Yerel Haberler
İzmir
Aliağa’da 23 Nisan Çocuk Bayramı coşkuyla kutlandı 23 Nisan 2026 Perşembe - 21:50:15 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ve TBMM’nin açılışının 106. yıl dönümü Aliağa’da düzenlenen birbirinden renkli etkinliklerle kutlandı. Aliağa’da ‘23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’ kutlamaları sabah saatlerinde öğrenci grupları ile vatandaşların bando eşliğinde çelenk sunma töreninin yapılacağı Cumhuriyet Meydanı’na kortej halinde yürümesiyle başladı. Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen törende Aliağa İlçe Milli Eğitim Müdürü Dr. Erdoğan Akyüz, Atatürk Anıtı’na çelenk sunumunu yaptı. Çelenk sunma programı, İstiklal Marşı’nın okunması ve saygı duruşunda durulmasının ardından sona erdi. Resmi törenin ardından 23 Nisan kutlama programı Mehmet Saka İlkokulu’nda devam etti. Programa; Aliağa Kaymakamı Zekeriya Güney, Garnizon Komutanı Albay Ali Güler, Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar, Aliağa Cumhuriyet Başsavcısı Serkan Başaran, Aliağa İlçe Jandarma Komutanı Binbaşı Yusuf Can Gökgöz, Aliağa İlçe Emniyet Müdürü Ahmet Can, Aliağa İlçe Milli Eğitim Müdürü Dr. Erdoğan Akyüz, Aliağa Belediye Başkan Yardımcısı Mesut Öztürk, Aliağa Belediyesi Personel Şirketi Yönetim Kurulu Başkanı Mehmedali Özkurt, şehit yakınları, gaziler, askeri erkan, daire amirleri, sivil toplum kuruluşları, siyasi parti temsilcileri, öğretmenler, öğrenciler, veliler ve çok sayıda vatandaş katıldı. Programda Günün anlam ve önemini belirten açılış konuşmasını Aliağa İlçe Milli Eğitim Müdürü Dr. Erdoğan Akyüz yaptı. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in kutlama mesajı okundu. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kapsamında yürütülen Dilimizin Zenginlikleri Projesi çerçevesinde düzenlenen şiir yazma yarışmasında İzmir il birincisi olan Aliağa 100. Yıl Ortaokulu öğrencisi Zeynep Baba, ‘Yaşasın Hürriyet’ adlı şiirini seslendirdi. Mehmet Saka İlkokulu öğrencilerinin hazırladığı gösteriler izleyicilerden büyük alkış aldı. İlçe genelinde düzenlenen resim ve atletizm yarışmalarında dereceye giren öğrencilere ödülleri takdim edildi. Kutlama programının ardından katılımcılar, öğrenciler tarafından hazırlanan ‘23 Nisan’da Çocuk Olmak’ temalı resim sergisini gezdi." Aliağa’da çocukların bayramı dolu dolu kutlandı Aliağa Belediyesi tarafından 23 Nisan Çocuk Şenliği kapsamında düzenlenen ve üç gün süren etkinlikler; Helvacı, Şakran ve Avcı Ramadan’da yoğun katılımla gerçekleştirildi. Okul saldırısında hayatını kaybeden öğretmen ve öğrenciler için Kur’an-ı Kerim okundu. Program boyunca çocuklar ve aileler için renkli aktiviteler düzenlendi. Helvacı ve Şakran’da maskot gösterileri, taş ve yüz boyama etkinlikleri ile çeşitli ikramlar sunulurken, şişme oyun grupları, motosiklet eğitim parkuru ve farklı oyun alanlarıyla eğlence daha da genişletildi. Üç gün boyunca sahne alan ASEV dans ekipleri ise halk oyunları ve modern dans gösterileriyle şenliğe renk kattı. Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar, şenlikte çocukların gününü kutlayarak mutluluklarına ortak olurken çocuklarla birlikte etkinliğin kapanışını yaptı. Aliağa Belediyesinden, 23 Nisan’a özel resimli çocuk kitabı Aliağa Belediyesi’nin 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’na özel olarak hazırladığı "Ali ve Ece, Yaşasın 23 Nisan" adlı resimli çocuk kitabı, etkinliklerde miniklerle buluştu. Aliağa Belediyesinin "Aliağa Çocuk" yayınevinden çıkan "Ali ve Ece" serisinin üçüncü kitabı olan "Ali ve Ece, Yaşasın 23 Nisan", Demet Bozkurt tarafından kaleme alınıp özel çizimlerle zenginleştirildi. Üç gün süren şenlikler boyunca Helvacı, Şakran ve Avcı Ramadan’da gerçekleştirilen etkinliklerde 3 bin adet kitap çocuklara dağıtıldı.
