Yerel Haberler
Karabük
Meslek lisesi öğrencilerinin el emeği ürünleri döner sermayeye kazandırılacak 22 Şubat 2026 Pazar - 11:20:05 Karabük’ün Safranbolu ilçesinde meslek lisesi öğrencilerinin el becerisiyle ürettiği ürünlerin, döner sermayenin yeniden faaliyete geçirilmesiyle ekonomik kazanca dönüştürülmesi hedefleniyor. Safranbolu Ahi Evran Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi bünyesinde eğitim gören öğrenciler, atölyelerde hem geleneksel hem de modern üretim teknikleriyle çeşitli mobilya ürünleri hazırlıyor. Müfredat kapsamında gerçekleştirilen uygulamalı eğitimlerde öğrenciler; sandalye, masa, sehpa ve dolap gibi ürünleri tasarlayıp üretim aşamasına kadar tüm süreçleri birebir deneyimleme imkanı yakalıyor. Okul Müdürü Muammer Demirtaş, İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine yaptığı açıklamada, okulun 1981 yılında eğitim öğretime başladığını belirterek, "Kurulduğunda 3 bölüm üzerine açılmış, sonraki yıllarda 2 bölümün daha eklenmesiyle birlikte makine, metal teknolojileri, mobilya, bilişim ve elektrik-elektronik alanlarında olmak üzere toplam 5 bölümle eğitim öğretime devam etmektedir. 350 öğrenciye hizmet vermekteyiz. Okulumuz ülkemizin yüz akı okullarından bir tanesi, ilçemizin ve ilimizin değer katan, değer üreten önemli bir kurumudur" dedi. Okulda müfredat kapsamında üretim faaliyetlerinin de yürütüldüğünü ifade eden Demirtaş, "Özellikle mobilya bölümünde çeşitli üretimler yapılmakta, üretilen ürünler geçmişte döner sermaye kapsamında değerlendirilmekteydi. Şu an döner sermayenin yeniden açılmasıyla ilgili bir başvurumuz ve talebimiz bulunmaktadır. İnşallah açıldığında öğrencilerimizin yoğun emekle ürettikleri bu ürünleri ülke üretimine, milli bir sermaye olarak ve el emeği değeriyle kazandırmayı arzu ediyoruz" diye konuştu. Mesleki eğitimin önemine de değinen Demirtaş, "Mesleki eğitim, çağımızın en önemli ve en çok tercih edilen alanlarından biridir. Mesleki eğitimin kıymeti anlaşıldıkça ülkemizde ara eleman sorununun giderilmesi ve meslek erbabı sayısının artırılması adına güzel çalışmalar yürütülmektedir" ifadelerini kullandı. Mobil ve İç Mekan Tasarımı alanı öğretmeni Mehmet Bayram ise, öğrencileri meslek sahibi yapmak için önce tasarım, ardından üretim sürecini öğrettiklerini söyledi. Geleneksel ahşap sanatlarının yanı sıra CNC tezgâhlarda modern üretim tekniklerini de kullandıklarını aktaran Bayram, kaplama, oyma ve taklit kündekâri uygulamalarıyla öğrencileri yetiştirdiklerini ifade ederek amaçlarının ahilik kültürü doğrultusunda meslek ahlakına sahip bireyler yetiştirmek olduğunu kaydetti. Mobilya ve İç Mekan Tasarımı Bölümü 10. sınıf öğrencisi Cemre Taha Çenesiz, "Sınıfta bilgisayar dersi görüyor ve bilgisayarda çizimler yapıyoruz. Daha sonra atölyeye gelerek ahşap birleştirme ve oyma işlemlerini öğreniyoruz. Burada sandalye, sehpa, masa ve dolap gibi ürünler yapıyoruz. Çoğunlukla geçmeli ve birleştirmeli parçalar üretiyoruz" şeklinde konuştu. Çenesiz, derste öğrendikleri bilgileri atölyelerde yaptıkları çalışmalarla el becerilerini pratik hale getirdiklerini ifade etti. Öğrencilerden Yiğitcan Cansev de, mobilya mesleğini gelecekte yapmak istediğini dile getirerek şunları söyledi: "Bu mesleği gelecekte yapmak istiyorum çünkü altyapısı olan bir işim olacak. Bu okuldan mezun olduğumda bu işin altyapısına sahip olacağım. Bu nedenle bu mesleği yapmak istiyorum. Gelecekte bu işi yaparsam ekmeğimi kazanabileceğimi düşünüyorum."
