Yerel Haberler
Kahramanmaraş
Kahramanmaraş’ta sumak ekşisi sofralardaki yerini alıyor
07 Ağustos 2024 Çarşamba - 10:55 Kahramanmaraş’ta sumak ekşisi sofralardaki yerini alıyor Kahramanmaraş’ın coğrafi tescilli ürünü sumak ekşisinin hasadı başladı. Hasat edilen sumak, ekşisi yapılarak sofralarda yerini alıyor. Kahramanmaraş’ta kadınların kışlık tükettikleri tescilli ürün sumak ekşisinin yolculuğu başladı. Sumak ekşisi, özellikle Kahramanmaraş’ta her evin mutfağında yerini alıyor. Geleneksel yemeklerde sıkça kullanılan bu lezzet, sadece yöre halkı tarafından değil, Türkiye’nin birçok yerinde de büyük ilgi görüyor. Dağlarda, bağ-bahçe kenarlarında kendiliğinden biten su istemeyen sumak ekşisinin son yıllarda örtü altı seralarda çiftçilere gelir kapısı olmak üzere fide üretimi de başladı. İl genelinde yaklaşık 20 bin dekarlık alanda hasadı yapılan sumak ekşisi, özellikle dolma, salata ve sarma türü yemeklerde tercih ediliyor. Ayrıca, geleneksel yöntemlerle yapılan hasat ve üretim süreçleri de sumak ekşisinin benzersiz lezzetini korumasını sağlıyor. Kahramanmaraş’ta hemen hemen her yerde yetişen sumak ekşisi hasadı, bu yıl da büyük bir coşkuyla başladı. Sumak ekşisi, bölgede "Akıt" ve "Kül" olarak bilinirken, değirmende çekilen çekirdek kısmı da büyük bir değer taşıyor. Ürünün, Temmuz ayının başı Ağustos ayının sonuna kadar da hasadı yapılıyor. “Çok şifalı bir üründür” Hasat edilen sumağı ekşi yaptıklarını söyleyen Gonca Yağlıca, “Sumak ekşisinin önce yaprakları ayrılır. Annem 3 farklı kaba su koyar, ekşiye de 3 kez duş aldırırdı. Bunlar yarım saat bekleterek sulardan geçirilir. Daha sonra hepsini bir süzüp cam gibi olması için temiz torbadan süzülürdü. Güneşe sermeye bırakırız. Her gün biraz daha koyulaşır. Koyulaşınca kavanozlara bırakılır. Bu ürün ekilmez, gübrelenmez ve sulanmaz doğal olarak yetişir ve çok kıymetlidir. Özellikle Maraş dolmasının tadıdır. Birçok yemeğimiz de rahatlıkla kullanılır. Her Maraşlının evinde olan ‘ekşi akıtıdır’ çok şifalı bir üründür” dedi.
Kahramanmaraş Valiliğinden hak sahiplerine önemli duyuru
06 Ağustos 2024 Salı - 22:57 Kahramanmaraş Valiliğinden hak sahiplerine önemli duyuru Kahramanmaraş Valiliği, 6 Şubat depremleri sonrası hak sahipliği sonuçlarına göre çekilen kurada konut hakkı kazanan depremzedelerin borçlandırılmalarına yönelik son başvuru tarihinin 10 Ağustos olduğunu açıkladı. Kahramanmaraş Valiliği, depremzede hak sahiplerine yönelik yazılı açıklamada bulundu. Yapılan açıklamada, konut hakkı kazanan depremzedelerin borçlandırılmalarına yönelik 60 günlük yasal günün son gününün 10 Ağustos olduğunu duyurdu. Yapılan yazılı açıklamada, “06.02.2023 tarihli Kahramanmaraş merkezli deprem afetlerinden etkilenen Kahramanmaraş merkez ve ilçelerinde 7269 sayılı kanun çerçevesinde hak sahibi kabul edilen ve yapılan noter kurası ile kendilerine konut ikan vatandaşlarımızın açık borçlandırma işlemleri 29 Şubat tarihinde başlamıştır. Yürütülen hak sahipliği çalışmaları çerçevesinde; 12 Haziran-10 Ağustos 2024 tarihlerinde borçlandırma ilanına geçildiği ve bu tarihlerde borçlandırma işlemi yapılmaz ise hak sahipliğinin sona ereceği ilan edilmiştir. 7269 sayılı kanunun (3177 sayılı kanun ile değiştirilmiş olan) 40. maddesine göre 60 günlük yasal sürenin son günü olan 10 Ağustos 2024 tarihine kadar borçlandırma işlemlerini yapmayan hak sahiplerinin hak sahiplikleri iptal edilecektir. Bu sebeple borçlandırma yapmak isteyen vatandaşlarımızın, borçlandırma işlemleri için Onikişubat ve Dulkadiroğlu ilçelerinde Kahramanmaraş AFAD İl Müdürlüğüne, diğer ilçelerde ilçe kaymakamlıklarına ve il dışında bulunan hak sahiplerimiz ise bulundukları ilin AFAD İl Müdürlüğüne şahsen veya kanuni vekilleri aracılığı ile başvurmaları önem arz etmektedir" denildi.