23 Nisan 2026 Perşembe - 15:25 İzmir’de çocuklar 23 Nisan etkinliklerinde kriz yönetiminin başına geçti İzmir’de 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı etkinlikleri kapsamında Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) İl Müdürlüğünü ziyaret eden ilkokul öğrencileri, hem afet bilinci eğitimi aldı hem de senaryo gereği meydana gelen deprem krizini yönetti. 23 Nisan kapsamında düzenlenen etkinlikler dolayısıyla Nebahat Alparslan Karadavut İlkokulu, Bayraklı Osman Faruk Verimer İlkokulu ve Bornova İhsane Tuna Dıravacıoğlu İlkokulunda eğitim gören 3. ve 4. sınıf öğrencileri ile velileri, İzmir AFAD İl Müdürlüğünde misafir edildi. Organizasyona İzmir Valisi Süleyman Elban, İl Milli Eğitim Müdürü Ömer Yahşi ve İzmir AFAD İl Müdürü Nazif Ekinci de katıldı. AFAD Kriz Yönetim ve Koordinasyon Merkezini ziyaret eden çocuklara, burada uzman ekipler tarafından kurumun çalışmaları hakkında bilgilendirme yapıldı. Daha sonra gönüllü yeleklerini giyerek baretlerini takan minik öğrenciler, AFAD eğitimcilerinden Heimlich manevrası başta olmak üzere kalp masajı ve çeşitli ilk yardım eğitimleri aldı. Eğitimlerin ardından çocuklar, temsili olarak devlet büyüklerinin ve kurum müdürlerinin yerini alarak senaryo gereği meydana gelen bir deprem anında yapılması gerekenleri uyguladı. Kriz masasına geçen öğrencilerden Deniz Çetin vali, Yekta Akkuş garnizon komutanı, Gülce Gündaş büyükşehir belediye başkanı ve Melis Yavuzalp ise AFAD il müdürü koltuğuna oturarak arama kurtarma çalışmalarını koordine etti. AFAD Başkanı konferansla bağlandı Türkiye AFAD Başkanı Ali Hamza Pehlivan ise etkinliğe video konferans yöntemiyle bağlanarak çocukların bayramını kutlayan bir açıklama yaptı. Renkli anlara sahne olan tatbikatın ardından, görevlerini başarıyla tamamlayan çocuklara afet ve acil durum çantaları ile çeşitli hediyeler takdim edildi. "Geleceğin komutanları olarak hazırız" Garnizon Komutanı görevini üstlenen Yekta Akkuş, bu organizasyon sayesinde önemli tecrübeler edindiklerini ve geleceğin komutanları olarak vatan savunmasına her zaman hazır olacaklarını ifade etti. Akkuş, AFAD tarafından düzenlenen bu etkinlikte afet bilincini yaşayarak öğrendikleri için teşekkürlerini iletti. "Koordinasyonun önemini kavradık" Temsili AFAD İl Müdürü Melis Yavuzalp ise kriz anlarını yönetmenin büyük bir sorumluluk olduğunu ve bu süreçte koordinasyonun önemini kavradıklarını belirtti. Yavuzalp, kendilerine sunulan bu imkanın afetlere karşı hazırlıklı olma noktasında çok kıymetli olduğunu kaydetti.
23 Nisan 2026 Perşembe - 15:00 Marble İzmir’i 50 bini aşkın kişi ziyaret etti Doğal taş sektörünün küresel buluşma noktası Marble İzmir-Uluslararası Doğaltaş ve Teknolojileri Fuarı, 4 bin 10’u yabancı ve 46 bin 973’ü yerli olmak üzere toplam 50 bin 983 profesyonel ziyaretçiyi ağırladı. Marble İzmir, ortaya çıkardığı ticaret hacminin yanı sıra tasarım, sanat ve bilgi paylaşımını bir araya getiren yapısıyla dikkat çekti. İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde İZFAŞ tarafından bu yıl 31. kez düzenlenen Marble İzmir, 14-17 Nisan tarihleri arasında dünyanın dört bir yanından sektör profesyonellerini İzmir’de ağırladı. Marble İzmir, her yıl olduğu gibi bu yıl da hem sektöre hem de ülke ekonomisine önemli katkılar sağladı. Türkiye’nin 41 ilinden ve 28 farklı ülkeden katılımcıyla 150 bin metrekareyi aşan alanda gerçekleştirilen Marble İzmir’de, Ege Maden İhracatçıları Birliği ve İZFAŞ koordinasyonunda düzenlenen alım heyeti programları, B2B görüşmelerle farklı ülkelerden gelen alıcılar katılımcı firmalarla buluşturularak, binlerce nitelikli iş görüşmesi yapıldı. Fuar hem mevcut ticari ilişkilerin güçlendirildiği hem de yeni pazarlara açılma fırsatlarının değerlendirildiği bir platform olarak öne çıktı. Gerçekleştirilen ticari görüşmelerin sektöre milyonlarca dolar hacminde katkı sunması öngörülüyor. Tasarım, sanat ve ticaret D-esign Arena’da buluştu D Holü, bu yıl "D-esign Arena" konseptiyle yeniden düzenlendi ve fuarın en dinamik alanlarından biri haline geldi. Tasarım, sanat ve ticaretin buluştuğu bu alanda mimar, akademisyen ve sektör temsilcilerinin katılımıyla Marble Talks oturumları, iş görüşmeleri ve etkinlikler gerçekleştirildi. 31. yıla özel açılış performansı ve paneller büyük ilgi gördü. 50’yi aşkın uzman deneyimlerini paylaştı. Heykel Çalıştayı’nda üretilen eserler fuar boyunca sergilendi ve İzmir’in çeşitli noktalarına yerleştirildi. 67 üniversiteden 724 projenin katıldığı 8. Uluslararası Doğal Taş Tasarım Yarışması’nda 19 tasarım finale kalırken, ödüller sahiplerini buldu. "Gelecek yıl için çalışmalarımıza şimdiden başladık" Fuarla ilgili değerlendirmede bulunan İZFAŞ Genel Müdürü Tuğçe Cumalıoğlu, Marble İzmir’in sektörle birlikte büyüyen güçlü yapısına dikkat çekerek, "Marble İzmir’i başarıyla tamamlamanın gururunu yaşıyoruz. 