22 Şubat 2026 Pazar - 11:01 Meslek lisesi öğrencilerinin el emeği ürünleri döner sermayeye kazandırılacak Karabük’ün Safranbolu ilçesinde meslek lisesi öğrencilerinin el becerisiyle ürettiği ürünlerin, döner sermayenin yeniden faaliyete geçirilmesiyle ekonomik kazanca dönüştürülmesi hedefleniyor. Safranbolu Ahi Evran Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi bünyesinde eğitim gören öğrenciler, atölyelerde hem geleneksel hem de modern üretim teknikleriyle çeşitli mobilya ürünleri hazırlıyor. Müfredat kapsamında gerçekleştirilen uygulamalı eğitimlerde öğrenciler; sandalye, masa, sehpa ve dolap gibi ürünleri tasarlayıp üretim aşamasına kadar tüm süreçleri birebir deneyimleme imkanı yakalıyor. Okul Müdürü Muammer Demirtaş, İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine yaptığı açıklamada, okulun 1981 yılında eğitim öğretime başladığını belirterek, "Kurulduğunda 3 bölüm üzerine açılmış, sonraki yıllarda 2 bölümün daha eklenmesiyle birlikte makine, metal teknolojileri, mobilya, bilişim ve elektrik-elektronik alanlarında olmak üzere toplam 5 bölümle eğitim öğretime devam etmektedir. 350 öğrenciye hizmet vermekteyiz. Okulumuz ülkemizin yüz akı okullarından bir tanesi, ilçemizin ve ilimizin değer katan, değer üreten önemli bir kurumudur" dedi. Okulda müfredat kapsamında üretim faaliyetlerinin de yürütüldüğünü ifade eden Demirtaş, "Özellikle mobilya bölümünde çeşitli üretimler yapılmakta, üretilen ürünler geçmişte döner sermaye kapsamında değerlendirilmekteydi. Şu an döner sermayenin yeniden açılmasıyla ilgili bir başvurumuz ve talebimiz bulunmaktadır. İnşallah açıldığında öğrencilerimizin yoğun emekle ürettikleri bu ürünleri ülke üretimine, milli bir sermaye olarak ve el emeği değeriyle kazandırmayı arzu ediyoruz" diye konuştu. Mesleki eğitimin önemine de değinen Demirtaş, "Mesleki eğitim, çağımızın en önemli ve en çok tercih edilen alanlarından biridir. Mesleki eğitimin kıymeti anlaşıldıkça ülkemizde ara eleman sorununun giderilmesi ve meslek erbabı sayısının artırılması adına güzel çalışmalar yürütülmektedir" ifadelerini kullandı. Mobil ve İç Mekan Tasarımı alanı öğretmeni Mehmet Bayram ise, öğrencileri meslek sahibi yapmak için önce tasarım, ardından üretim sürecini öğrettiklerini söyledi. Geleneksel ahşap sanatlarının yanı sıra CNC tezgâhlarda modern üretim tekniklerini de kullandıklarını aktaran Bayram, kaplama, oyma ve taklit kündekâri uygulamalarıyla öğrencileri yetiştirdiklerini ifade ederek amaçlarının ahilik kültürü doğrultusunda meslek ahlakına sahip bireyler yetiştirmek olduğunu kaydetti. Mobilya ve İç Mekan Tasarımı Bölümü 10. sınıf öğrencisi Cemre Taha Çenesiz, "Sınıfta bilgisayar dersi görüyor ve bilgisayarda çizimler yapıyoruz. Daha sonra atölyeye gelerek ahşap birleştirme ve oyma işlemlerini öğreniyoruz. Burada sandalye, sehpa, masa ve dolap gibi ürünler yapıyoruz. Çoğunlukla geçmeli ve birleştirmeli parçalar üretiyoruz" şeklinde konuştu. Çenesiz, derste öğrendikleri bilgileri atölyelerde yaptıkları çalışmalarla el becerilerini pratik hale getirdiklerini ifade etti. Öğrencilerden Yiğitcan Cansev de, mobilya mesleğini gelecekte yapmak istediğini dile getirerek şunları söyledi: "Bu mesleği gelecekte yapmak istiyorum çünkü altyapısı olan bir işim olacak. Bu okuldan mezun olduğumda bu işin altyapısına sahip olacağım. Bu nedenle bu mesleği yapmak istiyorum. Gelecekte bu işi yaparsam ekmeğimi kazanabileceğimi düşünüyorum."
