandaşın dikkatini çekti. Durumu fark eden vatandaşın müdahale etmek için kendilerine doğru koşması üzerine şüpheliler, olay yerinden hızla uzaklaşarak kaçtı. 35 kamera incelendi Olayın ardından Çeşme Merkez Jandarma Karakol Komutanlığı ve JASAT timleri tarafından geniş çaplı çalışma başlatıldı. Ekipler, bölgedeki 35 ayrı güvenlik kamerası kaydını detaylı şekilde inceledi. Vatandaşların da desteğiyle eşkalleri ve kimlikleri tespit edilen T.Ş.B. (18) ve M.U.Ş. (17), düzenlenen operasyonla kısa sürede gözaltına alındı. Hırsızlık için gelmişler Yakalanan zanlıların, hırsızlık amacıyla İzmir’den ilçeye geldikleri tespit edildi. Çok sayıda hırsızlık kaydı bulunduğu öğrenilen 2 şüpheli şahıs hakkında başlatılan soruşturma devam ediyor.
Kamu ve işveren istişare için İzmir Ticaret Odası’nda buluştu
03 Nisan 2026 Cuma - 16:19 Kamu ve işveren istişare için İzmir Ticaret Odası’nda buluştu ’Çalışma Hayatı İstişare Toplantısı’nın beşincisi Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın katılımıyla İzmir Ticaret Odası’nda gerçekleştirildi. Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu’nun (TİSK), Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile düzenlediği ve geleneksel hale getirdiği toplantıya İzmir Valisi Süleyman Elban, İzmir Milletvekilleri Ceyda Bölünmez Çankırı, Şebnem Bursalı Aksoy ve Yaşar Kırkpınar, Milliyetçi Hareket Partisi İzmir İl Başkanı Veysel Şahin, İYİ Parti İzmir İl Başkanı Ülkü Doğan, Karabağlar Kaymakamı Mehmet Özer, SGK Başkanı Yunus Elitaş, Türkiye İş Kurumu Genel Müdürü Şeref Aktaş, TOBB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Ege Bölgesi Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar ve Meclis Başkanı H. İbrahim Gökçüoğlu, İzmir Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ercan Korkmaz ve Meclis Başkanı Ömer Gökhan Tuncer, İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyeleri Mehmet Şahin Çakan ve Nuray Eyigele İşleyen, Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdürü Hidayet Baydilli, İzmir Ticaret Odası Meclis Başkan Yardımcısı Mehmet Tahir Özdemir, Meclis Katip Üyesi Ali Yaramışlı, EGİFED Yönetim Kurulu Başkanı Alp Avni Yelkenbiçer, EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Özhelvacı, İzmir Oda, Borsa ve Birliklerinin Başkan ve Temsilcileri, İlçe Oda ve Borsa Başkanları, Organize Sanayi Bölgeleri Yönetim Kurulu Başkanları, meclis üyeleri ile üyeler katıldı. "İş dünyamızın nabzını tutuyoruz" Böyle bir toplantıya ev sahipliği yapmaktan dolayı memnuniyet duyduklarını ifade eden İzmir Ticaret Odası Meclis Başkanı Selami Özpoyraz, "İzmir Ticaret Odası olarak; iş dünyamızın nabzını tutan, değişen ekonomik dinamikleri sahadan aldığı verilerle yorumlayan ve bu birikimi kamu politikalarına katkı sağlayacak şekilde dönüştüren bir sorumluluk üstleniyoruz. Çalışma hayatındaki gündem maddelerimizin en başında hiç kuşkusuz ’kayıt dışı istihdamla mücadele’ geliyor. Çünkü kayıt