Yerel Haberler
Kahramanmaraş
21 Mart 2026 Cumartesi - 10:49 Trabzon Caddesi’nde hayat yeniden canlanıyor Kahramanmaraş’ta 6 Şubat depremlerinde büyük yıkım yaşayan Dulkadiroğlu ilçesindeki Trabzon Caddesi, yürütülen çalışmaların ardından yeniden ayağa kalkarak eski hareketli günlerine dönmeye başladı. Deprem sonrası adeta sessizliğe bürünen cadde, tamamlanan yapılar ve devam eden düzenlemelerle birlikte yeniden vatandaşların buluşma noktası haline geliyor. Asrın felaketi 6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlerinde Trabzon Caddesi’nde büyük yıkım yaşandı. Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından başlatılan çalışmalar ile yeni konutlar sonrası çevre düzenlemeleri de tamamlandı. Yeni ve modern yapıların yükseldiği cadde, hem estetik görünümü hem de güvenli yapılarıyla dikkat çekiyor. Araçların geçtiği, vatandaşların yeniden yürüyüş yaptığı cadde, eski hareketli günlerine dönüş sinyali veriyor. Bölgede yaşayan Mevlüt Çakmak, "Trabzon Caddesine belli zamanlarla geliyor, ailemizle beraber yürüyorduk. Depremden hemen sonra geldiğimde her tarafın yıkık olduğunu gördüğümde çok üzülmüştüm. Bugünlerde ise o eski cıvıl cıvıl günlerine tekrar döneceğine olan inancımız daha da arttı. İnşallah çok kısa bir sürede eski günlerine döneceğine inanıyorum ve bekliyorum" dedi. Mustafa İspir ise, "Trabzon Caddesi eskisinden daha güzel olacak. Devletimiz sağ olsun. Eski binalardan daha güzel binalar yapılıyor. Son sürat çalışılıyor. Bana bunu yapılmaz diyenler yanılır. Daha güzel olacak" diye konuştu. İrfan Karanfil’de, "Yeni konutlar harika. Yapanın eline koluna sağlık. Sebep olanların geçmişine rahmet. Cumhurbaşkanımıza da bu konuda teşekkür ederim" ifadesini kullandı.
Jeoloji Mühendisi Kuruçay: "Kahramanmaraş merkezinde ’ters fay’ değil bindirme kuşağı faylar var, enerji biriktirecek bir fay bulunmuyor"
13 Mayıs 2024 Pazartesi - 10:24 Jeoloji Mühendisi Kuruçay: "Kahramanmaraş merkezinde ’ters fay’ değil bindirme kuşağı faylar var, enerji biriktirecek bir fay bulunmuyor" Kahramanmaraş’ta Jeoloji Mühendisi Mehmet Kuruçay, şehir merkezinde ’ters fay’ diye bir şeyin olmadığını, bindirme kuşağı faylar olduğunu ve enerji biriktirecek bir fayın da bulunmadığını ifade ederek, gözle görülebilen tabakaların fay olarak değerlendirilmesinin yanlış olduğunu söyledi. Kahramanmaraş merkezli meydana gelen 6 Şubat depremleri sonrası şehir merkezinde çalışma başlatıldı. Yapılan incelemeler ile fay zonu çıkarıldığını ve fay zonuna bağlı uygun olmayan alan diye ortaya çıkarılan alanların oluşturulduğunu ifade eden Jeoloji Mühendisi Kuruçay, çalışmanın yanlış olduğunu, şehir merkezinde herhangi bir diri fayın olmadığını ifade etti. Kuruçay, "Kahramanmaraş’ta büyük bir felaket yaşadık. Maalesef 24 Mayıs’ta 3 ay gibi kısa bir zamanda daha Kahramanmaraş’ta merkezde biz enkazlarımızla ve yakınlarımızın acısıyla uğraşır iken maalesef üç ay gibi kısa bir zamanda Kahramanmaraş zonu diye bir zon oluşturuldu. Daha sonra fay zonundan dolayı da uygun olmayan alan diye bir alan tespit edildi. Kahramanmaraş Belediyesinin, Valiliğin, bütün resmi kurumların elleri kolları bağlandı hala Kahramanmaraş şu anda telaş içerisinde. Kahramanmaraş’ın merkezinden geçen fay zonu denen fay uygun olmayan alanlara dayanak gösterdikleri fay, bütün bilim adamlarının hazırladığı raporlarda Ahır Dağı bindirme fayı diye geçer ve ters fay diye de geçmez. Bindirme kuşaklarında genellikle