21 Şubat 2026 Cumartesi - 15:46 YÖK Başkanı Özvar: OSB-MYO modeli 21 üniversitede 22 MYO’ya ulaştı Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, Organize Sanayi Bölgesi (OSB)-Meslek Yüksekokulu (MYO) modelinin Karabük Üniversitesi’nin (KBÜ) içinde yer aldığı 21 üniversitede 22 meslek yüksekokuluna ulaştığını, 7 bin 327 öğrencinin desteklendiğini açıkladı. Yükseköğretim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, "Organize Sanayi Bölgelerinde Meslek Yüksekokullarının Yaygınlaştırılması" toplantısında OSB-MYO modeline ilişkin güncel verileri paylaştı. Yükseköğretim Kurulunda düzenlenen toplantıda konuşan Prof. Dr. Erol Özvar, üretimle entegre mesleki eğitim modeli olan OSB-MYO uygulamasının 21 üniversitede 22 meslek yüksekokuluna ulaştığını bildirdi. Özvar, 119 programda 7 bin 327 öğrencinin desteklendiğini belirterek modelin mesleki eğitimi doğrudan üretim süreçleriyle buluşturduğunu ifade etti. Özvar, "OSB-MYO modeli, mesleki eğitimi üretimle buluşturan ve mezunlarımızın istihdama katılımında somut sonuçlar veren güçlü bir uygulama olarak büyümeye devam ediyor. Bugün 21 üniversitemizde 22 OSB-MYO faaliyet gösteriyor. 119 programda 7 bin 327 öğrencimizi destekliyoruz. Bu okullarımıza sağlanan destek tutarı 110 milyon TL’ye ulaşmış durumda. Önümüzdeki yıl desteklenen öğrenci sayısının 9 bini aşmasını, destek miktarının ise 130 milyon TL’nin üzerine çıkmasını öngörüyoruz." dedi. Toplantıda, modelin güçlendirilmesi ve yaygınlaştırılması konusunda ilgili kurumlarla iş birliği içinde çalışılmaya devam edileceği vurgulandı. Model kapsamında Karabük Üniversitesi (KBÜ) TOBB Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu da yer alıyor. Organize Sanayi Bölgesi içinde konumlanan yüksekokulda öğrenciler üretim ortamında uygulamalı eğitim alma imkânı buluyor. Karabük Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Kırışık ise OSB’lerde kurulan meslek yüksekokullarına sağlanan desteklerin öğrencilerin mesleki becerilerinin gelişmesi ve iş hayatına uyum sağlamaları açısından önemli olduğunu belirtti. Kırışık, 2024 yılı için destek almaya hak kazanan 8 programla üniversitenin bölge sanayisiyle iş birliğinin daha da güçlendiğini ifade etti.