dışılığın yaygın olduğu bir ortamda; yükümlülüklerini eksiksiz yerine getiren, vergisini ve sosyal güvenlik primlerini düzenli ödeyen işletmelerimiz ciddi bir maliyet dezavantajıyla karşı karşıya kalıyor ve bu durum piyasa dengelerini bozarak haksız rekabeti beraberinde getiriyor. İyi niyetli işletmeler ile kötü niyetli uygulamaların titizlikle ayrıştırılmasının önemini özellikle belirtmek istiyorum" diye konuştu. İş dünyasının beklentilerini aktaran Özpoyraz, toplantının önemli kazanımlar oluşturmasını temenni etti. "Bölgemizdeki savaşın bir an önce sona ermesini temenni ediyoruz" Toplantıda konuşan TİSK Yönetim Kurulu Başkanı Özgür Burak Akkol, "Tüm dünyada, yakın coğrafyamızda ve ülkemizde hissedilen zorlu süreçlerden geçiyoruz. Bölgemizdeki savaşın bir an önce sona ermesini temenni ediyoruz. Savaş sonrasında da ülkemizin gerek stratejik gerekse ekonomik alandaki gücünün ve öneminin artarak devam edeceğine de inancımız tam" ifadelerini kullandı. Yeni nesil çalışma modellerine değinen Akkol, "Kısmi süreli çalışmanın payı ülkemizde yalnızca yüzde 12. Geçtiğimiz yılsonunda bu konuda gençlerle sahada yaptığımız araştırmada her 4 gençten 3’ünün ’Çalıştığım iş yerinden ziyade, esnek çalışabiliyor muyum, önceliğim bu’ dediğini gördük. Her 2 gençten 1’i de yasal düzenlemeler olmamasından dolayı esnek çalışma yöntemlerine geçmekten çekindiğini belirtiyor. Biz diğer ülkelere kıyasla daha genciz, bu alanda potansiyelimiz daha yüksek. Yeni nesil çalışma modellerinin Türkiye’de istihdama potansiyel katkısı: 3 milyon kişi. Yeni nesil çalışma yöntemleri kadın ve genç istihdamını etkileyecek başlıca faktör. Çalışma hayatına atılmayı bekleyen 3 milyona gencimizin (15-24 yaş), kariyerinde en hızlı ilerleyebilecek periyotta olan 4,5 milyon kadınımızın potansiyelinden yararlanamıyoruz. Özetle, Sayın Cumhurbaşkanımızın açıkladığı Orta Vadeli Programın da öncelikli hedefleri arasında yer alan yeni nesil çalışma modellerine ilişkin gerekli mevzuat düzenlemesini elzem buluyoruz" dedi. "Kayıt dışı ile mücadele önemli" Akkol, kayıt dışı ekonominin Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınma hedeflerini tehlikeye atan bir durum olduğuna da değinerek, "Son yıllarda devletimizin attığı adımlarla kayıt dışı ekonomiyi aşağı çekmeye devam ediyoruz. Ancak hâlâ gidilecek yolumuzun olduğu da aşikar. Tüm çalışanların neredeyse yüzde 25’i, yani 8 milyondan fazla çalışan kayıt dışı. Kayıt dışılıkta 1 puan artışın maliyeti 47 milyar lira. Kayıt dışı oranının gelişmekte olan ülkeler seviyesine düşmesi, yani yüzde 15’lere inmesi, yıllık 500 milyar lira ek kaynak demek" ifadelerine yer verdi. İş dünyası, üst düzey Bakanlık bürokratları ile ihtiyaç ve beklentileri görüştü Toplantının devamında, bakanlık bürokratları ile işverenler çalışma hayatının temel konularına ilişkin olarak sektörlerde yaşanan sorunlar, çözüm önerileri ve beklentiler konusunda görüş alışverişinde bulundu.