enerji birikmez ancak o bindirmenin oluşması esnasına bir fay ya da enerji biriktirecek bir fay oluştu ise orada enerji birikir. Şehir merkezinde tarihsel kaydı olan hiçbir deprem yoktur. Üstelik aletsel döneme geçtiğimizde de fay zonu denilen yerlerde yaklaşık içini kat eden yerde bir nokta dahi artçı kaydedilmemiştir" dedi. "6 Şubat sonrası 59 bin civarında artçı kaydedildi" Şehir merkezinde fay olmadığı için hiç artçı depremin kaydedilmediğini söyleyen Kuruçay, "Kahramanmaraş’ın merkezinde bir tane dahi artçı deprem kaydedilmedi. Eğer burada bir fay olsaydı bu şehri parça parça ederdi. Çalışmaları yapan bütün insanların ortak mutabakatı şudur, ’Kahramanmaraş’ta diri fay yok, sadece bindirme fay vardır.’ Maalesef uygun olmayan alanlara konulan fayları normal fay diye gösteriyorlar. Şu anda maalesef ’uygun olmayan 1’ ve ’uygun olmayan 2’ şeklinde alanlar icat edilmiştir. Bu alanlar heyelan ilan edilmiş eğer burada heyelan olsaydı bu binaların hiçbiri yerinde kalmazdı. Özellikle gündüz depremimde o ondülasyon gördük ve eğer bir hareket olsaydı bu binaların hiçbiri olmazdı. Uygun olmayan alan dedikleri yerlerde şu anda insanlar yaşıyor binlerce binalar içinde yaklaşık 200 bin insan yaşıyor. Uygun olmayan alan diyenler bize şunu dese, ‘burada kat problemi var’ yani taşıyamayacağı kadar yük yüklediyseniz o binalar zaten ağır hasar gördü" diye konuştu.
Depremde evladını kaybeden annenin en acı ‘Anneler Günü’
12 Mayıs 2024 Pazar - 12:26 Depremde evladını kaybeden annenin en acı ‘Anneler Günü’ Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat’ta yaşanan depremlerde oğlunu kaybeden Emine Türkön, 2 yıldır en acı Anneler Günü’nü yaşıyor. Kahramanmaraş depremlerinde oğlunu kaybeden anne Emine Türkön, ‘Asrın Felaketi’nin ardından en buruk Anneler Günü’nü yaşıyor. Depremin henüz 13’üncü saniyesinde yıkılan apartmanda enkaz altında kalan ve oğlunun cansız bedenine depremin 6’ncı gününde ulaşan Emine Türkön, “Allah kimseye böyle Anneler Günü yaşatmasın, daha güzel günler yaşatsın” ifadelerini kullandı. “Evlat bu yani başka bir şey” Evlat acısını evladını kaybedenlerin anlayabileceğini ifade eden anne Türkön, “Allah kimseye böyle Anneler Günü yaşatmasın, daha güzel günler yaşatsın. Onu anca çocuğunu, yakınını kaybedenler bilir. Yıl geçti ama insan çok buruk evlat bu yani başka bir şey. Nu kadar insan, bu kadar çocuklar onlar için de çok üzülüyorum. Çünkü çocuklar annesiz kaldı, anneler, babalar evlatsız kaldı, ailesiz kaldı kolay bir şey değil” dedi. “Bu acıyı kimse unutmaz” Depremin 3’üncü gününde oğlunun hayatını kaybettiğini, 6’ncı gününde ise cansız bedeninin çıktığını söyleyen anne Emine Türkön, “13’üncü saniyede yıkılmış görenler söyledi. Zaten telefon ettim aradım, telefona o anda ulaşamadım. Ama son bir defa bir daha aradılar meşgul çaldı. Telefon meşgul çalınca ferahladım, çok şükür hayatta dedim. Depremin üçüncü günü kızım Şükran geldi o söyledi. O günden sonra Allah’a hep dua ettim, ama 6’ncı günü cesedi çıktı çocuğumun. Diğer çocuklarım çok şükür hayatta, onların da evi yıkıldı onlar da ölebilirdi. Hasarlıydı yıkıldı ama çok şükür çocuklarım sağ çıktı, ona şükrediyorum. Bir tek ben değilim ki, onu yaşayan bilir. Allah kimseye böyle bir şey yaşatmasın. Çocuklarımız her şeyleri ile gitti, bir şey bırakmadılar. Onlar hayatta olsaydı, her şey tekrar yerine gelir daha güzel yapılırdı ama canlar bir daha gelmez. Bu acıyı da kimse hiç unutmaz” diye konuştu.