21 Şubat 2026 Cumartesi - 15:44 KBÜ İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi 2026 Akademik Kurulu toplandı Karabük Üniversitesi(KBÜ) İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesinin 2026 Akademik Genel Kurulu’nda eğitim, araştırma ve kurumsal gelişim başlıkları ele alındı. Karabük Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi 2026 Akademik Genel Kurulu, Rektör Prof. Dr. Fatih Kırışık’ın katılımıyla gerçekleştirildi. Toplantıya, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ersin Müezzinoğlu ile fakülte akademik personeli katıldı. Kurulda, fakültenin 2025 yılı akademik faaliyetleri değerlendirilirken 2026 yılına ilişkin hedef ve planlamalar görüşüldü. Akademik Genel Kurulda eğitim-öğretim süreçleri, bilimsel araştırma faaliyetleri, yayın performansı ve kurumsal yapılanma başlıkları ayrıntılı şekilde ele alındı. Akademik kapasitenin güçlendirilmesine yönelik stratejiler ile kalite odaklı gelişim sürecinde atılacak adımlar istişare edildi. Rektör Prof. Dr. Fatih Kırışık, akademik teşvik performansının kurumsal gelişim açısından önemli bir gösterge olduğunu belirterek, akademisyenlerin planlı ve sürdürülebilir üretim anlayışıyla çalışmalarını sürdürmesi gerektiğini vurguladı. Dekan Prof. Dr. Ersin Müezzinoğlu ise fakültenin mevcut akademik durumu hakkında bilgi vererek eğitim-öğretim kalitesini ve araştırma faaliyetlerini artırmaya yönelik çalışmaların devam ettiğini ifade etti. Toplantı, akademisyenlerin görüş ve önerilerinin alınmasının ardından sona erdi.
Karabük’te gençlik ve spor çalışmaları masaya yatırıldı
18 Şubat 2026 Çarşamba - 15:08 Karabük’te gençlik ve spor çalışmaları masaya yatırıldı Karabük’te yurtlar, spor okulları ve ulusal organizasyonlar masaya yatırıldı. Karabük Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü bünyesinde koordinasyon ve değerlendirme toplantısı gerçekleştirildi. İl Müdürü Coşkun Güven başkanlığında düzenlenen toplantıya hizmet müdürleri, şube müdürleri, yurt müdürleri, ilçe müdürleri, gençlik merkezi müdürleri ile ilgili personel katıldı. Toplantıda kurumun iş ve işlemlerine ilişkin genel değerlendirme yapılmasının ardından, birimlerin görev ve sorumluluk alanlarında yürütülen çalışmalar ele alındı. Yurtlarda Ramazan ayı boyunca alınacak tedbirler, yurtlardaki sosyal, kültürel ve sportif faaliyetler ile eğitim programları, GSB Spor Okulları antrenmanlarının takibi ve antrenörlerin dikkat etmesi gereken hususlar görüşüldü. Ayrıca tesislerin bakım ve onarım çalışmalarının izlenmesi, gençlik faaliyetleri, Deneyap, Teknofest ve Unides programlarının planlanması ile uygulama süreçleri değerlendirildi. Ulusal kamplar, kültür ve sanat yarışmaları, il karnesi değerlendirilmesi, personel izin işlemlerinin planlaması ve ev sahipliği yapılacak ulusal müsabakaların organizasyon süreci de toplantı gündeminde yer aldı. Güven, katılım sağlayan yöneticiler nezdinde tüm personele teşekkür ederek, çalışmaların aynı heyecan ve kararlılıkla sürdürüleceğini ifade etti.