Dikili Devlet Hastanesi’nde fizik tedavi ünitesi hizmete giriyor
03 Nisan 2026 Cuma - 11:12 Dikili Devlet Hastanesi’nde fizik tedavi ünitesi hizmete giriyor İzmir Dikili Devlet Hastanesi, bünyesinde kurulan Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Ünitesi ile sağlık hizmetlerini genişletiyor. Yeni ünite, 6 Nisan 2026 itibarıyle ayaktan hasta kabulüne başlayacak. Hastane yönetimi tarafından yapılan açıklamada, ünitenin günlük yaklaşık 100 hasta kapasitesiyle hizmet vereceği bildirildi. Böylece bölgedeki fizik tedavi ihtiyacının önemli ölçüde karşılanmasının hedeflendiği ifade edildi. Modern tedavi alanları oluşturuldu Yeni ünitede farklı tedavi ihtiyaçlarına yönelik donanımlı alanlar hazırlandı. Bu kapsamda; 2 elektroterapi odası, rehabilitasyon odası, parafin tedavi odası, whirlpool (su içi terapi) odası oluşturuldu. Kurulan altyapı ile hastalara kapsamlı ve çok yönlü fizik tedavi hizmeti sunulması planlanıyor. Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Ünitesi’nde birçok alanda tedavi hizmeti verileceği açıklandı. Ünitede; nörolojik rehabilitasyon, ortopedik rehabilitasyon, geriatrik rehabilitasyon, romatizmal hastalıklar için tedavi süreçleri yürütülecek. Ayrıca bel, boyun, diz ve kalça rahatsızlıkları ile omuz ve dirsek problemleri başta olmak üzere kas-iskelet sistemi hastalıklarına yönelik uygulamaların da gerçekleştirileceği belirtildi. Sevk ihtiyacının azaltılması hedefleniyor Hastane Müdürü İbrahim Şimşek, yeni ünitenin bölgedeki sağlık hizmetlerinin kapasitesini artıracağını ifade etti. Ünitenin hizmete girmesiyle birlikte, hastaların farklı merkezlere sevk edilme ihtiyacının azalmasının beklendiği kaydedildi. Ayrıca Dikili ve çevresinde yaşayan vatandaşların fizik tedavi hizmetlerine daha hızlı ve kolay erişim sağlamasının amaçlandığı bildirildi.
Kiraz’da taşkınlara karşı 100 milyon liralık altyapı hamlesi
03 Nisan 2026 Cuma - 09:55 Kiraz’da taşkınlara karşı 100 milyon liralık altyapı hamlesi İzmir Büyükşehir Belediyesi İZSU Genel Müdürlüğü, Kiraz’da yaklaşık 100 milyon liralık yağmursuyu altyapı yatırımı başlattı. Kiraz’ın merkezinde yaşanan su baskınlarını önleyecek proje ile yaklaşık 3 kilometrelik yağmursuyu hattı inşa edilecek. İzmir Büyükşehir Belediyesi İZSU Genel Müdürlüğü, iklim krizinin etkisiyle artan ani ve yoğun yağışlara karşı kentin altyapısını güçlendirmeye devam ediyor. Kent merkezinde yürütülen büyük ölçekli yağmursuyu ayrıştırma projelerinin yanı sıra İzmir’in çevre ilçelerinde de yatırımlarını sürdüren İZSU, Kiraz ilçesinde önemli bir altyapı projesini hayata geçiriyor. Kiraz’da özellikle ani ve yoğun yağışlarda yaşanan su birikmesi ve taşkın sorununa kalıcı çözüm getirmeyi amaçlayan 100 milyon liralık proje ile ilçenin yağmursuyu altyapısı güçlendirilecek. Proje tamamlandığında yaklaşık 3 kilometre uzunluğunda yağmursuyu hattı, 378 metre sıra ızgara ve 300 adet tekli ızgara imalatı gerçekleştirilmiş olacak. Yağmur suyu ve kanalizasyon hatları ayrılıyor Kiraz ilçe merkezinde uzun yıllardır yağmur suyu ve kanalizasyon hatlarının birleşik sistem olarak çalışması, özellikle yoğun yağışlarda altyapının kapasitesini zorlayan önemli bir sorun haline gelmişti. İZSU tarafından hayata geçirilen yeni projeyle birlikte yağmursuyu ve kanalizasyon hatları ayrıştırılacak. Böylece hem yağışlı havalarda yaşanan su baskınlarının önüne geçilecek hem de kanalizasyon hatlarının üzerindeki hidrolik yük azaltılarak sistem daha sağlıklı çalışacak. Projenin ilk etap çalışmaları Cumhuriyet Mahallesi Sebahattin Ener Sokak’ta başlatıldı. Çalışmalar Akdeniz Caddesi, Gümüşsuyu Caddesi, Hacı İbrahim Efendi Caddesi, Sabit Arlı Caddesi, Sağlık Caddesi’nde yaşanan taşkın ve su baskını sorunlarının önüne geçilmesini hedefliyor. Çalışmalar yıl sonuna kadar tamamlanacak Yaklaşık 100 milyon liralık yatırımla hayata geçirilen projenin eylül ayında tamamlanması planlanıyor. Çalışmaların tamamlanmasıyla birlikte Kiraz’da yağışlı havalarda yaşanan mağduriyetlerin önüne geçilmesi ve daha güvenli bir altyapı oluşturulması amaçlanıyor.