31 yıldır Marble İzmir sektörü büyütürken, sektör de fuarı büyütmeye devam ediyor. Türkiye’nin sahip olduğu doğal taş rezervleri, fuarı küresel ölçekte güçlü kılıyor. Yabancı katılımcı ve ziyaretçilerimizin, burada yalnızca Türkiye’nin değil, dünyanın dört bir yanından taş çeşitliliğini bir arada görme fırsatı bulduklarını ifade etmeleri bizim için büyük bir memnuniyet kaynağı. Bu yılki organizasyon, küresel ölçekte yaşanan zorluklara rağmen bir araya gelmenin ve iş birliği üretmenin her zamankinden daha önemli hale geldiğini bir kez daha gösterdi. Bine yakın katılımcı ve 50 bini aşkın ziyaretçiyle Marble İzmir, artık sadece bir ticaret platformu değil; fikirlerin buluştuğu, iş birliklerinin geliştiği ve sektörün geleceğinin şekillendiği güçlü bir buluşma noktası olduğunu bir kez daha kanıtladı. Marble İzmir gerçekten çok güçlü bir fuar ve bu güç sektöre doğrudan yansıyor. Önümüzdeki yıl bu gücü daha da büyüterek sürdürmek istiyoruz. Gelecek yıl için çalışmalara şimdiden başladık" dedi. Nitelikli alıcı vurgusu TÜMMER Yönetim Kurulu Başkanı Hanifi Şimşek ise Marble İzmir’in sektörel açıdan verimli geçtiğini belirterek, organizasyonun hem ulusal hem de uluslararası düzeyde güçlü bir iş birliğiyle yürütüldüğünü söyledi. Şimşek, "Türkiye ile ticaret yapmak isteyen herkes buradaydı. Yoğunluk vardı, ama daha önemlisi nitelikli bir katılım vardı. Aldığımız geri bildirimler de fuarın geçen seneye göre daha iyi geçtiğini gösteriyor. 2027’nin çok daha iyi olacağını düşünüyorum. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız Dr. Cemil Tugay’a özellikle teşekkür etmek istiyorum. Fuara çok büyük destek veriyor. Aynı şekilde İZFAŞ Genel Müdürümüz Tuğçe Cumalıoğlu ile çok uyumlu bir çalışma yürütüyoruz. Bu güçlü iş birliği sayesinde fuar her yıl daha da gelişiyor" diye konuştu. Marble İzmir doğal taş için bölgesel bir merkez olmaya devam ediyor İtalya Mermer Makineleri Üreticileri Konfederasyonu ile yapılan iş birliği çerçevesinde fuarda yer alan Konfederasyonun Onursal Başkanı Flavio Marabelli ise, organizasyonun küresel ölçekteki konumuna dikkat çekerek, "Bu fuara en başından beri katılıyorum, hatta fuar şehir merkezindeyken de buradaydım. Bu özel ve harika fuar alanının kuruluşuna tanıklık ettim. Son katılımımdan beş yıl sonra yeniden burada olmak benim için önemli. Dünyada uluslararası durum oldukça karmaşık ancak buna rağmen bu fuarda çok sayıda ziyaretçi gördüm ve Türk şirketlerinin katılımı oldukça başarılı ve memnuniyet vericiydi. Bu, fuarın doğal taş için bölgesel bir merkez olmaya devam ettiğinin göstergesi. Marble İzmir yalnızca Türkiye için değil, farklı coğrafyalar için de önemli bir platform" ifadelerini kullandı. "Türkiye, doğal taş ticareti yapan herkes için merkezi bir nokta" Fuara Hindistan’dan katılan Toshniwal Stones temsilcisi Akhil Toshniwal, Marble İzmir’in doğal taş sektöründeki güçlü konumuna ve uluslararası etkisine dikkat çekerek, "Bu yıl gerçekten çok iyi. Çok farklı ülkelerden çok sayıda insan görüyorum. Özellikle Orta Doğu’dan ve Rusya’dan yoğun katılım var. O kadar yoğunduk ki öğle yemeği yiyecek vaktimiz bile olmadı. Burada olduğumuz ve katıldığımız için çok mutluyuz. Türkiye, doğal taş ticareti yapan herkes için merkezi bir nokta. Çünkü herkes Türk taşıyla çalışıyor. Her yıl yeni mermerler ve yeni taşlar görüyoruz. Bu işi yapan herkesin Türkiye’ye, bu fuara gelmesi gerekir" dedi. "Marble İzmir bizim için vazgeçilmez bir buluşma noktası" Aslanlar Mermer temsilcisi Deniz Fazlılar, fuarın hem ticari hem de marka değeri açısından önemini vurgulayarak, "İzmir firması olduğumuz için burada olmak bize ayrı bir avantaj sağladı. İzmir Fuarı bizim için hem satış hem prestij hem de tanıtım açısından çok önemli bir nokta. Yaklaşık 15 yıldır katılıyoruz, pandemi dışında her yıl buradayız ve genel olarak çok memnunuz. Bu yıla baktığımızda ziyaretçi sayısından çok niteliğin arttığını düşünüyoruz. Bu yıl gelenler daha net, ne istediğini bilen, daha hızlı karar alabilen ve işi sonuca götürebilen kişilerdi. Bu da özellikle bizim gibi butik çalışan ocaklar ve fabrikalar için büyük bir avantaj oldu" şeklinde konuştu. "23 yıldır Marble İzmir’e geliyoruz" Mısır’dan fuara katılan Alex Tiles&Alex Marmo temsilcisi Yasser Rashed, "23 yıldır Marble İzmir’e geliyoruz. Bizim için burası dünyanın en iyi yerlerinden biri. Bu sektörde çalışan herkes için çok önemli olduğu için biz de her zaman burada olmayı tercih ediyoruz. Fuar, uluslararası ticaret açısından bize ve tüm katılımcılara önemli katkı sağlıyor. Burada çok farklı ülkelerden alıcılarla bir araya geliyoruz. Özellikle Orta Doğu’dan gelen ziyaretçiler için önemli bir buluşma noktası. Türk mermeri ve taş çeşitliliği bizim için çok değerli. Türkiye ve İzmir’in bu zenginliğini görmekten memnunuz. Burada kurduğumuz karşılıklı ilişkiler, ticaretimizi geliştiriyor. Önümüzdeki yıllarda da burada olmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. 32. Marble İzmir, 13-16 Nisan 2027 tarihleri arasında gerçekleştirilecek.