Türkiye’de yağışlar yüzde 34 azaldı
18 Şubat 2026 Çarşamba - 11:35 Türkiye’de yağışlar yüzde 34 azaldı Karabük Üniversitesi (KBÜ) tarafından hazırlanan raporda, Türkiye’de yağışların yüzde 34 azaldığı belirlenirken, su kayıp-kaçaklarının azaltılmasından gri su ve yağmur suyu hasadına, havza bazlı yönetime kadar 13 başlıkta bilimsel öneri hazırlandı. KBÜ Kamu Politikaları Araştırma ve Geliştirme Merkezinin (KAPGEM) hazırladığı "Türkiye Kuraklıkla Mücadele Politika Raporu", Karabük Üniversitesi Safranbolu Kampüsü Taş Bina’da düzenlenen tanıtım toplantısıyla kamuoyuna duyuruldu. Rapor, kuraklığı dönemsel bir çevre sorunu olarak değil, ulusal su güvenliğini ve sürdürülebilir kalkınmayı etkileyen yapısal bir risk olarak ele alıyor. Tanıtım toplantısında konuşan KBÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Kırışık, kuraklığın artık geçici bir sorun olmadığını vurguladı. İklim değişikliğiyle birlikte kuraklığın yılın her döneminde hissedildiğini belirten Kırışık, su yönetiminde eski yöntemlerin yeterli olmadığını ifade ederek, "Kuraklık konusu sadece yaz aylarında konuştuğumuz bir konu olmaktan çıktı. Kış aylarında kuraklık konuşuyoruz. Artık geçmiş dönemlerdeki kuraklık yaklaşımını bırakmamız, yeni kuraklık yaklaşımına göre hareket etmemiz gerekiyor" dedi. Rektör Kırışık, raporun temel amacının; merkezi idareden yerel yönetimlere kadar tüm karar verici aktörlere kuraklıkla mücadelede yol gösterecek, uygulanabilir ve sistematik bir politika çerçevesi ortaya koymak olduğunu vurguladı. Kırışık, hazırlanan çalışmanın kurumsal düzeyde stratejik planlamaya katkı sunacak bir rehber niteliği taşıdığını da ifade etti. Yağışlar yüzde 34 azaldı Rapor sunumunda, yağış verilerinin kuraklık riskini büyüttüğüne dikkat çekildi. Sunumda paylaşılan grafiklere göre 1970-2025 dönemi ortalama yağış değerinin 618,1 mm seviyesinde olduğu; 2025 gerçekleşen yağışın ise 407,2 mm’ye gerilediği ve bunun yaklaşık yüzde 34’lük bir düşüşe karşılık geldiği belirtildi. Çevre Politikaları masasından Doç. Dr. Ertuğrul Esmeray da yaptığı sunumda, kuraklığın artık yapısal bir tehdit boyutuna ulaştığını belirtti. Esmeray, "Kuraklık artık ülkemiz için bir sorun değil, sürdürülebilir kalkınmayı doğrudan etkileyen yapısal bir risk haline gelmiştir. Bu nedenle mücadelemiz yalnızca kriz dönemlerine odaklanan politikalar üretmek değil, uzun vadeli, bilim temelli ve bütüncül politikalar geliştirmektir. Amacımız kriz yönetiminden ziyade risk yönetimine geçiştir" ifadelerini kullandı. 13 başlıkta çözüm seti Rapor, "13 maddede kuraklıkla mücadele" çerçevesinde; su kayıp ve kaçaklarının azaltılması, su kullanım haritaları, gri suyun arıtılarak kullanımı, yağmur suyu hasadı, yeraltı suyunun korunması, kurakçıl peyzaj uygulamaları, sanayide sıfır sıvı deşarj (ZLD), yüzeysel sularda buharlaşmanın azaltılması, kuraklık indeksleri, kompost ve su tutma kapasitesi, bulut tohumlama, erken uyarı sistemleri ve havza bazlı su yönetimi gibi başlıklarda öneriler içeriyor. Öneriler arasında, su kayıp-kaçaklarının azaltılması için altyapı yenilemeleri ile dijital izleme/SCADA ve sensör tabanlı takip mekanizmalarının güçlendirilmesi; binalarda gri su ve yağmur suyu uygulamalarının yaygınlaştırılması; su verimliliği sağlayan yapılara "Beyaz Sertifika" teşviki gibi başlıklar öne çıkıyor. Bu yaklaşımın, hane ölçeğinde yüzde 20-30 bandında tasarruf potansiyeli oluşturabileceği ifade ediliyor. Rapor ayrıca, idari sınırlar yerine havza sınırlarını esas alan bir planlama modeliyle stratejik havzalarda periyodik havza su bütçesi güncellemeleri yapılmasını; izleme ve erken uyarı sistemleriyle proaktif risk yönetimine geçilmesini öneriyor. Editörlük ve akademik ekip Doç. Dr. Ertuğrul Esmeray, Dr. Öğretim Üyesi Fatih Saka, Doç. Dr. Ayhan Kocaman, Doç. Dr. Songül Kaskun Ergani, Dr. Öğretim Üyesi Saim Yıldırımer, Mehmet Selami Güler ve Shams Ayad İbrahim’in hazırladığı "Türkiye Kuraklıkla Mücadele Politika Raporu"nun editörlüğünü KBÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Kırışık üstlendi. Karabük Üniversitesi, KAPGEM bünyesinde hazırlanan bu raporla bilimsel veriyi uygulanabilir politika önerilerine dönüştürmeyi hedefliyor. Çalışmanın; merkezi idareden yerel yönetimlere, üretim sektörlerinden bireysel kullanıcıya kadar geniş bir paydaş kümesi için kuraklık riskini azaltmaya yönelik yol haritası sunması amaçlanıyor. Toplantıya, Kırışık’ın yanı sıra; Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İsmail Rakıp Karaş, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü Şenol Ayyıldız, Karabük İl Tarım ve Orman Müdürü Yasin Önder, Karabük İl Afet ve Acil Durum (AFAD) Müdürü Mustafa Avcı ile akademisyenler ve davetliler katıldı.