Depremde evladını kaybeden annenin en acı ‘Anneler Günü
12 Mayıs 2024 Pazar - 12:09 Depremde evladını kaybeden annenin en acı ‘Anneler Günü Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat’ta yaşanan depremlerde oğlunu kaybeden Emine Türkön, 2 yıldır en acı Anneler Günü’nü yaşıyor. Kahramanmaraş depremlerinde oğlunu kaybeden anne Emine Türkön, ‘Asrın Felaketi’nin ardından en buruk Anneler Günü’nü yaşıyor. Depremin henüz 13’üncü saniyesinde yıkılan apartmanda enkaz altında kalan ve oğlunun cansız bedenine depremin 6’ncı gününde ulaşan Emine Türkön, “Allah kimseye böyle Anneler Günü yaşatmasın, daha güzel günler yaşatsın” ifadelerini kullandı. “Evlat bu yani başka bir şey” Evlat acısını evladını kaybedenlerin anlayabileceğini ifade eden anne Türkön, “Allah kimseye böyle Anneler Günü yaşatmasın, daha güzel günler yaşatsın. Onu anca çocuğunu, yakınını kaybedenler bilir. Yıl geçti ama insan çok buruk evlat bu yani başka bir şey. Nu kadar insan, bu kadar çocuklar onlar için de çok üzülüyorum. Çünkü çocuklar annesiz kaldı, anneler, babalar evlatsız kaldı, ailesiz kaldı kolay bir şey değil” dedi. “Bu acıyı kimse unutmaz” Depremin 3’üncü gününde oğlunun hayatını kaybettiğini, 6’ncı gününde ise cansız bedeninin çıktığını söyleyen anne Emine Türkön, “13’üncü saniyede yıkılmış görenler söyledi. Zaten telefon ettim aradım, telefona o anda ulaşamadım. Ama son bir defa bir daha aradılar meşgul çaldı. Telefon meşgul çalınca ferahladım, çok şükür hayatta dedim. Depremin üçüncü günü kızım Şükran geldi o söyledi. O günden sonra Allah’a hep dua ettim, ama 6’ncı günü cesedi çıktı çocuğumun. Diğer çocuklarım çok şükür hayatta, onların da evi yıkıldı onlar da ölebilirdi. Hasarlıydı yıkıldı ama çok şükür çocuklarım sağ çıktı, ona şükrediyorum. Bir tek ben değilim ki, onu yaşayan bilir. Allah kimseye böyle bir şey yaşatmasın. Çocuklarımız her şeyleri ile gitti, bir şey bırakmadılar. Onlar hayatta olsaydı, her şey tekrar yerine gelir daha güzel yapılırdı ama canlar bir daha gelmez. Bu acıyı da kimse hiç unutmaz” diye konuştu.