23 Nisan 2026 Perşembe - 14:54 İzmirli işletmeciden 23 Nisan’da binlerce çocuğa pide ve bayrak İzmir’in Konak ilçesinde bir restoran işletmecisi, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da meydana gelen okul saldırılarında hayatını kaybedenleri anmak amacıyla 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda çocuklara 3 bin adet pide ile 3 bin adet Türk bayrağı dağıttı. İşletmeci Nazmi Sotmak, Gültepe Mahallesi’ndeki dükkanının önünde 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda anlamlı bir etkinlik düzenledi. Sotmak, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da meydana gelen saldırılar sonucu yaşamını yitiren öğrenciler ve öğretmenin anısına çocukları restoranında ağırladı. Yoğun katılımın gözlendiği anma programında çocuklar, kendileri için hazırlanan ikramları almak üzere dükkanın önünde uzun kuyruklar oluşturdu. Restoranın önünde toplanan çocuklara ve mahalle sakinlerine 3 bin adet pide ile ayran dağıtımı gerçekleştirildi. İkramların yanı sıra miniklere bağımsızlık simgesi olan Türk bayrakları hediye edildi. Dağıtılan 3 bin bayrak ile mahallede renkli görüntüler oluşurken, çocuklar hem 23 Nisan coşkusunu yaşadı hem de okul saldırılarında hayatını kaybeden yaşıtlarını unutmadı. Etkinliği daha önce kutlama amacıyla planladıklarını ancak yaşanan acı olay nedeniyle programın içeriğini değiştirdiklerini belirten işletmeci Nazmi Sotmak, "23 Nisan programını şehit haberleri gelmeden önce kutlamak amacıyla müzisyenler çağırarak organize etmiştik. Çocuklarımıza destek olmak için böyle bir etkinlik yapmak istedik. Ancak maalesef acı bir olay yaşandı. Kahramanmaraş’ta 8 kardeşimiz ve bir öğretmenimiz şehit oldu. Az önce burada o çocuklarımız ve şehitlerimiz için kısa bir mevlit okuttuk" şeklinde konuştu. "Tek bir çocuk dahi pide almadan gitmeyecek" Çocuklara moral vermek istediklerini ve onların ülkenin geleceği olduğunu vurgulayan Sotmak, "Bayramı biraz buruk kutluyoruz ancak kalan çocuklarımıza moral olması amacıyla bir palyaço getirdik. Onların hepsi bizim geleceğimizdir. Çocuklarımız için 3 bin adet bayrak aldık ve onlara dağıtıyoruz. Ayrıca 3 bin pide ve 3 bin ayran hazırlattık. Hiçbir çocuğumuzu geri gönderecek halimiz yok. Tek bir çocuğumuz dahi pide almadan buradan gitmeyecek" dedi.
Aliağa’da nüfus 110 bin 892’ye ulaştı
11 Şubat 2026 Çarşamba - 17:20 Aliağa’da nüfus 110 bin 892’ye ulaştı İzmir’in sanayi kenti Aliağa’nın nüfusu 110 bin 892 kişi oldu. İlçede erkek nüfusu 60 bin 541, kadın nüfusu ise 50 bin 351 olarak kaydedildi. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 2025 Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) sonuçlarına göre, İzmir’in toplam nüfusu 4 milyon 504 bin 185 kişiye ulaştı. Kentte erkek nüfus oranı yüzde 49,5 ile 2 milyon 227 bin 738 kişi, kadın nüfus oranı ise yüzde 50,5 ile 2 milyon 276 bin 447 kişi oldu. Kentte 2024 yılında binde 3,1 olan yıllık nüfus artış hızı, 2025 yılında binde 2,4’e geriledi. Açıklanan verilerde, İzmir genelinde bazı metropol ilçelerde nüfus azalması yaşanırken gelişen ilçelerde artışın sürdüğü görüldü. 2025 yılında nüfusu artan ilçeler arasında Aliağa’nın yanı sıra Bergama, Bornova, Çeşme, Dikili, Karaburun, Kemalpaşa, Menemen, Seferihisar, Torbalı, Tire, Urla, Menderes, Çiğli, Gaziemir ve Güzelbahçe yer aldı. Nüfusu azalan ilçeler ise Karabağlar, Konak, Karşıyaka, Bayraklı, Bayındır, Kınık, Kiraz, Ödemiş, Selçuk, Beydağ, Buca, Balçova ve Narlıdere oldu. Resmi verilere göre Aliağa’da nüfus artışı devam ederken, ilçenin nüfusu 110 bin 892’ye ulaştı. Aynı dönemde Bergama’nın nüfusu 107 bin 549 olarak kaydedildi. Böylece Aliağa, nüfus büyüklüğü açısından Bergama’yı geride bırakarak bölgedeki büyüme ivmesini sürdürdü. Dört yılda yaklaşık 6 bin kişilik artış Son dört yılın verileri incelendiğinde Aliağa’nın düzenli şekilde büyüdüğü görüldü. İlçenin nüfusu 2022 yılında 104 bin 828, 2023 yılında 106 bin 168, 2024 yılında 108 bin 701 olurken, 2025 yılında 110 bin 892 kişiye ulaştı. Böylece son dört yılda yaklaşık 6 bin kişilik artış yaşandı. Sanayi yatırımları, liman faaliyetleri ve istihdam imkanlarının artmasıyla göç almaya devam eden Aliağa’nın, artan nüfusuyla birlikte ekonomik ve sosyal açıdan bölgenin önemli merkezlerinden biri haline geldiği değerlendiriliyor. Konut ihtiyacı artıyor Nüfus artışıyla birlikte ilçede konut ihtiyacı da hızla yükseliyor. Yeni konut üretiminin artış hızına paralel gitmemesi nedeniyle kiralarda yükseliş yaşanırken, özellikle genç aileler ve dar gelirli vatandaşlar için uygun fiyatlı konut bulmanın zorlaştığı ifade ediliyor.