UNESCO kenti Safranbolu’da Ramazan asırlık camilerde yaşanacak
17 Şubat 2026 Salı - 13:10 UNESCO kenti Safranbolu’da Ramazan asırlık camilerde yaşanacak UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan ve "En iyi korunan 20 kent" arasında bulunan Karabük’ün Safranbolu ilçesindeki asırlık camilerde, Ramazan ayı özel bir atmosferde eda edilecek. Osmanlı mimarisini, şehir hayatını ve kültürünü yansıtması dolayısıyla "Osmanlı’nın parmak izi" olarak adlandırılan tarihi ilçedeki Ulu Camii, Köprülü Mehmet Paşa Camisi, İzzet Mehmet Paşa Camisi ve Kazdağlı Camii gibi dikkat çeken camilerde, ramazan boyunca mukabele okunacak ve teravih namazları kılınacak. Türkiye’de kent ölçeğinde UNESCO Dünya Mirası Listesi’ndeki tek yer olma özelliği taşıyan Safranbolu’da, dış mimarileri, işlemeleri, minareleri, kubbeleri ve diğer özellikleriyle önemli yapıların başında gelen tarihi camilerde, ibadetler Ramazan-ı Şerife mahsus bir atmosferde eda edilecek. 32 tescilli cami var "Korumanın başkenti", "açık hava müzesi" ve "kendini koruyan kent" gibi unvanlarla da anılan ilçede bulunan 32 tescilli cami arasında 1872 yılında Aya Stefanos Kilisesi olarak yapılan ve 1956 yılında camiye dönüştürülen Ulu Camii, 364 yıl önce yapılan Köprülü Mehmet Paşa Camii, 229 yıl önce yapılan İzzet Mehmet Paşa Camii ve 246 yıl önce yapılan Kazdağlı Camii dikkat çeken eserler arasında yer alıyor. Safranbolu İlçe Müftüsü Aydın Bostancı, Ramazan dolayısıyla yaptığı açıklamada, ilk teravih namazının yarın akşam kılınacağını, perşembe günü ise ilk oruca başlanacağını belirtti. "Bu sene inşallah Ramazan-ı Şerif ayı mübarek gölgesini üzerimize düşürdü" diyen Bostancı, "Yarın akşam Allah nasip ederse hem Safranbolu’muzda hem de tüm İslam âleminde ilk teravih namazımızı eda edeceğiz. Perşembe gününe, Rabbim ulaştırırsa ilk orucumuza başlayacağız. Şimdiden aziz milletimizin ve tüm İslam dünyasının Ramazan-ı Şerif ayını tebrik ediyorum. Rabbim bu mübarek ayı sağlıkla, huzurla ve bereketle idrak etmeyi nasip etsin. Hayırlara, birlik ve beraberliğe vesile kılsın inşallah" ifadelerini kullandı. Bu yıl Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından Ramazan ayı temasının "Ramazan, cami ve hayat" olarak belirlendiğini hatırlatan Bostancı, Safranbolu’nun tarihi ve manevi mirasına dikkat çekti. "Safranbolu, tarihiyle, kültürüyle ve manevi iklimiyle müstesna bir şehir. Dünya miras kenti olan bir şehir. Bu güzel şehirde yaşamaktan dolayı mutluyuz. Safranbolulu olmaktan gurur duyuyoruz. Elhamdülillah Rabbimiz bize Safranbolu’da yaşamayı nasip etti" diyen Bostancı, ilçedeki tarihi camilerin önemine vurgu yaptı. Bostancı, "Safranbolu’muzda tarihten bizlere miras kalan, ecdat yadigârı birbirinden kıymetli camilerimiz