Depremzede anne: “Ben onlara sevgimi gösterdim onlar da bana”
12 Mayıs 2024 Pazar - 09:26 Depremzede anne: “Ben onlara sevgimi gösterdim onlar da bana” Kahramanmaraş merkezli meydana gelen depremlerde 3 çocuğunun hayatını kaybettiğini söyleyen depremzede anne, “Asla küs yatmazdım. Deprem gecemiz daha da farklıydı. Son gecemiz olduğundan mıdır bilmiyorum daha da güzeldi. Ölümlü dünya kimseyle küs ölmek istemedim, özellikle de evlatlarımla. Ben onlara sevgimi gösterdim onlar da bana gösterdiler” dedi. Kahramanmaraş’ta meydana gelen asrın felaketini Hayrullah Mahallesi Hisar Apartmanı’nda yakalanan 5 kişilik Demirel ailesinden geriye anne Ayfer ve baba Osman kaldı. Deprem gecesi ekmek kulübesini yeni açtığını ve depreme yakalandıktan sonra evine gittiğini söyleyen baba Osman Demirel, “Gece 03.30’da kalktım. İşe gitmek için hazırlandım. Giderken de eşime ben gidiyorum, Allah’a emanet ol diyerek evden çıktım. Evden çıktıktan yarım saat sonra iş yerime geldim. İşe geldikten 15 dakika sonra da bir patlama ve ışıkla deprem başladı. Depremin 10. saniyesinde büfemin karşısındaki binalar yıkılmaya başladı. Binalar yıkılınca dediler ki hiç burada durmayalım, çocuklarımıza gidelim bakalım. Vatandaşlar öyle gitti biz zaten koşa koşa çocuklarıma ulaşmaya çalıştım. Koşarken de film sahnesi gibi ikinci sarsıntı başladı” dedi. Deprem üç çocuğu aldığını eşinin ise yaralı halde kurtulduğunu söyleyen Demirel, “Bir yandan koşuyorum bir yandan da arkamdan film sahneleri gibi yıkımlar oluyordu. Önümde arkamda binalar yıkılıyordu. Evime yetişmeye çalışıyordum. Yetişemedik sonuçta. Yetişsem de elimizden gelecek bir şey yoktu. Eve geldim binam enkaz olmuştu. Hisar apartmanı. 10 katlı bina 2 kat konumuna düşmüştü. Gün ağarınca enkazı tam gördüm, eşim ve çocuklarımdan umudu kesmiştim. İlk gün ses var Ayfer diye birinin sesi geliyor dediler. İlk gün olayın şokuyla anlayamadım ama ikinci gün Ayfer’in eşim olduğunu anladık ve çıkartmaya çalıştık. 36 saat sonra eşimi enkazdan çıkarttık. Önce rahmetli büyük oğlumuzu çıkarttık ve defnettik. Ondan sonra hanımı çıkarttık. Onu hastaneye gönderdim. Sonra 6 gün boyunca enkazın etrafından ayrılmadan kızım ve küçük oğlumu çıkartmaya çalıştım. Kurtarma ekipleri ve gönüllülerden Allah razı olsun. Sağ olsunlar çocuklarımı çıkarmadan bu binayı terk etmeyeceğiz dediler. Gösterdiğimiz yerlerde çocuklarımızı çıkartılar ve emaneti teslim ettik. Tek tesellimiz çocuklarımı tek parça Rabbime teslim etmek oldu. Allah ölenlere rahmet eylesin, şahadetlerini kabul eylesin. Bizlere de şefaatçi eylesin. Acımız büyük, kayıplarımız büyük, evladını, eşini, kardeşini, ablasını, yeğenini kaybeden annelerimizin anneler gününü kutluyorum. Allah sabrı cemil ihsan etsin. Sümeyye Sevde Demirel 21 yaşındaydı, oğlum Seyyit Abdulbaki Damirel 15 yaşındaydı, Abdurrahim Demirel 9 yaşındaydı” diye konuştu. Çocukları ile hiç küs olmadığını, deprem gecesinin ise daha farklı olduğunu ifade eden anne Ayfer Demirel ise “Rabbimden geldi. Şikayetim yok, başım ve gözüm üstüne. Yeter ki Rabbim bu imtihandan yüz akıyla çıkarsın. Evladını kaybeden annelere de rabbim sabır versin. Dayanma gücü versin. Bazen çok ağırlaşıyor, Rabbim’in yardımı olmasa asla dayanılacak bir şey değil. Derdi veren