Umuda uzanan eller: Mahsur kalan köpeği itfaiye kurtardı
11 Şubat 2026 Çarşamba - 15:10 Umuda uzanan eller: Mahsur kalan köpeği itfaiye kurtardı İzmir’in Torbalı ilçesinde su yükselen inşaatta mahsur kalan bir köpek, İzmir Büyükşehir Belediyesi itfaiye ekiplerinin hızlı müdahalesiyle güvenli bir şekilde kurtarıldı. Bu başarılı operasyonla birlikte İzmir İtfaiyesi’nin son bir yıl içinde kurtardığı hayvan sayısı 4 bin 824’e ulaştı. Torbalı ilçesine bağlı Yeniköy Mahallesi’nde, inşaat hâlindeki üç katlı bir binaya sığınan bir köpek, çevresini saran su nedeniyle mahsur kaldı. Su seviyesinin hızla yükselmesiyle kaçacak yeri kalmayan hayvan, binanın üçüncü katına sığındı. İhbar üzerine İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı ekipleri kısa sürede bölgeye ulaştı. Zamanla yarışan ekipler, yüksek su seviyesine rağmen dikkatli ve kontrollü bir çalışma yürüttü. Korku ve yalnızlık içinde bekleyen köpeğe kısa sürede ulaşıldı. İlk anda tedirginlik yaşayan hayvan, itfaiyecilerin güven verici yaklaşımı sayesinde sakinleşti. Kucaklanarak güvenli alana çıkarılan köpek yeniden özgürlüğüne kavuştu. "İnsanlara da patili dostlara da dokunabilmek huzur veriyor" İtfaiyeciliğin çocukluk hayali olduğunu belirten ve iki yıldır İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı’nda görev yapan 26 yaşındaki Mustafa Furkan Karatepe, kurtarma anının kendisi için anlamını şu sözlerle ifade etti: "İtfaiyeci olduğum için çok mutlu ve gururluyum. İnsanların ve patili dostlarımızın hayatına dokunabilmek bana huzur veriyor. Göreve gittiğimizde hiçbir canlı arasında ayrım yapmıyoruz. Zor durumda olan herkesin yardımına tereddütsüz koşuyoruz. İyi ki ihbar geldi, iyi ki o göreve gittik, yoksa o köpek orada mahsur kalacaktı." Evinde bir güvercin beslediğini de dile getiren Karatepe, hayvanlarla kurduğu bağın mesleğine ayrı bir anlam kattığını vurguladı. "Biz sadece yangın söndürmüyoruz" Geçen yıl temmuz ayında göreve başlayan ve yaklaşık bir aydır Torbalı’da çalışan 27 yaşındaki Batuhan Işık, itfaiyeciliğin yalnızca alevlerle mücadeleden ibaret olmadığını vurgulayarak, "Sınavları kazandıktan sonra yoğun ve kapsamlı eğitimlerden geçtik. Bu eğitimler bize her canın hayatının ne kadar kıymetli olduğunu öğretti. Bu olayda da köpek ilk anda korkmuştu ancak kurtarılacağını anlayınca yanımıza yaklaştı. Kucağımıza alarak güvenli alana çıkardık. Bir canlının hayatına dokunmak bizlere büyük gurur ve mutluluk veriyor" dedi. "Bunu iş değil, sorumluluk olarak görüyoruz" Ekipte yer alan ve 19 yıldır itfaiyede görev yapan Cemil Tanataş, mesleğin insani yönüne dikkati çekerek, "Gittiğimiz her görevde yurttaşların ve tüm canlıların hayatına dokunuyoruz. Yaptığımız iş zorlu ama bir o kadar da kutsal. Biz buna yalnızca ‘iş’ olarak bakmıyoruz. Olay yerine gittiğimizde, büyükse ailemizin büyüğü, küçükse ailemizin küçüğü gibi görüyoruz. Her canı kendi ailemizden biri olarak kabul ediyoruz" diye konuştu. Bir ihbar, bir hayat demek İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı ekipleri, son bir yılda İzmir genelinde binlerce canlıya umut oldu. Yalnızca yangınlara müdahale etmeyen ekipler, yardıma ihtiyaç duyan ve sesini duyuramayan hayvanların da imdadına yetişti. İtfaiye ekipleri, bir yıl içinde toplam 4 bin 824 hayvanı kurtardı. Bu kurtarmaların 3 bin 559’unu kediler, 622’sini kuş ve diğer kanatlılar, 237’sini köpekler, 406’sını ise diğer hayvanlar oluşturdu. Veriler, her ihbarın bir hayat için ne denli hayati olduğunu bir kez daha ortaya koydu.
BAL-GÖÇ’ten Bulgaristan’a, sandık sınırlaması tepkisi
11 Şubat 2026 Çarşamba - 15:09 BAL-GÖÇ’ten Bulgaristan’a, sandık sınırlaması tepkisi İzmir BAL-GÖÇ’ün 18. Olağan Genel Kurulu’nda Abdurrahim Nursoy yeniden başkan seçildi. Nursoy, Bulgaristan’ın Türkiye’deki sandık sayısını 20 ile sınırlayan kararına sert tepki gösterdi ve oy hakkının evrensel bir yurttaşlık hakkı olduğunu vurgulayarak Bulgaristan yetkililerini bu kısıtlamadan vazgeçmeye ve demokrasiye darbe vurmamaya davet etti. İzmir Balkan Göçmenleri Kültür ve Dayanışma Derneği’nin (İzmir BAL-GÖÇ) 18. Olağan Genel Kurulu, İzmir İktisat Kongre Merkezi’nde yoğun bir katılımla gerçekleştirildi. Genel kurulda güven tazeleyen Abdurrahim Nursoy, Türkiye’de yaşayan Bulgaristan vatandaşlarının oy kullanma haklarına yönelik kısıtlamaya tepki gösterdi. Nursoy, "Sandığa engel olursan, demokrasiye darbe vurursun. Oy hakkı evrenseldir, sınır tanımaz" dedi. Genel kurulda yaptığı konuşmada Nursoy, Bulgaristan Parlamentosu’nda kabul edilen ve Avrupa Birliği üyesi olmayan ülkelerde konsolosluklar dışında kurulabilecek sandık sayısını 20 ile sınırlayan düzenlemenin demokratik haklara zarar verdiğini söyledi. "Sandık yurttaşlık hakkıdır" Balkan Türkleri Göçmen Dernekleri Federasyonu (BGF) Genel Başkanı ve İzmir BAL-GÖÇ Başkanı Abdurrahim Nursoy, bu kararın Türkiye’de yaşayan Bulgaristan vatandaşları ile çifte vatandaşlık hakkına sahip olanların seçme haklarını fiilen zorlaştırdığına dikkat çekti. Nursoy, vatandaşların yalnızca Türkiye’de değil; Amerika, Kanada ve İngiltere gibi ülkelerde de özgürce sandığa gidebilmesinin demokratik bir hak olduğunu ifade ederek, "Temennimiz; çifte vatandaşlık hakkına sahip olan herkesin oy kullanma hakkını özgürce kullanabilmesidir. Bu alınan kararları kınıyoruz" diye konuştu. Oy sandığı sayısının 20 ile sınırlandırılmasıyla, Türkiye’de yaşayan yüzbinlerce Bulgaristan vatandaşının oy kullanma hakkından mahrum kalacağını belirten Abdurrahim Nursoy, şöyle devam etti: "Oy kullanma hakkı bir ayrıcalık değil, temel bir yurttaşlık hakkıdır. Bu hakkın idari ya da keyfi düzenlemelerle sınırlandırılması kabul edilemez. Sandık sayısı, vatandaşların yaşadığı ülkeye göre değil; gerçek seçmen sayısı ve yapılan başvurular esas alınarak belirlenmelidir. Bulgaristan Ulusal Meclisi’ni ve ilgili tüm yetkili kurumları, Türkiye’de yaşayan Bulgaristan vatandaşlarının oy haklarını etkin ve eşit biçimde korumaya davet ediyorum." Binlerce kişilik katılım İzmir İktisat Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen 18. Olağan Genel Kurul’a katılımın yoğunluğu dikkat çekti. Genel kurul öncesinde katılımcılar, Gaziemir Üçetek Kültür Sanat Derneği Zeybek Ekibi’nin gösterisiyle karşılandı. Genel kurulda Abdurrahim Nursoy başkanlığındaki yönetim 2026-2028 dönemi için yeniden görevlendirildi. Yeni Yönetim İzmir BAL-GÖÇ’ün yeni yönetim kurulu şu isimlerden oluştu: Abdurrahim Nursoy, Sabri Atasoy, Hüseyin Pasaoğlu, Tuncay Işık, Seyide Uludağ, Gülizar Dağlar, Yakup Serbest, Ümit Şentürk, Hayriye Kahraman, Feyime Mutlu, Hatice Köroğlu, Nurettin Zaimoğlu, Nejdet Çalışkan, Eray Mutlu, Mustafa Vatansever, Onur Can Çamdereli, Sezen Şen, Remziye Mutlu, İlten Güven Ulualan, Gürkan Altıntaş ve Rubil Destanoğlu.