var. Bunlar Kazdağlıoğlu Cami, Köprülü Mehmet Paşa Camii, İzzet Mehmet Paşa Camii, Dağdelen Camii, Lütfiye Camii, Eski Camii, Ulu Camii, Taş Minare Camii ve burada ismini sayamadığımız daha nice tarihi camimiz bulunmaktadır. Bu camilerimizin her birinin ayrı bir hatırası, ayrı bir hikâyesi vardır. Safranbolu’nun hem dini hayatına hem de mimari kimliğine büyük katkılar sunmaktadırlar" dedi. Yıl içerisinde çok sayıda yerli ve yabancı turistin bu camileri ziyaret ettiğini belirten Bostancı, Ramazan ayında camilerin minare ve şerefelerinin aydınlatılacağını ifade ederek, "İnşallah bu Ramazan ayında camilerimizin minarelerini ve şerefelerini aydınlatarak şehrimizin manevi iklimine ayrı bir güzellik katacağız. Bu vesileyle ecdadımıza şükranlarımızı arz ediyoruz. Hem tarihi hem mimari yönüyle böylesine kıymetli eserleri bizlere miras bıraktıkları için minnettarız" diye konuştu. Hemşehrilerine çağrıda bulunan Bostancı, "Gelin, bu emanetlere sahip çıkalım. Camilerimizi koruyalım, yaşatalım, içini ibadetle ve dualarla dolduralım" ifadelerini kullandı. Ramazan ayı hazırlıklarının tamamlandığını da belirten Bostancı, bu yıl Dedoğlu, Safa Mescidi, Bostanbükü Bahçelievler, Kavaklar ve Sultantepe Camii olmak üzere 5 camide hatimle teravih namazı kılınacağını açıkladı.
UNESCO kenti Safranbolu’da ramazan asırlık camilerde yaşanacak
17 Şubat 2026 Salı - 13:03 UNESCO kenti Safranbolu’da ramazan asırlık camilerde yaşanacak UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan ve "En iyi korunan 20 kent" arasında bulunan Karabük’ün Safranbolu ilçesindeki asırlık camilerde, ramazan ayı özel bir atmosferde eda edilecek. Osmanlı mimarisini, şehir hayatını ve kültürünü yansıtması dolayısıyla "Osmanlı’nın parmak izi" olarak adlandırılan tarihi ilçedeki Ulu Camii, Köprülü Mehmet Paşa Camisi, İzzet Mehmet Paşa Camisi ve Kazdağlı Camii gibi dikkat çeken camilerde, ramazan boyunca mukabele okunacak ve teravih namazları kılınacak. Türkiye’de kent ölçeğinde UNESCO Dünya Mirası Listesi’ndeki tek yer olma özelliği taşıyan Safranbolu’da, dış mimarileri, işlemeleri, minareleri, kubbeleri ve diğer özellikleriyle önemli yapıların başında gelen tarihi camilerde, ibadetler Ramazan-ı Şerife mahsus bir atmosferde eda edilecek. 32 tescilli cami var "Korumanın başkenti", "açık hava müzesi" ve "kendini koruyan kent" gibi ünvanlarla da anılan ilçede bulunan 32 tescilli cami arasında 1872 yılında Aya Stefanos Kilisesi olarak yapılan ve 1956 yılında camiye dönüştürülen Ulu Camii, 364 yıl önce yapılan Köprülü Mehmet Paşa Camisi, 229 yıl önce yapılan İzzet Mehmet Paşa Camisi ve 246 yıl önce yapılan Kazdağlı Camii dikkat çeken eserler arasında yer alıyor. Safranbolu İlçe Müftüsü Aydın Bostancı, Ramazan ayı