dermanını da veriyor. Çocuklarımın üçü de okula gidiyordu. Kızım idari ve iktisadi bilimler fakültesi birinci sınıf öğrencisiydi. Büyük oğlum imam hatip onuncu sınıftaydı. Küçük oğlum da dördüncü sınıfa gidiyordu. Şuanda hiçbir pişmanlığım yok desem yeridir. Çünkü ben onlara her zaman sevdiğimi bildirdim. Onlara kızsam da küssek de uzatmazdım. Ölümlü dünya yarına çıkacağımız belli değil, asla küs yatmazdım. Deprem gecemiz daha da farklıydı. Son gecemiz olduğundan mıdır bilmiyorum daha da güzeldi. Ölümlü dünya kimseyle küs ölmek istemedim, özellikle de evlatlarımla. Ben onlara sevgimi gösterdim onlar da bana gösterdiler. İçimde hani şunu da yapsaydım diyeceğim bir şey yok. Elbette eksiğimiz kusurumuz vardır ama benim onlara onların bana asla bir pişmanlığı yok. Rabbim öbür dünyada ayırmasın. Ben razıyım Rabbim de razı olsun. Depremin ilk gününden beri bize yardım eden devletimize, bütün yetkililerden ve vatandaşlardan emeği geçenlerden Allah razı olsun. Cumhurbaşkanımız’dan Allah razı olsun, biz onu liderimiz olarak görüyoruz” ifadelerini kullandı.
Fatma Betül Sayan Kaya, depremde çocuklarını kaybetmiş annelerle bir araya geldi
11 Mayıs 2024 Cumartesi - 16:20 Fatma Betül Sayan Kaya, depremde çocuklarını kaybetmiş annelerle bir araya geldi AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya, 6 Şubat depremlerinde evlatlarını kaybetmiş annelerle bir araya geldi. Kaya, “Bir anne olarak evlat kaybetmenin acısını tahayyül edemiyorum” dedi. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya, AK Parti Kahramanmaraş Kadın Kolları İl Başkanlığı tarafından ‘Anneler Günü’nde organize edilen “Depremde Evlatlarını Kaybeden Kıymetli Annelerimizle Buluşuyoruz” programına katıldı. Kaya, bu yıl deprem bölgelerinde Anneler Günü’nün buruk geçtiğini ifade etti ve depremlerde hayatını kaybeden canlara rahmet diledi. “Sizin dertlerinizle dertlenen kadınların olduğunu da görmenizi istiyoruz” Depremzede annelerin manevi acılarını dindirmek için burada olduklarını ifade eden Kaya, “Çok büyük acılar yaşadık, Allah bir daha böyle acılar yaşatmasın. Deprem öncesinde Maraş’a sık sık gelir giderdik, deprem oldu 1 ay burada kaldık ve teşkilatımız ile burada seferber olduk. Maraşlı kardeşlerimizin yaralarını sarmak için tek yürek olduk, acılarımız halen çok taze. Bir anne olarak evlat kaybetmenin acısını inanın şu an tahayyül bile edemiyorum. Ama bugün buraya geldik ki, sizlerin yanınızda olalım, asla yalnız olmadığınızı, sizin dertlerinizle dertlenen kadınların olduğunu da görmenizi istiyoruz. Gönlü sizinle atan, yüreği sizler için dua eden bu Anneler Gününde Türkiye’nin 81 ilinde teşkilatlarımız ve milletvekillerimiz var, onlar sizin acılarınızı paylaşmak için buradalar” dedi. “Hepimiz çalışmaya devam edeceğiz” AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Kaya, “Hem şehrinizi tekrardan inşa ve ihya edeceğiz inşallah hem de sizlerin manevi yaralarını sarmak için de seferberlik halinde hepimiz çalışmaya devam edeceğiz. Depremin ilk anından itibaren Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde kriz masası kurduk. O günden bugüne Cumhurbaşkanımız başta olmak üzere devletimizin tüm kurumları titiz bir şekilde sizin dertlerinize çare olmak için çalışıyor” diye konuştu.