Ege Üniversitesinden geleceğin teknolojilerine yatırım
11 Şubat 2026 Çarşamba - 15:07 Ege Üniversitesinden geleceğin teknolojilerine yatırım Ege Üniversitesi, öğrencilerin yenilikçi fikirlerini somut projelere dönüştürmelerini sağlamak amacıyla EBİLTEM-AROM Proje ve Tasarım Atölyesi’ni hizmete açtı. Milli Teknoloji Hamlesi doğrultusunda hayata geçirilen bu merkezle, genç araştırmacıların üretim kültürü ve uygulamalı öğrenme yoluyla geleceğe hazırlanması hedefleniyor. TÜBİTAK’ın öğrenci araştırmaları projelerinde lider konumda bulunan Ege Üniversitesinde, öğrenci projelerini desteklemek ve fikirlerini somut çıktılara dönüştürmek amacı ile "EBİLTEM - AROM Proje Evi - Proje ve Tasarım Atölyesi" açıldı. Açılış törenine Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Aydoğan Savran, EBİLTEM TTO Müdürü Prof. Dr. Bahri Başaran, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Atölyenin açılışında konuşan Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı, "Milli Teknoloji Hamlesi ve YÖK 2030 vizyonu doğrultusunda, Ar-Ge ve inovasyon altyapımızı, bilim üretme ekosistemimizi güçlendirmeye devam ediyoruz. Üniversitemizin bilim, teknoloji, inovasyon ve girişimcilik alanlarındaki etki gücünü daha ileri taşımak, genç araştırmacılarımızı geleceğe hazırlamak için altyapımızı güçlendirmeyi sürdürüyoruz. Bu kapsamda öğrencilerimizin üretim kültürüyle tanışmaları, fikirlerini projelere dönüştürmeleri amacıyla EBİLTEM - AROM Proje Evi - Proje ve Tasarım Atölyesini hizmete sunuyoruz" diye konuştu. "Bu atölyede fikirleri somut çıktılara dönüşecek" Üniversitelerin eğitim, araştırma ve topluma hizmet gibi üç ana sorumluluğu olduğuna dikkat çeken Rektör Prof. Dr. Musa Alcı, "Bugün açtığımız bu atölyede söz konusu üç sorumluluk da karşılığını buluyor. Bu tür girişimler gerçekten çok önemli. Öğrencilerin lisans seviyesindeyken böyle projelerde yer alması ileride mezun olduklarında çok daha iyi projeleri hayata geçirmelerine vesile olacaktır. Öğrencilerimizin ulusal ve uluslararası yarışmalarda üniversitemizi başarıyla temsil edecek projeler üretmelerini desteklemek amacıyla EBİLTEM - AROM Proje Evi - Proje ve Tasarım Atölyesi ile fikirleri somut çıktılara dönüştürüyor, uygulamalı öğrenmeyle proje ve tasarım kültürünü güçlendiriyoruz. Bu kapsamda, Proje ve Tasarım Atölyesinin hem öğrencilerimize hem de üniversitemize hayırlı olmasını diliyorum" dedi. Rektör Prof. Dr. Musa Alcı, konuşmasının ardından öğrencilerle bir araya gelerek gerçekleştirilen projeler hakkında bilgi aldı.