dolayısıyla yaptığı açıklamada, ilk teravih namazının yarın akşam kılınacağını, perşembe günü ise ilk oruca başlanacağını belirtti. "Bu sene inşallah Ramazan-ı Şerif ayı mübarek gölgesini üzerimize düşürdü" diyen Bostancı, "Yarın akşam Allah nasip ederse hem Safranbolu’muzda hem de tüm İslam âleminde ilk teravih namazımızı eda edeceğiz. Perşembe günü Rabbim ulaştırırsa ilk orucumuza başlayacağız. Şimdiden aziz milletimizin ve tüm İslam dünyasının Ramazan-ı Şerif ayını tebrik ediyorum. Rabbim bu mübarek ayı sağlıkla, huzurla ve bereketle idrak etmeyi nasip etsin. Hayırlara, birlik ve beraberliğe vesile kılsın inşallah" ifadelerini kullandı. Bu yıl Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından Ramazan ayı temasının "Ramazan, cami ve hayat" olarak belirlendiğini hatırlatan Bostancı, Safranbolu’nun tarihi ve manevi mirasına dikkat çekti. "Safranbolu, tarihiyle, kültürüyle ve manevi iklimiyle müstesna bir şehiriz. Dünya miras kenti olan bir şehir. Bu güzel şehirde yaşamaktan dolayı mutluyuz. Safranbolulu olmaktan gurur duyuyoruz. Elhamdülillah Rabbimiz bize Safranbolu’da yaşamayı nasip etti" diyen Bostancı, ilçedeki tarihi camilerin önemine vurgu yaptı. Bostancı, "Safranbolu’muzda tarihten bizlere miras kalan, ecdat yadigârı birbirinden kıymetli camilerimiz var. Bunlar Kazdağlıoğlu Cami, Köprülü Mehmet Paşa Camii, İzzet Mehmet Paşa Camii, Dağdelen Camii, Lütfiye Camii, Eski Camii, Ulu Camii, Taş Minare Camii ve burada ismini sayamadığımız daha nice tarihi camimiz bulunmaktadır. Bu camilerimizin her birinin ayrı bir hatırası, ayrı bir hikâyesi vardır. Safranbolu’nun hem dini hayatına hem de mimari kimliğine büyük katkılar sunmaktadırlar" dedi. Yıl içerisinde yüz binlerce yerli ve yabancı turistin bu camileri ziyaret ettiğini belirten Bostancı, Ramazan ayında camilerin minare ve şerefelerinin aydınlatılacağını ifade ederek, "İnşallah bu Ramazan ayında camilerimizin minarelerini ve şerefelerini aydınlatarak şehrimizin manevi iklimine ayrı bir güzellik katacağız. Bu vesileyle ecdadımıza şükranlarımızı arz ediyoruz. Hem tarihi hem mimari yönüyle böylesine kıymetli eserleri bizlere miras bıraktıkları için minnettarız" diye konuştu. Hemşehrilerine çağrıda bulunan Bostancı, "Gelin, bu emanetlere sahip çıkalım. Camilerimizi koruyalım, yaşatalım, içini ibadetle ve dualarla dolduralım" ifadelerini kullandı. Ramazan ayı hazırlıklarının tamamlandığını da belirten Bostancı, bu yıl beş camide hatimle teravih namazı kılınacağını açıkladı. Hatimle teravih kılınacak camileri Dedoğlu Camii, Safa Mescidi, Bostanbükü Bahçelievler Camii, Kavaklar Camii ve Sultantepe Camii olarak sıralayan Bostancı, bu camilerde Ramazan boyunca hatimle teravih namazı eda edileceğini söyledi. (RB-YE