Konteyner kentte çay evi işleten kadın, “Parası olandan alıyoruz olmayandan almıyoruz”
06 Ağustos 2024 Salı - 10:36 Konteyner kentte çay evi işleten kadın, “Parası olandan alıyoruz olmayandan almıyoruz” Kahramanmaraş’ta bir kadın, evini geçindirmek için depremden sonra açtığı konteyner çay evini çalıştırarak aile ekonomisine katkı sağlıyor. 3 çocuk annesi kadın, “Depremden sonra burayı açtım, gelen müşterilerimizden parası olandan alıyoruz olmayandan almıyoruz” dedi. Kahramanmaraş merkezli depremlerde konteyner kente yerleşen depremzedelerin hayat mücadelesi sürüyor. Dulkadiroğlu ilçesi Necip Fazıl Konteyner Kent’te yaşayan 46 yaşındaki 3 çocuk annesi Hülya Dilken, aile ekonomisine katkı için çay evi işletiyor. “Parası olandan alıyoruz olmayandan almıyoruz” Ayakları üzerinde durduğunu ve kendi parasını kazandığını ifade eden Dilken, "Kendi ayaklarım üzerinde durmak için depremden sonra burayı açarak kendi paramı kazanıyorum. Gelen müşterilerimizin parası olandan alıyoruz olmayandan almıyoruz. Bu iş genelde erkek işi ama benim müşterilerimin çoğu bayan. Kendi ayaklarım üzerinde durmak için depremden sonra burayı açmaya karar verdim. Burayı devam ettirmeyi düşünüyorum. Çok memnunum burayı çalıştırmakla. İnsanlara faydalı olduğumu düşünüyorum" dedi. “Kadınlara tavsiyem iş ayırt etmeden çalışsınlar” Herkes mutlaka kendi ayaklarının üzerinde durması gerekiyor diyen Dilken, "Buraya gelen müşteriler iyi ki de siz çalıştırıyorsunuz diyorlar. Onlarla sohbet muhabbet ediyoruz. Herkesi kendim gibi görüyorum. Buraya gelenlerle şakalaşıyoruz, gülüyoruz. Onlar da benim bu rahatlığımdan dolayı daha rahat geliyorlar buraya. Buraya gelenler tavla oynuyor. Genelde ben müzik dinlerim. Abla yine efkarlısın diyorlar beraber dinliyoruz. Burada çiçeklerim var onları suluyorum, onlarla ilgileniyorum. Kadınlara buradan tavsiyem iş ayırt etmeden, kendi ayaklarının üzerinde dursunlar, çalışsınlar çabalasınlar" ifadesini kullandı.
Konteyner kentte çay evi işleten kadın, “Parası olandan alıyoruz olmayandan almıyoruz”
06 Ağustos 2024 Salı - 10:26 Konteyner kentte çay evi işleten kadın, “Parası olandan alıyoruz olmayandan almıyoruz” Kahramanmaraş’ta bir kadın, evini geçindirmek için depremden sonra açtığı konteyner çay evini çalıştırarak aile ekonomisine katkı sağlıyor. 3 çocuk annesi kadın, “Depremden sonra burayı açtım, gelen müşterilerimizden parası olandan alıyoruz olmayandan almıyoruz” dedi. Kahramanmaraş merkezli depremlerde konteyner kente yerleşen depremzedelerin hayat mücadelesi sürüyor. Dulkadiroğlu ilçesi Necip Fazıl Konteyner Kent’te yaşayan 46 yaşındaki 3 çocuk annesi Hülya Dilken, aile ekonomisine katkı için çay evi işletiyor. “Parası olandan alıyoruz olmayandan almıyoruz” Ayakları üzerinde durduğunu ve kendi parasını kazandığını ifade eden Dilken, "Kendi ayaklarım üzerinde durmak için depremden sonra burayı açarak kendi paramı kazanıyorum. Gelen müşterilerimizin parası olandan alıyoruz olmayandan almıyoruz. Bu iş genelde erkek işi ama benim müşterilerimin çoğu bayan. Kendi ayaklarım üzerinde durmak için depremden sonra burayı açmaya karar verdim. Burayı devam ettirmeyi düşünüyorum. Çok memnunum burayı çalıştırmakla. İnsanlara faydalı olduğumu düşünüyorum" dedi. “Kadınlara tavsiyem iş ayırt etmeden çalışsınlar” Herkes mutlaka kendi ayaklarının