Modern mimarlık mirasına genç tasarım
11 Şubat 2026 Çarşamba - 11:27 Modern mimarlık mirasına genç tasarım Yaşar Üniversitesi İç Mimarlık öğrencileri, 1950’lerin modern mirası olan Alsancak Pasaport’taki Türk Ticaret Bankası binasını, tarihi değerini koruyarak otel işleviyle yeniden tasarladı. Yaşar Üniversitesi Mimarlık Fakültesi İç Mimarlık ve Çevre Tasarımı Bölümü 4. sınıf öğrencileri, 2025-2026 Güz Dönemi stüdyo çalışmasında Alsancak Pasaport’ta bulunan Türk Ticaret Bankası binasının yeniden işlevlendirilmesine yönelik tasarımlar geliştirdi. 1951 yılında ulusal bir mimari proje yarışmasında birincilik ödülü alan (mimarları: Enver Tokay, Ali Kızıltan ve Lütfü Zeren) ve 1952’de inşa edilen yapı, İzmir’de Cumhuriyet dönemi modern mimarlık anlayışını yansıtan önemli örneklerden biri olarak kabul ediliyor. Bu nedenle kamuoyunda beğeni ile karşılanıyor ve özenle korunuyor. Diğer bir özelliği ise 1922 yangını sonrasında hazırlanan imar planı uyarınca Pasaport bölgesinde inşa edilen modern mimarlık örneklerinin arasında bulunuyor olması. Bu sebeple dönemin kentsel gelişim sürecinin de önemli bir parçası sayılıyor. Tarihi yapı, İzmir’in ‘UNESCO Dünya Mirası Listesi Adaylık Süreci’ kapsamında belirlenen ‘Tarihi Liman Kenti Yönetim Alanı’ içinde yer alıyor. Genç bakış Yaşar Üniversiteli öğrenciler tasarımlarında, sahip olduğu özellikler nedeniyle yapıyı işlevsel dönüşüm ile koruma, çağdaş müdahale ile birliktelik uyum arasında denge kurmaya çalışarak ele aldı. Öğrenciler yeniden işlevlendirme, koruma kuramı, otel tasarımı ve çağdaş müdahale stratejileri üzerine uluslararası ilke, metot ve tasarım yaklaşımları ışığında özgün projeler geliştirdi. Söz konusu yapının tarihi ve kültürel değerleri analiz edilerek otel işleviyle yeniden tasarlanmasına yönelik senaryolar geliştirildi. Bu doğrultuda giriş ve asma kattaki galerili banka mekânı sosyal alanlara, üst katlardaki ofisler ise konaklama birimlerine dönüştürüldü. Projeler, final jürisinde mimar ve akademisyenlerden oluşan konuklara da sunuldu. Bu çalışmada geleceğin mimar ve tasarımcılarına yol gösteren Dr. Öğr. Üyesi N. Ebru Karabağ ve Öğr. Gör. Sergio Taddonio, Yaşar Üniversitesi İç Mimarlık ve Çevre Tasarımı Bölümü öğrencilerinin kent belleğini anlayarak modern mirasa çağdaş yorum getirdiklerini vurguladı.
Başkan Özkan’dan korsan taşımacılıkla mücadele çağrısı
11 Şubat 2026 Çarşamba - 11:23 Başkan Özkan’dan korsan taşımacılıkla mücadele çağrısı İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Erkan Özkan, taksici esnafının yaşadığı ekonomik zorluklara dikkat çekerek yetkililere seslendi. Erkan Özkan, korsan taşımacılıkla mücadele konusunda denetimlerin artırılmasını ve yasal mevzuatın eşit şekilde uygulanmasını talep etti. Türkiye genelinde 1 Ocak’ta başlayan meslek odaları seçim süreci kapsamında 11 Ocak’ta gerçekleştirilen seçimle güven tazeleyen Erkan Özkan, gelişinin birinci ayında esnafın sorunlarına değinerek, sektörün ekonomik bir darboğazdan geçtiğini belirtti. Taksici esnafının iş hacminin düştüğünü, buna karşılık maliyet ve sabit giderlerin arttığını vurgulayan Erkan Özkan, yasadışı taşımacılığın esnafı zor durumda bıraktığını ifade etti. Haksız rekabet vurgusu Yasal sorumluluklarını yerine getiren esnafın haksız rekabetle mücadele ettiğini dile getiren Erkan Özkan, İzmir ve Türkiye genelindeki taksici esnafının vergi, SGK primi, mali mesuliyet, trafik ve kasko sigortalarını eksiksiz yatırdığını söyledi. Erkan Özkan, devlete ve vatandaşa karşı tüm sorumluluklarını yerine getiren esnafın karşısında, hiçbir yükümlülüğü bulunmayan bir grubun yer almasının kabul edilemez olduğunu kaydetti. "Cezai yaptırımlar eşit uygulanmalı" Mevcut denetimlerdeki uygulamalara değinen Erkan Özkan, ticari taksilerde kural ihlali tespit edildiğinde durumun SGK’ya bildirildiğini ve sigorta kaydı olmayan sürücüler nedeniyle esnafın ağır cezalar aldığını hatırlattı. Denetimlere karşı olmadıklarının altını çizen Erkan Özkan, korsan taşımacılık yapan araçlar için de aynı hassasiyetin gösterilmesini istedi. Erkan Özkan, korsan taşımacılık yaparken yakalanan araçların bilgilerinin Emniyet tarafından SGK’ya iletilmesi ve sürücü ile araç arasında yasal bağ yoksa geriye dönük sigorta cezaları uygulanması gerektiğini savundu. Sigorta maliyetleri arasındaki uçurum Sigorta maliyetleri arasındaki farklara da dikkat çeken Erkan Özkan, hususi araçların trafik sigortasının 5 bin ile 6 bin lira civarında olduğunu, ancak ticari taksilerin ticari vasıflarından dolayı 40 bin ile 60 bin lira arasında zorunlu trafik sigortası ödediğini belirtti. Erkan Özkan, işlem gören korsan araçların sigorta statülerinin ve prim kayıplarının ilgili kurumlarca yeniden düzenlenmesi gerektiğini ifade etti. Yetkililere çağrı Kendilerine uygulanan mevzuatın korsan araçlara da aynen uygulanmasını talep eden Erkan Özkan, esnafın evine ekmek götürmekte zorlandığını ve tepkilerin büyüdüğünü belirtti. İzmir’de 3 bin, Türkiye genelinde ise yaklaşık 150 bin taksici esnafının sesi olmaya çalıştığını aktaran Erkan Özkan, yetkililerinden haksız gidişata müdahale etmelerini beklediklerini sözlerine ekledi.
