Yerel Haberler
Kahramanmaraş
28 Mart 2026 Cumartesi - 09:52 Osmanlı filmlerinin yemenisi Kahramanmaraş’tan gidiyor KAHRAMANMARAŞ (İHA) – Osmanlı filmlerinde kullanılan yemeniler Kahramanmaraş Tarihi Kapalı Çarşısı’ndaki ustaların ellerinden çıkıyor. Kahramanmaraş’ın tescilli kültürel mirasları arasında yer alan yemeni, yüzyılları aşan geçmişi, tamamen doğal malzemelerle üretilmesi ve el işçiliğine dayalı yapısıyla ustaların ellerinden çıkıyor. Osmanlı’dan günümüze uzanan bu geleneksel ayakkabı, Kahramanmaraş’taki kent merkezinde bulunan Tarihi Kapalı Çarşı’daki köşger ustaları tarafından üretilmeye devam ediyor. Ata mesleğini sürdüren yemenici ustalarından Osman Kalaycı, 44 yıldır aynı dükkanda yemeni imal ettiğini belirterek, bu zanaatın kuşaktan kuşağa aktarılan bir emanet olduğunu söyledi. "Tarihi yapımlarda bu ürünler sıkça tercih ediliyor" Kalaycı, "Yaptığımız yemeniler babadan, dededen, ecdattan beri gelen bir üründür. Oldukça sağlıklı bir ayakkabıdır. Doğal olduğu için ayakta terleme ve mantar yapmaz. Ayrıca vücuttaki statik elektriği yere verme özelliği vardır. Yemeni yalnızca günlük bir ayakkabı değil, Osmanlı döneminde saraylarda ve savaş meydanlarında da kullanılırdı. Bu ayakkabıların postalları da var, onları da yapıyoruz. Özellikle Osmanlı konulu film ve diziler için ürettiğimiz postallar bulunuyor. Tarihi yapımlarda bu ürünler sıkça tercih ediliyor" diye konuştu. Son yıllarda vatandaşların fabrikasyon ve sentetik ürünlerden uzaklaşmaya başladığını dile getiren Kalaycı, doğal ve sağlıklı ürünlere yönelişin yemeniyi yeniden gündeme taşıdığını söyledi. "Elektriği yere vermesi, egzama ve mantar yapmaması büyük avantaj sağlıyor" Avrupalıların doğal giyime daha fazla önem verdiğini kaydeden Kalaycı, gurbetçi müşterilerinin de yemeniyi tercih ettiğini belirterek, "Yağışlı bölgelerde yaşamalarına rağmen uzun süre giyebiliyorlar. Çünkü ayağın rahatladığını hissediyorlar. Elektriği yere vermesi, egzama ve mantar yapmaması büyük avantaj sağlıyor" ifadelerini kullandı. Gençlerin de yemeniyi hem görselliği hem de konforu nedeniyle tercih etmeye başladığını aktaran Kalaycı, günümüzde deri kullanımının azalmasının ayak sağlığını olumsuz etkilediğini savundu. "İmitasyon deri adı altında satılan sentetik ürünler gerçek deri sanılıyor. Oysa gerçek deri ayakta kaşıntı, mantar ve egzama yapmaz. İnsanlar bunu giydikçe fark ediyor" dedi. "Yapımlarda kullanılan ayakkabıların önemli bir kısmı buradan gidiyor" Film yapımcılarının da Kahramanmaraş yemenisine ilgi gösterdiğini belirten Kalaycı, "Osmanlı konulu yapımlarda kullanılan ayakkabıların önemli bir kısmı buradan gidiyor. Bu yapımlar sayesinde insanlar yemeninin Kahramanmaraş’ta üretildiğini öğrendi. Şu anda kentte bu mesleği sürdüren iki atölye var. Orijinal yemeni Kahramanmaraş’ta üretilir ve tescili de buraya aittir" şeklinde konuştu.
İki engelli çocuğu olan anne, 27 yıldır "anne" kelimesine hasret
08 Ocak 2024 Pazartesi - 09:42 İki engelli çocuğu olan anne, 27 yıldır "anne" kelimesine hasret Kahramanmaraş’ta iki engelli evlada sahip olan anne, 29 yıllık evliliğinde 27 yıldır anne kelimesine hasret olduğunu söyledi. Onikişubat ilçesi 5 Nisan Mahallesi’nde yaşayan Hatice İnekçi (48), Semanur (27) ve Sefa (24) adında, doğuştan işitme ve konuşma engelli, ayrıca görme yetileri de günden güne azalan iki evladına baktığını ve anne kelimesini hiç duymadığını söyledi. Bir anne olarak evlatlarına bakmaktan mutlu olduğunu belirten anne Hatice İnekçi, "Benim iki tane engelli çocuğum var. İkisi de konuşamıyor, duymuyor ve görme yetileri yüzde 40. Görme yetileri ise her yıl düşüyor. Bir anne olarak çaresizim. Gün içinde onların yemekleri ile temizlikleri ile uğraşıyorum. Onlarla bol bol vakit geçiriyorum. Onları bırakıp dışarı çıkamıyorum. Evin içinde kendi dilimiz, kendi hareketlerimiz var ve o şekilde anlaşabiliyoruz. Bazen kalkıp gösteriyorlar. Yazmaya çalışıyorlar onu anlamaya çalışıyorum eksik de olsa anlatmaya çalışıyorlar bana. Ben tansiyon hastasıyım ama buna rağmen evlatlarıma bakmaya çalışıyorum" dedi. Evlatlarının yaşama sebepleri olduğunu anlatan anne, "Ben bir anne olarak evlatlarıma bakmakla mutluyum. Anne kelimesini duymak çok güzel bir duyguydu ama ben hiçbir zaman duyamadım. Beni sadece engelli çocuğu olan anlar. Eşim baba kelimesini duymadı, ben de anne kelimesini duymadım. Ben 29 yıllık evliyim. 27 yıldır anne kelimesini hiç duymadım hiç hissetmedim. Anne kelimesini duymak istiyorum" ifadesini kullandı.