üzerinde durması gerekiyor diyen Dilken, "Buraya gelen müşteriler iyi ki de siz çalıştırıyorsunuz diyorlar. Onlarla sohbet muhabbet ediyoruz. Herkesi kendim gibi görüyorum. Buraya gelenlerle şakalaşıyoruz, gülüyoruz. Onlar da benim bu rahatlığımdan dolayı daha rahat geliyorlar buraya. Buraya gelenler tavla oynuyor. Genelde ben müzik dinlerim. Abla yine efkarlısın diyorlar beraber dinliyoruz. Burada çiçeklerim var onları suluyorum, onlarla ilgileniyorum. Kadınlara buradan tavsiyem iş ayırt etmeden, kendi ayaklarının üzerinde dursunlar, çalışsınlar çabalasınlar" ifadesini kullandı. (FZL-
Baba yadigarı 45 yıllık dut ağacını kesmedi, evinin balkonundan geçirdi
06 Ağustos 2024 Salı - 10:18 Baba yadigarı 45 yıllık dut ağacını kesmedi, evinin balkonundan geçirdi KAHRAMANMARAŞ (İHA) – Kahramanmaraş’ta bir vatandaş, 26 yıl önce ev inşaatı sırasında baba mirası dut ağacını kesmek yerine balkonundan geçirdi. Dut ağacının gölgesinde şimdi torunları sallanan adam, "Babamın hediyesi diye kesmedim. İyi ki de kesmemişim" dedi. Onikişubat İlçesi Yeşilyurt Mahallesi’nde yaşayan 57 yaşındaki İbrahim Uğurlu, 26 yıl önce baba evinin yanına yeni bir ev yapmaya karar verdi. Babasının yaklaşık 45 yıl önce diktiği dut ağacının yanına ev inşa eden Uğurlu, hayatını kaybeden babasının diktiği dut ağacını kesmeye gönlü el vermedi. Evinin planlamasını ağacı kesmeden önce yapan Uğurlu, çevre sakinlerinin ağacın evin temelini sarsacağını söylemelerine rağmen inşaata devam etti. "Birçok kişi ‘bu ağacı kes evin temelini oynatır’ dedi" Yaklaşık 26 yıl önce evini tamamlayan Uğurlu, "Ben bu evi 1998’de yaptım. Daha önce bu evin öbür tarafında toprak ev vardı babam rahmetlinin. Bu ağacı da kendisi dikmişti. Buraya tekrar beton ev yapma işimiz olduğunda, bunu birçok kişi ‘bu ağacı kes evin temelini oynatır’ dedi. Ben de babamın hediyesi diye kesmedim. İyi ki de kesmemişim" dedi. "İyi ki sökmemişim" Depremde dut ağacının evin şiddetli hasar almasının önüne geçtiğini de belirten Uğurlu, "Hem depreme faydası oldu hem de evimizin üstünde benim büyük oğlan oturmakta ona iyi oldu. Çocuklar orada serin serin duruyorlar ağacın altında. Hem bu yönden iyi oldu. Bu dut beyaz dut. Yiyoruz, güzel. Gelip gidene rahmet olsun. Sürekli kuşlar da dut yiyor. Onlar da arkasından yedikçe herhalde dua ediyordur. İyi ki de sökmemişim, evin temelini oynatır dediler, hiç de oynatmadı yani daha iyi depremde bu dutların hep faydası oldu. Kök bağlantısıyla daha iyi oldu yani" diye konuştu. Dut ağacının yıllardır su istemeden ve kurumadan bu yaşlara geldiğini söyleyen Uğurlu, "Bu dut ağacı su bile istemiyor burada. Sadece gölge burası, sadece kafası güneş almakta. Gene de büyüyor yani. Kökü burada güneş hiç görmüyor. Kendisi gene de oldu yani kurumadı. Sulamıyoruz bile. Sulansa bu dut ağacı bunun iki misli olurdu. Bu dut ağacı 40-45 yıldan beridir var. Ben o zaman işte 12-13 yaşındaydım. Babam rahmetlinin buraya diktiğini bilirim bunu. Burada toprak evimiz de vardı. Orada otururken görmüştüm" dedi. "Çok güzel bir miras bırakmış bize" Uğurlu’nun torunlarından Gülnaz Uğurlu ise, "Dut ağacının altında gölgeleniyorum. Dut ağacının altında salıncağa binebiliyorum. Bunu yapan Ali dedemden Allah razı olsun. Çok güzel bir miras bırakmış bize. Lütfen ağaçları kesmeyelim, onları yaşatalım" şeklinde konuştu.