Çocuklar mimarlığın izini sürdü
11 Şubat 2026 Çarşamba - 11:04 Çocuklar mimarlığın izini sürdü İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) bünyesinde hizmet veren Beyaz Köşk Uygulama Anaokulu’nun öğrencileri, ‘Bir Ev Nasıl Doğar’ temalı etkinlikte mimarlığın izini sürdü. Anaokuluna konuk olan İEÜ Mimarlık Bölüm Başkanı Dr. Öğretim Üyesi Batuhan Taneri, her zamankinin aksine bu kez dersi gençlerle değil, 4-6 yaş arasındaki çocuklarla işledi. Örnek ev maketini yakından inceleme fırsatı bulan, merak ettiklerini soran çocuklar, renkli görüntüler oluşturdu. Çocukların zihinsel gelişimlerini, hayal güçlerini ve özgün yönlerini desteklemek amacıyla hayata geçirilen etkinlikte, minik Ekonomililere mekânın yalnızca duvarlardan ibaret olmadığı fikri aşılandı. Çocukların mekâna, yaşadıkları evlere ve çevrelerine başka bir gözle bakmaları hedeflendi. Etkinlik boyunca çocuklar, ev maketleri yapımında kullanılan malzemeleri inceledi. Minikler, bir evin nasıl tasarlandığı ve hangi aşamalardan geçerek ortaya çıktığı konusunda bilgi sahibi oldu. "Keşfe dayalı eğitim ortamı" İEÜ Beyaz Köşk Uygulama Anaokulu Müdürü Onur Kurtuluş Kara, çocukların düşünme ve sorgulama becerilerini güçlendiren çok değerli bir deneyim yaşadıklarını ifade ederek, "Anaokulu eğitimini sadece sınıf içi kazanımlarla sınırlı görmüyoruz. Bizim eğitim anlayışımız; çocukların pasif dinleyici değil, aktif keşfeden olduğu bir öğrenme ortamı kurmak üzerine. Bu nedenle sınıf içi kazanımları; oyun temelli öğrenme, atölye çalışmaları, duyusal deneyimler ve gerçek yaşamla bağlantılı etkinliklerle destekliyoruz. Üniversitemizin farklı bölümleriyle kurduğumuz etkileşim de bu yaklaşımın önemli bir parçası. Gerçek yaşamla ilişki kuran, dokunarak-yaşayarak öğrenmeyi önceleyen, disiplinler arası etkinliklerle çocukların potansiyelini ortaya çıkaran bir yaklaşımı benimsiyoruz" ifadelerini kullandı. "Sağlam temeller atılmalı" İzmir Ekonomi Üniversitesi’nin akademik birikimini çocuklarla buluşturan bu tarz etkinlikleri, artırarak sürdüreceklerini vurgulayan Kara, "Amacımız; kendini ifade edebilen, merak eden, üreten ve yaşadığı çevreye duyarlılıkla bakan bireylerin temelini erken çocukluk döneminde, sağlam bir şekilde atmak. Mimarlık gibi farklı alanlarla kurduğumuz bu köprü, çocuklarımızın dünyaya daha geniş bir pencereden bakmasına katkı sağlıyor. Batuhan Hocamız, mimarlık bölümünde neler yapıldığını, mimarların nasıl çalıştığını ve tasarımın günlük hayatımızla kurduğu bağı, çocukların dünyasına uygun bir dille aktardı. Kendisine çok teşekkür ediyoruz" diye konuştu.
Yargıtay Başkanı Kerkez: "Deprem dosyalarının adil sonuçlanması acıları bir nebze soğutacaktır"
11 Şubat 2026 Çarşamba - 10:49 Yargıtay Başkanı Kerkez: "Deprem dosyalarının adil sonuçlanması acıları bir nebze soğutacaktır" Yargıtay Başkanı Ömer Kerkez, deprem dosyalarının sağlıklı ve adil bir şekilde sonuçlanmasının toplumsal acıları bir nebze olsun hafifleteceğini belirterek, "Yargı mensupları olarak vatandaşlarımıza bunu borçluyuz. Amacımız, aynı olaylara aynı kararların verilmesini sağlayarak yargıya olan güveni tesis etmektir" dedi. Yargıtay Başkanlığı tarafından düzenlenen ‘Bölge Adliye Mahkemesi Kararlarının Yargıtay İçtihatlarına Uyumu Çalıştayı’nın üçüncüsü İzmir’de sürüyor. Deprem ceza davalarının mercek altına alındığı çalıştaya Yargıtay Başkanı Ömer Kerkez, İzmir Cumhuriyet Başsavcısı Ali Yeldan ile çok sayıda hakim ve savcı katıldı. "Vatandaşlarımıza borçluyuz" Çalıştayın açılışında konuşan Yargıtay Başkanı Ömer Kerkez, Türkiye’nin ‘asrın felaketi’ ile sarsıldığını ve büyük mağduriyetlerin yaşandığını ifade etti. Kerkez, yaşanan acıların dava dosyası olarak yargının önüne geldiğini vurgulayarak, "Bu dosyaların bir an önce sağlıklı ve adil bir şekilde tamamlanması tüm bu acıları bir nebze olsun soğutacaktır. Yargı mensupları olarak vatandaşlarımıza bunu borçluyuz. Bu bizim görevimiz. İlk derece mahkemeleri, bölge adliye mahkemeleri ve Yargıtay olarak bir araya gelerek, bu dosyaların en kısa sürede sonuçlandırılması için yol haritası belirliyoruz" diye konuştu. "Aynı olaya aynı karar" Yargı kararlarında birliğin önemine dikkat çeken Kerkez, çalıştayın ana sloganının ‘Aynı olaylara aynı karar’ olduğunu belirtti. Kerkez, konuşmasını şöyle sürdürdü: "İçeriği hemen hemen aynı olan dosyalarda, ilk derece mahkemelerinden başlayarak aynı kararların verilmesini hedefliyoruz. Aynı suçu işleyenler aynı cezayı almalı. Bu uyumun sağlanması yargıya olan güvenin tesisi için kritik önemdedir. Kasım ayında Kadastro ve Orman Hukuku üzerine toplanmıştık, ancak deprem konusundaki hassasiyetimiz nedeniyle bu çalıştay takvimini öne çektik." "Yıkılanı değil, vicdanı ve adaleti konuşacağız" Çalıştayda söz alan Yargıtay 12’nci Ceza Dairesi Üyesi Mehmet Yılmaz ise deprem felaketlerinin insan eliyle büyüdüğüne dikkat çekti. Yılmaz, "Bugün burada yıkılanı değil, vicdani sorumluluğu ve adaleti konuşacağız. ’Deprem öldürmez çürük bina öldürür’ sözü artık bir slogan değil, bir hukuk sorusudur. Yıkımların sebebi bazen ihmal, bazen tamah, bazen de denetimsizliktir. Hakimlik, sadece evrakın soğukluğuna sığınmak değil, acıyla hukuk arasında doğru terazide denge kurmaktır" ifadelerini kullandı. 15 Şubat’a kadar sürecek olan çalıştay, Yargıtay 12’nci Ceza Dairesi Üyesi Kürşat Hamurcu’nun sunumuyla devam etti.